-
‘İnsan Olan Hediyeler’ Yehova’nın Koyunlarıyla İlgileniyorGözcü Kulesi—1999 | 1 Haziran
-
-
‘İnsan Olan Hediyeler’ Yehova’nın Koyunlarıyla İlgileniyor
“Yükseğe çıkınca, sürgünlüğü sürgün etti, ve insanlara (insan olan) hediyeler verdi.”—EFESOSLULAR 4:8.
1. Bir hemşire cemaatindeki ihtiyarlar hakkında neler yazdı?
“BİZİMLE bu kadar ilgilendiğiniz için teşekkür ederim. Gülümsemeleriniz, sıcaklığınız ve ilginiz gerçekten çok içten. Dinlemeye ve Mukaddes Kitaptan bizi güçlendiren sözleri paylaşmaya her zaman hazırsınız. Sizin varlığınızı asla olağan görmemek için dua ediyorum.” Bir hemşire, cemaatindeki ihtiyarlara bunları yazdı. Açıkça görüldüğü gibi, İsa’nın takipçisi çobanların gösterdiği sevgi onu yürekten etkilemişti.—I. Petrus 5:2, 3.
2, 3. (a) İşaya 32:1, 2’ye göre şefkatli ihtiyarlar Yehova’nın koyunlarına nasıl özen gösterir? (b) Bir ihtiyar ne zaman bir hediye olarak görülebilir?
2 Yehova koyunlarının bakımı için ihtiyarlar sağlamıştır. (Luka 12:32; Yuhanna 10:16) Yehova koyunlarına değer verir; o kadar ki, onları İsa’nın değerli kanıyla satın almıştır. O halde, ihtiyarlar Yehova’nın sürüsüne şefkatli davrandığında, O’nun bundan memnun olması doğaldır. (Resullerin İşleri 20:28, 29) Bu ihtiyarların, ‘prensler’ olarak peygamberlik niteliğinde nasıl tanımlandığına dikkat edin: “İnsan yelden saklanacak bir yer gibi, ve sağanağa karşı örtülü bir yer gibi, çorak yerde akar sular gibi, yorucu diyarda büyük kaya gölgesi gibi olacak.” (İşaya 32:1, 2) Evet, onlar Tanrı’nın koyunlarını korumalı, canlandırmalı ve teselli etmelidir. Sürüye şefkatle çobanlık eden ihtiyarlar Tanrı’nın onlardan beklediklerini yerine getirmeye çalışır.
3 Bu ihtiyarlara Mukaddes Kitapta ‘insan olan hediyeler’ olarak değinilir. (Efesoslular 4:8) Hediye dendiğinde, bir gereksinimi karşılamak ya da birini mutlu etmek için verilen bir şey aklımıza gelir. Bir ihtiyar da yeteneklerini, gerekli yardımı sağlamak ve sürünün mutluluğuna katkıda bulunmak amacıyla kullandığında bir hediye olarak görülebilir. Bunu nasıl yapabilir? Bunun yanıtı Pavlus’un, Yehova’nın koyunlarına gösterdiği sevgi dolu özeni yücelten Efesoslular 4:7-16’da kayıtlı sözlerinde bulunabilir.
‘İnsan Olan Hediyeler’—Nereden?
4. Mezmur 68:18’in gerçekleşmesi olarak Yehova hangi anlamda “yükseğe çıktı”; ‘insan olan hediyeler’ kimlerdi?
4 Pavlus ‘insan olan hediyeler’ ifadesini kullanırken, Kral Davud’un Yehova’ya söylediği şu sözlerden alıntı yapıyordu: “Sen yükseğe çıktın, sürgünleri sürdün; . . . . İnsanlar arasında (insan olan) . . . . hediyeler aldın.” (Mezmur 68:18) İsrailliler Vaat Edilen Diyara girdikten birkaç yıl sonra, Yehova mecazi anlamda Sion Dağına “çıktı” ve Yeruşalim’i İsrail krallığının başkenti, Davud’u da onun kralı yaptı. Fakat ‘insan olan hediyeler’ kimlerdi? Onlar, diyarın fethedilmesi sırasında esir alınan adamlardı. Daha sonra bu esirlerden bazıları Levililere tapınma çadırındaki işlerde yardım etmesi için verildi.—Ezra 8:20.
5. (a) Pavlus, Mezmur 68:18’in Tanrı’nın cemaatinde bir gerçekleşmesi olduğunu nasıl gösterir? (b) İsa hangi anlamda “yükseğe çıktı”?
5 Pavlus Efesoslulara yazdığı mektupta, mezmur yazarının sözlerinin İsa’nın takipçilerinin cemaatinde daha büyük bir gerçekleşmesi olduğunu gösterdi. Pavlus Mezmur 68:18’i farklı sözlerle ifade ederek şöyle dedi: “Mesihin atiyesinin ölçüsüne göre her birimize inayet verildi. Bunun için diyor: ‘Yükseğe çıkınca, sürgünlüğü sürgün etti, ve insanlara (insan olan) hediyeler verdi.’” (Efesoslular 4:7, 8) Pavlus bu mezmuru Tanrı’nın temsilcisi olan İsa’ya uygular. İsa imanlı yaşayışıyla ‘dünyayı yendi.’ (Yuhanna 16:33) Tanrı’nın onu diriltmesiyle, aynı zamanda ölüme ve Şeytan’a karşı da zafer kazandı. (Resullerin İşleri 2:24; İbraniler 2:14) İsa MS 33’te diriltilerek, diğer tüm semavi yaratıklardan daha yükseğe, “hep göklerden çok yukarı” çıktı. (Efesoslular 4:9, 10; Filipililer 2:9-11) İsa zafer kazanarak ‘sürgünleri’ düşmandan geri aldı. Nasıl?
6. Gökteki İsa MS 33’ün Pentikost gününden başlayarak Şeytan’ın evini nasıl yağmaladı; ‘sürgünlerle’ ilgili ne yaptı?
6 İsa yeryüzündeyken, cine tutulmuş olanları azat ederek Şeytan’ın üzerindeki kudretini gösterdi. İsa sanki Şeytan’ın evine girmiş, onu bağlamış ve eşyasını ele geçirmiş gibiydi. (Matta 12:22-29) Bir düşünün, İsa diriltilip ‘gökte ve yeryüzünde bütün otorite’ ona verildiğinde ne büyük bir yağma yapabilirdi! (Matta 28:18) MS 33’ün Pentikost gününden başlayarak, Tanrı’nın temsilcisi, yüceltilmiş İsa, uzun zamandır günaha ve ölüme köle durumda ve Şeytan’ın kontrolünde bulunan ‘sürgünleri azat ederek’ onun evini yağmalamaya başlamıştır. Bu “sürgünler” gönüllü şekilde, ‘Tanrı’nın iradesini candan yaparak Mesih’in hizmetçileri’ oldu. (Efesoslular 6:6) Aslında, İsa onları Şeytan’ın kontrolünden çekip çıkarmış ve Yehova adına cemaate ‘insan olan hediyeler’ olarak vermiştir. Onlar avucunun içinden alınıp götürüldüğünde Şeytan’ın çaresiz öfkesini bir düşünün!
7. (a) ‘İnsan olan hediyeler’ cemaatte hangi görevle hizmet ediyor? (b) Yehova her bir ihtiyara hangi fırsatı verdi?
7 Bugün cemaatte bu ‘insan olan hediyeleri’ görüyor muyuz? Elbette görüyoruz. Onların ihtiyarlar olarak hizmet ettiğini, Tanrı’nın kavminin dünya çapında bulunan 87.000’den fazla cemaatinde ‘incil vaizi, çoban ve öğretmenler’ olarak çalıştığını görüyoruz. (Efesoslular 4:13) Onların sürüye kötü davranması kadar Şeytan’ın hoşuna gidecek hiçbir şey olamaz. Fakat, Tanrı’nın İsa vasıtasıyla onları cemaatlere vermesinin nedeni bu değildir. Aksine, Yehova bu adamları cemaatin yararı için sağlamıştır ve onlar kendilerine emanet edilen koyunlar hakkında Tanrı’ya karşı sorumludur. (İbraniler 13:17) Bir ihtiyar olarak hizmet ediyorsanız, kardeşleriniz için bir hediye ya da nimet olduğunuzu göstermek üzere Yehova size muhteşem bir fırsat vermiş demektir. Dört önemli sorumluluğu yerine getirerek bunu yapabilirsiniz.
Düzeltmeye Gerek Olduğunda
8. Hepimizin zaman zaman hangi açılardan düzeltilmeye ihtiyacı vardır?
8 Öncelikle, ‘insan olan hediyeler’ Pavlus’un söylediği gibi, “mukaddeslerin kemal bulması için” sağlanmıştır. (Efesoslular 4:12) Burada “kemal bulma” olarak geçen Yunanca isim bir şeyi “uygun hizaya” getirmek anlamı taşır. Kusurlu insanlar olarak düşünüşümüzün, tutumumuzun ya da davranışlarımızın Tanrı’nın düşünüş ve iradesine “uygun hizaya” getirilmesi için hepimizin zaman zaman düzeltilmeye ihtiyacı var. Gerekli düzeltmeleri yapmamıza yardım etmeleri için Yehova sevgiyle ‘insan olan hediyeler’ vermiştir. Onlar bu yardımı nasıl sağlar?
9. Bir ihtiyar, hata işlemiş bir koyuna nasıl yardım edebilir?
9 Zaman zaman, bir ihtiyarın hata işlemiş, belki de ‘farkında olmadan yanlış adım atmış’ bir koyuna yardım etmesi istenebilir. İhtiyar ona nasıl yardım edebilir? Galatyalılar 6:1 şöyle der: “Böyle birini hilim ruhu ile ıslah edin [düzeltin].” Bu nedenle bir ihtiyar öğüt verirken, hata işleyeni sert sözlerle azarlamayacak. Öğüt karşıdaki kişiyi ‘korkutmamalı,’ teşvik etmelidir. (II. Korintoslular 10:9; ayrıca Eyub 33:7 ile karşılaştırın.) Kişi zaten utanç duymuş olabilir, bu yüzden sevgi dolu bir çoban onun cesaretini kırmaktan kaçınacaktır. Öğüt, hatta güçlü bir tedip bile, sevgiden kaynaklandığı belliyse ve sevgiyle veriliyorsa, suç işleyen kişinin düşünüş ve davranışını büyük olasılıkla düzelterek iyileşmesini sağlayacaktır.—II. Timoteos 4:2.
10. Düzeltme neler içerir?
10 Yehova, yanlışımızın düzeltilmesi için ‘insan olan hediyeler’ verirken ihtiyarların ruhen canlandırıcı ve kavmi için örnek alınmaya değer kişiler olmalarını düşünmüştü. (I. Korintoslular 16:17, 18; Filipililer 3:17) ‘Düzeltme,’ sadece yanlış yol izleyenlerin yolunu doğrultmayı değil, sadık olanların doğru yolda kalmalarına yardım etmeyi de kapsar.a Bugün cesaret kırıcı olabilecek birçok sorun olduğundan, çoğu kişinin dayanmak için teşvike ihtiyacı vardır. Bazıları düşünüşlerini Tanrı’nınkine uygun duruma getirmek için sevgi dolu bir yardıma ihtiyaç duyabilir. Örneğin İsa’nın bazı sadık takipçileri yetersizlik ya da değersizlik gibi çok derinlere yerleşmiş duygularla mücadele ediyor. Böyle “yüreksiz” kişiler Yehova’nın onları asla sevemeyeceğini ve Tanrı’ya hizmet etmek üzere ellerinden gelenin en iyisini yapsalar bile O’nun tarafından kabul edilmeyeceğini düşünebilirler. (I. Selânikliler 5:14) Fakat bu düşünüş tarzı Tanrı’nın Kendisine tapınanlar hakkında hissettikleriyle uyumlu değildir.
11. İhtiyarlar, değersizlik duygusuyla mücadele edenlere yardım etmek üzere ne yapabilir?
11 İhtiyarlar, siz böyle kişilere yardım etmek için ne yapabilirsiniz? Yehova’nın her hizmetçisiyle ilgilendiğine ilişkin Kutsal Yazılara dayalı kanıtları onlarla nazik şekilde paylaşın ve bu Mukaddes Kitap ayetlerinin kişisel olarak onlar için geçerli olduğundan emin olmalarını sağlayın. (Luka 12:6, 7, 24) Yehova’nın, kendilerinde mutlaka değerli bir şey gördüğü için Kendisine hizmet etmek üzere onları ‘çektiğini’ anlamalarına yardım edin. (Yuhanna 6:44) Yalnız olmadıklarına, Yehova’nın birçok sadık takipçisinin de benzer duyguları taşıdığına onları ikna edin. İlya peygamber bir defasında öyle sıkıntılı bir durumdaydı ki, ölmek istedi. (I. Kırallar 19:1-4) İsa’nın ilk yüzyıldaki bazı meshedilmiş takipçileri yüreklerinin kendilerini “mahkûm” ettiğini hissettiler. (I. Yuhanna 3:20) Mukaddes Kitabın yazıldığı devirlerde yaşayan sadık kişilerin de ‘bizim gibi duyguları’ olduğunu bilmek teselli edicidir. (Yakub 5:17) Aynı zamanda, cesareti kırık olan kişilerle Gözcü Kulesi ve Uyan! dergilerindeki teşvik edici makaleleri yeniden gözden geçirebilirsiniz. Böyle kişilerin güvenlerini yeniden kazanmaları için harcadığınız sevgi dolu çabalar, sizi ‘insan olan hediyeler’ olarak veren Tanrı’nın gözünden kaçmayacak.—İbraniler 6:10.
Sürüyü ‘Bina Etmek’
12. “Mesihin bedeninin bünyanı” ifadesiyle ne ima edilir; sürüyü bina etmenin anahtarı nedir?
12 ‘İnsan olan hediyelerin’ verilmesinin ikinci nedeni “Mesihin bedeninin bünyanı”dır. (Efesoslular 4:12) Pavlus’un burada kullandığı ‘bina etmek’ ifadesi bir yapıyı akla getiriyor ve “Mesihin bedeni” insanları, yani İsa’nın meshedilmiş takipçilerini kastediyor. (I. Korintoslular 12:27; Efesoslular 5:23, 29, 30) İhtiyarlar, iman kardeşlerinin ruhen kuvvetlenmesine yardım etmelidir. Onların amacı, sürüyü ‘yıkmak değil, bina etmektir.’ (II. Korintoslular 10:8) Sürüyü bina etmenin anahtarı sevgidir, çünkü “sevgi bina eder.”—I. Korintoslular 8:1.
13. Duygudaş olmak ne demektir; ihtiyarların duygudaşlık göstermesi neden önemlidir?
13 Sevginin, ihtiyarların sürüyü ‘bina etmesine’ yardım eden bir yönü duygudaşlıktır. Duygudaş olmak başkalarının hissettiklerine ortak olmak, onların sınırlı yapısını göz önüne alarak duygu ve düşüncelerini paylaşabilmektir. (I. Petrus 3:8) İhtiyarların duygudaş olmaları neden önemlidir? Her şeyden önce onları ‘insan olan hediyeler’ olarak veren Yehova duygudaş bir Tanrı’dır. Hizmetçileri sıkıntı veya acı çektiğinde onların duygularına ortak olur. (Çıkış 3:7; İşaya 63:9) Onların sınırlı yapısını göz önüne alır. (Mezmur 103:14) Öyleyse ihtiyarlar nasıl duygudaşlık gösterebilir?
14. İhtiyarlar hangi yollarla başkalarına duygudaşlık gösterebilir?
14 Cesareti kırılmış biri onlara geldiğinde, onu dinler ve kişinin duygularını ciddiye alırlar. İman kardeşleri olan bu kişinin geçmişini, kişiliğini ve şartlarını anlamaya çalışırlar. Daha sonra, ihtiyarlar Kutsal Yazılara dayanan yapıcı bir yardım sağladığında, onu gerçekten anlayan ve onunla ilgilenen çobanlardan gelen bu yardımı koyun kolaylıkla kabul edecek. (Süleymanın Meselleri 16:23) Duygudaşlık aynı zamanda, ihtiyarları başkalarının sınırlı yapısını ve bunun neden olduğu duygularını göz önüne almaya yöneltir. Örneğin, Tanrı’nın işini tam olarak yapmak isteyen bazıları yaşlılık ya da sağlık sorunları nedeniyle bu işte daha fazla çalışamadıkları için kendilerini suçlu hissedebilir. Öte yandan, bazıları Tanrısal hizmetlerinde ilerleyebilmek için teşvike ihtiyaç duyabilir. (İbraniler 5:12; 6:1) Duygudaşlık, ihtiyarları başkalarını bina edecek “hoş sözler” bulmaya yöneltir. (Vaiz 12:10) Yehova’nın koyunları bina edilip teşvik edildiğinde Tanrı’ya duydukları sevgi onları, Tanrısal hizmette ellerinden geleni yapmaya yöneltecek!
Birliği Kuvvetlendiren Adamlar
15. ‘İman birliği’ ifadesiyle ne anlatılır?
15 Üçüncü olarak, ‘insan olan hediyeler’ “hepimiz iman ve Allahın Oğlu bilgisi birliğine” erişelim diye verilmiştir. (Efesoslular 4:11) ‘İman birliği’ ifadesi sadece inançların değil, inananların birliğini de vurgular. Öyleyse, Tanrı’nın bize ‘insan olan hediyeler’ vermesinin başka bir nedeni de kavminde bulunan kişiler arasındaki birliği kuvvetlendirmektir. Bunu nasıl yapabilirler?
16. İhtiyarların aralarındaki birliği koruması neden önemlidir?
16 İlk olarak, kendi aralarında birliği korumaları gerekir. Çobanlar bölünmüş durumdaysa koyunlar ihmal edilebilir. Sürüye çobanlık etmek üzere harcanabilecek değerli zaman, gereksiz yere uzayan toplantılar ve gelişigüzel ortaya atılan konular üzerindeki tartışmalarla geçebilir. (I. Timoteos 2:8) İhtiyarlar görüştükleri her konuda otomatik olarak aynı fikirde olmayabilir, çünkü çok farklı kişiliklere sahip olabilirler. Aralarındaki birlik onların farklı düşünmelerini engellemediği gibi farklı görüşlerini açık fikirli bir müzakerede dengeli şekilde dile getirmelerine de mani olmaz. İhtiyarlar birbirlerini önyargısız şekilde, saygıyla dinleyerek birliklerini sürdürürler. Bir Mukaddes Kitap ilkesi ihlal edilmediği sürece her biri, ihtiyarlar kurulunun son kararını gönüllü şekilde kabul etmeli ve desteklemelidir. Uysal bir tutum, onların “sulh edici, mülâyim” nitelikteki “yukarıdan olan hikmet” tarafından yönlendirildiğini gösterir.—Yakub 3:17, 18.
17. İhtiyarlar cemaatteki birliğin korunmasına nasıl yardım edebilir?
17 İhtiyarlar cemaatteki birliği kuvvetlendirmek üzere de uyanık durumdadır. Zararlı dedikodu, birine art niyetler yükleme eğilimi ya da kavgacı bir tutum gibi bölücü etkiler barışı tehdit ettiğinde, onlar yardımcı öğütler vermeye hazırdır. (Filipililer 2:2, 3) Örneğin, ihtiyarlar fazla eleştirici olan ya da başkalarının işine burnunu sokmaya eğilim gösteren işgüzar kişileri fark edebilir. (I. Timoteos 5:13; I. Petrus 4:15) İhtiyarlar bu kişilerin davranışlarının, Tanrı’nın öğrettiklerine ve “herkes kendi yükünü taşıyacaktır” ilkesine aykırı olduğunu fark etmelerine yardım edecekler. (Galatyalılar 6:5, 7; I. Selânikliler 4:9-12) Kutsal Yazıları kullanarak, Yehova’nın birçok şeyi vicdanımıza bıraktığını ve bu noktalarda hiçbirimizin başkalarını yargılamaması gerektiğini açıklayacaklar. (Matta 7:1, 2; Yakub 4:10-12) Birlik içinde hizmet etmek üzere cemaatte bir güven ve saygı havasının olması gerekir. ‘İnsan olan hediyeler’, gerekli olduğunda Kutsal Yazılara dayalı öğütler vererek barış ve birliğimizi korumamıza yardım ederler.—Romalılar 14:19.
Sürüyü Korumak
18, 19. (a) ‘İnsan olan hediyeler’ bizi kimlerden korur? (b) Koyunların başka hangi tehlikeden de korunması gerekir; ihtiyarlar koyunları korumak üzere nasıl hareket eder?
18 Yehova’nın ‘insan olan hediyeleri’ sağlamasının dördüncü nedeni, bizi “insanların aldatıcılığı ile, kurnazlık ile, dalâlet hilelerine göre, öğretişin her yeli ile” etkilenmekten korumaktır. (Efesoslular 4:14) Burada ‘aldatıcılık’ olarak geçen sözcüğün Yunanca aslının “zar oyununda hile yapmak” ya da “hileli zar kullanmak” anlamına geldiği söylenir. Bu bize irtidat edenlerin ne kadar zekice hareket ettiğini hatırlatmıyor mu? Kurnaz sözler kullanarak İsa’nın hakiki takipçilerini imanlarından uzaklaştırma çabasıyla Kutsal Yazıları kendi amaçlarına göre kullanırlar. İhtiyarlar böyle “azgın kurtlara” karşı tetikte olmalıdır!—Resullerin İşleri 20:29, 30.
19 Yehova’nın koyunları aynı zamanda başka tehlikelerden de korunmalıdır. Eskiden çobanlık yapan Davud, babasının sürüsünü yırtıcı hayvanlara karşı korkusuzca korumuştu. (I. Samuel 17:34-36) Bugün de cemaatle yakından ilgilenen çobanların, Yehova’nın koyunlarına, özellikle de dayanıksız olanlara baskı yapabilecek ya da onları kötüye kullanabilecek herhangi birine karşı, sürüyü korumak üzere cesaret göstermeleri gereken durumlar ortaya çıkabilir. Açıkça aldatmacaya, hileye ve düzene başvurarak kötülük işleyen, bilinçli günahkârları cemaatten çıkarmak üzere ihtiyarlar hemen harekete geçecektir.b—I. Korintoslular 5:9-13; ayrıca Mezmur 101:7 ile karşılaştırın.
20. ‘İnsan olan hediyelerin’ özeni sayesinde kendimizi neden güvende hissedebiliriz?
20 ‘İnsan olan hediyeler’ için çok minnettarız! Onların sevgi dolu özeni sayesinde kendimizi güvende hissedebiliriz, çünkü onlar yanlışlarımızı şefkatle düzeltiyor, sevgiyle bina ediyor, cesaretle koruyor ve birliğimizi istekle destekliyor. Fakat ‘insan olan hediyeler’ cemaatteki rollerini nasıl değerlendirmeli? Aynı zamanda biz onları takdir ettiğimizi nasıl gösterebiliriz? Bu sorular gelecek makalede ele alınacak.
-
-
‘İnsan Olan Hediyeleri’ Takdir EdelimGözcü Kulesi—1999 | 1 Haziran
-
-
‘İnsan Olan Hediyeleri’ Takdir Edelim
“Aranızda çalışanları, . . . . işinden ötürü, ziyadesile severek kendilerine hürmet edin.”—I. SELÂNİKLİLER 5:12, 13.
1. Resullerin İşleri 20:35’e göre, vermenin nasıl bir gücü vardır? Örnekleyin.
“VERMEK almaktan daha mutludur.” (Resullerin İşleri 20:35) İsa’nın bu sözlerinin doğruluğunu en son hangi olayda gördüğünüzü hatırlayabilir misiniz? Belki çok sevdiğiniz birine bir hediye vermiştiniz. Bunu dikkatle seçmiştiniz, çünkü sevdiğiniz kişinin hoşuna gidecek bir şey vermek istiyordunuz. Sevdiğiniz kişinin yüzündeki memnuniyet ifadesi yüreğinizi nasıl da sevinçle doldurmuştu! Verme eylemi iyi niyetle yapılırsa, sevginin bir ifadesidir ve sevgiyi ifade etmek bize mutluluk verme gücüne sahiptir.
2, 3. (a) Neden kimse Yehova’dan daha mutlu olamaz; ‘insan olan hediyeler’ vermesi O’nun yüreğini nasıl sevindirebilir? (b) Tanrı’nın bir hediyesine karşı hangi tutumu takınmak istemeyiz?
2 O halde, kim ‘her iyi hediyenin’ Kaynağı olan Yehova’dan daha mutlu olabilir? (Yakub 1:17; I. Timoteos 1:11) O’nun verdiği her hediye sevgiden kaynaklanır. (I. Yuhanna 4:8) Kuşkusuz, Tanrı’nın İsa vasıtasıyla cemaatlere verdiği ‘insan olan hediyeler’ için de bu geçerlidir. (Efesoslular 4:8) Sürüye bakmak için ihtiyarları sağlaması, Tanrı’nın kavmine duyduğu güçlü sevginin bir ifadesidir. Bu adamlar dikkatle seçilir, onlar Kutsal Yazılarda belirtilen yeterliklere sahip olmalıdır. (I. Timoteos 3:1-7; Titus 1:5-9) Onlar ‘sürüye şefkatle davranmaları’ gerektiğini bilir, çünkü ancak o zaman koyunlar böyle sevgi dolu çobanlar için minnettarlık duyabilir. (Resullerin İşleri 20:29; Mezmur 100:3) Koyunlarının yüreklerinin böyle bir minnettarlıkla dolduğunu gören Yehova’nın yüreği de mutlaka sevinçle coşuyor!—Süleymanın Meselleri 27:11.
3 Kuşkusuz, Tanrı’dan gelen bir hediyenin değerini küçümsemek ya da O’nun hediyelerine karşı takdirsiz bir tutum takınmak istemeyiz. O halde iki soru ortaya çıkıyor: İhtiyarlar cemaatteki rollerini nasıl değerlendirmeli? Sürünün geri kalanı, ‘insan olan hediyeleri’ takdir ettiğini nasıl gösterebilir?
‘Sizin İş Arkadaşlarınız’
4, 5. (a) Pavlus cemaati neye benzetti; bu neden yerinde bir benzetmedir? (b) Pavlus’un benzetmesi birbirimize bakış açımız ve davranışlarımızla ilgili ne gösterir?
4 Yehova ‘insan olan hediyelere’ cemaatte belli bir ölçüde yetki vermiştir. Tabii, ihtiyarlar bu yetkiyi kötüye kullanmak istemez, fakat kusurlu insanlar olarak kolaylıkla böyle davranabileceklerini bilirler. O halde, sürüdeki diğer kişilere göre kendi konumları hakkında ne düşünmelidirler? Resul Pavlus’un kullandığı bir benzetmeyi ele alalım. Pavlus ‘insan olan hediyelerin’ neden verildiğini ele aldıktan sonra şöyle yazdı: “Sevgide hakikatle davranarak bütün şeylerde ona doğru büyüyelim, ki, baş odur, Mesihtir. Ondan bütün beden, birlikte terkip ve birlikte teşkil olunarak, her kısmının işlemek ölçüsüne göre bedenin her mafsalının yardımı ile kendisinin sevgide bünyanı için nema buluyor.” (Efesoslular 4:15, 16) Böylece Pavlus, ihtiyarlar ve diğer kişilerle tüm cemaati bir insan bedenine benzetiyor. Bu neden yerinde bir benzetmedir?
5 İnsan bedeni birçok farklı organdan oluşur, fakat sadece bir başı vardır. Bununla birlikte bedendeki hiçbir şey -bir kas, bir sinir ya da bir damar- asla yararsız değildir. Her organ değerlidir ve tüm bedenin sağlığına ve güzelliğine katkısı vardır. Benzer şekilde, cemaat de birçok farklı ‘azadan’ oluşur, fakat genç ya da yaşlı, güçlü ya da zayıf olsun, onların her biri cemaatin genel ruhi sağlığına ve güzelliğine bir katkıda bulunabilir. (I. Korintoslular 12:14-26) Hiç kimse dikkate alınmayacak kadar önemsiz olduğunu düşünmemelidir. Öte yandan, hiç kimse diğerlerinden üstün olduğunu da düşünmemeli, çünkü çobanlar ve koyunlar olarak hepimiz bedenin kısımlarıyız ve ancak bir tek başımız var: İsa Mesih. Bu nedenle, Pavlus birbirimize karşı hissetmemiz gereken sevgi, ilgi ve saygı duygularını içeren, sıcak bir tablo çizer. Bunun farkında olmak, ihtiyarların, cemaatteki rolleri konusunda alçakgönüllü ve dengeli bir görüş edinmelerine yardım eder.
6. Resul olarak belli bir yetkiye sahip olmasına rağmen Pavlus nasıl alçakgönüllü bir tutum sergiledi?
6 Bu ‘insan olan hediyeler,’ iman kardeşlerinin yaşamlarını ve imanlarını kontrol altında tutma amacı gütmez. Resul olarak belli bir yetkiye sahip olmasına rağmen Pavlus alçakgönüllülükle Korintoslulara şöyle demişti: “İmanınıza hâkimiyetimiz olduğundan değildir, fakat sevincinizin yardımcılarıyız; çünkü imanda duruyorsunuz.” (II. Korintoslular 1:24) Pavlus kardeşlerinin imanını ya da yaşam tarzını kontrol etmek istemedi. Gerçekten de, bunu yapmaya hiç gerek görmüyordu, çünkü bu kişilerin zaten doğruyu yapmak istedikleri için Yehova’nın teşkilatında bulunan sadık erkek ve kadınlar olduğuna güvenini ifade etti. Bu nedenle, Pavlus kendisi ve yol arkadaşı Timoteos hakkında konuşurken aslında şunu söylüyordu: ‘Bizim işimiz, Tanrı’ya sevinçle hizmet etmek üzere sizinle birlikte çalışmaktır.’ (II. Korintoslular 1:1) Ne alçakgönüllü bir tutum!
7. Alçakgönüllü ihtiyarlar cemaatteki rolleriyle ilgili neyin farkındadır; iş arkadaşları hakkında neye güvenirler?
7 ‘İnsan olan hediyeler’ bugün de aynı işi yapar. Onlar ‘sevinç duymamız için bizimle birlikte çalışır.’ Alçakgönüllü ihtiyarlar, Tanrı’ya sunulan hizmette başkalarının ne kadar çalışabileceğine karar vermenin kendi işleri olmadığının farkındadır. Başkalarını kutsal hizmetlerini genişletip artırmaya teşvik edebilirler, fakat Tanrı’ya sunulan hizmet istekli bir yürekten kaynaklanmalıdır. (II. Korintoslular 9:7 ile karşılaştırın.) İş arkadaşları sevinçli olursa ellerinden geleni yapacaklarından emindirler. Bu nedenle onların içten arzusu, kardeşlerinin “RABBE sevinç ile kulluk” etmesine yardım etmektir.—Mezmur 100:2.
Herkesin Sevinçle Hizmet Etmesine Yardımcı Olmak
8. İhtiyarlar, kardeşlerin Yehova’ya sevinçle hizmet etmesine hangi yollarla yardım edebilirler?
8 İhtiyarlar, siz kardeşlerinizin sevinçle hizmet etmesine nasıl yardımcı olabilirsiniz? Verdiğiniz örnekle onları teşvik edebilirsiniz. (I. Petrus 5:3) Hizmetteki gayret ve sevinciniz görünsün; böylece başkaları da yüreklenip sizi örnek alabilir. Başkalarının candan çabalarını övün. (Efesoslular 4:29) Sıcak ve samimi övgü, kendilerini yararlı ve gerekli hissetmelerine yardım eder. Bu, Tanrı’ya hizmet ederken ellerinden gelenin en iyisini yapmak üzere koyunları teşvik eder. Olumsuz karşılaştırmalardan kaçının. (Galatyalılar 6:4) Böyle karşılaştırmalar kişileri gelişme göstermeye teşvik etmediği gibi, cesaret kırıcı da olabilir. Ayrıca, Yehova’nın koyunları farklı koşulları ve yetenekleri olan bireylerden oluşur. Pavlus gibi, kardeşlerinize güveninizi ifade edin. Sevgi “her şeye inanır”; öyleyse kardeşlerimizin Tanrı’yı sevdiğine ve O’nu memnun etmek istediğine inanırsak iyi ederiz. (I. Korintoslular 13:7) ‘Başkalarına onur verdiğinizde,’ onların en iyi yönlerini ortaya çıkarırsınız. (Romalılar 12:10) Teşvik edildiğinde ve canlandırıldığında koyunların çoğu, Tanrı’ya hizmet konusunda elinden geleni yapacak ve bu hizmetten sevinç duyacaktır.—Matta 11:28-30.
9. Bir ihtiyar sevinçle hizmet edebilmek için diğer ihtiyarlarla ilgili nasıl bir bakış açısına sahip olmalıdır?
9 Kendinizi alçakgönüllü şekilde diğer ihtiyarların ‘iş arkadaşı’ olarak görmeniz, onların eşsiz yeteneklerini takdir etmenize ve sizin de sevinçle hizmet etmenize yardım edecek. Her ihtiyarın, cemaatin yararına kullanabileceği, kendine özgü yetenek ve becerileri vardır. (I. Petrus 4:10) Birisi belki öğretim konusunda yeteneklidir. Başka biri iyi bir idareci olabilir. Bir diğeri ise cana yakınlığı ve şefkatiyle son derece yaklaşılır olabilir. Dikkat edilecek nokta, hiçbir ihtiyarın bu yeteneklerin hepsine aynı ölçüde sahip olmamasıdır. Herhangi bir yeteneğe, diyelim ki öğretme yeteneğine sahip olması bir ihtiyarı diğerlerinden üstün duruma getirir mi? Kesinlikle hayır! (I. Korintoslular 4:7) Öte yandan, yeteneği yüzünden birine haset etmenize ya da diğer bir ihtiyar becerisi nedeniyle övüldüğünde kendinizi yetersiz hissetmenize hiç gerek yoktur. Unutmayın, Yehova’nın sizde gördüğü bazı yetenekler var. Tanrı bu yetenekleri geliştirmenize ve kardeşleriniz yararına kullanmanıza yardım edebilir.—Filipililer 4:13.
“İtaat Edin ve Tâbi Olun”
10. ‘İnsan olan hediyelere’ takdirimizi ifade etmek neden çok yerindedir?
10 Bir hediye aldığımızda, yerinde olarak takdirimizi ifade ederiz. Koloseliler 3:15, “şükrediciler olun” der. Öyleyse, Yehova’nın bize verdiği değerli hediyeler, yani ‘insan olan hediyeler’ hakkında ne denebilir? Kuşkusuz öncelikle cömertçe Hediyeler Veren Yehova’ya minnettarız. Fakat ‘insan olan hediyelere’ takdirimizi nasıl gösterebiliriz?
11. (a) ‘İnsan olan hediyelere’ takdirimizi nasıl gösterebiliriz? (b) ‘İtaat etmek’ ve ‘tabi olmak’ ifadelerinin anlamı nedir?
11 Mukaddes Kitaba dayalı öğütlerini ve kararlarını vakit geçirmeden uygulamakla ‘insan olan hediyelere’ karşı takdirimizi gösterebiliriz. Mukaddes Kitap bize şunları öğütler: “Size riyaset edenlere itaat edin ve tâbi olun, çünkü onlar hesap verecek olanlar gibi canlarınız uğrunda bekçilik ediyorlar; ta ki bunu inliyerek değil (çünkü o size faidesiz olurdu), ancak sevinçle yapsınlar.” (İbraniler 13:17) Önderlik edenlere sadece “itaat” etmekle kalmayıp, “tâbi” olmamız gerektiğine de dikkat edin. “Tâbi” olmak ifadesinin Yunanca karşılığı olan sözcük, bir şey karşısında “boynunu eğmek” anlamına gelir. Mukaddes Kitap bilgini R. C. H. Lenski “itaat” etmek ve “tâbi” olmak ifadeleri hakkında açıklama yaparken şöyle der: “Kendisine söylenen şeyi yapmayı kabul eden biri, bunun doğru ve yararlı olduğuna ikna olmuşsa itaat ediyor, . . . . karşıt bir görüşü varsa, boyun eğiyor demektir.” Önderlik eden kişilerin yönlendirmelerini anlıyor ve kabul ediyorsak, kolayca itaat edebiliriz. Fakat belli bir kararın nedenini anlamıyorsak ne olacak?
12. Belli bir kararın nedenini tam olarak anlamasak bile, neden tabi olmalı ya da boyun eğmeliyiz?
12 Bu noktada tabi olmamız, yani boyun eğmemiz gerekebilir. Neden? Birincisi, ruhi yönden yeterli olan bu erkeklerin bizim iyiliğimizi yürekten istediğine güvenmeliyiz. Ne de olsa, kendilerine emanet edilen koyunlar için Yehova’ya hesap vermeleri gerektiğini çok iyi biliyorlar. (Yakub 3:1) Ayrıca, bilgiye dayanan bir karara yol açan bütün mahrem noktaları bilemeyeceğimizi de unutmamak iyi olur.—Süleymanın Meselleri 18:13.
13. İhtiyarların verdiği adli kararlar söz konusu olduğunda tabi olmamıza ne yardım edebilir?
13 Adli kararlar söz konusu olduğunda tabi olmak hakkında ne denebilir? Verilen karar özellikle sevdiğimiz bir akrabamız ya da yakın arkadaşımızın müşareketten kesilmesine yönelik bir kararsa, bu kolay olmayabilir. Bu durumda da ‘insan olan hediyelerin’ kararına boyun eğmek en iyisidir. Konuya bizden daha tarafsız bakabilecek bir konumdadırlar ve gerçekleri bizden çok daha iyi biliyor olabilirler. Biraderler böyle kararlar yüzünden çoğunlukla büyük sıkıntı çekerler; ‘Yehova adına hükmetmek’ ciddi bir sorumluluktur. (II. Tarihler 19:6) Onlar merhametli olmak için çaba gösterir, çünkü Tanrı’nın ‘bağışlamaya hazır’ olduğunun farkındadırlar. (Mezmur 86:5) Fakat cemaati de temiz tutmaları gerekir; bu yüzden Mukaddes Kitap kötülük işleyen ve tövbe etmeyen kişilerin cemaatle müşareketinin kesilmesi talimatını verir. (I. Korintoslular 5:11-13) Birçok durumda suçlu olan kişi kararı kabul eder. Kendine gelmesi için ihtiyacı olan tek şey bu disiplin olabilir. Sevdikleri olarak bizler verilen karara tabi olursak, onun bu disiplinden yarar görmesine yardım etmiş olabiliriz.—İbraniler 12:11.
‘Onlara Ziyadesiyle Hürmet Edin’
14, 15. (a) İhtiyarlar, I. Selânikliler 5:12, 13’e göre neden hürmete layıktır? (b) İhtiyarlar nasıl ‘aramızda canla başla çalışıyor’?
14 Ayrıca ‘insan olan hediyeleri’ sevmekle de onlara duyduğumuz takdiri gösterebiliriz. Pavlus Selanik cemaatindekilere şu tembihi verdi: “Aranızda çalışanları, ve Rabde size reislik edenleri, ve size nasihat edenleri tanımanızı sizden rica ederiz; ve onların işinden ötürü, ziyadesile severek kendilerine hürmet edin.” (I. Selânikliler 5:12, 13) Canla başla ‘çalışmaları’, bu sadık ihtiyarların bizim yararımıza bencil olmayan bir tutumla özveride bulunduklarını göstermiyor mu? Bir an, bu sevgili biraderlerin taşıdığı ağır yükü düşünün.
15 Onlardan çoğu ailelerine bakmak için dünyevi bir işte çalışmak zorundadır. (I. Timoteos 5:8) İhtiyarın çocukları varsa, onlarla birlikte vakit geçirmesi ve onlara dikkat etmesi gerekir. Ayrıca onların okul ödevlerine yardım etmek, gençlik enerjilerini sağlıklı eğlence programlarında harcamaları için bazı düzenlemeler yapmak gerekebilir. (Vaiz 3:1, 4) En önemlisi, devamlı bir aile Mukaddes Kitap tetkiki idare ederek, onlarla tarla hizmetinde çalışarak ve onları ibadetlere götürerek ailesinin ruhi ihtiyaçlarıyla ilgilenir. (Tesniye 6:4-7; Efesoslular 6:4) İhtiyarların, hepimiz için geçerli olan bu sorumluluklarının yanı sıra bazı ek sorumlulukları da olduğunu unutmayalım: İbadet programının kısımlarına hazırlanmak, çobanlık ziyaretleri yapmak, cemaatin ruhi sağlığıyla ilgilenmek ve gerektiğinde adli meseleleri ele almak. Bazıları da çevre ve bölge ibadetleri, İbadet Salonlarının inşası ve Hastane İrtibat Heyeti ile bağlantılı ek sorumluluklar taşır. Gerçekten de bu biraderler ‘canla başla çalışırlar!’
16. İhtiyarlara ‘hürmet’ göstermenin bazı yolları nelerdir?
16 Onlara nasıl hürmet gösterebiliriz? Mukaddes Kitapta şöyle bir söz vardır: “Vaktinde olan söz ne iyidir!” (Süleymanın Meselleri 15:23; 25:11) İçten takdir ve teşvik sözlerimiz, canla başla çalışmalarını olağan saymadığımızı gösterebilir. Aynı zamanda, onlardan beklediğimiz şeyler açısından da makul olmalıyız. Öte yandan, yardım almak üzere onlara yaklaşmak konusunda rahat davranmalıyız. ‘Yüreğimizin sızladığı’ zamanlar olabilir ve Kutsal Yazılara dayalı teşvik ve yönlendirmelere ya da Tanrı’nın Sözünü ‘öğretmeye yeterli’ olanlardan öğüt almaya ihtiyaç duyabiliriz. (Mezmur 55:4; I. Timoteos 3:2) Yine de, kendi ailesinin ya da cemaatteki diğerlerinin ihtiyaçlarını göz ardı edemeyeceğinden bir ihtiyarın bize ayırabileceği zamanın sınırlı olduğunu da unutmamalıyız. Bu çalışkan biraderlerimize ‘duygudaş’ olarak onlardan makul olmayan şeyler istemekten kaçınacağız. (I. Petrus 3:8) Bunun yerine bize makul ölçüde ayırabilecekleri zamanı ve dikkati takdir edelim.—Filipililer 4:5.
17, 18. İhtiyarların eşleri hangi özverilerde bulunuyor; bu sadık hemşirelerin yaptıklarını olağan saymadığımızı nasıl gösterebiliriz?
17 İhtiyarların eşleri hakkında ne denebilir? Onlar da bizden ‘hürmet’ görmeyi hak etmiyor mu? Ne de olsa, kocalarını cemaatle paylaşıyorlar. Bu, çoğu zaman özveri gerektirir. İhtiyarlar zaman zaman aileleriyle birlikte olabilecekleri akşam saatlerini cemaat meseleleriyle ilgilenerek geçirmek zorunda kalıyor. Birçok cemaatte sadık eşler böyle özverilerde bulunmaya gönüllü olduklarından, kocaları Yehova’nın koyunlarıyla ilgilenebiliyor.—II. Korintoslular 12:15 ile karşılaştırın.
18 İsa’nın takipçisi bu sadık kadınların yaptıklarını olağan saymadığımızı nasıl gösterebiliriz? Kuşkusuz, kocalarından makullük sınırını aşan taleplerde bulunmayarak. Fakat aynı zamanda, basit takdir sözlerinin gücünü de unutmayalım. Süleymanın Meselleri 16:24 şöyle der: “Hoş sözler gümeçbalı gibi, cana tatlı ve kemiklere şifadır.” Bir tecrübeyi ele alalım. Bir ibadetten sonra, evli bir çift bir ihtiyara yaklaşıp ergenlik çağındaki oğulları hakkında konuşmak istedi. İhtiyar bu çiftle konuşurken, karısı sabırla bekliyordu. Daha sonra, anne, ihtiyarın karısına yaklaşarak şöyle dedi: “Kocanın aileme yardım etmek için ayırdığı zaman dolayısıyla sana teşekkür etmek istiyorum.” Bu basit ve tatlı takdir sözleri ihtiyarın karısını yürekten etkilemişti.
19. (a) İhtiyarlar bir grup olarak hangi işleri sadık şekilde yerine getiriyor? (b) Hepimiz ne yapmaya kararlı olmalıyız?
19 Koyunların bakımı için sağlanan ihtiyarlar Yehova’nın ‘iyi hediyelerinden’ biridir. (Yakub 1:17) Tabii, bu erkekler kusursuz değildir; hepimiz gibi onların da hataları var. (I. Kırallar 8:46) Yine de, dünya çapındaki cemaatlerde bulunan ihtiyarlar bir grup olarak Yehova’nın, sürüsü için amaçladığı düzeltme, bina etme, birleştirme ve koruma işlerini sadık şekilde yerine getiriyorlar. Her ihtiyar Yehova’nın koyunlarıyla şefkatle ilgilenmeye ve bu arada kardeşleri için bir hediye ya da nimet olmaya devam etsin. Ayrıca hepimiz ‘insan olan hediyelere’ itaatli ve tabi olarak ve canla başla yaptıkları çalışmalarından dolayı ‘hürmet’ ederek takdirimizi göstermeye kararlı olalım. Yehova koyunlarına sevgiyle böyle erkekler sağladığından çok minnettar olmalıyız, çünkü onlar aslında şöyle diyor: ‘Bizim işimiz Tanrı’ya sevinçle hizmet etmenize yardım etmektir’!
-