-
Nasıl Doğru Kararlar Verebilirsiniz?Gözcü Kulesi—2003 | 15 Ekim
-
-
Uzun Vadeli Sonuçları Düşünün
Bazı kararların önemli sonuçları olacaktır. Bu nedenle, bu sonuçların neler olacağını önceden saptamaya çalışın. Vereceğiniz kararın kısa vadeli yararlarının çekiciliğine kapılarak, uzun vadede ortaya çıkabilecek istenmeyen sonuçları görmezden gelmemeye dikkat edin. Süleymanın Meselleri 22:3 [YÇ] şöyle uyarıyor: “İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, bönse [tecrübesizse] öne atılır ve zarar görür.”
Bir kararın kısa ve uzun vadeli sonuçlarının neler olacağını liste halinde bir kâğıda yazmak yararlı olabilir. Belirli bir işi seçmenin kısa vadeli sonuçları, o işin zevkli ve yüksek ücretli olması olabilir. Acaba uzun vadede bu işin gerçekten bir geleceğinin olmaması ihtimali var mı? Bu iş yüzünden er geç başka bir yere taşınmanız, belki de dostlarınızdan ya da ailenizden uzak kalmanız gerekebilir mi? Sizi kötü bir ortama maruz bırakarak ya da tatsız bir hal alarak büyük bir düş kırıklığına yol açabilir mi? Bu işin avantajlarını ve dezavantajlarını iyice düşündükten sonra, hangi şeyin daha önemli olduğuna karar verin.
-
-
Nasıl Doğru Kararlar Verebilirsiniz?Gözcü Kulesi—2003 | 15 Ekim
-
-
Öğüt Kabul Edin
İki durum tıpatıp aynı olmadığı gibi, iki insan da benzer sorunlarla karşılaştığında her zaman aynı kararı vermez. Bununla birlikte, bizimkine benzer sorunlarla karşılaşan, başkalarının nasıl karar verdiğini dinlemek yararlıdır. Onlara bu kararları hakkında şimdi ne düşündüklerini sorun. Örneğin ticarete atılmayı düşünüyorsanız, ticaretin bu alanıyla uğraşan kişilerden bu işin olumlu ve olumsuz yönlerini anlatmalarını isteyin. Acaba böyle bir tercih yapmaları onlara hangi yararları sağladı? Bu işin sakıncalı yönleri ya da olası tehlikeleri nelerdi?
Kutsal Yazılar bizi şöyle uyarıyor: “Karşılıklı danışılmazsa tasarılar boşa çıkar, danışmanların çokluğuyla başarıya ulaşılır.” (Süleymanın Meselleri 15:22, YÇ) Tabii, öğüt alırken ve başkalarının başından geçenleri öğrenirken, son kararı bizim vermemiz gerektiğini ve bunun sorumluluğunun bize ait olduğunu tam olarak kavramalıyız.—Galatyalılar 6:4, 5.
-