Watchtower ONLINE KÜTÜPHANE
Watchtower
ONLINE KÜTÜPHANE
Türkçe
  • KUTSAL KİTAP
  • YAYINLAR
  • İBADETLER
  • Yeryüzünde Sonsuz Yaşam: Tanrı’nın Verdiği Bir Ümit
    Gözcü Kulesi—2009 | 15 Ağustos
    • Yeryüzünde Sonsuz Yaşam: Tanrı’nın Verdiği Bir Ümit

      “Tüm yaratılanlar . . . . boş bir çabaya mahkûm edilmişti; onu mahkûm eden bunu bir ümide dayandırarak yapmıştı” (ROM. 8:20).

      1, 2. (a) Yeryüzünde sonsuz yaşam ümidi bizim için neden önemlidir? (b) Birçok insan bu ümide neden şüpheyle yaklaşıyor?

      İNSANLARIN çok yakında artık yaşlanıp ölmeyeceğini ve yeryüzünde sonsuza dek yaşayacağını ilk öğrendiğinizde ne kadar sevindiğinizi herhalde hatırlarsınız (Yuhn. 17:3; Vah. 21:3, 4). Kutsal Kitaba dayanan bu ümidi başkalarıyla paylaşmak için can atmış olmalısınız. Zaten yeryüzünde sonsuz yaşam ümidi duyurduğumuz iyi haberin ayrılmaz bir kısmıdır. Bu ümit hayata bakış açımızı, yaşam biçimimizi ve sorunlarla mücadele etme tarzımızı etkiler.

      2 Hıristiyan Âleminin mezhepleri yeryüzünde sonsuz yaşam ümidini çoğunlukla göz ardı etti. Kutsal Kitap insanın herhangi bir kısmının ölümden sonra yaşamaya devam ettiğini öğretmez. Oysa çoğu kilise, insanın ölümsüz bir canı olduğunu ve onun ölümden sonra ruhi diyarda yaşamaya devam ettiğini öğretir (Hez. 18:20). Bu nedenle birçok kişi, insanın yeryüzünde sonsuza dek yaşayacağı inancına şüpheyle yaklaşır. O halde şunları sorabiliriz: Bu ümit gerçekten Kutsal Kitapta yer alıyor mu? Eğer öyleyse Tanrı insanlara bu ümitten ilk ne zaman söz etti?

      “Bir Ümide Dayandırarak”

      3. Tanrı’nın insanlıkla ilgili başlangıçta belirttiği amacı neydi?

      3 Yehova, insanlıkla ilgili amacını başlangıçta belirtmişti. Âdem itaatli olursa sonsuza dek yaşayacaktı (Başl. 2:9, 17; 3:22). Âdem’in torunları insanın kusursuzluğunu nasıl kaybettiğini mutlaka öğrenmişti. Aden bahçesine girişin engellenmesi ve insanların yaşlanıp ölmesi bunu gösteren açık kanıtlardı (Başl. 3:23, 24). Zamanla insan ömrü kısaldı. Âdem 930 yıl yaşadı. Tufan’da hayatta kalan Sam sadece 600 yıl, oğlu Arpakşad ise 438 yıl yaşadı. İbrahim’in babası Terah 205 yıl yaşadı. İbrahim 175, oğlu İshak 180 ve torunu Yakup 147 yaşında öldü (Başl. 5:5; 11:10-13, 32; 25:7; 35:28; 47:28). Birçok kişi insan ömrünün bu şekilde kısalmasının ne anlama geldiğini fark etmiş olmalı: Sonsuz yaşam beklentisi ortadan kalkmıştı. Peki sonsuz yaşamı tekrar elde edebileceklerine dair bir ümit var mıydı?

      4. Sadık kişiler Âdem’in yitirdiği nimetleri Tanrı’nın geri vereceğini neye dayanarak ümit etti?

      4 Tanrı’nın Sözü şöyle söyler: “Tüm yaratılanlar [insanlar] . . . . boş bir çabaya mahkûm edilmişti; onu mahkûm eden bunu bir ümide dayandırarak yapmıştı” (Rom. 8:20). Hangi ümit? Kutsal Kitaptaki ilk peygamberlik sözü, ‘yılanın başını ezecek’ bir ‘soya’ işaret etti (Başlangıç 3:1-5, 15’i okuyun). Bu ‘soyla’ ilgili vaat, sadık insanlara, Tanrı’nın insanlıkla ilgili amacından vazgeçmeyeceği konusunda güvence verdi. Bu vaat Habil ve Nuh gibi kişilerin Âdem’in yitirdiği nimetleri Tanrı’nın geri vereceğini ümit etmesi için bir temel sağladı. Bu sadık kişiler ‘soyun topuğunu yaralamanın’ kan akıtılmasını gerektirdiğini fark etmiş olabilir (Başl. 4:4; 8:20; İbr. 11:4).

      5. İbrahim’in dirilmeye iman ettiğini gösteren nedir?

      5 İbrahim’i ele alalım. O sınandığında ‘biricik oğlu İshak’ı sunma noktasına kadar geldi’ (İbr. 11:17). Neden bunu yapmaya istekliydi? (İbraniler 11:19’u okuyun). Çünkü dirilmeye inanıyordu. İbrahim’in buna inanmak için bir dayanağı vardı. Yehova, İbrahim’in üreme gücünü tekrar canlandırmış, ona ve karısı Sara’ya yaşlılıklarında bir oğul vermişti (Başl. 18:10-14; 21:1-3; Rom. 4:19-21). İbrahim, Tanrı’nın ona verdiği şu vaadi de biliyordu: “Sana vaat edilen soy İshak’tan gelecek” (Başl. 21:12). Bu nedenle İbrahim’in, Tanrı’nın İshak’ı dirilteceğini beklemek için sağlam nedenleri vardı.

      6, 7. (a) Yehova İbrahim’e hangi vaatte bulundu? (b) Yehova’nın İbrahim’e verdiği vaat, insanlığa nasıl ümit verdi?

      6 Yehova İbrahim’in olağanüstü imanından dolayı ‘soyuyla’ ilgili onunla bir ahit yaptı (Başlangıç 22:18’i okuyun). ‘Soyun’ başlıca kısmının İsa Mesih olduğu anlaşıldı (Gal. 3:16). Yehova İbrahim’e “Soyunu göğün yıldızları, deniz kıyısındaki kum taneleri kadar çoğaltacağım” dedi; fakat İbrahim bu sayının ne olacağını bilmiyordu (Başl. 22:17). Bununla birlikte bu daha sonra açıklandı. “Soy”, İsa Mesih ve onunla birlikte Krallığında hüküm sürecek 144.000 kişiden oluşuyordu (Gal. 3:29; Vah. 7:4; 14:1). İşte bu Krallık aracılığıyla “yeryüzündeki tüm milletler nimetler elde edecek.”

      7 İbrahim, Yehova’nın onunla yaptığı ahdin önemini ve anlamını tam olarak kavrayamazdı. Yine de Kutsal Kitabın dediği gibi “temelleri sağlam şehri bekliyordu” (İbr. 11:10). Bu şehir Tanrı’nın Krallığıdır. Krallığın yönetimi altında nimetler tadabilmek için İbrahim tekrar yaşamalıdır. Yeryüzünde sonsuza dek yaşaması ancak diriltilmesiyle mümkün olacaktır. Gelecekte de Armagedon’da sağ kalan ya da diriltilen kişiler sonsuza dek yaşayabilecekler (Vah. 7:9, 14; 20:12-14).

      “İçimde Ruhun Baskısını Hissediyorum”

      8, 9. Eyüp kitabının tek bir insanın yaşadığı sınavları anlatmakla kalmadığı neden söylenebilir?

      8 İbrahim’in torununun oğlu olan Yusuf’un dönemiyle Musa peygamberin dönemi arasında Eyüp isimli bir adam yaşamıştı. Kutsal Yazıların bir kısmı olan ve büyük olasılıkla Musa’nın kaleme aldığı Eyüp kitabı, Yehova’nın Eyüp’ün acı çekmesine neden izin verdiğini ve sonuçta ne olduğunu anlatır. Fakat bu kısım tek bir insanın yaşadığı sınavları anlatmakla kalmaz evrensel önem taşıyan davaları da konu eder. Ayrıca Yehova’nın evreni doğru şekilde yönettiğine ışık tutar ve Aden’de ortaya atılan davanın Tanrı’nın yeryüzündeki tüm hizmetçilerinin sadakatini ve gelecekle ilgili beklentilerini etkilediğini gösterir. Eyüp bu davayı anlayamadığı halde üç arkadaşının sözlerinden etkilenmedi ve sadakatini bozduğunu düşünmedi (Eyüp 27:5). Bu, sadakatimizi koruyabileceğimizi ve Yehova’nın egemenliğini destekleyebileceğimizi anlamamıza yardım etmeli, ayrıca imanımızı güçlendirmeli.

      9 Eyüp’ü sözümona teselli etmeye gelen arkadaşları sözlerini bitirince “Buz’lu Barakel oğlu Elihu söze başladı.” O neden konuşma gereği duydu? “Diyecek çok sözüm var” dedi, “İçimde ruhun baskısını hissediyorum” (Eyüp 32:5, 6, 18). Elihu’nun ilhamla söyledikleri Eyüp’ün sıkıntıları sona erince gerçekleştiyse de, sözleri tüm insanlar için de anlam taşır. Tanrı’ya sadık kalmak isteyen herkese ümit verir.

      10. Yehova’nın tek bir kişiye ilettiği mesajın genel olarak tüm insanlık için geçerli olabileceğini gösteren bir örnek verin.

      10 Bazen Yehova’nın tek bir kişiye ilettiği mesaj genel olarak tüm insanlık için geçerli olabilir. Daniel’in peygamberlik sözleri buna bir örnektir. O Babil Kralı Nabukadnezar’ın çok yüksek bir ağacın kesilip devrilmesiyle ilgili rüyasından söz etti (Dan. 4:10-27). Bu rüya Nabukadnezar’ın hayatında gerçekleştiyse de daha büyük çapta bir olaya da işaret ediyordu. Ayrıca Kral Davut’un soyundan gelen biri aracılığıyla hüküm süren Tanrı’nın Krallığının MÖ 607’de kesintiye uğrayıp 2.520 yıl sonra tekrar hüküm sürmeye başlayacağına işaret etti.a Tanrı’nın egemenliği 1914’te İsa Mesih’in gökte kral olarak tahta geçmesiyle tekrar hüküm sürmeye başladı. Krallık yönetiminin çok yakında itaatli insanların ümitlerini nasıl gerçekleştireceğini bir düşünün!

      “Onu Çukura İnmekten Kurtar”

      11. Elihu’nun sözleri Tanrı hakkında ne gösterir?

      11 Elihu Eyüp’e cevap verirken bir melekten söz etti. O, “insana kendisi için doğru olanı anlatacak bir sözcü, bin kişide bir” bulunabilecek bir ulaktı. Bu ulak insandan ‘hoşlansın diye Tanrı’ya yalvarırsa’ sonuç ne olur? Tanrı insana “lütuf gösterip der ki, ‘Onu çukura inmekten kurtar, Ben bir fidye buldum! Teni gençlik çağındakinden körpe olsun, gençlik günlerindeki dinçliğine yeniden kavuşsun’” (Eyüp 33:23-26). Bu sözler Tanrı’nın tövbe eden insanların suçlarını örten bir örtü gibi “bir fidye” kabul etmeye istekli olduğunu gösterdi (Eyüp 33:24).

      12. Elihu’nun sözleri genel olarak tüm insanlarla ilgili hangi ümidi sağlar?

      12 Herhalde Elihu fidyenin anlamını o sırada tam olarak kavrayamamıştı (Dan. 12:8; 1. Pet. 1:10-12). Bununla birlikte, Elihu’nun sözleri Tanrı’nın ileride bir fidyeyi kabul edeceğine ve insanın artık yaşlanıp ölmeyeceğine dair ümidi yansıttı. Bu sözler muhteşem sonsuz yaşam ümidini ortaya koydu. Aynı zamanda Eyüp kitabı ölülerin dirileceğini de gösteriyor (Eyüp 14:14, 15).

      13. Elihu’nun sözleri imanlı kişiler için ne anlama gelir?

      13 Bugün Elihu’nun sözleri bu ortam yok edilirken hayatta kalmayı ümit eden milyonlarca imanlı kişi için büyük anlam taşımaya devam ediyor. Hayatta kalanlar arasındaki yaşlılar gençlik günlerindeki dinçliklerine yeniden kavuşacaklar (Vah. 7:9, 10, 14-17). Diriltilen kişileri tıpkı gençliklerinde olduğu gibi dinç görme ümidi sadık insanları bugün hâlâ heyecanlandırıyor. Tabii hem İsa’nın meshedilmiş takipçileri için gökte ölümsüzlüğü alma ümidi hem de ‘başka koyunlarının’ yeryüzünde sonsuza dek yaşama ümidi Mesih’in kurban olarak sağladığı fidyeye iman etmelerine bağlıdır (Yuhn. 10:16; Rom. 6:23).

      Ölümü Yutup Yok Edecek

      14. İsrailoğullarının sonsuz yaşam ümidine sahip olması için Musa Kanunundan daha üstün bir şeye ihtiyaç duyduklarını gösteren nedir?

      14 İbrahim’in soyu Tanrı’yla ahde dayanan bir ilişki kurduktan sonra bağımsız bir millet oldu. Yehova onlara Kanununu verdiği zaman “Kanunlarıma ve hükümlerime uyacaksınız; onlara uyan bu sayede yaşayacaktır” dedi (Lev. 18:5). Ancak İsrailoğulları Musa Kanununun kusursuz standartlarına uygun yaşayamadıklarından Kanun tarafından mahkûm edildiler ve bu mahkûmiyetten kurtarılmaya muhtaçtılar (Galatyalılar 3:13’ü okuyun).

      15. Yehova’nın yönlendirmesiyle Davut gelecekle ilgili hangi ümitten söz etti?

      15 Musa’dan sonra başka Kutsal Kitap yazarları da Yehova’nın yönlendirmesiyle sonsuz yaşam ümidinden bahsetti (Mezm. 21:4; 37:29). Örneğin Mezmur yazarı Davut, Sion’da Tanrı’ya tapınanların birlik içinde olduğunu anlattığı bir mezmurun sonunda şunları söyledi: “Yehova orada bereketin, sonsuz yaşamın olmasını emretti” (Mezm. 133:3).

      16. Yehova İşaya aracılığıyla ‘tüm dünyanın’ geleceği hakkında hangi vaatte bulundu?

      16 Yehova İşaya’ya yeryüzündeki sonsuz yaşamı anlatmasını söyledi (İşaya 25:7, 8’i okuyun). Günlerimizde günah ve ölüm boğucu bir “örtü” gibi insanlığın üzerine çökmüş durumda. Fakat Yehova toplumuna günah ve ölümü yutup yok edeceği, yani “tüm dünyadan” kaldıracağı güvencesini veriyor.

      17. Mesih’in önceden bildirilen hangi rolü sonsuz yaşam ümidi sağladı?

      17 “Azazel için” keçi gönderilirken yapılanları ele alalım. Musa Kanununa göre her yıl Kefaret Gününde başkâhin ‘iki elini de canlı keçinin başına koyar, İsrailoğullarının tüm suçlarını itiraf edip bunları keçinin başına yükler ve keçi onların tüm suçlarını çöle taşırdı’ (Lev. 16:7-10, 21, 22). İşaya benzer bir rol oynayacak olan Mesih’in geleceğini bildirdi. Mesih birçoklarının ‘hastalıklarını, acılarını ve günahını yüklenerek’ sonsuz yaşam ümidi sağladı (İşaya 53:4-6, 12’yi okuyun).

      18, 19. İşaya 26:19 ve Daniel 12:13’te hangi ümit vurgulanıyor?

      18 Yehova İşaya aracılığıyla toplumu İsrail’e şunları söyledi: “Senin ölülerin yaşayacak. Benim cesetlerim dirilecek. Ey toprakta yatanlar, uyanın, sevinçle haykırın! Çünkü senin çiyin ebegümeci üzerindeki çiye benziyor; yeryüzü ölümün tutsaklarını bağrından çıkaracak” (İşa. 26:19). İbranice Kutsal Yazılar insanların yeryüzünde dirilip yaşayacakları ümidini açıkça ortaya koyuyor. Örneğin, Yehova yaklaşık 100 yaşındaki Daniel’e şu güvenceyi verdi: “Rahata erecek, günlerin sonunda kendi payını almak için kalkacaksın” (Dan. 12:13).

      19 Dirilmeye iman eden Marta ölen kardeşi hakkında İsa’ya “Biliyorum, son günde, dirilme sırasında kalkacak” dedi (Yuhn. 11:24). Peki İsa’nın öğrettikleri ve öğrencilerinin ilhamla yazdıkları bu beklentiyi değiştirdi mi? Yehova insanlığa hâlâ yeryüzünde sonsuza dek yaşama ümidi veriyor mu? Bu soruların cevaplarını sonraki makalede ele alacağız.

      [Dipnot]

      a Daniel’in Peygamberliğine Dikkat Edin! kitabının 6. bölümüne bakın.

  • Yeryüzünde Sonsuz Yaşam: İsa’nın Da Doğruladığı Bir Ümit
    Gözcü Kulesi—2009 | 15 Ağustos
    • Yeryüzünde Sonsuz Yaşam: İsa’nın Da Doğruladığı Bir Ümit

      “[Tanrı] gözlerinden bütün gözyaşlarını silecek. Artık ölüm olmayacak” (VAH. 21:4).

      1, 2. Birinci yüzyılda yaşayan birçok Yahudinin yeryüzünde sonsuza dek yaşamayı ümit ettiğini nereden biliyoruz?

      ZENGİN ve saygın genç bir adam koşarak İsa’nın yanına geldi ve önünde diz çöküp ona şöyle sordu: “İyi Öğretmen, sonsuz yaşamı miras almak için ne yapmalıyım?” (Mar. 10:17). Genç adamın söz ettiği sonsuz yaşam nerede olacaktı? Önceki makalede ele aldığımız gibi Tanrı bu olaydan yüzyıllar önce Yahudilere dirilme ve yeryüzünde sonsuza dek yaşama ümidi vermişti. Birinci yüzyıldaki birçok Yahudi hâlâ bunu ümit ediyordu.

      2 İsa’nın dostlarından biri olan Marta, ölen kardeşi hakkında, “Biliyorum, son günde, dirilme sırasında kalkacak” derken herhalde yeryüzündeki dirilmeyi kastediyordu (Yuhn. 11:24). Gerçi o dönemde yaşayan Sadukiler dirilmeye inanmıyordu (Mar. 12:18). Fakat Kutsal Kitap bilgini George Foot Moore o dönemi anlatan kitabında şöyle dedi: “Milattan önce birinci veya ikinci yüzyıla ait yazılar birçok kişinin, ölmüş olanların bir gün dirilip yeryüzünde yaşayacaklarına inandığını doğruluyor” (Judaism in the First Centuries of the Christian Era). İsa’yla konuşan zengin adamın istediği şey yeryüzünde sonsuza dek yaşamaktı.

      3. Bu makalede hangi soruları ele alacağız?

      3 Bugün birçok Kutsal Kitap bilgini ve din, yeryüzünde sonsuza dek yaşama ümidinin İsa’nın öğretilerinden biri olmadığını söylüyor. Çoğu insan öldükten sonra gökte yaşamaya devam edeceğine inanıyor. Dolayısıyla Yunanca Kutsal Yazıları okuyan birçok kişi “sonsuz yaşam” ifadesine rastladığında bunun sadece gökteki yaşama atfettiğini düşünüyor. Bu doğru mu? İsa sonsuz yaşamdan bahsettiğinde ne demek istedi? Öğrencileri neye inandı? Yunanca Kutsal Yazılar yeryüzünde sonsuz yaşam ümidini destekliyor mu?

      “Yenilenme Çağında” Sonsuz Yaşam

      4. “Yenilenme çağında” neler olacak?

      4 Kutsal Kitap, İsa’nın meshedilmiş takipçilerinin gökte diriltilip yeryüzü üzerinde hüküm süreceklerini öğretiyor (Luka 12:32; Vah. 5:9, 10; 14:1-3). Bununla birlikte, İsa sonsuz yaşamdan söz ettiğinde sadece bu grubu düşünmüyordu. Zengin genç adam İsa’nın takipçisi olabilmek için her şeyini bırakması gerektiğini öğrenip kederli bir şekilde gittikten sonra İsa’nın, öğrencilerine söylediklerini ele alalım (Matta 19:28, 29’u okuyun). İsa elçilerine, kral olarak hüküm sürüp “İsrail’in on iki kabilesini”, yani gökte hüküm sürecek olanlar dışındaki tüm insanları yargılayacaklarını söyledi (1. Kor. 6:2). Ayrıca onun takipçisi olan ‘herkesin’ alacağı ödülden de söz etti. Onlar da “sonsuz yaşamı miras alacak.” Bütün bunlar “yenilenme çağında” olacak.

      5. İsa “yenilenme çağı” ifadesiyle ne kastetti?

      5 İsa’nın kullandığı “yenilenme çağı” ifadesi ne anlama geliyordu? İsa bu ifadeyi hiçbir açıklama yapmadan kullandığına göre Yahudilerin yüzlerce yıldır ümit ettiği şeyden söz ettiği açıktı. Bu ümit dünyanın, Âdem ve Havva’nın Aden bahçesinde günah işlemeden önceki durumuna kavuşturulacağı ümidiydi. Yenilenme çağı geldiğinde Tanrı’nın “yeni gökler ve yeni bir yer yaratıyorum” vaadi gerçekleşecek (İşa. 65:17).

      6. Koyunlar ve keçilerle ilgili örnek, sonsuz yaşam hakkında bize ne öğretir?

      6 İsa bu ortamın sonunu anlatırken tekrar sonsuz yaşamdan söz etti (Mat. 24:1-3). Şöyle dedi: “İnsanoğlu bütün meleklerle birlikte ihtişamıyla gelince, o zaman yüce tahtına oturacak. Bütün milletler onun önünde toplanacak ve o, bir çobanın koyunları keçilerden ayırması gibi insanları birbirinden ayıracak.” Olumsuz hüküm alanlar “sonsuz ölüme, fakat doğru kişiler sonsuz yaşama gidecekler.” Mesih’in ruhla meshedilmiş ‘kardeşlerini’ vefayla destekleyen “doğru kişiler”, sonsuz yaşam alacaklar (Mat. 25:31-34, 40, 41, 45, 46). Meshedilmişler gökteki Krallıkta hüküm sürmek üzere seçildiklerine göre “doğru kişiler” bu Krallığın yeryüzündeki tebaaları olmalı. Kutsal Kitap şunları bildiriyor: “Denizden denize, ırmaktan yerin uçlarına kadar onun [Yehova’nın atadığı Kralın] tebaaları olacak” (Mezm. 72:8). Onlar yeryüzünde sonsuza dek yaşayacak.

      Yuhanna İncili Ne Gösteriyor?

      7, 8. İsa Nikodimos’a hangi iki farklı ümitten söz etti?

      7 Matta, Markos ve Luka İncillerinde kaydedilmiş olduğu gibi İsa, yukarıda anlatılan olaylarda “sonsuz yaşam” ifadesini kullandı. Anlaşılan Yuhanna İncili İsa’nın sonsuz yaşamla ilgili sözlerini 17 kez alıntıladı. İsa’nın yeryüzünde sonsuza dek yaşama ümidiyle ilgili neler söylediğini görmek için bunlardan bazılarını ele alalım.

      8 Yuhanna’ya göre İsa sonsuz yaşamdan ilk kez, Nikodimos adlı bir Ferisiye söz etti. Ona şöyle dedi: “Bir kişi sudan ve ruhtan doğmadıkça Tanrı’nın krallığına giremez.” Gökteki Krallığa girmek için ‘yeniden doğmak’ gerekir (Yuhn. 3:3-5). Fakat İsa’nın tüm söyleyecekleri bu kadar değildi. Sonra, tüm insanlığı ilgilendiren bir ümit hakkında konuştu (Yuhanna 3:16’yı okuyun). İsa meshedilmiş takipçileri için gökte, diğer insanlar içinse yeryüzünde sonsuz yaşam ümidinden söz etti.

      9. İsa Samiriyeli kadınla hangi ümit hakkında konuştu?

      9 İsa Yeruşalim’de Nikodimos’la konuştuktan sonra kuzeye Celile’ye gitti. Samiriye yakınlarındaki Sihar şehrinde bulunan Yakup’un kuyusunun başında bir kadınla konuştu. Kadına şöyle dedi. “Benim kendisine vereceğim sudan içen bir daha asla susamaz. Ona vereceğim su, sonsuz yaşam vermek için içinde fışkıran bir su pınarı olur” (Yuhn. 4:5, 6, 14). Su, yeryüzünde yaşayacak olanlar da dahil, tüm insanlığın tekrar sonsuza dek yaşaması için Tanrı’nın yaptığı düzenlemeleri temsil eder. Vahiy kitabında Tanrı’nın şunları söylediği belirtiliyor: “Her susayana hayat pınarından ücretsiz olarak su vereceğim” (Vah. 21:5, 6; 22:17). Böylece İsa Samiriyeli kadınla konuşurken sadece Krallığı miras alacak meshedilmiş kişileri değil yeryüzünde yaşayacak imanlı kişileri de kastetti.

      10. İsa Beytzata havuzu yakınında bir adamı iyileştirdikten sonra muhaliflerine sonsuz yaşam hakkında ne dedi?

      10 Ertesi yıl İsa tekrar Yeruşalim’deyken Beytzata havuzu yakınında, hasta bir adamı iyileştirdi. Sonra, yaptıklarını eleştiren Yahudilere “Oğul kendiliğinden hiçbir şey yapamaz, yalnızca Babasından gördüklerini yapar. . . . . [Baba] bütün hüküm yetkisini Oğula vermiştir” dedi. “Söylediklerimi işitip beni gönderene inanan, sonsuz yaşam elde eder.” Sonra şöyle devam etti: “Mezarlarda olan herkesin onun [İnsanoğlunun] sesini işitip çıkacağı zaman geliyor. O zaman, iyi işler yapanlar yaşam için, kötü işler yapanlar da hüküm için dirilmiş olacaklar” (Yuhn. 5:1-9, 19, 22, 24-29). İsa onlara, Yahudilerin yeryüzünde sonsuza dek yaşamak üzere beslediği ümidi gerçekleştireceğini ve bunu, ölüleri dirilterek yapmak üzere Tanrı tarafından atandığını açıkladı.

      11. İsa’nın Yuhanna 6:48-51’de kayıtlı sözlerinin, yeryüzünde sonsuz yaşam ümidini içerdiğini nereden biliyoruz?

      11 Celile’de İsa binlerce kişiyi mucizevi şekilde ekmek ve balıkla doyurdu ve bu kişiler onu takip etmeye başladı. Sonra İsa onlara başka tür bir ekmekten, ‘hayat ekmeğinden’ söz etti (Yuhanna 6:40, 48-51’i okuyun). “Vereceğim ekmek kendi bedenimdir” dedi. İsa yaşamını sadece kendisiyle birlikte gökteki Krallıkta hüküm sürecek olan kişiler için değil aynı zamanda fidyeyle kurtarılabilecek insanlık ‘dünyasının yaşamı uğruna’ verdi. “Biri bu ekmekten yerse”, yani İsa’nın fidyesinin kurtarma gücüne iman ederse sonsuz yaşamı almayı ümit edebilir. Aslında ‘sonsuz yaşama’ atfeden ifade, Mesih’in hükümdarlığı sırasında yeryüzünde sonsuza dek yaşamakla ilgili ümidi içeriyordu; Yahudiler bu ümide zaten uzun zamandır sahipti.

      12. İsa ‘koyunlarına sonsuz yaşam vereceğini’ söylerken hangi ümide değiniyordu?

      12 Daha sonra Adama Bayramı sırasında Yeruşalim’deyken İsa muhaliflerine şöyle dedi: “Siz inanmıyorsunuz; çünkü benim koyunlarımdan değilsiniz. Koyunlarım benim sesimi dinler, ben onları tanırım, onlar da peşimden gelir. Onlara sonsuz yaşam vereceğim” (Yuhn. 10:26-28). İsa sadece gökteki yaşamdan mı söz ediyordu? Yoksa yeryüzündeki cennette sonsuza dek yaşamayı da kastediyor muydu? İsa hemen öncesinde takipçilerini rahatlatmak için şunları söylemişti: “Ey küçük sürü, korkma! Çünkü Babanız krallığı size vermeyi uygun gördü” (Luka 12:32). Oysa yine aynı bayram sırasında şunları söyledi: “Bu ağıldan olmayan başka koyunlarım da var. Onları da getirmeliyim” (Yuhn. 10:16). Dolayısıyla İsa’nın muhalifleriyle konuşurken söyledikleri, iki farklı ümide atfediyordu; “küçük sürü” için gökte yaşam ümidi ve sayıları milyonlara varan “başka koyunlar” için yeryüzünde sonsuz yaşam ümidi.

      Açıklanması Gerekmeyen Bir Ümit

      13. İsa “Sen benimle birlikte Cennette olacaksın” derken ne söylemek istedi?

      13 İsa işkence direğinde ıstırap çekerken insanlığın ümidiyle ilgili çürütülemez bir kanıt daha sundu. Yanındaki suçlu “Ey İsa, kral olduğunda beni hatırla” dedi. Bunun üzerine İsa “Gerçekten de bugün sana diyorum ki, sen benimle birlikte Cennette olacaksın” diye ona söz verdi (Luka 23:42, 43). Anlaşılan bu adam Yahudiydi, bu nedenle Cennet hakkında açıklamaya ihtiyacı yoktu. Gelecekte yeryüzünde sonsuza dek yaşamakla ilgili ümidi zaten biliyordu.

      14. (a) Gökteki yaşamla ilgili ümidin elçilere yabancı olduğunu gösteren nedir? (b) İsa’nın takipçileri gökte yaşama ümidini ne zaman net olarak anladı?

      14 Aslında İsa’nın sözlerinde açıklanması gereken şey gökte yaşama ümidiydi. İsa öğrencilerine, onlara yer hazırlamak için göğe gittiğinden söz ettiği zaman öğrencileri ne demek istediğini anlamadı (Yuhanna 14:2-5’i okuyun). Sonra onlara “Aslında size daha çok söyleyeceklerim var” dedi, “fakat şu anda bunları kaldıramazsınız. Ancak o, hakikat ruhu gelince, her hakikati anlamanız için size yol gösterecek” (Yuhn. 16:12, 13). İsa’nın takipçileri gökte hüküm süreceklerini ancak MS 33 yılındaki Pentekost’ta, gelecekte krallar olmak üzere Tanrı’nın ruhuyla meshedildikleri zaman anladılar (1. Kor. 15:49; Kol. 1:5; 1. Pet. 1:3, 4). Gökte yaşama ümidi yeni bir açıklamaydı ve Yunanca Kutsal Yazılarda geçen ilham edilmiş mektupların odak noktası oldu. Peki bu mektuplarda da yeryüzünde sonsuz yaşam ümidi pekiştiriliyor mu?

      İlham Edilmiş Mektuplar Ne Söyler?

      15, 16. İbranilere mektup ve Petrus’un sözleri, yeryüzünde sonsuz yaşam ümidine nasıl işaret eder?

      15 Pavlus, İbranilere yazdığı mektupta iman kardeşlerine “kutsal kardeşler, gökte yaşama çağrısına ortak olanlar” diye hitap etti. Ancak Tanrı’nın ‘gelecekteki yeryüzünü’ İsa’nın yetkisine verdiğini de söyledi (İbr. 2:3, 5; 3:1). Yunanca Kutsal Yazılarda “yeryüzü” olarak tercüme edilen orijinal kelime sadece insanların yaşadığı yeryüzüne atfeder. Dolayısıyla “gelecekteki yeryüzü” ifadesi, ileride İsa Mesih’in yönetiminde yeryüzünde kurulacak ortamı anlatır. İsa o zaman Tanrı’nın şu vaadini gerçekleştirecek: “Doğrular yeryüzünü mülk edinir, orada sonsuza dek otururlar” (Mezm. 37:29).

      16 Tanrı, Petrus’a da insanlığın geleceği hakkında şunları yazdırdı: “Şu anki gökler ve yer de ateş için saklanıyor; Tanrı’dan korkmayan insanların yok edileceği hüküm gününe dek alıkonuyor” (2. Pet. 3:7). Peki “gökler” diye anlatılan bugünkü yönetimlerin ve kötü insan toplumunun yerini ne alacak? (2. Petrus 3:13’ü okuyun). “Yeni gökler”, yani Mesih yönetimindeki Tanrı’nın Krallığı ve “yeni bir yer”, yani Tanrı’nın gerçek hizmetçilerinden oluşan ve doğruluğu seven bir insan toplumu.

      17. İnsanlığın sahip olduğu ümit Vahiy 21:1-4’te nasıl tarif ediliyor?

      17 Kutsal Yazıların son kitabında yer alan, insanların kusursuzluğa erişmesiyle ilgili görüntü yüreklerimizde coşku uyandırır (Vahiy 21:1-4’ü okuyun). İlk insan çifti Aden bahçesinde günah işlediğinden beri imanlı insanlığın ümidi bu olmuştur. Doğru kişiler yeryüzündeki cennette yaşlanmadan sonsuza dek yaşayacak. Hem İbranice Kutsal Yazılar hem de Yunanca Kutsal Yazılar bu ümide sağlam bir dayanak oluşturur ve bu ümit bugün hâlâ Yehova’nın hizmetçilerini güçlendirmeye devam eder (Vah. 22:1, 2).

  • Yeryüzünde Sonsuz Yaşam: Yeniden Aydınlığa Çıkarılan Bir Ümit
    Gözcü Kulesi—2009 | 15 Ağustos
    • Yeryüzünde Sonsuz Yaşam: Yeniden Aydınlığa Çıkarılan Bir Ümit

      “Ey Daniel, son vakte kadar bu sözleri sakla. . . . . Birçokları araştıracak ve gerçek bilgi çoğalacak” (DAN. 12:4).

      1, 2. Bu makalede hangi sorular ele alınacak?

      GÜNÜMÜZDE milyonlarca insan, yeryüzündeki cennette sonsuza dek yaşama ümidinin Kutsal Yazılara dayandığını açıkça anlıyor (Vah. 7:9, 17). Tanrı insanı yarattığında, insanoğlunun sadece birkaç yıl yaşayıp ölmesi için değil sonsuza dek yaşaması için yaratıldığını ortaya koydu (Başl. 1:26-28).

      2 Âdem’in kaybettiği kusursuzluğa insanoğlunun yeniden erişmesi İsrailoğullarının beslediği ümidin bir kısmıydı. Yunanca Kutsal Yazılar, Tanrı’nın cennet yeryüzünde sonsuz yaşamı nasıl mümkün kılacağını açıklar. Peki bu ümidin neden yeniden aydınlığa çıkarılması gerekti? Bu ümit nasıl gün ışığına çıkarıldı ve nasıl milyonlarca insana anlatıldı?

      Karanlığa Gömülen Bir Ümit

      3. Yeryüzünde sonsuz yaşam ümidinin karanlığa gömülmesi neden şaşırtıcı değildir?

      3 İsa peygamber sahte peygamberlerin onun öğretilerini çarpıtacağını ve çoğu insanı saptıracağını önceden bildirdi (Mat. 24:11). Petrus İsa’nın takipçilerini şöyle uyardı: “Sizin aranızda da sahte öğretmenler olacaktır” (2. Pet. 2:1). Pavlus şöyle dedi: “Öyle bir dönem gelecek ki, insanlar bu sağlıklı öğretime katlanamayacak ve kulaklarına hoş gelen şeyleri duymak için kendi arzularına göre öğretmenler toplayacaklar” (2. Tim. 4:3, 4). İnsanları saptırmak isteyen aslında Şeytan’dı ve Tanrı’nın insanlık ve dünyayla ilgili amacı hakkındaki ümit veren hakikati karanlığa gömmek için hakikat yolundan sapan Hıristiyan Âlemini kullandı (2. Korintoslular 4:3, 4’ü okuyun).

      4. Hakikat yolundan sapan din adamları, insanlarla ilgili hangi ümidi kabul etmediler?

      4 Kutsal Yazıların açıkladığı gibi Tanrı’nın Gökteki Krallığı tüm insan yönetimlerini ezip sona erdirecek (Dan. 2:44). Mesih’in Bin Yıllık Hükümdarlığı sırasında Şeytan dipsiz derinliklere kapatılacak, ölüler diriltilecek ve insanlık yeryüzünde tekrar kusursuzluğa kavuşturulacak (Vah. 20:1-3, 6, 12; 21:1-4). Bununla birlikte hakikat yolundan sapan Hıristiyan Âleminin din adamları başka fikirler ileri sürdüler. Örneğin üçüncü yüzyıl Kilise Babalarından biri olan İskenderiyeli Origenes, binyılın yeryüzüne nimetler getireceğine inananları mahkûm etti. Katolik ilahiyatçı Hippolu Augustinus (MS 354-430) “Binyılın hiçbir zaman olmayacağını savundu” (The Catholic Encyclopedia).a

      5, 6. Origenes ve Augustinus binyıl inanışına neden karşı çıktı?

      5 Origenes ve Augustinus binyıl inanışına neden karşı çıktı? Origenes Yunan inanışından etkilenerek ölümsüz can fikrini kabul etti. Bir ilahiyatçıya göre Platon’un (Eflatun) canla ilgili görüşlerinden etkilenen Origenes “Hıristiyan öğretilerine Platon’dan aldığı ölmez canla ilgili öğretilerin kapsamlı ayrıntılarını soktu” (Werner Jaeger). Ayrıca binyılın getireceği nimetlerin yeryüzüyle ilgili değil gökle ilgili olduğunu öğretti.

      6 Daha önceleri Yeni-Platoncu olan Augustinus 33 yaşındayken, hakikat yolundan sapmış Hıristiyanlığı benimsedi; Yeni-Platoncular üçüncü yüzyılda filozof Plotinos tarafından geliştirilen Platon felsefesinin destekçileriydi. Augustinus din değiştirdikten sonra da Yeni-Platoncu fikirlerini korudu. Bir kaynağa göre “Yunan felsefesinin Platoncu geleneğiyle Yeni Ahit dinini kaynaştırmakta eşsiz bir rol oynadı” (The New Encyclopædia Britannica). Augustinus Vahiy kitabının 20. bölümünde anlatılan Bin Yıllık Hükümdarlık döneminin “simgesel bir anlatım” olduğunu söyledi. Ayrıca “Kendisinden sonra gelen ilahiyatçılar bu açıklamayı kabul etti ve bin yıllık dönemin yeryüzüne nimetler getireceği fikri kimse tarafından kabul edilmedi” (The Catholic Encyclopedia).

      7. İnsanlığın yeryüzünde sonsuz yaşam ümidini hangi sahte inanç zayıflattı? Nasıl?

      7 Eski Babil’de yaygın olan bir inanç, insanlığın yeryüzünde sonsuz yaşam ümidinin zayıflamasında büyük bir rol oynadı. Bu inanç, insanın fiziksel bedeninde geçici olarak barınan ölümsüz bir cana ya da ruha sahip olduğu inancıydı. Hıristiyan Âlemi bu görüşü benimsedikten sonra ilahiyatçılar gökteki ümidi anlatan ayetleri, sanki tüm insanların göğe gideceği öğretiliyormuş gibi çarpıttılar. Bu görüşe göre bir insanın yeryüzündeki hayatı, insanın gökte yaşamaya layık olup olmadığının sınandığı geçici bir dönemdir. Yahudilerin en başta sahip olduğu ümit de aynı şekilde çarpıtıldı. Yahudiler Yunanlıların insan canının doğuştan ölümsüz olduğu fikrini benimsedikçe yeryüzünde yaşamla ilgili asıl ümitleri kayboldu. Bu, Kutsal Kitapta anlatılan insandan ne kadar farklıdır! İnsan ruhi değil fiziksel bir varlıktır. Yehova ilk insana “Topraksın” demişti (Başl. 3:19). İnsan sonsuza kadar gökte değil yeryüzünde yaşayacaktı (Mezmur 104:5; 115:16’yı okuyun).

      Karanlıkta Parlayan Hakikat

      8. 1600’lü yıllarda yaşayan bazı bilginler insanlığın ümidi hakkında neler söyledi?

      8 Hıristiyan olduğunu söyleyen dinlerin çoğu yeryüzünde sonsuz yaşam ümidini inkâr etse de Şeytan hakikati karanlığa gömmekte her zaman başarılı olamadı. Çağlar boyunca, Kutsal Kitabı dikkatle okuyan az sayıda insan, Tanrı’nın insanlığı nasıl yeniden kusursuzluğa kavuşturacağını anladıkça hakikat ışığının parladığını gördü (Mezm. 97:11; Mat. 7:13, 14; 13:37-39). 1600’lü yıllara gelindiğinde Kutsal Yazıların tercüme edilmesi ve basılması, onu daha çok insanın elde etmesini mümkün kıldı. 1651 yılında bir bilginin yazdıklarına göre insanlık “Cenneti ve Yeryüzünde Sonsuz Yaşamı [Âdem yüzünden] kaybettiğinden” Mesih aracılığıyla da “herkes Yeryüzünde yaşamalıydı; aksi halde [Âdem’le Mesih’in] karşılaştırılması yerinde olmayacaktı” (1. Korintoslular 15:21, 22’yi okuyun). İngiliz edebiyatının en büyük şairlerinden John Milton (1608-1674) Paradise Lost (Kaybedilmiş Cennet) ve ardından Paradise Regained (Yeniden Kazanılan Cennet) kitaplarını yazdı. Milton bu iki eserinde, sadık insanların yeryüzündeki cennette alacakları ödülden söz etti. O hayatının büyük kısmını Kutsal Kitabı araştırmaya adadı, fakat Kutsal Yazılarla ilgili hakikatin Mesih’in hazır bulunuşuna kadar tam olarak anlaşılamayacağını düşünüyordu.

      9, 10. (a) Isaac Newton insanlığın ümidi hakkında ne yazdı? (b) Newton’a göre Mesih’in hazır bulunduğu dönem neden çok ilerideydi?

      9 Ünlü matematikçi Sir Isaac Newton da (1642-1727) Kutsal Kitaba derin bir ilgi duyuyordu. O kutsal kişilerin gökte yaşamak üzere diriltileceğini söylemekle birlikte görünmez şekilde hüküm süreceklerini fark etti (Vah. 5:9, 10). Bu Krallığın tebaaları hakkında şunları yazdı: “Hüküm gününden sonra ölümlüler yeryüzünde yaşamaya devam edecek, sadece 1000 yıl değil sonsuza dek.”

      10 Newton Mesih’in ancak yüzyıllar sonra hazır bulunacağını düşündü. Tarihçi Stephen Snobelen bu konuda şöyle dedi: “Newton’ın Tanrı’nın Krallığının bu kadar ileride geleceğini düşünmesinin bir nedeni, çevresindeki birçok kişinin hakikat yolundan sapıp üçleme öğretisini savunmasıydı; bu durum, onda büyük bir karamsarlığa yol açıyordu.” İyi haberin üzeri hâlâ örtülüydü. Newton iyi haberi duyurabilecek hiçbir Hıristiyan topluluk görmüyordu. Şöyle yazdı: “Daniel ve [Vahiy kitabında kayıtlı olan] Yuhanna’nın peygamberlik sözleri, son vakte kadar anlaşılmayacak.” Newton şöyle açıkladı: “Daniel ‘Birçokları araştıracak ve gerçek bilgi çoğalacak’ dedi. İncil, büyük sıkıntıdan ve dünyanın sonundan önce bütün milletlere duyurulmalıdır. Eğer bu iş yapılmazsa büyük sıkıntıdan çıkan ve ellerinde hurma dalları olan büyük kalabalığın sayılamayacak kadar büyük bir topluluk olması mümkün değildir” (Dan. 12:4; Mat. 24:14; Vah. 7:9, 10).

      11. Milton ve Newton’ın günlerindeki çoğu kişi için insanlığın ümidi neden hâlâ karanlıktaydı?

      11 Milton ve Newton’ın günlerinde kilisenin resmi doktrinlerine aykırı bir fikir ifade etmek çok tehlikeliydi. Bu nedenle Kutsal Kitap hakkındaki araştırmaları onlar öldükten sonra yayımlandı. 16. yüzyılda bazıları Katolik kilisesinden ayrılıp kilisenin öğretilerini reddettiler. Bu grup Protestanlar olarak adlandırıldı. Ancak canın doğuştan ölümsüz olduğu öğretisini düzeltmediler. En köklü Protestan kiliseleri Augustinus gibi binyılın gelecekte değil geçmişte olduğunu öğretti. Peki son vakitte bilgi çoğaldı mı?

      “Gerçek Bilgi Çoğalacak”

      12. Gerçek bilgi ne zaman çoğaldı?

      12 Daniel “son vakte” değinirken çok olumlu bir gelişme olacağından söz etti (Daniel 12:3, 4, 9, 10’u okuyun). İsa da “O zaman, doğru kişiler . . . . güneş gibi parlayacak” dedi (Mat. 13:43). Son vakitte gerçek bilgi nasıl çoğaldı? Şimdi, son vaktin başladığı 1914’ten önceki yıllar içinde meydana gelen bazı tarihsel gelişmeleri ele alalım.

      13. Russell kaybedilen kusursuzluğa yeniden kavuşmak konusunu inceledikten sonra neler yazdı?

      13 Birkaç samimi kişi 1800’lerin sonlarında “sağlıklı sözlerdeki örneği” anlamak için araştırma yapmaya başladı (2. Tim. 1:13). Bunlardan biri Charles Taze Russell’dı. 1870’te o ve hakikati arayan birkaç kişi, Kutsal Kitabı incelemek için bir grup kurdu. 1872’de ele aldıkları konulardan biri, insanlığın Âdem’in kaybettiği kusursuzluğa yeniden kavuşmasıydı. Daha sonra Russell şöyle yazdı: “İsa’nın meshedilmiş takipçilerinin oluşturduğu, şimdi sınanmakta olan cemaatin gökte yaşama ödülüyle yeryüzündeki sadık insanların ödülü arasındaki farkı o güne kadar anlayamamıştık.” İkinci grubun ödülü “ataları Âdem’in bir zamanlar Aden bahçesinde sahip olduğu kusursuz insan yapısına yeniden kavuşmaktı.” Russell Kutsal Kitabı incelerken başkalarının da ona yardımcı olduğunu belirtti. Bunlar kimlerdi?

      14. (a) Henry Dunn, Elçiler 3:21’in ne anlama geldiğini düşündü? (b) Dunn kimlerin yeryüzünde sonsuza dek yaşayacağını söyledi?

      14 Onlardan biri Henry Dunn’dı. O “Tanrı’nın eski devirlerden beri kutsal peygamberleri aracılığıyla sözünü ettiği, her şeyin geri verileceği zaman” hakkında yazdı (Elçi. 3:21). Dunn, ‘her şeyin geri verilmesinin’ kapsamına insanlığın yeniden kusursuzluğa kavuşturulmasının da girdiğini ve bunun Mesih’in Bin Yıllık Hükümdarlığı sırasında gerçekleşeceğini biliyordu. Dunn aynı zamanda birçok insanın kafasını karıştıran bir soruyu araştırmaya koyuldu: Yeryüzünde kimler sonsuza dek yaşayacak? O, milyonlarca insanın diriltilip hakikati öğrenme ve Mesih’e iman etme fırsatına sahip olacağını açıkladı.

      15. George Storrs dirilmeyle ilgili hangi sonuca vardı?

      15 Ayrıca 1870’te George Storrs doğru olmayan insanların sonsuz yaşam almak üzere diriltilecekleri sonucuna vardı. Bunun yanı sıra Kutsal Yazılardan kendilerine sunulan bu fırsata karşılık vermeyip “‘günah işleyenlerin yüz yaşında bile olsa’ öleceğini” anladı (İşa. 65:20). Storrs, Brooklyn’de (New York) yaşadı ve Bible Examiner dergisini hazırladı.

      16. Mukaddes Kitap Tetkikçilerini Hıristiyan Âleminden ayıran neydi?

      16 Russell Kutsal Kitaptan, iyi haberi her yerde duyurma vaktinin geldiğini anladı. Böylece 1879 yılında şimdi Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur adıyla yayımlanan Zion’s Watch Tower and Herald of Christ’s Presence dergisini yayımlamaya başladı. Daha önce, insanlığın ümidiyle ilgili hakikati çok az sayıda insan anlıyordu, fakat şimdi birçok ülkede Mukaddes Kitap Tetkikçilerinden oluşan gruplar The Watchtower dergisini alıp inceliyordu. Az sayıda kişinin göğe gideceği ama milyonlarca kişinin yeryüzünde kusursuz şekilde yaşayacağı inancı Mukaddes Kitap Tetkikçilerini Hıristiyan Âleminden büyük ölçüde ayırıyordu.

      17. Gerçek bilgi nasıl çoğaldı?

      17 Önceden bildirilen ‘son vakit’ 1914’te başladı. Peki insanlığın ümidi hakkındaki gerçek bilgi çoğaldı mı? (Dan. 12:4). 1913’e gelindiğinde Russell’ın vaazları 2.000 gazetede basılıp toplam 15.000.000 kişi tarafından okundu. 1914’ün sonunda üç kıtada, 9.000.000’u aşkın insan “Yaradılışın Fotodramı”nı izlemişti; bu, Mesih’in Bin Yıllık Hükümdarlığını filmler ve slaytlarla anlatan bir yapımdı. 1918 ile 1925 yılları arasındaki dönemde, dünya çapında 30’u aşkın dilde, yeryüzünde sonsuz yaşam ümidini açıklayan “Şimdi Yaşayan Milyonlarca Kişi Hiç Ölmeyecek” başlıklı konuşma yapıldı. 1934’te Yehova’nın Şahitleri yeryüzünde sonsuza dek yaşamayı ümit edenlerin vaftiz edilmesi gerektiğini anladı. Yeryüzünde sonsuz yaşamla ilgili anlayış onları Krallığın iyi haberini duyurmak üzere tekrar gayretlendirdi. Bugün yeryüzünde sonsuz yaşam beklentisine sahip birçok insan Yehova’ya minnet duyuyor.

      “Görkemli Özgürlüğün” Eşiğinde

      18, 19. Gelecekteki yaşam İşaya 65:21-25’te nasıl resmediliyor?

      18 Tanrı, toplumunun yeryüzünde nasıl bir yaşam süreceğini İşaya peygambere yazdırdı (İşaya 65:21-25’i okuyun). Bildiğimiz kadarıyla günümüzde, İşaya’nın bu sözleri yazdığı 2.700 yıl öncesinden kalan ağaçlar var. Bu ağaçlar gibi, bunca sene güçlü ve sağlıklı bir şekilde yaşadığınızı düşünebiliyor musunuz?

      19 Yaşam artık göz açıp kapayana kadar geçmeyecek; insanlara evler yapmak, bağlar kurmak ve yeni şeyler öğrenmek için sonsuz fırsatlar sunacak. O zaman kuracağımız dostlukları düşünün. Bu sıcak ilişkiler sonsuza dek sürecek. “Tanrı çocukları” yeryüzünde görkemli bir özgürlüğe kavuşacak (Rom. 8:21).

      [Dipnot]

      a Augustinus, Tanrı’nın Krallığının Bin Yıllık Hükümdarlığının ilerde gerçekleşecek bir şey değil, kilisenin kurulmasıyla zaten gerçekleşmiş bir durum olduğunu savundu.

Türkçe Yayınlar (1974-2026)
Oturumu Kapat
Oturum Aç
  • Türkçe
  • Paylaş
  • Tercihler
  • Copyright © 2025 Watch Tower Bible and Tract Society of PA
  • Kullanım Şartları
  • Gizlilik İlkesi
  • Privacy Settings
  • JW.ORG
  • Oturum Aç
Paylaş