-
Yasak Altında Tercümeyle Geçen Otuz YılUyanış!—2009 | Haziran
-
-
Gizlice Tercüme Yapmaya Başlıyorum
O zamanlar Litvanya’da çok az Şahit kalmıştı. Çoğu ya hapisteydi ya da Sibirya’ya sürgüne gönderilmişti. 1959’da Sibirya’dan dönen iki Şahit, Kutsal Kitaba dayalı yayınlarımızı Litvancaya çevirip çeviremeyeceğimi sordu. Bu büyük işi bir onur sayarak seve seve kabul ettim.
1960 yılının Mart ayında tercüme işine başladım ve Temmuz ayında da Dubysa Irmağı’nda gizlice vaftiz edildim. KGB (Devlet Güvenlik Komitesi) yüzünden hiçbir işe giremedim, bu nedenle ailemle yaşamaya başladım. Onlar inancımı hoş karşılıyordu. Babama ve diğer komşulara ait ineklerin bakımıyla ilgileniyordum. Hayvanlara bakarken bir yandan da tercüme yapıyordum. Çok güzel bir “bürom” vardı. Sandalyem bir ağaç kütüğü, masam da dizlerimdi. Halım çimenlerden, büromun tavanı da mavi göklerden oluşuyordu.
Fakat açık havada çalışmanın güvenli olmadığını fark ettim, çünkü bu şekilde KGB ajanları ya da onlara bilgi taşıyanlar beni kolayca bulabilirdi. Fark edilmeden tercüme yapabileceğim yerler bulunca babamın evinden ayrıldım. Bazen ahırlarda çalışırdım. Ahırın bir ucunda hayvanlar dururdu, öbür ucunda da ben daktilomla takır takır yazı yazardım.
Elektrik yoktu, bu yüzden gün ışığında çalışmak zorundaydım. Daktilonun çıkardığı sesin duyulmaması için ahırın dışında benim için özel olarak bir değirmen yapıldı. Hava karardığında akşam yemeği için eve girerdim. Sonra tekrar ahıra döner, samanların üstünde uyurdum.
Ekim 1961’de dinsel bir faaliyeti destekleyen bir iş yaptığım anlaşılınca iki Şahit’le birlikte tutuklandım. Bundan sonra 1962’de makalenin başında söz ettiğim mahkemede yargılandım. Yetkililer duruşmanın halka açık şekilde yapılmasına izin verdi, böylece birçok kişinin önünde şahitlik etme fırsatına sahip olduk ve bundan sevinç duyduk (Markos 13:9). Üç yıl hapis cezasına çarptırıldım ve Estonya’nın başkenti Tallinn’deki bir hapishaneye gönderildim. Bildiğim kadarıyla o zaman inancından dolayı hapsedilen tek kişi bendim. Şehir yöneticileri beni ziyaret etti, ben de onlarla inancımı paylaştım.
Tercüme İşine Devam Ediyorum
1964’te Estonya’daki hapishaneden tahliye edildikten sonra Litvanya’ya döndüm. Orada yayınlarımızı tercüme etmeye devam ettim, genellikle Rusçadan Litvancaya tercüme ediyordum. Yapılacak çok iş vardı. Yardım eden başkaları da vardı, ama Litvancaya tamgün çeviri yapan tek kişi bendim. Haftanın yedi günü sabahtan akşama kadar çalıştığım zamanlar olurdu. Yehova’nın yardımı olmasaydı bunu yapacak gücü kesinlikle bulamazdım.
Yaptığım işin ne kadar önemli olduğunu bildiğimden her zaman temkinli olmaya çalıştım. İman kardeşlerim beni saklamak, korumak ve ihtiyaçlarımı karşılamak için sık sık kendilerini, hatta ailelerini tehlikeye attılar. Yaptığımız işbirliği bizi birbirimize çok yaklaştırdı. Ben çeviri yaparken yanında kaldığım aile etrafta beni ihbar edebilecek kimse olup olmadığını sürekli kontrol ederdi. Biri geliyorsa tehlike sinyali olarak aileden biri demir bir eşyayla kalorifer borusuna iki kere vururdu. Bunu duyduğumda işimizi açığa vuracak her şeyi hemen saklardım.
Kaldığım evin izlendiğini fark edersek hemen başka bir yere taşınırdım. Ruhsatsız bir daktiloya sahip olmak o zamanlar ciddi bir suçtu, bu yüzden daktilomu yeni işyerime başka biri götürürdü. Sonra genellikle geceleyin yeni yerime taşınırdım.
Yehova beni gerçekten de korudu. Yetkililer bir kanıt bulamasalar da ne yaptığımı biliyorlardı. Örneğin 1973’te sekiz Yehova’nın Şahidi yargılanırken savcı beni sorguya çağırdı. Bana doğrudan şöyle sordu: “Mockutė, bugüne kadar kaç tane yayın ürettin?”
Ona bu soruya cevap veremeyeceğimi söyledim. O da “Peki ne tür sorulara cevap verebilirsin?” diye sordu.
“Bu işle ilgisi olmayan sorulara” dedim.
Durumumuz Değişiyor
Litvanya’daki durum 1980’lerin sonuna doğru değişmeye başladı. Artık devletin ajanlarından saklanmamız gerekmiyordu. Böylece 1990’da başkaları da tercüme işine başlayabildi. Sonra 1 Eylül 1992’de Klaipėda’da bir tercüme bürosu kuruldu. Ben de sonunda oraya yerleştim.
Toplam 30 yıl boyunca 16 farklı yerde tercüman olarak çalıştım. Bu dönem boyunca kendime ait bir evim olmadı. Fakat yaptığımız işin sonuçlarını görmek beni çok mutlu ediyor. Bugün Litvanya’da yaklaşık 3.000 Yehova’nın Şahidi var. Ve bir zamanlar ahırda ve çatı katında gizlice yaptığım tercüme işi şimdi Yehova’nın Şahitlerinin Kaunas şehrinin yakınlarındaki Litvanya bürosunda sürdürülüyor.
-
-
Yasak Altında Tercümeyle Geçen Otuz YılUyanış!—2009 | Haziran
-
-
[Sayfa 14, 15’teki resim]
Özgürlüğümü tehlikeye atarak tercüme ettiğim Kutsal Kitaba dayalı bazı yayınlar
-
-
Yasak Altında Tercümeyle Geçen Otuz YılUyanış!—2009 | Haziran
-
-
[Sayfa 15’teki resim]
Yasak altında çalışırken kullandığım bir daktilo
-