Watchtower ONLINE KÜTÜPHANE
Watchtower
ONLINE KÜTÜPHANE
Türkçe
  • KUTSAL KİTAP
  • YAYINLAR
  • İBADETLER
  • Yüce Yaratıcınızı Hatırlayın!
    Gözcü Kulesi—1999 | 15 Kasım
    • Yüce Yaratıcınızı Hatırlayın!

      “Kötü günler gelmeden, . . . . seni Yaratanı hatırla.”—VAİZ 12:1, 2.

      1. Tanrı’ya kendini vakfetmiş gençler gençliklerini ve güçlerini nasıl kullanmak istemeliler?

      YEHOVA hizmetçilerine iradesini yerine getirme gücü verir. (İşaya 40:28-31) Onlar hangi yaşta olursa olsun bu geçerlidir. Fakat Tanrı’ya vakfolmuş gençler, gençliklerini ve güçlerini hikmetle kullanmayı özellikle istemeliler. Bu nedenle onlar, eski İsrail kralı “Vaiz” Süleyman’ın öğüdünü ciddiye alırlar. O önemle şöyle teşvik etmişti: “Kötü günler gelmeden, ve: Onlardan zevk almıyorum, diyeceğin yıllar yaklaşmadan, . . . . gençliğinin günlerinde seni Yaratanı hatırla.”—Vaiz 1:1; 12:1, 2.

      2. Kendini Tanrı’ya vakfetmiş olanların çocukları ne yapmalı?

      2 Süleyman’ın, Yüce Yaratıcıyı gençlik döneminde hatırlama tembihi ilkin eski İsrail’in genç erkek ve kızlarına yönelikti. Onlar Yehova’ya kendini vakfetmiş bir ulusun içinde doğmuşlardı. Peki bugün İsa’nın takipçisi olarak kendini Tanrı’ya vakfetmiş kişilerin çocukları için ne denebilir? Mutlaka onlar da Yüce Yaratıcılarını akıllarında tutmalılar. Eğer tutarlarsa O’na onur verecek ve bundan kendileri yarar görecekler.—İşaya 48:17, 18.

      Geçmişten Güzel Örnekler

      3. Yusuf, Samuel ve Davud nasıl örneklerdi?

      3 Mukaddes Kitap kayıtlarında, Yüce Yaratıcısını hatırlayan birçok gencin güzel örnekleri bulunmaktadır. Yakub’un oğlu Yusuf çocukluğundan itibaren Yaratıcısını hatırladı. Potifar’ın karısı onu kendisiyle cinsel ahlaksızlık yapması için baştan çıkarmaya çalıştığında, Yusuf bunu kararlılıkla reddedip şöyle dedi: “Nasıl bu büyük kötülüğü yapayım, ve Allaha karşı suç edeyim?” (Tekvin 39:9) Levili Samuel, Yaratıcısını yalnız çocukluğunda değil, tüm yaşamı boyunca hatırlamıştı. (I. Samuel 1:22-28; 2:18; 3:1-5) Beytlehem’li genç Davud’un da Yaratıcısını hep aklında tuttuğuna kuşku yok. Onun Tanrı’ya duyduğu güven, Filistî dev Golyat’ın karşısına çıkıp şunları söylemesinden belliydi: “Sen kılıçla, ve mızrakla ve kargı ile üzerime geliyorsun; fakat ben meydan okuduğun İsrail dizilerinin Allahı, ordular RABBİNİN ismile senin üzerine geliyorum. Bugün RAB seni benim elime verecek; ve seni vuracağım, ve başını gövdenden ayıracağım; . . . . ve İsrailde Allah olduğunu bütün dünya bilecek; ve bütün bu cemaat bilecek ki, RAB kılıçla ve mızrakla kurtarmaz; çünkü cenk RABBİNDİR, ve sizi elimize verecektir.” Çok geçmeden Golyat öldü ve Filistîler kaçmaya başladılar—I. Samuel 17:45-51.

      4. (a) Yüce Yaratıcımızın Suriye’deki tutsak bir İsrailli kız ve genç Kral Yoşiya tarafından hatırlandığını gösteren nedir? (b) 12 yaşındaki İsa Yaratıcısını hatırladığını nasıl gösterdi?

      4 Yaratıcısını hatırlayan gençlerden biri de, İsrailli bir tutsak kızdı. Suriye ordusunun başı Naaman’ın karısına o kadar güzel bir şahitlikte bulundu ki, Naaman Tanrı’nın peygamberine gidip cüzamından kurtuldu ve Yehova’ya tapınmaya başladı. (II. Kırallar 5:1-19) Genç kral Yoşiya, Yehova’ya sunulan tapınmayı cesaretle destekledi. (II. Kırallar 22:1–23:25) Fakat, bu konudaki en mükemmel örnek henüz çocukken Yaratıcısını hatırlayan Nasıralı İsa’dır. O 12 yaşındayken olanları ele alalım. Ana-babası onu Fısıh için Yeruşalim’e götürmüştü. Dönüş yolculuğu sırasında İsa’nın aralarında olmadığını fark edip onu aramak için geri döndüler. Üçüncü gün, onu mabette öğretmenlere Kutsal Yazılardan sorular sorarken buldular. Annesinin kaygı dolu sorusuna karşılık İsa şöyle dedi: “Neden beni aradınız? bilmiyor mı idiniz ki, benim için Babamın evinde bulunmak gerektir?” (Luka 2:49) Mabette, ‘Babasının evinde’ ruhi değer taşıyan bilgiler almak İsa için çok yararlı olmuştu. Bugün de Yehova’nın Şahitlerinin İbadet Salonları Yüce Yaratıcımız hakkında tam bilgi almak açısından mükemmel bir yerdir.

      Yehova’yı Şimdi Hatırlayın!

      5. Vaiz 12:1, 2’de kayıtlı olanları kendi sözlerinizle nasıl dile getirirsiniz?

      5 Yehova’ya tüm içtenlikle tapınan biri, O’na hizmet etmeye bir an önce başlayıp yaşamı boyunca bunu sürdürmeyi arzu eder. Peki, Yaratıcısını hatırlamadığı için gençliğini boşa harcayan bir kişinin beklentileri nelerdir? Vaiz Tanrısal ilhamla şunları dedi: “Kötü günler gelmeden, ve: Onlardan zevk almıyorum, diyeceğin yıllar yaklaşmadan, . . . . gençliğinin günlerinde seni Yaratanı hatırla.”—Vaiz 12:1, 2.

      6. Yaşlı Şimeon ve Anna’nın Yüce Yaratıcılarını hatırladıklarının kanıtı nedir?

      6 Yaşlılığın getirdiği “kötü günler”den kimse zevk almaz. Fakat Tanrı’yı sürekli hatırlayan yaşlılar sevinçlidir. Örneğin yaşlı Şimeon, bebek İsa’yı mabette kollarına alıp sevinçle şunları dedi: “Ya Rab, sözüne göre şimdi kulunu selâmetle salıverirsin; çünkü, bütün kavmların önünde hazırlamış olduğun, Milletleri aydınlatacak ışığı, ve kavmın İsrailin izzeti olan kurtuluşunu gözlerim gördü.” (Luka 2:25-32) Seksen dört yaşındaki Anna da Yaratıcısını aklında tutanlardandı. O hep mabette olurdu ve İsa getirildiğinde de oradaydı. “O da hemen ayni saatte gelerek Rabbe şükreyliyip Yeruşalimin kurtuluşunu bekliyenlerin hepsine onun [çocuğun] hakkında söyledi.”—Luka 2:36-38.

      7. Tanrıya hizmet ederek yaşlanmış kişilerin durumu nedir?

      7 Günümüzde, ömrünü Tanrısal hizmette geçirmiş Yehova’nın Şahitleri ileri yaşın getirdiği acıları ve sınırları yaşayabilirler. Yine de onlar gerçekten mutludur ve biz de sadık hizmetlerini çok takdir ediyoruz! Onlar ‘Yehova sevincine’ sahiptir, çünkü bilirler ki O yeryüzüyle ilgili yenilmez kudretini kullanıp İsa Mesih’i kudretli semavi Kral olarak görevlendirmiştir. (Nehemya 8:10) Şimdi hem yaşlılar hem de gençler için şu teşvike kulak verme zamanıdır: “Genç yiğitler ve kızlar; ihtiyarlar ve çocuklar; RABBİN ismine hamdetsinler; çünkü yalnız onun ismi yücelmiştir; Onun celâli yerin ve göklerin üstündedir.”—Mezmur 148:12, 13.

      8, 9. (a) “Kötü günler” kimlere hiçbir doyum getirmez, neden? (b) Vaiz 12:2’yi nasıl açıklarsınız?

      8 Yüce Yaratıcılarını hiç düşünmeyen ve O’nun görkemli amaçları hakkında hiçbir anlayışa sahip olmayanlara, yaşlılığın ‘kötü günleri’ hiçbir doyum getirmez, belki de çok üzüntü verir. Onlar yaşlılığın getirdiği zorlukların ve Şeytan’ın gökten atılmasından bu yana insanlığın başına gelen felaketlerin üzerlerindeki etkisini karşılayabilecek bir ruhi kavrayışa sahip değildir. (Vahiy 12:7-12) Bu nedenle vaiz, Yaratıcımızı “güneş ve ışık, ay ve yıldızlar kararmadan, ve yağmurdan sonra bulutlar geri dönmeden” hatırlamaya önemle teşvik ediyor. (Vaiz 12:2) Bu sözlerin anlamı nedir?

      9 Süleyman, gençlik dönemi ile Filistin diyarında bulutsuz bir gökyüzünde güneş, ay ve yıldızların ışık saçtıkları yaz mevsimi arasında benzerlik kuruyor. O zaman her şey çok parlak görünür. Ancak, art arda gelen sıkıntıların yaşandığı yaşlılık dönemi, soğuk, yağmurlu kış mevsimi gibidir. (Eyub 14:1) Yaratıcıyı tanıyıp da O’na yaşamın “yaz” döneminde hizmet etmemek ne üzücü olur! Boş uğraşlara daldıklarından Yehova’ya gençliklerinde hizmet etme fırsatını kaçırmış olanlar için yaşlılıktaki “kış” dönemi özellikle karanlıktır. Ancak bizler hangi yaşta olursak olalım, peygamber Musa’nın vefalı arkadaşı sadık Kaleb gibi ‘tamamen Yehova’nın ardınca’ yürüyelim.—Yeşu 14:6-9.

      İleri Yaşın Etkileri

      10. (a) “Evi bekliyenler,” (b) “kuvvetliler,” neyi temsil eder?

      10 Süleyman daha sonra “o günde” yaşanacak bazı zorluklara dikkat çeker: “Evi bekliyenler titriyecekler, ve kuvvetliler iğilecekler, ve övütücüler azaldıkları için işten kalacaklar, ve pencerelerden bakanlar kararacaklar.”(Vaiz 12:3) Buradaki “ev” insan bedenidir. (Matta 12:43-45; II. Korintoslular 5:1-8) Onu “bekleyenler” ise bedeni koruyup ihtiyaçlarını karşılayan eller ve kollardır. Yaşlılıkta onlar çoğu kez zayıflık, sinir ve inme nedeniyle titrerler. “Kuvvetliler,” yani bacaklar artık dayanıklı sütunlar gibi iş görmezler. Öylesine zayıf düşmüş ve bükülmüşlerdir ki, ayakları ancak sürüyerek taşırlar. Yine de yaşlı iman kardeşlerimizi ibadetlerde görmekten mutlu olmuyor muyuz?

      11. Mecazi anlamda, “öğütücüler” ve “pencerelerden bakanlar” nelerdir?

      11 “Övütücüler azaldıkları için işten kalacaklar.” Nasıl? Belki geride kalan birkaç dişin dışındakiler çürümüş ya da dökülmüş olacak. Katı gıdanın öğütülmesi zorlaşacak ya da olanaksızlaşacak. “Pencerelerden bakanlar” -görmemizi sağlayan zihinsel yetilerimizle gözlerimiz- belki bulanıklaşacak, belki de tamamen kararacak.

      12. (a) “Sokağa açılan çift kapı” nasıl kapanır? (b) Gökteki Krallığı duyuran yaşlılar hakkında ne düşünüyorsunuz?

      12 “Ve” vaiz devam ediyor: “Değirmen sesi yavaşlanınca sokağa açılan çift kapı kapanacak; ve adam kuş sesine kalkacak, ve bütün musiki kızlarının sesi alçalacak.” (Vaiz 12:4) Ağzımızın çift kapısı dudaklardır. Tanrı’ya hizmet etmeyenlerin dudakları ileri yaşlarda, “ev”de, yani bedende var olanları dışa vurmak üzere artık çok fazla açılmaz ya da hiç iş görmez. Günlük yaşam ‘sokağına’ gönderilen bir şey yoktur. Ancak gökteki Krallığı şevkle duyuran yaşlılar için ne denebilir? (Eyub 41:14) Onlar evden eve giderken ağır ağır yürüyebilir ve bazıları güçlükle konuşabilir, fakat Yah’a kesinlikle hamt ederler!—Mezmur 113:1.

      13. Vaiz, yaşlıların diğer sorunlarını nasıl anlatır, fakat İsa’nın takipçisi yaşlılar için geçerli olan nedir?

      13 Dişsiz ağızlar yiyeceği çiğnerken, değirmen sesi yavaşlar. Yaşlı insan yatağında deliksiz bir uyku çekemez. Bir kuş cıvıltısı bile onu rahatsız eder. Şarkı söylediği pek görülmez ve söylediklerini de dermansızca söyler. ‘Bütün musiki kızlarının sesi -melodik sesler- alçalmıştır.’ Yaşlı birinin başkalarının yaptığı müziği ve şarkıları duyabilme gücü zayıftır. Ancak, meshedilmiş yaşlılar ve onların iş arkadaşları, ki bazıları artık genç değil, ibadetlerde Tanrı’ya ilahilerle hamt ederken seslerini gür bir şekilde yükseltiyorlar. Onlarla yan yana bulunmak ve cemaatte Yehova’yı yüceltmek bizim için ne büyük bir sevinç!—Mezmur 149:1.

      14. Yaşlılara ne gibi korkular sıkıntı verir?

      14 Yaşlıların, özellikle Yaratıcı’yı görmezden gelen yaşlıların akıbeti çok üzücü! Vaiz şöyle diyor: “Hem de yüksek yerden korkacaklar, ve yolda dehşetler olacak; ve badem ağacı çiçeklenecek, ve çekirge ağır gelecek, ve arzu zayıflıyacak; çünkü insan kendi ebediyet evine gidecek, ve yas tutanlar sokakta dolaşacaklar.” (Vaiz 12:5) Yüksek bir merdivenin tepesinde yaşlıların birçoğu düşmekten korkar. Yüksekteki bir şeye bakmak bile onların başını döndürebilir. Kalabalık caddelere çıkmak zorunda kaldıklarında yaralanma ya da hırsızların saldırısına uğrama düşüncesi içlerine korku salar.

      15. “Badem ağacının çiçeklenmesi” nasıl olur ve ‘çekirgenin ağır ağır gelmesi’ ne demektir?

      15 ‘Badem ağacı çiçeklenir’ sözleri belli ki yaşlı bir adamın saçlarının kırlaşıp kar gibi ak olmasına işaret ediyor. Ağarmış saçlar badem ağacının çiçekleri gibi dökülür. Yaşlı kişi, kendini sürüyerek ilerlerken, kimi zaman elleri aşağı sarkmış kimi zaman da elini beline dayamış vaziyetteyken bir çekirgeyi andırır. Aramızdan bazıları biraz bu izlenimi verse de başkaları bizim Yehova’nın enerjik ve hızlı çekirge ordusunda olduğumuza dikkat etsin!—1 Mayıs 1998 tarihli Kule dergisinin 8-13. sayfalarına bakın.

      16. (a) “Arzu zayıflıyacak” sözleriyle ima edilen nedir? (b) İnsanın “ebediyet evi” nedir ve ne gibi belirtiler ölümün yaklaştığını belli eder?

      16 Önündeki yiyecekler çok lezzetli ve iştah açıcı olsa bile yaşlı kişide “arzu,” yani iştah pek yoktur. Çağdaş bir çeviride “arzu zayıflıyacak” ifadesi “gebreotu patlayacak” olarak geçer. Gebreotunun, kapari adı verilen tomurcukları uzun zamandır iştah açıcı olarak kullanılagelmiştir. Bu tomurcukların ‘patlaması’ yaşlı birinin iştahı azalınca bu tomurcuğun bile iştahını açamamasına değiniyor. Tüm bunlar onun “ebediyet evi” olan mezara yaklaştığına işaret eder. Eğer Yaratıcısını aklında tutmayıp Tanrı’nın onu dirilmede hatırlamayacağı kadar kötü bir yol tutturmuşsa burası onun ebedi evi olacaktır. Yaklaşan ölümün belirtileri, yaşlının ağzının kapılarından dökülen şikâyet dolu inlemelerden ve kederli havasından bellidir.

      17. “Gümüş tel” nasıl kopar ve “altın tas” neyi temsil edebilir?

      17 “Gümüş tel kopmadan, ve altın tas kırılmadan, ve testi çeşmede parçalanmadan, ve kuyuda su dolabı kırılmadan,” Yaratıcımızı hatırlamaya ısrarla teşvik ediliyoruz. (Vaiz 12:6) “Gümüş tel” omurilik olabilir. Beyne mesajların iletildiği bu harika yol onarılmaz biçimde hasar gördüğünde ölüm kesindir. “Altın tas,” tas benzeri kafatasının içinde bulunan ve omuriliğin bağlandığı beyne işaret ediyor olabilir. Altın kadar değerli beynimiz işlevini yitirdiğinde sonuç ölümdür.

      18. Mecazi ‘çeşmedeki testi’ nedir ve parçalanınca ne olur?

      18 ‘Çeşmede parçalanan testi’ kalptir. Kalp kanı alır ve vücutta dolaşması için yeniden gönderir. İnsan ölünce kalp, çeşme başında kırılan bir testi gibi olur. Artık, vücudun gerekli besinleri alması ve canlanması için kanı içinde toplayıp pompalayamaz. ‘Kuyuda su dolabı’ dönmeye devam etmez ve yaşamı sürdüren kan dolaşımı durur. Demek ki, 17. yüzyıl hekimi William Harvey kanın vücutta dolaştığını kanıtlamadan önce, Yehova kan dolaşımını Süleyman’a açıklamıştı.

      19. Vaiz 12:7’deki sözler ölüm sırasında nasıl gerçekleşir?

      19 Vaiz şunları ekliyor: “Ve toprak yere, evelki haline dönmeden, ve ruh onu veren Allaha dönmeden, seni Yaratanı hatırla.” (Vaiz 12:7) “Su dolabı”nın kırılmasıyla, aslında yerin toprağından yapılmış olan insan bedeni yine toprağa döner. (Tekvin 2:7; 3:19) Can ölmüştür, çünkü Tanrı tarafından verilmiş olan ruh, yani hayat kuvveti Yaratıcımıza dönmüştür ve artık O’nun elindedir.—Hezekiel 18:4, 20; Yakub 2:26.

      Yaratıcısını Hatırlayanlar İçin Gelecek Nedir?

      20. Musa’nın Mezmur 90:12’de kayıtlı duadaki ricası neydi?

      20 Süleyman Yüce Yaratıcımızı hatırlamanın ne kadar önemli olduğunu çok etkili biçimde gösterdi. Elbette, bu nispeten kısa ve sıkıntılı yaşam, Yehova’yı aklında tutan ve tüm içtenlikle O’nun iradesini yapanlar için her şey değildir. Genç ya da yaşlı olsunlar şu duayı yapan Musa’nın tutumunu yansıtırlar: “Günlerimizi saymağı bize şöyle öğret ki, hikmet yüreği edinelim.” Tanrı’nın alçakgönüllü peygamberi, Yehova’nın kendisine ve İsrail kavmine ‘yıllarının günlerine’ değer biçme ve bu günleri Tanrı’nın uygun gördüğü biçimde kullanma hikmetini göstermesini ya da öğretmesini diledi.—Mezmur 90:10, 12.

      21. Günlerimizi Yehova’nın izzeti için saymak üzere ne yapmalıyız?

      21 Vaizin Yaratıcıyı akılda tutmakla ilgili öğüdünü uygulamaya, özellikle İsa’nın takipçisi gençler kararlı olmalı. Onlar, Tanrı’ya kutsal hizmet sunmak üzere ne şahane fırsatlara sahipler! Ancak, yaşımız ne olursa olsun içinde yaşadığımız “sonun vaktinde” günlerimizi Yehova’nın izzeti için saymayı öğrenirsek, bunu sonsuza dek yapmaya devam edebiliriz. (Daniel 12:4; Yuhanna 17:3) Bunun için elbette Yüce Yaratıcımızı hatırlamamız gerekiyor. Aynı zamanda Tanrı’ya karşı tüm yükümlülüğümüzü de yerine getirmeliyiz.

  • Tanrı’ya Karşı Tüm Yükümlülüğünüzü Yerine Getiriyor musunuz?
    Gözcü Kulesi—1999 | 15 Kasım
    • Tanrı’ya Karşı Tüm Yükümlülüğünüzü Yerine Getiriyor musunuz?

      “Çünkü iyi olsun kötü olsun, her gizli şeyle beraber her işi Allah hükme götürecektir.”—VAİZ 12:14.

      1. Yehova kavmi için neler sağlamıştır?

      YEHOVA, Kendisini Yüce Yaratıcıları olarak her zaman hatırlayanları destekler. İlhamla yazılan Sözü onlara Kendisini tam anlamıyla memnun etmeleri için gereken bilgiyi verir. Mukaddes ruhu onlara Tanrısal iradeyi yapmak ve ‘her iyi işte semere vermek’ üzere yol gösterir. (Koloseliler 1:9, 10, 12) Ayrıca, Yehova ‘sadık ve basiretli kölesi’ aracılığıyla ruhi gıda ve teokratik yönlendirme sağlar. (Matta 24:45-47) Böylece, kavmi O’na hizmet edip yaşamsal önem taşıyan gökteki Krallığın iyi haberini vaaz etme işini yerine getirirken birçok yolla Tanrı’nın bereketini alır.—Markos 13:10.

      2. Yehova’ya hizmetimiz konusunda hangi sorular doğabilir?

      2 İsa’nın gerçek takipçileri Yehova’ya sunulan kutsal hizmetle meşgul olmaktan mutludurlar. Yine de, bazıları cesaret kırıklığına kapılıp çabalarının anlamsız olduğunu düşünebilirler. Örneğin, bazen İsa’nın vakfolmuş takipçileri vicdanlı şekilde harcadıkları çabalara değip değmeyeceğini merak edebilirler. Aile tetkiki ve diğer faaliyetler üzerinde düşünürken bir aile reisinin zihninde şu tür sorular doğabilir: ‘Yehova gerçekten yaptıklarımızdan memnun mu? Tanrı’ya karşı tüm yükümlülüğümüzü yerine getiriyor muyuz?’ Vaizin hikmetli sözleri böyle soruları yanıtlamamıza yardımcı olabilir.

      Her Şey Boş mu?

      3. Vaiz 12:8 ile uyumlu olarak, hangi şey boşluğun doruğudur?

      3 Bazıları bu hikmetli adamın sözlerinin genç ya da yaşlı hiç kimse için fazla teşvik edici olmadığını düşünebilir. “Boşların boşu, Vaiz diyor; her şey boş.” (Vaiz 12:8) Gerçekten de, insanın gençliğinde Yüce Yaratıcıyı göz ardı etmesi, O’na hizmet etmeden yaşlanması ve uzun bir ömür sürmüş olmanın dışında kazanç sayabileceği hiçbir şeyin bulunmaması boşluğun doruğudur. Kişi, kötü olanın, yani İblis Şeytan’ın elindeki bu dünyada ün ve servet edinmiş olarak ölse bile, onun için de her şey boş ve anlamsızdır.—I. Yuhanna 5:19.

      4. Her şeyin boş olmadığı neden söylenebilir?

      4 Yehova’nın sadık hizmetçileri olarak gökte servet biriktirenler içinse her şey boş değildir. (Matta 6: 19, 20) Rabbin ödüllendirici işinde yapabilecekleri çok şey var ve bu emekler kesinlikle boşuna değildir. (I. Korintoslular 15:58) Eğer biz İsa’nın vakfolmuş bir takipçisiysek, bu son günlerde Tanrı tarafından verilen işle meşgul durumda mıyız? (II. Timoteos 3:1) Yoksa genelde komşularımızın izlediğinden pek farklı olmayan bir yaşam tarzını mı benimsedik? Onlar mevcut dinlerden biriyle ilişkili ve tam anlamıyla dindar kişiler olabilir; belki ibadet yerlerine düzenli gidiyor ve ibadetlerinin gereklerini yerine getirmeye çalışıyorlar. Ancak tabii ki gökteki Krallığın mesajını duyurmakla meşgul değiller. Şimdi “sonun vakti” olduğunu gösteren doğru bilgiye ve yaşadığımız günlerle ilgili acillik duygusuna da sahip değiller.—Daniel 12:4.

      5. Yaşamın olağan uğraşıları başlıca ilgi alanımız olmuşsa ne yapmalıyız?

      5 İsa Mesih, yaşadığımız çetin zamanlarla ilgili şöyle dedi: “Nuhun günleri nasıl idi ise, İnsanoğlunun gelişi de öyle olacaktır. Çünkü Nuhun gemiye girdiği güne kadar, tufandan evelki günlerde, insanlar yerler, içerler, evlenirler, ve kocaya varırlardı; ve tufan gelip hepsini alıncıya kadar nasıl bilmedilerse, İnsanoğlunun gelişi de öyle olacaktır.” (Matta 24:37-39) Ölçülü olunduğunda, yemek ve içmek yanlış değildir, evliliğin Kurucusu da Tanrı’dır. (Tekvin 2:20-24) Ancak, yaşamdaki olağan uğraşıların başlıca ilgi alanımız haline geldiğini fark edersek, neden bunu duamızda konu etmeyelim? Yehova, gökteki Krallığın çıkarlarına öncelik vermeye devam etmemiz, doğru olanı yapmamız ve O’na karşı yükümlülüğümüzü yerine getirmemiz için bize yardım edebilir.—Matta 6:33; Romalılar 12:12; II. Korintoslular 13:7.

      Tanrı’ya Vakfolmamız ve Yükümlülüğümüz

      6. Vaftiz edilmiş bazı kişiler hangi önemli alanda Tanrı’ya karşı yükümlülüklerini yerine getirmiyorlar?

      6 İsa’nın vaftiz edilmiş takipçilerinden bazıları, Tanrı’ya kendilerini vakfettiklerinde üstlendikleri hizmet yükümlülüklerini yerine getirmemektedir; bu yüzden ciddiyetle dua etmeleri gerekir. Bir süredir yılda 300.000’in üzerinde kişi vaftiz ediliyor, ancak Yehova’nın faal Şahitlerinin toplam sayısı aynı hızla artmıyor. Müjdeci olmuş bazı kişiler iyi haberi duyurma işini bırakıyor. Oysa, kişilerin vaftiz edilmeden önce Tanrısal hizmette anlamlı bir payları olması gerekir. Onlar, İsa’nın tüm takipçilerine verdiği emrin farkındadırlar: “Siz gidip bütün milletleri şakirt edin, onları Baba ve Oğul ve Ruhülkudüs ismile vaftiz eyleyin; size emrettiğim her şeyi tutmalarını onlara öğretin.” (Matta 28:19, 20) Vaftiz edilmiş kişi, faaliyeti sağlık ve elde olmayan diğer etkenlerle olağandışı ölçüde sınırlanmadığı sürece, artık Tanrı’nın ve Mesih’in faal Şahidi olarak hizmet etmiyorsa Yüce Yaratıcımızın gözünde tüm yükümlülüğünü yerine getirmiyor demektir.—İşaya 43:10-12.

      7. Tapınma amacıyla neden düzenli olarak bir araya gelmeliyiz?

      7 Eski İsrail, kendini Tanrı’ya vakfetmiş bir ulustu ve Kanun ahdi çerçevesinde insanlar Tanrı’ya karşı yükümlülüklere sahipti. Örneğin, tüm erkekler yıllık üç bayramda bir araya gelmeliydi ve Fıshı kasıtlı olarak tutmayan bir adam öldürülerek ‘kavimden atılırdı.’ (Sayılar 9:13; Levililer 23:1-43; Tesniye 16:16) İsrailliler, kendilerini Tanrı’ya vakfetmiş bir kavim olarak, O’na karşı yükümlülüklerini yerine getirebilmek için tapınma amacıyla bir araya gelmeliydiler. (Tesniye 31:10-13) Kanunda hiçbir zaman ‘senin için uygunsa bunu yap’ gibi bir ifade yoktu. Kuşkusuz, bu emir kendilerini Yehova’ya yeni vakfetmiş kişiler için Pavlus’un şu sözlerinin önemini artırıyor: “Bazılarının âdet edindiği gibi, toplanmalarımızı terketmiyelim, fakat günün yaklaştığını gördüğünüz nispette, birbirimizi o derece ziyade teşvik ederek, sevgi ve iyi işlere tahrik için birbirimize dikkat edelim.” (İbraniler 10:24, 25) Evet, iman kardeşleriyle düzenli bir araya gelmek İsa’nın vakfolmuş bir takipçisinin Tanrı’ya karşı yükümlülüğünün bir kısmıdır.

      Kararlarınızı Dikkatle Tartın!

      8. Kendini vakfetmiş bir genç neden kutsal hizmeti üzerinde duayla düşünmeli?

      8 Belki, kendini Yehova’ya vakfetmiş bir gençsin. Eğer gökteki Krallığın çıkarlarına yaşamında öncelik verirsen zengin nimetler elde edeceksin. (Süleymanın Meselleri 10:22) Belki dua ve dikkatli bir planlamayla en azından gençliğinin ilk yıllarını dolgun vakitli hizmetin bir türünde geçirebilirsin; bu, Yüce Yaratıcını hatırladığını göstermenin çok güzel bir yoludur. Öte yandan, maddi çıkarlar dikkatinin ve vaktinin çoğunu almaya başlayabilir. Genelde insanların yaptığı gibi, erken yaşta evlenip maddi şeyler elde etmek için borca girebilirsin. Çok kazanmanı sağlayacak bir kariyer, zamanının ve enerjinin çoğunu yutabilir. Çocukların olursa, yıllarca taşıman gereken aile sorumlulukların olacak. (I. Timoteos 5:8) Yüce Yaratıcını unutmayabilirsin, ancak, önceden plan yapmanın ya da yapmamanın yetişkinlik dönemini yönlendirebileceğinin farkında olmak hikmetliliktir. Sonraki yıllarda geriye bakıp, hiç değilse yetişkinlik dönemimin ilk yıllarını Yüce Yaratıcımızın kutsal hizmetinde geçirseydim, diye düşünebilirsin. Bunun yerine, gençlik yıllarında Yehova’ya kutsal hizmet sunarak doyum bulmak için şimdiden gelecekle ilgili beklentilerini duayla düşünmeye ne dersin?

      9. Bir zamanlar cemaatte ağır sorumluluklar üstlenmiş olup şimdi yaşı ilerlemiş biri için hangi şey mümkün olabilir?

      9 Şimdi farklı koşulların söz konusu olduğu bir durumu, bir zamanlar ‘Tanrı’nın sürüsüne’ çoban olarak hizmet etmiş bir adamın durumunu düşünelim. (I. Petrus 5:2, 3) Bazı nedenlerle, bu imtiyazını kendi isteğiyle bırakmıştır. Elbette, şimdi yaşı ilerlemiş olduğundan, Tanrı’nın hizmetinde devam etmek ona daha zor geliyor olabilir. Fakat tekrar teokratik imtiyazlara erişmeye çalışamaz mı? Böyle biri cemaatte daha fazla sorumluluk alabilirse başkaları için ne büyük bir nimet olur! Hiç kimse kendisi için yaşamadığına göre, Tanrı’ya izzet vermek üzere hizmetini artırabilirse, dostları ve sevdikleri sevinecekler. (Romalılar 14:7, 8) En önemlisi, Yehova hiçbirimizin Kendisine yaptığı hizmeti unutmayacak. (İbraniler 6:10-12) O halde, Yüce Yaratıcımızı hatırlamamıza neler yardım edebilir?

      Yüce Yaratıcımızı Hatırlamamıza Yardım Eden Etkenler

      10. Vaiz, Yüce Yaratıcımızı hatırlama konusunda yönlendirme sağlamak üzere neden iyi bir konumdaydı?

      10 Vaiz, Yüce Yaratıcımızı hatırlamamız için yönlendirmeler sağlamak üzere çok iyi bir konumdaydı. Yehova, onun yürekten yaptığı duaları, kendisine olağanüstü bir hikmet bağışlayarak yanıtlamıştı. (I. Kırallar 3:6-12) Süleyman, insanla ilgili meseleleri tüm yönleriyle ele alan titiz bir irdelemeye girişti. Üstelik, vardığı sonuçları herkesin yararı için kaleme almak üzere Tanrı’dan ilham aldı. Şöyle yazdı: “Bundan başka Vaiz hikmetli olduğu için hâlâ kavma bilgi öğretiyordu; ve kulak verdi ve araştırdı, ve bir çok meselleri sıraya koydu. Vaiz hoş sözleri, ve doğrulukla yazılmış olanı, hakikat sözlerini bulmağa çalıştı.”—Vaiz 12:9, 10.

      11. Süleyman’ın hikmetli öğüdünü neden kabul etmeliyiz?

      11 Yunanca Septuagint tercümesinde bu sözleri şöyle okuyoruz: “Ve bundan başka, vaiz hikmetli olduğu için, insanlığa hikmet öğrettiği için; kulak mesellerden güzel ve sevimli şeyler bulsun diye, hoş sözleri ve doğrulukla yazılmış hakikat sözlerini bulmak için gayretli bir araştırma yaptı.” (The Septuagint Bible, Charles Thomson’un İngilizce tercümesinden) Süleyman, hoş sözlerle, gerçekten ilginç ve değerli konularla okurlarının yüreğine ulaşmak için çaba gösterdi. Onun Kutsal Yazılarda yer alan sözleri mukaddes ruhun ilhamının ürünü olduğundan vardığı sonuçları ve hikmetli öğütlerini tereddütsüzce kabul edebiliriz.—II. Timoteos 3:16, 17.

      12. Süleyman’ın Vaiz 12:11, 12’de söylediklerini kendi sözlerinizle nasıl dile getirirsiniz?

      12 Süleyman’ın günlerinde çağdaş baskı yöntemleri olmadığı halde okunabilecek pek çok kitap vardı. Bu eserlere ne gözle bakılmalıydı? Şöyle diyor: “Hikmetlilerin sözleri üğendireler gibidir; ve meclis üstadlarının sözleri iyi çakılmış çiviler gibidir; bir çoban tarafından verilmişlerdir. Ve bundan başka, ey oğlum, sakın; çok kitaplar yapmanın sonu yoktur; ve çok okumak beden yorgunluğudur.”—Vaiz 12:11, 12.

      13. Tanrısal hikmete sahip kişilerin sözleri neden üvendireler gibidir; “iyi çakılmış çivi” gibi olanlar kimlerdir?

      13 Tanrısal hikmete sahip kişilerin sözleri üvendireler gibidir. Neden böyledir? Okurlarını ya da dinleyicilerini, okudukları ya da duydukları hikmetli sözlerle uyumlu olarak ilerlemeler kaydetmeye iter. Bunun yanı sıra, ‘meclis üstatları,’ yani gerçekten hikmetli ve değerli sözleri derleme işiyle meşgul olanlar, sıkıca sabitleştirilmiş, “iyi çakılmış çiviler” gibidir. Bunun nedeni, böyle kişilerin güzel sözlerinin Yehova’nın hikmetini yansıtması ve böylece okuyanlara ya da dinleyenlere sağlam kişiler olmalarında yardım edip gereken desteği sağlaması olabilir. Tanrı’dan korkan bir anne ya da babaysanız, böyle bir hikmeti çocuğunuzun zihnine ve yüreğine yerleştirmek için her çabayı göstermeniz gerekmez mi?—Tesniye 6:4-9.

      14. (a) Ne tür kitapları “çok okumak” yararlı değildir? (b) En başta dikkat etmemiz gereken eserler hangileridir, neden?

      14 Peki, Süleyman kitaplarla ilgili neden böyle konuştu? Aslında, Yehova’nın Sözüyle karşılaştırıldığında, bu dünyadaki sayısız kitap insan mantığından başka bir şey içermez. Bu düşüncelerin çoğu İblis Şeytan’ın zihniyetini yansıtır. (II. Korintoslular 4:4) Dolayısıyla, böyle dünyevi malzemeleri ‘çok okumanın’ kişi için pek fazla bir kalıcı değeri yoktur. Aslında, bu malzemenin büyük kısmı ruhi açıdan zararlı olabilir. Biz de Süleyman gibi, yaşamla ilgili Tanrı’nın Sözünün neler dediği üzerinde düşünelim. Bu, imanımızı güçlendirecek ve bizi Yehova’ya daha da yaklaştıracak. Dikkatimizi diğer kitaplara ve bilgi kaynaklarına aşırı vermek bizi yıpratabilir. Özellikle bu eserler Tanrısal hikmetle çelişen dünyevi mantığın ürünüyse, sağlıksızdır, Tanrı’ya ve amaçlarına olan iman üzerinde yıkıcı etki yaparlar. O halde, Süleyman’ın günlerindeki ve bizim günlerimizdeki en yararlı eserlerin, ‘tek çobanın,’ yani Yehova Tanrı’nın hikmetini yansıtanlar olduğunu unutmayalım. O, Kutsal Yazıların 66 kitabını sağladı; en çok dikkat etmemiz gereken yazılar onlardır. Mukaddes Kitap ve ‘sadık kölenin’ hazırladığı yararlı yayınlar ‘Tanrı bilgisini’ edinmemizi sağlar.—Süleymanın Meselleri 2:1-6.

      Tanrı’ya Karşı Tüm Yükümlülüğümüz

      15. (a) Süleyman’ın ‘insanın tüm yükümlülüğü’ ifadesini siz kendi sözlerinizle nasıl dile getirirsiniz? (b) Eğer Tanrı’ya karşı yükümlülüğümüzü yerine getireceksek ne yapmalıyız?

      15 Süleyman, yani Vaiz, tüm irdelemesini şu sözlerle özetliyor: “İşin sonu şudur; her şey işitildi: Allahtan kork, ve onun emirlerini tut; çünkü insanın bütün vazifesi [yükümlülüğü] budur. Çünkü iyi olsun kötü olsun, her gizli şeyle beraber her işi Allah hükme götürecektir.” (Vaiz 12:13, 14) Yüce Yaratıcımıza karşı duyduğumuz sağlıklı bir korku ya da derin saygı bizi ve ümit ederiz ailemizi de koruyacak; şöyle ki, akılsızca bir cesaretle kendimizin ya da sevdiklerimizin başına sayısız dert ve üzüntü getirebilecek bir yaşam sürmekten sakınacağız. Sağlıklı bir Tanrı korkusu temizdir, aynı zamanda bilginin ve hikmetin başlangıcıdır. (Mezmur 19:9; Süleymanın Meselleri 1:7) Tanrı’nın ilham edilmiş Sözüne dayanan bir anlayışa sahipsek ve her konuda onun öğüdünü uygularsak Tanrı’ya karşı “tüm yükümlülüğümüzü” yerine getirebileceğiz. Bu, bir yükümlülükler listesi yapmak anlamına gelmez. Bunun yerine, bizden istenen, yaşamda karşılaştığımız sorunları çözerken Kutsal Yazılara bakmak ve her zaman her şeyi Tanrı’nın belirlediği tarzda yapmaktır.

      16. Yehova hüküm konusunda ne yapacak?

      16 Yüce Yaratıcımızın dikkatinden hiçbir şeyin kaçmadığının farkında olmalıyız. (Süleymanın Meselleri 15:3) O, “her işi hükme götürecektir.” Evet, En Yüce Varlık, insanlardan gizlenenler de dahil, her şey hakkında hüküm verecek. Bu etkenlerin farkında olmamız bizde Tanrı’nın emirlerini tutmak üzere bir dürtü oluşturabilir. Fakat en önemli dürtü, semavi Babamıza duyduğumuz sevgi olmalı, çünkü resul Yuhanna şöyle yazdı: “Allah sevgisi şudur ki onun emirlerini tutalım; ve onun emirleri ağır değildirler.” (I. Yuhanna 5:3) Tanrı’nın emirleri sonsuz iyiliğimize katkıda bulunmayı amaçladığından onları tutmanın yalnızca doğru değil, aynı zamanda gerçekten hikmetli bir davranış olduğuna kuşku yok. Bu, Yüce Yaratıcı’yı sevenler için yük değildir. O’na karşı yükümlülüklerini yerine getirmek isterler.

      Tüm Yükümlülüğünüzü Yerine Getirin

      17. Tanrı’ya karşı tüm yükümlülüğümüzü yerine getirmeyi gerçekten istiyorsak ne yapacağız?

      17 Eğer hikmetliysek ve Tanrı’ya karşı tüm yükümlülüğümüzü yerine getirme arzusundaysak, emirlerini tutmanın yanı sıra, Kendisine olan saygımızdan ötürü, O’nu memnun etmeme korkusu da duymalıyız. Gerçekten de, “hikmetin başlangıcı RAB korkusudur” ve emirlerini tutanların “iyi anlayışı” vardır. (Mezmur 111:10; Süleymanın Meselleri 1:7) O halde hikmetli davranıp her konuda Yehova’ya itaat edelim. Bu özellikle şimdi yaşamsal önem taşır, çünkü İsa Mesih’in Kral olarak hazır bulunduğu dönemdeyiz ve Tanrı’nın tayin ettiği Hâkim sıfatıyla hüküm vereceği gün yakındır.—Matta 24:3; 25:31, 32.

      18. Yehova Tanrı’ya karşı tüm yükümlülüğümüzü yerine getirirsek sonuç ne olacak?

      18 Şimdi her birimiz Tanrı’nın irdeleyen bakışları altındayız. Ruhi konulara eğilimli miyiz, yoksa dünyevi etkilerin Tanrı ile ilişkimizi zayıflatmasına izin verdik mi? (I. Korintoslular 2:10-16; I. Yuhanna 2:15-17) Genç ya da yaşlı olalım, hepimiz Yüce Yaratıcımızı memnun etmek için elimizden geleni yapalım. Yehova’ya itaat eder ve emirlerini tutarsak, geçmekte olan bu eski dünyanın boş şeylerini reddedeceğiz. O zaman, Tanrı’nın vaat ettiği yeni ortamda sonsuza dek yaşama ümidi besleyebiliriz. (II. Petrus 3:13) Tanrı’ya karşı tüm yükümlülüğünü yerine getiren herkes için ne görkemli bir beklenti!

Türkçe Yayınlar (1974-2026)
Oturumu Kapat
Oturum Aç
  • Türkçe
  • Paylaş
  • Tercihler
  • Copyright © 2025 Watch Tower Bible and Tract Society of PA
  • Kullanım Şartları
  • Gizlilik İlkesi
  • Privacy Settings
  • JW.ORG
  • Oturum Aç
Paylaş