Watchtower ONLINE KÜTÜPHANE
Watchtower
ONLINE KÜTÜPHANE
Türkçe
  • KUTSAL KİTAP
  • YAYINLAR
  • İBADETLER
  • Mukaddes Kitabın Öğütlerine Güvenebilir misiniz?
    Uyanış!—2007 | Kasım
    • Mukaddes Kitabın Öğütlerine Güvenebilir misiniz?

      ‘Bu kişinin söylediklerine güvenebilir miyim?’ Bir satıcı size ikinci el araba satmaya çalışırken ya da bir politikacı seçim kampanyasında vaatlerde bulunurken kendinize böyle sorabilirsiniz. Paranızı ve zamanınızı değersiz ürünler ve sözler uğruna harcamak istemezsiniz.

      BENZER şekilde kendinize şöyle de sorabilirsiniz: ‘Mukaddes Kitapta öğrenmeme değecek bir şey var mı? Eğer bu kitabı okursam harcadığım zamanın ve çabanın karşılığını alacağıma güvenebilir miyim?’ Bu soruların cevabını bulmanın anahtarı bizzat Mukaddes Kitaptaki bir ayette bulunur: “Hikmet kendi işleriyle haklı çıkar” (Matta 11:19). Evet, bir öğüdü uygulamaktan elde edilen sonuçlar o öğüdün hikmetli olup olmadığını gösterir. Aşağıda, Mukaddes Kitabın içeriğini öğrenmeye vakit ayıranların sözleri bulunuyor. Onların sözleri, bu eşsiz kitabın okunmaya ve incelenmeye değer olup olmadığına karar vermenize yardım edecek.

      Ölüm ve Ölümden Sonraki Yaşam Hakkında Sorular

      Bir süre önce Karen’ın annesi öldü. ABD’de yaşayan Karen çocukluğundan beri tüm iyi insanların ölünce göğe gittiğine inanıyordu. Ama bu inancı onu pek teselli etmedi. Onun aklında şu sorular vardı: ‘Şimdi gökte annemin görünüşü nasıl? Oraya gidersem onu nasıl bulacağım? Öldüğümde onun olduğu yere mi gideceğim?’

      Karen Yehova’nın Şahitleriyle Mukaddes Kitabı dikkatle incelemeye başladı. Ölen kişilerin gökte değil, derin bir uykuda olduklarını öğrendi. Vaiz 9:5 “Ölüler bir şey bilmezler” der. Peki annesini tekrar görmesi mümkün olacak mıydı?

      Mukaddes Kitaptaki şu net sözler ona teselli ve ümit verdi: “Buna hayret etmeyin, çünkü mezarlarda olan herkesin onun [Mesih’in] sesini işitip çıkacağı zaman geliyor” (Yuhanna 5:28). Karen, Mukaddes Kitabı ilhamla yazdıran Tanrı’nın, ölen kişileri Mesih aracılığıyla yeryüzünde yaşama geri döndüreceğini öğrendi. O şöyle dedi: “Mukaddes Kitabın ölüm ve dirilme ile ilgili öğretileri son derece anlamlı ve mantıklı.”

      Hangi Tapınma Şekli Doğru?

      Rumen bir kız olan Angela 14 yaşındayken, Pentekostalist bir papaz onun kutsal ruhu alması için dua etti ve Angela farklı diller konuşmaya başladı. Ancak ana babası Pentekostalist öğretilerin Mukaddes Kitapla uyuşmadığını düşünmeye başladı. Bu aile, ayinlere katılmayı bıraktı ve Yehova’nın Şahitleriyle Mukaddes Kitabı incelemeye başladı.

      İlk başta buna üzülen Angela kısa süre sonra, önceki dininin uygulamalarıyla Mukaddes Kitabın öğretileri arasında farklılıklar olduğunu gördü. Örneğin Yuhanna 17:3’te şu sözleri okumuştu: “Sonsuz yaşama kavuşmak için, tek gerçek Tanrı olan Seni ve gönderdiğin İsa Mesih’i bilgi edinerek tanımaları gerekir.” Angela, Tanrı’nın onayını kazanmak için önce O’nun hakkında bilgi edinmek gerektiğini fark etti. O kendi kendine “Tanrı hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyorken O’nun ruhunu nasıl böylesine özel bir şekilde almış olabilirim ki?” diye düşündü. Angela şöyle diyor: “İlham ettiği Sözü sayesinde hakiki tapınma yolunu bulmama yardım ettiği için Yehova’ya şükrediyorum.”

      Hayatları Değiştiren Öğütler

      Hindistan’da yaşayan Gabriel “Kolay sinirlenen biriydim” diyor. “Sinirlenince bağırır, etrafa bir şeyler fırlatır, hatta saldırırdım. Mukaddes Kitabı incelemek öfkemi kontrol etmeme yardımcı oldu. Artık en gergin durumlarda bile sakin kalıyorum.”

      Gabriel, Mukaddes Kitaptan şuna benzer ayetler okudu: “Geç öfkelenen adam yiğitten iyidir; ve nefsine hâkim olan, şehir alan adamdan iyidir” (Süleyman’ın Meselleri 16:32). Öfke sorununun üstesinden gelen başka biri olan Dhiraj şöyle diyor: “Aynı ayet kendimi kaybedip öfkelenmenin zayıflığın belirtisi, öfkemi kontrol etmenin ise gücün belirtisi olduğunu fark etmeme yardımcı oldu.”

      Güney Afrika’da yaşayan Philip bir çete üyesiydi. Kavga, hırsızlık ve kaba bir dil onun hayatının bir kısmıydı. İşlediği suçlar yüzünden hapis yatmıştı. Ancak o bu yaşam tarzına rağmen Tanrı’yı tanımak istiyordu. Yehova’nın Şahitleriyle Mukaddes Kitabı incelemeye başladıktan sonra Tanrı’ya hizmet etme arzusu duydu ve temiz bir yaşam sürmeye karar verdi. Kötü alışkanlıklarını bıraktı ve suç işleyen arkadaşlarıyla ilişkisini kesti. Acaba hangi Mukaddes Kitap hakikatleri onda bu değişiklikleri yapma isteği uyandırdı?

      Yehova’nın Şahitleri ona İsa’nın Yuhanna 6:44’teki sözlerini okudular. Orada şöyle yazıyor: “Beni gönderen Babam çekmedikçe hiç kimse bana gelemez.” Philip şöyle diyor: “Yehova bende iyi bir şey gördü ve beni Kendi toplumuna, bu harika kardeşler topluluğuna çekti.” Philip, Yehova’nın suç işledikten sonra tövbe eden kişilere karşı merhametiyle ilgili Mukaddes Kitaptaki kayıtlardan da etkilendi. O şöyle diyor: “Bu kayıtlar Yehova’nın tövbe eden kusurlu insanlara karşı ne kadar makul olduğunu görmeme yardımcı oldu” (2. Samuel 12:1-14; Mezmur 51).

      Wade isimli Avustralyalı bir genç, uyuşturucu kullanıyor, içki içiyor ve kumar oynuyordu, ayrıca birçok ahlaksız ilişkisi vardı. Ancak mutluluğu bulamamıştı. Bir gün Yehova’nın Şahitleriyle sohbet etti ve Mukaddes Kitabı ücretsiz olarak incelemeyi kabul etti. Peki o neler öğrendi?

      Wade şöyle diyor: “İsa’nın insanlara davranış tarzından çok etkilendim. O, çocuklar da dahil herkese iyilik yaptı, şefkat ve sevgi gösterdi. Onun hakkındaki bilgim arttıkça ona benzeme isteğim de arttı. Mukaddes Kitap bana adam olmayı ve kişiliğimi olumlu yönde değiştirmeyi öğretti.” Peki ya yaptığı onca kötü şey? Wade şöyle diyor: “Mukaddes Kitap bana, eğer günahlarımdan tövbe edip davranışlarımı değiştirirsem Tanrı’nın beni affedeceğini öğretti. Hatta cennet yeryüzünde sonsuza dek yaşayabileceğimi öğrendim. Artık geleceğe ümitle bakabiliyorum!” (Matta 5:5). Yaşamını temiz duruma getiren Wade, artık Yehova’ya rahat bir vicdanla hizmet ediyor.

      Yaşadıklarını anlatan bu kişiler, hayatlarını daha iyi hale getirmek istiyorlardı. Onlar, sorunlarla baş etmelerine ve kafalarındaki sorulara cevap bulmalarına yardım edip etmediğini görmek için Mukaddes Kitabı dikkatle araştırdılar. İyi sonuçlar elde ettiklerini gördüklerinde, Mukaddes Kitabın öğütlerinin uygulanabilir ve güvenilir olduğuna ikna oldular. Ya siz?

      Uzun zaman önce ilhamla şu sözler kaleme alındı: “Hikmet bulan adama, ve anlayışa erişen adama ne mutlu! Çünkü gümüş kazanmaktansa onu kazanmak iyidir; ve onun kârı halis altından iyidir. O yakutlardan daha değerlidir; ve bütün hoşlandığın şeyler ona denk olamaz. Onun sağ elinde ömür uzunluğu var; sol elinde servet ve izzet var. Onun yolları sevimli yollardır, ve bütün yolları selâmettir. Onu tutanlar için bir hayat ağacıdır, ve onu sıkı tutanlar mutludur” (Süleyman’ın Meselleri 3:13-18).

      [Sayfa 25’teki çerçeve/resim]

      BİR MAHKÛM MUKADDES KİTAPTAN NASIL YARAR GÖRDÜ?

      Bill isimli bir adamın çok mutlu bir evliliği vardı. Fakat birinci evlilik yıldönümünden önce, yıllar evvel işlemiş olduğu bir suç yüzünden hapse girdi.

      Bill, özgürlüğünü kaybetmenin yarattığı şoku atlattıktan sonra hapiste geçireceği bu uzun zamanı verimli bir şekilde kullanmaya karar verdi. Şöyle diyor: “Yatağımda Mukaddes Kitabı okuyup incelemeye başladım.” O, öğrendiklerini uyguladı da. “Hücre arkadaşlarıma iyi ve dostça davranıyordum. Onların yaptığı kötü şeyleri yapmak istemediğimi fark ettiler. Benim hakkımda şöyle derlerdi: ‘Bill vaktini kendi bildiği şekilde, Tanrı’yı ve Mukaddes Kitabı tanımak için kullanmak istiyor. Onun kimseye zararı yok.’”

      “Böyle tanındığım için diğer mahkûmlar beni tartışmalarının ve diğer tatsız durumların dışında tuttular. Gardiyanlar zamanla, zorluk çıkaran biri olmadığımı fark ettiler. Günün büyük kısmında mahkûmlardan uzakta çalışmamı sağlayan işlere beni önerdiler. Mukaddes Kitaptaki sözleri hayatımda uygulamak bana büyük bir korunma sağladı.”

      Bill hapishanede Yehova’nın Şahitlerinin ibadetlerine katıldı ve öğrendiklerini diğer mahkûmlarla coşkuyla paylaştı. Hapisteyken vaftiz edilerek Yehova’nın Şahidi oldu. O, geçmişi anımsayarak şöyle diyor: “Hayatımın neredeyse 50 yılı boşa geçmişti ve artık olumlu yönde değişmek istiyordum. Artık eminim ki, bir mahkûmun bunu yapmasının tek yolu Mukaddes Kitap öğretilerini uygulamaktır. Ve Mukaddes Kitabı doğru şekilde öğrenmenin tek yolu onu Yehova’nın Şahitleriyle birlikte incelemektir. Mukaddes Kitap hakikatini öğreten tek din onlarınki. Bu kadar basit.”

      Artık hapisten çıkmış olan Bill, şu anda Yehova’nın Şahitlerinin ABD’deki bir cemaatinde faal olarak hizmet ediyor. O ve karısı Tanrı’nın Sözünü incelemeye ve öğretileriyle uyumlu yaşamaya devam ediyor. Onlar İşaya 48:17, 18’deki şu sözlerin ne kadar doğru olduğunun farkındalar: “Faideli olanı sana öğreten, yürüyeceğin yolda seni güden, Allahın RAB benim. Keşke emirlerimi iyi dinliye idin! O zaman selâmetin ırmak gibi, salâhın da deniz dalgaları gibi olurdu.”

      [Sayfa 23’teki resim]

      Karen, ABD

      [Sayfa 23’teki resim]

      Angela, Romanya

      [Sayfa 24’teki resim]

      Gabriel, Hindistan

      [Sayfa 24’teki resim]

      Dhiraj, Hindistan

      [Sayfa 24, 25’teki resim]

      Philip ve ailesi, Güney Afrika

      [Sayfa 24’teki resim]

      Wade, Avustralya

  • Tanrı’nın Sevgisinin Kalıcı Bir İfadesi
    Uyanış!—2007 | Kasım
    • Tanrı’nın Sevgisinin Kalıcı Bir İfadesi

      ANTİK dünyanın yedi harikasının böyle adlandırılmasının nedeni insanlarda hayranlık uyandırmasıydı. Ancak piramitler dışında, bu büyük yapılar artık varlığını sürdürmüyor. Diğer yandan Mukaddes Kitap alçakgönüllü kişiler tarafından dayanıksız malzemeler üzerine yazıldığı halde hâlâ varlığını korumuştur ve günlerimize dek doğrulukla aktarılmıştır. Bu eşsiz kitaba tam anlamıyla güvenebiliriz (İşaya 40:8; 2. Timoteos 3:16, 17).

      Yehova Tanrı düşüncelerini yazıya döktürürken, insanların aktardıklarının kusurlu hafızalarından etkilenmesini önledi. Ayrıca Tanrı’nın Mukaddes Kitabı kaleme alanlar aracılığıyla kullandığı sade dil sınırlı bir eğitim görmüş kişiler tarafından bile anlaşılabilir (Elçiler 4:13). Yaratıcıdan ve O’nun ilhamla yazdırdığı kişilerden beklenilen de bu değil midir? Üstelik insanlar nerede yaşarlarsa yaşasınlar ya da hangi dili konuşurlarsa konuşsunlar Mukaddes Kitabın bu kadar geniş çapta dağıtılıyor olması, Tanrı’nın insana duyduğu sevginin bir kanıtıdır (1. Yuhanna 4:19). Mukaddes Kitabın bu kadar kolay erişilebilir olması değerini düşürmez, aksine artırır.

      Mukaddes Kitabın içeriğinde Tanrı’nın sevgisi hakkında çok daha fazla kanıt bulunur. Bundan önceki makalelerde gördüğümüz gibi, Tanrı’nın Sözü nereden geldiğimizi, hayatın neden bu kadar kısa ve sıkıntılarla dolu olduğunu ve Tanrı’nın gökteki Krallığının yönetimi altında bu durumu nasıl düzelteceğini açıklar. Ayrıca şimdi bile mutlu ve doyum veren bir hayata nasıl sahip olabileceğimizle ilgili Mukaddes Kitaptaki bazı mükemmel öğütleri gördük (Mezmur 19:7-11; İşaya 48:17, 18). Hepsinden önemlisi, Yaratıcımızın, Şeytan’ın yalanları yüzünden ismine sürülen lekeyi nasıl temizleyeceğini öğrendik (Matta 6:9).

      Sıkıntılar içinde olan insanlık için bundan daha yararlı, çağdaş, uygulanabilir ve ümit dolu bir kitap var mı? Evet, çoğu sahte tanrıları ya da güçlü insanları yüceltmek için inşa edilen dünyanın yedi harikasının tersine, Mukaddes Kitap Yehova’nın insanlığa duyduğu çıkarsız sevginin kalıcı bir ifadesidir.

      Henüz fırsatınız olmadıysa Kutsal Yazıları neden kendiniz incelemeyesiniz? Bugün Yehova’nın Şahitleri dünya çapında altı milyondan fazla insanın Mukaddes Kitabı incelemesine ücretsiz olarak yardım ediyorlar. Onlar Tanrı’nın ilham edilmiş Sözü olan Mukaddes Kitabın gerçekten güvenilir olduğunu bu samimi kişilerin görmesine yardım etmekten büyük sevinç duyuyorlar (1. Selanikliler 2:13).

  • Neden Mukaddes Kitap İlkeleriyle Uyumlu Yaşamalıyım?
    Uyanış!—2007 | Kasım
    • Gençler Soruyor . . .

      Neden Mukaddes Kitap İlkeleriyle Uyumlu Yaşamalıyım?

      OKULUN kafeteryasında iki kız arkadaşınla yemek yiyorsun. Onlardan birinin gözü okula yeni gelen çocukta.

      Arkadaşın sana “O var ya, senden gerçekten hoşlanıyor” diyor. “Bakışlarından belli. Gözlerini senden ayıramıyor.”

      Diğer arkadaşın da “Biliyor musun, üstelik şu anda boşta!” diye kulağına fısıldıyor.

      Arkadaşın “Ne yazık ki ben boşta değilim! Yoksa onunla çıkmakta bir an bile tereddüt etmezdim” diyor.

      Ardından diğer arkadaşın duymaktan hiç hoşlanmadığın şeyi söylüyor.

      “Sahi senin neden bir erkek arkadaşın yok?”

      Bu soruyu soracağını biliyordun. Aslında bir erkek arkadaşa sahip olma fikri sana da hoş geliyor. Fakat sana, biriyle çıkmadan önce en iyisinin evliliğe hazır olana kadar beklemen gerektiği söylendi. Ya söylenmeseydi. . . .

      Arkadaşın “İnancın yüzünden değil mi?” diye soruyor.

      İçinden ‘Aklımı mı okudu?’ diyorsun.

      Sonra “Zaten sen Mukaddes Kitaptan başka bir şey bilmezsin ki” diye söyleniyor. “Neden biraz olsun eğlenmiyorsun?”

      Sen de hiç kendini buna benzer bir durumda buldun mu? Mukaddes Kitap ilkelerine göre yaşamaya çalıştığın için hiç alaya alındın mı? O zaman nasıl karşılık verdin?

      ◼ Ahlak konusundaki standartlarını kendinden emin şekilde savundun.

      ◼ Kendini rahatsız hissettin, fakat elinden geldiğince inançlarını açıkladın.

      ◼ Okul arkadaşlarının haklı olduklarını, yani bazı şeyleri kaçırdığını düşündün.

      ‘Mukaddes Kitap ilkeleriyle uyumlu yaşamaya gerçekten değer mi?’ diye hiç merak ettin mi? Demet adlı genç kız bunu merak etmişti. O şunları diyor: “Yaşıtlarım istediklerini yapabiliyordu. Sanki kimseye hesap vermek zorunda değillerdi. Mukaddes Kitap ilkeleri bana kısıtlayıcı geliyordu. Okul arkadaşlarımın özgür yaşam tarzları benim için daha çekiciydi.”a

      Merak Etmek Yanlış mı?

      Mukaddes Kitabı kaleme alanlardan Asaf, hayatının bir döneminde, Tanrı’yı memnun eden bir yaşam sürmeye değip değmeyeceğini merak etti. O “Kötülerin selâmetini görünce mağrurları kıskandım” diye yazdı. Hatta şunu söyledi: “Gerçek, yüreğimi boş yere temizlemişim, ve suçsuzlukla ellerimi yıkamışım” (Mezmur 73:3, 13).

      Yehova Tanrı’nın insanların zaman zaman Kendi standartlarına göre yaşamanın değerini sorgulamalarını anlayışla karşıladığı açıktır. O Asaf’ın bu düşüncelerini Mukaddes Kitaba kaydettirdi. Asaf sonunda Tanrı’nın kanununa göre yaşamanın en iyi yaşam tarzı olduğuna karar verdi (Mezmur 73:28). Peki bu sonuca nasıl vardı? Asaf akıllı biriydi. O bireysel olarak yaşadığı acı bir olay sonucunda değil, başkalarının hatalarından ders alarak bu sonuca vardı (Mezmur 73:16-19). Sen de bunu yapabilir misin?

      Gerçek Hayat

      Asaf’ın tersine Kral Davud, Tanrı’nın standartlarını reddetmenin sonucunda zarar göreceğini acı bir tecrübeyle öğrendi. Davud hizmetçilerinden birinin karısıyla zina yaptı ve sonra da suçunu örtbas etmeye çalıştı. Bunun sonucunda hem başkalarını hem de Tanrı’yı incitti ve çok acı çekti (2. Samuel 11:1–12:23). Davud tövbe ettikten sonra, Yehova ona duygularını dile getiren bir ilahi yazmasını ilham etti ve bu sözleri bizim yararımız için Mukaddes Kitapta korudu (Mezmur 51:1-19; Romalılar 15:4). Görüldüğü gibi başkalarının hatalarından ders almak hem Kutsal Yazılara uygundur hem de akıllıca bir davranıştır.

      Bu makalede, Asaf’ı örnek almana ve Davud’un hatalarından kaçınmana yardımcı olmak için hayatlarının bir döneminde Mukaddes Kitap ilkelerini reddeden çeşitli ülkelerdeki bazı gençlerin sözleri yer alıyor. Bu gençlerin ortak yönü, evlenmeden cinsel ilişkiye girmeleriydi. Davud gibi onlar da yaptıkları hatayı anlayıp tövbe ettiler ve Tanrı’nın önünde yeniden temiz bir duruma geldiler (İşaya 1:18; 55:7). Şimdi onların neler söylediğine bakalım.

      Uyanış!: Düşünüşünü ve davranışlarını neler etkiledi?

      Demet: “Okula gittiğim dönem boyunca herkesin bir erkek ya da kız arkadaşı vardı ve çok mutlu görünüyorlardı. Onlarla vakit geçirirken öpüştüklerini ve birbirlerine sarıldıklarını görünce onları kıskanırdım ve kendimi yalnız hissederdim. Hoşlandığım bir çocukla ilgili sık sık hayaller kurardım. Bu onunla birlikte olmak için duyduğum arzuyu körükledi ve sonuçta bu arzumu tatmin etmek için ne gerekirse yaptım.”

      Mike: “Seksi cazip gösteren şeyler okur ve bu tür programlar izlerdim. Arkadaşlarımla seks hakkında konuşmak merakımı daha da artırdı. Sonra bir kızla baş başa kaldığım sırada, cinsel ilişkiye girmeden de fiziksel açıdan yakınlaşabileceğimi ve buna istediğim zaman son verebileceğimi düşündüm.”

      Andrew: “İnternette pornografik görüntüler izlemek benim için alışkanlık olmuştu. Aşırı içki içmeye başladım. Ve Mukaddes Kitabın ahlak standartlarına neredeyse hiç saygısı olmayan gençlerle partilere katıldım.”

      Tracy: “16 yaşımdayken benim için tek önemli şey erkek arkadaşımla birlikte olmaktı. Evlenmeden cinsel ilişkiye girmenin yanlış olduğunu biliyordum, fakat bundan nefret etmiyordum. Niyetim evlenmeden önce cinsel ilişkiye girmek değildi, ama duygularım düşüncelerimi bastırdı. Bir süre boyunca vicdanım hiç suçluluk duymadı.”

      Uyanış!: Bu yaşam tarzı seni mutlu etti mi?

      Demet: “Başlarda büyük bir özgürlük hissi vardı ve sonunda yaşıtlarım gibi olduğum için mutluydum. Ama bu duygular fazla sürmedi. Kirlendiğimi, masumiyetimi kaybettiğimi ve değersiz olduğumu hissetmeye başladım. Bir daha asla geri alamayacağım bir şeyi, bekâretimi kaybettiğim için derin bir pişmanlık duydum. O zamandan beri kendime sık sık ‘Kendini ne sanıyordun ki? Yehova’nın sevgi dolu standartlarını neden reddettin?’ diye sordum.”

      Mike: “Sanki bir parçam ölmüş gibiydi. Davranışlarımın başkaları üzerindeki etkilerini görmezden gelmeye çalıştım fakat başaramadım. Kendi arzumu tatmin etme peşine düştüğüm için başkalarını üzdüğümü fark ettiğimde bu bana çok acı verdi. Uykusuzluk çekmeye başladım. Sonunda cinsel ahlaksızlığın verdiği zevk gittikçe azaldı, yerini acı duygulara ve utanca bıraktı.”

      Andrew: “Yanlış arzulara göre hareket etmek gittikçe daha kolay bir hal aldı. Fakat aynı zamanda yoğun bir suçluluk duygusu başladı ve kendimle ilgili tam bir hayal kırıklığı yaşadım.”

      Tracy: “Tatsız gerçekle yüzleşmem çok uzun sürmedi. Ahlaksızlık yaparak gençliğimi mahvetmiştim. Erkek arkadaşımla çok eğleneceğimizi sanıyordum. Fakat öyle olmadı. Birbirimize acı, üzüntü ve keder yaşattık. ‘Keşke her şeyi Yehova’nın istediği gibi yapsaydım’ diyerek, yatağımda gecelerce hıçkıra hıçkıra ağladım.”

      Uyanış!: Mukaddes Kitabın ahlak standartlarının kısıtlayıcı olup olmadığını merak eden gençlere ne söylemek istersin?

      Demet: “Mukaddes Kitabın ilkelerinden vazgeçerseniz daha iyi bir hayatınız olmayacak. Eğer Yehova’nın öğütlerine uyarsanız O’nun neler hissedeceğini düşünün. O’nun öğüdünü reddetmenin sonuçlarını da uzun uzadıya ciddiyetle düşünün. Unutmayın, mesele sadece siz ve istekleriniz değil. Sizin davranışlarınız başkalarını da etkiliyor. Eğer Tanrı’nın öğüdünü görmezden gelirseniz kendinize zarar vereceksiniz.”

      Mike: “Yaşıtlarınızın yaşam tarzının dışarıdan çekici görünebildiği doğrudur. Fakat bir şey yapmadan önce görünenin arkasına bakın. Saygınlığınız ve masumiyetiniz Yehova’nın size verdiği en değerli armağanlar arasındadır. Sırf kendinizi kontrol edemiyorsunuz diye bu armağanları bir kenara atmakla kendi değerinizi düşürürsünüz. Sorunlarınız hakkında ana babanızla ve başka olgun kişilerle konuşun. Eğer bir hata yaparsanız konuşarak durumu düzeltmekte gecikmeyin. Yehova’nın istediği şekilde hareket ederseniz gerçek bir huzura sahip olacaksınız.”

      Andrew: “Tecrübesiz olduğunuz yaşlarda, yaşıtlarınızın yaşam tarzının heyecan verici olduğunu sanırsınız. Onların tutumu sizi etkiler. Bu yüzden arkadaş seçiminizde akıllıca davranın. Yehova’ya güvenin. O zaman pişmanlık duymanıza neden olacak birçok şeyden kaçınmış olacaksınız.”

      Tracy: “‘Bu benim başıma gelmez’ diye düşünmeyin. Annem beni karşısına alıp açıkça, davranışımın acıyla sonuçlanacağını söylemişti. Bu sözüne çok gücenmiştim. Bu konudaki bilgimin ondan daha çok olduğunu düşünüyordum. Yanılmışım. Yehova’nın standartlarına uygun yaşayın ve bunu yapan kişilerle arkadaşlık edin. Bu şekilde daha mutlu olacaksınız.”

      Mukaddes Kitap İlkeleri: Kelepçe mi Emniyet Kemeri mi?

      Mukaddes Kitap ilkelerine uygun yaşamaya çalıştığın için yaşıtların seninle alay ediyorsa, kendine şunları sor: Mukaddes Kitabın ahlak kurallarına göre yaşama fikrini onlar neden kabul etmiyor? Hiç Mukaddes Kitabı okuyup Tanrı’nın kanunlarına itaat etmenin yararları hakkında inceleme yapmışlar mı? Bu ilkeleri reddetmenin sonuçları üzerinde ciddiyetle düşünmüşler mi? Yoksa, sadece herkes ne yapıyorsa onu mu yapıyorlar?

      Sırf “çokluğun peşinde” olan insanları muhtemelen tanıyorsundur (Çıkış 23:2). Onlardan daha iyi kararlar vermek istemez misin? Bunu nasıl yapabilirsin? Mukaddes Kitabın ‘Tanrı’nın iyi, makbul ve kusursuz isteğinin ne olduğunu araştırıp görün’ öğüdünü dikkate alarak bunu başarabilirsin (Romalılar 12:2). Yehova ‘mutlu Tanrı’dır’ ve senin de mutlu olmanı ister (1. Timoteos 1:11; Vaiz 11:9). Mukaddes Kitaba kaydedilen ilkeler senin yararın içindir. Evet, onları özgürlüğünü kısıtlayan birer kelepçe gibi görebilirsin. Fakat aslında Mukaddes Kitabın ahlak kuralları, bir yolcuyu zarar görmekten koruyan emniyet kemeri gibidir.

      Mukaddes Kitaba kesinlikle güvenebilirsin. Eğer onun ilkeleriyle uyumlu yaşamayı seçersen Yehova’yı mutlu etmekle kalmayıp bundan kendin de yarar göreceksin (İşaya 48:17).

      Başka “Gençler Soruyor . . . . ” makalelerini www.watchtower.org/ype adresinde İngilizce olarak bulabilirsiniz.

      [Dipnot]

      a Bu makaledeki isimler değiştirilmiştir.

      ŞUNLARI DÜŞÜN

      ◼ Hangi şey Mukaddes Kitap ilkeleriyle uyumlu yaşamanı zorlaştırıyor olabilir?

      ◼ En iyi yaşam tarzının Tanrı’nın standartlarıyla uyumlu yaşamak olduğunu neden kendin araştırıp görmelisin?

Türkçe Yayınlar (1974-2026)
Oturumu Kapat
Oturum Aç
  • Türkçe
  • Paylaş
  • Tercihler
  • Copyright © 2025 Watch Tower Bible and Tract Society of PA
  • Kullanım Şartları
  • Gizlilik İlkesi
  • Privacy Settings
  • JW.ORG
  • Oturum Aç
Paylaş