-
Yehova’nın Egemenliği ve KrallığıGözcü Kulesi—2007 | 1 Aralık
-
-
Yehova’nın Egemenliği ve Krallığı
“Ya RAB, büyüklük, ve ceberrut, ve cemâl, ve zafer, ve haşmet senindir; . . . . Ya RAB, kırallık senindir” (1. TARİHLER 29:11).
1. Yehova neden evrenin Egemeni olma hakkına sahiptir?
“RAB tahtını göklerde kurdu; ve onun krallığı herkes üzerinde hâkimdir” (Mezmur 103:19). Bu sözleriyle mezmur yazarı, hâkimiyet, yani egemenlikle ilgili temel hakikate işaret etti. Yehova Tanrı, Yaratıcı olduğu için evrenin Egemeni olma hakkına sahiptir.
2. Daniel, Yehova’nın bulunduğu ruhi diyarı nasıl anlattı?
2 Bir yöneticinin egemenliğini uygulaması için elbette vatandaşlara ihtiyaç vardır. Başlangıçta Yehova, yarattığı ruhi varlıklar üzerinde, yani önce biricik Oğlu, sonra da melek orduları üzerinde hüküm sürdü (Koloseliler 1:15-17). Uzun bir süre sonra Daniel peygamber gökteki ortamla ilgili bir görüntü gördü. O şunları bildirdi: “Tahtlar kuruluncıya kadar, ve Günleri eski olan oturuncıya kadar baktım; . . . . binlerce binler ona hizmet ediyorlardı, ve on binlerce on binler önünde ayakta duruyorlardı” (Daniel 7:9, 10). “Günleri eski olan” Yehova Egemen olarak, ruhi oğullardan oluşan çok büyük ve düzenli ailesine çağlar boyunca reislik etti; bu oğullar O’nun isteğini yerine getirmek üzere hizmet ettiler (Mezmur 103:20, 21).
3. Yehova egemenliğini fiziksel evreni içerecek şekilde nasıl genişletti?
3 Sonunda Yehova, dünyanın da dahil olduğu devasa ve karmaşık fiziksel evreni yaratarak hâkimiyetini genişletti (Eyub 38:4, 7). Yeryüzünden bakıldığında, gök cisimleri işlevlerini öyle düzenli ve dakik şekilde yerine getirirler ki, sanki kendilerine yol gösterecek ya da kontrol edecek hiç kimseye ihtiyaçları yokmuş gibi görünebilir. Fakat mezmur yazarı şunları bildirdi: “[Yehova] emreyledi, ve yaratıldılar. Onları da ebediyen ve daima durdurdu; bir kanun koydu, onu geçmezler” (Mezmur 148:5, 6). Yehova ruhi diyardaki ve fiziksel evrendeki faaliyetleri yönlendirerek, düzenleyerek ve yöneterek egemenliğini her zaman uygulamaktadır (Nehemya 9:6).
4. Yehova egemenliğini insanlar üzerinde nasıl uygular?
4 İlk insan çiftinin yaratılmasıyla Tanrı, egemenliğini başka bir şekilde daha uyguladı. Yehova insanlara anlamlı ve doyum verici bir yaşam için gerek duydukları her şeyi sağladı; bunun yanı sıra onlara dünyadaki daha alt seviyedeki varlıklar üzerinde hâkimiyet, yani yetki verdi (Tekvin 1:26-28; 2:8, 9). Dolayısıyla, Tanrı’nın hâkimiyetinin sadece lütufkâr olmakla kalmayıp, vatandaşlarına onur ve saygınlık verdiği de açıktır. Âdem ile Havva’nın, Yehova’nın egemenliğine boyun eğdikleri sürece, yeryüzündeki cennet evlerinde sonsuza dek yaşama ümitleri vardı (Tekvin 2:15-17).
5. Yehova’nın egemenliğini uygulama tarzı hakkında ne söyleyebiliriz?
5 Tüm bunlardan hangi sonucu çıkarabiliriz? Birincisi, Yehova egemenliğini yarattığı tüm varlıklar üzerinde her zaman uygulamaktadır. İkincisi, Tanrı’nın hâkimiyeti lütufkârdır ve vatandaşlarına onur verir. Son olarak da, Tanrı’nın hâkimiyetine itaat etmemiz ve onu desteklememiz sonsuz nimetlerle sonuçlanacaktır. Eski İsrail’in kralı Davud’un şunları söyleme isteği duymasına şaşmamalı: “Ya RAB, büyüklük, ve ceberrut, ve cemâl, ve zafer, ve haşmet senindir; çünkü gökte ve yerde olan her şey senindir; Ya RAB, kırallık senindir, ve sen, baş olarak her şeyden yükseksin” (1. Tarihler 29:11).
Tanrı’nın Krallığı Neden Gerekli?
6. Tanrı’nın egemenliği ve Krallığı arasındaki bağlantı nedir?
6 Evrenin Egemeni olan Yehova gücünü ve kudretini her zaman kullandığına göre, Tanrı’nın Krallığına neden ihtiyaç var? Genelde bir yönetici, vatandaşlarından daha üst konumdaki bir araç yoluyla yetkisini kullanır. Bu nedenle Tanrı’nın Krallığı, Tanrı’nın evrensel egemenliğini ifade etme şeklidir; yani Tanrı’nın, yarattığı varlıklar üzerinde hâkimiyetini uygulamak için kullandığı bir araçtır.
7. Yehova neden yeni bir egemenlik aracı oluşturdu?
7 Yehova egemenliğini farklı zamanlarda farklı şekillerde uyguladı. Yeni bir gelişmeye yanıt olarak da yeni bir egemenlik aracı oluşturdu. Bu, Tanrı’nın asi ruhi oğlu Şeytan, Âdem ile Havva’yı etkileyip O’nun hâkimiyetine isyan ettirmeyi başardığında oldu. Bu isyan Tanrı’nın egemenliğine bir meydan okumaydı. Nasıl? Şeytan, Havva’ya eğer yasak meyveden yerse ‘katiyen ölmeyeceğini’ söyleyerek, Yehova’nın yalancı, dolayısıyla güvenilmez olduğunu ima etmiş oldu. Üstelik Şeytan, Havva’ya şunu da dedi: “Allah bilir ki, ondan yediğiniz gün, o vakit gözleriniz açılacak, ve iyiyi ve kötüyü bilerek Allah gibi olacaksınız.” Şeytan, Âdem ile Havva’nın Tanrı’nın emrine aldırmayıp başına buyruk davranarak daha iyi bir yaşamları olacağını ileri sürüyordu (Tekvin 3:1-6). Böylece Tanrı’nın yönetme şeklinin meşruluğuna doğrudan meydan okunuyordu. Yehova ne yapacaktı?
8, 9. (a) Bir yönetici ülkesinde isyan çıktığında ne yapar? (b) Yehova Aden’deki isyan karşısında ne yaptı?
8 Ülkesinde bir isyan çıktığında bir yöneticiden ne yapmasını bekleriz? Tarihi iyi bilenler böyle olayları hatırlayabilirler. İyiliksever bir yönetici bile, genelde meseleyi görmezden gelmek yerine, isyancılara hüküm verir ve onları ihanetle suçlardı. Sonra bu yönetici isyancı güçleri bastırmak ve huzuru sağlamak üzere herhalde birine yetki verirdi. Benzer şekilde, Yehova da hemen harekete geçip isyancılara hükmünü bildirdiğinde durumun tamamen kontrolünde olduğunu göstermiş oldu. Âdem ile Havva’nın sonsuz yaşam armağanına layık olmadığını bildirdi ve onları Aden bahçesinden kovdu (Tekvin 3:16-19, 22-24).
9 Şeytan’a hükmünü bildirirken, Yehova egemenliğini ifade etmenin yeni bir şeklini, yani bütün diyarına barış ve düzen getirecek yeni bir aracı açıkladı. Şeytan’a şöyle dedi: “Seninle kadın arasına, ve senin zürriyetinle onun zürriyeti arasına düşmanlık koyacağım; o senin başına saldıracak, ve sen onun topuğuna saldıracaksın” (Tekvin 3:15). Böylece Yehova, Şeytan ve güçlerini ezmek ve egemenliğinin meşruluğunu kanıtlamak için bir “zürriyet”e, yani soya yetki vermeyi amaçladığını açıkladı (Mezmur 2:7-9; 110:1, 2).
10. (a) Bu soyun kim olduğu anlaşıldı? (b) Pavlus ilk peygamberlik sözünün gerçekleşmesi hakkında neler söyledi?
10 Bu soyun İsa Mesih ve onunla birlikte hüküm sürecek belirli bir grup olduğu anlaşıldı. Onlar birlikte Tanrı’nın Krallığını oluşturuyorlar (Daniel 7:13, 14, 27; Matta 19:28; Luka 12:32; 22:28-30). Ancak tüm bunlar hemen açıklanmadı. Aslında Mukaddes Kitaptaki bu ilk peygamberlik sözü ‘çağlar boyu saklı tutulmuş bir kutsal sır’ olarak kaldı (Romalılar 16:25). Yüzyıllar boyunca imanlı kişiler “bu kutsal sırrın” açıklanacağı ve ilk peygamberlik sözünün gerçekleşip Yehova’nın egemenlik hakkının doğrulanacağı zamanı özlemle beklediler (Romalılar 8:19-21).
Gitgide Açıklanan “Kutsal Sır”
11. Yehova, İbrahim’e neleri bildirdi?
11 Yehova, “Tanrı’nın krallığının kutsal sırrını[n]” farklı yönlerini zaman içinde giderek açıkladı (Markos 4:11). Bu bilgiyi açıkladığı kişiler arasında, O’nun “dostu” olarak adlandırılan İbrahim de vardı (Yakub 2:23). Yehova İbrahim’e, onu ‘büyük bir millet’ yapacağını vaat etti. Daha sonra İbrahim’e başka şeyler de bildirerek, “senden kırallar çıkacaklar” ve “zürriyetinde yerin bütün milletleri mubarek kılınacaklar” dedi (Tekvin 12:2, 3; 17:6; 22:17, 18).
12. Tufan’dan sonra Şeytan’ın soyu nasıl ortaya çıktı?
12 İbrahim’in zamanına gelene kadar, başkalarını yönetme ve onlara hâkim olma girişiminde bulunan insanlar zaten olmuştu. Örneğin Mukaddes Kitap, Nuh’un torununun oğlu olan Nimrod hakkında şöyle der: “O, yeryüzünde kudretli adam olmağa başladı. O, RABBİN indinde kudretli avcı idi” (Tekvin 10:8, 9). Nimrod ve kendini yönetici tayin eden diğer kişilerin Şeytan’ın kuklası olduğu açıktır. Onlar ve destekçileri Şeytan’ın soyunun bir kısmı haline geldiler (1. Yuhanna 5:19).
13. Yehova, Yakub aracılığıyla neyi önceden bildirdi?
13 Şeytan’ın insan yöneticiler çıkarma çabalarına rağmen, Yehova amacını yerine getirmeye devam etti. Yehova, İbrahim’in torunu Yakub aracılığıyla şunları açıkladı: “Şilo gelinciye kadar, saltanat asası Yahudadan, hükümdarlık asası da ayaklarının arasından gitmiyecektir; ve milletlerin itaati ona olacaktır” (Tekvin 49:10). “Şilo” terimi, “Ona Ait” ya da “Sahibi Odur” anlamına gelir. O nedenle, bu peygamberlik sözleri “milletler” sözcüğüyle ifade edilen tüm insanlık üzerinde egemenlik hakkına sahip olan kişinin, yani “saltanat asası” ve “hükümdarlık asası”nı alma hakkına sahip olanın geleceğini gösteriyordu. Bu kişi kim olacaktı?
‘Şilo Gelinceye Kadar’
14. Yehova, Davud’la hangi ahdi yaptı?
14 Yehova’nın, toplumuna kral olması için Yahuda’nın soyundan seçtiği ilk kişi, Yesse’nin oğlu olan çoban Davud’dua (1. Samuel 16:1-13). Günahları ve hatalarına rağmen Davud, Yehova’nın egemenliğine olan vefasından ötürü O’nun gözünde lütuf buldu. Yehova, Aden’de bildirdiği peygamberlik sözünü daha da açıklayarak, Davud’la şu ahdi yaptı: “Sulbünden çıkacak zürriyetini senden sonra durduracağım, ve onun kırallığını pekiştireceğim.” Bu zürriyet, yani soy Davud’un oğlu ve ardılı olan Süleyman’dan daha fazlasını içerecekti, çünkü ahit şunu bildiriyordu: “Kırallığının tahtını ebediyen sabit kılacağım.” Davud’la yapılan bu ahit, vaat edilen Krallık ‘zürriyetinin’ zamanla Davud’un soyundan geleceğine açıklık getirdi (2. Samuel 7:12, 13).
15. Yahuda krallığı neden Tanrı’nın Krallığının bir örneği sayıldı?
15 Davud’la başlayan hanedandan gelen krallar, başkâhinler tarafından kutsal yağla meshedildi. O nedenle, bu krallar meshedilmiş olanlar, yani mesihler olarak adlandırılabiliyordu (1. Samuel 16:13; 2. Samuel 2:4; 5:3; 1. Krallar 1:39). Onların Yehova’nın tahtında oturdukları ve Yeruşalim’de Yehova’nın atadığı krallar olarak hüküm sürdükleri söylenirdi (2. Tarihler 9:8). Bu anlamda, Yahuda krallığı Tanrı’nın Krallığını simgeliyordu ve Yehova’nın egemenliğini ifade etme şekliydi.
16. Yahuda krallarının yönetimi neyle sonuçlandı?
16 Kral ve halk Yehova’nın egemenliğine boyun eğdiklerinde, O’nun korumasını ve nimetlerini tattılar. Özellikle Süleyman’ın saltanatı eşi benzeri olmayan bir barış ve refah dönemiydi ve Tanrı’nın Krallığı hakkında peygamberlik niteliğinde bir fikir veriyordu. Çünkü Tanrı’nın Krallığında Şeytan’ın etkisi tamamen ortadan kaldırılacak ve Yehova’nın egemenlik hakkı doğrulanacak (1. Krallar 4:20, 25). Üzücüdür ki, Davud’un soyundan gelen kralların çoğu Yehova’nın isteklerini yerine getirmedi, böylece halk putperestliğe ve ahlaksızlığa daldı. Sonuçta Yehova, bu krallığın MÖ 607’de Babilliler tarafından yıkılmasına izin verdi. Şeytan, Yehova’nın egemenliğine gölge düşürme girişiminde galip gelmiş gibi görünüyordu.
17. Davud’un krallığının yıkılmasına rağmen, Yehova’nın tüm kontrolü elinde bulundurduğunu gösteren nedir?
17 Davud’un krallığının yıkılması –daha önceden de kuzeydeki İsrail krallığının yıkılması– Yehova’nın egemenliğinde bir eksiklik ya da başarısızlık olduğunu değil, Şeytan’ın etkisinin ve insanlığın Tanrı’dan bağımsız olmasının feci sonuçlar doğurduğunu kanıtladı (Süleyman’ın Meselleri 16:25; Yeremya 10:23). Yehova egemenliğinin hâlâ devam ettiğini göstermek için Hezekiel peygamber aracılığıyla şunu bildirdi: “Sarığı kaldır, ve tacı çıkar; . . . . Alt üst edeceğim, alt üst, alt üst edeceğim, ve hak kiminse o gelinciye kadar artık bu da kalmıyacak; ve ben ona vereceğim” (Hezekiel 21:26, 27). Bu sözler vaat edilen ‘zürriyetin’, yani hak sahibinin o sırada henüz gelmediğini gösteriyor.
18. Cebrail melek, Meryem’e neyi bildirdi?
18 MÖ 2 yılına doğru ilerleyelim. Cebrail melek, Filistin’in kuzeyindeki Celile bölgesinin Nasıra şehrinde yaşayan bakire bir kız olan Meryem’e gönderilmişti. Melek şunları bildirdi: “Gebe kalacak ve bir oğul doğuracaksın; onun adını İsa koyacaksın. O büyük olacak, ona Yüce Tanrı’nın Oğlu denecek ve Yehova Tanrı, ona babası Davud’un tahtını verecek. Yakub evi üzerinde kral olarak sonsuza dek hüküm sürecek ve onun krallığı son bulmayacak” (Luka 1:31-33).
19. İsa’nın doğumuyla, hangi heyecan verici olaylar yaklaşmıştı?
19 Sonunda ‘kutsal sırrın’ açıklanma zamanı yaklaşmıştı. Vaat edilen ‘zürriyetin’ başlıca kişisi yakında ortaya çıkacaktı. (Galatyalılar 4:4; 1. Timoteos 3:16). Şeytan onun topuğuna saldıracaktı. Fakat bu “zürriyet,” yani soy, Şeytan’ın başına saldırarak, onu ve tüm işbirlikçilerini yok edecek. Aynı zamanda Tanrı’nın Krallığı aracılığıyla, Şeytan’ın yol açtığı tüm zararların telafi edileceğine ve Yehova’nın egemenlik hakkının doğrulanacağına dair şahitlikte bulunacak (İbraniler 2:14; 1. Yuhanna 3:8). İsa bunu nasıl başaracak? Bize nasıl bir örnek bıraktı? Sonraki makalede bu soruların yanıtlarını bulacağız.
[Dipnot]
a İsrail’i yönetmesi için Tanrı tarafından seçilen ilk kral olan Saul, Benyamin kabilesindendi (1. Samuel 9:15, 16; 10:1).
-
-
Yehova’nın Egemenliğini Destekliyor musunuz?Gözcü Kulesi—2007 | 1 Aralık
-
-
Yehova’nın Egemenliğini Destekliyor musunuz?
“Milletler arasında diyin: RAB saltanat sürüyor” (MEZMUR 96:10).
1, 2. (a) MS 29 yılının Ekim ayı civarında hangi önemli olay meydana geldi? (b) Bu olayın İsa için anlamı neydi?
MİLATTAN SONRA 29 yılının Ekim ayı civarında yeryüzünde daha önce hiç görülmemiş önemli bir olay meydana geldi. İncil yazarı Matta bu olayı şöyle bildiriyor: “İsa vaftiz edildikten sonra hemen sudan çıktı. İşte, gökler açılmıştı ve Yahya Tanrı’nın ruhunun bir güvercin gibi [İsa’nın] üzerine indiğini gördü. O sırada göklerden gelen bir ses de şunları söylüyordu: ‘Sevgili oğlum budur, ondan memnunum.’” Bu, dört İncil yazarının hepsi tarafından kaydedilmiş az sayıdaki olaydan biridir (Matta 3:16, 17; Markos 1:9-11; Luka 3:21, 22; Yuhanna 1:32-34).
2 Kutsal ruhun İsa’nın üzerine dökülmesi onu Mesih, yani Meshedilmiş Kişi olarak tanıttı (Yuhanna 1:33). Sonunda, vaat edilen “zürriyet”, yani soy ortaya çıkmıştı. Şeytan, vaftizci Yahya’nın karşısında duran kişinin topuğuna saldıracak, o da, Yehova ile egemenliğinin başdüşmanı olan Şeytan’ın başına saldıracaktı (Tekvin 3:15). O andan itibaren İsa, Yehova’nın egemenliği ve Krallıkla ilgili amacını yerine getirmeye çalışması gerektiğinin tamamen farkındaydı.
3. İsa, Yehova’nın egemenliğinin desteklenmesinde üstleneceği göreve kendini nasıl hazırladı?
3 Yeni görevine hazırlanmak için, “İsa Ürdün Irmağından kutsal ruhla dolu olarak döndü ve ruhun yönlendirmesiyle çölde . . . . dolaştı” (Luka 4:1; Markos 1:12). Orada 40 gün boyunca, hem Şeytan’ın ortaya attığı egemenlik davasını hem de Yehova’nın egemenliğini desteklemek üzere yerine getirmesi gereken görevi derin düşünmek için zamanı oldu. Bu dava gökteki ve yerdeki tüm zekâ sahibi varlıkları ilgilendiriyor. O nedenle, İsa’nın sadık yaşamını düşünmeli ve Yehova’nın egemenliğini desteklediğimizi göstermek üzere bizim de yapmamız gerekenleri anlamalıyız (Eyub 1:6-12; 2:2-6).
Egemenlik Davası Ön Plana Çıktı
4. Şeytan egemenlik davasını ön plana çıkaran hangi teklifi yaptı?
4 Biraz önce sözünü ettiğimiz olayların hiçbiri Şeytan’ın dikkatinden kaçmadı. O hiç vakit kaybetmeden, Tanrı’nın “kadın”ının başlıca “zürriyeti”ne saldırdı (Tekvin 3:15). Şeytan, İsa’yı üç kez ayartmaya çalışarak, Babasının ondan yapmasını istediklerini değil, onun için avantajlıymış gibi görünen şeyleri yapmasını teklif etti. Özellikle üçüncü ayartma egemenlik davasını ön plana çıkardı. Şeytan, İsa’ya “dünyanın bütün krallıklarını ve onların ihtişamını” göstererek pervasızca şöyle dedi: “Eğer yere kapanıp önümde bir tapınma hareketi yaparsan bütün bunları sana vereceğim.” İblis’in gerçekten “dünyanın bütün krallıkları” üzerinde denetimi olduğunun tam olarak farkında olan İsa, egemenlik davasında kimin tarafında olduğunu göstererek şöyle dedi: “Çekil git, Şeytan! Çünkü, ‘Tanrın Yehova’ya tapacak ve yalnız O’na ibadet edeceksin’ diye yazılmıştır” (Matta 4:8-10).
5. İsa’nın yerine getirmesi gereken zor görev neydi?
5 İsa’nın yaşamı, onun başlıca hedefinin Yehova’nın egemenliğini desteklemek olduğunu açıkça gösterdi. O, Şeytan tarafından öldürülene kadar (bu olay peygamberlik sözünde, kadının “zürriyeti”nin topuğuna saldırı olarak bildirilmişti) Tanrı’nın egemenliğinin meşruluğunu kanıtlamak için sadık kalması gerektiğini iyi biliyordu (Matta 16:21; 17:12). Aynı zamanda İsa şu gerçeği de açıklamalıydı: Tanrı’nın Krallığı, isyankâr Şeytan’a baş eğdirmek ve tüm yaratılışı barış ve düzene kavuşturmak için Yehova’nın yetki verdiği araçtır (Matta 6:9, 10). İsa bu zor görevi yerine getirmek için ne yaptı?
“Tanrı’nın Krallığı Yaklaştı”
6. İsa, İblis’in işlerine son vermek üzere Tanrı’nın kullanacağı aracın Krallık olduğunu nasıl gösterdi?
6 Başlangıçta, “İsa Celile’ye gitti; Tanrı’nın iyi haberini duyuruyor ve ‘Vakit doldu, Tanrı’nın krallığı yaklaştı. . . . ’ diyordu” (Markos 1:14, 15). Hatta şunu da söyledi: “Tanrı’nın krallığı hakkındaki müjdeyi . . . . bildirmeliyim, çünkü ben bunun için gönderildim” (Luka 4:18-21, 43). İsa ‘Tanrı’nın krallığını müjdeleyip duyurarak’ ülkeyi bir uçtan bir uca gezdi (Luka 8:1). Aynı zamanda birçok mucize de yaptı; kalabalıkları doyurdu, fırtınaları dindirdi, hastaları iyileştirdi ve ölüleri diriltti. İsa, bu mucizeler aracılığıyla Tanrı’nın, Aden’deki isyandan kaynaklanan tüm zarar ve acıyı telafi edecek ve böylece ‘İblis’in işlerine son verecek’ güçte olduğunu kanıtladı (1. Yuhanna 3:8).
7. İsa, takipçilerine ne yapmayı öğretti? Sonuç ne oldu?
7 İsa, Krallık hakkındaki iyi haberin olabildiğince geniş çapta bildirilmesi için, sadık takipçilerden oluşan bir grubu topladı ve onları bu işte eğitti. İlk olarak 12 elçisini görevlendirdi ve “onları Tanrı’nın krallığını duyurmak . . . . üzere gönderdi” (Luka 9:1, 2). Sonra 70 kişiyi daha şu mesajı bildirmek üzere gönderdi: “Tanrı’nın krallığı yaklaştı” (Luka 10:1, 8, 9). Bu öğrenciler dönüp, Krallığı duyurma işinde elde ettikleri başarıyı anlattıklarında İsa şu yanıtı verdi: “Şeytan’ı gökten bir şimşek gibi düşmüş görüyorum” (Luka 10:17, 18).
8. İsa’nın yaşamı açıkça neyi gösterdi?
8 İsa Krallık hakkında şahitlik etmek için var gücüyle çalıştı ve hiçbir fırsatı kaçırmadı. Gece gündüz uğraşıp didinerek durmadan çalıştı, hatta yaşamdaki doğal ihtiyaçlardan bile vazgeçti. “Tilkilerin inleri, gökteki kuşların tüneyecek yerleri var; fakat İnsanoğlunun başını yaslayacak bir yeri yok” dedi (Luka 9:58; Markos 6:31; Yuhanna 4:31-34). Ölümünden kısa bir süre önce Pontius Pilatus’un karşısında cesaretle şunları söyledi: “Ben bunun için doğdum, hakikate şahitlik etmek için dünyaya geldim” (Yuhanna 18:37). İsa’nın yeryüzüne geliş nedeni sadece büyük bir öğretmen olmak, mucizeler yapmak, hatta yalnızca özverili bir Kurtarıcı olmak değildi. Asıl geliş nedeni Yehova’nın egemenliğini desteklemek ve O’nun, bu isteğini Krallık aracılığıyla yerine getirecek güçte olduğuna şahitlik etmekti. Bunu tüm yaşamıyla gösterdi (Yuhanna 14:6).
“İşte Tamamlandı!”
9. Sonunda Şeytan, Tanrı’nın kadınının “zürriyeti”nin topuğuna saldırmayı nasıl başardı?
9 İsa’nın Krallıkla ilgili yaptıkları düşmanı İblis Şeytan’ın hoşuna gitmedi. Şeytan, kendi “zürriyeti”nin yeryüzündeki kısmı olan siyasal ve dinsel unsurlar aracılığıyla, defalarca Tanrı’nın kadınının “zürriyeti”ni susturma girişiminde bulundu. İsa, doğumundan yeryüzündeki yaşamının sonuna kadar Şeytan’ın ve işbirlikçilerinin hedefiydi. Sonunda, MS 33 yılının ilkbaharında İnsanoğlunun, düşmanın eline teslim edilme, yani topuğuna saldırılma vakti gelmişti (Matta 20:18, 19; Luka 18:31-33). İncil kayıtları, Yahuda İskariyot’tan başkâhinlere, yazıcılara, Ferisilere ve Romalılara kadar herkesin İsa’yı mahkûm etmek ve onu işkence direğinde ıstırap dolu bir şekilde öldürmek için Şeytan tarafından nasıl kullanıldığını açıkça gösterir (Elçiler 2:22, 23).
10. İsa işkence direğindeki ölümüyle öncelikle neyi başardı?
10 İsa’nın işkence direği üzerinde acılar içinde yavaş yavaş öldüğünü düşündüğünüzde aklınıza ne geliyor? Belki İsa’nın günahkâr insanlık uğruna özveriyle verdiği kurban niteliğindeki fidyeyi hatırlıyorsunuz (Matta 20:28; Yuhanna 15:13). Ya da Yehova’nın bu kurbanı sağlarken gösterdiği büyük sevgiye hayran kalıyor olabilirsiniz (Yuhanna 3:16). Belki de, kendinizi “bu kesinlikle Tanrı’nın Oğluydu” diyen Romalı yüzbaşı gibi hissediyorsunuz (Matta 27:54). Bunların hepsi kesinlikle uygun tepkiler. Diğer taraftan, İsa’nın işkence direğinde söylediği şu son sözleri düşünün: “İşte tamamlandı!” (Yuhanna 19:30). Tamamlanıp başarılan neydi? İsa yaşamıyla ve ölümüyle birçok şey başarmakla birlikte, yeryüzüne öncelikle Yehova’nın egemenlik davasını halletmek için gelmemiş miydi? Ve “zürriyet” olarak Şeytan’ın yüzünden çok acılar çekeceği, böylece Yehova’nın ismini tüm iftiralardan temizleyeceği bildirilmemiş miydi? (İşaya 53:3-7). Bunlar ağır sorumluluklardı, fakat İsa onları tam olarak yerine getirdi. Bu gerçekten bir başarıydı.
11. İsa, Aden’de bildirilen peygamberlik sözlerini tam olarak yerine getirmek için ne yapacak?
11 İsa sadakati ve vefasından dolayı insan olarak değil, “hayat veren ruh” olarak diriltildi (1. Korintoslular 15:45; 1. Petrus 3:18). Yehova’nın yüceltilmiş Oğluyla ilgili vaadi şuydu: “Ben düşmanlarını senin ayaklarına basamak koyuncıya kadar, sağımda otur” (Mezmur 110:1). Bu “düşmanlar” arasında baş suçlu Şeytan ve onun “zürriyeti”ni oluşturanların hepsi bulunuyor. Tanrı’nın Krallığının kralı olarak İsa Mesih, ruhi diyardaki ve yerdeki tüm isyancıları yok etme işine önderlik edecek (Vahiy 12:7-9; 19:11-16; 20:1-3, 10). Sonra Tekvin 3:15’teki peygamberlik sözleri ve İsa’nın, takipçilerine öğrettiği şu dua tam olarak yerine gelecek: “Krallığın gelsin. Gökte olduğu gibi yerde de Senin isteğin gerçekleşsin.” (Matta 6:10; Filipililer 2:8-11).
Bize Bir Örnek Bıraktı
12, 13. (a) Günümüzde Krallık hakkındaki iyi habere nasıl karşılık veriliyor? (b) Mesih’in izinden gitmek istiyorsak kendimize hangi soruları sormalıyız?
12 İsa’nın önceden bildirdiği gibi, günümüzde Krallıkla ilgili iyi haber birçok ülkede duyuruluyor (Matta 24:14). Sonuç olarak milyonlarca insan yaşamını Tanrı’ya adadı. Krallığın getireceği nimetler onları heyecanlandırıyor. Cennet yeryüzünde barış ve güvenlik içinde sonsuza dek yaşamayı özlemle bekliyorlar ve bu ümitlerini başkalarına sevinçle anlatıyorlar (Mezmur 37:11; 2. Petrus 3:13). Siz de Krallığın bu müjdecilerinden biri misiniz? Eğer öyleyse övgüye değer bir kişisiniz. Fakat her birimizin düşünmesi gereken başka bir şey daha var.
13 Elçi Petrus şöyle yazdı: “Mesih, . . . . onun izinden gidebilesiniz diye, sizin uğrunuzda acı çekerek size bir örnek bıraktı” (1. Petrus 2:21). Burada Petrus’un, İsa’nın duyuru işinde gösterdiği gayret ya da öğretme becerisinden değil, acı çektiğinden söz ettiğine dikkat edin. Bir görgü şahidi olarak Petrus, İsa’nın, Yehova’nın egemenliğine boyun eğmek ve Şeytan’ın bir yalancı olduğunu kanıtlamak uğruna acı çekmeye ne kadar istekli olduğunu iyi biliyordu. Öyleyse İsa’nın izinden nasıl gidebiliriz? Kendimize şunları sormalıyız: ‘Yehova’nın egemenliğini desteklemek ve onurlandırmak için acı çekmeye ne ölçüde istekliyim? Öncelik verdiğim konunun Yehova’nın egemenliğini desteklemek olduğunu davranışlarımla ve hizmetteki gayretimle gösteriyor muyum?’ (Koloseliler 3:17).
14, 15. (a) İsa yanlış tekliflere nasıl karşılık verdi? Neden? (b) Hangi davayı daima aklımızda tutmalıyız? (“Yehova’nın Tarafında Yer Alın” çerçevesini de müzakere edin).
14 Her gün küçük ya da büyük sınavlarla ve kararlarla karşı karşıya geliyoruz. Vereceğimiz karşılığı belirleyen etken ne olmalı? Örneğin, bir Hıristiyan olarak ruhi durumumuzu tehlikeye sokacak bir şey yapma ayartmasıyla karşı karşıya kaldığımızda, nasıl tepki göstermeliyiz? Petrus, İsa’ya “Tanrı esirgesin” dediğinde, İsa nasıl karşılık verdi? “Çekil karşımdan Şeytan!” dedi. “Senin aklında Tanrı’nın değil insanların düşünceleri var” (Matta 16:21-23). Daha fazla para kazanmamızı ve iş hayatında ilerlememizi sağlayacak, ancak ruhi durumumuzu olumsuz yönde etkileyecek fırsatlar sunulduğunda, İsa gibi karşılık veriyor muyuz? İsa, mucizelerini görenlerin “kendisini tutup kral yapmaya niyetli olduğunu” anlayınca onlardan hemen ayrıldı (Yuhanna 6:15).
15 İsa bu ve başka olaylarda neden böyle güçlü bir tepki gösterdi? Çünkü kişisel güvenliğinden veya çıkarlarından daha önemli bir şeyin söz konusu olduğunu net biçimde anlamıştı. Her ne pahasına olursa olsun, Babasının isteğini yapmak ve O’nun egemenliğini desteklemek istiyordu (Matta 26:50-54). O nedenle, eğer Yehova’nın egemenlik davasını İsa gibi daima aklımızda tutmazsak, uzlaşma ya da doğru olanı yapmama tehlikesi her zaman vardır. Çünkü Şeytan’ın sinsi oyunlarına kolayca yenik düşebiliriz; o, Havva’yı ayartırken yaptığı gibi, yanlış şeyleri hoş bir şeymiş gibi göstermekte ustadır (2. Korintoslular 11:14; 1. Timoteos 2:14).
16. Başkalarına yardım etmekteki asıl amacımız ne olmalı?
16 Hizmetimizde, insanlarla ilgilendikleri konularda konuşmaya ve onlara Mukaddes Kitabın yanıtlarını göstermeye çalışıyoruz. Bu, onlarda Mukaddes Kitap incelemesine ilgi uyandırmanın etkili bir yoludur. Fakat asıl amacımız sadece insanların Mukaddes Kitabın ne söylediğini ya da Tanrı’nın Krallığının hangi nimetleri getireceğini bilmelerine yardım etmek değildir. Onların gerçek meseleyi, yani Yehova’nın egemenlik davasını anlamasına yardım etmeliyiz. Acaba onlar gerçek Hıristiyanlar olmaya ve kendi ‘işkence direklerini’ taşımaya ve Krallık uğruna acı çekmeye istekli mi? (Markos 8:34). Onlar Yehova’nın egemenliğini destekleyenlerin saffına katılmaya ve Şeytan’ın bir yalancı ve iftiracı olduğunu kanıtlamaya hazır mı? (Süleyman’ın Meselleri 27:11). Kendimizin ve başkalarının Yehova’nın egemenliğinin tarafında yer almasına yardım etmek bizim için bir ayrıcalıktır (1. Timoteos 4:16).
Tanrı “Herkesin Her Şeyi” Olduğunda
17, 18. Yehova’nın egemenliğini desteklediğimizi gösterirsek, hangi muhteşem zamanı özlemle bekleyebiliriz?
17 Yehova’nın egemenliğini desteklediğimizi davranışlarımız ve hizmetimizle göstermek için şimdi elimizden geleni yaparken, İsa Mesih’in “krallığı Babası olan Tanrı’ya teslim” edeceği zamanı özlemle bekleyebiliriz. Bu ne zaman olacak? Elçi Pavlus şöyle açıklıyor: “[Mesih] tüm yönetimleri, makamları ve iktidarları sona erdir[diğinde] . . . . çünkü Tanrı tüm düşmanlarını ayaklarının altına serene dek onun kral olarak saltanat sürmesi gerekir. . . . . Oğul kendisi de her şeyi onun yetkisine verenin yönetimine boyun eğecektir ki, Tanrı herkesin her şeyi olsun” (1. Korintoslular 15:24, 25, 28).
18 Tanrı “herkesin her şeyi” olduğunda, gerçekten muhteşem bir zaman olacak. Krallık, görevini başarıyla yerine getirmiş olacak. Yehova’nın egemenliğine muhalefet edenlerin hepsi ortadan kaldırılmış olacak. Tüm evren yeniden barış ve düzene kavuşmuş olacak. Mezmur yazarının sözlerindeki gibi, tüm yaratılış şunu söyleyecek: “İsminin izzetini RABBE verin; . . . . Milletler arasında diyin: RAB saltanat sürüyor” (Mezmur 96:8, 10).
-