-
Bebeklikten Çocukluğa GeçişUyanış!—2011 | Ekim
-
-
‘Terbiyeyi Esirgemeyin’
Çocukların küçükken bile, sadece evde değil okulda ve toplum içinde de sorumlu olduğu kişiler vardır. Büyüdükçe her davranışlarının bir sonucu olduğunu öğrenmeleri çok önemlidir. Onların “İnsan ne ekerse onu biçer” ilkesini öğrenmesine yardım edebilirsiniz (Galatyalılar 6:7). Nasıl?
Kutsal Kitap “Çocuktan terbiyeyi esirgeme” der (Özdeyişler 23:13). Belli bir konudaki yanlış bir davranışın belirli bir sonucu olacağını açıkça söylemişseniz, söylediğinizi uygulamaktan geri durmayın. Arjantin’de yaşayan Norma isimli bir anne “Tutarlılık çok önemli” diyor. “Tutarsız olmak çocuğu, durumu istediği şeyi yaptırmak için kullanmaya teşvik eder.”
Anne babalar çocuklarının, itaatsizliğin sonuçlarını önceden tam olarak anlamalarını sağlarlarsa, çocuğun işlediği bir kabahat yüzünden sonradan doğabilecek sonu gelmez tartışmaları önleyebilirler. Çocuklar kuralları ve bu kuralları ihlal ettiklerinde ne olacağını bilir ve sonuçların değişmediğini görürlerse muhtemelen size direnmeyecekler.
Elbette terbiyenin etkili olması için öfkeyle uygulanmaması gerekir. Kutsal Kitap “Kindarlık, öfke, gazap, bağırıp çağırma ve sövme sizden tümüyle uzak olsun” der (Efesoslular 4:31). Terbiye asla acımasızca cezalandırarak verilmemeli, ayrıca fiziksel ya da duygusal yönden incitici olmamalı.
Peki çocuğunuz sabrınızın sınırlarını zorlasa bile öfkenizi kontrol edebilir misiniz? Yeni Zelanda’da yaşayan Peter “Bunu yapmak her zaman kolay değil” diyor. “Ancak çocukların şunu öğrenmesi gerekir: Ceza anne babanın kendini kontrol edememesinin sonucu değil, çocuğun davranışının sonucudur.”
Peter ve karısı çocuklarına terbiyenin uzun vadedeki yararını göstermeye çalışıyor. Peter “Çocuklar çok kötü bir şey yapmış olsalar bile az önceki gibi asi biri olmamaları gerektiğini söylüyor ve nasıl biri olmaları gerektiği hakkında konuşuyoruz” diyor.
“Makullüğünüz Herkesçe Bilinsin”
Yaratıcımız toplumuna şöyle demişti: ‘Seni gerektiği ölçüde terbiye edeceğim’ (Yeremya 46:28). Yapılan hataya uygun ve adil bir ceza uygularsanız en iyi sonucu elde edersiniz. Kutsal Kitap “Makullüğünüz herkesçe bilinsin” der (Filipililer 4:5).
Makul olmak çocuğunuzun yanlışını, onun onurunu zedelemeden düzeltmeyi de içerir. İtalya’da yaşayan Santi isimli bir baba şöyle diyor: “Oğlumu ya da kızımı asla aşağılamam. Bunun yerine sorunun kökenini tespit etmeye çalışırım ve onu düzeltmek için uğraşırım. Çocuklarımı başkalarının yanında terbiye etmem, hatta mümkünse bunu kardeşlerinin yanında bile yapmam. Ayrıca başkalarının yanında ya da yalnızken kusurlarıyla alay etmem.”
Daha önce sözü edilen Richard da makul olmanın önemli olduğunu düşünüyor. Şöyle diyor: “Cezalar asla her yeni hatayla birlikte katlanarak artırılmamalı. Çocuğunuza verdiğiniz cezayı uyguladıktan sonra bu konu hakkında konuşmaya devam etmeyin ve çocuğa yaptığı yanlışları sürekli hatırlatmayın.”
-
-
Anne Babalar Ne Diyor?Uyanış!—2011 | Ekim
-
-
TERBİYE
“Çocuklarımızı terbiye ederken tek bir yöntemin değil, birçok farklı yöntemin etkili olduğunu gördük; ayrıca bu yöntemlerin koşullara göre değişebileceğini fark ettik. Terbiye bazen yalnızca açık açık konuşmak anlamına gelirken bazen de çocuğu yapmak istediği bir şeyden mahrum bırakmak anlamına gelebilir” (Ogbiti, Nijerya).
“Çocuklarımızın bizi anlayıp anlamadığından emin olmak için söylediklerimizi tekrarlamalarını istiyoruz. Sonra da yapacağımızı söylediğimiz şeyi yapıyoruz. Onların dinlemeyi öğrenmesini istiyorsak itaatsizlik yaptıklarında, söylediğimiz cezayı uygulayarak üzerimize düşeni yapmalıyız” (Clive, Avustralya).
“Çocuklarımın yanlışını düzeltmek için onlarla konuşurken çömelip onların göz hizasına gelmenin etkili olduğunu gördüm. Bunu yapınca dikkatlerini tamamen bana verebiliyorlar. Ayrıca sözlerim kadar çok şey anlatabilecek yüz ifademi de görebiliyorlar” (Jennifer, Avustralya).
“Haklı olabileceğimiz zamanlarda bile çocuklarımıza, ‘Bizi hiç dinlemiyorsun’ dememeye çalışıyoruz. Ayrıca onları birbirlerinin önünde azarlamıyoruz. Onlarla bire bir konuşmak için ya kısık bir ses tonuyla ya da kenara çekip konuşuyoruz” (Rudi, Mozambik).
“Çocuklar başkalarından çok kolay etkilenir ve onları taklit etmek isterler. Bu yüzden medyanın, okul arkadaşlarının ve çevrelerindeki diğer kişilerin yozlaştırıcı etkisini yok etmemiz, ayrıca yararlı ilkelere dayanan iyi ahlak standartları geliştirmelerine yardım etmemiz gerekiyor. Ahlaksal açıdan iyi bir temele sahip olurlarsa zararlı olan her şeye ‘Hayır!’ diyebilirler” (Grégoire, Kongo Demokratik Cumhuriyeti).
“Terbiye ederken kararlı, adil ve tutarlı olmalısınız. Çocuklar, yanlış yaptıkları takdirde bunun sonucunun ne olacağını anlamalı ve söylediğinizi yapacağınızı bilmeliler” (Owen, İngiltere).
-