Watchtower ONLINE KÜTÜPHANE
Watchtower
ONLINE KÜTÜPHANE
Türkçe
  • KUTSAL KİTAP
  • YAYINLAR
  • İBADETLER
  • Böyle Duygular Normal mi?
    Sevdiğiniz Biri Öldüğünde
    • Düşük ve Ölü Doğum: Annelerin Kederi

      Monna, başka çocukları olmasına rağmen, doğacak çocuğunu büyük bir özlemle beklemekteydi. O, doğmadan önce bile “oynadığı, konuştuğu, rüyasında gördüğü” bir bebekti.

      Anne ile doğmamış çocuğu arasındaki bağlanma süreci çok güçlüydü. “Rachel Anne, karnımın üstündeki kitapları tekmeleyen ve geceleri beni uyutmayan bir bebekti. Sevimli ve nazik dokunuşları andıran ilk minik tekmelerini hâlâ hatırlıyorum. Her kıpırtısında içim sevgiyle doluyordu. Onu öylesine iyi tanıyordum ki, ağrısı mı var yoksa hasta mı hemen anlayabiliyordum.”

      Monna anlatmaya devam ediyor: “Doktor iş işten geçene dek bana inanmadı. Endişelenmeyi bırakmamı söyledi. Onun ölmek üzere olduğunu hissettiğime inanıyordum. Aniden şiddetle ters döndü. Ertesi gün ölmüştü.”

      Bu yalnızca Monna’nın yaşadığı bir deneyim değildi. Yazar Friedman ve Gradstein’ın Surviving Pregnancy Loss adlı kitaplarında yazdıklarına göre, sadece Amerika Birleşik Devletlerinde yılda bir milyon dolayında kadın düşük yapıyor. Tabii, bu rakam dünya çapında daha büyüktür.

      İnsanlar, çoğu kez düşük yapmanın ya da ölü bir bebek doğurmanın kadın için feci bir olay olduğunu ve bunu belki de yaşamı boyunca hatırlayacağını tam olarak anlamıyorlar. Örneğin, Veronica şimdi olgun yaşa geldiği halde, yaptığı düşükleri ve özellikle dokuz ay karnında yaşadıktan sonra ölü doğan 6 kilogram ağırlığındaki bebeğini hatırlıyor. Son iki hafta boyunca onu karnında ölü olarak taşımıştı. O, “ölü bir çocuk doğurmak bir anne için korkunç bir şeydir” diyor.

      Düş kırıklığına uğrayan annelerin gösterdiği tepkileri, başkaları, hatta diğer kadınlar bile her zaman anlamıyor. Düşük sonucu çocuğunu kaybeden bir kadın şunları yazdı: “Bu olay kendi başıma gelmeden önce arkadaşlarımın neler çektikleri hakkında gerçekten hiçbir fikrim olmadığını en acı şekilde öğrendim. Şimdi diğer insanların bana karşı davranışları konusunda hissettiğim gibi, o zamanlar ben de onlara karşı duygusuzca ve bilgisizce davrandım.”

      Kederli bir karı koca birbirine sarılıyor

      Kederli anne için bir başka sorun da, kocasının bu kayıp karşısında kendisinin hissettiklerini hissetmediği yönündeki izlenimidir. Evli bir kadın bunu şöyle ifade ediyor: “O sırada kocam beni tam bir düş kırıklığına uğrattı. Ona göre, sanki ben hiç hamile kalmamıştım. Benim duyduğum kederi o duymadı. Korkularım karşısında bana çok yakınlık gösterdiyse de, keder duymadı.”

      Hamile karısının bebekle kurduğu bedensel ve duygusal bağı kendisi hiçbir zaman kurmadığı için, kocanın böyle bir tepki göstermesi belki doğaldır. Ne var ki, o da bir kaybın acısını yaşıyordur. Karı ve kocanın aynı acıyı değişik şekillerde de olsa beraberce çektiklerinin bilincinde olmaları önemlidir. Onlar kederlerini paylaşmalıdırlar. Koca bunu saklarsa, karısı onun duygusuz olduğunu düşünebilir. O halde gözyaşlarınızı, düşüncelerinizi paylaşın, birbirinize sarılın. Birbirinize daha önce hiç olmadığı kadar ihtiyacınız olduğunu gösterin. Evet, siz kocalar, duygudaşlık gösterin.

  • Böyle Duygular Normal mi?
    Sevdiğiniz Biri Öldüğünde
    • Ani Bebek Ölümü Sendromu: Kedere Göğüs Germek

      Bir bebeğin ani ölümü insanı yıkan feci bir olaydır. Normal görünen sağlıklı bir bebek bir gün uykusundan uyanmaz. Bu tamamen beklenmedik bir şeydir, çünkü bir bebeğin ya da çocuğun ana babasından önce öleceği kimin aklına gelir? Bebek annesinin sonsuz sevgisinin odağı iken birden onun sonsuz acısının odağı haline gelir.

      Suçluluk duygusu kabarmaya başlar. Ana baba sanki ihmalkârlıkları yüzünden olmuş gibi, bu ölümden kendilerini sorumlu hissedebilirler. Kendi kendilerine ‘Bunu önlemek için ne yapabilirdik?’ diye sorarlar.b Bazı durumlarda koca hiçbir neden olmadığı halde, yaptığının bilincinde olmadan, karısını bile suçlayabilir. O işe giderken bebek canlı ve sağlıklıydı. Eve geldiğinde ise, onun beşiğindeyken öldüğünü öğrenir! Karısı ne yapıyordu? Bebek öldüğünde neredeydi? Evlilikte gerginlik yaratmaması için, azap veren bu sorular açığa kavuşturulmalıdır.

      Bu facianın nedenleri beklenmedik ve beklenmesi olanaksız durumlardır. Mukaddes Kitap şunları söyler: “Döndüm, ve güneş altında gördüm ki, yarış ayağına tez olanlar için değil, ve cenk yiğitler için değil, ekmek de hikmetliler için değil, zenginlik de anlayışlı adamlar için değil, inayet de bilgili adamlar için değil; çünkü onların hepsini vakit ve tali (beklenmedik olaylar, NW) karşılar” (Vaiz 9:11).

      Aile bir bebeğini yitirdiğinde başkaları nasıl yardımcı olabilir? Bebeğini yeni yitiren bir anne şu karşılığı verdi: “Ben tek bir söz bile söylemediğim halde, bir arkadaşım gelip evimi temizledi. Diğerleri bizim için yemek yaptılar. Bazıları da yalnızca sarılarak bana yardım etti –tek bir söz etmeden, sadece sarılarak. Bu konuda konuşmak istemiyordum. Ne olduğunu tekrar ve tekrar açıklamak zorunda kalmak istemiyordum. Sanki bir şeyi eksik yapmışım gibi sorulan merak dolu sorulara ihtiyacım yoktu. Anne bendim; bebeğimi kurtarmak için her şeyi yapardım.”

  • Böyle Duygular Normal mi?
    Sevdiğiniz Biri Öldüğünde
    • Kederli insanlar

      Sevilen biri öldüğünde keder duymak ve gözyaşı dökmek normaldir

      Bebeği Rachel’i SIDS (Ani Bebek Ölümü Sendromu) yüzünden yitiren Anne’in durumu da bu fikri destekliyor. Kocası şu yorumda bulundu: “Şaşılacak şeydi, cenazede ne Anne ne de ben ağladık. Bizden başka herkes gözyaşı döktü.” Anne buna karşılık şöyle dedi: “Evet, fakat ben her ikimiz için de bol bol ağladım. O feci olaydan birkaç hafta sonra, sonunda bir gün evde yalnız başıma kaldığımda, bu sarsıntıyı gerçek anlamda yaşadığımı sanıyorum. Bütün gün ağladım. Fakat ağlamanın bana yardımcı olduğuna inanıyorum. Sonunda kendimi daha iyi hissettim. Bebeğimi yitirdiğim için yaslı olmalıydım. Kederli insanların ağlama konusunda rahat bırakılması gerektiğine gerçekten inanıyorum. Gerçi başkalarının ‘ağlama’ demesi doğal bir tepkiyse de, bunun aslında yararı olmuyor.”

      Bazıları Nasıl Tepki Gösteriyor

      Sevdiği birini yitirerek yalnız kalan bazı kişiler nasıl tepki gösterdiler? Örneğin, Juanita’yı ele alalım. O, bir bebek yitirildiğinde neler hissedildiğini biliyor. Beş kez düşük yapmıştı. Şimdi yine hamileydi. Bir otomobil kazası yüzünden hastanelik olunca, anlaşılabileceği gibi çok kaygılandı. İki hafta sonra –vaktinden önce– doğum sancıları başladı. Hemen ardından 900 gram ağırlığındaki küçük Vanessa doğdu. Juanita “Çok heyecanlıydım,” diye hatırlıyor. “Nihayet anne olabilmiştim!”

      Fakat mutluluğu uzun sürmedi. Dört gün sonra Vanessa öldü. Juanita hatırladıklarını şöyle anlatıyor: “Öylesine bir boşluk içindeydim ki. Annelik elimden alınmıştı. Kendimi eksik hissediyordum. Evde Vanessa için hazırladığımız odaya girip ona aldığım minik zıbınlara bakmak çok acıydı. Ondan sonraki birkaç ay boyunca her gün onun doğduğu günü yeniden yaşadım. Kimseyle görüşmek istemedim.”

      Bu aşırı bir tepki mi? Başkalarının bunu anlaması güç olabilir, fakat Juanita’nınki gibi bir olay yaşamış olanlar, bir süre birlikte yaşadıkları biri için duyacakları kederin aynını sanki bebekleri için de duyduklarını anlattılar. Onlar bir çocuğun, doğumdan çok önce ana babası tarafından sevilmeye başlandığını belirttiler. Anne ile bebek arasında özel bir bağ vardır. Bebek ölürse, anne gerçek bir kişinin yitirildiğini hisseder. Bunu diğer kişilerin de anlaması gerekir.

      Öfke ve Suçluluk Sizi Nasıl Etkileyebilir

      Bir başka anne de, altı yaşındaki oğlunun, kalbinde doğuştan beri var olan sorun yüzünden aniden öldüğü kendisine söylendiğinde neler hissettiğini ifade etti. “Duygusuzluk, güvensizlik, suçluluk ve onun durumunun ne denli ciddi olduğunu anlamamış olduklarından kocama ve doktorlara karşı öfke gibi türlü tepkiler gösterdim.”

  • Böyle Duygular Normal mi?
    Sevdiğiniz Biri Öldüğünde
    • Pek çok annenin keder sürecinin uzun oluşu, bir çocuğu yitirmek, ana babanın, özellikle de annenin hayatında silinmez bir boşluk yaratır diyen birçok uzmanın sözlerini destekliyor.

Türkçe Yayınlar (1974-2026)
Oturumu Kapat
Oturum Aç
  • Türkçe
  • Paylaş
  • Tercihler
  • Copyright © 2025 Watch Tower Bible and Tract Society of PA
  • Kullanım Şartları
  • Gizlilik İlkesi
  • Privacy Settings
  • JW.ORG
  • Oturum Aç
Paylaş