-
Şaşılacak İşler Yapan Kişi’ye Bakın!Gözcü Kulesi—2001 | 15 Nisan
-
-
Şaşılacak İşler Yapan Kişi’ye Bakın!
“Dur da, Allahın şaşılacak işlerini düşün.”—EYUB 37:14.
1, 2. MS 1922 yılında hangi şaşırtıcı keşif yapıldı; keşfi yapanların tepkisi neydi?
BİR arkeologla, İngiliz Lord, bir hazineyi araştırmak için yıllarca işbirliği yaptılar. Sonunda 26 Kasım 1922’de arkeolog Howard Carter ile Lord Carnarvon, Mısır firavunlarının gömüldüğü ünlü Krallar Vadisi’nde hazineyi, yani Firavun Tutanhamon’un mezarını buldular. Sımsıkı kapanmış bir kapıya vardıklarında, kapıda bir delik açtılar. Carter yanan bir mum tutarak delikten içeriye baktı.
2 Carter daha sonra şunları anlattı: “Heyecanlı bekleyişe daha fazla dayanamayan Lord Carnarvon merakla ‘Bir şey görebiliyor musun?’ diye sordu, dudaklarımdan zorlukla ‘Evet, harika şeyler’ sözleri dökülebildi.” Mezardaki değerli binlerce eşya arasında som altından bir tabut da vardı. Bu “harika şeyler”in bazılarını fotoğraflarda veya bir müzede görmüş olabilirsiniz. Ancak, bunlar müzelerdeki diğer eserler gibi harika şeyler olabilirse de, yaşamınızı etkilemezler. Öyleyse şimdi farklı bir konuyu, sizi kesinlikle ilgilendiren ve sizin için değerli olan harika şeyleri veya şaşılacak işleri ele alalım.
3. Şaşılacak işler hakkında, bizim için değerli olabilecek bilgiyi nerede buluyoruz?
3 Örneğin, yüzyıllar önce yaşamış bir adamı düşünelim; o herhangi bir film yıldızı, spor kahramanı veya kraliyet ailesine mensup birinden çok daha dikkate değer biriydi. Tüm Doğuluların en büyüğü olarak adlandırılıyordu. Onun ismini biliyorsunuz: Eyub. Kutsal Yazıların bir kitabı bütünüyle ondan söz eder. Fakat, Eyub’un çağdaşlarından Elihu adında genç bir adam onun düşünüşünü düzeltme zorunluluğu duydu. Elihu, Eyub’un, dikkatini kendine ve çevresindekilere yöneltmekte aşırıya gittiğini söyledi. Eyub kitabının 37. babında belirli konularda her birimiz için gerçekten değerli olabilecek bazı hikmetli öğütler buluyoruz.—Eyub 1:1-3; 32:1–33:12.
4. Elihu’yu, Eyub 37:14’te kayıtlı teşvikte bulunmaya yönelten neydi?
4 Eyub’un üç sözde dostu, onun bazı konulardaki düşüncelerinin veya işlerinin hatalı olduğuna inanarak uzun konuşmalar yaptılar. (Eyub 15:1-6, 16; 22:5-10) Elihu bu diyaloğun bitmesini sabırla bekledi. Sonra, anlayış ve hikmetle konuştu. O birçok önemli nokta üzerinde durdu, bunlardan biri olan şu temel düşünceye dikkat edin: “Buna kulak ver, ey Eyub; dur da, Allahın şaşılacak işlerini düşün.”—Eyub 37:14.
Şaşılacak İşleri Yapan
5. Elihu’nun sözünü ettiği ‘Tanrı’nın şaşılacak işleri’ neleri kapsar?
5 Elihu’nun Eyub’a, ne ona, ne kendisine, ne de başka insanlara dikkat etmesini önermediği görülüyor. Elihu hikmetle Eyub’u ve bizi, Yehova Tanrı’nın şaşılacak işlerini dikkatle izlemeye teşvik etti. Sizce ‘Tanrı’nın şaşılacak işleri’ ifadesi neleri kapsar? Ayrıca, sağlığınız, parasal durumunuz, geleceğiniz, aileniz, iş arkadaşlarınız ve komşularınız gibi, ilgilenmeniz gereken bunca konu arasında neden Tanrı’nın işlerini de dikkatle izlemeniz gereksin? Yehova Tanrı’nın şaşılacak işleri, kuşkusuz O’nun hikmetini ve çevremizi kuşatan fiziksel yaradılış üzerindeki otoritesini içerir. (Nehemya 9:6; Mezmur 24:1; 104:24; 136:5, 6) Bu konuda net bir bakış açısı elde etmek için, dikkatimizi Yeşu kitabındaki bir noktaya yöneltelim.
6, 7. (a) Yehova, Musa ve Yeşu’nun günlerinde hangi şaşılacak işleri yaptı? (b) Bu olaylardan birine tanık olsaydınız, tepkiniz ne olurdu?
6 Yehova eski Mısır üzerine belalar getirdi ve sonra, Musa’nın İsrailoğullarını özgürlüğe kavuşturabilmesi için Kızıldeniz’i yardı. (Çıkış 7:1–14:31; Mezmur 106:7, 21, 22) Yeşu kitabının 3. babında da benzer bir olay anlatılıyor. Musa’nın ardılı olan Yeşu, Tanrı’nın kavmini Vaat Edilen Diyara götürürken başka bir sudan daha geçirmeliydi. Yeşu şunları söyledi: “Kendinizi takdis edin; çünkü yarın RAB aranızda hârikalar yapacaktır.” (Yeşu 3:5) Yehova ne gibi “harikalar” ya da şaşılacak işler yapacaktı?
7 Kayıt binlerce erkek, kadın ve çocuğun kuru toprağa basarak geçebilmesi için, Yehova’nın bir su engelini, yani Erden Nehri’ni açtığını gösteriyor. (Yeşu 3:7-17) Eğer orada olup nehrin açıldığını ve tüm kavmin güvenli bir şekilde karşıya geçtiğini izleseydik, bu harika olaydan muhakkak çok etkilenirdik. Bu olay Tanrı’nın yaradılış üzerindeki gücünü gösterdi. Bununla birlikte, yaşadığımız dönemde de aynı derecede harika şeyler var. Bunların bazılarının neler olduğunu ve neden onlara dikkat etmemiz gerektiğini görmek için Eyub 37:5-7 ayetlerini inceleyelim.
8, 9. Eyub 37:5-7’de hangi şaşılacak işlere işaret ediliyor; bunlar üzerinde neden düşünmeliyiz?
8 Elihu şunu söyledi: “Allah sesile şaşılacak surette gürler; anlıyamadığımız büyük şeyler yapar.” Elihu, Tanrı’nın, işlerini “şaşılacak surette” yaptığını söylerken, zihninde ne vardı? O, kar ve sağanak yağmurdan söz ediyor. Bunlar, çiftçinin tarlada işini yapmasını engeller. Böylece, ona, Tanrı’nın işleri üzerinde düşünmek üzere neden ve zaman sağlar. Biz çiftçi olmayabiliriz, fakat yağmur ve kar hepimizi etkileyebilir. Yaşadığımız bölgeye bağlı olarak, kar ve yağmur bizim faaliyetlerimizi de aksatabilir. Bu şaşılacak işlerin arkasında kimin olduğu ve bunun ne anlama geldiği üzerinde derin düşünmek için vakit ayırıyor muyuz? Hiç bunu yaptınız mı?
9 Eyub 38. bapta okuduğumuz gibi, Yehova Tanrı’nın Eyub’a anlamlı sorular yöneltirken benzer bir muhakeme tarzı izlemiş olması dikkate değer. Yaratıcımız bu soruları Eyub’a yöneltmiş olsa da, kuşkusuz bunlar bizim tutumumuz, varoluşumuz ve geleceğimizle de ilgilidir. Öyleyse, Tanrı’nın neler sorduğuna bakalım, bunlardan çıkan anlamlar üzerinde düşünelim ve Eyub 37:14’te önemle teşvik edilen şeyi yapalım.
10. Eyub 38. bap bizi nasıl etkilemeli; bu bapta hangi sorular soruluyor?
10 Eyub 38. bap şöyle başlıyor: “O zaman RAB kasırganın içinden Eyuba cevap verip dedi: ‘Bilgisizce sözlerle takdiri karartan bu adam kim? Şimdi kuşağını beline vur, erkek gibi; sana sorayım da, bana anlat.’” (Eyub 38:1-3) Bu sözler, ardından söyleneceklere uygun bir zemin hazırladı. Eyub’un, evrenin Yaratıcısının önünde durduğu ve O’na hesap verme durumunda olduğu gerçeğinin farkına varıp düşünüş tarzını düzeltmesine yardım etti. Bu bizim ve çağdaşımız olan başkalarının da yapması gereken iyi bir şeydir. Sonra Tanrı, Elihu’nun bahsettiği noktalara değindi. “Ben dünyanın temellerini korken, sen nerede idin? Bildir, eğer sende anlayış varsa. Mademki biliyorsun, onun ölçülerini kim koydu? Yahut ipi onun üzerine kim çekti? Onun temelleri neyin üzerine kakıldı? Yahut onun köşe taşını kim koydu?”—Eyub 38:4-6.
11. Eyub 38:4-6 hangi gerçekleri görmemizi sağlamalı?
11 Dünya yaratılırken Eyub ya da biz neredeydik? Dünyamızın projesinde mimar olarak çalıştık mı ve bu projede cetvelle herhangi bir çizim yaptık mı? Elbette hayır! İnsanlar o zaman ortada yoktu bile. Tanrı, Dünyamızı bir binaya benzeterek “Onun köşe taşını kim koydu?” diye sordu. Yer’in, yaşamamız ve sağlıklı gelişmemiz açısından Güneş’e en uygun uzaklıkta olduğunu biliyoruz. Ayrıca en uygun boyutlardadır. Eğer Yer çok daha büyük olsaydı, hidrojen gazı atmosferden çıkamayacak ve gezegenimiz yaşam için elverişsiz olacaktı. Kuşkusuz Biri onun “köşe taşını” doğru yere “koydu.” Bunun onurunu kim hak ediyor? Eyub mu, biz mi, yoksa Yehova mı?—Süleymanın Meselleri 3:19; Yeremya 10:12.
Hangi İnsan Cevaplayabilir?
12. Eyub 38:6’daki soru bizi hangi konuda düşündürüyor?
12 Ayrıca Tanrı, “Onun temelleri neyin üzerine kakıldı?” diye sordu. Bu düşündürücü bir soru değil mi? Biz Eyub’un bilmediği, kütle çekimi veya yerçekimi terimini herhalde biliyoruz. Çoğumuz Yer gezegeninin, Güneş’in muazzam kütlesinden kaynaklanan çekim kuvveti sayesinde uzaydaki yerini koruduğunu, deyim yerindeyse, temellerinin kakıldığını anlıyoruz. Yine de, kütle çekiminin ne olduğunu kim tam olarak anlayabilir?
13, 14. (a) Kütle çekimi hakkında ne kabul edilmelidir? (b) Eyub 38:6’da dikkat çekilen durumla ilgili tepkimiz ne olmalıdır?
13 Yakın zamanda çıkan, The Universe Explained (Açıklanan Evren) adlı kitap, ‘kütle çekiminin, doğa kuvvetleri arasında en çok bilineni ancak en az anlaşılanı’ olduğunu kabul ediyor. Kitap şunları ekliyor: “Kütle çekimi, anlaşılır bir vasıta olmadan, uzay boşluğunu ânında katediyor gibidir. Ancak, son yıllarda fizikçiler kütle çekiminin graviton denen parçaçıklardan oluşan dalgalarla yol alıyor olabileceği tahmininde bulundular. . . . . Fakat kimse bu parçacıkların varlığından emin değil.” Bunun ne anlama geldiği üzerinde düşünün.
14 Yehova’nın, Eyub’a bu soruları sormasından bu yana geçen 3.000 yılda bilim ilerledi. Yine de, ne biz ne de uzman fizikçiler Yer’i üzerinde yaşayabilmemiz için olması gereken doğru yörüngede tutan kütle çekimi kuvvetini tam olarak açıklayabiliyoruz. (Eyub 26:7; İşaya 45:18) Amacımız, kütle çekiminin tüm gizleriyle ilgili derin bir araştırma yapmayı önermek değildir. Fakat, Tanrı’nın şaşılacak işlerinin sadece bu yönüne dikkat etmek bile O’nun hakkındaki görüşümüzü etkilemelidir. O’nun hikmeti ve bilgisi karşısında, içiniz hayranlıkla dolmuyor mu ve iradesi hakkında neden daha fazla bilgi edinmemiz gerektiğini anlıyor musunuz?
15-17. (a) Eyub 38:8-11 ayetleri neyin üzerinde odaklanıyor; bu hangi sorulara yol açıyor? (b) Okyanuslar ve onların küre üzerindeki dağılımıyla ilgili bilgi konusunda ne kabul edilmelidir?
15 Yaratıcı sorgulamasına şöyle devam etti: “Yahut denizi kapılarla kim kapadı; ana rahminden çıkıp fışkırdığı zaman; ona bulutları esvap, ve koyu karanlığı kundak ettiğim zaman, ve sınırımı ona kestiğim, kapıları ve sürgüleri koyduğum zaman, ve: Buraya kadar geleceksin, ve öte geçmiyeceksin, mağrur dalgaların burada duracak, dediğim zaman?”—Eyub 38:8-11.
16 Denizin kapılarla kapanması ifadesi kıtalar, okyanuslar ve gelgit olaylarıyla ilişkilidir. İnsan ne kadar süredir bunları gözlemleyip araştırıyor? Binlerce yıldır ve son yüzyılda daha yoğun bir şekilde bunu yapıyor. Onlarla ilgili bilinmesi gerekenlerin çoğu şimdiye dek öğrenilmiş olmalı, diye düşünebilirsiniz. Ancak, içinde bulunduğumuz 2001 yılında, çok büyük kütüphanelerde bu konuyu araştırsanız veya en son bilgileri saptamak için İnternet’in muazzam araştırma olanaklarını kullansanız, neyle karşılaşırsınız?
17 Geniş çapta kabul gören bir kaynakta şu sözleri bulabilirsiniz: “Kıta sahanlıklarının ve okyanus tabanlarının küre yüzeyindeki dağılımı ve başlıca yüzey şekillerinin dağılımı bilimsel araştırma ve kuramcılık açısından uzun süredir en fazla merak uyandıran sorunlardan biri olmuştur.” Ansiklopedi bunu söyledikten sonra, dört muhtemel açıklama sunuyor, ancak bunların “çok sayıda hipotez arasında” yer aldığını belirtiyor. Bildiğiniz gibi hipotez, “kesin olmayan bir açıklamadan daha fazlasını sağlayacak delillerin yetersizliği düşüncesini taşır.”
18. Eyub 38:8-11 sizi hangi sonuca götürüyor?
18 Bu, Eyub 38:8-11’de okuduğumuz soruların geçerliliğini hiçbir zaman yitirmediğini göstermiyor mu? Gezegenimizle ilgili bütün bu özellikleri düzenleme onuru elbette bize ait değildir. Ay, dünyaya uyguladığı çekim gücüyle normalde kıyılarımızı ya da oturduğumuz bölgeyi fazla etkilemeyen gelgit olaylarının oluşumuna katkıda bulunur; fakat Ay’ı, bunu sağlayacak bir yörüngeye oturtan da biz değiliz. Bunu yapanın kimliğini biliyorsunuz; O, şaşılacak işleri yapan Kişi’dir.—Mezmur 33:7; 89:9; Süleymanın Meselleri 8:29; Resullerin İşleri 4:24; Vahiy 14:7.
Yehova’ya Gereken Onuru Verin
19. Eyub 38:12-14’teki şiirsel ifadeler dikkatimizi hangi fiziksel olgulara yöneltiyor?
19 Eyub 38:12-14’te Dünya’nın dönüşü ima edilir; hiçbir insan bunun onurunu üzerine alamaz. Dünya’nın dönüşü sabahları şafağın sökmesini sağlar ve bu genellikle çarpıcı bir güzellikte gerçekleşir. Güneş yükseldikçe, küremizdeki şekiller ve biçimler de, tıpkı bir mührün altında, onun bıraktığı ize göre biçimlenen kil gibi, giderek netleşir. Dünya’nın hareket düzenine biraz dikkat ettiğimizde bile, onun gereğinden hızlı dönmediğini görmek bizi hayrete düşürmeli; çünkü kolaylıkla fark edebileceğimiz gibi bu bir felaket olurdu. Gereğinden yavaş da dönmez; eğer öyle olsaydı, gündüz ve geceler daha uzun olur ve insanın yaşamasına olanak vermeyecek kadar aşırı sıcak ve soğuklar baş gösterirdi. Doğrusu, dünyanın dönüş hızını insanlar değil, Tanrı belirlediği için mutlu olmalıyız.—Mezmur 148:1-5.
20. Eyub 38:16, 18’deki sorulara nasıl karşılık verirsiniz?
20 Şimdi Tanrı’nın size bir dizi soru daha sorduğunu düşünün: “Denizin kaynaklarına kadar vardın mı? Yahut enginin diplerinde gezdin mi?” Bir denizbilimci bile buna tam bir yanıt veremez! “Dünyanın genişliğini anladın mı? Eğer bunun hepsini biliyorsan, bildir.” (Eyub 38:16, 18) Yeryüzünün tüm bölgelerini ya da en azından büyük bir kısmını ziyaret ettiniz ya da keşfettiniz mi? Dünyanın güzel yörelerini ya da harikalarını incelemek ömrümüzün kaç katı bir zaman alabilir? Böyle geçen bir ömür ne kadar harika olurdu!
21. (a) Eyub 38:19’da sorulan sorular dikkatimizi hangi bilimsel görüşlere çekebilir? (b) Işık hakkındaki gerçekler bizi ne yapmaya yöneltmeli?
21 Eyub 38:19’da sorulan şu zor sorulara da bakalım: “Işığın oturduğu yer, onun yolu nerede, ya karanlık, onun yeri neresi ki?” Uzun bir süre, ışığın bir su birikintisinde gözleyebileceğimiz türden dalgalarla yol aldığı görüşünün yaygın olduğunu belki biliyorsunuz. Sonra, 1905’te Albert Einstein ışığın enerji paketleri ya da parçacıkları halinde hareket ettiğini açıkladı. Bu sorunları çözdü mü? Yeni bir ansiklopedide şu soru soruluyor: “Işık bir dalga mı yoksa parçacık mıdır?” Sonra şu cevap veriliyor: “Anlaşıldığı kadarıyla, [ışık] ikisi birden olamaz; çünkü iki model [dalga ve parçacık] birbirinden çok farklıdır. En iyi yanıt ışığın aslında ikisi de olmadığıdır.” İnsan bu bakımdan da Tanrı’nın işini tam olarak açıklayamasa da, biz, doğrudan veya dolaylı olarak güneş ışığıyla ısınmaya devam ediyoruz. Bitkilerin ışığa cevap vermesiyle oluşan yiyecek ve oksijenden yararlanıyoruz. Kitap okuyabiliyor, sevdiklerimizin yüzünü görebiliyor, günbatımını izleyebiliyor ve bunlara benzer başka birçok şey yapabiliyoruz. Bunları yaparken, hepsinin Tanrı’nın şaşılacak işlerinden olduğunu kabul etmemiz gerekmez mi?—Mezmur 104:1, 2; 145:5; İşaya 45:7; Yeremya 31:35.
22. Eski zamanlarda yaşamış Davud, Tanrı’nın şaşılacak işleri hakkında neler düşündü?
22 Yehova’nın şaşılacak işlerini derin düşünmekteki amacımız sadece hayranlığa kapılıp daha fazla etkilenmek midir? Elbette hayır. Mezmur yazarı Davud, Tanrı’nın tüm işlerini kavramanın ve açıklamanın olanaksızlığını kabul etti. O şunları yazdı: “Ya RAB Allahım, yaptığın hârikalar . . . . Onları ilân edip söylemek istesem, sayıya gelmez.” (Mezmur 40:5) Davud kuşkusuz bu muhteşem işler karşısında suskun kalacağını söylemek istemedi. O, bu konudaki kararlılığını Mezmur 9:1’deki şu sözlerle gösterdi: “Bütün yüreğimle RABBE şükredeyim; bütün hârikalarını anlatayım.”
23. Tanrı’nın şaşılacak işleri karşısındaki tepkiniz nedir; başkalarına nasıl yardım edebilirsiniz?
23 Tanrı’nın şaşılacak işlerinden bizim de aynı derecede etkilenmemiz gerekmez mi? Tanrı’nın muhteşem işlerine olan merakımızın bizi, O’nun kişiliği, yaptıkları ve ilerde yapacakları hakkında konuşmaya yöneltmesi gerekmez mi? Yanıt açıktır; “Onun izzetini milletler arasında, şaşılacak işlerini bütün kavmlar arasında ilân” etmeliyiz. (Mezmur 96:3-5) Evet, Tanrı’nın şaşılacak işlerine karşı alçakgönüllülükle duyduğumuz takdiri, O’nun hakkında öğrendiklerimizi başkalarıyla paylaşarak gösterebiliriz. Onlar Yaratıcı’yı reddeden bir toplumda yetişmiş olsalar bile, bizim olumlu ve bilgilendirici nitelikteki ifadelerimizle Tanrı’nın varlığını kabul edebilirler. Dahası bu, onları, ‘bütün şeyleri yaratan’, şaşılacak işleri yapan Kişi hakkında bilgi almaya ve O’na hizmet etmeye yöneltebilir.—Vahiy 4:11.
-
-
Tanrı’nın Şaşılacak İşlerine Dikkat EdinGözcü Kulesi—2001 | 15 Nisan
-
-
Tanrı’nın Şaşılacak İşlerine Dikkat Edin
“Ya RAB Allahım, yaptığın hârikalar, ve bizim için düşüncelerin çoktur; sana benziyen yoktur.”—MEZMUR 40:5.
1, 2. Tanrı’nın harika işleriyle ilgili hangi kanıtlara sahibiz; bu bizi ne yapmaya yöneltmeli?
MUKADDES KİTABI okuduğunuzda, Tanrı’nın, eski kavmi İsrail için yaptığı şaşılacak şeyleri hemen görebilirsiniz. (Yeşu 3:5; Mezmur 106:7, 21, 22) Yehova, günümüzde insan işlerine aynı şekilde müdahale etmese de, çevremizde O’nun harika işlerinin kanıtlarını bol bol görüyoruz. Bu nedenle, mezmur yazarının şu sözlerine katılmamız yerindedir: “Ya RAB, işlerin ne çoktur! Onların hepsini hikmetle yaptın; yer senin servetinle dolu.”—Mezmur 104:24; 148:1-5.
2 Bugün birçok kişi Yaratıcı’nın faaliyetlerinin bu açık kanıtlarına aldırmıyor ya da onları reddediyor. (Romalılar 1:20) Bununla birlikte, onlar hakkında derin düşünmek, Yaratıcımızın önündeki durumumuz ve O’na karşı görevlerimizle ilgili sonuçlar çıkarmak bizim için hem yararlı hem de uygundur. Eyub kitabının 38 ila 41. bapları bu konuda bize mükemmel bir yardım sunar, çünkü Yehova o baplarda Eyub’un dikkatini Kendisinin şaşılacak işlerinin belirli yönlerine çeker. Tanrı’nın dikkat çektiği ve bugün de geçerli olan konulardan bazılarını ele alalım.
Kudretli ve Harika İşler
3. Eyub 38:22, 23, 25-29’da kaydedildiği gibi, Tanrı neler hakkında sorular sordu?
3 Tanrı’nın Eyub’a yönelttiği sorulardan biri şuydu: “Karın hazinelerine girdin mi, ve dolunun hazinelerini gördün mü? Ben onları sıkıntı vakti için, cenk ve harp günü için saklamaktayım.” Kar ve dolu yeryüzünün birçok yerinde yaşamın bir parçasıdır. Tanrı sözlerine devam etti: “Yağmurun seli için arkı, yıldırım için de yolu kim açtı? Ta ki, insansız yerin üzerine, içinde adam bulunmıyan çöl üzerine yağdırsın; çölü ve ıssız yeri doyursun, ve taze ot bitirsin. Yağmurun babası var mı? Yahut çiğ damlalarının babası kim? Buz kimin rahminden çıktı? Ve göklerin kırağısını kim doğurdu?”—Eyub 38:22, 23, 25-29.
4-6. İnsanın kar hakkındaki bilgisi hangi yönden tam değildir?
4 Yaşam temposunun hızlı olduğu toplumlarda yaşayan ve seyahat etmek zorunda olan bazı insanlar karı sadece bir engel olarak görebilirler. Ancak, başka pek çok insan için ise kar, kışın yağdığı yerleri özel etkinliklerde bulunma fırsatıyla dolu bir harikalar diyarına dönüştüren hoş bir şeydir. Tanrı’nın sorusuna dönelim; kar hakkında derin bir bilginiz var mı, hatta nasıl bir şekli olduğunu biliyor musunuz? Tabii, kişisel deneyimimizden ya da fotoğraflarda gördüklerimizden büyük bir kar yığınının nasıl bir şey olduğunu bilebiliriz. Peki kar taneleri hakkında ne denebilir? Onların neye benzediğini biliyor musunuz? Onları kaynağında incelediniz mi?
5 Bazıları onları yıllarca inceledi ve fotoğraflarını çekti. Tek bir kar tanesi, çok geniş çeşitlilikte güzel tasarımlara sahip 100 tane zarif buz kristalinden oluşabilir. Atmosphere adlı kitap şunları belirtiyor: “Kar tanelerinin sonsuz çeşitliliği efsanevi niteliktedir; bilim adamları onların birbirinin aynı olmasını yasaklayan bir doğa yasasının olmadığında diretiyorsa da, şimdiye dek birbirine tıpatıp benzeyen iki kar tanesi görülmemiştir. . . . . Wilson A. Bentley destansı boyutlarda bir araştırma yürüttü; o 40 yılı aşkın zamanını bir mikroskop aracılığıyla kar tanelerini incelemeye ve onların fotoğraflarını çekmeye harcadı ve birbirinin aynı iki kar tanesi bulamadı.” Ayrıca, nadir de olsa birbirine tıpatıp benzeyen kar taneleri görülseydi bile, bu durum kar tanelerinin sonsuz çeşitlilikte olması mucizesini değiştirecek miydi?
6 Tanrı’nın sorusunu hatırlayın: “Karın hazinelerine girdin mi?” Birçokları bulutları, karın kaynağı veya hazinesi olarak düşünür. Sonsuz çeşitlilikteki kar tanelerini sınıflandırmak ya da nasıl oluştuklarını incelemek için böyle bir buluta girdiğinizi düşleyebiliyor musunuz? Bir bilim ansiklopedisi şunları belirtiyor: “Bulutlardaki su damlacıklarının -40°C dolaylarında donmasını başlatmak için gereken buz çekirdeğinin yapısı ve kökeni henüz tam olarak anlaşılmamıştır.”—Mezmur 147:16, 17; İşaya 55:9, 10.
7. İnsanın yağmur hakkındaki bilgisinin kapsamı nedir?
7 Peki yağmur hakkında ne denebilir? Tanrı Eyub’a şunu sordu: “Yağmurun babası var mı? Yahut çiğ damlalarının babası kim?” Yukarıda sözü edilen ansiklopedi şunları söylüyor: “Atmosfer hareketlerinin karmaşıklığı, havanın içerdiği su buharı ve zerreciklerdeki muazzam değişkenlik yüzünden, bulutların oluşumu ve su buharının yoğunlaşmasının nasıl olduğu konusunda ayrıntılı, genel bir kuram geliştirmek olanaksız görünüyor.” Daha basit bir ifadeyle, bilim adamları ayrıntılı teoriler sunmaktalar, fakat aslında bunlar yağmuru tam olarak açıklayamıyor. Bununla birlikte, yaşamsal öneme sahip yağmur, yeri sular, bitkilerin varlığını sürdürmesini sağlar ve böylece yaşamı mümkün kılıp hoş bir hale getirir.
8. Pavlus’un, Resullerin İşleri 14:17’de kayıtlı sözleri neden yerindedir?
8 Resul Pavlus’un vardığı sonuca siz de katılmıyor musunuz? O, insanları bu şaşılacak işlerin arkasında bulunan Kişi’yle ilgili delillere bakmaya önemle teşvik etti. Pavlus, Yehova Tanrı’dan şöyle söz etti: “Bununla beraber, gökten yağmurlar ve semereli mevsimler vererek ve yüreklerinizi yemek ve sevinçle doldurup iyilik ederek kendisini şahitsiz bırakmamıştır.”—Resullerin İşleri 14:17; Mezmur 147:8.
9. Tanrı’nın yaptığı şaşılacak işler, O’nun büyük kudretini nasıl gösterir?
9 Böylesine şaşılacak ve yararlı işler yapan Kişi’nin engin hikmet ve kudrete sahip olduğu kuşkusuzdur. Kudretine bir örnek olarak şunu düşünün: Her gün 45.000 kadar, gök gürültülü, şimşekli ve sağanak yağışlı fırtına olduğu söyleniyor; bu, yılda 16 milyondan fazla fırtına olduğu anlamına gelir. Şu anda dünyanın çeşitli yerlerinde bu türden 2.000 kadar yağış var. Bir gök gürültülü fırtınanın karmaşık yapıdaki bulutları, II. Dünya Savaşı’nda atılan nükleer bombalardan on tanesine ya da daha fazlasına denk bir enerjiyle çalkalanır. Bu enerjinin bir kısmını şimşekler şeklinde görürsünüz. Şimşekler, hayranlık ve korku uyandırmasının yanı sıra, azot bileşiklerinin oluşumuna da yardım eder ve bunlar toprağa ulaşarak bitkiler tarafından doğal gübre olarak emilirler. Böylece şimşek, enerjinin sergilenişiyse de, gerçekten yararlı işler yapar.—Mezmur 104:14, 15.
Vardığınız Sonuç Nedir?
10. Eyub 38:33-38’deki soruları nasıl cevaplarsınız?
10 Kendinizi Eyub’un yerine koyarak Mutlak Güce Sahip Tanrı tarafından sorgulandığınızı düşünün. Çoğu kişinin Tanrı’nın şaşılacak işlerine pek dikkat etmediğini muhtemelen siz de kabul edersiniz. Yehova, Eyub 38:33-38’de okuduğumuz soruları bize soruyor: “Göklerin kanunlarını bilir misin? Onun hükûmetini yeryüzünde kurabilir misin? Sesini bulutlara yükseltebilir misin ki, su bolluğu seni kaplasın? Şimşekleri çıkarabilir misin ki, varsınlar da, sana: İşte buradayız, desinler? Kim yüreğe (bulut katmanlarına) hikmet koydu? Yahut zihne (gökyüzüne) kim anlayış verdi? Kim bulutları hikmetle sayabilir? Ve göklerin tulumlarını kim boşaltabilir, O zaman ki, toprak döküm gibi sertleşir, ve topaklar birbirine yapışır?”
11, 12. Şaşılacak işleri Yapan’ın Tanrı olduğunu gösteren bazı şeyler nelerdir?
11 Buraya kadar, Elihu tarafından Eyub’un önüne konulan noktalardan sadece birkaçına değindik ve Yehova’nın, Eyub’a “erkek gibi” cevaplaması için çağrıda bulunduğu bazı soruları belirttik. (Eyub 38:3) “Bazı” diyoruz, çünkü Eyub’un 38 ve 39. baplarında Yehova yaradılışın anılmaya değer olan başka yönlerine de dikkat çekiyor. Örneğin, gökteki takımyıldızlardan söz ediyor. Onlarla ilgili tüm yasaları kim biliyor? (Eyub 38:31-33) Yehova, Eyub’un dikkatini bazı hayvanlara çekti; bunlar arasında aslan, karga, dağ keçisi, zebra, yaban sığırı, devekuşu, kuvvetli at ve kartal vardır. Aslında Tanrı Eyub’a, bu hayvanlara yaşamalarını ve gelişmelerini sağlayan tipik özellikleri kendisinin mi verdiğini soruyordu. Bu bapları incelemekten zevk alabilirsiniz; özellikle de atları ya da diğer hayvanları seviyorsanız.—Mezmur 50:10, 11.
12 Ayrıca, Eyub’un 40 ve 41. baplarını da inceleyebilirsiniz; Yehova, Eyub’a tekrar, iki yaratıkla ilgili sorular sorup cevap vermesini istiyor. Bunların güçlü bir vücuda sahip dev suaygırı (Behemot) ve korkunç Nil timsahı (Levyatan) olduğunu anlıyoruz. Her biri kendi özellikleriyle dikkate değer bir yaradılış harikasıdır. Şimdi hangi sonuca varmamız gerektiğini görelim.
13. Tanrı’nın soruları Eyub’u nasıl etkiledi; bizi nasıl etkilemeli?
13 Eyub 42. bap, Tanrı’nın sorularının Eyub’u nasıl etkilediğini gösterir. Eyub daha önceleri dikkatini kendisine ve başkalarına çok fazla yöneltmişti. Fakat Tanrı’nın sorularında ima edilen düzeltmeyi kabul ederek düşünüşünü değiştirdi. Şunları itiraf etti: “Sen [Yehova] her şeyi yapabilirsin, bilirim, ve hiç bir muradın alıkonmaz. Takdiri bilgisizce karartan bu adam kim? Bundan ötürü anlamadığım şeyleri söyledim, benden üstün olan bilmediğim şaşılacak şeyleri.” (Eyub 42:2, 3) Evet, Eyub Tanrı’nın işlerine dikkatini yönelttikten sonra, onların kendisi için çok şaşırtıcı olduğunu söyledi. Bu yaradılış harikalarını kısaca gözden geçirdikten sonra, biz de aynı şekilde Tanrı’nın hikmet ve gücünden etkilenmeliyiz. Hangi amaçla? Yehova’nın engin gücü ve yeteneğinden sadece etkilenmekle mi kalmalıyız? Yoksa daha fazlasını mı yapmalıyız?
14. Davud, Tanrı’nın şaşılacak işleri karşısında nasıl tepki gösterdi?
14 Davud’un konumuzla ilgili ifadelerini 86. Mezmur’da görüyoruz, o daha önceki bir mezmurda da şöyle söylemişti: “Gökler Allahın izzetini beyan eder; ve gök kubbesi ellerinin işini ilân eyler. Gün güne söz söyler, ve gece geceye bilgi gösterir.” (Mezmur 19:1, 2) Davud daha sonra Mezmur 86:10, 11’de şunları söyler: “Büyüksün ve şaşılacak işler yapan sensin; yalnız Allah sensin. Ya RAB, yolunu bana öğret; senin hakikatinde yürüyeyim; isminden korkmak için yüreğimi tek kıl.” Davud’un, tüm harika işleri karşısında Yaratıcı’ya duyduğu hayranlık, saygıya dayanan uygun ölçüdeki korkuyu da yansıtıyordu. Bunun nedenini kavrayabiliriz. Davud bu şaşılacak işleri yapabilen Kişi’nin memnun olmayacağı şeyleri yapmak istemiyordu. Biz de istemiyoruz.
15. Davud’un saygıdan kaynaklanan korkusu neden yerindeydi?
15 Davud bir gerçeğin de farkına varmış olmalı. Tanrı, kontrol altında tuttuğu muazzam bir kudrete sahip olduğundan, bunu lütfunu hak etmeyenlere karşı kullanabilir. Bu onlar için bir felaket habercisi olur. Tanrı Eyub’a şunları sormuştu: “Karın hazinelerine girdin mi, ve dolunun hazinelerini gördün mü? Ben onları sıkıntı vakti için, cenk ve harp günü için saklamaktayım.” Kar, dolu, yağmur fırtınası, rüzgâr ve şimşekler; hepsi Tanrı’nın cephaneliğidir. Bunlar gerçekten de şaşırtıcı ölçüde etkili doğa güçleridir.—Eyub 38:22, 23.
16, 17. Tanrı’nın sahip olduğu olağanüstü kudrete bir örnek nedir; O, bu kudretini geçmişte nasıl kullandı?
16 Herhalde siz de bunlardan birinin yol açtığı yöresel felaketi, bir kasırgayı, tayfunu, siklonu, dolu fırtınasını ya da ani bir seli hatırlarsınız. Örneğin, 1999 yılının sonlarına doğru Güneybatı Avrupa’da çok büyük bir fırtına oldu. Bu, hava tahmin uzmanlarını bile şaşırttı. Fırtına saatte 200 kilometre hızla esti ve binlerce çatıyı uçurup elektrik direklerini yıktı, kamyonları devirdi. Yaklaşık 270 milyon ağacın kökünden söküldüğünü ya da gövdesinin yarıldığını gözünüzde canlandırmaya çalışın; bunlardan 10.000’i Paris’in hemen dışındaki Versailles parkındaydı. Milyonlarca ev elektriksiz kaldı. Ölü sayısı 100 dolayındaydı. Tüm bunlar kısa bir sürede oldu. Gerçekten müthiş bir güç!
17 Fırtınalar anormal, başıboş ve kontrolsüz olaylar olarak görülebilir. Bununla birlikte, mutlak güce sahip Kişi, bu tür kuvvetleri kontrollü ve güdümlü bir şekilde kullanarak olağanüstü işler gerçekleştirirse neler olabilir? O, İbrahim’in zamanında benzer bir şey yapmıştı. İbrahim, tüm yerin Hâkiminin iki şehrin, Sodom ve Gomorra’nın kötülüğünün boyutlarıyla ilgili bir değerlendirme yaptığını öğrenmişti. Bu şehirler öylesine yozlaşmıştı ki, haklarındaki feryatlar Tanrı’ya yükselmişti. Tanrı tüm adil insanların mahkûm edilen bu şehirlerden kurtulmasını sağladı. Tarihsel kayıt Yehova’nın, o şehirlerin üzerine ‘göklerden kükürt ve ateş yağdırdığını’ bildiriyor. Bu, Tanrı’nın şaşılacak işlerinden biriydi; düzelme umudu olmayan kötüler yok edilmiş, adil olanlar korunmuştu.—Tekvin 19:24.
18. İşaya 25. bap hangi şaşılacak şeylere işaret ediyor?
18 Daha sonra Tanrı, muhtemelen İşaya 25. bapta değinilen şehir olan eski Babil’e karşı adli bir hüküm vermişti. Tanrı bir şehrin harabeye döneceğini önceden bildirdi: “Sen şehirden bir taş yığını; duvarlı şehirden bir virane yaptın, ecnebilerin sarayını şehirlikten çıkardın; ebediyen yapılmıyacaktır.” (İşaya 25:2) Bugün eski Babil’in bulunduğu yeri ziyaret edenler böyle olduğunu doğrulayabilir. Babil’in harabiyeti sadece bir rastlantı olabilir mi? Hayır. İşaya’nın şu değerlendirmesine biz de katılabiliriz: “Ya RAB, Allahım sensin; seni yükseltirim, senin ismine hamdederim; çünkü sen şaşılacak şeyler yaptın, ezelden kurulmuş niyetler, sadakat ve hakikat.”—İşaya 25:1.
Gelecekteki Şaşılacak İşler
19, 20. İşaya 25:6-8 ile ilgili olarak neyin gerçekleşmesini bekleyebiliriz?
19 Tanrı bu peygamberliği geçmişte yerine getirdi ve gelecekte de şaşılacak bir iş gerçekleştirecektir. Tanrı’nın yaptığı “şaşılacak şeyler”den söz eden İşaya 25:1’in bağlamında, henüz gerçekleşmemiş güvenilir bir peygamberlik buluyoruz. Bunun gerçekleşmesi de Babil’le ilgili hüküm kadar kesindir. Vaat edilen ‘şaşılacak şey’ nedir? İşaya 25:6 şunları söylüyor: “Bu dağda orduların RABBİ bütün kavmlara semiz şeylerden bir ziyafet, eski şaraplardan, ilikle dolu semiz şeylerden, süzme eski şaraplardan ziyafet verecek.”
20 Bu peygamberlik, hemen önümüzde bulunan, Tanrı’nın vaat ettiği yeni dünyada kesinlikle gerçekleşecek. O zaman insanlık bugün birçoklarını ezen sorunlardan kurtulmuş olacak. Aslında, İşaya 25:7, 8’deki peygamberlik Tanrı’nın, yaratma kudretini, şimdiye kadarki en şaşılacak işlerden birini yapmak üzere kullanacağının güvencesini veriyor: “Ölümü ebediyen yuttu; ve RAB Yehova bütün yüzlerden gözyaşlarını silecek; ve bütün dünya üzerinden kavmının utancını kaldıracak; çünkü RAB söyledi.” Daha sonra Resul Pavlus bu pasajdan yaptığı alıntıyı Tanrı’nın ölüleri diriltmesi hakkında kullandı. Bu gerçekten harika bir iş olacak!—I. Korintoslular 15:51-54.
21. Tanrı ölüler için hangi şaşılacak işi yapacak?
21 Keder gözyaşlarının ortadan kalkmasının diğer bir nedeni de insanların fiziksel rahatsızlıklarının giderilecek olmasıdır. İsa yeryüzündeyken birçoklarını iyileştirdi; körlere görme, sağırlara işitme yetisini, sakatlara gereken gücü verdi. Yuhanna 5:5-9’da İsa’nın 38 yıldır ayakları sakat olan birini iyileştirdiğini okuyoruz. Görenler bunun bir mucize ya da şaşılacak bir iş olduğunu düşündüler. Gerçekten de öyleydi! Fakat İsa, ölüleri diriltmesinin daha şaşılacak bir iş olacağını söyledi: “Buna şaşmayın; çünkü saat geliyor, o saatte kabirlerde olanların hepsi onun sesini işitecekler; iyilik işliyenler hayat kıyametine, ve kötülük işliyenler hüküm kıyametine çıkacaklardır.”—Yuhanna 5:28, 29.
22. Yoksul ve dertli kişiler neden ümitle bekleyebilir?
22 Bu mutlaka olacak, çünkü bunu vaat eden Yehova’dır. O, muazzam iyileştirme ve yenileme gücünü dikkatle yönlendirerek kullandığında, sonucun harikulade olacağına tam anlamıyla güvenebiliriz. 72. Mezmur O’nun, Oğlu Kral İsa Mesih aracılığıyla neler yapacağına işaret ediyor. O zaman adil kişiler ‘filizlenecek.’ Büyük bir barış olacak. Tanrı yoksul ve dertli kişileri kurtaracak. O şunu vaat ediyor: “Yerde, dağlar başında, buğday bolluğu olsun; semeresi Libnan [eski Lübnan] gibi dalgalansın; ve şehirden olanlar yerin otu gibi çiçeklensin.”—Mezmur 72:16.
23. Tanrı’nın şaşılacak işleri bizi ne yapmaya yöneltmeli?
23 Yehova’nın tüm şaşılacak işlerine dikkat etmek için nedenlerimizin olduğu açıktır; O’nun harika işlerinin kapsamına geçmişte yaptıkları, şimdi yapmakta olduğu şeyler ve yakın gelecekte yapacakları girer. “RAB Allah, İsrailin Allahı, mubarek olsun; şaşılacak işler yapan ancak odur; ve izzetli ismi ebediyen mubarek olsun; ve bütün yeryüzü onun izzetile dolsun. Amin, ve Amin.” (Mezmur 72:18, 19) Bu, her zaman, akrabalarımızla ve diğer insanlarla yaptığımız coşkulu sohbetlerin konusu olmalı. Evet, “Onun izzetini milletler arasında, şaşılacak işlerini bütün kavmlar arasında ilân” edelim.—Mezmur 78:3, 4; 96:3, 4.
-