Watchtower ONLINE KÜTÜPHANE
Watchtower
ONLINE KÜTÜPHANE
Türkçe
  • KUTSAL KİTAP
  • YAYINLAR
  • İBADETLER
  • Yaygın Bir İnanç
    Gözcü Kulesi—2008 | 1 Kasım
    • Yaygın Bir İnanç

      “Geceleri cehennemle ilgili kâbuslar görüyordum. Alevlerin içine atıldığımı görüyor, bağırarak uyanıyordum. Günah işlememek için çok uğraştığımı söylememe sanırım gerek yok” (Arline).

      CEHENNEMİN günahkârlara işkence edilen bir yer olduğuna inanıyor musunuz? Birçok insan inanıyor. Örneğin 2005 yılında, İskoçya’daki St. Andrews Üniversitesi’nde görevli bir ilahiyatçı, yaptığı araştırma sonucu İskoç din adamlarının üçte birinin Tanrı’dan ayrılanların “cehennemde sonsuza dek zihinsel azap çekeceğine inandığını” ortaya koydu. Din adamlarının beşte biri ise bu kişilerin fiziksel işkence göreceğine inanıyordu.

      Birçok ülkede cehennem inancı yaygındır. Örneğin 2007 yılında ABD’de yapılan bir Gallup Kamuoyu Yoklaması’nda, ankete katılanların yüzde 70’inin cehenneme inandığı görüldü. Çoğunluğun dindar olmadığı ülkelerde bile insanlar cehenneme inanıyor. 2004 yılında Kanada’da yapılan bir Gallup Kamuoyu Yoklaması’nda ise halkın yüzde 42’sinin cehenneme inandığı görüldü. Büyük Britanya’da da halkın yüzde 32’si cehennemin varlığından şüphe duymuyor.

      Din Adamlarının Öğrettikleri

      Hıristiyan âleminde birçok din adamı, cehennemin fiziksel işkence yapılan ateşli bir yer olduğunu öğretmeyi bıraktı. Bunun yerine, Katolik Kilisesinin 1994’te yayımlanan inanç ve ibadet kılavuzu olan Catechism of the Catholic Church’te geçen tanıma benzer bir görüşü desteklemeye başladılar. Bu kaynak şöyle diyor: “Cehenneme atılan insanın çektiği asıl ceza, sonsuza dek Tanrı’dan uzak kalmaktır.”

      Yine de birçok insan, cehennemin zihinsel veya fiziksel işkence yapılan bir yer olduğuna inanmaya devam ediyor. Bu öğretiyi destekleyenler onun Kutsal Kitaba dayandığını iddia ediyor. Southern Baptist İlahiyat Okulu başkanı R. Albert Mohler görüşünü çok net bir şekilde belirtiyor: “Bu, Kutsal Yazılara dayalı bir gerçekten başka bir şey değildir.”

      Neye İnandığınız Neden Önemli?

      Cehennem gerçekten bir azap yeriyse şüphesiz ondan korkmalısınız. Ancak bu öğreti doğru değilse, onu savunan din adamları karmaşa yaratıyor ve buna inananlara gereksiz bir zihinsel azap çektiriyorlar demektir. Ayrıca Tanrı’ya da leke getiriyorlar.

      Tanrı’nın Sözü olan Kutsal Kitap bu konuda ne der? Sonraki makalelerde bizzat Hıristiyan Âleminin Kutsal Kitap çevirileri kullanılarak, şu üç soruya yanıt verilecek: (1) Ölünce gerçekte bize ne oluyor? (2) İsa cehennem hakkında ne öğretti? (3) Cehennem hakkındaki gerçeği öğrenmek sizi nasıl etkiler?

  • Ölünce Gerçekte Bize Ne Oluyor?
    Gözcü Kulesi—2008 | 1 Kasım
    • Ölünce Gerçekte Bize Ne Oluyor?

      “Tüm canlar ölümsüzdür, kötülerin canı bile . . . . Yaptıklarının bedeli olarak sönmez ateşte yanma cezasına çarptırılan bu ölümsüz canların, çektikleri sıkıntıya [son vermesi] imkânsızdır” (İskenderiyeli Clemens, MS ikinci ila üçüncü yüzyıllarda yaşamış bir yazar).

      CLEMENS gibi cehennemin sonsuz bir işkence yeri olduğunu öğretenler, insan canının ölümsüz olduğunu varsayıyorlar. Tanrı’nın Sözü olan Kutsal Kitap bu öğretiyi destekler mi? Onun aşağıdaki sorulara verdiği yanıtlara bakalım:

      İlk insan olan Âdem ölümsüz bir cana mı sahipti? Türkçede yaygın olarak kullanılan bir tercüme olan Kitabı Mukaddes’te, Âdem’in yaratılışı hakkında şunları okuyoruz: “RAB Allah yerin toprağından adamı yaptı, ve onun burnuna hayat nefesini üfledi; ve adam yaşıyan can oldu” (Tekvin 2:7). Dikkat ederseniz ayet Âdem’e bir can verildiğini söylemiyor.

      Âdem günah işledikten sonra ona neler oldu? Tanrı’nın ona verdiği ceza, cehennemde sonsuza dek azap çekmek değildi. Kutsal Kitap – Yeni Çeviri, Tanrı’nın sözlerini şöyle aktarıyor: “Toprağa dönünceye dek ekmeğini alın teri dökerek kazanacaksın. Çünkü topraksın, topraktan yaratıldın ve yine toprağa döneceksin” (Yaratılış 3:19; italikler tarafımızdan). Tanrı’nın sözleri, Âdem’in herhangi bir kısmının o öldükten sonra yaşamaya devam edeceğini ima etmez. Âdem öldüğünde bir can olan Âdem ölmüş oldu.

      Ölümsüz cana sahip bir insan var mı? Tanrı, Hezekiel peygambere şöyle dedi: “Ölecek olan, günah işleyen candır” (Hezekiel 18:4, YÇ). Elçi Pavlus şöyle yazdı: “Günah bir insan [Âdem] aracılığıyla, ölüm de günah aracılığıyla dünyaya girdi. Böylece ölüm bütün insanlara yayıldı. Çünkü hepsi günah işledi” (Romalılar 5:12, YÇ). Tüm insanlar günah işlediğine göre, mantıken tüm canlar ölmelidir.

      Ölmüş bir can bir şey bilir veya hisseder mi? Tanrı’nın Sözü şöyle der: “Yaşayanlar öleceğini biliyor, ama ölüler hiçbir şey bilmiyor” (Vaiz 9:5, YÇ). Kutsal Kitap, insan öldükten sonra neler olduğunu şu sözlerle anlatıyor: “Toprağa döner, o gün tasarıları da biter” (Mezmur 146:4, YÇ). Mademki ölüler “hiçbir şey bilmiyor” ve ‘tasarıları bitiyor’, cehennemde nasıl azap çekebilirler?

      İsa Mesih, ölümü insanın bilinçsiz olduğu bir duruma değil, uykuya benzettia (Yuhanna 11:11-14). Fakat bazıları buna karşı çıkıyor, çünkü onlar İsa’nın cehennemin ateşli bir yer olduğunu ve günahkârların cehennem ateşine atılacağını öğrettiğini düşünüyorlar. O halde şimdi İsa’nın cehennem hakkında aslında neler söylediğini ele alalım.

      [Dipnot]

      a Daha ayrıntılı bilgi için 16. ila 17. sayfalarda bulunan “İsa’dan Neler Öğreniyoruz? Ölüler İçin Ümit Hakkında” makalesine bakın.

  • İsa Cehennem Hakkında Ne Öğretti?
    Gözcü Kulesi—2008 | 1 Kasım
    • İsa Cehennem Hakkında Ne Öğretti?

      İsa şöyle dedi: “Eğer gözün günah işlemene neden olursa, onu çıkar at. Tanrı’nın Egemenliği’ne tek gözle girmen, iki gözle cehenneme atılmandan iyidir. ‘Oradakileri kemiren kurt ölmez, yakan ateş sönmez’” (MARKOS 9:47, 48, Yeni Çeviri).

      Başka bir seferinde İsa, bir hüküm döneminde kötü insanlara şöyle diyeceğini söyledi: “Ey lanetliler, çekilin önümden! İblis’le melekleri için hazırlanmış sönmez ateşe gidin! Bunlar sonsuz azaba . . . . gidecekler” (MATTA 25:41, 46, YÇ).

      İSA’NIN yukarıdaki sözleri ilk bakışta cehennem öğretisini destekliyormuş gibi görünebilir. Fakat elbette İsa, Tanrı’nın Sözündeki şu ifadeyle çelişecek bir şey söylemek istemedi: “Ölüler hiçbir şey bilmiyor” (Vaiz 9:5, YÇ).

      O halde İsa, insanın ‘cehenneme atılmasından’ söz ederken ne kastetti? Bahsettiği “sönmez ateş” gerçek mi yoksa sembolik miydi? Kötüler ne anlamda “sonsuz azaba” gidecekler? Şimdi bu soruları tek tek ele alalım.

      İsa, bir insanın ‘cehenneme atılmasından’ söz ederken ne kastetti? Bazı çevirilerde Markos 9:47’de “cehennem” olarak tercüme edilen orijinal Yunanca sözcük Geenna’dır. Bu sözcük, “Hinnom Vadisi” anlamına gelen İbranice Ge Hinnom ifadesinden gelir. Hinnom Vadisi eski Yeruşalim’in hemen dışında bulunuyordu. İsrail Krallarının zamanında bu vadide çocuklar kurban ediliyordu; bu, Tanrı’nın mahkûm ettiği iğrenç bir uygulamaydı. Tanrı, böyle şeyler yaparak sahte tapınmada yer alanları ölümle cezalandıracağını söylemişti. Bu nedenle Hinnom Vadisi “Boğazlama deresi” olarak adlandırılacaktı ve “bu kavmın leşleri” gömülmeden orada bırakılacaktı (Yeremya 7:30-34, Kitabı Mukaddes). Dolayısıyla Yehova, Hinnom Vadisi’nin canlı kurbanlara işkence edilen bir yer olacağını değil, cesetlerin topluca atılıp yok edileceği bir yer olacağını bildirmişti.

      İsa’nın zamanında, Yeruşalim halkı Hinnom Vadisi’ni çöplük olarak kullanıyordu. Buraya bazı adi suçluların cesetlerini atarlardı ve çöplerle cesetlerin yakılabilmesi için burada ateşin daima yanması sağlanırdı.

      İsa ölmeyen kurtlardan ve sönmeyen ateşten söz ederken anlaşılan İşaya 66:24’e gönderme yapıyordu. İşaya, Tanrı’ya “başkaldırmış olanların cesetleri” hakkında şöyle dedi: “Öylelerini kemiren kurt ölmez, yakan ateş sönmez” (YÇ). Hem İsa hem de onu dinleyenler, İşaya’nın gömülmeyi hak etmeyenlerin cesetlerinden söz ettiğini biliyordu.

      O halde İsa Hinnom Vadisini veya Gehenna’yı, dirilme ümidi olmayan bir ölümü ifade eden uygun bir simge olarak kullanmıştı. Tanrı’nın “canı da bedeni de cehennemde [Yunanca, geenna]” yok edebileceğini söylerken buna dikkat çekiyordu (Matta 10:28, YÇ). Gehenna, sonsuz işkencenin değil sonsuz ölümün simgesidir.

      İsa’nın bahsettiği “sönmez ateş” gerçek mi yoksa sembolik miydi? Dikkat ederseniz İsa’nın Matta 25:41’de değindiği “sönmez ateş”, “İblis’le melekleri için” hazırlanmıştır. Sizce ruhi yapıdaki varlıklar gerçek anlamda ateşte yanar mı? Yoksa İsa “ateş” ifadesini simgesel olarak mı kullandı? Belli ki aynı bağlamda geçen “koyunlar” ve “keçiler” ifadeleri gerçek anlamlarıyla kullanılmıyordu, bunlar farklı karakterlere sahip insanları resmeden simgesel ifadelerdi (Matta 25:32, 33). Dolayısıyla İsa’nın değindiği sönmez ateş de kötüleri mecazi anlamda yakıp yok edecektir.

      Kötüler ne anlamda “sonsuz azaba” gidecek? Çoğu çeviri Matta 25:46’da “azap” ifadesini kullansa da Yunanca kolasin kelimesinin temel anlamı “ağaçların büyümesini kontrol altına almak” veya budamak, gereksiz dalları kesip atmaktır. Dolayısıyla, koyun benzeri nitelikler gösteren kişiler sonsuz yaşam alırken, keçi benzeri nitelikleri olan ve tövbe etmeyen kişilerin yaşamla bağları kesilecek ve sonsuza kadar bu durumda kalacaklar, böylece “sonsuz azaba” gidecekler.

      Sizin Görüşünüz Nedir?

      İsa insanların ölümsüz bir cana sahip olduğunu hiçbir zaman öğretmedi. Fakat ölülerin dirileceğiyle ilgili öğretisini sık sık tekrarladı (Luka 14:13, 14; Yuhanna 5:25-29; 11:25). İsa canın ölmediğine inansaydı ölülerin diriltileceğini söyler miydi?

      İsa, Tanrı’nın kötülere sonsuza dek acımasızca işkence edeceğini öğretmedi. Tersine şunları söyledi: “Tanrı dünyayı o kadar çok sevdi ki, biricik Oğlu’nu verdi. Öyle ki, O’na iman edenlerin hiçbiri mahvolmasın, hepsi sonsuz yaşama kavuşsun” (Yuhanna 3:16, YÇ). İsa bu sözlerle kendisine iman etmeyenlerin öleceğini ima etmiş olmuyor mu? Eğer onların sonsuza dek yaşayıp cehennem azabı çekeceğini söylemek isteseydi, bunu açıkça belirtmez miydi?

      Cehennemin sonsuz işkence çekilen bir yer olduğu öğretisi Kutsal Kitapla bağdaşmaz. Bu aslında Hıristiyan öğretisi olduğu iddia edilen putperest kökenli bir öğretidir. (6. sayfada bulunan “Cehennemin Tarihine Kısa Bir Bakış” çerçevesine bakın.) Tanrı insanları cehennemde sonsuza dek yakmaz. Peki cehennem hakkındaki gerçeği öğrenmek sizin Tanrı’yla ilgili görüşünüzü nasıl etkiler?

      [Sayfa 6’daki çerçeve]

      CEHENNEMİN TARİHİNE KISA BİR BAKIŞ

      KÖKENİ PUTPERESTLİĞE DAYANIR: Eski Mısırlılar cehenneme inanırdı. MÖ 1375 yılına tarihlendirilen bir kaynak “baş aşağı ateş çukuruna atılan. . . . ve oradan kaçamayacak, . . . . alevlerden kurtulamayacak kişilerden” söz eder (The Book Ȧm-Ṭuat). Yunanlı filozof Plutarkhos (MS y. 46-120) yerin altındaki dünyada yaşayanlar hakkında şunları yazdı: “Dehşet verici işkenceler görürken ve utanç verici dayanılmaz azaplar çekerken, acı çığlıklar atarlardı.”

      YAHUDİ MEZHEPLERİNE SIÇRIYOR: Tarihçi İosephos (MS 37-y. 100), bir Yahudi tarikatı olan Essenlilerin “canların ölümsüz olduğuna ve sonsuza dek varlıklarını sürdürdüğüne” inandıklarını bildirdi. Sözlerine şunları da ekledi: “Bu, Yunanlıların görüşlerini andırıyor. . . . . Onlar kötü canların sonu gelmez cezalarla dolu, karanlık ve dehşet saçan bir yere kapatıldığını düşünürlerdi.”

      HIRİSTİYAN ÂLEMİNE GİRİŞİ: MS ikinci yüzyılda Petrus’un Vahyi adlı apokrif kitap, kötüler hakkında şunları belirtti: “Onları saran sönmez bir ateş var.” Kitapta şunlar da yazılıdır: “Gazap meleği Azrail erkek ve kadınları vücutlarının yarısı yanar halde getirip karanlığa, insanların cehennemine atar ve bir gazap ruhu onlara eziyet çektirir.” Aynı dönemde Antakyalı yazar Teofilos, kötülere verilen hükmü bildiren Yunanlı kadın peygamber Sibylla’nın sözlerinden şöyle bir alıntı yapar: “Üzerinize ateş yağacak ve sonsuza dek her gün alevler içinde yanacaksınız.” Bu sözler Teofilos’un “herkes için doğru, kullanışlı, adil ve yararlı” olduğunu iddia ettiği sözler arasındadır.

      CEHENNEM ATEŞİ ORTAÇAĞDA ŞİDDETİ HAKLI GÖSTERMEK AMACIYLA KULLANILDI: İngiltere Kraliçesi olan (1553-1558) ve 300 Protestanı direk üzerinde yaktığı için “Kanlı Mary” olarak da tanınan I. Mary’nin şunları söylediği iddia ediliyor: “Dinden sapanlar öldükten sonra canları cehennemde ebediyen azap çekeceğine göre, benim açımdan Tanrı’nın intikamını örnek alarak onları yeryüzündeyken yakmaktan daha uygun bir seçenek olamazdı.”

      GÜNÜMÜZDE YAPILAN BİR TANIM: Son zamanlarda bazı dinsel kurumlar cehennemle ilgili öğretilerini değiştirdiler. Örneğin İngiltere Kilisesi Öğreti Komisyonu, 1995’te şu açıklamada bulundu: “Cehennem sonsuz azap yeri değil Tanrı’ya tam ve kesin şekilde karşı gelenlerin seçimindeki son ve değişmez noktadır; öyle ki onlar için mümkün olan tek son, tamamen yok olmaktır.”

      [Sayfa 7’deki çerçeve/resim]

      ‘ATEŞ GÖLÜ’ NEDİR?

      Vahiy 20:10 (YÇ), İblis’in ‘ateş gölüne’ atılacağını ve ‘gece gündüz, sonsuzlara dek işkence çekeceğini’ söyler. İblis’e gerçek anlamda sonsuza dek işkence edilecek olsaydı, Tanrı’nın onu hayatta tutması gerekirdi. Fakat Kutsal Kitap İsa’nın “onu yok edeceğini” söyler (İbraniler 2:14, King James Version). Dolayısıyla sembolik ateş gölü, ‘ikinci ölümü’ temsil eder (Vahiy 21:8). Bu, Kutsal Kitapta ilk sözü geçen ölüm, yani Âdem’in günahından kaynaklanan ve dirilmenin mümkün olduğu ölüm değildir (1. Korintoslular 15:21, 22). Kutsal Kitap ‘ateş gölünün’ tutsaklarını serbest bırakacağından söz etmediğine göre, “ikinci ölüm” farklı, geri dönüşü olmayan bir ölüm olmalıdır.

      ‘Ateş gölünde’ bulunanlar ne anlamda sonsuza dek işkence çekecek? Orijinal metinde geçen “işkence” sözcüğü, bazen birini bir yere hapsetmek anlamında kullanılır. Cinler İsa’yla karşılaştıklarında şöyle haykırdılar: “Buraya, vaktinden önce bize işkence etmek [dipsiz derinliklere hapsetmek] için mi geldin?” (Matta 8:29; Luka 8:30, 31, YÇ). Dolayısıyla bu ‘gölde’ bulunanlar sonsuza dek oraya hapsedileceği, yani ‘ikinci ölümde’ kalacağı için, onların işkence çekecekleri söylenir.

  • Cehennem Hakkındaki Gerçek Sizi Nasıl Etkiler?
    Gözcü Kulesi—2008 | 1 Kasım
    • Cehennem Hakkındaki Gerçek Sizi Nasıl Etkiler?

      CEHENNEMDE insanlara işkence edildiğini öğreten kişiler hem Yehova Tanrı’yı hem de niteliklerini son derece yanlış tanıtırlar. Evet, Kutsal Kitapta Tanrı’nın kötüleri yok edeceği söyleniyor (2. Selanikliler 1:6-9). Fakat duyduğu haklı öfke Tanrı’nın davranışlarının ardındaki başlıca etken değildir.

      Tanrı kötü niyetli ya da kindar değildir. Şöyle bir düşünce tarzı vardır: “Ben kötü kişinin ölümünden sevinç duymam” (Hezekiel 18:23, Yeni Çeviri). Tanrı kötünün ölümünden zevk almıyorsa, sonsuza dek insanlara işkence edilmesini seyretmekten nasıl zevk alabilir?

      Tanrı’nın en baskın niteliği sevgidir (1. Yuhanna 4:8). Gerçekten de “RAB herkese iyidir; merhametleri de bütün işleri üzerindedir” (Mezmur 145:9, Kitabı Mukaddes). Bunun karşılığında Tanrı, O’na içten sevgi geliştirmemizi ister (Matta 22:35-38).

      Sizi Harekete Geçiren Cehennem Korkusu mu Tanrı Sevgisi mi?

      İnsan canının cehennemde acı çektiği öğretisi Tanrı’yla ilgili sağlıksız bir korku uyandırır. Oysa Tanrı hakkındaki gerçeği öğrenip O’nu seven kişi sağlıklı bir Tanrı korkusu geliştirecektir. Mezmur 111:10 (KM) şöyle der: “Hikmetin başlangıcı RAB korkusudur; emirlerini yapan her adamın iyi anlayışı vardır.” Tanrı’dan böyle korkmak, O’nun karşısında dehşete kapılmak değil, Yaratıcımıza büyük hayranlık ve saygı duymaktır. Bu da Tanrı’yı memnun edemeyeceğimizden endişelenerek sağlıklı bir korku duymamızı sağlar.

      Örneğin, cehennem hakkındaki gerçeği öğrenmenin, eski bir uyuşturucu kullanıcısı olan Kathleen adlı 32 yaşındaki kadını nasıl etkilediğine bakalım. O sık sık partilere katılırdı. Kendinden nefret ediyordu, hayatına şiddet ve ahlaksızlık hâkimdi. Şunları söylüyor: “Bir yaşındaki kızıma bakıp ‘ona neler yapıyorum, bunun için cehennemde yanacağım’ diye düşünürdüm.” Kathleen uyuşturucuyu bırakmaya çalıştı fakat tüm çabaları boşa gitti. Bununla ilgili şöyle diyor: “İyi biri olmak istiyordum fakat hayatımda ve dünyada her şey berbattı. İyi biri olmak için bir neden göremiyordum.”

      Sonra Kathleen Yehova’nın Şahitleriyle tanıştı. Şöyle diyor: “Ateşli bir cehennemin olmadığını öğrendim. Kutsal Yazılara dayalı kanıtlar son derece mantıklıydı. Cehennemde yanmayacağımı bilmek çok rahatlatıcıydı.” Kathleen ayrıca kötülükten arınmış bir yeryüzünde insanların sonsuza dek yaşayabileceği konusunda Tanrı’nın vaadini de öğrendi (Mezmur 37:10, 11, 29; Luka 23:43). “Şimdi gerçek bir ümidim var” diyor. “Cennete sonsuza dek yaşamak!”

      Kathleen cehennemde yanma tehdidi olmadan uyuşturucuyu bırakabilecek miydi? Şöyle anlatıyor: “Uyuşturucuyu dayanılmaz şekilde istediğim zamanlarda yardım etmesi için Yehova Tanrı’ya yakarırdım. O’nun bu kirletici alışkanlıklarla ilgili görüşünü düşünürdüm ve O’nu hayal kırıklığına uğratmak istemezdim. Yehova da dualarımı yanıtlardı” (2. Korintoslular 7:1). Tanrı’yı üzme korkusu Kathleen’i bağımlılıktan kurtardı.

      Evet, cehennemde işkence çekmekten korkmak yerine Tanrı’ya karşı sevgi ve sağlıklı bir korku geliştirmek, sonsuz mutluluğu tadabilmek için Tanrı’nın isteğini yapmak üzere bizi harekete geçirebilir. Mezmur yazarı şunları dile getirdi: “Ne mutlu RAB’den korkana, O’nun yolunda yürüyene!” (Mezmur 128:1, YÇ).

      [Sayfa 9’daki çerçeve/resimler]

      ÖLÜLER DİYARINDAN KİMLER KURTARILACAK?

      Bazı Kutsal Kitap tercümeleri Yunanca Geenna ve Hades sözcüklerini tek bir kelimeyle, “cehennem” olarak çevirdiklerinden bazı karışıklıklar doğuyor. Kutsal Kitabın Türkçe çevirilerinde Hades sözcüğü tutarlı olarak “ölüler diyarı” ve “ölüler ülkesi” şeklinde tercüme edilmiştir. Geenna terimi, dirilme ümidi olmadan tümüyle yok etmeye atfeder. Tersine Hades’te olanlar için dirilme ümidi vardır.

      Bu nedenle İsa ölüp diriltildikten sonra Petrus onun ‘ölüler diyarına terk edilmediğini’ söyledi (Elçiler 2:27, 31, 32; Mezmur 16:10; Yeni Çeviri). Burada ölüler diyarı olarak tercüme edilen ve bazı dillerdeki çevirilerde “cehennem” olarak geçen Yunanca kelime hades’tir. İsa ateşli bir yere gitmemişti. Ölüler diyarı veya “cehennem” olarak çevrilen bu ifade mezara atfen kullanılır. Ancak Tanrı’nın ölüler diyarından kurtardığı tek kişi İsa değildir.

      Kutsal Kitap dirilme hakkında şöyle der: “Ölüm ve ölüler diyarı kendilerinde olan ölüleri verdiler” (Vahiy 20:13, 14, KM). Ölüler diyarının boşaltılması, Tanrı’nın dirilmeye layık olduğuna hükmettiği kişilerin yaşama dönmesi anlamına gelecek (Yuhanna 5:28, 29; Elçiler 24:15). Gelecek için ne kadar olağanüstü bir ümit; ölmüş olan sevdiklerimizin geri geldiklerini göreceğiz! Sevgisi sonsuz olan Yehova Tanrı bunu yapacak.

Türkçe Yayınlar (1974-2026)
Oturumu Kapat
Oturum Aç
  • Türkçe
  • Paylaş
  • Tercihler
  • Copyright © 2025 Watch Tower Bible and Tract Society of PA
  • Kullanım Şartları
  • Gizlilik İlkesi
  • Privacy Settings
  • JW.ORG
  • Oturum Aç
Paylaş