Watchtower ONLINE KÜTÜPHANE
Watchtower
ONLINE KÜTÜPHANE
Türkçe
  • KUTSAL KİTAP
  • YAYINLAR
  • İBADETLER
  • Ayrımcılık Yapmayan Tanrımız Yehova’yı Örnek Alın
    Gözcü Kulesi—2003 | 15 Haziran
    • Ayrımcılık Yapmayan Tanrımız Yehova’yı Örnek Alın

      “Tanrı insanlar arasında ayrım yapmaz.”—ROMALILAR 2:11, YÇ.

      1, 2. (a) Yehova’nın Kenanlılarla ilgili genel amacı neydi? (b) Yehova ne yaptı ve bu durum hangi soruları doğuruyor?

      YIL MÖ 1473’tü ve Moab Ovasında kamp kuran İsrailoğulları Musa’yı büyük dikkatle dinliyorlardı. Erden Nehrinin ötesinde onları zorlu bir mücadele bekliyordu. Musa, Yehova’nın amacının İsrailoğullarının Vaat Edilen Diyardaki yedi güçlü milleti yenmelerini sağlamak olduğunu duyurdu. Onun, ‘Allahın RAB onları senin önünde ele verecek ve sen onları vuracaksın’ sözleri gerçekten çok güven vericiydi. İsrailoğulları onlarla hiçbir antlaşma yapmamalıydı ve onlara acımamalıydı.—Tesniye 1:1; 7:1, 2.

      2 Yine de, Yehova İsrail’in saldırdığı ilk şehirde, bir aileyi esirgedi. Ayrıca, diğer dört şehirden bazı insanlar da O’nun tarafından korundu. Bunun nedeni neydi? Kenanlıların hayatta kalmalarıyla bağlantılı bu göze çarpar olaylar bize Yehova’yla ilgili neler öğretiyor? Biz Yehova’yı bu konuda nasıl örnek alabiliriz?

      Yehova Hakkında Duyulanların Yarattığı Etki

      3, 4. İsrailoğullarının zafer haberlerinin, Kenan’daki bireyler üzerinde nasıl bir etkisi oldu?

      3 İsrailoğullarının Vaat Edilen Diyara girmeden önce çölde geçirdikleri 40 yıl boyunca, Yehova kavmini korudu ve onlar için savaştı. Vaat Edilen Diyarın güneyinde İsrailoğulları Kenanlı Kral Arad’la karşı karşıya geldi. Fakat Yehova’nın yardımıyla onu ve halkını Horma’da yendiler. (Sayılar 21:1-3) Daha sonra İsrailoğulları Edom ülkesinin çevresinden dolaştılar ve kuzeye doğru giderek Lût Gölü’nün kuzeydoğusuna yolculuk ettiler. Daha önceleri Moablıların oturduğu bu bölgede şimdi Amoriler oturuyordu. Amori Kral Sihon İsrailoğullarının kendi topraklarından geçmelerine izin vermek istemedi. Arnon Vadisinin kuzeyinde olduğu anlaşılan Yahats’ta savaş yapıldı ve Sihon orada öldürüldü. (Sayılar 21:23, 24; Tesniye 2:30-33) Daha kuzeyde, Başan’da diğer Amorilerin üzerinde hüküm süren kral Og vardı. O bir dev olmasına rağmen, Yehova’ya karşı koyamazdı. Og, Edrei’de öldürüldü. (Sayılar 21:33-35; Tesniye 3:1-3, 11) Bu zaferlerle ilgili haberlerin, İsrail’in Mısır’dan çıkışıyla ilgili anlatılanlarla birleştiğinde Kenan’da yaşayanlar üzerinde güçlü bir etkisi oldu.a

      4 İsrailoğulları Erden’i geçtikten sonra Kenan’a ilk girdiklerinde Gilgal’da kamp kurdular. (Yeşu 4:9-19) Surlarla çevrili Eriha kenti çok uzakta değildi. Kenanlı Rahab’ın Yehova’nın yaptıkları hakkında işittikleri, onun imanla hareket etmesini sağladı. Sonuç olarak Yehova Eriha’yı yok ettiğinde Rahab’ı ve evindekileri korudu.—Yeşu 2:1-13; 6:17, 18; Yakub 2:25.

      5. Gibeonluların “hile ile” davranmasına yol açan neydi?

      5 Daha sonra, İsrailoğulları nehrin yakınlarındaki ovadan yukarı, bölgenin ortasındaki tepelere doğru ilerlediler. Yehova’nın yönlendirmesini izleyen Yeşu, Ay kentine karşı savaşırken, bir pusuya düşürme taktiği kullandı. (Yeşu 8. bap) Bozgun haberi birçok Kenanlı kralın savaş için birleşmesine yol açtı. (Yeşu 9:1, 2) Fakat yakınlardaki Hivi şehirlerinden olan Gibeon’da oturanlar farklı şekilde davrandılar. Yeşu 9:4, “onlar da hile ile davrandılar” diyor. Onlar Rahab gibi, Mısır’dan çıkışta, Sihon ve Og zaferlerinde Yehova’nın kavmini nasıl kurtardığını işitmişlerdi. (Yeşu 9:6-10) Gibeonlular onlara karşı koymanın faydasızlığını fark ettiler. Böylece, Gibeon ve yakınlardaki üç şehir için (Kefira, Beerot ve Kiryat-yearim), Gilgal’daki Yeşu’ya sanki uzak memleketten geliyormuş gibi kılık değiştirmiş elçiler gönderdiler. Bu kurnazca düzen başarılı oldu. Yeşu, onlarla hayatta kalmalarını garanti eden bir antlaşma yaptı. Üç gün sonra Yeşu ve İsrailoğulları kandırıldıklarını fark ettiler. Yine de Yehova’nın adıyla yemin etmişlerdi, bu yüzden yeminlerine sadık kaldılar. (Yeşu 9:16-19) Yehova bunu onaylamış mıydı?

      6. Yehova, Yeşu’nun Gibeonlularla yaptığı antlaşmaya nasıl karşılık verdi?

      6 Gibeonluların İsrailoğulları için, hatta ‘Yehova’nın sunağı’ için odun kesmelerine ve su taşımalarına izin verildi. (Yeşu 9:21-27) Bunun yanı sıra beş Amori kral ve orduları Gibeonluları tehdit ettiği zaman Yehova mucizevi şekilde olaya müdahale etti. Dolu taneleri, Yeşu’nun birliklerinin öldürdüğünden daha fazla düşmanın ölümüne yol açmıştı. Hatta Yehova, Yeşu’nun düşmana karşı tam bir zafer kazanmak için güneş ve ayın yerinde durması dileğine bile yanıt verdi. Yeşu şöyle dedi: “RABBİN insan sesini işittiği o gün gibi bir gün ondan evel ve ondan sonra olmadı; çünkü RAB İsrail için cenketti.”—Yeşu 10:1-14.

      7. Petrus’un kabul ettiği hangi gerçek bazı Kenanlıların durumunda ortaya konmuştu?

      7 Gibeonlularla, Kenanlı Rahab ve ailesi Yehova’dan korktular ve buna uygun hareket ettiler. Onların yaşadıkları, resul Petrus’un daha sonra belirttiği şu gerçeği ortaya koyar: “Tanrı’nın insanlar arasında ayrım yapmadığını, ama kendisinden korkan ve doğru olanı yapan kişiyi, ulusuna bakmaksızın kabul ettiğini gerçekten anlıyorum.”—Resullerin İşleri 10:34, 35, YÇ.

      İbrahim’e ve İsrail’e Olan Davranışları

      8, 9. Yehova’nın ayrımcılık yapmadığı, İbrahim’e ve İsrail milletine davranışlarından nasıl görülüyor?

      8 İsa’nın öğrencisi Yakub, Tanrı’nın İbrahim’e ve onun soyuna olan davranışlarında gösterdiği inayete dikkat çekti. İbrahim’in “Allahın dostu” olmasını sağlayan, onun etnik kökeni değil imanıydı. (Yakub 2:23) İbrahim’in Yehova’ya olan imanı ve sevgisi, onun soyuna nimetler getirdi. (II. Tarihler 20:7) Yehova İbrahim’e şu vaatte bulundu: “Seni ziyadesile mubarek kılacağım, ve senin zürriyetini, göklerin yıldızları gibi, deniz kenarında olan kum gibi ziyadesile çoğaltacağım.” Fakat bir sonraki ayette geçen vaade de dikkat edin: “Zürriyetinde yerin bütün milletleri mubarek kılınacaklar.”—Tekvin 22:17, 18; Romalılar 4:1-8.

      9 Yehova, ayrımcılık yapmak bir yana, İsrailoğullarına olan davranışlarıyla Kendisine itaat eden tüm insanlar için neler yapabileceğini gösterdi. Bu tür davranışlar, Yehova’nın, Kendisine sadık kalanlara vefalı sevgisini nasıl ifade ettiğini gösteren birer örnektir. İsrail’in Yehova için “has kavm” olması, diğer milletlerin Tanrı’nın cömertliğinden yararlanamayacakları anlamına gelmiyordu. (Çıkış 19:5; Tesniye 7:6-8) Evet, Yehova İsrailoğullarını Mısır’dan kurtarıp ardından şunları bildirdi: “Yeryüzünün bütün aşiretlerinden yalnız sizi tanıdım.” Fakat Yehova, Amos ve başka peygamberleri aracılığıyla ‘bütün milletlerden’ insanlara muhteşem bir vaatte bulundu.—Amos 3:2; 9:11, 12; İşaya 2:2-4.

      İsa, Bir Öğretmen Olarak Ayrımcılık Yapmadı

      10. İsa, ayrımcılık yapmamak konusunda Babasını nasıl örnek aldı?

      10 Babasının kişiliğini kusursuz bir biçimde yansıtan İsa, yeryüzündeki hizmeti boyunca, ayrımcılık yapmayan Yehova’yı örnek aldı. (İbraniler 1:3) Bu süre boyunca onun dikkati, temelde ‘İsrail evinin kaybolmuş koyunlarını’ bulmak üzerinde toplanmıştı. Yine de, bir kuyunun başındaki Samiriyeli kadına şahitlik etmekten kaçınmadı. (Matta 15:24; Yuhanna 4:7-30) Ayrıca, anlaşıldığına göre Yahudi olmayan bir yüzbaşının ricası üzerine bir mucize yaptı. (Luka 7:1-10) Dolayısıyla, Tanrı’nın toplumuna sevgisini davranışlarıyla gösterirken diğer milletlerden insanlara da bunları yapıyordu. İsa’nın öğrencileri de geniş çapta vaaz ettiler. Yehova’nın bereketini almanın kişinin ulusuna değil, tutumuna bağlı olduğu görüldü. Hakikate acıkan alçakgönüllü ve dürüst yürekli kişiler Gökteki Krallığın iyi haberine olumlu karşılık verdiler. Bunun tersine, gururlu ve kendini beğenmiş kişiler İsa’yı ve mesajını hor gördü. İsa şunları söylemişti: “Ey Baba, gökün ve yerin Rabbi, sana şükrederim ki, bu şeyleri hikmetlilerden ve akıllılardan gizledin, ve onları küçük çocuklara açtın; evet, Baba, zira indinde böylece hoş göründü.” (Luka 10:21) Biz de sevgimizden ve imanımızdan ötürü insanlarla ilgilenirken ayrımcılık yapmayız, çünkü Yehova’nın onayladığı yolun bu olduğunun bilincindeyiz.

      11. Birinci yüzyıldaki cemaatlerde ayrımcılık yapılmadığı nasıl görülüyordu?

      11 Birinci yüzyıldaki cemaatlerde Yahudiler ve Yahudi olmayanlar eşitti. Pavlus şunları belirtti: “[Allah] önce Yahudiye hem de Yunanlıya, iyilik işliyen her adama, izzet, hürmet ve selâmet verecektir; çünkü Allah indinde şahsa itibar yoktur.”b (Romalılar 2:10, 11) Onların Yehova’nın inayetinden yararlanmalarını sağlayacak olan şey, etnik kökenleri değildi; Yehova hakkında ve Oğlu İsa’nın sunduğu fidyenin sağladığı ümit hakkında bilgi aldıklarında verecekleri karşılıktı. (Yuhanna 3:16, 36) Pavlus şunları yazdı: “Zira zahiren Yahudi olan Yahudi değildir, ne de zahiren bedende olan sünnetlilik sünnetliliktir. Fakat içten Yahudi olan Yahudidir, ve harfte değil, ruhta yüreğin sünnetliliği sünnetliliktir.” Sonra, Yahudi (“Yahudalı,” yani övülen ya da methedilen anlamına gelir) kelimesinin anlamı üzerinde bir kelime oyunu yaparak şunları ekledi: “Kendisinin methi de insanlardan değil, Allahtandır.” (Romalılar 2:28, 29) Görüldüğü gibi Yehova ayrım yapmadan insanları metheder, yani över. Biz de aynısını yapıyor muyuz?

      12. Vahiy 7:9 hangi ümidi, kimlere sunar?

      12 Resul Yuhanna bir rüyette İsa’nın meshedilmiş sadık takipçilerini, 144.000 kişiden oluşan ve “İsrail oğullarının her sıptından” olan ruhi bir millet olarak anlattı. Yuhanna bundan sonra “beyaz kaftanlarla giyinmiş ve ellerinde hurma dalları ile tahtın önünde ve Kuzunun önünde durmakta olan, her milletten ve sıptlardan ve kavmlardan ve dillerden, . . . . büyük [bir] kalabalık” gördü. (Vahiy 7:4, 9) Bu nedenle, hiçbir etnik grup ya da dil günümüzdeki cemaatlerin dışında bırakılmamıştır. Farklı geçmişleri olan herkes, gelmekte olan “büyük sıkıntıda” sağ kalma ve yeni dünyada ‘hayat sularının pınarlarından’ içme ümidine sahiptir.—Vahiy 7:14-17.

      Olumlu Sonuçları

      13-15. (a) Irksal ve kültürel farklılıkların üstesinden nasıl gelebiliriz? (b) İnsanlara dostça davranmanın getirebileceği yararları gösteren örnekler anlatın.

      13 Tıpkı iyi bir babanın çocuklarını tanıdığı gibi Yehova da bizi iyi tanır. Benzer şekilde biz de, insanların kültürüne ve geçmişine ilgi göstererek onları tanımaya başlarsak, farklılıklar çok önemsiz hale gelir. Etnik engeller ortadan kalkar, dostluk ve sevgi bağları güçlenir. Birlik gelişir. (I. Korintoslular 9:19-23) Yabancı ülkelerin sahalarında hizmet eden incil vaizlerinin faaliyeti bunu güzel bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu vaizler gittikleri yerde yaşayan insanlarla ilgileniyor ve sonuçta yerel cemaatlerle kısa süre içinde kaynaşıyorlar.—Filipililer 2:4.

      14 Ayrımcılık yapılmamasının olumlu etkileri birçok ülkede açıkça görülüyor. Etiyopyalı olan Aklilu, Britanya’nın başkenti Londra’da kendini yapayalnız hissediyordu. Günümüzde Avrupa’nın birçok büyük şehrinde görüldüğü gibi, genel olarak orada da insanların başka ülkelerden gelenleri dışlayan tavırları onun yalnızlık duygularını daha da artırdı. Ancak Aklilu, Yehova’nın Şahitlerinin bir İbadet Salonunda ibadete katıldığında gerçekten çok farklı şekilde karşılandı. Oradakiler onu dostça selamladılar ve kısa süre içinde kendini evinde gibi hissetti. Yaratıcı hakkındaki anlayışı hızla arttı. Kısa süre sonra, oturduğu bölgedeki insanlara gökteki Krallığın iyi haberini ulaştırma işine katılmak üzere fırsatları kullanmaya başladı. Bir gün, birlikte vaaz ettiği kişi Aklilu’ya yaşamla ilgili hedeflerini sorduğunda, Aklilu hemen, bir gün kendi dilini, yani Amhara dilini konuşan bir cemaatte hizmet etmek istediğini söyledi. İngilizce konuşulan yerel cemaatin ihtiyarları bunu öğrenince, hemen Aklilu’nun anadilinde bir umumi konuşma için düzenleme yaptılar. Bölgede yaşayan yerli ve yabancı birçok kişi Britanya’da Amhara dilinde yapılan ilk umumi ibadet için yapılan daveti kabul ederek bir araya geldi ve bu programı destekledi. Bugün, o bölgede yaşayan Etiyopyalılar ve başkaları bu gayretli cemaatte birlik içinde hizmet ediyor. Oradaki birçok kişi, Yehova’nın tarafında tavır almalarına ve vaftiz edilerek bunu simgelemelerine hiçbir şeyin engel olmadığını fark etti.—Resullerin İşleri 8:26-36.

      15 Çok farklı karakterlere ve geçmişlere sahip insanlar vardır. Bu farklar, insanları üstün ya da aşağı görmek için ölçüt değildir; onlar sadece farktır. Malta adasında, kendilerini Yehova’ya yeni adayan hizmetçilerin vaftizini izleyen yerli Şahitlerin coşkulu sevinçleri, Britanya’dan gelen kardeşlerin sevinç gözyaşlarıyla birleşti. Hem Malta’dan hem de Britanya’dan gelen gruplar duygularını farklı şekillerde ifade ettiler ve onların Yehova’ya duydukları güçlü sevgi, aralarındaki kardeşlik bağlarını güçlendirdi.—Mezmur 133:1; Koloseliler 3:14.

      Önyargıların Üstesinden Gelmek

      16-18. İsa’nın takipçilerinin cemaatinde, önyargının üstesinden nasıl gelinebileceğini gösteren bir tecrübe anlatın.

      16 Yehova’ya ve İsa’nın takipçisi kardeşlerimize olan sevgimiz arttıkça, başkalarına bakış açımız konusunda Yehova’yı daha iyi örnek alabiliriz. Belirli uluslara, ırklara ya da kültürlere karşı bir zamanlar duymuş olabileceğimiz tüm önyargıların üstesinden gelebiliriz. Örneğin, II. Dünya Savaşında Britanya ordusunda görev yapmış ve 1942’de Singapur cephesindeki yenilgi sonucunda Japonlar tarafından tutsak alınmış olan Albert’in durumunu ele alalım. Daha sonra, Kwai Köprüsü olarak tanınan yerin yakınlarındaki “ölüm demiryolunda”, yaklaşık üç yıl çalıştı. Savaşın sonunda serbest bırakıldığında 32 kiloydu, çenesi ve burnu kırılmıştı, dizanteriye, mantar hastalığına ve sıtmaya yakalanmıştı. Kendisiyle birlikte mahkûm olan binlerce arkadaşı daha kötü bir durumdaydı; birçoğu hayatını kaybetmişti. Gördüğü ve yaşadığı gaddarlıkların sonucunda Albert, 1945 yılında evine döndüğünde içi kinle doluydu ve Tanrı’yla ya da dinle kesinlikle ilgilenmiyordu.

      17 Albert’in karısı Irene, Yehova’nın Şahidi oldu. Albert sırf onu memnun etmek için Yehova’nın Şahitlerinin yerel cemaatinde birkaç ibadete katıldı. Dolgun vakitli hizmette çalışan Paul adlı genç, Albert’le Mukaddes Kitabı incelemek üzere onu ziyaret etti. Albert kısa süre içinde, Yehova’nın, kişileri yürek durumlarına göre değerlendirdiğini fark etti. Yaşamını Yehova’ya adadı ve vaftiz edildi.

      18 Paul daha sonra Londra’ya taşındı, Japonca öğrendi ve Japonca konuşulan bir cemaate katılmaya başladı. O, Japonya’dan gelen bazı Şahitleri eski cemaatine götürmeyi önerdiğinde, kardeşler o cemaatte bulunan Albert’in Japonya’dan gelenlere karşı güçlü önyargısı olduğunu hatırlattılar. Albert, Britanya’ya döndüğünden beri Japon kökenli kişilerle görüşmekten kaçınmıştı; bu nedenle kardeşler bu durumda Albert’in nasıl davranacağı konusunda kaygılanmışlardı. Aslında onların kaygılanmalarına hiç gerek yoktu; çünkü Albert, gelen ziyaretçileri koşulsuz bir kardeş sevgisiyle karşıladı.—I. Petrus 3:8, 9.

      “Geniş Olun”

      19. Eğer bizde çok az bile olsa ayrımcılık yapma eğilimi varsa, resul Pavlus’un hangi öğüdü bize yardımcı olabilir?

      19 Hikmetli Kral Süleyman şöyle yazdı: “Hatır gözetmek [ayrımcılık yapmak] iyi değildir.” (Süleymanın Meselleri 28:21) İyi tanıdığımız kişilere kendimizi yakın hissetmemiz kolaydır. Ancak zaman zaman, iyi tanımadığımız kişilerle daha az ilgilenme eğilimi gösteriyoruz. Bu tür bir ayrımcılık Yehova’nın hizmetçisine yakışmaz. Hepimiz kesinlikle Pavlus’un net bir şekilde verdiği “geniş olun” öğüdüne uymakla iyi ederiz; evet, farklı geçmişleri olan iman kardeşlerimize karşı sevgimizin kapsamını genişletmeliyiz.—II. Korintoslular 6:13.

      20. Ayrımcılık yapmayan Tanrımız Yehova’yı yaşamın hangi alanlarında örnek almalıyız?

      20 İster gökte yaşamak üzere davet edilme ayrıcalığına, isterse de yeryüzünde sonsuza dek yaşama ümidine sahip olalım, ayrımcılık yapmadığımızdan, tek Çoban önderliğinde, tek sürü olarak birlik içinde yaşayabiliriz. (Efesoslular 4:4, 5, 16) Ayrımcılık yapmayan Tanrımız Yehova’yı örnek almak üzere gayret etmek, kutsal hizmetimizde, ailemizde ve cemaatte, yani yaşamın her alanında bize yardım edebilir. Peki nasıl? Gelecek makalede bu konu ele alınacak.

      [Dipnotlar]

      a Yehova’nın yaptıkları daha sonra bestelenen ilahilere de konu oldu.—Mezmur 135:8-11; 136:11-20.

      b Burada “Yunanlı” ifadesi genel olarak Yahudiler dışındaki milletlerden olanlara değinir.—Yehova’nın Şahitleri tarafından yayımlanmış olan Insight on the Scriptures’ın 1. cildi, sayfa 1004.

  • Herkesin İyi Yönlerini Görün
    Gözcü Kulesi—2003 | 15 Haziran
    • Herkesin İyi Yönlerini Görün

      “Ey Allahım, beni iyilikle an.”—NEHEMYA 13:31.

      1. Yehova nasıl herkese iyilikle davranır?

      BULUTLU ve karanlık geçen günlerin ardından güneş ışığını görmek hoş bir değişikliktir. İnsanlar kendilerini daha mutlu hissederler, canlanırlar. Aynı şekilde, uzun bir süre boyunca insanı yakıp kavuran güneşli günlerin ve kuru havanın ardından aniden bastırsa bile, yağmur da insanı canlandırır ve rahatlatır. Sevgi dolu Yaratıcımız Yehova, dünyanın atmosferini bu harika iklim sistemini oluşturacak şekilde tasarlamıştır. İsa, insanlara hakikati öğretirken şu sözlerle Tanrı’nın cömertliğine dikkat çekti: “Düşmanlarınızı sevin, ve size eza edenler için dua edin ki, siz göklerde olan Babanızın oğulları olasınız; zira o, güneşini kötülerin ve iyilerin üzerine doğdurur; ve salih olanlar ile olmıyanların üzerine yağmur yağdırır.” (Matta 5:43-45) Evet, Yehova herkese iyilikle davranır. O’nun hizmetçileri de insanların iyi yönlerini görerek, O’nu örnek almaya gayret etmelidir.

      2. (a) Yehova’nın iyilikle davranmasının temelinde ne yatar? (b) Yehova, O’nun iyiliğine nasıl karşılık verdiğimizi görmek üzere neye dikkat eder?

      2 Yehova’nın iyilikle davranmasının temelinde ne yatar? Âdem günaha düştüğünden beri Yehova, insanların iyi yönlerine bakmaktan vazgeçmemiştir. (Mezmur 130:3, 4) O’nun amacı, itaatli insanların Cennette yaşamalarıdır. (Efesoslular 1:9, 10) O’nun inayeti sayesinde, vaat edilen Zürriyet aracılığıyla günahtan ve kusurlu durumumuzdan kurtulma ümidimiz var. (Tekvin 3:15; Romalılar 5:12, 15) Fidye düzenlemesini kabul etmek, en sonunda kusursuzluğa kavuşmamızın yolunu hazırlar. Yehova şimdi, diğer iyiliklerinin yanı sıra, O’nun cömertliğine vereceğimiz karşılığı görmek için de bizleri gözlüyor. (I. Yuhanna 3:16) O, iyiliğine olan takdirimizi göstermek için yaptığımız her şeyi fark eder. Resul Pavlus şöyle yazdı: “Allah adaletsiz değildir ki, sizin işinizi, ve . . . . kendi ismi için gösterdiğiniz sevginizi unutsun.”—İbraniler 6:10.

      3. Hangi soruyu ele almamız yerindedir?

      3 O halde, insanların iyi yönlerini görmek konusunda Yehova’yı nasıl örnek alabiliriz? Bu soruyu cevaplarken yaşamımızdaki dört alanı ele alalım: (1) Kutsal hizmetimizde, (2) ailemizde, (3) cemaatimizde ve (4) diğer insanlarla olan ilişkilerimizde.

      Vaaz Ederken ve Öğretirken

      4. Kutsal hizmete katılmak nasıl başkalarının iyi yönlerini görmenin bir ifadesidir?

      4 İsa, öğrencilerinin buğday ve deliceler meselenin anlamı hakkındaki sorularını cevaplarken, “tarla ise, dünyadır” demişti. Mesih’in çağdaş öğrencileri olarak kutsal hizmetimizi yerine getirirken bu gerçeğin farkındayız. (Matta 13:36-38; 28:19, 20) Tarla hizmetimiz, inancımızı herkese duyurmayı içerir. Bizim, Yehova’nın Şahitleri olarak, evden eve ve caddelerde yaptığımız vaaz faaliyetiyle iyi tanınıyor olmamız, Gökteki Krallık mesajına layık olanları aramak konusunda gösterdiğimiz gayretin bir kanıtıdır. İsa şöyle öğretmişti: “Her hangi şehir veya köye girerseniz, orada değerli kim olduğunu araştırın.”—Matta 10:11; Resullerin İşleri 17:17; 20:20.

      5, 6. İnsanları neden evlerinde ısrarla tekrar ziyaret ediyoruz?

      5 İnsanları habersiz ziyaret ettiğimizde, mesajımıza verdikleri karşılığa bakarız. Bazen bir ailenin içinden bir kişinin bizi dinlediğini, fakat aynı evden başka birinin “İlgilenmiyoruz!” deyip sohbeti bitirdiğini görürüz. Aslında, birinin karşı koymasının ya da ilgilenmemesinin başka birini etkilemesi bizi çok üzer. Peki o halde herkesin iyi yönlerini görmek konusunda kararlı kalmak için ne yapabiliriz?

      6 O sahada vaaz ederken, aynı evi tekrar ziyaret edersek bir önceki ziyarette sohbeti kesen kişiyle bire bir konuşma fırsatı doğabilir. O ziyarette neler olduğunu önceden hatırlamaya çalışırsak, hazırlık yapabiliriz. Karşı koyan kişi, diğer kişinin Gökteki Krallık mesajını dinlemesini engellemesi gerektiğini düşünerek kendince iyi niyetli hareket etmiş olabilir. Belki de bizim amacımız konusunda yanlış bilgilendirilmesi, onun görüşünü şekillendirmiş olabilir. Fakat böyle olması, yanlış anlamaları nazik bir şekilde düzeltmeye çalışmamızı ve o evde Gökteki Krallığın iyi haberini duyurma kararlılığımızı engellememeli. Tüm insanların Tanrı’yla ilgili tam bilgiye sahip olmasına yardım etmek istiyoruz. Belki Yehova daha sonra o kişiyi kendisine çekecektir.—Yuhanna 6:44; I. Timoteos 2:4.

      7. İnsanlara yaklaşırken olumlu bir bakış açısına sahip olmamıza ne yardım eder?

      7 İsa’nın, öğrencilerine verdiği öğretim aileden gelebilecek olumsuz tepkilere de değiniyordu. Onun şu sözleri söylediğini biliyoruz: “Ben adamla babasının, ve kızla anasının, ve gelinle kaynanasının arasına ayrılık koymağa geldim.” Ayrıca şunu dedi: “Adamın düşmanları kendi ev halkı olacaktır.” (Matta 10:35, 36) Yine de koşullar ve tutumlar değişir. Aniden ortaya çıkan bir hastalık, bir akrabanın ölümü, felaketler, yaşanan bunalımlar ve sayısız başka etken insanların bizim vaaz etme faaliyetimize verdiği karşılığı etkiler. Eğer vaaz ettiğimiz insanların, mesajımıza olumlu karşılık vermeyecekleri yönünde kötümser bir bakış açımız varsa, bu şekilde gerçekten insanların iyi yönlerini görmeye çalışmış olur muyuz? Başka bir zaman onları evlerinde sevinçle tekrar ziyaret etmeye ne dersiniz? Belki farklı bir karşılık alabiliriz. Kimi zaman sadece söylediklerimiz değil, söyleme tarzımız da farklı bir karşılık verilmesini sağlayabilir. Vaaz etmeye başlamadan önce Yehova’ya içtenlikle dua etmemiz, olumlu olmamıza ve Gökteki Krallık mesajını herkes için çekici olacak şekilde sunmamıza kesinlikle yardım edecektir.—Koloseliler 4:6; I. Selânikliler 5:17.

      8. İsa’nın takipçilerinin, inançlarını paylaşmayan akrabalarının iyi yönlerine bakmaları nasıl sonuçlanabilir?

      8 Bazı cemaatlerde aynı aileden birçok kişi Yehova’ya birlikte hizmet ediyor. Daha büyük bir akrabanın, aile içinde daha genç olanların hayranlığını ve saygısını kazanmasını sağlayan şey çoğu zaman onun tahammülüdür. Böyle kişilerin aile ve evlilik içindeki iyi ilişkileri gençlerin tutumlarının değişmesini sağlıyor. Resul Petrus’un öğüdüne uymak İsa’nın takipçisi birçok kadının, kocasını “sözsüz” kazanmasına yardım etti.—I. Petrus 3:1, 2.

      Aile İçinde

      9, 10. Hem Yakub hem de Yusuf aile bireylerinin iyi yönlerine nasıl baktılar?

      9 Aile fertleri arasındaki yakın bağdan kaynaklanan ilişkiler, insanların iyi yönlerini görmemiz gereken diğer bir alandır. Yakub’un oğullarına karşı davranışlarından alabileceğimiz bir ders üzerinde duralım. Mukaddes Kitapta, Tekvin 37. babın 3 ve 4. ayetlerinde Yakub’un Yusuf’a özel bir sevgi duyduğunu okuyoruz. Ağabeyleri, Yusuf’u, öldürmek üzere düzen kuracak kadar kıskandılar. Ancak Yakub ve Yusuf’un daha sonra gösterdikleri tutuma dikkat edin. Her ikisi de ailedekilerin iyi yönlerine baktılar.

      10 Yusuf, kıtlığın yaşandığı Mısır’da yiyecekten sorumlu yönetici konumundayken kardeşlerini iyi karşıladı. Başlangıçta kim olduğunu onlara belli etmediyse de, onlara iyi bakılmasını ve dönüşte yaşlı babasına yiyecek götürmelerini sağlamak üzere olayları yönlendirdi. Evet, Yusuf geçmişte onların duyduğu nefretin kurbanı olmasına rağmen, onların esenliği için elinden geleni yaptı. (Tekvin 41:53–42:8; 45:23) Benzer şekilde, Yakub ölüm döşeğindeyken tüm oğullarını bereketleyen bir peygamberlikte bulundu. Oğullarının yanlış davranışları bazı ayrıcalıklardan mahrum kalmalarına yol açtıysa da, herkesin memlekette bir mirası oldu. (Tekvin 49:3-28) Yakub o zaman kalıcı sevgisini gerçekten de çok güzel bir şekilde gösterdi.

      11, 12. (a) Peygamberlik niteliğindeki hangi örnek, ailemizdekilerin iyi yönlerine bakmanın önemini vurgular? (b) İsa’nın müsrif oğul meselindeki babanın örneğinden hangi dersi alıyoruz?

      11 Yehova’nın, imansız eski İsrail milletiyle ilgilenirken gösterdiği tahammül, Kendi toplumunun bireylerinde nasıl iyi yönler aradığı konusunda bizlere daha fazla anlayış kazandırır. Yehova, Hoşea peygamberin ailesindeki koşulları kullanarak bu kalıcı sevgisini örnekledi. Hoşea’nın karısı Gomer, tekrar tekrar zina yapmıştı. Buna rağmen Yehova, Hoşea’ya şu talimatı verdi: “İsrail oğulları başka ilâhlara yüneldikleri, ve üzüm pidelerini sevdikleri halde RAB onları nasıl seviyorsa, sen de yine git, dostunun sevgilisi, ve zina eden kadını sev.” (Hoşea 3:1) Yehova neden böyle bir talimat vermişti? Yehova, Kendi yollarından sapmış olan millet içinden bazı kişilerin O’nun sabrına olumlu karşılık vereceğini biliyordu. Hoşea şöyle dedi: “Sonra İsrail oğulları dönüp kendilerinin Allahı RABBİ, ve kıralları Davudu arıyacaklar, ve son günlerde korkarak RABBE, ve onun iyiliğine dönecekler.” (Hoşea 3:5) Bu, ailede sorunlarla karşılaşıldığında üzerinde derin düşünülmesi gereken iyi bir örnektir. Ailedeki diğer kişilerin iyi yönlerine bakmaya devam etmeniz en azından tahammül konusunda iyi bir örnek olmanızı sağlayacaktır.

      12 İsa’nın müsrif oğulla ilgili meseli de, ailemizdekilerin iyi yönlerini nasıl görebileceğimizi daha iyi anlamamızı sağlamaktadır. O meselde küçük oğul savurgan yaşam tarzını bıraktıktan sonra evine döndü. Babası da ona merhametle davrandı. Peki meseldeki baba, evi hiç terk etmemiş olan büyük oğlunun yakınmalarına nasıl tepki gösterdi? O büyük oğluna şunları söyledi: “Oğul, sen daima benimle berabersin, ve her nem varsa, senindir.” Baba burada kızgınlıkla ters bir cevap vermedi, sadece oğluna sevildiğine dair güvence verdi. O ayrıca şunları söyledi: “Eğlenmek ve sevinmek gerekti, çünkü senin bu kardeşin ölmüştü, dirildi; kaybolmuştu, bulundu.” Biz de benzer şekilde başkalarının iyi yönlerine bakabiliriz.—Luka 15:11-32.

      Cemaatte

      13, 14. En üstün sevgi kanununu cemaat içinde uygulamanın bir yolu nedir?

      13 İsa’nın takipçileri olarak amacımız, en üstün sevgi kanununu uygulamaktır. (Yakub 2:1-9) Gerçi, cemaatimizde maddi durumu bizimkinden farklı olan kişileri rahatça aramıza kabul edebiliyoruz. Peki, aramızda kişilerin ırkına, kültürüne hatta dinsel geçmişine dayanan “sınıf ayrımı” var mı? Varsa Yakub’un öğüdüne nasıl uyabiliriz?

      14 İbadetlere katılan herkesi sıcak bir şekilde selamlamak konukseverliğimizi gösterecektir. İbadet Salonuna ilk defa gelen yeni kişilerle konuşmak üzere ilk adımı biz atarsak, onların başta hissedebileceği gerginlik ya da çekingenlik ortadan kalkabilir. Aslında ilk defa ibadetlerimize katılan bazıları şunları söylüyor: “Herkes çok dostça davranıyordu. Sanki herkes beni önceden tanıyormuş gibiydi. Kendimi çok rahat hissettim.”

      15. Yaşlılarla ilgilenmeleri konusunda gençlere nasıl yardım edilebilir?

      15 Bazı cemaatlerde ibadetten sonra birkaç genç İbadet Salonunun içinde ya da dışında bir araya gelip, kendilerinden büyüklerle birlikte olmaktan kaçınabilirler. Bu eğilimin üstesinden gelmek üzere olumlu yönde neler yapılabilir? Tabii, ilk adım ana babaların, çocuklarını evde eğiterek onları ibadete hazırlamasıdır. (Süleymanın Meselleri 22:6) Onlara, ibadetten önce çeşitli yayınları hazır etme görevi verilebilir, böylece ailedeki herkes ibadete giderken götürmesi gereken yayınları yanına kolayca alır. Ayrıca, ana babalar çocuklarını, ibadet salonundaki yaşlı ve hasta kardeşlerle kısaca da olsa konuşmaya teşvik edebilirler. Böyle kişilerle anlamlı bir şeyler konuşmaları çocuklara doyum hissi verebilir.

      16, 17. Yetişkinler, cemaatteki gençlerin iyi yönlerini nasıl görebilirler?

      16 Yaşlı kardeşler de, cemaatteki gençlerle ilgilenmelidirler. (Filipililer 2:4) Gençlerle teşvik edici şekilde konuşmak için ilk adımı onlar atabilir. İbadetlerde genellikle bazı çarpıcı noktalar ele alınır. Gençlere ibadetten zevk alıp almadıkları ve özellikle takdir edip uygulayabilecekleri noktalar olup olmadığı sorulabilir. Gençler cemaatin ayrılmaz bir parçası olduğundan onların ibadette gösterdikleri dikkatin farkında olunmalıdır ve ibadet sırasında verdikleri bir cevap ya da programda yerine getirdikleri görevlerden ötürü övülmelidirler. Gençlerin, cemaatteki yaşlılarla ilgilenmeleri ve evdeki basit işleri yapma tarzları daha sonra yaşamda üstlenecekleri daha büyük sorumluluklarla da ilgilenebileceklerini gösterecektir.—Luka 16:10.

      17 Bazı gençler sorumlulukları kabul ederek geliştirdikleri ruhi nitelikler sayesinde daha büyük sorumluluklar üstlenebildiler. İnsanın yapacak bir işinin olması, aptalca işler yapmaktan kaçınmasına da yardım eder. (II. Timoteos 2:22) Bu tür görevler hizmet-yardımcısı olmayı hedefleyen biraderlerin ‘tecrübe edilmelerini’ de sağlar. (I. Timoteos 3:10) Onların ibadetlere hevesle katılmaları, kutsal hizmette gösterdikleri gayret ve cemaatteki herkese karşı gösterdikleri ilgi dolu tavırlar, ihtiyarların ek görevler vermeyi düşünürken onların potansiyelini fark etmelerine yardım edebilir.

      Herkesin İyi Yönlerini Görün

      18. Kardeşlerle ilgili kararlar verirken hangi tuzaktan kaçınılmalıdır, neden?

      18 Süleymanın Meselleri 24:23, “Hükümde hatır gözetmek iyi değildir” diyor. Yukarıdan olan hikmet ihtiyarların cemaatteki meselelerde karar verirken ayrımcılıktan sakınmalarını gerektirir. Yakub şöyle dedi: “Yukarıdan olan hikmet evvelâ saftır, ondan sonra sulh edici, mülâyim, uysal, merhametle ve iyi semerelerle dolu, garazsız, riyasızdır [kayırıcılığı ve ikiyüzlülüğü yoktur, YÇ].” (Yakub 3:17) İhtiyarlar başkalarının iyi yönlerine bakarken, kişisel ilişkilerin ya da duyguların etkisinde kalarak karar vermediklerinden emin olmalıdırlar. Mezmur yazarı Asaf şunları yazdı: “Allahın cemaatinde Allah durur; ilâhlar [ya da insan olan hakimlere atfen “ilah gibi olanlar”] arasında hükmeder. Ne vakte kadar haksız hüküm vereceksiniz, ve kötülere saygı göstereceksiniz?” (Mezmur 82:1, 2) Buna uygun olarak, bir dostla ya da akrabayla ilgili meseleler ele alınırken ihtiyarlar en ufak bir kayırmacılık eğiliminden bile kaçınırlar. Bu şekilde cemaatin birliğini korurlar ve Yehova’nın ruhunun rahatça işlemesine izin vermiş olurlar.—I. Selânikliler 5:23.

      19. Hangi yollarla başkalarının iyi yönlerine bakabiliriz?

      19 Kardeşlerimizin iyi yönlerine bakarken, biz de Pavlus’un Selânik cemaatine hitap ederken sahip olduğu tutumu yansıtırız. O şöyle dedi: “Hakkınızda tenbih ettiğimiz şeyleri yapmakta olduğunuza, ve yapacağınıza dair Rabde itimadımız vardır.” (II. Selânikliler 3:4) İnsanların iyi yönlerine baktığımız zaman onların hatalarını görmezden gelmeye daha eğilimli olacağız. Eleştirici bir kişiliğe sahip olmaktan kesinlikle sakınarak, kardeşlerimizi övebileceğimiz alanları arayacağız. Pavlus “Kâhyalardan istenilen, . . . . sadık bulunmasıdır” diye yazdı. (I. Korintoslular 4:2) Sadece cemaatte kâhyalık görevini üstlenenlerin değil, İsa’nın takipçisi tüm kardeşlerimizin sadakati bizim onları çok sevmemizi sağlıyor. Bu nedenle onlara daha da yaklaşıyoruz ve aramızdaki dostluk bağlarını güçlendiriyoruz. Pavlus’un, yaşadığı dönemdeki kardeşlerle ilgili bakış açısına sahip oluyoruz. Onlar, ‘Allahın melekûtu için iş arkadaşlarımız’ ve ‘bize tesellidirler.’ (Koloseliler 4:11) Böyle düşünerek Yehova’nın tutumunu göstermiş oluruz.

      20. Herkesin iyi yönlerine bakan kişiler hangi nimetlere erişecek?

      20 Tabii, hepimiz Nehemya’nın şu duasına katılıyoruz: “Ey Allahım, beni iyilikle an.” (Nehemya 13:31) Yehova’nın insanların iyi yönlerine bakıyor olmasından ötürü gerçekten çok mutluyuz. (I. Kırallar 14:13) İnsanlarla olan ilişkilerimizde biz de benzer şekilde davranalım. Bunu yapmak bizlere, kurtuluş ve çok yaklaştığımız yeni dünyada sonsuz yaşam ümidi vermektedir.—Mezmur 130:3-8.

Türkçe Yayınlar (1974-2026)
Oturumu Kapat
Oturum Aç
  • Türkçe
  • Paylaş
  • Tercihler
  • Copyright © 2025 Watch Tower Bible and Tract Society of PA
  • Kullanım Şartları
  • Gizlilik İlkesi
  • Privacy Settings
  • JW.ORG
  • Oturum Aç
Paylaş