-
‘Gidin, Öğrenciler Yetiştirin’Gözcü Kulesi—2004 | 1 Temmuz
-
-
‘Gidin, Öğrenciler Yetiştirin’
‘Gökte ve yeryüzünde bütün yetki bana verildi. Bu nedenle gidin, öğrenciler yetiştirin.’—MATTA 28:18, 19, YÇ.
1, 2. (a) İsa, takipçilerine hangi görevi verdi? (b) İsa’nın emriyle ilgili hangi sorular ele alınacak?
YIL MS 33. İsrail’de bir bahar günüydü. İsa’nın öğrencileri Galile’deki bir dağda bir araya gelmişlerdi. Onların Efendisi diriltilmişti ve göğe çıkmak üzereydi; fakat yanlarından ayrılmadan önce onlara anlatacağı önemli bir şey vardı. İsa onlara bir görev verecekti. Bu görev neydi? Öğrencileri buna nasıl karşılık verdi? Acaba bu görev bugün bizim için de geçerli mi?
2 İsa’nın sözleri Matta 28:18-20’de (YÇ) şöyle kayıtlıdır: “Gökte ve yeryüzünde bütün yetki bana verildi. Bu nedenle gidin, bütün ulusları öğrencilerim olarak yetiştirin; onları Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’un adıyla vaftiz edin; size buyurduğum her şeye uymayı onlara öğretin. İşte ben, dünyanın sonuna dek her an sizinle birlikteyim.” İsa, ‘bütün yetkiden,’ ‘bütün uluslardan,’ ‘buyurduğu her şeyden’ ve ‘her andan’ söz etti. İsa’nın emrinin tüm yönlerini kapsayan bu dört ifade bazı önemli soruların ortaya çıkmasına yol açıyor. Bu sorular şu dört sözcükle özetlenebilir: “Neden,” “nerede,” “ne” ve “ne zaman.” Bu soruları tek tek ele alalım.a
“Bütün Yetki Bana Verildi”
3. Öğrenci yetiştirme emrine neden itaat etmeliyiz?
3 Öncelikle, öğrenci yetiştirme emrine neden itaat etmeliyiz? İsa şöyle söyledi: ‘Gökte ve yeryüzünde bütün yetki bana verildi. Bu nedenle gidin, öğrenciler yetiştirin.’ (YÇ) “Bu nedenle” sözü, bizi bu emre itaate yönelten başlıca etkeni gösterir. Çünkü bu emri veren İsa ‘bütün yetkiye’ sahiptir. Acaba onun yetkisi ne kadar kapsamlıdır?
4. (a) İsa’nın yetkisi ne kadar kapsamlıdır? (b) İsa’nın yetkisini kavramamız, öğrenci yetiştirme emriyle ilgili görüşümüzü nasıl etkilemelidir?
4 İsa’nın, cemaati üzerinde yetkisi vardır ve 1914’ten itibaren de, Tanrı’nın gökte yeni kurulan Krallığı üzerinde yetkiye sahip olmuştur. (Koloseliler 1:13; Vahiy 11:15) İsa başmelektir ve onun yetkisi altında yüz milyonlarca melekten oluşan semavi bir ordu vardır. (I. Selânikliler 4:16; I. Petrus 3:22; Vahiy 19:14-16) Babası ona, doğru ilkelere karşı koyan “her yönetimi, her hükümranlığı, her gücü” ortadan kaldırma yetkisini vermiştir. (I. Korintoslular 15:24-26, YÇ; Efesoslular 1:20-23) İsa’nın yetkisi yaşayanlarla sınırlı değildir. Aynı zamanda o, ‘dirilerin ve ölülerin hâkimidir’ ve ölüm uykusunda olanları diriltmek gibi Tanrı vergisi bir güce de sahiptir. (Resullerin İşleri 10:42; Yuhanna 5:26-28) Böyle muazzam yetkiler verilmiş Birinin emrinin fevkalade önemli olduğu kabul edilmelidir. Bu nedenle, Mesih’in ‘gidin, öğrenciler yetiştirin’ emrine saygıyla ve isteyerek itaat ediyoruz.
5. (a) Petrus İsa’nın sözlerini nasıl yerine getirdi? (b) Petrus’un İsa’nın talimatlarına uyması ne tür nimetlere yol açtı?
5 İsa yeryüzündeki hizmetinin başlarında öğrencilerine, yetkisini tanımanın ve emirlerine itaat etmenin nimetlere yol açacağını göze çarpar bir şekilde öğretti. Bir balıkçı olan Petrus’a bir keresinde şöyle dedi: “Engine çekin, av için ağlarınızı salın.” Petrus balık yakalayamayacağından o kadar emindi ki, İsa’ya şöyle dedi: “Üstat, bütün gece çabaladık, hiç bir şey tutmadık.” Yine de Petrus sözlerine alçakgönüllülükle şöyle devam etti: “Fakat senin sözün üzerine ağları salacağım.” Petrus, Mesih’in emrini yerine getirdikten sonra “pek çok balık” yakaladı. Çok şaşıran Petrus ‘İsa’nın dizlerine kapanarak’ şöyle dedi: “Ya Rab, benden uzaklaş; zira günahkâr bir insanım.” İsa ise ona şöyle yanıt verdi: “Korkma, bundan sonra insan avlıyacaksın.” (Luka 5:1-10; Matta 4:18) Bu kayıttan neler öğreniyoruz?
6. (a) Mucizevi şekilde balık yakalamayla ilgili kayıt İsa’nın istediği itaat türü hakkında ne gösteriyor? (b) İsa’yı nasıl örnek alabiliriz?
6 İsa, Petrus, Andreas ve diğer resullere “insan avcıları” olma görevini verdi. (Markos 1:16, 17) Fakat bu görevi onlara, balık yakalamayla ilgili bu şaşırtıcı olaydan önce değil, sonra verdi. İsa’nın körü körüne itaat beklemediği açıktır. O, Petrus ve Andreas’a, kendisine itaat etmeleri gerektiğine dair ikna edici bir neden göstermişti. İsa’nın ağları salmaları konusunda verdiği emir nasıl şaşırtıcı sonuçlara yol açtıysa, onun ‘insan avlama’ emri de büyük nimetlere yol açacaktı. Resuller tam olarak iman edip, İsa’nın sözlerine olumlu karşılık verdiler. Kayıt şöyle bitiyor: “Kayıklarını kıyıya çektiler, ve her şeyi bırakıp onun ardınca gittiler.” (Luka 5:11) Günümüzde başkalarını, öğrenci yetiştirme işine katılmaya teşvik ederken, İsa’yı örnek alıyoruz. İnsanların sadece biz söylediğimiz için bir şeyler yapmasını istemiyoruz; ayrıca, Mesih’in emrine itaat etmeleri için onlara ikna edici nedenler de gösteriyoruz.
İkna Edici Nedenler ve Uygun Güdüler
7, 8. (a) Gökteki Krallığı duyurma ve öğrenci yetiştirme işine katılmamız gerektiğine dair Kutsal Yazılara dayalı bazı nedenler nelerdir? (b) Özellikle hangi ayet sizde bu duyuru işine devam etme arzusu uyandırıyor? (Dipnota da bakın.)
7 Mesih’in yetkisini kabul ettiğimiz için, Gökteki Krallığı duyurma ve öğrenci yetiştirme işine katılıyoruz. İyi işlere teşvik etmek istediğimiz kişilere bu işin neden yapılması gerektiği konusunda gösterebileceğimiz, Kutsal Yazılara dayalı diğer nedenler nelerdir? Farklı ülkelerde yaşayan sadık Şahitlerin aşağıdaki sözleri üzerinde düşünelim ve adı geçen ayetlerin onların sözlerini nasıl desteklediğine dikkat edelim.
8 Roy 1951 yılında vaftiz edildi. O şöyle söylüyor: “Kendimi Yehova’ya vakfettiğimde, O’na daima hizmet etmeye söz verdim. Sözümü tutmak istiyorum.” (Mezmur 50:14; Matta 5:37) Heather 1962 yılında vaftiz edildi. “Yehova’nın benim için bütün yaptıklarını düşündüğümde, O’na sadakatle hizmet ederek minnettarlığımı göstermek istiyorum” diyor. (Mezmur 9:1, 9-11; Koloseliler 3:15) Hannelore 1954’te vaftiz edildi. O da şöyle söylüyor: “Her zaman hizmetteyiz ve melekler tarafından destekleniyoruz. Ne büyük bir imtiyaz!” (Resullerin İşleri 10:30-33; Vahiy 14:6, 7) Honor 1969’da vaftiz edildi. O, “Yehova’nın hüküm zamanı geldiğinde, komşularımdan hiç birinin Yehova’yı ve Şahitlerini ihmalkârlıkla suçlamasını ve ‘hiç uyarılmamıştım’ demesini istemem” diyor. (Hezekiel 2:5; 3:17-19; Romalılar 10:16, 18) Claudio ise 1974 yılında vaftiz edildi. Şöyle söylüyor: “Vaaz ettiğimizde, ‘Tanrı’nın gözü önünde’ ve ‘Mesih’le birlik içinde’ konuşuyoruz. Bir düşünün! Hizmete çıktığımızda bize bu en iyi Dostlarımız eşlik ediyor.”—II. Korintoslular 2:17.b
9. (a) Petrus ve diğer resullerin balık yakalama olayını anlatan kayıt, Mesih’e itaat etmek için uygun güdünün ne olduğunu gösteriyor? (b) Bugün Tanrı’ya ve Mesih’e itaat etmek için uygun güdü nedir, neden?
9 Mucizevi balık yakalama olayıyla ilgili kayıt, Mesih’e itaat edilebilmek için uygun güdüye sahip olmanın önemini de gösteriyor. Bu güdü sevgidir. Petrus “benden uzaklaş; zira günahkâr bir insanım” dediğinde, İsa ne ondan uzaklaştı, ne de onu herhangi bir günahından dolayı mahkûm etti. (Luka 5:8) İsa, gitmesi için yalvardığında bile Petrus’u eleştirmedi. Tersine, ona şefkatle şu cevabı verdi: “Korkma.” Çünkü Mesih’e, sağlıksız bir korku yüzünden itaat edilmesi yanlış bir güdüden kaynaklanacaktı. Oysa İsa Petrus’a, onun ve arkadaşlarının balık yerine insan yakalayarak yararlı olacaklarını söylemişti. Bugün biz de, korku veya suçluluk ve utanç gibi olumsuz duyguları kullanarak başkalarını Mesih’e itaat etmeye zorlamıyoruz. Sadece Tanrı’ya ve Mesih’e duyulan sevgiye dayanan candan itaat Yehova’nın yüreğini sevindirir.—Matta 22:37.
‘Bütün Uluslardan Öğrenci Yetiştirin’
10. (a) İsa’nın öğrenci yetiştirme emrindeki hangi ayrıntı takipçileri için büyük bir zorluk oluşturdu? (b) Öğrencileri İsa’nın emrine nasıl karşılık verdiler?
10 Mesih’in emriyle ilgili ortaya çıkan ikinci soru şudur: Bu öğrenci yetiştirme işi nerede yapılmalıdır? İsa, takipçilerine şöyle dedi: “Bütün ulusları öğrencilerim olarak yetiştirin.” (YÇ) İsa’nın hizmet ettiği dönemden önce de, başka uluslardan insanlar Yehova’ya hizmet etmek üzere İsrail’e geldiklerinde sıcak bir şekilde karşılanıyorlardı. (I. Kırallar 8:41-43) İsa kendisi öncelikle doğuştan Yahudi olanlara vaaz etmişti, ancak şimdi artık takipçilerine başka uluslardan insanlara gitmelerini söylüyordu. Aslında, balık avlama alanı, yani duyuru işinin yapılacağı saha doğuştan Yahudi olanlardan oluşan küçük bir “göl” ile sınırlıyken, kısa süre sonra tüm insanlık “denizini” içerecek şekilde genişledi. Bu değişiklik takipçileri açısından bir zorluk oluştursa da, onlar İsa’nın talimatına gönülden uydular. Bu nedenle, İsa’nın ölümünün üzerinden 30 yıl geçmeden, resul Pavlus iyi haberin sadece Yahudilere değil, “göğün altındaki bütün yaratılışa” duyurulduğunu yazabildi.—Koloseliler 1:23, YÇ.
11. ‘Balık avlama alanı’ 20. yüzyılın başından beri ne kadar genişledi?
11 Daha yakın zamanlarda, duyuru işi yapılan sahada birinci yüzyıldakine benzer bir genişleme görülmüştür. 20. yüzyılın başında ‘balık avlama alanı’ birkaç ülkeyle sınırlıydı. Fakat, Mesih’in takipçileri birinci yüzyıldaki İsa’nın takipçilerini örnek aldılar ve hevesle çalışıp duyuru işini yaptıkları sahayı genişlettiler. (Romalılar 15:20) 1930’ların başlarında yaklaşık 100 ülkede öğrenci yetiştiriyorlardı. Günümüzde, ‘balık avlama alanı’ artık 235 ülkeye yayılmıştır.—Markos 13:10.
‘Her Çeşit Dilden’
12. Zekarya 8:23’teki peygamberlik hangi zorluğa dikkat çekiyor?
12 ‘Tüm uluslardan öğrenci yetiştirmek’ sadece sahanın büyüklüğü nedeniyle değil, bu uluslar farklı diller konuştuğu için de bir zorluk oluşturur. Yehova, Zekarya peygamber aracılığıyla şöyle bildirmişti: “O günlerde milletlerin her çeşit dillerinden on kişi bir Yahudi kişinin eteğine yapışacaklar, ve: Sizinle gidelim, çünkü Allahın sizinle beraber olduğunu işittik, diyerek yapışacaklar.” (Zekarya 8:23) Bu peygamberliğin daha büyük gerçekleşmesinde “Yahudi kişi” meshedilmiş artakalanı temsil ederken, “on kişi” ‘büyük kalabalığı’ temsil eder.c (Vahiy 7:9, 10; Galatyalılar 6:16) Mesih’in takipçilerinden oluşan bu büyük kalabalıkta farklı uluslardan insanlar bulunacaktı ve Zekarya’nın belirttiği gibi, çeşitli diller konuşacaklardı. Acaba Tanrı’nın çağdaş toplumu farklı uluslardan meydana geliyor ve farklı diller konuşuyor mu? Evet.
13. (a) Tanrı’nın çağdaş toplumunda dillerle ilgili hangi gelişme oldu? (b) Sadık hizmetçi sınıfı farklı dillerde ruhi gıdaya olan ihtiyacın giderek artmasına nasıl karşılık verdi? (“Görme Engelliler İçin Yayınlar” başlıklı çerçeveye de değinin.)
13 Zamanımıza baktığımızda, 1950 yılında tüm dünyadaki Yehova’nın Şahitlerinin 5’te 3 kadarının anadili İngilizceydi. 1980’lerde bu oran yaklaşık 5’te 2’ye düştü. Günümüzde ise Şahitlerin yaklaşık 5’te 1’inin anadili İngilizcedir. Sadık ve basiretli hizmetçi sınıfı, kardeşlerimizin çoğunun İngilizce dışında farklı diller konuşmasına nasıl karşılık verdi? Giderek daha fazla dilde ruhi gıda sağlayarak. (Matta 24:45) Örneğin 1950’de yayınlarımız 90 dilde yayımlanıyordu; günümüzde bu sayı neredeyse 400’e çıktı. Farklı diller konuşan insanlara giderek daha fazla ilgi gösterilmesi güzel sonuçlar oluşturdu mu? Evet! Yılın her haftası ‘her dilden’ ortalama 5.000 kadar kişi Mesih’in öğrencisi oluyor! (Vahiy 7:9) Artış devam ediyor. Özellikle bazı ülkelerde ‘ağlarda’ çok sayıda balık toplanıyor.—Luka 5:6; Yuhanna 21:6.
Bu Doyum Verici Hizmete Katılabiliyor musunuz?
14. Sahamızda dilimizi bilmeyen insanlara nasıl yardım edebiliriz? (“İşaret Dili ve Öğrenci Yetiştirme” başlıklı çerçeveye de değinin.)
14 Birçok Batı ülkesine göçmenlerin gelmesiyle, o ülkelerde ‘her dilden’ insanı öğrenci olarak yetiştirmek giderek daha fazla gerekli oldu. (Vahiy 14:6) Sahamızda, dilimizi bilmeyen insanlara nasıl yardım edebiliriz? (I. Timoteos 2:4) Deyim yerindeyse, balık avlamak üzere doğru aleti kullanabiliriz. Böyle kişilere konuştukları dilde yayınlar verelim. Mümkünse, onların dilini konuşan bir Şahidin onları ziyaret etmesi için düzenleme yapalım. (Resullerin İşleri 22:2) Böyle düzenlemeler yapmak artık daha kolay; çünkü İsa’nın birçok takipçisi başka ülkelerden gelenlerin Mesih’in öğrencileri olabilmelerine yardım etmek üzere farklı bir dil öğrendi. Raporlar başkalarına bu şekilde yardım etmenin doyum verici bir deneyim olduğunu gösteriyor.
15, 16. (a) Yabancı dil konuşanlara yardım etmenin doyum verdiğine ilişkin hangi örnekler var? (b) Yabancı dil konuşulan bir sahada hizmet etmek konusunda kendimize hangi soruları sorabiliriz?
15 Hollanda’dan iki örneği ele alalım. Bu ülkede Gökteki Krallığın iyi haberi teşkilatlanmış şekilde 35 dilde duyuruluyor. Hollanda’da yaşayan Yehova’nın Şahidi evli bir çift, Lehçe konuşan göçmenlere gitmeye ve onları Mesih’in öğrencileri olarak yetiştirmeye gönüllü oldu. Onlar çabalara öyle büyük bir karşılık aldılar ki, birader işte çalıştığı süreyi azaltma gereği duydu. Böylece, ilgi gösterenlerle Mukaddes Kitabı inceleyebileceği bir günü daha olabilecekti. Çok geçmeden, bu çift her hafta 20’den fazla kişiyle Mukaddes Kitabı tetkik etmeye başladı. Onlar şöyle anlatıyor: “Hizmetimiz bizi çok mutlu ediyor.” Mukaddes Kitap hakikatlerini kendi dillerinde işitenler takdirlerini dile getirdiklerinde, öğrenci yetiştirenler özellikle mutlu oluyorlar. Örneğin, Vietnam dilinde yapılan bir ibadette, yaşlı bir adam ayağa kalktı ve konuşmak için izin istedi. Gözyaşları içinde Şahitlere şöyle söyledi: “Benim dilimi konuşmak çok zordur. Buna rağmen dilimi öğrenmek üzere gösterdiğiniz çabalar için teşekkür ederim. Bu ilerlemiş yaşımda Mukaddes Kitaptan şahane hakikatler öğrendiğim için çok minnettarım.”
16 Bu nedenle, yabancı dil konuşan cemaatlerde hizmet edenlerin büyük bir doyum hissetmesi gayet doğaldır. Britanya’da yaşayan evli bir çift şunları söyledi: “Gökteki Krallığı duyurarak geçirdiğimiz 40 yıllık hizmetimizde, en heyecan verici hizmet türlerinden biri yabancı dil konuşulan sahada hizmet etmekti.” Bu teşvik edici hizmete katılmak üzere siz de koşullarınızda değişiklikler yapabilir misiniz? Okula giden biriyseniz, böyle bir hizmete hazırlık olarak yabancı bir dil öğrenebilir misiniz? Böyle yapmanız, nimetlerle dolu doyum verici bir yaşamın kapısını açabilir. (Süleymanın Meselleri 10:22) Bunu neden ana babanızla konuşmayasınız?
Yöntemlerimizi Değiştiriyoruz
17. Cemaatimizin sahasında daha fazla insana nasıl ulaşabiliriz?
17 Çoğumuzun koşullarının yabancı dil konuşulan sahalara ‘ağ’ atarak, orada hizmet etmeye uygun olmaması doğaldır. Bununla birlikte, kendi cemaatimizin sahasında şimdikinden daha fazla insana ulaşabiliriz. Bunu nasıl yapabiliriz? Mesajımızı değil, yöntemlerimizi değiştirerek. Birçok yerde, sıkı güvenlik önlemleri alınmış binalarda yaşayan insanların sayısı giderek artıyor. Başkalarını ise, evden eve hizmetine çıktığımızda evlerinde bulamıyoruz. O halde, ‘ağlarımızı’ farklı zamanlarda, farklı yerlere atarak, insanlara ulaşmaya çalışmamız gerekebilir. Bu şekilde, İsa’yı örnek almış oluruz. O, farklı ortamlardaki insanlarla konuşmak için çok çaba harcadı.—Matta 9:9; Luka 19:1-10; Yuhanna 4:6-15.
18. Farklı ortamlarda yapılan şahitliğin etkili olduğu nasıl görüldü? (“Çalışan Kişileri Öğrenci Olarak Yetiştirin” başlıklı çerçeveye de değinin.)
18 Dünyanın bazı yerlerinde, insanların bulunabildiği her yerde şahitlik etmek öğrenci yetiştirmenin önemli bir yoludur. Öğrenci yetiştirme konusunda deneyimli olanlar farklı yerlerde şahitlik etmeye gitgide daha fazla dikkat ediyorlar. İyi haberin müjdecileri evden eve hizmetine katılmanın yanı sıra, artık havaalanlarında, bürolarda, dükkânlarda, otoparklarda, otobüs duraklarında, caddelerde, parklarda, plajlarda ve başka yerlerde şahitlik ediyorlar. Hawaii’de yeni vaftiz edilmiş çok sayıda Şahide iyi haber ilk olarak böyle yerlerde ulaştı. Yöntemlerimizi değiştirmemiz İsa’nın öğrenci yetiştirmekle ilgili emrini tam olarak yerine getirmemize yardım ediyor.—I. Korintoslular 9:22, 23.
19. Sonraki makalede İsa’nın bize verdiği görevin hangi yönleri incelenecek?
19 İsa’nın öğrenci yetiştirme konusunda verdiği görev, hem bu duyuru işini neden ve nerede yapmamız gerektiğiyle ilgili, hem de ne duyurmamız ve bunu ne zamana kadar yapmaya devam etmemiz gerektiği konusunda ayrıntılar içeriyordu. İsa’nın verdiği görevin bu son iki yönü sonraki makalede ele alınacak.
[Dipnotlar]
a Bu makalede ilk iki soruyu ele alacağız. Diğer iki soru sonraki makalede incelenecek.
b Duyuru işine katılmakla ilgili diğer nedenler Süleymanın Meselleri 10:5; Amos 3:8; Matta 24:42; Markos 12:17 ve Romalılar 1:14, 15 ayetlerinde bulunuyor.
c Bu peygamberliğin gerçekleşmesiyle ilgili daha fazla bilgi için 15 Mayıs 2001 tarihli Gözcü Kulesi sayfa 12’ye ve Yehova’nın Şahitlerinin inancını yansıtan bir yayın olan İşaya’nın Peygamberliği—Tüm İnsanlık İçin Işık kitabı II. Cilt sayfa 408’e bakın.
-
-
‘Size Emrettiğim Her Şeye Uymayı Onlara Öğretin’Gözcü Kulesi—2004 | 1 Temmuz
-
-
‘Size Emrettiğim Her Şeye Uymayı Onlara Öğretin’
‘Gidin, öğrenci yetiştirin, size emrettiğim her şeye uymayı onlara öğretin.’—MATTA 28:19, 20, YÇ.
1. Mesih’in öğrencisi Filipus ile Habeşistanlı bir adam arasında nasıl bir konuşma geçti?
HABEŞİSTANLI adam Yeruşalim’e kadar uzun bir yolculuk yapmıştı. Orada sevdiği Tanrı’ya, Yehova’ya tapınmıştı. Anlaşılan o, Tanrı’nın ilham edilmiş Sözünü de seviyordu. Mesih’in bir öğrencisi olan Filipus’la karşılaştığında, arabasıyla memleketine dönüyordu ve bir yandan da İşaya peygamberin kitabının bir nüshasını okuyordu. Filipus Habeşistanlı adama şöyle sordu: “Acaba okuduğunu anlıyor musun?” O da şu cevabı verdi: “Biri bana yol göstermedikçe, nasıl anlıyabileyim”? Filipus Kutsal Yazıları gayretle inceleyen bu kişinin Mesih’in bir öğrencisi olmasına yardım etmeye devam etti.—Resullerin İşleri 8:26-39.
2. (a) Habeşistanlı adamın cevabı hangi açıdan anlamlıydı? (b) Mesih’in öğrenci yetiştirme konusunda verdiği görevle bağlantılı hangi soruları ele alacağız?
2 Habeşistanlı adamın cevabı dikkate değer. O şöyle demişti: “Biri bana yol göstermedikçe, nasıl anlıyabileyim?” Evet, okuduklarını ona açıklayacak, yani kendisine yol gösterecek birine ihtiyacı vardı. Aslında bu cevap, İsa’nın öğrenci yetiştirme konusunda verdiği görevde yer alan belirli bir talimatın önemini gösterir. Bu talimat nedir? Yanıtı bulmak için İsa’nın Matta 28. baptaki sözlerini incelemeye devam edelim. Önceki makalede “neden” ve “nerede” sorularının üzerinde durmuştuk. Şimdi Mesih’in öğrenci yetiştirme emriyle bağlantılı şu iki soruyu daha ele alacağız: “Ne” ve “ne zaman?”
“Her Şeye Uymayı Onlara Öğretin”
3. (a) Bir kişi nasıl İsa Mesih’in öğrencisi olur? (b) Öğrenci yetiştirmek neyi öğretmeyi içerir?
3 Başkalarının Mesih’in öğrencisi olmasına yardım etmek için onlara ne öğretmeliyiz? İsa, takipçilerine şöyle emretti: “Gidin, bütün ulusları öğrencilerim olarak yetiştirin; onları Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’un adıyla vaftiz edin; size buyurduğum her şeye uymayı onlara öğretin.” (Matta 28:19, 20, YÇ) Demek ki, onlara Mesih’in emrettiği şeyleri öğretmeliyiz.a Öyleyse, İsa’nın emirlerini öğrenen birinin sadece bir öğrenci olmasını değil, aynı zamanda öğrenci olarak kalmaya devam etmesini sağlamak üzere ne yapılabilir? Kilit etken İsa’nın dikkatle seçtiği sözlerinde görülüyor. Dikkat ederseniz, İsa sadece ‘size emrettiğim her şeyi onlara öğretin’ demedi. Bunun yerine o, ‘size emrettiğim her şeye uymayı onlara öğretin’ dedi. (Matta 19:17) Bu ne anlama gelir?
4. (a) Bir emre uymak ne anlama gelir? (b) Bir kişiye Mesih’in emirlerine uymayı nasıl öğretebileceğimizi örnekleyin.
4 Bir emre uymak, emre “uygun davranmak,” itaat etmek ya da emri tutmak anlamına gelir. Öyleyse bir kişiye, Mesih’in emrettiği şeylere uymayı ya da itaat etmeyi nasıl öğretebiliriz? Örneğin, sürücülük dersi veren bir öğretmenin öğrencilerine trafik kurallarını nasıl öğrettiğini düşünelim. Öğretmen sınıfta öğrencilerine trafik kurallarını öğretebilir. Fakat öğrencilerine bu kurallara nasıl uyacaklarını öğretebilmesi için, öğrenciler trafikte araba kullanırken ve öğrendikleri şeyleri uygulamaya uğraşırken onlara yol gösterip yardımcı olmalıdır. Benzer şekilde, biz de insanlarla Mukaddes Kitabı incelerken, onlara Mesih’in emirlerini öğretiyoruz. Fakat, bu kişiler Mesih’in talimatlarını günlük yaşamlarında ve hizmette uygulamaya çalışırken de, onlara yol göstermeliyiz. (Yuhanna 14:15; I. Yuhanna 2:3) O halde, Mesih’in öğrenci yetiştirme emrini tam olarak yerine getirebilmek için hem öğretmen hem de yol gösterici olmalıyız. Ancak bu şekilde, İsa’yı ve bizzat Yehova’yı örnek almış oluruz.—Mezmur 48:14; Vahiy 7:17.
5. Mukaddes Kitabı birlikte incelediğimiz bir kişi Mesih’in öğrenci yetiştirme emrine itaat etmekte neden tereddüt edebilir?
5 Başkalarına Mesih’in emirlerine uymayı öğretmenin kapsamına, onların öğrenci yetiştirme emrini dikkate almalarına yardım etmek de girer. Bu emir Mukaddes Kitabı birlikte incelediğimiz bazı kişilerin gözünü korkutabilir. Geçmişte onlar belki Hıristiyan Âleminin kiliselerinin faal üyeleri olsalar da, eski dinsel liderleri onlara ‘gidip öğrenci yetiştirmelerini’ muhtemelen hiç öğretmemiştir. Bazı dinsel liderler, iyi haberi duyurma işini cemaatlerine öğretme konusunda, Hıristiyan Âleminin kiliselerinin tamamen başarısız olduğunu açıkça kabul ediyor. Mukaddes Kitap bilgini John R. W. Stott, İsa’nın dünyanın her yerine gidip her tür insanın öğrenci olmasına yardım etme emri hakkında şöyle söyledi: “Bu emrin anlamına uygun hareket etmeyişimiz, günümüzde protestan Hıristiyanların incili vaaz etme alanındaki en büyük başarısızlığıdır.” O sözlerine şöyle devam etti: “Biz mesajımızı uzaktan duyurma eğilimindeyiz. Bazen de, deniz kenarında durup suda boğulmak üzere olanlara bağırarak öğüt veren kişilere benziyoruz. Onları kurtarmak için suya atlamıyoruz. Islanmaktan korkuyoruz.”
6. (a) Mukaddes Kitabı inceleyen birine yardım ederken, Filipus’u nasıl örnek alabiliriz? (b) Mukaddes Kitabı inceleyen kişi duyuru işine katılmaya başladığında, onunla ilgilendiğimizi nasıl gösterebiliriz?
6 Mukaddes Kitabı birlikte incelediğimiz kişi, geçmişte “ıslanmaktan,” yani iyi haberi duyurmaktan korkan üyelerden oluşan bir dinin mensubu olabilir. Bu durumda, deyim yerindeyse su korkusunun üstesinden gelmek ve Mesih’in öğrenci yetiştirme emrine itaat etmek ona zor gelebilir. Yardıma ihtiyacı olacaktır. Filipus’un verdiği öğretim Habeşistanlı adamı aydınlattığı ve onu vaftiz olmaya yönelttiği gibi, biz de birlikte inceleme yaptığımız kişiye derin bir anlayış kazandıran ve onu harekete geçiren öğretimi verip yol gösterirken sabırlı olmalıyız. (Yuhanna 16:13; Resullerin İşleri 8:35-38) Ayrıca, bu kişilere öğrenci yetiştirme emrine uymayı öğretmek istiyorsak, onlara yol göstermek için birlikte çalışmalıyız. Bunu, Gökteki Krallığı duyurma işinde ilk adımlarını atarlarken onların yanında olmakla ve birlikte hizmete çıkmakla yapabiliriz.—Vaiz 4:9, 10; Luka 6:40.
“Her Şeye”
7. Başkalarına “her şeye uymayı” öğretmek onlara hangi emirleri öğretmeyi de içerir?
7 Yaptığımız işi, yeni öğrencilere öğrenci yetiştirmeyi öğretmekle sınırlamıyoruz. İsa bize, emrettiği “her şeye uymayı” başkalarına öğretme talimatını verdi. Bu kuşkusuz, şu en büyük iki emri de içeriyor: Tanrı’yı sevmek ve komşuyu sevmek. (Matta 22:37-39) Yeni bir öğrenciye bu iki emre uyması nasıl öğretilebilir?
8. Yeni bir öğrenciye, sevgi gösterme emrinin nasıl öğretilebileceğini örnekleyin.
8 Sürücülük dersi alan kişinin örneğini tekrar düşünelim. Bu öğrenci yanında öğretmeniyle trafiğe çıkarsa, araba kullanmayı sadece öğretmenini dinleyerek değil, diğer sürücüleri görerek de öğrenir. Öğretmen, bazı sürücüleri ona örnek gösterebilir. Örneğin, trafikte başka bir arabanın önüne geçmesine nazikçe izin veren bir sürücü veya arabasının uzun farlarını karşı şeritten gelen sürücülerinin görüşünü engellememek için söndüren saygılı bir sürücü ya da aracı bozulan bir tanıdığa içtenlikle yardım eden bir sürücü olabilir. Öğrenci bu örneklerden, araba kullanırken uygulayabileceği değerli dersler alır. Benzer şekilde, yaşam yolunda yolculuk eden yeni bir öğrenci de sadece öğretmeninden değil, cemaatte gördüğü güzel örneklerden de ders alır.—Matta 7:13, 14.
9. Yeni bir öğrenci sevgi göstermekle ilgili emre uymanın anlamını nasıl öğrenir?
9 Örneğin Mukaddes Kitabı inceleyen biri, küçük çocuklarıyla birlikte İbadet Salonuna gelmek için çaba harcayan, tek başına çocuk yetiştiren bir anneyi fark edebilir. Ayrıca, depresyonla mücadele ettiği halde, sadık şekilde ibadetlere gelen birini; diğer yaşlıların ibadetlere katılmasına yardım eden yaşlı dul bir kadını veya İbadet Salonunun temizlenmesine yardım eden bir genci görebilir. Mukaddes Kitabı inceleyen bu kişi, cemaatle ilgili birçok sorumluluğu olduğu halde, bir ihtiyarın tarla hizmetinde sadık şekilde önderlik ettiğini de fark edebilir. Bedensel engeli olan ve evden çıkamayan, ancak kendisini ziyaret eden herkes için ruhi bir teşvik kaynağı olan bir Şahitle tanışabilir. Yaşlı ana babalarına bakabilmek için yaşamlarında çarpıcı değişiklikler yapan bir çifti de görebilir. Mukaddes Kitabı inceleyen bu yeni öğrenci böyle nazik, yardımsever ve güvenilir Şahitleri görerek, Mesih’in Tanrı’yı ve komşuyu –özellikle de iman kardeşlerimizi– sevmekle ilgili emrine itaat etmenin ne anlama geldiğini örneklerle öğrenir. (Süleymanın Meselleri 24:32; Yuhanna 13:35; Galatyalılar 6:10; I. Timoteos 5:4, 8; I. Petrus 5:2, 3) Bu şekilde cemaatin her mensubu bir öğretmen ve yol gösterici olabilir ve olmalıdır.—Matta 5:16.
“Dünyanın Sonuna Kadar”
10. (a) Öğrenci yetiştirme işine ne zamana kadar devam edeceğiz? (b) İsa, verilen görevi yerine getirmek konusunda nasıl örnek oldu?
10 Öğrenci yetiştirme işine ne zamana kadar devam etmeliyiz? Bu dünyanın, yani bu ortamın sonuna kadar. (Matta 28:20) Acaba İsa’nın verdiği görevin bu yönünü yerine getirebilecek miyiz? Dünya çapında bir topluluk olarak bunu yapmaya kararlıyız. Geçmiş yıllarda zamanımızı, enerjimizi ve olanaklarımızı ‘sonsuz yaşama karşı doğru tutuma sahip olanları’ bulmak üzere seve seve kullandık. (Resullerin İşleri 13:48) Şimdi de Yehova’nın Şahitleri dünya çapında, Gökteki Krallığı duyurma ve öğrenci yetiştirme işinde yılın her günü ortalama üç milyondan fazla saat harcıyorlar. Duyuru işi için vakit harcıyoruz; çünkü İsa’yı örnek alıyoruz. İsa şöyle dedi: “Benim yemeğim beni gönderenin iradesini yapmak, ve onun işini başarmaktır [tamamlamaktır, YÇ].” (Yuhanna 4:34) Bu bizim de yürekten arzumuzdur. (Yuhanna 20:21) Bize emanet edilen işe başlamakla kalmayıp bu işi tamamlamak da istiyoruz.—Matta 24:13; Yuhanna 17:4.
11. Bazı iman kardeşlerimiz ne durumdadır ve kendimize hangi soruyu sormalıyız?
11 Fakat, bazı iman kardeşlerimizin ruhen zayıflayıp sonuçta yavaşladıklarını veya Mesih’in öğrenci yetiştirme emrini yerine getirmeyi bıraktıklarını görmek bizi üzüyor. Acaba onların cemaatle ilişkilerinin canlanmasına ve öğrenci yetiştirme işine yeniden katılmalarına yardım edebilmenin bir yolu var mı? (Romalılar 15:1; İbraniler 12:12) Resulleri geçici bir süre zayıf düştüğünde, İsa’nın onlara yardım etme tarzı, bugün bizim neler yapabileceğimizi gösterir.
İlgi Gösterin
12. (a) İsa’nın ölümünden kısa bir süre önce resulleri ne yaptı? (b) Resulleri büyük bir zayıflık göstermiş olduğu halde, İsa onlara nasıl davrandı?
12 Yeryüzündeki hizmetinin sonlarında İsa’nın ölümü yakınken, resuller onu “bırakıp kaçtılar.” İsa’nın önceden söylediği gibi, her biri ‘evlerine dağıldı.’ (Markos 14:50; Yuhanna 16:32, YÇ) Acaba İsa, ruhen zayıflamış olan dostlarına nasıl davrandı? Diriltilmesinden kısa bir süre sonra, takipçilerinden bazılarına şöyle dedi: “Korkmayın; gidip kardeşlerime haber verin ki, Galileye gitsinler, beni orada göreceklerdir.” (Matta 28:10) Resuller büyük bir zayıflık göstermiş olduğu halde, İsa onlara hâlâ “kardeşlerim” diye hitap ediyordu. (Matta 12:49) Onlara duyduğu güveni kaybetmemişti. O halde, Yehova merhametli ve bağışlayıcı olduğu gibi, İsa da merhametli ve bağışlayıcıydı. (II. Kırallar 13:23) İsa’yı nasıl örnek alabiliriz?
13. Ruhen zayıflamış olanlarla ilgili görüşümüz ne olmalıdır?
13 Hizmette yavaşlamış ya da hizmete katılmayı bırakmış olanlarla yakından ilgilenmeliyiz. Bu iman kardeşlerimizin geçmişte –belki de bazılarının yıllardır– yaptığı sevgiye dayalı işleri hâlâ hatırlıyoruz. (İbraniler 6:10) Onların arkadaşlığını gerçekten özlüyoruz. (Luka 15:4-7; I. Selânikliler 2:17) O halde, onlarla ilgilendiğimizi nasıl dile getirebiliriz?
14. İsa’yı örnek alarak, ruhen zayıf bir kişiye nasıl yardım edebiliriz?
14 İsa, cesareti kırılan resullere Galile’ye gitmelerini ve orada onu göreceklerini söylemişti. Aslında İsa onları özel bir toplantıya davet ediyordu. (Matta 28:10) Bugün biz de, ruhen zayıf olanları cemaat ibadetlerine davet ediyoruz ve belki de bu daveti defalarca yapmamız gerekiyor. Resullerin olayında, bu davet etkili olup iyi sonuçlar verdi; çünkü “on bir şakirt Galileye, İsanın onlara tayin ettiği dağa, gittiler.” (Matta 28:16) Ruhen zayıf kişiler sıcak davetimize aynı olumlu karşılığı verip ibadetlere katılmaya başladıklarında çok sevinç duyuyoruz!—Luka 15:6.
15. İbadet Salonumuza gelen ruhen zayıf kardeşleri karşılarken, İsa’yı nasıl örnek alabiliriz?
15 Ruhen zayıf bir kardeşimiz İbadet Salonuna geldiğinde nasıl davranmalıyız? Acaba İsa, geçici bir süre imanları zayıflayan resullerinin belirtilen toplantı yerine geldiklerini gördüğünde ne yaptı? ‘İsa yanlarına geldi ve onlarla konuştu.’ (Matta 28:18) İsa onlara uzaktan bakıp soğuk davranmadı; yanlarına gitti. Düşünün, ilk adımı İsa attığında resuller kendilerini ne kadar rahatlamış hissetmeli! Biz de, cemaate dönmek için çaba harcayan, ruhen zayıf kardeşlerimizi gördüğümüzde ilk adımı atalım ve onları sıcak bir şekilde karşılayalım.
16. (a) İsa’nın, takipçilerine davranış tarzından ne öğrenebiliriz? (b) İsa’nın ruhen zayıf kişilerle ilgili bakış açısını nasıl yansıtabiliriz? (Dipnota da bakın.)
16 İsa başka ne yaptı? İlk olarak bir duyuruda bulunup şöyle dedi: “Bütün yetki bana verildi.” İkinci olarak, bir görev verdi: ‘Gidin, öğrenciler yetiştirin.’ Üçüncü olarak da bir vaatte bulundu: “Her an sizinle birlikteyim.” Acaba İsa’nın ne yapmadığını fark ettiniz mi? O, öğrencilerini zayıflıklarından ve kuşkularından ötürü azarlamadı. (Matta 28:17) Onun bu yaklaşımı etkili oldu mu? Evet. Çok geçmeden resuller bir kez daha ‘öğretmeye ve iyi haberi bildirmeye’ başladılar. (Resullerin İşleri 5:42) İsa’nın ruhen zayıf kişilere bakış açısını ve davranış tarzını örnek alırsak, kendi cemaatimizde de aynı sevindirici sonuçları alabiliriz.b—Resullerin İşleri 20:35.
“Her An Sizinle Birlikteyim”
17, 18. İsa’nın “her an sizinle birlikteyim” sözü güç veren hangi düşünceleri içeriyor?
17 İsa’nın verdiği görevle ilgili son sözleri şudur: “Her an sizinle birlikteyim.” Bu sözler, Mesih’in öğrenci yetiştirme emrini yerine getirmeye çalışan herkese güç veren bir düşünce içerir. Düşmanlarımız Gökteki Krallığı duyurma işimize ne kadar karşı koyarlarsa koysunlar, bize karşı ne tür karalama kampanyası yaparlarsa yapsınlar korkmamız için hiçbir neden yok. Neden? Çünkü ‘gökte ve yeryüzünde bütün yetkiye’ sahip olan önderimiz İsa bizi desteklemek üzere bizimle beraberdir!
18 İsa’nın “her an sizinle birlikteyim” vaadi aynı zamanda büyük bir teselli kaynağıdır. Mesih’in öğrenci yetiştirme emrini yerine getirmeye çalışırken, sadece sevinçli günlerimiz değil, üzüntülü günlerimiz de oluyor. (II. Tarihler 6:29) Bazılarımız çok sevilen birinin ölümü nedeniyle yas tutarken, sıkıntılı dönemler yaşıyor. (Tekvin 23:2; Yuhanna 11:33-36) Bazıları da, yaşlılık dönemlerinde sağlık sorunlarıyla ve güçsüzlükle uğraşıyor. (Vaiz 12:1-6) Başkaları ise depresif duygularla ve ümitsizlikle boğuştuğu dönemlerden geçiyor. (I. Selânikliler 5:14) Aramızda ciddi ekonomik sıkıntılarla mücadele edenlerin sayısı giderek artıyor. Yine de, tüm bu zorluklara rağmen hizmetimizde başarılı oluyoruz. Çünkü İsa, yaşamımızın en kötü günleri de dahil “her an” bizimledir.—Matta 11:28-30.
19. (a) İsa’nın öğrenci yetiştirme konusunda verdiği görev hangi talimatları içeriyor? (b) Mesih’in verdiği görevi yerine getirmemizi mümkün kılan nedir?
19 Bu ve önceki makalede gördüğümüz gibi, İsa’nın öğrenci yetiştirme konusunda verdiği görev çok yönlüdür. İsa bu emri neden ve nerede yapmamız gerektiğini bize açıkladı. Ayrıca ne öğretmemiz ve bu öğretim işini ne zamana kadar yapmamız gerektiğini de bildirdi. Bu büyük görevi yerine getirmenin güç olduğu doğrudur. Fakat Mesih bizi desteklediği ve bizimle birlikte olduğu için bu görevi başarabiliriz! Mutlaka siz de bu görüşe katılıyorsunuzdur.
[Dipnotlar]
a Bir başvuru kaynağı, İsa’nın, ‘onları vaftiz edin ve öğretin’ değil, “onları . . . . vaftiz edin . . . . onlara öğretin” dediğine dikkat çekiyor. Dolayısıyla, vaftiz etme ve öğretme emri “birbirini izleyen iki ayrı eylem . . . . değildir.” Aslında “öğretim işi, kısmen vaftizden önce yapılan . . . . kısmen de vaftizden sonra devam eden bir süreçtir.”
b Ruhen zayıf kişilerle ilgili bakış açımızın ne olması gerektiği ve onlara nasıl yardım edebileceğimiz konusunda daha fazla bilgi için 1 Şubat 2003 tarihli Gözcü Kulesi dergisinin 15-18. sayfalarına bakın.
-