Watchtower ONLINE KÜTÜPHANE
Watchtower
ONLINE KÜTÜPHANE
Türkçe
  • KUTSAL KİTAP
  • YAYINLAR
  • İBADETLER
  • Sonun Vaktinde Kimlerin Doğru Tapınmada Olduğunu Saptamak
    Daniel’in Peygamberliğine Dikkat Edin!
    • Bölüm On Yedi

      Sonun Vaktinde Kimlerin Doğru Tapınmada Olduğunu Saptamak

      1. Daniel’in 7. babına göre, günümüzde savunmasız küçücük bir grubun hangi olağanüstü deneyimleri olacaktı?

      SAVUNMASIZ küçücük bir grup güçlü bir dünya kudretinin acımasızca saldırısına uğruyor. Bu saldırıdan bozulmadan, hatta daha da canlanarak çıkıyor ama bu, kendi kuvvetlerinden değil, Yehova Tanrı’nın onlara değer vermesinden ileri geliyor. Yirminci yüzyılın başlarında meydana gelen bu olaylar, Daniel kitabının 7. babında önceden bildirildi. Kimdi bu insanlar? Daniel’in aynı babında onlardan “Yüce Olanın [Yehova Tanrı’nın] mukaddesleri” olarak söz edildi. Aynı bapta bu kişilerin sonunda gökteki Mesihi Krallıkta İsa’yla ortak krallar olacakları da açıklandı.—Daniel 7:13, 14, 18, 21, 22, 25-27.

      2. (a) Yehova meshedilmiş hizmetçileri hakkında neler hissediyor? (b) Bu zamanda izlenecek en akılcı yol nedir?

      2 Daniel’in 11. babından öğrendiğimiz gibi, kuzey kralı bu sadık kavmin güvenli ruhi diyarını tehdit ettikten sonra nihai sonuna erecek. (Daniel 11:45; ayrıca Hezekiel 38:18-23 ile karşılaştırın.) Evet, Yehova Kendisine ait meshedilmiş sadık kişileri özenle koruyor. Mezmur 105:14, 15 şunları der: “Onlar uğruna [Yehova] kıralları bile azarladı: Meshettiklerime dokunmayın, peygamberlerime kötülük etmeyin, dedi.” Öyleyse içinde bulunduğumuz fırtınalı günlerde, sayıca artan ‘büyük kalabalığın’ bu mukaddeslerle olabildiğince sıkı ilişki kurmasının akıllıca bir davranış olduğunu siz de kabul etmiyor musunuz? (Vahiy 7:9; Zekarya 8:23) İsa Mesih’in, koyun niteliği taşıyan insanlara yapmalarını tavsiye ettiği de buydu; meshedilmiş ruhi kardeşleriyle ilişki kurmalarını ve onların işlerini desteklemelerini istiyordu.—Matta 25:31-46; Galatyalılar 3:29.

      3. (a) İsa’nın meshedilmiş takipçilerini bulup onlarla birlikte olmak neden kolay değildir? (b) Daniel’in 12. babı bu açıdan nasıl yardımcı olacak?

      3 Ne var ki, Tanrı’nın Düşmanı Şeytan meshedilmişlere tüm gücüyle savaş açmış durumda. Sahte dine destek olarak fiilen dünyayı sahte Hıristiyanlarla dolduruyor. Bunun sonucunda birçok insan yanlış yola sapmakta. Başkalarıysa doğru dinde olanları bir gün bulabileceklerinden artık umudu kesmiş. (Matta 7:15, 21-23; Vahiy 12:9, 17) Bu dünya imanı sürekli baltalamaya çalıştığından, ‘küçük sürüyü’ bulup onlarla ilişki kuranlar bile imanlarını koruyabilmek için savaş vermek zorunda. (Luka 12:32) Acaba sizin için ne denebilir? Siz ‘Yüce Olanın mukaddeslerini’ buldunuz mu ve onlarla birlikte misiniz? Bulduklarınızın gerçekten Tanrı’nın seçtiği kimseler olduğunu doğrulayan sağlam kanıtların farkında mısınız? Böyle kanıtlar imanınızı pekiştirebilir. Üstelik, sizi, günümüz dünyasının dinsel karışıklığının içyüzünü başkalarının da görmesine yardım etmek üzere donatabilir. Daniel’in 12. babı bu hayat kurtaran bilgi hazinesini içeriyor.

      BÜYÜK PRENS HAREKETE GEÇİYOR

      4. (a) Daniel 12:1, Mikael’le ilgili hangi iki farklı özelliği önceden bildiriyor? (b) Daniel kitabında çoğu kez bir kralın ‘durmasıyla’ kastedilen nedir?

      4 Daniel 12:1’de şunları okuyoruz: “Senin kavmın oğulları için durmakta olan büyük reis (prens), Mikael, o vakit kalkacak.” Bu ayet Mikael’le ilgili şu iki farklı özelliği önceden bildiriyor: birincisi, o ‘duruyor’; bu terim bir süredir devam eden bir durumu akla getiriyor. İkincisi o “kalkacak;” bu da bu süre içinde olacak bir olayı çağrıştırıyor. Biz önce Mikael’in, Daniel’in ‘kavminin oğulları için durmakta’ olduğu dönemi bilmek istiyoruz. Mikael’in, İsa’ya gökte Hükümdar rolünde verilen bir isim olduğunu anımsayalım. Onun ‘durduğunu’ okuduğumuzda, Türkçe Kitab-ı Mukaddes’te Daniel kitabının başka yerlerinde ‘çıkmak’ olarak da geçen bu terimin ne anlamda kullanıldığını hatırlıyoruz. Çoğu kez bir kralın hükümdarlık yetkisi alması gibi bir hareket kastediliyor.—Daniel 11: 2-4, 7, 20, 21.

      5, 6. (a) Mikael hangi dönemde duruyor? (b) Mikael ne zaman ve nasıl ‘kalkıyor,’ sonuç ne oluyor?

      5 Meleğin burada Mukaddes Kitabın başka bir peygamberliğinde belirtilen bir döneme işaret ettiği bellidir. İsa, bu dönemi ‘hazır bulunuşu’ (Yunanca parousia) olarak adlandırdı. Bu onun gökte Kral olarak hüküm sürdüğü dönemdir. (Matta 24:37-39) Bu dönem “son günler” ve “sonun vakti” diye de adlandırılır. (II. Timoteos 3:1; Daniel 12:4, 9) Bu dönemin başladığı 1914’ten beri Mikael gökte Kral olarak ‘duruyor.’—İşaya 11:10 ile karşılaştırın; Vahiy 12:7-9.

      6 Mikael acaba ne zaman ‘kalkıyor’? Özel bir eyleme kalkıştığında. İsa bunu ilerde yapacak. Peygamberlik niteliği taşıyan Vahiy 19:11-16 İsa’yı, melek ordusunun başında at koşturan ve Tanrı’nın düşmanlarının üzerine yıkım getiren kudretli Mesihi Kral olarak tanımlıyor. Daniel 12:1 devamen şunları diyor: “Ve millet olalıdan beri o zamana kadar vaki olmamış bir sıkıntı vakti olacak.” Yehova’nın Başinfazcısı sıfatıyla Mesih, önceden bildirilen ‘büyük sıkıntıda’ bu ortamın sonunu getirecek.—Matta 24:21; Yeremya 25:33; II. Selânikliler 1:6-8; Vahiy 7:14; 16:14, 16.

      7. (a) Yaklaşan ‘sıkıntı vaktinde’ tüm sadık kimseler için hangi ümit var? (b) Yehova’nın kitabı nedir ve içinde yer almak neden yaşamsaldır?

      7 İman edenlerin o karanlık dönemde durumu ne olacak? Daniel’e şunlar da söylendi: “O vakit senin kavmın, kitapta yazılı bulunan herkes kurtulacak.” (Luka 21:34-36 ile karşılaştırın.) Bu kitap nedir? Aslında Yehova Tanrı’nın, iradesini yapanları unutmayıp belleğinde tuttuğunu gösteren simgesel bir kitaptır. (Malaki 3:16; İbraniler 6:10) Bu hayat kitabında adları yazılanlar Tanrı tarafından korunduklarından, güvenlik açısından dünyada en iyi durumdaki insanlardır. Başlarına ne gelirse gelsin, bunun yol açtığı zarar ortadan kaldırılabilir ve kaldırılacaktır da. Yaklaşan bu ‘sıkıntı vaktinden’ önce ölseler bile, Yehova’nın sınırsız belleğinde canlı kalırlar. İsa Mesih’in Bin Yıllık Hükümdarlığı sırasında Yehova onları hatırlayıp diriltecek.—Resullerin İşleri 24:15; Vahiy 20:4-6.

      MUKADDESLER ‘UYANIYOR’

      8. Daniel 12:2 hangi şahane ümidi sunuyor?

      8 Dirilme ümidi insana gerçekten de teselli verir. Daniel 12:2 buna değinerek şunları diyor: “Yerin toprağında uyuyanlardan bir çoğu, bunlar ebedî hayata, ve şunlar utanca ve ebedî nefrete uyanacaklar.” (İşaya 26:19 ile karşılaştırın.) Bu sözler bize İsa Mesih’in genel bir dirilme olacağına ilişkin verdiği etkileyici vaadi hatırlatabilir. (Yuhanna 5:28, 29) Ne heyecan verici bir ümit! Ölmüş olan sevgili dostlarınıza ve aile bireylerinize ilerde tekrar yaşama olanağı verildiğini bir düşünün! Ancak Daniel kitabında sözü geçen bu vaat aslında başka tür bir dirilmeye değiniyor. Bu dirilme ise zaten oldu. Peki nasıl?

      9. (a) Daniel 12:2’nin son günlerde gerçekleşeceğini beklemek neden makuldür? (b) Peygamberlik ne tür bir dirilmeye değiniyor ve bunu nasıl biliyoruz?

      9 Bağlamı ele alalım. Görmüş olduğumuz gibi, 12. babın ilk ayeti sadece bu ortamın sonu için değil, son günleri kapsayan dönemin tümü için de geçerlidir. Gerçekten de, babın büyük bölümü, ilerde yeryüzündeki cennette değil, sonun vaktinde yerine geliyor. Bu dönemde bir dirilme olmakta mıdır? Resul Pavlus, ‘Mesih’e ait olanların’ dirilmesinin ‘onun hazır bulunduğu sırada’ olacağını yazdı. Ancak, gökte yaşamak üzere diriltilenler “çürümez olarak” kalkıyorlar. (I. Korintoslular 15:23, 52) Hiçbiri, Daniel 12:2’de önceden bildirilen “utanca ve ebedî nefrete” kalkmıyor. Acaba başka tür bir dirilme de var mı? Mukaddes Kitapta dirilme bazen ruhi bir anlam taşıyor. Örneğin, hem Hezekiel, hem de Vahiy kitabı, ruhi anlamda bir canlanma ya da dirilme için geçerli peygamberlik niteliğinde pasajlar içeriyor.—Hezekiel 37:1-14; Vahiy 11:3, 7, 11.

      10. (a) Meshedilmiş artakalan sonun vaktinde hangi anlamda dirildi? (b) Canlanan meshedilmişlerden bazısı nasıl “utanca ve ebedî nefrete” uyanmış oldu?

      10 Sonun vaktinde Tanrı’nın meshedilmiş hizmetçileri böyle ruhen canlandı mı? Evet! 1918’de İsa’nın sadık takipçilerinden küçük bir artakalanın, teşkilatlı şekilde sürdürdüğü halka yönelik hizmeti durdurma amacı güden olağanüstü bir saldırıya uğradığı tarihsel bir gerçektir. Sonra, hiç ihtimal verilmediği halde, 1919’da ruhi anlamda hayata geri döndüler. Bu gerçekler, Daniel 12:2’de önceden bildirilen dirilme tanımına uyuyor. Hem o sırada hem de ondan sonra ruhi uykularından ‘uyananlar’ oldu. Fakat ne yazık ki, onların hepsi ruhen canlı kalmadı. Uyandırıldıktan sonra Mesihi Kralı reddedenler ve Tanrı’ya hizmeti bırakanlar, Daniel 12:2’de tanımlanan ‘utancı ve ebedi nefreti’ hak ettiler. (İbraniler 6:4-6) Bununla birlikte, ruhen canlanmalarından olumlu yönde yararlanan meshedilmiş sadık kimseler, Mesihi Kralı vefayla desteklediler. Peygamberliğin belirttiği gibi, sadakatleri en sonunda, ‘ebedi hayatla’ sonuçlanıyor. Muhalefet karşısında ruhen canlı kalmaları bugün onları tanımamıza yardımcı oluyor.

      ‘YILDIZ GİBİ PARLIYORLAR’

      11. Zamanımızda “anlayışlı olanlar” kimlerdir ve ne bakımdan yıldız gibi parlıyorlar?

      11 Daniel 12. babın daha sonraki iki ayeti, ‘Yüce Olanın mukaddeslerini’ tanımamıza daha da çok yardımcı oluyor. Melek, 3. ayette Daniel’e şunları söylüyor: “Anlayışlı olanlar gök kubbesinin parıltısı gibi, bir çoğunu salâha (adalete) döndürenler de yıldızlar gibi ebediyen ve daima parlıyacaklar.” Zamanımızda “anlayışlı olanlar” kimlerdir? Kanıtlar bunların yine ‘Yüce Olanın mukaddesleri’ olduğunu gösteriyor. Her şey bir yana, acaba meshedilmiş sadık artakalandan başka kim Büyük Prens Mikael’in 1914’te Kral olarak ‘durmaya’ başladığını fark edebilecek anlayışa sahipti? Onlar bir yandan Mesih’in örneğine uygun davranmayı sürdürürken, diğer yandan da bu gibi hakikatleri vaaz ederek ruhi açıdan karanlık bir dünyada ‘ışık olarak parlamaktadırlar.’ (Filipililer 2:15; Yuhanna 8:12) İsa onlarla ilgili şu peygamberlikte bulundu: “O zaman salihler Babalarının melekûtunda güneş gibi parlıyacaklardır.”—Matta 13:43.

      12. (a) Sonun vaktinde, meshedilmişler ‘birçoğunu adalete döndürme’ işini nasıl üstlenmişlerdir? (b) Meshedilmişler, Mesih’in Bin Yıllık Hükümdarlığı sırasında nasıl birçoklarını adalete döndürecek ve ‘yıldız gibi parlayacaklar’?

      12 Daniel 12:3 sonun vaktinde İsa’nın bu meshedilmiş takipçilerinin üstlendikleri işi de bize anlatıyor. ‘Birçoğunu adalete döndürecekler.’ Meshedilmiş artakalan, Mesih’in 144.000 ortak mirasçısının geri kalanını toplamaya koyuldu. (Romalılar 8:16, 17; Vahiy 7:3, 4) Görüldüğü gibi 1930’ların ortasında bu iş tamamlandığında, ‘başka koyunların’ ‘büyük kalabalığını’ toplamaya başladı. (Vahiy 7:9; Yuhanna 10:16) Bunlar da İsa Mesih’in fidye kurbanlığına iman eden kişilerdir. Bu nedenle, Yehova’nın önünde temiz durumdadırlar. Zamanımızda sayıları milyonlara ulaşan bu kişiler bu kötü dünyanın başına yakında gelecek yıkımda sağ kalma umudunu besliyorlar. İsa ve 144.000 kral ve kâhin arkadaşı, Mesih’in Bin Yıllık Hükümdarlığı sırasında, yerdeki itaatli insanlığa fidyenin tüm yararlarını uygulayacak. Böylece, iman eden herkesin Âdem’den miras alınan günahın son izlerinden kurtulmasına yardımcı olacak. (II. Petrus 3:13; Vahiy 7:13, 14; 20:5, 6) Meshedilmişler o zaman tam anlamıyla, ‘birçoğunun adalete döndürülmesine’ katkıda bulunarak göğün ‘yıldızları gibi parlayacaklar.’ Siz Mesih ile ortak krallarının gökteki görkemli hükümetinin yönetimindeki yeryüzünde yaşama ümidine değer veriyor musunuz? Tanrı’nın Gökteki Krallığının bu iyi haberini ‘mukaddeslerle’ birlikte vaaz etmek gerçekten büyük bir ayrıcalıktır!—Matta 24:14.

      ‘ARAŞTIRIYORLAR’

      13. Daniel kitabının sözleri ne bakımdan mühürlenip saklandı?

      13 Meleğin Daniel’e verdiği ve Daniel 10:20’den başlayarak kaydedilen bildiri şimdi şu heyecan verici sözlerle son buluyor: “Fakat sen, ey Daniel, sonun vaktine kadar bu sözleri sakla, ve kitabı mühürle; bir çok adamlar araştıracaklar, ve bilgi çoğalacaktır.” (Daniel 12:4) Daniel’e ilhamla yazdırılanların çoğu insanın anlaması açısından gerçekten saklı ve mühürlüydü. Bu nedenle Daniel daha sonra yazısında “ben işittim, fakat anlamadım” dedi. (Daniel 12:8) Daniel’in kitabı bu bakımdan yüzlerce yıl mühürlü kaldı. Ya zamanımız için ne diyelim?

      14. (a) “Sonun vaktinde” kimler, ne üzerinde ‘araştırma’ yaptı? (b) Yehova’nın bu ‘araştırmayı’ bereketlediğinin kanıtı nedir?

      14 Bizler, Daniel’in kitabında önceden bildirilen ‘sonun vaktinde’ yaşadığımızdan ayrıcalıklıyız. Peygamberlikte bildirildiği gibi, birçok sadık kimse Tanrı’nın Sözü üzerinde ‘araştırma’ yaptı. Sonuç ne oldu? Yehova’nın bereketi sayesinde doğru bilgi çoğaldı. Yehova’nın meshedilmiş sadık Şahitleri kazandıkları anlayış sayesinde, İnsanoğlu’nun 1914’te Kral olduğunu anlıyor, Daniel’in peygamberliğindeki canavarların kimliğini saptıyor, ‘harap edici mekruh şeye’ karşı uyarıda bulunuyorlar ki, bunlar verilebilecek örneklerden sadece birkaçıdır. (Daniel 11:31) Şu halde, bu bilgi bolluğu da ‘Yüce Olanın mukaddeslerinin’ yine başka bir tanıtıcı özelliğidir. Ama Daniel başka kanıtlar da aldı.

      ‘KIRILIYORLAR’

      15. Melek şimdi hangi soruyu soruyor; bu soru bize kimi hatırlatabilir?

      15 Anımsayacağımız gibi, Daniel meleğin getirdiği bu haberleri “büyük ırmağın,” yani Tigris diye de bilinen Dicle’nin kenarında almıştı. (Daniel 10:4) Daniel şimdi burada üç melek görüp şunları diyor: “Ben, Daniel, baktım, ve işte, başka iki adam, biri ırmağın bu kenarında, ve obiri ırmağın öteki kenarında duruyorlardı. Ve biri ırmak sularının üzerinde olan ketenler giyinmiş adama dedi: Bu hârikaların sonuna ne kadar vakit var?” (Daniel 12:5, 6) Meleğin burada sorduğu soru bize yine ‘Yüce Olanın mukaddeslerini’ hatırlatabilir. 1914’te ‘sonun vakti’ başladığında, onlar Tanrı’nın vaatlerinin gerçekleşmesine ne kadar vakit kaldığı sorusuyla yakından ilgileniyorlardı. Bu soruya verilen cevaptan ‘mukaddeslerin’ bu peygamberliğin odak noktası oldukları açıkça görülüyor.

      16. Melek hangi peygamberliği dile getiriyor ve kesinlikle gerçekleşeceğini nasıl vurguluyor?

      16 Daniel’in kaydı şöyle devam ediyor: “Ve ırmağın suları üzerinde olan ketenler giyinmiş adamı işittim; sağ elini ve sol elini göklere doğru kaldırıp ebediyen hay olanın hakkı için and etti: Bir vakit ve vakitler ve yarım vakit olacak; ve mukaddes kavmın kuvvetini kırmağı bitirdikleri zaman bütün bu şeyler bitecektir.” (Daniel 12:7) Bu çok ciddi bir konu. Melek ant ederken iki elini de havaya kaldırıyor. Bu jesti belki geniş ırmağın iki yanındaki iki meleğin görmesi için yapıyor. Bu hareketiyle peygamberliğin kesinlikle gerçekleşeceğini vurgulamış oluyor. Acaba belirlenen bu vakitler ne zamana rastlar? Bunun cevabını bulmak belki sandığınız kadar zor değil.

      17. (a) Daniel 7:25, Daniel 12:7 ve Vahiy 11:3, 7, 9’da kayıtlı peygamberliklerde hangi paralellikler bulunuyor? (b) Üç buçuk vaktin uzunluğu nedir?

      17 Bu peygamberlik, başka iki peygamberliğe çok benziyor. Biri Daniel 7:25’te bulunuyor ki, 9. bölümde bunu zaten ele aldık; diğeriyse Vahiy 11:3, 7, 9’da kayıtlı. Aralarındaki paralelliklerden bazılarına dikkat edin. Her biri sonun vaktinde gerçekleşiyor. Her iki peygamberlik de Tanrı’nın mukaddes hizmetçileriyle ilgili; onların zulüm gördüğünü, hatta geçici bir süre halka yönelik vaaz etme faaliyetlerini yerine getiremediklerini gösteriyor. Her iki peygamberlik de Tanrı’nın hizmetçilerinin canlandığını ve sonra zulmedenlerin çabalarını boşa çıkarıp işlerine yeniden başladığını gösteriyor. Ve her iki peygamberlik mukaddesler için zorluklarla geçecek bu vaktin uzunluğundan söz ediyor. Daniel kitabındaki iki peygamberlik de (7:25 ve 12:7) ‘bir vakit, vakitler ve yarım vakte’ değiniyor. Mukaddes Kitap bilginleri genelde bunun üç buçuk vakit anlamına geldiğini kabul eder. Vahiy kitabı aynı döneme değinerek bunun 42 ay ya da 1.260 gün olduğunu söyler. (Vahiy 11:2, 3) Bu, Daniel kitabındaki üç buçuk vaktin, her biri 360 günlük üç buçuk yılı kastettiğini doğrular. Acaba bu 1.260 gün ne zaman başladı?

      18. (a) Daniel 12:7’ye göre, 1.260 günün sonunu gösteren neydi? (b) “Mukaddes kavmın kuvveti” sonunda ne zaman kırıldı ve bu nasıl oldu? (c) 1.260 gün ne zaman başladı; meshedilmişler bu dönemde nasıl ‘çul kuşanarak peygamberlik etti’?

      18 Peygamberlik, 1.260 günün son bulacağı, başka sözlerle ‘mukaddes kavmin kuvvetinin kırılmasının biteceği’ zaman konusunda çok açıktır. 1918’in ortasında, Teşkilat’ın Başkanı J. F. Rutherford’un da içinde bulunduğu yönetici kadrosu sahte suçlamalarla tutuklanıp uzun süre hapse mahkûm edildi. Tanrı’nın mukaddesleri gerçekten işlerinin alt üst edilip kuvvetlerinin ‘kırıldığını’ gördüler. 1918’in ortasından üç buçuk yıl geriye sayarsak 1914’ün sonuna varırız. O sırada meshedilmiş küçük grup zulüm saldırılarına karşı güçlenmekteydi. Birinci Dünya Savaşı patlak vermişti ve işlerine muhalefet artıyordu. Hatta 1915 yılının ayetini bile Mesih’in, takipçilerine ‘benim kâsemden içebilir misiniz?’ diye sorduğu soruya dayandırmışlardı. (Matta 20:22, King James Version) Vahiy 11:3’te önceden bildirildiği gibi, sonraki 1.260 günlük dönem meshedilmişler için elem dolu bir zamandı. Onlar sanki çul kuşanarak peygamberlik ediyorlardı. Ezalar şiddetlendi. Kimisi hapsedildi, kimisi ayak takımının saldırısına uğradı, kimisiyse işkence gördü. Teşkilatın ilk başkanı C. T. Russell’ın 1916’da ölümü birçoklarının cesaretini yitirmesine neden oldu. Fakat mukaddeslerin vaaz faaliyetinin ‘öldürülmesine’ kadar varan bu karanlık dönemden sonra acaba neyin olması gerekiyordu?

      19. Meshedilmişlerin uzun süre sessiz kalmayacağının güvencesi, Vahiy’in 11. babındaki peygamberlikte nasıl verildi?

      19 Vahiy 11:3, 9, 11’deki paralel peygamberliğin gösterdiğine göre, ‘iki şahit’ öldürüldükten sonra ancak kısa bir süre, üç buçuk gün ölü kalacak ve sonra tekrar canlanacaktı. Benzer şekilde, Daniel’in 12. babındaki peygamberliğin gösterdiğine göre, mukaddesler sessiz kalmayacaktı, önlerinde yapmaları gereken daha çok iş vardı.

      ‘TEMİZLENİYOR, AĞARTILIYOR, ARITILIYORLAR’

      20. Daniel 12:10’a göre, meshedilmişlere bu dayanılması zor denemelerden sonra hangi nimetler gelecekti?

      20 Daha önce de belirtildiği gibi, Daniel bunları yazdı, ama anlayamadı. Yine de, mukaddeslerin zulmedenlerin eliyle gerçekten yok edilip edilmeyeceklerini merak etmiş olmalı ki, “bunun en sonu ne olacak?” diye sordu. Meleğin cevabı şuydu: “Git, Daniel, çünkü sonun vaktine kadar bu sözler saklıdır, ve mühürlüdür. Bir çoğu kendilerini temizliyecekler, ve ağartacaklar, ve tasfiye olunacaklar; fakat kötüler kötülük edecekler; ve kötülerden hiç biri anlamıyacak; fakat anlayışlı olanlar anlıyacaklar.” (Daniel 12:8-10) Mukaddesler için kesin bir ümit vardı! Yok edilmek yerine, ağartılıp Yehova Tanrı’nın önünde temiz bir duruma getirilerek bereketleneceklerdi. (Malaki 3:1-3) Ruhi konulardaki anlayışları sayesinde Tanrı’nın gözünde temiz kalabileceklerdi. Kötülerse tersine ruhi konuları anlamayı reddedeceklerdi. Acaba bütün bunlar ne zaman olacaktı?

      21. (a) Hangi koşullar oluştuğunda Daniel 12:11’de önceden bildirilen dönem başlayacaktı? (b) “Devamlı sunulan kurban” neydi ve ne zaman kaldırıldı? (298. sayfadaki çerçeveye bakın.)

      21 Daniel’e şunlar söylendi: “Daimî yakılan takdimenin kaldırıldığı, ve harap edici mekruh şeyin dikildiği vakitten başlıyarak bin iki yüz doksan gün olacak.” Öyleyse, bu dönem belli koşullar oluştuğunda başlayacaktı. “Daimi yakılan takdime” veya başka sözlerle ‘devamlı sunulan kurban’a kaldırılmalıydı. (Daniel 12:11) Meleğin kastettiği ‘kurban’ neydi? Yeryüzündeki herhangi bir mabette sunulan hayvan kurbanları değildi. Çünkü bir zamanlar Yeruşalim veya Kudüs’te bulunan mabet bile ancak ‘göklerde olan şeylerin,’ başka sözlerle MS 29’da Mesih’in Başkâhin olmasıyla işlevine başlayan Yehova’nın büyük ruhi mabedinin bir ‘örneğiydi.’ ‘Mesih çoğunun suçlarını taşımak için bir defa takdim edildiğinden’ pak tapınma için Tanrı’nın yaptığı düzenlemeyi temsil eden bu ruhi mabette devamlı günah takdimelerinin sunulmasına gerek yoktu. (İbraniler 9:24-28) Bununla birlikte, İsa’nın tüm hakiki takipçileri bu mabette kurban sunuyor. Resul Pavlus şunu yazdı: “[Mesih] vasıtası ile Allaha daima hamt kurbanını, yani, onun ismini ikrar eden dudakların meyvasını takdim edelim.” (İbraniler 13:15) Böylece 1918’in ortasında vaaz etme işi neredeyse durdurulduğunda peygamberliğin bu birinci koşulu, yani ‘devamlı sunulan kurbanın’ kaldırılması gerçekleşmiş oldu.

      22. (a) Harap edici “mekruh şey” nedir ve ne zaman kuruldu? (b) Daniel 12:11’de önceden bildirilen dönem ne zaman başladı ve ne zaman bitti?

      22 Ya ikinci koşul, yani ‘harap edici mekruh şeyin dikilmesi’ veya daha doğru bir deyişle, ‘kurulması’ hakkında ne diyelim? Daniel 11:31’i irdelerken gördüğümüz gibi, bu mekruh şey önce Milletler Cemiyeti’ydi ve daha sonra Birleşmiş Milletler Örgütü olarak yeniden ortaya çıktı. Her ikisinin de mekruh olmasının nedeni, yeryüzünde barışın tek ümidi olarak müjdelenmeleriydi. Bu nedenle aslında her iki örgüt de birçok kimsenin yüreğinde Tanrı’nın Krallığı’nın yerini aldı. Milletler Cemiyeti Ocak 1919’da resmen önerildi. Böylece o tarihte Daniel 12:11’deki iki koşul da oluşturulmuş oldu. Şu halde 1.290 gün, 1919’un başında başladı ve 1922’nin sonbaharına (Kuzey Yarıküre’de) dek sürdü.

      23. Tanrı’nın mukaddesleri, Daniel’in 12. babında önceden bildirilen 1.290 günlük süre içinde temiz bir duruma erişme yönünde nasıl ilerleme gösterdi?

      23 Bu dönemde mukaddesler kendilerini Tanrı’nın gözünde temizleyip ağartma yönünde ilerleme gösterdiler mi? Hiç kuşkusuz evet! Mart 1919’da Teşkilat’ın başkanı ve yakın arkadaşları serbest bırakıldı. Daha sonra kendilerine karşı ileri sürülmüş sahte suçlamalardan aklandılar. İşlerinin bitmediğinin bilincinde olarak hemen çalışmaya başladılar ve Eylül 1919’da bir büyük ibadet düzenlediler. Aynı yıl, The Watch Tower’a kardeş bir dergi çıkardılar. Başlangıçta adı The Golden Age (şimdiki Awake!) olan bu dergi her zaman The Watchtower’ı destekleyerek bu dünyanın yozluğunu korkusuzca ortaya serdi ve Tanrı’nın kavminin temiz kalmasına yardım etti. Mukaddesler önceden bildirilen 1.290 günün sonlarına doğru temiz ve yenilenmiş bir duruma erişmek üzereydiler. Eylül 1922’de, yani tam bu dönemin bittiği sırada Cedar Point’te (Ohio, ABD) dönüm noktası niteliğinde bir büyük ibadet düzenlediler. Bu, vaaz etme işine muazzam bir hız kazandırdı. Bununla birlikte, hâlâ daha büyük aşamalardan geçilmesine ihtiyaç vardı. Sonraki dikkate değer dönem için bu gerekliydi.

      MUKADDESLERİN MUTLULUĞU

      24, 25. (a) Daniel 12:12’de hangi dönem önceden bildiriliyor; anlaşıldığına göre bu dönem ne zaman başladı ve ne zaman bitti? (b) Meshedilmiş artakalanın ruhi durumu 1.335 günün başlangıcında nasıldı?

      24 Yehova’nın meleği mukaddeslerle ilgili peygamberliğini şu sözlerle noktalıyor: “Dayanıp bin üç yüz otuz beş güne erişene ne mutlu!” (Daniel 12:12) Melek bu dönemin başlangıç ve bitiş tarihlerine ilişkin hiçbir ipucu vermiyor. Teokratik ağırlıklı tarihsel olayların çağrıştırdığı gibi, bu dönem bir önceki dönemin hemen ardından gelecekti. Bu bakımdan, o, (Kuzey Yarıküre’de) 1922 sonbaharından 1926 ilkbahar sonuna kadar süren bir dönemdi. Mukaddesler bu dönemin sonuna doğru mutluluğa eriştiler mi? Evet, önemli ruhi yönlerden.

      25 Tanrı’nın mukaddeslerinden bazısı 1922’deki büyük ibadet sonrasında dahi (302. sayfada gösteriliyor) hâlâ geçmişe özlemle bakıyordu. İbadetlerinde inceledikleri temel malzeme hâlâ Mukaddes Kitap ve C. T. Russell’ın Studies in the Scriptures ciltleriydi. O sırada, 1925 yılında dirilmenin başlayacağı ve yeryüzünde Cennet’in yeniden kurulacağı görüşü yaygındı. Bu nedenle, birçokları belirlenmiş bir tarihi zihninde tutarak hizmet ediyordu. Kimisiyse halka yönelik vaaz etme işine katılmayı kibirli bir tutumla reddediyordu. Bu hiç de mutluluk verici bir durum değildi.

      26. Meshedilmişlerin ruhi durumu 1.335 günlük dönem ilerlerken nasıl değişti?

      26 Bununla birlikte, 1.335 günlük dönem ilerlerken bütün bunlar değişmeye başladı. Vaaz etme işi ön plana alınıp herkesin tarla hizmetine katılması için sürekli düzenlemeler yapıldı. The Watch Tower dergisinin incelenmesi için haftalık ibadetler programlandı. “Milletin Doğuşu” başlıklı tarihsel makaleyi içeren 1 Mart 1925 tarihli dergi, Tanrı’nın kavminin 1914-1919 döneminde olanlar hakkında tam bir anlayışa kavuşmasını sağladı. Mukaddesler 1925 yılı geçtikten sonra artık Tanrı’ya ilerdeki belli bir tarihi düşünerek hizmet etmediler. Bunun yerine, Yehova’nın isminin takdis edilmesi her şeyden önde geldi. Bu önemli hakikat, 1 Ocak 1926 tarihli Watch Tower dergisinin “Yehova’ya Kim Onur Verecek?” başlıklı makalesinde daha önce olmamış şekilde önemle vurgulandı. Mayıs 1926’daki büyük ibadette Deliverance (Kurtuluş) kitabı çıktı. (Sayfa 302’ye bakın.) Bu, Studies in the Scriptures’ın yerini alması tasarlanan yeni dizi kitaplardan biriydi. Mukaddesler artık geçmişe bakmıyorlardı. Geleceğe ve önlerindeki işe güvenle bakıyorlardı. Böylece, peygamberlikte bildirildiği gibi 1.335 gün mukaddeslerin mutluluğa erişmesiyle son buldu.

      27. Daniel kitabının 12. babını gözden geçirmemiz, Yehova’nın meshedilmişlerini kesin olarak tanımamıza nasıl yardımcı oluyor?

      27 Bu kargaşa dolu dönemde tabii herkes dayanmadı. Melek kuşkusuz bu nedenle ‘dayanmanın’ önemi üzerinde kuvvetle durmuştu. Dayanıp bekleyişlerini sürdürenler büyük ölçüde bereketlendiler. Daniel’in 12. babını gözden geçirdiğimizde bunu açıkça görüyoruz. Önceden bildirildiği gibi, meshedilenler ruhi anlamda canlanıp dirildiler. Tanrı’nın Sözü üzerinde ‘araştırma yapmaya’ yetkili kılınan ve mukaddes ruh tarafından yönlendirilen bu kimselere, yüzyıllardır gizli kalmış sırları çözebilmeleri için Tanrı’nın Sözüne yönelik muazzam bir anlayış verildi. Yehova onları temizledi ve ruhi anlamda yıldız gibi parlamalarını sağladı. Bunun sonucunda, birçok kimseyi Yehova Tanrı’nın gözünde doğru duruma getirebildiler.

      28, 29. “Sonun vakti” bitimine yaklaşırken kararımız ne olmalı?

      28 ‘Yüce Olanın mukaddeslerini’ tanıtan peygamberlik niteliğinde bunca işaret varken, onları tanıyamamak ve onlarla ilişki kuramamak için ne gibi bir mazeret ileri sürülebilir? Sayısı giderek azalan bu meshedilmiş sınıfla birlikte Yehova’ya hizmet eden büyük kalabalığı şahane nimetler bekliyor. Hepimiz Tanrı’nın vaatlerinin gerçekleşmesini beklemeye devam etmeliyiz. (Habakkuk 2:3) Onlarca yıldan beri Büyük Prens Mikael Tanrı’nın kavmi yararına duruyor. Pek yakında bu ortamın Tanrı tarafından atanmış infazcısı olarak harekete geçecek. Bunu yaptığında durumumuz ne olacak?

      29 Bu sorunun yanıtı şimdi ahlaksal ve ruhsal bütünlüğümüzü koruyarak yaşamak isteyip istemememize bağlı olacak. “Sonun vakti” bitimine yaklaşırken bunu yapmaktaki kararlılığımızı daha da pekiştirmek için şimdi Daniel kitabının son ayetini ele alalım. Gelecek bölümde onu irdelediğimizde, Daniel’in Tanrı’nın önünde nasıl bir tavır aldığını ve gelecekte nasıl bir tavır alacağını daha iyi anlayacağız.

      [Dipnot]

      a Yunanca Septuagint’te sadece “kurban” olarak tercüme edilmiştir.

  • Sonun Vaktinde Kimlerin Doğru Tapınmada Olduğunu Saptamak
    Daniel’in Peygamberliğine Dikkat Edin!
    • [Sayfa 298’deki çerçeve]

      DEVAMLI SUNULAN KURBANIN KALDIRILMASI

      Daniel kitabında “daimi yakılan takdime” veya “devamlı sunulan kurban” terimi beş kez geçer. Bu terimle anlatılmak istenen, hizmetçilerinin Yehova Tanrı’ya devamlı sunduğu hamt kurbanı, yani ‘dudakların meyvesidir.’ (İbraniler 13:15) Daniel 8:11; 11:31 ve 12:11’de onun kaldırılacağı önceden belirtilir.

      Her iki dünya savaşında da, ‘kuzey kralının’ ve ‘güney kralının’ ülkelerinde Yehova’nın kavmine şiddetle zulmedildi. (Daniel 11:14, 15) Vaaz etme işi 1918’in ortasında neredeyse durdurulduğundan, ‘devamlı sunulan kurbanın’ kaldırılması I. Dünya Savaşı bitmek üzereyken oldu. (Daniel 12:7) Benzer şekilde, II. Dünya Savaşında da ‘devamlı sunulan kurban’ Angloamerikan Dünya Kudreti tarafından 2.300 günlüğüne ‘kaldırıldı.’ (Daniel 8:11-14; ayrıca 10. bölüme bakın.) Ayrıca, Kutsal Yazılarda uzunluğu belirtilmeyen bir süre boyunca Nazi ‘orduları’ tarafından da kaldırıldı.—Daniel 11:31; ayrıca bu kitabın 15. bölümüne bakın.

      [Sayfa 301’deki çizelge/resimler]

      DANİEL PEYGAMBERLİĞİNDEKİ DÖNEMLER

      Yedi vakit (2.520 yıl): MÖ Ekim 607’den

      Daniel 4:16, 25 MS Ekim1914’e kadar

      (Mesihi Krallık kuruldu.

      6. bölüme bakın.)

      Üç buçuk vakit Aralık 1914’ten Haziran 1918’e kadar

      (1.260 gün): (İsa’nın meshedilmiş takipçileri sıkıştırıldı.

      Daniel 7:25; 12:7 9. bölümebakın.)

      2.300 akşam ve sabah: 1 veya 15 Haziran 1938’den

      Daniel 8:14 8 veya 22 Ekim 1944’e kadar

      (“Büyük kalabalık” ortaya çıkıp

      çoğalıyor. 10. bölüme bakın.)

      70 hafta (490 yıl): MÖ 455’ten MS 36’ya kadar

      Daniel 9:24-27 (Mesih’in gelişi ve yerdeki hizmeti.

      11. bölüme bakın.)

      1.290 gün: Ocak 1919’dan Eylül 1922’ye

      Daniel 12:11 kadar (İsa’nın meshedilmiş takipçileri

      ruhen uyanıpilerlediler.)

      1.335 gün: Eylül 1922’den Mayıs 1926’ya kadar

      Daniel 12:12 (İsa’nın meshedilmiş takipçileri mutluluğa erişti.)

      [Sayfa 287’deki resimler]

      Yehova’nın hizmetçileri arasında önde gelenler haksız yere Atlanta’daki (Georgia, ABD) federal hapishaneye gönderildi. Soldan sağa doğru: (oturanlar) A. H. Macmillan, J. F. Rutherford, W. E. Van Amburgh; (ayaktakiler) G. H. Fisher, R. J. Martin, G. DeCecca, F. H. Robison ve C. J. Woodworth

      [Sayfa 299’daki resimler]

      Cedar Point’te (Ohio, ABD) 1919’da (yukarıda) ve 1922’de (aşağıda) dönüm noktası niteliğinde birer ibadet düzenlendi

      [Sayfa 302’deki tam sayfa resim]

  • Yehova Daniel’e Şahane Bir Ödül Vaat Ediyor
    Daniel’in Peygamberliğine Dikkat Edin!
    • Bölüm On Sekiz

      Yehova Daniel’e Şahane Bir Ödül Vaat Ediyor

      1, 2. (a) Bir koşucunun başarıya ulaşabilmesi için hangi önemli niteliğe ihtiyacı var? (b) Resul Pavlus, Yehova’ya ömür boyu sadakatle sürdürülen hizmeti nasıl koşuya benzetti?

      KOŞUCU bitiş çizgisine doğru hamle yapıyor. Gücü neredeyse tükenmiş durumda, ama son birkaç adımı atabilmek için gözlerini hedeften ayırmadan enerjisini sonuna kadar kullanıyor. Bütün kaslarını zorlayarak en sonunda bitiş çizgisini geçiyor. Duyduğu rahatlık ve kazandığı zaferin sevinci, yüzünden okunuyor. Sona kadar dayanmanın karşılığını gördü.

      2 Daniel kitabının 12. babının son ayetinden gördüğümüz gibi, sevgili peygamber o sırada kendi ‘yarışının,’ başka sözlerle Yehova’ya ömür boyu sürdürdüğü hizmetin bitiş çizgisine yaklaşmıştı. Resul Pavlus, Yehova’nın İsa’dan önce yaşamış hizmetçileri arasından imanlarıyla örnek olan çeşitli kişilerin adlarını andıktan sonra şunları yazdı: “İmdi bu kadar büyük şahitler bulutu etrafımızı kuşatmış olduğundan, her ağırlığı ve bizi kolayca saran günahı bırakarak, imanı başlıyan ve tamamlıyan İsaya bakarak biz de önümüze konulan koşuyu sabırla koşalım; o, önüne konulan sevinç uğruna utancı hiçe sayıp haça tahammül etti, ve Allahın tahtının sağında oturdu.”—İbraniler 12:1, 2.

      3. (a) Daniel’i ‘sabırla koşmaya’ yönelten neydi? (b) Yehova’nın meleği Daniel’e hangi üç farklı noktayı bildirdi?

      3 Bu ‘büyük şahitler bulutunun’ içinde Daniel de vardı. Kuşkusuz o ‘sabırla koşmak’ zorunda olan biriydi ve Tanrı’ya duyduğu derin sevgi kendisini bunu yapmaya yöneltiyordu. Yehova ilerde çıkacak dünya hükümetleri hakkında Daniel’e birçok açıklamada bulunmuştu. Şimdi de ona cesaret veren şu özel mesajı gönderdi: “Sen, son oluncıya kadar git; çünkü rahata varacaksın, ve günlerin sonunda kendi nasibine kalkacaksın.” (Daniel 12:13) Yehova’nın meleği Daniel’e üç farklı noktayı bildiriyordu: (1) Daniel’in ‘son oluncaya kadar gitmesi’ gerektiğini, (2) ‘rahata varacağını’ ve (3) gelecekte bir gün tekrar ‘kalkacağını.’ Bu sözler, günümüzde İsa’nın takipçilerini yaşam koşusunda bitiş çizgisine kadar dayanmaya nasıl teşvik edebilir?

      ‘SON OLUNCAYA KADAR GİT’

      4. Yehova’nın meleği “son oluncıya kadar git” demekle ne kastetti ve bu Daniel için neden kolay olmayabilirdi?

      4 Melek, Daniel’e “sen, son oluncıya kadar git” demekle neyi kastetti? Bu neyin sonuydu? Daniel o sırada 100 yaşlarında olduğundan, büyük olasılıkla çok yakın olan yaşamının sonunu kastettiği anlaşılıyor.a Melek Daniel’i ölüme kadar sadakatle dayanmaya teşvik ediyordu. Fakat bunu yapmak mutlaka kolay olmayacaktı. Daniel Babil’in devrildiğini ve Yahudi sürgünlerden artakalanın Yahuda’ya ve başkent Yeruşalim’e döndüğünü görünceye dek yaşadı. Bunlar yaşlı peygambere büyük sevinç vermiş olmalı. Ancak onun bu uzun yolculuğa katılıp katılmadığını açıklayan hiçbir kayıt yok. Daniel o sıralarda büyük olasılıkla çok ileri bir yaştaydı ve gücü tükenmişti. Ya da belki Yehova onun Babil’de kalmasını istemişti. Neden ne olursa olsun, yurttaşları Yahuda’ya gitmek üzere oradan ayrıldığında Daniel’in biraz hüzün duyup duymadığını merak etmemek elde değil.

      5. Daniel’in sona kadar dayandığını gösteren nedir?

      5 Daniel, meleğin şefkatle söylediği “son oluncıya kadar git” sözünden kuşkusuz büyük kuvvet aldı. Bu, aklımıza ondan altı yüzyıl sonra İsa Mesih’in söylediği şu sözleri getirebilir: “Ancak sona kadar dayanan, kurtulacak odur.” (Matta 24:13) Daniel’in bunu yaptığına kuşku yok. Yaşam koşusunun bitiş çizgisine dek sadakatle koşarak sona kadar dayanmıştı. Tanrı’nın Sözünde sonraları ondan övgüyle söz edilmesinin bir nedeni bu olabilir. (İbraniler 11:32, 33) Daniel’in sona kadar dayanmasını sağlayan neydi? Yaşamını anlatan kayıt bu sorunun yanıtını bulmamıza yardımcı oluyor.

      TANRI’NIN SÖZÜNÜ İNCELEYENLER OLARAK DAYANMAK

      6. Daniel’in, Tanrı’nın Sözünü gayretle incelediğini nereden biliyoruz?

      6 Daniel’in sona kadar dayanmasına, Tanrı’nın heyecan verici vaatleri hakkında sürekli inceleme yapıp bunlar üzerinde derin düşünmesinin katkısı oldu. Daniel’in Tanrı’nın Sözünü ciddiyetle incelediğini biliyoruz. Aksi takdirde, sürgün süresinin 70 yıl olacağına ilişkin Yehova’nın Yeremya’ya verdiği vaadi nasıl bilebilirdi? Daniel “ben, . . . . yılların sayısını kitaplardan anladım” diye yazdı. (Daniel 9:2; Yeremya 25:11, 12) Daniel’in, Tanrı’nın Sözü kapsamında o güne kadar yazılmış kitaplardan araştırma yaptığına şüphe yok. Daniel, Musa’nın, Davud’un, Süleyman’ın, İşaya’nın, Yeremya’nın, Hezekiel’in yazdıklarını, yani elinde olanların hepsini okuyarak ve derin düşünerek geçirdiği saatlerden büyük bir zevk alıyor olmalıydı.

      7. Zamanımızı Daniel’in günleriyle karşılaştırdığımızda, Tanrı’nın Sözünü incelemekle hangi avantajlara sahip olduğumuzu görüyoruz?

      7 Bizim bugün tahammül geliştirebilmemiz için Tanrı’nın Sözünü sindire sindire okuyup incelememiz çok önemlidir. (Romalılar 15:4-6; I. Timoteos 4:15) Ayrıca bizler Mukaddes Kitabın tümüne sahibiz ki, bunun içinde Daniel’in peygamberliklerinden bazılarının yüzyıllar sonra nasıl gerçekleştiğini anlatan kayıtlar da bulunuyor. Üstelik, Daniel 12:4’te önceden bildirilen ‘sonun vaktinde’ yaşamamız da bizim için bir nimet. Günümüzde ruhi anlayışla bereketlenen meshedilmişler bu karanlık dünyada hakikatin ışığını saçan işaret fenerleri gibi parlıyorlar. Bunun sonucunda, Daniel kitabında bulunan ve bazısı Daniel için anlaşılmaz olan birçok derin peygamberlik bugün bizim için büyük anlam taşıyor. Bu nedenle, bunları asla olağan saymayıp Tanrı’nın Sözünü her gün incelemeye devam edelim. Bunu yapmamız dayanmamıza yardımcı olacak.

      DANİEL DUAYA GAYRETLE DEVAM EDİYORDU

      8. Daniel dua konusunda nasıl bir örnekti?

      8 Daniel’in sona kadar dayanmasına dua da yardımcı oldu. İman ve güven duygusuyla her gün dua edip Yehova Tanrı’yla serbestçe konuşuyordu. Yehova’nın “duayı işiten” olduğunu biliyordu. (Mezmur 65:2; ayrıca İbraniler 11:6 ile karşılaştırın.) İsrail’in isyankârlığı yüzünden kederlendiğinde, Yehova’ya içini döktü. (Daniel 9:4-19) Hatta Darius’un 30 gün boyunca yalnızca kendisine yakarılması için çıkardığı buyruk bile Daniel’i Yehova Tanrı’ya dua etmekten alıkoyamadı. (Daniel 6:10) Bu sadık yaşlı adamın değerli dua imtiyazından vazgeçmektense aslanlarla dolu çukura atılmayı cesaretle göze alışını zihnimizde canlandırdığımızda etkilenmiyor muyuz? Daniel’in her gün Yehova’ya hararetle dua ederek yaşam koşusunu sadakatle tamamladığına şüphe yok.

      9. Dua imtiyazını neden hiçbir zaman olağan görmemeliyiz?

      9 Dua etmek karmaşık bir iş değildir. Hemen her zaman, her yerde, sesli veya sessiz dua edebiliriz. Bu değerli imtiyazı asla hafife almamalıyız. Mukaddes Kitap dua ile tahammül, sebat ve ruhen uyanık kalmak arasında bağlantı kurar. (Luka 18:1; Romalılar 12:12; Efesoslular 6:18; Koloseliler 4:2) Evrendeki en yüce Şahsiyetle serbestçe her an kullanabileceğimiz bir iletişim kanalına sahip olmamız ne şahane değil mi? Üstelik O bizi dinliyor! Daniel dua ettiğinde Yehova’nın ona bir melek göndererek karşılık verdiği olayı hatırlayın. Daniel daha duasını bitirmeden melek yanına geldi. (Daniel 9:20, 21) Biz, meleklerin böyle ziyaretlerde bulunduğu bir çağda yaşamıyorsak da, Yehova değişmedi. (Malaki 3:6) Daniel’in duasını işittiği gibi bizimkini de işitecek. Ayrıca Daniel’in yaptığı gibi, dua ederken Yehova’ya daha da yaklaşarak O’nunla aramızda sona kadar dayanmamıza yardımcı olacak bir bağ oluşturacağız.

      TANRI’NIN SÖZÜNÜ ÖĞRETENLER OLARAK DAYANMAK

      10. Tanrı’nın Sözündeki hakikati öğretmek Daniel için neden önemliydi?

      10 Daniel başka bir bakımdan da ‘son oluncaya kadar gitmek’ zorundaydı. Hakikati öğreten biri olarak dayanması gerekiyordu. Kutsal Yazılarda yazılı olduğu gibi, Yehova’nın “siz şahitlerim, ve seçtiğim kulumsunuz” dediği seçilmiş kavmin bir bireyi olduğunu hiçbir zaman unutmadı. (İşaya 43:10) Daniel bu görevi yerine getirmek üzere elinden geleni yaptı. Büyük olasılıkla işi Babil’de sürgünde yaşayan kavmine öğretim vermeyi de kapsıyordu. “Arkadaşları” olarak geçen üç kişi, yani Hananya, Mişael ve Azarya dışında diğer Yahudi soydaşlarıyla ilişkileri hakkında pek bilgimiz yok. (Daniel 1:7; 2:13, 17, 18) Sıkı dostlukları her birinin dayanmasına mutlaka çok yardımcı oldu. (Süleymanın Meselleri 17:17) Yehova’nın özel anlayış vererek bereketlediği Daniel’in, arkadaşlarına öğretmesi gereken pek çok şey vardı. (Daniel 1:17) Fakat öğretim verdiği başka bir grup da vardı.

      11. (a) Daniel’in işinin eşsiz tarafı neydi? (b) Daniel olağandışı görevini yerine getirmekte ne derece etkinlik gösteriyordu?

      11 Daniel diğer milletlerin ileri gelenlerine şahitlik etme işini her peygamberden çok daha fazla yapmak zorundaydı. Bu yöneticilere sık sık hoş olmayan haberler vermek zorunda kalmışsa da, onlara tiksindirici ya da herhangi bir yönden kendisinden aşağı kişilermiş gibi davranmıyordu. Onlarla saygıyla, ustalıkla konuşuyordu. Kıskanç ve entrikacı satraplar gibi, Daniel’i yok etmek isteyenler vardı. Ama diğer ileri gelenler ona saygı duyuyordu. Yehova kralların ve bilgelerin anlayamadığı sırları onun açıklamasını sağladığından, bu peygamber büyük önem kazanmıştı. (Daniel 2:47, 48; 5:29) Gerçi yaşlılığında gençliğindeki kadar etkin olamıyordu. Fakat yaşamının son günlerinde bile, sevgili Tanrısına bir şahit olarak hâlâ sadakatle hizmet edebilme fırsatları aradığına kuşku yok.

      12. (a) İsa’nın takipçileri olarak bugün hangi öğretim faaliyetlerinde bulunuyoruz? (b) Pavlus’un ‘dışarda olanlara karşı hikmetle yürüme’ öğüdünü nasıl tutabiliriz?

      12 Daniel ve üç arkadaşının birbirlerine yardımcı olduğu gibi, biz de bugün cemaat içinde dayanmamıza yardımcı olacak sadık dostlar bulabiliriz. Teşvik alışverişinde bulunarak da birbirimize öğretim vermiş oluyoruz. (Romalılar 1:11, 12) Daniel gibi, biz de inanmayanlara şahitlik etmekle görevliyiz. (Matta 24:14; 28:19, 20) Bu nedenle, insanlarla Yehova hakkında konuşurken ‘hakikat sözünü doğrulukla kullanabilmek’ için ustalığımızı artırmamız gerekiyor. (II. Timoteos 2:15) Ayrıca resul Pavlus’un “dışarda olanlara karşı hikmetle yürüyün” öğüdüne itaat etmenin de yararını göreceğiz. (Koloseliler 4:5) Böyle bir hikmet sayesinde, imanımızı paylaşmayanlara karşı dengeli bir görüşe de sahip oluyoruz. Kendimizi üstün görüp böyle kimselere tepeden bakmıyoruz. (I. Petrus 3:15) Bunun yerine, Tanrı’nın Sözünü taktla ve ustalıkla kullanarak yüreklerine erişip onları hakikate çekmeye çalışıyoruz. Birinin yüreğine erişmeyi başardığımızda, bu bize ne denli sevinç veriyor! Böyle bir sevinç kuşkusuz Daniel gibi, bizim de sona kadar dayanmamıza yardımcı oluyor.

      “RAHATA VARACAKSIN”

      13, 14. Ölüm birçok Babilliye neden müthiş dehşet veriyordu; Daniel’in görüşü ise nasıl farklıydı?

      13 Melek devamen Daniel’e “rahata varacaksın” diyerek güvence verdi. (Daniel 12:13) Bu sözlerin anlamı neydi? Daniel ölümünün yaklaştığını biliyordu. Ölüm, Âdem’in günlerinden günümüze dek her insanın kaçınılmaz sonudur. Mukaddes Kitap yerinde olarak ölümü “düşman” diye adlandırır. (I. Korintoslular 15:26) Bununla birlikte, Daniel için ölüm çevresindeki tüm Babilliler için taşıdığı anlamdan çok farklıydı. Dört bin kadar sahte tanrıya yöneltilen karmaşık bir tapınmaya kendilerini kaptıran Babillilere ölüm müthiş dehşet veriyordu. Mutsuz yaşamış ya da bir şiddet sonucu ölmüş kişilerin öldükten sonra, yaşayanlara musallat olan kindar ruhlara dönüştüklerine inanıyorlardı. Babilliler insan veya hayvan şeklindeki iğrenç canavarların yaşadığı dehşet verici bir ölüler ülkesine de inanıyorlardı.

      14 Daniel içinse ölümün bunlarla hiç ilgisi yoktu. Daniel’in günlerinden yüzlerce yıl önce yaşamış Kral Süleyman Tanrısal ilham altında “ölüler bir şey bilmezler” demişti. (Vaiz 9:5) Ayrıca mezmur yazarı da ilahisinde, ölen kişi hakkında “onun ruhu çıkar, kendisi toprağa döner; hemen o günde kuruntuları yok olur” demişti. (Mezmur 146:4) Bu nedenle, Daniel meleğin kendisine söylediği sözlerin doğru çıkacağını biliyordu. Ölüm rahata eriş demekti. Kuruntu yok, buruk pişmanlıklar yok, işkence yok ve kuşkusuz canavarlar da yok. Lazar öldüğünde İsa Mesih de benzer bir ifadede bulunmuştu. Onun rahata erdiğini kastederek “dostumuz Lazar uyumuştur” demişti.—Yuhanna 11:11.

      15. Ölüm günü doğum gününden nasıl iyi olabilir?

      15 Ölümün Daniel’i dehşete düşürmemesinin bir başka nedenini daha ele alalım. Tanrı’nın Sözü şunu der: “İyi ad hoş kokulu yağdan, ve ölüm günü, bir adamın doğduğu günden iyidir.” (Vaiz 7:1) Şüphesiz kederli bir zaman olan ölüm günü, sevinç veren bir doğum gününden nasıl daha iyi olabilir? Kilit noktası ‘ad’dadır. “Hoş kokulu yağ” çok pahalı olabilir. Bir gün Lazar’ın kızkardeşi Meryem, İsa’nın ayaklarını bedeli neredeyse bir işçinin yıllık ücretine denk olan hoş kokulu bir yağla ovmuştu. (Yuhanna 12:1-7) Yalnızca bir ad nasıl bu kadar değerli olabilir? Ayette “iyi ad” deniyor. Değerli olan adın kendisi değil, niteliğidir. Adı taşıyan kimsenin doğduğunda kişiliği ve nitelikleriyle kazandığı bir şöhreti, iyi bir geçmişi ve bıraktığı değerli bir anısı yoktur. Oysa yaşamının sonunda adı bütün bunları ifade eder. Eğer Tanrı açısından iyi bir ad edinmişse, bunun değeri parayla ölçülemez.

      16. (a) Daniel, Tanrı’nın gözünde iyi ad edinmeye nasıl gayret etti? (b) Daniel neden Yehova’nın gözünde iyi ad edinmeyi başardığına gönülden inanarak rahata erebilirdi?

      16 Daniel bütün yaşamı boyunca Tanrı’nın gözünde iyi bir ad edinebilmek için elinden geleni yaptı ve Yehova yaptıklarının hiçbirini gözardı etmedi. Daniel’i izledi ve yüreğini sınadı. İlahisinde, “ya RAB, beni denedin ve bildin. Oturuşumu ve kalkışımı sen bilirsin; düşüncemi uzaktan anlarsın” diyen Kral Davud’a da aynısını yapmıştı. (Mezmur 139:1, 2) Daniel’in kusursuz olmadığı bir gerçek. Günah işleyen Âdem’in soyundan geliyordu ve günahkâr bir ulusun ferdiydi. (Romalılar 3:23) Fakat Daniel günahlarından tövbe etti ve her zaman Tanrısıyla doğru yolda yürümeye çalıştı. Sadık peygamber bu nedenle Yehova’nın günahlarını bağışlayacağına ve bunları kendisine karşı kullanmayacağına gönülden inanabiliyordu. (Mezmur 103:10-14; İşaya 1:18) Yehova sadık hizmetçilerinin iyi işlerini hatırlamayı yeğler. (İbraniler 6:10) Bu nedenle, Yehova’nın meleği iki kez Daniel’i ‘çok sevilmiş adam’ olarak niteledi. (Daniel 10:11, 19) Bu, Daniel’in Tanrı’nın sevgilisi olduğu anlamına geliyordu. Daniel, Yehova’nın gözünde iyi bir ad edindiğini bilmenin verdiği doyumla rahata varabilirdi.

      17. Yehova’nın gözünde iyi ad edinmemiz bugün neden acildir?

      17 Her birimiz kendimize ‘Yehova’nın gözünde iyi bir ad edindim mi?’ diye soralım. Sıkıntılı günlerde yaşıyoruz. Ölümle her an karşılaşabileceğimizi kabul etmek yersiz bir karamsarlık değil, gerçekçiliktir. (Vaiz 9:11) Öyleyse, her birimizin hiç gecikmeden, şimdi Tanrı’nın gözünde iyi bir ad edinmeye kesin kararlı olması ne kadar önemlidir. Bunu yaparsak ölümden korkmamıza gerek kalmaz. Ölüm, uyku gibi sadece bir dinlenmedir. Ve uykudan uyanıldığı gibi, ondan da uyanılır!

      “KALKACAKSIN”

      18, 19. (a) Melek, Daniel’in ilerde ‘kalkacağını’ söylerken neyi kastediyordu? (b) Daniel dirilme ümidini neden zaten iyi biliyor olmalıydı?

      18 Daniel kitabı Tanrı’nın insana verdiği en güzel vaatlerden biriyle son bulur. Yehova’nın meleği, Daniel’e “günlerin sonunda kendi nasibine kalkacaksın” dedi. Bununla ne kastetti? Cümlesinin başında değindiği “rahat,” ölüm olduğuna göre, Daniel’in ilerde bir gün ‘kalkacağına’ ilişkin vaat sadece bir anlama gelebilirdi: dirilme!b Gerçekten de, bazı bilginler İbranice Kutsal Yazılarda dirilmeden söz eden ilk belirgin ifadenin Daniel kitabının 12. babında geçtiğini ileri sürer. (Daniel 12:2) Oysa yanılıyorlar. Dirilme ümidi Daniel’in zaten iyi bildiği bir konuydu.

      19 Örneğin, Daniel, İşaya’nın iki yüzyıl önce yazdığı şu sözleri mutlaka biliyordu: “Senin ölülerin dirilecekler; benimkilerin cesetleri kalkacaklar. Ey sizler, toprak içinde yatanlar, uyanın ve terennüm edin; çünkü . . . . yer ölülerini dışarı atacak.” (İşaya 26:19) Bundan çok zaman önce, Yehova İlya ve Elişa’ya ölüleri diriltme gücü vermişti. (I. Kırallar 17:17-24; II. Kırallar 4:32-37) Bundan da önce, peygamber Samuel’in annesi Hanna, Yehova’nın insanları mezar anlamına gelen Şeol’den ayağa kaldırabildiğine inancını dile getirmişti. (I. Samuel 2:6) Daha da önce, sadık Eyub ümidini şu sözlerle ifade etmişti: “İnsan ölürse dirilir mi? Nöbetim savuluncıya kadar, bütün savaşım günlerinde beklerdim, sen çağırırdın, ben de sana cevap verirdim; ellerinin işini özlerdin.”—Eyub 14:14, 15.

      20, 21. (a) Daniel’in hangi dirilmede yer alacağı kuşkusuz? (b) Cennet’te dirilme herhalde ne şekilde olacak?

      20 Eyub gibi Daniel’in de, Yehova’nın ilerde bir gün onu yaşama döndürmeyi gerçekten çok arzuladığına güvenmesi için neden vardı. Ama yine de bu ümidini güçlü bir ruhi yaratığın doğruladığını işitmek içine su serpmiş olmalı. Evet, Daniel ‘adil olanlar dirildiğinde’ kalkacak. Bu dirilme Mesih’in Bin Yıllık Hükümdarlığı sırasında gerçekleşecek. (Luka 14:14) Daniel için dirilme neler ifade edecek? Tanrı’nın Sözünde bu konuda pek çok bilgi bulunuyor.

      21 Yehova ‘karışıklık değil, barış Tanrısıdır.’ (I. Korintoslular 14:33) Öyleyse, Cennet’te dirilmenin bir düzen içinde olacağı bellidir. Dirilme belki Armagedon’dan bir süre sonra başlayacak. (Vahiy 16:14, 16) Eski ortamın tüm kalıntıları giderilecek ve ölüleri karşılamak üzere hiç kuşkusuz hazırlıklar yapılacak. Mukaddes Kitapta ölülerin hayata dönüş sırası hakkında şu kural bulunuyor: “Herkes kendi sırasında.” (I. Korintoslular 15:23) ‘Adil olanlar ile olmayanların dirilmesine’ gelince, anlaşılan adil olanlar önce diriltilecek. (Resullerin İşleri 24:15) Bu sayede, Daniel gibi eski devirlerin sadık erkekleri yerdeki işlerin yönetimine yardımcı olabilecek. Yaşama döndürülen ‘adil’ olmayan milyarlarca kişiye öğretim vermek de bu işlerin arasındadır.—Mezmur 45:16.

      22. Daniel’in cevabını öğrenmeye mutlaka can atacağı bazı sorular nelerdir?

      22 Daniel’in bu gibi sorumluluklar üstlenmeye kendini hazır hissetmeden önce sormak isteyeceği bazı sorular mutlaka olacak. Ne de olsa, kendisine verilen bazı derin anlamlı peygamberlikler hakkında evvelce “ben işittim, fakat anlamadım” demişti. (Daniel 12:8) Bu Tanrısal sırları sonunda anladığında kim bilir ne denli heyecan duyacak! Kuşkusuz Mesih hakkındaki her şeyi de dinlemek isteyecek. O günden bu güne dek geçen dünya kudretlerinin seyrini, ‘sonun vaktinde’ gördükleri zulme rağmen sebatla davranan ‘Yüce Olanın sadık mukaddeslerinin’ kimliğini ve insanların kurduğu bütün krallıkların Tanrı’nın gökteki Mesihi Krallığı tarafından nasıl sona erdirildiğini öğrenirken büyülenmişcesine etkilenecek.—Daniel 2:44; 7:22; 12:4.

      DANİEL’İN VE SİZİN ‘NASİBİNİZ’ OLAN CENNET

      23, 24. (a) Daniel’in diriltileceği dünya, bildiği eski dünyadan nasıl farklı olacak? (b) Daniel’in Cennette bir yeri olacak mı; bunu nereden biliyoruz?

      23 Daniel o zaman içinde bulunacağı, eskisine hiç benzemeyen dünya hakkında bilgi almak isteyecek. Bildiği eski dünyayı mahveden savaş ve baskının her izi ortadan kalkmış olacak. Üzüntü, hastalık ve ölüm hiç olmayacak. (İşaya 25:8; 33:24) Ama gıda, konut bolluğu ve herkes için doyum verici işler olacak. (Mezmur 72:16; İşaya 65:21, 22) İnsanlık mutluluk içinde yaşayan tek bir birleşik aile haline gelecek.

      24 Daniel’in o dünyada kesinlikle bir yeri olacak. Melek ona “kendi nasibine kalkacaksın” dedi. Burada “nasip” olarak tercüme edilen sözcük, İbranice’de harfiyen arazi parçası anlamında da kullanılır.c Daniel, İsrail’in döneceği diyarın bölüşümüyle ilgili Hezekiel’in verdiği peygamberlik hakkında bilgi sahibi olabilirdi. (Hezekiel 47:13–48:35) Hezekiel’in peygamberliği Cennet’teki gerçekleşmesi açısından bakıldığında ne gösteriyor? Arazinin bile düzenli ve adil biçimde bölüşüleceğini ve Tanrı’nın kavminden herkesin Cennet’te bir yeri olacağını. Tabii, Daniel’in Cennet’teki nasibi sadece bir toprak parçasıyla sınırlı kalmayacak. Tanrı’nın orasıyla ilgili amacında da yer alacak. Daniel’e vaat edilen ödül güvence altındadır.

      25. (a) Cennet yaşamında size çekici gelen bazı beklentiler nelerdir? (b) İnsanın Cennete ait olduğu neden söylenebilir?

      25 Ya sizin ‘nasibiniz’ için ne denebilir? Aynı vaat sizin için de geçerli olabilir. Yehova itaatli insanların nasibine ‘kalkmasını,’ başka sözlerle Cennet’te yeri olmasını istiyor. Bir düşünün! Mukaddes Kitap devrindeki sadık kadın ve erkeklerin yanı sıra Daniel’le de şahsen karşılaşmak mutlaka heyecan verici olacak. Ayrıca Yehova Tanrı’yı tanıyıp sevmek üzere bilgilendirilmesi gereken, ölümden yaşama dönen daha sayısız insan olacak. Kendinizi yeryüzündeki yuvamızın bakımıyla ilgilenirken ve onun sonsuz çeşitlilikle ve ölmez güzelliklerle dolu bir cennete dönüşmesine yardımcı olurken hayal edin. Yehova’dan öğretim aldığınızı, O’nun insanlık için amaçladığı yaşam tarzını size öğrettiğini düşünün. (İşaya 11:9; Yuhanna 6:45) Evet, Cennet’te size de yer var. Gerçi Cennet sözcüğü bugün bazı kimselere garip gelebilirse de, Yehova’nın başlangıçta insanın böyle bir yerde yaşamasını tasarlamış olduğunu unutmayın. (Tekvin 2:7-9) Cennet bu anlamda, yeryüzündeki milyarlarca kişinin doğal ortamıdır. Onların ait olduğu yerdir. Oraya kavuşmak yuvaya dönüş gibidir.

      26. Yehova bu sistemin sonunu beklemenin bizim için kolay olmadığını kabul ettiğini nasıl gösteriyor?

      26 Bütün bunları düşündüğümüzde yüreğimiz takdirle dolmuyor mu? Orada olmaya can atmıyor musunuz? Öyleyse, Yehova’nın Şahitlerinin bu ortamın son bulacağı zamanı bilmeye büyük bir istek duymasına hiç şaşmamalı! Beklemek kolay değil. Yehova da bunu kabul ediyor, çünkü bizi “gecikirse” bile sonu ‘beklemeye devam etmeye’ teşvik ediyor. Bu sözlerle, bizim açımızdan gecikme varmış gibi görünebileceğini kastediyor; çünkü aynı ayette bize “geç kalmıyacaktır” güvencesini de veriyor. (Habakkuk 2:3; ayrıca Süleymanın Meselleri 13:12 ile karşılaştırın.) Evet, son tam belirlendiği zamanda gelecektir.

      27. Tanrı’nın önünde sonsuza dek durabilmek için ne yapmalısınız?

      27 Son yaklaşırken sizin ne yapmanız gerekiyor? Yehova’nın sevgili peygamberi Daniel gibi, sadakatle dayanın. Tanrı’nın Sözünü gayretle inceleyin. Hararetle dua edin. İman kardeşlerinizle aranızda sevgi dolu bir ilişki olsun. Hakikati başkalarına gayretle öğretin. Bu kötü ortamın sonu her gün biraz daha yaklaşırken, Yüce Olan’ın sadık hizmetçisi ve Sözünün vefalı savunucusu olarak kalmaya kararlı olun. Daniel’in peygamberliğine her yönden dikkat edin. Ve Egemen Rab Yehova, önünde sonsuza dek sevinçle durma ayrıcalığını size bağışlasın.

      [Dipnotlar]

      a Daniel MÖ 617’de Babil’e sürgüne götürüldüğünde büyük olasılıkla ergenlik çağındaydı. Bu rüyeti Koreş’in üçüncü yılında, yani MÖ 536’da aldı.—Daniel 10:1.

      b The Brown-Driver-Briggs Hebrew and English Lexicon’a göre, burada ‘kalkma’ yerine kullanılan İbranice sözcük ‘ölümden sonra canlanma’ anlamına gelir.

      c İbranice sözcüğün, kura atmakta kullanılan küçük ‘çakıl taşları’ anlamına gelen sözcükle bağlantısı vardır. Diyar bazen kura yoluyla bölüşülüyordu. (Sayılar 26:55, 56) A Handbook on the Book of Daniel, sözcüğün burada “(Tanrı’nın) bir kimse için ayırdığı şey” anlamına geldiğini söylüyor.

  • Yehova Daniel’e Şahane Bir Ödül Vaat Ediyor
    Daniel’in Peygamberliğine Dikkat Edin!
    • [Sayfa 307’deki tam sayfa resim]

      [Sayfa 318’deki resim]

      Daniel gibi, siz de Tanrı’nın peygamberlik sözüne dikkat ediyor musunuz?

Türkçe Yayınlar (1974-2026)
Oturumu Kapat
Oturum Aç
  • Türkçe
  • Paylaş
  • Tercihler
  • Copyright © 2025 Watch Tower Bible and Tract Society of PA
  • Kullanım Şartları
  • Gizlilik İlkesi
  • Privacy Settings
  • JW.ORG
  • Oturum Aç
Paylaş