Watchtower ONLINE KÜTÜPHANE
Watchtower
ONLINE KÜTÜPHANE
Türkçe
  • KUTSAL KİTAP
  • YAYINLAR
  • İBADETLER
  • ‘Tanrı Sevgidir’
    Yehova’ya Yaklaşın
    • Bulutların ardında güneş parlıyor

      4. KISIM

      ‘Tanrı Sevgidir’

      Yehova’nın sahip olduğu niteliklerin en başta geleni, aynı zamanda en çekici olanı sevgidir. Bu çok değerli niteliğin güzel yönlerinden bazılarını incelediğimizde, Mukaddes Kitabın “Tanrı sevgidir” demesinin nedenini daha iyi anlayacağız.—I. Yuhanna 4:8, YÇ.

  • “Önce O Bizi Sevdi”
    Yehova’ya Yaklaşın
    • Düz bir direğe çivilenmiş olan İsa’nın ölümü

      23. BÖLÜM

      “Önce O Bizi Sevdi”

      1-3. Ne gibi etkenler İsa’nın ölümünü tarihte benzersiz kıldı?

      İKİ BİN yıl kadar önce bir ilkbahar günü suçsuz bir adam kesinlikle işlemediği suçlar yüzünden yargılanıp mahkûm edilerek işkenceyle öldürülmüştü. Bu olay, tarihte gaddarca, adaletsizce yapılan idamların ne ilki ne de sonuncusuydu. Yine de, hiç benzeri olmayan bir ölümdü.

      2 O adamın acı içinde geçen son saatlerinde, gökyüzünün aldığı görünüm, olayın önemini açıkça gösterdi. Öğle vakti olmasına rağmen, ülkenin üzerine aniden karanlık çöktü. Bir tarihçinin bildirdiği gibi, ‘güneş karardı.’ (Luka 23:44, 45) Sonra, o son nefesini verirken şu unutulmaz sözü söyledi: “Tamam oldu.” Gerçekten de, hayatını feda ederek şahane bir işi tamamlamıştı. Böylece insan tarihindeki en büyük sevgi eyleminde bulunmuş oldu.—Yuhanna 15:13; 19:30.

      3 O adam tabii ki İsa Mesih’ti. Onun, MS 33 yılının o karanlık 14 Nisan günü acılar içinde ölmesi iyi bilinen bir olaydır. Bununla birlikte, önemli bir gerçek çoğu kez göz ardı edilir. İsa gerçi şiddetli bir ıstırap çekti, ama ondan daha çok ıstırap çeken Biri vardı. Aslında, O daha büyük bir özveride bulunarak evrendeki en büyük sevgi eylemini gerçekleştirmişti. Bu eylem neydi? Bu sorunun cevabı, en önemli konuya –Yehova’nın sevgisine– uygun bir giriş oluşturur.

      En Büyük Sevgi Eylemi

      4. Romalı asker İsa’nın olağan bir insan olmadığını nasıl anladı, hangi sonuca vardı?

      4 İsa’nın idamının infazından sorumlu olan Romalı yüzbaşı, hem o ölmeden önce çöken karanlık, hem de ardından gelen şiddetli deprem karşısında şaşkına döndü. “Bu gerçekten Tanrı’nın Oğlu’ydu!” dedi. (Matta 27:54, YÇ) İsa’nın olağan bir insan olmadığı açıktı. O askerin idamında rol oynadığı kişi Yüce Tanrı’nın biricik Oğlu’ydu! Acaba bu Oğul, Babası için ne derece değerliydi?

      5. Yehova ile Oğlu’nun gökte birlikte geçirdikleri muazzam zaman nasıl örneklenebilir?

      5 Mukaddes Kitap İsa’yı “bütün yaratılışın ilk doğanı” olarak niteler. (Koloseliler 1:15, YÇ) Düşünün: Yehova’nın Oğlu fiziksel evren yaratılmazdan önce de vardı. Acaba Baba ile Oğul ne kadar süre birlikte olmuşlardı? Bazı bilginlerin tahminince, evren 13 milyar yaşındadır. Böylesine uzun bir zamanı zihninizde canlandırabilir misiniz? Bir planetaryumda [gökevi], evrenin bilginlerce verilen tahmini yaşını insanların kavrayabilmesine yardımcı olmak amacıyla, 110 metre uzunluğunda bir zaman çizelgesi hazırlandı. Evrenin yaşını gösteren bu çizelge boyunca ziyaretçilerin attıkları her adım, yaklaşık 75 milyon yıllık bir zaman dilimine karşılık gelmektedir. Çizelgenin sonunda, tüm insanlık tarihi tek bir saç teli kalınlığında bir işaretle gösteriliyor! Ne var ki, bu tahmin doğruysa bile, yapılan çizelgenin uzunluğu Yehova’nın Oğlu’nun yaşını göstermeye yetmez! Acaba o bütün bu çağlar boyunca neyle meşguldü?

      6. (a) Yehova’nın Oğlu, yere gelmeden önce neyle meşguldü? (b) Yehova ile Oğlu arasında ne tür bir bağ vardır?

      6 Oğul, Babasının yanında ‘usta’ olarak sevinçle hizmet ediyordu. (Süleymanın Meselleri 8:30) Mukaddes Kitap “olmuş olanlardan hiç bir şey onsuz olmadı” der. (Yuhanna 1:3) Dolayısıyla, Yehova ile Oğlu her şeyi birlikte var etmişlerdi. Ne denli heyecanlı, mutlu bir zaman geçirmişlerdi! Evet, birçok kişi, ana baba ile çocuk arasındaki sevginin şaşırtıcı derecede güçlü olduğunu kabul eder. Sevgi birliğin kusursuz bağıdır. (Koloseliler 3:14) Acaba böylesine uzun bir zaman boyunca var olan bir bağın gerçek anlamını hangimiz kavrayabiliriz? Yehova Tanrı ile Oğlu arasındaki bağın evrendeki en güçlü sevgi bağı olduğu açıktır.

      7. İsa vaftiz edilirken, Yehova Oğlu hakkındaki duygularını nasıl dile getirdi?

      7 Bununla birlikte, Baba Oğlu’nu insan olarak doğmak üzere yeryüzüne gönderdi. Bu O’nun sevgili Oğlu’yla gökteki yakın beraberlikten yıllarca yoksun kalacağı anlamına geliyordu. İsa büyüyüp kusursuz bir adam olurken Tanrı onu gökten yoğun bir ilgiyle izledi. İsa 30 yaşına gelince vaftiz edildi. Yehova’nın o sırada onun hakkında neler hissettiği konusunda tahmin yürütmemiz gerekmez. Baba gökten bizzat konuşarak “sevgili Oğlum budur, ondan razıyım” dedi. (Matta 3:17) İsa’nın, hakkında önceden söylenenleri, kendisinden istenen her şeyi sadakatle yerine getirdiğini görmek Babasını çok memnun etmiş olmalı!—Yuhanna 5:36; 17:4.

      8, 9. (a) MS 33 yılının 14 Nisan günü İsa’nın başına neler geldi; gökteki Babası bundan nasıl etkilendi? (b) Yehova, Oğlu’nun acı çekerek ölmesine neden izin verdi?

      8 Yehova MS 33 yılının 14 Nisan günü acaba neler hissetti? İsa ihanete uğrarken, geceleyin bir ayaktakımı tarafından yakalanırken Yehova neler hissetti? Dostları oğlunu terk ederken, o usulsüz şekilde yargılanırken? Alaya alınıp yüzüne tükürülürken, yumruklanırken? Kırbaçlanırken, sırtı lime lime olurken? Ahşap bir direğe ellerinden ve ayaklarından çivilenip ona küfürler savuran insanların önünde asılı durumda kalırken? Can çekişen oğlu Kendisine feryat ederken Baba neler hissetti? İsa son nefesini verirken, Yehova, tüm yaratılışın başlangıcından beri sevgili oğlunun varlığı ilk kez son bulurken neler hissetti?—Matta 26:14-16, 46, 47, 56, 59, 67; 27:38-44, 46; Yuhanna 19:1.

      ‘Tanrı biricik Oğlu’nu verdi’

      9 Bunu anlatmaya kelimeler yetmez. Yehova duygulara sahip olduğundan, O’nun Oğlu’nun ölümü nedeniyle duyduğu acı sözlerle ifade edilemez. Ancak buna izin vermesinin nedeni dile getirilebilir. Baba Kendisini neden böyle duygulara maruz bıraktı? Yehova, İncil’in özü diye nitelenecek kadar önemli bir ayette, Yuhanna 3:16’da bize şahane bir gerçeği açıklar. Şunu okuyoruz: “Allah dünyayı öyle sevdi ki, biricik Oğlunu verdi; ta ki, ona iman eden her adam helâk olmasın, ancak ebedî hayatı olsun.” Şu halde, Yehova’yı buna yönelten etken sevgiydi. O’nun armağanı, yani Oğlunu uğrumuzda acı çekerek ölmesi için göndermesi, tüm çağların en büyük sevgi eylemiydi.

      Tanrısal Sevginin Tanımı

      10. İnsanların neye gereksinimi vardır, “sevgi” sözcüğünün anlamına ne oldu?

      10 Bu “sevgi” sözcüğü ne anlama gelir? Sevginin insanın en büyük gereksinimi olduğu söylenir. İnsanlar beşikten mezara kadar sevgi peşinde koşar, onun sıcaklığıyla gelişir, onsuz sararıp solar, hatta ölürler. Yine de, sevgiyi tanımlamak son derece zordur. İnsanlar sevgi hakkında elbette çok söz söylemiştir. Onun hakkında yazılan kitapların, şarkıların, şiirlerin sonu gelmez. Fakat tüm bunların sonucunda sevginin anlamı netlik kazanmamıştır. Gerçekten de, bu sözcük böylesine aşırı kullanıldığından asıl anlamı daha da anlaşılmaz hale gelmiştir.

      11, 12. (a) Sevgi hakkında kapsamlı bilgiyi nereden edinebiliriz? (b) Eski Yunan dilinde sevgi türlerini belirten sözcükler nelerdir; Yunanca Kutsal Yazılarda “sevgi” karşılığında en çok hangi sözcük kullanılır? (Dipnota da bakın.) (c) Agaʹpe nedir?

      11 Oysa, Mukaddes Kitap sevginin anlamını açıklığa kavuşturur. Vine’ın Expository Dictionary of New Testament Words adlı eseri şunu belirtir: “Sevgi ancak yaptırdığı işlerden anlaşılabilir.” Yehova’nın işlerini anlatan Mukaddes Kitap bize O’nun sevgisi –yaratıklarının iyiliğini arayan sevgisi– hakkında geniş bilgi verir. Örneğin, bu niteliği, Yehova’nın yukarıda anlatılan en yüce sevgi eyleminden daha iyi ne gösterebilirdi? Gelecek bölümlerde, Yehova’nın işlerle gösterdiği sevgisine ilişkin başka örnekler de göreceğiz. Ayrıca, Mukaddes Kitapta “sevgi” karşılığında kullanılan özgün sözcüklerden de bir ölçüde anlayış kazanabiliriz. Eski Yunan dilinde “sevgi” karşılığında kullanılan dört sözcük vardı.a Bunlardan Yunanca Kutsal Yazılarda en sık kullanılanı agaʹpe’dir. Bir Mukaddes Kitap sözlüğü bunu “sevgi için düşünülebilecek en güçlü sözcük” olarak niteler. Neden?

      12 Agaʹpe ilkelere dayanan sevgidir. Şu halde o, başka birine yalnızca duygularla verdiğimiz karşılık değildir. Kapsamı daha geniştir; temelinde düşünce ve amaç vardır. Hepsinden önemlisi, agaʹpe tamamen çıkarsızdır. Bir örnek görmek üzere, lütfen tekrar Yuhanna 3:16’ya bakın. Acaba Tanrı’nın, biricik Oğlunu verecek kadar sevdiği “dünya” nedir? Fidyeden yararlanabilecek insanlık dünyası. Bu ‘dünyanın’ içinde günahkâr bir yaşam sürdüren birçok kişi de bulunuyor. Acaba Yehova onların her birini sadık İbrahim’i sevdiği gibi, dost olarak görüp seviyor mu? (Yakub 2:23) Hayır, ama Kendisine çok pahalıya mal olsa da, herkese seve seve iyilik ediyor. Herkesin tövbe edip yolunu değiştirmesini istiyor. (II. Petrus 3:9) Bunu yapan birçok kişiyi de sevinçle dostu olarak kabul ediyor.

      13, 14. Agaʹpe’nin genelde sıcak duygular ifade ettiğini gösteren nedir?

      13 Yine de bazı kimseler agaʹpe hakkında yanlış bir fikre sahiptir. Onun soğuk, kuramsal bir sevgi anlamına geldiğini düşünürler. Oysa agaʹpe çoğu kez sıcak, içten bir sevgi ifade eder. Örneğin, Yuhanna “Baba Oğlu sever” diye yazarken, agaʹpe’nin bir türevini kullanmıştı. Bu sevgi, sıcak bir şefkatten yoksun mudur? İsa’nın “Baba Oğulu sever” dediğine dikkat edin; o, burada şefkat ifade eden phileʹo sözcüğünün bir türevini kullanmıştı. (Yuhanna 3:35; 5:20) Yehova’nın sevgisi genelde müşfik duygular içerir. Bununla birlikte, sevgisi hiçbir zaman sadece duygulara dayanmaz. Onu her zaman hikmeti ve adil ilkeleri doğrultusunda gösterir.

      14 Gördüğümüz gibi, Yehova’nın niteliklerinin hepsi de şahane, kusursuz ve çekicidir. Ama içlerinde en çekici olanı sevgidir. Başka hiçbir nitelik bizi Yehova’ya böylesine kuvvetle çekemez. Sevgi O’nun başta gelen niteliğidir. Bunu nereden biliyoruz?

      ‘Tanrı Sevgidir’

      15. Mukaddes Kitap Tanrı’nın sevgi niteliği hakkında neyi bildirir, bu bildiri ne bakımdan eşsizdir? (Dipnota da bakın.)

      15 Mukaddes Kitap sevgi hakkında söylediği bir gerçeği, Yehova’nın diğer temel nitelikleri hakkında hiçbir zaman söylemez. Tanrı kudrettir, Tanrı adalettir ya da Tanrı hikmettir demez. Yehova bu niteliklere sahiptir, onların mutlak kaynağıdır ve her üçünü göstermek açısından da eşsizdir. Ama dördüncü nitelik için daha derin anlamlı bir söz kullanılıyor: “Tanrı sevgidir.”b (I. Yuhanna 4:8, YÇ) Bu ne anlama gelir?

      16-18. (a) Mukaddes Kitap neden ‘Tanrı sevgidir’ der? (b) Yehova sevgi niteliğinin uygun simgesi olarak yeryüzündeki tüm yaratıklar içinde neden insanı seçmiştir?

      16 ”Tanrı sevgidir” sözü, ‘Tanrı eşittir sevgi’ gibi basit bir denklem değildir. Bu ifadeyi tersine çevirerek ‘sevgi Tanrı’dır’ diyemeyiz. Yehova soyut bir nitelik olmaktan çok ötedir. O, sevginin yanı sıra çok çeşitli duygu ve özelliklere de sahip Biridir. Ama sevgi Yehova’nın özündedir. Bu nedenle, bir başvuru kitabı yukarıdaki ayetle ilgili “Tanrı’nın özü, yapısı sevgidir” der. Bunu şöyle açıklayabiliriz: Yehova’nın gücü eylemde bulunmasını mümkün kılar, adalet ve hikmeti eylemini yönlendirir, sevgisi ise eylemlerinin ardındaki asıl nedendir. Ve diğer niteliklerinin yanında sevgi hiçbir zaman eksik olmaz.

      17 Yehova’nın sevginin ta kendisi olduğu sık sık söylenir. Bu nedenle, ilkelere dayanan sevgiyi öğrenmek istiyorsak, Yehova hakkında bilgi almalıyız. Tabii, bu güzel niteliği insanda da görebiliriz. Fakat acaba onda bu nitelik neden var? Yehova yaratılış sırasında, –anlaşılan Oğlu’na– “suretimizde, benzeyişimize göre insan yapalım” demişti. (Tekvin 1:26) Yeryüzündeki tüm yaratıklar içinde gökteki Babasını örnek alarak sevmeyi seçebilen yalnızca insandır. Yehova’nın temel niteliklerini çeşitli yaratıklarla simgelediğini anımsayın. Yine de, O başta gelen niteliği olan sevginin simgesi olarak yeryüzündeki yaratıklarının en üstünü olan insanı seçmiştir.—Hezekiel 1:10.

      18 Biz çıkarsız ve ilkeli sevgimizle Yehova’nın başta gelen niteliğini yansıtıyoruz. Resul Yuhanna’nın yazdığı gibi, “biz seviyoruz, çünkü önce o bizi sevdi.” (I. Yuhanna 4:19) Acaba hangi bakımlardan, önce Yehova bizi sevdi?

      İlk Adımı Yehova Attı

      19. Sevginin Yehova’nın yaratma işinde baş rolü oynadığı neden söylenebilir?

      19 Sevgi yeni bir nitelik değildir. Şunu unutmayalım, Yehova’nın yaratma eylemine başlamasının ardındaki neden neydi? Yalnız oluşu ve arkadaşlık arayışı değil. Yehova, Kendi içinde bir bütün oluşturan, başka birinin doldurabileceği bir noksanı olmayan, Kendi Kendine yeten Biri’dir. Ama etkin bir niteliği olan sevgisi, doğal olarak O’nda, yaşam sevincini böyle bir armağanın değerini anlayabilecek akla sahip yaratıklarla paylaşma isteği uyandırmıştır. “Allahın hilkatinin başlangıcı”, başka sözlerle, yarattığı ilk varlık biricik Oğluydu. (Vahiy 3:14) Yehova bu Usta’yı önce meleklerini sonra da tüm diğer varlıkları yaratmakta kullandı. (Eyub 38:4, 7; Koloseliler 1:15, 16) Kendilerine özgürlük, zekâ ve duygu bağışlanan bu güçlü ruhi varlıklar, birbirleriyle ve en önemlisi Yehova Tanrı’yla aralarında sevgi bağı oluşturma olanağına sahiptiler. (II. Korintoslular 3:17) Sevdiler, çünkü sevildiler.

      20, 21. Âdem ve Havva’nın önünde Yehova’nın kendilerini sevdiğine ilişkin hangi kanıtlar vardı; oysa onlar nasıl karşılık verdiler?

      20 İnsanlar için de durum aynıdır. Âdem ve Havva başlangıçtan itibaren adeta sevgiyle kuşatılmışlardı. Aden Cennetindeki evlerinde, baktıkları her yerde Babalarının kendilerine duyduğu sevginin kanıtını görebiliyorlardı. Mukaddes Kitabın bu konuda ne dediğine dikkat edin: “RAB Allah şarka doğru Adende bir bahçe dikti; ve yaptığı adamı oraya koydu.” (Tekvin 2:8) Gerçekten güzel bir bahçede ya da parkta hiç gezdiniz mi? En çok ne hoşunuza gitti? Gölgelik bir yerde, yaprakların arasından süzülen ışık mı? Çiçek tarhındaki enfes renk cümbüşü mü? Çağıldayan ırmağın, cıvıldayan kuşların, vızıldayan böceklerin oluşturduğu fon müziği mi? Ya ağaçların, meyvelerin, çiçeklerin saçtığı güzel kokuya ne demeli? Ne kadar güzel olursa olsun, bugün hiçbir park Aden’dekiyle kıyaslanamaz. Neden mi?

      21 Çünkü o bahçeyi bizzat Yehova yapmıştı! Anlatılamaz güzellikte olmalıydı! Orada şahane güzelliğe ya da enfes meyvelere sahip her ağaç vardı. Bu sulak ve geniş bahçe insanı büyüleyecek kadar farklı türden hayvanlarla hayat doluydu. Âdem ve Havva doyum veren bir iş ve kusursuz bir arkadaşlık da dahil olmak üzere hayatlarını mutlu ve anlamlı kılan her şeye sahiptiler. Önce Yehova onlara sevgi göstermişti ve onların da aynı şekilde karşılık vermeleri için her neden vardı. Oysa bunu yapmadılar. Gökteki Babalarına sevgiyle itaat edeceklerine, bencilce başkaldırdılar.—Tekvin 2. bap.

      22. Yehova’nın Aden’deki başkaldırıya verdiği karşılık sevgisinin vefalı olduğunu nasıl gösterdi?

      22 Onların bu davranışı Yehova’ya ne kadar acı vermiş olmalı! Acaba bu başkaldırı O’nun sevgi dolu yüreğini kırdı mı? Hayır! O’nun “sevgisi [ya da ‘vefalı sevgisi’] sonsuzdur.” (Mezmur 136:1, YÇ) Bu nedenle, Âdem ve Havva’nın soyundan doğru tutuma sahip kişileri kurtarmak üzere hemen sevgiyle gereken düzenlemeleri yapmaya karar verdi. Gördüğümüz gibi, bu düzenlemeler arasında, Kendisine çok pahalıya mal olan, sevgili Oğlu’nun kurban olarak sağladığı fidye de bulunmaktadır.—I. Yuhanna 4:10.

      23. Yehova’nın ‘mutlu Tanrı’ olmasının nedenlerinden biri nedir, gelecek bölüm hangi önemli soruya değinecek?

      23 Evet, Yehova insanlığa sevgi gösterme konusunda başlangıçtan beri her zaman ilk adımı Kendisi attı. “Önce O bizi sevdi” ve bunu sayısız yolla gösterdi. Sevgi, uyum ve sevinç oluşturur, bu nedenle Yehova’nın ‘mutlu Tanrı’ olarak betimlenmesi doğaldır. (I. Timoteos 1:11) Bununla birlikte, şimdi önemli bir soru doğuyor: Acaba Yehova bizi gerçekten birey olarak da seviyor mu? Gelecek bölüm bu konuya değinecek.

      a “Sevmek, birine düşkün olmak, hoşlanmak (yakın bir arkadaşa veya kardeşe hissedilen duygular)” anlamına gelen phileʹo fiili Yunanca Kutsal Yazılarda sık sık geçer. II. Timoteos 3:3’te, yakın aile bireylerine gösterilen sevgi anlamına gelen storgeʹ sözcüğünün bir türevi, bu tür sevginin eksikliğinin son günlerde çok hissedileceğini göstermek üzere kullanılır. Karşı cinsler arasındaki aşk anlamına gelen eʹros sözcüğü Yunanca Kutsal Yazılarda bulunmamakla birlikte İbranice Kutsal Yazılarda bu tür sevgiden söz edilir.—Süleymanın Meselleri 5:15-20.

      b Kutsal Yazılardaki şu iki ifadenin cümle yapısı yukarıdakine benzer: “Tanrı ışıktır” ve “Tanrımız yakıp yok eden bir ateştir.” (I. Yuhanna 1:5, YÇ; İbraniler 12:29, YÇ) Ama bu ifadeler, Yehova’yı fiziksel şeylere benzettiğinden mecaz olarak ele alınmalıdır. Yehova kutsal ve doğru olduğundan ışık gibidir. O’nda “karanlık”, kirlilik yoktur. Ve yok etme gücü nedeniyle ateş gibi de olabilir.

      Derin Düşünün . . .

      • Mezmur 63:1-11 Yehova’nın sevgisine ne derece değer vermeliyiz, bu sevgi bizde ne yönde güven oluşturabilir?

      • Hoşea 11:1-4; 14:4-8 Yehova, İsrailoğullarına (ya da Efraim’e) baba sevgisi duyduğunu ne şekillerde gösterdi; bunu isyanlarla dolu nasıl bir geçmişe sahip olmalarına rağmen yaptı?

      • Matta 5:43-48 Yehova genel olarak insanlığa nasıl baba sevgisi gösterir?

      • Yuhanna 17:15-26 İsa’nın, takipçileri için ettiği dua, Yehova’nın bizi sevdiğine güvenmemizi nasıl sağlar?

  • Hiçbir Güç Bizi Tanrı Sevgisinden Ayıramaz
    Yehova’ya Yaklaşın
    • Üzgün bir kadın ağlıyor

      24. BÖLÜM

      Hiçbir Güç Bizi Tanrı Sevgisinden Ayıramaz

      1. İsa’nın gerçek takipçilerinden bazıları da dahil, birçok insan hangi olumsuz düşünceye kapılır?

      YEHOVA Tanrı acaba sizi birey olarak seviyor mu? Kimi insan, Yuhanna 3:16’da söylendiği gibi, Tanrı’nın insanlığı genel olarak sevdiğini kabul eder. Ama buna karşın, kendisi söz konusu olduğunda, ‘Tanrı beni birey olarak asla sevemez’ diye düşünür. Hatta bazen İsa’nın gerçek takipçileri bile bu yönden kuşkuya kapılabilir. Cesaretini yitiren bir adam, “Tanrı’nın beni umursadığına inanmam zor” dedi. Bazen siz de benzer kuşkulara kapılıyor musunuz?

      2, 3. Yehova’nın gözünde değersiz olduğumuza ya da sevilmediğimize bizi inandırmak isteyen kimdir, bu kuruntuyla nasıl mücadele edebiliriz?

      2 Şeytan bizi, Yehova Tanrı’nın gözünde değersiz olduğumuza ve sevilmediğimize inandırmaya can atıyor. Şeytan’ın insanları, sık sık kibir ve kendini beğenmişlik eğilimlerine hitap ederek ayarttığı bir gerçektir. (II. Korintoslular 11:3) Ancak o kolay incinebilen kişilerin özsaygılarını ayaklar altına almaktan da zevk duyar. (Yuhanna 7:47-49; 8:13, 44) Özellikle içinde yaşadığımız kritik “son günlerde” bu durum çok yaygındır. Bugün birçok kişi doğal “sevgiden yoksun” ailelerde yetişiyor. Başkalarıysa sürekli, azgın, bencil, inatçı kişilerle karşı karşıyadır. (II. Timoteos 3:1-5, YÇ) Böyle kişiler yıllarca gördükleri kötü muamele, nefret ya da ırkçılık yüzünden kendilerinin değersiz ya da sevilmeyen insanlar oldukları sanısına kapılabilirler.

      3 Siz de böyle olumsuz duygular hissederseniz umutsuzluğa kapılmayın. Birçoğumuz zaman zaman kendimizi suçlarken aşırılığa kaçarız. Fakat Tanrı’nın Sözünün yanlışları doğrultmak ve “kale” gibi savunulan yanlış fikirleri yıkmak için tasarlandığını unutmayın. (II. Timoteos 3:16, II. Korintoslular 10:4) Mukaddes Kitap şöyle der: “Onun önünde yüreğimizi tatmin edeceğiz, çünkü yüreğimiz bizi mahkûm ederse, Allah yüreğimizden daha büyüktür ve her şeyi bilir.” (I. Yuhanna 3:19, 20) Şimdi Kutsal Yazıların, Yehova’nın sevgisinin ‘yüreğimizi tatmin eden’ dört yönünü ele alalım.

      Yehova Size Değer Veriyor

      4, 5. İsa’nın serçe örneklemesi, Yehova’nın gözünde değerli olduğumuzu nasıl gösterir?

      4 Birincisi, Mukaddes Kitap, Tanrı’nın, her hizmetçisini değerli gördüğünü açıkça belirtir. Örneğin, İsa “iki serçe bir kuruşa satılır, değil mi? Öyleyken biri bile Babanız’ın bilgisi olmadan yere düşmez. Size gelince, başınızdaki saçlar bile sayılıdır. Onun için, korkmayın. Birçok serçeden daha değerlisiniz” demişti. (Matta 10:29-31, İncil—Çağdaş Türkçe Çeviri) Bu sözlerin, İsa’nın birinci yüzyıldaki dinleyicileri için ne anlama geldiğini irdeleyelim.

      İki küçük serçe

      “Birçok serçeden daha değerlisiniz”

      5 İnsanların neden serçe satın aldığını merak edebiliriz. Serçe, İsa’nın günlerinde yiyecek olarak satılan kuşların en ucuzuydu. Bir kuruş kadar ufak bir paraya iki serçe alınabildiğine dikkat edin. Fakat İsa’nın daha sonra belirttiğine göre, iki para karşılığında dört yerine beş serçe alınabiliyordu. Beşinci kuş hiç değeri yokmuş gibi fazladan veriliyordu. Bu yaratıklar insanın gözünde değersiz olabilir, ama Yaratıcı’nın gözünde acaba ne durumdaydılar? İsa “Allahın gözünde onlardan hiç biri [fazladan verileni de] unutulmuş değildir” dedi. (Luka 12:6, 7) İsa’nın belirtmek istediği noktayı herhalde artık anlamaya başlıyoruz. Yehova bir serçeye bile böyle değer veriyorsa, insana ne kadar daha büyük değer verir! İsa’nın açıkladığı gibi, O hakkımızdaki her ayrıntıyı bilir. Öyle ki, başımızdaki saçlar bile tek tek sayılıdır!

      6. İsa’nın başımızdaki saçların sayılı olduğunu söylerken abartılı konuşmadığından neden emin olabiliriz?

      6 Saçlarımız sayılı mı? Kimileri, İsa’nın burada abarttığını düşünebilir. Ama dirilme ümidini bir düşünün. Yehova bizi yeniden yaratabileceğine göre ne kadar yakından tanıyor olmalı! Bize öylesine değer veriyor ki, genetik kodumuz, anılarımız ve deneyimlerimiz de içinde olmak üzere, her ayrıntımızı hatırlıyor.a Saçlarımızı saymaksa –bir başta ortalama 100.000 kadar saç teli vardır– buna oranla çok basit bir iştir.

      Yehova Bizde Nelere Değer Verir?

      7, 8. (a) Yehova’nın, yürekleri araştırırken bulmaktan sevinç duyduğu bazı nitelikler nelerdir? (b) Yehova’nın değer verdiği bazı işlerimiz nelerdir?

      7 İkincisi, Mukaddes Kitap Yehova’nın hizmetçilerinde nelere değer verdiğini anlatır. Basitçe ifade etmek gerekirse, O bizim iyi niteliklerimizden ve çabalarımızdan sevinç duyar. Kral Davud, oğlu Süleyman’a “RAB her yüreği araştırır, her düşüncenin ardındaki amacı saptar” dedi. (I. Tarihler 28:9, YÇ) Tanrı bu şiddet ve nefret dolu dünyada milyarlarca insanın yüreğini araştırırken, barışı, hakikati ve doğruluğu seven birini gördüğünde ne kadar sevinç duyuyor olmalı! Kendisine coşkun sevgi gösteren, O’nun hakkında bilgi almak ve bunu başkalarıyla paylaşmak isteyen birini bulduğunda acaba ne yapar? Kendisi hakkında başkalarıyla konuşanları dikkate aldığını bize söyler. Kendisinden “korkup adını sayanlar” için “bir anma kitabı” bile vardır. (Malaki 3:16, YÇ) Böyle nitelikler O’nun gözünde çok değerlidir.

      8 Yehova’nın değer verdiği bazı iyi işler nelerdir? Kuşkusuz, Oğlu İsa Mesih’in örneğine uymak üzere gösterdiğimiz çabalardır. (I. Petrus 2:21) Gökteki Krallığın iyi haberini yaymak Tanrı’nın değer verdiği yaşamsal bir iştir. Romalılar 10:15’te “İyi şeyler müjdeleyenlerin ayakları ne güzeldir!” diye yazılıdır. “Güzel” sözcüğünü herhalde ayaklarımız için kullanmayız. Ama burada ayaklarla, Yehova’nın hizmetçilerinin iyi haberi duyurmak üzere gösterdikleri çabalar kastediliyor. Böyle çabalar O’nun gözünde güzel ve değerlidir.—Matta 24:14; 28:19, 20.

      9, 10. (a) Yehova’nın çeşitli zorluklar karşısında dayanmak üzere gösterdiğimiz çabalara değer verdiğine neden güvenebiliriz? (b) Yehova sadık hizmetçileri hakkında hangi olumsuz görüşe kesinlikle sahip değildir?

      9 Yehova zorluklara dayanmak üzere gösterdiğimiz çabalara da değer verir. (Matta 24:13) Şeytan’ın, Yehova’ya sırt çevirmemizi istediğini unutmayın. Yehova’ya vefalı kalarak yaşadığımız her gün, O’na meydan okuyan Şeytan’a cevap oluşturan yeni bir gündür. (Süleymanın Meselleri 27:11) Dayanmak bazen hiç de kolay olmayabilir. Sağlık sorunları, ekonomik zorluklar, duygusal sorunlar ve başka engeller her geçen günü bir sınav haline getirebilir. Ertelenen beklentiler de insanın cesaretini kırabilir. (Süleymanın Meselleri 13:12) Böyle engeller karşısında dayanmak üzere gösterilen çabalar Yehova için daha da değerlidir. İşte bu nedenle, Kral Davud Yehova’ya gözyaşlarını ‘şişede’ biriktirmesini söyleyerek büyük bir güvenle “onlar senin kitabında yazılı değil mi?” diye sormuştu. (Mezmur 56:8) Evet, Yehova Kendisine vefamızı korurken döktüğümüz tüm gözyaşlarını ve katlandığımız acıları unutmaz. Bunlar da O’nun gözünde değerlidir.

      Yehova denemeler karşısında gösterdiğimiz dayanma gücüne değer verir

      10 Oysa, kendini suçlayan biri, Yehova’nın gözünde değerli olduğumuzu gösteren bu gibi kanıtlara karşı çıkabilir. Yüreği durmadan ona şöyle fısıldıyor olabilir: ‘Senden çok daha iyi örnek olan onca insan var! Yehova seni onlarla karşılaştırdığında ne denli düş kırıklığına uğruyor olmalı!’ Oysa Yehova hizmetçilerini birbiriyle karşılaştırmaz; ‘ya hep ya hiç’ şeklinde düşünen katı, sert Biri değildir. (Galatyalılar 6:4) Büyük bir incelikle yürekleri okur ve küçücük bir iyi taraf bile görse buna değer verir.

      Yehova İyiyi Kötüden Ayırır

      11. Abiya’nın durumunu ele alış tarzından, Yehova hakkında ne öğrenebiliriz?

      11 Üçüncüsü, Yehova yüreğimizdekileri dikkatle eleyerek iyi olanı arar. Örneğin, Kral Yeroboam’ın sapkın hanedanının tümünün ortadan kaldırılacağını bildirirken, kralın oğullarından biri olan Abiya’nın normal şekilde gömülmesini emretmişti. Neden? Çünkü onda ‘İsrail’in Tanrısı RABBE karşı iyi bir şey bulunuyordu.’ (I. Kırallar 14:1, 10-13) Aslında, Yehova bu genç adamın yüreğindekileri eleyerek “iyi bir şey” bulmuştu. Bulduğu iyi şey belki önem taşımayacak kadar küçük ise de, Yehova onu Sözünde kayda geçirmeye değer gördü. Hatta, Tanrı’nın yolundan ayrılan hanedanın bu ferdine yeterli derecede merhamet göstererek onu ödüllendirdi.

      12, 13. (a) Kral Yehoşafat ile ilgili olay, Yehova’nın günah işlediğimizde bile içimizdeki iyi bir yönü gördüğünü nasıl gösterir? (b) İyi işlerimize ve niteliklerimize gelince, Yehova sevecen bir Baba olarak bize nasıl davranır?

      12 Daha da olumlu bir örneği iyi yürekli Kral Yehoşafat olayında görürüz. Kral akılsızca bir davranışta bulunduğunda, Yehova’nın peygamberi ona “bundan ötürü senin üzerine RAB yönünden öfke vardır” dedi. Ne kadar ciddi bir söz! Ama Yehova’nın mesajı bununla bitmedi. Şöyle devam etti: “Bununla beraber sende iyi şeyler bulundu.” (II. Tarihler 19:1-3) Şu halde, duyduğu haklı öfke Yehova’yı, Yehoşafat’ın iyi yönünü göremez hale getirmedi. Kusurlu insanların davranışları ise O’nunkinden ne kadar farklıdır! Birilerine sinirlendiğimizde, onların iyi yönlerini belki hiç görmeyiz. Ayrıca, günah işlediğimizde hissettiğimiz düş kırıklığı, utanç ve suçluluk duygusu belki kendi iyi yönlerimizi dahi görmemizi engeller. Ama unutmayalım ki, günahlarımızdan tövbe eder ve onları tekrarlamamaya uğraşırsak, Yehova bizi bağışlar.

      13 Yehova yüreğinizdekileri elerken, bir altın arayıcısının yıkama tavasında altını ayırıp değersiz çakılı attığı gibi, günahları atar. İyi nitelik ve işleriniz için ne denebilir? Evet, bunlar O’nun elinde tuttuğu ‘altın külçeleridir.’ Çocuklarının yaptıkları resimleri veya okul ödevlerini titizlikle saklayan, hatta çocukları unutup gittikten sonra bile yıllarca koruyan sevecen ana babalar tanırsınız. Yehova en sevecen Babadır. Kendisine sadık kaldığımız sürece iyi işlerimizi ve niteliklerimizi asla unutmaz. Aslında, onları unutmayı adaletsizlik olarak görür ve O kesinlikle adaletsiz değildir. (İbraniler 6:10) Ayrıca, yüreğimizdekileri bir başka şekilde de eler.

      14, 15. (a) Kusurlu yapımız, Yehova’nın içimizdeki iyi bir yönü görmesine neden asla engel olmaz? Örnekleyin. (b) Yehova içimizde iyi bir nitelik bulduğunda ne yapar ve Kendisine tapınan sadık kişiler hakkındaki görüşü nedir?

      14 Yehova kusurlu yapımızın ardındaki potansiyeli görür. Şöyle örnekleyelim: Sanat eserlerini seven kişiler, hasar görmüş resimleri veya başka yapıtları onarmak için büyük bir uğraş verirler. Örneğin, İngiltere’nin Londra şehrindeki National Gallery’de biri Leonardo da Vinci’nin 30 milyon dolar değerindeki tablosunu ateş ederek deldiğinde, hiç kimse, hasar gördüğü için tablonun atılması gerektiğini düşünmedi. Yaklaşık beş yüz yaşındaki bu şaheseri yenileme çalışması hemen başladı. Neden? Sanatseverlerin gözünde değerli olduğundan. Ya sizler, tebeşir veya karakalemle çizilmiş bir resimden daha değerli değil misiniz? Miras aldığınız kusurluluğun sizde yarattığı hasar ne kadar büyük olursa olsun, Tanrı’nın gözünde kesinlikle değerlisiniz. (Mezmur 72:12-14) İnsan ailesinin usta Yaratıcısı Yehova Tanrı, sevgiyle gösterdiği ilgiye karşılık vermeye istekli olan herkesi kusursuzluğa kavuşturmak üzere gerekeni yapacaktır.—Resullerin İşleri 3:21; Romalılar 8:20-22.

      15 Evet, içimizdeki iyi bir yönü biz göremesek de Yehova görür. Ve O’na hizmet edersek, kusursuzluğa erişeceğimiz güne dek bu yönümüzü geliştirir. Şeytan’ın dünyası bize nasıl davranırsa davransın, Yehova sadık hizmetçilerini “değerli” sayar.—Haggay 2:7.

      Yehova Sevgisini Etkin Şekilde Gösterir

      16. Yehova’nın bizi sevdiğini gösteren en büyük kanıt nedir, bu armağanın birey olarak bizim için de söz konusu olduğunu nereden biliyoruz?

      16 Dördüncüsü, Yehova bize duyduğu sevgiyi birçok yolla kanıtlar. Mesih’in kurban olarak sağladığı fidye, kuşkusuz O’nun değersiz olduğumuz ve sevilmediğimiz şeklindeki şeytani yalana verdiği en güçlü yanıttır. İsa’nın işkence direği üzerinde acı çekerek ölmesinin ve Yehova’nın, sevgili Oğlu’nun ölümünü izlerken katlandığı daha da büyük acının, bizlere duydukları sevginin kanıtı olduğunu asla unutmayalım. Ne yazık ki birçok insan verilen bu armağanın kendisi için de söz konusu olduğuna pek inanamıyor. Kendini değersiz hissediyor. Resul Pavlus’un bir zamanlar Mesih’in takipçilerine zulmeden biri olduğunu unutmayın. Buna rağmen, ‘Tanrı’nın Oğlu beni sevdi ve benim için kendini feda etti’ diye yazabildi.—Galatyalılar 1:13; 2:20, YÇ.

      17. Yehova bizi Kendisine ve Oğlu’na nasıl çekiyor?

      17 Yehova, Mesih’in kurban olarak sağladığı fidyeden bireysel olarak yararlanmamıza yardım etmekle de bizlere sevgisini kanıtlıyor. İsa “beni gönderen Babam çekmezse, kimse bana gelemez” dedi. (Yuhanna 6:44) Evet, Yehova birey olarak bizi Oğlu’na ve sonsuz yaşam ümidine çekiyor. Nasıl? Hem şahsen bize kadar ulaşan vaaz etme işi aracılığıyla, hem de sınırlı ve kusurlu yapıda olmamıza rağmen ruhi hakikatleri kavrayıp uygulamamıza yardımcı olmak üzere kullandığı mukaddes ruhuyla. Bu nedenle, İsrailoğullarına söylediği gibi, bizlere de “seni ebedî sevgi ile sevdim; bundan dolayı seni inayetle kendime çektim” diyebiliyor.—Yeremya 31:3.

      18, 19. (a) Yehova hangi özel yolla bize sevgisini gösterir, onun bizlerle birey olarak ilgilendiğini gösteren nedir? (b) Sözü, Yehova’nın duygudaş bir dinleyici olduğuna bizi nasıl ikna eder?

      18 Yehova’nın sevgisini herhalde en özel şekilde dua ayrıcalığıyla tadıyoruz. Mukaddes Kitap her birimizi Tanrı’ya “durmadan dua” etmeye çağırır. (I. Selânikliler 5:17) O bizi dinler! Hatta “duayı işiten” olarak nitelenir. (Mezmur 65:2) Bu yetkiyi hiç kimseye, hatta Kendi Oğlu’na bile devretmemiştir. Düşünün: Evrenin Yaratıcısı bize Kendisiyle çekinmeden konuşma olanağı vererek dua yoluyla O’na yaklaşmamız için teşvikte bulunuyor. Acaba O ne tür bir dinleyicidir? Soğuk, duygusuz, ilgisiz mi? Asla!

      19 Yehova duygudaştır. Duygudaşlık nedir? Yıllardır sadakatle hizmet eden yaşlı bir Şahit şöyle demişti: “Duygudaşlık karşındakinin acısını kendi yüreğinde hissetmektir.” Acaba çektiğimiz acıları Yehova gerçekten hisseder mi? Mukaddes Kitap eski İsrail kavminin çektiği acılar hakkında, “sıkıntı çektiklerinde O da sıkıntı çekti” diyor. (İşaya 63:9, YÇ) Yehova onların yalnız sıkıntılarını görmekle kalmadı, kavmine duygudaş da oldu. Duygularının derinliği, hizmetçilerine söylediği “size dokunan gözbebeğime dokunmuş olur” sözlerinden de bellidir.b (Zekarya 2:8, YÇ) Gözbebeğine dokunulması kişiye ne kadar acı verir! Evet, Yehova bize duygudaşlık gösterir. Bizim acımız O’nun da acısıdır.

      20. Romalılar 12:3’teki öğüdü uygulamak istiyorsak hangi dengesiz görüşten kaçınmalıyız?

      20 Dengeli hiçbir Şahit, Tanrı’nın hizmetçilerine olan sevgi ve saygısını ortaya koyan kanıtları, gururlu veya bencil davranmak için bir bahane olarak kullanmaz. Resul Pavlus, “Tanrı’nın bana bağışladığı lütufla hepinize söylüyorum: Kimse kendisine gereğinden çok değer vermesin. Herkes Tanrı’nın kendisine verdiği iman ölçüsüne göre düşüncelerinde sağduyulu olsun” diye yazdı. (Romalılar 12:3, YÇ) Başka bir çeviride bu ayet şöyledir: “Hepinize söylüyorum, kendinize gerçek değerinizden fazla değer biçmeyin, ama aklı başında kişiler olarak kendinizi değerlendirin.” (A Translation in the Language of the People, Charles B. Williams) Şu halde, gökteki Babamızın bize duyduğu sevginin sıcaklığını hissederken sağduyulu olalım ve Tanrı’nın gösterdiği bu sevgiyi hak etmediğimizi unutmayalım.—Luka 17:10.

      21. Şeytan’ın hangi yalanlarına devamlı karşı koymalıyız; Mukaddes Kitaptaki hangi hakikate yürekten inanmaya devam edebiliriz?

      21 Şeytan’ın değersiz olduğumuz ve sevilmediğimiz de dahil, tüm yalanlarına gücümüz yettiğince karşı koyalım. Eğer kişisel deneyimlerimiz sonucunda, kendimizi Tanrı’nın engin sevgisinin bile aşamayacağı kadar büyük bir sorun olarak görüyor, yaptığımız iyi işlerin her şeyi gören Tanrı’nın gözüne çarpmayacak kadar önemsiz olduğunu veya günahlarımızın değerli Oğlu’nun fidyesiyle örtülemeyecek kadar büyük olduğunu düşünüyorsak yalanlara kanıyoruz demektir. Böyle yalanları bütün benliğimizle reddedelim! Pavlus’un ilhamla dile getirdiği gerçeğe yürekten inanmaya devam edelim: “Eminim ki, ne ölüm, ne hayat, ne melekler, ne reislikler, ne şimdiki şeyler, ne gelecek şeyler, ne kudretler, ne yükseklik, ne derinlik, ne başka bir mahlûk Rabbimiz Mesih İsada olan Allahın sevgisinden bizi ayırmağa kadir olacaktır.”—Romalılar 8:38, 39.

      a Mukaddes Kitap defalarca, dirilme ümidiyle Yehova’nın belleği arasında bağlantı kurar. Sadık adam Eyub Yehova’ya “bana mühlet versen de, o vakit beni ansan!” demişti. (Eyub 14:13) İsa ‘mezarda olan herkesin’ diriltileceğinden söz etti. Bu yerindedir, çünkü Yehova diriltmeyi düşündüğü ölüleri çok iyi anımsar. Yuhanna 5:28’de geçen “mezar” sözcüğünün Yunanca karşılığı mnemeion, Latince karşılığı monumentum’dur. Bu sözcük, bir kişiyi anmak ve anımsatmak anlamını taşır. Bu ifadeyi “anıtmezar” sözcüğüyle karşılaştırabilirsiniz.

      b Bazı çeviriler burada, Tanrı’nın kavmine dokunanın, O’nun gözüne değil, kendi gözüne ya da İsrailoğullarınınkine dokunduğu izlenimi verir. Bu hata, bu pasajı saygısızlık olarak gören ve kendilerince düzeltmeye kalkışan bazı yazıcılar tarafından Mukaddes Kitaba sokulmuştur. Onların bu yanlış yöndeki çabası sonucunda, Yehova’nın bize ne denli yoğun duygudaşlık gösterdiği gözlerden gizlenmiştir.

      Derin Düşünün . . .

      • Mezmur 139:1-24 Kral Davud’un ilhamla yazdığı sözler, Yehova’nın birey olarak bizimle derinden ilgilendiğini nasıl gösterir?

      • İşaya 43:3, 4, 10-13 Yehova, Şahitleri hakkında ne hisseder, duygularını işleriyle nasıl gösterir?

      • Romalılar 5:6-8 Günahkâr durumumuzun, Yehova’nın bizi sevmesini ve bu sevginin bize yarar sağlamasını engellemediğinden neden emin olabiliriz?

      • Yahuda 17-25 Tanrı’nın sevgisinde kalmayı nasıl başarabiliriz, buna engel olmaya çalışan ne gibi etkenler var?

  • Tanrımız Şefkatlidir
    Yehova’ya Yaklaşın
    • Bir annenin çocuğuna olan şefkati

      25. BÖLÜM

      Tanrımız Şefkatlidir

      1, 2. (a) Bir anne, bebeğinin ağlamalarına doğal olarak nasıl karşılık verir? (b) Hangi duygu anne şefkatinden daha güçlüdür?

      GECE yarısı bir bebek ağlıyor. Annesi derhal yataktan kalkıyor. Bebeği doğduğundan beri eskisi gibi derin bir uyku uyuyamamaktadır. Bebeğinin ağlamasının, ihtiyacına göre farklı türde olduğunu ve bunların anlamını ayırt etmeyi öğrenmiştir. Bu nedenle, bebeğinin beslenmeye mi, kucağa alınıp okşanmaya mı yoksa başka türlü bir bakıma mı ihtiyacı olduğunu çoğu kez anlayabilir. Ama bebeğin ağlama nedeni ne olursa olsun, onunla hemen ilgilenir. İhtiyaçlarını göz ardı etmeye yüreği elvermez.

      2 Bir annenin çocuğuna duyduğu şefkat bilinen en sıcak duygulardan biridir. Bununla birlikte, bundan çok daha güçlü bir duygu vardır: Tanrımız Yehova’nın şefkati. Bu güzel niteliği irdelememiz, Yehova’ya yaklaşmamıza yardımcı olabilir. Öyleyse, şimdi şefkatin anlamını ve Tanrımızın onu nasıl gösterdiğini inceleyelim.

      Şefkat Nedir?

      3. ‘Merhamet göstermek’ ya da ‘acımak’ şeklinde tercüme edilen İbranice fiilin anlamı nedir?

      3 Mukaddes Kitap merhametle şefkat arasında yakın ilişki kurar. İbranice ve Yunanca birkaç sözcük derin şefkat anlamı taşır. Örneğin, sık sık ‘merhamet göstermek’ ya da ‘acımak’ şeklinde tercüme edilen İbranice rahamʹ fiilini ele alalım. Bir başvuru kitabı, rahamʹ fiilinin, ‘sevdiğimiz ya da yardımımıza ihtiyacı olan kişilerin zayıflık veya sıkıntıları karşısında içimizde uyanan derin şefkat duygusunu ifade ettiğini’ açıklar. Yehova’nın Kendisine uyguladığı bu İbranice terim ‘rahim’ sözcüğüyle bağlantılıdır ve ‘anne şefkati’ olarak tanımlanabilir.a—Çıkış 33:19; Yeremya 33:26.

      Bir anne kucağındaki bebeğini şefkatle izliyor

      ‘Kadın rahminin oğlunu unutabilir mi’?

      4, 5. Mukaddes Kitap Yehova’nın şefkatini açıklamak üzere bir annenin bebeğine hissettiği duyguları nasıl kullanır?

      4 Mukaddes Kitap, Yehova’nın şefkatini açıklamak üzere, bir annenin küçük çocuğuna beslediği duyguları benzetme olarak kullanır. İşaya 49:15’te şunu okuyoruz: “Kadın emzikteki çocuğunu unutabilir mi ki, kendi rahminin oğluna acımasın [rahamʹ] evet, onlar unutabilirler, fakat ben seni unutmam.” Bu dokunaklı benzetme, Yehova’nın Kendisine tapınan kişilere duyduğu şefkatin derinliğini vurgular. Nasıl mı?

      5 Bir annenin emzikteki çocuğunu beslemeyi, onun ihtiyaçlarıyla ilgilenmeyi unutacağı herhalde düşünülemez. Her şeyden önce, bebek acizdir; gece gündüz annesinin ilgi ve sevgisine muhtaçtır. Ne yazık ki, özellikle bu doğal ‘sevgiden yoksun’ ‘çetin anlarda’ annelik görevini yerine getirmeyenlerin sayısı gittikçe artıyor. (II. Timoteos 3:1, 3) Oysa Yehova “ben seni unutmam” diyor. O’nun hizmetçilerine duyduğu şefkatin sonu gelmez. O’nun şefkati, insanın doğal duyguları arasında en yoğunu olarak düşündüğümüz, bir annenin bebeğine duyduğu şefkatle karşılaştırılamayacak kadar güçlüdür. Bir yorumcunun, İşaya 49:15 hakkında “bu, Eski Ahit’te Tanrı’nın sevgisinin en güçlü ifadelerinden biri, belki de en güçlüsüdür” demesine hiç şaşmamalı.

      6. Kusurlu insanların birçoğu şefkat göstermeyi ne olarak görür, ama Yehova bize hangi konuda güvence verir?

      6 Şefkat bir zayıflık belirtisi midir? Kusurlu insanların birçoğu böyle olduğunu düşünür. Örneğin, İsa’nın çağdaşı ve Roma’da önde gelen bir düşünce adamı olan Romalı filozof Seneca, ‘acımanın zayıflık olduğunu’ öğretti. Seneca, duygudan yoksun dinginliğin üzerinde önemle duran bir felsefe akımı olan Stoacılığın savunucusuydu. Seneca, ‘bilge biri sıkıntıda olanlara yardım edebilirse de, onlara acımaktan kaçınmalıdır, çünkü böyle bir duygu onu dinginlikten yoksun eder’ dedi. Bu benmerkezci yaşam görüşü, sıcak şefkat duygusuna yer bırakmaz. Oysa, Yehova kesinlikle böyle değildir! Sözünde, ‘çok acıdığına ve merhamet ettiğine’ ilişkin bize güvence verir. (Yakub 5:11) Göreceğimiz gibi şefkat bir zayıflık değil, güçlü, canlı bir niteliktir. Şimdi Yehova’nın sevgi dolu bir baba gibi nasıl şefkat gösterdiğini inceleyelim.

      Yehova Bir Ulusa Şefkat Gösterdi

      7, 8. İsrailoğulları Mısır’da neler çekiyordu, Yehova onların acılarına nasıl karşılık verdi?

      7 Yehova’nın şefkati, İsrailoğullarına davranış tarzından açıkça görülür. MÖ 16. yüzyılın sonlarında, eski Mısır’da köle olarak yaşayan milyonlarca İsrailli şiddetli baskı görüyordu. Mısırlılar onların “harçta ve kerpiçte, ağır işle hayatlarını acı ettiler.” (Çıkış 1:11, 14) Sıkıntı çeken İsrailoğulları kendilerine yardım etmesi için Yehova’ya feryat ettiler. Şefkatli Tanrı onların yakarışlarına acaba nasıl karşılık verdi?

      8 Bu durum Yehova’nın yüreğine dokundu. “Gerçekten Mısırda olan kavmımın sıkıntısını gördüm, ve angarya memurlarının yüzünden onların feryadını işittim; çünkü onların acılarını bilirim” dedi. (Çıkış 3:7) Yehova’nın, kavminin çektiği sıkıntıları görüp feryatlarını işittikten sonra duygusuz kalması düşünülemezdi. Bu kitabın 24. bölümünde gördüğümüz gibi, Yehova duygudaş bir Tanrı’dır. Başkalarının acılarını anlayıp paylaşabilme yeteneği olan duygudaşlık, şefkatle yakından bağlantılıdır. Fakat Yehova sadece kavminin acılarını paylaşmakla kalmadı; onlar uğrunda harekete de geçti. İşaya 63:9 “sevgisinde ve acımasında onları fidye ile kurtardı” der. İsrailoğullarını “kuvvetli elle” Mısır’dan çıkarıp özgürlüğe kavuşturdu. (Tesniye 4:34) Ardından, onları mucizevi olarak verdiği gıdalarla besleyerek kendilerine verdiği verimli topraklara götürdü.

      9, 10. (a) Yehova İsrailoğullarını Vaat Edilen Diyar’a yerleşmelerinden sonra da neden defalarca kurtardı? (b) Yeftah’ın günlerinde, Yehova İsrailoğullarını hangi baskıdan kurtardı, bunu neden yaptı?

      9 Yehova’nın gösterdiği şefkat bu kadarla da kalmadı. İsrailoğulları, Vaat Edilen Diyara yerleştikten sonra da defalarca sadakatsizlik yaptılar ve bunun sonucunda sıkıntı çektiler. Fakat sonra akılları başlarına geldi ve Yehova’ya yakardılar. Yehova onları defalarca kurtardı. Neden? ‘Çünkü kavmine acıyordu.’—II. Tarihler 36:15; Hâkimler 2:11-16.

      10 Yeftah’ın günlerinde olanları ele alalım. İsrailoğulları sahte tanrılara yöneldiğinde, Yehova onların 18 yıl Ammonoğullarından baskı görmesine engel olmadı. Sonunda, İsrailoğulları tövbe etti. Mukaddes Kitap şunları anlatır: “Yabancı ilâhları aralarından çıkardılar, ve RABBE kulluk ettiler; ve İsrail’in sıkıntısından dolayı RABBİN canı daraldı.”b (Hâkimler 10:6-16) Kavmi içtenlikle tövbe ettiğinde, Yehova onların acı çekmesine artık dayanamadı. Böylece, şefkatli Tanrı, Yeftah’ı İsrailoğullarını düşmanlarının elinden kurtarması için görevlendirdi.—Hâkimler 11:30-33.

      11. Yehova’nın İsrailoğullarına davranış tarzından şefkat konusunda ne öğreniyoruz?

      11 Yehova’nın İsrailoğullarına davranış tarzından, şefkat konusunda ne öğreniyoruz? Öncelikle, bunun sadece kavmin yaşadığı sıkıntıları anlayıp onların duygularını paylaşmakla bitmediğini görüyoruz. Bebeğine duyduğu şefkat nedeniyle hemen onun feryadına koşan anne örneğini anımsayalım. Benzer şekilde, Yehova da kavminin feryadına kulağını tıkamaz. Şefkatiyle onları sıkıntıdan kurtarır. Ayrıca, İsrailoğulları uğrunda güçlü, kesin ve kararlı eylemlerde bulunmasından, şefkatin asla bir zayıflık olmadığını da öğreniyoruz. Fakat acaba Yehova hizmetçilerine sadece grup olarak mı şefkat gösterir?

      Yehova’nın Bireylere Gösterdiği Şefkat

      12. Kanun, Yehova’nın bireylere duyduğu şefkati nasıl yansıttı?

      12 Yehova’nın bireylere gösterdiği şefkat, İsrailoğullarına verdiği Kanun’dan anlaşılır. Örneğin, O’nun yoksullarla ilgilenişini ele alalım. Yehova, İsrailoğullarından birini yoksul düşürebilecek beklenmedik bir durumun doğabileceğini biliyordu. Yoksullara nasıl davranılmalıydı? Yehova İsrailoğullarına, şu buyruğa kesinlikle uymalarını emretti: “Yüreğini katılaştırmıyacaksın, ve fakir kardeşine elini kapamıyacaksın; Ona mutlaka vereceksin, ve ona verdiğin zaman yüreğin kederlenmiyecek; çünkü bütün işlerinde, ve el attığın her şeyde, Allahın RAB seni bunun için mubarek kılacaktır.” (Tesniye 15:7, 10) Ayrıca, İsrailoğullarına tarlalarını biçerken kenarları bırakmalarını, artakalan başakları toplamamalarını da emretti. Bu başaklar muhtaç düşenler içindi. (Levililer 23:22; Rut 2:2-7) Ulus yoksullar için konulan bu yasaya uygun davrandığında, aralarındaki muhtaç kişiler yiyecek dilenmek zorunda kalmıyorlardı. Bu, Yehova’nın derin şefkatini yansıtmıyor mu?

      13, 14. (a) Davud’un sözleri, Yehova’nın bizimle şahsen çok yakından ilgilendiğine ilişkin nasıl güvence verir? (b) Yehova’nın “yüreği kırık”, “ruhu ezilmiş” olanlara “yakın” olduğuna ilişkin hangi örnek verilebilir?

      13 Sevgi dolu Tanrımız bugün de bizimle birey olarak çok yakından ilgileniyor. O’nun yaşadığımız her acının tamamen bilincinde olduğundan emin olabiliriz. Mezmur yazarı Davud, “RABBİN gözleri salihleredir, kulakları onların feryatlarına açıktır. RAB yüreği kırık olanlara yakındır, ve ruhu ezilmiş olanları kurtarır” demişti. (Mezmur 34:15, 18) Mukaddes Kitabın bir yorumcusu bu sözlerle anlatılmak istenenler hakkında şunları belirtiyor: “Kalpleri kırık, üzgün ve pişmandırlar, işledikleri günah onları alçaltmıştır, özsaygılarını yitirmişlerdir; kendilerini küçük görür, değerli olduklarına inanmazlar.” Böyle kimseler, Yehova’nın kendilerinden uzak olduğunu ve onları önemsenmeyecek kadar değersiz gördüğünü sanabilirler. Oysa bu doğru değildir. Davud’un yukarıdaki sözleri, Yehova’nın ‘kendilerini küçük görenleri’ bırakmadığına ilişkin bize güvence verir. Şefkatli Tanrımız, böyle zamanlarda O’na her zamankinden daha çok ihtiyacımız olduğunu bilir ve yanımızda olur.

      14 Bu konuda şu örneği verelim. Bir anne solunum güçlüğü çeken ve öksürük nöbetine yakalanan iki yaşındaki oğlunu alıp hastaneye koşar. Doktorlar çocuğu muayene ettikten sonra, annesine oğlunun geceyi hastanede geçirmesi gerektiğini söylerler. Anne o geceyi nerede geçirir? Tabii ki hastane odasında, oğlunun başucundaki sandalyede. Küçük oğlu hastadır, onun yanında olmalıdır. Gökteki sevgi dolu Babamızdan hiç kuşkusuz bundan çok daha fazlasını bekleyebiliriz! Unutmayalım ki, bizler O’nun benzeyişinde yaratıldık. (Tekvin 1:26) Mezmur 34:18’deki dokunaklı sözler, ‘yüreğimiz kırık’, ‘ruhumuz ezilmiş’ olduğunda, Yehova’nın şefkatli ve yardıma hazır sevgi dolu bir baba gibi bize “yakın” olduğunu anlatır.

      15. Yehova bize birey olarak ne şekillerde yardım eder?

      15 Öyleyse acaba Yehova bize birey olarak nasıl yardım eder? Çektiğimiz sıkıntının kaynağını ortadan kaldırmayabilir. Ama Kendisine feryat edenlere gereken yardımı bol bol sağlar. Sözü olan Mukaddes Kitap aracılığıyla durumu farklı kılabilen pratik öğütler verir. Cemaate ruhen yeterlik sahibi nazırlar sağlar; bu nazırlar iman kardeşlerine yardım ederek O’nun merhametini yansıtmaya çalışırlar. (Yakub 5:14, 15) “Duayı işiten” bir Tanrı olarak “kendisinden dileyenlere Kutsal Ruh’u” verir. (Mezmur 65:2; Luka 11:13, YÇ) Bu ruh, baskı yaratan tüm sorunlar Tanrı’nın Gökteki Krallığı sayesinde ortadan kaldırılıncaya dek dayanabilmemiz için bizlere olağanüstü bir “kuvvet” verebilir. (II. Korintoslular 4:7) Bütün bu yardımlar için minnettar değil miyiz? Bunların, Yehova’nın derin şefkatinin birer ifadesi olduğunu unutmayalım.

      16. Tanrı’nın şefkatinin en büyük ifadesi nedir, şahsen bizi nasıl etkiler?

      16 Yehova’nın derin şefkatinin en büyük ifadesi, sevgili biricik Oğlunu bizler için fidye olarak vermesidir. Bu, Yehova’nın sevgiyle yaptığı bir özveriydi ve bizlere kurtuluş yolunu açtı. Yehova’nın sağladığı fidyenin şahsen bizim için de geçerli olduğunu unutmayalım. Vaftizci Yahya’nın babası Zekeriya’nın yerinde olarak bildirdiği gibi, bu armağan ‘yüreği merhamet dolu Tanrımızı’ yüceltir.—Luka 1:78.

      Yehova Şefkatini Esirgerse

      17-19. (a) Mukaddes Kitap, Yehova’nın şefkatinin de bir sınırı olduğunu nasıl gösterir? (b) Yehova’nın, kavmine duyduğu şefkatin sınıra dayanmasına yol açan neydi?

      17 Yehova’nın şefkatinin hiçbir sınırı olmadığını mı düşünelim? Hayır aksine, Mukaddes Kitabın belirttiği gibi, Yehova, doğruluk standardına karşı koyanlardan haklı olarak şefkatini esirger. (İbraniler 10:28) Bunu neden yaptığını anlamak için İsrailoğulları örneğini anımsamalıyız.

      18 Yehova İsrailoğullarını düşmanlarından defalarca kurtardıysa da, sonunda şefkati sınırına dayandı. Dik başlı kavim putperestlik yapıyor, hatta iğrenç putlarını Yehova’nın mabedinin içine bile sokuyordu. (Hezekiel 5:11; 8:17, 18) Ayrıca şunlar da anlatılıyor: “RABBİN kızgınlığı şifa bulmaz derecede kavmına karşı yükselinciye kadar, Allahın ulakları ile eğlendiler, ve sözlerini hor gördüler, ve peygamberlerile istihza ettiler.” (II. Tarihler 36:16) İsrailoğulları, artık kendilerine şefkat gösterilmesi için geçerli hiçbir neden bırakmayacak derecede yoldan çıkarak Yehova’yı öfkelendirdiler. Sonuç neydi?

      19 Yehova artık kavmine şefkat duyamaz hale geldi. Hiç ‘acımadan, esirgemeden, sevecenlik göstermeden hepsini yok edeceğini’ bildirdi. (Yeremya 13:14, YÇ) Böylece, Yeruşalim ve mabedi yerle bir edilip İsrailoğulları Babil’e tutsak götürüldü. Günahkâr insanların Tanrı’nın merhametinin sınırını aşacak kadar isyankâr davranışlarda bulunmasının ne feci bir sonucu!—Yeremyanın Mersiyeleri 2:21.

      20, 21. (a) Günlerimizde, Tanrı’nın şefkati sınırına dayandığında ne olacak? (b) Gelecek bölümde, Yehova’nın şefkatle verdiği hangi armağan incelenecek?

      20 Günümüz için ne denebilir? Yehova değişmedi. İnsanlara duyduğu şefkatten ötürü, Şahitlerini ‘krallığın iyi haberini’ yeryüzünün her yerinde duyurmakla görevlendirdi. (Matta 24:14) Yehova, Kendisine olumlu karşılık veren iyi yürekli insanların Gökteki Krallık mesajını kavrayabilmelerine yardım ediyor. (Resullerin İşleri 16:14) Fakat bu iş sonsuza değin sürmeyecek. Bu kötü dünyanın bütün perişanlığı ve acılarıyla sonsuza dek devamına izin vermesi, Yehova açısından şefkatli bir davranış olmaz. Şefkati sınırına dayandığında, bu ortama hükmünü uygulamaya gelecek. O zaman bile, tüm yaptıklarını şefkatinden ötürü –kutsal ismi ve sadık hizmetçilerinin hatırı için– yapacak. (Hezekiel 36:20-23) Kötülüğü ortadan kaldırıp yerine adaletin hüküm sürdüğü yeni bir dünya kuracak. Yehova kötüler hakkında “gözüm esirgemiyecek ve acımıyacağım, ve yollarını kendi başlarına getireceğim” diyor.—Hezekiel 9:10.

      21 Yehova o zamana dek insanlara, hatta yok edilmekle karşı karşıya bulunanlara dahi şefkat duymaya devam ediyor. Günahkâr insanlar içtenlikle tövbe ettiklerinde, Yehova’nın şefkatini en güzel gösteren düzenlemelerin birinden yararlanabilir, bağışlanabilirler. Sonraki bölümde, Mukaddes Kitaptan, Yehova’nın bütünüyle bağışladığını gösteren bazı güzel anlatımları inceleyeceğiz.

      a Mezmur 103:13’te İbranice rahamʹ fiiliyle, bir babanın çocuklarına gösterdiği şefkat veya merhamet duygusuna değinilmesi ilginçtir.

      b “Canı daraldı” deyimi sabrı tükendi anlamına gelir. Kutsal Kitap—Yeni Çeviri’de şöyle okuyoruz: “Onların daha fazla acı çekmesine dayanamadı.”

      Derin Düşünün . . .

      • Yeremya 31:20 Yehova, kavmine hangi şefkatli duyguları besler, bu sizde O’na karşı ne gibi duygular uyandırır?

      • Yoel 2:12-14, 17-19 Yehova’nın kavminin şefkat görebilmek için ne yapması gerekiyordu, bundan ne öğreniyoruz?

      • Yunus 4:1-11 Yehova, Yunus’a şefkatin önemi hakkında nasıl bir ders verdi?

      • İbraniler 10:26-31 Yehova’nın acıma duygusunu, şefkatini neden kötüye kullanmamalıyız?

  • “Bağışlayıcı” Tanrı
    Yehova’ya Yaklaşın
    • Bir adam Yehova Tanrı’ya içtenlikle dua ediyor

      26. BÖLÜM

      “Bağışlayıcı” Tanrı

      1-3. (a) Mezmur yazarı hangi ezici yükü taşıyordu; yüreğine su serpen hangi gerçeği anladı? (b) Günah işleyen biri hangi yükü taşıyabilir, Yehova bize ne yönden güvence verir?

      “SUÇLARIM başımdan aştı, taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı. Tükendim, ezildim alabildiğine.” (Mezmur 38:4, 8, YÇ) Mezmur yazarı Davud vicdan azabının ne kadar ağır bir yük olabildiğini biliyordu. Ama yüreğine su serpen bir gerçeği kavradı. Yehova, günahtan nefret etmekle birlikte, günah işledikten sonra gerçekten tövbe edip yanlış tutumunu bırakanlardan nefret etmez. Davud, O’nun tövbe edenlere merhamet göstermeye hazır olduğuna tam bir güvenle ‘sen bağışlayıcısın, ya Rab’ dedi.—Mezmur 86:5, YÇ.

      2 Aynı şekilde, bir kimse günah işlediğinde, vicdan azabı onun için ezici bir yük olabilir. Duyduğu bu pişmanlık sağlıklı bir duygudur. Kişiyi hatalarını düzeltmek üzere olumlu adımlar atmaya yöneltebilir. Ne var ki, suçluluk duygusu altında ezilme tehlikesi de vardır. Yüreği kendisini mahkûm ederek ısrarla ona, ne kadar tövbe ederse etsin Yehova tarafından bağışlanmayacağını fısıldayabilir. Suçluluk duygusu altında ezildiğimizde Şeytan bizi, Yehova’nın gözünde değersiz olduğumuzu, O’na hizmet etmeye uygun olmadığımızı düşünmeye yönelterek pes ettirmeye çalışabilir.—II. Korintoslular 2:5-11, YÇ.

      3 Acaba Yehova bizi gerçekten böyle mi görür? Kesinlikle hayır! O’nun büyük sevgisinin bir yönü ‘Bağışlayıcı’ olmasıdır. Sözünde, gerçekten tövbe edersek bizi memnuniyetle bağışlayacağı konusunda güvence verir. (Süleymanın Meselleri 28:13) Tanrı’nın bizi bağışlamasının olanaksız olduğunu düşünürsek, bu düşünceden kurtulabilmek için, O’nun neden ve nasıl bağışladığını irdelemeliyiz.

      Yehova’nın ‘Bağışlayıcı Olmasının’ Nedeni

      4. Yehova yapımız hakkında neyi hatırlar; bu bize davranış tarzını nasıl etkiler?

      4 Yehova yapabileceklerimizin sınırlı olduğunun farkındadır. Mezmur 103:14 “yaratılışımızı bilir; hatırlar ki, biz toprağız” der. Topraktan yaratıldığımızı, kusurlu olduğumuzdan dayanıksız, zayıf yanlarımızın bulunduğunu unutmaz. ‘Yaratılışımızı’ bilir ifadesi, bize Mukaddes Kitaptaki bir benzetmeyi anımsatır: Yehova Büyük Çömlekçi’dir; bizler de O’nun biçimlendirdiği toprak kaplarız.a (Yeremya 18:2-6) Büyük Çömlekçi bize davranış tarzını, günaha eğilimli yapımızın dayanma derecesine ve Kendi rehberliğine verdiğimiz olumlu veya olumsuz karşılığa göre ayarlar.

      5. Romalılar kitabı günahın pençesinin gücünü nasıl açıklar?

      5 Yehova günahın ne denli güçlü olduğunu bilir. O’nun Sözünde günah, insanı öldürücü pençesinde tutan etkili bir güç olarak tanımlanır. Acaba, günahın pençesi ne kadar güçlüdür? Resul Pavlus, Romalılar kitabında bunu şu tasvirlerle açıklar: Askerler komutanlarının denetiminde oldukları gibi, biz de ‘günahın denetimindeyiz.’ (Romalılar 3:9, YÇ); günah insanlık üzerinde kral gibi ‘saltanat sürüyor’ (Romalılar 5:21); o içimizde ‘yaşıyor’ (Romalılar 7:17, 20, YÇ); günah “kanunu” içimizde devamlı işleyerek hareketlerimizi denetlemeye çalışıyor. (Romalılar 7:23, 25) Günahın kusurlu bedenimiz üzerindeki etkisi gerçekten çok güçlüdür!—Romalılar 7:21, 24.

      6, 7. (a) Yehova’nın gerçekten pişmanlık duyarak merhamet dileyenler hakkındaki görüşü nedir? (b) Tanrı’nın merhametini neden istismar etmeye kalkışmamalıyız?

      6 Bu nedenle Yehova, ne kadar istesek de Kendisine kusursuz şekilde itaat etmemizin olanaksız olduğunu bilir. Bize büyük bir pişmanlıkla merhamet dilersek bağışlanacağımıza ilişkin sevgiyle güvence verir. Mezmur 51:17 “Allahın kurbanları kırılmış ruhtur; ey Allah, kırılmış ve ezilmiş yüreği hor görmezsin” diyor. Yehova suçluluk duygusu altında yüreği “kırılmış” ve “ezilmiş” bir kişiyi asla reddedip geri çevirmez.

      7 Acaba bu, bizim günaha eğilimli yapımızı günah işlemeye mazeret olarak göstererek Tanrı’nın merhametinden yararlanabileceğimiz anlamına mı gelir? Kesinlikle hayır! Yehova sadece duygularıyla hareket etmez. Merhametinin de bir sınırı vardır. Yürekleri katılaşarak kasten günah işleyen ve tövbe etmeyen kişileri asla bağışlamaz. (İbraniler 10:26) Öte yandan, pişmanlık duyanları bağışlar. Şimdi Mukaddes Kitaptan Yehova’nın sevgisinin bu şahane yönlerini anlatan bazı anlamlı sözleri irdeleyelim.

      Yehova Ne Ölçüde Bağışlar?

      8. Yehova günahlarımızı bağışlamakla aslında ne yapmış olur, öyleyse neye güvenebiliriz?

      8 Tövbekâr Davud, “suçumu bildirdim, ve fesadımı gizlemedim . . . . ve günahımın suçunu bağışladın” dedi. (Mezmur 32:5) “Bağışladın” şeklinde tercüme edilen İbranice sözcük aslında “kaldırmak” ya da “götürmek” anlamına gelir. Burada ‘suçun, günahın, kanun ihlalinin’ kaldırıldığını anlatmak üzere kullanılır. Öyleyse, Yehova Davud’un günahlarını gerçekten kaldırmış, onları sanki uzaklara götürmüştü. Bu durum kuşkusuz Davud’un taşıdığı suçluluk duygusunu hafifletmişti. (Mezmur 32:3) Biz de İsa’nın kurban olarak sağladığı fidyenin değerine duydukları imana dayanarak bağışlanmak isteyenlerin günahını uzaklara taşıyan Tanrı’ya tamamen güvenebiliriz.—Matta 20:28.

      9. Yehova günahlarımızı bizden ne kadar uzaklaştırır?

      9 Davud, Yehova’nın bağışlayıcılığını anlatmak için yine canlı bir ifade kullandı: “Doğu batıdan ne kadar uzaksa, o kadar uzaklaştırdı bizden isyanlarımızı.” (Mezmur 103:12, YÇ) Doğu batıdan ne kadar uzaktır? Bir anlamda, doğu ile batı arasındaki uzaklık insanın düşünebileceği en büyük mesafedir; bu iki nokta asla birleşmez. Bir bilgin, bu ifadenin “olabildiğince uzak; düşünülebilecek en uzak yer” anlamına geldiğini belirtir. Davud’un bu ilham edilmiş sözleri, Yehova’nın günahlarımızı bağışladığında, onları bizden alıp düşünülebilecek en uzak yere götürdüğünü anlatır.

      Karla kaplı dağlar

      ‘Suçlarınız kar gibi beyaz olacak’

      10. Yehova bizi bağışladığında, günah lekesini ömrümüz boyunca taşıyacağımızı düşünmemize neden gerek kalmaz?

      10 Hiç açık renkli bir giysiden leke çıkarmaya çalıştınız mı? Tüm çabalarınıza rağmen lekeyi bir türlü çıkaramamış olabilirsiniz. Yehova’nın, Kendi bağışlayıcılığının kapsamını nasıl tanımladığına dikkat edin: “Suçlarınız kırmız gibi olsa da, kar gibi beyaz olur; kırmız böceği gibi kızıl olsa da, yapağı gibi olur.” (İşaya 1:18) “Kırmız”, parlak al boya anlamına gelir.b “Kızıl” parlak kırmızı renktir. (Nahum 2:3) Günah lekesini kendi çabamızla asla çıkaramayız. Fakat Yehova kırmız gibi kıpkızıl olan günahlarımızı kar gibi, yapağı gibi bembeyaz yapabilir. O bizi bağışladığında, günah lekesini ömrümüz boyunca taşıyacağımızı düşünmemize gerek kalmaz.

      11. Yehova’nın günahlarımızı arkasına atması ne anlama gelir?

      11 Hizkiya, ölümcül hastalığından kurtarıldıktan sonra bestelediği dokunaklı bir şükran ilahisinde, Yehova’ya “günahlarımı arkana attın” demişti. (İşaya 38:17, YÇ) Bu betimleme, Yehova’nın, tövbe eden bir suçlunun günahlarını bir daha görmeyeceği ya da dikkate almayacağı şekilde arkasına attığını gösteriyor. Bir kaynağa göre, bu ifade, “[günahlarımı] hiç işlenmemiş saydın” anlamına gelir. Güven veren bir düşünce değil mi?

      12. Mika peygamber, Yehova’nın günahlarımızı bağışladığında onları tamamen sildiğini nasıl gösterir?

      12 Mika peygamber, Yehova’nın tövbe eden kavmini eski durumuna getireceği vaadini aktarırken, onları bağışlayacağına inandığını ifade etti: “Kendi halkından geride kalanların isyanlarını bağışlayan başka tanrı var mı? . . . . Bütün günahlarımızı denizin dibine atacaksın.” (Mika 7:18, 19, YÇ) Bu sözlerin Mukaddes Kitap devirlerinde yaşayanlar için ne anlama geldiğini düşünün. “Denizin dibine” atılan bir şeyin tekrar su üstüne çıkması tamamen olanaksız olduğuna göre, Mika’nın sözleri Yehova’nın bağışladığında günahlarımızı tamamen sildiğini gösterir.

      13. İsa’nın “borçlarımızı bize bağışla” sözü ne anlama gelir?

      13 İsa, Yehova’nın bağışlayıcılığını, borçlu-alacaklı ilişkisini örnek vererek açıkladı. Bizi “borçlarımızı bize bağışla” diye dua etmeye teşvik etti. (Matta 6:12) Bu sözlerle günahı borca benzetti. (Luka 11:4) Günah işlediğimizde Yehova’ya “borçlu” oluruz. Bir başvuru kitabı, “bağışlamak” olarak çevrilen Yunanca fiilin, “bir borcu artık istemeyerek hibe etmek, ondan vazgeçmek” anlamına geldiğini söyler. Bu anlamda, Yehova bağışladığında, hesabımıza işlenecek bir borcu iptal etmiş olur. Günah işledikten sonra tövbe eden kişiler bu sayede rahatlayabilirler. Yehova iptal ettiği bir borcun ödenmesini hiçbir zaman istemez.—Mezmur 32:1, 2.

      14. ‘Günahlarınızın silinmesi’ ifadesi zihnimizde nasıl bir tablo oluşturur?

      14 Yehova’nın bağışlayıcılığı, Resullerin İşleri 3:19’da da anlatılıyor: “İmdi günahlarınızın silinmesi için tövbe edin, ve dönün.” Yunanca bir fiilden tercüme edilen ‘silmek’ sözcüğü “varlığına son vermek, . . . . iptal veya yok etmek” anlamına gelebilir. Bazı bilginlere göre, bu bir elyazmasının silinmesi fikrini verir. Elyazmaları acaba nasıl siliniyordu? Eski zamanlarda genelde kullanılan mürekkep, karbon, tutkal ve su karıştırılarak yapılıyordu. Böyle bir mürekkeple yazılanlar hemen sonra, ıslak bir süngerle silinebiliyordu. Bu örnek Yehova’nın merhametini çok güzel anlatır. O bizim günahlarımızı bağışladığında, sanki eline bir sünger alıp onları siler.

      Yehova “bağışlayıcı” olduğunu bilmemizi ister

      15. Yehova Kendisi hakkında neyi bilmemizi ister?

      15 Bu örnekler üzerinde düşündüğümüzde bir gerçeği açıkça fark etmiyor muyuz? Yehova, içtenlikle tövbe ettiğimizde günahlarımızı gerçekten bağışladığını bilmemizi istiyor. O’nun ilerde bu günahları bize karşı kullanacağından korkmamıza gerek yok. Mukaddes Kitabın Yehova’nın büyük merhameti hakkında açıkladığı başka bir gerçek bunu gösterir: O bağışladığında unutur!

      “Günahlarını Artık Anmayacağım”

      16, 17. Mukaddes Kitap Yehova’nın günahlarımızı bağışladığını söylerken ne demek istiyor? Açıklayın.

      16 Yehova yeni ahit içinde olanlar hakkında “suçlarını bağışlayacağım, günahlarını artık anmayacağım” vaadinde bulundu. (Yeremya 31:34, YÇ) Acaba bu, Yehova’nın bağışladığı günahları artık hatırlayamadığı anlamına mı gelir? Tabii ki hayır. Mukaddes Kitapta Yehova’nın bağışladığı birçok kişinin günahları anlatılır ki bunların arasında Davud da bulunmaktadır. (II. Samuel 11:1-17; 12:13) Onların hatalarının hâlâ Yehova’nın bilgisi dahilinde olduğu bellidir. Bu kişilerin günahlarını anlatan kayıtlar da, tövbe edip Tanrı tarafından bağışlandıklarını anlatan kayıtlar gibi bizim yararımıza korunmuştur. (Romalılar 15:4) Öyleyse, Mukaddes Kitap Yehova’nın, bağışladığı kimselerin günahlarını ‘anmayacağını’ söylerken acaba ne demek istiyor?

      17 “Anmayacağım” karşılığındaki İbranice fiil, yalnızca geçmişi anımsamaktan daha fazlasını kasteder. Theological Wordbook of the Old Testament, onun “ayrıca uygun biçimde harekete geçme fikri” taşıdığını belirtir. Öyleyse bu açıdan, günahları ‘anmak’ suç işleyenlere karşı harekete geçmeyi de içerir. (Hoşea 9:9) Tanrı “günahlarını artık anmayacağım” demekle bize, tövbe eden günahkârları bir kez bağışladıktan sonra, bu günahlardan ötürü ilerde onlara karşı harekete geçmeyeceğine ilişkin güvence veriyor. (Hezekiel 18:21, 22) Böylece Yehova’nın unutması, bizi defalarca suçlayıp cezalandırmak üzere günahlarımızı tekrar tekrar gündeme getirmeyeceği anlamına geliyor. Tanrımızın bağışladığını ve unuttuğunu bilmek içimizi rahatlatmıyor mu?

      Sonuçlar Hakkında Ne Denebilir?

      18. Bağışlanmak, neden tövbe eden bir günahkârın kötü davranışının tüm sonuçlarından muaf tutulduğu anlamına gelmez?

      18 Acaba Yehova’nın bağışlaması, tövbe eden bir günahkârı kötü davranışının tüm sonuçlarından muaf tuttuğu anlamına mı gelir? Kesinlikle hayır. Günah işleyip de zarar görmemeyi bekleyemeyiz. Pavlus “bir adam ne ekerse, onu biçer” dedi. (Galatyalılar 6:7) Davranışımızın belirli sonuçlarıyla karşılaşabiliriz. Bu, Yehova’nın bizi bağışladıktan sonra başımıza bela getirdiği anlamına gelmez. İsa’nın bir takipçisi başı derde girdiğinde, ‘Yehova herhalde beni geçmişte işlediğim günahlar yüzünden cezalandırıyor’ diye düşünmemelidir. (Yakub 1:13) Diğer taraftan, Yehova bizi yanlış davranışlarımızın tüm sonuçlarından korumaz. Boşanma, istenmeyen hamilelik, cinsel yolla bulaşan hastalık, güven ve saygının yitirilmesi, bir günahın acı ve kaçınılmaz sonuçları olabilir. Unutmayalım ki Yehova, Bat-şeba ve Uriya ile ilgili günahlarını bağışladığı halde, Davud’u davranışlarının feci sonuçlarından korumadı.—II. Samuel 12:9-12.

      19-21. (a) Levililer 6:1-7’de kayıtlı yasa neden hem mağdurun hem de suçlunun yararınaydı? (b) Günahlarımız yüzünden başkaları zarar görürse, ne yaparak Yehova’yı sevindirebiliriz?

      19 Özellikle bizim davranışımız yüzünden başka kişiler zarar görüyorsa, günahımız daha başka sonuçlar da doğurabilir. Örneğin, Levililer kitabının 6. babındaki kaydı ele alalım. Musa Kanunu burada, İsrailoğullarından birinin soygun, gasp ya da dolandırıcılık yoluyla bir soydaşının malını elinden alarak işlediği ciddi bir suça değiniyor. Suçlu sonra suçunu inkâr ediyor, hatta yalan yere ant etmeye bile yelteniyor. Bu durumda, kişilerin ifadeleri birbiriyle çelişiyor. Fakat sonra, suçlu vicdan azabı çekerek günahını itiraf ediyor. Ancak, Tanrı tarafından bağışlanabilmesi için üç eylemde daha bulunması gerekiyor: aldığını geri vermeli, mağdura çaldığı malın yanı sıra değerinin yüzde 20’sini tazminat olarak ödemeli ve günah sunusu olarak bir koç vermelidir. Bu durumda, yasa şunu söylüyor: “Kâhin onun için RABBİN önünde kefaret edecek . . . . kendisine bağışlanacaktır.”—Levililer 6:1-7.

      20 Bu yasa Tanrı’nın merhametle yaptığı bir düzenlemeydi. Bu düzenleme mağdur kişinin yararınaydı; çünkü, hem malını sonunda geri almış oluyor hem de suçlunun günahını kabul etmesiyle büyük bir rahatlık duyuyordu. Ayrıca, vicdanının sesini dinleyerek nihayet suçunu itiraf edip hatasını telafi eden kişinin de yararınaydı; çünkü aksi halde, Tanrı tarafından asla bağışlanmayacaktı.

      21 Musa Kanununu tutmakla yükümlü değilsek de, bu Kanun bizlere Yehova’nın bağışlama konusundaki görüşü de dahil, tüm düşünce yapısı hakkında anlayış verir. (Koloseliler 2:13, 14) Eğer bizim günahımız yüzünden başkaları zarar görürse, hatamızı telafi etmek üzere elimizden geleni yapmalıyız; böylece Yehova’yı sevindirebiliriz. (Matta 5:23, 24) Suçumuzu kabul etmemiz, hatta zarar verdiğimiz kişiden özür dilememiz de gerekli olabilir. Bunları yaptığımız takdirde, İsa’nın sağladığı kurbana dayanarak Yehova’ya yakarabilir ve O’nun tarafından bağışlanacağımıza güvenebiliriz.—İbraniler 10:21, 22.

      22. Yehova bağışlarken ne de yapar?

      22 Yehova sevgi dolu bir baba gibi bizi hem bağışlıyor hem de ölçülü bir şekilde terbiye ediyor. (Süleymanın Meselleri 3:11, 12) İsa’nın tövbe eden bir takipçisi, önceden sahip olduğu ihtiyarlık, hizmet-yardımcılığı ya da dolgun vakitli hizmet ayrıcalığını bırakmak zorunda kalabilir. Büyük değer verdiği imtiyazlarını bir süreliğine kaybetmek kendisine çok acı gelebilir. Ne var ki, böyle bir tedip Yehova tarafından bağışlanmadığı anlamına gelmez. Yehova’dan gelen tedibin O’nun sevgisinin bir kanıtı olduğunu unutmamalıyız. Bunu kabul ederek ona uygun davranmamız büyük ölçüde bizim yararımızadır.—İbraniler 12:5-11.

      23. Yehova’dan merhamet görmeyeceğimizi neden asla düşünmemeliyiz, neden O’nun bağışlayıcılığını örnek almalıyız?

      23 Tanrımızın “bağışlayıcı” olduğunu bilmek ne kadar rahatlatıcıdır! Yapmış olabileceğimiz hatalara rağmen, Yehova’dan merhamet görmeyeceğimiz sonucuna asla varmayalım. Eğer gerçekten tövbe edersek ve yaptığımız hatayı telafi etmek üzere gerekli adımları atıp İsa’nın dökülen kanına dayanarak içtenlikle bağışlanma dilersek, Yehova’nın bizi bağışlayacağından tamamen emin olabiliriz. (I. Yuhanna 1:9) Birbirimize davranışlarımızda Yehova’nın bağışlayıcılığını örnek alalım. Her şeyden önce, hiçbir günah işlemeyen Tanrı bizi böylesine sevgiyle bağışlıyorsa, biz günahkâr insanların birbirimizi bağışlamak üzere elinden geleni yapması gerekmez mi?

      a ‘Yaratılışımız’ olarak tercüme edilen İbranice sözcük, çömlekçinin biçimlendirdiği toprak kaplar için de kullanılır.—İşaya 29:16.

      b Bir bilginin dediğine göre, kırmız “hiç çıkmayan kalıcı bir boyadır. Ne çiy, ne yağmur altında, ne yıkandığında, ne de uzun süre kullanıldığında çıkar.”

      Derin Düşünün . . .

      • II. Tarihler 33:1-13 Yehova Manasse’yi neden bağışladı, bundan O’nun merhameti konusunda ne öğreniriz?

      • Matta 6:12, 14, 15 Bir temel varsa, başkalarını neden bağışlamalıyız?

      • Luka 15:11-32 Bu meselden, Yehova’nın bağışlayıcılığı konusunda ne öğreniyoruz?

      • II. Korintoslular 7:8-11 Tanrı tarafından bağışlanmak istiyorsak ne yapmalıyız?

  • “Onun İyiliği Ne Büyük!”
    Yehova’ya Yaklaşın
    • Asmadaki üzüm salkımları

      27. BÖLÜM

      “Onun İyiliği Ne Büyük!”

      1, 2. Tanrı’nın iyiliği ne derece kapsamlıdır; Mukaddes Kitap bu niteliği nasıl vurgular?

      GÜNBATIMI gökyüzünü tatlı bir kızıla boyarken, açık havada yemek yiyen eski dostlar bir yandan gülüşüp konuşuyor, bir yandan da hayranlıkla çevrelerini izliyorlar. Uzaklarda bir çiftçi tarlasında durmuş, kara bulutların toplanışını ve ilk yağmur damlalarının susamış ekinlerin üzerine düşüşünü gülümseyerek izliyor. Başka bir yerde, bir ana baba çocuklarının ilk paytak adımlarını büyük bir keyifle seyrediyor.

      2 Bu insanların hepsi, farkında olsun ya da olmasınlar aynı özellikten, Yehova Tanrı’nın iyiliğinden yararlanıyor. Bazı dindar kişiler “Allah büyüktür” sözünü sık sık yineler. Mukaddes Kitap ise bunu çok daha kuvvetle vurgular. “Onun iyiliği ne büyük!” der. (Zekarya 9:17) Oysa, günümüzde bu sözlerin anlamını gerçekten bilenlerin pek fazla olmadığı görülüyor. Acaba Yehova Tanrı’nın iyiliği aslında neler içerir ve her birimizi nasıl etkiler?

      Tanrı’nın Sevgisinin Göze Çarpan Bir Yönü

      3, 4. İyilik nedir, iyiliğin Tanrı’nın sevgisinin bir ifadesi olarak nitelenmesi neden belki en doğru tanımdır?

      3 “İyilik”, çağdaş birçok dilde oldukça genel bir sözcüktür. Oysa Mukaddes Kitapta açıklandığı gibi, iyilik bir erdem, ahlaksal yönden mükemmelliktir. Öyleyse bu anlamda, iyiliğin Yehova’nın özünde var olduğu söylenebilir. O’nun güç, adalet ve hikmet gibi, tüm nitelikleri tam anlamıyla iyidir. Yine de iyiliğin, Yehova’nın sevgisinin bir ifadesi olarak nitelenmesi belki de onun en doğru tanımıdır. Neden?

      4 İyilik başkalarına davranışlarla gösterilen etkin bir niteliktir. Resul Pavlus, insanların gözünde, iyiliğin doğruluktan daha çekici olduğunu belirtti. (Romalılar 5:7) Doğru bir insandan yasalara sadakatle bağlı kalması beklenirse de, iyi insan daha da fazlasını yapar. Kendi inisiyatifiyle bir şeyler yaparak başkalarına yararlı olabilmek için fırsat kollar. Göreceğimiz gibi, Yehova’nın bu anlamda iyi olduğu kesindir. Bu iyiliğin O’nun sınırsız sevgisinden kaynaklandığı açıktır.

      5-7. İsa “İyi Öğretmen” diye nitelenmeyi neden reddetti; böylece hangi önemli gerçeği doğruladı?

      5 Yehova iyiliği bakımından da eşsizdir. İsa’nın ölümünden kısa süre önce soru sormak amacıyla yanına gelen bir adam ona “İyi öğretmen” diye hitap etmişti. Ama İsa ona, “bana neden iyi diyorsun? . . . . İyi olan yalnız biri var, O da Tanrı’dır” diye karşılık verdi. (Markos 10:17, 18, YÇ) Onun bu sözünü şaşırtıcı bulabilirsiniz. İsa adamın sözünü neden düzeltti? Aslında o “İyi öğretmen” değil miydi?

      6 Adam “İyi öğretmen” unvanını herhalde sırf İsa’yı pohpohlamak amacıyla kullanmıştı. İsa ise alçakgönüllülükle ona böyle yüceltici bir ifadeyi kendisi için değil, mutlak anlamda iyi olan gökteki Babası için kullanması gerektiğini gösterdi. (Süleymanın Meselleri 11:2) Fakat aynı zamanda önemli bir gerçeği de doğruladı. İyi konusundaki standardı yalnızca Yehova belirleyebilir. Neyin iyi neyin kötü olduğuna karar verme hakkı mutlak biçimde O’na aittir. Âdem ve Havva iyiyi ve kötüyü bilme ağacından yiyerek O’na başkaldırıp bu hakkı ele geçirmeye çalıştılar. İsa ise onların tam tersine, alçakgönüllülükle, standartları belirlemeyi Babasına bıraktı.

      7 Üstelik İsa, Yehova’nın gerçekten iyi olan her şeyin kaynağı olduğunu da biliyordu. “Her nimet, her mükemmel armağan” O’ndan gelir. (Yakub 1:17, YÇ) Şimdi Yehova’nın iyiliğinin cömertliğinden nasıl açıkça belli olduğunu inceleyelim.

      Yehova’nın İyiliğinin Yüceliğini Gösteren Kanıtlar

      8. Yehova iyiliğini tüm insanlara nasıl göstermektedir?

      8 Yer üzerinde Yehova’nın iyiliğinden yararlanmayan kimse yoktur. Mezmur 145:9 “RAB herkese iyidir” der. O’nun iyiliğinin herkesi kapsadığını neler gösterir? Mukaddes Kitap, Yehova “gökten yağmurlar ve semereli mevsimler vererek ve yüreklerinizi yemek ve sevinçle doldurup iyilik ederek kendisini şahitsiz bırakmamıştır” der. (Resullerin İşleri 14:17) Enfes bir yemek yediğinizde kendinizde bir canlılık hissetmiyor musunuz? Eğer Yehova iyiliği sayesinde yeryüzünde tatlı su kaynaklarını sürekli besleyen çevrimi ve bol ürün veren ‘semereli mevsimleri’ tasarlamasaydı, yiyecek hiçbir şey olamazdı. Yehova’nın bu iyiliğinden sadece O’nu sevenler değil, herkes yararlanıyor. İsa “o, güneşini kötülerin ve iyilerin üzerine doğdurur; ve salih olanlar ile olmıyanların üzerine yağmur yağdırır” dedi.—Matta 5:45.

      Yehova size ‘gökten yağmurlar ve semereli mevsimler verdi’

      9. Yehova’nın iyiliği elmayla nasıl örneklenebilir?

      9 Birçok kişi, güneşin sürekli devinimi, yağmurlar ve verimli mevsimler yoluyla insanlığa gösterilen muazzam cömertliği olağan sayıyor. Buna bir örnek olarak elmayı ele alalım. O yeryüzünün tüm ılıman bölgelerinde yetişen, sıradan bir meyvedir. Böyle olmakla birlikte güzel, lezzetli, sulu, besin değeri yüksek bir yiyecektir. Dünya çapında, rengi kırmızıdan altın sarısına ve yeşile, büyüklüğü iri bir kirazdan greyfurta kadar değişen yaklaşık 7.500 elma türü olduğunu biliyor muydunuz? Minicik bir elma çekirdeği avcunuzun içinde önemsiz gibi görünür. Oysa bu çekirdekten en güzel ağaçlardan biri yetişir. (Neşideler Neşidesi 2:3) Elma ağacı her ilkbahar şahane çiçeklerle bezenir; her sonbahar meyvesini verir. Ortalama büyüklükte bir ağaç her yıl –yaklaşık 75 yıl boyunca– 20 kilo ağırlığında 19 sandık elma verir!

      Küçük bir elma çekirdeği ve meyve dolu elma ağaçları

      Bu minicik çekirdekten insanlar için yıllarca besin ve zevk kaynağı olacak bir ağaç yetişecek

      10, 11. Bize verdiği duyular, Tanrı’nın iyiliğini nasıl ortaya koyar?

      10 İyiliği sonsuz olan Yehova bize, yaptığı işleri algılayıp onlardan zevk almamızı sağlayan duyulara sahip, “harika yaratılmış” bir beden verdi. (Mezmur 139:14, YÇ) Bu bölümün başında anlatılan sahneleri bir kez daha düşünün. O anları sevinçli kılan görüntüler nelerdi? Neşeli bir çocuğun al yanakları. Tarlanın üzerine düşen yağmur damlaları. Günbatımının kızıl, altın sarısı ve menekşe renkleri. Gözlerimiz 300.000’i aşkın farklı rengi ayırt edebilecek yetide tasarlanmıştır! Ayrıca, işitme duyumuz sayesinde, sevdiğimiz birinin sesindeki nüansı yakalar, ağaçlar arasından esen rüzgârın fısıltısından ya da küçük bir çocuğun coşkun kahkahalarından zevk alırız. Böyle manzaralar ve sesler bize acaba neden zevk veriyor? Çünkü Mukaddes Kitap, “işiten kulak ve gören göz, ikisini de RAB yaratmıştır” diyor. (Süleymanın Meselleri 20:12) Oysa, bunlar duyularımızın sadece ikisidir.

      11 Koku duyusu da Yehova’nın iyiliğinin başka bir kanıtıdır. Burnumuz 10.000 kadar farklı kokuyu ayırt edebilir. Bunlardan sadece birkaçını, örneğin, en sevdiğiniz yiyeceğin, çiçeklerin, yerdeki yaprakların, ateşten yükselen dumanın kokusunu düşünün. Ve dokunma duyumuz sayesinde yüzümüzü okşayan meltemi, sevdiğimiz birinin kucaklayışının verdiği güveni, elimizdeki meyvenin tazeliğini hissedebiliriz. Meyveden bir ısırık aldığımızda, bu kez de tatma duyumuz devreye girer. Dilimizin üstündeki tat alma tomurcuklarıyla meyvenin kimyasal açıdan karmaşık yapısının oluşturduğu ince farkları ayırt ederken değişik tatları algılarız. Evet, Yehova’ya “iyiliğin ne büyüktür! Senden korkanlar için onu sakladın” diyerek duygularımızı dile getirmek için her nedene sahibiz. (Mezmur 31:19) Acaba Yehova’nın iyiliğini Kendisinden korkanlar için ‘saklaması’ ne anlama gelir?

      İyiliğin Sonsuz Yararları

      12. Yehova’nın sağladığı hangi nimetler çok büyük önem taşır, neden?

      12 İsa, “‘insan yalnız ekmekle yaşamaz, fakat Allahın ağzından çıkan her bir sözle yaşar,’ diye yazılmıştır” demişti. (Matta 4:4) Gerçekten de, Yehova’nın sağladığı ruhi nimetler insanı sonsuz yaşama götüreceğinden, fiziki nimetlerden çok daha büyük yarar sağlayabilir. Bu kitabın 8. bölümünde, Yehova’nın geri verme gücünü, bu son günlerde ruhi bir cennet oluşturmak üzere kullandığını gördük. Bu cennetin esas özelliklerinden biri ruhi gıda bolluğudur.

      13, 14. (a) Hezekiel peygamber rüyette neler gördü, bu bizim için ne anlama gelir? (b) Yehova sadık hizmetçilerine hayat veren hangi nimetleri sağlıyor?

      13 Mukaddes Kitapta, Tanrı’nın insanlara geri vermeyi vaat ettiği şeylerle ilgili en büyük peygamberliklerden birinde, Hezekiel peygamber yeniden kurulup yüce bir konuma getirilen mabetle ilgili bir rüyet gördü. Bu mabetten çıkan sular akarken giderek genişleyip gürleşiyordu. Aktığı her yere nimetler getiriyordu. Her iki yanında besin ve şifa kaynağı ağaçlar yetişiyordu. Bu ırmak, içinde hiçbir canlının bulunmadığı tuzlu Ölü Deniz’e bile hayat ve bolluk getiriyordu! (Hezekiel 47:1-12) Acaba bütün bunlar ne anlama gelmekteydi?

      14 Hezekiel’in gördüğü bu rüyet, Yehova’nın mabetle betimlenen pak tapınma için yaptığı düzenlemeyi yeniden başlatacağı anlamına gelmekteydi. Yehova’nın yaşam için sağladığı nimetler, Kendisine tapınanlara tıpkı rüyetteki ırmak gibi giderek daha da gür akacaktı. Pak tapınmanın yeniden başlatıldığı 1919’dan beri, Yehova hizmetçilerine hayat veren nimetler sağlıyor. Nasıl mı? Mukaddes Kitaplar, Mukaddes Kitaba dayalı yayınlar, haftalık cemaat ibadetleri, büyük ibadetler, milyonlarca insanın yaşamsal gerçekleri öğrenmesine yardım ediyor. Yehova bunlar sayesinde insanlara yaşam için gerekli en önemli nimeti hakkında bilgi veriyor. Bu nimet, Mesih’in kurban olarak sağladığı fidyedir. Bu sayede, Tanrı’yı gerçekten sevip O’ndan korkan herkesin O’nun gözünde temiz bir duruma gelerek sonsuz yaşam ümidine kavuşması mümkün oluyor.a Böylece bu son günlerde dünya ruhi açlık çekerken Yehova’ya tapınanlar ruhi ziyafete kavuşuyor.—İşaya 65:13.

      15. Mesih’in Bin Yıllık yönetimi sırasında Yehova’nın iyiliği sadık insanlara hangi anlamda akacak?

      15 Bu eski ortam son bulduğunda, Hezekiel’in rüyetindeki ırmağın akışı durmayacak. Tam tersine, Mesih’in Bin Yıllık yönetimi sırasında daha da gürleşecek. Yehova o zaman, gökteki Mesihi Krallık aracılığıyla, sadık insanların İsa’nın fidye kurbanının değerinden tam anlamıyla yararlanmalarını ve giderek kusursuzluğa erişmelerini sağlayacak. O gün, Yehova’nın iyiliği karşısında ne kadar çok sevineceğiz!

      Yehova’nın İyiliğinin Başka Yönleri

      16. Mukaddes Kitap Yehova’nın iyiliğinin başka nitelikleri de kapsadığını nasıl gösterir?

      16 Yehova’nın iyiliği cömertlikten çok daha fazlasını kapsar. Tanrı Musa’ya “bütün iyiliğimi önünden geçireceğim . . . . adımı, RAB adını senin önünde duyuracağım” dedi. Kayıt devamen şunları söyler: ‘RAB onun önünden geçerek ‘Yehova, Yehova, çok acıyan ve lütfeden, geç öfkelenen ve inayeti ve hakikati çok olan Tanrı’ olduğunu ilan etti.’ (Çıkış [Mısır’dan Çıkış] 33:19, YÇ; 34:6, 7) Öyleyse, Yehova’nın iyiliği bazı güzel nitelikleri de kapsar. Bunlardan yalnızca ikisini ele alalım.

      17. Lütufkâr olmak ne demektir, Yehova bu niteliği biz kusurlu insanlara nasıl gösteriyor?

      17 ‘Lütuf.’ Bu nitelik Yehova’nın, yaratıklarına davranış tarzı hakkında bize çok şey anlatır. O, güç sahibi kimselerin çoğu kere davrandığı gibi sert, soğuk ve despotça değil, kibar ve nazik davranır. Örneğin, Yehova İbrahim’e ‘şimdi gözlerini kaldır ve bulunduğun yerden kuzeye, güneye, doğuya, batıya bak’ demişti. (Tekvin 13:14) Türkçe Mukaddes Kitap çevirilerinde olduğu gibi, birçok çeviride de bu ayetteki “lütfen” sözcüğü atlanmıştır. Oysa Mukaddes Kitap bilginleri, özgün İbranice metinde, bu ifadeyi emir olmaktan çıkarıp kibar bir ricaya dönüştüren bir takı bulunduğunu bildirirler. Başka ayetlerde de benzer durum görülür. (Tekvin 31:12; Hezekiel 8:5) Düşünün, evrenin Egemeni sıradan insanlara “lütfen” diyor! Kabalığın, saldırganlığın, terbiyesizliğin yaygın olduğu bir dünyada, Tanrımız Yehova’nın ne denli lütufkâr olduğunu düşündüğümüzde ferahlamıyor muyuz?

      18. Yehova’nın hangi anlamda ‘hakikati çoktur’; bu sözler neden güven verir?

      18 “Hakikati çok.” Sahtekârlık günümüz dünyasında bir yaşam tarzı olmuştur. Oysa Mukaddes Kitap bize “Allah insan değil ki, yalan söylesin” diye hatırlatmada bulunur. (Sayılar 23:19) Gerçekten de, Titus 1:2 ‘Tanrı yalan söyleyemez’ der. O yalan söyleyemeyecek kadar iyidir. Bu nedenle, vaatlerine kesinlikle güvenilebilir; sözleri mutlaka gerçekleşir. Yehova “hakikat Allahı” diye de nitelenir. (Mezmur 31:5) Sadece yalan söylememekle kalmaz, aynı zamanda hakikat bilgisini cömertçe dağıtır. Bilgi vermekten kaçınmaz, kapalı, gizemli değildir. Tersine, sınırsız hikmet dağarcığından cömertçe verdiği bilgilerle sadık hizmetçilerini aydınlatır.b Hatta onlara, ‘hakikatte yürüyebilmeleri’ için bildirdiği hakikatlere uygun yaşamayı da öğretir. (III. Yuhanna 3) Öyleyse, Yehova’nın iyiliği karşısında birey olarak tepkimiz ne olmalı?

      ‘Yehova’nın İyiliği Karşısında Yüzünüz Sevinçle Parlasın’

      19, 20. (a) Şeytan Havva’nın, Yehova’nın iyiliğine duyduğu güveni nasıl sarsmaya çalıştı, sonuç ne oldu? (b) Yehova’nın iyiliği karşısında yerinde olarak tepkimiz ne olmalı, neden?

      19 Şeytan, Aden bahçesinde Havva’yı ayartmaya onun Yehova’nın iyiliğine duyduğu güveni kurnazca sarsarak başladı. Yehova Âdem’e “bahçenin her ağacından istediğin gibi ye” demişti. O bahçeyi süsleyen binlerce ağaç arasından sadece biri Yehova tarafından yasaklanmıştı. Bununla birlikte, Şeytan’ın Havva’ya sorduğu ilk soruda kullandığı ifadeye dikkat edin: “Tanrı gerçekten, ‘Bahçedeki ağaçların hiçbirinin meyvesini yemeyin’ dedi mi?” (Tekvin [Yaratılış] 2:9, 16; 3:1, YÇ) Şeytan, Yehova’nın sözlerini çarpıtarak Havva’yı kendisinden iyi bir şeyin esirgendiğine inandırmaya çalıştı. Ne yazık ki, bu taktik onun istediği etkiyi yarattı. Sonradan dünyaya gelen birçok insan gibi, Havva da sahip olduklarının tümünü kendisine veren Tanrı’nın iyiliğinden şüphe etmeye başladı.

      20 Böyle kuşkuların ne derin acı ve üzüntülere yol açtığını biliyoruz. Öyleyse, şu sözlere kulak verelim: “RAB’bin verdiği iyilikler karşısında . . . . yüzleri sevinçle parlayacak.” (Yeremya 31:12, YÇ) Yehova’nın iyiliği karşısında yüzümüz gerçekten sevinçle parlamalıdır. Böylesine iyilik dolu Tanrımızın niyetinden asla şüphe etmemeliyiz. O’na tamamen güvenebiliriz, çünkü O Kendisini sevenlerin yalnızca iyiliğini ister.

      21, 22. (a) Yehova’nın iyiliğine ne şekillerde karşılık vermek isteyebiliriz? (b) Gelecek bölümde hangi niteliği irdeleyeceğiz; bu nitelik iyilikten ne bakımdan farklıdır?

      21 Ayrıca, başka insanlarla Tanrı’nın iyiliği hakkında konuşma fırsatı bulduğumuzda da büyük sevinç duyuyoruz. Mezmur 145:7 Yehova’ya tapınanlar hakkında, “büyük iyiliğinin anılmasını ilân edecekler” der. Her gün Yehova’nın iyiliğinden herhangi bir şekilde yararlanıyoruz. Öyleyse, O’na iyiliklerinden ötürü, mümkünse bunların neler olduğunu açıkça belirterek her gün teşekkür etmeyi neden alışkanlık edinmeyelim? Her gün Yehova’nın iyiliklerini düşünerek O’na şükretmekle ve başka insanlarla O’nun bu niteliği hakkında konuşmakla, iyi Tanrımızı örnek aldığımızı gösteririz. Ve Yehova gibi iyilik yapmak için fırsat kollayarak O’na daha da yaklaşırız. Yaşlı resul Yuhanna, “sevgili kardeşim, kötüyü değil, iyiyi örnek al. İyilik yapan kişi Tanrı’dandır” diye yazmıştı.—III. Yuhanna 11, YÇ.

      22 Yehova’nın iyiliği başka nitelikleriyle de bağlantılıdır. Örneğin, Tanrı’nın ‘vefalı sevgisi çoktur.’ (Çıkış 34:6) O iyilikten daha dar kapsamlı bir niteliktir, çünkü Yehova bu niteliği özellikle sadık hizmetçilerine gösterir. Gelecek bölümde O’nun bunu nasıl yaptığını öğreneceğiz.

      a Yehova’nın iyiliği en güzel ifadesini fidyede bulur. Yehova uğrumuzda ölmesi için, yarattığı milyonlarca ruhi varlık arasından sevgili biricik Oğlu’nu seçti.

      b Mukaddes Kitap yerinde olarak, hakikatle ışık arasında ilişki kurar. Mezmur yazarı ilahisinde, “gönder ışığını, gerçeğini” demişti. (Mezmur 43:3, YÇ) Yehova Kendisinden öğrenmek, aydınlanmak isteyenlere ruhi ışığını bol bol verir.—II. Korintoslular 4:6; I. Yuhanna 1:5.

      Derin Düşünün . . .

      • I. Kırallar 8:54-61, 66 Süleyman, Yehova’nın iyiliğine duyduğu şükranı nasıl dile getirdi, bunun İsrailoğulları üzerinde nasıl bir etkisi oldu?

      • Mezmur 119:66, 68 Dualarımız, Yehova’nın iyiliğini örnek alma isteğimizi nasıl yansıtabilir?

      • Luka 6:32-38 Bizi Yehova’nın cömertliğini örnek almaya ne yöneltebilir?

      • Romalılar 12:2, 9, 17-21 Günlük yaşamımızda nasıl iyilik yapabiliriz?

  • “Yalnız Sen Vefalısın”
    Yehova’ya Yaklaşın
    • Gece gökyüzünde ay

      28. BÖLÜM

      “Yalnız Sen Vefalısın”

      1, 2. Vefasızlığın Kral Davud’un sık sık karşılaştığı bir olay olduğu neden söylenebilir?

      KRAL DAVUD vefasızlığın ne olduğunu gayet iyi biliyordu. Fırtınalı geçen saltanatı sırasında bir ara kendisine komplo kuran soydaşlarının entrikalarıyla uğraşmak zorunda kalmıştı. Üstelik, dost bildiği bazı kişilerin ihanetine de uğramıştı. Bunun bir örneği Davud’un ilk karısı Mikal’di. İlk başta Davud’a gönlünü kaptırdığından, hiç kuşkusuz onu Kral olarak destekliyordu. Oysa sonraları, “yüreğinde onu hor gördü”, hatta Davud’un “bayağı adamlardan biri” olduğunu bile düşündü.—I. Samuel 18:20; II. Samuel 6:16, 20.

      2 Bu konuda başka bir örnek de Davud’un özel danışmanı Ahitofel’dir. Onun öğütleri Yehova’nın ağzından çıkmış gibi kabul ediliyordu. (II. Samuel 16:23) Fakat zamanla, bu güvenilir dost hainlik yaparak Davud’a karşı örgütlenen isyana katıldı. Acaba bu komployu kim düzenlemişti? Davud’un öz oğlu Abşalom! Bu fırsatçı ve düzenbaz adam rakip bir kral gibi hareket ederek “İsrail adamlarının yüreğini çaldı.” Abşalom’un isyanı öylesine şiddetlendi ki, Kral Davud canını kurtarmak için sonunda kaçmak zorunda kaldı.—II. Samuel 15:1-6, 12-17.

      3. Davud nasıl bir güvenceye sahipti?

      3 Acaba Davud’a vefalı kalan kimse yok muydu? O bütün bu sıkıntıları yaşarken gerçekten böyle birinin var olduğunu biliyordu. Kimdi bu? Yehova Tanrı’dan başkası değil. Davud Yehova’ya “inayetli ile inayetli (vefalı ile vefalı) olursun” dedi. (II. Samuel 22:26) Vefa nedir ve Yehova bu niteliğin en soylu örneğini nasıl verir?

      Vefa Nedir?

      4, 5. (a) ‘Vefa’ nedir? (b) Sadakatten ne bakımdan farklıdır?

      4 İbranice Kutsal Yazılar’da kullanıldığı şekliyle ‘vefa’, bir amaca sevgiyle sımsıkı sarılmak ve o amaç gerçekleşene dek onu bırakmamaktır. Sadakatten çok daha fazlasını gerektirir. Çünkü bir kimsenin sadık kalmasının nedeni sadece sorumluluk duygusu olabilir. Vefa ise sevgiden kaynaklanır. Üstelik, “sadık” sözcüğü cansız varlıklar için de kullanılabilir. Örneğin ay, geceleri düzenli şekilde görüldüğü için Mezmur yazarı, onu gökteki “sadık şahit” olarak nitelemişti. (Mezmur 89:37) Ne var ki, ayın vefalı olduğu söylenemez. Neden? Çünkü vefa sevginin bir ifadesidir ve cansız varlıklar vefa gösteremez.

      Ay “sadık şahit” olarak nitelenirse de, sadece zekâ sahibi yaratıklar Yehova’nın vefasını gerçekten yansıtabilir

      5 Kutsal Yazılar’daki anlamına göre, vefa sıcak bir niteliktir. Onu gösterenle gösterdiği kişi arasındaki iyi ilişkiyi ortaya koyar. Böyle bir vefa süreklidir. Rüzgâra göre yön değiştiren deniz dalgalarına benzemez. Aksine, vefa veya vefalı sevgi, en yıldırıcı engelleri bile aşabilecek azme ve güce sahiptir.

      6. (a) Vefa insanlar arasında ne derece ender görülür; Mukaddes Kitap bunu nasıl belirtir? (b) Vefanın neler içerdiğini öğrenmenin en iyi yolu nedir, neden?

      6 Günümüzde bu tarz vefanın ender görüldüğü bir gerçektir. Yakın dostlar birbirlerini ‘yıkmaktadırlar.’ Eşlerini terk edenler çoğalmaktadır. (Süleymanın Meselleri 18:24; Malaki 2:14-16) İhanet öylesine yaygındır ki, belki biz de Mika peygamber gibi, “dünyadan müttaki [vefalı] yok oldu” demekteyiz. (Mika 7:2) İnsanlar vefalı sevgi göstermeyi çoğu kez başaramıyorlarsa da, vefa Yehova’nın göze çarpan bir özelliğidir. Aslında, vefanın neler içerdiğini tam olarak öğrenebilmenin en iyi yolu, Yehova’nın sevgisinin bu önemli yönünü incelemektir.

      Yehova’nın Eşsiz Vefası

      7, 8. Neden yalnızca Yehova’nın vefalı olduğu söylenebilir?

      7 Çağdaş bir tercümeye göre, Vahiy 15:4 Yehova için, ‘yalnız sen vefalısın’ der. Bu nasıl olabilir? İnsanlar ve melekler de bazen olağanüstü vefa göstermediler mi? (Eyub 1:1; Vahiy 4:8) Ya İsa Mesih için ne denebilir? O Tanrı’nın en başta gelen vefalı ve “sadık kulu” değil mi? (Mezmur 16:10, YÇ) Öyleyse, yalnızca Yehova’nın vefalı olduğu nasıl söylenebilir?

      8 Her şeyden önce vefanın, Yehova’nın sevgisinin bir yönü olduğunu unutmayın. ‘Tanrı sevgi’ olduğuna, bu nitelik O’nunla özdeşleştiğine göre, vefayı O’ndan daha kusursuz biçimde kim gösterebilir? (I. Yuhanna 4:8) Aslında, melekler ve insanlar Tanrı’nın niteliklerini yansıtabilirlerse de, yalnızca Yehova en üst düzeyde vefalıdır. “Eskiden beri var” olduğundan, vefalı sevgiyi, gökte veya yerdeki her yaratıktan çok daha uzun zamandır göstermektedir. (Daniel 7:9, YÇ) Şu halde, Yehova vefanın ta kendisidir. Bu niteliği, hiçbir yaratığın Kendisiyle boy ölçüşemeyeceği bir şekilde gösterir. Şimdi bu konuda bazı örnekler ele alalım.

      9. Yehova ‘bütün işlerinde nasıl vefalıdır’?

      9 Yehova “bütün işlerinde inayetlidir (vefalıdır).” (Mezmur 145:17) Nasıl? Bunun cevabını 136. Mezmur veriyor. O mezmurda Yehova’nın İsrailoğullarını kurtardığı bazı olaylar anlatılıyor. Heyecan verici bir örnek, İsrail’in suları yarılan Kızıldeniz’den geçirilerek kurtarılmasıydı. Bu Mezmur’un her ayetinde, “çünkü inayeti (vefalı sevgisi) sonsuzdur” cümleciğinin vurgulanması dikkate değer. Bu Mezmur 289. sayfadaki “Derin Düşünün” köşesinde bulunmaktadır. Bu ayetleri okurken, Yehova’nın Kendisine tapınanlara vefalı sevgisini ne şekillerde gösterdiğini fark ettiğinizde etkilenmemeniz olanaksızdır. Evet, Yehova sadık hizmetçilerine vefasını onların yakarışlarını işitip, belirlediği zamanda harekete geçerek gösterir. (Mezmur 34:6) Vefalı kaldıkları sürece onlara duyduğu vefalı sevgi asla sarsılmaz.

      10. Yehova standartları konusunda vefasını nasıl gösterir?

      10 Yehova ayrıca Kendi standartlarına bağlı kalarak da hizmetçilerine vefa gösterir. Geçici heves ve duygulara kapılan bazı insanların tersine, iyi ve kötü konusundaki görüşünde kararsız değildir. Ruhçuluk, putperestlik ve adam öldürme gibi konulardaki görüşü binlerce yıldır değişmemiştir. Kendisi hakkında İşaya peygamber aracılığıyla şu gerçeği belirtir: “İhtiyarlığınıza kadar da ben oyum.” (İşaya 46:4) Bu nedenle, Tanrı’nın ahlak konusunda gösterdiği yolu izlemenin bize yarar sağlayacağına güvenebiliriz.—İşaya 48:17-19.

      11. Yehova’nın, vaatlerine sadık kaldığını gösteren örnekler verin.

      11 Yehova, vaatlerine sadık kalarak da vefa gösterir. Olacağını bildirdiği her olay gerçekleşir. Bu nedenle, “ağzımdan çıkan sözüm . . . . bana boş dönmeyecektir, fakat murat ettiğim şeyi yapacak ve yapsın diye onu gönderdiğim işi başaracak” der. (İşaya 55:11) Sözüne sadık kalarak hizmetçilerine vefa gösterir. Yapmayı düşünmediği bir işi boş yere heyecanla beklemelerini istemez. Yehova bu konuda kusursuz bir isim yaptığından, hizmetçisi Yeşu “RABBİN İsrail evine söylemiş olduğu bütün iyi sözlerden hiç bir söz boşa çıkmadı; hepsi oldu” diyebildi. (Yeşu 21:45) Öyleyse, Yehova’nın vaatlerini yerine getirerek, bizi asla düş kırıklığına uğratmayacağından emin olabiliriz.—İşaya 49:23; Romalılar 5:5.

      12, 13. Yehova’nın vefalı sevgisi hangi yönlerden “sonsuzdur”?

      12 Daha önce belirtildiği gibi, Mukaddes Kitap Yehova’nın vefalı sevgisinin ‘sonsuz’ olduğunu söyler. (Mezmur 136:1) Hangi yönlerden? Birincisi, Yehova’nın bağışlaması geçici değildir. 26. bölümde ele alındığı gibi, bağışladığı kişinin geçmişte işlediği hatalar üzerinde tekrar durmaz. ‘Hepimiz günah işleyip Tanrı’nın izzetinden mahrum kaldığımızdan’ Yehova’ya vefalı sevgisinin sonsuzluğu nedeniyle müteşekkir olmalıyız.—Romalılar 3:23.

      13 Yehova’nın vefalı sevgisi başka bir bakımdan da sonsuzdur. Sözü, doğru kişi hakkında “akar sular kenarına dikilmiş ağaç gibidir, meyvasını mevsiminde verir, ve yaprağı solmaz; yaptığı her iş de iyi gider” demektedir. (Mezmur 1:3) Yaprağı hiç solmayan verimli bir ağacı düşünün! Şu halde, Tanrı’nın Sözünden gerçekten zevk alırsak yaşamımız uzun, huzurlu ve verimli olur. Yehova’nın sadık hizmetçilerine vefayla sunduğu nimetler sonsuzdur. Gerçekten de, Yehova’nın oluşturacağı adil yeni dünyada, itaatli insanlık sonsuza dek O’nun vefalı sevgisinin tadını çıkaracak.—Vahiy 21:3, 4.

      Yehova Vefalı Olanları Bırakmaz

      14. Yehova hizmetçilerinin vefasına değer verdiğini nasıl gösterir?

      14 Yehova vefasını defalarca göstermiştir. Tam anlamıyla tutarlı olduğundan, sadık hizmetçilerine gösterdiği vefa hiçbir zaman azalmaz. Mezmur yazarı “genç idim, ve şimdi ihtiyar oldum; ve salihin bırakıldığını görmedim, ne de zürriyetini ekmek dilenmekte. Çünkü RAB hakkı sever, ve müttakilerini (vefalı olanları) bırakmaz” diye yazdı. (Mezmur 37:25, 28) Yehova Yaratıcımız olduğundan, tapınılmaya layıktır. (Vahiy 4:11) Yine de, vefası nedeniyle, sadakatle yaptığımız işlere değer verir.—Malaki 3:16, 17.

      15. Yehova’nın İsrailoğullarına davranışlarıyla vefasını nasıl gösterdiğini açıklayın.

      15 Yehova, sevgisi vefalı olduğundan, hizmetçilerine sıkıntıya düştüklerinde daima yardım eder. Mezmur yazarı “O müttakilerinin (vefalı kullarının) canlarını korur; kötülerin elinden onları azat eder” der. (Mezmur 97:10) Örneğin, İsrailoğullarına davranış tarzını ele alalım. Onlar Kızıldeniz’den mucizeyle kurtarıldıktan sonra söyledikleri ilahide “kurtardığın kavma inayetinle (vefalı sevginle) rehber oldun” diyerek Yehova’ya şükranlarını ifade ettiler. (Çıkış 15:13) Kızıldeniz’deki kurtuluş hiç şüphesiz Yehova’nın vefalı sevgisinden kaynaklanıyordu. Musa bu nedenle İsrailoğullarına şunları dedi: “RABBİN sizi sevmesi ve sizi seçmesi bütün kavmlardan daha çok olduğunuz için değildi; çünkü bütün kavmlardan az idiniz; fakat RAB sizi sevdiği, ve atalarınıza ettiği andı tutmak istediği için RAB sizi kudretli elle çıkardı, ve kölelik evinden, Mısır kıralı Firavunun elinden sizi kurtardı.”—Tesniye 7:7, 8.

      16, 17. (a) İsrailoğulları nasıl şaşırtıcı bir takdirsizlik gösterdiler; Yehova yine de onlara nasıl merhametle davrandı? (b) İsrailoğullarının çoğu “şifa bulmaz” kişiler olduğunu nasıl gösterdi; bu örnek bizim için neden uyarıcıdır?

      16 İsrailoğulları Mısır’dan kurtarıldıktan sonra, Yehova’ya ‘karşı yine suç etmeye, Yüce Olana karşı isyan etmeye devam ederek’ milletçe O’nun vefalı sevgisine takdirsizlik gösterdiler. (Mezmur 78:17) Yüzyıllar boyu, Yehova’yı defalarca terk edip sahte tanrılara ve kendilerini kirletmekten başka işe yaramayan pagan alışkanlıklarına dönerek başkaldırdılar. Yine de, Yehova ahdini bozmadı. Aksine, Yeremya peygamber aracılığıyla onlara ricada bulunarak “ey dönek İsrail, geri gel, . . . . size öfkeli bakmıyacağım; çünkü ben inayetliyim (vefalıyım)” dedi. (Yeremya 3:12) Ne var ki, 25. bölümde anlatıldığı gibi, İsrailoğullarının çoğu tutumunu değiştirmedi. Gerçekten de, “Allahın ulakları ile eğlendiler, ve sözlerini hor gördüler, ve peygamberlerile istihza ettiler.” Sonuç ne oldu? En sonunda, ‘RABBİN kızgınlığı şifa bulmaz derecede kavmine karşı yükseldi.’—II. Tarihler 36:15, 16.

      17 Bundan ne öğreniyoruz? Şunu: Yehova körü körüne vefa göstermez. Vefalı sevgisinin bol olduğu ve merhamet göstermek için geçerli bir neden varsa bunu memnuniyetle yaptığı bir gerçektir. Ama eğer suçlu ıslah olmaz derecede kötü biriyse, O ne yapar? Bu durumda, Kendi doğruluk standardına sıkıca bağlı kalarak onun aleyhinde hüküm verir. Musa’nın dediği gibi, ‘hiçbir suçu cezasız bırakmaz.’—Çıkış [Mısır’dan Çıkış] 34:6, 7, YÇ.

      18, 19. (a) Yehova’nın kötüleri cezalandırması da neden vefasından kaynaklanan bir eylemdir? (b) Yehova zulmedilerek öldürülen hizmetçilerine vefasını ne şekilde gösterecek?

      18 Tanrı’nın kötüleri cezalandırması da vefasından kaynaklanan bir eylemdir. Nasıl mı? Vahiy kitabında anlatılan Yehova’nın yedi meleğe verdiği emirlerde bu görülür: “Gidin, ve Allahın gazabının yedi tasını yeryüzüne boşaltın.” Üçüncü melek tasını “ırmaklara ve suların pınarlarına boşalttı” ve onlar kan oldu. O zaman melek Yehova’ya “ey var olan ve var olmuş olan Kuddûs (vefalı), âdilsin, çünkü böyle hükmettin; çünkü mukaddeslerin ve peygamberlerin kanını döktüler, ve onlara içmek için kan verdin; lâyıktırlar” dedi.—Vahiy 16:1-6.

      Yehova ölüme dek vefa gösterenleri vefayla hatırlayıp diriltecektir

      19 Meleğin bu hüküm mesajını verirken, sözlerinin arasında Yehova’ya nasıl hitap ettiğine dikkat edin; çağdaş bir çeviri burada “Kuddûs” yerine “vefalı” sözcüğünü kullanıyor. Neden? Çünkü Yehova kötüleri yok ederek hizmetçilerine vefasını göstermektedir; bu hizmetçilerinden birçoğu zulmedilerek öldürülmüştü. Yehova böyle sadık kimselere vefa göstererek onları belleğinde tutar. Aramızdan ayrılan bu kişileri tekrar görmeyi içtenlikle arzular ve Mukaddes Kitap O’nun amacının böyle kimseleri dirilterek ödüllendirmek olduğunu söyler. (Eyub 14:14, 15) Yehova vefalı hizmetçilerini artık hayatta olmadıkları için unutmaz. O’nun gözünde ‘hepsi diridirler.’ (Luka 20:37, 38) O’nun, belleğindekilere tekrar hayat vermeyi amaçlaması vefasının etkili bir kanıtıdır.

      Ölüme dek Yehova’ya sadık kalan bazı kardeşlerin fotoğrafları: Bernard Luimes, Wolfgang Kusserow, Moses Nyamussua

      Bernard Luimes (solda) ve Wolfgang Kusserow (ortada) Nazilerce idam edildiler

      Moses Nyamussua (sağda) siyasi bir grup tarafından mızraklanarak öldürüldü

      Yehova’nın Vefalı Sevgisi Kurtuluş Yolunu Açar

      20. “Merhamet kapları” kimlerdir; Yehova onlara nasıl vefa gösterir?

      20 Yehova tarih boyunca, sadık insanlara olağanüstü vefa gösterdi. Gerçekten de, binlerce yıl “helâke hazırlanmış olan gazap kaplarına çok sabırla tahammül etti.” Neden mi? “Önceden izzet için hazırladığı merhamet kapları üzerine . . . . izzetinin zenginliğini bildirmek için.” (Romalılar 9:22-24) Gökteki Krallığın Mesih’le birlikte mirasçısı olmak üzere mukaddes ruhla meshedilen bu “merhamet kapları” sonsuz yaşamla ilgili doğru tutuma sahip kimselerdir. (Matta 19:28) Yehova bu merhamet kaplarına kurtuluş yolunu açarak, ‘senin soyun aracılığıyla yeryüzündeki bütün uluslar nimetler elde edecekler’ vaadinde bulunduğu İbrahim’e vefasını gösterdi.—Tekvin 22:18.

      Yehova’nın günümüzdeki bazı sadık hizmetçileri

      Yehova’nın vefası sayesinde tüm sadık hizmetçileri gelecek konusunda güvenilir bir ümide sahiptir

      21. (a) Yehova “büyük sıkıntıda” sağ kalmayı bekleyen ‘büyük kalabalığa’ nasıl vefa gösteriyor? (b) Yehova’nın vefası sizi ne yapmaya yöneltiyor?

      21 Yehova aynı vefayı, “büyük sıkıntıda” sağ kalarak yeryüzündeki cennette sonsuza dek yaşamayı bekleyen ‘büyük kalabalığa’ da gösteriyor. (Vahiy 7:9, 10, 14) Hizmetçilerine, kusurlu olmalarına rağmen vefa göstererek yeryüzündeki cennette ebediyen yaşama olanağı veriyor. Bunu nasıl yapıyor? Vefasının en büyük göstergesi olan fidye sayesinde. (Yuhanna 3:16; Romalılar 5:8) Yehova’nın vefası adalete güçlü bir özlem duyanları cezbeder. (Yeremya 31:3) Gösterdiği ve göstereceği derin vefanın sizi O’na yaklaştırdığını hissetmiyor musunuz? Tanrı’ya yaklaşmayı arzu ettiğimize göre, O’na vefayla hizmet etme kararımızı pekiştirerek sevgisine karşılık verelim.

      Derin Düşünün . . .

      • I. Samuel 24:1-22 Davud, Kral Saul’a davranış tarzıyla Yehova’nın değer verdiği vefayı nasıl gösterdi?

      • Ester 3:7-9; 4:6-14 Ester nasıl hayatı pahasına kavmine Tanrısal vefa gösterdi?

      • Mezmur 136:1-26 Bu Mezmur’dan Yehova’nın vefalı sevgisi hakkında ne öğreniriz?

      • Obadya 1-4, 10-16 Kavmine duyduğu vefa neden Yehova’yı vefasız Edomluları cezalandırmaya yöneltti?

  • ‘Mesih’in Sevgisini Kavramak’
    Yehova’ya Yaklaşın
    • İsa Mesih cüzamlı bir adama şefkatle dokunuyor

      29. BÖLÜM

      ‘Mesih’in Sevgisini Kavramak’

      1-3. (a) İsa’da Babasına benzeme isteği uyandıran neydi? (b) İsa’nın sevgisinin hangi yönlerini inceleyeceğiz?

      BABASINA benzemeye çalışan küçük bir çocuk görmüşsünüzdür. Babasının yürüyüşünü, konuşma tarzını, hareketlerini taklit ediyor olabilir. Zamanla onun ahlaki ve manevi değerlerini de benimseyebilir. Evet, çocuğun biricik babasına duyduğu sevgi ve hayranlık, onda babasına benzeme isteği uyandırır.

      2 Acaba İsa ile gökteki Babası arasındaki ilişki konusunda ne denebilir? İsa bir keresinde “ben Babayı severim” demişti. (Yuhanna 14:31) Hiç kimse Yehova’yı, diğer varlıkların yaratılmasından çok önceleri de Babasıyla birlikte olan bu Oğul’dan daha fazla sevemez. Bu sevgi, sadık Oğul’un Babasına benzemek istemesine neden oldu.—Yuhanna 14:9.

      3 İsa’nın, Yehova’nın kudret, adalet ve hikmet niteliklerini nasıl kusursuz şekilde örnek aldığını daha önceki bölümlerde inceledik. Acaba o, Babasının sevgisini hangi yollarla yansıttı? Şimdi İsa’nın sevgisinin üç yönünü –özveri ruhunu, derin şefkatini ve bağışlayıcılığını– inceleyelim.

      “Daha Büyük Sevgi Kimsede Yoktur”

      4. İsa, yeryüzünde özverili sevginin en büyük örneğini nasıl verdi?

      4 İsa özverili sevgi konusunda göze çarpan bir örnekti. Özveri, başkalarının sorunlarını ve gereksinimlerini hiçbir çıkar gözetmeden kendimizinkilerden önde tutmaktır. İsa böyle bir sevgiyi acaba nasıl gösterdi? Bunu kendisi, “Bir adamın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük sevgi kimsede yoktur” diyerek açıkladı. Gerçekten de, kendi kusursuz yaşamını bizler için feda etti. (Yuhanna 15:13) Bu, bir insanın gösterdiği en büyük sevgidir. Fakat İsa özverili bir sevgiye sahip olduğunu başka şekillerde de gösterdi.

      5. Tanrı’nın biricik Oğlu’nun gökleri bırakması neden sevgiden kaynaklanan bir özveriydi?

      5 Tanrı’nın biricik Oğlu insan olarak dünyaya gelmeden önce göklerde ayrıcalıklı ve yüce bir konumda bulunuyordu. Yehova’yla ve pek çok ruhi yaratıkla yakın dostluğa sahipti. Ama sahip olduğu bütün bu özel avantajlara rağmen, “kul suretini aldı, ve insanların benzeyişinde olarak kendini hâli kıldı.” (Filipililer 2:7) “Kötü olanın denetiminde” bulunan bir dünyada günahkâr insanların arasında yaşamaya razı oldu. (I. Yuhanna 5:19, YÇ) O böylece sevgiden kaynaklanan muazzam bir özveride bulunmamış mıydı?

      6, 7. (a) İsa yeryüzündeki hizmeti boyunca çıkarsız sevgiyi ne şekillerde gösterdi? (b) Yuhanna 19:25-27’de çıkarsız sevgiye ilişkin hangi örnek kayıtlıdır?

      6 İsa yeryüzündeki hizmeti boyunca özverili sevgiyi çeşitli şekillerde gösterdi. Asla çıkarını düşünmedi. Kendini hizmetine öylesine vermişti ki, gündelik yaşamda alışılmış rahatlıklardan bile bu uğurda vazgeçti. “Tilkilerin inleri, ve gök kuşlarının yuvaları vardır; fakat İnsanoğlunun başını yaslıyacak yeri yok” dedi. (Matta 8:20) Usta bir marangoz olduğundan, isteseydi zamanının bir kısmını kendine rahat bir ev inşa etmeye ya da güzel mobilyalar yapıp satarak para kazanmaya ayırabilirdi. Ama becerilerini maddi kazanç elde etmek için kullanmadı.

      7 İsa’nın özverili sevgisine ilişkin gerçekten dokunaklı bir örnek, Yuhanna 19:25-27’de kayıtlıdır. Öleceği günün öğleden sonrası zihninin ve yüreğinin nelerle meşgul olduğunu bir düşünün. Direk üzerinde can çekişirken bile düşüncesi, öğrencilerini, vaaz etme işi, özellikle bütünlüğünü koruması ve bunun Babasının ismi üzerinde bırakacağı etkiydi. Gerçekten de, insanlığın tüm geleceği kendisine bağlıydı! Buna rağmen, ölümünden birkaç dakika önce, muhtemelen o sırada dul olan annesi Meryem için de duyduğu endişeyi dile getirdi. Resul Yuhanna’dan, Meryem’le öz annesiymiş gibi ilgilenmesini rica etti; bu resul ondan sonra Meryem’i kendi evine aldı. İsa böylece annesinin fiziksel ve ruhsal ihtiyaçlarıyla ilgilenilmesini de sağladı. Çıkarsız sevginin ne müşfik bir ifadesi!

      “Acıdı”

      8. Kutsal Yazılarda, İsa’nın acıma duygusunu tanımlamak üzere kullanılan Yunanca sözcüğün anlamı nedir?

      8 İsa da Babası gibi şefkatliydi. Kutsal Yazılar, İsa’nın ıstırap çekenlerin acılı durumundan derinden etkilendiğini, bu nedenle de onlara yardım elini uzattığını anlatır. Onun acıma duygusunu tanımlamak üzere “acıdı” karşılığında Yunanca bir sözcük kullanılır. Bir bilgin “bunun, insanı iliklerine kadar etkileyen bir duygu olduğunu” söyler. Bu ifade, Yunanca’da acıma duygusunu anlatan en kuvvetli sözcüktür. Şimdi İsa’nın insanlara derinden acıdığından kendini onlar için bir şeyler yapmaya zorunlu hissettiği bazı olayları ele alalım.

      9, 10. (a) İsa ve resullerinin sessiz bir yer aramalarına hangi koşullar neden oldu? (b) İsa kalabalığın, kendisine dinlenme fırsatı vermemesi karşısında nasıl tepki gösterdi, neden?

      9 Ruhi ihtiyaçları karşıladı. Markos 6:30-34’teki kayıt, İsa’nın insanlara acımasının gerçek nedenini ortaya koyar. O sahneyi zihninizde canlandırın. Resuller vaaz etmek amacıyla yaptıkları geniş bir turu tamamlamanın heyecanı içindeydiler. İsa’nın yanına dönerek gördükleri ve işittiklerini hararetle anlattılar. Ama etraflarına toplanan büyük bir kalabalık onlara yemek yemeleri için bile fırsat bırakmadı. Resullerin bitkin düştükleri, devamlı uyanık olan İsa’nın gözünden kaçmadı. Onlara “ıssız yere gelin, ve biraz dinlenin” dedi. Kayığa binip Galile Gölü’nün kuzey ucundan sessiz bir yere doğru yol aldılar. Ne var ki, halk gittiklerini görmüştü. Başkaları da bunu işitti. Hepsi birden gölün kuzey kıyısından koşarak kayıktan önce oraya vardılar.

      10 Acaba İsa kendisine dinlenme fırsatı vermedikleri için rahatsız oldu mu? Kesinlikle hayır! Kendisini binlerce kişinin beklediğini görünce çok duygulandı. Markos bu konuda şunları yazdı: “[İsa] büyük bir kalabalık gördü ve onlara acıdı, zira çobanı olmıyan koyunlar gibi idiler, ve onlara çok şeyler öğretmeğe başladı.” Bu insanlara ruhi gereksinimleri olan bireyler gözüyle baktı. Kendilerini güdecek veya koruyacak çobanları olmadığından çaresizlik içinde başıboş dolaşan koyunlara benziyorlardı. İsa, sürüleriyle özenle ilgilenmeleri gereken dinsel liderlerin, yüreklerinin katılığından ötürü, sıradan insanları ihmal ettiklerini biliyordu. (Yuhanna 7:47-49) Acıdığı bu insanlara Tanrı’nın Krallığı hakkında bilgi vermeye başladı. (Luka 9:11) Öğretimine verecekleri karşılığı daha görmeden onlara acıdığına dikkat edin. Başka sözlerle, duyduğu derin şefkat, insanlara Tanrı’nın Sözünü öğrettikten sonra içinde uyanan bir duygu değil, onlara öğretmesinin asıl nedeniydi.

      İsa Mesih cüzamlı bir adama şefkatle dokunuyor ve onu iyileştiriyor

      ‘Elini uzattı ve ona dokundu’

      11, 12. (a) Mukaddes Kitap devirlerinde cüzamlılara nasıl davranılırdı, ama “cüzamla dolu” bir adam yanına geldiğinde İsa’nın tepkisi ne oldu? (b) İsa’nın dokunuşu cüzamlıyı nasıl etkilemiş olmalı; bir doktorun deneyimi bunu nasıl gösterir?

      11 Acıları dindirdi. Çeşitli rahatsızlıkları olan insanlar şefkatini hissettiklerinden İsa’ya yaklaştılar. Bu, özellikle ardında bir insan kalabalığıyla yürümekte olan İsa’ya “cüzamla dolu” bir adam yaklaştığında açıkça belli oldu. (Luka 5:12) Mukaddes Kitap devirlerinde, cüzamlılar hastalığın başkalarına bulaşmaması için karantinaya alınırlardı. (Sayılar 5:1-4) Fakat cüzam konusunda acımasız bir görüşe sahip olan hahamlar kendi koydukları ağır kuralları halka zorla kabul ettirdiler.a İşte bu nedenle, İsa’nın o cüzamlıya gösterdiği tepkiye dikkat edin: “Bir cüzamlı İsaya geldi ve kendisine yalvararak diz çöküp ona dedi: Eğer istersen beni temizleyebilirsin. O da acıyarak, elini uzattı, ve ona dokundu ve kendisine: İsterim, temiz ol, dedi. Cüzam hemen ondan gitti, ve temiz oldu.” (Markos 1:40-42) İsa cüzamlının orada bulunmasının dahi kanuna aykırı olduğunu biliyordu. Ama adamın durumundan öylesine etkilendi ki, onu oradan uzaklaştırmak şöyle dursun, inanılmaz bir davranışta bulundu. Ona dokundu!

      12 O cüzamlı için bu dokunuşun anlamını düşünebiliyor musunuz? Şu örneğe dikkat edin: Cüzam uzmanı Dr. Paul Brand, Hindistan’da tedavi ettiği bir cüzamlıyla arasında geçenleri anlatıyor. Muayenesi sırasında elini cüzamlının omzuna koyup adama uygulayacağı tedaviyi bir çevirmen aracılığıyla açıklamış. Cüzamlı birden ağlamaya başlamış. Doktor “yanlış bir söz mü söyledim?” diye sormuş. Çevirmen bu soruyu tercüme ettiğinde, genç adam “Hayır doktor. Elini omzuma koyduğun için ağlıyorum. Buraya geldiğimden beri bunca yıldır kimse bana dokunmadı” demiş. İsa’nın yanına gelen cüzamlı için ise bu dokunuşun daha da büyük bir anlamı olmalıydı. Onu toplum dışına iten hastalığı bu tek dokunuşla kaybolmuştu!

      13, 14. (a) İsa Nain kentine yaklaştığı sırada neyle karşılaştı; bu olayın en acıklı yönü neydi? (b) İsa Nainli dul kadına acıdığından ne yaptı?

      13 Kederi dindirdi. Başkalarının kederi İsa’yı derinden etkiliyordu. Örneğin, Luka 7:11-15’te kayıtlı olayı ele alalım. Bu onun, yerdeki hizmetinin ortalarında, Galile’deki Nain kentinin dış mahallelerine yaklaştığı sırada geçen bir olaydı. Şehir kapısının yakınında bir cenaze alayıyla karşılaştı. Çok acıklı bir durumdu. Dul ananın biricik oğlu olan bir genç ölmüştü. Kadın muhtemelen daha önce de böyle bir cenazede bulunmuştu. O zaman ölen kocasıydı. Bu kez ise ölen belki de tek dayanağı olan oğluydu. Bir kalabalık kadına eşlik ediyordu ve herhalde bu kalabalığın içinde ağıt yakanlar ve matem müziği çalan çalgıcılar da vardı. (Yeremya 9:17, 18; Matta 9:23) Ama İsa gözlerini herhalde oğlunun tabutunun yanında yürüyen kederli anneye dikmişti.

      14 İsa yaslı anneye “acıdı.” Güven veren bir ses tonuyla ona “ağlama” dedi. Kendiliğinden yaklaşıp tabuta dokundu. Tabutu taşıyanlar ve muhtemelen tüm kalabalık durdu. İsa güçlü bir sesle ölüye “ey genç, sana diyorum: Kalk” dedi. Sonra ne oldu? “Ölü” derin bir uykudan uyanırcasına “kalktı, oturdu, ve konuşmağa başladı.” Sonra kaydın en dokunaklı kısmı geliyor: “İsa onu anasına verdi.”

      15. (a) Mukaddes Kitabın İsa’nın insanlara acıdığını anlatan kayıtları, şefkat duymak ile harekete geçmek arasında nasıl bir bağlantı olduğunu gösterir? (b) İsa’yı bu konuda nasıl örnek alabiliriz?

      15 Bu kayıtlardan ne öğreniyoruz? Her olayda şefkat duymak ile harekete geçmek arasındaki bağlantıya dikkat edin. İsa ıstırap çekenlere her zaman acıyor, fakat acımakla da kalmayıp mutlaka bir şeyler yapıyordu. Biz onu nasıl örnek alabiliriz? Takipçileri olduğumuzdan, iyi haberi duyurma ve insanları onun öğrencisi yapma sorumluluğu taşıyoruz. Bizi buna yönelten asıl etken Tanrı’ya duyduğumuz sevgidir. Ama bunun aynı zamanda şefkat gerektiren bir iş olduğunu da unutmayalım. İsa gibi biz de insanlarla duygudaş olursak, yüreğimiz bizi iyi haberi onlarla paylaşmak üzere elimizden geleni yapmaya yöneltecektir. (Matta 22:37-39) Öte yandan, ıstırap ve keder içindeki iman kardeşlerimize şefkatle davranmak konusunda ne diyebiliriz? Ne fiziksel acıları dindirecek ne de ölüleri diriltecek mucizeler yapabiliriz. Bununla birlikte, ilgimizi ifade etmek ya da gereken yardımda bulunmak üzere inisiyatif kullanarak onlara şefkatle davranabiliriz.—Efesoslular 4:32.

      “Baba, Onları Bağışla”

      16. İsa işkence direği üzerindeyken bile bağışlayıcı olduğunu nasıl gösterdi?

      16 İsa, Babasının sevgisini başka önemli bir yolla –“bağışlayıcı” olmakla– da kusursuzca yansıttı. (Mezmur 86:5, YÇ) İşkence direği üzerinde bile bağışlayıcı olduğunu gösterdi. Yüz kızartıcı şekilde ellerinden ve ayaklarından çivilenmiş olarak ölürken acaba ne söyledi? Yehova’dan, kendisini idam edenleri cezalandırmasını mı diledi? Tam tersine, son sözleri arasında şunlar vardı: ‘Baba, onları bağışla; çünkü ne yaptıklarını bilmiyorlar.’—Luka 23:34.b

      17-19. İsa, kendisini üç kez inkâr eden resul Petrus’u bağışladığını ne şekillerde gösterdi?

      17 İsa’nın bağışlayıcı olduğunu gösteren belki daha da dokunaklı bir örnek, resul Petrus’a davranış tarzıdır. Petrus şüphesiz İsa’yı gönülden seviyordu. Ona yeryüzündeki yaşamının son gecesi olan 14 Nisan’da “ya Rab, seninle hem zindana, hem ölüme gitmeğe hazırım” demişti. Oysa sadece birkaç saat sonra, İsa’yı tanıdığını bile üç kez inkâr etti! Mukaddes Kitap, Petrus İsa’yı üçüncü kez inkâr ettikten sonra olanları bize anlatır: “Rab dönüp Petrusa baktı.” İşlediği günah yüzünden ağır bir vicdan azabı çeken Petrus “dışarı çıkıp acı acı ağladı.” Aynı gün İsa öldükten sonra o ‘acaba Rabbim beni bağışladı mı?’ diye kara kara düşünmüş olabilir.—Luka 22:33, 61, 62.

      18 Petrus’un bunun cevabını uzun zaman beklemesi gerekmedi. İsa 16 Nisan sabahı diriltildi ve anlaşılan aynı gün Petrus’u ziyaret etti. (Luka 24:34; I. Korintoslular 15:4-8) Kendisini şiddetle inkâr eden bu resule neden böyle özel bir ilgi gösterdi? Tövbe eden Petrus’a, herhalde kendisini hâlâ sevip değer verdiğini göstermek istemişti. Hatta, onun bu konuda güvenini pekiştirmek üzere daha da fazlasını yaptı.

      19 Bir süre sonra, İsa Galile Gölünde öğrencilerine göründü. Bu olay sırasında, (Rabbini üç kez inkâr eden) Petrus’a, kendisini sevip sevmediğini üç kez sordu. Üçüncü soruşunda, Petrus ona “ya Rab, sen her şeyi bilirsin; seni sevdiğimi bilirsin” karşılığını verdi. Gerçekten de, yürekleri okuyabilen İsa, Petrus’un kendisine derin sevgi duyduğunu çok iyi biliyordu. Ama yine de, ona sevgisini kanıtlama fırsatı verdi. Üstelik onu ‘koyunlarını’ ‘gütmek’ ve ‘otlatmakla’ da görevlendirdi. (Yuhanna 21:15-17) Petrus’a vaaz etme görevi zaten daha önce verilmişti. (Luka 5:10) Ama buna ek olarak, İsa şimdi ona olağanüstü güven göstererek ağır bir sorumluluk daha verdi. Bu, Mesih’in takipçileri olacak kişilerle ilgilenme sorumluluğuydu. Kısa bir süre sonra, İsa Petrus’a öğrencilerinin yürüttüğü faaliyetle ilgili de sorumluluk yükledi. (Resullerin İşleri 2:1-41) İsa’nın kendisini bağışladığını ve ona hâlâ güvendiğini öğrenmek Petrus’un içini ne kadar rahatlatmış olmalı!

      ‘Mesih’in Sevgisini Kavrıyor’ musunuz?

      20, 21. Mesih’in sevgisini tam olarak nasıl kavrayabiliriz?

      20 Yehova’nın Sözü, Mesih’in sevgisini gerçekten ne güzel tanımlar! Öyleyse bizler İsa’nın sevgisine nasıl karşılık vermeliyiz? Mukaddes Kitap bizi “bilgiyi çok aşan bu sevgiyi kavramaya” teşvik ediyor. (Efesoslular 3:19, YÇ) Gördüğümüz gibi, İsa’nın yaşamını ve hizmetini anlatan İncil kayıtları bize Mesih’in sevgisi hakkında geniş bilgi verir. Fakat ‘Mesih’in sevgisini tam olarak kavramak’ sadece Mukaddes Kitabın onun hakkında söylediklerini öğrenmekten çok daha fazlasını kapsar.

      21 ‘Kavramak’ olarak çevrilen Yunanca sözcük ‘deneyim yoluyla’ anlamak anlamına gelir. İsa’nın yaptığı gibi sevgi gösterirsek, yani başkaları uğrunda özveride bulunur, onların ihtiyaçlarını şefkatle karşılar, onları candan bağışlarsak, onun duygularını gerçekten anlayabiliriz. Bu şekilde, deneyim yoluyla ‘Mesih’in bilgiyi çok aşan sevgisini kavrayabiliriz.’ Ve şunu unutmayalım ki Mesih’e ne kadar çok benzersek, onun kusursuzca örnek aldığı Kişiye, sevgi dolu Tanrımız Yehova’ya o kadar çok yaklaşırız.

      a Hahamların koyduğu kurallar gereğince, hiç kimse bir cüzamlının dört kulaç, yani sekiz karış (yaklaşık 1,8 metre) yakınına yaklaşmamalıydı. Rüzgârlı havada, cüzamlı en az 100 kulaç (yaklaşık 45 metre) uzakta tutulmalıydı. Midraş Rabba, bir hahamın cüzamlılardan gizlendiğini, bir diğerininse yaklaşmasınlar diye onlara taş attığını anlatır. Bu nedenle, cüzamlılar hor görülüp dışlanmanın, istenmeyen insan olmanın acısını çok iyi biliyorlardı.

      b Bazı eski elyazmalarında, Luka 23:34’ün ilk kısmı bulunmaz. Ne var ki bu sözler birçok güvenilir elyazmasında bulunduğundan, çoğu çeviriye dahil edilmiştir. İsa bu sözleri anlaşılan kendisini direğe geren Romalı askerler hakkında söylemişti. Onlar, İsa’nın aslında kim olduğundan habersizdiler; bu yüzden ne yaptıklarının farkında değillerdi. Bu idama ön ayak olan dinsel liderler ise her şeyi bilerek ve kötü niyetle yaptıklarından hiç kuşkusuz çok daha suçluydular. Birçoklarının bağışlanması olanaksızdı.—Yuhanna 11:45-53.

      Derin Düşünün . . .

      • Matta 9:35-38 İsa insanlara acıdığını ve onlara şefkat duyduğunu hangi önemli yolla gösterdi; bunun üzerimizde nasıl bir etkisi olmalı?

      • Yuhanna 13:34, 35 Mesih’in sevgisini yansıtmamız neden önemlidir?

      • Romalılar 15:1-6 Hiçbir zaman kendi çıkarını aramayan Mesih’in tutumunu nasıl yansıtabiliriz?

      • II. Korintoslular 5:14, 15 Fidyeye duyduğumuz takdirin, genel bakış açımız, hedeflerimiz ve yaşam tarzımız üzerindeki etkisi ne olmalı?

  • “Sevgi Yolunda Yürüyün”
    Yehova’ya Yaklaşın
    • İsa’nın takipçileri cemaatte birbirlerine kardeş sevgisi gösterir

      30. BÖLÜM

      “Sevgi Yolunda Yürüyün”

      1-3. Sevgi göstermekte Yehova’yı örnek almamız neyle sonuçlanır?

      “VERMEK, almaktan daha büyük mutluluktur.” (Resullerin [Elçilerin] İşleri 20:35, YÇ) İsa’nın bu sözleri önemli bir gerçeği vurgular: Çıkarsız sevgi karşılıksız kalmaz. Sevgi görmek, yani almak büyük mutluluksa da, başkalarına sevgi göstermek, yani vermek daha büyük mutluluktur.

      2 Bunu gökteki Babamızdan daha iyi kimse bilemez. Bu kısmın önceki bölümlerinde gördüğümüz gibi, Yehova sevginin en yüce örneğidir. Kimse sevgiyi O’ndan daha büyük çapta ve daha uzun zaman göstermemiştir. Şu halde, Yehova’nın ‘mutlu Tanrı’ olarak nitelenmesi gayet doğaldır.—I. Timoteos 1:11.

      3 Sevgi dolu Tanrımız bizim özellikle bu niteliği göstermek açısından Kendisine benzememizi ister. Kutsal Yazılar bize “sevgili çocuklar olarak Tanrı’yı örnek alın . . . . sevgi yolunda yürüyün” der. (Efesoslular 5:1, 2, YÇ) Sevgi göstermekte Yehova’yı örnek alırsak, vermekten doğan daha büyük mutluluğu tadarız. Aynı zamanda, O’nun Sözü bizi ‘birbirimizi sevmeye’ teşvik ettiğinden, Yehova’yı memnun ettiğimizi bilmenin doyumunu da tadarız. (Romalılar 13:8) Bununla birlikte, ‘sevgi yolunda yürümemizi’ gerektiren başka nedenler de vardır.

      Sevginin Önemi

      4, 5. İman kardeşlerimize özverili sevgi göstermemiz neden önemlidir?

      4 İman kardeşlerimize sevgi göstermemiz neden önemlidir? Kısaca ifade edilecek olursa, sevgi İsa’nın takipçisi olmanın özüdür. Kardeşlerimize sevgi göstermezsek onlarla yakın bir bağ kuramayız ve daha da önemlisi, Yehova’nın gözünde bir hiç oluruz. Şimdi bu gerçeklerin O’nun Sözünde nasıl vurgulandığını inceleyelim.

      5 İsa yerdeki son gecesinde, takipçilerine “size birbirinizi seviniz diye, yeni bir emir veriyorum; sizi sevdiğim gibi siz de birbirinizi seviniz. Eğer birbirinize sevginiz olursa, benim şakirtlerim [öğrencilerim] olduğunuzu bütün insanlar bununla bilecekler” demişti. (Yuhanna 13:34, 35) “Sizi sevdiğim gibi” sözleriyle, bize İsa’nın gösterdiği gibi sevgi göstermemiz emrediliyor. 29. bölümde, onun başkalarının ihtiyaç ve çıkarlarını en ön plana koyarak özverili sevginin en güzel örneğini verdiğini gördük. Biz de çıkarsız sevgimizi göstermeli ve bunu öylesine açık yapmalıyız ki, sevgimiz cemaatin dışındakiler tarafından bile görülebilmeli. Gerçekten de, özverili kardeş sevgisi bizi Mesih’in gerçek takipçileri olarak tanıtan özelliktir.

      6, 7. (a) Yehova’nın Sözünde sevgi göstermek üzerinde ısrarla durulduğunu nereden biliyoruz? (b) Pavlus’un I. Korintoslular 13:4-8’de kayıtlı sözleri sevginin hangi yönü üzerinde odaklanıyor?

      6 Ya sevgimiz eksikse ne olacak? Resul Pavlus, “sevgim olmazsa, ses çıkaran bir bakır, yahut öten bir zil olmuş olurum” demişti. (I. Korintoslular 13:1) Çınlayan bir zilin sesi kulağı tırmalar. Ses çıkaran bir bakır için ne denebilir? Başka çevirilerde ‘gürültü çıkaran bir gonk’, “ses veren bir pirinç çalgı” ifadeleri geçer. Ne uygun örnekler! Sevgisiz bir insan çekici değil, kulakları tırmalayan tatsız bir ses ya da gürültü çıkaran bir müzik aleti gibi iticidir. Böyle bir kimse başkalarıyla nasıl yakın ilişki kurabilir? Pavlus devamen “dağları nakledecek bütün imanım olursa, fakat sevgim olmazsa, bir hiçim” demişti. (I. Korintoslular 13:2) Düşünün, sevgisiz bir kişi yaptığı işlere rağmen bir “hiç”tir! Yehova’nın Sözünde sevgi göstermenin önemi üzerinde ısrarla durulmasının nedeni açık değil mi?

      7 Acaba bu niteliği başkalarına nasıl gösterebiliriz? Bunun cevabını alabilmek için, Pavlus’un I. Korintoslular 13:4-8’de kayıtlı sözlerini inceleyelim. Bu ayetler, ne Tanrı’nın bize ne de bizim Tanrı’ya gösterdiğimiz sevgi üzerinde duruyor. Aslında Pavlus’un sözleri birbirimize nasıl sevgi göstermemiz gerektiği üzerinde odaklanıyor. Sevginin kapsamına giren ve girmeyen bazı özellikleri anlatıyor.

      Sevgide Bulunan Özellikler

      8. Sabır, ilişkilerimizde bize nasıl yardımcı olabilir?

      8 “Sevgi çok sabreder.” Sabırlı olmak bir başkasının verdiği sıkıntıya katlanmak demektir. (Koloseliler 3:12) Bizim böyle bir sabra ihtiyacımız var mı? Omuz omuza hizmet eden kusurlu insanlar olduğumuzdan, bazen kardeşlerimizin bizi ve bizim de onları sinirlendirebileceğimizi kabul etmek gerçekçi bir görüştür. Ama, kardeşlerimizle ilişkilerimiz sırasında bir ölçüde incinsek bile, sabır ve hoşgörü cemaatin barışını bozmayarak buna katlanmamıza yardımcı olabilir.

      9. Başkalarına ne şekillerde lütuf gösterebiliriz?

      9 “Sevgi . . . . lütufla muamele eder.” Lütuf, başkalarına yardım etmekle ve düşünceli konuşmakla gösterilir. Sevgi bizi özellikle çok muhtaç durumda olanlara lütuf göstermek için fırsat kollamaya yöneltir. Örneğin, yaşlı bir iman kardeşimiz yalnız olduğundan birinin gelip kendisini yüreklendirmesine ihtiyaç duyabilir. Çocuklarını tek başına yetiştirmek zorunda kalan bir anne veya aile fertlerinin farklı inançları paylaştığı bir evde yaşayan bir hemşire biraz yardıma muhtaç olabilir. Hasta veya felakete uğramış biri vefalı bir dostunun ağzından çıkacak güzel bir çift söze gereksinim duyabilir. (Süleymanın Meselleri 12:25; 17:17) Bu şekillerde lütuf göstermek üzere ilk adımı atarak sevgimizin içtenliğini ortaya koymuş oluruz.—II. Korintoslular 8:8.

      10. Sevgi, kolay olmadığında bile “hakikat”in tarafını tutup doğruyu söylememize nasıl yardımcı olur?

      10 “Sevgi . . . . hakikat ile beraber sevinir.” Başka bir çeviriye göre, “sevgi . . . . gerçeğin yanında yer almaktan sevinç duyar.” Sevgi bizi gerçeğin, yani “hakikat”in tarafını tutmaya ve ‘doğruyu söylemeye’ yöneltir. (Zekarya 8:16) Örneğin, sevdiğimiz biri ciddi bir günah işlemişse, Yehova’ya –ve suç işleyen kişiye– duyduğumuz sevgi, o suçu gizlemek ya da mazeret bulmak, hatta bu yüzden yalan söylemek yerine, Tanrı’nın standartlarına sıkıca bağlı kalmamıza yardımcı olur. Evet, gerçeği kabullenmek zor olabilir. Ama sevdiğimiz kişinin iyiliğini düşünüyorsak, onun Tanrı’nın sevgisini ifade eden terbiyeyi almasını ve buna olumlu karşılık vermesini isteyeceğiz. (Süleymanın Meselleri 3:11, 12) İsa’nın sevgi dolu takipçileri olarak “her şeyde iyi hareket etmek” isteriz.—İbraniler 13:18.

      11. Sevgi ‘her şeye katlandığına’ göre, iman kardeşlerimizin zayıflıkları karşısında ne yapmaya gayret etmeliyiz?

      11 “Sevgi her şeye katlanır.” Bu ifade aslında ‘her şeyi örter’ anlamına gelir. (Kingdom Interlinear) I. Petrus 4:8’de “sevgi bir çok günahları örter” denmektedir. Evet, sevgiyle hareket eden İsa’nın bir takipçisi, iman kardeşlerinin tüm kusur ve zayıflıklarını ortaya sermeye can atmaz. Çoğu kere, iman kardeşlerimizin yaptığı hata ve kusurlar önemsiz niteliktedir ve sevgi bunların sorun yapılmasını önleyebilir.—Süleymanın Meselleri 10:12; 17:9.

      Yaşça olgun bir birader kendisinden genç bir biradere güvenini ifade ediyor.

      Sevgi bizi kardeşlerimize güven göstermeye yöneltir

      12. Resul Pavlus, Filimon hakkında en iyiyi düşünüp ona inandığını nasıl gösterdi; Pavlus’un örneğinden nasıl ders alabiliriz?

      12 “Sevgi . . . . her şeye inanır.” Moffatt’ın çevirisi, sevginin ‘hep en iyiyi düşünüp ona inanmaya hevesli olduğunu’ söyler. İman kardeşlerimizden gereksiz yere kuşkulanıp onların her hareketine şüpheyle bakmayız. Sevgi, kardeşlerimiz hakkında hep en iyiyi düşünüp buna inanmamıza ve onlara güvenmemize yardım eder.a Pavlus’un Filimon’a mektubunu yazış tarzını ele alalım. O, bu mektubu, Filimon’u kaçak kölesi Onisimos’u iyi karşılamaya teşvik amacıyla yazmıştı; çünkü Onisimos İsa’nın bir takipçisi olduktan sonra Filimon’un yanına dönüyordu. Pavlus Filimon’u zorlamaya çalışmak yerine, ona sevgiyle ricada bulunmuştu. Filimon’un doğru olanı yapacağına güvendiğini belirterek “senin itaatine itimat ederek, dediğim şeylerden ziyadesini yapacağını bilerek sana yazıyorum” demişti. (Filimon 21) Sevgiden dolayı kardeşlerimize güven gösterdiğimizde onların en iyi taraflarının ortaya çıkmasına neden oluruz.

      13. Kardeşlerimiz için en iyiyi ümit ettiğimizi nasıl gösterebiliriz?

      13 “Sevgi . . . . her şeyi ümit eder.” Sevgi, güven dolu olduğu gibi, ümit de doludur. Bizi yönlendiren etken sevgiyse, kardeşlerimiz için en iyiyi ümit ederiz. Örneğin, bir kardeş ‘farkına varmadan yanlış bir adım’ atarsa, onun kendisini düzeltmesi için sevgiyle gösterilen çabalara olumlu karşılık vermesini bekleriz. (Galatyalılar 6:1) Ayrıca imanı zayıf olanların kuvvetleneceğini de ümit ederiz. Böyle kimselere sabır gösterip onların imanlarının kuvvetlenebilmesi için elimizden geleni yaparız. (Romalılar 15:1; I. Selânikliler 5:14) Sevdiğimiz biri doğru yoldan ayrılırsa, İsa’nın müsrif oğul örneklemesindeki gibi, onun da bir gün aklının başına gelip Yehova’ya döneceğini ümit etmekten vazgeçmeyiz.—Luka 15:17, 18.

      14. Dayanma gücümüz cemaat içinde ne şekillerde sınanabilir; sevgi olumlu davranmamıza nasıl yardımcı olur?

      14 “Sevgi . . . . her şeye dayanır” [YÇ]. Dayanma gücümüz, düş kırıklığı yaratan olaylar ve güçlükler karşısında sarsılmamızı engeller. Dayanma gücümüzü sınayan zorluklar sadece cemaatin dışından gelmez. Bazen cemaattekilerce de sınanabiliriz. Kardeşlerimiz kusurlu yapıları nedeniyle bazen bizi düş kırıklığına uğratabilirler. Düşüncesizce söyledikleri bir söz bizi incitebilir. (Süleymanın Meselleri 12:18) Cemaatte çıkan bir sorun belki bizce olması gerektiği gibi ele alınmayabilir. Saygın bir kardeşin bir hareketi bizi altüst edip ‘İsa’nın bir takipçisi nasıl böyle davranabilir?’ diye düşünmemize neden olabilir. Böyle durumlarla karşılaşırsak, cemaatten elimizi ayağımızı çekip Yehova’ya hizmetten vazgeçecek miyiz? Sevgimiz varsa, hayır! Evet, sevgimiz varsa bir kardeşimizin hataları yüzünden, onun veya tüm cemaatin iyi taraflarını göremeyecek hale gelmeyiz. Sevgi, bizim gibi kusurlu başka bir insanın söylediklerine veya yaptıklarına aldırmaksızın, Tanrı’ya sadık kalmamızı ve cemaati desteklememizi mümkün kılar.—Mezmur 119:165.

      Sevgide Bulunmayan Özellikler

      15. Yersiz kıskançlık nedir; sevgi bu yıkıcı duygudan kaçınmamıza nasıl yardım eder?

      15 “Sevgi haset etmez.” Yersiz kıskançlık, başkalarına malları, ayrıcalıkları, yetenekleri nedeniyle haset etmemize yol açabilir. Böyle bir kıskançlık bencil, yıkıcı bir duygudur; dizginlenmezse cemaatin barışını bozabilir. “Haset”e karşı koymamıza ne yardım eder? (Yakub 4:5) Tek kelimeyle, sevgi. Bu değerli nitelik, bizim sahip olmadığımız avantajlara başkaları sahip olduğunda onlar adına sevinmemizi mümkün kılabilir. (Romalılar 12:15) Sevgi, bir kimse yeteneği veya başarısı nedeniyle övüldüğünde, bunu şahsımıza yapılan bir hakaret olarak görmememizi sağlar.

      16. Kardeşlerimizi gerçekten seviyorsak, Yehova’ya hizmette yaptıklarımızla övünmekten neden kaçınırız?

      16 “Sevgi övünmez, kibirlenmez.”  Sevgi bizi yeteneklerimizle, başarılarımızla gösteriş yapmaktan alıkoyar. Kardeşlerimizi gerçekten seviyorsak, hizmetteki başarılarımız veya cemaatteki ayrıcalıklarımızla nasıl durmadan övünebiliriz? Bu şekilde kurumlanmamız, kendilerini bizden küçük görmelerine neden olabileceğinden karşımızdakileri yıpratabilir. Sevgi, Tanrı’dan aldığımız hizmet imtiyazlarıyla övünmemize izin vermez. (I. Korintoslular 3:5-9) Ayrıca, sevgi “kibirlenmez”, ya da bir çeviride dendiği gibi, ‘kendi önemi hakkında abartılı fikirler beslemez.’ Sevgi kendimizi olduğumuzdan yüksek görmemizi önler.—Romalılar 12:3.

      17. Sevgi bizi başkalarına ne şekilde düşünceli davranmaya yöneltir, böylece ne tür bir davranıştan kaçınırız?

      17 “Sevgi . . . . çirkin muamele etmez.” Karşısındakine çirkin muamele eden biri yakışıksız ve kırıcı davranır. Bu, başkalarının duygularını ve mutluluğunu umursamayan sevgisiz bir tutumdur. Bunun tersine, bizi başkalarına saygı göstermeye yönelten sevgide incelik vardır. Sevgi, iman kardeşlerimize Tanrı’nın beğendiği şekilde iyi, saygılı ve terbiyeli davranmamıza yol açar. Böylece, sevgi kardeşlerimizi sarsıcı ya da kırıcı “edepsiz” bir davranışta bulunmamıza izin vermez.—Efesoslular 5:3, 4.

      18. Sevgi dolu bir insan neden her şeyin kendi istediği şekilde yapılması için dayatmaz?

      18 “Sevgi . . . . kendi çıkarını aramaz” [YÇ]. Başka bir çeviriye göre, “sevgi kendi isteğinde diretmez.” Sevgi dolu bir insan, fikirleri her zaman doğruymuş gibi, her şeyin kendi istediği şekilde yapılması için dayatmaz. Başkalarını kendi çıkarı doğrultusunda etkilemek amacıyla, ikna gücünü farklı görüşte olanları yıpratmak üzere kullanmaz. Bu tarz inatçılık bir ölçüde gururu ortaya koyar ve Mukaddes Kitap “gururun ardından yıkımın” geldiğini söyler. (Süleymanın Meselleri 16:18, YÇ) Kardeşlerimizi gerçekten seviyorsak, görüşlerine saygı gösterecek ve mümkün olduğunda, onların fikrini kabul etmeye razı olacağız. Uysal bir ruh Pavlus’un “herkes kendisinin iyiliğini değil, fakat başkasınınkini arasın” sözüne uygun davranır.—I. Korintoslular 10:24.

      19. Sevgi, başkaları bizi kırdığında nasıl davranmamıza yardım eder?

      19 “Sevgi . . . . kolay kolay öfkelenmez, kötülüğün hesabını tutmaz” [YÇ]. Sevgi, başkalarının söyledikleri veya yaptıkları yüzünden kolay kolay öfkelenmez. Başkaları bizi kırdığında üzülmemiz doğaldır. Fakat haklı olarak öfkelenmiş bile olsak, sevgi öfkemizi sürdürmemize izin vermez. (Efesoslular 4:26, 27) Kırıcı söz ve davranışların, unutmamak için deftere yazarcasına hesabını tutmayız. Tersine, sevgi bizi bu nitelikle dolu Tanrımızı örnek almaya yöneltir. 26. bölümde gördüğümüz gibi, Yehova sağlam bir neden varsa bağışlar. Bağışladığı suçları unutur, yani onları gelecekte bize karşı kullanmaz. Kötülüğün hesabını tutmadığı için Yehova’ya minnettar değil miyiz?

      20. Bir iman kardeşimiz günahın pençesine düşer ve bunun sonucunda başına çok kötü şeyler gelirse, tepkimiz ne olmalı?

      20 “Sevgi . . . . haksızlığa sevinmez.” Başka bir çeviriye göre, “sevgi karşıdaki kişinin, işlediği günahlar yüzünden felakete uğramasından zevk duymaz.” Yine başka bir çeviriye göre, “sevgi başkaları hataya düştüğünde asla memnun olmaz.” Sevgi haksızlıktan zevk almadığına göre, bizler hiçbir tür ahlaksızlığa göz yummayız. Bir iman kardeşimiz günahın pençesine düşer ve bunun sonucunda başına çok kötü şeyler gelirse tepkimiz ne olur? Sevgi, “Oh oldu! Bunu hak etmişti” diyerek sevinmemize izin vermez. (Süleymanın Meselleri 17:5) Tersine, günah işleyen kardeş ruhen düştüğü yerden kalkmak üzere olumlu adımlar atarsa seviniriz.

      “Daha da Üstün Bir Yol”

      21-23. (a) Pavlus “sevgi asla son bulmaz” derken ne kastediyordu? (b) Son bölümde ne ele alınacak?

      21 “Sevgi asla son bulmaz” [YÇ]. Pavlus bu sözlerle ne kastediyordu? Bağlamdan görüldüğü gibi, o, İsa’nın ilk takipçileri arasında var olan ruhun armağanlarından söz ediyordu. Bu armağanlar, Tanrı’nın yeni oluşan cemaate lütuf gösterdiğine ilişkin birer işaretti. Fakat İsa’nın tüm takipçileri insanları iyileştirme, olayları önceden bildirme, değişik dillerle konuşma gücüne sahip değildi. Üstelik, mucizevi armağanlar zaten bir gün sona erecekti. Ama İsa’nın her takipçisinin geliştirebileceği bir özellik her zaman var olacaktı. Bu özellik, mucizevi her armağandan çok daha üstün, çok daha kalıcıydı. Gerçekten de, Pavlus bunu “daha da üstün bir yol” olarak niteledi. (I. Korintoslular 12:31) Acaba bu ‘daha da üstün yol’ neydi? Sevgi yoluydu.

      Yehova’ya tapınanlar birbirlerine gösterdikleri sevgiden tanınırlar

      22 Gerçekten de, Pavlus’un yukarıda tanımladığı Tanrısal sevgi “asla son bulmaz.” Özverili kardeş sevgisi İsa’nın gerçek takipçilerini günümüze dek tanıtan bir özellik olmuştur. Yehova’ya tapınanların dünya çapındaki cemaatlerinde böyle bir sevginin varlığını görmüyor muyuz? Yehova sadık hizmetçilerinin sonsuza dek yaşayacaklarını vaat ettiğine göre, bu sevgi asla son bulmayacak. (Mezmur 37:9-11, 29) ‘Sevgi yolunda yürümek’ için elimizden geleni yapmaya devam edelim. Bu sayede, vermekten kaynaklanan büyük mutluluğu tadabiliriz. Daha da önemlisi, sevgi dolu Tanrımız Yehova’yı örnek alarak hem yaşamımızı, hem de sevgimizi sonsuza dek sürdürebiliriz.

      23 Sevgiyi işleyen kısmın bu son bölümünde, birbirimize nasıl sevgi gösterebileceğimizi inceledik. Yehova’nın gücünden, adaletinden ve hikmetinden olduğu gibi sevgisinden de birçok yönlerden yararlandığımızı düşünürken, kendimize ‘Yehova’ya O’nu gerçekten sevdiğimi nasıl gösterebilirim?’ diye sorarsak iyi ederiz. Bu soru son bölümde ele alınacak.

Türkçe Yayınlar (1974-2026)
Oturumu Kapat
Oturum Aç
  • Türkçe
  • Paylaş
  • Tercihler
  • Copyright © 2025 Watch Tower Bible and Tract Society of PA
  • Kullanım Şartları
  • Gizlilik İlkesi
  • Privacy Settings
  • JW.ORG
  • Oturum Aç
Paylaş