Watchtower ONLINE KÜTÜPHANE
Watchtower
ONLINE KÜTÜPHANE
Türkçe
  • KUTSAL KİTAP
  • YAYINLAR
  • İBADETLER
  • Başarabilirsiniz!
    Uyanış!—2012 | Kasım
    • Başarabilirsiniz!

      “Kızlarım hiç beklemediğim bir anda gelip bana sarıldığında ve ‘Seni seviyoruz anneciğim’ dediğinde çok mutlu oluyorum” (ÇOCUKLARINI TEK BAŞINA YETİŞTİREN ANNA, POLONYA).

      “Çocuklarımın, onlar için yaptıklarıma değer verdiğini görmek beni çok mutlu ediyor. Örneğin bazen bana, kendi yaptıkları bir resim gibi küçük hediyeler veriyorlar. Tüm bunlar, gösterdiğim çabalar karşısında alabileceğim en güzel ödüller” (ÇOCUKLARINI TEK BAŞINA YETİŞTİREN MASSIMO, İTALYA).

      “Kendimi duygusal olarak kötü hissettiğim zamanlarda oğullarımdan biri bana sarılır, beni öper ve ne kadar çok sevdiğini söyler” (ÇOCUKLARINI TEK BAŞINA YETİŞTİREN YASMIN, GÜNEY AFRİKA).

      YANDAKİ sözler, Uyanış! dergisinin uluslararası çapta yaptığı ankete katılan ve çocuklarını tek başına yetiştiren onlarca ebeveynden sadece birkaçına aittir. Çoğunluğunu annelerin oluşturduğu bu ebeveynler, sevgi dolu bir eşin desteğine ne kadar ihtiyaç duyduklarını dile getirdiler.a Bununla birlikte onların samimi sözleri, içinde bulundukları duruma gayet iyi uyum sağladıklarını da gösteriyor.

      Ankete katılan anne ya da babaların bu zor göreve uyum sağlamalarına ve başarılı olmalarına ne yardım etti? Sonraki makalelerde onların pratik önerilerine ve samimi sözlerine yer vereceğiz. Ayrıca bu görevi yerine getirmelerine yardım eden temel ilkelerden bazılarını ele alacağız. Siz de çocuğunuzu tek başınıza yetiştiriyorsanız, okuyacağınız makaleler bu görevi hem başarıyla hem de sevinç ve doyum alarak yerine getirmenize umarız yardım eder. Elbette günümüzün hızla değişen ve belirsizliklerle dolu dünyasında bunu yapmak hiç kolay değildir.b

      Bu makalelerde çocuklarını tek başına yetiştiren ebeveynlerin şu altı konuda neler yapabilecekleri ele alınacak:

      1. Daha çok yardım istemek

      2. Çocuklarıyla daha etkili iletişim kurmak

      3. Önceliklerini doğru şekilde belirlemek

      4. Net sınırlar koymak

      5. Doğru ahlaki değerler aşılamak

      6. Yaratıcıya ailelerinde yer vermek

      a Dünya çapında çocuklarını tek başına yetiştiren ebeveynlerin büyük kısmını anneler oluşturuyor. Dolayısıyla bu makale dizisinde genellikle annelerden bahsedeceğiz. Elbette babalar da bu makalelerden yararlanabilir.

      b Bu makale dizisindeki ilkelerin çoğu anne ve babanın bulunduğu aileler için de yararlıdır.

  • 1 Başkalarından Yardım İsteyin
    Uyanış!—2012 | Kasım
    • 1 Başkalarından Yardım İsteyin

      “Aynı inancı paylaştığımız harika dostlarımız var. Sevgi dolu ve yardımsever olan bu insanlarla bir aile gibiyiz” (ERGENLİK ÇAĞINDA İKİ ÇOCUĞU OLAN LIZAAN).

      Zorluk:

      İki küçük oğlu olan Alina “En büyük sıkıntım yorgunluk ve vakitsizlik” diyor. Alina’nın durumu çocuklarını tek başına yetiştiren annelerin genelde karşılaştığı bir durumdur. Bu nedenle onların çoğu, çekinmeden yardım isteyebileceği kişilerden oluşan bir çevre ediniyor.

      Öneriler:

      Güvendiğiniz akraba ve arkadaşlarınızdan yardım isteyin. Çocuk bakımı, ev işleri, ulaşım gibi konularda size yardım edebilecek ya da duygusal açıdan destek olabilecek kişilerin listesini yapabilirsiniz. Bu listeyi sürekli güncellemek iyi olabilir. Aynı zamanda devletin ya da başka kurumların ne tür yardımlar sunduğunu da araştırabilirsiniz.

      Yehova’nın Şahidi olan Renata diğer Şahitlerin çok yardımını gördü. Şöyle diyor: “Her zaman yardım etmeye hazırlar. Bir keresinde dokuz yaşındaki ikizlerim ve ben grip olduk, yemek hazırlayacak halim yoktu. İman kardeşlerim bunu duyar duymaz ayarlamalar yaptılar ve her gün biri bize yemek getirdi.” Bu tarz iyilikler Kutsal Kitapta 1. Yuhanna 3:18’de bulunan şu sözleri akla getiriyor: “Birbirimizi sevelim. Sadece sözle ve dille değil, işle ve hakikatle de sevelim.”

      Velayet hakkı verilmeyen ebeveyn yardım edebilir mi? Eğer diğer ebeveyn—ki bu kişi genellikle babadır—çocuklarıyla görüşme hakkına sahipse, ayrıca sorumluluk sahibi ve yardım etmeye istekliyse onunla yükünüzü paylaşabilirsiniz. Ne de olsa çocukların babalarıyla da vakit geçirmeye ihtiyaçları var.a

      Çocuklarınıza, size yardım etmeleri gerektiğini öğretin. Onlara yaşlarına uygun görevler verdiğinizde hem çocuklarınıza hem de kendinize iyilik etmiş olursunuz. Böyle işler, çocukları sorumluluk sahibi ve iyi iş ahlakı olan bireyler haline getirir. Bu değerli nitelikler gelecekte onlara çok yarar sağlayacaktır.

      a Yehova’nın Şahidi anne babalar, Tanrı’nın Sözündeki ilkeleri içinde bulundukları koşullara göre en iyi şekilde uygulamalı ve çocuklarının iyiliğini göz önünde bulundurmalıdır. Ayrıca mahkeme kararlarına da uymaları gerekir.

  • 2 Çocuklarınızla İyi İletişim Kurun!
    Uyanış!—2012 | Kasım
    • 2 Çocuklarınızla İyi İletişim Kurun!

      “En önemli şeyin dinlemek olduğunu öğrendim. Yorgun olsam bile çocuklarımı dinlemeye çalışıyorum” (MIRANDA, GÜNEY AFRİKA).

      Zorluk:

      Cristina şöyle diyor: “Benim için tek zorluk kızıma vakit ayırmak değil. Diğer tüm sorumluluklarıma ve yorgunluğuma rağmen onunla zihinsel ve duygusal açıdan da ilgilenmeliyim.”

      Öneriler:

      Çocuklarınızın rahatça konuşabileceği bir ortam yaratın. Beş çocuk annesi Elizabeth şöyle diyor: “Onlara örnek olmaya çalışıyorum. Bunun sonucunda da çocuklarım benimle rahatça konuşabiliyor. Aynı zamanda onlara birbirleriyle iletişim kurmalarını ve asla küs olarak yatağa girmemelerini söylüyorum. Bir sorun çıktığında susarak tavır koymalarına kesinlikle izin vermeyeceğimi de biliyorlar.”

      Çocuklarınıza kulak verin. Lyanne adındaki bir anne şöyle yazdı: “Oğlum küçükken cırcır böceği gibi sürekli konuşurdu ve ben onu çoğunlukla dinlemezdim. Ergenlik çağına girdiğinde ise artık pek konuşmamaya başladı. Çok büyük bir hata yaptığımı anladım. Onunla aramızdaki duvarı yıkmak için gerçekten çok uğraştım, hatta onu aşırı zorladım. Bu sorun hakkında benimle aynı inancı paylaşan olgun bir tanıdığımızla konuştum. Bana, rahat olmamı ve oğlumla onu zorlamadan, yavaş yavaş iletişim kurmaya çalışmamı öğütledi. Öğüdünü dinledim ve zamanla durum düzelmeye başladı.”

      Sabırlı olun. Vaiz 3:7 ayeti “Susmanın vakti, konuşmanın vakti var” der. Üç çocuk annesi Dulce şöyle söylüyor: “Çocuklarımın konuşmak istemediği zamanlar olurdu. Fakat ne zaman isterlerse konuşmaya hazır olduğumu bilirlerdi.” Evet, çocuklarınızı konuşmaya zorlamaktansa, sıcak davranarak ve sabır göstererek onları sohbete çekin. Kutsal Kitap bununla uyumlu olarak şöyle der: “İnsanın yüreğindeki niyet derindeki sular gibidir; ayırt edici kişi onu çekip çıkarır” (Özdeyişler 20:5).

      ‘Dinlemeye hevesli olun, konuşmakta acele etmeyin’ (Yakup 1:19). Önceki makalede adı geçen Lizaan şöyle söylüyor: “Çocuklarım bana bir sorunla geldiğinde dilimi tutmayı öğrenmeliydim. Beni çok rahatsız eden bir konu olduğunda hemen öneride bulunmak yerine sakin bir tarzda konuşmayı da öğrenmem gerekiyordu.” İki oğlu olan Leasa ise şöyle yazdı: “Eskiden iyi bir dinleyici değildim. Bazen oğullarımın sorunları bana önemsiz gelirdi, bu nedenle daha anlayışlı olmayı öğrenmem gerekti.”

      ‘Sözleriniz her zaman hoş ve çekici olsun’ (Koloseliler 4:6). Lyanne şöyle diyor: “Çocuklarımla aramızdaki iletişimi sürdürebilmek üzere elimden geleni yaptım. Ciddi sorunlar baş gösterdiğinde bile mümkün olduğunca sakin ve rahat olabilmek için bilinçli bir çaba harcamam gerekti.”

      Sakin kalmak için bilinçli bir çaba göstermezseniz öfkenize hâkim olamayabilir ve bağırabilirsiniz; bu da, durumu daha da kötüleştirmekten başka bir işe yaramaz (Efesoslular 4:31). Örneğin çocuğunuza bağırmak, aranızdaki iletişimi bitirebilir ve daha fazla soruna yol açabilir. Genç bir kızı olan Heidi şöyle söylüyor: “Bir çocuk deniz kabuğu gibidir. Onunla nazik ve sevgi dolu bir şekilde konuşursanız kabuğunu açar. Eğer bağırır ve onu küçümserseniz, kabuğunu kapatır ve iletişim biter. Bu gerçeği hatırlamak için buzdolabımızın üzerine ağzı açık bir deniz kabuğu resmi koydum.”

      Çocuğunuzu tanıyın. Daha önce adı geçen Yasmin şöyle diyor: “İki oğlum da birbirinden çok farklı. Biri konuşkan diğeri ise içine kapanık. Sessiz olanla doğrudan konuşmamanın en iyisi olduğunu öğrendim. Bunun yerine hoşlandığı bir konuyu anlatırken ya da birlikte bir şeyler yaparken, örneğin oyun oynarken onunla sohbet etmeye çalışıyorum. Böyle bir ortamda, bir konuyla ilgili düşüncelerini onu rahatsız etmeden sorabiliyorum.”

      Peki bir erkek çocuk, annesiyle özel bir meseleyi konuşmakta zorlanıyorsa ne olacak? Misao’nun oğlu bu durumdaydı ve annesine şöyle dedi: “Beni anlamıyorsun!” Misao kendisiyle aynı inancı paylaşan olgun ve güvenilir bir erkekten bu konuyla ilgili yardım istedi. Misao şöyle diyor: “Oğlum artık ona akıl danışıyor ve kendini daha iyi hissediyor.”

      Anne babanın rolünü arkadaşın rolüyle karıştırmayın. İki çocuk annesi Iwona şunları anlatıyor: “Kızım ergenlik çağındayken yanlış olduğunu bile bile onunla tüm sırlarımı paylaştım. Ancak daha sonra bu hatamı düzeltmek zorunda kaldım.” Çocuğunuzla yakın olmak istemeniz gayet doğaldır. Öte yandan bir ebeveyn, yani otorite olduğunuzu unutmayın. İtibarınızı korur, olgun ve kararlı olduğunuzu gösterirseniz çocuklarınızın size saygı duymasını ve Kutsal Kitaptaki şu öğüde uymasını kolaylaştırırsınız: “Çocuklar, . . . . ana babanızın sözünü dinleyin” (Efesoslular 6:1, 2).

      “Çocuklarını sev” (Titus 2:4). Çocukların yiyeceğe ve içeceğe ihtiyacı olduğu kadar sevgiye de ihtiyacı vardır. Bu nedenle çocuklarınızı sevdiğinizi hem sözlerinizle hem de davranışlarınızla sürekli gösterin. Böylece sadece kendilerini güvende hissetmeyecekler, aynı zamanda sizinle konuşmaya ve sözünüzü dinlemeye daha istekli olacaklar.

      Onlara Yardım Edebilir misiniz?

      İki çocuğunu tek başına yetiştiren Maki isimli bir anne şöyle yazdı: “İşten eve yorgun geldiğimde hiçbir şey yapacak halim kalmıyor, bazen böyle anlarda kapıda yiyecek ve bir kart buluyorum. Bu kartlardan birinde şöyle yazıyordu: ‘Evine hoş geldin. Yorgun olduğunu biliyorum.’ Kartta yazanları okuyunca gözyaşlarımı tutamadım ve Tanrı’ya şükrettim.” Eğer siz de çocuklarına bakmak için tek başına mücadele eden bir ebeveyn tanıyorsanız, çabalarından dolayı onu övmeye ve fırsat bulduğunuzda ona yardım etmeye ne dersiniz? Örneğin ona, ara sıra çocuklarına bakabileceğinizi ya da onları okula götürebileceğinizi söyleyebilirsiniz.

      Çocuklarını tek başında yetiştiren ebeveynler sık sık yalnızlık duygularıyla boğuşurlar. Bu nedenle, böyle bir aileyi ara sıra yemeğe ya da ailece gittiğiniz bir yere davet edebilirsiniz. Tek ebeveynli aileler geniş bir ailenin eksikliğini duyar; belki de onların bu boşluğunu siz doldurabilirsiniz. Bunun yanı sıra ailenizdeki baba, bu durumdaki bir annenin çocukları için iyi bir örnek olabilir.

      Çocuklarını tek başına yetiştiren ebeveynler tanıyorsanız, onların bir listesini yapmaya ve ailece onlara nasıl yardım edebileceğinizi konuşmaya ne dersiniz?

  • 3 Önceliklerinizi Belirleyin
    Uyanış!—2012 | Kasım
    • 3 Önceliklerinizi Belirleyin

      “Kendimi her zaman yorgun hissediyordum. İş, çocuklar, ruhi faaliyetler, ev işleri ve diğer sorumluluklarım arasında nasıl denge kuracağımı düşünüp duruyordum” (YOKO, JAPONYA).

      Zorluk:

      İki oğlu olan Miranda şöyle diyor: “Benim için en büyük zorluk, çalışan bir anne olarak, tek başıma ailemin her şeyiyle, yani fiziksel, zihinsel, duygusal ve manevi ihtiyaçlarıyla ilgilenmek zorunda olmak.”

      Öneriler:

      Sizin ve çocuklarınız için gerçekten önemli olan konuları tespit edin ve yaşamınızda bunlara öncelik verin.

      Önceliklerinizin önüne başka şeylerin geçmesine izin vermeyin. Zamanınızı ve maddi olanaklarınızı buna göre ayarlamayı öğrenin. Örneğin, çocuklarınızın sağlığı önemlidir; dolayısıyla emek vererek kazandığınız paranızı besin değeri yüksek yiyeceklere harcayın. Bunu yapmak paranızı ilaçlara harcamaktan çok daha mantıklıdır. Alışverişe çıkmadan önce bir liste hazırlayın. Böylece ihtiyacınız olmayan şeyleri almayacaksınız. Dört çocuğuyla ABD’de yaşayan Roberto, “Yemek yapmaktan hoşlanıyorum” diyor. Ayrıca şunları ekliyor: “Canımızın istediklerine değil, ihtiyaçlarımıza odaklanmayı öğrendim; özellikle de her gün gerçekten ihtiyaç duyduğumuz şeylere.”

      Emek vererek kazandığınız paranızı besin değeri yüksek yiyeceklere harcayın. Bunu yapmak paranızı ilaçlara harcamaktan çok daha mantıklıdır

      Hiç kullanmadığınız eşyaları örneğin kitapları, kıyafetleri ya da başka şeyleri elden çıkarın. Çocuklarını tek başına yetiştiren bir anne şöyle yazdı: “Eşya demek stres demek. Ne kadar çok eşyanız varsa, o kadar çok temizlik, tamirat ve bakım yapmanız gerekir. Hayatınızı basitleştirmenin formülü eşyalarınızı azaltmaktır.”

      Çocuklarınıza eşyalarını her akşam toplamayı öğretin. Evinizin darmadağın bir hale gelmesine izin vermeyin. Evdeki bu kurallar, çocuklarınızın odalarıyla, hatta tüm evle ilgilenmek üzere sorumluluk almalarını sağlayacak. Eğer bu konuda çocuğunuza iyi örnek olursanız sözleriniz daha da etkili olacak.

      Çok meşgul olsanız bile çocuklarınızla zaman geçirmelisiniz. Onlarla az ama nitelikli vakit geçirmenin yeterli olduğunu düşünmeyin, olabildiğince çok vakit geçirmeye çalışın. Çocuğunuza verebileceğiniz en değerli şeyler zamanınız ve ilginizdir (Tekrar 6:7).

      Günde en az bir kere birlikte yemek yiyin ve bunun hoş bir buluşma olmasını sağlayın. Fransa’da yaşayan üç çocuk annesi Colette şöyle diyor: “Herkes akşam yemeği sırasında evde olduğu için bu vakti, duygusal ve manevi açıdan birbirimizi teşvik etmek üzere değerlendirmeye karar verdik. Akşam yemeklerinin aile hayatımızda hâlâ çok önemli bir yeri var.”

  • 4 Kesin Sınırlar Koyun
    Uyanış!—2012 | Kasım
    • 4 Kesin Sınırlar Koyun

      “Tek başına çocuk yetiştirmek hiç kolay değil. Çocuklar gençlik çağına geldiklerinde ve anne babalarına isyan eden gençlerden etkilendiklerinde bu daha da zor oluyor” (DULCE, GÜNEY AFRİKA).

      Zorluk:

      Kutsal Kitap içinde bulunduğumuz bu “son günlerde” birçok çocuğun ‘ana baba sözü dinlemeyeceğini’ söyler (2. Timoteos 3:1, 2).

      Öneriler:

      “Çocukların iyi bir şekilde yetişmesi için kurallara ve düzene ihtiyacı olduğunu” unutmayın (The Single Parent Resource, Brook Noel). Çocuk ve aile psikoloğu Barry G. Ginsberg, “sınırlar net olduğunda ilişkilerin daha iyi ve stressiz olduğunu” söylüyor. Şunları da ekliyor: “Sınırlar ne kadar kesin olursa ve açık bir şekilde ifade edilirse, ailenin mutluluğunu korumak da o kadar kolay olur.” Peki nasıl kesin sınırlar koyabilirsiniz?

      Kararlı olun ve sözünüzde durun (Matta 5:37). Avustralya’da yapılan bir araştırmaya göre, anne babalar çocuklarına “hayır” diyemediklerinde ve onların her dediğini yaptıklarında, çocukları yaramaz oluyor. Kutsal Kitabın da söylediği gibi “Kendi haline bırakılan çocuk . . . . annesini utandırır” (Özdeyişler 29:15).

      Çocuğunu tek başına yetiştiren bir ebeveyn olarak, suçluluk duygusunun sizi aşırı hoşgörülü bir anne ya da baba haline getirmesine izin vermeyin. Önceden adı geçen Yasmin şöyle diyor: “Oğullarımın babasız büyüdüğünü düşündüğümde ilk tepkim onlara acımak oluyor.” Yasmin’in böyle hissetmesi gayet doğaldı. Ancak sonraki paragrafta göreceğimiz gibi bu duyguları, onun doğru kararlar vermesini engellemedi.

      Tutarlı olun. Psikiyatriyle ilgili bir dergide şu sözler yer alıyor: “Çocuklardaki duygu ve davranış bozukluklarını önlemek için, verilecek terbiyenin önceden belirlenmesi ve tutarlı şekilde uygulanması çok yararlı olabilir” (American Journal of Orthopsychiatry). Yasmin şunları söyledi: “Oğullarımla birlikte oturup, kurallara uymadıkları takdirde verilecek cezalar hakkında konuştuk. Yanlış bir şey yaptıklarında bu cezaları uygulamaya çalışıyorum. Artık ben de önce onları dinliyorum, sonra çocuklarıma davranışlarının ailemizi nasıl etkilediğini sakin bir şekilde açıklıyorum. Önceden belirlediğimiz cezayı ancak onlarla konuştuktan sonra uyguluyorum.”

      Makul olun; öfkeliyken terbiye etmeyin. Doğru olandan taviz vermemeniz çok önemliyse de, bazı durumlarda esnek olmanız gerekebilir. Kutsal Kitap yukarıdan, yani Tanrı’dan gelen hikmetin “makul” olduğunu söyler (Yakup 3:17). Makul biri aceleyle ya da öfkeyle hareket etmez. Ya da aşırı kuralcı değildir. Aksine önce ne yapması gerektiğini düşünür, belki söz konusu olan meseleyle ilgili dua eder. Böylece meseleyi daha sakin ve uygun bir tarzda ele alabilir.

      Tutarlı, kararlı ve makul tavrınız örnek davranışlarınızla birleştiğinde kesin sınırlar koymanız daha kolay olur. Böylece evinizi çocuklarınız için gerçek bir sığınak haline getirebilirsiniz.

  • 5 İyi Ahlaksal Değerler Aşılayın
    Uyanış!—2012 | Kasım
    • 5 İyi Ahlaksal Değerler Aşılayın

      “Daha önce Kutsal Kitaptaki standartlara göre yaşamıyordum ve çocuklarımı eğitmek bana zor geliyordu. Ancak şimdi bunu yapmak daha kolay, çünkü Tanrı’nın Sözünden yardım alıyorum” (ELIZABETH, GÜNEY AFRİKA).

      Zorluk:

      Okuldaki arkadaş baskısı ve dünyadaki ahlaksal değerlerin yozlaşması aileleri önemli ölçüde etkiliyor. Buna direnebilmek için çocukların ahlaksal açıdan doğru değerlere sahip olması gerekir. Aksi takdirde terbiyeli, sorumluluk ve prensip sahibi yetişkinler olmaları zor olacaktır.

      Öneriler:

      Bu makale dizisinde ismi geçenler de dahil, çocuklarını tek başına yetiştiren birçok anne ya da baba Tanrı’nın Sözü olan Kutsal Kitaba başvuruyor. Onlar bu kitapta Yaratıcının eşsiz hikmetinin bulunduğuna inanıyor. Şimdi bununla ilgili bir örnek görmek için insan hayatındaki en önemli ilkeye, yani başkalarına nasıl gerçek sevgi gösterebileceğimize bakalım.

      “Sevgi tahammül eder ve iyilikle davranır. Sevgi kıskanç değildir, övünmez, kibirlenmez, çirkin davranışlarda bulunmaz, kendi çıkarını düşünmez, kolayca kızmaz. Yapılan kötülüğün hesabını tutmaz. Haksızlığa sevinmez, onun sevinci hakikatle birliktedir. Her şeye katlanır, . . . . her şeyi ümit eder, her şeye dayanır. Sevgi asla son bulmaz” (1. Korintoslular 13:4-8).

      Ebeveynler bu tarz bir sevgi gösterirlerse, çocukları iyi bireyler olarak yetişir. Daha önce adı geçen Colette şöyle yazdı: “Çocuklarıma sık sık onları sevdiğimi söylerdim. Ayrıca, kendilerinin bana Tanrı’dan birer hediye olduklarını ve bu nedenle onlara çok iyi bakmam gerektiğini anlatırdım. Onların da bana ve [velayet hakkı olmayan] babalarına karşı nazik ve saygılı davranmaları gerekiyordu. Bu ilkeler sayesinde evimizde saygı ve güven ortamı oluştu” (Mezmur 127:3).

      Polonya’da yaşayan Anna şunları yazdı: “Çocuklarım aralarında anlaşmazlıklar yaşadığında onlara İsa peygamberin şu sözlerini hatırlatıyorum: ‘İnsanların size nasıl davranmasını istiyorsanız, siz de onlara öyle davranın’” (Matta 7:12). Önceden bahsettiğimiz Roberto, çocuklarını tek başına yetiştiren birçok ebeveynle aynı sorunu yaşadı. Şöyle diyor: “Çocuklar sizin ve diğer ebeveynin standartları arasında kalıyor. Kutsal Kitaptaki ilkeleri uyguladığım zamanlarda çocuklarım annelerini daha çok seviyor.” Buna ek olarak şunları söylüyor: “Diğer ebeveyn çocuklar kendisini sizden daha çok sevsin diye onlara hediyeler verebilir. Çocukların böyle bir baskıya direnmesi çok zor. Fakat çocuğunuzla aranızda iyi bir iletişim olursa, onun maddi değil manevi şeylerin daha değerli olduğunu anlamasına yardım edebilirsiniz.”

      Kutsal Kitap standartlarına göre yaşamak her zaman kolay değildir, ancak alacağınız karşılık gösterdiğiniz her çabaya değer. Güney Afrika’da yaşayan ve çocuklarını tek başına yetiştiren Sarah adlı bir anne şunları söyledi: “Çocuklarım Yehova Tanrı’nın standartlarına göre yetiştiği için çok mutluyum. Evet, belki birçok zorluk yaşadık, ancak her seferinde Tanrı’nın yardımını hissettik.”

  • 6 Yaratıcıdan Yardım İsteyin
    Uyanış!—2012 | Kasım
    • 6 Yaratıcıdan Yardım İsteyin

      “Kocam beni ve çocuklarımı terk ettiğinde Tanrı’ya dua edip bize yardım etmesi için yalvarmaya başladım. Yehova Tanrı dualarıma cevap verdi. Temel ihtiyaçlarımızın hiçbirinden yoksun kalmadık. O’nun yardımını ve rehberliğini her zaman hissettik” (MAKİ, JAPONYA).

      MADDECİLİĞİN giderek arttığı günümüz dünyasında insanlar artık Tanrı’yı pek fazla umursamıyor. Oysa Yaratıcımız bizimle ilgileniyor ve hayatta başarılı olmamızı istiyor. İşaya 41:10’daki şu sözler Yaratıcımızın bize karşı duygularını çok güzel ifade ediyor: “Korkma, çünkü Ben seninle beraberim. . . . . Sana yardım edeceğim.”

      Önceki makalede, Kutsal Kitaptaki standartlar aracılığıyla Tanrı’nın bize nasıl yardım ettiğini görmüştük (2. Timoteos 3:16). Fakat Kutsal Kitap bizim için sadece bir rehber değildir. Bu kitap sayesinde Yaratıcımızın harika niteliklerini ve bizi ne kadar çok sevdiğini de öğreniriz. Çocuklarını eşiyle birlikte ya da tek başına yetiştiren birçok Yehova’nın Şahidi gibi biz de Kutsal Kitaptaki ilkeleri uyguladığımızda Tanrı’nın ne kadar iyi olduğunu bizzat göreceğiz.

      Robert, Avusturya: “Yehova Tanrı herhangi bir anne ya da babadan çok daha iyidir. O, çocuklarımızın ihtiyaçlarının farkındadır ve onları nasıl koruyacağını bilir. Bu nedenle kızımla birlikte Yehova Tanrı’ya sürekli dua ediyoruz.”

      Ayusa, Japonya: “Oğlum bana ‘Her şey yoluna girecek, çünkü Yehova bizimle!’ dediğinde onun Yehova’ya ne kadar güvendiğini görüyor ve çok mutlu oluyorum.”

      Cristina, İtalya: “Çözemeyeceğim kadar zor bir sorunla karşılaştığımda Yehova’ya dua ediyorum ve meseleyi O’nun ellerine bırakıyorum. Sorunumun en iyi şekilde çözümleneceğini bildiğim için o anda içimi büyük bir huzur kaplıyor.”

      Laurentine, Fransa: “Şunu kesinlikle söyleyebilirim ki, Yehova çocuğumu tek başıma yetiştirirken bana çok destek oldu. O gerçekten de mazlumların, annesiz ya da babasız olanların yardımına koşmaya hazır.”

      Keiko, Japonya: “Tanrı taraf tutmuyor. O, tek ebeveynli aileler de dahil tüm ailelerle içtenlikle ilgilenmek istiyor” (Elçiler 10:34).

      İsa peygamberin şu sözleri Tanrı’nın ilgisini ve şefkatini yansıtıyor: “Siz, didinip duran ve yükleri ağır olanlar, hepiniz bana gelin. Ben sizi ferahlatırım . . . . ben yumuşak başlı ve alçakgönüllüyüm. Böylece rahata kavuşursunuz. Evet, boyunduruğum rahat taşınır ve yüküm hafiftir” (Matta 11:28-30). Yaratıcımız Yehova ve İsa Mesih, bizimle içtenlikle ilgileniyor ve kendimizi güvende hissetmemizi istiyor. Mezmur 34:8 ayetinde şöyle okuyoruz: “Yehova’nın iyiliğini tadın ve görün.” Evet, Yehova Tanrı sizin için her zaman en iyisini düşünüyor ve öğütlerinin ne kadar işe yaradığını kendi gözlerinizle görmenizi istiyor. Yehova Tanrı’nın tıpkı sevgi dolu bir baba gibi yaptığı bu sıcak daveti kabul edecek misiniz?

      Annem Bana Çok Güzel Örnek Oldu

      Annem ne kadar meşgul ya da yorgun olursa olsun, yaptığı işe ara verip benimle dua etmek için yatağımın başına gelirdi. Onun duaları sayesinde Yehova Tanrı’yla gerçekten de dost olabileceğimi anladım (Amanda, ABD).

Türkçe Yayınlar (1974-2026)
Oturumu Kapat
Oturum Aç
  • Türkçe
  • Paylaş
  • Tercihler
  • Copyright © 2025 Watch Tower Bible and Tract Society of PA
  • Kullanım Şartları
  • Gizlilik İlkesi
  • Privacy Settings
  • JW.ORG
  • Oturum Aç
Paylaş