Watchtower ONLINE KÜTÜPHANE
Watchtower
ONLINE KÜTÜPHANE
Türkçe
  • KUTSAL KİTAP
  • YAYINLAR
  • İBADETLER
  • Bir Melek Meryem’i Ziyaret Ediyor
    Mukaddes Kitap Öyküleri
    • Meryem, Cebrail meleği dinliyor

      84. ÖYKÜ

      Bir Melek Meryem’i Ziyaret Ediyor

      BU GÜZEL kadın Meryem’dir. O, Nâsıra şehrinde yaşayan bir İsraillidir. Tanrı onun çok iyi bir insan olduğunu bilir. Bu nedenle, Cebrail adlı meleğiyle ona bir haber gönderir. Cebrail, Meryem’e ne der, biliyor musun? Bakalım.

      Cebrail, Meryem’e, ‘selâm sana çok beğenilen kız. Yehova seninledir’ der. Meryem onu daha önce hiç görmemiştir. Ne demek istediğini anlamadığından şaşırır. Fakat Cebrail onun korkusunu giderir.

      ‘Korkma Meryem. Yehova senden çok memnun. Bu nedenle, senin için şahane bir şey yapacak. Yakında bir bebek doğuracaksın ve ismini İsa koyacaksın’ der.

      Cebrail devamen, ‘çocuk büyük olacak ve ona Yüce Tanrı’nın Oğlu denilecek. Yehova, Davud’u kral yaptığı gibi, onu da kral yapacak. Fakat İsa, ebediyen kral olacak ve onun krallığının hiç sonu olmayacak’ der.

      Meryem, ‘bu nasıl olabilir? Ben evli değilim. Bir adamla birlikte yaşamadım, nasıl bir bebeğim olabilir?’ diye sorar.

      Cebrail, ‘Tanrı’nın kudreti üzerine gelecek, bu nedenle çocuğa Tanrı’nın Oğlu denecek’ diye cevap verir. Sonra Meryem’e, ‘akraban Elizabet’i düşün. Herkes onun çocuk doğuramayacak kadar yaşlı olduğunu söylüyordu. Fakat yakında bir oğlu olacak. Görüyorsun, Tanrı’nın yapamayacağı hiçbir şey yoktur’ der.

      Bunun üzerine Meryem, ‘Yehova’nın kölesiyim, dediğin gibi olsun’ der. O zaman melek ondan ayrılır.

      Meryem hemen Elizabet’i ziyaret eder. Elizabet Meryem’in sesini duyunca, karnındaki bebek sevinçle sıçrar. Elizabet, Tanrı’nın ruhuyla dolar ve Meryem’e, ‘sen kadınlar arasında özellikle beğenildin’ der. Meryem, Elizabet’in yanında üç ay kadar kalır; sonra Nâsıra’ya evine döner.

      Meryem, Yusuf adlı bir adamla evlenmek üzeredir. Fakat Yusuf, Meryem’in bir bebeği olacağını öğrenince, onunla evlenmek istemez. O zaman Tanrı’nın meleği rüyasında ona, ‘Meryem’i karı olarak almaktan korkma. Çünkü onun çocuğunu Tanrı verdi’ der. Böylece Meryem ve Yusuf evlenirler ve İsa’nın doğmasını beklerler.

      Luka 1:26-56; Matta 1:18-25.

      İnceleme Soruları

  • İsa Bir Ahırda Doğuyor
    Mukaddes Kitap Öyküleri
    • Ahırda olan Yusuf, Meryem ve bebek İsa

      85. ÖYKÜ

      İsa Bir Ahırda Doğuyor

      BU KÜÇÜK bebeğin kim olduğunu biliyor musun? Evet, o İsa’dır. İsa bir ahırda dünyaya gelir. Hayvanların barınağına ahır denir. Meryem İsa’yı kundağa sarıp yemliğe yatırır. Yemlik, eşeklerin ve diğer hayvanların yemlerinin konulduğu yerdir. Fakat neden Meryem ve Yusuf hayvanların arasında bulunuyorlar? Bir ahır, doğum yapılacak bir yer değil; öyle değil mi?

      Hayır, değil. Fakat onlar şu nedenle ahırda bulunuyorlar: Roma’nın hükümdarı olan Kayser Avgustus, herkesin doğduğu şehre gitmesini ve ismini kütüğe yazdırmasını emreden bir yasa çıkarır. Yusuf, Beytlehem’de doğmuştur. Meryem ile beraber oraya giderler, kalabilecekleri boş bir yer bulamazlar. Böylece bu ahıra girmek zorunda kalırlar. Meryem o gün İsa’yı doğurur. Gördüğün gibi, o sağlıklı bir bebektir.

      Çobanlar İsa’yı görmek için Beytlehem’e geliyor

      İsa’yı ziyaret etmeye çobanlar gelir. Geceleyin kırda koyunlarını beklerken parlak bir ışık çevrelerini aydınlatır. Bu, bir meleğin saçtığı ışıktır. Çobanlar çok korkarlar. Fakat melek onlara, ‘korkmayın. Size iyi bir haberim var’ der ve şöyle devam eder: ‘Bugün Beytlehem’de Rab Mesih doğdu. O insanları kurtaracak. Onu kundağa sarılmış olarak bir yemlikte yatarken bulacaksınız.’ Birdenbire birçok melek gelir ve Tanrı’yı yüceltmeye başlarlar. Çobanlar hemen İsa’yı ararlar ve onu ahırda bulurlar.

      İsa’nın neden bu kadar özel bir kişi olduğunu biliyor musun? Onun aslında kim olduğunu biliyor musun? Bu kitabın ilk öyküsünde, Tanrı’nın ilk Oğlundan söz ettiğimizi hatırlıyor musun? Bu Oğul gökler, yer ve her şey yaratılırken Yehova ile birlikte çalışıyordu. İşte bu Oğul İsa’dır.

      Evet, Yehova, Oğlunun gökteki hayatını alıp Meryem’in içine koyar. Tıpkı diğer bebeklerin annelerinin içinde büyüdükleri gibi, İsa da Meryem’in içinde büyümeye başlar. Fakat bu bebek Tanrı’nın Oğludur. Sonunda İsa işte burada, Beytlehem’deki bu ahırda doğar. Meleklerin insanlara İsa’nın doğmuş olduğunu söylemekten neden bu kadar sevinç duyduklarını şimdi anlıyor musun?

      Luka 2:1-20.

      İnceleme Soruları

  • İnsanlara Yol Gösteren Yıldız
    Mukaddes Kitap Öyküleri
    • Astrologlar parlak bir yıldızı takip ediyor

      86. ÖYKÜ

      İnsanlara Yol Gösteren Yıldız

      BU ADAMLARDAN birinin işaret ettiği parlak yıldızı görebiliyor musun? Bu yıldız, onlar Yeruşalim’den ayrıldıklarında ortaya çıkar. Bu adamlar, Doğuludurlar ve yıldızları incelerler. Bu yeni doğan yıldızın kendilerini önemli bir kimseye götürdüğüne inanırlar.

      Beytlehem üzerindeki parlak yıldız

      Onlar, Yeruşalim’e geldiklerinde, ‘Yahudilerin kralı olan çocuk nerede?’ diye sorarlar. ‘Yahudi’, İsraillilerin diğer bir adıdır. Bu adamlar, ‘Çocuğun yıldızını ilk kez Doğuda gördük ve ona tapınmaya geldik’ derler.

      O zaman Yeruşalim’de kral olan Hirodes, bunu duyunca çok üzülür. Başka bir kralın kendi yerine geçmesini istemez. Bu nedenle, başkâhinleri çağırır ve onlara, ‘vaat edilen kral nerede doğacak?’ diye sorar. Onlar, ‘Mukaddes Kitap onun Beytlehem’de doğacağını söyler’ diye cevap verirler.

      Bunun üzerine Hirodes, Doğulu adamları çağırır ve onlara, ‘gidin bebeği arayın; onu bulduğunuzda, bana haber verin; ben de gidip ona tapınmak istiyorum’ der. Fakat aslında Hirodes çocuğu öldürtmek için aratır.

      Yıldız, Beytlehem’e kadar bu adamların önünde gider ve çocuğun bulunduğu yerin üzerinde durur. Adamlar eve girince, Meryem ile küçük İsa’yı bulurlar. Getirdikleri hediyeleri İsa’ya verirler. Fakat sonra Yehova, Hirodes’e geri dönmemeleri için rüyalarında onları uyarır. Böylece onlar, başka bir yoldan ülkelerine dönerler.

      Hirodes, Doğulu adamların evlerine dönmek üzere ayrıldıklarını öğrenince, çok öfkelenir. Beytlehem’deki iki yaşında ve daha küçük yaşta olan bütün erkek çocukların öldürülmesini emreder. Fakat bundan önce Yehova, rüyasında Yusuf’u uyarır ve o da ailesini alıp Mısır’a kaçar. Daha sonra Yusuf, Hirodes’in öldüğünü duyunca, Meryem ve İsa’yı alıp Nâsıra’ya kendi evine döner. İsa Nâsıra’da büyür.

      Bu yeni yıldızın parlamasını sağlayan kim olduğunu biliyor musun? Adamların ilk kez bu yıldızı gördükten sonra Yeruşalime gelmiş olduklarını unutmayalım. İblis Şeytan, Tanrı’nın Oğlunu öldürtmek ister ve Yeruşalim’de kral Hirodes’in onu öldürtmeye çalışacağını bilir. Bu nedenle bu yıldızın parlamasını sağlayan Şeytan’dır.

      Matta 2:1-23; Mika 5:2.

      İnceleme Soruları

  • Çocuk İsa Mabette
    Mukaddes Kitap Öyküleri
    • Çocuk İsa mabette öğretmenlerle konuşuyor

      87. ÖYKÜ

      Çocuk İsa Mabette

      KENDİSİNDEN yaşlı olan bu adamlarla konuşan çocuğa bak. Onlar Tanrı’nın Yeruşalim’deki mabedinde din öğretmenleridir. Çocuk, İsa’dır. Şimdi biraz büyümüştür. 12 yaşındadır.

      Öğretmenler, İsa’nın Tanrı ve Mukaddes Kitapta yazılanlar hakkında bu kadar çok bilgiye sahip olmasına şaşarlar. Fakat acaba neden Yusuf ve Meryem İsa ile birlikte değiller? Onlar nerede? Bunu şimdi öğreneceğiz.

      Yusuf, her yıl Fısıh bayramını kutlamak için ailesini Yeruşalim’e götürür. Nâsıra’dan Yeruşalim’e yolculuk oldukça uzun sürer. O zaman otomobil yoktur; tren de yoktur. O günlerde böyle araçlar yoktu. Halkın çoğu yürümek zorundaydı; Yeruşalim’e kadar üç günlük yol giderler.

      Yusuf, artık büyük bir aileye sahiptir. İsa’nın bakılması gereken başka kardeşleri de vardır. O yıl, Yusuf ve Meryem, çocuklarıyla birlikte Nâsıra’ya, evlerine dönmek üzere yola çıkarlar. İsa’nın başkalarının yanında döndüğünü zannederler. Gün bitiminde, mola verdiklerinde İsa’yı, akrabaları ve tanıdıkları arasında ararlar, fakat bulamazlar. Bunun üzerine onu aramak üzere Yeruşalim’e dönerler.

      Sonunda, İsa’yı mabette öğretmenlerin yanında bulurlar. Onları dinleyip sorular sormaktadır. Herkes onun hikmetine şaşar. Fakat Meryem, ‘oğlum, bunu bize neden yaptın? Babanla ben üzüntü içinde seni aradık’ der.

      İsa, ‘neden beni aradınız? Babamın evinde bulunmam gerektiğini bilmiyor muydunuz?’ diye cevap verir.

      Evet, İsa, Tanrı hakkında bilgi alabileceği yerde bulunmaktan sevinç duymaktadır. Biz de bunu hissetmeliyiz, değil mi? İsa Nâsıra’ya evine dönünce tapınmak üzere her hafta ibadetlere gider. Çok dikkatli dinlediğinden, Mukaddes Kitaptan çok şeyler öğrenir. Biz de İsa gibi olalım ve onu örnek alalım.

      Luka 2:41-52; Matta 13:53-56.

      İnceleme Soruları

  • Yahya İsa’yı Vaftiz Ediyor
    Mukaddes Kitap Öyküleri
    • İsa Erden Nehrinde Yahya tarafından vaftiz edildikten sonra sudan çıkıyor

      88. ÖYKÜ

      Yahya İsa’yı Vaftiz Ediyor

      ADAMIN başının üzerine inmekte olan güvercine bak. Bu adam İsa’dır. O şimdi 30 yaşlarındadır. Yanındaki ise, Yahya’dır. Onun hakkında daha önce bazı şeyler öğrenmiştik. Meryem akrabası Elizabet’i ziyarete gittiğinde Elizabet’in karnındaki bebeğin sevinçten sıçradığını hatırlıyor musun? Henüz doğmamış olan bu bebek, Yahya idi. Fakat şimdi İsa ve Yahya ne yapıyorlar?

      Yahya İsa’yı az önce Erden Nehrinin sularına batırdı. Aslında vaftiz bu şekilde yapılır. Bir kimse önce suya batırılır sonra çıkarılır. İnsanları vaftiz ettiğinden dolayı Yahya’ya Vaftizci denilir. Fakat acaba Yahya neden İsa’yı vaftiz etti dersin?

      İsa gelip Yahya’dan kendisini vaftiz etmesini istediğinde, Yahya da onu vaftiz etti. Yahya, yaptıkları kötü hareketlerden pişman olduklarını göstermek isteyenleri vaftiz etmektedir. Fakat İsa, pişmanlık duyabileceği herhangi kötü bir şey yaptı mı? Hayır, hiçbir zaman yapmadı, çünkü o Tanrı’nın gökten gelen bir Oğluydu. İsa, Yahya’dan kendisini vaftiz etmesini başka bir nedenle istedi.

      İsa, Yahya’ya gelmeden önce marangozluk yapıyordu. Tahtadan masa, sandalye, sıra gibi eşyalar yapan kimseye marangoz denir. Meryem’in kocası Yusuf marangozdu ve İsa’ya da bu işi öğretmişti. Fakat Yehova Tanrı, Oğlunu yeryüzüne marangoz olsun diye göndermedi. Ona yapması gereken özel bir görev verecekti ve İsa’nın bu göreve başlaması için artık vakit gelmişti. Böylece, Babasının isteğini yapmaya geldiğini göstermek için, Yahya’dan kendisini vaftiz etmesini istedi. Acaba Tanrı bunu kabul etti mi?

      Güvercin gibi görünen Tanrı’nın mukaddes ruhu gökten iniyor

      Evet, etti, çünkü, İsa sudan çıktığı zaman, gökten bir ses, ‘sevgili Oğlum budur, ondan memnunum’ dedi. O anda gökler sanki açılıyormuş gibi oldu ve bir güvercin İsa’nın üzerine indi. Fakat bu gerçek bir güvercin değildir. Sadece güvercinmiş gibi görünen Tanrı’nın mukaddes ruhudur.

      Şimdi İsa’nın düşünmesi gereken birçok şey vardır; bu yüzden, ıssız bir yere gidip 40 gün orada kalır. Orada Şeytan yanına gelir. Üç kez Tanrı’nın kanunlarına karşı gelmesini sağlamaya çalışır. Ama İsa bunu yapmaz.

      Daha sonra İsa geri dönüp ilk takipçilerini veya öğrencilerini seçer. Bazılarının adları Andreas, Petrus (diğer adı Simun), Filipus ve Natanael’dir (diğer adı Bartolomeus). İsa ve yeni öğrencileri Galile denen bölgeye giderler. Natanael’in doğduğu şehir olan Galile’nin Kana şehrinde kalırlar. Orada İsa büyük bir düğüne gider ve ilk mucizesini yapar. Nedir bu biliyor musun? Suyu şaraba çevirir.

      Matta 3:13-17; 4:1-11; 13:55; Markos 6:3; Yuhanna 1:29-51; 2:1-12.

      İnceleme Soruları

  • İsa Mabedi Temizliyor
    Mukaddes Kitap Öyküleri
    • İsa sarrafların masalarını deviriyor ve onları mabetten kovuyor

      89. ÖYKÜ

      İsa Mabedi Temizliyor

      İSA burada öfkeli görünüyor, değil mi? Neden bu kadar öfkeli olduğunu biliyor musun? Çünkü Tanrı’nın Yeruşalim’deki mabedinde bulunan bazı adamlar çok açgözlüdürler. Buraya Tanrı’ya tapınmak için gelen insanlardan çok para kazanmaya çalışıyorlar.

      Sığırları, koyunları ve güvercinleri görüyor musun? Bu adamlar bu hayvanları burada, mabedin avlusunda satıyorlar. Bunun nedenini biliyor musun? Çünkü İsraillilerin, Tanrı’ya kurban edecekleri hayvanlara ve kuşlara ihtiyaçları var.

      Tanrı’nın kanunu, suç işleyen bir İsraillinin Tanrı’ya bir kurban sunmasını şart koşar. Ayrıca İsraillilerin, başka zamanlarda da kurbanlar sunmaları gerekiyor. Fakat Tanrı’ya kurban edecekleri hayvan ve kuşları nereden alacaklar?

      İsraillilerden bazıları kuş ve hayvan sahibidirler. Bu hayvanlardan bazılarını kurban edebilirler. Fakat İsraillilerden birçoğu hayvan veya kuş sahibi değildir. Diğerleri ise, hayvanlarından birini beraberlerinde mabede getiremeyecek kadar Yeruşalim’den uzakta yaşıyorlar. Bu nedenle, gelip ihtiyaçları olan hayvan ve kuşları buradan satın alıyorlar. Fakat bu adamlar o insanlardan çok para istiyorlar. Onları aldatıyorlar. Ayrıca burada, Tanrı’nın mabedinin içinde satış yapmaya da hakları yok.

      İşte bu durum İsa’yı öfkelendirir. Bu adamların masalarını devirir, paralarını yerlere saçar. İpten bir kamçı yapar ve hayvanları mabetten kovar. Güvercin satanlara, ‘onları buradan kaldırın. Babamın evini ticarethane yapmayın’ diye emreder.

      İsa’nın takipçilerinden bazıları burada, Yeruşalim’deki mabette onunla beraberdir. İsa’nın yaptıklarını görünce şaşarlar. O zaman Mukaddes Kitapta, Tanrı’nın Oğlu hakkında ‘Tanrı’nın evinin sevgisi onun içinde ateş gibi yanacak’ diyen yeri hatırlarlar.

      İsa, Fısıh’a katılmak üzere burada Yeruşalim’de bulunurken, birçok mucizeler yapar. Sonra, Yahudiye’den ayrılır ve yine Galile’ye gider. Giderken Samiriye bölgesinden geçer. Orada neler olduğunu görelim.

      Yuhanna 2:13-25; 4:3, 4.

      İnceleme Soruları

  • Kuyu Başındaki Kadın
    Mukaddes Kitap Öyküleri
    • İsa kuyu başında Samiriyeli bir kadınla konuşuyor

      90. ÖYKÜ

      Kuyu Başındaki Kadın

      İSA bir gün Samiriye’de bir kuyunun başında oturup dinlenir. Öğrencileri yiyecek satın almak için şehre giderler. İsa ile konuşan kadın su çekmek için kuyuya gelmiştir. İsa ona, ‘bana biraz su ver’ der.

      Kadın çok şaşırır. Neden biliyor musun? Çünkü İsa bir Yahudidir, kadın ise, Samiriyelidir. Yahudilerin çoğu Samiriyelileri sevmezler. Hatta onlarla hiç konuşmazlar. Fakat İsa her tür insanı sever. Bu nedenle kadına, ‘eğer senden su isteyenin kim olduğunu bilseydin, sen ondan isteyecektin ve o da sana hayat veren suyu verecekti’ der.

      Kadın, ‘efendi, kuyu derin ve senin kovan bile yok. Bu hayat veren suyu nereden bulacaksın?’ der.

      İsa, ‘bu kuyudan su içersen tekrar susarsın. Fakat benim vereceğim sudan içen susamaz ve ebediyen yaşar’ der.

      Kadın, ‘efendi, bana bu sudan ver de bir daha susamayayım ve su çekmek için ta buraya kadar gelmeyeyim’ der.

      Kadın, İsa gerçek sudan söz ediyor sanır. Oysa İsa, Tanrı ve O’nun Gökteki Krallığıyla ilgili hakikatten söz etmektedir. Bu hakikat, hayat veren bir suya benzer. İnsana ebedi hayat verebilir.

      Bunun üzerine İsa kadına ‘git, kocanı çağır ve buraya gel’ der.

      Kadın ‘kocam yok’ der.

      İsa, ‘doğru söyledin, beş kocan vardı ve şimdi birlikte yaşadığın adam kocan değil’ der.

      Bütün bunlar doğru olduğu için kadın çok şaşırır. Acaba İsa bütün bunları nasıl bilir? Çünkü İsa, Tanrı’nın gönderdiği Vaat Edilen Kimsedir ve bu bilgileri Tanrı’dan almıştır. O sırada öğrencileri geri dönerler ve İsa’nın Samiriyeli kadınla konuştuğunu görünce şaşırırlar.

      Bu öyküden ne öğreniyoruz? Bu, İsa’nın, her ırktan insana iyi davrandığını gösterir. Biz de böyle yapmalıyız. Sadece başka bir ırktan oldukları için bazı insanların kötü olduklarını düşünmemeliyiz. İsa, herkesin, ebedi hayata götüren hakikati bilmesini ister. Biz de, insanların hakikati öğrenmesine yardımcı olmak istemeliyiz.

      Yuhanna 4:5-43; 17:3.

      İnceleme Soruları

  • İsa Bir Dağda Öğretiyor
    Mukaddes Kitap Öyküleri
    • İsa Dağdaki Vaazında insanlara öğretim veriyor

      91. ÖYKÜ

      İsa Bir Dağda Öğretiyor

      BURADA İsa’yı otururken görüyorsun. Galile’de bir dağda insanlara öğretir. En yakınında oturanlar öğrencileridir. İçlerinden on ikisini resul olarak seçmiştir. Resuller, İsa’nın özel öğrencileridir. Adlarını biliyor musun?

      Simun Petrus ve kardeşi Andreas. Yine iki kardeş olan Yakub ve Yuhanna. Diğer bir Yakub ve diğer bir Simun. Başka iki resulün adı Yahuda’dır. Biri Yahuda İskaryot, diğeri ise Taddeus da denilen Yahuda. Filipus ve Natanael (ona Bartolomeus da denilir) ve son olarak Matta ve Tomas.

      İsa Samiriye’den döndükten sonra, ilk kez ‘göklerin krallığı yakındır’ diye vaaz etmeye başlar; bu krallığın ne olduğunu biliyor musun? Bu, Tanrı’nın gerçek bir hükümetidir. İsa onun kralıdır. Gökte hüküm sürecek ve yeryüzüne barış getirecektir. Tanrı’nın gökteki krallığı yeryüzünün tümünü güzel bir cennet haline çevirecektir.

      İsa, bu dağda insanlara krallığı öğretir. ‘Şöyle dua edin’ der: ‘Göklerdeki Babamız, ismin onurlansın. Krallığın gelsin. Gökte olduğu gibi yerde de senin iraden olsun.’ Birçok kimse buna ‘Rabbin Duası’ der. Diğerleri ise, bunu ‘Örnek Dua’ diye adlandırırlar. Bu duayı tam olarak söyleyebilir misin?

      Bir kalabalık İsa’nın Dağdaki Vaazını dinliyor

      İsa, onlara, birbirlerine karşı nasıl davranmaları gerektiğini de öğretir. ‘Başkalarının size ne yapmasını istiyorsanız, siz de onlara öyle yapın’ der. Başkalarının sana iyi davranmasını istemez misin? Öyle ise, İsa, bizim de başkalarına karşı iyi davranmamız gerektiğini söyler. Yeryüzü cennetinde herkesin böyle davranması ne şahane olacak değil mi?

      Matta 5-7. baplar; 10:1-4.

      İnceleme Soruları

  • İsa Ölüyü Diriltiyor
    Mukaddes Kitap Öyküleri
    • İsa Yairus’un kızını diriltiyor

      92. ÖYKÜ

      İsa Ölüyü Diriltiyor

      BURADA gördüğün kız çocuğu 12 yaşındadır. İsa onun elinden tutuyor. Annesi ve babası da yanlarında duruyorlar. Neden böylesine mutlu göründüklerini biliyor musun? Öğrenelim.

      Kızın babası Yairus adında önemli bir adamdır. Kızı bir gün hastalanır ve yatağa düşer. Fakat iyileşmez. Giderek daha da kötüleşir. Yairus ve karısı telaşa kapılırlar, çünkü küçük kızları ölmek üzeredir. Bu onların biricik kızıdır. Böylece Yairus gidip İsa’yı arar. İsa’nın yaptığı mucizeleri o da duymuştur.

      Yairus, İsa’yı bulduğu zaman etrafında büyük bir kalabalık vardır. Yairus kalabalığı yarar ve İsa’nın ayaklarına kapanır. ‘Kızım çok hasta’ der. ‘Lütfen gelip onu iyileştir’ diye yalvarır. İsa geleceğini söyler.

      Yürürlerken, kalabalık İsa’ya yaklaşmak için itişir. İsa birden durur. ‘Kim bana dokundu?’ der. İsa, bedeninden kuvvet çıktığından birinin kendisine dokunduğunu anlar. Fakat acaba kim? 12 yıldan beri çok hasta olan bir kadın. Gelip İsa’nın giysisine dokunmuş ve iyileşmiştir!

      Yairus bu olay karşısında kendini daha iyi hisseder, çünkü İsa’nın ne kadar kolaylıkla bir kimseyi iyileştirebildiğini görmüştür. Fakat o sırada bir haberci gelir, Yairus’a ‘İsa’ya artık zahmet verme. Kızın öldü’ der. İsa bunu işitir ve Yairus’a ‘telaşlanma, kızın iyileşecek’ der.

      Yairus’un evine girdiklerinde, insanlar büyük bir acıyla ağlamaktadırlar. Fakat İsa ‘ağlamayın, çocuk ölmedi. Sadece uyuyor’ der. Kızın öldüğünü bildiklerinden dolayı gülerler ve İsa ile alay ederler.

      O zaman İsa, kızın ana-babasını ve üç resulünü çocuğun yattığı odaya alır. Kızın elini tutar ve ona ‘kalk’ der. Burada gördüğün gibi kız tekrar yaşamaya başlar. Ayağa kalkar ve yürür. İşte bu nedenle ana-babası çok sevinirler.

      İsa’nın ölülerden dirilttiği ilk insan bu kız çocuğu değildir. Mukaddes Kitabın söz ettiği ilk insan, Nain şehrinde yaşayan bir dul kadının oğludur. İsa daha sonra Meryem ve Marta’nın kardeşi Lazar’ı diriltir. İsa, Tanrı’nın kralı olarak hüküm sürdüğü zaman birçok ölüyü diriltecektir. Bundan dolayı sevinmiyor muyuz?

      Luka 8:40-56; 7:11-17; Yuhanna 11:17-44.

      İnceleme Soruları

  • İsa Birçok İnsanı Doyuruyor
    Mukaddes Kitap Öyküleri
    • İsa birkaç ekmek ve balıkla kalabalığı doyuruyor

      93. ÖYKÜ

      İsa Birçok İnsanı Doyuruyor

      KORKUNÇ bir olay olur. Vaftizci Yahya öldürülür. Kralın karısı Hirodias Yahya’yı sevmediğinden, kralın Yahya’nın başını kestirtmesini sağlar.

      İsa bunu duyunca çok üzülür. Issız bir yere çekilir. Fakat halk onun peşinden gider. İsa kalabalığı görünce onlara acır. Tanrı’nın Krallığı hakkında onlarla konuşur ve hastalarını iyi eder.

      Akşamüstü öğrencileri gelip ona, ‘geç oldu, burası ıssız bir yer. Halkı gönder ki, yakın köylerden kendilerine yiyecek satın alsınlar’ derler.

      İsa ‘gitmelerine gerek yok. Onlara siz yiyecek verin’ der. Filipus dönüp ‘bu kadar insanı doyurmaya yetecek kadar nereden yiyecek satın alabiliriz ki’ der.

      Filipus ‘herkese azıcık yiyebileceği kadar bile yiyecek almak için çok para gerekir’ cevabını verir. Andreas, ‘bizim yiyeceklerimizi taşıyan çocukta beş ekmek ve iki balık var. Fakat bu kadar kalabalık için nedir ki’ der.

      İsa ‘halka yere oturmasını söyleyin’ der. Sonra yiyecekler için Tanrı’ya şükreder ve onları parçalara ayırır. Öğrencileri ekmek ve balıkları herkese dağıtırlar. 5.000 erkek, binlerce kadın ve çocuk vardır. Herkes doyuncaya kadar yer. Öğrencileri artakalanları toplarlar ve onlarla 12 küfe dolar.

      İsa şimdi öğrencilerine kayığa binip Galile Denizinin karşı yakasına geçmelerini söyler. Geceleyin kuvvetli bir fırtına patlar, dalgalar kayığı bir o yana bir bu yana sürükler. Öğrencileri çok korkarlar. Geceyarısı suların üzerinde karşıdan kendilerine doğru yürüyen birini görürler. Ne gördüklerini anlamadıklarından korkuyla bağrışırlar.

      İsa, ‘korkmayın, benim’ der. Hâlâ inanamazlar. Bu nedenle Petrus ‘ya Rab, eğer sen isen suların üzerinden sana gelmemi emret’ der, İsa ‘gel’ der. Petrus kayıktan inip suların üzerinde yürür. Sonra korkar ve batmaya başlar, fakat İsa onu kurtarır.

      Daha sonra İsa yine binlerce kişiyi doyurur. Bu kez yedi ekmek ve birkaç küçük balıkla bunu yapar. Yine herkes için bol yiyecek vardır. İsa’nın insanlarla bu denli ilgilenmesi şahane değil mi? Tanrı’nın kralı olarak hüküm süreceği zaman, hiçbir şeyden kaygı çekmemiz gerekmeyecek.

      Matta 14:1-32; 15:29-38; Yuhanna 6:1-21.

      İnceleme Soruları

  • Küçük Çocukları Seviyor
    Mukaddes Kitap Öyküleri
    • İsa ve kolları arasında bir çocuk

      94. ÖYKÜ

      Küçük Çocukları Seviyor

      KÜÇÜK çocuğu kollarının arasına alan İsa’ya bak. İsa’nın çocuklarla ilgilendiğini söyleyebilirsin, değil mi? Onu seyreden adamlar resulleridir. İsa onlara ne söylüyor? Görelim.

      Bir gün İsa ve resulleri uzun bir yolculuktan dönmüşlerdi. Resuller yol boyunca aralarında tartışmışlardı. Döndüklerinde İsa onlara ‘yolda ne tartışıyordunuz?’ diye sorar. Aslında İsa onların ne tartıştıklarını zaten bilir. Fakat kendisine anlatıp anlatmayacaklarını anlamak için onlara bu soruyu sorar.

      Resuller yolda, aralarında kimin en büyük olduğunu tartışmış oldukları için cevap vermezler. Resullerden bazıları diğerlerinden daha önemli olmak isterler. En büyük olmak arzusunun doğru bir istek olmadığını İsa onlara acaba nasıl gösterir?

      Küçük bir çocuk çağırıp önlerinde durdurur. Öğrencilerine, “şunu bilmenizi isterim, değişmez ve küçük çocuklar gibi olmazsanız, Tanrı’nın krallığına asla giremezsiniz. Krallıkta en büyük kimse bu çocuk gibi olandır” der. İsa’nın bunu neden söylediğini biliyor musunuz?

      Çünkü küçük çocuklar başkalarından daha büyük veya daha önemli olmayı düşünmezler. Bu nedenle resuller de bu bakımdan çocuklar gibi olmayı ve diğerlerinden daha büyük veya önemli olmak konusunda tartışmamayı öğrenmelidirler.

      İsa küçük çocuklarla ne kadar ilgilendiğini başka zamanlar da gösterir. Birkaç ay sonra bazı kimseler İsa’ya çocuklarını getirirler. Resuller, onları uzaklaştırmak isterler. Fakat İsa resullerine ‘bırakın çocuklar bana gelsinler, onlara engel olmayın, çünkü Tanrı’nın krallığı bu gibi kimselerindir’ der. Sonra çocukları kucaklar ve bereketler. İsa’nın küçük çocukları sevdiğini bilmek ne güzel, değil mi?

      Matta 18:1-4; 19:13-15; Markos 9:33-37; 10:13-16.

      İnceleme Soruları

  • İsa’nın Öğretim Tarzı
    Mukaddes Kitap Öyküleri
    • Merhametli Samiriyeli dövülen Yahudinin yaralarını sarıyor

      95. ÖYKÜ

      İsa’nın Öğretim Tarzı

      İSA bir gün, adamın birine komşusunu sevmesi gerektiğini söyler. Adam da İsa’ya, ‘benim komşum kimdir?’ diye sorar. İsa adamın ne düşündüğünü bilmektedir. Adam, sadece kendi ırkından ve dininden olanların komşusu sayılacağını düşünmektedir. Bu nedenle İsa’nın ona ne dediğine dikkat et.

      İsa, bazen bir öykü anlatarak öğretim verir. Bu olayda da böyle yapar. Bir Yahudi ile Samiriyeli hakkında bir öykü anlatır. Yahudilerden çoğunun Samiriyelileri sevmediğini daha önce öğrenmiştik. İsa’nın öyküsü şöyledir:

      Günlerden bir gün, Yahudinin biri dağ yolundan Eriha’ya inmektedir. Haydutlar ona saldırır. Parasını alıp onu öldüresiye döverler.

      Biraz sonra o yoldan bir Yahudi kâhin geçer. Dövülen adamı görür. Ne yapar biliyor musunuz? Yolun karşı tarafına geçip yoluna devam eder. Daha sonra başka çok dindar biri o yoldan geçer. Bu, bir Levilidir. O acaba durur mu? Hayır, o da dövülen adama yardım etmez. Burada kâhini ve Leviliyi yolda uzaklaşırlarken görüyorsun.

      Fakat dövülen adamın yanındaki kişiye bak. O bir Samiriyelidir. Üstelik de bir Yahudiye yardım ediyor. Yaralarının üzerine ilaç koyuyor. Daha sonra onu alıp, dinlenip, iyileşebileceği bir yere götürür.

      İsa, öyküyü anlatıp bitirdikten sonra, kendisine soran adama, ‘bu üçünden hangisinin dövülen adamın komşusu olduğunu düşünüyorsun? Kâhin mi, Levili mi, yoksa Samiriyeli mi?’ diye sorar.

      Adam, ‘Samiriyeli. Dövülen adama o iyi davrandı’ der.

      İsa, ‘haklısın. Öyle ise sen de git, başkalarına aynı şekilde davran’ der.

      İsa’nın öğretme tarzını beğendin mi? İsa’nın Mukaddes Kitap kanalıyla söylediklerini dinlersek, birçok önemli şeyi öğreniriz, değil mi?

      Luka 10:25-37.

      İnceleme Soruları

  • İsa Hastaları İyileştiriyor
    Mukaddes Kitap Öyküleri
    • İsa hasta bir kadını iyileştirirken kızgın dinsel liderler onu izliyor

      96. ÖYKÜ

      İsa Hastaları İyileştiriyor

      İSA ülkede dolaşırken hastaları iyileştirir. Bu mucizelerle ilgili haberler, köylerde, kasabalarda, her yerde konuşulur. Böylece halk ona sakatları, körleri, sağırları ve daha birçok hastaları getirir. İsa onların hepsini iyileştirir.

      Yahya’nın İsa’yı vaftiz etmesinin üzerinden üç yıldan fazla zaman geçmiştir. İsa, resullerine, pek yakında Yeruşalim’e gideceğini, orada öldürüleceğini ve sonra diriltileceğini söyler. Bu arada hastaları iyileştirmeye devam eder.

      Bir keresinde İsa, bir Sebt günü öğretim verir. Sebt, Yahudilerin istirahat günüdür. Burada gördüğün kadın çok hastadır. 18 yıldan beri beli iki kat olmuştur ve hiçbir şekilde doğrulamamaktadır. İsa ellerini onun üzerine koyar ve kadın doğrulmaya başlar. İyileşmiştir!

      Dinsel liderler bu olaya çok kızarlar. Onlardan biri, halka ‘çalışabileceğimiz altı gün var. İyileşmek için o günlerde gelin, Sebt gününde değil!’ diye bağırır.

      Fakat İsa, ‘siz kötü adamlarsınız. Her biriniz Sebt günü eşeğini çözüp onu suvarmaya götürmüyor mu? Ya 18 yıldan beri hasta olan bu zavallı kadın Sebt günü iyileştirilmemeli miydi?’ diye sorar. İsa’nın sözleri bu kötü adamları utandırır.

      Daha sonra İsa ve resulleri Yeruşalim’e doğru yola çıkarlar. Eriha kentinden çıktıkları zaman, iki kör dilenci, İsa’nın yanlarından geçtiğini işitirler. ‘Ey İsa bize yardım et’ diye bağırırlar.

      İsa, kör adamları çağırıp onlara, ‘size ne yapmamı istiyorsunuz?’ diye sorar. Dilenciler, ‘Rab, gözlerimiz açılsın’ derler. İsa da, onların gözlerine dokunur ve hemen görmeye başlarlar. İsa’nın bütün bu şaşkınlık uyandıran mucizeleri neden yaptığını biliyor musun? Çünkü o, insanları seviyor ve kendisine iman etmelerini istiyordu. O Kral olarak hüküm sürdüğünde, yeryüzünde hiç kimsenin artık hastalanmayacağından emin olabiliriz.

      Matta 15:30, 31; Luka 13:10-17; Matta 20:29-34.

      İnceleme Soruları

  • İsa Kral Olarak Geliyor
    Mukaddes Kitap Öyküleri
    • İsa bir sıpaya binmiş ve insanlar hurma ağacının dallarıyla el sallıyor

      97. ÖYKÜ

      İsa Kral Olarak Geliyor

      İSA, iki kör dilenciyi iyi ettikten kısa bir süre sonra, Yeruşalim’in yakınında olan küçük bir köye gider. İki öğrencisine ‘köye gidin, bir sıpa bulacaksınız. Onu çözüp bana getirin’ der.

      Sıpayı getirirler ve İsa ona biner. Sıpayla yakındaki Yeruşalim’e gider. Şehre yaklaştığında büyük bir kalabalık onu karşılamaya çıkar. Çoğu, giysilerini çıkarıp yola serer. Diğerleri hurma ağacının dallarından kesip yolun üstüne sererler ve ‘Yehova’nın ismiyle gelen Kralı Tanrı bereketlesin’ diye bağırırlar.

      Eskiden İsrail’de yeni krallar, halka kendilerini göstermek için Yeruşalim’e sıpa üzerinde girerlerdi. İşte İsa da böyle yapar. Böylece bu insanlar, İsa’yı kral olarak istediklerini gösterirler. Fakat herkes onu istemez. İsa mabede girdiğinde olanlardan bunu anlayabiliriz.

      İsa, mabette kör ve sakat olanları iyi eder. Küçük çocuklar bunu görünce, bağırıp İsa’yı överler. Bu durum kâhinleri kızdırır. İsa’ya ‘çocukların ne dediğini işitiyor musun?’ diye sorarlar.

      İsa, ‘evet işitiyorum. Siz Mukaddes Kitapta küçük çocukların ağzından Tanrı övülecek diye yazan yeri hiç okumadınız mı?’ diye sorar. Çocuklar Tanrı’nın kralını övmeye devam ederler.

      Biz de bu çocuklar gibi olmak istiyoruz, öyle değil mi? Bazı kimseler, Tanrı’nın Gökteki Krallığı hakkında konuşmamıza engel olmaya çalışabilirler. Fakat biz, İsa’nın yapacağı şahane işleri insanlara anlatmaya devam edeceğiz.

      İsa, yeryüzündeyken, henüz kral olarak hüküm sürmeye başlama zamanı gelmemişti. Acaba kral olma zamanı ne vakit gelecekti? İsa’nın öğrencileri de bunu bilmek istediler. Şimdi bunu okuyacağız.

      Matta 21:1-17; Yuhanna 12:12-16.

      İnceleme Soruları

  • Zeytinlik Dağında
    Mukaddes Kitap Öyküleri
    • İsa Zeytinlik Dağında birkaç elçisiyle konuşuyor

      98. ÖYKÜ

      Zeytinlik Dağında

      İSA Zeytinlik Dağındadır. Yanındaki dört kişi resulleridir. Kardeş olan Andreas ve Petrus ile yine kardeş olan Yakub ve Yuhanna. Yeruşalim’deki Tanrı’nın mabedini uzakta görebilirsin.

      Yeruşalim’deki mabet

      İsa’nın sıpa üzerinde Yeruşalim’e girmesinden iki gün sonradır. Günlerden Salıdır. İsa sabah erkenden mabede girer. Kâhinler öldürmek amacıyla onu tutuklamak isterler. Fakat halk İsa’yı sevdiğinden, korkarlar ve bunu yapamazlar.

      İsa, o dinsel liderleri ‘yılanlar, engerekler soyu’ olarak adlandırır. Yaptıkları bütün kötü işlerden dolayı, Tanrı’nın onları cezalandıracağını söyler. Sonra Zeytinlik Dağına çıkar ve bu dört resul ona bazı şeyler sormaya başlarlar. İsa’ya acaba neler sordular, biliyor musun?

      Gelecekte olacak olaylar hakkında sordular. İsa’nın, yeryüzündeki kötülüklerin tümüne bir son vereceğini bilmektedirler. Fakat bunun ne zaman olacağını öğrenmek isterler. İsa acaba ne zaman Kral olarak hüküm sürmek üzere yeniden gelecek?

      İsa, yeniden geldiği zaman, yeryüzündeki takipçilerinin kendisini göremeyeceklerini bilir. Çünkü o göktedir ve onlar onu artık göremeyeceklerdir. Bu nedenle İsa, resullerine, gökte Kral olarak hüküm sürmekte olduğu zaman yeryüzünde olacak bazı olayları anlatır. Bunlar nelerdir?

      İsa büyük savaşların olacağını, birçok insanın hastalık ve açlık çekeceğini, suçların çoğalacağını, büyük depremler olacağını söyler. Aynı zamanda Tanrı’nın Gökteki Krallığıyla ilgili iyi haberin tüm yeryüzünde vaaz edileceğini de bildirir. Bütün bunların zamanımızda olduğunu görebiliyor musun? Evet! Öyle ise İsa’nın şimdi gökte hüküm sürdüğünden emin olabiliriz. Yakında yeryüzündeki kötülüklerin tümünü de ortadan kaldıracak.

      Matta 21:46; 23:1-39; 24:1-14; Markos 13:3-10.

      İnceleme Soruları

  • Yukarı Kattaki Bir Odada
    Mukaddes Kitap Öyküleri
    • İsa’nın sadık öğrencileriyle son akşam yemeği

      99. ÖYKÜ

      Yukarı Kattaki Bir Odada

      İKİ gün sonra, şimdi perşembe gününün gecesidir. İsa ve 12 resulü Fısıh yemeğini yemek için yukarı kattaki büyük bir odada toplanmıştır. Resimde dışarı çıkarken görülen adam Yahuda İskariyot’tur. Kâhinlere İsa’yı nasıl ele geçirebileceklerini söylemeye gider.

      Bir gün önce, Yahuda gidip onlara ‘İsa’yı yakalamanıza yardım edersem bana ne verirsiniz?’ diye sormuştu. Onlar ‘otuz gümüş veririz’ demişlerdi. İşte şimdi Yahuda onları İsa’nın bulunduğu yere getirmek üzere bu adamlarla buluşmaya gidiyor. Ne korkunç değil mi?

      Fısıh yemeği biter, fakat şimdi İsa özel başka bir yemeğe başlar. Bir somun ekmeği parçalara ayırıp resullerine verir ve ‘bunu yiyin, çünkü bu sizin için verilecek olan bedenim demektir’ der. Sonra onlara bir kâse şarap verir ve ‘bunu için, çünkü bu sizin için dökülecek olan kanım demektir’ der. Mukaddes Kitap bunu, ‘Rabbin Akşam Yemeği’ diye adlandırır.

      İsrailliler Fıshı, Tanrı’nın meleğinin Mısır’da kendi evlerinin üstünden geçtiği, fakat Mısırlıların evlerindeki ilk doğanları öldürdüğü olayı hatırlamak için yiyorlardı. Fakat şimdi İsa, takipçilerinin kendisini ve onlar için hayatını nasıl verdiğini hatırlamalarını istiyor. Bu nedenle, onlara, bu özel yemeği her yıl kutlamalarını emreder.

      Rabbin Akşam Yemeği yendikten sonra, İsa, resullerine yürekli ve imanda kuvvetli olmalarını söyler. Son olarak onlar, Tanrı’ya ilahiler okur ve oradan ayrılırlar. Gecenin çok geç saatidir; herhalde gece yarısını geçmiştir. Onların nereye gittiklerine bir bakalım.

      Matta 26:14-30; Luka 22:1-39; Yuhanna 13-17. baplar; I. Korintoslular 11:20.

      İnceleme Soruları

  • İsa Bahçede
    Mukaddes Kitap Öyküleri
    • Getsemani bahçesinde Yahuda İsa’ya bir öpücükle ihanet ediyor

      100. ÖYKÜ

      İsa Bahçede

      İSA ve resulleri yukarı kattaki odadan çıktıktan sonra Getsemani denilen bahçeye giderler. Oraya daha önceleri de birçok kez gitmişlerdi. İsa, orada onlara uyanık durup dua etmelerini söyler. Sonra yanlarından biraz uzaklaşır ve yere kapanıp dua eder.

      Sonra resullerinin bulunduğu yere döner. Sence onlar o sırada ne yapıyorlardı? Uyuyorlardı! İsa üç kez onlara uyanık durmalarını söyler, fakat her kere döndüğünde onları uykuda bulur. Sonuncu kez döndüğünde, onlara ‘böyle bir zamanda nasıl uyuyabiliyorsunuz? düşmanlarımın eline verileceğim zaman geldi’ der.

      Tam o sırada büyük bir kalabalığın gürültüsü işitilir. Bakın! Kılıçlı ve sopalı adamlar geliyor! Yollarını aydınlatmak için meşaleler taşıyorlar. Yaklaştıklarında, aralarından biri öne çıkar, doğruca İsa’nın yanına gelir ve burada gördüğün gibi, onu öper. Bu, Yahuda İskariyot’tur. Acaba İsa’yı neden öper?

      İsa, ‘Yahuda, beni bir öpüşle mi ele veriyorsun?’ diye sorar. Evet, o öpüş bir işarettir. Bu sayede, Yahuda’nın yanındaki adamlar, kimin aradıkları İsa olduğunu anlarlar. Böylece düşmanları yaklaşıp İsa’yı tutarlar. Fakat Petrus bu durumda mücadele etmeden duramaz. Beraberinde getirdiği kılıcı çeker ve yanındaki adama vurur. Kılıç adamın başına değmez, fakat sağ kulağını kesip koparır. Fakat İsa adamın kulağına dokunup onu iyileştirir.

      İsa, Petrus’a ‘kılıcını yerine koy. Babama, beni kurtarsınlar diye binlerce melek göndermesi için yalvaramayacağımı mı sandın?’ der. Evet, bunu yapabilirdi. Fakat Tanrı’ya meleklerini göndermesi için yalvarmadı, çünkü düşmanlarının kendisini tutacakları zamanın geldiğini biliyordu. Bu nedenle onların kendisini götürmelerine izin verdi. Şimdi İsa’ya neler yapıldığını görelim.

      Matta 26:36-56; Luka 22:39-53; Yuhanna 18:1-12.

      İnceleme Soruları

  • İsa Öldürülüyor
    Mukaddes Kitap Öyküleri
    • İsa direğe asılmış

      101. ÖYKÜ

      İsa Öldürülüyor

      BAK! Ne korkunç bir şey! İsa öldürülüyor. Onu bir direğe astılar. Ellerinden ve ayaklarından çivilediler. Acaba İsa’ya neden acımasızca davranıyorlar?

      Çünkü bazıları İsa’dan nefret ediyorlar. Kimler biliyor musun? Biri, kötü melek İblis Şeytan. O, Âdem ve Havva’ya Yehova’ya karşı itaatsizlik ettiren kimsedir. İsa’nın düşmanlarının bu korkunç cinayeti işlemelerini sağlayan da yine odur.

      Direğe çivilenmeden önce, düşmanları İsa’ya çok adice davrandılar. Onların nasıl Getsemani bahçesine gelip onu götürdüklerini hatırlıyor musun? Bu düşmanları kimlerdi? Evet, dinsel liderlerdi. Daha sonra neler olduğunu görelim.

      Dinsel liderler İsa’yı tuttukları zaman, resuller kaçarlar. Korktukları için, İsa’yı düşmanlarıyla yalnız bırakırlar. Fakat resullerden Petrus ve Yuhanna pek uzağa gitmezler. İsa’ya ne yapacaklarını görmek için onu takip ederler.

      Kâhinler İsa’yı bir zamanlar başkâhinlik yapan yaşlı Hanna’ya götürürler. Orada uzun süre kalmazlar. Sonra İsa’yı o yıl başkâhin olan Kayafa’nın evine getirirler. Dinsel liderlerden birçoğu onun evine toplanmıştır.

      Kayafa’nın evinde İsa yargılanır. İsa’ya karşı yalancı şahitler getirirler. Dinsel liderler hep birden ‘İsa öldürülmeli’ derler. Yüzüne tükürür, onu tokatlarlar.

      Bütün bunlar olurken, Petrus dışarda avluda beklemektedir. Soğuk bir gecedir, orada bulunanlar bir ateş yakarlar. Ateşin etrafında ısınırlarken, bir hizmetçi kız Petrus’a bakıp ‘bu adam da İsa ile beraberdi’ der.

      Petrus ‘hayır, değildim’ diye inkâr eder.

      Üç kez Petrus’a İsa ile beraber olduğunu söylerler. Fakat her keresinde Petrus bunu yalanlar. Üçüncü kez de yalanladığında horoz öter, İsa dönüp Petrus’a bakar. Petrus söylediği yalanlardan dolayı çok üzülür ve gidip ağlar.

      Cuma sabahı güneş doğarken, kâhinler, İsa’yı büyük toplantı salonları olan Sanhedrin’e götürürler. Orada, ona ne yapacaklarını konuşurlar. Sonra İsa’yı, Yahudiye valisi olan Pontius Pilatus’a götürürler.

      Kâhinler, Pilatus’a, ‘bu kötü bir adam; öldürülmeli’ derler. Pilatus, İsa’ya bazı sorular sorduktan sonra, ‘onun kötü bir şey yaptığını sanmıyorum’ der. Pilatus sonra İsa’yı Hirodes Antipas’a gönderir. Hirodes, Galile hükümdarıdır, fakat o sırada Yeruşalim’de bulunmaktadır. Hirodes de İsa’da suç bulamaz, bu nedenle onu tekrar Pilatus’a gönderir.

      Pilatus, İsa’yı serbest bırakmak ister. Fakat İsa’nın düşmanları, başka bir mahkûmu, haydut Barabbas’ı serbest bırakmasını isterler. Öğle vakti, Pilatus, İsa’yı dışarı çıkarır. Kavma, ‘işte Kralınız’ der. Fakat başkâhinler ‘götür onu’; ‘Onu öldür!’; ‘Onu öldür!’ diye bağırırlar. Böylece Pilatus, Barabbas’ı serbest bırakır, İsa’yı ise, öldürülmek üzere götürürler.

      Cuma günü öğleden sonra İsa direğe çivilenir. Fakat İsa’nın her iki yanında da birer suçlu öldürülmek üzere direğe asılmıştır. İsa’nın ölmesinden biraz önce bu suçlulardan biri ona ‘Krallığında geldiğin zaman beni hatırla’ der. İsa ona cevap olarak ‘sana söz veriyorum, benimle birlikte cennette olacaksın’ der.

      Bu şahane bir vaat değil mi? İsa’nın hangi cennetten söz ettiğini biliyor musun? Tanrı’nın başlangıçta yaptığı cennet neredeydi? Evet, yeryüzündeydi. İsa, gökte kral olarak hüküm sürdüğü zaman, yeryüzünde kurulan yeni cennette yaşaması için o adamı diriltecektir. Bundan mutluluk duymuyor muyuz?

      Matta 26:57-75; 27:1-50; Luka 22:54-71; 23:1-49; Yuhanna 18:12-40; 19:1-30

      İnceleme Soruları

  • İsa Yaşıyor
    Mukaddes Kitap Öyküleri
    • İsa’nın mezarındaki iki melek Mecdelli Meryem’e İsa’nın dirildiğini söyler

      102. ÖYKÜ

      İsa Yaşıyor

      BURADAKİ kadının ve iki erkeğin kim olduklarını biliyor musun? Kadın, İsa’nın bir dostu olan Mecdelli Meryem’dir. Beyaz giysiler içindeki adamlar meleklerdir. Meryem’in kapısından içeri doğru baktığı bu küçük oda, ölümünden sonra İsa’nın cesedinin konulduğu yerdir. Fakat şimdi ceset orada değil! Onu kim aldı? Görelim.

      İsa’nın ölümünden sonra, kâhinler, Pilatus’a ‘İsa yaşarken üç gün sonra dirileceğini söylemişti. Bu nedenle, emret de kabrin başında nöbetçiler beklesin; o zaman öğrencileri onun cesedini çalıp dirildiğini söyleyemezler’ derler. Pilatus, kâhinlerin kabri korumaları için askerler göndermelerine izin verir.

      Fakat İsa’nın ölümünün üçüncü günü, sabah erkenden Yehova’nın bir meleği aniden gelir. Kabrin önündeki taşı yuvarlar. Askerler korkularından kımıldayamazlar. Sonunda kabrin içine baktıklarında, cesedin orada olmadığını görürler. Askerlerden bazıları şehre gidip, olanları kâhinlere anlatırlar. Kötü kâhinlerin ne yaptıklarını biliyor musun? Yalan söylemeleri için askerlere para verirler. Askerlere ‘gece biz uyurken öğrencileri gelip cesedi çaldılar deyin’ derler.

      O arada İsa’nın dostu olan bazı kadınlar kabre gelirler. Onu boş bulunca şaşırırlar. Aniden parlak giysiler içinde iki melek görünür. Melekler, ‘İsa’yı neden burada arıyorsunuz? O dirildi. Derhal gidip öğrencilerine haber verin’ derler. Kadınlar, koşa koşa giderler. Fakat yolda bir adam onları durdurur. Onun kim olduğunu biliyor musun? O, İsa’dır. ‘Gidip öğrencilerime haber verin’ der.

      Kadınlar, İsa’nın yaşadığını, onu gördüklerini söylediklerinde öğrenciler pek inanmazlar. Petrus ve Yuhanna kendi gözleriyle görmek için kabre koşarlar, fakat kabir boştur. Petrus ve Yuhanna geri döner, fakat Mecdelli Meryem orada kalır. İşte o zaman kabrin içine baktığında iki meleği görür.

      İsa’nın cesedine ne olduğunu biliyor musun? Tanrı, onun ortadan kaybolmasını sağlar. Tanrı, İsa’yı öldüğü maddi bedenle diriltmez. İsa’ya, gökteki meleklerin sahip oldukları gibi, ruh olan yeni ruhi bir beden verir. Fakat yakında öğreneceğimiz gibi, öğrencilerine yaşadığını göstermek için, insanların görebildiği bazı bedenler alır.

      Matta 27:62-66; 28:1-15; Luka 24:1-12; Yuhanna 20:1-12.

      İnceleme Soruları

  • Kapalı Bir Odada
    Mukaddes Kitap Öyküleri
    • Diriltilen İsa öğrencilerine görünüyor

      103. ÖYKÜ

      Kapalı Bir Odada

      PETRUS ve Yuhanna, İsa’nın cesedinin konulmuş olduğu kabirden ayrıldıktan sonra, Meryem yalnız başına orada kalır. Ağlamaya başlar. Sonra, bir önceki resimde gördüğümüz gibi, eğilip kabrin içine bakar. Orada iki melek görür! Melekler ona ‘niçin ağlıyorsun?’ diye sorarlar.

      Meryem, ‘Rabbimi götürmüşler ve onu nereye koyduklarını bilmiyorum’ diye cevap verir. Sonra arkasına döner ve bir adam görür. Adam ona ‘kimi arıyorsun?’ diye sorar.

      Meryem onu bahçıvan sanır ve İsa’nın cesedini onun bir yere götürdüğünü düşünür. Bu nedenle adama ‘eğer onu sen götürdünse, nereye koyduğunu bana söyle’ der. Fakat aslında o adam İsa’dır. Meryem’in tanıyamadığı bir beden almıştır. Adam onu ismiyle çağırınca Meryem onun İsa olduğunu anlar. Koşup öğrencilere ‘Rabbi gördüm’ der.

      Aynı gün daha sonra, İsa’nın iki öğrencisi Emmaus denilen bir köye giderlerken, yolda onlara bir adam katılır. Öğrencileri, İsa’nın öldürülmesinden dolayı çok kederlidirler. Fakat yürürlerken adam onlara Mukaddes Kitaptan birçok şey açıklar, bunlar onları teselli eder. Daha sonra yemek yemek için durduklarında, öğrencileri bu adamın İsa olduğunu anlarlar. Bunun üzerine İsa ortadan kaybolur. İki öğrencisi olanları resullere anlatmak için derhal Yeruşalim’e geri dönerler.

      O arada İsa, Petrus’a da görünür. Diğerleri bunu duyduklarında çok heyecanlanırlar. O sırada iki öğrencisi Yeruşalim’e gelip resulleri bulurlar. İsa’nın kendilerine yolda nasıl göründüğünü anlatırlar. Onlar bunu anlatırken, şaşkınlık veren bir şey olur; ne olur biliyor musun?

      Resme bak. Kapı kapalı olmasına rağmen, İsa odanın ortasında onlara görünür. Öğrencileri ne kadar mutlular! Ne heyecanlı bir gün, değil mi? İsa’nın şimdiye kadar takipçilerine kaç kez görünmüş olduğunu hesapladın mı? Beş kez, saydın mı?

      İsa resullerine göründüğünde, Tomas orada değildir. Bu nedenle öğrenciler ona ‘Rabbi gördük’ derler. Fakat Tomas, inanabilmek için İsa’yı kendisinin görmesi gerektiğini söyler. Sekiz gün sonra, öğrenciler yine kapısı kapalı bir odada bir aradadırlar; bu kez Tomas da onlarla beraberdir. İsa, aniden odanın ortasında görünür. Tomas artık inanır.

      Yuhanna 20:11-29; Luka 24:13-43.

      İnceleme Soruları

  • İsa Göğe Dönüyor
    Mukaddes Kitap Öyküleri
    • Öğrenciler İsa göğe yükselirken bakıyor

      104. ÖYKÜ

      İsa Göğe Dönüyor

      DAHA sonraki günlerde İsa, takipçilerine birçok kez görünür. Bir keresinde 500 kadar öğrencisi onu görür. İsa, onlara göründüğünde neden söz eder biliyor musun? Tanrı’nın Gökteki Krallığından. Yehova, onu yere bu Krallığı insanlara öğretmek için göndermiştir. İsa, diriltildikten sonra bile bunu yapmaya devam eder.

      Tanrı’nın Krallığının ne olduğunu hatırlıyor musun? Evet, Krallık, Tanrı’nın gökteki gerçek hükümetidir ve Tanrı, kral olarak İsa’yı seçmiştir. Daha önce öğrenmiş olduğumuz gibi, İsa, açları doyurarak, hastaları iyileştirerek, hatta ölüleri bile dirilterek ne görkemli bir kral olacağını göstermiştir.

      Öyle ise, İsa, bin yıl boyunca gökte kral olarak hüküm sürdüğünde yeryüzü ne duruma gelecek? Evet, tüm yeryüzü güzel bir cennet haline dönüşecek. Artık savaş, cürüm, hastalık, hatta ölüm bile olmayacak. Bunun gerçek olduğunu biliyoruz, çünkü Tanrı, yeri insanlara zevk veren bir cennet olması amacıyla yaratmıştı. Bu nedenle, başlangıçta Aden bahçesini yapmıştı. Ve İsa, sonunda, Tanrı’nın istediği her şeyin gerçekleşmesini sağlayacak.

      İsa’nın artık göğe dönme zamanı gelir. 40 gün boyunca öğrencilerine görünmüştür. Bu nedenle onlar, onun tekrar yaşadığından emin olurlar. Fakat öğrencilerinin yanından ayrılmadan önce onlara ‘mukaddes ruhu alıncaya kadar Yeruşalim’de kalın’ der. Mukaddes ruh, tıpkı esen bir rüzgâr gibi, Tanrı’nın faal kuvvetidir. Tanrı’nın istediklerini yapmaları için İsa’nın takipçilerine yardım edecektir. İsa son olarak ‘yeryüzünün en uzak yerlerine kadar benim hakkımda vaaz etmelisiniz’ der.

      İsa, bunu söyler söylemez şaşkınlık verici bir olay olur. Aniden göğe yükselmeye başlar. Sonra bir bulutun arkasında gözden kaybolur ve öğrencileri İsa’yı bir daha göremezler. İsa, göğe gider ve oradan yerdeki takipçileri üzerinde hüküm sürmeye başlar.

      I. Korintoslular 15:3-8; Vahiy 21:3,4; Resullerin İşleri 1:1-11.

      İnceleme Soruları

Türkçe Yayınlar (1974-2026)
Oturumu Kapat
Oturum Aç
  • Türkçe
  • Paylaş
  • Tercihler
  • Copyright © 2025 Watch Tower Bible and Tract Society of PA
  • Kullanım Şartları
  • Gizlilik İlkesi
  • Privacy Settings
  • JW.ORG
  • Oturum Aç
Paylaş