-
Eyub Tahammül Ve Sadakat ÖrneğiGözcü Kulesi—2006 | 15 Ağustos
-
-
Eyub Tahammül Ve Sadakat Örneği
“Kulum Eyuba iyice baktın mı? çünkü dünyada onun gibisi yok; kâmil ve doğru adam; Allahtan korkar ve kötülükten çekinir” (EYUB 1:8).
1, 2. (a) Eyub’un başına hangi beklenmedik felaketler geldi? (b) Felaketlerden önce Eyub’un nasıl bir yaşamı vardı?
BİR zamanlar, istediği her şeye sahip bir adam vardı; zengindi, saygındı, sağlıklıydı ve mutlu bir ailesi vardı. Sonra, başına art arda üç büyük felaket geldi. Bir gecede tüm servetini yitirdi. Ardından olağandışı bir kasırgada bütün çocuklarını kaybetti. Kısa süre sonra da insanı güçten düşüren bir hastalığa yakalandı ve o hastalık yüzünden tüm vücudunu acı veren çıbanlar kapladı. Bu adam, Kutsal Yazılarda kendi ismini taşıyan Eyub kitabının kilit kişilerinden biridir (Eyub 1. ve 2. bölümler).
2 Eyub “Keşke eski aylardaki gibi olsaydım” diye inliyordu (Eyub 3:3; 29:2). Başına bir felaket geldiğinde kim eski günleri özlemez ki? Eyub’un güzel bir hayatı olmuştu; o adeta her kötülükten korunmuştu. Önemli kimseler ona saygı duyuyor ve danışıyordu (Eyub 29:5-11). Zengindi, fakat para konusunda dengeliydi (Eyub 31:24, 25, 28). Muhtaç durumdaki dullarla ya da öksüzlerle karşılaştığında onlara yardım ederdi (Eyub 29:12-16). Ayrıca karısına sadıktı (Eyub 31:1, 9, 11).
3. Yehova’nın Eyub hakkındaki görüşü neydi?
3 Eyub’un temiz bir hayatı vardı, çünkü Tanrı’ya tapınıyordu. Yehova “dünyada onun gibisi yok; kâmil (“temiz”, NW) ve doğru adam; Allahtan korkar ve kötülükten çekinir” dedi (Eyub 1:1, 8). Ancak ahlaksal mükemmelliğine rağmen, felaketler Eyub’un rahat yaşamını alt üst etti. Uğrunda çalışıp didindiği her şeyi kaybetti; keder, düş kırıklığı ve fiziksel acılar kişiliğini sınadı.
4. Eyub’un yaşadıklarını düşünmek neden faydalı olacak?
4 Tabii ki Tanrı’nın hizmetçileri arasında başına bir felaket gelen tek kişi Eyub değildir. Bugün İsa’nın birçok takipçisi onun yaşadıklarını kolayca anlayabilir. Bu nedenle şu iki soru, üzerinde düşünülmeye değer: Bir felaket yaşadığımızda Eyub’un yaşadığı sıkıntıyı hatırlamak bize nasıl yardım edebilir? Ve bu bize, acı çeken kişilere karşı daha duygudaş olmayı nasıl öğretebilir?
Bir Vefa Davası ve Sadakat Sınavı
5. Şeytan’a göre Eyub Tanrı’ya neden hizmet ediyordu?
5 Eyub’un olayı benzersizdi. İblis onun Tanrı’ya hizmet etme nedeni hakkında ortaya bir şüphe atmıştı. Eyub’un bundan haberi yoktu. Gökteki bir toplantıda Yehova Eyub’un iyi niteliklerine dikkat çektiğinde, Şeytan “Onun etrafına, evinin etrafına, ve nesi varsa hepsinin etrafına sen çepçevre çit çevirmedin mi?” dedi. Şeytan bu şekilde, Eyub’un ve dolaylı olarak Tanrı’nın bütün hizmetçilerinin davranışlarının temelinde bencillik olduğunu iddia etti. Yehova’ya, “şimdi elini uzat da, nesi varsa hepsine dokun, ve yüzüne karşı sana lânet edecektir” dedi (Eyub 1:8-11).
6. Şeytan hangi önemli davayı ortaya attı?
6 Bu önemli bir meseleydi. Şeytan, Yehova’nın egemenliğini kullanma tarzı hakkında şüphe uyandırmaya çalışmıştı. Tanrı’nın evreni sevgiyle yönetmesi gerçekten mümkün mü? Yoksa, Şeytan’ın ima ettiği gibi sonunda her zaman bencillik mi galip gelecek? Yehova, hizmetçisi Eyub’un sadakatine ve vefasına güvenerek, İblis’in onu emsal teşkil edecek bir davaya konu etmesine izin verdi. Böylece bizzat Şeytan, Eyub’un başına art arda belalar getirdi. Şeytan ilk saldırılarında başarısız olunca, Eyub’un acı veren bir hastalığa yakalanmasına neden oldu. İblis “deri yerine deri, evet, insan canı için nesi varsa verir” diye iddia etti (Eyub 2:4).
7. Tanrı’nın hizmetçileri bugün nasıl Eyub’unkilere benzer sorunlar yaşıyor?
7 Bugün İsa’nın çoğu takipçisi Eyub kadar acı çekmiyorsa da, farklı farklı sıkıntılardan etkileniyorlar. Birçok kişi zulüm görüyor ya da aile sorunları yaşıyor. Ekonomik sıkıntılar veya sağlık sorunları yıkıcı olabilir. Bazıları da inançları uğruna canını verdi. Tabii yaşadığımız her felakete bizzat Şeytan’ın yol açtığını düşünmemeliyiz. Bazı sorunlara kendi hatalarımız veya miras aldığımız bedensel kusurlar da neden olabilir (Galatyalılar 6:7). Ayrıca hepimiz yaşlılığın ve doğal afetlerin zarar veren etkilerine maruz kalıyoruz. Mukaddes Kitap, Yehova’nın bugün hizmetçilerini böyle sıkıntılardan mucizevi şekilde korumadığını açıkça gösteriyor (Vaiz 9:11).
8. Şeytan yaşadığımız sıkıntılardan nasıl yararlanmaya çalışabilir?
8 Ancak, Şeytan yaşadığımız sıkıntıları imanımızı baltalamak için kullanabilir. Elçi Pavlus ‘bedende bir diken, kendisini sürekli tokatlayan bir Şeytan meleği’ yüzünden sıkıntı çektiğinden söz etti (2. Korintoslular 12:7). Bu belki görme bozukluğu gibi fiziksel bir sıkıntıydı, belki de başka bir şeydi. Fakat sonuçta Pavlus, sevincini yok edip sadakatini zayıflatmak için Şeytan’ın bu sorunu ve bundan doğan hayal kırıklığını kullanabileceğini anladı (Süleyman’ın Meselleri 24:10). Şeytan bugün de aile fertlerinin, okul arkadaşlarının, hatta baskıcı yönetimlerin Tanrı’nın hizmetçilerine bir şekilde zulmetmesine neden olabilir.
9. Neden sıkıntılar veya zulüm bizi fazla şaşırtmamalı?
9 Bu sorunlara nasıl göğüs gerebiliriz? Onları, Yehova’ya sevgimizin ve egemenliğini kabul edişimizin geçici bir heves olmadığını gösterme fırsatı olarak görerek (Yakub 1:2-4). Sıkıntımızın kaynağı ne olursa olsun, Tanrı’ya vefanın önemini anlamak, ruhi dengemizi korumamıza yardım edecek. Elçi Petrus Hıristiyanlara şöyle yazmıştı: “Sevgili kardeşlerim, sizin için bir sınav olan ateşli sıkıntılar karşısında, başınıza gelen garip bir şeymiş gibi şaşkınlığa düşmeyin” (1. Petrus 4:12). Pavlus da “Mesih İsa yolunda Tanrı’ya bağlı bir yaşam sürmek isteyenlerin hepsi zulüm görecektir” diye açıkladı (2. Timoteos 3:12). Şeytan Yehova’nın Şahitlerinin sadakati hakkında, tıpkı Eyub’un durumunda olduğu gibi hâlâ şüpheler ortaya atıyor. Aslında Mukaddes Kitap Şeytan’ın bu son günlerde Tanrı’nın toplumuna saldırılarını artırdığını gösteriyor (Vahiy 12:9, 17).
Bir Yanlış Anlama ve Yanlış Öğütler
10. Eyub’un nasıl bir dezavantajı vardı?
10 Eyub’un bizden farklı olarak bir dezavantajı vardı. O belaların neden başına geldiğini bilmiyordu. Yanlış bir mantıkla “RAB verdi, ve RAB aldı” diye düşündü (Eyub 1:21). Belki Şeytan kasıtlı olarak Eyub’da o belalara Tanrı’nın yol açtığı izlenimini uyandırmaya çalıştı.
11. Eyub’un başına gelen felaketlere tepkisini açıklayın.
11 Eyub, karısının teşvik ettiği gibi Tanrı’ya lanet etmeyi reddettiyse de, oldukça sarsıldı (Eyub 2:9, 10). ‘Kötüler benden çok daha iyi durumda’ dedi (Eyub 21:7-9). Kendi kendine, ‘Tanrı beni niye cezalandırıyor?’ diye sormuş olmalı. Ölmek istediği zamanlar oldu. “Keşke ölüler diyarında beni gizlesen, öfken gecinciye kadar beni saklasan” diye yalvardı (Eyub 14:13).
12, 13. Üç arkadaşının yorumları Eyub’u nasıl etkiledi?
12 Eyub’u üç arkadaşı ziyaret etti; güya “onunla acınmak ve onu teselli etmek için” gelmişlerdi (Eyub 2:11). Ancak “yorgunluk veren teselliciler”den başka bir şey olmadıkları ortaya çıktı (Eyub 16:2). Eyub’un sorunlarını anlatabileceği dostları olsaydı bunun faydasını görebilirdi; ancak bu üç kişi onun zihnini daha da karıştırdılar ve moralini iyice bozdular (Eyub 19:2; 26:2).
13 Doğal olarak Eyub kendine ‘Neden ben? Tüm bunları hak edecek ne yaptım?’ diye sormuş olabilir. Arkadaşları tamamen yanlış açıklamalar yaptılar. Onlar, Eyub’un bunca acıyı bazı ciddi günahlar işlediği için çektiğini düşündüler. Elifaz “Suçsuz kim helâk oldu?” diye sordu. “Benim gördüğüme göre, fesat çiftçileri, ve zahmet tohumu saçanlar, onu biçiyorlar” dedi (Eyub 4:7, 8).
14. Neden hemen sıkıntıların yanlış davranışlar yüzünden meydana geldiği sonucuna varmamalıyız?
14 Kabul etmek gerekir ki, ‘ruhu hoşnut etmek’ yerine ‘günahkâr bedenimizi hoşnut ederek ekersek’ sorunlar çıkabilir (Galatyalılar 6:7, 8). Ancak, bu ortamda, nasıl davranırsak davranalım başımıza kötü şeyler gelebilir. Üstelik masum insanların tüm felaketlerden muaf olduğu asla söylenemez. Örneğin, “lekesiz, günahkârlardan ayrı” olan İsa Mesih bir işkence direğinde acılar içinde öldü; elçi Yakub da şehit edildi (İbraniler 7:26; Elçiler 12:1, 2). Elifaz ve iki arkadaşının yanlış düşünce tarzı, Eyub’u kendi iyi ismini savunmaya ve masumiyeti üzerinde ısrar etmeye itti. Yine de, onların Eyub’un çektiği acıları hak ettiğine dair ısrarlı iddiaları, Eyub’un Tanrı’nın adaleti hakkındaki görüşünü etkilemiş olabilir (Eyub 34:5; 35:2).
Sıkıntı Sırasında Yardım
15. Acı çektiğimizde hangi düşünce tarzının bize yardımı olur?
15 Bu olaydan bir ders alabilir miyiz? Felaketler, hastalıklar veya zulüm bize büyük bir adaletsizlik gibi gelebilir. Başka insanlar bu sorunların çoğundan muafmış gibi görünebilir (Mezmur 73:3-12). Zaman zaman kendimize şu temel soruları sormamız gerekebilir: ‘Başıma ne gelirse gelsin Tanrı’ya sevgim, bende O’na hizmet etme isteği uyandırıyor mu? Yehova’nın, Kendisini “ayıplıyana cevap vermesini” sağlamayı gerçekten istiyor muyum?’ (Süleyman’ın Meselleri 27:11; Matta 22:37). Başkalarının düşüncesizce sözleri yüzünden gökteki Babamızdan asla şüphe duymayalım. Yıllardır kronik bir hastalığı olan sadık bir Şahit şöyle dedi: “Yehova’nın izin verdiği her şeye dayanabileceğimi biliyorum. O’nun gereken gücü vereceğine eminim. Bunu hep yaptı.”
16. Tanrı’nın Sözü sıkıntı çekenlere nasıl yardım eder?
16 Şeytan’ın taktikleri konusunda biz Eyub’tan daha çok şey biliyoruz. “Onun düzenlerinden”, kötü niyetli planlarından “habersiz değiliz” (2. Korintoslular 2:11). Ayrıca faydalanabileceğimiz zengin bir pratik hikmet kaynağına sahibiz. Mukaddes Kitapta her tür zorluğa dayanmış sadık erkek ve kadınlarla ilgili kayıtlar buluruz. Birçok kişiden daha çok acı çekmiş elçi Pavlus şöyle yazmıştı: “Önceden yazılmış olan her şey, bizim eğitilmemiz için yazıldı; böylece tahammülümüz ve Kutsal Yazılardan aldığımız teselli sayesinde ümide sahip olabiliriz” (Romalılar 15:4). İkinci dünya savaşı sırasında Avrupa’da inancı yüzünden hapsedilen bir Şahit, üç günlük yiyeceğini bir Mukaddes Kitapla değiş tokuş etti. Bu Şahit şöyle diyor: “O değiş tokuşun öyle yararını gördüm ki! Fiziksel açlığıma rağmen, hem benim hem de başkalarının o sıkıntılı dönemde güçlü kalmasına yardım eden ruhi yiyecek aldım. O Mukaddes Kitabı hâlâ saklıyorum.”
17. Tanrı dayanmamıza yardım edebilecek hangi düzenlemeleri sağladı?
17 Kutsal Yazılardan aldığımız tesellinin yanı sıra, Mukaddes Kitabı incelememize yardım eden birçok araca da sahibiz. Bunlar sorunlarla mücadele edebilmemiz için yararlı rehberlik sağlıyor. Eğer İndekslere bakarsanız, sizinkine benzer bir sınav yaşamış bir iman kardeşinizin tecrübesini bulabilirsiniz (1. Petrus 5:9). Koşullarınızı anlayışlı bir ihtiyarla veya başka olgun bir iman kardeşinizle konuşmak da yardımcı olabilir. Her şeyden önemlisi, dua ederek Yehova’ya ve O’nun kutsal ruhuna güvenebilirsiniz. Pavlus, Şeytan’ın ‘tokatlarına’ nasıl dayandı? Tanrı’nın gücüne güvenmeyi öğrenerek (2. Korintoslular 12:9, 10). O, “beni kuvvetlendirenin sayesinde her şeyi yapabilirim” diye yazdı (Filipililer 4:13).
18. İman kardeşlerimiz nasıl paha biçilmez bir teşvik sağlayabilirler?
18 O halde, yardım bulabilirsiniz; istemekten asla çekinmemelisiniz. Bir Mukaddes Kitap özdeyişi “sıkıntı gününde eğer gevşersen, kuvvetin azdır” der (Süleyman’ın Meselleri 24:10). Nasıl tahtakurtları ahşap bir evin çökmesine neden olabilirse, cesaret kırıklığı da İsa’nın bir takipçisinin sadakatini yavaş yavaş kemirebilir. Yehova bu tehlikeye karşı bize hizmetçileri aracılığıyla yardım sağlıyor. Örneğin tutuklandığı gece İsa’ya bir melek görünmüş ve onu güçlendirmişti (Luka 22:43). Pavlus da bir tutuklu olarak Roma’ya giderken, Appius Çarşısında ve Üç Hanlarda kardeşleri görünce “Tanrı’ya şükretti ve cesaret buldu” (Elçiler 28:15). Alman bir Şahit, çekingen bir genç kızken Ravensbrück toplama kampına vardığında kendisine nasıl yardım edildiğini hâlâ hatırlıyor. “Hemen bir iman kardeşim beni buldu ve sıcak şekilde karşıladı. Başka sadık bir hemşire beni kanatları altına aldı ve adeta ruhi annem oldu.”
“Sadık Kal”
19. Eyub’un, Şeytan’ın çabalarına direnmesine ne yardım etti?
19 Yehova Eyub’u ‘kemalini (“sadakatini”, NW) sıkı tutan’ biri olarak tanıtmıştı (Eyub 2:3). Eyub, cesareti kırılsa ve neden acı çektiğini anlamasa da, çok önemli olan vefa konusunda asla bocalamadı. O, uğrunda yaşadığı şeyi inkâr etmedi. Şu düşüncesini değiştirmedi: “Son soluğumu verinciye kadar kemalimi kendimden ayırmıyacağım” (Eyub 27:5).
20. Tahammül neden değerlidir?
20 Benzer bir kararlılık bizim de sadakatimizi her koşulda, yani ayartmalar, muhalefet veya düşmanlık karşısında korumamıza yardım edecek. İsa İzmir cemaatine “Yakında başına gelecek olan sıkıntılardan korkma” demişti. “Tam olarak sınanabilmeniz ve on gün sıkıntı [sorunlar, acı ya da muhalefet] çekmeniz için İblis sizden bazılarını zindana atacak. Sonunda ölüm bile olsa sadık kal, ben de sana hayat tacını vereceğim” (Vahiy 2:10).
21, 22. Neyi bilmek sıkıntıya tahammül ederken bizi teselli edebilir?
21 Şeytan’ın yönetimindeki bu ortamda tahammülümüz ve sadakatimiz sınanacak. Yine de İsa bize geleceğe bakarken korkmak için hiçbir nedenimizin olmayacağına dair güvence veriyor. Önemli olan sadık kalmaktır. Pavlus ‘sıkıntılar geçicidir’ dedi, oysa Yehova’nın bize ödül olarak vaat ettiği “onur kat kat ağır basar ve kalıcıdır” (2. Korintoslular 4:17, 18). Eyub’un sıkıntısı bile, o olaydan önceki ve sonraki mutlu yıllarıyla karşılaştırıldığında geçiciydi (Eyub 42:16).
22 Yine de yaşamımızda sınavların hiç bitmeyecekmiş gibi göründüğü ve çektiğimiz acının dayanılmaz geldiği anlar olabilir. Gelecek makalede Eyub’un yaşadığı sınavdan tahammül konusunda başka hangi dersler alabileceğimizi göreceğiz. Ayrıca sıkıntı çeken kişilere hangi yollarla güç verebileceğimizi ele alacağız.
-
-
“Eyub’un Tahammülünü İşittiniz”Gözcü Kulesi—2006 | 15 Ağustos
-
-
“Eyub’un Tahammülünü İşittiniz”
“Eyub’un tahammülünü işittiniz ve Yehova’nın belirlediği sonucu gördünüz. Yehova çok şefkatli ve merhametlidir” (YAKUB 5:11).
1, 2. Polonya’da bir çift nasıl bir sınav yaşadı?
HİTLER’İN ordusu Polonya’nın kuzey kesimindeki Danzig kentini (bugün Gdańsk) kontrol altına aldığında, Harald Abt’ın Yehova’nın Şahidi olmasının üzerinden bir yıl bile geçmemişti. O sıralarda gerçek Hıristiyanlar için durum zor, hatta tehlikeli bir hal almaya başladı. Gestapo, Harald’ı inancını inkâr ettiğini belirten bir belgeyi imzalamaya zorladı, fakat o reddetti. Harald birkaç hafta hapiste tutulduktan sonra Sachsenhausen toplama kampına gönderildi; orada defalarca tehdit edildi ve dövüldü. Bir görevli Harald’a krematoryumun bacasını gösterip, “eğer inancına bağlı kalırsan 14 gün içinde oradan Yehova’na çıkacaksın” dedi.
2 Harald tutuklandığında, karısı Elsa on aylık kızlarını hâlâ emziriyordu. Fakat Elsa da Gestapo’nun dikkatinden kaçmadı. Çok geçmeden bebeği elinden alındı ve Elsa, Auschwitz’deki imha kampına gönderildi. Ancak Harald gibi o da hayatta kalmayı başardı. The Watchtower dergisinin 15 Nisan 1980 tarihli sayısında onların bütün bunlara nasıl dayandıkları hakkında daha fazla bilgi bulabilirsiniz. Harald şöyle yazdı: “Tanrı’ya imanım nedeniyle 14 yılımı toplama kamplarında ve hapishanelerde geçirdim. Bana ‘Bunca şeye dayanmanda karının bir yardımı oldu mu?’ diye sorarlardı. Evet, gerçekten oldu! Onun, inancında asla uzlaşmayacağını en başından beri biliyordum ve bunu bilmek güçlü kalmama yardım etti. Karım uzlaştığım için serbest kaldığımı bilmektense beni bir sedyede ölü görmeyi tercih ederdi. . . . . Elsa, Alman toplama kamplarında geçirdiği yıllar boyunca birçok zorluğa tahammül etti.”
3, 4. (a) Kimlerin örnekleri İsa’nın takipçilerini tahammül etmeye teşvik edebilir? (b) Mukaddes Kitap neden Eyub’un yaşadıklarını incelemeye teşvik ediyor?
3 Birçok Şahidin de kabul edeceği gibi, acı çekmek hiç kolay değildir. Bu nedenle Mukaddes Kitap İsa’nın tüm takipçilerine “Yehova adına konuşan peygamberleri, sıkıntı çekmek ve sabretmek konusunda örnek alın” diye öğüt veriyor (Yakub 5:10). Yüzyıllar boyunca Tanrı’nın birçok hizmetçisi sebepsiz yere zulüm gördü. Bu büyük “şahitler bulutu”nun örneği, bizi koşumuza tahammülle devam etmeye teşvik edebilir (İbraniler 11:32-38; 12:1).
4 Mukaddes Kitap kaydında Eyub bir tahammül örneği olarak dikkat çeker. Yakub şöyle yazdı: “Bakın, sıkıntıya tahammül edenlerin mutlu olduğunu söylüyoruz. Eyub’un tahammülünü işittiniz ve Yehova’nın belirlediği sonucu gördünüz. Yehova çok şefkatli ve merhametlidir” (Yakub 5:11). Eyub’un yaşadıkları, Yehova’nın desteklediği sadık kişileri bekleyen ödül hakkında bize fikir verir. Daha da önemlisi, bu olay, sıkıntılı zamanlarda bize yararı olacak hakikatleri ortaya çıkarır. Eyub kitabı şu soruları yanıtlamamıza yardım eder: Bir sınavla karşılaşınca asıl davaları anlamaya çalışmamız neden önemlidir? Hangi nitelikler ve tutumlar tahammül etmemize yardım eder? Sıkıntı çeken iman kardeşlerimizi nasıl güçlendirebiliriz?
Meseleyi Tüm Yönleriyle Kavrayın
5. Sınavlarla veya ayartmalarla karşılaştığımızda aklımızda tutmamız gereken asıl dava nedir?
5 Sıkıntı çekerken ruhi dengemizi koruyabilmek için meseleyi tüm yönleriyle kavramamız gerekir. Aksi halde, kişisel sorunlar ruhi görüşümüzü bulanıklaştırabilir. Tanrı’ya vefa davası en önemli meseledir. Gökteki Babamız bizi şahsen ilgilendiren bir ricada bulunuyor: “Oğlum, hikmetli ol, ve yüreğimi sevindir, ta ki, beni ayıplıyana cevap vereyim” (Süleyman’ın Meselleri 27:11). Bu ne eşsiz bir ayrıcalık! Zayıflıklarımıza ve kusurlarımıza rağmen Yaratıcımızı sevindirebiliriz. Yehova’ya sevgimiz, sınavlara ve ayartmalara dayanmamızı sağladığında bunu yapmış oluruz. Gerçek sevgi her şeye dayanır. Asla tükenmez (1. Korintoslular 13:7, 8).
6. Şeytan, Yehova’ya nasıl ve ne ölçüde meydan okuyor?
6 Eyub kitabı Şeytan’ı, Yehova’ya meydan okuyan kişi olarak açıkça tanıtır. Ayrıca bu görünmez düşmanın kötü yapısını ve Tanrı’yla ilişkimizi yok etme arzusunu da gözler önüne serer. Eyub’un örneğinde görüldüğü gibi, Şeytan esasında Yehova’nın tüm hizmetçilerini bencillikle suçluyor ve onların Tanrı’ya sevgilerinin soğuyabileceğini ispatlamaya çalışıyor. Binlerce yıldır Tanrı’ya meydan okuyor. Şeytan gökten atıldığında, gökte bir ses onu “kardeşlerimizi suçlayan” diye tanıttı ve onun “Tanrımızın önünde gece gündüz” böyle iftiralarda bulunduğunu söyledi (Vahiy 12:9, 10). Sadakatle tahammül ederek onun suçlamalarının temelsiz olduğunu gösterebiliriz.
7. Fiziksel zayıflıklara en iyi nasıl dayanabiliriz?
7 İblis’in, karşılaşabileceğimiz her sıkıntıyı bizi Yehova’dan uzaklaştırmak için kullanacağını unutmayalım. O İsa’yı ne zaman sınamaya çalışmıştı? İsa uzun süre oruç tuttuktan sonra, açken (Luka 4:1-3). Ancak İsa ruhi gücü sayesinde İblis’in ayartmalarını kararlılıkla reddetti. Hastalıkların ya da yaşlılığın neden olabildiği fiziksel bir zayıflıkla mücadelemizde, ruhen güçlü kalmak ne kadar önemli değil mi? “Dış görünüşümüzle yıpranıyorsak da” pes etmiyoruz, çünkü “içimizdeki insan günden güne yenileniyor” (2. Korintoslular 4:16).
8. (a) Olumsuz duyguların nasıl yıkıcı etkisi olabilir? (b) İsa nasıl bir tutum yansıttı?
8 Olumsuz duygular da bize ruhen zarar verebilir. ‘Yehova buna neden izin veriyor?’ diye merak edebiliriz. Kırıcı bir davranışa maruz kaldığımızda ‘Bir kardeş bana nasıl böyle davranabilir?’ diye düşünebiliriz. Böyle duygular asıl davaları göz ardı etmemize ve sadece kendi durumumuza odaklanmamıza neden olabilir. Eyub’un yanlış düşünüşlü üç dostu yüzünden yaşadığı düş kırıklığının, ona hastalığının fiziksel zararı kadar duygusal açıdan da zarar verdiği anlaşılıyor (Eyub 16:20; 19:2). Elçi Pavlus da uzun süren öfkenin ‘İblis’e meydan vermemize’ neden olabileceğini gösterdi (Efesoslular 4:26, 27). İsa’nın takipçileri, düş kırıklığı veya öfkelerini açığa vurmak ya da bir durumun adaletsizliği üzerinde gereğinden fazla durmak yerine, kendilerini, “adil şekilde yargılayan” Yehova Tanrı’nın ‘ellerine bırakarak’ İsa’yı örnek alırlarsa daha çok yarar görürler (1. Petrus 2:21-23). İsa’nın ‘zihniyetine’ sahip olmak Şeytan’ın saldırılarına karşı en büyük savunma olabilir (1. Petrus 4:1).
9. Tanrı, taşımamız gereken yükler veya karşılaştığımız ayartıcı durumlar hakkında hangi güvenceyi veriyor?
9 Her şeyden önemlisi asla sorunlarımızı Yehova’nın hoşnutsuzluğunun kanıtı olarak görmemeliyiz. Böyle bir yanlış anlama, sözde tesellicilerinin sert sözleriyle saldırıya uğrayan Eyub’u çok üzdü (Eyub 19:21, 22). Mukaddes Kitap bize şu sözlerle güvence verir: “Tanrı kötü niyetlerle sınanamayacağı gibi, Kendisi de kimseyi böyle niyetlerle sınamaz” (Yakub 1:13). Tam tersine, Yehova, yükümüz ne olursa olsun taşımamıza yardım edeceğine ve bize sıkıntı veren her tür ayartıcı durumdan çıkış yolunu sağlayacağına söz veriyor (Mezmur 55:22; 1. Korintoslular 10:13). Sıkıntılı zamanlarda Tanrı’ya yaklaşmakla, olayları olduğu gibi görebileceğiz ve İblis’e karşı koyabileceğiz (Yakub 4:7, 8).
Tahammül Etmek İçin Yardımlar
10, 11. (a) Eyub’un tahammül etmesine ne yardım etti? (b) Vicdanının rahat olması Eyub’a nasıl yardım etti?
10 Eyub sıkıntılı durumuna, yani sözde tesellicilerinin hakaretlerine ve başına gelen belaların gerçek nedeni hakkındaki karışık düşüncelerine rağmen sadık kaldı. Onun tahammülünden neler öğrenebiliriz? Şüphesiz başarısının asıl nedeni Yehova’ya sadakatiydi. ‘Allahtan korktu ve kötülükten çekindi’ (Eyub 1:1). Bu onun yaşam tarzıydı. Olayların neden birden tersine döndüğünü anlamadığında bile Yehova’ya sırt çevirmeyi reddetti. Eyub iyi zamanlarda da kötü zamanlarda da Tanrı’ya hizmet etmesi gerektiğine inandı (Eyub 1:21; 2:10).
11 Ayrıca vicdanının rahat oluşu da Eyub’u teselli etti. Ölümün eşiğine geldiğini hissettiğinde, başkalarına yardım etmek için elinden geleni yaptığını, Yehova’nın doğru standartlarına uyduğunu ve sahte tapınmanın hiçbir türüne karışmadığını bilmenin rahatlığı içindeydi (Eyub 31:4-11, 26-28).
12. Eyub, Elihu’dan aldığı yardıma nasıl karşılık verdi?
12 Tabii, Eyub’un bakış açısını bazı yönlerden düzeltmek için yardıma ihtiyacı olduğu açıktı. Yardımı alçakgönüllülükle kabul etti; bu onun başarıyla tahammül edebilmesinin bir diğer anahtarıydı. Eyub, Elihu’nun hikmetli öğüdünü saygıyla dinledi ve Yehova’nın düzeltmesini kabul etti. “Anlamadığım şeyleri söyledim, . . . . kendimi hor görmekteyim, ve tozda ve külde tövbe eylemekteyim” dedi (Eyub 42:3, 6). Hastalığı yüzünden hâlâ acı çekse de, düşünce tarzında yapılan bu düzeltmenin kendisini Tanrı’ya daha da yaklaştırmasına çok sevindi. “Sen [Yehova] her şeyi yapabilirsin, bilirim” dedi (Eyub 42:2). Yehova’nın Kendi ihtişamını anlatması sayesinde, Eyub Yaratıcısının karşısında kendi konumunu çok daha iyi anladı.
13. Merhametli olmanın Eyub’a ne yararı oldu?
13 Son olarak, Eyub merhamet konusunda göze çarpar bir örnek oldu. Sahte tesellicileri onu çok üzdüler, ancak Yehova onlar için dua etmesini istediğinde Eyub bunu yaptı. Bunun ardından Yehova, Eyub’u sağlığına kavuşturdu (Eyub 42:8, 10). Kırgınlığın tahammül etmemize yardımı etmeyeceği açıktır; oysa sevgi ve merhamet bunu yapar. Kırgınlık beslememek bizi ruhen canlandırır ve bu Yehova’nın desteklediği bir davranıştır (Markos 11:25).
Öğüt Veren Hikmetli Kişiler Tahammül Etmemize Yardımcı Olur
14, 15. (a) Hangi nitelikler öğüt veren birinin başkalarına şifa verebilmesini sağlar? (b) Elihu neden Eyub’a yardım edebildi?
14 Eyub’la ilgili kayıttan alabileceğimiz başka bir ders de, öğüt veren hikmetli kişilerin ne kadar değerli olduğudur. Böyle kişiler ‘sıkıntı için doğmuş kardeşler’ gibidir (Süleyman’ın Meselleri 17:17). Ancak Eyub’un tecrübesinin gösterdiği gibi, öğüt veren bazı kişiler şifa vermek yerine incitebilir. İyi öğüt veren birinin Elihu gibi duygudaşlık, saygı ve nezaket göstermesi gerekir. İhtiyarların ve İsa’nın diğer olgun takipçilerinin, sorunlarla boğuşan kardeşlerin düşünce tarzında düzeltmeler yapması gerekebilir. Bunu yaparken Eyub kitabından çok şey öğrenebilirler (Galatyalılar 6:1; İbraniler 12:12, 13).
15 Elihu’nun meseleyi ele alış tarzı birçok güzel ders veriyor. O, Eyub’un üç dostunun yanlış görüşlerine bir cevap vermeden önce onları uzun süre dinledi (Eyub 32:11; Süleyman’ın Meselleri 18:13). Elihu, Eyub’un ismini kullandı ve onunla bir dost olarak konuştu (Eyub 33:1). Üç sahte tesellicinin tersine, o kendisini Eyub’dan üstün görmedi. “Ben de balçıktan teşkil olundum” dedi. Düşüncesiz sözlerle Eyub’un acısını artırmak istemedi (Eyub 33:6, 7; Süleyman’ın Meselleri 12:18). Eyub’un geçmişteki davranışlarını eleştirmek yerine, onun doğruluğunu övdü (Eyub 33:32). En önemlisi de Elihu olaylara Tanrı’nın bakış açısından baktı ve Eyub’un, Yehova’nın asla haksızlık yapmayacağı gerçeğine odaklanmasına yardım etti (Eyub 34:10-12). Eyub’u, kendi doğruluğunu sergilemeye çalışmak yerine Yehova’yı beklemeye teşvik etti (Eyub 35:2; 37:14, 23). İsa’nın takipçisi ihtiyarlar ve başkaları mutlaka bu tür derslerden çok yararlanabilirler.
16. Eyub’un üç sahte tesellicisi nasıl Şeytan’ın maşası oldu?
16 Elihu’nun hikmetli öğüdü, Elifaz, Bildad ve Tsofar’ın kırıcı sözlerinin tam tersidir. Yehova onlara “benim için doğru olanı söylemediniz” dedi (Eyub 42:7). İyi niyetli olduklarını iddia etseler de, sadık dostlar değil, Şeytan’ın maşası olduklarını gösterdiler. Üçü de en başından beri, Eyub’un yaşadığı sıkıntılardan bizzat kendisinin sorumlu olduğunu düşündü (Eyub 4:7, 8; 8:6; 20:22, 29). Elifaz’a göre Tanrı hizmetçilerine güvenmiyordu ve doğru biri olmak ya da olmamak O’nun için önemli değildi (Eyub 15:15; 22:2, 3). Elifaz, Eyub’u yapmadığı hatalar için bile suçladı (Eyub 22:5, 9). Oysa Elihu Eyub’a ruhen yardım etti; öğüt veren sevgi dolu birinin hedefi de işte her zaman budur.
17. Sınavlar sırasında neyi aklımızdan çıkarmamalıyız?
17 Eyub kitabından tahammül hakkında başka bir ders daha alabiliriz. Sevgi dolu Tanrımız durumumuzu görür ve bize çeşitli yollarla yardım etmeyi hem ister hem de bunu yapabilecek güçtedir. Elsa Abt’ın yaşadıklarına değinmiştik. Onun vardığı şu sonuç üzerinde düşünelim: “Tutuklanmadan önce bir hemşirenin yazdığı mektubu okumuştum. Hemşire mektubunda, şiddetli denemeler yaşarken, Yehova’nın ruhunun kişi üzerine sakinlik getirdiğini yazıyordu. Onun bunu az da olsa abarttığını düşünmüştüm. Fakat bizzat kendim denemelerden geçerken, hemşirenin söylemiş olduğu şeylerin doğru olduğunu gördüm. Gerçekten de aynen öyle oluyor. Başından tecrübe geçmeyen birinin bunu anlayabilmesi çok zordur. Fakat ben bunu gerçekten yaşadım. Yehova gerçekten yardım ediyor.” Elsa, Yehova’nın binlerce yıl önce Eyub’un zamanında yaptığı veya yapabileceği şeylerden söz etmiyor. O bizim zamanımızdan söz ediyor. Evet, “Yehova gerçekten yardım ediyor”!
Tahammül Eden İnsana Ne Mutlu
18. Eyub tahammül etmekten hangi yararları elde etti?
18 Bugün belki çok azımız Eyub’unki kadar şiddetli sıkıntılar yaşayacağız. Fakat, bu ortam yüzünden ne tür sınavlar yaşarsak yaşayalım, Eyub gibi sadık kalmak için geçerli nedenlerimiz var. Aslında tahammül Eyub’un yaşamını zenginleştirdi. Onu tam, eksiksiz bir hale getirdi (Yakub 1:2-4). Tanrı’yla ilişkisini güçlendirdi. Eyub “Senin için kulaktan işitmiştim; şimdi ise seni gözüm gördü” dedi (Eyub 42:5). Eyub’un sadakatini bozamayan Şeytan’ın yalancılığı ispatlandı. Yehova hizmetçisi Eyub’dan, yüzlerce yıl sonra bile doğruluk örneği olarak söz etti (Hezekiel 14:14). Onun sadakatini ve tahammülünü anlatan kayıt bugün bile Tanrı’nın toplumunu teşvik ediyor.
19. Sizce tahammül neden değerli bir niteliktir?
19 Yakub birinci yüzyıldaki Hıristiyanlara tahammülden söz ederken, bu niteliğin beraberinde getirdiği doyuma değindi. Ve Yehova’nın sadık hizmetçilerini bol bol ödüllendirdiğini hatırlatmak için Eyub’un örneğini kullandı (Yakub 5:11). Eyub 42:12’de şöyle okuyoruz: “RAB Eyubun sonunu başlangıcından ziyade bereketli etti.” Tanrı Eyub’a kaybettiği her şeyin iki katını verdi ve Eyub’un uzun, mutlu bir hayatı oldu (Eyub 42:16, 17). Benzer şekilde bizim de bu ortamın sonu sırasında yaşayabileceğimiz tüm acı, keder veya üzüntüler, Tanrı’nın yeni dünyasında ortadan kalkacak ve unutulacak (İşaya 65:17; Vahiy 21:4). Biz Eyub’un tahammülünü işittik ve Yehova’nın yardımıyla onu örnek almaya kararlıyız. Mukaddes Kitap şöyle vaat ediyor: “Sınava dayanan insana ne mutlu! Çünkü Yehova tarafından uygun bulununca, O’nun Kendisini sevenlere vaat ettiği yaşam tacını alacak” (Yakub 1:12).
-