Watchtower ONLINE KÜTÜPHANE
Watchtower
ONLINE KÜTÜPHANE
Türkçe
  • KUTSAL KİTAP
  • YAYINLAR
  • İBADETLER
  • Tanrı Bizimle Gerçekten İlgileniyor mu?
    Tanrı Bizimle Gerçekten İlgileniyor mu?
    • Kısım 1

      Tanrı Bizimle Gerçekten İlgileniyor mu?

      1, 2. İnsanlar Tanrı hakkında hangi soruyu soruyorlar, neden?

      BELKİ siz de kendinize şunu sormuşsunuzdur: ‘Eğer bizimle gerçekten ilgilenen bir Tanrı varsa, çekilen bunca acıya neden izin veriyor?’ Çünkü hepimiz acı çektik ya da çekmiş olan birini tanıyoruz.

      2 Gerçekten, insanlar tarih boyunca savaş, gaddarlık, suçlar, haksızlık, yoksulluk, hastalık ve sevdiklerinin ölümü nedeniyle acı ve ıstırap çektiler. Sadece 20. yüzyılımızdaki savaşlarda 100 milyondan fazla insan öldü. Yüz milyonlarca kişi de yaralandı ya da evini barkını kaybetti. Çağımızda yaşanan bu korkunç olaylar, sayısız insanın büyük üzüntü duyup gözyaşı dökmesine ve umutsuzluğa kapılmasına yol açtı.

      3, 4. Tanrı’nın acı çekilmesine izin vermesi konusunda birçokları ne düşünüyor?

      3 Bazıları hayata küsüyor ve bir Tanrı varsa bile, O’nun bizimle gerçekten ilgilenmediğini düşünüyor. Hatta Tanrı’nın var olmadığını düşünüyorlar. Örneğin, I. Dünya Savaşında dostlarının ve ailesinin ölümüne neden olan etnik zulmü yaşamış olan bir adam şunu sordu: “Kendisine ihtiyacımız olduğu zaman Tanrı neredeydi?” II. Dünya Savaşında milyonlarca kişi Naziler tarafından öldürülürken hayatta kalan bir başkası da, gördükleri yüzünden o denli acı çekti ki: “Dilinizin ucunu yüreğime değdirebilseydiniz sizi zehirlerdi” dedi.

      4 Bu yüzden birçok insan, Tanrı’nın, Kendisi iyi olduğu halde kötü şeylere neden izin verdiğini bir türlü anlayamıyor. Onlar, Tanrı’nın bizimle gerçekten ilgilenip ilgilenmediğini, hatta O’nun var olup olmadığını kendilerine soruyorlar. Onlardan birçoğu, acıların her zaman insan hayatının bir kısmı olacağını düşünüyor.

  • Acıların Olmadığı Bir Dünya
    Tanrı Bizimle Gerçekten İlgileniyor mu?
    • Kısım 2

      Acıların Olmadığı Bir Dünya

      1, 2. Birçokları hangi farklı görüşe sahiptir?

      BUNUNLA birlikte, dünya çapında milyonlarca insan tamamen farklı bir görüşe sahiptir. Onlar, insanlığın önünde bulunan şahane bir geleceği önceden görüyorlar. Pek yakında, burada, yani yeryüzünde kötülükten ve acıdan tamamıyla kurtulmuş bir dünyanın var olacağını söylüyorlar. Onlar, pek yakında, kötü olan her şeyin ortadan kaldırılacağından ve bütünüyle yeni bir dünyanın kurulacağından emindirler. Onlar, bu yeni dünyanın temelinin şimdiden atıldığını bile söylüyorlar!

      2 Bu insanlar, yeni dünyada savaş, gaddarlık, suçluluk, haksızlık ve yoksulluk olmayacağına inanıyorlar. O, hastalık, üzüntü, gözyaşı ve hatta ölümün olmadığı bir dünya olacak. O zaman insanlar kusursuzluğa kavuşacak ve yeryüzü cennetinde mutluluk içinde ebediyen yaşayacaklar. Daha önce ölmüş olanlar bile diriltilecek ve onlar da ebediyen yaşama olanağına sahip olacaklar!

      3, 4. Bu insanlar görüşlerinden neden emindirler?

      3 Gelecekle ilgili bu görüş, acaba sadece bir düş veya avuntu mudur? Kesinlikle hayır. Bu görüş, Cennet’in kesinlikle kurulacağına dair sağlam bir imana dayanır. (İbraniler 11:1) Onlar neden bu kadar emindirler? Çünkü bunu evrenin her şeye kadir Yaratıcısı vaat ediyor.

      4 Mukaddes Kitap, Tanrı’nın vaatleriyle ilgili şunları der: “Allahınız RABBİN (Yehova’nın) hakkınızda söylediği bütün iyi şeylerden hiç bir şey boşa çıkmadı; size hepsi oldu, ondan hiç bir şey boşa çıkmadı.” “Allah insan değil ki, yalan söylesin. . . . . O söyler de onu yapmaz mı? Yahut söz verir de icra etmez mi?” “Orduların RABBİ and edip dedi: Gerçek, nasıl düşündümse öyle olacak; ve nasıl tasarladımsa öyle duracak.”—Yeşu 23:14; Sayılar 23:19; İşaya 14:24.

      5. Hangi sorular cevaplanmalı?

      5 Fakat Tanrı, acının olmadığı bir yeryüzü cenneti kurmayı amaçladıysa, kötü şeylerin olmasına neden izin verdi? Yanlış olanı düzeltmek üzere neden bugüne dek, yani altı bin yıl bekledi? Acılar içinde geçen bu yüzyıllar, Tanrı’nın bizimle gerçekten ilgilenmediğini, hatta O’nun var olmadığını mı gösterir?

  • Tanrı’nın Var Olduğunu Nasıl Bilebiliriz?
    Tanrı Bizimle Gerçekten İlgileniyor mu?
    • Kısım 3

      Tanrı’nın Var Olduğunu Nasıl Bilebiliriz?

      1, 2. Hangi ilke Tanrı’nın var olup olmadığına karar vermemize yardımcı olur?

      TANRI’NIN var olup olmadığına karar verebilmenin bir yolu, şu kesin ilkeyi uygulamaktır: Her yapılan şey bir yapıcı gerektirir. Yapılan şey ne denli karmaşık ise, yapıcısının o denli yetenekli olması gerekir.

      2 Örneğin, evinizde etrafa bir bakın. Duvarlar, döşeme ve tavanın yapıcısı olduğu gibi, masa, sandalye, yazı masası, yatak, tencere, tava, tabak ve yemek takımlarının da birer yapıcısı olması gerekir. Oysa, bütün bu nesneleri yapmak nispeten kolaydır. Basit nesnelerin bile bir yapıcısı varsa, karmaşık şeylerin çok daha zeki bir yapıcısının var olması mantıksal değil mi?

      Muhteşem Evrenimiz

      3, 4. Evren, Tanrı’nın var olduğunu anlamamıza nasıl yardım eder?

      3 Bir saat, yapıcısı olmadan meydana gelemez. Ya Güneş ve etrafında yüzyıllardır dakik şekilde, bir an bile gecikmeksizin dönmekte olan gezegenlerden oluşmuş son derece karmaşık güneş sistemimiz için ne diyelim? İçinde yaşadığımız Samanyolu denilen ve 100 milyardan fazla yıldızdan oluşmuş, muhteşem galaksi hakkında ne diyelim? Geceleyin hiç durup Samanyoluna baktınız mı? Etkilendiniz mi? O zaman, Samanyolumuz gibi sayısı belirsiz milyarlarca galaksiyi içeren akıl almaz büyüklükteki evreni bir düşünün! Yüzyıllardan beri gök cisimlerinin yörüngelerindeki hareketleri öylesine güvenilirdir ki, dakik saatlere benzetilirler.

      4 Eğer nispeten basit olan bir saat bir yapıcıyı gerektiriyorsa, şüphesiz son derece karmaşık ve muhteşem evren de bir tasarımcının ve yapıcının varlığını gerektirir. Bu nedenle, Mukaddes Kitap bize, “gözlerinizi yukarı kaldırın ve görün” davetinde bulunduktan sonra, “bunları kim yarattı?” diye sorar. Cevap şudur: “O [Tanrı] ki, bunların ordusunu sayı ile çıkarır; onların hepsini adları ile çağırır; kudretinin büyüklüğünden ötürü, ve kuvvetinin zoru ile onlardan hiç biri eksilmez.” (İşaya 40:26) Şu halde, evren varlığını görünmez, denetleyici, zekâ sahibi bir güce –Tanrı’ya– borçludur.

      Eşsiz Biçimde Yaratılmış Yeryüzü

      5-7. Yeryüzüyle ilgili hangi gerçekler onun bir Tasarımcısı olduğunu gösterir?

      5 Bilginler, yeryüzünü ne kadar dikkatle incelerlerse, insanın meskeni olarak onun eşsiz şekilde yaratılmış olduğunu o kadar iyi anlarlar. Yer, güneşten gerekli ölçüde ışık ve ısı almak üzere tam doğru uzaklıkta bulunuyor. Yerin, eksenindeki tam uygun bir eğimle yılda bir kez güneşin etrafında dönmesi, yeryüzünün birçok kısmında mevsimlerin oluşmasını mümkün kılar. Yer, düzenli olarak aydınlık ve karanlığın olmasını sağlayacak şekilde, her 24 saatte bir kendi ekseni etrafında da dönüyor. Yer’de, nefes almamızı sağlamak ve uzaydan gelen radyasyonun zararlı ışınlarından bizi korumak üzere gerekli gazların uygun miktardaki karışımından oluşan bir atmosfer de bulunuyor. Yer’de, yenecek bitkilerin büyümesi açısından çok gerekli olan su ve toprak da vardır.

      6 Bu ve başka etkenler birlikte işlemeseydi, yaşam olanaksız olurdu. Acaba bütün bunlar bir rastlantının sonucu mudur? Science News dergisi şöyle diyor: “Böyle spesifik koşullar pek rastgele meydana gelemez gibi görünüyor.” Gerçekten de rastgele meydana gelemez. Onlar, görkemli bir Tasarımcı’nın yaptığı amaçlı bir tasarım sonucunda meydana geldiler.

      7 Eğer güzel bir eve girip, onun cömertçe yiyecekle doldurulmuş olduğunu, mükemmel bir ısıtma ve soğutma sistemine ve de iyi bir su tesisatına sahip olduğunu görseydiniz, hangi sonuca varırdınız? Bunların kendi kendine meydana geldiği sonucuna mı? Hayır, şüphesiz onları zeki bir kişinin tasarlayıp özenle yaptığı sonucuna varırdınız. Yeryüzü de, üzerinde yaşayanların ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde tasarlanıp büyük bir özenle yapıldı ve o herhangi bir evden çok daha karmaşıktır ve daha iyi donatılmıştır.

      8. Yeryüzüyle ilgili başka hangi şeyler, Tanrı’nın bize sevgi dolu özen gösterdiğini kanıtlar?

      8 Aynı zamanda, yaşama zevk katan sayısız şeyi de düşünün. İnsanlara zevk veren binbir çeşit güzel renkteki, hoş kokulu çiçeklere bakın. Sayısız lezzet ve çeşitlilikteki yiyecekleri de düşünün. Bakmaya doyamayacağınız ormanlar, dağlar, göller ve diğer doğa güzellikleri de var. Gün batımının eşsiz güzelliği de yaşamdan duyduğumuz sevinci artırmıyor mu? Hayvanlar âleminde de köpek, kedi ve diğer hayvan yavrularının, oynarken yaptıkları maskaralıklar ve sevimlilikleri bize zevk vermiyor mu? Gördüğümüz gibi, yeryüzü, yaşamın sürdürülmesi için şart olmayan, birçok hoş sürprizle doludur. Bütün bunlar, yeryüzünün, insanın sadece var olması değil, yaşamdan zevk alması da düşünülerek, sevgi dolu özenle tasarlanmış olduğunu gösterir.

      9. Yeryüzünü kim ve neden yaptı?

      9 Yehova Tanrı hakkında “gökleri ve yeri sen yarattın” diyen Mukaddes Kitap yazarının yaptığı gibi, varılacak makul sonuç bütün bu şeyleri Veren’i tanıyıp kabul etmektir. Acaba O, bunları ne amaçla yarattı? Aynı yazar, Tanrı’yı “dünyaya şekil veren, ve onu yaratan, onu pekiştiren, ve onu boşuna yaratmıyan, üzerinde oturulsun diye ona şekil veren Allah” diye tanımlayarak bu soruyu cevaplıyor.—İşaya 37:16; 45:18.

      Şaşkınlık Veren Canlı Hücre

      10, 11. Canlı hücre neden o kadar şaşkınlık vericidir?

      10 Acaba canlı varlıklar için ne denebilir? Onların da bir yapıcısı olması gerekmez mi? Örneğin, canlı hücrenin şaşkınlık veren özelliklerinden bazılarını ele alalım. Moleküler biyoloji uzmanı Michael Denton, Evolution: A Theory in Crisis adlı kitabında şunları söylüyor: “Moleküler biyoloji, bugün yeryüzünde yaşayan sistemler arasında en basit görünen bakteri hücrelerinin bile son derece karmaşık yapılar olduğunu göstermiştir. En küçük bakteri hücreleri, şaşılacak derecede küçük olmalarına rağmen . . . . aslında her biri, binlerce farklı şekilde ayrıntılarıyla tasarlanıp yapılmış, karmaşık moleküler yapılarla dolu . . . . gerçek anlamda birer mikrominyatürize fabrikadır; bunlar, insan yapısı herhangi bir makineden çok daha karmaşıktır ve yaşayan varlıklar arasında benzersizdir.”

      11 Denton, her hücrede bulunan genetik kodla ilgili şunları belirtiyor: “DNA’nın bilgi depolama kapasitesi, bilinen diğer sistemlerin hiçbiriyle karşılaştırılamayacak kadar büyüktür; bir gramın milyarda birkaçından bile hafif olan DNA, insan kadar karmaşık bir organizmayı en küçük ayrıntılarına kadar tanımlamaya yeterlidir. . . . . Yaşamın moleküler yapısının becerisi ve karmaşıklığı karşısında, en ileri [ürünlerimiz] bile hantal kalmaktadır. Kendimizi çok aciz hissediyoruz.”

      12. Bir bilgin hücrenin oluşumu hakkında ne dedi?

      12 Denton şunları ekliyor: “Bilinen en basit tip hücre bile öylesine karmaşıktır ki, böyle bir nesnenin birdenbire, gerçekleşme olasılığı fazla olmayan, keyfi bir olayın sonucu olarak ortaya çıktığını kabul etmek bütünüyle olanaksızdır.” Onun bir tasarımcısı ve yapıcısı olmalıdır.

      Benzersiz Beynimiz

      13, 14. Beyin neden canlı hücreden çok daha fazla şaşkınlık vericidir?

      13 Aynı bilgin devamen şunları diyor: “Memelilerin beyni gibi bir sistemle karşılaştırıldığında, tek bir hücrenin yapısının karmaşıklığı hiç sayılır. İnsan beyni yaklaşık on milyar sinir hücresinden oluşur. Beyindeki diğer sinir hücreleriyle bağlantı sağlamak amacıyla, her sinir hücresinden on bin ila yüz bin uzantı çıkar. İnsan beynindeki iletişim bağlantılarının toplam sayısı . . . . bir trilyara yakındır.”

      14 Denton sözlerini şöyle sürdürüyor: “Eğer beyin bağlantılarının sadece yüzde biri özel bir amaçla birbirine bağlansaydı, gene de bu özel bağlantılar yeryüzündeki tüm iletişim şebekelerindekinden sayıca kat kat üstün olan bir sistem oluştururdu.” Sonra şunu soruyor: “Acaba tamamıyla rastlantıya dayanan bir gelişim, böylesine karmaşık sistemleri bir araya getirebilir miydi?” Açıkça anlaşıldığı gibi, cevap hayır olmalıdır. Beynin, özen gösteren bir Tasarımcısı ve Yapıcısı olduğu kesindir.

      15. Bazı bilim adamları beyin hakkında hangi yorumlarda bulundu?

      15 İnsan beyni karşısında en gelişmiş bilgisayarlar bile ilkel kalır. Bilim yazarı Morton Hunt şunları söyledi: “Aktif belleğimiz, çağdaş büyük bir araştırma bilgisayarının sakladığı bilginin milyarlarca katını saklar.” Bu nedenle, beyin cerrahı Dr. Robert J. White şu sonuca vardı: “İnsanın kavrama kapasitesinin çok üstünde olan, akıl almaz beyin-zihin ilişkisini tasarlayıp geliştiren Üstün bir Zekânın varlığını kabul etmekten başka seçeneğim yok. . . . . Bütün bunları bir zekânın başlattığına, Birinin bunun olmasını sağladığına inanmak zorundayım.” Bu da özen gösteren Biri olmalıdır.

      Eşi Benzeri Olmayan Kan

      16-18. (a) Kan hangi bakımlardan eşi benzeri olmayan bir sistemdir? (b) Bundan hangi sonuca varmalıyız?

      16 Besinleri ve oksijeni taşıyan ve vücudu enfeksiyondan koruyan eşsiz bir sistem olan kanı da bir düşünün. Kanın ana bileşeni olan alyuvarlar hakkında, ABC’s of the Human Body kitabında şunlar belirtiliyor: “Tek bir damla kan, 250 milyondan fazla alyuvar tanesi içerir. . . . . İnsan bedeninde, dört tenis kortunu kaplayacak kadar çok, yani muhtemelen 25 trilyon alyuvar bulunur. . . . . Her saniye, 3 milyon yeni alyuvar ölenlerin yerine geçer.”

      17 Benzersiz bir sistem olan kanın diğer bileşeni, yani akyuvarlar hakkında aynı kaynak şunları der: “Alyuvarların sadece bir türü olmasına karşın, akyuvarlar çok çeşitlidir ve her tür, bedenin yaptığı mücadelede değişik yönden savaş verir. Örneğin, bir tür, ölü hücreleri yok eder. Diğer türler, virüslere karşı antikor üretir, vücudu zehirli, yabancı maddelerden temizler ya da harfiyen bakterileri yiyip sindirir.”

      18 Ne şaşkınlık verici ve iyi örgütlenmiş bir sistem! Şüphesiz, böylesine iyi düzenlenen ve bu denli koruyucu olan bir sistemin çok zeki ve bizimle ilgilenen bir örgütleyicisi olması gerekir ki, bu Tanrı’dır.

      Diğer Harikalar

      19. Göz, insan yapısı aygıtlarla karşılaştırılırsa ne ortaya çıkar?

      19 İnsan bedeninde birçok başka harikalar da bulunmaktadır. Bunlardan biri, hiçbir fotoğraf makinesi ile karşılaştırılamayacak kadar görkemli biçimde tasarlanmış olan gözdür. Astronom Robert Jastrow şunları dedi: “Göz, biri tarafından tasarlanmış gibidir; teleskop tasarımcılarından hiçbiri bundan daha iyisini yapamazdı.” Popular Photography dergisi şunları yazıyor: “İnsan gözü, bir filmin alabildiğinden çok daha fazla ayrıntıyı görür. Gözler, sürekli hareket halindeyken, bir değişiklik gerektirmeksizin olağanüstü geniş açıdan, üç boyutta görür. . . . . İnsan gözünü fotoğraf makinesiyle karşılaştırmak doğru bir benzetme olmaz. İnsan gözü, insan yapısı her aygıtı, bilgisayar ya da fotoğraf makinesini gölgede bırakan, daha çok yapay bir beyni, aldığı bilgileri işleme yeteneği, belli bir hızı ve çalışma tarzı olan akıl almaz derecede gelişmiş bir süper bilgisayara benzer.”

      20. İnsan bedeni başka hangi yönlerden de şaşkınlık vericidir?

      20 Bedenin tüm karmaşık organlarının, bilinçli çabalarımız olmaksızın birbirleriyle nasıl işbirliği içinde çalıştığını da bir düşünün. Örneğin, midemize değişik türden birçok yiyecek ve içecek girmesine rağmen, beden onları belli bir işlemden geçirip enerji üretir. Bu kadar farklı türden maddeyi bir arabanın benzin deposuna doldurursak, acaba araba nereye kadar gidebilir! Veya doğum mucizesini düşünün. Yalnızca dokuz ayda, ana babasının kopyası, sevilen bir bebek meydana geliyor. Ya sadece birkaç yaşındaki bir çocuğun, karmaşık bir dili öğrenebilme yeteneğine ne diyelim?

      21. Bedenin harikaları karşısında, makul insanlar hangi sözlere katılıyorlar?

      21 Evet, insan bedeninde yaratılmış şaşkınlık veren birçok karmaşık organ içimizi huşuyla dolduruyor. Hiçbir mühendis bunların kopyasını yapamaz. Onlar sırf kör bir rastlantı sonucu ortaya çıkmış olabilir mi? Muhakkak olamaz. Tam tersine, insan bedeninin tüm olağanüstü yönlerini göz önünde bulunduran makul kimseler, mezmur yazarının söylediği şu sözlere katılacaklar: “[Tanrım] sana şükreylerim; çünkü heybetli ve şaşılacak surette yaratılmışım; işlerin aciptir [olağanüstüdür].”—Mezmur 139:14.

      En Büyük Yapıcı

      22, 23. (a) Yaratıcının varlığını neden kabul etmeliyiz? (b) Mukaddes Kitap haklı olarak Tanrı hakkında ne der?

      22 Mukaddes Kitap: “Her ev bir adam tarafından yapılır; fakat her şeyi yapan Allahtır” der. (İbraniler 3:4) Ne kadar basit olursa olsun, her evin bir yapıcısı olması gerekiyorsa, sonsuz sayıda yaşam türleriyle dolu yeryüzüyle birlikte bu karmaşık evrenin de bir yapıcısı olması gerekir. Uçak, televizyon ve bilgisayar gibi aygıtları icat eden insanların var olduğunu kabul ediyorsak, insana böyle şeyleri yapacak aklı veren Birinin de var olduğunu kabul etmemiz gerekmez mi?

      23 Mukaddes Kitap, O’nu “gökleri yaratmış, ve onları yaymış, yeri ve ondan çıkanları sermiş olan; yer üzerinde kavma soluk . . . . veren RAB Allah” olarak tanıtır. (İşaya 42:5) Mukaddes Kitap haklı olarak şunları bildirir: “Ya Rabbimiz ve Allahımız, izzeti ve hürmeti ve kudreti almağa lâyıksın, çünkü bütün şeyleri sen yarattın, ve senin iradenle mevcut idiler, ve yaratıldılar.”—Vahiy 4:11.

      24. Tanrı’nın var olduğunu nasıl biliyoruz?

      24 Evet, yaptığı şeylerden, Tanrı’nın var olduğunu anlayabiliriz. “Onun [Tanrı’nın] görülmez şeyleri . . . . dünyanın yaratılışından beri yapılan şeylerle anlaşılarak açıkça görülüyor.”—Romalılar 1:20.

      25, 26. Bir şeyin kötüye kullanılması, onun bir yapıcısı olmadığını neden göstermez?

      25 Yapılan bir şeyin kötüye kullanılması, onun bir yapıcısı olmadığı anlamına gelmez. Bir uçak, hava taşımacılığında barışçı amaçla kullanılabilir. Fakat bombardıman uçağı olarak yıkıcı amaçla da kullanılabilir. Ölüm saçmak üzere kullanılması, onun bir yapıcısı olmadığını göstermez.

      26 Aynı şekilde, birçok insanın kötüye yönelmesi de onların bir Yapıcısının, yani Tanrı’nın var olmadığı anlamına gelmez. Bu nedenle, Mukaddes Kitap yerinde olarak şu yorumda bulunur: “Ah sizin sapıklığınız! çömlekçi balçıkla bir sayılır mı ki, yapı kendini yapan için: Beni o yapmadı, desin; ve kendine şekil verilen şey, şekil veren için: Onun anlayışı yoktur, desin?”—İşaya 29:16.

      27. Tanrı’nın, çekilen acılarla ilgili sorularımızı cevaplamasını neden bekleyebiliriz?

      27 Yaratıcı, yaptığı şeylerin akıl almaz karmaşıklığı vasıtasıyla hikmetini gösterdi. Yeryüzünde yaşam için en uygun koşulları sağlayarak, beden ve zihnimizi bu denli olağanüstü yaratarak ve sevinç duymamız için bu kadar çok güzel şey yaparak bizimle gerçekten ilgilendiğini gösterdi. Şüphesiz O, ‘Tanrı acı çekilmesine neden izin verdi?’ ‘Acıları ortadan kaldırmak üzere neler yapacak?’ gibi soruları cevaplandırarak da aynı hikmet ve özeni gösterir.

      [Sayfa 5’teki resim]

      Koruyucu atmosferiyle yeryüzü, özen gösteren bir Tanrı’nın bizim için tasarladığı eşsiz bir meskendir

      [Sayfa 6’daki resim]

      Yeryüzü yaşamdan tam bir zevk alabilmemiz için, sevgi dolu özenle yapıldı

      [Sayfa 7’deki resim]

      ‛Tek bir beyindeki bağlantılar, yeryüzündeki tüm iletişim şebekelerindekinden çoktur.’—Bir moleküler biyoloji uzmanı

      [Sayfa 8’deki resim]

      “Göz, biri tarafından tasarlanmış gibidir; teleskop tasarımcılarından hiçbiri bundan daha iyisini yapamazdı.”—Bir astronom

  • Tanrı Amaçları Hakkında Bize Bilgi Veriyor
    Tanrı Bizimle Gerçekten İlgileniyor mu?
    • Kısım 4

      Tanrı Amaçları Hakkında Bize Bilgi Veriyor

      1, 2. Tanrı’nın, samimi insanların sorularını cevaplandırdığını nereden biliyoruz?

      SEVGİ dolu bir Tanrı, Kendisini arayan samimi kimselere amaçlarını muhakkak açıklar. Araştırmayı seven insanların, ‘Tanrı acı çekilmesine neden izin verdi?’ gibi sorularını da cevaplar.

      2 Mukaddes Kitap (Tevrat, Zebur ve İncil) şunları der: “Eğer onu ararsan, sana kendisini buldurur.” “Göklerde sırları açan bir Allah vardır.” “Gerçek Rab Yehova peygamber kullarına sırrını açmadıkça bir şey yapmaz.”—I. Tarihler 28:9; Daniel 2:28; Amos 3:7.

      Cevaplar Nerede Bulunur?

      3. Tanrı’nın acı çekilmesine neden izin verdiği sorusunun cevabını nerede bulabiliriz?

      3 ‘Tanrı acı çekilmesine neden izin veriyor?’ ve ‘Acıları ortadan kaldırmak üzere ne yapacak?’ gibi soruların cevapları, O’nun bizim yararlanmamız amacıyla ilhamla yazdırdığı kayıtta bulunur. Bu kayıt, O’nun Sözü olan Mukaddes Kitaptır. ‘Her [kutsal] Yazı Tanrı tarafından ilham edilmiştir ve öğretmek, tedip etmek, doğrultmak, adalet konusunda terbiye etmek için yararlıdır, şöyle ki Tanrı adamı her iyi iş için bütünüyle donatılmış, tam yeterli olsun.’—II. Timoteos 3:16, 17.

      4, 5. Mukaddes Kitabı eşsiz kılan nedir?

      4 Mukaddes Kitap gerçekten eşsiz bir kitaptır. İnsanlık tarihinin son derece doğru bir kaydını kapsar ve içeriği, ta insanın yaratılışından önceki zamanlara kadar geri gider. Zamanımızda olan ve yakın gelecekte olacak olaylarla ilgili peygamberlikler de içerdiğinden, o aynı zamanda çağdaş bir kitaptır.

      5 Tarihsel doğruluğu bakımından böyle ün kazanmış başka hiçbir kitap yoktur. Örneğin, klasik yapıtların sadece birkaç elyazması mevcuttur. Oysa Mukaddes Kitabın, bazıları kısmen, bazıları bütün halde birçok elyazması—İbranice Kutsal Yazıların (“Eski Ahit”i oluşturan 39 kitabın) 6000 kadar ve Yunanca Kutsal Yazıların (“Yeni Ahit”i oluşturan 27 kitabın) 13.000 kadar—mevcuttur.

      6. Elimizdeki Mukaddes Kitabın, Tanrı’nın ilhamla yazdırdığıyla aslında aynı olduğundan neden emin olabiliriz?

      6 Mukaddes Kitabı ilham eden Her Şeye Kadir Tanrı, bu elyazması kopyalar içindeki metnin bütünlüğünün korunmasını sağladı. Bu nedenle, bugün elimizde bulunan Mukaddes Kitap, ilham edilen orijinal yazıların aslında aynıdır. Ayrıca, kitabın metninin bütünlüğünün korunmuş olduğunu anlamamıza yardım eden başka bir etken, Yunanca Kutsal Yazıların elimizdeki elyazması kopyalarının bazılarının, orijinal yazıların yazılmasından yüz yıl bile geçmeden yazılmış olmasıdır. Eski dünyevi yazarların eserlerine ait elimizde bulunan birkaç elyazması kopya arasında, yazarın orijinal yazılarından birkaç yüzyıl sonra yazılmış olanları bile çok nadir bulunur.

      Tanrı’nın Armağanı

      7. Mukaddes Kitap ne derece yayılmıştır?

      7 Mukaddes Kitap, tarihte en fazla dağıtılan kitaptır. Üç milyar adet kadar basılmıştır. Bu sayıya yaklaşan başka hiçbir kitap yoktur. Ayrıca, Mukaddes Kitap tüm olarak ya da kısmen, 2000 kadar dile tercüme edilmiştir. Böylece, tahminlere göre, gezegenimizin nüfusunun yüzde 98’i Mukaddes Kitabı okuyabilir.

      8-10. Mukaddes Kitap hangi nedenlerle incelenmeye değer?

      8 Tanrı’dan geldiğini iddia eden ve doğruluğu iç ve dış kanıtlarla desteklenen bir kitap muhakkak incelenmeye değer.a Mukaddes Kitap yaşamın amacını, dünya durumunun anlamını ve geleceğin neler getireceğini açıklar. Başka hiçbir kitap bunu yapamaz.

      9 Evet, Mukaddes Kitap, Tanrı’nın insan ailesiyle iletişim kurma aracıdır. Tanrı, faal kuvveti ya da ruhuyla 40 kadar insanı kullanarak, bu kaydın yazılmasını yönlendirdi. Böylece Tanrı, Sözü olan Mukaddes Kitap vasıtasıyla bizimle konuşuyor. Resul Pavlus şöyle demişti: “Allahtan olan haber sözünü bizden aldığınız zaman, onu insanların sözü olarak değil, fakat gerçekten olduğu gibi, Allahın sözü olarak kabul ettiniz.”—I. Selânikliler 2:13.

      10 Amerika Birleşik Devletlerinin 16. başkanı olan Abraham Lincoln, Mukaddes Kitabı “Tanrı’nın insanlara verdiği en büyük hediye” olarak niteleyip, “çünkü onsuz iyiyi kötüden ayıramazdık” demişti. Öyle ise, bu en üstün armağan, acıların nasıl başladığı, Tanrı’nın buna neden izin verdiği ve bu yönde ne yapacağı konusunda acaba bize neler anlatır?

      [Dipnotlar]

      a Mukaddes Kitabın doğruluğu hakkında daha ayrıntılı bilgi için Mukaddes Kitap İnsanın Mı, Yoksa Tanrı’nın Mı Sözü? kitabına bakın.

      [Sayfa 10’daki resim]

      Tanrı’nın ilham edilmiş Sözü olan Mukaddes Kitap, O’nun insan ailesiyle iletişim kurma aracıdır

  • Özgür İrade—Harikulade Bir Hediye
    Tanrı Bizimle Gerçekten İlgileniyor mu?
    • Kısım 5

      Özgür İrade—Harikulade Bir Hediye

      1, 2. Yapımız hangi harikulade hediyeyi içerir?

      TANRI’NIN acı çekilmesine neden izin verdiğini ve acıları ortadan kaldırmak üzere neler yapacağını anlamak için, O’nun bizi nasıl yarattığını bilmemiz gerekir. O, bizi sadece bir beden ve bir beyinle yaratmadı. Bizi özel zihinsel ve duygusal niteliklerle de yarattı.

      2 Zihinsel ve duygusal yapımızın temel kısmı özgür iradedir. Evet, Tanrı, seçme özgürlüğü yetisini içimize koydu. Bu gerçekten Tanrı’dan gelen harikulade bir hediyeydi.

      Nasıl Yapıldık

      3-5. Özgür iradeyi neden takdir ediyoruz?

      3 Tanrı’nın acı çekilmesine izin vermesinde, özgür iradenin nasıl rol oynadığına bir bakalım. Önce şunu düşünün: Ne yapacağınızı, ne söyleyeceğinizi, ne yiyeceğinizi, ne giyeceğinizi, ne tür iş yapacağınızı, nerede ve nasıl yaşayacağınızı seçmekte özgür olmayı takdir ediyor musunuz? Yoksa, yaşamınızın her anında, nasıl konuşup davranacağınıza bir başkasının karar verip sizi programlamasını mı isterdiniz?

      4 Normal hiçbir insan, yaşamının bir başkası tarafından böylesine denetlenmesini istemez. Neden mi? Çünkü Tanrı bizi böyle yaratmadı. Mukaddes Kitap, Tanrı’nın, insanı kendi ‘suretinde ve benzeyişinde’ yarattığını söyler ve Tanrı’nın sahip olduğu yetilerden biri de, seçme özgürlüğüdür. (Tekvin 1:26; Tesniye 7:6) Tanrı, insanları yarattığında, kendisinin sahip olduğu aynı harikulade yeteneği—özgür irade vergisini—onlara da verdi. Ezici yöneticilere köle olmanın bizi hüsrana uğratmasının nedenlerinden biri işte budur.

      5 Böylece bizde özgür olma isteğinin bulunması, bir rastlantı sonucu değildir, çünkü Tanrı, özgürlük Tanrısıdır. Mukaddes Kitap: “Rabbin Ruhu nerede ise, hürriyet [özgürlük] oradadır” der. (II. Korintoslular 3:17) Bu nedenle, Tanrı bize özgür iradeyi bizzat yapımızın bir kısmı olarak verdi. Zihin ve duygularımızın nasıl işleyeceğini bildiğinden, en çok özgür iradeyle mutlu olacağımızı biliyordu.

      6. Tanrı, beynimizi nasıl özgür irademizle uyumlu çalışacak şekilde yarattı?

      6 Tanrı, bize özgür irade vergisiyle birlikte, düşünme, meseleleri tartma, kararlar verme ve iyiyi kötüden ayırt etme yeteneğini de verdi. (İbraniler 5:14) Böylece, özgür irade zekâyı kullanarak seçim yapma temeline dayanacaktı. Bizler, kendi irade ve akılları olmayan robotlar gibi yaratılmadık. Ne de içgüdüleriyle hareket eden hayvanlar gibi yaratıldık. Tam tersine, şahane beynimiz, seçme özgürlüğümüzle uyumlu çalışmak üzere tasarlanmıştır.

      En İyi Başlangıç

      7, 8. Tanrı ilk ana babamıza nasıl mükemmel bir başlangıç verdi?

      7 İlk ana babamız olan Âdem ve Havva’ya sadece irade özgürlüğü değil, bir insanın makul olarak isteyebileceği herşeyi de vermesi, Tanrı’nın insanlara ne denli özen gösterdiğini kanıtlar. Onlar, büyük bir parka benzeyen bir cennete yerleştirildiler. Maddi bolluk içindeydiler. Zihin ve bedence kusursuz olduklarından, ihtiyarlamaları, hastalanmaları ya da ölmeleri gerekmiyordu—ebediyen yaşayabilirlerdi. Çocukları da kusursuz olacak ve onların geleceği de mutlu ve ebedi olacaktı. Çoğalan insanlar yeryüzünün tümünü bir cennete çevirerek kendilerine doyum veren bir iş yapacaklardı.—Tekvin 1:26-30; 2:15.

      8 Mukaddes Kitap, insana sağlanan şeyler hakkında şunları der: “Allah yaptığı her şeyi gördü, ve işte, çok iyi idi.” (Tekvin 1:31) Mukaddes Kitap, aynı zamanda, Tanrı’nın “işi tamdır” der. (Tesniye 32:4) Evet, Yaratıcı, insan ailesine kusursuz bir başlangıç verdi. Bundan daha iyisi olamazdı. Kendisi ne denli özen gösteren bir Tanrı olduğunu kanıtlamıştı!

      Sınırlı Özgürlük

      9, 10. Özgür iradenin doğru şekilde ayarlanması neden gereklidir?

      9 Bununla birlikte Tanrı, irade özgürlüğünün sınırsız mı olmasını amaçlamıştı? Herkesin, arabasını dilediği hızla, dilediği yöne sürdüğü, hiçbir trafik yasasının olmadığı işlek bir kenti düşünün. Bu koşullar altında otomobil kullanmak ister miydiniz? Hayır, çünkü bu, trafik anarşisi anlamına gelirdi ve sonuçta şüphesiz birçok kaza olurdu.

      10 Tanrı vergisi olan özgür irade hakkında da aynı şey söylenebilir. Sınırsız özgürlük, toplumda anarşi anlamına gelirdi. İnsanların faaliyetlerini yönlendiren yasalar olmalıdır. Tanrı’nın Sözü şunları der: “Özgür adamlar gibi davranın ve özgürlüğünüzü kötülük için bir bahane olarak asla kullanmayın.” (I. Petrus 2:16, The Jerusalem Bible) Tanrı, özgür iradenin herkesin iyiliğine olacak şekilde ayarlanmasını ister. Tanrı, bizim mutlak özgürlüğe değil, yasalara bağlı, nispi özgürlüğe sahip olmamızı amaçladı.

      Kimin Yasaları?

      11. Kimin yasalarını tutmak üzere tasarlandık?

      11 Acaba kimin yasalarına itaat etmek üzere tasarlandık? I. Petrus 2:16 (JB) ayetinin diğer kısmında şunlar denir: “Tanrı’dan başka kimsenin kölesi değilsiniz.” Bu, ezici bir kölelik demek değildir, tam tersine, Tanrı’nın yasalarına tabi olduğumuzda en büyük mutluluğu bulacak tarzda tasarlandığımız anlamına gelir. (Matta 22:35-40) Tanrı’nın yasaları, insanların yaptığı her yasadan çok daha iyi rehberlik sağlar. “Faideli olanı sana öğreten, yürüyeceğin yolda seni güden, Allahın RAB (Yehova) benim.”—İşaya 48:17.

      12. Tanrı’nın koyduğu yasalar çerçevesinde hangi seçme özgürlüğüne sahibiz?

      12 Aynı zamanda, Tanrı’nın yasaları, kendi sınırları içinde büyük bir seçme özgürlüğüne olanak verir. Bu, çeşitliliğe yol açar ve insan ailesine çekicilik katar. Dünyanın her tarafında, yemeklerin, giysilerin, müziğin, sanatın ve evlerin ne kadar farklı olduğunu bir düşünün. Muhakkak, bu alanlarda, bir başkasının bizim yerimize karar vermesi yerine, kendi seçimimizi yapmayı tercih ederiz.

      13. Kendi iyiliğimiz açısından hangi fiziksel yasalara itaat etmemiz gerekir?

      13 Böylece bizler, Tanrı’nın, insan davranışlarını düzenleyen yasalarına tabi olduğumuz sürece en büyük mutluluğu bulacak şekilde yaratıldık. Bu, Tanrı’nın fiziksel yasalarına tabi olmaya benzer. Örneğin, yerçekimi yasasına aldırış etmez ve yüksek bir yerden aşağı atlarsak, yaralanır ya da ölürüz. Bedenimizde konulan yasalara aldırış etmez, yemek yemekten, su içmekten veya nefes almaktan vazgeçersek ölürüz.

      14. İnsanların Tanrı’dan bağımsız yaşayacak şekilde yaratılmadıklarını nereden biliyoruz?

      14 Tanrı’nın fiziksel yasalarına bağımlı yaratıldığımız şüphe götürmediği gibi, bizler O’nun ahlaksal ve toplumsal yasalarına da bağımlı şekilde yaratıldık. (Matta 4:4) İnsan, Yaratıcısına bağlı olmadan başarılı olacak tarzda yaratılmadı. Peygamber Yeremya şunları der: “Adımlarını doğrultmak yürüyen insanın elinde değildir. Ya RAB (Yehova), beni . . . . tedip et.” (Yeremya 10:23, 24) Böylece, insan, her bakımdan, kendisinin değil, Tanrı’nın yönetimi altında yaşamak üzere yaratıldı.

      15. Tanrı’nın yasaları Âdem ve Havva’ya yük mü olacaktı?

      15 Tanrı’nın yasalarına itaat, ilk ana babamıza yük olmayacaktı. Tam tersine, onlara ve insan ailesinin tümüne refah sağlayacaktı. İlk insan çifti, Tanrı’nın koyduğu yasalar çerçevesinde kalsaydı, her şey ne kadar iyi olacaktı. Bizler şimdi sevgiyle birleşmiş bir insan ailesi olarak zevk alacağımız harika bir cennette yaşıyor olacaktık! Kötülük, acı ve ölüm olmayacaktı.

      [Sayfa 11’deki resim]

      Yaratıcı insanlara kusursuz bir başlangıç sağladı

      [Sayfa 12’deki resim]

      Hiçbir trafik kuralı yoksa, yoğun bir trafikte otomobil kullanmak ister miydiniz?

  • Tanrı’nın Çekilen Acılara İzin Vermesinin Nedeni
    Tanrı Bizimle Gerçekten İlgileniyor mu?
    • Kısım 6

      Tanrı’nın Çekilen Acılara İzin Vermesinin Nedeni

      1, 2. İlk ana babamız, Tanrı’nın kendilerine verdiği mükemmel başlangıcı nasıl bozdular?

      TERS giden neydi? Hangi şey, Tanrı’nın Aden Cennetinde ilk ana babamıza verdiği güzel başlangıcı bozdu? Cennetteki barış ve uyum yerine, neden binlerce yıldan beri kötülük ve acı hüküm sürdü?

      2 Bunun nedeni, Âdem ve Havva’nın özgür iradelerini kötüye kullanmalarıdır. Onlar, Tanrı’ya ve yasalarına bağlı kalmadan başarılı olacak şekilde yaratılmadıkları gerçeğini göz ardı ettiler. Bunun kendilerine daha iyi bir yaşam sağlayacağını düşünerek Tanrı’dan bağımsız olmaya karar verdiler. Böylece, Tanrı’nın koyduğu irade özgürlüğünün sınırlarını aştılar.—Tekvin 3. bap.

      Evrensel Egemenlik Davası

      3-5. Tanrı, neden Âdem ve Havva’yı hemen yok edip yeni bir başlangıç yapmadı?

      3 Tanrı, neden Âdem ve Havva’yı hemen yok edip, başka bir insan çiftiyle yeni bir başlangıç yapmadı? Çünkü O’nun evrensel egemenliğine, yani vazgeçilmez yönetme hakkına meydan okundu.

      4 Ortaya çıkan soru şuydu: Kim yönetme hakkına sahiptir ve kimin yönetimi doğrudur? Her şeye kadir ve tüm yaratıkların Yaratıcısı olması, Tanrı’ya, onları yönetme hakkını verir. Tanrı, sonsuz hikmete sahip olduğundan, O’nun yönetimi yaratıkların tümü için en iyisidir. Fakat şimdi O’nun yönetimine meydan okunmuştu. Bundan başka, O’nun yaratmış olduğu insan acaba kusurlu muydu? İnsanın bütünlüğü konusunun bu meseleye nasıl dahil edildiğini daha sonra inceleyeceğiz.

      5 İnsanın Tanrı’dan bağımsız olmasıyla, başka bir soru da ima edilmiş oldu: İnsanlar Tanrı tarafından yönetilmezse, daha mı başarılı olacaktı? Yaratıcı, bu sorunun cevabını muhakkak biliyordu, fakat insanların bunu anlamalarının en emin yolu, onlara, arzuladıkları her şeyi yapma özgürlüğünü vermekti. Kendi özgür iradelerini kullanarak bu yolu seçtiler; böylece Tanrı buna izin verdi.

      6, 7. Tanrı, neden insanların bu kadar uzun süre her şeyi yapma özgürlüğüne sahip olmalarına izin verdi?

      6 Tanrı, insanlara, her şeyi yapma özgürlüğünü denemeleri için yeterli zamanı vermekle, insanların Tanrı’nın yönetimi altında mı, yoksa kendi yönetimleri altında mı yaşamakla daha iyi durumda olacakları sorusunu sonsuza dek cevaplamış olacaktı. Politik, endüstriyel, bilimsel ve tıbbi başarılarının doruğu sayacakları duruma ulaşabilmeleri için, onlara vereceği vaktin yeterli uzunlukta olması gerekiyordu.

      7 Böylece, Tanrı Kendisinden bağımsız bir insani yönetimin başarılı olup olamayacağını şüpheye yer bırakmayacak şekilde göstermek üzere, ta bugüne dek insanları serbest bıraktı. Bu sayede insan, sevecenlik ile gaddarlık, sevgi ile nefret, adalet ile adaletsizlik arasında seçim yapabildi. Fakat aynı zamanda, yaptığı seçimin sonuçlarıyla da yüz yüze kaldı: İyilik ve barış ya da kötülük ve acı.

      Ruh Olan Yaratıkların İsyanı

      8, 9. (a) Ruh ülkesinde isyan nasıl patlak verdi? (b) Şeytan, Âdem ile Havva’dan başka kimleri isyana kışkırttı?

      8 Ele alınması gereken başka bir etken daha var. Tanrı’nın yönetimine isyan edenler sadece ilk ana babamız değildi. Fakat o sırada başka kimler vardı? Ruh olan yaratıklar. Tanrı, insanı yaratmadan önce, insan yaşamından daha üstün bir yaşam türünü, göklerde yaşayacak olan çok sayıda meleği yaratmıştı. Onlar da özgür iradeyle ve Tanrı’nın yönetimine kendilerini tabi kılma gereğiyle yaratılmışlardı.—Eyub 38:7; Mezmur 104:4; Vahiy 5:11.

      9 Mukaddes Kitap, isyanın önce ruh ülkesinde başladığını gösterir. Ruh olan bir yaratık, mutlak özgürlüğe sahip olmak istedi. Hatta insanların kendisine tapınmalarını bile arzu etti. (Matta 4:8, 9) Ruh olan bu asi yaratık, Tanrı’nın iyi bir şeyi kendilerinden esirgediği şeklindeki asılsız iddiayla Âdem ve Havva’yı kışkırtarak isyan etmelerinde etken oldu. (Tekvin 3:1-5) Bu nedenle, o, İblis (İftiracı) ve Şeytan (Karşı Koyan) olarak adlandırılır. Daha sonra, o, ruh olan başka yaratıkları da isyan etmek üzere ayarttı. Onlar cinler olarak tanındılar.—Tesniye 32:17; Vahiy 12:9; 16:14.

      10. İnsanların ve ruh olan yaratıkların isyanının sonucu ne oldu?

      10 İnsanlar, Tanrı’ya isyan etmekle kendilerini Şeytan ve cinlerinin etkisine teslim ettiler. Bu nedenle, Mukaddes Kitap, Şeytan’ı, ‘imansızların fikirlerini kendilerinde körleten,’ “bu dünyanın ilâhı” olarak niteler. Bu nedenle, Tanrı’nın Sözü, ‘bütün dünya kötü olanın (elinde) bulunmaktadır’ der. İsa’nın kendisi de, Şeytan’ı, “bu dünyanın reisi” olarak adlandırır.—II. Korintoslular 4:4; I. Yuhanna 5:19; Yuhanna 12:31.

      İki Dava

      11. Şeytan, başka hangi davada Tanrı’ya meydan okudu?

      11 Şeytan, Tanrı’ya meydan okuyan başka bir dava daha ortaya attı. Tanrı’nın insanı yaratırken hata yaptığını ve baskı altında tutulduğunda hiç kimsenin doğru olanı yapmak istemeyeceğini iddia etti. Aslında, bağlılıkları denendiğinde insanların Tanrı’ya lanet bile edecekleri iddiasında bulundu. (Eyub 2:1-5) Şeytan, bu şekilde, insan yaratıklarının bütünlüğü konusunda kuşku uyandırdı.

      12-14. Zaman, Şeytan’ın ortaya attığı iki davayla ilgili gerçeği nasıl ortaya koyacaktı?

      12 Bundan dolayı, Tanrı, tüm zekâ sahibi yaratıkların, hem bu davanın, hem de kendi egemenlik davasının nasıl halledileceğini görmeleri için yeterince zaman verdi. (Çıkış 9:16 ile karşılaştırın.) İnsanlığın tarihle birlikte oluşan deneyiminin sonucu her iki davayla ilgili gerçeği ortaya koyacaktı.

      13 Her şeyden önce, zaman, evrensel egemenlik davası, yani Tanrı’nın yönetiminin haklılığı konusunda ne gösterecekti? İnsanlar, kendilerini Tanrı’dan daha iyi yönetebilecekler miydi? Tanrı’dan bağımsız herhangi insan yapısı bir yönetim sistemi, savaş, suçluluk ve adaletsizliğin olmadığı mutlu bir dünya meydana getirebilecek miydi? Herhangi bir yönetim, yoksulluğu ortadan kaldırıp herkese refah sağlayabilecek miydi? Hastalıkları, yaşlılık ve ölümü yenebilecek miydi? Bütün bunları Tanrı’nın yönetimi yapacaktı.—Tekvin 1:26-31.

      14 İkinci davaya gelince, zaman, insan yaratıklarının değeri konusunda ne gösterecekti? Tanrı, insanı bu şekilde yaratmakla hata mı yaptı? Bağlılıkları denendiğinde doğru olanı yapan insanlar olacak mıydı? İnsan yapısı bağımsız bir yönetim yerine, Tanrı’nın yönetimini istediklerini gösteren insanlar olacak mıydı?

      [Sayfa 13’teki resim]

      Tanrı insana başarılarının doruğuna ulaşabilmesi için zaman verdi

      [Tanıtım notu]

      Uzay mekiği: NASA fotoğrafına göre

  • İsyanın Sonucu Ne Oldu?
    Tanrı Bizimle Gerçekten İlgileniyor mu?
    • Kısım 7

      İsyanın Sonucu Ne Oldu?

      1-3. Zaman Yehova’nın haklı olduğunu nasıl gösterdi?

      TANRI’NIN yönetme hakkı davasıyla ilgili olarak, insanların Tanrı’dan bağımsız yönetimleri geçen yüzyıllar boyunca ne getirdi? İnsanlar, Tanrı’dan daha iyi yönetici olduklarını kanıtladılar mı? İnsanların birbirine karşı insanlık dışı davranışlarıyla ilgili kaydı değerlendirdiğimizde şüphesiz, hayır diyoruz.

      2 İlk ana babamızın Tanrı’nın yönetimini reddetmesinin ardından felaket geldi. Onlar, hem kendilerine, hem de kendilerinden doğacak tüm aileye acı getirdiler. Ve kendilerinden başka hiç kimseyi suçlayamazlardı. Tanrı’nın Sözü şunu der: “Ona karşı fesat ettiler, onun oğulları değillerdir, onların ayıbıdır [kusurudur].”—Tesniye 32:5

      3 Tarih, Tanrı’nın, Âdem ve Havva’ya, Kendi rehberliğinin dışına çıkacak olurlarsa, yozlaşacakları ve sonunda ölecekleri konusunda yaptığı uyarının doğruluğunu göstermiştir. (Tekvin 2:17; 3:19) Onlar, Tanrı’nın yönetiminin dışına çıktılar ve zamanla gerçekten bozulup öldüler.

      4. Neden hepimiz kusurlu, hastalanmaya eğilimli ve ölümlü olarak doğuyoruz?

      4 Daha sonra onların bütün soylarının başına Romalılar 5:12’de anlatılanlar geldi: “Nasıl günah bir adam [insan ailesinin babası olan Âdem] vasıtası ile, ve ölüm günah vasıtası ile dünyaya girdiyse, böylece ölüm de bütün insanlara geçti.” Böylece, ilk ana babamız, Tanrı’nın gözetimine başkaldırdıklarında, kusurlu birer günahkâr haline geldiler. Kalıtım yasasına uygun olarak, soylarına ancak kusurluluğu geçirebildiler. Bu nedenle, hepimiz kusurlu, hastalanmaya eğilimli ve ölümlü olarak doğuyoruz.

      5, 6. Tarih, insanın gerçek barış ve refahı sağlama çabaları hakkında ne gösterir?

      5 Aradan yüzyıllar geçti. İmparatorluklar kuruldu, yıkıldı. Akla gelebilecek her tür hükümet şekli denendi. Fakat insan ailesinin başına her zaman, tekrar ve tekrar korkunç olaylar geldi. Altı bin yıl sonra, insanın, tüm dünyada barış, adalet ve refahı sağlayacağı, şefkat, merhamet ve işbirliği gibi olumlu değerlerin ne demek olduğunu öğreneceği bir noktaya doğru ilerlediği sanılabilir.

      6 Oysa, gerçek bunun tam tersidir. İnsanların bugüne dek tasarladığı hiçbir hükümet türü, herkese gerçek barış ve refahı getirmedi. Yalnızca 20. yüzyılda, soykırımlarında milyonlarca insanın sistematik bir şekilde öldürüldüğünü ve savaşlarda 100 milyondan fazla kişinin katledildiğini gördük. Zamanımızda, hoşgörüsüzlük ve politik ayrılıklar yüzünden sayısız insan işkence gördü, öldürüldü ve hapsedildi.

      Bugünkü Durum

      7. İnsan ailesinin bugünkü durumu nasıl tanımlanabilir?

      7 Üstelik, insan ailesinin bugünkü genel durumunu da bir düşünün. Suçluluk ve şiddet olayları önlenemez hale geldi. Uyuşturucu kullanımı salgın durumda. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar küresel boyutta. Korkunç AIDS hastalığı milyonlarca insanı etkiliyor. Küçük bir azınlık hesapsız derecede zenginken, her yıl on milyonlarca kişi, açlık veya hastalık yüzünden ölüyor. İnsanlar yeryüzünü kirletip yağma ediyor. Her yerde aileler parçalanıyor, ahlaksal değerler yozlaştırılıyor. Gerçekten de, bugünkü yaşam, “bu dünyanın ilâhı” olan Şeytan’ın iğrenç yönetimini yansıtmaktadır. Yöneticisi olduğu dünya, duygusuz, acımasız ve bütünüyle bozuktur.—II. Korintoslular 4:4.

      8. İnsanlığın başarılarına neden gerçek ilerleme diyemeyiz?

      8 Tanrı, insanlara, bilimsel ve maddi ilerlemelerinin doruğuna ulaşmaları için yeterince zaman verdi. Fakat makinalı tüfek, tank, jet bombardıman uçakları ve nükleer füzelerin ok ve yayların yerini alması gerçek bir ilerleme midir? Yeryüzünde beraberce barış içinde yaşayamayan insanların uzaya gidebilmelerine ilerleme denebilir mi? İnsanların geceleri, hatta bazı yerlerde gündüzleri bile sokakta dolaşmaktan korkmaları ilerleme sayılır mı?

      Zaman Ne Gösterdi?

      9, 10. (a) Geçmiş yüzyıllar neyi açıkça gösterdi? (b) Tanrı neden özgür iradeyi geri almayacak?

      9 Yüzyılların deneyiminin gösterdiği şudur: Tanrı’nın yönetimine bağlı kalmadan, insanın adımlarını başarıyla doğrultması olanaksızdır. İnsanın yemeden, içmeden ve nefes almadan yaşaması olanaksız olduğu gibi, bunu yapması da olanaksızdır. Yiyeceğe suya ve havaya olduğu gibi, Yaratıcımızın rehberliğine de bağımlı olarak yaşamak üzere yaratıldığımız açıktır.

      10 Kötülüğe izin vermekle Tanrı, özgür iradeyi kötüye kullanmanın acı sonuçlar doğurduğunu ilk ve son olarak gösterdi. Özgür irade o kadar değerli bir hediyedir ki, Tanrı, onu insanlardan geri almak yerine, kötüye kullanmanın ne demek olduğunu anlamalarını sağladı. Tanrı’nın Sözü: “Adımlarını doğrultmak yürüyen insanın elinde değildir” derken, bir gerçeği belirtir. “Bir adamın diğer adam üzerine hâkimiyeti kendi zararınadır” derken de, yine gerçekçidir.—Yeremya 10:23; Vaiz 8:9.

      11. İnsan yapısı herhangi bir yönetim şekli acıları sona erdirdi mi?

      11 Tanrı’nın, insan yönetimine altı bin yıl boyunca izin vermesi sayesinde, insanın acıları sona erdiremeyeceği gerçeği çarpıcı şekilde ortaya çıktı. İnsan bunu hiçbir zaman başaramadı. Örneğin, İsrail Kralı Süleyman bile, tüm hikmet, zenginlik ve kudretine rağmen, kendi zamanındaki insan yönetiminden doğan acı sonuçları ortadan kaldıramadı. (Vaiz 4:1-3) Benzer şekilde, bugün de dünya liderleri, en son teknik ilerlemelere rağmen, acıları sona erdiremiyorlar. Daha da kötüsü, tarihin gösterdiği gibi, insanlar, Tanrı’nın yönetiminden bağımsız hareket ettikçe, acıları ortadan kaldırmak bir yana, daha da çoğalttılar.

      Tanrı’nın Uzakgörüşlülüğü

      12-14. Tanrı’nın acılara izin vermesinden hangi uzun vadeli yararlar doğar?

      12 Tanrı’nın acı çekilmesine izin vermesi, bizim için ıstırap verici oldu. Fakat Tanrı uzakgörüşlü olduğundan ilerde iyi sonuçlar doğuracağını önceden biliyordu. Tanrı’nın uzağı görüşü, yaratıklarına, sadece birkaç yıl veya birkaç bin yıl değil, milyonlarca yıl, evet, sonsuza dek yarar sağlayacaktır.

      13 Gelecekte, herhangi biri, Tanrı’nın davranış tarzı hakkında kuşku yaratmak üzere özgür iradeyi kötüye kullanmaya kalkarsa, ona iddialarını kanıtlaması için yeniden vakit vermek gerekmeyecek. Tanrı, asilere bugüne dek, yani binlerce yıl izin vermekle, hukuksal açıdan evrenin her yerinde sonsuza dek uygulanabilecek bir emsal karar sağlamış oldu.

      14 Yehova, bu zaman boyunca kötülüğe ve acı çekilmesine izin verdiği için, Kendisiyle uyum içinde olmayan hiçbir şeyin başarılı olamayacağını zaten yeterince kanıtlamış olacak. İnsanın ya da ruh olan yaratıklarının, Kendisinden bağımsız hiçbir planının sürekli yararlar sağlayamayacağını şüpheye yer bırakmadan göstermiş olacak. Böylece Tanrı, ilerde çıkacak bir asiyi hemen yok etmekte tamamen haklı olacaktır. “Bütün kötüleri helâk eder.”—Mezmur 145:20; Romalılar 3:4.

      [Sayfa 15’teki resim]

      İlk ana babamız Tanrı’dan bağımsız olmayı seçtikten sonra, zamanla ihtiyarlayıp öldüler

      [Sayfa 16’daki resimler]

      Tanrı’dan bağımsız insan yönetimi felaketle sonuçlandı

      [Tanıtım notu]

      U.S. Coast Guard photo

  • Tanrı’nın Amacı Gerçekleşme Yolundadır
    Tanrı Bizimle Gerçekten İlgileniyor mu?
    • Kısım 8

      Tanrı’nın Amacı Gerçekleşme Yolundadır

      1, 2. Tanrı, insanları acılardan kurtarmak üzere hangi düzenlemeleri yaptı?

      ASİ insan ve cinlerin yönetimi, yüzyıllar boyunca insan ailesinin durumunu giderek daha kötüye sürükledi. Fakat Tanrı, çektiğimiz acıları göz ardı etmedi. Tam tersine, bütün bu yüzyıllar boyunca, insanı kötülük ve acının pençesinden kurtarmak üzere düzenlemeler yapmaktaydı.

      2 Aden’de isyan baş gösterdiği zaman, Tanrı, insanlar için bu yeryüzünü bir cennet meskeni yapacak bir hükümet kurmakla ilgili amacını açıklamaya başladı. (Tekvin 3:15) Daha sonraları, başsözcüsü olan İsa, Tanrı’nın gelecekte kurulacak olan bu hükümetini öğretilerinin başlıca teması haline getirdi. Onun insanlığın tek ümidi olduğunu söyledi.—Daniel 2:44; Matta 6:9, 10; 12:21.

      3. İsa, yeryüzü için gelmekte olan hükümeti nasıl adlandırdı ve neden?

      3 İsa, Tanrı’nın gelmekte olan bu hükümetini, gökten yöneteceği için, “göklerin krallığı” diye adlandırdı. (Matta 4:17) Aynı zamanda, ona, Kurucusu Tanrı olduğundan “Tanrı’nın krallığı” adını da verdi. (Luka 17:20) Tanrı, yüzyıllar boyunca, bu hükümeti oluşturacak kimseler ve bu hükümetin başaracakları hakkındaki peygamberlikleri kaydetmeleri için yazarlarına ilham verdi.

      Yeryüzünün Yeni Kralı

      4, 5. Tanrı, İsa’nın, tasvip ettiği Kral olduğunu nasıl gösterdi?

      4 İki bin yıl kadar önce, Tanrı’nın Gökteki Krallığının Kralı olacak kimse hakkında yazılmış birçok peygamberliği gerçekleştiren kişi İsa idi. İsa, Tanrı’nın, insanlık üzerinde hüküm sürecek bu gökteki hükümetin Yöneticiliğine seçtiği kimsenin kendisi olduğunu kanıtladı. İsa öldükten sonra, Tanrı onu gökte güçlü, ölümsüz ruh olan bir yaratık olarak yaşamak üzere diriltti. Onun diriltilmesinin birçok görgü tanığı vardı.—Resullerin İşleri 4:10; 9:1-9; Romalılar 1:1-4; I. Korintoslular 15:3-8.

      5 İsa, o zaman “Allahın sağında otur”du. (İbraniler 10:12, 13) Orada, Gökteki Krallığın Kralı olarak harekete geçmek üzere Tanrı’nın kendisine yetki vereceği zamanı bekledi. Bu da, Tanrı’nın ona: “Ben düşmanlarını senin ayaklarına basamak koyuncıya kadar sağımda otur” dediği, Mezmur 110:1’deki peygamberliği yerine getirdi.

      6. İsa, Tanrı’nın Gökteki Krallığının Kralı olmak üzere yeterli olduğunu nasıl gösterdi?

      6 İsa, yeryüzündeyken, böyle bir mevki için yeterli olduğunu gösterdi. Zulüm gördüğü halde, Tanrı’ya karşı bütünlüğünü korumayı seçti. Bunu yapmakla, Şeytan’ın, hiçbir insanın deneme altında Tanrı’ya sadık kalmayacağını iddia ederken yalan söylemiş olduğunu kanıtladı. Kusursuz bir adam, ‘ikinci Âdem’ olan İsa, Tanrı’nın kusursuz insanlar yaratırken hata yapmamış olduğunu gösterdi.—I. Korintoslular 15:22, 45; Matta 4:1-11.

      7, 8. İsa, yeryüzünde yaşarken hangi iyi işleri yaptı ve bununla neyi gösterdi?

      7 Hangi yönetici, İsa’nın birkaç yıllık hizmeti boyunca yaptığı kadar çok sayıda yararlı işi başardı? Tanrı’nın mukaddes ruhunun verdiği güçle, İsa, hastaları, sakatları, körleri, sağırları, dilsizleri iyileştirdi. Hatta ölüleri bile dirilti! Krallık kudretiyle geldiği zaman, insanlık uğrunda küre çapında yapacağı işleri küçük çapta gösterdi.—Matta 15:30, 31; Luka 7:11-16.

      8 İsa, yeryüzündeyken, o kadar çok iyi iş yaptı ki, şakirdi Yuhanna şunları dedi: “İsanın yaptığı başka çok şeyler daha vardır; eğer birer birer yazılmış olsalar, yazılan kitaplar dünyaya bile sığmazdı sanırım.”—Yuhanna 21:25.a

      9. Dürüst yürekli insanlar neden İsa’nın etrafında toplandılar?

      9 İsa, nazik ve şefkatliydi, insanlara büyük sevgi duyuyordu. Yoksul ve ezilmiş olanlara yardım ediyor, fakat zengin veya mevki sahibi olanlara da farklı şekilde davranmıyordu. Dürüst yürekli insanlar, İsa’nın sevgi dolu şu davetine olumlu karşılık veriyorlardı: “Ey bütün yorgunlar ve yükleri ağır olanlar, bana gelin, ve size ben rahat veririm. Boyunduruğumu takının, ve benden öğrenin; zira ben halim [yumuşak huylu] ve alçak gönüllüyüm; ve canlarınıza rahat bulursunuz. Çünkü boyunduruğum kolay, ve yüküm hafiftir.” (Matta 11:28-30) Tanrı’dan korkan insanlar onun etrafına toplandı ve yönetimini özlemle beklediler.—Yuhanna 12:19.

      Kendisiyle Birlikte Yönetenler

      10, 11. Kimler de İsa ile birlikte yeryüzünü yönetecek?

      10 İnsan hükümetlerinde birden fazla yönetici olduğu gibi, Tanrı’nın Gökteki Krallığında da durum aynıdır. İsa, yakın arkadaşlarına, insanlık üzerinde kendisiyle birlikte kral olarak hüküm süreceklerini vaat ettiğinden, yeryüzünü İsa ile birlikte başka kimseler de yönetecektir.—Yuhanna 14:2, 3; Vahiy 5:10; 20:6.

      11 İşte bu nedenle, sınırlı sayıda insan da İsa ile birlikte gökte yaşamak üzere diriltiliyor. Onlar, insanlığa sonsuz nimetler getirecek olan Tanrı’nın Gökteki Krallığını oluşturuyorlar. (II. Korintoslular 4:14; Vahiy 14:1-3) Böylece, yüzyıllar boyunca Yehova, insan ailesine sonsuz nimetler getirecek olan bir yönetimin temelini attı.

      Tanrı’dan Bağımsız Yönetimlerin Sonu

      12, 13. Tanrı’nın Gökteki Krallığı şimdi ne yapmak üzere hazır durumdadır?

      12 Tanrı, bu yüzyılda, dünya meselelerine doğrudan müdahale etti. Bu küçük kitabın 9. kısmında göstereceği gibi, Mukaddes Kitap peygamberliği, Tanrı’nın Gökteki Krallığının 1914 yılında Mesih’in yönetimi altında kurulduğunu ve şimdi Şeytan’ın tüm sistemini ezmeye hazır durumda olduğunu kanıtlar. Bu Gökteki Krallık, Mesih’in ‘düşmanlarının ortasında saltanat sürmeye’ hazırdır.—Mezmur 110:2.

      13 Daniel 2:44 bu konuda şunları diyor: “[Şimdi var olan] o kıralların günlerinde göklerin Allahı [gökte] ebediyen harap olmıyacak bir kırallık kuracak, ve onun hâkimiyeti başka bir kavma bırakılmayacak [insan yönetimine bir daha asla izin verilmeyecek]; ancak bu kırallıkların hepsini o [Tanrı’nın Gökteki Krallığı] parçalıyacak ve bitirecek, ve kendisi ebediyen duracak.”

      14. İnsan yönetiminin son bulmasından doğacak bazı yararlar nelerdir?

      14 Tanrı’dan bağımsız bütün yönetimler ortadan kaldırılınca, Tanrı’nın Gökteki Krallığının yönetimi yeryüzü üzerinde tam anlamıyla hüküm sürecek. Bu Krallık yeryüzünü gökten yönettiğinden, insanlar tarafından hiçbir zaman bozulamaz. Yönetim gücü, başlangıçta bulunduğu yerde, yani gökte, Tanrı’nın elinde olacak. Tanrı’nın yönetimi, tüm yeryüzünü denetimi altına alacağından, artık hiç kimse bir daha sahte dinler, doyum vermeyen insan felsefeleri ve politik kuramlarla yanlış yola saptırılmayacak. Bunlardan hiçbirinin olmasına izin verilmeyecek.—Matta 7:15-23; Vahiy 17-19 bapları.

      [Dipnotlar]

      a İsa’nın yaşamı hakkında kapsamlı bir bilgi için Dünyada Yaşamış En Büyük Adam kitabına bakın.

      [Sayfa 18’deki resim]

      İsa, yeryüzündeyken hastaları iyileştirmekle ve ölüleri diriltmekle, yeni dünyada neler yapacağını gösterdi

      [Sayfa 19’daki resim]

      Tanrı’nın Gökteki Krallığı kendisinden bağımsız olan bütün yönetim şekillerini ortadan kaldıracak

  • “Son Günlerde” Yaşadığımızı Nasıl Biliyoruz?
    Tanrı Bizimle Gerçekten İlgileniyor mu?
    • Kısım 9

      “Son Günlerde” Yaşadığımızı Nasıl Biliyoruz?

      1, 2. Son günlerde olup olmadığımızı nasıl bilebiliriz?

      TANRI’NIN Gökteki Krallığının, insanın yönettiği bu şimdiki sisteme karşı harekete geçeceği zamanda yaşadığımızdan nasıl emin olabiliriz? Tanrı’nın tüm kötülük ve acılara son vereceği zamanın çok yakın olduğunu nasıl bilebiliyoruz?

      2 İsa Mesih’in şakirtleri de bunları bilmek istediler. İsa’ya, Krallık kudretiyle huzuruna ve ‘bu ortamın sona erişine’ “alâmet”in ne olacağını sordular. (Matta 24:3) İsa, insanlığın “sonun vakti”ne, yani bu ortamın “son günler”ine girdiğini göstermek üzere, hepsi bir arada gerçekleşecek olan dünyayı sarsan olay ve durumları ayrıntılı olarak bildirerek onların bu sorusunu cevaplandırdı. (Daniel 11:40; II. Timoteos 3:1) Acaba bu yüzyılda, bu bileşik alameti gördük mü? Evet, bol bol gördük!

      Dünya Savaşları

      3, 4. Yüzyılımızın savaşları, İsa’nın peygamberliğine nasıl uyar?

      3 İsa, ‘milletin millete karşı, ülkenin ülkeye karşı kalkacağını’ önceden bildirdi. (Matta 24:7) 1914 yılında, dünya, milletlerin ve krallıkların daha önce herhangi bir savaşta görülmemiş şekilde seferber edildiği bir savaşa karıştı. Bu gerçeği kabul ederek tarihçiler, o zaman onu, Büyük Savaş diye adlandırdılar. Bu tür bir savaş tarihte hiç olmamıştı, o ilk dünya savaşıydı. Bu savaşta, daha önce hiçbir savaşta görülmemiş kadar çok insan, yani yaklaşık 20.000.000 asker ve sivil yaşamını yitirdi.

      4 Birinci Dünya Savaşı son günlerin başlangıcını işaretledi. İsa, bu ve başka olayların, “ağrıların başlangıcı” olacağını söyledi. (Matta 24:8) Bu da doğru çıktı, çünkü II. Dünya Savaşı çok daha öldürücü oldu; yaklaşık 50.000.000 asker ve sivil yaşamını yitirdi. 20. yüzyılda, 100.000.000’dan fazla insan savaşlarda öldürüldü, yani daha önceki 400 yıl boyunca çıkan savaşların tümünde ölen insanların dört katından daha fazla insan! İnsan yönetiminin ne feci bir başarısızlığı!

      Diğer Kanıtlar

      5-7. Son günlerde yaşadığımızı gösteren başka kanıtlardan bazıları nelerdir?

      5 İsa, son günlerin başka özelliklerini de bildirdi: “Büyük zelzeleler, ve yer yer kıtlıklar ve vebalar [salgın hastalıklar] olacak.” (Luka 21:11) Bu sözler, 1914’den beri süregelen olaylara tam anlamıyla uyar, çünkü bu gibi felaketler yüzünden acılar korkunç derecede arttı.

      6 Çok can alan büyük depremler devamlı oluyor. Yalnızca, I. Dünya Savaşından sonra çıkan İspanyol gribinden 20.000.000, hatta bazı tahminlere göre, 30.000.000 veya daha da çok insan öldü. AIDS yüzbinlerce can almıştır ve yakın gelecekte daha milyonlarcasını alabilir. Her yıl milyonlarca insan kalp hastalığı, kanser ve diğer hastalıklar yüzünden ölüyor. Milyonlarca insan da açlıktan yavaş yavaş ölüyor. ‘Apokalipsin atlılarının,’ 1914’ten beri, savaş, kıtlık ve salgın hastalıklarla çok sayıda insanı öldürdüğüne şüphe yoktur.—Vahiy 6:3-8.

      7 İsa, tüm ülkelerde suçlarda görülen artışı da önceden bildirdi: “Fesat (kanunsuzluk) çoğalacağından ötürü, bir çokların sevgisi soğuyacak.”—Matta 24:12.

      8. II. Timoteos 3. baptaki peygamberlik nasıl zamanımıza uyar?

      8 Ayrıca, Mukaddes Kitap peygamberliği, bugün dünyanın her tarafında açıkça görülen ahlak çöküntüsünü de önceden bildirdi: “Son günlerde çetin anlar gelecektir. Çünkü insanlar, kendilerini seven, parayı seven, övünücü, mağrur, küfürbaz, ana babaya itaatsiz, nankör, murdar, şefkatsiz, amansız, iftiracı, nefsine mağlûp, azgın, iyilik düşmanı, hain, inatçı, kibirli, zevki Allahtan ziyade seven, takva (Tanrısal bağlılık) suretini gösterip onun kuvvetini inkâr edenler olacaklardır . . . . kötü ve sahte adamlar aldatarak ve aldanarak fenalıkta daha ileri gideceklerdir.” (II. Timoteos 3:1-13) Bütün bunlar gözlerimizin önünde gerçekleşiyor.

      Başka Bir Etken

      9. Gökte, yeryüzünde son günlerin başlangıcına rastlayan hangi olay oldu?

      9 Yüzyılımızda acıların korkunç boyutlara ulaşmasına katkıda bulunan başka bir etken daha var. Son günlerin başlangıcı olan ve 1914’e rastlayan başka bir olay, insanlığı daha da büyük bir tehlikeye soktu. Mukaddes Kitabın son kitabında kayıtlı bir peygamberlik, o zaman gerçekleşen olayla ilgili şunları der: “Gökte cenk oldu; Mikael [gökte kudretli durumundaki Mesih] ve kendi melekleri ejderle [Şeytan ile] cenketmek için çıktılar; ve ejder ve kendi melekleri [cinler] cenkettiler, ve galip olmadılar, ve gökte artık onların yeri bulunmadı. Ve İblis ve Şeytan denilen büyük ejder, bütün dünyayı saptıran eski yılan, yeryüzüne atıldı, ve onun melekleri kendisile beraber atıldılar.”—Vahiy 12:7-9.

      10, 11. Şeytan ve cinleri yeryüzüne atıldığında, insanlık bundan nasıl etkilendi?

      10 İnsan ailesi için bunun sonucu ne oldu? Peygamberlik şöyle devam eder: “Vay yere ve denize, çünkü İblis vaktinin az olduğunu bilerek büyük gazapla size indi.” Evet, Şeytan, sisteminin son bulmak üzere olduğunu biliyor, bu nedenle, kendisi ve dünyası ortadan kaldırılmadan önce, insanları Tanrı’ya karşı çevirmek üzere elinden gelen her şeyi yapıyor. (Vahiy 12:12; 20:1-3) Bu ruh olan yaratıklar, özgür iradelerini kötüye kullandıkları için ne denli yozlaşmışlar! Özellikle 1914’ten beri dünya, onların etkisi altında ne korkunç durumlar yaşıyor!

      11 İsa’nın, zamanımızla ilgili şunları önceden bildirmesine şaşmamak gerek: “Korkunç şeyler, ve gökten büyük alâmetler olacak.”—Luka 21:11.

      İnsan ve Cin Yönetiminin Sonu Yakın

      12. Bu sistem sona ermeden önce gerçekleşmesi gereken en son peygamberliklerden biri nedir?

      12 Tanrı bugünkü sistemi yok etmeden önce, gerçekleşmesi gereken daha kaç Mukaddes Kitap peygamberliği var? Çok az! En son kalanlardan biri I. Selânikliler 5:3’te kayıtlıdır ve şunları der: “Barış ve güvenlikten söz ederlerken, üzerlerine ansızın felaket gelecek.” (The New English Bible) Bu bize, onlar “söz ederlerken,” bu sistemin son bulmaya başlayacağını gösterir. Dünyanın ummadığı şekilde, insanların barış ve güvenlik ümidine dikkatlerini verdikleri bir sırada harabiyet gelecek.

      13, 14. İsa, hangi sıkıntı vaktini önceden bildirdi ve bu dönem nasıl sona erecek?

      13 Şeytan’ın etkisi altında olan bu dünyanın zamanı geçip gitmek üzere. Pek yakında sonu gelecek. Bu son, İsa’nın sözünü ettiği şu sıkıntı vaktinde olacak: “O zaman büyük sıkıntı olacaktır ki, dünyanın başlangıcından şimdiye kadar olmamıştır, ve hiç olmıyacaktır.”—Matta 24:21.

      14 Tanrı’nın Armagedon savaşıyla “büyük sıkıntı” doruğa ulaşacak. Bu, peygamber Daniel’in, Tanrı’nın, ‘bu kırallıkların hepsini parçalayacağını’ söylediği zamandır. Bu, bugünkü Tanrı’dan bağımsız tüm insan yönetimlerinin sonu anlamına gelecek. O zaman, Tanrı’nın Gökteki Krallığı, insanların tüm işlerini tamamen denetimi altına alacak. Daniel, yönetme yetkisinin bir daha asla ‘başka bir kavma bırakılmayacağını’ önceden bildirdi.—Daniel 2:44; Vahiy 16:14-16.

      15. Şeytan ve cinlerinin etkisine ne olacak?

      15 O zaman, Şeytan ve cinlerin tüm etkisi sona erecek. Ruh olan bu asi yaratıklar, ‘artık milletleri saptırmasınlar diye’ etkisiz duruma getirilecekler. (Vahiy 12:9; 20:1-3) Ölüme mahkûm edildiler ve onları yok edilme bekliyor. Onların alçaltıcı etkilerinden kurtulmak, insanlık için ne büyük bir kurtuluş olacak!

      Kimler Hayatta Kalacak? Kimler Kalmayacak?

      16-18. Bu sistemin sonunda kimler hayatta kalacak, kimler kalmayacak?

      16 Tanrı bu dünyaya karşı hükmünü yerine getirdiği zaman, kimler hayatta kalacak? Kimler kalmayacak? Mukaddes Kitap, Tanrı’nın yönetimini isteyenlerin korunup hayatta kalacaklarını gösterir. Tanrı’nın yönetimini istemeyenler ise korunmayacak, fakat Şeytan’ın dünyasıyla birlikte yok edilecekler.

      17 Süleymanın Meselleri 2:21, 22 şunları der: “Çünkü memlekette doğru [kendini Tanrı’nın yönetimine tabi kılan] adamlar oturacaklar ve kâmiller orada kalacaklardır. Fakat kötü [kendini Tanrı’nın yönetimine tabi kılmayan] adamlar yeryüzünden atılacaklar ve hainler ondan söküleceklerdir.”

      18 Mezmur 37:10, 11’de şunları söyler: “Biraz bekle ve kötü yok olacaktır; . . . . Fakat halimler (yumuşak huylu olanlar) dünyayı miras alacaklar ve selâmet (barış) bolluğunda lezzet bulacaklardır.” 29. ayet şunları ekler: “Salihler [adil olanlar] yeri miras alır ve onda ebediyen otururlar.”

      19. Hangi öğüde önem vermeliyiz?

      19 Mezmur 37:34’teki öğüde çok önem vermeliyiz: “RABBİ (Yehova’yı) bekle, ve onun yolunu tut, ve yeri miras almak için seni yükseltecektir; kötülerin kesilip atılacağı zaman bunu göreceksin.” 37 ve 38. ayetleri şunları der: “Kâmil insana göz koy, ve doğru adama bak; çünkü akıbet selâmet ehlinindir (onun sonu barış dolu olacaktır). Fakat âsiler birlikte yok olacaklar; kötülerin sonu kesilecektir.”

      20. Heyecan verici bir zamanda yaşadığımızı neden söyleyebiliriz?

      20 Tanrı’nın bizimle gerçekten ilgilendiğini ve pek yakında tüm kötülük ve acılara son vereceğini bilmek, ne kadar teselli edici, evet, ne denli coşku vericidir! Bu görkemli peygamberliklerin kısa bir süre sonra gerçekleşeceğinin bilincinde olmak ne kadar heyecan vericidir!

      [Sayfa 20’deki resim]

      Mukaddes Kitap, son günlerin “alâmet”ini oluşturacak olayları önceden bildirdi

      [Sayfa 22’deki resim]

      Kendilerini Tanrı’nın yönetimine tabi kılmayanlar pek yakında, Armagedon’da yok edilecekler. Kendilerini tabi kılanlar ise, adil yeni bir dünyada yaşamak üzere hayatta kalacaklar

  • Tanrı Tarafından Oluşturulan Şahane Yeni Dünya
    Tanrı Bizimle Gerçekten İlgileniyor mu?
    • Kısım 10

      Tanrı Tarafından Oluşturulan Şahane Yeni Dünya

      1, 2. Yeryüzünü temizleyecek Armagedon savaşından sonra ne olacak?

      TANRI’NIN yeryüzünü temizleyeceği Armagedon savaşından sonra ne olacak? Görkemli yeni bir çağ başlayacak. Tanrı’nın yönetimine vefalarını zaten kanıtlamış olan Armagedon’da hayatta kalanlar yeni dünyaya getirilecekler. Tanrı’dan insan ailesine olağanüstü nimetler aktığında bu, tarihte benzeri olmayan ne heyecanlı bir dönem olacak!

      2 Armagedon’da hayatta kalanlar, Tanrı’nın Gökteki Krallığının yönetimi altında, bir cennet meydana getirmeye başlayacaklar. Enerjilerini o zaman yaşayanlara yarar sağlayacak bencil olmayan uğraşlar için kullanacaklar. Yeryüzü, insanlık için güzel, barış dolu, doyum veren bir mesken haline dönüştürülmeye başlanacak.

      Kötülüğün Yerini Adalet Alıyor

      3. Armagedon’dan hemen sonra, hangi kurtuluş hissedilecek?

      3 Şeytan’ın dünyasının harap edilmesiyle bütün bunlar mümkün olacak. Bölücü sahte dinler, toplumsal sistemler veya hükümetler artık olmayacak. Şeytani propagandalar artık insanları aldatmayacak; böyle propagandalar için kullanılan araçlar, Şeytan’ın sistemiyle birlikte yok edilecek. Düşünün: Şeytan’ın dünyasının zehirli atmosferi tamamen temizlenecek! Ne büyük bir kurtuluş!

      4. Öğretim açısından meydana gelecek değişikliği açıklayın.

      4 O zaman, Tanrı’dan gelen yapıcı öğretim, insan yönetiminin yıkıcı fikirlerinin yerine geçecek. “Bütün oğulların RAB (Yehova) tarafından öğretilmiş olacak.” (İşaya 54:13) Bu sağlıklı öğretim sayesinde, şu sözler her geçen yıl daha da belirgin olacak: “Sular denizi nasıl kaplıyorsa, dünya da RAB (Yehova) bilgisi ile dolu olacak.” (İşaya 11:9) İnsanlar artık kötülük öğrenmeyecek, bunun yerine “dünyada oturanlar doğruluk öğren”ecekler. (İşaya 26:9) Yapıcı fikir ve davranışlar olağan şeyler haline gelecek.—Resullerin İşleri 17:31; Filipililer 4:8.

      5. Tüm kötülüğe ve kötü insanlara ne olacak?

      5 Böylece, artık adam öldürme, şiddet, ırza geçme, soygun ya da başka herhangi bir suç olmayacak. Artık kimse başkalarının kötü işlerinden dolayı acı çekmeyecek. Süleymanın Meselleri 10:30 şunları der: “Salih [adil] olan ebediyen sarsılmaz, fakat kötüler memlekette oturmıyacaklardır.”

      Tam Sağlığa Kavuşuluyor

      6, 7. (a) Gökteki Krallık yönetimi hangi katı gerçeği sona erdirecek? (b) İsa, yeryüzündeyken bunu nasıl gösterdi?

      6 Yeni dünyada, ilk isyanın kötü etkileri tamamen tersine döndürülecek. Örneğin, Gökteki Krallık yönetimi, hastalık ve yaşlılığı ortadan kaldıracak. Bugün, bir dereceye kadar sağlıklı olsanız bile, bir gerçeği değiştiremezsiniz, yaşlandıkça gözleriniz zayıflayacak, dişleriniz çürüyecek, işitmeniz ağırlaşacak cildiniz kırışacak, iç organlarınız bozulacak ve sonunda öleceksiniz.

      7 Oysa, ilk ana babamızdan miras aldığımız bu üzücü etkiler, pek yakında geçmişte kalmış olacak. İsa’nın, yeryüzündeyken insanları iyileştirmek üzere neler yaptığını hatırlıyor musunuz? Mukaddes Kitap şunları anlatıyor: “Ona büyük kalabalıklar, beraberlerinde topallar, körler, dilsizler, çolaklar, daha başka bir çokları olarak geldiler; ve onları İsanın ayaklarının yanına bıraktılar, ve İsa onları iyi etti; şöyle ki, dilsizi söyler, çolağı sağlam, körü görür, ve topalı yürür gördükleri zaman, halk şaştılar.”—Matta 15:30, 31.

      8, 9. Yeni dünyada, tam sağlık geri verildiğinde duyulacak mutluluğu tanımlayın.

      8 Yeni dünyada, tüm acılarımız ortadan kaldırıldığı zaman, ne büyük bir mutluluk olacak! Bozuk sağlıktan ileri gelen ıstıraplar bize bir daha asla acı vermeyecek. “Orada oturan: Hastayım, demiyecek.” “O zaman körlerin gözleri açılacak, sağırların da kulakları açılacak. O zaman topal adam geyik gibi sıçrıyacak, ve dilsizin dili terennüm edecek.”—İşaya 33:24; 35:5, 6.

      9 Her sabah uyandığınızda, canlılık veren tam bir sağlığa sahip olduğunuzu bilmeniz size heyecan vermeyecek mi? Yaşlı insanların, gençliklerindeki dinç durumlarına yeniden kavuştuklarını ve Âdem ve Havva’nın ilk başta sahip olduğu kusursuzluğa erişeceklerini bilmeleri, onları memnun etmeyecek mi? Mukaddes Kitap şu vaatte bulunuyor: “Eti çocuğunkinden körpe olur; gençliği günlerine döner.” (Eyub 33:25) Gözlükleri, işitme aygıtlarını, koltuk değneklerini, tekerlekli sandalyeleri ve ilaçları atmak ne büyük bir zevk olacak! Hastanelere, doktorlara ve dişçilere bir daha asla ihtiyaç olmayacak.

      10. Ölüme ne olacak?

      10 Böyle canlılık veren bir sağlığa sahip olan insanlar ölmek istemeyecekler. Ve ölmek zorunda olmayacaklar, çünkü insanlık artık miras aldığı kusurluluk ve ölümün pençesinde bulunmayacak. Çünkü Tanrı “bütün düşmanları kendi ayakları altına koyuncıya kadar, onun [Mesih’in] saltanat sürmesi lâzımdır. İptal olunacak son düşman ölümdür.” “Allahın mevhibesi . . . . ebedi hayattır.”—I. Korintoslular 15:25, 26; Romalılar 6:23; İşaya 25:8’e de bakın.

      11. Vahiy, yeni dünyadaki nimetleri nasıl özetler?

      11 Mukaddes Kitabın son kitabı, Cennet’te, insanlara özen gösteren Tanrı’dan insan ailesine gelecek nimetleri özetleyip şunları der: “[Tanrı] gözlerinden bütün gözyaşlarını silecek; ve artık ölüm olmıyacak; ve artık matem ve ağlayış ve acı da olmıyacak; çünkü evvelki şeyler geçtiler.”—Vahiy 21:4.

      Ölüler Geri Geliyor

      12. İsa, Tanrı’nın kendisine verdiği diriltme gücünü nasıl gösterdi?

      12 İsa, hastaları ve topalları iyileştirmekten daha fazlasını yaptı. Ölmüş olanları da diriltti. Böylece, Tanrı’nın kendisine vermiş olduğu olağanüstü diriltme gücünü gösterdi. İsa’nın, kızı ölmüş olan adamın evine geldiği zaman olanları hatırlıyor musunuz? İsa, ölü kıza: “Kızcağız, sana kalk diyorum” dedi. Sonuç ne oldu? “Kız da hemen kalkıp gezdi.” Bu olayı gören insanlar “pek çok şaştılar.” Mutluluklarını çoşkuyla göstermekten kendilerini alamadılar!—Markos 5:41, 42; Luka 7:11-16’ya bakın; Yuhanna 11:1-45.

      13. Ne tür insanlar diriltilecek?

      13 Yeni dünyada, ‘adil olanlar ile olmayanların dirilmesi olacak.’ (Resullerin İşleri 24:15) O zaman İsa, Tanrı’nın kendisine verdiği gücü, ölüleri diriltmek üzere kullanacak; kendisi bunu şöyle açıkladı: “Kıyamet [dirilme] ve hayat benim; bana iman eden ölmüş olsa da, yaşar.” (Yuhanna 11:25) İsa şunları da dedi: “Kabirlerde [Tanrı’nın belleğinde] olanların hepsi onun [İsa’nın] sesini işitecekler; . . . . [ve] çıkacaklar.”—Yuhanna 5:28, 29.

      14. Artık ölüm olmayacağına göre, neler de olmayacak?

      14 Ölüler birbiri ardınca gruplar halinde diriltilip sevdiklerine kavuştuklarında, küre çapında büyük sevinç olacak! Hayatta kalanlara üzüntü veren ölüm ilanları artık olmayacak. Onun yerine, büyük olasılıkla tam tersi gerçekleşecek: sevdiklerine sevinç vermek üzere, yeni diriltilenlerin ilanları yapılacak. Böylece artık cenaze törenleri, üzerinde ölülerin yakıldığı odun yığınları, krematoryum veya mezarlıklar olmayacak!

      Gerçekten Barış Dolu Bir Dünya

      15. Mika’nın peygamberliği tam anlamıyla nasıl gerçekleşecek?

      15 Hayatın her alanında gerçek barış hüküm sürecek. Savaşlar, savaşı kışkırtanlar ve silah üretimi geçmişte kalacak. Neden mi? Çünkü bölücü aşiretçi, milliyetçi ve ırkçı çıkarlar ortadan kalkacak. O zaman, gerçek anlamda “millet millete karşı kılıç kaldırmıyacak, ve artık cengi öğrenmiyecekler.”—Mika 4:3.

      16. Tanrı, savaşın ortaya çıkmasını nasıl engelleyecek?

      16 İnsanın kana susamış savaşlarla dolu tarihine bakılacak olursa, bu belki şaşırtıcı görünebilir. Fakat bu, insanlığın, insan ve cinlerin yönetimi altında bulunmasından ileri geldi. Gökteki Krallığın yönetimi altındaki yeni dünyada şunlar olacak: “Gelin, RABBİN (Yehova’nın) işlerini görün . . . . Yerin ucuna kadar cenkleri [savaşları] durdurur; yayı kırar ve mızrağı parçalar; cenk arabalarını ateşte yakar.”—Mezmur 46:8, 9.

      17, 18. Yeni dünyada, insanlarla hayvanlar arasındaki ilişkiler nasıl olacak?

      17 Aden’de olduğu gibi, insanlar ve hayvanlar arasında yine barış olacak. (Tekvin 1:28; 2:19) Tanrı şunları diyor: “Kır hayvanları ile, ve göklerin kuşları ile, ve toprakta sürünenlerle o gün onlar için ahit keseceğim; . . . . ve kendilerini emniyette yatıracağım.”—Hoşea 2:18.

      18 Bu barış ne derece kapsamlı olacak? “Kurt kuzu ile beraber oturacak, ve kaplan oğlakla beraber yatacak; ve buzağı ve genç aslan ve besili sığır bir arada olacak; ve onları küçük bir çocuk güdecek.” Hayvanlar, insanlar ve birbirleri için bir daha asla bir tehlike oluşturmayacaklar. Hatta “aslan sığır gibi saman yiyecek”!—İşaya 11:6-9; 65:25.

      Yeryüzü Cennete Dönüşüyor

      19. Yeryüzü neye dönüşecek?

      19 Tüm yeryüzü, insanlık için cennet bir mesken haline dönüştürülecek. Bu nedenle, İsa, kendisine iman eden bir adama şu vaatte bulunabildi: “Sen benimle beraber cennette olacaksın.” Mukaddes Kitap şunları der: “Çöl ve kurak yer mesrur olacak; ve bozkır sevinecek, ve nergis gibi çiçeklenecek. . . . . çünkü çölde sular, ve bozkırda seller fışkıracak.”—Luka 23:43; İşaya 35:1, 6.

      20. Neden açlık bir daha asla insanlara sıkıntı vermeyecek?

      20 Tanrı’nın Gökteki Krallığı altında, açlık artık milyonlarca kişiye sıkıntı vermeyecek. “Yerde, dağlar başında, buğday bolluğu olsun.” “Kırın ağacı meyvasını verecek, ve yer mahsulünü verecek, ve kendi toprakları üzerinde emniyette olacaklar.”—Mezmur 72:16; Hezekiel 34:27.

      21. Evsizlik, gecekondu mahalleleri ve kötü çevreye ne olacak?

      21 Yoksulluk, evsiz barksız insanlar, gecekondu mahalleleri ya da suçun kol gezdiği çevreler artık olmayacak. “Evler yapacaklar, ve oturacaklar; ve bağlar dikecekler, ve meyvasını yiyecekler. Onlar bina edip de başkası oturmıyacak; onlar dikip de başkası yemiyecek.” “Herkes kendi asması altında, ve kendi incir ağacı altında oturacak; ve onları korkutan olmıyacak.”—İşaya 65:21, 22; Mika 4:4.

      22. Mukaddes Kitap, Tanrı’nın yönetiminin getireceği nimetleri nasıl tanımlar?

      22 İnsanlar, Cennet’te, bu ve buna benzer daha birçok şeyle bereketlenecektir. Mezmur 145:16 Tanrı için şunları der: “Elini açarsın, ve her yaşıyanı dileğine göre doyurursun.” Mukaddes Kitap peygamberliğinin açıklamasına artık şaşmamak gerek: “Halimler (yumuşak huylu olanlar) dünyayı miras alacaklar ve selâmet (barış) bolluğunda lezzet bulacaklardır. . . . . Salihler [adil olanlar] yeri miras alır ve onda ebediyen otururlar.”—Mezmur 37:11, 29.

      Geçmişi Telafi Etmek

      23. Tanrı’nın Gökteki Krallığı, çektiğimiz tüm acıları nasıl telafi edecek?

      23 Tanrı’nın Gökteki Krallık yönetimi, geçmiş altı bin yıl boyunca insan ailesine verilen tüm zararı telafi edecek. O zaman duyulacak sevinç, insanların çektiği acılardan çok daha ağır basacak. Geçmişte çekilmiş acılarla ilgili herhangi bir kötü anı yaşamı bozmayacak. Yapıcı fikir ve etkinlikler, insanların günlük yaşamı haline gelecek ve bunlar, giderek acı anıları silecek.

      24, 25. (a) İşaya neyin olacağını önceden bildirdi? (b) Geçmişin acı veren anılarının giderek kaybolacağından neden emin olabiliriz?

      24 İnsanlarla ilgilenen Tanrı şunları açıklıyor: “Ben yeni gökler [insanlık üzerinde hüküm süren gökteki yeni hükümet] ile yeni yer [adil insan toplumu] yaratmaktayım; ve önceki şeyler anılmıyacak, ve fikre gelmiyecek. Ancak yaratmakta olduğumla mesrur olacaksınız ve ebediyen sevinçle coşacaksınız.” “Bütün dünya rahatta ve susmuş; birden terennümle coşarlar.”—İşaya 14:7; 65:17, 18.

      25 Böylece Tanrı, Gökteki Krallığı vasıtasıyla, çok uzun süredir devam eden kötü durumu tamamen tersine çevirecek. Geçmişte çektiğimiz acıları fazlasıyla telafi eden nimetler yağdırarak, ebediyet boyunca bize büyük ilgi duyduğunu gösterecek. O zaman, daha önce çektiğimiz sıkıntılar, onları hatırlamak istediğimizde bile, zihnimizde ancak silik birer anıya dönüşmüş olacaktır.

      26. Tanrı, geçmişte çektiğimiz acıları neden telafi edecek?

      26 İşte Tanrı, bu şekilde bu dünyada çekmiş olduğumuz acıları telafi edecek. Tanrı, kusurlu olarak doğmamızın kendi suçumuz olmadığını biliyor, çünkü kusurluluğu ilk ana babamızdan miras aldık. Şeytani bir dünyada hayata gelmemiz kendi suçumuz değildi, çünkü Âdem ve Havva sadık kalsaydı, bunun yerine, cennette doğmuş olacaktık. Böylece, büyük şefkatle Tanrı, yaşadığımız kötü geçmişi fazlasıyla telafi edecek.

      27. Yeni dünyada, hangi peygamberlikler şahane şekilde gerçekleşecek?

      27 Yeni dünyada, insanlık, Romalılar 8:21, 22’de önceden bildirilen özgürlüğü tadacak: “Hilkat [yaratılış] kendisi de fesat kulluğundan Allahın evlâdının izzetli hürriyetine azat edilecektir. Çünkü bütün hilkatin şimdiye kadar birden ah edip ağrı çektiğini biliriz.” İnsanlar, o zaman “Melekûtun (Krallığın) gelsin; gökte olduğu gibi yerde de senin iraden olsun” duasının tamamen gerçekleştiğini görecekler. (Matta 6:10) Yeryüzündeki şahane cennetin durumu, gökteki durumun bir yansıması olacak.

      [Sayfa 23’teki resimler]

      Yeni dünyada yaşlılar gençliklerindeki dinç durumlarına geri dönecekler

      [Sayfa 24’teki resim]

      Yeni dünyada tüm hastalıklar ve sakatlıklar ortadan kaldırılacak

      [Sayfa 25’teki resim]

      Yeni dünyada ölüler diriltilecek

      [Sayfa 26’daki resim]

      ‘Savaşı artık öğrenmeyecekler’

      [Sayfa 27’deki resimler]

      Cennette, insanlarla hayvanlar arasında mutlak barış olacak

      [Sayfa 27’deki resim]

      ‘Tanrı elini açacak ve her yaşayanı dileğine göre doyuracak’

      [Sayfa 28’deki resim]

      Tanrı’nın Gökteki Krallığı çektiğimiz tüm acıları fazlasıyla telafi edecek

  • Yeni Dünyanın Temeli Şimdi Oluşturulmaktadır
    Tanrı Bizimle Gerçekten İlgileniyor mu?
    • Kısım 11

      Yeni Dünyanın Temeli Şimdi Oluşturulmaktadır

      1, 2. Mukaddes Kitap peygamberliğinin gerçekleşmesi olarak, gözlerimizin önünde neler oluyor?

      ŞEYTAN’IN eski dünyasının iyice yozlaştığı şu sırada, Tanrı’nın yeni dünyasının temelinin şimdi oluşturuluyor olması olağanüstü bir gerçektir. Tanrı, gözlerimizin önünde, her milletten insanları toplayıp, onlarla, yakında bugünkü bölünmüş dünyanın yerine geçecek yeni bir yeryüzü toplumunun temelini oluşturuyor. Mukaddes Kitapta, II. Petrus 3:13’te, bu yeni toplum “yeni yer” diye adlandırılıyor.

      2 Mukaddes Kitap peygamberliği şunları da diyor: “Son günlerde [içinde yaşadığımız zamanda] . . . . çok kavmlar gidecekler, ve diyecekler: Gelin, ve RABBİN (Yehova’nın) dağına [hakiki tapınmasına] . . . . çıkalım; ve kendi yollarını bize öğretecek, ve onun yollarında yürüyeceğiz.”—İşaya 2:2-3.

      3. (a) İşaya’nın peygamberliği kimlerin arasında gerçekleşiyor? (b) Mukaddes Kitabın son kitabı bu konuda ne diyor?

      3 Bu peygamberlik şimdi, kendilerini Tanrı’nın ‘yollarına’ tabi kılıp ‘onun yollarında yürüyenler’ arasında gerçekleşiyor. Mukaddes Kitabın son kitabı, bu barışsever uluslararası toplumdan, “her milletten ve sıptlardan ve kavmlardan ve dillerden . . . . büyük kalabalık”, Tanrı’ya birleşmiş olarak hizmet eden, küre çapında gerçek bir kardeşlik toplumu olarak söz ediyor. Mukaddes Kitap aynı zamanda şunları da diyor: “Bunlar o büyük sıkıntıdan gelenlerdir.” Evet, bunlar bu kötü ortamın sonunda hayatta kalacaklar.—Vahiy 7:9, 14; Matta 24:3.

      Uluslararası Gerçek Bir Kardeşlik

      4, 5. Yehova’nın Şahitlerinin dünya çapındaki kardeşliği nasıl mümkün oldu?

      4 Yehova’nın milyonlarca Şahidi, içtenlikle, Tanrı’nın talimatları ve yollarıyla uyum içinde yaşamaya çalışıyor. Onların sonsuz yaşam ümidinin dayanağı Tanrı’nın yeni dünyasıdır. Onlar günlük yaşamlarında Tanrı’nın kanunlarına itaat ederek, hem şimdi, hem de yeni dünyada O’nun yönetme şekline kendilerini tabi kılmaya istekli olduklarını gösteriyorlar. Milliyetlerine veya ırklarına bakmaksızın, onlar her yerde aynı standartlara, Tanrı’nın, Sözünde koyduğu standartlara itaat ediyorlar. Bu nedenledir ki, onlar uluslararası gerçek bir kardeşlik, Tanrı’nın oluşturduğu yeni bir dünya toplumudurlar.—İşaya 54:13; Matta 22:37, 38; Yuhanna 15:9, 14.

      5 Yehova’nın Şahitleri, bu eşsiz küresel kardeşliğin onurunu kendilerine mal etmezler. Bunun, Tanrı’nın güçlü ruhunun, kendilerini O’nun kanunlarına tabi kılan insanlar üzerinde işlemesi sayesinde başarıldığını bilirler. (Resullerin İşleri 5:29, 32; Galatyalılar 5:22, 23) Bu, Tanrı’nın işidir. İsa’nın dediği gibi, “insanlar indinde mümkün olmıyan şeyler Allah indinde mümkündür.” (Luka 18:27) Şu halde, evrenin ebediyen var olmasını mümkün kılan Tanrı, yeni dünya toplumunu da ebediyen mümkün kılan Kimsedir.

      6. Yehova’nın Şahitlerinin kardeşliği neden çağdaş bir mucize olarak adlandırılabilir?

      6 Yehova’nın yeni dünyayı nasıl yöneteceği, yeni dünyanın şimdi oluşmakta olan temelinde meydana getirdiği şeylerden zaten anlaşılabilir. Ve O’nun Şahitleri ile yaptığı şey, bir bakıma, çağdaş bir mucizedir. Neden mi? Çünkü Yehova, Kendi Şahitlerini, bölücü milliyetçi, ırkçı veya dinsel çıkarlarla asla bozulmayacak gerçek küresel bir kardeşlik durumuna getirmiştir. Sayıları milyonlara ulaşmasına ve 200’den fazla ülkede yaşamalarına rağmen, Şahitler bir birlik olarak, kopmaz bağlarla birbirlerine bağlıdırlar. Tarihte eşi görülmemiş bu küresel kardeşlik, gerçekten de çağdaş bir mucize, Tanrı’nın işidir.—İşaya 43:10, 11, 21; Resullerin İşleri 10:34, 35; Galatyalılar 3:28.

      Tanrı’nın Kavmini Tanıtan Özellikler

      7. İsa, hakiki takipçilerinin nasıl tanınacaklarını söyledi?

      7 Tanrı’nın, yeni dünyasının temeli olarak kullandığı insanların kimler olduğu başka ne şekilde de saptanabilir? Peki, İsa’nın, Yuhanna 13:34, 35’teki sözlerini kimler yerine getiriyor? Şunları dedi: “Size birbirinizi seviniz diye, yeni bir emir veriyorum; sizi sevdiğim gibi siz de birbirinizi seviniz. Eğer birbirinize sevginiz olursa, benim şakirtlerim olduğunuzu bütün insanlar bununla bilecekler.” Yehova’nın Şahitleri, İsa’nın sözlerine inanırlar ve aynı zamanda ona göre davranırlar. Tanrı’nın Sözü’nün öğrettiği gibi, ‘birbirlerine coşkun sevgi’ duyarlar. (I. Petrus 4:8) ‘Birliğin kusursuz bir bağı olan sevgiyi giyerler.’ (Koloseliler 3:14) Böylece, kardeş sevgisi, onları dünya çapında birbirlerine yapıştıran bir “tutkal” gibidir.

      8. Tanrı’nın kavmi, I. Yuhanna 3:10-12’ye göre nasıl da tanınır?

      8 Birinci Yuhanna 3:10-12 şunları da der: “Allahın çocukları ile İblisin çocukları bunda bellidir; salâh [adalet] işlemiyen ve kardeşini sevmiyen her adam Allahtan değildir. Çünkü başlangıçtan işittiğiniz tenbih şudur: birbirimizi sevelim; şerirden olan ve kardeşini öldüren Kain gibi değil.” Bu sebepten, Tanrı’nın kavmi şiddete başvurmayan küresel bir kardeşlik toplumudur.

      Başka Bir Tanıtıcı Özellik

      9, 10. (a) Son günlerde, Tanrı’nın hizmetçileri hangi iş sayesinde tanınacaktı? (b) Yehova’nın Şahitleri, Matta 24:14’ü nasıl yerine getirdi?

      9 Tanrı’nın hizmetçilerini saptamanın başka bir yolu daha var. İsa, dünyanın sonuyla ilgili peygamberliğinde, bu dönemi son günler olarak işaretleyen birçok ayrıntıyı bildirdi. (9. kısma bakın.) Onun Matta 24:14’teki sözleri bu peygamberliğin temel bir özelliğini belirtir: ‘Krallığın bu iyi haberi, bütün milletlere bir şahitlik amacıyla dünyanın oturulan her yerinde vaaz edilecektir; ve son o zaman gelecektir.’

      10 Bu peygamberliğin yerine geldiğini gördük mü? Evet. Son günlerin başladığı 1914 yılından beri, Yehova’nın Şahitleri dünya çapında, İsa’nın emretmiş olduğu şekilde, yani insanların evlerine giderek, Tanrı’nın Gökteki Krallığının iyi haberini vaaz ettiler. (Matta 10:7, 12; Resullerin İşleri 20:20) Milyonlarca Şahit, yeni dünya hakkında konuşmak üzere her milletten insanı ziyaret ediyor. Siz de bu küçük kitabı bu sayede edindiniz, çünkü Yehova’nın Şahitlerinin işi, Tanrı’nın Gökteki Krallığı hakkında milyarlarca yayın basıp dağıtmayı da kapsıyor. Yehova’nın Şahitlerinden başka, Tanrı’nın Gökteki Krallığını dünya çapında evden eve vaaz eden herhangi birini tanıyor musunuz? Markos 13:10, bu vaaz etme ve öğretme işinin, son gelmeden, “önce” yapılması gerektiğini gösterir.

      İkinci Büyük Davanın Cevaplandırılması

      11. Yehova’nın Şahitleri, kendilerini Tanrı’nın yönetimine tabi kılmakla başka neyi de başarıyor?

      11 Yehova’nın Şahitleri, kendilerini Tanrı’nın kanun ve prensiplerine tabi kılmakla başka bir şeyi daha başarıyorlar. İnsanların deneme altında Tanrı’ya sadık kalamayacaklarını iddia eden Şeytan’ın yalancı olduğunu kanıtlıyorlar. Böylece, insanların bütünlüğünü içeren ikinci büyük davayı cevaplandırıyorlar. (Eyub 2:1-5) Şahitler, her milletten oluşan sayısı milyonlara varan bir toplum olarak, bir bütün halinde Tanrı’nın yönetimine vefa gösteriyorlar. Kusurlu insanlar olmalarına ve Şeytan’ın baskısına rağmen, evrensel egemenlik davasında Tanrı’nın tarafını tutuyorlar.

      12. Şahitler, imanlarıyla kimleri örnek alıyorlar?

      12 Bugün, Yehova’nın bu milyonlarca Şahidi, geçmiş zamanlarda Tanrı’ya vefa gösteren şahitler dizisinin yaptığı şahitliğe kendi şahitliklerini ekliyor. Bunlardan birkaçını sayacak olursak, aralarında Habil, Nuh, Eyub, İbrahim, Sara, İshak, Yakub, Debora, Rut, Davud ve Daniel bulunuyor. (İbraniler, bap 11) Onlar, Mukaddes Kitabın dediği gibi, “büyük şahitler bulutu”dur. (İbraniler 12:1) İsa’nın şakirtleri de içinde olmak üzere, bunlar ve diğer başka kimseler, Tanrı’ya karşı bütünlüklerini korudular. Üstelik bizzat İsa, bütünlüğünü kusursuz şekilde koruyarak en büyük örneği verdi.

      13. İsa’nın, Şeytan hakkında söylediği hangi sözler doğru çıktı?

      13 Bu, İsa’nın, dinsel liderlere Şeytan hakkında söylemiş olduğu şu sözlerin doğruluğunu kanıtlar: “Fakat beni, Allahtan işittiğim hakikati size söylemiş olan adamı, şimdi öldürmeğe çalışıyorsunuz. . . . . Siz babanız İblistensiniz; ve babanızın heveslerini yapmak istiyorsunuz. O başlangıçtan katil idi, ve hakikatte durmadı; çünkü kendisinde hakikat yoktur. Yalan söylediği zaman, kendisininkinden söyler, çünkü o yalancıdır, ve yalanın babasıdır.”—Yuhanna 8:40, 44.

      Sizin Seçiminiz Nedir?

      14. Yeni dünyanın temeli şimdi ne durumdadır?

      14 Tanrı’nın, şimdi Yehova’nın Şahitlerinin uluslararası toplumu içinde oluşturduğu yeni dünyanın temeli giderek güçleniyor. Her yıl yüzbinlerce insan, aldığı tam bilgiye dayanarak Tanrı’nın yönetimini kabul etmek üzere özgür iradesini kullanıyor. Onlar yeni dünya toplumunun bir kısmını oluşturup, evrensel egemenlik davasında Tanrı’nın tarafını tutuyor ve Şeytan’ın bir yalancı olduğunu kanıtlıyorlar.

      15. Yaşadığımız dönemde hangi ayırma işi yapılacak?

      15 Bu insanlar, Tanrı’nın yönetimini seçmekle, ‘koyunları’ ‘keçilerden’ ayıran Mesih’in ‘sağına’ konulmak üzere yeterli sayılacaklar. İsa, son günlerle ilgili peygamberliğinde şunları önceden bildirdi: “Bütün milletler onun önünde toplanarak, çoban koyunları keçilerden ayırdığı gibi, onları birbirinden ayıracaktır. Koyunları sağına ve keçileri soluna koyacaktır.” Koyunlar, Mesih’in kardeşleriyle işbirliği yapıp onları desteklemiş ve kendilerini Tanrı’nın yönetimine tabi kılmış alçakgönüllü insanlardır. Keçiler ise, Mesih’in kardeşlerini reddedip Tanrı’nın yönetimini desteklemek üzere hiçbir şey yapmamış inatçı insanlardır. Sonuç ne olacak? İsa şunları dedi: “Bunlar [keçiler] ebedi imhaya gidecek, fakat adil olanlar [koyunlar] ebedi hayat kazanacaklardır.”—Matta 25:31-46.

      16. Yakında kurulacak Cennette yaşamak istiyorsanız ne yapmalısınız?

      16 Tanrı bizimle gerçekten ilgileniyor! Pek yakında yeryüzünü şahane bir cennet yapacak. Bu Cennet’te yaşamak ister misiniz? Cevabınız evetse, Yehova hakkında bilgi alıp öğrendiklerinize uygun davranarak O’nun düzenlemelerine takdirinizi gösterin. “RABBİ (Yehova’yı) bulunabilirken arayın; yakınken onu çağırın; kötü kişi kendi yolunu, ve fesatçı kendi düşüncelerini bıraksın; ve RABBE (Yehova’ya) dönsün, ve ona merhamet eder.”—İşaya 55:6, 7.

      17. Kime hizmet edeceğinizi seçmekte neden kaybedecek vaktiniz yok?

      17 Kaybedecek vakit yok. Bu eski sistemin sonu çok yakın. Tanrı’nın Sözü şu öğüdü veriyor: “Dünyayı ve dünyada olan şeyleri sevmeyin. Eğer bir kimse dünyayı severse, onda Babanın sevgisi yoktur. . . . . Dünya ve onun şehveti geçer, fakat Allahın iradesini yapan ebediyen durur.”—I. Yuhanna 2:15-17.

      18. Hangi davranışınız, Tanrı’nın şahane yeni dünyasında yaşamayı bekleyerek güvenle ileriye bakmanızı mümkün kılacak?

      18 Tanrı’nın kavmi şimdi, yeni dünyada sonsuz yaşam almak üzere eğitiliyor. Onlar, cenneti geliştirmek üzere gereken ruhi ve bedeni becerileri geliştiriyorlar. Sizi, Yönetici olarak Tanrı’yı seçmeye ve bugün dünya çapında yaptırdığı hayat kurtarma işini desteklemeye ısrarla teşvik ediyoruz. Yehova’nın Şahitleriyle birlikte Mukaddes Kitabı inceleyin ve sizinle gerçekten ilgilenen ve acılara son verecek olan Tanrı’yı tanıyın. Böylece siz de yeni dünyanın temelinin bir kısmı olabilirsiniz. O zaman, Tanrı’nın tasvibini kazanmayı ve şahane yeni dünyada sonsuza dek yaşamayı bekleyip güvenle ileriye bakabilirsiniz.

Türkçe Yayınlar (1974-2026)
Oturumu Kapat
Oturum Aç
  • Türkçe
  • Paylaş
  • Tercihler
  • Copyright © 2025 Watch Tower Bible and Tract Society of PA
  • Kullanım Şartları
  • Gizlilik İlkesi
  • Privacy Settings
  • JW.ORG
  • Oturum Aç
Paylaş