-
İsa’nın Takipçileri Ruhla ve Hakikatle TapınırlarGözcü Kulesi—2002 | 15 Temmuz
-
-
Bu soruları yanıtlayabilmek için, İsa’nın ilk takipçileri üzerinde odaklanıp Kutsal Yazılara dayalı hakikati şu üç noktada inceleyelim: (1) İnançlar, (2) tapınma şekli ve (3) kişisel davranış.
Hakikat ve İnançlar
14, 15. İsa’nın ilk takipçilerinin ve Yehova’nın Şahitlerinin Kutsal Yazılara yönelik tutumu hakkında ne diyeceksiniz?
14 İsa’nın ilk takipçileri Yehova’nın yazılı Sözüne büyük değer verirlerdi. (Yuhanna 17:17) İnanç ve uygulamalar konusunda standart olarak daima bu Sözü alırlardı. İkinci ve üçüncü yüzyıllar arasında yaşamış İskenderiyeli Clemens şunu demişti: “Mükemmelliğe erişmeye uğraşanlar, inançlarına Kutsal Yazılardan kanıt buluncaya dek hakikati aramaktan vazgeçmeyecekler.”
15 İsa’nın ilk takipçileri gibi Yehova’nın Şahitleri de Mukaddes Kitaba büyük değer verirler. ‘Her kutsal Yazının Tanrı tarafından ilham edildiğine ve öğretmek için yararlı’ olduğuna inanırlar. (II. Timoteos 3:16) Bu nedenle, şimdi İsa’nın ilk takipçilerinin inançlarından bazılarını inceleyelim ve bunu, Yehova’nın günümüzdeki hizmetçilerinin Mukaddes Kitabı başlıca kitapları olarak kullanmaları sonucunda öğrendiklerini göz önünde tutarak yapalım.
Can Hakkındaki Hakikat
16. Can konusunda hakikat nedir?
16 İsa’nın ilk takipçileri, Kutsal Yazılarda söylenenlere inandıklarından, can konusunda hakikati öğrettiler. Âdem’in Tanrı tarafından yaratıldığında ‘yaşayan bir can’ haline geldiğini biliyorlardı. (Tekvin 2:7) Ayrıca, insan canının öldüğünü de kabul ediyorlardı. (Hezekiel 18:4; Yakub 5:20) ‘Ölülerin bir şey bilmediğinden’ de haberleri vardı.—Vaiz 9:5, 10.
17. Ölüler için hangi ümit var?
17 Yine de, İsa’nın ilk öğrencileri Tanrı’nın belleğindeki ölülerin kesinlikle diriltileceğine, yaşama geri döndürüleceğine inanıyorlardı. Pavlus bu inancını şu sözlerle dile getirdi: “Hem doğru kişilerin hem doğru olmayanların ölümden dirileceğine dair Tanrı’ya umut bağladım.” (Resullerin [Elçilerin] İşleri 24:15, Yeni Çeviri) Daha sonraki bir tarihte, kendisini Hıristiyan olarak tanıtan Minucius Felix şunları yazdı: “Hangi akılsız, başlangıçta Tanrı’nın yaptığı insanın O’nun tarafından yeniden yapılamayacağını söylemeye cüret ediyor?” İsa’nın ilk takipçileri gibi Yehova’nın Şahitleri de, Kutsal Yazıların insan canı, ölüm ve dirilme hakkında bildirdiği hakikate bağlı kalırlar. Şimdi Tanrı’nın ve Mesih’in kimliğini irdeleyelim.
Hakikat ve Üçleme
18, 19. Üçlemenin Kutsal Yazılarda öğretilmediği neden söylenebilir?
18 İsa’nın ilk takipçileri, Tanrı’da, Baba, Oğul ve mukaddes ruh olmak üzere üç kişiliğin bulunduğuna inanmıyorlardı. AnaBritannica “Üçleme” başlığı altında şunları yazıyor: “Yeni Ahit’te üçleme terimi ve bu öğretiye ilişkin açık bir ifade yer almıyordu. Hz. İsa’nın ve onu izleyenlerin de ‘Allahımız Rab bir olan Rabdir’ (Tesniye 6:4) inancına aykırı bir eğilimleri yoktu.” Hıristiyanlar, Roma’nın üçlü tanrılarına ya da başka tanrılara tapmıyorlardı. İsa’nın yalnızca Yehova’ya tapınılması gerektiğini bildiren açıklamasını kabul ediyorlardı. (Matta 4:10) Üstelik, Mesih’in “Baba benden büyüktür” sözlerine de inanıyorlardı. (Yuhanna 14:28) Bugün Yehova’nın Şahitleri de aynı görüşü paylaşıyor.
19 İsa’nın ilk takipçileri, Tanrı, Mesih ve mukaddes ruhu kesinlikle birbirinden farklı tutuyorlardı. Öğrencileri Üçleme adıyla değil, (1) Baba, (2) Oğul ve (3) mukaddes ruh adıyla vaftiz ediyorlardı. Yehova’nın Şahitleri de aynı şekilde hakikati Kutsal Yazılardan öğrettiklerinden Tanrı, Oğul ve mukaddes ruhu birbirinden farklı tutarlar.—Matta 28:19.
Hakikat ve Vaftiz
20. Vaftiz adaylarının neleri kabul etmesi gerekir?
20 İsa takipçilerini, insanlara hakikati öğreterek onları öğrenci yapmakla görevlendirdi. Onların vaftiz edilmeye yeterli olabilmeleri için Kutsal Yazılar hakkında temel bilgi edinmeleri gerekir. Örneğin, Baba’nın ve Oğlu İsa Mesih’in konumlarını ve yetkilerini kabul etmelidirler. (Yuhanna 3:16) Vaftiz adaylarının, mukaddes ruhun bir kişi değil, Tanrı’nın faal kuvveti olduğunu da anlamaları gerekir.—Resullerin İşleri 2:1-4.
21, 22. Neden sadece iman edenlerin vaftiz edilebileceğini söyleyebiliriz?
21 İsa’nın ilk takipçileri, sadece bilgi alıp tövbe eden ve Tanrı’ya koşulsuz olarak iradesini yapmak üzere kendilerini adayan kişileri vaftiz ediyorlardı. MS 33 yılında Yeruşalim’de toplanan Yahudiler ve Yahudiliği benimsemiş kişiler İbranice Kutsal Yazılar hakkında zaten bilgi sahibiydiler. O sırada, resul Petrus’un, Mesih İsa hakkında söylediklerini dinleyen yaklaşık 3.000 kişi, ‘onun sözünü kabul ederek vaftiz’ edildi.—Resullerin İşleri 2:41; 3:19–4:4; 10:34-38.
22 Mukaddes Kitaba uygun vaftiz sadece iman edenler içindir. Samiriye halkı hakikati kabul etti ve “Allahın melekûtu ve İsa Mesihin ismi hakkında müjdeliyen Filipusa iman ettikleri zaman, erkekler ve kadınlar vaftiz olundular.” (Resullerin İşleri 8:12) Sadık bir kişi olan Habeşistanlı hadım, Yahudiliği benimsediğine göre Yehova hakkında zaten bilgi sahibiydi. O, Filipus’un Mesih’le ilgili peygamberliğin gerçekleşmesi hakkında söylediklerini önce kabul etti, sonra vaftiz edildi. (Resullerin İşleri 8:34-36) Daha sonraki bir tarihte Petrus, Yahudi olmayan Kornelius ve diğerlerine, Tanrı’ya ‘kendisinden korkan ve salâh işleyen kişilerin makbul’ olduğunu ve İsa Mesih’e her iman edenin günahlarının bağışlanacağını anlattı. (Resullerin İşleri 10:35, 43; 11:18) Bütün bunlar İsa’nın, insanların ‘öğrenci olarak yetiştirilmesi, buyurduğu her şeyin onlara öğretilmesi’ yönünde verdiği talimata uygundu. (Matta 28:19, 20, Yeni Çeviri; Resullerin İşleri 1:8) Aynı standardı uygulayan Yehova’nın Şahitleri, ancak Kutsal Yazılar hakkında temel bilgiye sahip olan ve kendisini Tanrı’ya adayan kişilerin vaftiz edilebileceğini kabul ederler.
23, 24. İsa’nın takipçilerine özgü vaftizin doğru şekli nasıldır?
23 Suya tamamen daldırılmak, imanlılardan istenen vaftizin doğru şeklidir. İsa Erden Nehri’nde vaftiz edildikten sonra ‘sudan çıktı.’ (Markos 1:10) Habeşistanlı hadım “su bulunan bir yer”de vaftiz edildi. Filipus’la birlikte “suya girdi” ve sonra ‘sudan çıktı.’ (Resullerin İşleri 8:36-40, Yeni Çeviri) Kutsal Yazılarda vaftizle sembolik gömülme arasında kurulan bağlantıdan da, vaftizin tamamen suya batma olayı olduğu görülür.—Romalılar 6:4-6; Koloseliler 2:12.
24 The Oxford Companion to the Bible şunları diyor: “Yeni Ahitte anlatılan belirli vaftiz olaylarında verilen tanımlar, vaftiz edilen kişinin suya batırıldığını gösterir.” Fransızca Larousse du XXe Siècle’a (Paris, 1928) göre, “ilk Hıristiyanlar suyun bulunduğu herhangi bir yerde suya daldırılarak vaftiz edilirdi.” Ve After Jesus—The Triumph of Christianity kitabında da şunlar belirtiliyor: “En temel şekliyle [vaftiz], adayın imanını ikrar etmesini gerektiriyor ve ondan sonra aday İsa’nın adıyla suya tamamen daldırılıyordu.”
25. Sonraki makalede neyi irdeleyeceğiz?
25 İsa’nın ilk takipçilerinin Mukaddes Kitaba dayalı inançları ve uygulamaları hakkında yukarıda sadece birkaç örnek verildi. Onların inançlarıyla Yehova’nın Şahitlerininki arasında başka benzerlikler de gösterilebilir. Sonraki makalede, kimlerin insanlara hakikati öğrettiğini ortaya koyan diğer özellikleri irdeleyeceğiz.
-
-
Hakikatte YürüyorlarGözcü Kulesi—2002 | 15 Temmuz
-
-
Hakikat ve Tapınma
3. İsa’nın ilk takipçilerinin toplantılarının amacı ve yararı neydi?
3 İsa’nın ilk takipçileri hakikati öğrenebilmek için sık sık cemaatçe evlerde toplanırlardı. (Romalılar 16:3-5) Bu sayede hem kendileri cesaret bulur hem de birbirlerini sevgi ve iyi işlere teşvik ederlerdi. (İbraniler 10:24, 25) Tertullianus (MS y. 155–220’den sonra) daha sonraki tarihlerde, Hıristiyan olduğunu söyleyenler hakkında şunları yazdı: “Tanrı’nın kitaplarını okumak için toplanıyoruz . . . . Bu kutsal sözlerle imanımızı güçlendiriyor, ümidimizi canlı tutuyor, güvenimizi perçinliyoruz.”—Apology, 39. bölüm.
4. İlahilerin İsa’nın takipçilerinin ibadetlerindeki rolü nedir?
4 İsa’nın ilk takipçilerinin toplantılarının bir kısmı muhtemelen ilahilere ayrılmıştı. (Efesoslular 5:19; Koloseliler 3:16) Profesör Henry Chadwick, ikinci yüzyıl eleştirmeni Celsus’un Hıristiyan olduğunu söyleyenlerin ilahilerini, “duygularını etkileyecek kadar güzel bulmasına kendi kendine içerlediğini” yazar. Şunları da ekler: “İskenderiyeli Clemens, ilahilerde ne tür bir müziğin kullanılmasının uygun olduğu konusu üzerinde duran Hıristiyan yazarların ilklerindendi. Bunun erotik dans müziği türünden olmaması gerektiğini açıkça söyledi.” (The Early Church, 274, 275. sayfalar) İsa’nın ilk takipçilerinin toplandıklarında ilahiler söyledikleri anlaşılıyor; onlar gibi Yehova’nın Şahitleri de sık sık Tanrı’yı ve gökteki Krallığı yücelten Mukaddes Kitaba dayalı ilahiler söylerler.
5. (a) İsa’nın ilk takipçilerinin cemaatleri ruhi açıdan nasıl yönlendiriliyordu? (b) İsa’nın gerçek takipçileri onun Matta 23:8, 9’daki sözlerini nasıl uygularlar?
5 İlk cemaatlerde “nazırlar” hakikati öğretir, “şemmaslar”, hizmet-yardımcıları da iman kardeşlerine çeşitli şekillerde yardım ederlerdi. (Filipililer 1:1) Tanrı’nın Sözüne ve mukaddes ruhun yardımına güvenen bir yönetim kurulu, kardeşlere ruhen rehber olurdu. (Resullerin İşleri 15:6, 23-31) Dinsel unvanlar kullanılmazdı, çünkü İsa öğrencilerine şu emri vermişti: “Siz rabbi diye çağırılmayın; zira sizin mualliminiz birdir, ve siz hep kardeşsiniz. Yeryüzünde kimseyi babanız diye çağırmayın; zira babanız birdir, semavî Babadır.” (Matta 23:8, 9) Bu ve diğer birçok bakımdan, İsa’nın ilk takipçileriyle Yehova’nın Şahitleri arasında benzerlik vardır.
Hakikati Duyurmanın Yol Açtığı Eza
6, 7. İsa’nın gerçek takipçileri barışçıl bir mesaj ilan ettikleri halde nasıl muamele gördüler?
6 İsa gibi ilk takipçileri de, gökteki Krallıkla ilgili barışçıl bir mesaj ilan ettikleri halde eza gördüler. (Yuhanna 15:20; 17:14) Tarihçi John L. von Mosheim, birinci yüzyıl Hıristiyanlarını “devletin bütünlüğüne karşı asla düşmanca bir eğilimleri olmayan en zararsız insan grubu” olarak niteledi. Dr. Mosheim, “Romalıların Hıristiyanlara karşı öfkelerini kabartan şeyin, onların tapınmalarının diğer toplulukların kutsal ayinlerine hiçbir bakımdan benzemeyen sadeliği” olduğunu da belirtti. Sözlerine şunları ekledi: “Onların kurbanları, tapınakları, tasvirleri, kehanet merkezleri, kâhinlik kurumları yoktu. Bu durum, bir dinde mutlaka bunların bulunması gerektiğini sanan cahil halkın Hıristiyanları karalaması için yeterliydi. Böylece onlar bir tür ateist olarak görüldüler ve Roma yasalarınca, ateist olmakla suçlananlar, toplumun baş belası olarak damgalanıyorlardı.”
7 Geçimlerini putperestlikten sağlayan kâhinler, zanaatçılar ve diğerleri, hiçbir putperest uygulamada bulunmayan İsa’nın takipçilerine karşı halkı kışkırtıyorlardı. (Resullerin İşleri 19:23-40; I. Korintoslular 10:14) Tertullianus şunları yazdı: “Onlar Hıristiyanların, devletin başına gelen her felaketin, halkın başına gelen her belanın sebebi olduğunu düşünürler. Tiber Irmağı taşsa, Nil Irmağı’nın su seviyesi düşse, hava değişmese, deprem, açlık, veba olsa, onların derhal ‘Hıristiyanları aslanlara atın’ diye haykırdıkları işitilir.” İsa’nın gerçek takipçileri ne pahasına olursa olsun ‘kendilerini putlardan korurlar.’—I. Yuhanna 5:21.
Hakikat ve Dinsel Törenler
8. Hakikatte yürüyenler Noel’i neden kutlamazlar?
8 Hakikatte yürüyenler, ‘ışıkla karanlığın paydaşlığı olmadığından’, Kutsal Yazılara uymayan törenlerden sakınırlar. (II. Korintoslular 6:14-18, Yeni Çeviri) Örneğin, Noel’i kutlamazlar. Noel genelde 25 Aralık’ta kutlandığı halde, The World Book Encyclopedia, “Mesih’in tam doğum tarihini kimsenin bilmediğini” kabul eder. The Encyclopedia Americana (1956 baskısı) şunu der: “Romalıların Aralık ayının ortasında kutladığı Saturnalia şenliği, Noel’in birçok şenlik âdetine örnek oluşturmuştur.” M’Clintock ve Strong’un Cyclopædia adlı eserinde şunlar belirtilir: “Noel kutlamasının kaynağı ne Tanrı’dır ne de Y[eni] A[hit]’tir.” Daily Life in the Time of Jesus adlı kitapta şu yorum bulunur: “Koyun sürüleri . . . . kışı kapalı yerlerde geçirirlerdi ve yalnızca bu gerçek bile kışa rastlayan geleneksel Noel tarihinin doğru olamayacağını gösterir; çünkü İncil’de [o sırada] çobanların kırlarda oldukları yazılıdır.”—Luka 2:8-11.
9. Yehova’nın geçmişteki ve bugünkü hizmetçileri Paskalya’yı neden kutlamazlar?
9 Paskalya, inanışa göre Mesih’in diriltilmesinin anılmasıdır, oysa güvenilir kaynaklara göre, onun kökeni sahte tapınmaya dayanmaktadır. The Westminster Dictionary of the Bible, Batı’da Easter, [Oster] denen Paskalya’nın “kökeninin, Anglosaksonlarca Eastre [Oster] diye bilinen, Töton şafak ve bahar tanrıçasının onuruna ilkbaharda kutlanan bayrama dayandığını” söyler. Encyclopædia Britannica’da (11. baskısı) şu açıklama bulunur: “Yeni Ahitte Paskalya’nın kutlandığına ilişkin bir belirti yoktur.” Paskalya İsa’nın ilk takipçilerince kutlanmıyordu; Yehova’nın bugünkü hizmetçileri tarafından da kutlanmıyor.
10. İsa neyin anılmasını başlattı ve kimler onu gerektiği gibi kutluyor?
10 İsa, takipçilerine ne doğumunu ne de diriltilmesini kutlamalarını emretti. Ama kurban niteliğindeki ölümünü anma olayını başlattı. (Romalılar 5:8) Aslında bu, onun öğrencilerine kutlamalarını emrettiği tek olaydır. (Luka 22:19, 20) Rabbin Akşam Yemeği de denilen bu yıllık olay, Yehova’nın Şahitleri tarafından hâlâ kutlanılmaktadır.—I. Korintoslular 11:20-26.
Dünya Çapında İlan Edilen Hakikat
11, 12. Hakikatte yürüyenler vaaz etme faaliyetlerini her zaman nasıl desteklerler?
11 Hakikati bilenler zamanlarını, enerjilerini ve diğer olanaklarını iyi haberi duyurma işine adamayı bir imtiyaz sayarlar. (Markos 13:10) İsa’nın ilk takipçileri vaaz etme faaliyetlerini gönüllü bağışlarıyla destekliyorlardı. (II. Korintoslular 8:12; 9:7) Tertullianus şunları yazdı: “Bir bağış kutusu bulunuyor olsa bile, oraya giriş ücreti ödercesine para atılmaz, çünkü din bir ticarethane değildir. Herkes istediği takdirde ve verebiliyorsa, ayda bir kez ya da uygun gördüğü zamanlar bir miktar para atar; kimse bunu yapmaya zorlanmaz; bu gönüllü olarak verilen bir sunudur”—Apology, 39. bölüm.
12 Yehova’nın Şahitlerinin küresel vaaz etme işi de gönüllü bağışlarla desteklenmektedir. Şahitlerden başka, hakikate ilgi ve takdir duyan kimseler de verdikleri bağışlarla bu faaliyeti desteklemeyi bir ayrıcalık sayarlar. İşte bu açıdan da, İsa’nın ilk takipçileriyle Yehova’nın Şahitleri arasında bir benzerlik vardır.
Hakikat ve Kişisel Davranış
13. Yehova’nın Şahitleri davranışlarıyla Petrus’un hangi öğüdünü ciddiye aldıklarını gösterirler?
13 İsa’nın ilk takipçileri hakikatte yürüyen kişiler olarak resul Petrus’un şu öğüdünü tutarlardı: “Kötülük işliyenler gibi sizi çekiştirdikleri şeyde iyi işlerinizi görerek ziyaret gününde Allaha izzet versinler diye, Milletler arasında iyi yaşayışınız olsun.” (I. Petrus 2:12) Yehova’nın Şahitleri de bu sözleri ciddiye alırlar.
14. İsa’nın takipçilerinin ahlaka aykırı eğlenceler konusundaki görüşü nedir?
14 İrtidat başladıktan sonra bile, sözde Hıristiyanlar ahlaka aykırı etkinliklerden sakınıyorlardı. Kilise tarihi profesörü W. D. Killen şunları yazdı: “İkinci ve üçüncü yüzyıllarda, her büyük kentin eğlence merkezi tiyatroydu; ve genelde ahlaksal yaşamları çok bozuk aktörlerin oynadıkları temsiller, sürekli o devrin aşağılık tutkularına cevap veriyordu. . . . . Gerçek Hıristiyanların hepsi tiyatrodan tiksiniyordu. . . . . Oynanan müstehcen oyunlar onları ürpertiyor, orada sürekli kâfirlerin tanrı ve tanrıçalarına hitap edilmesi dinsel inançlarına karşı olduğundan duygularını incitiyordu.” (The Ancient Church, 318, 319. sayfalar) İsa’nın bugünkü gerçek takipçileri de müstehcen ve ahlaka aykırı eğlencelerden sakınırlar.—Efesoslular 5:3-5.
Hakikat ve “Başta Bulunan Yetkililer”
15, 16. “Başta bulunan yetkililer” kimlerdir, hakikatte yürüyenlerin onlar hakkındaki görüşü nedir?
15 İsa’nın ilk takipçilerinin iyi davranışlarına rağmen, Roma imparatorlarının çoğu onlar hakkında yanlış yargıya varmıştı. Tarihçi E. G. Hardy, imparatorların onları “taşkınlık yapan, aşağılık kimseler” olarak gördüklerini söyler. Bitinya Valisi Genç Plinius ile İmparator Traianus arasındaki bir yazışma, o sırada yönetici sınıfların Hıristiyanlığın özü hakkında genelde hiçbir bilgilerinin olmadığını göstermektedir. İsa’nın takipçilerinin devlet hakkındaki görüşü nedir?
16 İsa’nın ilk takipçileri gibi Yehova’nın Şahitleri de “hükümetlere [başta bulunan yetkililere, İncil—Çağdaş Türkçe Çeviri]”, nispi tabiiyet gösterirler. (Romalılar 13:1-7) İnsanların istemleri Tanrı’nınkiyle çeliştiğinde, “insanlardan ziyade Allaha itaat etmek gerektir” diyerek tavır alırlar. (Resullerin İşleri 5:29) After Jesus—The Triumph of Christianity adlı kitapta İsa’nın ilk takipçileri hakkında şunlar deniyor: “İmparatorlara tapmıyorlarsa da, insanları böyle davranmaya kışkırtmıyorlardı; onların dini farklı ve bazen de pagan görüş açısından tuhaf ve rahatsız edici ise de, bu din imparatorluk için gerçek bir tehdit oluşturmuyordu.”
17. (a) İsa’nın ilk takipçileri hangi yönetimi destekliyorlardı? (b) Mesih’in gerçek takipçileri, İşaya 2:4’ü yaşamlarına nasıl uygularlar?
17 İbrahim, İshak ve Yakub adlı ataların Tanrı’nın bir şehir [Krallık] kuracağına inandıkları gibi, İsa’nın ilk takipçileri de Tanrı’nın gökte Krallığını kuracağına inanıyorlardı. (İbraniler 11:8-10) Efendileri gibi, öğrencileri de “dünyadan” değillerdi. (Yuhanna 17:14-16) Savaşlara ve kavgalara gelince, onlar ‘kılıçlarını saban demirleri’ yaparak barışın peşinden koşmuşlardı. (İşaya 2:4) Kilise tarihi okutmanı Geoffrey F. Nuttall ilginç bir paralelliğe dikkati çekerek şu yorumda bulundu: “Her ne kadar itiraf etmemiz zorsa da, ilk Hıristiyanların savaşa karşı tutumu, kendilerini Yehova’nın Şahitleri olarak tanıtanlarınkine çok benziyordu.”
18. Neden hiçbir hükümetin Yehova’nın Şahitlerini bir tehdit olarak görmesine gerek yoktur?
18 Tarafsız kimseler “başta bulunan yetkililere” boyun eğdiklerinden, İsa’nın ilk takipçileri herhangi bir siyasal güç için tehdit oluşturmuyorlardı; Yehova’nın Şahitleri de böyle bir tehlike oluşturmuyorlar. Kuzey Amerikalı bir köşe yazarı şunları dedi: “Yehova’nın Şahitlerinin bir siyasi rejim için herhangi bir tehlike oluşturduğuna inanabilmek için ya yobaz ya da paranoya derecesinde bir hayal gücüne sahip olmak gerekir; onlar devrimcilikten hiçbir dinsel topluluğun olmadığı kadar uzak ve barışsever kimselerdir.” Bu konuda bilgilendirilen yetkililer, Yehova’nın Şahitlerini bir tehdit olarak görmelerine gerek olmadığını bilirler.
19. Vergi konusunda, İsa’nın ilk takipçileri ve Yehova’nın Şahitleri hakkında ne denebilir?
19 İsa’nın ilk takipçileri “başta bulunan yetkililere” saygılarını, vergilerini ödeyerek de gösterirlerdi. İustinos, Roma İmparatoru Antoninus Pius’a (MS 138-161), onların vergi ödemeye “herkesten daha gönüllü olduklarını” yazmıştı. (First Apology, 17. bölüm) Ve Tertullianus Romalı yöneticilere, vergi toplayıcılarının, vergilerini vicdanlı şekilde ödediklerinden ötürü “Hıristiyanlara şükran borçlu” olduklarını söylemişti. (Apology, 42. bölüm) Pax Romana denen “Roma Barışı”, Hıristiyanlar için de yararlıydı; onun sağladığı yasalar, düzen ve elverişli yollar sayesinde karada ve denizde oldukça rahat ve güvenlik içinde yolculuk edebiliyorlardı. Onlar devlete olan borçlarının bilincinde olarak İsa’nın şu sözlerini tutuyorlardı: “Kayserin şeylerini Kaysere, Allahın şeylerini Allaha ödeyin.” (Markos 12:17) Bugün Yehova’nın Şahitleri de bu öğüdü tutuyor ve vergi ödeme konusunda olduğu gibi, diğer konularda da dürüstlükleriyle övülüyorlar.—İbraniler 13:18.
Hakikat Birleştirici Bir Bağdır
20, 21. Barışçıl bir kardeşlik birliği konusunda, hem İsa’nın ilk takipçileri hem de Yehova’nın günümüzdeki hizmetçileri hakkındaki gerçek nedir?
20 Tıpkı İsa’nın ilk takipçileri gibi bugün Yehova’nın Şahitleri de hakikatte yürüdüklerinden, birbirlerine bağlı barışçıl bir kardeşlik birliği oluşturuyorlar. (Resullerin İşleri 10:34, 35) The Moscow Times’da yayımlanan bir mektupta şunlar belirtiliyordu: “[Yehova’nın Şahitleri] çok kolay geçinilebilecek, gayet hoş, nazik ve uysal kişilerdir; kimseye baskı yapmaz, her zaman başkalarıyla iyi ilişki kurmaya çalışırlar. . . . . Aralarında rüşvet alan, ayyaş veya uyuşturucu bağımlısı bulunmaz ve bunun nedeni çok basittir: Onlar yaptıkları veya söyledikleri her şeyin Mukaddes Kitaba dayalı inançlarına uygun olmasına çalışırlar. Eğer dünyada herkes Yehova’nın Şahitleri gibi Mukaddes Kitaba göre yaşamaya hiç değilse biraz gayret etseydi, gaddar dünyamız tamamen farklı olurdu.”
21 Encyclopedia of Early Christianity’de şunlar belirtiliyor: “İlk kilise kendini, önceden birbirine düşman grupların, Yahudilerin ve diğer milletlerin barış içinde birlikte yaşayabildikleri yeni bir insanlık toplumu olarak görüyordu.” Yehova’nın Şahitleri de barışsever uluslararası bir kardeşlik birliği, yeni bir dünya toplumudurlar. (Efesoslular 2:11-18; I. Petrus 5:9; II. Petrus 3:13) Güney Afrika’da Pretoria Fuar Alanları güvenlik şefi, her ırktan Şahidin orada barış içinde yaptıkları bölge ibadetine tanık olduktan sonra şunları söyledi: “Herkes nazikti ve birbirleriyle hoş bir şekilde konuşuyorlardı. Günler boyunca gösterilen bu tutum toplumunuz mensuplarının ahlaksal kalitesinin ve hepsinin birlikte mutlu bir aile gibi yaşadığının kanıtıdır.”
-