Watchtower ONLINE KÜTÜPHANE
Watchtower
ONLINE KÜTÜPHANE
Türkçe
  • KUTSAL KİTAP
  • YAYINLAR
  • İBADETLER
  • ‘Tanrı’nın Sözünü Öğretiyor, İyi Haberi Duyuruyor’
    “Gel Benim Takipçim Ol”
    • 2. KISIM

      ‘Tanrı’nın Sözünü Öğretiyor, İyi Haberi Duyuruyor’

      Marangoz. Mucizeler yapan. Şifa veren. İsa’nın bunlardan başka pek çok özelliği daha vardı. Yine de, insanlar ona bu sıfatlarla hitap etmedi. Ona Öğretmen dediler. Gerçekten de İsa’nın yeryüzündeki yaşamını adadığı iş ‘Tanrı’nın sözünü öğretmek ve iyi haberi duyurmaktı’ (Matta 4:23). İsa’nın takipçileri olarak biz de aynı işten sorumluyuz. Bu kısımda, onun bize yol gösteren örneğini inceleyeceğiz.

  • “Bunun İçin Gönderildim”
    “Gel Benim Takipçim Ol”
    • 8. BÖLÜM

      “Bunun İçin Gönderildim”

      1-4. (a) İsa Samiriyeli kadına iyi haberi nasıl ustalıkla öğretti? Bunun nasıl bir sonucu oldu? (b) Elçileri nasıl tepki gösterdi?

      SAATLERDİR yürüyorlardı. İsa ve elçileri Yahudiye’den ayrılmış, kuzeye, Celile’ye doğru gidiyordu. Yaklaşık üç gün süren en kestirme yolu izliyorlardı; bu yol Samiriye’den geçiyordu. Güneş tepeye ulaştığı sıralarda Sihar isimli küçük bir şehre yaklaşmışlardı; orada mola verdiler.

      Sayfa 78’deki tam sayfa resim

      2 İsa şehrin dışındaki bir kuyunun başında dinlenirken elçileri yiyecek almaya gitti. O sırada bir kadın kuyudan su çekmeye geldi. İsa istese onu görmezden gelebilirdi. Ne de olsa ‘yol yorgunuydu’ (Yuhanna 4:6). Gözlerini kapatıp bu Samiriyeli kadınla hiç konuşmasaydı kimse bunu garipsemezdi. Bu kitabın 4. Bölümünde gördüğümüz gibi, herhalde bu kadın da bir Yahudinin kendisini hor görmesine şaşırmazdı. Ancak İsa onunla sohbet etmeye başladı.

      3 Kadının günlük yaşamıyla, hatta o sırada yaptığı işle ilgili bir örnek vererek söze girdi. Kadın su çekmeye gelmişti; İsa da ona manevi susuzluğunu giderecek hayat suyundan söz etti. Kadın birkaç kez tartışma yaratabilecek konulara değindi.a Fakat İsa o konulara girmeyip, nazikçe zihnindeki konu üzerinde konuşmaya devam etti. Manevi konular, yani pak tapınma ve Yehova Tanrı üzerinde durdu. Sözleri öyle etkiliydi ki, kadın gidip şehrindeki erkeklere olan biteni anlatınca onlar da İsa’yı dinlemek istedi (Yuhanna 4:3-42).

      4 Döndüklerinde İsa’nın dikkate değer bir şahitlikte bulunduğunu gören elçilerin tepkisi ne oldu? Bundan coşku duyduklarına dair hiçbir belirtiye rastlamıyoruz. İsa’nın kadınla konuşmasına bile şaşırdılar ve anlaşılan kendileri kadına hiçbir şey söylemedi. Kadın gittikten sonra, getirdikleri yiyecekten yemesi için İsa’ya ısrar etmeye başladılar. Fakat İsa “Bende sizin bilmediğiniz bir yiyecek var” dedi. Başta şaşırıp onun maddi yiyecekten söz ettiğini sandılar. Bunun üzerine İsa “Benim yiyeceğim, beni gönderenin isteğini yapmak ve O’nun verdiği işi tamamlamaktır” diye açıkladı (Yuhanna 4:32, 34). Böylece onlara hayattaki başlıca işinin, yemek yemekten daha önemli olduğunu öğretti. Onların da bu konuda aynı düşünceye sahip olmasını istiyordu. Bu iş neydi?

      5. İsa yaşamını hangi işe adamıştı? Bu bölümde hangi konuyu ele alacağız?

      5 İsa “Tanrı’nın krallığı hakkındaki müjdeyi diğer şehirlere de bildirmeliyim, çünkü ben bunun için gönderildim” demişti (Luka 4:43). Evet, İsa Tanrı’nın Krallığı hakkındaki iyi haberi duyurmak ve öğretmek için gönderilmişti.b Bugün onun takipçileri aynı işten sorumludur. Öyleyse İsa’nın neden bir duyuru işi yaptığını, neyi duyurduğunu ve görevini hangi tutumla yerine getirdiğini ele almamız çok önemlidir.

      İsa’nın Duyuru Faaliyetinin Nedeni

      6, 7. İsa ‘hakikati halka öğreten herkesin’ bu işi nasıl görmesini istiyordu? Örnekleyin.

      6 Önce İsa’nın, öğrettiği bilgiler hakkında neler hissettiğini, sonra da öğretim verdiği insanlara karşı tutumunu görelim. İsa, Yehova’dan öğrendiklerini başkalarıyla paylaşmak konusundaki duygularını anlatmak için etkili bir örnek verdi. Şöyle dedi: “Göklerin krallığı hakkındaki hakikati öğrenmiş olan ve bunu halka öğreten herkes, hazinesinden hem yeni hem de eski şeyler çıkaran bir adama, bir mal sahibine benzer” (Matta 13:52). Bu örnekteki mal sahibi neden hazinesinden yeni ve eski şeyler çıkarıyor?

      7 Bu mal sahibi, sahip olduğu şeylerle gösteriş yapmıyor. Geçmişte yaşamış olan Kral Hizkiya bunu yapmıştı ve bu davranışı acı sonuçlar doğurmuştu (2. Krallar 20:13-20). Peki mal sahibinin niyeti nedir? Şöyle örnekleyelim: Diyelim ki çok saygı duyduğunuz bir öğretmeni görmeye gittiniz. Öğretmen çekmecesinden iki mektup çıkardı; biri öylesine eski ki, sayfaları sararmış, diğeri daha yeni bir mektup. Bunlar babasından gelmiş. Birini, yıllar önce, öğretmen daha küçük bir çocukken, diğerini ise daha yakın zamanda göndermiş. Öğretmen gözleri mutluluktan parlayarak, o mektupların kendisi için ne kadar değerli olduğunu, mektuptaki öğütlerin yaşamını nasıl değiştirdiğini ve bunların size de yardım edebileceğini anlatıyor. Öğretmenin o mektupları hazine gibi gördüğü, yüreğinde onlara özel bir yer verdiği ortada (Luka 6:45). Onları sizinle paylaşma nedeni övünmek ya da bir şekilde kazanç elde etmek değil, sizin yararlanmanızı ve onların değerini anlamanızı sağlamak.

      8. Tanrı’nın Sözünden öğrendiğimiz her şeyi hazine gibi görmemiz neden yerindedir?

      8 Büyük Öğretmen İsa da benzer nedenlerle, Tanrı’nın kendisine öğrettiklerini başkalarıyla paylaştı. Bu bilgilerin hakikat olduğunu biliyordu; İsa için bu hakikatler paha biçilmez bir hazineydi. Babasından öğrendiği bilgileri seviyor ve bunları başkalarıyla paylaşmaya can atıyordu. Tüm takipçilerinin, yani ‘hakikati halka öğreten herkesin’ de böyle hissetmesini istiyordu. Peki biz böyle hissediyor muyuz? Tanrı’nın Sözünden öğrendiğimiz her şeyi sevmek için çok nedenimiz var. İster uzun süredir bağlı olduğumuz öğretiler, ister yakın zamandaki aydınlanmalar olsun, değerli hakikat sözleri bizim için hazine değerindedir. Yehova’nın bize öğrettiklerini sevmeye devam etmekle ve içten bir coşkuyla konuşmakla, bu sevgiyi İsa’nın yaptığı gibi sergilemiş oluruz.

      9. (a) İsa hakikati öğrettiği insanlar hakkında ne hissetti? (b) İsa’nın insanlara karşı tutumunu nasıl örnek alabiliriz?

      9 Daha ayrıntılı olarak 3. Kısımda göreceğimiz gibi, İsa hakikati öğrettiği insanları da sevdi. Mesih’in ‘yoksula ve düşküne acıyacağı’ önceden bildirilmişti (Mezmur 72:13). İsa insanlarla yakından ilgileniyordu. Onları etkileyen düşünce ve tutumlara önem veriyordu; üzerlerindeki ağır yüklerin ve hakikati kavramalarını zorlaştıran engellerin farkındaydı (Matta 11:28; 16:13; 23:13, 15). Örneğin, Samiriyeli kadını hatırlayalım. İsa’nın ilgisi onu çok etkilemiş olmalıydı. İçinde bulunduğu durumu bilince, kadın İsa’yı peygamber olarak kabul etti ve başkalarına ondan söz etti (Yuhanna 4:16-19, 39). Tabii ki bugün İsa’nın takipçileri iyi haberi duyurdukları insanların yüreklerini okuyamıyor. Ancak İsa’nın yaptığı gibi biz de insanlara ilgi gösterebiliriz, onları önemsediğimizi belli edebiliriz ve sözlerimizi onların ilgi alanlarına, sorunlarına ve ihtiyaçlarına göre uyarlayabiliriz.

      İsa’nın Duyurduğu Haber

      10, 11. (a) İsa neyi duyurdu? (b) Tanrı’nın Krallığına neden ihtiyaç doğdu?

      10 İsa neyi duyurdu? Eğer bu sorunun cevabını, İsa’yı temsil ettiğini iddia eden kiliselerin öğretilerinde arayacak olsaydınız, onun bir tür toplumsal reform propagandası yaptığı sonucuna varabilirdiniz. Ya da siyasi bir reformu desteklediği veya en çok önem verdiği şeyin bireylerin kurtuluşu olduğu izlenimine kapılabilirdiniz. Ancak daha önce de belirtildiği gibi, İsa açıkça “Tanrı’nın krallığı hakkındaki müjdeyi . . . . bildirmeliyim” demişti. Bu tam olarak ne anlama geliyordu?

      11 Şeytan Yehova’nın egemenlik hakkına ilk kez meydan okuduğunda, İsa’nın da gökte olduğunu hatırlayalım. Doğruluktan ayrılmayan Babasının iftiraya uğradığını ve yarattığı varlıklardan iyi şeyleri esirgeyen adaletsiz bir Yönetici olmakla suçlandığını görmek ona çok acı vermiş olmalı! Gelecekte insanlığın atası olacak Âdem ile Havva’nın Şeytan’ın iftirasına inanması kim bilir Tanrı’nın Oğlunu ne kadar incitmişti! İsa o isyanın sonucunda insan ailesine günahın ve ölümün geçtiğini gördü (Romalılar 5:12). Ancak Babasının bu sorunları bir gün çözeceğini öğrenmek onu çok heyecanlandırmış olmalıydı!

      12, 13. Tanrı’nın Krallığı hangi haksızlıkları düzeltecek? İsa bu Krallığı nasıl hizmetinin odak noktası yaptı?

      12 Her şeyden önce hangi meselenin çözülmesi gerekiyordu? Yehova’nın yüce isminin kutsal kılınması, Şeytan ve tüm yandaşlarının suçlamalarından temizlenmesi gerekiyordu. Yehova’nın egemenliğinin ve yönetme tarzının haklılığı kanıtlanmalıydı. İsa bu çok önemli davaları herkesten daha iyi anlamıştı. Örnek duada, takipçilerine ilk önce Babasının isminin kutsal kılınması, sonra Krallığının gelmesi ve sonra da isteğinin yerde gerçekleşmesi için dilekte bulunmayı öğretti (Matta 6:9, 10). Yöneticisi Mesih İsa olan Tanrı’nın Krallığı, yakında dünyayı Şeytan’ın yoz ortamından temizleyecek ve Yehova’nın yönetiminin haklılığını ispatlayacak; ve bu sonsuza dek geçerli olacak (Daniel 2:44).

      13 İsa’nın hizmetinin teması işte bu Krallıktı. Her sözü ve her davranışı, bu Krallığın ne olduğunun ve Yehova’nın amacına nasıl hizmet edeceğinin anlaşılmasına yardım etti. İsa hiçbir şeyin kendisini Tanrı’nın Krallığı hakkındaki iyi haberi duyurma görevinden alıkoymasına izin vermedi. Onun zamanında ciddi sosyal sorunlar vardı, adaletsizlikler had safhadaydı; ancak o mesajına ve hizmetine odaklandı. Böyle yapması onun dar görüşlü biri olduğunu, insanlarla konuşurken duyarsız ve sıkıcı davrandığını mı gösteriyordu? Kesinlikle hayır!

      14, 15. (a) İsa “Süleyman’dan daha büyük” biri olduğunu nasıl kanıtladı? (b) Duyuru işimizde İsa’yı nasıl örnek alabiliriz?

      14 Bu kısım boyunca göreceğimiz gibi, İsa öğretiminin hem ilginç hem de renkli olmasını sağladı. İnsanların yüreğine hitap etti. Bu, Yehova’nın ilham ettiği düşünceleri ifade edebilmek için hoş sözleri, hakikati ifade eden doğru sözcükleri bulmaya çalışan hikmetli Kral Süleyman’ı aklımıza getirebilir (Vaiz 12:10). Yehova o kusurlu adama kuşlardan balıklara, ağaçlardan hayvanlara kadar birçok şeyden söz edebilmesini sağlayan bir anlayış vermişti. İnsanlar Süleyman’ı dinlemek için çok uzaklardan geliyordu (1. Krallar 4:29-34). Ancak İsa “Süleyman’dan daha büyük” biriydi (Matta 12:42). Çok daha hikmetli, çok daha üstün bir anlayışa sahipti. İsa öğretirken hem Tanrı’nın Sözü hem de hayvanlar, kuşlar, balıklar, tarım, hava, güncel olaylar, tarih ve sosyal koşullar hakkındaki üstün bilgisinden yararlandı. Fakat asla başkalarını etkilemek için bilgisiyle gösteriş yapmadı. Mesajı her zaman basit ve açıktı. İnsanların onu dinlemekten zevk alması çok doğaldı (Markos 12:37; Luka 19:48).

      15 Bugün gerçek Hıristiyanlar İsa’nın örneğini izlemeye çalışıyor. Biz onun engin hikmetine ve bilgisine sahip değiliz, ancak her birimizin bir ölçüde bilgisi ve deneyimi var; Tanrı’nın Sözündeki hakikatleri paylaşırken bunlardan yararlanabiliriz. Örneğin ana babalar Yehova’nın Kendi çocuklarına duyduğu sevgiyi anlatmak için, çocuk yetiştirirken edindikleri deneyimden yararlanabilir. Başkaları işten, okuldan, insanlar ya da güncel olaylar hakkındaki bilgilerinden örnekler verebilir. Tabii hiçbir şeyin dikkatimizi mesajımızdan, yani Tanrı’nın Krallığı hakkındaki iyi haberden uzaklaştırmamasına dikkat ediyoruz (1. Timoteos 4:16).

      İsa’nın Hizmetiyle İlgili Tutumu

      16, 17. (a) İsa’nın hizmetiyle ilgili tutumu nasıldı? (b) İsa yaşamındaki başlıca uğraşın hizmeti olduğunu nasıl gösterdi?

      16 İsa hizmetini bir hazine gibi gördü. İnsanların, gökteki Babasını insan kaynaklı karmaşık öğreti ve geleneklerin yarattığı bir sis perdesi ardından değil, olduğu gibi görmesine yardım etmekten zevk aldı. İsa insanların Yehova’yla O’nun onayladığı türden bir ilişki geliştirmesine ve sonsuz yaşam ümidi kazanmasına yardım etmeyi seviyordu. Onlara iyi haber sayesinde teselli ve sevinç vermekten mutluluk duyuyordu. Peki bu duygularını nasıl gösterdi? Şu üç alana bakalım:

      17 İlk önce, İsa yaşamında başlıca yeri hizmetine verdi. Krallık hakkında konuşmak onun hayatını adadığı iş, başlıca uğraşıydı. Bu nedenle, 5. Bölümde gördüğümüz gibi, İsa hikmetle davranıp sade bir yaşam sürdü. Başkalarına öğüt verdiği gibi, gözlerini en önemli şeylerden ayırmadı. Para ödenmesi, bakım yapılması ve zaman geçtikçe tamir edilmesi veya yenilenmesi gereken şeylerle dikkati dağılmadı. Hiçbir şeyin gereksiz yere onu hizmetinden alıkoymaması için sade bir yaşam sürdü (Matta 6:22; 8:20).

      18. İsa kendini hizmetine verdiğini nasıl gösterdi?

      18 İkinci olarak, İsa kendini hizmetine verdi. Tüm Filistin bölgesinde kilometrelerce yol yürüyerek ve iyi haberi paylaşabileceği insanları arayarak bu hizmette muazzam bir çaba harcadı. Onlarla evlerinde, meydanlarda, çarşılarda ve açık alanlarda konuştu. Dinlenmeye, dostlarıyla biraz yalnız kalmaya, yemek yemeye ve su içmeye ihtiyacı olduğunda bile onları geri çevirmedi. Hatta ölürken bile Tanrı’nın Krallığı hakkındaki iyi haberi başkalarıyla paylaşmaya devam etti (Luka 23:39-43).

      19, 20. İsa duyuru işinin acilliğini nasıl örnekledi?

      19 Üçüncü olarak, İsa hizmetini acil bir iş olarak gördü. Sihar şehrinin dışındaki kuyunun başında Samiriyeli kadınla yaptığı sohbeti hatırlayın. Anlaşılan o olayda elçiler iyi haberi başkalarıyla acilen paylaşma gereği görmedi. Bunun üzerine İsa şöyle dedi: “Hasadın başlamasına daha dört ay var demiyor musunuz? Ben de size diyorum ki, başınızı kaldırın ve hasadı bekleyen şu ağarmış tarlalara bakın” (Yuhanna 4:35).

      20 İsa, içinde bulundukları mevsimi düşünerek bu örneği verdi. Anlaşılan kislev (kasım/aralık) ayındaydılar. Fısıh döneminde yapılacak arpa hasadına daha dört ay vardı; Fısıh, Yahudi takvimine göre 14 Nisan günü kutlanırdı. Dolayısıyla çiftçiler için o sırada hasatla ilgili herhangi bir acil durum söz konusu değildi. Daha çok zamanları vardı. Peki ya mecazi insan hasadı? Birçok insan dinlemeye, öğrenmeye, Mesih’in takipçisi olmaya ve Yehova’nın onlar için sağladığı harika ümide sahip olmaya hazırdı. İsa sanki o mecazi tarlalara bakıyor ve ekinin ağardığını, olgun tanelerle dolu tüm başakların hasada hazır olduklarını haber verircesine rüzgârda hafifçe dalgalandığını görebiliyordu.c Zaman gelmişti, iş acildi! Bu nedenle, bir şehrin halkı İsa’ya yanlarında kalması için ısrar ettiğinde, onlara “Tanrı’nın krallığı hakkındaki müjdeyi diğer şehirlere de bildirmeliyim, çünkü ben bunun için gönderildim” dedi (Luka 4:43).

      21. İsa’yı nasıl örnek alabiliriz?

      21 İncelediğimiz bu üç alanda İsa’yı örnek alabiliriz. Yaşamımızda başlıca yeri hizmetimize verebiliriz. Aile sorumluluklarımız ve hayatın getirdiği diğer yükümlülüklerimiz olsa bile, hizmete İsa gibi gayretle ve düzenli şekilde katılarak buna öncelik verdiğimizi gösterebiliriz (Matta 6:33; 1. Timoteos 5:8). Zamanımızı, enerjimizi ve olanaklarımızı hizmeti desteklemek için cömertçe kullanarak kendimizi hizmete verebiliriz (Luka 13:24). Ayrıca, işimizin acil olduğunu daima akılda tutabiliriz (2. Timoteos 4:2). İyi haberi duyurmak için her fırsatı değerlendirmeliyiz.

      22. Gelecek bölümde hangi konu incelenecek?

      22 İsa duyuru işinin kendi ölümünden sonra devam etmesini sağlayarak da hizmete önem verdiğini gösterdi. Takipçilerine duyuru ve öğretim işini sürdürme görevi verdi. Gelecek bölümün konusu bu görev olacak.

      a Örneğin, bir Yahudi olan İsa’ya neden Samiriyeli olduğu halde kendisiyle konuştuğunu sorarken, iki halk arasında yüzyıllardan beri süregelen düşmanlığa değindi (Yuhanna 4:9). Ayrıca Samiriye halkının Yakub’un soyu olduğunu ileri sürdü; o zamanın Yahudileri bu iddiaya şiddetle karşı çıkardı (Yuhanna 4:12). Samiriyelilerin yabancı halkların soyu olduğunu vurgulamak için onlara Kutalılar derlerdi.

      b Duyurmak bir mesajı ilan etmek, bildirmek anlamına gelir. Öğretmenin de buna yakın bir anlamı vardır, fakat bir mesajı daha derin ve ayrıntılı şekilde iletmeyi kapsar. İyi öğretmek için öğrencinin yüreğine erişme yolları bulmak gerekir; amaç onda işittiklerini uygulama isteği uyandırmaktır.

      c Bu ayet hakkında bir başvuru kitabı şöyle diyor: “Ürün olgunlaşınca başaklar yeşilden sarıya döner, rengi açılır; bu hasat vaktinin geldiğini gösterir.”

      İsa’yı Nasıl Takip Edebilirsiniz?

      • Dualarımız ve davranışlarımız hizmetimizin acilliğini kavradığımızı nasıl gösterebilir? (Matta 9:35-38).

      • Hizmetteki gayretimizin azaldığını fark ediyorsak İsa’nın tutumu bizi nasıl canlandırabilir? (Markos 1:35-39).

      • İyi haberi duyururken, hor görülen, ezilmiş veya dışlanmış insanlarla ilgili görüşümüz ne olmalı? (Luka 18:35–19:10).

      • Duyuru faaliyetimiz sırasında karşılaştığımız kayıtsızlığın veya düşmanca tepkilerin gayretimizi azaltmasına neden asla izin vermemeliyiz? (Yuhanna 7:32-52).

  • “Gidin . . . Öğrencim Olarak Yetiştirin”
    “Gel Benim Takipçim Ol”
    • 9. BÖLÜM

      “Gidin . . . Öğrencim Olarak Yetiştirin”

      Sayfa 87’deki resim

      Ürün tek başına toplayamayacağı kadar bolsa, çiftçi ne yapabilir?

      1-3. (a) Çiftçi, ürün tek başına toplayamayacağı kadar bol olduğunda ne yapar? (b) İsa MS 33 yılının ilkbaharında hangi sorunla karşı karşıyaydı? Bunu nasıl çözdü?

      ÇİFTÇİ önemli bir sorunla karşı karşıya. Birkaç ay önce tarlalarını sürüp tohum ekmişti. Beliren ilk başakları büyük ilgiyle izlemiş, bitkiler büyüdükçe sevinmişti. Şimdi tüm emeğinin karşılığını alacak, çünkü hasat zamanı geldi. Ancak sorun şu: Ürün tek başına toplayamayacağı kadar bol. Bu sorunu çözmek için akıllıca davranıp birkaç işçi tutmaya karar veriyor ve onları tarlalarına gönderiyor. Çünkü değerli ürününü toplamak için zamanı kısıtlı.

      2 İsa MS 33 yılının ilkbaharında diriltildiğinde benzer bir sorunla karşı karşıyaydı. Yeryüzündeki hizmeti sırasında hakikat tohumları ekmişti. Şimdi hasat zamanıydı ve ürün boldu. İyi habere olumlu karşılık veren birçok kişinin öğrenciler olarak toplanması gerekiyordu (Yuhanna 4:35-38). İsa bu sorunu nasıl çözdü? Göğe çıkmasından kısa süre önce Celile’deki bir dağda, öğrencilerine daha fazla işçi bulma görevi verdi. Onlara şöyle dedi: “Gidin bütün milletlerden insanları öğrencim olarak yetiştirin; onları . . . . vaftiz edin. Size emrettiğim her şeye uymalarını onlara öğretin” (Matta 28:19, 20).

      3 Bir kişi ancak bu görevi yerine getirerek İsa’nın gerçek bir takipçisi olabilir. Öyleyse şu üç soruyu inceleyelim: İsa öğrencilerine neden daha fazla işçi bulma görevi verdi? Öğrencilerini bu görev için nasıl eğitti? Neden bu görev bizim için de geçerlidir?

      Neden Daha Fazla İşçiye Gerek Vardı?

      4, 5. İsa başlattığı işi neden bitiremeyecekti? İsa göğe döndükten sonra o işe kimler devam etmeliydi?

      4 İsa MS 29’da hizmete başladığında, tek başına bitiremeyeceği bir işe giriştiğini biliyordu. Yeryüzünde bulunduğu kısa süre içinde tarayabileceği saha sınırlı, Krallık mesajını ulaştırabileceği insan sayısı kısıtlıydı. Gerçi duyuru faaliyetini öncelikle Yahudiler ve Yahudiliği benimsemiş kişilerle, yani “İsrail evinin kaybolmuş koyunları” ile sınırladı (Matta 15:24). Fakat o “kaybolmuş koyunlar” binlerce kilometre karelik tüm İsrail topraklarına dağılmış durumdaydı. Bunun yanı sıra, iyi haber tarlaya benzetilen dünyanın kalan kısmında da eninde sonunda duyurulmalıydı (Matta 13:38; 24:14).

      5 İsa ölümünden sonra yapılacak daha çok iş olduğunun farkındaydı. 11 sadık elçisine şöyle dedi: “Şu gerçeği bilin, bana iman eden yaptığım işleri kendisi de yapacak; bunlardan daha büyük işler de yapacak, çünkü ben Babama gidiyorum” (Yuhanna 14:12). Oğul göğe dönmek üzere olduğundan, takipçileri –sadece elçileri değil, gelecekteki tüm öğrencileri de– duyuru ve öğretme işine devam etmeliydi (Yuhanna 17:20). İsa onların yapacağı işlerin kendi yaptıklarından “daha büyük” olacağını alçakgönüllülükle kabul etti. Bu nasıl olacaktı? Üç açıdan.

      6, 7. (a) İsa’nın takipçilerinin yaptığı işler hangi açılardan onun yaptıklarından büyük olacaktı? (b) İsa’nın, takipçilerine güveninin boşuna olmadığını biz nasıl gösterebiliriz?

      6 İlk olarak, İsa’nın takipçileri daha büyük bir sahayı tarayacaktı. Bugün onların şahitlik işi, İsa’nın iyi haberi duyurduğu topraklardan çok uzaklara, dünyanın en uzak noktalarına kadar ulaşmıştır. İkinci olarak, onlar daha fazla insana ulaşacaktı. İsa göğe gittikten sonra geride kalan küçük öğrenci grubuna kısa sürede binlerce kişi katıldı (Elçiler 2:41; 4:4). Şimdi sayıları milyonları buldu ve her yıl yüz binlerce yeni kişi vaftiz ediliyor. Üçüncü olarak, iyi haberi daha uzun bir dönem duyuracaklardı; yani bu görevi, İsa’nın üç buçuk yıllık hizmetinden günümüze kadar, yaklaşık 2.000 yıl boyunca sürdüreceklerdi.

      7 İsa, takipçilerinin “bunlardan daha büyük işler” yapacaklarını söylediğinde onlara güvenini dile getiriyordu. Kendisi için en önemli işi, “Tanrı’nın krallığı hakkındaki müjdeyi” duyurma ve öğretme işini onlara veriyordu (Luka 4:43). Bu görevi sadakatle yerine getireceklerinden emindi. Bu bugün bizim için ne anlam taşıyor? Hizmete gayretle ve tüm yürekle katıldığımızda, İsa’nın, takipçilerine duyduğu güvenin boşuna olmadığını gösteririz. Bu çok özel bir onur değil mi? (Luka 13:24).

      Şahitlik İşi İçin Eğitim

      Sayfa 91’deki resim

      Sevgimizden dolayı, iyi haberi insanların bulunabileceği her yerde duyurmak istiyoruz

      8, 9. İsa hizmette nasıl örnek oldu? Biz hizmetimizde onu nasıl örnek alabiliriz?

      8 İsa öğrencilerine, hizmet için gereken en iyi eğitimi verdi. En başta, onlara mükemmel bir örnek oldu (Luka 6:40). Önceki bölümde İsa’nın hizmetiyle ilgili tutumunu incelemiştik. İsa’ya iyi haberi duyurma amacıyla yaptığı turlarda eşlik eden öğrencileri bir an için düşünelim. Onun göl kıyılarında, dağların yamaçlarında, şehirlerde, çarşılarda ve evlerde, evet insanların bulunabileceği her yerde iyi haberi duyurduğunu gördüler (Matta 5:1, 2; Luka 5:1-3; 8:1; 19:5, 6). Çalışkanlığını, sabah erken kalkıp gece geç saatlere kadar hizmet ettiğini de gördüler. İsa için hizmet, boş zamanlarında yaptığı bir uğraş değildi! (Luka 21:37, 38; Yuhanna 5:17). Öğrencileri, onu harekete geçiren gücün insanlara duyduğu köklü sevgi olduğunu mutlaka hissetmişlerdi. Herhalde yüreğindeki şefkatin yüzüne yansıdığını da gördüler (Markos 6:34). Sizce İsa’nın örneği elçilerini nasıl etkilemiştir? Siz olsanız nasıl etkilenirdiniz?

      9 Mesih’in takipçileri olarak biz hizmetimizde onu örnek alıyoruz. Dolayısıyla, hakikati ‘tam olarak açıklamak’ için her fırsatı değerlendiriyoruz (Elçiler 10:42). İsa gibi biz de insanları evlerinde ziyaret ediyoruz (Elçiler 5:42). Onları evde olabilecekleri zamanlarda ziyaret etmek için gerektiğinde programımızı değiştiriyoruz. Ayrıca sokaklar, parklar, mağazalar ve işyerleri gibi halka açık yerlerde insanları arıyor ve iyi haberi sağgörülü bir şekilde duyuruyoruz. Bu işi ciddiye aldığımızdan, hizmette “çalışıp çabalıyor ve emek veriyoruz” (1. Timoteos 4:10). İnsanlara duyduğumuz derin ve içten sevgi nedeniyle, iyi haberi onları bulabileceğimiz yer ve zamanlarda duyurmak için fırsat kolluyoruz (1. Selanikliler 2:8).

      Sayfa 92’deki resim

      “Yetmişler sevinç içinde döndüler”

      10-12. İsa öğrencilerini iyi haberi duyurmaya göndermeden önce hangi önemli dersleri verdi?

      10 İsa kapsamlı talimatlar vererek de öğrencilerini eğitti. Önce 12 elçisini, sonra da 70 öğrencisini iyi haberi duyurmaya göndermeden önce, onlarla toplantılar yaparak duyuru işi hakkında ayrıntılı talimatlar verdi (Matta 10:1-15; Luka 10:1-12). Bu eğitimin güzel sonuçları oldu; Luka 10:17 “yetmişler sevinç içinde döndüler” diyor. Şimdi İsa’nın verdiği önemli derslerden ikisini inceleyelim ve bu arada onun bu sözleri, Mukaddes Kitabın yazıldığı zamanlardaki Yahudi âdetlerini düşünerek söylediğini aklımızda tutalım.

      11 İsa öğrencilerine Yehova’ya güvenmeyi öğretti. Onlara şöyle dedi: “Kesenize altın, gümüş ya da bakır para koymayın. Yanınıza yolculuk için hiçbir şey almayın; ne heybe, ne çarık, ne değnek, ne de iki iç gömleği taşıyın, çünkü işçi yiyeceğini hak eder” (Matta 10:9, 10). O zamanlar yolcular genellikle yanlarına para kesesi, yiyecek koymak için bir heybe ve fazladan bir çift çarık alırdı. İsa öğrencilerine bu tür şeyler için kaygı duymamalarını emretmekle aslında ‘Yehova’ya tamamen güvenin, O sizin ihtiyaçlarınızı karşılayacak’ diyordu. Yehova iyi haberi kabul edenlerin konukseverlik göstermelerini sağlayarak, ki bu İsrail’de âdetti, onların ihtiyaçlarını karşılayacaktı (Luka 22:35).

      12 İsa öğrencilerine gereksiz yere dikkatlerini dağıtacak şeylerden uzak durmayı da öğretti. Şöyle dedi: “Yolda selam sabahla vakit kaybetmeyin” (Luka 10:4). İsa onlara kaba veya soğuk olmalarını mı söylüyordu? Hayır. Mukaddes Kitabın yazıldığı dönemde insanlar genellikle sadece basit bir ‘merhaba’ diyerek selamlaşmıyordu. Selamlaşmalarda birçok formalite vardı ve uzun sohbetler yapmak âdetti. Bir Mukaddes Kitap bilgini şöyle diyor: “Doğulular arasındaki selamlaşmalar batı kültüründe olduğu gibi hafif bir baş eğme ya da tokalaşmadan ibaret değildi. Defalarca kucaklaşır, eğilir, hatta yere kapanırlardı. Tüm bunlar çok zaman alırdı.” İsa öğrencilerine âdetlere uygun şekilde selamlaşmamalarını söylemekle, bir anlamda ‘Vaktinizi iyi değerlendirin, çünkü acil bir mesaj taşıyorsunuz’ diyordu.a

      13. İsa’nın birinci yüzyıldaki öğrencilerine verdiği talimatları dikkate aldığımızı nasıl gösterebiliriz?

      13 İsa’nın birinci yüzyıldaki öğrencilerine verdiği talimatları biz de dikkate alıyoruz. Hizmetimizi sürdürürken Yehova’ya tamamen güveniyoruz (Süleyman’ın Meselleri 3:5, 6). ‘Tanrı’nın krallığına yaşamımızda daima ilk yeri verirsek’ temel ihtiyaçlarımızın mutlaka karşılanacağını biliyoruz (Matta 6:33). Dünyanın dört bir yanında tamgün hizmet ederek Krallığı müjdeleyen vaizler, zor zamanlarda bile Yehova’nın yardım elini hissettiklerine şahitlik edebilir (Mezmur 37:25). Ayrıca, dikkat dağıtacak şeylerden uzak durmamız gerektiğinin de farkındayız. Eğer dikkatli olmazsak bu ortam bizi kolayca yolumuzdan alıkoyabilir (Luka 21:34-36). Ne var ki, şimdi dikkatimizin dağılmasının zamanı değil. İnsanların hayatı tehlikede, bu yüzden mesajımız acil (Romalılar 10:13-15). Durumun aciliyetini zihnimizden hiç çıkarmazsak, bu dünyadaki dikkat dağıtan şeylerin hizmette daha iyi şekilde harcayabileceğimiz zamanı ve gücü tüketmesine izin vermemiş oluruz. Kalan zamanın az, hasadın bol olduğunu unutmayın (Matta 9:37, 38).

      Sizin de Göreviniz

      14. Mesih’in Matta 28:18-20’de kayıtlı görevi tüm takipçilerine verdiğini gösteren nedir? (Dipnota da bakın.)

      14 İsa diriltildikten sonra “Gidin . . . . insanları öğrencim olarak yetiştirin” sözleriyle takipçilerine önemli bir sorumluluk verdi. Bu sözleri söylerken yalnızca o sırada Celile’deki dağda bulunan öğrencilerine hitap etmiyordu.b Verdiği görev ‘bütün milletlerden insanlara’ ulaşmayı içeriyordu ve “bu ortamın sonuna kadar” devam edecekti. Mesih’in bu görevi, bugün yaşayan bizler de dahil tüm takipçilerine verdiği açıktır. Şimdi onun Matta 28:18-20’de kayıtlı sözlerini daha yakından inceleyelim.

      15. İsa’nın öğrenci yetiştirme emrine itaat etmemiz neden hikmetlilik olur?

      15 İsa görevi vermeden önce “Gökte ve yerde bütün yetki bana verildi” dedi (18. ayet). İsa gerçekten böylesine muazzam bir yetkiye sahip miydi? Evet, kesinlikle sahipti. O, on binlerce meleğe emir veren başmelektir (1. Selanikliler 4:16; Vahiy 12:7). Yeryüzündeki takipçileri üzerinde, “cemaatin başı” olarak yetki sahibidir (Efesoslular 5:23). 1914’ten beri gökte Kral Mesih olarak hüküm sürüyor (Vahiy 11:15). Yetkisi öyle geniş ki, ölüleri diriltmeye bile gücü var (Yuhanna 5:26-28). İsa önce bu kapsamlı yetkisini dile getirmekle, ardından söyleyeceği sözlerin bir öneri değil emir olduğunu gösteriyor. Bu emre itaat etmemiz hikmetlilik olur; çünkü İsa yetkisini kendi kendine elde etmedi, Tanrı’dan aldı (1. Korintoslular 15:27).

      16. İsa “gidin” derken ne yapmamızı istiyordu? Görevimizin bu yönünü nasıl yerine getiriyoruz?

      16 İsa şimdi tek bir sözcükle görevi açıklamaya başlıyor: “Gidin” (19. ayet). Bu şekilde, Krallık mesajını insanlara ulaştırırken ilk adımı bizim atmamızı emrediyor. Görevimizin bu yönünü yerine getirirken çeşitli yöntemler kullanabiliriz. İyi haberi evden eve duyurmak, insanlarla kişisel temas kurmanın en etkili yollarından biridir (Elçiler 20:20). Bunun yanı sıra rastlantıda şahitlik etmek için de fırsat kollarız. Gün boyunca, uygun olan her yerde iyi haber hakkında sohbetler başlatmayı arzu ederiz. İyi haberi duyurma yöntemlerimiz değişebilir, yöresel ihtiyaçlara ve koşullara uyarlanabilir. Fakat değişmeyen tek bir şey vardır: Biz ‘gider’ ve değerli kişileri araştırırız (Matta 10:11).

      17. ‘Öğrenci yetiştirme’ görevini nasıl yerine getiriyoruz?

      17 İsa daha sonra görevin amacını şöyle açıklıyor: “Bütün milletlerden insanları öğrencim olarak yetiştirin” (19. ayet). Biz ‘öğrenci yetiştirme’ görevini nasıl yerine getiriyoruz? Öğrenci, adı üstünde, öğrenen kimsedir. Ancak öğrenci yetiştirmek sadece birine bilgi verme meselesi değildir. İlgi gösteren kişilerle Mukaddes Kitabı incelerken amacımız onların Mesih’in takipçisi olmasına yardım etmektir. Birlikte Mukaddes Kitabı incelediğimiz kişilerin İsa’yı Öğretmenleri ve Örnekleri olarak görmeyi öğrenmesi için, mümkün olan her fırsatta onun örneğini vurguluyoruz; böylece onun gibi yaşayabilir ve onun yaptığı işi yapabilirler (Yuhanna 13:15).

      18. Neden vaftiz bir öğrencinin yaşamındaki en önemli dönüm noktasıdır?

      18 Şu sözler görevimizin çok önemli bir kısmını ortaya koyuyor: “Onları Babanın, Oğlun ve kutsal ruhun adıyla vaftiz edin” (19. ayet). Vaftiz, bir öğrencinin yaşamındaki en önemli dönüm noktasıdır; çünkü vaftiz, onun kendisini Tanrı’ya tüm yüreğiyle adadığını gösteren uygun bir simgedir. Dolayısıyla kurtuluş için vaftiz şarttır (1. Petrus 3:21). Vaftiz edilmiş bir öğrenci, Yehova’ya sunduğu hizmette elinden gelenin en iyisini yapmaya devam ettiğinde, gelecek yeni dünyadaki sonsuz nimetleri sabırsızlıkla bekleyebilir. Birinin Mesih’in vaftiz edilmiş bir öğrencisi olmasına hiç yardım ettiniz mi? Hizmetimizde bundan daha büyük sevinç olamaz! (3. Yuhanna 4).

      19. Yenilere ne öğretiyoruz? Bu öğretim neden vaftizden sonra da devam edebilir?

      19 İsa görevin sonraki kısmını şöyle açıklıyor: “Size emrettiğim her şeye uymalarını onlara öğretin” (20. ayet). Yenilere İsa’nın Tanrı’yı sevmek, komşuyu sevmek ve öğrenci yetiştirmekle ilgili olanlar da dahil tüm emirlerine kulak vermeyi öğretiriz (Matta 22:37-39). Onlara yavaş yavaş Mukaddes Kitap hakikatlerini açıklamayı ve güçlenen imanlarını savunmayı öğretiriz. Duyuru faaliyetine katılmaya yeterli olduklarında onlara eşlik eder, bu işe nasıl verimli şekilde katılacaklarını sözlerimizle ve örneğimizle gösteririz. Yeni öğrencilere verilen öğretimin mutlaka vaftizle birlikte bitmesi gerekmez. Yeni vaftiz edilen kişilerin, Mesih’i izlemenin beraberinde getirdiği zorlukları aşmalarına yardım edecek ek eğitime ihtiyacı olabilir (Luka 9:23, 24).

      “Her Zaman Sizin Yanınızda Olacağım”

      20, 21. (a) İsa’nın verdiği görevi yerine getirirken neden korkmamıza gerek yok? (b) Neden şimdi yavaşlama zamanı değildir?Neye kararlı olmalıyız?

      20 İsa’nın, verdiği görevle ilgili son sözleri çok güven vericidir: “Ben bu ortamın sonuna kadar, her zaman sizin yanınızda olacağım” (Matta 28:20). İsa önemli bir görev verdiğinin farkındaydı. Ayrıca bunun zaman zaman muhaliflerin düşmanca tepkilerine yol açacağını da biliyordu (Luka 21:12). Ancak korkmamız için hiçbir neden yok. Önderimiz bu görevi kendi gücümüzle ya da tek başımıza başarmamızı beklemiyor. ‘Gökte ve yerde bütün yetkiye’ sahip kişinin yanımızda olduğunu ve bu görevi yerine getirirken bizi desteklediğini bilmek çok rahatlatıcı değil mi?

      21 İsa öğrencilerine, “bu ortamın sonuna kadar” yüzlerce yıl sürecek hizmetlerinde mutlaka yanlarında olacağını söyledi. Son gelene dek, İsa’nın verdiği göreve devam etmeliyiz. Şimdi yavaşlama zamanı değildir. Büyük mecazi hasat sürüyor! İyi habere olumlu karşılık veren çok sayıda insan toplanıyor. Mesih’in takipçileri olarak bize verilen önemli görevi başarmaya kararlı olalım. Zamanımızı, enerjimizi ve olanaklarımızı Mesih’in “Gidin . . . . öğrencim olarak yetiştirin” emrini yerine getirmek için seferber etmeye devam edelim.

      a Elişa peygamber de benzer talimatlar vermişti. Hizmetçisi Gehazi’yi oğlu ölmüş olan bir kadının evine gönderirken “Bir adama rast gelirsen, onu selâmlama” demişti (2. Krallar 4:29). Görev acildi, dolayısıyla gereksiz yere kaybedecek zaman yoktu.

      b Takipçilerinin çoğu Celile’de olduğundan, İsa diriltildikten sonra “beş yüzü aşkın kardeşe” Matta 28:16-20’de anlatılan olayda görünmüş olabilir (1. Korintoslular 15:6). Dolayısıyla İsa öğrenci yetiştirme görevini verdiği sırada belki orada yüzlerce kişi bulunuyordu.

      İsa’yı Nasıl Takip Edebilirsiniz?

      • Krallık mesajını nasıl bir tutumla duyurmalıyız? (Matta 10:11-13; Luka 10:5).

      • Duyuru işimizde muhalefetle karşılaştığımızda, İsa’nın sözleri mücadele etmemize nasıl yardım edebilir? (Markos 13:9-13).

      • Mesajımıza kayıtsız kalanlara nasıl davranmalıyız? (Luka 10:10, 11).

      • Duyuru faaliyetimize öncelik verdiğimizde hangi güvenceye sahip olabiliriz? (Luka 12:22-31).

  • “Yazılmıştır”
    “Gel Benim Takipçim Ol”
    • 10. BÖLÜM

      “Yazılmıştır”

      Sayfa 99’daki resim

      “Bu ayetler bugün yerine geldi”

      1-3. İsa Nasıra halkının neyi anlamasını istiyordu? Bunu ispatlamak için ne yaptı?

      HİZMETE başlayalı çok olmamıştı. İsa, memleketi Nasıra’ya dönmüştü. Amacı insanların çok önemli bir şeyi anlamasına yardım etmekti: Geleceği çok önceden bildirilen Mesih kendisiydi! Peki bunu ispatlamak için ne yaptı?

      2 Şüphesiz birçok kişi bir mucize görmeyi bekliyordu. İsa’nın hayret uyandıran mucizelerini duymuşlardı. Ancak İsa onlara böyle bir alamet vermedi. Bunun yerine, âdet edindiği gibi havraya gitti. Okumak için ayağa kalktı, kendisine İşaya tomarı verildi. Bu büyük ihtimalle iki ucundan birer silindir çubuğa sarılmış uzun bir tomardı. İsa aradığı kısmı bulana dek metni dikkatle bir çubuktan diğerine sardı. Sonra yüksek sesle şu an İşaya 61:1-3’te bulabileceğimiz kısmı okudu (Luka 4:16-19).

      3 Dinleyenler muhakkak o kısmı biliyordu. Okuduğu yer, Mesih’le ilgili peygamberlik sözleriydi. Havrada bütün gözler onun üzerindeydi. Çıt çıkmıyordu. Sonra İsa “Duyduğunuz bu ayetler bugün yerine geldi” diyerek, belki de ayrıntılı şekilde bu kısmı açıklamaya başladı. Dinleyenler İsa’nın güzel sözlerine hayran kalmıştı, fakat hâlâ birçoğu etkileyici alametler görmek istiyordu. İsa bunun yerine, Kutsal Yazılardan bir örnek kullanarak onların imansızlığını cesurca gözler önüne serdi. Bunun üzerine Nasıra halkı İsa’yı öldürmeye çalıştı! (Luka 4:20-30).

      4. İsa hizmetinde nasıl bir örnek bıraktı? Bu bölümde neler göreceğiz?

      4 İsa burada, bize örnek olacak bir yöntem kullandı ve kendisi de tüm hizmeti boyunca bu yöntemi uyguladı. Söylediği ve yaptığı her şeyde Tanrı’nın ilham ettiği Sözü temel aldı. Gerçi mucizeleri Tanrı’nın ruhunun onunla olduğunu göstermesi açısından büyük önem taşıyordu. Fakat İsa için hiçbir şey Kutsal Yazılardan daha önemli değildi. Şimdi onun bu konuda bıraktığı örneği inceleyelim. Efendimizin Tanrı’nın Sözünden nasıl alıntılar yaptığını, onu nasıl savunduğunu ve açıkladığını görelim.

      Tanrı’nın Sözünden Alıntılar Yaptı

      5. İsa kendisini dinleyenlerin neyi bilmesini istiyordu? Sözlerinin doğruluğunu nasıl gösterdi?

      5 İsa insanların, mesajının kaynağını bilmesini istiyordu. Onlara “Öğrettiklerim benim değil, beni gönderenindir” dedi (Yuhanna 7:16). Başka bir defasında “Kendiliğimden hiçbir şey yapmadığımı anlayacaksınız; çünkü bunları Babamın bana öğrettiği gibi söylüyorum” dedi (Yuhanna 8:28). Ayrıca şöyle dedi: “Sizlere söylediklerimi kendiliğimden söylemiyorum. Benimle birlik içinde olan Babam işlerini böyle yapıyor” (Yuhanna 14:10). İsa’nın bu tür sözlerinin doğruluğunu ispatlama yöntemlerinden biri, Tanrı’nın yazılı Sözünden sık sık alıntı yapmaktı.

      6, 7. (a) İsa İbranice Kutsal Yazılardan ne sıklıkta alıntı yaptı? Bu neden etkileyicidir? (b) İsa’nın öğretimi yazıcılarınkinden ne açıdan farklıydı?

      6 İsa’nın kayda geçmiş sözleri dikkatle incelendiğinde, İbranice Kutsal Yazılardaki kitapların yarısından fazlasından ya doğrudan alıntı yaptığı ya da onlara dolaylı olarak değindiği görülür. Başta bu etkileyici gelmeyebilir. Üç buçuk yıllık öğretim ve duyuru faaliyetinde, onun neden Tanrı ilhamı tüm mevcut kitaplardan alıntı yapmadığını merak edebilirsiniz. Fakat, İsa bunu yapmış olabilir. Onun sözlerinin ve işlerinin yalnızca çok küçük bir kısmının kaydedildiğini unutmayın (Yuhanna 21:25). Aslında İsa’nın Mukaddes Kitapta kayıtlı tüm sözlerini yüksek sesle okumak büyük ihtimalle yalnızca birkaç saatinizi alır. Şimdi, Tanrı ve Krallığı hakkında yalnızca birkaç saat konuştuğunuzu ve bu arada İbranice Kutsal Yazılardaki kitapların yarısından fazlasına değinmeye çalıştığınızı düşünün! Üstelik çoğu zaman İsa’nın elinde o kitapların kayıtlı olduğu tomarlar yoktu. Ünlü Dağdaki Vaazında, İbranice Kutsal Yazılardan defalarca doğrudan alıntı yaptı veya onlara dolaylı olarak değindi; ve bunların hepsi ezberindeydi!

      7 İsa’nın alıntıları, onun Tanrı’nın Sözüne çok derin bir saygı duyduğunu gösteriyordu. “Dinleyenler onun öğretme tarzına şaşıp kaldılar, çünkü yazıcılar gibi değil, yetki sahibi biri gibi öğretiyordu” (Markos 1:22). Yazıcılar öğretirken sözlü yasa olarak bilinen yasalara değinmeyi, eskiden yaşamış eğitimli hahamların sözlerinden alıntı yapmayı çok severdi. Fakat İsa yetkili kaynak olarak asla sözlü yasadan ya da hahamların sözlerinden alıntı yapmadı. Onun için en yetkili kaynak Tanrı’nın Sözüydü. Takipçilerine öğretim verirken ve yanlış görüşleri düzeltirken tekrar tekrar “yazılmıştır” dediğini görüyoruz.

      8, 9. (a) İsa mabedi temizlediğinde Tanrı’nın Sözünün verdiği yetkiye dayandığını nasıl gösterdi? (b) Mabetteki din adamları Tanrı’nın Sözüne nasıl çok büyük saygısızlık etti?

      8 İsa Yeruşalim’deki mabedi temizlediğinde “‘Benim evime dua evi denecek’ diye yazılmıştır, siz ise onu haydut yatağına çeviriyorsunuz” dedi (Matta 21:12, 13; İşaya 56:7; Yeremya 7:11). Bundan bir gün önce orada birçok mucize yapmıştı. Bundan çok etkilenen çocuklar onu övmeye başladı. Ancak din adamları öfkeyle “Şunların ne söylediğini duyuyor musun?” diye sorunca, İsa onlara “Evet” dedi. “‘Küçük çocukların ve emziktekilerin ağzından övgüler işittirdin’ sözlerini hiç okumadınız mı?” (Matta 21:16; Mezmur 8:2). Orada yaşananların Tanrı’nın Sözünde onaylanan şeyler olduğunu o adamların anlamasını istiyordu.

      9 O din adamları daha sonra toplanıp İsa’ya “Bunları hangi yetkiyle yapıyorsun?” diye sordular (Matta 21:23). Aslında İsa yetkisinin Kaynağını gayet açık bir şekilde göstermişti. Yeni fikirler sunmamış, yeni öğretiler icat etmemişti. Yalnızca, Babasının ilham ettiği Söze dayanarak mantık yürütüyordu. Dolayısıyla o kâhin ve yazıcılar, Yehova’ya ve Sözüne aslında çok büyük saygısızlık ediyordu. İsa’nın onların kötü niyetlerini ortaya sererek yaptığı eleştiriyi tamamen hak ediyorlardı (Matta 21:23-46).

      10. Tanrı’nın Sözünü kullanırken İsa’yı nasıl örnek alabiliriz? İsa’nın zamanında olmayan hangi araçlara sahibiz?

      10 İsa gibi bugün gerçek takipçileri de iyi haberi duyururken Tanrı’nın Sözünü temel alırlar. Yehova’nın Şahitleri dünya çapında, insanlarla Mukaddes Kitabın mesajını paylaşmaya istekli olmalarıyla tanınırlar. Yayınlarımızda Mukaddes Kitaptan hem bol bol alıntılar bulunur hem de ayetlere göndermeler yapılır. Biz de hizmetimizde aynısını yaparız, ne zaman insanlarla konuşsak dikkati Kutsal Yazılara çekmeye çalışırız (2. Timoteos 3:16). Biri Mukaddes Kitaptan bir kısım okumamıza ve Tanrı’nın Sözünün değeri ve anlamı üzerinde konuşmamıza izin verdiğinde gerçekten çok seviniriz! İsa’nınki gibi kusursuz bir hafızamız olmasa da, onun zamanında bulunmayan birçok yardımcı araca sahibiz. Gittikçe daha çok dilde basılan tüm Mukaddes Kitabın yanı sıra, aradığımız her ayeti bulmamıza yardım edebilecek birçok aracımız var. Mukaddes Kitaptan alıntılar yapmaya ve her fırsatta insanların dikkatini bu kitaba çekmeye kararlı olalım!

      Tanrı’nın Sözünü Savundu

      11. İsa neden Tanrı’nın Sözünü sık sık savunmak zorunda kaldı?

      11 İsa Tanrı’nın Sözüne sık sık saldırıldığını gördü, fakat bu onu şaşırtmadı. Babasına duasında “Senin sözün hakikattir” dedi (Yuhanna 17:17). İsa “bu dünyanın hükümdarı” Şeytan’ın ‘hem yalancı, hem de yalanın babası’ olduğunu biliyordu (Yuhanna 8:44; 14:30). Onun ayartıcı sözlerini reddederken Kutsal Yazılardan üç kez alıntı yaptı. Şeytan Mezmurlardan bir ayet alıntılayıp kasıtlı olarak yanlış şekilde kullandığında, İsa bu çarpıtılmış görüşe Tanrı’nın Sözünü savunarak karşılık verdi (Matta 4:6, 7).

      12-14. (a) Din adamları Musa Kanununa nasıl saygısızlık etti? (b) İsa Tanrı’nın Sözünü nasıl savundu?

      12 İsa sık sık Kutsal Yazıları, onu çarpıtanlar, yanlış açıklayanlar ve yanlış tanıtanlar karşısında savundu. Onun zamanındaki din adamları Tanrı’nın Sözünü doğru şekilde tanıtmıyorlardı. Musa Kanununun küçük ayrıntılarını uygulamaya aşırı önem veriyor, fakat kanunların temelindeki ilkelerin uygulanmasıyla pek ilgilenmiyorlardı. Bu şekilde adalet, merhamet ve sadakat gibi daha önemli konular yerine göstermelik ve yüzeysel bir tapınmanın ortaya çıkmasına yol açtılar (Matta 23:23). Acaba İsa Tanrı’nın Kanununu nasıl savundu?

      13 İsa Dağdaki Vaazında, Musa Kanunundan bir emre değineceği zaman defalarca “dendiğini duydunuz” ifadesini kullandı. Bunun ardından “fakat ben size diyorum ki” diye söze devam etti ve Kanunun yüzeysel şekilde uygulanmasından daha derin bir ilke açıkladı. İsa Kanuna karşı mı geliyordu? Hayır, onu savunuyordu. Örneğin halk “İnsan öldürmeyeceksin” emrini iyi biliyordu. Fakat İsa onlara, birinden nefret etmenin o kanunun ruhuna aykırı olduğunu söyledi. Benzer şekilde, insanın eşinden başka birine karşı yanlış arzular geliştirmesi de Tanrı’nın zinayı yasaklayan kanununun temelindeki ilkeyi ihlal ediyordu (Matta 5:17, 18, 21, 22, 27-29).

      14 İsa son olarak şöyle dedi: “‘Komşunu seveceksin ve düşmanından nefret edeceksin’ dendiğini duydunuz. Fakat ben size şunu diyorum: Siz düşmanlarınızı sevin ve size zulmedenler için dua edin” (Matta 5:43, 44). “Düşmanından nefret edeceksin” emri Tanrı’nın Sözünde mi yer alıyordu? Hayır, bu din adamlarının kendi kendilerine yarattığı bir emirdi. Onlar Tanrı’nın kusursuz Kanununun etkisini insan fikirleriyle zayıflatmışlardı. İsa insan geleneklerinin zararlı etkilerine karşı Tanrı’nın Sözünü korkusuzca savundu (Markos 7:9-13).

      15. İsa Tanrı’nın Kanununu, onu aşırı derecede katı, hatta acımasızmış gibi tanıtma çabaları karşısında nasıl savundu?

      15 Din adamları Tanrı’nın Kanununa, onu aşırı derecede katı, hatta acımasızmış gibi tanıtarak da zarar verdi. İsa’nın öğrencileri bir tarladan geçerken birkaç başak kopardığında, bazı Ferisiler onların Sebti ihlal ettiğini iddia etti. İsa da bu dengesiz görüş karşısında Tanrı’nın Sözünü savunmak için Kutsal Yazılardan bir örnek kullandı. Mabette kutsal mekânın dışında bulunan huzur ekmekleriyle ilgili tek kayda, yani Davud ve o sırada aç olan adamlarının o ekmekleri yediği olaya değindi. Böylece Ferisilere Yehova’nın merhametini ve şefkatini gözden kaçırdıklarını gösterdi (Markos 2:23-27).

      16. Din adamları Musa’nın boşanmayla ilgili emrini nasıl çarpıtmıştı? İsa buna nasıl tepki gösterdi?

      16 Din adamları Tanrı’nın Kanununun hükümlerinden kurtulmak için kaçamak yollar da icat ettiler. Örneğin Kanun erkeğe karısında “utanılacak bir şey” bulduğu takdirde onu boşama izni veriyordu; anlaşılan burada ev halkına utanç getiren ciddi bir sorun kastediliyordu (Tesniye 24:1). Ancak İsa’nın zamanında din adamları bu izni erkeğin karısını her tür nedenle, hatta yemeği yaktığı için bile boşamasına izin vermek için mazeret olarak kullanıyordu.a İsa, Musa’nın Tanrı’dan ilhamla aldığı sözleri onların çok ciddi şekilde çarpıttığını gösterdi. Sonra Yehova’nın evlilik için baştaki standardını, yani boşanma için tek geçerli nedenin cinsel ahlaksızlık olduğu tekeşliliği yeniden yürürlüğe koydu (Matta 19:3-12).

      17. Bugün Mesih’in takipçileri Tanrı’nın Sözünü savunma konusunda onu nasıl örnek alabilir?

      17 Bugün Mesih’in takipçileri de Kutsal Yazılara saldırıldığında onu savunmak zorunda olduklarını hissediyorlar. Din adamları Mukaddes Kitaptaki ahlak standartlarının çağdışı olduğunu ima ettiklerinde aslında Tanrı’nın Sözüne saldırıyorlar. Dinler, yalanlar öğretip bunları Mukaddes Kitap öğretileriymiş gibi sunduğunda da Mukaddes Kitap saldırıya uğruyor. Biz Tanrı’nın saf hakikat Sözünü savunmayı, örneğin Tanrı’nın Üçlemenin bir parçası olmadığını göstermeyi, bir onur sayıyoruz (Tesniye 4:39). Tabii bu tür bir savunmayı nezaketle, gerçek bir yumuşak başlılık ve derin saygıyla yapıyoruz (1. Petrus 3:15).

      Tanrı’nın Sözünü Açıkladı

      18, 19. Hangi örnekler Tanrı’nın Sözünü açıklamak konusunda İsa’nın olağanüstü bir yeteneği olduğunu gösteriyor?

      18 İbranice Kutsal Yazılar kaydedildiği sırada İsa gökteydi. Yeryüzüne gelip Tanrı’nın Sözünün açıklanmasında pay sahibi olma fırsatı ona ne büyük zevk vermiş olmalı! Örneğin diriltildikten sonra Emmaus yolunda iki öğrencisiyle karşılaştığı unutulmaz günü düşünün. Öğrencileri onu tanımadan önce, sevgili Efendilerinin ölümü yüzünden ne kadar üzgün ve şaşkın olduklarını söylediler. İsa nasıl karşılık verdi? “Musa’nın ve diğer tüm peygamberlerin yazılarından başlayarak, onlara bütün Kutsal Yazılarda kendisiyle ilgili yazılanları açıkladı.” Öğrencileri bundan nasıl etkilendi? Daha sonra birbirlerine, “O, yolda bizimle konuşurken ve Kutsal Yazıları açıklarken yüreğimiz ateş almamış mıydı?” dediler (Luka 24:15-32).

      19 İsa o günün ilerleyen saatlerinde, elçileriyle ve yanlarındakilerle bir araya geldi. Onlar için ne yaptığına dikkat edin: “Kutsal Yazıların anlamını tam olarak kavramaları için zihinlerini açtı” (Luka 24:45). O mutlu olay mutlaka onlara İsa’nın kendileri –ve dinleyen herkes– için bunu daha önce de defalarca yaptığını hatırlatmış olmalıydı. İsa iyi bilinen ayetlerden sık sık alıntı yapar ve onları dinleyicilerinin zihninde olağanüstü bir etki yaratacak şekilde açıklardı. Böylece Tanrı’nın Sözü hakkında yeni ve daha derin bir anlayış kazanırlardı.

      20, 21. İsa Yehova’nın yanan çalıda Musa’ya söylediği sözleri nasıl açıkladı?

      20 İsa bir defasında bir Saduki grubuyla konuşuyordu. Sadukiler kâhinlikle yakın bağları olan bir Yahudi mezhebini oluşturuyorlardı ve dirilmeye inanmazlardı. İsa onlara şöyle dedi: “Ölülerin dirilmesine gelince, Tanrı’nın size söylediklerini okumadınız mı? ‘Ben İbrahim’in Tanrısı, İshak’ın Tanrısı ve Yakub’un Tanrısıyım’ diyor. O ölülerin değil, yaşayanların Tanrısıdır” (Matta 22:31, 32). Bu, Sadukilerin saygı duyduğu bir adam olan Musa tarafından yazılmış, çok iyi bildikleri bir ayetti. İsa’nın açıklamasının ne kadar etkili olduğunu görüyor musunuz?

      21 Yehova, Musa’ya o sözleri aşağı yukarı MÖ 1514’te, yanan çalıda söylemişti (Çıkış 3:2, 6). İbrahim 329, İshak 224, Yakub da 197 yıl önce ölmüştü. Yine de Yehova ‘Ben onların “Tanrısıyım”’ demişti. Sadukiler, Yehova’nın, ölülere ve mitolojik bir yeraltı dünyasına hükmeden bir put tanrıya benzemediğini biliyordu. O, İsa’nın dediği gibi “yaşayanların” Tanrısıdır. Bu ne anlama geliyordu? İsa’nın vardığı sonuç çok etkiliydi: “Onların hepsi O’nun gözünde yaşamaktadırlar” (Luka 20:38). Yehova’nın ölen sevgili hizmetkârları O’nun sınırsız, zayıflamayan hafızasında güvendedir. Yehova’nın böyle kişileri diriltme amacının gerçekleşeceği öyle kesindir ki, onlardan hayattalarmış gibi söz edilebilir (Romalılar 4:16, 17). Tanrı’nın Sözünün ne muazzam bir açıklaması, değil mi? ‘Bunları duyan kalabalığın onun öğrettiklerine şaşakalması’ çok doğaldı (Matta 22:33).

      22, 23. (a) Tanrı’nın Sözünü açıklarken İsa’yı nasıl örnek alabiliriz? (b) Gelecek bölümde hangi konuyu inceleyeceğiz?

      22 Bugün Hıristiyanlar, İsa’nın Tanrı’nın Sözünü açıklama tarzını örnek alma ayrıcalığına sahip. Zihnimiz onunki gibi kusursuz olmasa da, insanlarla bildikleri bir ayeti paylaşabilir ve o ayetin daha önce hiç düşünmedikleri yönlerini açıklayabiliriz. Örneğin Tanrı’nın ismini öğrenmeden veya Krallığının ne olduğunu bilmeden, ömürleri boyunca “İsmin mukaddes olsun” ve “Melekûtun gelsin” demiş olabilirler (Matta 6:9, 10, KM). Sohbet ettiğimiz birinin, bu tür Mukaddes Kitap hakikatlerinin net ve sade açıklamalarını sunmamıza izin vermesi bizim için gerçekten harika bir fırsat olur!

      23 Tanrı’nın Sözünden alıntılar yapmak, onu savunmak ve açıklamak, İsa’nın hakikati paylaşma tarzını örnek almanın başlıca yollarıdır. Şimdi İsa’nın Mukaddes Kitap hakikatlerini dinleyicilerinin yüreklerine eriştirmek için kullandığı etkili yöntemlerden bazılarına bakalım.

      a Birinci yüzyılda yaşamış bir tarihçi ve aynı zamanda boşanmış bir Ferisi olan İosephos, sonradan, “her tür nedenle (ki, erkeklerin iddia ettiği pek çok neden var)” boşanılabileceğini ileri sürdü.

      İsa’yı Nasıl Takip Edebilirsiniz?

      • İnsan görüşlerine ya da geleneklerine asla Tanrı’nın Sözünden daha çok önem vermemeye neden dikkat etmeliyiz? (Matta 15:2-11).

      • Sorulara cevap verirken dikkati Mukaddes Kitaba çekmemiz neden hikmetli bir davranış olur? (Luka 10:25-28).

      • İsa, yaşam tarzına ve kararlarına Tanrı’nın peygamberlik Sözünün yön vermesini istekle kabul etti. Onu bu konuda nasıl örnek alabiliriz? (Luka 18:31-34; 22:37).

      • İnançlarımıza saldırıldığında neden yaptığımız her savunmanın temelinde Tanrı’nın Sözü olmalı? (Yuhanna 10:31-39).

  • “Onun Gibi Konuşan Biri Görülmemiştir”
    “Gel Benim Takipçim Ol”
    • 11. BÖLÜM

      “Onun Gibi Konuşan Biri Görülmemiştir”

      1, 2. (a) İsa’yı yakalamak için gönderilen görevliler neden eli boş döndü? (b) İsa’nın olağanüstü bir öğretmen olmasının nedeni neydi?

      FERİSİLER öfkeden deliye dönmüştü. İsa mabette Babası hakkında bilgi veriyordu. Onu dinleyenler arasında fikir ayrılığı vardı; içlerinden birçoğu İsa’ya iman ediyor, diğerleriyse tutuklanmasını istiyordu. Öfkelerine hâkim olamayan din adamları, İsa’yı yakalatmak için görevliler gönderdi. Ancak adamlar eli boş döndü. Yüksek kâhinler ve Ferisiler “Onu neden getirmediniz?” diyerek bir açıklama istediğinde, görevliler “Onun gibi konuşan biri görülmemiştir” diye karşılık verdi. İsa’nın öğrettiklerinden öyle etkilenmişlerdi ki onu tutuklayamamışlardıa (Yuhanna 7:45, 46).

      2 İsa’nın öğrettiklerinden etkilenenler yalnızca bu görevliler değildi. İnsanlar sırf onu dinleyebilmek için büyük kitleler halinde yanına toplanıyordu (Markos 3:7, 9; 4:1; Luka 5:1-3). İsa’nın böylesine olağanüstü bir öğretmen olmasının nedeni neydi? 8. Bölümde gördüğümüz gibi, bildirdiği hakikatleri ve bu hakikatleri öğrettiği insanları seviyordu. Ayrıca öğretim yöntemlerini çok ustaca kullanıyordu. Şimdi, kullandığı etkili yöntemlerin üçünü inceleyelim ve onu nasıl örnek alabileceğimizi görelim.

      Sadelik

      3, 4. (a) İsa neden halka öğretirken basit bir dil kullandı? (b) Dağdaki Vaaz, nasıl İsa’nın öğretme tarzındaki sadeliğe örnektir?

      3 İsa isteseydi, ne kadar geniş bir sözcük dağarcığı kullanabilirdi, hiç düşündünüz mü? Ancak, birçoğu “eğitimsiz, sıradan insanlar” olan dinleyicilerinin kavramakta çok zorlanacağı hiçbir şey söylemedi (Elçiler 4:13). O insanların sınırlarının farkındaydı, hiçbir zaman onları çok fazla bilgiye boğmadı (Yuhanna 16:12). Sözcükleri basit, fakat bildirdiği hakikatler çok derindi.

      4 Örneğin Matta 5:3–7:27’de kayıtlı Dağdaki Vaazını inceleyelim. İsa bu vaazında, meselelerin temeline inen düşündürücü öğütler verir. Karmaşık fikirler veya ifadeler yoktur. Aslında küçük bir çocuk bile İsa’nın kullandığı neredeyse tüm sözcükleri kolayca anlayabilir! Dolayısıyla, İsa sözünü bitirdiğinde birçok çiftçi, çoban ve balıkçının bulunduğu kalabalığın “onun öğretme tarzına hayran kalmış” olması çok doğaldı (Matta 7:28).

      5. İsa’nın basit ama anlamca zengin sözlerine örnekler verin.

      5 İsa öğretirken sık sık basit ve kısa ifadeler kullanarak anlamca zengin sözler söyledi. Basılı kitapların henüz var olmadığı bir çağda, bu şekilde mesajını dinleyicilerinin zihin ve yüreklerine kalıcı biçimde yerleştirdi. Şu birkaç örneğe bakalım: “Başkasını yargılamayı bırakın ki, siz de yargılanmayasınız.” “Sağlıklı kişilerin hekime ihtiyacı yoktur, hasta olanlar hekime muhtaçtır.” “Ruh . . . . istekli, fakat beden zayıf.” “Sezar’a ait olanı Sezar’a, Tanrı’ya ait olanı Tanrı’ya ödeyin.” “Vermek almaktan daha büyük mutluluktur”b (Matta 7:1; 9:12; 26:41; Markos 12:17; Elçiler 20:35). Bu sözler yaklaşık 2.000 yıl sonra bile ilk günkü kadar akılda kalıcıdır.

      6, 7. (a) Basit bir dil kullanmak, sade bir öğretim tarzı için neden önemlidir? (b) Mukaddes Kitabı birlikte incelediğimiz kişiyi çok fazla bilgiye boğmaktan nasıl kaçınabiliriz?

      6 Biz nasıl hakikati sade bir biçimde öğretebiliriz? Başta, çoğu insanın kolayca anlayabileceği basit bir dil kullanmak gerekir. Tanrı’nın Sözündeki temel öğretiler karmaşık değildir. Yehova amaçlarını samimi ve alçakgönüllü kişilere açıkladı (1. Korintoslular 1:26-28). Dikkatle seçilmiş basit sözcükler Tanrı’nın Sözündeki hakikati etkili şekilde aktarabilir.

      Sayfa 110’daki resim

      Hakikati sade bir biçimde öğretin

      7 Sade bir biçimde öğretebilmek için, Mukaddes Kitabı birlikte incelediğimiz kişiyi çok fazla bilgiye boğmamaya dikkat etmeliyiz. Dolayısıyla Mukaddes Kitap tetkiki idare ederken her ayrıntıyı açıklamamız şart değildir; sanki en önemli şey belli sayıda sayfa okuyup bitirmekmiş gibi, malzemeyi ele alırken acele etmek de gerekmez. Bunun yerine en iyisi, incelemenin hızını tetkik yaptığımız kişinin ihtiyaçlarına ve yeteneğine göre ayarlamaktır. Hedefimiz o kişinin Mesih’i takip eden ve Yehova’ya tapınan biri olmasına yardım etmektir. Bu nedenle, kişinin öğretilenleri makul ölçüde kavrayabilmesi için ihtiyacı olan zamanı ona ayırmalıyız. Ancak o zaman Mukaddes Kitap hakikati yüreğine erişecek ve onu etkileyip öğrendiklerini uygulamasını sağlayacak (Romalılar 12:2).

      Yerinde Sorular

      8, 9. (a) İsa neden sorular sordu? (b) İsa Petrus’un mabet vergisi ödemek konusunda doğru sonuca varmasına yardım etmek için soruları nasıl kullandı?

      8 İsa soruları olağanüstü biçimde kullandı. Anlatmak istediği noktayı karşısındaki kişiye doğrudan söylemek çok daha az zaman alacak olsa bile sorular sordu. Peki neden? Bazen, zekice sorularla, muhalefet edenlerin kötü niyetlerini ortaya çıkardı ve böylece onları susturdu (Matta 21:23-27; 22:41-46). Ancak çoğu zaman, öğrencilerinin zihninden geçenleri dile getirmelerini sağlamak, onları düşündürmek ve düşünme yetilerini geliştirmek için sorular kullandı. Onlara “Ne dersiniz?” veya “Buna inanıyor musun?” gibi sorular sordu (Matta 18:12; Yuhanna 11:26). Bu sayede öğrencilerinin yüreklerine erişti ve onları etkiledi. Şimdi bir örneğe bakalım:

      9 Bir defasında vergi tahsildarları, Petrus’a İsa’nın mabet vergisi ödeyip ödemediğini sordu.c Petrus hemen “Evet, ödüyor” diye cevap verdi. Fakat daha sonra İsa şu sorularla onun doğru düşünmesine yardım etti: “Simun, ne dersin? Dünyadaki krallar gümrüğü ya da baş vergisini kimlerden alır? Kendi oğullarından mı, yoksa yabancılardan mı?” Petrus “Yabancılardan” dedi. İsa da, “Öyleyse, aslında oğullar vergiden muaftır” dedi (Matta 17:24-27). Herhalde Petrus soruların amacını anlamıştı. Bilindiği gibi kralların aileleri vergiden muaftı. Dolayısıyla, mabette tapınılan gökteki Kralın biricik Oğlu olan İsa vergi ödemek zorunda değildi. Dikkat ederseniz İsa Petrus’a doğru cevabı vermek yerine, onun doğru sonuca varmasına ve belki de gelecekte cevap vermeden önce daha dikkatli düşünmesi gerektiğini anlamasına yardım etmek için nazikçe sorular sordu.

      Sayfa 112’deki resim

      Ev sahibinin ilgisini çekecek sorular sorun

      10. İyi haberi evden eve duyururken soruları nasıl etkili şekilde kullanabiliriz?

      10 Biz nasıl hizmetimizde soruları etkili şekilde kullanabiliriz? İyi haberi evden eve duyururken ilgi uyandırmak için sorular sorabiliriz; bu, mesajımızı paylaşmak için bize bir fırsat yaratabilir. Örneğin eğer yaşlı biri kapıyı açarsa ona saygıyla “Dünyanın çok değiştiğine siz de yaşamınız boyunca tanık oldunuz, değil mi?” diye sorabiliriz. Cevabını dinledikten sonra “Sizce dünyamızı yaşanacak daha iyi bir yer haline getirebilmek için ne gerekli?” diye sorabiliriz (Matta 6:9, 10). Eğer kapıyı küçük çocukları olan bir anne açarsa, ona “Çocuklarınız büyüdüğünde bu dünyanın nasıl bir yer olacağını hiç merak ettiniz mi?” diye sorabiliriz (Mezmur 37:10, 11). Bir eve yaklaşırken çevremizi iyi gözlemlemeye çalışırsak, ev sahibinin ilgisini çekecek bir soru sorabiliriz.

      11. Mukaddes Kitap tetkiki idare ederken soruları nasıl etkili şekilde kullanabiliriz?

      11 Mukaddes Kitap tetkiki idare ederken soruları nasıl etkili şekilde kullanabiliriz? Dikkatle seçilmiş sorular, inceleme yapan kişinin yüreğindeki duyguları ortaya çıkarmamıza yardım edebilir (Süleyman’ın Meselleri 20:5). Örneğin, Mukaddes Kitap Aslında Ne Öğretiyor?d kitabındaki “Tanrı’yı Memnun Eden Bir Yaşam” bölümünü incelediğimizi varsayalım. Bölümde Tanrı’nın cinsel ahlaksızlık, sarhoşluk ve yalancılık gibi konulardaki görüşü ele alınıyor. Kişinin cevapları, Mukaddes Kitabın ne öğrettiğini anladığını gösterebilir; peki acaba öğrendiklerini kabul ediyor mu? Ona “Tanrı’nın bu gibi konulardaki görüşü size makul geliyor mu?” diye sorabiliriz. Ayrıca “Bu bilgiyi yaşamınızda nasıl uygulayabilirsiniz?” diye de sorabiliriz. Tabii nazik olmamız ve karşımızdakinin onurunu gözetmemiz gerektiğini unutmayalım. Onu mahcup edecek sorular sormayı asla istemeyiz (Süleyman’ın Meselleri 12:18).

      Etkili Bir Mantık

      12-14. (a) İsa akıl yürütme yeteneğini nasıl kullandı? (b) Ferisiler, gücünün kaynağını Şeytan’a atfettiklerinde İsa nasıl etkili şekilde akıl yürüttü?

      12 İsa kusursuz zihniyle, akıl yürütme konusunda ustaydı. Bazen, muhaliflerinin sahte suçlamalarını çürütmek için etkili bir mantık kullandı. Birçok kez de ikna edici biçimde akıl yürüterek takipçilerine değerli dersler verdi. Şimdi birkaç örneğe bakalım.

      13 Cinlerin tutsağı olmuş kör ve dilsiz bir adamı iyileştirdikten sonra, İsa, Ferisiler tarafından şöyle suçlandı: “Bu adam cinleri olsa olsa cinler hükümdarı Beelzebub [Şeytan] yardımıyla çıkarıyordur.” Ferisilerin bu sözleri, cinleri çıkarmak için insanüstü bir güç gerektiğini, istemeden de olsa kabul ettiklerini gösteriyor. Ancak İsa’nın gücünün Şeytan’dan kaynaklandığını düşündüler. Bu suçlama hem asılsız hem de mantıksızdı. İsa onların düşünüşündeki yanlışlığı şöyle ortaya serdi: “Kendi içinde bölünmüş olan her krallık yıkılır ve kendi içinde ayrılık olan hiçbir şehir ya da ev ayakta kalamaz. Aynı şekilde, eğer Şeytan Şeytan’ı çıkarıyorsa kendi içinde bölünmüş demektir. O zaman onun krallığı nasıl ayakta kalabilir?” (Matta 12:22-26). İsa bu sözlerle aslında şu düşünceyi ortaya koyuyordu: ‘Eğer ben hem Şeytan’ın hizmetkârı hem de onun işlerini bozan biriysem, demek ki Şeytan kendi çıkarlarına aykırı davranıyor ve ayakta kalmayacak.’ Böylesine ikna edici bir mantığı nasıl çürütebilirlerdi?

      14 İsa akıl yürütmeye devam etti. Ferisilerin bazı öğrencilerinin de cinleri çıkardığını bildiğinden, onlara basit ama etkili bir soru sordu: “Eğer ben cinleri Beelzebub yardımıyla çıkarıyorsam, oğullarınız [yani, öğrencileriniz] kimin yardımıyla çıkarıyor?” (Matta 12:27). İsa’nın sözleri bir bakıma ‘Eğer ben cinleri Şeytan’ın gücünü kullanarak çıkarıyorsam demek ki sizin öğrencileriniz de aynı gücü kullanıyor’ anlamına geliyordu. Ferisiler buna karşılık ne diyebilirdi? Kendi öğrencilerinin Şeytan’ın gücüyle cinleri çıkardığını asla kabul etmeyeceklerdi. Böylece İsa, hatalı mantıklarını kullanarak onları kendileri için hiç de hoş olmayan bir sonuca varmaya mecbur bıraktı. İsa’nın onlarla konuşurken nasıl akıl yürüttüğünü sadece okumak bile ne heyecan verici, değil mi? Bir de İsa’yı şahsen dinlemiş olan kalabalığın neler hissetmiş olabileceğini düşünün; İsa’nın varlığı ve ses tonu muhakkak sözlerinin etkisini artırmış olmalıydı.

      15-17. İsa, Babası hakkındaki sevinç verici gerçekleri öğretmek için “daha çok” ifadesini kullanarak nasıl akıl yürüttü?

      15 İsa Babası hakkındaki teşvik edici ve sevinç verici gerçekleri öğretmek için de ikna edici şekilde akıl yürüttü. Bunu genellikle “daha çok” ifadesini kullanarak kurduğu bir düşünce zinciriyle yaptı. Böylece dinleyicilerinin, bildikleri bir gerçeğe dayanarak çok daha güçlü bir inanca sahip olmalarına yardım etti. Karşılaştırmalara dayanan bu tür bir mantık oldukça etkili olabilir. Şimdi iki örnek inceleyelim.

      16 Öğrencileri kendilerine dua etmeyi öğretmesini istediğinde, İsa cevap olarak kusurlu ana babaların çocuklarına “iyi armağanlar” vermeye istekli olduğunu söyledi. Sonra “Sizler kötü olduğunuz halde, çocuklarınıza iyi armağanlar vermesini bilirseniz, gökteki Babamız Kendisinden isteyenlere kutsal ruhu daha çok vermez mi?” dedi (Luka 11:1-13). İsa anlatmak istediği ana fikre bir karşılaştırma yaparak dikkat çekti. Eğer günahkâr ana babalar çocuklarının ihtiyaçlarıyla ilgileniyorsa, her yönden kusursuz ve doğru olan gökteki Babamız, Kendisine alçakgönüllülükle dua eden vefalı hizmetçilerine kutsal ruhu daha çok vermez mi?

      17 İsa kaygıyla başa çıkma konusunda hikmetli öğütler verirken de benzer şekilde akıl yürüttü. Şöyle dedi: “Kuzgunlara bakın: Ne ekerler ne biçerler, ne ambarları ne de mahzenleri var; ama Tanrı onları besler. Sizler kuşlardan çok daha değerlisiniz! Zambakların nasıl büyüdüklerine iyi bakın: Onlar ne çalışıp didinir ne de iplik eğirirler . . . . Tanrı bugün var olup yarın fırına atılacak olan kır bitkisini bile böyle giydiriyorsa sizi çok daha iyi giydirmez mi, ey az imanlılar?” (Luka 12:24, 27, 28). Eğer Yehova kuşlara ve çiçeklere özen gösteriyorsa, Kendisine sevgi duyan ve tapınan insanlara çok daha özen gösterecektir. İsa böyle bir mantıkla dinleyicilerinin yüreklerini muhakkak etkilemiş olmalıydı.

      18, 19. Göremediği bir Tanrı’ya inanmadığını söyleyen biriyle konuşurken nasıl bir mantık kullanabiliriz?

      18 Biz de hizmetimizde sahte inançları çürütmek için sağlam bir mantık kullanmak isteriz. Ayrıca Yehova hakkındaki teşvik edici gerçekleri öğretmek için de ikna edici şekilde akıl yürütmek isteriz (Elçiler 19:8; 28:23, 24). Bunun için karmaşık bir mantık mı kullanmayı öğrenmeliyiz? Tabii ki hayır. İsa’dan, en etkili olanın sade bir biçimde sunulan mantıklı kanıtlar olduğunu öğreniyoruz.

      Sayfa 116’daki resim

      Kişinin yüreğine erişecek şekilde akıl yürütün

      19 Örneğin, biri göremediği bir Tanrı’ya inanmadığını söylerse ona ne diyebiliriz? Doğadaki neden-sonuç yasası üzerinde konuşarak onu ikna etmeye çalışabiliriz. Bir sonuç gördüğümüzde, bunun bir nedeni olması gerektiğini fark ederiz. Karşımızdaki kişiye şöyle diyebiliriz: “Eğer ıssız bir yerde olsaydınız ve iyi inşa edilmiş, yiyecek dolu bir evle (sonuç) karşılaşsaydınız, bunu birinin (neden) yaptığını kabul etmez miydiniz? Öyleyse doğadaki inkâr edilemez tasarımı ve yeryüzünün yiyecekle dolu ‘kilerlerini’ (sonuç) gördüğümüzde, Birinin (Neden) bunlardan sorumlu olduğu sonucuna varmak makul olmaz mı? Mukaddes Kitap şöyle bir mantık sunar: ‘Her ev biri tarafından yapılır, fakat her şeyi yapan Tanrı’dır’” (İbraniler 3:4). Elbette biz ne kadar sağlam bir mantık kullanırsak kullanalım, herkes ikna olmayacak (2. Selanikliler 3:2).

      20, 21. (a) Yehova’nın niteliklerine ve davranış tarzına dikkat çekmek için, “daha çok” ifadesini kullanarak nasıl akıl yürütebiliriz? (b) Gelecek bölümde hangi konuyu ele alacağız?

      20 İster tarla hizmetinde ister cemaatte öğretirken olsun, Yehova’nın niteliklerine ve davranış tarzına dikkat çekmek için “daha çok” ifadesini kullanarak akıl yürütebiliriz. Örneğin, sonsuz cehennem ateşi öğretisinin aslında Yehova’yı aşağıladığını göstermek için şöyle diyebiliriz: “Hangi sevgi dolu baba çocuğunun elini yakarak onu cezalandırır? Cehennem ateşi düşüncesi gökteki sevgi dolu Babamıza bundan çok daha korkunç geliyor olmalı!” (Yeremya 7:31). Bunalımda olan bir iman kardeşimize Yehova’nın onu sevdiğine dair güven vermek için şöyle diyebiliriz: “Eğer Yehova küçücük bir serçeyle bile ilgileniyorsa, yeryüzündeki hizmetçilerinin her biriyle daha çok ilgilenmez mi? Onları daha çok sevmez mi? Sen de onlardan birisin!” (Matta 10:29-31). Bu şekilde akıl yürütmek insanların yüreklerine erişmemize yardım edebilir.

      21 İsa’nın öğretim yöntemlerinden sadece üçünü inceledikten sonra, İsa’yı tutuklamayan o görevlilerin “Onun gibi konuşan biri görülmemiştir” derken meseleyi abartmadığını kolayca anlayabiliyoruz. Gelecek bölümde, belki de İsa’nın en iyi bilinen öğretim yöntemini, örnekler kullanmasını ele alacağız.

      a Bu görevliler büyük ihtimalle Sanhedrin için çalışıyorlardı ve yüksek kâhinlere karşı sorumluydular.

      b Elçiler 20:35’te yer alan bu son söz, yalnızca elçi Pavlus tarafından alıntılanmıştır. O bu sözü birinden (İsa’yı dinlemiş birinden veya diriltilen İsa’dan) duymuş ya da Tanrısal ilhamla almış olabilir.

      c Yahudilerden iki drahmilik yıllık mabet vergisini ödemeleri talep ediliyordu; bu, bir işçinin yaklaşık iki günlük ücretiydi. Bir başvuru kitabı şöyle diyor: “Bu vergi özellikle halk adına sunulan günlük yakılan sunu ve tüm kurban masraflarını karşılamak için kullanılırdı.”

      d Yehova’nın Şahitlerinin inancını yansıtan bir yayın.

      İsa’yı Nasıl Takip Edebilirsiniz?

      • İsa’nın sözleri cemaatte konuşmalar yaparken sözlerinizi seçmenize nasıl yardım edebilir? (Matta 11:25).

      • Umumi konuşmacılar İsa’nın şu tür soruları kullanmasını nasıl örnek alabilir? (Matta 11:7-9).

      • Tanrı’nın Sözünü öğretirken abartıları nasıl dikkatli şekilde kullanabilirsiniz? (Matta 7:3; 19:24).

      • Öğretirken nasıl İsa gibi somut dersler verebiliriz? (Yuhanna 13:5, 14).

  • “Onlarla Örnek Vermeden Konuşmazdı”
    “Gel Benim Takipçim Ol”
    • 12. BÖLÜM

      “Onlarla Örnek Vermeden Konuşmazdı”

      1-3. (a) Yolculuklarında İsa’ya eşlik eden öğrenciler hangi eşsiz ayrıcalığı tattı? İsa öğrettiklerini hatırlamalarını nasıl kolaylaştırdı? (b) Etkili örnekleri hatırlamak neden kolaydır?

      YOLCULUKLARINDA İsa’ya eşlik eden öğrenciler eşsiz bir ayrıcalığa sahipti. Onlar bizzat Büyük Öğretmenden bilgi alıyorlardı. Kendilerine Tanrı’nın Sözüyle ilgili yaptığı açıklamaları ve öğrettiği heyecan verici hakikatleri işitebiliyorlardı. İsa’nın değerli sözlerini o an için zihinlerinde ve yüreklerinde tutmalıydılar; çünkü o sözlerin yazılı biçimde korunma zamanı henüz gelmemişti.a Ancak İsa öğrettiklerini hatırlamalarını kolaylaştırıyordu. Nasıl? Öğretme yöntemi, özellikle de ustalıkla verdiği örnekler sayesinde.

      2 Gerçekten de etkili örnekler kolay kolay unutulmaz. Bir yazarın belirttiği gibi, örnekler “kulağı göze çevirir” ve “dinleyicilerin işittiklerini zihinlerinde canlandırmalarını mümkün kılar.” Genelde bir fikri anlamanın en iyi yolu zihinde resimler oluşturmak olduğundan, örnekler anlaşılması zor düşüncelerin bile daha kolay kavranmasını mümkün kılabilir. Örnekler sözcüklere can verebilir ve öğrendiklerimizin belleğimize iyice yerleşmesini sağlayabilir.

      3 Dünyadaki hiçbir öğretmen örnekler kullanmakta İsa Mesih’le boy ölçüşemez. Kullandığı örnekler bugün bile kolayca hatırlanıyor. İsa neden bu öğretim yöntemini sık sık kullandı? Verdiği örnekler neden çok etkiliydi? Biz bu öğretim yöntemini kullanmayı nasıl öğrenebiliriz?

      İsa Neden Örneklerle Öğretti?

      4, 5. İsa neden örnekler kullandı?

      4 Mukaddes Kitap İsa’nın iki önemli nedenle örnekler kullandığını gösterir. Birincisi, bu şekilde bir peygamberlik sözünü gerçekleştirdi. Matta 13:34, 35’te İsa “kalabalığa örneklerle anlattı” diye okuyoruz. “Gerçekten de, onlarla örnek vermeden konuşmazdı. Böylece peygamberin şu sözleri yerine geliyordu: ‘Ağzımı örnekler vererek açacağım, dünyanın kuruluşundan beri saklı kalmış şeyleri açıkça bildireceğim.’” Matta’nın söz ettiği peygamber, Mezmur 78:2’nin yazarıydı. Mezmur yazarı bu sözleri Tanrı’nın ruhunun verdiği ilhamla, İsa’nın doğumundan yüzlerce yıl önce yazmıştı. Bunun ne anlama geldiğini bir düşünelim. Yehova Mesih’in örneklerle öğretmesine yüzlerce yıl önceden karar vermiş. O halde Yehova bu öğretim yöntemine çok değer veriyor olmalı.

      5 İkinci olarak, İsa örnekler kullanma amacının ‘yüreği nasır bağlamış olanları’ elemek olduğunu açıkladı (Matta 13:10-15; İşaya 6:9, 10). Onun örnekleri insanların niyetlerini nasıl açığa çıkardı? Bazen İsa’nın sözlerini tam olarak anlayabilmek için, örneklerle ne anlatmak istediğini sormak gerekiyordu. Alçakgönüllü kişiler soru sormaya istekliydi, oysa gururlu ya da ilgisiz olanlar öyle değildi (Matta 13:36; Markos 4:34). Demek ki İsa’nın örnekleri, hakikati, buna aç olanlara açıkladı, gururlu kişilerden ise gizledi.

      6. İsa’nın örnekleri hangi yararlı amaçlara hizmet etti?

      6 İsa’nın örnekleri başka yararlı amaçlara da hizmet etti. İlgi uyandırarak insanların dinlemesini sağladı. İnsanların zihninde, kavranması kolay tablolar oluşturdu. Bölümün başında belirtildiği gibi, İsa’nın örnekleri, sözlerini onu dinleyenlerin hatırlamasına yardım etti. Matta 5:3’ten 7:27’ye kadar olan kısımda kayıtlı Dağdaki Vaaz, İsa’nın betimlemeleri ne kadar çok kullandığını gösteren çarpıcı bir örnektir. Bir hesaba göre bu vaazda 50’nin üzerinde mecaz bulunuyor. Bunun ne anlama geldiğini anlayabilmek için, bu vaazı yüksek sesle okumanın yaklaşık 20 dakika süreceğini hatırlayın. Buna göre İsa ortalama olarak yaklaşık 20 saniyede bir mecaz kullandı! İsa’nın, insanların zihninde sözcüklerle resimler oluşturmanın yararının farkında olduğu çok açıktır!

      7. Neden biz de İsa gibi örnekler kullanmalıyız?

      7 Mesih’in takipçileri olarak, örnekler kullanmak da dahil, onun öğretim tarzını örnek almak isteriz. Bir yemeği daha lezzetli hale getiren baharat gibi, etkili örnekler de öğrettiklerimizi daha çekici hale getirebilir. Ayrıca, iyi düşünülmüş betimlemeler önemli hakikatleri kavramayı kolaylaştırabilir. Şimdi İsa’nın kullandığı örnekleri bu kadar etkili kılan etkenlerden bazılarını inceleyelim. Sonra da bu değerli öğretim yöntemini nasıl kullanabileceğimizi göreceğiz.

      Basit Karşılaştırmalar

      Sayfa 123’teki resimler

      İsa kuşlar ve çiçeklerden söz ederek Tanrı’nın bizimle ilgilendiğini nasıl örnekledi?

      8, 9. İsa nasıl basit karşılaştırmalar yaptı? Yaptığı karşılaştırmalar neden bu kadar etkili oldu?

      8 İsa öğretirken genelde, yalnızca birkaç sözcükten oluşan basit karşılaştırmalar yaptı. Ancak bu basit sözcükler, dinleyenlerin zihninde canlı resimler oluşturdu ve Tanrı hakkındaki önemli hakikatleri net biçimde öğretti. Örneğin öğrencilerine günlük ihtiyaçları için kaygılanmamalarını söylerken, “gökteki kuşlara” ve “kır zambaklarına” dikkatlerini çekti. Ne kuşlar ekip biçer, ne de zambaklar iplik eğirip kumaş dokur. Fakat Tanrı onlarla ilgilenir. Buradaki ana fikir kolayca anlaşılabilir: Eğer Tanrı kuşlara ve çiçeklere özen gösteriyorsa, ‘Tanrı’nın krallığına yaşamlarında daima ilk yeri veren’ insanlarla da mutlaka ilgilenecektir (Matta 6:26, 28-33).

      9 İsa çok daha etkili karşılaştırmalar olan eğretilemelere de (istiare ya da metafor olarak da bilinir) sıkça başvurdu. Eğretileme bir sözün benzetme amacıyla başka bir söz yerine kullanılmasıdır. İsa bu tür karşılaştırmaları yine basit tuttu. Örneğin takipçilerine “Siz dünyanın ışığısınız” dedi. Öğrencileri bu eğretilemenin anlamını net biçimde anlayabilirdi. Yani, onlar sözleri ve davranışlarıyla hakikat ışığını parlatabilirler ve başkalarının da Tanrı’yı yüceltmesine yardım edebilirlerdi (Matta 5:14-16). İsa’nın sözlerindeki eğretilemelerin bazılarına dikkat edin: “Siz yeryüzünün tuzusunuz” ve “Ben asmayım, siz dallarsınız” (Matta 5:13; Yuhanna 15:5). Bu tür mecazlar basit oldukları için çok etkilidir.

      10. Öğretirken örnekleri nasıl kullanabilirsiniz?

      10 Ya siz öğretirken örneklerden nasıl yararlanabilirsiniz? Uzun, karmaşık öyküler düşünmeniz gerekmez. Sadece basit karşılaştırmalar yapmaya çalışın. Diyelim ki dirilme konusu üzerinde konuşuyorsunuz ve ölüleri diriltmenin Yehova için zor olmadığını örneklemek istiyorsunuz. Aklınıza nasıl bir karşılaştırma geliyor? Mukaddes Kitap ölümden uyku olarak söz ederek bir eğretileme yapar. Dolayısıyla, “Bizim uyuyan birini uyandırmamız ne kadar kolaysa, Tanrı için de ölüleri diriltmek o kadar kolay” diyebilirsiniz (Yuhanna 11:11-14). Ya da çocukların gelişebilmek için sevgi ve şefkate ihtiyacı olduğu konusunda bir örnek vermek istiyorsunuz. Nasıl bir örnek kullanabilirsiniz? Mukaddes Kitap çocukların “zeytin fidanları gibi” olduğunu söyler (Mezmur 128:3). Şöyle diyebilirsiniz: “Nasıl güneş ışığı ve su bir ağaç için çok önemliyse sevgi ve şefkat de çocuk için öyledir.” Yaptığınız karşılaştırma ne kadar basit olursa, dinleyicileriniz anlatmak istediğiniz düşünceyi o kadar kolay anlayacaktır.

      Günlük Yaşamdan Örnekler

      11. İsa’nın büyük ihtimalle Celile’de büyürken gözlemlediği şeyler örneklerine nasıl yansıdı?

      11 İsa insanların günlük yaşamlarıyla ilgili örnekler kullanmakta ustaydı. Örneklerinin çoğu büyük ihtimalle, Celile’de büyürken gözlemlediği yaşam koşullarını yansıtıyordu. Bir an için onun çocukluğunu düşünelim. Annesini sık sık tahıl öğütürken, hamur mayalarken, kandil yakarken ya da ev süpürürken görmüş olmalı (Matta 13:33; 24:41; Luka 15:8). Birçok kez de Celile Gölü’ne ağ atan balıkçıları izlemiş olmalı (Matta 13:47). Muhakkak çarşı meydanlarında oyun oynayan çocukları da defalarca izlemişti (Matta 11:16). İsa, verdiği birçok örnekte değindiği her gün rastlanan şeyleri de –ekilen tohumları, sevinçli düğünleri, güneşte olgunlaşan ekinleri– mutlaka görmüştü (Matta 13:3-8; 25:1-12; Markos 4:26-29).

      12, 13. İsa’nın merhametli Samiriyeli meselinde ana noktayı vurgulamak için “Yeruşalim’den Eriha’ya” giden yoldan söz etmesi neden anlamlıdır?

      12 İsa örneklerinde dinleyicilerinin iyi bildiği ayrıntılardan söz etti. Örneğin merhametli Samiriyeli meseline şöyle başladı: “Adamın biri Yeruşalim’den Eriha’ya iniyordu. Haydutların eline düştü. Adamı soydular ve dövüp yarı ölü bir halde bırakıp gittiler” (Luka 10:30). İsa ana noktayı vurgulamak için “Yeruşalim’den Eriha’ya” giden yoldan söz etti; bu çok anlamlıydı. Bu meseli anlattığı sırada kendisi Yahudiye’de, Yeruşalim yakınlarındaydı; dolayısıyla onu dinleyenler sözünü ettiği yolu mutlaka biliyordu. O yolun, özellikle de yalnız yolculuk yapan biri için tehlikeli olduğu biliniyordu. Yol kıvrıla kıvrıla ıssız bir bölgeden geçtiğinden, haydutların pusuya yatabileceği birçok yer vardı.

      13 İsa “Yeruşalim’den Eriha’ya” giden yolla ilgili başka bilinen ayrıntılara da değindi. Mesele göre, önce bir kâhin sonra da bir Levili o yoldan geçmiş, fakat ikisi de yaralıya yardım etmek için durmamıştı (Luka 10:31, 32). Kâhinler Yeruşalim’deki mabette hizmet ederdi, Levililer de onlara yardım ederdi. Birçok kâhin ve Levili mabette hizmet etmedikleri zamanlarda Eriha’da otururdu; Eriha, Yeruşalim’den sadece 23 kilometre uzaktaydı. Dolayısıyla o yolu kullanırlardı. İsa’nın yolcu için “Yeruşalim’den” gelen yoldan, çıkıyordu demeyip “iniyordu” demesine de dikkat edin. Dinleyicileri için bu ayrıntı anlamlıydı. Yeruşalim Eriha’dan daha yüksekte bulunuyordu. Dolayısıyla “Yeruşalim’den” gelen bir yolcu gerçekten de ‘inmiş’ oluyordu.b İsa kendisini kimlerin dinlediğini aklında tutuyordu; bu çok açıktı.

      14. Nasıl dinleyicilerimizi düşünerek örnekler kullanabiliriz?

      14 Örnekler kullanırken biz de dinleyicilerimizi düşünmeliyiz. Onların ne tür özellikleri örnek seçimimizi etkileyebilir? Belki yaş, kültür, aile ve meslek gibi etkenler düşünülebilir. Örneğin çiftçilikle ilgili ayrıntılara değinen bir örneği, büyük bir şehirde değil de tarımla uğraşılan yerlerde yaşayanlar daha kolay anlayabilir. Konuştuğumuz kişilerin günlük yaşamları ve faaliyetleri, yani çocukları, evleri, hobileri ve yemekleri de uygun örnekler bulmak için bize fikir verebilir.

      Yaratılıştan Örnekler

      15. İsa’nın, yaratılışı yakından tanıması neden şaşırtıcı değildir?

      15 İsa’nın örneklerinden birçoğu onun bitkiler, hayvanlar ve hava koşulları da dahil, doğa hakkındaki bilgisini gözler önüne seriyordu (Matta 16:2, 3; Luka 12:24, 27). Bu bilgileri nereden öğrenmişti? Celile’de büyürken doğayı izlemek için muhakkak çok fırsatı olmuştu. Daha da önemlisi, İsa “tüm yaratılanların ilki” ve Yehova’nın her şeyi yaratırken kullandığı “yapıcı” idi (Koloseliler 1:15, 16; Süleyman’ın Meselleri 8:30, 31). Dolayısıyla, İsa’nın yaratılışı bu kadar yakından tanıması hiç de şaşırtıcı değildir. Şimdi bu bilgisini nasıl ustaca kullandığına bakalım.

      16, 17. (a) İsa’nın koyunların özelliklerini çok iyi bildiğini gösteren nedir? (b) Hangi örnek koyunların çobanlarının sesini gerçekten dinlediğini gösteriyor?

      16 İsa’nın kendisini “iyi çoban”, takipçilerini de “koyunlar” olarak adlandırdığını hatırlayın. İsa’nın sözleri, evcil koyunların özelliklerini çok iyi bildiğini gösteriyor. O, çobanla koyunları arasında özel bir bağ olduğunu biliyordu. İnsanlara güvenen bu hayvanların kolayca yönlendirilebildiğini ve çobanlarını sadakatle takip ettiğini görmüştü. Koyunlar neden çobanlarını takip eder? İsa “Çünkü onun sesini tanırlar” demişti (Yuhanna 10:2-4, 11). Koyunlar gerçekten çobanlarının sesini tanır mı?

      Sayfa 125’teki resim

      17 George A. Smith, kitabında kişisel gözlemlerine dayanarak şöyle yazdı: “Öğle molamızı bazen Yahudiye’deki kuyulardan birinin başında geçirirdik. Oraya üç dört çoban sürülerini getirirdi. Sürüler birbirine karışırdı. Her çobanın birbirine karışan koyunların arasından kendi sürüsünü nasıl toplayacağını merak ederdik. Ama hayvanlar suvarıldıktan ve oynadıktan sonra, çobanlar teker teker vadinin değişik bir yönüne doğru yürüyerek kendine özgü bir sesle koyunlarını çağırırdı. Her çobanın koyunları diğer hayvanların arasından ayrılıp onun peşinden gider, böylece sürüler geldikleri düzende oradan ayrılırlardı” (The Historical Geography of the Holy Land). İsa vurgulamak istediği düşünceyi bundan daha iyi bir örnekle anlatamazdı. Eğer onun öğretilerini kabul eder, uygular ve onu izlersek, o zaman “iyi çoban”ın koruması altında oluruz.

      18. Yehova’nın yarattığı varlıklar hakkında nereden bilgi bulabiliriz?

      18 Biz yaratılıştan örnekler kullanmayı nasıl öğrenebiliriz? Hayvanların belirgin özelliklerinden yararlanarak basit ama etkili karşılaştırmalar yapabiliriz. Yehova’nın yarattığı varlıklar hakkında nereden bilgi bulabiliriz? Mukaddes Kitap çeşitli hayvanlar hakkında zengin bir bilgi kaynağıdır, ayrıca bazen hayvanların özelliklerine değinen mecazlar kullanır. Örneğin bir ceylan ya da kaplan kadar hızlı, yılan gibi temkinli ve güvercin gibi masum olmaktan söz ederc (1. Tarihler 12:8; Habakkuk 1:8; Matta 10:16). Gözcü Kulesi, Uyanış! dergileri ve Yehova’nın Şahitleri tarafından hazırlanan diğer yayınlar da değerli bilgi kaynaklarıdır. Bu yayınlarda, Yehova’nın yarattığı birçok harika eserden yararlanılarak nasıl basit karşılaştırmalar yapıldığını görmek size çok şey öğretebilir.

      Bilinen Olaylardan Örnekler

      19, 20. (a) İsa yanlış bir inancı çürütmek için güncel bir olayı nasıl etkili şekilde kullandı? (b) Biz yaşanmış olayları ve tecrübeleri öğretim verirken nasıl kullanabiliriz?

      19 Yaşanmış olaylardan da etkili örnekler çıkarılabilir. İsa bir defasında, felaketlerin hak eden kişilerin başına geldiği inancının yanlışlığını açığa vurmak için güncel bir olayı kullanmıştı. Şöyle demişti: “Siloam kulesi üzerlerine yıkıldığında ölen on sekiz kişinin, Yeruşalim’de yaşayan diğer tüm insanlardan daha günahkâr olduğunu mu düşünüyorsunuz?” (Luka 13:4). Gerçekten de o 18 kişinin ölme nedeni Tanrı’yı öfkelendiren bir günah işlemeleri değildi. Trajik ölümleri ‘vakit ve tali [beklenmedik olaylar]’ sonucuydu (Vaiz 9:11). Böylece İsa kendisini dinleyenlerin iyi bildiği bir olaya değinerek sahte bir öğretiyi çürütmüş oldu.

      20 Ya biz yaşanmış olayları ve tecrübeleri öğretim verirken nasıl kullanabiliriz? İsa’nın hazır bulunuşunun alametiyle ilgili peygamberlik sözünün gerçekleşmesi üzerinde konuştuğunuzu varsayalım (Matta 24:3-14). Bu alamete özgü özelliklerin gerçekleştiğini göstermek için, savaşlar, kıtlıklar ya da depremlerle ilgili güncel haberlere değinebilirsiniz. Ya da diyelim, yeni kişiliği giymenin ne tür değişiklikler gerektirdiğini örneklemek için bir tecrübe kullanmak istiyorsunuz (Efesoslular 4:20-24). Böyle bir tecrübeyi nereden bulabilirsiniz? İman kardeşlerinizin geçmişlerini düşünebilir veya Yehova’nın Şahitlerinin yayınlarında geçen bir tecrübeyi kullanabilirsiniz.

      21. Tanrı’nın Sözünü öğreten etkili bir öğretmen olmanın ödülleri nelerdir?

      21 Gerçekten de, İsa Usta Öğretmendi! Bu kısımda gördüğümüz gibi yaşamını ‘Tanrı’nın sözünü öğretmeye ve duyurmaya’ adamıştı (Matta 4:23). Biz de yaşamımızı bu işe adadık. Etkili bir öğretmen olmanın harika ödülleri vardır. İnsanlara Tanrı’nın Sözünü öğrettiğimizde onlara bir şeyler vermiş oluruz ve böyle bir özveri bizi mutlu eder (Elçiler 20:35). Bu mutluluk, gerçek ve kalıcı değerde bir şey verdiğimizi, Yehova hakkındaki hakikati bildirdiğimizi bilmekten doğan sevince dayanır. Ayrıca dünyada yaşamış en büyük Öğretmenin, İsa’nın örneğini izlediğimizi bilmekten kaynaklanan doyumu da tadarız.

Türkçe Yayınlar (1974-2026)
Oturumu Kapat
Oturum Aç
  • Türkçe
  • Paylaş
  • Tercihler
  • Copyright © 2025 Watch Tower Bible and Tract Society of PA
  • Kullanım Şartları
  • Gizlilik İlkesi
  • Privacy Settings
  • JW.ORG
  • Oturum Aç
Paylaş