-
Ne Kadar Mutlusunuz?Gözcü Kulesi—2006 | 15 Haziran
-
-
Ne Kadar Mutlusunuz?
HİÇ kendinize ‘Ne kadar mutluyum?’ diye sordunuz mu? Toplumbilimciler sizin ya da başkalarının bu soruya ne cevap vereceğini öğrenmeye çalışıyorlar, ancak işleri zor. Bireylerin mutluluğunu ölçmek, bir erkeğin karısını ne kadar sevdiğini veya aileden birinin ölmesinin ne kadar üzüntü verdiğini ölçmeye çalışmak gibidir. Duyguları ölçmek kolay değildir. Ancak bilim adamları temel bir gerçeği kabul ediyorlar: Her insanın mutlu olma potansiyeli var.
İçimizdeki bu potansiyele rağmen, ciddi sorunlar mutsuzluğu başımıza bela ediyor. Şu örneğe bakalım: Dünyadaki bazı şehirlerde mezarlıklar AIDS kurbanlarıyla dolu. Yetkililer yeni ölenleri gömmek için eski mezarları açıyor. Afrika’nın bazı kesimlerinde tabut yapımı başlıca geçim kaynaklarından biridir. Ayrıca nerede yaşarsanız yaşayın, ciddi hastalıkları olan, akraba ya da arkadaşlarını kaybetmiş kişilerin çok az gülümsediğini fark etmişsinizdir.
Zengin ülkeler için ne diyelim? Koşulların aniden değişmesi, hazırlıksız yakalananları ekonomik güvenceden yoksun bırakabilir. Amerika Birleşik Devletleri’nde birçok emekli, emekli aylığından mahrum kaldığından tekrar çalışmak zorunda kalıyor. Tedavi masrafları çoğu zaman bir ailenin tüm birikimini tüketiyor. Bir hukuk danışmanı şöyle diyor: “[Finansal danışmanlık için gelen] bu insanların büyük masrafları ve sağlık sorunları var; gerçekten insanın yüreği parçalanıyor. Çoğu zaman onlara ‘evinizi kaybedeceksiniz’ dememiz gerekiyor.” Ya ekonomik sıkıntısı olmayanlar? Mutsuzluk onları da etkileyebilir mi?
Bazıları, Amerika’da ünlü bir besteci olan Richard Rodgers gibidir. Onun hakkında şöyle denir: “Çok az insan bu kadar büyük bir kitleye böylesine zevk vermiştir.” Onun şarkıları başkalarına zevk vermiş olsa da, kendisinin kronik depresyon sorunu vardı. O, birçok kişinin yanıp tutuştuğu iki hedefe, paraya ve üne ulaşmıştı; peki ya mutluluk? Bir biyografi yazarı şöyle yazıyor: “[Rodgers] işinde olağanüstü başarılı oldu, gıpta edilecek bir hayat sürdü ve iki Pulitzer Ödülü paylaştı. Ancak çoğu zaman mutsuz ve bunalımdaydı.”
Siz de fark etmişsinizdir, mutluluk için zenginliğe güvenen insan çoğu zaman kendini aldatır. Bir yatırım muhabiri, birçok zengin insanın “kendini soyutlanmış ve amaçsız” hissettiğini söyledi (The Globe and Mail; Toronto, Kanada). Bir ekonomi danışmanına göre, zengin ana babalar çocuklarını paraya ve paranın satın alabildiği şeylere boğdukça, “ilerisi için mutsuzluk tohumları ekilmiş oluyor.”
Mutluluk İçin Sağlam Bir Temel Var mı?
Bir bitkinin büyüyüp çiçek açabilmesi için iyi toprağa, suya ve uygun iklime ihtiyacı vardır. Araştırmacılar, benzer şekilde bazı koşulların da mutluluğu artırdığını görüyorlar. Bu koşullar arasında fiziksel sağlık; anlamlı bir iş; yeterli gıda, barınak ve giysi; yaratma arzusunun doyurulması ve gerçek dostlar var.
Bu koşulların insanın mutluluğu üzerindeki etkisine herhalde itiraz etmezsiniz. Ancak daha önemli bir etken var. Bu etken, ismi Yehova olan “mutlu Tanrı” hakkındaki bilgidir (1. Timoteos 1:11). Bu bilgi mutlu olmamıza nasıl yardım eder? Yehova, Yaratıcımızdır ve bize mutlu olma potansiyeli vermiştir. Dolayısıyla, bizi gerçekten neyin mutlu edebileceğini O bilir. Gelecek makale Tanrı’nın her yerdeki ve her koşuldaki insana nasıl kalıcı mutluluk verdiğini anlatacak.
-
-
Güvenilir Bir Mutluluk RehberiGözcü Kulesi—2006 | 15 Haziran
-
-
Güvenilir Bir Mutluluk Rehberi
“MUTLULUK Arayışı” her insanın hakkıdır. Amerika Birleşik Devletleri Bağımsızlık Bildirgesi’ni hazırlayanlar işte böyle düşünüyordu. Ancak arayışta olmak ile erişmek aynı şey değildir. Birçok genç, eğlence ve spor alanında kariyer arayışında olsa da, o kadar istediği başarıyı gerçekten yakalamış kaç kişi tanıyorsunuz? Başarılı bir müzisyen olmanın nasıl bir mücadele gerektirdiğini iyi bilen ünlü bir şarkıcı, “Büyük ihtimalle başarılı olamazsınız” diyor.
Mutluluğu bulmak konusunda da başarılı olamayacağınızı düşünüyorsanız, cesaretiniz kırılmasın. Mutluluğu doğru şekilde ararsanız, bulursunuz. Neden böyle diyoruz? Önceki makalede “mutlu Tanrı” Yehova’dan söz edildi (1. Timoteos 1:11). Tanrı, mutluluk arayışınızın hayal kırıklığıyla sonuçlanmaması için Mukaddes Kitap aracılığıyla size rehber olur. Yehova, herkesi üzen dertlerin üstesinden gelmenize yardım edebilir. Örneğin, sevdiğiniz biri öldüğünde O’nun nasıl bir teselli sunduğuna bakalım.
Sevilen Biri Öldüğünde
Ölüm hakkında söylenebilecek iyi bir şey var mı? Ölüm, ana babaları çocuklarından, çocukları ana babalarından koparır. Yakın dostları birbirinden ayırır ve birbirine kenetlenmiş toplumlara güvensizlik salar. Ölüm, mutlu bir aileyi üzüntüye boğar.
Ölümün bir trajedi olduğu ortadadır. Ancak bazı insanlar bu gerçeği inkâr edip ölümü bir nimet gibi gösteriyor. Ağustos 2005’te Meksika Körfezi’ni vuran Katrina Kasırgası’ndan sonra olanlara bakalım. Bir kurbanın cenazesinde, papaz “Onu Katrina öldürmedi, Tanrı yuvaya çağırdı” dedi. Başka bir defasında, hastanede çalışan iyi niyetli biri, genç bir kıza ‘Üzülme, anneni Tanrı göğe aldı’ dedi. Kız ağlayarak “Neden? Neden onu benden aldı?” diye sordu.
Ölüm hakkında böyle yanlış fikirlerin, yaslıları pek teselli etmediği ortadadır. Neden? Çünkü bu fikirler ölüm hakkındaki hakikati anlatmıyor. Daha da kötüsü Tanrı’yı, sevilen kişileri ailelerinden ve dostlarından korkunç, acı şekilde koparan biri olarak gösteriyor. Tanrı teselli kaynağı olmak yerine, ölüm trajedisindeki kötü karakter olarak resmediliyor. Fakat Tanrı’nın Sözü, ölüm hakkındaki hakikati bildirir.
Mukaddes Kitap ölümü düşman olarak adlandırır ve insanlık üzerinde hüküm süren bir krala benzetir (Romalılar 5:17; 1. Korintoslular 15:26). Ölüm hiçbir insanın direnemeyeceği kadar güçlü bir düşmandır ve kaybettiğimiz her sevilen kişi, ölümün sayısız kurbanından biridir. Bu Mukaddes Kitap hakikati, sevdiğimiz biri öldüğünde hissettiğimiz keder ve çaresizliğin nedenini açıklıyor. Mukaddes Kitap bu duyguların normal olduğunu gösterir. Peki Tanrı, düşmanımız olan ölümü sevdiklerimizi göğe almak için kullanıyor mu? Bu soruya Mukaddes Kitap cevap versin.
Vaiz 9:5, 10 şöyle der: “Ölüler bir şey bilmezler, . . . . gitmekte olduğun ölüler diyarında [İbranice şeol] iş ve düşünce, bilgi ve hikmet yoktur.” Şeol nedir? İnsanların öldüklerinde gittikleri ortak mezardır. Ölmüş kişiler, mezarda tamamen faaliyetsiz, hareketsiz, her tür duygu ve düşünceden yoksun durumdadır. Derin uykuya benzetilebilecek bir durumdadırlar.a Mukaddes Kitap ölen sevdiklerimizi Tanrı’nın göğe, yanına almadığını açıkça gösterir. Onlar ölümün etkileri yüzünden mezarda cansızdır.
İsa da dostu Lazar öldükten sonra bu gerçeği doğruladı. O, ölümü uykuya benzetti. Eğer Lazar göğe, Mutlak Güce Sahip Tanrı’nın yanına gitmiş olsaydı, İsa’nın onu sonunda tekrar ölmek üzere yeryüzüne geri getirmesi iyilik olmazdı. Tanrı ilhamı kayda göre, İsa mezarlıkta “‘Lazar! Dışarı çık!’ diye bağırdı. Ölü de . . . . dışarı çıktı.” Lazar tekrar yaşamaya başladı. İsa, Lazar’ın yeryüzünden hiç ayrılmadığını biliyordu. O, mezarda cansız biçimde yatıyordu (Yuhanna 11:11-14, 34, 38-44).
Mukaddes Kitapta kayıtlı bu olay, ölümün, Tanrı’nın insanları yeryüzünden göğe almak için kullandığı bir araç olmadığını anlamamıza yardım eder. Dolayısıyla üzüntümüze Tanrı’nın neden olmadığını bilerek O’na yakınlaşabiliriz. Tanrı’nın, düşmanımız olan ölümün neden olduğu acıyı ve zararı tamamen anladığına da güvenebiliriz. Ölülerin durumu hakkındaki Mukaddes Kitap hakikati, onların cehennemde veya arafta acı çekmediğini, mezarda cansız durumda bulunduğunu gösteriyor. Sevdiğimiz kişilerle ilgili anılarımızın Tanrı’ya karşı nefretle veya bilinmeyene duyulan korkuyla lekelenmesi gerekmez. Ayrıca Mukaddes Kitapta Yehova bize başka bir teselli daha veriyor.
Mutluluk Veren Ümit
İncelediğimiz Kutsal Yazılar ümide, yani gerçek mutluluğun çok önemli bir yönüne işaret ediyor. “Ümit” sözcüğü Mukaddes Kitapta kullanıldığı şekliyle iyi bir şeyin olmasını güvenle beklemek fikrini verir. Ümidin nasıl şimdiden mutluluk verebileceğini görmek için, İsa’nın Lazar’ı diriltişini anlatan kayda tekrar bakalım.
İsa’nın bu mucizeyi yapmasının en az iki nedeni vardı. Bir tanesi, Marta’nın, Meryem’in ve diğer yaslı dostların üzüntüsünü gidermekti. Böylece sevdikleriyle tekrar birlikte olabilirlerdi. Fakat İsa, Marta’ya daha önemli ikinci bir nedenden söz etti. Şöyle dedi: “İman edersen Tanrı’nın yüceliğini göreceksin, dememiş miydim?” (Yuhanna 11:40). The New Testament in Modern English’te (J. B. Phillips) İsa’nın sözlerinin son kısmı, “Tanrı’nın yapabileceği mucizeler” olarak tercüme edilmiştir. İsa, Lazar’a yaşamını geri vermekle, Yehova Tanrı’nın nelere gücünün yettiğini ve gelecekte neler yapacağını önceden göstermiş oldu. “Tanrı’nın yapabileceği mucizeler” hakkında başka ayrıntılar da var.
Yuhanna 5:28, 29’da İsa “Buna hayret etmeyin, çünkü mezarlarda olan herkesin onun sesini işitip çıkacağı zaman geliyor” dedi. Bu, sevdiklerimiz de dahil şeol’deki tüm ölülerin, yaşama döneceği anlamına gelir. Elçilerin İşleri 24:15, bu harika olay hakkında daha çok açıklama yapar: “Gün gelecek doğru olanlar da olmayanlar da diriltilecektir.” ‘Doğru olmayanlar’, yani Yehova’yı tanımamış ve O’na hizmet etmemiş olanlar bile gelecekte Tanrı’nın onayını kazanma fırsatına sahip olacak.
Bu dirilme nerede olacak? Mezmur 37:29 şöyle der: “Salihler yeri miras alır, ve onda ebediyen otururlar.” Bunun ne anlama geldiğini bir düşünün. Ölümün birbirinden kopardığı aileler ve dostlar burada, yeryüzünde tekrar bir araya gelecek. Çok değer verdiğiniz kişilerle birlikte ne kadar iyi zaman geçireceğinizi düşündüğünüzde, içinizi mutluluk kaplamıyor mu?
Yehova Sizin Mutlu Olmanızı İstiyor
Yehova’nın sorunlara rağmen mutluluğumuzu hangi iki yolla artırabileceğini ele aldık. Öncelikle Mukaddes Kitap aracılığıyla, sıkıntıların üstesinden gelmenize yardımcı olacak bilgiyi ve rehberliği sağlıyor. Mukaddes Kitaptaki öğütler, ölüm acısının yanı sıra ekonomik sıkıntılarla ve sağlık sorunlarıyla mücadele etmemize de yardım eder. Size toplumdaki adaletsizliklere ve siyasal kargaşaya dayanma gücü verir. Ayrıca bu öğütler, eğer uygularsanız, diğer kişisel sorunlarınızla başa çıkmanıza da yardımcı olur.
İkinci olarak, Mukaddes Kitabı incelediğinizde, insan toplumunun sunabileceğinden çok daha üstün bir ümidiniz olur. Dostlarımızın ve ailemizin dirilmesi, Mukaddes Kitabın öğrettiği bu ümidin bir kısmıdır. Vahiy 21:3, 4 şöyle ayrıntılar verir: “Tanrı da [insanlarla] olacak. Gözlerinden bütün gözyaşlarını silecek. Artık ölüm olmayacak, artık matem, feryat ve acı da olmayacak. Önceki şeyler geçti.” Bu, sizi üzen tüm dertlerin yakında, sonsuza dek ortadan kalkacağı anlamına gelir. Mukaddes Kitaptaki vaat gerçekleşecek; siz de buna şahit olabilirsiniz. Sırf önümüzde daha iyi günler olduğunu bilmek bile rahatlatıcıdır. Ayrıca ölümden sonra sonsuza dek acı çekmeyeceğimizi bilmek mutlu olmak için bir nedendir.
Örneğin, birkaç yıl önce Maria’nın kocası gözlerinin önünde acılar içinde kanserden öldü. Daha acısı dinmeden, ekonomik sıkıntılar yüzünden, üç kızıyla birlikte evinden çıkmak zorunda kaldı. İki yıl sonra Maria kendisinin de kanser olduğunu öğrendi. İki ağır ameliyat geçirdi; şiddetli ağrıları bir gün bile dinmedi. Bu sorunlara rağmen, başka insanları teşvik edecek kadar olumlu bir düşünce tarzı var. Maria mutluluğunu nasıl koruyor?
Şöyle anlatıyor: “Bir sorunum olduğunda kendim hakkında fazla düşünmemeye çalışırım. ‘Neden ben? Neden böyle bir acı çekiyorum? Neden hastalandım?’ gibi sorular sormaktan kaçınırım. Olumsuz düşünceler insanın tüm enerjisini tüketir. Oysa ben enerjimi Yehova’ya hizmet etmek ve başkalarına yardım etmek için kullanıyorum. Bu bana mutluluk veriyor.”
Maria’nın yaşamında ümidin nasıl bir yeri var? Yehova’nın hastalıkları ve insanlığın diğer sorunlarını ortadan kaldıracağı geleceğe ümit bağlıyor. Tedavi için hastaneye gittiğinde, belki de ümitsizliğe düşmüş diğer kanser hastalarıyla bu ümidini paylaşıyor. Bu ümit, Maria için ne kadar önemli? Şöyle diyor: “Sık sık Mukaddes Kitabın, İbraniler 6:19’da ne dediğini düşünürüm. Orada Pavlus ümidi, hayatımızı bağladığımız bir gemi demirine, çapaya benzetir. Çapanız yoksa, fırtınada başı boş kalmış bir gemi gibi oraya buraya sürüklenirsiniz. Fakat bu çapaya bağlıysanız, karşılaştığınız şiddetli sorunlara rağmen güvende olursunuz.” “Yalan söyleyemeyen Tanrı’nın . . . . vaat ettiği sonsuz yaşam ümidi”, Maria’nın mutlu kalmasına yardım ediyor. Sizin için de aynısı geçerli olabilir (Titus 1:2).
Mukaddes Kitabı incelemekle, sorunlarınıza rağmen gerçek mutluluğu bulabilirsiniz. Ancak Mukaddes Kitabı incelemenin yararı konusunda sorularınız olabilir. Yehova’nın Şahitleri, gerçekten mutlu olmak için öğrenmeye ihtiyaç duyduğunuz yanıtları, Kutsal Yazılardan memnuniyetle gösterirler. Ve Yehova’nın sunduğu ümidin gerçekleşmesini sabırsızlıkla beklerken, “meserrete ve sevince erecekler, ve kederle inilti kaçıp gidecek” diye tarif edilen kişiler arasında olabilirsiniz (İşaya 35:10).
[Dipnot]
a AnaBritannica, şeol’ü “acının ya da zevkin, cezanın ya da ödülün olmadığı” bir yer olarak tarif ediyor.
-