-
Dünyayı Değiştiren AdamGözcü Kulesi—2010 | 1 Nisan
-
-
Dünyayı Değiştiren Adam
Dünyada şu ana kadar milyarlarca insan yaşadı. Çoğu geride herhangi bir iz bırakmadı. Ancak bazıları yaptıklarıyla tarihe yön verdi, hatta bugün de yaşamımızı kolaylaştırıyorlar.
SABAH kalkıyorsunuz ve işe gitmek üzere hazırlanıyorsunuz. Hazırlanırken ışığı açıyorsunuz. Doktorunuzun bir enfeksiyonun tedavisi için verdiği antibiyotiği içiyorsunuz. Sonra da otobüste okumak için yanınıza bir gazete ya da dergi alıyorsunuz. Güne daha yeni başladınız, ama şimdiden birkaç önemli adamın buluşlarından yararlandınız.
Michael Faraday 1791 doğumlu bu İngiliz fizikçi, elektrik motorunu ve dinamoyu icat etti. Onun buluşları insanların elektrikten daha fazla yararlanmasını mümkün kıldı.
Cai Lun Çinli bir saray görevlisi olan Cai Lun, MS yaklaşık 105’te bir kâğıt üretim yöntemi geliştirdi. Bu, büyük miktarda kâğıt üretiminin yolunu açtı.
Johannes Gutenberg Bu Alman mucit yaklaşık 1450’de hareketli hurufatla basan ilk baskı makinesini geliştirdi. Bu yöntem baskı maliyetini düşürdü ve her türlü bilgiye geniş çapta erişilmesini sağladı.
Alexander Fleming Bu İskoçyalı bilim adamı 1928’de, penisilin adını verdiği antibiyotiği buldu. Antibiyotikler günümüzde bakteriyel enfeksiyonların tedavisinde yaygın olarak kullanılıyor.
Gerçekten de bu birkaç adamın buluşları sayesinde milyarlarca insan daha sağlıklı ve daha kaliteli bir yaşama sahip oldu.
Ancak biri var ki, yaşamımızı bu kişilerin hepsinden daha çok etkilemiştir. Fakat onun bu kadar önemli biri olmasını sağlayan, bilimsel bir keşif ya da tıbbi bir buluş değildir. Yaklaşık 2.000 yıl önce yaşayan ve mütevazı bir aileden gelen bu adam insanlara ümit ve teselli veren etkili bir mesaj duyurdu. Bu mesajıyla tüm dünyadaki insanların yaşamını ne kadar etkilediği düşünülürse onun gerçekten de dünyayı değiştirdiği söylenebilir.
Bu kişi İsa peygamberdi. Acaba onun duyurduğu mesaj neydi? Bu mesaj sizin yaşamınızı nasıl etkileyebilir?
-
-
İsa Peygamberin Sözlerinin EtkisiGözcü Kulesi—2010 | 1 Nisan
-
-
İsa Peygamberin Sözlerinin Etkisi
“Nasıralı İsa’yı gelmiş geçmiş en etkili öğretmenlerden biri olarak görüyorum” (MOHANDAS GANDHİ).
SÖZLERİN büyük bir gücü vardır. Dikkatle seçilmiş özlü sözler insanları derinden etkileyebilir, onlara ümit verebilir ve yaşamlarını değiştirebilir. Bu konuda en güzel örnek İsa Mesih’tir, ondan daha etkili konuşan biri görülmemiştir. İsa’nın Zeytinlik Dağında verdiği ünlü vaazı dinleyenlerden biri, sonradan şöyle yazdı: “İsa sözlerini bitirdiğinde, kalabalık onun öğretme tarzına hayran kalmıştı” (Matta 7:28).
İsa’nın söylediği birçok söz dünya çapında bilinir. Onun derin anlam taşıyan sözlerinden birkaçını görelim:
“Siz hem Tanrı’ya hem de paraya kulluk edemezsiniz” (Matta 6:24).
“İnsanların size nasıl davranmasını istiyorsanız, siz de onlara öyle davranın” (Matta 7:12).
“Sezar’a ait olanı Sezar’a, fakat Tanrı’ya ait olanı Tanrı’ya ödeyin” (Matta 22:21).
“Vermek almaktan daha büyük mutluluktur” (Elçiler 20:35).
Ancak İsa’nın söylediği sözler sadece akılda kalan sözler değildi, aslında çok etkili bir mesaj içeriyordu. Bu mesaj insanlara Tanrı hakkındaki hakikatleri açıklıyor, yaşamın gerçek amacını nasıl bulabileceklerini gösteriyor ve Tanrı’nın kuracağı bir yönetimin tüm acılara son vereceğini bildiriyordu. Sonraki makalelerde bu mesaja daha yakından bakarak İsa’nın neden “gelmiş geçmiş en etkili öğretmenlerden biri” olduğunu göreceğiz.
-
-
İsa’nın Kendisi Hakkında SöyledikleriGözcü Kulesi—2010 | 1 Nisan
-
-
İsa’nın Kendisi Hakkında Söyledikleri
“İsa’nın, kim olduğu, nereden ve hangi amaçla dünyaya geldiği ve gelecekte kendisini nelerin beklediği konusunda en ufak bir şüphesi yoktu” (HERBERT LOCKYER, YAZAR).
İSA peygamberin söylediklerini kabul edebilmek ve doğruluğuna iman edebilmek için onu tanımamız gerekir. O kimdi? Nereden geldi? Hayatının amacı neydi? Bu soruların cevabını bizzat İsa’dan öğrenmek için İncil kayıtlarındaki sözlerine bakalım.
Yeryüzüne gelmeden önce gökte yaşadı İsa bir keresinde şöyle dedi: “İbrahim var olmadan önce ben vardım” (Yuhanna 8:58). İbrahim İsa’dan yaklaşık 2.000 yıl önce yaşadı. Yine de İsa, bu sadık peygamber doğmadan önce bile vardı. Peki neredeydi? O, ‘Ben gökten geldim’ dedi (Yuhanna 6:38).
Tüm yaratılanların ilki Kutsal Kitap İsa peygamber hakkında “tüm yaratılanların ilkidir. Çünkü göklerde ve yeryüzünde var olan, görünür ve görünmez her şey . . . . onun aracılığıyla yaratıldı” der (Koloseliler 1:15, 16). Evet İsa, Tanrı’nın doğrudan yarattığı tek varlıktır. Bu yüzden o kendini “Tanrı’nın biricik oğlu” olarak tanıtmıştır (Yuhanna 3:18). Ancak oğul sözcüğü insanlar için kullanıldığı gibi anlaşılmamalıdır. İsa’nın hayatı bir erkekle kadının ilişkisi sonucu başlamamıştır, o Tanrı tarafından yaratılmıştır. Aslında gökteki tüm melekler de “Tanrı oğulları” olarak adlandırılır, ancak İsa doğrudan yaratılan tek varlık olduğu için farklıdır (Eyüp 2:1).
“İnsanoğlu” İsa kendisinden bahsederken en çok bu ifadeyi kullandı (Matta 8:20). Böylece insan bedenine bürünmüş bir melek ya da Tanrı olmadığını gösterdi. O yeryüzündeyken tam anlamıyla insandı. Tanrı kutsal ruhunu kullanarak onun yaşamını gökten yeryüzüne, Meryem adlı bakire bir kızın rahmine nakletti. Bu sayede İsa kusursuz, günahsız bir insan olarak doğdu (Matta 1:18; Luka 1:35; Yuhanna 8:46).
Geleceği bildirilen Mesih Bir keresinde Samiriyeli bir kadın İsa’ya “Mesih denilen kişinin geleceğini biliyorum” demiş, İsa da şöyle karşılık vermişti: “Seninle konuşan ben oyum” (Yuhanna 4:25, 26). “Mesih” sözcüğü “meshedilmiş kişi” anlamına gelir. İsa meshedilmişti, yani Tanrı onu vaatlerinin gerçekleşmesinde özel bir rol üstlenmesi için atamıştı.
Başlıca görevi İsa şöyle dedi: ‘Tanrı’nın krallığı hakkındaki iyi haberi bildirmeliyim, çünkü ben bunun için gönderildim’ (Luka 4:43). O, muhtaç durumdaki insanlara birçok iyilik yaptıysa da, hayatının başlıca amacı Tanrı’nın Krallığını duyurmaktı. İsa’nın bu Krallık hakkında neler söylediğini daha sonra ele alacağız.
Evet, İsa sıradan biri değildi.a Sonraki makalelerde göreceğimiz gibi, gökteki yaşamı sayesinde yeryüzündeyken çok derin anlamlı sözler söyleyebildi. Duyurduğu mesajın dünya çapında milyonlarca insanın hayatını etkilemesine şaşmamak gerek!
[Dipnot]
a İsa ve onun Tanrı’nın amacında oynadığı rol hakkında daha fazla bilgi almak için, Yehova’nın Şahitleri tarafından yayımlanan Mukaddes Kitap Aslında Ne Öğretiyor? kitabının 4. bölümüne bakın.
-
-
İsa’nın Yaratıcımız Hakkında SöyledikleriGözcü Kulesi—2010 | 1 Nisan
-
-
İsa’nın Yaratıcımız Hakkında Söyledikleri
“Tanrı’yı hiçbir insan görmemiştir; O’nu bize anlatan, Babamızın yanı başında bulunan o biricik varlıktır” (YUHANNA 1:18).
YARATILAN ilk varlık olan İsa yeryüzüne gelmeden önce çağlar boyunca Tanrı’nın yanındaydı (Koloseliler 1:15). Birlikte geçirdikleri bu uzun süre boyunca aralarında bir babayla oğlunkine benzer yakın bir ilişki gelişti. İsa zamanla Tanrı’nın duygularını, düşüncelerini ve ilkelerini öğrendi. Ve daha sonra bir insan olarak yeryüzüne geldiğinde Tanrı’yla ilgili hakikati herkese öğretmek istedi. Onun söylediklerinden Yaratıcımız hakkında çok şey öğrenebiliriz.
Tanrı’nın özel ismi Tanrı’nın özel ismi “Yehova”, İsa için büyük önem taşıyordu. O başkalarının da bu ismi öğrenip kullanmasını istedi. İsa’nın kendi ismi de “Yehova Kurtuluştur” anlamına gelir. İsa ölümünden önceki gece Yehova’ya dua ederken rahatlıkla “Senin adını onlara bildirdim” diyebildi (Yuhanna 17:26). Onun Tanrı’nın ismini kullanıp başkalarına duyurması çok önemliydi. Sonuçta İsa’yı dinleyenlerin Tanrı’yla ilgili hakikati anlayabilmesi için O’nun ismini ve ne anlama geldiğini bilmesi gerekiyordu.a
Tanrı’nın büyük sevgisi İsa bir defasında Tanrı’ya dua ederken şöyle dedi: “Baba, . . . . Sen beni daha dünya kurulmadan önce severdin” (Yuhanna 17:24). İsa gökteyken Tanrı’nın sıcak sevgisini tattığından, yeryüzüne geldiğinde diğer insanların da bu sevgiyi her yönüyle görmesini istedi.
İsa, Yehova’nın sevgisinin herkesi kapsayacak kadar büyük olduğunu gösterdi. Şöyle dedi: “Tanrı dünyayı öyle sevdi ki, biricik oğlunu verdi; ona iman eden hiç kimse yok olmasın, hepsi sonsuz yaşama sahip olsun diye bunu yaptı” (Yuhanna 3:16). Buradaki “dünya” ifadesi tüm insanlığı kasteder. Tanrı insanlara o kadar büyük ve derin bir sevgi duyuyor ki, sadık kişilerin günah ve ölümün pençesinden kurtulup sonsuz yaşam ümidine sahip olabilmesi için en değerli oğlunu feda etti. Gerçekten de bu, insanın kavrayabileceğinden kat kat üstün bir sevgidir (Romalılar 8:38, 39).
İsa, içimizi rahatlatan başka bir gerçeğe de dikkat çekti: Yehova kullarını bireyler olarak sever, onlarla ayrı ayrı ilgilenir. İsa Yehova’nın, her koyununu yakından tanıyan ve değerli gören bir çoban gibi olduğunu söyledi (Matta 18:12-14). Hatta tek bir serçenin bile Yehova’nın haberi olmadan yere düşmediğini söyledi. Ve sonra şöyle dedi: “Başınızdaki saçların her teli sayılıdır” (Matta 10:29-31). Yehova yuvadan eksilen bir serçeyi bile fark ediyorsa, kullarının her biriyle çok daha yakından ilgilenmez mi? Başımızdaki her bir saç telini sayacak kadar bizimle ilgileniyorsa her şeyimize çok önem veriyor olmalı. Hiçbir ihtiyacımız, sıkıntımız ya da kaygımız O’nun dikkatinden kaçmaz.
Gökteki Babamız Önceki makalede gördüğümüz gibi İsa, ilk yaratılan olarak Tanrı’nın biricik oğludur. Bu yüzden Yehova’dan bahsederken ve O’na dua ederken en çok “Baba” ifadesini kullandı. Hatta kaydedilen ilk sözlerinde de bu ifade geçer; henüz 12 yaşında mabetteyken Yehova’dan “Babam” diye bahsetti (Luka 2:49). İncil kayıtlarında “Baba” ifadesi yaklaşık 190 kez geçer. İsa Yehova’dan söz ederken “Babanız”, “Babamız” ve “Babam” gibi ifadeler kullandı (Matta 5:16; 6:9; 7:21). Bu sıfatı sık sık kullanarak, günahkâr ve kusurlu insanların da Yehova’yla sıcak ve güven dolu bir ilişkiye sahip olabileceğini gösterdi.
Merhametli ve bağışlamaya hazır İsa kusurlu insanların bol bol bağışlayan Yehova’nın merhametine ihtiyacı olduğunu biliyordu. Müsrif bir oğulla ilgili verdiği örnekte Yehova’yı, kötü yolundan dönmek isteyen oğlunu bağışlayarak ona kucak açan şefkatli bir babaya benzetti (Luka 15:11-32). İsa’nın bu örneğinden görüldüğü gibi Yehova, günahkâr birinde değişmek istediğini gösteren herhangi bir belirti arar, ona merhamet göstermek için fırsat kollar. O, günahından tövbe edenleri bağışlamaya hazırdır. İsa şöyle dedi: “Şunu bilin ki, tövbe eden bir günahkârın gökte yarattığı sevinç, tövbeye ihtiyacı olmayan doksan dokuz doğru kişi için duyulandan daha fazla olacaktır” (Luka 15:7). Böyle merhametli bir Tanrı’ya kim yaklaşmak istemez ki?
Duaları dinleyen İsa gökteyken Yehova’nın “duayı dinleyen” bir Tanrı olduğuna ve sadık kullarının dualarını dinlemekten zevk aldığına bizzat şahit oldu (Mezmur 65:2). Bu sayede yeryüzündeyken insanlara nasıl ve ne için dua etmeleri gerektiğini öğretebildi. ‘Aynı sözleri tekrar tekrar söylemeyin’ dedi. Ayrıca Tanrı’nın isteğinin “gökte olduğu gibi yerde de” gerçekleşmesi için dua etmeye teşvik etti. Tanrı’ya günlük ihtiyaçlarımızı karşılaması, günahlarımızı bağışlaması ve ayartmalara karşı koymamıza yardımcı olması için de dua edebiliriz (Matta 6:5-13). Yehova dualarımıza şefkatli bir baba gibi karşılık verir, imanla ve samimiyetle bir şey istediğimizde bizi cevapsız bırakmaz (Matta 7:7-11).
İsa, Yehova Tanrı ve nitelikleri hakkında birçok şey öğretti. Ancak insanlara anlatmak istediği bir şey daha vardı: Yehova’nın yeryüzü ve insanlıkla ilgili amacını yerine getirmek için kullanacağı yönetim. Aslında bu, İsa’nın duyurduğu mesajın en önemli kısmıydı.
[Dipnot]
a Yehova ismi Kutsal Kitabın orijinal metninde yaklaşık 7.000 kez geçer. Yehova, isminin anlamını şöyle açıklamıştı: “Ne olmayı istersem Ben O olurum” (Çıkış 3:14). Tanrı amacını gerçekleştirmek için ne olması gerekiyorsa o olabilir. Bu isim, Tanrı’nın her zaman sözüne sadık kalacağına ve ne vaat ettiyse mutlaka yerine getireceğine dair güvence verir.
-
-
İsa’nın Tanrı’nın Yönetimi Hakkında SöyledikleriGözcü Kulesi—2010 | 1 Nisan
-
-
İsa’nın Tanrı’nın Yönetimi Hakkında Söyledikleri
“İsa şehir şehir, köy köy dolaşmaya başladı; Tanrı’nın krallığını müjdeliyor ve duyuruyordu” (LUKA 8:1).
BİZİM için önemli olan ve değer verdiğimiz şeyler hakkında konuşmayı severiz. İsa’nın dediği gibi “ağız yürekten taşanı söyler” (Matta 12:34). Hizmeti sırasında İsa’nın neler hakkında konuştuğuna baktığımızda Tanrı’nın Krallığının onun için çok önemli olduğunu anlayabiliriz.
Tanrı’nın Krallığı nedir? Krallık, başında bir kralın bulunduğu bir yönetimdir. Dolayısıyla Tanrı’nın Krallığı, Tanrı’nın kurduğu bir yönetimdir. İsa bu krallıktan çok sık bahsetti, hatta duyurduğu mesajın teması buydu. İncil kayıtlarında Krallığa 110’dan fazla kez değinilir. Fakat İsa, Krallık hakkında sadece bilgi vermekle kalmadı, yaptıklarıyla da Krallığın ileride neler başaracağını gösterdi.
Kralı kimdir? Tanrı’nın Krallığının kralı insanlar tarafından seçilmedi, bizzat Tanrı tarafından seçildi. İsa bu kralın kendisi olduğunu belirtti.
Kutsal Kitapta, geleceği bildirilen Mesih’in sonsuza dek hüküm sürecek bir krallığı yöneteceği bildirilmişti ve İsa bunu biliyordu (2. Samuel 7:12-14; Daniel 7:13, 14; Matta 26:63, 64). Daha önce gördüğümüz gibi İsa kendisinin vaat edilen Mesih olduğunu açıkça söyledi. Böylece Tanrı’nın onu kral olarak atadığını göstermiş oldu (Yuhanna 4:25, 26). Bu nedenle birçok kez Krallıktan “benim krallığım” diye söz etti (Yuhanna 18:36).
İsa Krallıkta onunla birlikte hüküm sürecek başkalarının da olacağını söyledi (Luka 22:28-30). Sayıları sınırlı olacağından onları “küçük sürü” diye adlandırdı. Onlara şöyle dedi: “Babanız krallığı size vermeyi uygun gördü” (Luka 12:32). Kutsal Kitabın son bölümlerinde, Mesih’le birlikte hüküm sürme ayrıcalığına sahip bu kişilerin sayısının 144.000 olacağı bildirilir (Vahiy 5:9, 10; 14:1).
Krallık nerede bulunuyor? İsa Romalı vali Pontius Pilatus’a “Benim krallığım bu dünyaya ait değil” dedi (Yuhanna 18:36). Mesih’in yönetimindeki Tanrı’nın Krallığı yeryüzündeki temsilcilerle hüküm sürmeyecek. İsa bu krallıktan defalarca “göklerin krallığı” olarak söz ettia (Matta 4:17; 5:3, 10, 19, 20). Dolayısıyla Tanrı’nın Krallığı gökteki bir yönetimdir.
İsa yeryüzündeki hizmetini tamamladıktan sonra göğe döneceğini biliyordu. Oraya gittiğinde kendisiyle birlikte hüküm sürecek olanlar için ‘yer hazırlayacağını’ söyledi (Yuhanna 14:2, 3).
Krallığın kurulmasının amacı nedir? İsa kendisini dinleyenlere Tanrı’ya şöyle dua etmelerini söyledi: “Krallığın gelsin. Gökte olduğu gibi yerde de Senin isteğin gerçekleşsin” (Matta 6:9, 10). Tanrı’nın isteği gökte zaten gerçekleşiyor, fakat yerde henüz gerçekleşmedi. Krallık yeryüzünde büyük değişiklikler yaparak Tanrı’nın isteğini yerde de gerçekleştirecektir.
Krallık yeryüzünde neler başaracak? İsa Krallığın, kötü yollarında gitmeye kararlı olanları ortadan kaldırarak her tür yozlaşmaya ve kötülüğe son vereceğini söyledi (Matta 25:31-34, 46). O zaman yeryüzünün yumuşak başlı, doğru, merhametli, temiz yürekli ve barışçı insanlarla dolu olacağını öğretti (Matta 5:5-9).
Peki bu sadık kişiler kirlenmiş bir dünyada mı yaşayacaklar? Tabii ki hayır! İsa, Tanrı’nın Krallığının yönetiminde yeryüzünde harikulade değişiklikler olacağını söyledi. İsa’yla birlikte idam edilecek mahkûmlardan biri “Ey İsa, kral olduğunda beni hatırla” dediğinde, İsa ona “Gerçekten de bugün sana diyorum ki, sen benimle birlikte Cennette olacaksın” diye cevap vermişti (Luka 23:42, 43). Evet, Tanrı’nın Krallığı bu dünyayı Aden bahçesine benzer bir cennete dönüştürecek.b
Krallık insanlar için başka neler yapacak? İsa Krallığın neler yapacağını sadece söylemedi, bizzat gösterdi de. İnsanları mucizevi şekilde iyileştirerek, ileride Kral olarak hüküm sürdüğünde neler yapacağını küçük çapta gösterdi. İncil kaydı İsa hakkında şöyle der: “İsa bütün Celile’yi dolaşıp, onların havralarında Tanrı’nın sözünü öğretiyor, krallığın iyi haberini duyuruyor ve halk arasında her türlü hastalık ve illeti iyileştiriyordu” (Matta 4:23).
İsa gerçekten de birçok farklı hastalığı iyileştirdi. “Doğuştan kör birinin gözlerini açtı” (Yuhanna 9:1-7, 32, 33). Korkunç bir hastalık olan cüzama yakalanmış bir adama şefkatle dokunarak onu iyileştirdi (Markos 1:40-42). “Sağır ve dilsiz birini” getirdiklerinde de ‘sağırı duyar, dilsizi konuşur duruma getirebilecek’ güce sahip olduğunu gösterdi (Markos 7:31-37).
Tanrı’nın Krallığının kralı ölüleri bile yaşama döndürecek güce sahiptir. Kutsal Yazılarda İsa’nın bunu yaptığı üç olay kayıtlıdır. İsa dul bir kadının biricik oğlunu, 12 yaşındaki bir kızı ve çok sevdiği bir arkadaşı olan Lazar’ı diriltti (Luka 7:11-15; 8:41-55; Yuhanna 11:38-44).
İsa, Tanrı’nın Krallığının yönetiminde insanları bekleyen muhteşem geleceği elçi Yuhanna aracılığıyla şöyle tarif etti: “İşte, Tanrı’nın çadırı insanlarladır. Kendisi onlarla birlikte oturacak, O’nun toplumu olacaklar. Tanrı da onlarla olacak. Gözlerinden bütün gözyaşlarını silecek. Artık ölüm olmayacak, artık matem, feryat ve acı da olmayacak. Önceki şeyler geçti” (Vahiy 1:1; 21:3, 4). Bir düşünün! Gözyaşının, acının, hatta ölümün bile olmadığı bir dünya! O zaman Tanrı’nın isteği gökte olduğu gibi yerde de tam anlamıyla gerçekleşmiş olacak.
Krallık yeryüzünü yönetmeye ne zaman başlayacak? İsa gökte kral olarak tahta geçtiğinde, “hazır bulunuşu” diye adlandırdığı bir dönemin de başlayacağını söyledi. Bu dönemin başladığını gösteren işaretlerin ne olacağını ayrıntılı şekilde bildirdi. Örneğin tüm dünyada savaşlar, kıtlıklar, depremler, salgın hastalıklar olacak ve kötülük çoğalacaktı (Matta 24:3, 7-12; Luka 21:10, 11). Bu ve bunun gibi birçok işaret I. Dünya Savaşı’nın başladığı 1914’ten bu yana net şekilde görülüyor. Evet, İsa şu anda gökte Kral olarak hüküm sürüyor. Çok yakında Tanrı’nın belirlediği gün geldiğinde Krallık yeryüzünü yönetmeye başlayacak ve Tanrı’nın isteği yeryüzünde de yerine gelecek.c
Peki Tanrı’nın Krallığı geldiğinde sizin yaşamınız bundan nasıl etkilenecek? Bu, İsa’nın duyurduğu mesaja nasıl karşılık verdiğinize bağlıdır.
[Dipnotlar]
a “Göklerin krallığı” ifadesi Matta İncilinde 30 kez geçer.
b Tevrat’ta, Aden’deki cennet bahçesini sulayan ırmaklardan ikisinin Dicle ve Fırat ırmakları olduğu yazar (Başlangıç 2:10, 14). Dolayısıyla Aden bahçesi Ortadoğu’da bu ırmaklara yakın bir yerdeydi.
c Tanrı’nın Krallığının çok yakında yeryüzünü yönetmeye başlayacağından nasıl emin olabileceğimizi öğrenmek için, Yehova’nın Şahitleri tarafından yayımlanan Mukaddes Kitap Aslında Ne Öğretiyor? kitabının “‘Son Günlerde’ mi Yaşıyoruz?” başlıklı 9. bölümüne bakın.
-
-
İsa’nın Mesajı Sizin İçin Neden Önemli?Gözcü Kulesi—2010 | 1 Nisan
-
-
İsa’nın Mesajı Sizin İçin Neden Önemli?
“Onlar yaşam bulsun, yaşama tam anlamıyla kavuşsun diye geldim” (YUHANNA 10:10).
İSA peygamber insanlardan bir şeyler almak için değil, onlara bir şeyler vermek için yeryüzüne geldi. Hizmeti boyunca insanlığa paha biçilmez bir hediye, Tanrı ve amacıyla ilgili hakikati açıklayan bir mesaj sundu. Bu mesaja olumlu karşılık verenler İsa’nın milyonlarca takipçisia gibi şimdiden daha iyi bir yaşama sahip olabilirler. Ancak İsa’nın mesajının özünde bundan daha değerli bir armağan vardı. O bizim için kusursuz yaşamını verdi. Sonsuza dek yaşama ümidine sahip olmamız, mesajının bu en önemli kısmına nasıl karşılık verdiğimize bağlıdır.
Yaratıcımızın ve İsa’nın yaptığı fedakârlık İsa, düşmanlarının onu korkunç şekilde öldüreceğini biliyordu (Matta 20:17-19). Yuhanna 3:16’da şöyle dedi: “Tanrı dünyayı öyle sevdi ki, biricik oğlunu verdi; ona iman eden hiç kimse yok olmasın, hepsi sonsuz yaşama sahip olsun diye bunu yaptı.” İsa “birçokları için canını fidye olarak vermeye” geldiğini de söyledi (Matta 20:28). İsa’nın ölümü hem onun hem de Yaratıcımızın bize duyduğu sevginin bir ifadesiydi.
Tanrı eşsiz sevgisinden dolayı insanları miras aldıkları günahtan ve sonuçlarından, yani kusurluluk ve ölümden kurtarmak için bir düzenleme yaptı. Biricik oğlunu canını fidye olarak vermesi için yeryüzüne gönderdi. İsa bu görevi istekle yerine getirdi ve bizim için kusursuz yaşamını kurban olarak verdi. Bu fidye Tanrı’nın insanlığa en büyük hediyesidir.b Bu hediye bize sonsuz yaşamın kapısını açar.
Siz ne yapmalısınız? Fidye sizin için de bir hediye mi? Bu size bağlı. Birinin size bir hediye uzattığını düşünün. Elinizi uzatıp almazsanız hediye sizin olmaz. Benzer şekilde Yehova da size fidye hediyesini uzatıyor, ama siz almak için bir şey yapmazsanız ondan yararlanamazsınız. Peki ne yapmanız gerekir?
İsa sadece kendisine ‘iman edenlerin’ fidyeden yararlanarak sonsuza dek yaşayacağını söyledi. İman etmek sadece inanmak değildir, imanınız yaşamınızdan da görülmeli (Yakup 2:26). İsa’ya iman etmek hayatınızı onun söyledikleriyle uyumlu hale getirmek, yaşamınızda onu örnek almak demektir. Bunun için Yehova Tanrı ve İsa hakkında bilgi almanız gerekir. İsa “Sonsuz yaşama kavuşmak için, tek gerçek Tanrı olan Seni ve gönderdiğin İsa Mesih’i tanımaları gerekir” demişti (Yuhanna 17:3).
İsa Mesih yaklaşık 2.000 yıl önce tüm dünyada milyonlarca insanın yaşamını değiştiren bir mesaj duyurdu. Bu mesajla ilgili daha çok şey öğrenmek ister misiniz? Siz ve sevdikleriniz bundan hem şimdi hem de sonsuza dek yarar görebilirsiniz. Yehova’nın Şahitleri size bu konuda yardımcı olmaktan mutluluk duyacak.
Sonraki makaleler İsa Mesih’i daha iyi tanımanızı sağlayacak. Bu bilgiler sizin de yaşamınızı sonsuza dek değiştirebilir.
[Dipnotlar]
a İsa’ya inandığını söyleyen herkes onun takipçisi değildir. İsa’nın izinden gidenler, onun Tanrı ve amacı hakkında öğrettiği hakikatlere uygun şekilde yaşayanlardır (Matta 7:21-23).
b Kutsal Kitabın fidye konusunda öğrettikleri hakkında daha fazla bilgi almak için, Yehova’nın Şahitleri tarafından yayımlanan Mukaddes Kitap Aslında Ne Öğretiyor? kitabının “Tanrı’nın En Büyük Hediyesi: Fidye Düzenlemesi” başlıklı 5. bölümüne bakın.
-
-
İsa Hakkındaki GerçeklerGözcü Kulesi—2010 | 1 Nisan
-
-
İsa Hakkındaki Gerçekler
SİZCE AŞAĞIDAKİLER DOĞRU MU YANLIŞ MI?
“İsa 25 Aralık’ta doğdu.”
“İsa haç üzerinde öldü.”
“İsa öldürülmedi.”
“İsa aslında Tanrı’ydı.”
“İsa sadece bir peygamberdi.”
KİMİSİ bu konularda kesin bir şey söylemenin mümkün olmadığını düşünür. Kimisi de İsa’ya inandığınız sürece bu konularda ne düşündüğünüzün pek bir önemi olmadığını söyler.
Fakat Kutsal Kitap bu konuları ciddiye almamız gerektiğini söyler. “İsa Mesih hakkındaki tam bilgiyi” edinmemizin önemini vurgular (2. Petrus 1:8). Bu bilgiyi edinmek için Kutsal Yazıları araştırmalıyız. Bu şekilde, İsa hakkında söylenenlerin hangisinin doğru hangisinin yanlış olduğunu tespit edebiliriz. Öyleyse yukarıdaki inanışlarla ilgili Kutsal Kitabın ne dediğini tek tek ele alalım.
İNANIŞ: “İsa 25 Aralık’ta doğdu.”
GERÇEK: Kutsal Kitap İsa’nın hangi gün ya da ayda doğduğunu söylemez. Peki 25 Aralık tarihi nasıl ortaya çıktı? AnaBritannica’ya göre, sözde Hıristiyanların bu tarihi İsa’nın doğum günü olarak belirlemesi, “bu kutlamayı putperest Romalıların şenlikleriyle aynı günlere rastlatma çabasından kaynaklanmıştır.” Bu günlerde, “günlerin tekrar uzamaya, Güneş’in de gitgide gökyüzünde yükselmeye başladığı kış gündönümü kutlanıyordu.” Aynı kaynak, Noel ve Yılbaşı’yla bağlantılı birçok geleneğin kökeninin aslında ‘putperestlerin kış ortasındaki tarım ve Güneş şenlikleri’ olduğunu söylüyor.
Peki İsa Mesih, doğumunun 25 Aralık’ta kutlanmasını ister miydi? Şunları düşünün: İsa’nın hangi günde doğduğu bilinmiyor. Kutsal Kitaptaki hiçbir ayet İsa’nın doğum gününü kutlamamızı emretmez. Ayrıca İsa’nın ilk takipçilerinin bu günü kutladığını gösteren hiçbir kanıt da yoktur. Öte yandan Kutsal Kitap İsa’nın tam olarak hangi günde öldüğünü belirtir ve İsa da takipçilerine ölümünün yıldönümünü kutlamalarını emretmiştira (Luka 22:19). Belli ki İsa doğumuna değil, ölümüne ve ölümüyle sağladığı fidye kurbanına önem verilmesini istiyordu (Matta 20:28).
İNANIŞ: “İsa haç üzerinde öldü.”
GERÇEK: Kutsal Kitap çevirilerinde genellikle “haç” olarak tercüme edilen Yunanca sözcük stauros’tur. Bu sözcük temelde “dik bir sırık ya da direk” anlamına gelir. Bir Kutsal Kitap çevirisi şöyle der: “[Stauros] hiçbir zaman herhangi bir açıyla kesişen iki kereste parçası anlamına gelmez. . . . . [Yeni Ahitte] kullanılan Yunancada bu sözcük, iki kereste parçası imasını bile taşımaz” (The Companion Bible).
Kutsal Kitabın bazı ayetlerinde de, İsa’nın üzerine asıldığı nesne için başka bir sözcük kullanılır. Bu, Yunanca ksülon sözcüğüdür (Elçiler 5:30; 10:39; 13:29; Galatyalılar 3:13; 1. Petrus 2:24). Bu sözcük “kereste” veya “direk, sopa ya da ağaç” anlamına gelir. İdamlarda neden çoğunlukla basit bir direk kullanıldığı, haçla ilgili bir kitapta şöyle açıklanıyor: “Halka açık infazlar için seçilen her yerde ağaç bulunmuyordu. Bu yüzden düz bir direk toprağa saplanırdı. Kanun kaçakları, elleri yukarı doğru kaldırılmış olarak ve çoğunlukla ayaklarından da bu direğe bağlanır ya da çivilenirdi” (Das Kreuz und die Kreuzigung).
Tabii en ikna edici kanıt Tanrı’nın Sözünde bulunur. Elçi Pavlus şöyle diyor: “Mesih, bedel ödeyerek bizi Kanunun lanetinden kurtardı ve kendisi bizim yerimize lanetli oldu. Çünkü şöyle yazılmıştır: ‘Direğe [ağaca, Kitabı Mukaddes] asılmış her adam lanetlidir’” (Galatyalılar 3:13, 14). Burada Pavlus, Kanunun Tekrarı 21:22, 23’ten alıntı yapar ve orada açıkça bir haçtan değil bir direkten bahsedilir. Bu şekilde öldürülen kişi “lanetli” sayıldığından İsa’nın takipçilerinin, Mesih’i direğe gerilmiş şekilde gösteren resim ya da heykellerle evlerini süslemeleri uygun olmaz.
İNANIŞ: “İsa öldürülmedi.”
GERÇEK: İsa gibi kutsal birinin öldürülmesinin gerekli olması bazılarına garip geliyor. Bu yüzden onun aslında öldürülmediğini düşünüyorlar. Fakat bu doğru olsaydı İsa’nın yeryüzüne geliş amacı gerçekleşmemiş olacaktı, mucizevi şekilde kusursuz bir insan olarak doğmasının da bir anlamı olmayacaktı. Dolayısıyla onun yaşamıyla fidyenin ödenmesi, yani insanların günaha ve ölüme kölelikten kurtarılması da mümkün olmayacaktı. Ancak Kutsal Kitap, İsa’nın günahlarımız için gerçekten öldüğünü söyler. Örneğin İsa’nın elçisi Pavlus şöyle demişti: “Tanrı bize olan sevgisini şöyle gösteriyor: Biz henüz günahkârken Mesih bizim için ölmüştür” (Romalılar 5:8). Evet, Âdem’den miras aldığımız ölümlü, günahkâr durumdan kurtulmamız için Tanrı’nın gözünde uygun olan bedeli İsa ödedi.
İNANIŞ: “İsa aslında Tanrı’ydı.”
GERÇEK: Yeryüzüne gelen İsa’nın, aslında Tanrı’nın Kendisi olduğu fikri uzun zamandır Hıristiyan Âlemi tarafından kabul ediliyor ve Üçleme öğretisinin temelini oluşturuyor. Halbuki İsa yeryüzünde yaşarken ortada böyle bir düşünce yoktu. Tersine AnaBritannica’nın dediği gibi, “Yeni Ahitte üçleme terimi ve bu öğretiye ilişkin açık bir ifade yer almıyor. . . . . Öğreti birkaç yüzyıl süresince çeşitli tartışmalarla gelişti.”
İsa’nın insan bedenine bürünmüş Tanrı olduğunu öğretenler aslında İsa’yı yüceltmek yerine ona hakaret etmiş olurlar.b Bunu şöyle örnekleyelim: Diyelim ki bir işyerinde çalışanlar müdürlerinden bir istekte bulunuyor. Müdür bu isteği yerine getirecek yetkiye sahip olmadığını söylüyor. Bu doğruysa, müdür haddini aşmayarak doğru olanı yapıyor demektir. Ama aslında bu yetkiye sahipse, sırf çalışanların istediğini yapmamak için yalan söylüyor demektir.
İsa da buna benzer bir durumla karşılaşmıştı. Bir keresinde iki öğrencisi ondan kendilerini yüksek bir konuma getirmesini istedi. O acaba nasıl cevap verdi? Şöyle dedi: “Sağıma ya da soluma oturacakları seçme hakkı bana verilmemiştir; Babam bu yerleri kimler için hazırlamışsa onların olacak” (Matta 20:23). Eğer iddia edildiği gibi İsa aslında Tanrı olsaydı, bu sözlerle yalan söylemiş olmaz mıydı? Fakat tersine İsa bu sözlerle hem haddini bilmek konusunda mükemmel bir örnek bıraktı hem de Tanrı’ya eşit olmadığını açıkça gösterdi.
İNANIŞ: “İsa sadece bir peygamberdi.”
GERÇEK: İsa kendini asla Tanrı’yla bir tutmadı, fakat sıradan bir insan da değildi. Yehova Tanrı onu ölümünden yaklaşık üç gün sonra ruhi bir varlık olarak diriltti. Ardından İsa, ‘Tanrı’nın sağına oturdu’ ve krallık yetkisini almayı bekledi (İbraniler 10:12, 13; Efesoslular 1:20, 22). Zamanı gelince de Kral olarak hüküm sürmeye başladı. O çok yakında hükümdarlık yetkisini yeryüzünde de kullanarak tüm sıkıntıları ortadan kaldıracak.
Vahiy 19:11-16 ayetleri simgesel bir dille, İsa Mesih’i hükümleri ve savaşı adil olan, beyaz ata binmiş bir kral olarak betimler. ‘Uzun ve keskin bir kılıcı’ vardır ve ‘bununla milletleri vuracaktır.’ Evet İsa büyük gücünü kötüleri yok etmek için kullanacak. Peki onun izinden gitmeye çalışanlara ne olacak? (1. Petrus 2:21). Onlar çok yakında “Mutlak Güce Sahip Tanrı’nın büyük günündeki savaş” sırasında korunacak ve Tanrı’nın gökteki Krallığının yönetiminde yeryüzünde sonsuza dek yaşayacak (Vahiy 7:9, 14; 16:14, 16; 21:3, 4).
Bu makaleden İsa hakkında bazı yeni şeyler öğrendiniz mi? Öyleyse Kutsal Kitabı incelemeye devam edin. Bunu yapmaktan hem zevk alacak hem de yararlar elde edeceksiniz. İsa Mesih’in de dediği gibi, o ve Yaratıcımız hakkında bilgi alırsanız ‘sonsuz yaşama kavuşacaksınız’ (Yuhanna 17:3).
[Dipnotlar]
a İsa Fısıh gününde, yani İbrani takvimine göre 14 Nisan’da öldü (Matta 26:2).
b Üçleme öğretisinin Kutsal Kitapla çeliştiğini gösteren daha fazla kanıt için, Yehova’nın Şahitleri tarafından yayımlanan Mukaddes Kitap Aslında Ne Öğretiyor? kitabının 201. sayfasına bakın.
[Sayfa 14’teki çerçeve/resim]
İsa Mesih’in Bilinmeyen Özellikleri
İsa acaba nasıl biriydi? Sıradan insanlara mesafeli davranan, soğuk ya da kibirli biri miydi? Bazısı öyle düşünebilir. Oysa İsa aslında . . .
• eğlencelere katıldı (Yuhanna 2:1-11).
• iyi şeyler yapanları övdü (Markos 14:6-9).
• çocuklarla zaman geçirdi (Markos 10:13, 14).
• çekinmeden gözyaşı döktü (Yuhanna 11:35).
• zor durumdakilerin haline acıdı (Markos 1:40, 41).
-
-
Biliyor muydunuz?Gözcü Kulesi—2010 | 1 Nisan
-
-
Biliyor muydunuz?
İsa’nın gerçekten yaşamış biri olduğuna dair Kutsal Kitap dışında hangi kanıtlar var?
▪ İsa’nın döneminden kısa süre sonra yaşamış birkaç yazar ondan adıyla söz etmiştir. Onlardan biri, imparatorların yönetimi sırasında Roma tarihini yazan Cornelius Tacitus’tur. O, MS 64’te Roma’yı harap eden yangının sorumlusunun söylentilere göre İmparator Neron olduğunu yazar. Tacitus’a göre Neron suçu, halkın Hıristiyan olarak adlandırdığı bir gruba yüklemeye çalışmıştı. O şöyle yazıyor: “[Hıristiyan] isminin türetildiği Hıristos [yani Mesih], Tiberius’un saltanatı sırasında vali Pontius Pilatus tarafından idam edildi” (Annals, XV. Kitap, 44).
Yahudi tarihçi Flavius Josephus da İsa’dan söz etmişti. Onun yazdığına göre, Romalı vali Festus’un MS yaklaşık 62’deki ölümünden kısa süre sonra ve ardılı Albinus’un göreve başlamasından önce, Başkâhin Ananus (Hanna) “Sanhedrin’deki hâkimleri topladı ve onların önüne Mesih denilen İsa’nın kardeşi Yakup adındaki adamı ve daha başka birkaç kişiyi çıkardı” (Jewish Antiquities, XX. Kitap, 200 [ix, 1]).
İsa neden Mesih olarak adlandırıldı?
▪ İncil kayıtlarına göre melek Cebrail, Meryem’e görünüp hamile kalacağını bildirdiğinde doğacak oğluna İsa adını vermesi gerektiğini söyledi (Luka 1:31). Bu isim Kutsal Kitap devirlerinde Yahudiler arasında çok yaygındı. Yahudi tarihçi Josephus, Kutsal Kitapta İsa ismini taşıyan kişilerin dışında bu isimde 12 kişiden daha söz eder. İnsanlar Meryem’in oğlu olan İsa’yı aynı ismi taşıyan diğer kişilerden ayırmak için, memleketinin adını belirterek ona “Nasıralı İsa” diyorlardı (Markos 10:47). O “Mesih” ya da İsa Mesih olarak da tanınıyordu (Matta 16:16). Peki Mesih ne demektir?
“Mesih” sözcüğü İbranice Maşiah kelimesinden gelir ve bunun Yunanca karşılığı Hristos’tur. Her iki kelime de “Meshedilmiş Kişi”, yani Tanrı tarafından özel bir göreve tayin edilmiş kişi anlamına gelir. Bu unvan İsa’dan önce başkaları için de kullanılmıştı. Örneğin Musa, Harun ve Kral Davut’un meshedildiği söylenmiştir. Başka sözlerle onlar Tanrı’nın belirlediği sorumlu ve yetkili konumlara tayin edildiler (Levioğulları 4:3; 8:12; 2. Samuel 22:51; İbraniler 11:24-26). Geleceği önceden bildirilen Mesih olan İsa, Yehova’nın en önemli temsilcisiydi. Dolayısıyla o yerinde olarak “yaşayan Tanrı’nın Oğlu Mesih” diye adlandırıldı (Matta 16:16; Daniel 9:25).
[Sayfa 15’teki resim]
Bir Ressamın Kaleminden Flavius Josephus
-