-
Köle Yolu’nda Bir YürüyüşUyanış!—2011 | Mayıs
-
-
16 ile 19. yüzyıllar arasında tahminen 12 milyon Afrikalı, Yenidünya’nın tarlaları ve maden ocaklarındaki köle ihtiyacını karşılamak için Atlas Okyanusu’nun bir ucundan diğer ucuna götürüldü. American Slavery—1619-1877 adlı kitaba göre bu kölelerin yaklaşık yüzde 85’i “Brezilya’ya ve Karayip adalarındaki İngiliz, Fransız, İspanyol ve Hollanda kolonilerine götürüldü.” Yüzde 6’sının da, daha sonra Amerika Birleşik Devletleri’ni oluşturacak kolonilere götürüldüğü tahmin ediliyor.a
-
-
Köle Yolu’nda Bir YürüyüşUyanış!—2011 | Mayıs
-
-
Uzun ve Korkunç Bir Tarih
Çok eski zamanlarda Afrikalı yöneticiler savaş esirlerini Arap tüccarlara satardı. Sonradan Avrupa devletleri de, özellikle Amerika’da sömürgeler kurdukça bu ticareti yapmaya başladı. Bunun yanı sıra, kabile savaşlarında alınan esirler de kölelerin sayısını artırdı. Böylece savaş, hem kazanan taraf hem de açgözlü köle tüccarları için bir kazanç kapısı haline geldi. Ayrıca, kaçırılmış ya da Afrikalı tüccarlar tarafından kıtanın iç kesimlerinden getirilmiş köleler de vardı. Herhangi biri, hatta kralının gözünden düşen bir soylu bile köle olarak satılabilirdi.
-
-
Köle Yolu’nda Bir YürüyüşUyanış!—2011 | Mayıs
-
-
[Sayfa 24’teki çerçeve/resim]
“İNSANIN İNSANA EGEMEN OLMASI”
Yaygın inanışa göre köle tüccarları kurbanlarını, köylere baskın yapıp istedikleri kişileri kaçırarak elde ederdi. Böyle olaylar yaşanmış olabilirse de, Afrika tarihi profesörü Dr. Robert Harms’ın bir radyo röportajında belirttiği gibi, köle tüccarlarının milyonlarca insanı alıp götürmesi “Afrikalı yöneticilerin ve tüccarların oluşturduğu kapsamlı bir sistemin desteği olmadan” başarılamazdı. “İnsanın insana egemen olması hep insanın zararına olmuştur” sözü ne kadar da doğru! (Vaiz 8:9).
[Tanıtım notu]
© Réunion des Musées Nationaux/Art Resource, NY
-