-
İyi Habere Gerçekten İman Ediyor musunuz?Gözcü Kulesi—2003 | 15 Ocak
-
-
İyi Habere Gerçekten İman Ediyor musunuz?
“Allahın melekûtu yakındır; tövbe edin, ve incile [iyi habere] iman eyleyin.”—MARKOS 1:15.
1, 2. Markos 1:14, 15’i nasıl açıklarsınız?
YIL MS 30. İsa Mesih Galile’deki önemli hizmetine başlamıştı. ‘Tanrı’nın iyi haberini’ vaaz ediyor ve şu sözleri birçok Galileli’ye coşku veriyordu: “Vakit tamam oldu, ve Allahın melekûtu yakındır; tövbe edin, ve incile [iyi habere] iman eyleyin.”—Markos 1:14, 15.
2 İsa’nın hizmetine başlaması ve insanların, Tanrı’nın kendilerini onaylamasını sağlayacak kararı vermeleri için ‘vakit tamam olmuştu.’ (Luka 12:54-56) ‘Tanrı’nın krallığı yakındı’ çünkü İsa, Atanmış Kral olarak onların arasındaydı. Onun vaaz etme faaliyeti doğru yürekli kişilerde tövbe etme arzusu uyandırdı. Fakat onlar nasıl, ‘iyi habere iman ettiler’ ve biz bunu nasıl yapabiliriz?
3. İnsanlar iyi habere iman ettiklerini nasıl gösteriyorlar?
3 İsa gibi Resul Petrus da insanları tövbe etmeye teşvik etti. Petrus, MS 33 yılının Pentikost’unda Yeruşalim’deki Yahudilere şöyle dedi: “Tövbe edin; ve günahlarınızın bağışlanması için her biriniz İsa Mesihin ismile vaftiz olunsun; ve Ruhülkudüs vergisini alacaksınız.” Binlerce kişi tövbe edip vaftiz edildi ve İsa’nın takipçisi oldu. (Resullerin İşleri 2:38, 41; 4:4) Diğer milletlerden olanlar MS 36 yılında benzer adımlar attılar. (Resullerin İşleri 10:1-48) Günlerimizde binlerce kişinin iyi habere iman etmesi, onları günahlarından tövbe etmeye, kendilerini Tanrı’ya vakfetmeye ve vaftiz edilmeye yöneltti. Onlar kurtuluşla ilgili iyi habere ve İsa’nın kurban olarak sağladığı fidyeye iman ediyorlar. Ayrıca doğrulukla davranıyor ve Tanrı’nın Krallığının tarafında yer alıyorlar.
4. İman nedir?
4 Fakat iman nedir? Çağdaş bir çeviriye göre resul Pavlus şöyle yazdı: ‘İman, ümit edilen şeylerle ilgili teminatlandırılmış bir bekleyiş ve görülmemesine rağmen gerçeklerin açık kanıtıdır.’ (İbraniler 11:1) İmanımız sayesinde Tanrı’nın, Sözünde vaat ettiği her şeyin olup bitmiş gibi kesinlikle yerine geleceğinden emin oluruz. Bu, bir mülkün sahibi olduğumuzu kanıtlayan elimizdeki bir tapu gibidir. İman aynı zamanda görünmeyen şeylerin “açık kanıtıdır.” Algılama yetimiz ve minnettar yüreğimiz, görmediğimiz halde bu tür şeylerin gerçek olduğuna bizi ikna eder.—II. Korintoslular 5:7; Efesoslular 1:18.
İmana İhtiyacımız Var!
5. İman neden bu kadar önemli?
5 Ruhi şeylere karşı bir ihtiyaç duygusuyla doğduysak da, iman niteliğiyle doğmadık. Aslında “herkes iman etmiş değildir.” (II. Selânikliler 3:2, YÇ) Fakat İsa’nın takipçileri, Tanrı’nın vaatlerini miras almak için imanlı kişiler olmalıdırlar. (İbraniler 6:12) Pavlus imanlı birçok kişiye değindikten sonra şunları yazdı: “Bu kadar büyük şahitler bulutu etrafımızı kuşatmış olduğundan, her ağırlığı ve bizi kolayca saran günahı bırakarak, imanı başlıyan ve tamamlıyan İsaya bakarak biz de önümüze konulan koşuyu sabırla koşalım.” (İbraniler 12:1) “Bizi kolayca saran günah” nedir? İman eksikliği, hatta bir zamanlar sahip olunan imanı yitirmektir. Güçlü bir imanımızın olması için ‘İsa’ya bakarak’ onun örneğini izlemeliyiz. Ayrıca ahlaksızlığı reddetmeli, bedenin işleriyle mücadele etmeli ve maddecilikten, dünyevi felsefelerden, Kutsal Yazılara dayanmayan geleneklerden sakınmalıyız. (Galatyalılar 5:19-21; Koloseliler 2:8; I. Timoteos 6:9, 10; Yahuda 3, 4) Bundan başka, Tanrı’nın bizimle olduğuna ve O’nun Sözündeki öğütlerin gerçekten işe yaradığına inanmalıyız.
6, 7. İmanımızın daha güçlü olması için dua etmek neden yerindedir?
6 Kendi irademizle iman geliştiremeyiz. İman, Tanrı’nın mukaddes ruhunun ya da faal kuvvetinin bir meyvesidir. (Galatyalılar 5:22, 23) Peki imanımızın güçlendirilmesi gerekiyorsa ne yapmalıyız? İsa şöyle dedi: “Sizler . . . . çocuklarınıza iyi hediyeler vermeği bilirseniz, semavî Baba kendisinden diliyenlere ne kadar ziyade Ruhülkudüsü verir!” (Luka 11:13) Evet, mukaddes ruhu almak için dua edelim, çünkü mukaddes ruh en zor durumlarda bile Tanrı’nın isteklerini yerine getirmemiz için gereken imanı bizde oluşturabilir.—Efesoslular 3:20.
7 İmanımızı artırmak için dua etmemiz yerindedir. İsa, bir genci etkisi altına almış cini çıkarmak üzereyken, gencin babası şöyle yalvardı: “İman ederim; benim imansızlığıma yardım eyle.” (Markos 9:24) İsa’nın öğrencileri, “imanımızı artır” dediler. (Luka 17:5) Bu nedenle, Tanrı’nın bu tür duaları cevaplayacağına güvenerek imanımızın daha güçlü olması için dua edelim.—I. Yuhanna 5:14.
Tanrı’nın Sözüne İman Etmek Çok Önemlidir
8. Tanrı’nın Sözüne iman etmek bize nasıl yardım eder?
8 İsa, kurban olarak ölmeden önce takipçilerine şunları söyledi: “Yüreğiniz sıkılmasın; Allaha iman edin, bana da iman edin.” (Yuhanna 14:1) İsa’nın takipçileri olarak Tanrı’ya ve İsa’ya iman ediyoruz. Peki Tanrı’nın Sözü için ne diyebiliriz? Eğer bizim için en iyi öğüdü ve yönlendirmeyi sağladığına tam olarak iman ederek Tanrı’nın Sözünü inceler ve uygularsak, o, yaşamımızda yararlı bir güç olabilir.—İbraniler 4:12.
9, 10. Yakub 1:5-8’de iman konusunda söylenenleri nasıl açıklarsınız?
9 Kusurlu insanlar olarak yaşamımız sorunlarla dolu. Ancak Tanrı’nın Sözüne iman etmek bize gerçekten yardım eder. (Eyub 14:1) Farz edelim ki belirli bir sorunla nasıl başa çıkabileceğimizi bilmiyoruz. Tanrı’nın Sözü bizlere şu öğüdü veriyor: “Eğer sizden birinin hikmeti eksikse, herkese cömertlikle ve tekdir etmeden [azarlamadan, YÇ] veren Allahtan istesin, ve kendisine verilecektir. Fakat bir şeyden şüphe etmiyerek imanla istesin; çünkü şüphe eden adam yelle sürülen ve dalgalanan denizin çalkanmasına benzer. Çünkü bütün yollarında kararsız, iki yürekli adam, Rab tarafından bir şey alacağını sanmasın.”—Yakub 1:5-8.
10 Hikmetimiz eksik olduğundan dua ettiğimiz için Yehova Tanrı bizi ‘tekdir etmeyecek’ yani azarlamayacak. Tersine karşılaştığımız zorluğu uygun şekilde görmemize yardım edecektir. Bize yardımcı olacak ayetler iman kardeşlerimiz tarafından dikkatimize sunulabilir ya da Mukaddes Kitabı incelerken, böyle bir ayet dikkatimizi çekebilir. Veya Yehova’nın mukaddes ruhu tarafından başka bir şekilde yönlendirilebiliriz. ‘Bir şeyden şüphe etmiyerek imanla istemeye’ devam edersek, Gökteki Babamız zorluklarla başa çıkabilmemiz için gereken hikmeti bize verecektir. Eğer rüzgârın savurduğu denizdeki bir dalga gibi olursak, Tanrı’dan hiçbir şey almayı bekleyemeyiz. Neden? Çünkü bu bizim istikrarsız ve dua konusunda ya da başka şeylerde, hatta iman göstermekte bile kararsız olduğumuz anlamına gelir. Bu nedenle Tanrı’nın Sözüne ve onun sağladığı rehberliğe güçlü bir iman beslemeliyiz. Şimdi, Tanrı’nın Sözünün bize nasıl yardım ettiği ve nasıl yönlendirme sağladığına dair bazı örneklere bakalım.
İman ve Maddi ihtiyaçlarımız
11. Tanrı’nın Sözüne iman etmek, günlük ihtiyaçlarımızla ilgili bize hangi güvenceyi verir?
11 Peki eğer belirli şeylerden yoksunsak ya da yoksulluk çekiyorsak ne olacak? Tanrı’nın Sözüne iman etmek, Yehova’nın bizim gündelik ihtiyaçlarımızla ilgileneceği ve en nihayetinde, Kendisini seven herkese bol bol nimetler sağlayacağına dair teminatlandırılmış bir bekleyiş yaratır. (Mezmur 72:16; Luka 11:2, 3) Yehova’nın bir kıtlık sırasında peygamberi İlya’ya nasıl yiyecek sağladığı üzerinde düşünmek bizi cesaretlendirebilir. Tanrı daha sonra, bir kadınla oğlunun ve İlya’nın hayatta kalabilmesi için onlara mucizevi şekilde un ve yağ sağladı. (I. Kırallar 17:2-16) Benzer şekilde, Yehova Babillilerin Yeruşalim’i kuşatmaları sırasında Yeremya peygamberin de ihtiyaçlarıyla ilgilendi. (Yeremya 37:21) Yeremya ve İlya’nın çok az yiyecekleri vardı, ama Yehova onlarla ilgileniyordu. Bugün de Kendisine iman edenlerle ilgileniyor.—Matta 6:11, 25-34.
12. İman, temel ihtiyaçlarımızı karşılamamıza nasıl yardım edecek?
12 İman etmek ve Mukaddes Kitap ilkelerini uygulamak bizleri maddi açıdan zengin etmeyecek, ama temel ihtiyaçlarımızı karşılamamıza yardım edecektir. Örneklemek gerekirse, Mukaddes Kitap dürüst, yetenekli ve çalışkan kişiler olmamızı öğütler. (Süleymanın Meselleri 22:29; Vaiz 5:18, 19; II. Korintoslular 8:21) Bir işçi olarak iyi bir nama sahip olmanın değerini asla küçümsememeliyiz. İyi gelir getiren işlerin az olduğu yerlerde bile dürüst, yetenekli ve çalışkan işçiler diğerlerinden daha iyi olanaklara sahip olurlar. Bu tür işçiler maddi açıdan az şeye sahip olabilirlerse de, çoğu zaman temel ihtiyaçlarını karşılayabilirler ve kendi kazandıkları ekmeği yemenin doyumunu tadarlar.—II. Selânikliler 3:11, 12.
İman Acılara Dayanmamıza Yardım Eder
13, 14. İman, acılara dayanmamıza nasıl yardım eder?
13 Tanrı’nın Sözü gerçekçi bir şekilde, sevdiğimiz biri öldüğü zaman acı duymanın normal olduğunu gösterir. Sadık ata İbrahim, sevgili eşi Sara öldüğünde yas tutmuştu. (Tekvin 23:2) Davud, oğlu Abşalom’un öldüğünü duyunca çok kederlenmişti. (II. Samuel 18:33) Kusursuz bir insan olan İsa bile dostu Lazar öldüğünde ağlamıştı. (Yuhanna 11:35, 36) Sevdiğimiz biri öldüğünde biz de çok büyük bir keder duyabiliriz, ama Tanrı’nın Sözündeki vaatlere iman etmek böyle bir kedere dayanmamıza yardım eder.
14 Pavlus, ‘salih olanlarla olmayanların kıyamı olacağını Allahtan ümit’ ettiğini söyledi. (Resullerin İşleri 24:15) Tanrı’nın pek çok insanı diriltmek üzere yaptığı düzenlemeye iman etmeliyiz. (Yuhanna 5:28, 29) Diriltilenlerin arasında İbrahim ve Sara, İshak ve Rebeka, Yakub ve Lea olacak; onların tümü şimdi ölüm uykusundalar ve Tanrı’nın yeni dünyasında diriltilecekler. (Tekvin 49:29-32) Sevdiğimiz kişiler burada, yeryüzünde yaşamak üzere ölüm uykusundan uyandıklarında ne büyük bir sevinç olacak, öyle değil mi? (Vahiy 20:11-15) O zamana kadar iman, tüm acıları ortadan kaldırmayacak ama bizim, yaslı dönemlerde dayanmamıza yardım eden Tanrı’ya yakın kalmamızı sağlayacak.—Mezmur 121:1-3; II. Korintoslular 1:4.
İman Depresyonda Olanları Güçlendirir
15, 16. (a) İmanlı kişilerin depresyona girmelerinin olağandışı bir şey olmadığını neden söyleyebiliriz? (b) Depresyonla mücadele etmek üzere ne yapılabilir?
15 Tanrı’nın Sözü, iman eden kişilerin bile depresyona girebileceklerini gösterir. Eyub, yaşadığı ağır deneme boyunca Tanrı’nın kendisini terk ettiğini düşündü. (Eyub 29:2-5) Yeruşalim’in ve surlarının harap edilmiş durumu, Nehemya’yı mutsuz etti. (Nehemya 2:1-3) İsa’yı inkâr ettikten sonra Petrus kendini o kadar kötü hissetti ki, “acı acı ağladı.” (Luka 22:62) Ve Pavlus, Selanik cemaatindeki iman kardeşlerini “yüreksizleri teselli edin” diye teşvik etti. (I. Selânikliler 5:14) Bu nedenle, imanlı kişilerin depresyona girmeleri olağandışı bir durum değildir. O halde depresyonla mücadele etmek üzere ne yapabiliriz?
16 Çeşitli ciddi sorunlarla karşılaştığımız için sıkıntılı olabiliriz. Sorunları tek bir ağır sorun halinde görmektense, Mukaddes Kitap ilkelerini uygulayarak belki onları sırayla, tek tek çözebiliriz. Bunu yapmak, yaşadığımız depresyonun hafiflemesine yardım edebilir. Dengeli etkinlikler ve yeterince dinlenmek de yardımcı olabilir. Bir şeyden eminiz: Tanrı’ya ve O’nun Sözüne iman etmek ruhi esenliğimizi artırır, çünkü Tanrı’nın Sözü, O’nun bizimle gerçekten ilgilendiğine dair kanaatimizi güçlendirir.
17. Yehova’nın bizimle ilgilendiğini nereden biliyoruz?
17 Petrus bizlere şu rahatlatıcı güvenceyi verdi: “Vaktinde sizi yükseltsin diye, Allahın kudretli eli altında nefsinizi alçaltın; bütün kaygınızı onun üzerine atın, çünkü o sizi kayırır.” (I. Petrus 5:6, 7) Mezmur yazarı şöyle terennüm etti: “RAB bütün düşenlere destek olur, ve bütün iğilmiş olanları doğrultur.” (Mezmur 145:14) Bu güvenceler Tanrı’nın Sözünde bulunduğu için onlara inanmalıyız. Depresyon sürse bile, tüm kaygılarımızı gökteki sevgi dolu Babamıza bırakabileceğimizi bilmek gerçekten imanımızı güçlendiriyor.
İman ve Diğer Zorluklar
18, 19. İman, hastalıklarla mücadele etmemize ve hasta olan iman kardeşlerimizi teselli etmemize nasıl yardım eder?
18 Sevdiklerimiz ya da biz ağır bir hastalık yüzünden acı çekiyorsak, büyük bir iman denemesi yaşayabiliriz. Mukaddes Kitap İsa’nın hasta olan Epafroditos, Timoteos ve Trofimos gibi takipçilerinin mucizevi şekilde iyileştirildiklerini söylemiyorsa da, Yehova’nın onların dayanmalarına yardım ettiğine hiç şüphe yok. (Filipililer 2:25-30; I. Timoteos 5:23; II. Timoteos 4:20) Bundan başka, ‘düşkünlere bakan’ kişilerle ilgili olarak mezmur yazarı şöyle terennüm etti: “Takatsizlik döşeğinde RAB ona destek olur; hastalığında bütün yatağını sen düzeltirsin.” (Mezmur 41:1-3) Mezmur yazarının sözleri, hasta olan iman kardeşlerimizi teselli etmemize nasıl yardım edebilir?
19 Hasta olanlara ruhi yönden yardım etmenin bir yolu da onlarla birlikte ve onlar için dua etmektir. Bugün Tanrı’dan, hasta olan kardeşlerimiz için mucizevi tedaviler dilemiyorsak da, hastalıklarına ve bu tür zor dönemlere tahammül etmeleri için ihtiyaçları olan ruhi gücü vermesini isteyebiliriz. Yehova onları ayakta tutacak ve onların imanları, ‘orada oturanın: Hastayım, demeyeceği’ zamanın beklentisiyle güçlenecek. (İşaya 33:24) İtaatli insanların, diriltilmiş İsa Mesih ve Tanrı’nın Gökteki Krallığı aracılığıyla günahtan, hastalıktan ve ölümden kalıcı şekilde kurtulacağını bilmek bizleri ne kadar rahatlatıyor değil mi? ‘Bütün hastalıklarımızı iyi edecek olan’ Yehova’ya bu muhteşem ümit için şükrediyoruz.—Mezmur 103:1-3; Vahiy 21:1-5.
20. İmanın, yaşlılık döneminin ‘kötü günleri’ boyunca dayanmamıza yardım edeceği neden söylenebilir?
20 İman aynı zamanda sağlığın bozulduğu ve gücün azaldığı yaşlılık döneminin ‘kötü günleri’ boyunca dayanmamıza yardım eder. (Vaiz 12:1-7) Bu nedenle aramızdaki yaşlı kişiler tıpkı şöyle terennüm eden yaşlı mezmur yazarı gibi dua edebilirler: “Ümidim sensin, ya Rab Yehova; . . . . İhtiyarlık zamanında beni kendinden atma; kuvvetim tükendiği zaman, beni bırakma.” (Mezmur 71:5, 9) Mezmur yazarı, Tanrı’nın hizmetinde çok yıllarını geçirmiş, şimdi yaşlı olan iman kardeşlerimiz gibi Yehova’nın desteğine ihtiyacı olduğunu hissetti. Yaşlı kardeşlerimiz imanlarından ötürü Yehova’nın ‘ebedi bazularının’ sadık desteğine sahip olacaklarından emin olabilirler.—Tesniye 33:27.
Tanrı’nın Sözüne Olan İmanınızı Koruyun
21, 22. İmanımızın olması, Tanrı’yla ilişkimizi nasıl etkiler?
21 İyi habere ve Tanrı’nın Sözünün tümüne iman etmek Yehova’ya daha da yaklaşmamıza yardım eder. (Yakub 4:8) O’nun Egemen Rabbimiz olduğu doğrudur, ama O aynı zamanda bizim Yaratıcımız ve Babamızdır. (İşaya 64:8; Matta 6:9; Resullerin İşleri 4:24) Mezmur yazarı şöyle terennüm etti: “Sensin Babam, Allahım, ve kurtuluşum kayası.” (Mezmur 89:26) Eğer Yehova’ya ve ilham edilmiş Sözüne iman edersek, biz de O’nu ‘kurtuluşumuzun kayası’ olarak görebiliriz. Bu ne kadar sevinç verici bir onur, öyle değil mi?
22 Yehova, İsa’nın ruhla evlat edilmiş takipçilerinin ve yeryüzünde yaşamayı ümit eden arkadaşlarının Babasıdır. (Romalılar 8:15) Gökteki Babamıza iman ettiğimiz için asla hayal kırıklığı yaşamayız. Davud şöyle dedi: “Anam ve babam beni bıraktıkları zaman, RAB beni kayırır.” (Mezmur 27:10) Bundan başka şu güvenceye de sahibiz: “RAB kavmını kendi büyük isminden ötürü bırakmıyacaktır.”—I. Samuel 12:22.
23. Yehova’yla kalıcı bir ilişkiye sahip olmamız için bizden beklenen nedir?
23 Yehova’yla kalıcı bir ilişkiye sahip olmak için tabii ki iyi habere iman etmeli ve Kutsal Yazıları gerçekten olduğu gibi Tanrı’nın Sözü olarak kabul etmeliyiz. (I. Selânikliler 2:13) Yehova’ya tam bir imanımız olmalı ve O’nun Sözünün yolumuzu aydınlatmasına izin vermeliyiz. (Mezmur 119:105; Süleymanın Meselleri 3:5, 6) Yehova’nın şefkatine, merhametine ve desteğine güvenerek O’na dua ettiğimiz sürece imanımız gelişecek.
24. Romalılar 14:8’de hangi rahatlatıcı düşünce var?
24 İmanımız bizi, Yehova’ya sonsuza dek kendimizi vakfetmeye yöneltti. Güçlü bir imanımız varsa, ölsek bile O’nun dirilme ümidine sahip, vakfolmuş hizmetçileri olduğumuz gerçeği değişmez. Evet, “eğer yaşarsak da, ölürsek de, Rabbiniz (Yehova’ya aitiz).” (Romalılar 14:8) Tanrı’nın Sözüne olan güvenimizi koruyup, iyi habere iman etmeye devam ederken, bu teselli eden düşünceyi yüreğimizde tutalım.
-
-
İmanınız Ne Kadar Güçlü?Gözcü Kulesi—2003 | 15 Ocak
-
-
İmanınız Ne Kadar Güçlü?
“İmanda (imanınız sayesinde) duruyorsunuz.”—II. KORİNTOSLULAR 1:24.
1, 2. Neden iman etmeliyiz ve imanımız nasıl güçlenebilir?
YEHOVA’NIN hizmetçileri, imanlı olmaları gerektiğini bilirler. Çünkü “iman olmadan makbul olmak imkânsızdır.” (İbraniler 11:6) Bu nedenle, mukaddes ruhu almak ve onun arzu edilen bir meyvesi olan imanı elde etmek için dua etmek hikmetliliktir. (Luka 11:13; Galatyalılar 5:22, 23) İman kardeşlerimizin imanlarını örnek almak da bu niteliğimizi güçlendirebilir.—II. Timoteos 1:5; İbraniler 13:7.
2 Tanrı’nın Sözünde İsa’nın tüm takipçileri için gösterilen yaşam yolunu izlemeye devam edersek imanımız daha da güçlenecek. Mukaddes Kitabı her gün okumanın ve ‘sadık kâhya’ aracılığıyla sağlanan yayınların yardımıyla Kutsal Yazıları gayretle incelemenin sonucunda imanımız güçlenebilir. (Luka 12:42-44; Yeşu 1:7, 8) Haftalık ve özel ibadetlere, çevre ve bölge ibadetlerine düzenli olarak katılarak birbirimizin imanından cesaret buluyoruz. (Romalılar 1:11, 12; İbraniler 10:24, 25) Ayrıca hizmette başkalarıyla konuştuğumuzda da imanımız güçleniyor.—Mezmur 145:10-13; Romalılar 10:11-15.
3. İsa’nın takipçisi sevgi dolu ihtiyarlar iman konusunda bize nasıl yardım edebilirler?
3 İsa’nın takipçisi sevgi dolu ihtiyarlar da, Kutsal Yazılara dayanan öğüt ve teşvikleriyle imanımızı geliştirmemize yardım ederler. Onlarda, Korintoslulara şunları söyleyen resul Pavlus’unkine benzer bir ruh var: “Sevincinizin yardımcılarıyız; çünkü imanda (imanınız sayesinde) duruyorsunuz.” (II. Korintoslular 1:23, 24) Aynı ayet, Yeni Çeviri’de şöyle geçiyor: “Sevinmeniz için sizinle birlikte çalışıyoruz. Çünkü imanda dimdik duruyorsunuz.” Doğru kişiler, yaşamlarını imanları doğrultusunda sürdürürler. Tabii, hiç kimse bizim yerimize iman edemez ya da bizi bütünlüğünü vefayla koruyan biri haline getiremez. Bu konuda ‘kendi yükümüzü taşımalıyız.’—Galatyalılar 3:11; 6:5.
4. Tanrı’nın sadık hizmetçileriyle ilgili Kutsal Yazılardaki kayıtlar imanımızı güçlendirmemize nasıl yardım edebilir?
4 Kutsal Yazılar, imanlı kişilerle ilgili kayıtlarla doludur. Onların göze çarpar davranışlarını biliyor olabiliriz, ama onların belki de çok uzun bir yaşam boyunca her gün gösterdikleri iman hakkında ne denebilir? Şimdi, onların bizimkilere benzer koşullar altında bu niteliği nasıl gösterdikleri üzerinde düşünmek, imanımızı güçlendirmemize yardım edebilir.
İman Bize Cesaret Verir
5. Tanrı’nın sözünü cesaretle duyurmamız için imanın bizi güçlendirdiğine dair Kutsal Yazılarda hangi kanıt var?
5 İman, Tanrı’nın Sözünü cesaretle duyurmak üzere bizi güçlendirir. Hanok, Tanrı’nın hükmünün yerine geleceğini önceden cesaretle bildirdi. O şöyle dedi: “İşte Rab herkesi yargılamak üzere onbinlerce kutsalıyla geliyor. Tanrı yoluna aykırı, tanrısızca yapılan bütün işlerden ve tanrısız günahkârların kendisine karşı söylediği bütün ağır sözlerden ötürü Rab, bütün insanlara suçluluklarını gösterecektir.” (Yahuda 14, 15, YÇ) Hanok’un Tanrı’dan korkmayan düşmanları bu tür sözler duyunca onu mutlaka öldürmek istediler. Ama o korkusuzca, imanla konuştu ve Tanrı onu ölüm uykusuna yatırarak “aldı”, böylece onun ölüm sancısı çekmesine izin vermedi. (Tekvin 5:24; İbraniler 11:5) Bizler böyle mucizeler yaşamıyoruz; ama Yehova bizim de dualarımızı cevaplandırır, böylece O’nun sözünü imanla ve cesaretle duyurabiliriz.—Resullerin İşleri 4:24-31.
6. Tanrı’nın verdiği iman ve cesaret Nuh’a nasıl yardım etti?
6 Nuh imanla “evinin kurtuluşu için bir gemi hazırladı.” (İbraniler 11:7; Tekvin 6:13-22) O aynı zamanda çevresindeki insanlara Tanrı’nın uyarısını cesaretle duyuran bir “salâh vaizi” idi. (II. Petrus 2:5) İnsanlar Nuh’un, gelecek olan Tufanla ilgili mesajıyla mutlaka alay etmiş olmalılar. Benzer şekilde, biz de bazılarına şimdiki ortamın çok yakında yok edileceğine dair Kutsal Yazılardan kanıtlar sunduğumuzda insanlar bizimle alay ediyorlar. (II. Petrus 3:3-12) Bizler de Hanok ve Nuh gibi, Tanrı’nın verdiği iman ve cesaret sayesinde benzer bir mesajı duyurabiliriz.
İman Sayesinde Sabırlı Oluruz
7. İbrahim ve diğerleri nasıl iman ve sabır gösterdiler?
7 Özellikle bu kötü ortamın sonunu beklerken iman ve sabra ihtiyacımız var. “Vaat edilenleri iman ve sabır aracılığıyla miras alanlar” arasında Tanrı korkusuna sahip ata İbrahim de var. (İbraniler 6:11, 12, YÇ) O, tüm avantajlarına rağmen imanı nedeniyle, Ur şehrinden ayrıldı ve Tanrı’nın kendisine vaat ettiği başka bir ülkede yabancı olarak yaşadı. İshak ve Yakub aynı vaadin mirasçılarıydılar. Bununla birlikte, “vaitlere nail olmamış . . . . olarak, bunların hepsi imanda öldüler.” Onlar imanla ‘daha iyisini, yani, semavî olanı arzu ettiler.’ Tanrı buna bağlı olarak “onlara bir şehir hazırlamıştır.” (İbraniler 11:8-16) Evet, İbrahim, İshak, Yakub ve onların Tanrı’dan korkan eşleri, sabırla Tanrı’nın gökteki Krallığını beklediler ve onun yönetimi altında yeryüzünde yaşamak üzere diriltilecekler.
8. İbrahim, İshak ve Yakub neye rağmen sabır ve iman gösterdiler?
8 İbrahim, İshak ve Yakub imanlarını yitirmediler. Vaat Edilen Diyar onların yönetimine geçmedi ve tüm milletlerin İbrahim’in zürriyeti aracılığıyla bereketlendiğini görmediler. (Tekvin 15:5-7; 22:15-18) ‘Tanrı’nın mimarı olduğu şehir’ yüzlerce yıl geçmeden ortaya çıkmayacağı halde, bu insanlar yaşamları boyunca iman ve sabır göstermeye devam ettiler. Mesihi Krallık şimdi gökte gerçek olduğuna göre muhakkak biz de aynısını yapmalıyız.—Mezmur 42:5, 11; 43:5.
İman Çok Üstün Hedefler Edinmemizi Sağlar
9. İmanın, hedefler ve amaçlar üzerinde nasıl bir etkisi var?
9 Sadık atalar asla Kenanlıların yaşam tarzını benimsemediler, çünkü onların daha üstün hedefleri ve amaçları vardı. Aynı şekilde iman, bizim de ruhi hedefler edinmemizi sağlar ve bu hedefler sayesinde, kötü olan Şeytan’ın elinde bulunan bu dünyanın bizi kendisine benzetme çabalarına karşı koyabiliriz.—I. Yuhanna 2:15-17; 5:19.
10. Yusuf’un dünyada itibar kazanmaktan daha üstün bir hedef peşinde olduğunu nasıl biliyoruz?
10 Yakub’un oğlu Yusuf, Tanrı’nın rehberliği sayesinde Mısır’da gıda işlerinden sorumlu bakan olarak çalıştı; ama onun hedefi bu dünyada önemli bir kişi olmak değildi. Yusuf, Yehova’nın vaatlerinin gerçekleşeceğine duyduğu imanla, 110 yaşındayken kardeşlerine şunları söyledi: “Ben ölüyorum; fakat Allah mutlaka sizi arıyacaktır, ve bu diyardan sizi İbrahime ve İshaka ve Yakuba yemin ettiği diyara çıkaracaktır.” Yusuf, vaat edilmiş topraklara gömülmek istedi. Ölünce mumyalandı ve Mısır’da tabuta kondu. Fakat İsrailoğulları Mısır esaretinden kurtuldukları zaman Musa peygamber Yusuf’un kemiklerini Vaat Edilen Diyara gömmek üzere aldı. (Tekvin 50:22-26; Çıkış 13:19) Yusuf’unki gibi bir iman bizde, dünyada itibar kazanmak yerine, daha üstün hedefler peşinde olma arzusu uyandırır.—I. Korintoslular 7:29-31.
11. Musa, ruhi hedefleri olduğuna dair ne tür kanıtlar ortaya koydu?
11 Musa, Mısır’ın kraliyet ailesinin iyi eğitim almış bir ferdi olarak “Allahın kavmı ile beraber hakaret görmeği, bir müddet günahın safasını sürmeğe tercih etti.” (İbraniler 11:23-26; Resullerin İşleri 7:20-22) Bunu yapması, dünyada kazanabileceği prestiji ve belki de Mısır’ın meşhur yerlerinden birinde gösterişli bir tabutla büyük bir cenaze töreni yapılması şerefini yitirmesine neden olmuştu. Fakat “Allah adamı”, Kanun ahdinin aracısı, Yehova’nın peygamberi ve Mukaddes Kitap yazarlarından biri olma ayrıcalıklarıyla karşılaştırıldığında yitirdiği o şeylerin önemi nedir ki? (Ezra 3:2) Peki sizin arzunuz prestijli bir dünyevi işte ilerlemek mi, yoksa iman sizin de daha üstün ruhi hedefler edinmenizi sağladı mı?
İman Doyum Verici Bir Yaşam Getirir
12. Rahab’ın yaşamında imanın nasıl bir etkisi oldu?
12 İman insanların çok üstün hedefler edinmesini sağlamakla kalmaz, doyum veren bir yaşam da getirir. Erihalı Rahab bir fahişe olarak kuşkusuz yaşamının anlamsız olduğunu düşünüyordu. Fakat iman ettiği zaman bu durum çarpıcı şekilde değişti! ‘[İsrailli] ulakları kabul etmiş ve başka bir yoldan göndermiş olarak amellerle salih sayıldı’; bu sayede İsrailliler Kenanlı düşmanlarını atlatmışlardı. (Yakub 2:24-26) Yehova’yı gerçek Tanrı olarak kabul eden Rahab aynı zamanda fahişeliği bırakarak da imanını göstermişti. (Yeşu 2:9-11; İbraniler 11:30, 31) İmansız bir Kenanlıyla değil, Yehova’nın bir hizmetçisiyle evlendi. (Tesniye 7:3, 4; I. Korintoslular 7:39) Rahab, Mesih’in soy zincirinde yer almak gibi muhteşem bir ayrıcalığa sahip oldu. (I. Tarihler 2:3-15; Rut 4:20-22; Matta 1:5, 6) Aralarında ahlaksız bir yaşamı terk edenlerin de olduğu diğerleri gibi o da ileride bir ödül daha alacak; cennet yeryüzünde yaşamak üzere diriltilecek.
13. Davud, Bat-şeba’yla ilgili nasıl bir günah işledi, fakat nasıl bir tutum gösterdi?
13 Rahab’ın, günahkâr bir yaşam tarzını terk ettikten sonra doğru bir yaşam sürdüğü anlaşılıyor. Ancak Tanrı’ya kendisini çok uzun zaman önce vakfetmiş olan bazıları çok ciddi günahlar işledi. Kral Davud, Bat-şeba’yla fuhuş yaptı, onun kocasının savaşta öldürülmesini sağladı ve sonra da Bat-şeba’yı karısı olarak aldı. (II. Samuel 11:1-27) Büyük bir acı duyup tövbe eden Davud, Yehova’ya ettiği duada şu ricada bulundu: “Mukaddes Ruhunu benden alma.” Davud Tanrı’nın ruhunu yitirmedi. Yehova’nın, merhametinden ötürü, günahı yüzünden ‘kırılmış ve ezilmiş yüreğini hor görmeyeceğine’ iman ediyordu. (Mezmur 51:11, 17; 103:10-14) Davud ve Bat-şeba, imanları sayesinde Mesih’in soy zincirinde yer almak gibi doyum verici bir ayrıcalığa sahip oldular.—I. Tarihler 3:5; Matta 1:6, 16; Luka 3:23, 31.
Güvenceyle Güçlenen İman
14. Gideon ne tür güvenceler aldı ve bu kayıt bizim imanımızı nasıl etkiler?
14 İman yolunda yürümemize rağmen, zaman zaman Tanrı’nın yardım edeceğine dair güvenceye ihtiyacımız olabilir. ‘İmanla ülkeler fethedenlerden’ biri olan Hâkim Gideon’un durumunda böyle olmuştu. (İbraniler 11:32, 33) Midyanoğulları ve müttefikleri İsrail’e saldırdıkları zaman Tanrı’nın ruhu Gideon’un üzerine geldi. O, Yehova’dan kendisini desteklediğine dair güvence isteyerek, O’na harman yerine serilmiş yün yapağıyla ilgili bir deneme teklif etti. İlk denemede sadece yapağının üzerinde çiy oluştu, fakat yer kuru kaldı. İkinci denemede durum tersine döndü. Bu güvencelerle güç bulan tedbirli Gideon imanla hareket etti ve İsrailoğullarının düşmanlarını yendi. (Hâkimler 6:33-40; 7:19-25) Herhangi bir kararla karşı karşıya kaldığımızda güvence istersek, bu bizim imanımızın eksik olduğu anlamına gelmez. Aslında kararlar verirken Mukaddes Kitaba ve Kutsal Yazılara dayalı yayınlara başvurmakla ve mukaddes ruhun rehberliği için dua etmekle iman göstermiş oluruz.—Romalılar 8:26, 27.
15. Barak’ın imanı üzerinde düşünmek bize nasıl yardım edebilir?
15 Hâkim Barak’ın imanı ise, teşvik şeklinde gelen güvenceyle güçlenmişti. Peygamber Debora, onu, İsrailoğullarını Kenanlı Kral Yabin’in baskısından kurtarmak üzere inisiyatif kullanmaya teşvik etti. Barak, imanla ve Tanrı’nın desteğine sahip olmanın verdiği güvenle, donanımı yetersiz olan 10.000 askerini savaşa götürdü ve Yabin’in Sisera komutasındaki çok daha büyük ordusu karşısında zafer kazandı. Bu zafer Debora ve Barak’ın heyecan verici ilahisiyle kutlandı. (Hâkimler 4:1–5:31) Debora, Barak’ı İsrail’in Tanrı tarafından tayin edilmiş lideri olarak hareket etmeye teşvik etti ve Barak imanı sayesinde Yehova’nın ‘yabancıların ordularını kaçıran’ hizmetçilerinden biri oldu. (İbraniler 11:34) Yehova’nın hizmetinde zor bir görevi yerine getirmekte tereddüt edersek, O’nun, imanla hareket eden Barak’ı nasıl bereketlediği üzerinde düşünerek harekete geçebiliriz.
İman Barış Getirir
16. İbrahim, Lût’la arasındaki barışı koruyarak nasıl güzel bir örnek oldu?
16 İman, Tanrı’nın hizmetinde zor görevleri yerine getirmemize yardım ettiği gibi barış ve huzur da getirir. Yaşlı İbrahim, çobanlar arasında tartışma çıktığında ve ayrılmak şart olduğunda, kendisinden küçük yeğeni Lût’un en iyi otlakların olduğu bölgeyi seçmesine izin verdi. (Tekvin 13:7-12) İbrahim bu sorunu çözmek üzere Tanrı’nın yardımı için dua etmiş olmalı. O kendi çıkarlarını ön plana koymaktansa, meseleyi barış içinde halletti. Eğer İsa’nın takipçisi bir kardeşimizle bir anlaşmazlık yaşarsak imanla dua edelim ve İbrahim’in sevgi dolu ilgi yansıtan örneğini aklımızda tutarak ‘barışı arayalım.’—I. Petrus 3:10-12.
17. Pavlus’la, Barnabas ve Markos arasındaki soğukluğun barışçı bir yolla çözüldüğünü neden söyleyebiliriz?
17 İsa’nın takipçilerine özgü ilkeleri imanla uygulamanın barışı desteklememize nasıl yardım ettiğini bir düşünün. Pavlus ikinci vaizlik turuna başlamak üzereyken, Barnabas onun Kıbrıs ve Küçük Asya’daki cemaatleri tekrar ziyaret etme teklifini kabul etti. Fakat Barnabas, kuzeni Markos’u da götürmek istedi. Pavlus bunu kabul etmedi, çünkü daha önce Markos onları Pamfilya’da bırakıp gitmişti. “Şiddetli bir çekişme oldu” ve bu anlaşmazlık, yollarını ayırmalarına neden oldu. Barnabas Markos’u alıp Kıbrıs’a gitti, fakat Pavlus kendisine arkadaş olarak Silas’ı seçti ve cemaatleri “pekiştirerek Suriyeyi ve Kilikyayı dolaşıyordu.” (Resullerin İşleri 15:36-41) Zamanla aradaki soğukluk giderilmişti, Markos Roma’da Pavlus’la birlikteydi ve resul ondan olumlu şekilde söz etti. (Koloseliler 4:10; Filimon 23, 24) Pavlus yaklaşık MS 65 yılında, Roma’da tutsakken Timoteos’a şöyle dedi: “Markosu alıp seninle beraber getir; çünkü hizmet için bana faidelidir.” (II. Timoteos 4:11) Pavlus’un iman için ettiği duasında Barnabas ve Markos’la ilişkisini konu ettiği anlaşılıyor ve bu ‘Tanrı’nın barışıyla’ bağlantılı olan bir iç huzuruyla sonuçlandı.—Filipililer 4:6, 7.
18. Evodiya ve Sintihi’nin durumunda muhtemelen ne oldu?
18 Tabii kusurlu olduğumuzdan “hepimiz çok şeylerde sürçeriz.” (Yakub 3:2) İsa’nın takipçisi iki kadın arasında sorunlar ortaya çıkmıştı ve Pavlus onlar hakkında şöyle yazdı: “Rabde ayni şeyi düşünmeyi Evodiyaya rica ederim, ve Sintihiye rica ederim. . . . . kendilerine yardım et; çünkü o kadınlar benimle . . . . beraber incilde cehdettiler.” (Filipililer 4:1-3) Tanrı’ya bağlı bu kadınlar çok büyük ihtimalle Matta 5:23, 24’te kayıtlı sözlere benzer öğütleri uygulayarak sorunlarını barışçı bir şekilde çözdüler. Kutsal Yazılara dayanan ilkeleri imanla uygulamak bugün de barışı desteklemek üzere çok şey başarabilir.
İman Sıkıntılara Dayanmamızı Sağlar
19. Hangi zor durum İshak ve Rebeka’nın imanını asla yok etmedi?
19 İman sayesinde sıkıntılı durumlara da dayanabiliriz. Belki ailemizin vaftiz edilmiş bir ferdi, iman etmeyen biriyle evlenerek Tanrı’ya itaatsizlik ettiği için sıkılıyoruz. (I. Korintoslular 7:39) İshak ve Rebeka, oğulları Esav Tanrı’dan korkmayan kadınlarla evlendiği için acı çekmişti. Onun Hittî eşleri onlara ‘yürek acısı olmuştu’; o kadar ki Rebeka şöyle demişti: “Het kızları yüzünden hayatımdan bıktım; eğer Yakub bunlar gibi, Het kızlarından, memleketin kızlarından, kadın alırsa, ne diye yaşıyayım?” (Tekvin 26:34, 35; 27:46) Ama bu zor durum İshak ve Rebeka’nın imanını asla yok etmedi. O halde biz de zor koşullarla başa çıkmak bize güç gelse bile imanımızı güçlü tutmaya devam edelim.
20. Naomi ve Rut hangi alanda iman örnekleri oldular?
20 Yahuda’daki kadınlardan bazılarının Mesih’in ataları olacak oğullar doğuracaklarını bilen Yahudiyeli dul Naomi yaşlanıyordu. Onun oğulları öldüğünde çocukları olmadığından ve kendisi de çocuk doğurma yaşını geçtiğinden, ailesinin Mesih’in soy zincirinde yer alma olasılığı çok zayıf görünüyordu. Ancak onun dul kalan gelini Rut, yaşlı Boaz’ın karısı olup ona bir çocuk doğurdu ve Mesih İsa’nın soy zincirinde yer aldı. (Tekvin 49:10, 33; Rut 1:3-5; 4:13-22; Matta 1:1, 5) Naomi ve Rut’un imanı sıkıntılı duruma dayanmalarını sağladı ve onlara sevinç verdi. Eğer sıkıntı veren durumlar karşısında imanımızı korursak biz de büyük sevinç duyacağız.
21. İmanın bize sağladığı yararlar nedir ve hangi konuda kararlı olmalıyız?
21 Fertler olarak yarının bize ne getireceğini bilmiyorsak da, iman sayesinde tüm zorluklarla mücadele edebiliriz. İman bizi cesur ve sabırlı yapar. Bize çok üstün hedefler ve doyum veren bir yaşam sağlar. İmanın başkalarıyla olan ilişkilerimiz üzerinde olumlu etkileri vardır ve zor durumlara dayanmamıza yardım eder. Bu nedenle “canın kurtuluşu için iman edenlerden” olalım. (İbraniler 10:39) Sevgi dolu Tanrımız Yehova’nın vereceği güçle, O’nu yüceltmek üzere iman göstermeye devam edelim.
-