Watchtower ONLINE KÜTÜPHANE
Watchtower
ONLINE KÜTÜPHANE
Türkçe
  • KUTSAL KİTAP
  • YAYINLAR
  • İBADETLER
  • Herkesin İhtiyacı Olan İyi Haber
    Gözcü Kulesi—2011 | 15 Haziran
    • Herkesin İhtiyacı Olan İyi Haber

      ‘İyi haber gerçekten de kurtuluş sağlayan Tanrı’nın gücüdür’ (ROM. 1:16).

      1, 2. (a) Neden ‘Krallığın iyi haberini’ duyuruyorsunuz? (b) Bu mesajın hangi yönüne dikkat çekiyorsunuz?

      ‘İYİ HABERİ her gün insanlarla paylaşabildiğim için çok mutluyum.’ Muhtemelen sizin de böyle hissettiğiniz ya da duygularınızı bu şekilde dile getirdiğiniz zamanlar olmuştur. Yehova’nın sadık bir şahidi olarak ‘Krallığın iyi haberini’ duyurmanın ne kadar önemli olduğunun şüphesiz farkındasınız. İsa’nın duyuru işini yapacağımıza dair önceden söylediği peygamberlik sözünü de büyük ihtimalle ezbere biliyorsunuz (Mat. 24:14).

      2 “Tanrı’nın krallığı hakkındaki iyi haberi” duyurmakla İsa’nın başlattığı işi devam ettiriyorsunuz (Luka 4:43’ü okuyun). Kuşkusuz en çok vurguladığınız konulardan biri Tanrı’nın çok yakında insanların işlerine müdahale edeceğidir. Tanrı, ‘büyük sıkıntıda’ sahte dini yok edecek ve yeryüzünü kötülükten temizleyecek (Mat. 24:21). İnsanlarla konuşurken muhtemelen, Tanrı’nın Krallığının yeryüzünde Cenneti yeniden kuracağına ve o zaman barış ve mutluluğun hüküm süreceğine de dikkat çekiyorsunuz. Aslında “Tanrı’nın krallığı hakkındaki iyi haber”, İbrahim’e önceden bildirilen şu iyi haberin bir kısmıydı: “Senin aracılığınla bütün milletler nimetler alacaklar” (Gal. 3:8).

      3. Pavlus’un Romalılar kitabında iyi haberi vurguladığını nasıl anlıyoruz?

      3 Bununla birlikte iyi haberin tüm insanların ihtiyacı olan çok önemli bir yönüne yeterince dikkat çekmiyor olabilir miyiz? Pavlus Romalılara yazdığı mektupta ‘krallık’ ifadesini sadece bir kez kullanırken, iyi haber ifadesini 12 kez kullanır (Romalılar 14:17’yi okuyun). Acaba Pavlus bu kitapta iyi haberin hangi yönüne sık sık değindi? İyi haberin neden özellikle bu yönü çok önemlidir? Ve sahamızdaki insanlara “Tanrı’nın iyi haberini” duyururken iyi haberin bu yönünü neden aklımızda tutmalıyız? (Mar. 1:14; Rom. 15:16; 1. Sel. 2:2).

      Roma’daki Cemaatin Neye İhtiyacı Vardı?

      4. Pavlus, Roma’da ilk hapse atıldığı dönemde insanlarla neler hakkında konuştu?

      4 Pavlus’un, Roma’da ilk hapse atıldığı dönemde yazdıklarını incelemek birçok şey öğrenmemize yardım eder. Orada bazı Yahudilerin onu ziyaret ettiğini ve Pavlus’un da onlara (1) ‘Tanrı’nın krallığını etraflıca anlattığını ve (2) İsa hakkında ikna edici kanıtlar göstererek konuştuğunu’ okuyoruz. Acaba Pavlus’un söyledikleri onlar üzerinde nasıl bir etki yaptı? “Söylediklerine bazıları inanmaya başladı, bazılarıysa inanmıyordu.” Pavlus daha sonra da “yanına gelen herkesi kabul ediyordu.” (1) “Onlara Tanrı’nın krallığını duyuruyor ve (2) Efendimiz İsa Mesih’le ilgili gerçekleri öğretiyordu” (Elçi. 28:17, 23-31). Açıkça görüldüğü gibi Pavlus, Tanrı’nın Krallığına dikkat çekti. Fakat özellikle hangi konuya ağırlık verdi? Krallığın temelini oluşturan noktaya, yani İsa’nın Tanrı’nın amacındaki rolüne.

      5. Pavlus, Romalılar kitabında hangi önemli ihtiyaca değindi?

      5 Tüm insanların İsa’yı tanıması ve ona iman etmesi gerekiyor. Pavlus Romalılar kitabında bu ihtiyaca değindi. Kitabın başlarında “Oğlu hakkındaki iyi haber uğruna canla başla çalışarak Kendisine kutsal hizmet sunduğum Tanrım” diye yazdı. Sonra da “İyi haberden utanmıyorum; gerçekten de o, iman eden herkese . . . . kurtuluş sağlayan Tanrı’nın gücüdür” diye ekledi. Ayrıca bildirdiği “iyi habere göre, Tanrı’nın Mesih İsa aracılığıyla insanlığın gizli şeylerini yargılayacağı” zamana değindi. Ve “Mesih hakkındaki iyi haberi Yeruşalim’den İllirikum’a dek tüm bölgede dolaşıp duyurdum” dedia (Rom. 1:9, 16; 2:16; 15:19). Peki Pavlus sizce neden Romalılara yazarken özellikle İsa Mesih’e dikkat çekti?

      6, 7. Roma cemaati nasıl kurulmuş ve kimlerden oluşmuş olabilir?

      6 Roma cemaatinin nasıl kurulduğunu tam olarak bilmiyoruz. Acaba MS 33 yılının Pentekost gününde hazır bulunan Yahudiler ve Yahudiliği benimsemiş olanlar Roma’ya Hıristiyan olarak mı dönmüşlerdi? (Elçi. 2:10). Yoksa Roma’da hakikati Hıristiyan tüccarlar ve yolcular mı yaymıştı? Durum ne olursa olsun Pavlus yaklaşık MS 56’da bu kitabı yazdığında Roma cemaati kurulalı çok olmuştu (Rom. 1:8). Peki bu cemaati oluşturanlar nasıl bir geçmişe sahipti?

      7 Bazıları Yahudi kökenli kişilerdi. Pavlus, Andronikos ve Yunyas’a selam gönderirken onlardan “akrabalarım” diye söz etmişti; onlar büyük ihtimalle Pavlus’un Yahudi akrabalarıydı. Roma’da yaşayan ve çadırcılık yapan Akuila ve eşi Priskilla da Yahudiydi (Rom. 4:1; 9:3, 4; 16:3, 7; Elçi. 18:2). Fakat Pavlus’un selam gönderdiği birçok kardeş muhtemelen diğer milletlerden geliyordu. Bazıları da herhalde ‘imparatorun ev halkındandı’; bu ifade imparatorun kölelerini ve alt konumdaki memurlarını içeriyor olabilir (Filip. 4:22; Rom. 1:6; 11:13).

      8. Roma’dakiler hangi zor durumla karşı karşıyaydı?

      8 Roma’daki Hıristiyanların hepsi, her birimiz gibi zor bir durumla karşı karşıyaydı. Pavlus bu durumla ilgili olarak şunları söyledi: “Hepsi günah işledi ve hiç kimse Tanrı’nın yüceliğini yansıtamadı” (Rom. 3:23). Evet, Pavlus’un bu mektubu yazdığı kişilerin hepsi günahkâr olduğunu kabul etmeli ve Tanrı’nın, gönderdiği kişi aracılığıyla bu durumu değiştireceğine iman etmeliydi.

      Günahkâr Olduğumuzu Kabul Etmek

      9. Pavlus iyi haberin hangi etkisine dikkat çekti?

      9 Pavlus Romalılara yazdığı mektubun başlarında, sürekli bahsettiği iyi haberin muhteşem etkisine değinerek şöyle dedi: “İyi haberden utanmıyorum; gerçekten de o, iman eden herkese, başta Yahudiye olmak üzere Yunanlıya da, kurtuluş sağlayan Tanrı’nın gücüdür.” Evet, kurtuluş mümkündü. Ancak Pavlus’un değindiği şu gerçekle uyumlu olarak iman da gerekliydi: “Doğru kişi imanı sayesinde yaşayacaktır” (Rom. 1:16, 17; Gal. 3:11; İbr. 10:38). Peki kurtuluşu sağlayabilecek bu iyi haberin, tüm insanların ‘günah işlemesiyle’ nasıl bir bağlantısı var?

      10, 11. Romalılar 3:23’te değinilen kavram neden bazılarına yabancı gelirken bazılarına gelmeyebilir?

      10 Bir kişi, yaşamını kurtaracak imanı geliştirmeden önce günahkâr olduğunu kabul etmelidir. Tabii bu fikir, Tanrı’ya inanan ve Kutsal Kitaba aşina olan bir ortamda yetişmiş biri için yabancı değildir (Vaiz 7:20’yi okuyun). Böyle kişiler, bu gerçeği kabul etsin ya da etmesin, Pavlus’un “hepsi günah işledi” sözlerinin ne anlama geldiğini az çok anlarlar (Rom. 3:23). Fakat hizmetimizi yerine getirirken bu fikri anlamakta zorlanan birçok kişiyle de karşılaşabiliriz.

      11 Bazı ülkelerde insanlar günahı miras aldıklarını, yani günahkâr olarak doğduklarını düşünmez. Tabii böyle bir kişi hataları olduğunun, yanlış davranışlarda bulunduğunun ve bugüne kadar bazı kötü şeyler yapmış olduğunun muhtemelen farkındadır. Ayrıca başkalarının da aynı durumda olduğunu fark eder. Yine de içinde yetiştiği kültür nedeniyle, kendisinin ve başkalarının neden bu durumda olduğunu tam olarak anlamaz. Aslında bazı kültürlerde bir kişi için günahkâr ifadesini kullanırsanız, onun bir suçlu ya da en azından bazı kuralları ihlal eden biri olduğunu düşünülebilir. Açıkça görülüyor ki, böyle bir çevrede yetişmiş birinin kendini Pavlus’un söylediği anlamda bir günahkâr olarak görmesi zordur.

      12. Birçok kişi neden günahkâr olduğunu kabul etmiyor?

      12 Hıristiyan Âleminden olanların çoğunlukta olduğu ülkelerde bile birçok kişi günahkâr olma kavramına inanmaz. Neden? Bu kişiler ara sıra kiliseye gitseler bile, Âdem ve Havva’yla ilgili Kutsal Kitaptaki kaydı sadece bir masal ya da efsane olarak görürler. Başkaları ise Tanrı’ya inanmayan bir toplumda yetişmiştir. Onların Tanrı’nın varlığı hakkında şüpheleri vardır; bu yüzden Yüce bir Varlığın insanlar için ahlak standartları koyduğunu ve bu standartları karşılayamamanın günah anlamına geldiğini anlayamazlar. Onlar bir bakıma Pavlus’un birinci yüzyılda tarif ettiği, “dünyada ümitsiz ve Tanrısız” kişiler gibidir (Efes. 2:12).

      13, 14. (a) Tanrı’ya ve günah kavramına inanmayan kişilerin hiçbir mazeretlerinin olmamasının bir nedeni nedir? (b) İnançsızlık birçok kişinin ne yapmasına neden oldu?

      13 Pavlus Romalılara yazdığı mektupta böyle bir çevrede yetişmenin, o zaman da bugün de bir mazeret olamayacağı söyledi ve bu konuda iki neden gösterdi. Bunlardan birincisi Yaratıcının varlığına bizzat yaratılışın tanıklık etmesidir (Romalılar 1:19, 20’yi okuyun). Bu, Pavlus’un Roma’dan İbranilere yazdığı mektupta dile getirdiği şu gözlemle uyum içindedir: “Her ev biri tarafından yapılır, fakat her şeyi yapan Tanrı’dır” (İbr. 3:4). Pavlus’un yürüttüğü mantık, evreni “yapan” bir Yaratıcı olduğunu gösterir.

      14 Dolayısıyla Pavlus Romalılara mektubunda, İsrailoğulları da dahil cansız suretlere bağlılık gösteren hiç kimsenin ‘mazereti yoktur’ derken, sözleri sağlam bir temele dayanıyordu. Aynı şey, karşı cinsle olan doğal ilişkiyi bırakarak doğaya aykırı cinsel davranışlarda bulunan erkekler ve kadınlar için de söylenebilir (Rom. 1:22-27). Böylece Pavlus şu doğru sonuca vardı: ‘Hem Yahudiler hem de Yunanlılar, hepsi günahın elindedir’ (Rom. 3:9).

      Vicdan “Tanıklık Eder”

      15. Tüm insanlarda hangi yeti var ve bu onların ne yapmalarını sağlıyor?

      15 Romalılar kitabı insanların günahkâr olduklarını kabul etmeleri gerektiğini ve onları bu durumdan kurtaracak bir şeye ihtiyaçları olduğunu gösteren başka bir neden daha sunuyor. Pavlus, Tanrı’nın eski İsrail’e verdiği kanun sistemi hakkında şunları yazdı: “Kanuna sahip olarak günah işleyenlerin hepsi de o kanun tarafından mahkûm edilecekler” (Rom. 2:12). O, bu konu üzerinde mantık yürütmeye devam ederken Tanrı’nın verdiği kanunları bilmeyen milletlerden ve etnik gruplardan olan insanların, çoğu kez kanunun ‘gereklerini doğal olarak yaptıklarına’ da dikkat çekiyor. Böyle kişiler ensest ilişkiyi, adam öldürmeyi ve çalmayı neden yasaklıyorlar? Pavlus bunun nedenini tespit etti: Vicdan (Romalılar 2:14, 15’i okuyun).

      16. Vicdana sahip olmak neden günahtan uzak durmanın garantisi değildir?

      16 Fakat sizin de kabul edeceğiniz gibi, bir kişinin vicdanının kendisiyle birlikte tanıklık etmesi, yani bir iç hesaplaşma yaşaması o kişinin vicdanının sesini dinleyeceği anlamına gelmez. İsrailoğullarının durumu bunu gösterir. Onların Tanrı vergisi bir vicdanı olsa da ve çalmamak ya da zina yapmamak konusunda yine Tanrı’nın verdiği kanunlara sahip olsalar da, birçok kez hem vicdanlarına hem de Yehova’nın kanunlarına karşı geldiler (Rom. 2:21-23). Onlar iki kat suçluydu ve Tanrı’nın standartlarını karşılamak ve isteğini yapmak konusunda yetersiz kaldıkları için kesinlikle günahkârdılar. Bu durum Yaratıcılarıyla ilişkilerine ciddi şekilde zarar verdi (Lev. 19:11; 20:10; Rom. 3:20).

      17. Romalılar kitabında bize cesaret veren hangi sözleri okuyoruz?

      17 Romalılar kitabında şu ana kadar incelediklerimiz, biz de dahil tüm insanlığın Mutlak Güce Sahip Tanrı’nın önündeki durumuyla ilgili karamsar bir tablo çiziyor gibi görünebilir. Fakat Pavlus’un söyledikleri bunlarla sınırlı değildi. O, Davut’un Mezmur 32:1, 2’deki sözlerinden alıntı yaparak şunları yazdı: “Suçları bağışlanmış ve günahları örtülmüş olanlara ne mutlu, Yehova tarafından günahı hiç hesaba alınmayan kişiye ne mutlu” (Rom. 4:7, 8). Evet, Tanrı adil kanunlarını çiğnemeden günahlarımızı bağışlamak için bir düzenleme yaptı.

      Mesajımızın Önemli Bir Yönü: İsa Hakkındaki İyi Haber

      18, 19. (a) Pavlus Romalılar kitabında iyi haberin hangi yönünü vurguladı? (b) Neleri kabul edersek Krallığın getireceği nimetleri tadabiliriz?

      18 Yehova’nın yaptığı düzenlemeyi düşündüğünüzde, “Bu gerçekten de iyi haber!” diyebilirsiniz. Ayrıca iyi haberin Pavlus’un Romalılar kitabında vurguladığı bir yönünü hatırlayabilirsiniz. Daha önce değinildiği gibi Pavlus şöyle yazmıştı: “İyi haberden utanmıyorum; gerçekten de o, . . . . kurtuluş sağlayan Tanrı’nın gücüdür” (Rom. 1:15, 16).

      19 Bu iyi haberin odak noktası İsa’nın, Tanrı’nın amacının gerçekleşmesindeki önemli rolüdür. Pavlus ‘iyi habere göre, Tanrı’nın Mesih İsa aracılığıyla insanlığın gizli şeylerini yargılayacağı o günü’ özlemle bekliyordu (Rom. 2:16). Dolayısıyla ‘Tanrı’nın ve Mesih’in krallığının’ ya da Tanrı’nın bu Krallık aracılığıyla yapacaklarının önemini göz ardı etmiyordu (Efes. 5:5). Bunun yerine yaşamamız ve Tanrı’nın Krallığının getireceği nimetleri tadabilmemiz için (1) Tanrı’nın önünde günahkâr olduğumuzu ve (2) günahlarımızın ancak İsa Mesih’e iman ederek bağışlanabileceğini kabul etmemiz gerektiğini gösteriyordu. Bir kişi Tanrı’nın amacının bu yönlerini anlayıp kabul ettiğinde ve bunun geleceğe dair nasıl bir ümit verdiğini fark ettiğinde haklı olarak heyecanla, “Evet, bu gerçekten de iyi haber!” der.

      20, 21. Hizmetimizde iyi haberin Romalılar kitabında vurgulanan yönünü neden zihnimizde tutmalıyız? Bu neyle sonuçlanabilir?

      20 Duyuru işimizi yerine getirirken iyi haberin bu yönünü kesinlikle zihnimizde tutmalıyız. Pavlus İşaya’nın sözlerinden alıntı yaparak İsa hakkında şöyle dedi: “İmanını ona dayandıran hiç kimse hayal kırıklığına uğramayacak” (Rom. 10:11; İşa. 28:16). İsa hakkındaki bu temel bilgi, Kutsal Kitabın günah hakkında söylediklerine aşina olan kişilere yabancı gelmeyebilir. Fakat başkaları için bu, yetiştikleri ortamda genelde bilinmeyen yepyeni bir fikirdir. Böyle kişiler Tanrı’ya inanmaya ve Kutsal Yazılara güvenmeye başladığında onlara İsa’nın rolünü açıklamamız gerekir. Sonraki makale Romalılar kitabının 5. bölümünün, iyi haberin bu yönünü nasıl daha ayrıntılı şekilde açıkladığını gösterecek. Bu incelemenin size hizmetinizde yararlı olacağını göreceksiniz.

      21 Dürüst kişilerin, Romalılar kitabında defalarca söz edilen iyi haberi anlamasına yardım edebilmek büyük nimetler getirir; bu iyi haber, ‘gerçekten de iman eden herkese kurtuluş sağlayan Tanrı’nın gücüdür’ (Rom. 1:16). Bizim tadacağımız nimetlerin yanında, başkalarının da Pavlus’un Romalılar 10:15’te, İşaya’nın sözlerinden alıntıladığı şu düşünceye katıldığını göreceğiz: “İyi şeyler müjdeleyenlerin ayakları ne güzeldir!” (İşa. 52:7).

      [Dipnot]

      a “Mesih hakkındaki iyi haber” ifadesi ve benzer ifadeler Kutsal Yazılardaki başka kitaplarda da geçer (Mar. 1:1; Elçi. 5:42; 1. Kor. 9:12; Filip. 1:27).

  • Tanrı Bize Olan Sevgisini Gösteriyor
    Gözcü Kulesi—2011 | 15 Haziran
    • Tanrı Bize Olan Sevgisini Gösteriyor

      ‘Lütuf sonsuz yaşam için doğruluk yoluyla kral olarak hüküm sürecek’ (ROM. 5:21).

      1, 2. İnsanlığa verilen hangi iki hediyeden söz ediliyor ve bunlardan hangisi daha değerlidir?

      DÜNYANIN bakış açısından Roma kanunları tüm uygarlıklar için çok değerli bir hediyedir. Bununla birlikte Kutsal Kitap, Tanrı’nın bize sevgisini gösteren çok daha değerli bir hediye verdiğini söyler. Bu hediye, Tanrı’nın önünde onaylanmış ve doğru bir durumda olabilmemiz, ayrıca kurtuluş ve sonsuz yaşam ümidine sahip olabilmemiz için O’nun yaptığı bir düzenlemedir.

      2 Tanrı bu hediyenin geçerli olmasını yasal yollarla sağladı. Fakat elçi Pavlus Romalılar kitabının 5. bölümünde bunları bir hukuk tezi gibi akademik bir anlatımla sunmadı. Bunun yerine sözlerine şu teşvikle başladı: “İman sonucu aklandığımıza göre, Efendimiz İsa Mesih aracılığıyla Tanrı’yla barışta kalalım.” Tanrı’nın hediyesini alanlar O’na büyük bir sevgi duyarlar. Pavlus da onlardan biriydi. Şöyle yazdı: “Kutsal ruh aracılığıyla Tanrı’nın sevgisi yüreklerimize dökülmüştür” (Rom. 5:1, 5).

      3. Hangi sorular doğuyor?

      3 Peki Tanrı’nın sevgisini gösteren bu hediye neden gerekliydi? Tanrı bu hediyeyi nasıl hem adil, hem de tüm insanların yararlanabileceği bir şekilde verdi? Ve bir kişi bu hediyeyi nasıl alabilir? Şimdi bunların cevabını ve bu cevapların Tanrı’nın sevgisini nasıl gösterdiğini görelim.

      Tanrı’nın Sevgisi ve Günah

      4, 5. (a) Yehova sevgisini özellikle hangi yolla gösterdi? (b) Hangi olayı bilmek Romalılar 5:12’yi anlamamıza yardım eder?

      4 Yehova büyük sevgisinden ötürü, insanlara yardım etmesi için biricik Oğlunu gönderdi. Pavlus bu durumu şöyle dile getirdi: “Tanrı bize olan sevgisini şöyle gösteriyor: Biz henüz günahkârken Mesih bizim için ölmüştür” (Rom. 5:8). Bu ayetteki “biz henüz günahkârken” ifadesine dikkat edin. Nasıl bu duruma geldiğimizi herkesin bilmesi gerek.

      5 Pavlus bu konuyu anlatmaya şöyle başladı: “Günah bir insan aracılığıyla ve ölüm günah aracılığıyla dünyaya girdi, ölüm de tüm insanlara geçti; çünkü hepsi günah işledi” (Rom. 5:12). Biz bu sözleri anlayabilecek durumdayız, çünkü Tanrı insan hayatının nasıl başladığını anlatan bir kayıt yazdırdı. Yehova iki insan yarattı: Âdem ve Havva. Yaratıcımız kusursuz olduğundan ilk atalarımız olan bu çift de kusursuzdu. Tanrı, onları kısıtlayan tek bir emir verdi ve bu emre itaatsizlik etmenin cezasının ölüm olduğunu onlara bildirdi (Başl. 2:17). Fakat onlar Tanrı’nın makul emrini çiğneyerek yıkımlarına yol açacak şekilde davranmayı seçtiler, böylece O’nu kanun koyucu ve egemen olarak reddettiler (Tekr. 32:4, 5).

      6. (a) Âdem’in soyundan gelenler, Musa Kanunundan önce de sonra da neden öldüler? (b) Miras alınan günahın etkisi nasıl örneklenebilir?

      6 Âdem günah işledikten sonra çocuk sahibi oldu, bu yüzden günahı ve etkilerini tüm çocuklarına geçirdi. Elbette onlar Âdem gibi Tanrı’nın kanununu çiğnememiş, dolayısıyla aynı suçu işlememişlerdi; o dönemde herhangi bir kanun sistemi de yürürlükte değildi (Başl. 2:17). Yine de Âdem’in soyu günahı miras aldı. Böylece Tanrı, İsrailoğullarına günahkâr olduklarını açıkça ortaya koyan bir kanun sistemi verene dek günah ve ölüm bir kral gibi hüküm sürdü (Romalılar 5:13, 14’ü okuyun). Miras alınan günahı, Akdeniz anemisi ya da hemofili gibi kalıtım yoluyla geçen bazı hastalıklara ya da kusurlara benzetebiliriz. Örneğin Rus Çarı II. Nikolay ile karısı Aleksandra’nın oğlu Aleksey, anne babasından bir pıhtılaşma bozukluğu olan hemofili hastalığını miras almıştı. Tabii böyle kalıtsal hastalığı olan bir ailede çocukların hepsi hastalığa yakalanmasa bile taşıyıcı olabilirler. Fakat günah için bu geçerli değildir. Âdem’in günahının yol açtığı kusurdan kimse kaçamazdı. Tüm insanlar onun etkisi altındadır. Bu kusur kesinlikle ölümcüldür ve tüm çocuklara geçer. Peki bu durumdan kurtulmak mümkün mü?

      Tanrı, İsa Mesih Aracılığıyla Neyi Mümkün Kıldı?

      7, 8. İki kusursuz insanın yaşamının hangi farklı sonuçları oldu?

      7 Yehova insanların miras aldıkları günahtan kurtulmaları için sevgi dolu bir düzenleme yaptı. Pavlus kurtuluşun başka bir insan aracılığıyla mümkün olacağını açıkladı; daha sonra gelecek olan bu kusursuz insan bir anlamda ikinci Âdem’di (1. Kor. 15:45). Ama bu iki kusursuz insanın yaşamı çok farklı sonuçlar doğurdu. Nasıl? (Romalılar 5:15, 16’yı okuyun).

      8 Pavlus “Tanrı’nın armağanının sonucu, ilk suçun sonucundan tamamen farklıdır” diye yazdı. Bu ilk suçu işleyen Âdem’di ve adaletin gereği olarak ceza aldı, yani öldü. Ama ölecek olan tek kişi o değildi. Şöyle okuyoruz: “Bir tek insanın suçu yüzünden çok kişi öldü.” Tanrı’nın adil standartları, biz de dahil Âdem’in bütün kusurlu çocuklarının aynı cezaya mahkûm olmasını gerektiriyordu. Yine de kusursuz insan İsa’nın yaptıklarının, Âdem’inkinin tam tersi bir sonuç doğurduğunu bilmek bizi rahatlatır. Bu sonuç neydi? Cevabı Pavlus’un şu sözlerinde buluyoruz: “Her tür insan yaşamak üzere aklandı” (Rom. 5:18).

      9. Romalılar 5:16, 18’de değinilen, Tanrı’nın insanları ‘aklaması’ neye benzetilebilir?

      9 “Aklanma” olarak çevrilen Yunanca ifade ne anlama gelir? Bu ifade hakkında bir Kutsal Kitap çevirmeni şöyle yazdı: “Bu, hukuki yönü olan bir benzetmedir. İnsanın kendi içindeki bir değişiklikten değil, Tanrı’nın önündeki durumuyla ilgili bir değişiklikten söz eder. . . . . Bu benzetme Tanrı’yı, önüne çıkarılan suçluların lehine karar veren bir hâkim olarak gösterir. Onlar bir anlamda, doğru kişiler olmamakla suçlanmıştır. Fakat Tanrı onları beraat ettirir.”

      10. İsa insanların aklanabilmesi için ne yaptı?

      10 “Tüm dünyanın [adil] hâkimi” doğru olmayan bir insanı neye dayanarak doğru sayabilir, yani aklayabilir? (Başl. 18:25). Tanrı bunun için biricik Oğlunu yeryüzüne göndererek bu konudaki en önemli adımı attı. İsa ayartmalara, korkunç hakaretlere ve alaylara rağmen Babasının isteğini kusursuz şekilde yerine getirdi. İşkence direğinde ölene dek sadakatini korudu (İbr. 2:10). İsa kusursuz insan yaşamını kurban olarak vererek, Âdem’in soyunu günah ve ölümden kurtarabilecek bir fidye sundu (Mat. 20:28; Rom. 5:6-8).

      11. Fidye neye eşdeğerdir?

      11 Pavlus başka bir ayette bu bedelden, “eşdeğer bir fidye” olarak söz etti (1. Tim. 2:6). Acaba neye eşdeğerdi? Âdem, tüm soyuna, yani milyarlarca insana kusurluluk ve ölüm getirdi. İsa’nın da kusursuz bir insan olarak milyarlarca kişiden oluşan kusursuz bir soy meydana getirme potansiyeline sahip olduğu doğrudur.a Bu yüzden İsa’nın yaşamının ve meydana getirebileceği kusursuz soyun, Âdem’e ve onun kusurlu soyuna eşdeğer bir kurban olduğu düşünülmüştü. Fakat Kutsal Kitap İsa’nın meydana getirebileceği soyun da fidyeye dahil olduğunu öğretmez. Romalılar 5:15-19 sadece “bir tek insanın” ölümünün kurtuluş sağladığını vurgular. Evet, İsa’nın kusursuz yaşamı Âdem’inkine eşdeğerdi. Burada üzerinde durulması gereken yalnızca İsa Mesih’tir. Her tür insanın karşılıksız armağanı ve yaşamı alması, “birinin [İsa’nın] temize çıkaran davranış tarzı”, yani ölüme dek itaatli ve sadık kalması sayesinde mümkün oldu (2. Kor. 5:14, 15; 1. Pet. 3:18). Peki fidye insanları nasıl akladı?

      Fidyeye Dayanan Aklanma

      12, 13. Aklananların neden Tanrı’nın merhametine ve sevgisine ihtiyacı var?

      12 Yehova Tanrı Oğlunun kurban olarak sunduğu fidyeyi kabul etti (İbr. 9:24; 10:10, 12). Yine de İsa’nın sadık elçileri de dahil yeryüzündeki tüm öğrencileri hâlâ kusurluydu. Yanlış davranışlardan kaçınmak için çaba gösterseler de bunu her zaman başaramadılar. Neden? Çünkü günahı miras almışlardı (Rom. 7:18-20). Fakat Tanrı bu konuda bir şeyler yapabilirdi ve yaptı da. O, ‘eşdeğer fidyeyi’ kabul etti ve bu fidyeyi yeryüzündeki kullarının yararına kullanmayı istedi.

      13 Tanrı fidyeyi, elçilere ve başka insanlara yaptıkları iyi işlerin karşılığı olarak vermedi. Aksine Tanrı merhameti ve büyük sevgisi nedeniyle fidyeyi onların yararına kullandı. O, elçilerin ve başka insanların miras aldığı suçu affederek onları aklamayı, haklarındaki hükmü kaldırmayı seçti. Pavlus bunu şöyle açıkladı: “Gerçekten de, bu lütuf sayesinde, imanınızdan ötürü kurtuldunuz; ancak bunu kendiniz elde etmediniz, onu size armağan eden Tanrı’ya borçlusunuz” (Efes. 2:8).

      14, 15. Tanrı’nın akladığı kişilerin önünde hangi ödül var, fakat yine de ne yapmaları gerekiyor?

      14 Mutlak Güce Sahip Tanrı’nın, bir insanın miras aldığı günahın yanı sıra işlediği suçları da affetmesi ne büyük bir hediye! İnsanların İsa’nın takipçisi olmadan önce işlediği günahlar sayamayacağımız kadar çok olsa da, Yehova fidyeye dayanarak tüm bu günahları bağışlayabilir. Pavlus şöyle yazdı: “Birçok suçun sonucu verilen armağan . . . . aklanmaydı” (Rom. 5:16). Bu sevgi dolu hediyeyi alan, yani aklanan elçilerin ve başka insanların imanla Tanrı’ya ibadet etmeye devam etmeleri gerekiyordu. Onları ilerde hangi ödül bekliyor? ‘Bol bol lütfa ve karşılıksız armağan olarak verilen doğruluğa erişenler, bir tek insan, İsa Mesih aracılığıyla yaşayıp krallar olarak hüküm sürecek.’ Gerçekten de doğruluk armağanının etkisi, Âdem’in suçunun etkisinin tam tersidir. Bu armağanın sonucu hayattır (Rom. 5:17; Luka 22:28-30’u okuyun).

      15 Bu hediyeyi alıp aklanan kişiler Tanrı’nın ruhi oğulları olurlar. Mesih’le ortak mirasçılar olan bu kişilerin ümidi, ruhi varlıklar olarak gökte yaşamak üzere diriltilmektir; o zaman gerçek anlamda Tanrı’nın oğulları olacak ve İsa Mesih’le birlikte ‘krallar olarak hüküm sürecekler’ (Romalılar 8:15-17, 23’ü okuyun).

      Tanrı Sevgisini Başkalarına da Gösteriyor

      16. Yeryüzünde yaşama ümidine sahip olanlar şimdiden hangi hediyeyi alabilirler?

      16 Vefalı Hıristiyanlar olarak hizmet eden ve Tanrı’ya iman edenlerin hepsi Mesih’le birlikte gökte ‘krallar olarak hüküm sürmeyi’ beklemiyor. Birçok kişinin, Kutsal Kitaba dayanan başka bir ümidi var. Tanrı’nın İsa’dan önce yaşamış kulları gibi, onlar da cennet yeryüzünde sonsuza dek yaşamayı ümit ediyorlar. Peki onlar ilerde yeryüzünde yaşama ümidiyle, şimdiden Tanrı’dan sevgi dolu bir hediye alıp O’nun gözünde doğru sayılabilirler mi? Pavlus’un Romalılara yazdıklarına dayanarak bu soruya “Evet” cevabını verebiliriz!

      17, 18. (a) Tanrı, İbrahim’in imanına bakarak onu nasıl biri olarak gördü? (b) Yehova İbrahim’i hangi temele dayanarak doğru biri sayabildi?

      17 Pavlus buna örnek olarak imanlı bir adam olan İbrahim’i gösterdi. O, Yehova İsrailoğullarına bir kanun sistemi vermeden önce ve Mesih gökteki yaşamın yolunu açmadan çok önce yaşamıştı (İbr. 10:19, 20). Şöyle okuyoruz: “İbrahim ve soyu, bir dünyanın mirasçısı olma vaadini kanuna dayanarak değil, imanla erişilen doğruluğa dayanarak aldı” (Rom. 4:13; Yak. 2:23, 24). Evet, Tanrı sadık İbrahim’i doğru bir kişi saydı (Romalılar 4:20-22’yi okuyun).

      18 Tabii bu, İbrahim’in Yehova’ya hizmet ettiği uzun yıllar boyunca günahsız olduğu anlamına gelmiyordu. O, bu anlamda doğru biri değildi (Rom. 3:10, 23). Ancak Yehova sınırsız hikmeti sayesinde İbrahim’in olağanüstü imanını ve imanından kaynaklanan işlerini hesaba kattı. İbrahim özellikle kendi soyundan gelecek olan, vaat edilen “soy”a iman etti. Bu Soyun Mesih olduğu anlaşıldı (Başl. 15:6; 22:15-18). Bununla uyumlu olarak Hâkimimiz Yehova, geçmişte işlenen günahları “Mesih İsa’nın ödediği fidye”ye dayanarak bağışlayabilir. Bu nedenle, İbrahim ve İsa’dan önce yaşamış diğer imanlı kişiler de dirilme ümidine sahiptir (Romalılar 3:24, 25’i okuyun; Mezm. 32:1, 2).

      Tanrı Önünde Şimdiden Doğru Durumda Olmak

      19. Tanrı’nın İbrahim hakkındaki görüşü bugün neden birçok kişiyi yüreklendirir?

      19 Sevgi Tanrısının, İbrahim’i doğru biri olarak gördüğünü bilmek, bugün gerçek Hıristiyanları yüreklendirir. Ancak Yehova onu, ‘Mesih’le ortak mirasçılar’ olması için ruhla meshettiği kişiler gibi değil farklı bir anlamda akladı. Sınırlı sayıdaki meshedilmiş grup “kutsal olmaya çağrılmış” olanlardır ve “Tanrı’nın oğulları” olarak kabul edilirler (Rom. 1:7; 8:14, 17, 33). İbrahim ise “Yehova’nın dostu” oldu ve bu, fidyenin sunulmasından önceydi (Yak. 2:23; İşa. 41:8). O halde, yeniden kurulacak cennet yeryüzünde yaşama ümidine sahip olan gerçek Hıristiyanlar için ne denebilir?

      20. Tanrı bugün İbrahim gibi doğru saydığı kişilerden ne bekliyor?

      20 Onlar ‘Mesih İsa’nın ödediği fidyeyle kurtulup’ “karşılıksız armağan olarak verilen doğruluğa” erişerek gökte yaşama ümidine sahip olanlar arasında değiller (Rom. 3:24; 5:15, 17). Buna rağmen Tanrı’ya ve düzenlemelerine büyük bir imanları var ve bu imanlarını iyi işlerle gösteriyorlar. Bu işlerden biri onların “Tanrı’nın krallığını duyuruyor ve Efendimiz İsa Mesih’le ilgili gerçekleri öğretiyor” olmasıdır (Elçi. 28:31). Bu yüzden Yehova onları İbrahim’i doğru saydığı anlamda doğru sayabilir. Böyle kişilerin aldığı armağan, yani Tanrı’yla dost olmaları, meshedilmişlerin aldığı “karşılıksız armağan”dan farklıdır. Yine de onlar bu armağanı kuşkusuz büyük minnettarlıkla kabul ediyorlar.

      21. Yehova’nın sevgisi ve adaletinden dolayı hangi nimetlere erişebiliriz?

      21 Yeryüzünde kurulacak olan cennette sonsuza dek yaşamayı ümit ediyorsanız bu vaadi, sözüne güvenilmez bir yöneticinin vermediğinin farkında olmalısınız. Tam tersine bu vaat evrenin egemeni olan Tanrı’nın yüce amacını yansıtır. Yehova amacını adım adım gerçekleştiriyor. Bu adımlar kusursuz adaletle uyum içindedir. Daha da önemlisi Tanrı’nın muazzam sevgisini yansıtır. Dolayısıyla Pavlus’un şu sözleri çok doğrudur: “Tanrı bize olan sevgisini şöyle gösteriyor: Biz henüz günahkârken Mesih bizim için ölmüştür” (Rom. 5:8).

      [Dipnot]

      a Örneğin, soylarla ilgili bu görüş Insight on the Scriptures, 2. Cilt, sayfa 736, paragraf 4-5’te ve Tanrı Yalan Söyleyemez, sayfa 218, paragraf 33’te ele alınmıştı.

Türkçe Yayınlar (1974-2026)
Oturumu Kapat
Oturum Aç
  • Türkçe
  • Paylaş
  • Tercihler
  • Copyright © 2025 Watch Tower Bible and Tract Society of PA
  • Kullanım Şartları
  • Gizlilik İlkesi
  • Privacy Settings
  • JW.ORG
  • Oturum Aç
Paylaş