-
Kimlerdir?Yehova’nın Şahitleri Kimlerdir?
-
-
Kimlerdir?
YEHOVA’NIN ŞAHİTLERİNİN arzusu, kendilerini daha yakından tanımanızdır. Komşularınız arasında ya da iş çevrenizde onlara rastlamış ya da başka bir yerde onlarla karşılaşmış olabilirsiniz. Kapınıza geldiklerinde kendileriyle kısaca konuşmuş ya da onları herhangi bir yerde insanlara dergi sunarken görmüş olabilirsiniz.
Aslında, Yehova’nın Şahitleri sizinle ve iyiliğinizle ilgileniyorlar. Dostunuz olmak ve sizlere kendileri, inançları, teşkilatları, içinde yaşadığımız dünya ve insanlarla ilgili düşünceleri hakkında daha fazla bilgi vermek istiyorlar. Elinizdeki küçük kitabı bu amaçla, sizler için hazırladılar.
Yehova’nın Şahitleri birçok yönden diğer insanlar gibidirler. Herkes gibi onların da ekonomik, fiziksel ve duygusal sorunları vardır. Ne Tanrı’dan özel vahiy alırlar, ne de kusursuz ve yanılmazdırlar; bu nedenle onlar da zaman zaman hatalar yaparlar. Ama yaşadıkları deneyimlerden ders almaya çalışır ve kendilerinde gerekli düzeltmeleri yapabilmek için Mukaddes Kitabı gayretle incelerler. Tanrı’nın isteklerini yerine getirmek üzere kendilerini O’na adamışlardır ve bu adaklarına uygun yaşarlar. Yaptıkları her işte Tanrı’nın Sözünün ve mukaddes ruhunun kendilerine yol göstermesini dilerler.
İnançlarının insan fikirleri veya kalıplaşmış iman ikrarları yerine, Mukaddes Kitaba dayanması onlar için çok önemlidir. İlhamla şunları yazan elçi Pavlus’la aynı görüştedirler: “Her insan yalancı çıksa da O’nun [Tanrı’nın] doğru söylediği anlaşılsın” (Romalılar 3:4). İnsanlara hakikatmiş gibi sunulan öğretilere gelince, Şahitler eski Verialılar’ın elçi Pavlus’un vaazını dinlediklerinde izledikleri yolu tamamen doğru bulurlar. Onlar “Kendilerine anlatılanların doğruluğunu her gün Kutsal Yazılardan dikkatle araştırarak sözü büyük istekle kabul ettiler” (Elçiler 17:11). Yehova’nın Şahitleri, kendileri veya başkaları tarafından savunulan bütün dinsel öğretilerin ilham edilmiş Kutsal Yazılara uygun olup olmadığının araştırılması gerektiğine inanırlar. Sizi, kendileriyle yaptığınız sohbetlerde bunu yapmaya davet, hatta teşvik ederler.
Yehova’nın Şahitlerinin Mukaddes Kitabın Tanrı’nın Sözü olduğuna inandıkları bundan da bellidir. Tevrat, Zebur ve İncil’den oluşan Mukaddes Kitabın 66 kitabının da Tanrı tarafından ilham edilmiş ve tarihsel bakımdan doğru olduğuna inanırlar. Genelde Yeni Ahit diye adlandırılan kısma Yunanca Kutsal Yazılar, Eski Ahit diye adlandırılan kısma ise İbranice Kutsal Yazılar derler. Hem Yunanca hem de İbranice Kutsal Yazıların doğruluğuna tamamen güvenir; mecazi veya simgesel olduğu açıkça belli deyişler ya da durumlar dışında, orada yazılanları kelimelerin gerçek anlamlarıyla ele alırlar. Mukaddes Kitabın önceden bildirdiği olayların birçoğunun gerçekleşmiş, bir kısmının ise gerçekleşme yolunda olduğunu ve yine bir kısmının da ilerde gerçekleşeceğini bilirler.
İSİMLERİ
Yehova’nın Şahitleri mi? Evet, kendilerini böyle adlandırırlar. Bu, onların hem Yehova, hem de O’nun Tanrılığı ve amaçları hakkında şahitlikte bulunduklarını gösteren tanımlayıcı bir isimdir. “Tanrı”, “Rab”, “Yaratıcı”; bunlar da “Başkan”, “Kral”, “General” gibi birer unvandır ve bu unvanlar başka kişilere de verilebilir. Ama “Yehova” evrenin Yaratıcısı, Mutlak Güce Sahip Tanrı’nın özel ismidir. Bunu Çıkış 3:15’te görebiliriz: ‘Yehova O’nun ebedi ismidir.’
Yehova (ya da bazı bilginlerin ve çevirmenlerin tercihine göre Yahve) ismi, orijinal İbranice Kutsal Yazılarda yaklaşık 7.000 kere geçer. Mukaddes Kitabın çevirilerinin çoğunda bu isim görülmez, onun yerine “Allah”, “Tanrı” ya da “Rab” kullanılmıştır. Bununla birlikte, bu çevirilerde Yehova yerine kullanılan sözcükler –TANRI, RAB– büyük harflerle yazılmıştır. Bu sayede okuyucu, orijinal İbranice metinde Yehova adının geçtiği yerleri saptayabilir. Bazı modern çevirilerde ise ya Yehova ya da Yahve ismi kullanılır. Türkçe Kitabı Mukaddes’in İşaya 42:8 ayetinde şunu okuyoruz: “Ben Yehovayım, ismim odur.”
Yehova’nın Şahitlerinin isimlerini dayandırdıkları ayet İşaya’nın 43. bölümünde geçer. Bu bölümde, dünya sahnesi bir mahkeme salonu olarak betimlenir. Bütün ulusların tanrılarına, haklı olduklarını iddia ettikleri davalarını kanıtlayabilmek üzere ya şahitlerini getirmeleri ya da Yehova’ya şahitlik edenleri dinleyip hakikati kabul etmeleri için çağrıda bulunulur. Orada Yehova Kendisine hizmet edenlere şunu bildirir: “RAB diyor: Siz şahitlerim, ve seçtiğim kulumsunuz, ta ki, bilip bana inanasınız ve ben o olduğumu anlıyasınız; benden önce Allah olmadı, ve benden sonra olmıyacak. Ben, ben RAB’İM; ve benden başka kurtarıcı yoktur” (İşaya 43:10, 11).
Yehova Tanrı’nın, İsa’nın doğumundan önceki binlerce yıl boyunca da yeryüzünde şahitleri vardı. İbraniler kitabının 11. bölümünde bu imanlı kişilerin bazılarının adları sayıldıktan sonra, İbraniler 12:1’de şunlar deniyor: “Böyle büyük bir şahitler bulutu çevremizi kuşattığına göre, biz de her türlü ağırlığı ve bizi kolayca saran günahı üzerimizden atalım ve önümüze konulan koşuyu tahammülle koşalım.” İsa Pontius Pilatus’a “ben bunun için doğdum, hakikate şahitlik etmek için dünyaya geldim” demişti. O, “sadık ve gerçek şahit” diye adlandırılır (Yuhanna 18:37; Vahiy 3:14). İsa öğrencilerine şunları dedi: “Kutsal ruh üzerinize dökülünce güç kazanacaksınız; Yeruşalim’de, bütün Yahudiye’de, Samiriye’de ve yeryüzünün uçlarına dek şahitlerim olacaksınız” (Elçiler 1:8).
Bu nedenle, bugün 230’u aşkın ülkede, Yehova’nın gökte Mesih İsa yönetiminde kurulan Krallığına ilişkin iyi haberi bildiren 6.000.000 kadar kişi, Yehova’nın Şahitleri olarak adlandırılmalarının yerinde olduğunu düşünüyor.
-
-
Çağımızdaki Gelişme ve BüyümeleriYehova’nın Şahitleri Kimlerdir?
-
-
Çağımızdaki Gelişme ve Büyümeleri
YEHOVA’NIN ŞAHİTLERİNİN modern tarihi yüz yılı aşkın bir süre önce başladı. 1870’lerin başında şimdi Pittsburgh’un (Pennsylvania, ABD) bir bölgesi olan Allegheny’de o zamanlar pek dikkat çekmeyen bir grup Mukaddes Kitabı incelemeye girişti. Charles Taze Russell bu grubun öncülüğünü yapıyordu. Temmuz 1879’da Zion’s Watch Tower and Herald of Christ’s Presence dergisinin ilk sayısı çıktı. 1880’e doğru Mukaddes Kitabı inceleyen bu küçük grup sayesinde yakın eyaletlerde birçok cemaat kurulmuştu. 1881’de Zion’s Watch Tower Tract Society oluşturuldu ve 1884’te Russell’ın başkanlığında tüzel bir kişilik kazandı. Derneğin ismi sonradan Watch Tower Bible and Tract Society olarak değiştirildi. Birçok kişi evden eve gidip Mukaddes Kitaba dayalı yayınlar sunarak şahitlik yapıyordu. Bu işe bütün vaktini ayıranların sayısı 1888’de 50 idi, bugünse dünya çapında ortalama 700.000 kadardır.
1909’a doğru bu iş uluslararası bir boyut kazandı ve Teşkilatın merkez bürosu Brooklyn’de (New York) bugün bulunduğu yere taşındı. Basılı vaazlar gazetelere veriliyordu; 1913 yılı geldiğinde bunlar Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve Avrupa’da çıkan binlerce gazetede, dört dilde yayımlanıyordu. Yüz milyonlarca büyük ve küçük kitap ile el ilanı dağıtılmıştı.
1912 yılında “Yaratılışın Fotodramı” üzerinde çalışmalar başladı. Bu yapıtta, seslendirilen slaytlar ve hareketli resimlerle, yeryüzünün yaratılışından Mesih’in Bin Yıllık Hükümdarlığının sonuna kadar geçen zaman içindeki olaylar gösteriliyordu. Bu yapıt 1914’te gösterime girdi ve her gün 35.000 kişi tarafından izlendi. “Yaratılışın Fotodramı” sesli filmlerin öncüsü oldu.
YIL 1914
Kritik bir zaman yaklaşıyordu. Mukaddes Kitabı inceleyen Charles Taze Russell’ın 1876’da yazdığı “Milletlerin Zamanları: Ne Zaman Sona Eriyor?” başlıklı makale, Brooklyn’de (New York) çıkan Bible Examiner dergisinin ekim sayısında yayımlandı. Sayfa 27’de “Yedi vakit MS 1914’te sona erecektir” deniyordu. Milletlerin Zamanları, başka bir çeviride “milletlerin dönemi” olarak geçiyor. (Luka 21:24) Gerçi olması beklenen her olay 1914’te gerçekleşmediyse de, o, Milletlerin Zamanlarının sonunu işaretleyen ve özel anlam taşıyan bir yıldı. 1914’ün insanlık tarihinde bir dönüm noktası olduğunu birçok tarihçi ve yorumcu da kabul eder. Aşağıdaki alıntılar bunu gösteriyor:
“Tarihteki tamamen ‘normal’ sayılan son yıl, I. Dünya Savaşı’nın başlamasından önceki 1913 yılıydı” (Washington, D.C.’de yayımlanan 13 Mart 1949 tarihli Times-Herald’ın başmakalesi).
“İki dünya savaşıyla soğuk savaşı içeren 1914 ile 1989 arasındaki 75 yıllık dönem gitgide daha çok tarihçi tarafından dünyanın büyük bir kısmının ya savaştığı, ya savaşın yol açtığı yıkımı onarmaya çalıştığı ya da savaşa hazırlandığı tamamen farklı bir çağ, eşi benzeri görülmemiş bir zaman olarak görülüyor” (7 Mayıs 1995 tarihli The New York Times).
“I. Dünya Savaşı başlayınca bütün dünya gerçekten altüst oldu, bunun nedenini bugün bile bilmiyoruz. Ondan önce insanlar için ütopya ufukta belirmiş gibiydi. Barış ve refah vardı. Sonra her şey altüst oldu. O zamandan bu yana adeta tüm yaşamsal işlevlerimiz durdu. . . . . Bu yüzyılda, bütün tarih boyunca öldürülenlerden çok daha fazla insan öldürüldü” (Dr. Walker Percy, 21 Kasım 1977’de yayımlanan American Medical News).
Alman devlet adamı Konrad Adenauer 1914’ten 50 yıldan fazla bir zaman sonra şunları yazdı: “Güvenlik ve huzur, 1914’ten beri insanların hayatından çıktı” (Cleveland’da [Ohio] yayımlanan, 20 Ocak 1966 tarihli The West Parker).
C. T. Russell 1916 yılında öldü ve ertesi yıl Joseph F. Rutherford teşkilatın başkanı olarak onun görevini devraldı. Bu dönemde birçok değişiklik oldu. The Watchtower’a kardeş dergi olarak The Golden Age (bugünkü adı Awake!) yayımlandı. (Şimdi 80’den fazla dilde basılan bu derginin tirajı 20.000.000’un üstündedir.) Evden eve şahitlik etme işine daha fazla önem verildi. İsa’yı takip eden bu kimseler Hıristiyan Âleminin mezheplerinden tamamen farklı olduklarını göstermek amacıyla, 1931 yılında Yehova’nın Şahitleri adını aldılar. Bu isim İşaya 43:10-12’ye dayanır.
Teşkilat, 1920’ler ve 1930’larda radyoyu şahitlik işinde geniş çapta kullandı. 1933’e doğru, Mukaddes Kitaba dayalı vaazlar yayımlamak üzere 403 radyo istasyonu kullanılıyordu. Sonraları, radyo kullanımı, yerini Şahitlerin giderek artırdıkları evden eve yapılan ziyaretlere bıraktı. Bu ziyaretlerde insanlara, portatif gramofonlardan Mukaddes Kitaba dayalı konuşmaların ses kayıtları dinletiliyordu. Mukaddes Kitabın hakikatine ilgi gösterenlerle evlerinde Mukaddes Kitap incelemeleri yapılmaya başlandı.
MAHKEMELERDE KAZANILAN ZAFERLER
Şahitler 1930’lu ve 1940’lı yıllarda faaliyetleri nedeniyle birçok kez tutuklandılar. Konuşma, basın, toplanma ve tapınma özgürlüklerinin korunabilmesi için mahkemelerde büyük mücadele verdiler. Amerika Birleşik Devletleri’nde, Şahitlerin alt mahkeme kararlarını temyize götürmeleri, ABD Yüksek Mahkemesinden 43 lehte karar almalarıyla sonuçlandı. Benzer şekilde, başka ülkelerdeki yüksek mahkemelerden de olumlu kararlar çıktı. Mahkemelerde kazanılan bu zaferler açısından, Profesör C. S. Braden These Also Believe adlı kitabında Şahitler hakkında şunları dedi: “Onlar yurttaşlık haklarının korunması uğrunda yaptıkları mücadeleyle demokrasiye olağanüstü bir hizmette bulunmuş oldular, çünkü Amerika’daki tüm azınlık gruplarının haklarının güvence altına alınmasında büyük payları oldu.”
ÖZEL EĞİTİM PROGRAMLARI
J. F. Rutherford 1942’de öldü ve onun görevini N. H. Knorr devraldı. Yoğun bir eğitim programı başlatıldı. 1943’te Gilead programı yürürlüğe girdi. O zamandan bu yana, daha önce hiçbir cemaatin olmadığı ülkelerde cemaatler oluştu. Bugün de, cemaat ihtiyarlarını, bürolardaki gönüllü çalışanları ve şahitlik işine bütün vakitlerini ayıranları (öncüleri) eğitmek üzere zaman zaman özel kurslar açılmaktadır. New York’taki, Patterson Eğitim Merkezi’nde de özel eğitim verilmektedir.
N. H. Knorr 1977’de öldü. Ölümünden önce teşkilatta onun katılımıyla yapılan son değişikliklerden biri, Brooklyn’deki merkezde bulunan Yönetim Kurulunun genişletilmesiydi. 1976’da yönetimle ilgili sorumluluklar, Yönetim Kurulunun, hizmet konusunda yılların deneyimine sahip üyelerinden oluşan çeşitli heyetler arasında bölüştürüldü.
BASIMEVLERİNİN GENİŞLETİLMESİ
Yehova’nın Şahitlerinin modern tarihi çarpıcı olaylarla doludur. Geçmişte 1870 yılında Pennsylvania’da Mukaddes Kitabı incelemeye başlayan tek bir küçük gruptan, 2000 yılına doğru Şahitlerin dünya çapında 90.000’e yakın cemaati oluştu. Başlangıçta tüm yayınlar ticari firmalarda basılıyordu. Sonra, 1920’de Şahitler bazı yayınlarını kiralık matbaalarda bastılar. 1927’den itibaren Watchtower Bible and Tract Society of New York, Inc.’in mülkü olan, Brooklyn’deki (New York) sekiz katlı basımevinde çok daha fazla yayın üretilmeye başlandı. Şimdi bu iş başka basımevlerini ve bir büro kompleksini de kapsayacak şekilde genişletilmiş durumdadır. Brooklyn’deki merkez büronun yakınında, basımevlerinde çalışan gönüllü işçilerin kaldıkları konutlar bulunuyor. Buna ek olarak, New York eyaletinin kuzeyindeki Wallkill yakınlarında çiftlik ve matbaadan oluşan bir tesis işletilmektedir. Orada Watchtower ve Awake! dergileri basılmakta ve farklı yerlerdeki bu tesislerde hizmet edenler için bazı gıda maddeleri üretilmektedir. Ayrıca her gönüllü işçi sadece masraflarını karşılamak için çok küçük bir ödenek alır.
ULUSLARARASI İBADETLER
İlk büyük ibadet 1893’te Chicago, Illinois’te (ABD) düzenlendi. Ona 360 kişi katıldı ve 70 kişi vaftiz edildi. Dünyanın tek bir yerinde yapılan uluslararası büyük ibadetlerin sonuncusu 1958’de New York Kentinde düzenlendi. Bunun için hem Yankee Stadyumu hem de o zamanlar var olan Polo Grounds kullanıldı. Katılım zirvesi 253.922, vaftiz edilenlerin sayısıysa 7.136’ydı. O zamandan bu yana birçok ülkede, dizi halinde uluslararası ibadetler düzenleniyor. Böyle bir ibadet dizisi sonucunda küre çapında toplam bin kadar ibadet yapılmış oluyor.
[Sayfa 8’deki pasaj]
Özgürlük uğruna dikkat çekici bir hizmet
[Sayfa 6’daki resim]
Bir zamanlar tek bir dilde 6.000 adet basılan dinsel dergileri, şimdi 132’den fazla dilde 22.000.000’dan fazla adet basılıyor
[Sayfa 7’deki resim]
İnsanlık tarihinde bir dönüm noktası
[Sayfa 10’daki tam sayfa resim]
-
-
Nelere İnanırlar?Yehova’nın Şahitleri Kimlerdir?
-
-
Nelere İnanırlar?
YEHOVA’NIN ŞAHİTLERİ, göklerin ve yerin Yaratıcısı, Mutlak Güce Sahip Tanrı Yehova’ya inanırlar. İçinde yaşadığımız evrendeki, son derece karmaşık tasarımlı harikaların varlığı mantıken, tüm bunların üstün zekâlı, güçlü bir Yaratıcı tarafından meydana getirildiğini gösterir. İnsanın nitelikleri işlerine yansıdığı gibi, aynı durum Yehova Tanrı için de söz konusudur. Mukaddes Kitaba göre, “O’nun görünmez nitelikleri, . . . . Tanrılığı, dünyanın yaratılışından bu yana açıkça görülüyor.” Aynı zamanda, “gökler Allahın izzetini beyan eder” ve bunu tek kelime etmeden, sessizce yapar (Romalılar 1:20; Mezmur 19:1-4).
İnsan, kilden çanak çömlek yaparken de, televizyon ya da bilgisayar yaparken de, bir amaca sahiptir. Yeryüzü, üzerindeki bitkiler ve hayvanlar ise bunlardan çok daha harikadır. Trilyonlarca hücresiyle insan bedeninin yapısına akıl erdiremeyiz. Düşünme merkezi beynimiz de akıl sır ermeyecek kadar şahanedir! Eğer insan nispeten önemsiz buluşlarını bile bir amaçla yapmışsa, Yehova Tanrı da hayranlık uyandıran eserlerini hiç kuşkusuz amaçsızca meydana getirmemiştir. Süleyman’ın Meselleri 16:4 Yehova’nın ‘her şeyi gayesi için yarattığını’ söyler.
Yehova yeryüzünü bir amaçla meydana getirdi. Bu, ilk insan çiftine söylediği şu sözlerden anlaşılabilir: “Semereli olun, ve çoğalın, ve yeryüzünü doldurun . . . . denizin balıklarına, ve göklerin kuşlarına, ve yer üzerinde hareket eden her canlı şeye hâkim olun” (Tekvin 1:28). Bu çift, itaatsiz olduklarından, dünyayı, hem doğruluk standartlarına uyacak hem de bitkileriyle ve hayvanlarıyla tüm yeryüzüne sevgiyle bakacak ailelerle doldurmayı başaramadı. Ama onların başarısızlığı Yehova’nın amacını boşa çıkarmıyor. Bu olaydan binlerce yıl sonra şunlar yazıldı: ‘RAB, dünyaya şekil veren, onu boşuna yaratmadı. . . . . Üzerinde oturulsun diye ona şekil verdi.’ “Dünya ebediyen duruyor”, yok edilemez (İşaya 45:18; Vaiz 1:4). Yehova’nın yeryüzüyle ilgili amacı gerçekleşecek: “Öğüdüm duracak, ve bütün muradımı yapacağım” (İşaya 46:10).
Bu nedenle Yehova’nın Şahitleri, dünyanın ebediyen duracağına ve Yehova’nın onu güzelleştirilmiş, oturulabilir duruma getirme amacına uyan insanların, ölmüş olanların da, yeryüzünde sonsuza dek yaşayabileceğine inanırlar. Tüm insanlık Âdem ve Havva’dan kusurluluğu miras aldı, o halde hepimiz günahkârız (Romalılar 5:12). Mukaddes Kitap “günahın ödediği ücret ölümdür” der. “Yaşıyanlar biliyorlar ki, öleceklerdir; fakat ölüler bir şey bilmezler.” “Suç işliyen can, ölecek olan odur” (Romalılar 6:23; Vaiz 9:5; Hezekiel 18:4, 20). Öyleyse, ölüler nasıl tekrar yaşayıp yeryüzünün nimetlerinden yararlanabilir? Bu ancak Mesih İsa’nın fidyesi sayesinde olabilir, çünkü o şunları dedi: “Dirilme ve yaşam benim. Bana iman eden ölse de hayata gelir.” “Mezarlarda olan herkesin onun sesini işitip çıkacağı zaman geliyor” (Yuhanna 5:28, 29; 11:25; Matta 20:28).
Bu nasıl olacak? İsa’nın yeryüzündeyken duyurusunu başlattığı ‘krallığın iyi haberinde’ bu açıklanıyor (Matta 4:17-23). Ama Yehova’nın Şahitleri bugün iyi haberi çok özel bir yolla vaaz ediyorlar.
[Sayfa 13’teki çizelge]
YEHOVA’NIN ŞAHİTLERİ NELERE İNANIRLAR?
İnançları Kutsal Yazılara Dayanan Nedeni
Mukaddes Kitap Tanrı’nın 2. Tim. 3:16, 17;
Sözüdür ve hakikattir 2. Pet. 1:20, 21; Yuhn. 17:17
Mukaddes Kitap geleneklerden Mat. 15:3; Kol. 2:8
çok daha güvenilirdir
Tanrı’nın ismi Yehova’dır Mezm. 83:18; İş. 26:4; 42:8; Çık. 6:3
Mesih Tanrı’dan daha aşağı Mat. 3:17; Yuhn. 8:42; 14:28; 20:17;
konumdadır 1. Kor. 11:3; 15:28
Mesih Tanrı’nın yaratıklarının ilkidir Kol. 1:14; Vah. 3:14
Mesih haç üzerinde değil, Gal. 3:14; Elçi. 5:30
bir direk üzerinde öldü
Mesih’in insan hayatı, itaatli Mat. 20:28; 1. Tim. 2:5, 6;
insanlar için fidye olarak 1. Pet. 2:24
ödenen bir bedeldi
Mesih tek kurban olarak yeterliydi Rom. 6:10; İbr. 9:25-28
Mesih ölümsüz bir ruh olarak diriltildi 1. Pet. 3:18; Rom. 6:9; Vah. 1:17, 18
Mesih şimdi bir ruh olarak Yuhn. 14:19; Mat. 24:3;
hazır bulunuyor 2. Kor. 5:16; Mezm. 110:1,2
Şimdi ‘sonun vaktindeyiz’ Mat. 24:3-14; 2. Tim. 3:1-5; Luka 17:26-30
Mesih’in yönetimindeki Krallık İş. 9:6, 7; 11:1-5; Dan. 7:13, 14;
yeryüzüne barış ve adaletle hükmedecek Mat. 6:10
Gökteki Krallık yeryüzüne ideal yaşam Mezm. 72:1-4;
koşulları getiriyor Vah. 7:9,10, 13-17; 21:3, 4
Yeryüzü hiçbir zaman yok Vaiz 1:4; İş. 45:18;
olmayacak ve boş kalmayacak Mezm. 78:69
Tanrı bugünkü ortamı Armagedon Vah. 16:14, 16; Tsef. 3:8;
savaşında ortadan kaldıracak Dan. 2:44;İş. 34:2; 55:10, 11
Kötüler sonsuza dek yok olacak Mat. 25:41-46; 2. Sel. 1:6-10
Tanrı’nın onayladığı insanlar Yuhn. 3:16; 10:27, 28; 17:3;
sonsuz yaşam alacak Mar. 10:29, 30
Hayata götüren sadece tek bir yol vardır Mat. 7:13, 14; Efes. 4:4, 5
İnsan, Âdem’in günahı yüzünden ölüyor Rom. 5:12; 6:23
İnsan canı ölümle yok olur Hez. 18:4; Vaiz 9:10; Mezm. 6:5; 146:4; Yuhn. 11:11-14
Ölüler diyarı insanlığın ortak mezarıdır Eyub 14:13; Vah. 20:13, 14
Ölülerin dirilme ümidi var 1. Kor. 15:20-22; Yuhn. 5:28, 29; 11:25, 26
Âdem’den miras alınan ölüm kalkacak 1. Kor. 15:26, 54; Vah. 21:4; İş. 25:8
Sadece “küçük sürü”yü oluşturan Luka 12:32; Vah. 14:1, 3;
144.000 kişi göğe gidip Mesih’le 1. Kor. 15:40-53; Vah. 5:9, 10
birlikte saltanat sürüyor
144.000’ler Tanrı’nın ruhi oğulları 1. Pet. 1:23; Yuhn. 3:3;
olarak yeniden doğarlar Vah. 7:3, 4
Ruhi İsrail’le yeni bir ahit yapıldı Yer. 31:31; İbr. 8:10-13
Cemaatin temeli Mesih’tir Efes. 2:20; İş. 28:16; Mat. 21:42
Dualar Mesih aracılığıyla yalnızca Yuhn. 14:6, 13, 14;
Yehova’ya yöneltilmelidir 1. Tim. 2:5
Tapınmada resim ve heykel kullanılmaz Çık. 20:4, 5; Lev. 26:1; 1. Kor. 10:14; Mezm. 115:4-8
Ruhçuluktan kaçınılmalıdır Tesn. 18:10-12; Gal. 5:19-21; Lev. 19:31
Şeytan, dünyanın görünmez yöneticisidir 1. Yuhn. 5:19; 2. Kor. 4:4; Yuhn. 12:31
İsa’nın bir takipçisi dinlerarası 2. Kor. 6:14-17; 11:13-15;
kaynaşma akımlarında yer almaz Gal. 5:9; Tesn. 7:1-5
İsa’nın bir takipçisi dünyadan ayrı Yak. 4:4; 1. Yuhn. 2:15;
kalmalıdır Yuhn. 15:19; 17:16
Tanrı’nınkilerle çelişmeyen ülke Mat. 22:20, 21;
yasalarına itaat edilmelidir 1. Pet. 2:12; 4:15
Bedene ağızdan veya damardan kan Tek. 9:3, 4; Lev. 17:14;
almak Tanrı’nın yasalarına aykırıdır Elçi. 15:28, 29
Mukaddes Kitabın ahlakla ilgili 1. Kor. 6:9, 10; İbr. 13:4;
yasalarına itaat edilmelidir 1. Tim. 3:2; Sül. 5:1-23
Sebt gününü tutma emri yalnızca Tesn. 5:15; Çık. 31:13;
Yahudiler’e verildi ve Musa Rom. 10:4; Gal. 4:9, 10;
Kanunuyla birlikte son buldu Kol. 2:16, 17
Ruhban sınıfı ve özel unvanlar Mat. 23:8-12; 20:25-27;
uygun değildir Eyub 32:21, 22
İnsan evrim sonucu oluşmadı, yaratıldı İş. 45:12; Tekv. 1:27; Mat. 19:4
Mesih, Tanrı’ya hizmet ederken 1. Pet. 2:21; İbr. 10:7;
izlenmesi gereken bir örnek bıraktı Yuhn. 4:34; 6:38
Suya tamamen batırılarak yapılan Mar. 1:9, 10; Yuhn. 3:23; Elçi. 19:4, 5
vaftiz, vakfın simgesidir
İsa’nın takipçileri Kutsal Yazılardaki Rom. 10:10; İbr. 13:15; İş. 43:10-12
hakikati herkese sevinçle ilan ederler
[Sayfa 12’deki resim]
YERYÜZÜ Yehova tarafından insanın ebediyen oturması ve ona bakması için yaratıldı
-
-
Duymanızı İstedikleri İyi HaberYehova’nın Şahitleri Kimlerdir?
-
-
Duymanızı İstedikleri İyi Haber
İSA yeryüzündeyken öğrencileri gelip ona “hazır bulunuşunun ve bu ortamın sonunun alameti ne olacak?” diye sordular. İsa cevap olarak, çok sayıda ulusu içine alan savaşların, açlık, salgın hastalık ve depremlerin olacağını, kanunsuzluğun artacağını, sahte din öğretmenlerinin birçok kişiyi saptıracağını, gerçek takipçilerinin nefret ve zulüm göreceğini, birçok insanda adalet sevgisinin soğuyacağını söyledi. Bunlar olmaya başladığında, Mesih’in görünmez olarak hazır bulunduğu ve Gökteki Krallığın çok yakın olduğu belli olacaktı. Bu, insanlara verilecek iyi bir haberdi. Böylece İsa, ‘alametin’ bir özelliğini daha sözlerine ekledi: “Krallık hakkındaki bu iyi haber, dünyanın her yerinde bütün milletlere şahitlik amacıyla duyurulacak ve son o zaman gelecek” (Matta 24:3-14).
Son zamanlarda dünyada gelişen olaylar kötü olmakla birlikte, güzel bir gerçeğe, Mesih’in hazır bulunduğuna işarettir. Yukarıda sözü geçen olaylar, önceden geniş çapta duyurulduğu gibi 1914 yılında ortaya çıkmaya başladı. Bunlar, Milletlerin Zamanlarının son bulduğunu ve insan yönetiminden Mesih’in Binyıllık (Milenyum) Hükümdarlığına geçiş döneminin başladığını gösterdi.
Bir geçiş döneminin olacağı, Mezmur 110:1, 2 ve Vahiy 12:7-12’de belirtilmişti. Bu ayetlerde Mesih’in, Kral olacağı zamana dek gökte Tanrı’nın sağında oturacağı yazılıdır. O zaman gökte çıkacak savaş, Şeytan’ın yeryüzüne atılması, bunun sonucunda yere felaket getirmesi ve Mesih’in düşmanlarının ortasında saltanat sürmesiyle sonuçlanacaktı. Armagedon savaşında doruğa varacak “büyük sıkıntı”da kötülük tamamen ortadan kaldırılacak ve bunu Mesih’in barış içinde sürecek Binyıllık Hükümdarlığı izleyecek (Matta 24:21, 33, 34; Vahiy 16:14-16).
Mukaddes Kitap “şunu bil ki” der, “son günlerde çetin ve bunalımlı bir dönem gelecek. Çünkü insanlar, kendini seven, parayı seven, böbürlenen, kibirli, küfürbaz, ana baba sözü dinlemeyen, nankör, vefasız, insan sevgisinden yoksun, uzlaşmaz, iftiracı, özdenetimden yoksun, azgın, iyilik düşmanı, hain, dikbaşlı, gururlu, Tanrı yerine zevki seven, Tanrı’ya bağlı gibi görünüp, yaşamlarıyla böyle bir bağlılığın gücünü inkâr ettiklerini gösteren kişiler olacaklar; böylelerinden sakın” (2. Timoteos 3:1-5).
Bu olguların tarihte daha önceleri de görüldüğünü ileri sürenler olabilirse de, hiçbir zaman şimdiki boyutlara varmadığı bir gerçektir. Tarihçilerin ve yorumcuların da söylediği gibi, yeryüzünde 1914’ten bu yana yaşanana benzer bir zaman hiç olmadı. (7. sayfaya bakın.) Felaketler şimdiye kadar hiç görülmemiş derecede yaygındır. Ayrıca, Mesih’in son günlerin alameti olarak verdiği başka özellikler açısından da şu gerçekleri göz önüne almak gerekir: Dünya çapında, Gökteki Krallığın ve Mesih’in hazır bulunuşunun duyurusu tarihte hiç bu denli geniş çapta yapılmadı. Yehova’nın Şahitlerine vaaz etme faaliyetleri nedeniyle yapılan zulmün bugüne dek benzeri görülmedi. Yüzlercesi Nazi toplama kamplarında idam edildi. Bazı ülkelerde faaliyetleri hâlâ yasaktır. Başka yerlerdeyse tutuklanıyor, hapsediliyor, işkence ediliyor ve öldürülüyorlar. Bütün bunlar İsa’nın verdiği alametin bir özelliğidir.
Vahiy 11:18’de önceden bildirildiği gibi, milletler Yehova’nın sadık şahitlerine karşı “gazaba geldi” ve bu durum, Yehova’nın bu milletlere karşı “gazabını” ifade edeceğine işaret eder. Aynı ayet, Tanrı’nın ‘yeryüzünü mahvedenleri mahvedeceğini’ söyler. Yeryüzünde hayatın devamının tehlikeye düşürüldüğü bir zaman tarihte bundan önce hiç görülmedi. Oysa şimdi durum farklıdır. Birçok bilim adamı yeryüzünün, kirletilmeye devam edildiği takdirde oturulamaz hale geleceği konusunda uyarıda bulundu. Ama Yehova ona ‘üzerinde oturulsun diye şekil verdi’ ve yeri kirletenler onu tamamen harap etmeden, Kendisi bunu yapanları ortadan kaldıracak (İşaya 45:18).
GÖKTEKİ KRALLIĞIN YERYÜZÜNE GETİRECEĞİ NİMETLER
İnsanların Tanrı’nın Gökteki Krallığının tebaası olarak yeryüzünde yaşayacağı fikri, Mukaddes Kitaba inandığı halde, kurtulanların hepsinin gökte bulunduğunu düşünen birçok kimseye garip gelebilir. Mukaddes Kitap sadece sınırlı sayıda insanın göğe gittiğini, yeryüzünde sonsuza dek yaşayacak olanlarınsa sınırsız sayıda, büyük bir kalabalık oluşturacağını gösterir (Mezmur 37:11, 29; Vahiy 7:9; 14:1-5). Kutsal Yazıların Daniel kitabındaki bir peygamberlikte, Tanrı’nın Mesih’in yönetimindeki bu Krallığının, yeryüzünü tümüyle denetimi altına alıp onun üzerinde saltanat süreceği gösteriliyor.
O peygamberlikte, Mesih’in Gökteki Krallığı Yehova’nın simgesel egemenlik dağından kesilen bir taşla betimleniyor. Bu taş, yeryüzünün güçlü devletlerini simgeleyen bir heykeli vurup parçalıyor ve ‘heykeli vurmuş olan taş büyük bir dağ olup bütün dünyayı dolduruyor.’ Peygamberlik şöyle devam ediyor: “O kıralların günlerinde göklerin Allahı ebediyen harap olmıyacak bir kırallık kuracak, ve onun hâkimiyeti başka bir kavma bırakılmıyacak; ancak bu kırallıkların hepsini o parçalıyacak ve bitirecek, ve kendisi ebediyen duracak” (Daniel 2:34, 35, 44).
Yehova’nın Şahitleri size, Gökteki bu Krallık ve Kutsal Yazılarda bulunan, arındırılmış, güzelleştirilmiş bir yeryüzünde sonsuza dek yaşama ümidi hakkında bilgi vermek istiyorlar. Şimdi yaşayan milyonlarca ve mezarda bulunan milyarlarca kişi orada ebediyen oturma fırsatına sahiptir. O zaman Mesih İsa’nın Binyıllık Hükümdarlığının yönetimi altında, Yehova’nın başlangıçta yeryüzünü yaratıp ilk insan çiftini oraya koymaktaki amacı gerçekleşecek. Yeryüzündeki bu Cennet hiçbir zaman sıkıcı olmayacak. Âdem’e, Aden bahçesinde çalışma görevi verilmişti. Aynı şekilde, insanlığa da üzerindeki bitki ve hayvanlarla birlikte yeryüzüne bakma işi verilecek. Onlar “kendi ellerinin işini eskitecekler” (İşaya 65:22; Tekvin 2:15).
İsa’nın öğrettiği “Krallığın gelsin. Gökte olduğu gibi yerde de Senin isteğin gerçekleşsin” duası yanıtlandığında var olacak koşullar birçok ayetten gösterilebilir (Matta 6:10). Ama şimdilik şu ayet yeterli: “Tahttan güçlü bir ses duydum: ‘İşte, Tanrı’nın çadırı insanlarladır. Kendisi onlarla birlikte oturacak, O’nun toplumu olacaklar. Tanrı da onlarla olacak. Gözlerinden bütün gözyaşlarını silecek. Artık ölüm olmayacak, artık matem, feryat ve acı da olmayacak. Önceki şeyler geçti.’ Tahtta oturan şöyle dedi: ‘Her şeyi yeni yapıyorum.’ Ayrıca, ‘Yaz, çünkü bu sözler güvenilir ve doğrudur’ diye ekledi” (Vahiy 21:3-5).
[Sayfa 15’deki pasaj]
“Çetin ve bunalımlı bir dönem” olacak
VE “son o zaman gelecek”
[Sayfa 18’deki resim]
Hollanda
[Sayfa 18’deki resim]
Nijerya
-
-
İyi Haberi İnsanlarla Paylaşma YollarıYehova’nın Şahitleri Kimlerdir?
-
-
İyi Haberi İnsanlarla Paylaşma Yolları
İSA’NIN TAKİPÇİLERİ ‘bütün milletlerden insanları öğrenci olarak yetiştirme’ emri altındadırlar; ama bu, baskı kullandıkları ya da başkalarına zorla dinlerini benimsetmeye çalıştıkları anlamına gelmez. İsa’nın görevi, ‘yumuşak huylu olanlara iyi haberi bildirmek’, “yüreği kırık olanları” ve “bütün yaslıları teselli” etmekti (Matta 28:19; İşaya 61:1, 2; Luka 4:18, 19). Yehova’nın Şahitleri Mukaddes Kitaptan iyi haberi bildirerek aynı şekilde davranmaya çaba gösterirler. Eskiden peygamber Hezekiel’in yaptığı gibi, onlar da bugün, ‘yapılmakta olan bütün mekruh işlerden ötürü inleyip figan edenleri’ bulmaya çalışırlar (Hezekiel 9:4).
Günümüz koşullarından üzüntü duyanları bulmak için kullandıkları yolların en bilineni evden eve gitmektir. Böylece, İsa’nın, ‘şehir şehir, köy köy bolaşıp Tanrı’nın krallığını müjdelediği’ gibi, onlar da herkese erişebilmek üzere gerçek bir çaba gösterirler. Onun ilk öğrencileri de aynısını yapmışlardı (Luka 8:1, 2; 9:1-16; 10:1-9). Günümüzde, Yehova’nın Şahitleri mümkün olan yerlerde her evi yılda birkaç kez ziyaret etmeye ve ev sahipleriyle bazı ilginç yerel ve güncel konular üzerinde birkaç dakika konuşmaya çaba gösterirler. Ev sahibini düşündürecek bir iki ayet okuyabilir, eğer o ilgi gösterirse, daha etraflıca sohbet edebilmek için kendisini uygun bir zamanda tekrar ziyaret etmek üzere randevu alabilirler. Ev sahibine Mukaddes Kitap ve onu açıklayıcı yayınlar sunar ve arzu ettiği takdirde onunla hiçbir ücret almadan Mukaddes Kitabı incelerler. Dünyanın her tarafında milyonlarca kişi ya tek başına ya da ailesiyle birlikte Mukaddes Kitaptan düzenli olarak böyle yararlı incelemeler yapıyor.
Ayrıca yerel salonlarda düzenledikleri ibadetler yoluyla da ‘Krallığın iyi haberini’ başkalarına bildirmektedirler. Şahitler bu salonlarda haftalık ibadetler düzenlerler. Bu ibadetlerin birinde, güncel bir konu üzerinde umumi bir konuşma sunulur ve ardından, Gözcü Kulesi dergisinin yardımıyla Mukaddes Kitaptan bir tema veya peygamberlik incelenir. Diğer bir ibadet ise, Şahitlerin iyi haberi duyurmakta beceri kazanmaları amacıyla yapılan bir eğitim programıdır ve ardından yerel sahada yapılan şahitlik işini konu alan bir kısım gelir. Ayrıca, Şahitler haftada bir evlerde küçük gruplar halinde toplanıp Mukaddes Kitabı incelerler.
Bütün bu ibadetler halka açıktır. Para toplanmaz. Bu ibadetler herkese yararlıdır. Mukaddes Kitap şunu der: “Sevgi ve iyi işler için gayretlendirmek üzere birbirimize dikkat edelim. Dolayısıyla, bazılarının alışkanlık edindiği gibi, toplantılarımızı ihmal etmeyelim, tersine birbirimizi teşvik edelim ve günün yaklaştığını gördükçe bunu daha da çok yapalım.” Kişisel inceleme ve araştırma gereklidir, ama başkalarıyla bir araya gelmek de kamçılayıcıdır. “Demir demiri biler; ve adam da dostunun yüzünü biler” (İbraniler 10:24, 25; Süleyman’ın Meselleri 27:17).
Şahitler günlük yaşamlarında da temasta oldukları başka insanlarla iyi haberi konuşmak için çıkan fırsatları değerlendirirler. Bir komşuyla ya da bindikleri otobüsteki, uçaktaki bir yolcuyla karşılıklı birkaç söz ederken, bir dost veya bir akrabayla sohbet sırasında, ya da yemek saatinde bir iş arkadaşıyla konuşurken böyle bir fırsat çıkabilir. İsa yeryüzündeyken şahitlik işinin büyük bir kısmını bu yolla yerine getirmişti. Sahilde yürürken, bir dağ yamacında otururken, birinin evinde yemekteyken, düğündeyken, tekneyle Celile Gölü’nde yolculuk ederken bunu yapmıştı. Havralarda ve Yeruşalim’deki (Kudüs) mabette de öğretim vermişti. Gittiği her yerde Tanrı’nın Gökteki Krallığı hakkında konuşma fırsatları buldu. Yehova’nın Şahitleri bu konuda da onu izlemeye çalışırlar (1. Petrus 2:21).
SÖYLEDİKLERİNİ KENDİ ÖRNEKLERİYLE DESTEKLİYORLAR
İyi haberi bildiren kişi öğrettiklerini kendisi uygulamıyorsa, mesajı iletmek üzere kullandığı bu yollardan hiçbiri bir anlam ifade etmez. Bir insanın söylediğinin tersini yapması ikiyüzlülüktür ve dinsel ikiyüzlülük milyonlarca kişiyi Mukaddes Kitaptan uzaklaştırmıştır. Ama bundan Mukaddes Kitabı sorumlu tutmak doğru olmaz. Yazıcılar ve Ferisiler İbranice Kutsal Yazılara sahiptiler, ama İsa onları ikiyüzlü olmakla suçladı. Onların Musa Kanununu okuduklarını söyledikten sonra öğrencilerine şunları dedi: “Size söyledikleri her şeyi yapın ve uygulayın. Fakat onların yaptıklarını yapmayın, çünkü onlar söylerler, ama yapmazlar” (Matta 23:3). İsa’nın bir takipçisinin dürüst yaşamıyla verdiği örnek saatlerce vaaz etmesinden çok daha ikna edicidir. Kendi inançlarını paylaşmayan biriyle evli kadınlara, kocaları hakkında söylenen şu sözler bunu belirtiyor: “Söze itaatsiz olanlar, sizin davranışlarınızla söz söylenmeden kazanılabilsin” (1. Petrus 3:1, 2).
Bu nedenle, Yehova’nın Şahitleri’nin iyi haberi başkalarına çekici kılma çabalarının bir yönü de, İsa’nın takipçileri olarak başkalarına tavsiye ettikleri bir davranışta kendilerinin örnek olmasıdır. “İnsanların size nasıl davranmasını istiyorsanız, siz de onlara öyle davranın” sözüne uyarlar (Matta 7:12). Sadece diğer Şahitlere, dostlarına, komşularına, akrabalarına değil, herkese böyle davranmaya gayret ederler. Kusurlu olduklarından, her zaman yüzde yüz başarılı olamazlar. Sadece Gökteki Krallığın iyi haberini bildirerek değil, mümkün olduğunda yardım elini uzatarak da herkese candan iyilik yapmak isterler (Yakub 2:14-17).
[Sayfa 19’daki resim]
Hawaii
[Sayfa 19’daki resim]
Venezuela
[Sayfa 19’daki resim]
Yugoslavya
[Sayfa 20’deki resimler]
İbadet Salonları, Mukaddes Kitabın incelendiği, kullanışlı şekilde tasarlanmış yerlerdir
[Sayfa 21’deki resimler]
Şahitler, savundukları ilkeleri kendi aile yaşamlarında ve başkalarıyla ilişkilerinde içtenlikle uygulamaya çalışırlar
-
-
İyi Haberin Toplum İçin Pratik DeğeriYehova’nın Şahitleri Kimlerdir?
-
-
İyi Haberin Toplum İçin Pratik Değeri
GÜNÜMÜZ dünyasında, “İsa’nın verdiği ilkelerin uygulanabilir olmadığı, bugünün karmaşık toplumunda işlemeyeceği” görüşünün ifade edildiğini sık sık duyarız. Oysa Hindu önder Mohandas K. Gandhi ile Hindistan’daki eski İngiliz Genel Vali Lord Irwin arasında geçtiği söylenen konuşmada çok daha farklı bir düşünce dile getirilmişti. Söylendiğine göre Lord Irwin, Gandhi’ye Büyük Britanya ile Hindistan arasındaki sorunların çözümüyle ilgili düşüncelerini sormuştu. Gandhi bir Mukaddes Kitap alıp Matta’nın beşinci bölümünü açmış ve şunları demişti: “Sizin ülkenizle benimki, Mesih’in bu Dağdaki Vaazı’nda verdiği öğretilere dayanarak bir araya geldikleri zaman, sadece ülkelerimizin değil, bütün dünyanın sorunlarını da çözmüş olacağız.”
Bu vaazda ruhi değerlere bağlı, yumuşak huylu, barışçı, merhametli, adaletsever olmaktan söz edilir. Sadece adam öldürmek değil, başkalarına öfkelenmek de; sadece zina değil, şehvetli düşünceler de mahkûm edilir. Yuvaların yıkılmasına, çocukların mağdur olmasına yol açan sorumsuzca boşanmalar yerilir. ‘Bizi sevmeyenleri de sevmemiz, ihtiyaçta olanlara vermemiz, başkalarını merhametsizce yargılamamamız, başkalarına kendimize davranılmasını istediğimiz gibi davranmamız’ söylenir. Bütün bu öğütler, uyulduğu takdirde çok büyük yararlar sağlar. Toplumda ne kadar çok kişi bunları uygularsa, toplum o denli iyiye gider.
Yehova’nın Şahitleri bu yönde olumlu bir etkiye sahiptir. Mukaddes Kitap onlara evliliğe saygı göstermelerini öğretir. Çocuklarını doğru ilkelerle eğitirler. Ailenin önemi üzerinde ısrarla dururlar. Birleşmiş aileler toplum ve devlet için bir nimettir. Tarih, aile bağları zayıflayıp ahlaksızlık çoğaldığında çöken dünya güçlerinin örnekleriyle doludur. Yehova’nın Şahitleri ne kadar çok kişi ve aileyi İsa’nın ilkeleri doğrultusunda yaşamaya yöneltirse, toplumda çocuk suçları, ahlaksızlık, ağır suçlar o denli azalır.
Toplumun ve devletin başına dert olan en büyük sorunlardan biri ırksal önyargıdır. Oysa, elçi Petrus şunu dedi: “Şunu kesinlikle anlıyorum ki, Tanrı taraf tutmuyor, her millette Kendisinden korkan ve doğruluktan ayrılmayan kişi O’nun gözünde makbuldür.” Pavlus ise şunu yazdı: “Mesih İsa’da hepiniz bir olduğunuzdan, aranızda Yahudi ve Yunanlı, köle ve özgür, erkek ve kadın ayrımı yoktur” (Elçiler 10:34, 35; Galatyalılar 3:28). Yehova’nın Şahitleri bunu kabul ederler. Onların dünya merkezinde, bürolarında ve cemaatlerinde her ırktan, her renkten insan, birlikte yaşayıp birlikte çalışır.
Afrika’da bazı kabileler bir araya geldiklerinde mutlaka çatışırlar. Oysa Yehova’nın Şahitlerinin Afrika’daki büyük ibadetlerinde birçok farklı kabileden insan tam bir uyum içinde ve sıcak, dostça bir havada hep birlikte yemek yer, uyur ve ibadetlerini yaparlar. Hükümet memurları bunu gördüklerinde hayretler içinde kalırlar. İsa’nın öğretilerinin birleştirici etkisine bir örnek olarak, New York’ta yayımlanan 2 Ağustos 1958 tarihli Amsterdam News’daki yoruma bakalım. Bu yorum, New York Kentinde daha önce söz edilen 250.000’den fazla Şahidin katıldığı uluslararası büyük ibadetteki gözlemlere dayanılarak yapıldı.
“Her yerde, dünyanın her tarafından, her toplumsal düzeyden gelen zenciler, beyazlar ve Doğulular sevinçle, özgürce kaynaşmışlardı. 120 ülkeden gelen Şahitler barış içinde birlikte yaşayıp birlikte tapınarak bunun ne kadar kolayca yapılabildiğini Amerikalılar’a gösterdiler. Bu büyük ibadet, insanların nasıl birlikte çalışıp birlikte yaşayabildiğini gösteren şahane bir örnektir.”
Birçokları, İsa’nın ilkelerinin bu çağdaş dünyada uygulanamayacağını söyleyebilir. Oysa bu ilkelerden daha yararlı bir şey olabilir mi? Bu ilkeler şimdi toplumunuzda uygulandığı takdirde gerçek bir değer ifade eder ve Tanrı’nın Gökteki Krallığının yönetimi altında da ‘her milletin, her kabilenin, her halkın’ dünya çapında birleşmesinde esas olacaktır (Vahiy 7:9, 10).
[Sayfa 23’teki pasaj]
Her ırktan ve renkten insan birlikte çalışıyor
[Sayfa 24’teki pasaj]
İsa’nın ilkeleri yaşamda uygulanabilir. Bundan daha yararlı bir yol olabilir mi?
-
-
Dünya Çapında Sahip Oldukları Teşkilat ve Yaptıkları İşlerYehova’nın Şahitleri Kimlerdir?
-
-
Dünya Çapında Sahip Oldukları Teşkilat ve Yaptıkları İşler
BUGÜN 230’dan fazla ülkede yapılan şahitlik işini yönlendiren bir teşkilat düzeni var. Yönlendirme genel anlamda, Yönetim Kurulu tarafından sağlanmaktadır. Bu Kurul her yıl dünyanın çeşitli yerlerindeki büro temsilcileriyle görüş alışverişinde bulunması için sorumlu kişiler gönderir. Bürolarda, yaklaşık üç ila yedi kişiden oluşan Temsil Heyetleri vardır. Bu heyetler sorumlulukları altındaki ülkelerde yapılan işi gözetir. Bazı bürolarda basımevleri bulunur ve bu basımevlerinin bir kısmında yüksek hızla çalışan rotatif baskı makineleri kullanılır. Her büronun hizmet ettiği ülke veya yöre, bölgelere, bu bölgeler de çevrelere bölünür. Her çevrede 20 kadar cemaat bulunur. Bölge gözetmeni, bölgesindeki çevreleri dönüşümlü olarak ziyaret eder. Her çevrede, özel ibadet ve çevre ibadeti olmak üzere yılda iki büyük ibadet yapılır. Ayrıca bir de çevre gözetmeni vardır. O da çevresindeki her cemaati genelde yılda iki kez ziyaret edip o cemaate ayrılan sahadaki Şahitlerin teşkilatlanmasına ve duyuru işini yürütmelerine yardımcı olur.
Yerel cemaatin ibadet salonu o toplumda iyi haberin yayıldığı merkezdir. Her cemaatin baktığı alan küçük sahalara bölünür. Ve her Şahit bu sahalardan birindeki tüm evleri ziyaret edip, ev halkıyla konuşma görevini üstlenir. Bazı cemaatler nispeten az sayıda Şahitten oluşurken, bazılarında Şahit sayısı 200’ü bulur; ancak hepsinde çeşitli görevlere atanmış ihtiyarlar vardır. Yehova’nın Şahitlerinin teşkilatında iyi haberi duyuran her kişinin yaşamsal bir rolü vardır. İster dünya merkezinde, ister bürolarda veya cemaatlerde hizmet ediyor olsun, her Şahit başkalarıyla Tanrı’nın Gökteki Krallığı hakkında konuşarak, tarla faaliyeti denen bu işe katılır.
Bu faaliyete ilişkin raporlar, sonunda dünya merkezine gönderilir ve her yıl 1 Şubat tarihli Gözcü Kulesi dergisinde bir istatistik çizelgesi yayımlanır. Bu yayın her yıl, Yehova ve O’nun Mesih İsa yönetimindeki Gökteki Krallığıyla ilgili şahitlik işinde başarılanlara ilişkin ayrıntılı haberler verir. İsa’nın ölümünün anılması amacıyla düzenlenen yıllık ibadete katılan Şahit ve ilgi gösterenlerin sayısı son yıllarda 14.000.000’a yaklaştı. Yehova’nın Şahitleri iyi haberi duyurmak üzere yılda 1.000.000.000’dan fazla saat harcarlar ve 300.000’den fazla kişi vaftiz edilir. Dağıttıkları yayınların sayısı yüz milyonlara ulaşır.
-
-
Sundukları Mesajla İlgilenenlerin Sık Sordukları SorularYehova’nın Şahitleri Kimlerdir?
-
-
Sundukları Mesajla İlgilenenlerin Sık Sordukları Sorular
Tanrı sevgiyse, kötülüğe neden izin veriyor?
TANRI kötülüğe izin verdi ve yeryüzünde milyonlarca kişi bile bile kötülük ediyor. Örneğin, milletler birbirine savaş ilan ediyor, çocukların üzerine bombalar atılıyor, yeryüzü harap ediliyor, insanlar açlığa itiliyor. Milyonlarca insan sigara içip akciğer kanserine yakalanıyor, zina yapıp cinsel yolla bulaşan hastalıklar kapıyor, aşırı derecede içki içip siroz oluyor; daha neler neler sayılabilir. Böyle kimseler tüm kötülüklerin durmasını aslında istemiyorlar. Onların istediği sadece bunların cezasız kalması. Ektiklerini biçtiklerinde, “Neden bu benim başıma geldi?” diye feryat ediyorlar. Ve Tanrı’yı suçluyorlar. Süleyman’ın Meselleri 19:3’te denildiği gibi: “İnsan çılgınlıklarıyla hayatını mahvedip sonra RABBE karşı kin besler.” (The New English Bible) Tanrı kötü eylemlerini durdursaydı, bu sefer de hareket özgürlükleri ellerinden gitti diye tepki gösterirlerdi.
Yehova’nın kötülüklere izin vermesinin esas nedeni, Şeytan’ın iddiasını cevaplamaktır. İblis Şeytan, Tanrı’nın yeryüzüne yerleştirdiği hiçbir insanın sıkıntılar karşısında Kendisine sadık kalamayacağını iddia etti (Eyub 1:6-12; 2:1-10). Yehova Şeytan’ın, iddiasını ispatlama fırsatına sahip olabilmesi için hayatta kalmasına izin veriyor (Çıkış 9:16). Şeytan iddiasını ispatlamaya çalışırken insanların Tanrı’ya sırt çevirmesini sağlamak üzere başlarına felaketler getirmeye devam ediyor (Vahiy 12:12). Ne var ki, Eyub bütünlüğünü korudu. İsa da bunu yaptı. Şimdi de İsa’nın gerçek takipçileri bunu yapıyor (Eyub 27:5; 31:6; Matta 4:1-11; 1. Petrus 1:6, 7).
Yeryüzündeki cennette insanların sonsuza dek yaşayacağına inanmak isterdim, ama bu, gerçek olamayacak kadar güzel bir düş değil mi?
Mukaddes Kitaba göre değil. İnsanlık yüzyıllardır kötülüğü bildiğinden, bu, gerçek olamayacak kadar güzel bir düş olarak görünüyor. Yehova yeryüzünü yarattı ve insana onu, üzerindeki bitkilere ve hayvanlara bakacak, harap etmek yerine güzelliğini koruyacak dürüst kadın ve erkeklerle doldurmasını söyledi. (12. ve 17. sayfalara bakın.) Vaat edilen bu Cennet gerçek olamayacak kadar güzel bir düş değildir, ama içinde bulunduğumuz üzücü durum devam edemeyecek kadar berbattır. Bunun yerini Cennet alacak.
Mukaddes Kitabı alaya alıp onun bilimdışı ve efsane olduğunu söyleyenlere nasıl cevap verebilirim?
Bu vaatlere inanmak saflık değildir. “İman işitilen şeyin sonucudur.” Tanrı’nın Sözü incelendiğinde hikmeti anlaşılır, böylece iman artar (Romalılar 10:17; İbraniler 11:1).
Arkeoloji, Mukaddes Kitabın birçok kısmının tarihsel doğruluğunu kanıtlar. Gerçek bilim Mukaddes Kitaba uygundur. Bilginlerin keşfinden çok önceleri, dünyanın gelişme döneminde sırayla geçtiği evreler, Yer’in yuvarlak olduğu ve hiçbir şeyin üzerinde durmaksızın boşlukta asıldığı, kuşların göç ettiği gibi gerçekler Mukaddes Kitapta kayıtlıydı (Tekvin bölüm 1; İşaya 40:22; Eyub 26:7; Yeremya 8:7).
Mukaddes Kitabı Tanrı’nın ilham ettiği, kitapta önceden bildirilen olayların (peygamberliklerin) gerçekleşmesinden görülür. Daniel dünya güçlerinin yükselişinin ve düşüşünün yanı sıra Mesih’in geleceği ve öldürüleceği zamanı da çok önceden bildirdi (Daniel 2. ve 8. bölümler; 9:24-27). Günümüzde de, yaşadığımız zamanı “son günler” olarak tanıtan daha başka peygamberlikler gerçekleşiyor (2. Timoteos 3:1-5; Matta 24. bölüm). Olayları böyle önceden bilmek insanın gücünün ötesindedir (İşaya 41:23). Daha fazla kanıt için, Yehova’nın Şahitleri tarafından yayımlanan Mukaddes Kitap—İnsanın mı, Yoksa Tanrı’nın mı Sözü? ve Sizinle İlgilenen Bir Yaratıcı Var mı? kitaplarına bakın.
Mukaddes Kitap hakkında sorulan soruları yanıtlamayı nasıl öğrenebilirim?
Mukaddes Kitabı inceleyip onun üzerinde derin düşünmeli, aynı zamanda yol göstermesi için Tanrı’nın ruhunu dilemelisiniz (Süleyman’ın Meselleri 15:28; Luka 11:9-13). Mukaddes Kitap “eğer içinizde hikmeti eksik biri varsa” der, “herkese cömertçe ve azarlamadan veren Tanrı’dan dilemeye devam etsin, kendisine verilecektir” (Yakub 1:5). Ayrıca Mukaddes Kitabı incelerken başvurmaya değer yardımcı yayınlar da var. Filipus’un Habeşli bir memurla birlikte yaptığı incelemeden görüldüğü gibi, genelde başkalarının yardımına gerek vardır (Elçiler 8:26-35). Yehova’nın Şahitleri ilgi gösterenlerle evlerinde ücretsiz olarak Mukaddes Kitabı incelerler. Bu hizmeti istemekte kendinizi serbest hissedin.
Yehova’nın Şahitlerine karşı koyanlar ve bana onlarla inceleme yapmamamı söyleyenler neden bu kadar çok?
İsa’nın duyuru işine karşı konuldu ve o, takipçilerine de karşı konulacağını söyledi. Bazı kimseler onun öğretilerinden etkilendiğinde, dinsel muhalifler onlara şu sert karşılığı verdiler: “‘Yoksa sizi de mi aldattı?’ dediler. ‘Bakın, yöneticilerden ya da Ferisilerden ona iman eden kimse var mı?’” (Yuhanna 7:46-48; 15:20). Şahitlerle inceleme yapmamanızı öğütleyenlerin çoğu, onlar hakkında ya yanlış bilgiye sahiptir ya da önyargılıdır. Şahitlerle Mukaddes Kitabı inceleyin ve bunun sonucunda Tanrı’nın Sözü konusunda anlayışınızın artıp artmadığına kendiniz karar verin (Matta 7:17-20).
Şahitler, zaten bir dini olan insanların kapısını neden çalıyorlar?
Onlar bunu İsa’nın örneğini izledikleri için yaparlar. İsa Yahudiler’e gitti. Yahudiler’in kendi dinleri vardı, ama bu din birçok yönden Tanrı’nın Sözünden saptırılmıştı (Matta 15:1-9). Bugün de her milletin kendine göre bir dini var. Kimisi sözde Hıristiyan, kimisiyse diğer dinlerden birine mensup. İnsanların inançlarının Tanrı’nın Sözüne uygun olması son derece önemlidir ve Şahitlerin, onlara bu yönde yardımcı olmak üzere gösterdiği çabalar aslında komşu sevgisinden kaynaklanır.
Şahitler kendi dinlerinin tek doğru din olduğuna mı inanıyorlar?
Dinini ciddiye alan bir kimse, onun en doğru din olduğunu düşünür. Aksi halde ona neden inansın? İsa’nın takipçilerine şu tembihte bulunuluyor: “Her şeyin önce doğruluğunu araştırın ve iyi olana yapışın” (1. Selanikliler 5:21). İnsan, inançlarının Kutsal Yazılarca desteklendiğinden emin olmalıdır, çünkü sadece tek bir hakiki iman vardır. Efesoslular 4:5 “Efendi bir, iman bir ve vaftiz birdir” diyerek bunu doğrular. İsa, birçok yol, birçok din olmasına karşın hepsinin kurtuluşa götürdüğünü ileri süren günümüzün kayıtsız görüşüne karşıydı. Tersine o, “hayata giden kapı dar ve yol sıkışıktır; bu yolu bulanlar azdır” dedi. Yehova’nın Şahitleri bunu bulduklarına inanırlar. Aksi halde başka din ararlardı (Matta 7:14).
Sadece kendilerinin kurtulacağına mı inanıyorlar?
Hayır. Yüzyıllarca önce yaşamış, Yehova’nın Şahidi olmayan milyonlarca kişi diriltilerek geri gelecek ve yaşama fırsatına sahip olacak. Şimdi yaşamakta olan birçok kişi de “büyük sıkıntı” gelmeden önce hakikatten ve adaletten yana tavır alıp kurtuluş kazanabilir. Üstelik, İsa birbirimizi yargılamamamızı söyledi. Biz dış görünüşe bakarız; Tanrı ise yüreğe bakar. O baktığında hatasız, doğru olarak görür ve merhametle yargılar. Hükmetme işini bize değil, İsa’ya bıraktı (Matta 7:1-5; 24:21; 25:31).
Yehova’nın Şahitlerinin ibadetlerine katılanlardan ne gibi bir bağış beklenir?
Para bağışları konusunda elçi Pavlus şunu dedi: “Gönülsüzce ya da zorlamayla değil, herkes yüreğinde kararlaştırdığı gibi versin, çünkü Tanrı sevinçle vereni sever” (2. Korintoslular 9:7). Yehova’nın Şahitlerinin ibadet salonlarında veya büyük ibadetlerin yapıldığı salonlarda para toplanmaz. Kanunun izin verdiği ülkelerde, bağışta bulunmak isteyenlerin bunu rahatça yapabilmesi için bağış kutuları konulmuştur. Başkalarının ne verip vermediğini hiç kimse bilmez. Bazıları diğerlerinden daha fazla verebilecek, bazılarıysa hiçbir şey veremeyecek durumdadır. İsa Yeruşalim’deki mabedin hazine kutusu ve bağışta bulunanlar hakkındaki fikrini söylediğinde doğru görüşü belirtti: Önemli olan paranın miktarı değil, kişinin maddi gücünün elverdiği ölçüde gösterdiği cömertlik ruhudur (Luka 21:1-4).
Yehova’nın Şahidi olursam, benden de onlar gibi vaaz etmem beklenecek mi?
Mesih’in Gökteki Krallığının yönetimi altında yeryüzündeki Cennette yaşama vaadi hakkındaki bilgiyle dolan kişi bunu başkalarıyla paylaşmak ister. Siz de isteyeceksiniz. Bu sevinç veren bir haberdir (Elçiler 5:41, 42).
Bunu yapmak İsa Mesih’in öğrencisi olduğunu göstermenin önemli bir yoludur. O, Mukaddes Kitapta “sadık ve gerçek şahit” diye adlandırılır. Yeryüzündeyken ‘göklerin krallığı yaklaştı’ diyerek vaaz ediyordu ve öğrencilerini aynısını yapmaya gönderdi (Vahiy 3:14; Matta 4:17; 10:7). Sonra, takipçilerine “gidin bütün milletlerden insanları öğrencim olarak yetiştirin” emrini verdi. Ayrıca son gelmeden önce “krallık hakkındaki bu iyi haberin, dünyanın her yerinde bütün milletlere şahitlik amacıyla duyurulaca”ğını da önceden bildirdi (Matta 24:14; 28:19, 20).
Bu iyi haberi duyurmanın birçok yolu vardır. Dostlarla ve tanıdıklarla sohbetler genelde buna fırsat yaratır. Bazıları mektupla ya da telefonla bunu yapar. Başkaları tanıdıklarına genelde ilgilerini çekeceğini düşündükleri konular içeren yayınlar postalar. Şahitler haberi işitmeyen kimse kalmamasını istediklerinden, evden eve giderek de mesajı bildirirler.
Mukaddes Kitapta şu sıcak çağrı bulunuyor: “Ruh ve gelin, ‘Gel!’ demeyi sürdürüyorlar. Bunu duyan herkes ‘Gel!’ desin. Susayan gelsin. Dileyen ücretsiz olarak hayat suyu alsın” (Vahiy 22:17). Yeryüzündeki Cennet ve getireceği nimetler hakkında başkalarıyla konuşmak, bu iyi haberi paylaşma arzusuyla dolu yürekten gelen, gönüllü bir iş olarak yapılmalıdır.
Yehova’nın Şahitleri ve inançları hakkında başka sorularınızın da olduğundan eminiz. Bazı soruların üzerinde uzun uzun konuşmak gerekebilir. Sorularınızı yanıtlamak istiyoruz. Bu küçük kitapta yerimiz kısıtlı olduğundan, sizden bunları yörenizdeki Şahitlere sormanızı rica ediyoruz. Bunu onların ibadet salonlarında ya da sizi evinizde ziyaret ettiklerinde yapabilirsiniz. Ya da sorularınızı 2. sayfadaki adrese yazabilirsiniz.
-
-
Sizi Davet EdiyoruzYehova’nın Şahitleri Kimlerdir?
-
-
Sizi Davet Ediyoruz
Bu küçük kitap aracılığıyla sizinle konuşmaktan sevinç duyduk. Yehova’nın Şahitleri hakkında daha fazla bilgi edinmekten memnun kaldığınızı umuyoruz. Yerel ibadet salonumuza gelip İbadetlerimizi nasıl yaptığımızı görün. Başkalarıyla Mesih’in Gökteki Krallığı altında yeryüzünde kurulacak cennete ilişkin iyi haberi nasıl paylaşmaya gayret ettiğimizi izleyin.
Bu Tanrı’nın vaadidir. “O’nun vaadine dayanarak, yeni gökler ve yeni bir yer bekliyoruz” (2. Petrus 3:13). Bu sözlerin söylenmesinden bu yana yüzyıllar geçti. Bekleyiş dönemi bitmek üzere. Dünya durumu bunu doğruluyor.
Elçi Pavlus “günün yaklaştığını gördükçe” diyor, “sevgi ve iyi işler için gayretlendirmek üzere birbirimize dikkat edelim” (İbraniler 10:24, 25). Sizi Pavlus’un öğüdüne kulak verip ibadetlerimize katılmaya davet ediyoruz.
-