-
Evrim: Yanılgılar ve GerçeklerHayat Nasıl Başladı?
-
-
1. Yanılgı: Mutasyonlar, yeni türlerin oluşması için gerekli olan hammaddeyi sağlar. Mutasyon ya da değişinim, bir bitkinin ya da hayvanın genetik kodunda meydana gelen herhangi bir değişikliktir. Makroevrim öğretisi, mutasyonların sadece yeni türler değil, yepyeni bitki ve hayvan familyaları üretebileceği iddiası üzerine kuruludur.19
Mutasyonlar bitkilerde bazı değişikliklere yol açabilir, örneğin çiçekleri resimdeki gibi daha büyük olabilir, ancak gerçekleşebilecek değişiklikler sınırlıdır
Gerçekler. Bir bitkinin ya da hayvanın birçok özelliğini genetik kodu, yani her hücrenin çekirdeğinde saklı olan talimatlar belirler.c Araştırmacılar mutasyonların, bitki ve hayvanların soyunda değişikliklere neden olabileceğini keşfettiler. Ancak mutasyonların tamamen yeni türler oluşturabileceği doğru mu? Genetik alanındaki yaklaşık 100 yıllık araştırmalar neyi ortaya koydu?
Doğal seçilim, yani yaşadığı ortama en iyi uyum sağlayan bireylerin yaşamını sürdürmek ve çoğalmakta daha başarılı olacağı fikri uzun zamandır kabul ediliyordu. Bilim insanları buna dayanarak 1930’ların sonlarında yeni bir görüşe sarıldılar: Eğer gelişigüzel meydana gelen mutasyonlar doğal seçilim yoluyla yeni bitki türleri oluşturabiliyorsa, mutasyonların insanlar tarafından yaratılması ve seçilmesi daha etkili sonuçlar doğurmalıdır. Max Planck Bitki Islahı Araştırmaları Enstitüsü’nden (Almanya) Wolf-Ekkehard Lönnig şöyle diyor: “Biyologlar, genetik bilimciler, özellikle de bitki ve hayvan yetiştiricileri arasında büyük bir heyecan yaşandı.”d Neden bu kadar sevindiler? Bitkilerdeki mutasyonların genetiğini yaklaşık 30 yıldır araştıran Lönnig şöyle açıklıyor: “Araştırmacılar bu çalışmaların, bitki ve hayvan yetiştiriciliğinin geleneksel yöntemlerinde devrim yaratacağını düşündüler. Mutasyonlar meydana getirip uygun olanlarını seçerek yeni ve daha iyi bitkiler ve hayvanlar üretebilmeyi beklediler.”20 Hatta birçokları yepyeni türlerin ortaya çıkacağını umuyordu.
Mutasyona uğramış sirke sineklerinin sadece şekli bozulmuştur; hepsi hâlâ sirke sineğidir
Amerika, Asya ve Avrupa’da büyük para desteğiyle, evrimi hızlandırmayı vaat eden yöntemler kullanan programlar başlatıldı. 40 yıldan uzun süren bu hummalı çalışmaların sonucu ne oldu? Araştırmacı Peter von Sengbusch, “Gittikçe daha verimli çeşitler geliştirmek amacıyla [mutasyonlar üretmek için kullanılan] ışın verme yöntemi büyük ölçüde başarısız oldu” diyor.21 Lönnig de şöyle diyor: “1980’lere gelindiğinde bilim insanlarının ilk baştaki umutları ve heyecanı sönmüştü, çünkü dünya çapındaki çalışmalar başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Batı ülkelerinde mutasyon ıslahı alanındaki çalışmalara son verildi. Mutasyona uğramış canlıların hemen hemen hepsi . . . . öldü ya da doğadakilerden daha zayıf oldu.”e
Ancak, yaklaşık 100 yıllık mutasyon araştırmaları ve 70 yıllık mutasyon ıslahı çalışmaları sayesinde bilim insanları, mutasyonların yeni türler meydana getirip getiremeyeceği konusunda bazı sonuçlara varabildi. Lönnig kanıtları inceledikten sonra şunu belirtti: “Mutasyonlar orijinal bir bitki veya hayvan türünü tamamen yeni bir türe dönüştüremez. Bu sonuç, hem 20. yüzyılda yapılan mutasyon araştırmalarıyla elde edilen tüm sonuçlara ve deneyimlere hem de olasılık yasalarına uymaktadır.”
Öyleyse mutasyonlar bir türün evrimleşip yepyeni bir türe dönüşmesini sağlayabilir mi? Kanıtlara bakılırsa hayır! Lönnig uzun yıllar süren araştırmaların ardından şu sonuca vardı: “Kendine özgü bir genetik yapısı olan her türün kesin sınırları vardır ve bu sınırlar rastgele mutasyonlarla ihlal edilemez ya da değiştirilemez.”22
Yukarıda ele aldığımız gerçeklerin ne anlama geldiğini düşünün. Eğer uzman bilim insanları bile mutasyonlar yaratıp en uygun olanlarını seçerek yeni türler üretemiyorsa, zekânın rol oynamadığı doğal bir sürecin bunu başarması mümkün olabilir mi? Araştırmalar mutasyonların orijinal bir türü yepyeni bir türe dönüştüremediğini gösteriyorsa, makroevrimin gerçek olduğu söylenebilir mi?
-
-
Evrim: Yanılgılar ve GerçeklerHayat Nasıl Başladı?
-
-
e Mutasyon deneylerinde elde edilen yeni mutasyon çeşitlerinin sürekli azaldığı, aynı çeşit mutasyonların ise çok sık görüldüğü gözlemlendi. Bitki mutasyonlarının yüzde 1’inden azı daha fazla araştırılmak üzere seçildi ve bu grubun da sadece yüzde 1’inden azı ticari kullanım için uygun bulundu. Ancak hiçbir yeni tür elde edilmedi. Hayvanlardaki mutasyon ıslahının sonuçları ise bitkilerdekinden daha da kötüydü ve sonunda bu yöntemden tümüyle vazgeçildi.
-