-
“Onun Saati Henüz Gelmemişti”Gözcü Kulesi—2000 | 15 Eylül
-
-
“Onun Saati Henüz Gelmemişti”
“Kimse üzerine el atmadı, çünkü onun saati henüz gelmemişti.”—YUHANNA 7:30.
1. İsa’nın hareket tarzını hangi iki etken yönetti?
İSA Mesih resullerine şöyle dedi: “İnsanoğlu kendisine hizmet edilmeğe değil, ancak hizmet etmeğe ve bir çokları için canını fidye vermeğe geldi.” (Matta 20:28) Romalı vali Pontius Pilatus’a da şöyle demişti: “Ben bunun için doğmuşum, ve bunun için dünyaya geldim ki, hakikate şehadet edeyim.” (Yuhanna 18:37) İsa neden öleceğinin ve ölümünden önce hangi işi yapması gerektiğinin tam olarak farkındaydı. Aynı zamanda görevini tamamlamak için ne kadar vakti olduğunu da biliyordu. Mesih olarak yeryüzündeki kutsal hizmeti sadece üç buçuk yıl sürecekti. Bu süre, önceden bildirilen simgesel 70. haftanın başlangıcında (MS 29’da), İsa’nın Erden Nehri’nde vaftiz edilmesiyle başladı ve bu haftanın ortasında (MS 33’te) bir işkence direğindeki ölümüyle sona erdi. (Daniel 9:24-27; Matta 3:16, 17; 20:17-19) Bu nedenle, İsa’nın yeryüzündeki tüm hareket tarzını yöneten iki temel etken vardı: gelişinin amacı ve zamanlama konusundaki hassasiyeti.
2. İsa Mesih İncillerde nasıl tanıtılır; o, görevinin farkında olduğunu nasıl gösterdi?
2 İncil kayıtları İsa Mesih’i, Tanrı’nın Gökteki Krallığını ilan edip birçok kudretli işler yaparak Filistin diyarının her tarafını dolaşan faal bir kişi olarak tanıtır. İsa’nın etkin hizmetinin ilk kısmını anlatırken şöyle der: “Onun saati henüz gelmemişti.” Bizzat İsa da şunları söyledi: “Benim vaktim daha tamam olmamıştır.” Kutsal hizmetinin sonlarına doğru şu ifadeyi kullandı: “Saat geldi.” (Yuhanna 7:8, 30; 12:23) İsa’nın, kurban niteliğindeki ölümünü de içeren göreviyle ilgili saatin ya da zamanın farkında olması, söylediklerini ve yaptıklarını etkilemiş olmalı. Bunu anlamamız, onun kişiliği ve düşünüş tarzıyla ilgili bize anlayış kazandırabilir ve onun ‘izlerini’ daha yakından takip etmemize yardım edebilir.—I. Petrus 2:21.
Tanrı’nın İradesini Yapmaya Kararlı
3, 4. (a) Kana’daki bir düğün ziyafetinde neler oldu? (b) Meryem, şarabın bitmesi konusunda bir şey yapmasını önerdiğinde Tanrı’nın Oğlu neden karşı çıktı; bundan ne öğrenebiliriz?
3 Yıl MS 29. İsa’nın ilk öğrencilerini kişisel olarak seçmesinin üzerinden sadece birkaç gün geçmiş. Şimdi hepsi Galile bölgesindeki Kana köyüne geliyor ve bir düğüne katılıyorlar. İsa’nın annesi Meryem de orada. Şarap yetmiyor. Oğlunun bir şeyler yapması gerektiğini düşünerek ona şaraplarının olmadığını söylüyor. Fakat İsa şöyle cevap veriyor: “Kadın, benden sana ne? saatim daha gelmedi.”—Yuhanna 1:35-51; 2:1-4.
4 İsa’nın karşılık olarak verdiği “Kadın, benden sana ne?” ifadesi, ileri sürülen ya da önerilen şeye itiraz edildiğini gösteren eski bir soru şeklidir. İsa Meryem’in sözlerine neden karşı çıktı? O sırada 30 yaşındaydı. Sadece birkaç hafta önce vaftiz edilmiş, mukaddes ruhla meshedilmiş ve Vaftizci Yahya tarafından “dünyanın günahını kaldıran Allah Kuzusu” olarak tanıtılmıştı. (Yuhanna 1:29-34; Luka 3:21-23) Artık yönlendirmenin yalnızca onu gönderen En Yüce Otorite’den gelmesi gerekiyordu. (I. Korintoslular 11:3) Hiç kimsenin, yakın bir aile üyesinin bile, İsa’nın yapmak için yeryüzüne geldiği işe karışmasına izin verilemezdi. İsa’nın Meryem’e verdiği cevapta Babasının iradesini yapma konusundaki kararlılığı gerçekten de belli oluyor! Biz de ‘bütün vazifemizi’ yerine getirmek üzere benzer bir kararlılık gösterelim.—Vaiz 12:13.
5. İsa Mesih Kana’da hangi mucizeyi yaptı, bunun diğerleri üzerinde nasıl bir etkisi oldu?
5 Meryem, oğlunun bu sözlerle ne demek istediğini anlayarak hemen harekete geçti ve hizmetçilere şu talimatı verdi: “Size ne derse, onu yapın.” İsa da sorunu çözdü. Hizmetçilere küpleri suyla doldurttu ve suyu, en iyi kalitede şaraba dönüştürdü. Bu İsa’nın mucizeler yapma gücünün başlangıcıydı ve Tanrı’nın ruhunun onun üzerinde olduğuna işaret ediyordu. Yeni öğrenciler bu mucizeyi gördüğünde imanları güçlendi.—Yuhanna 2:5-11.
Yehova’nın Evi İçin Gayretli
6. İsa, Yeruşalim’deki mabette gördükleri karşısında neden öfkelendi ve nasıl harekete geçti?
6 Bundan kısa süre sonra, MS 30 yılının baharında İsa ile yanındakiler Yeruşalim’e Fıshı kutlamaya gitti. Oradayken öğrenciler, Önderlerinin belki daha önce hiç görmedikleri şekilde hareket ettiğine tanık oldu. Açgözlü Yahudi tüccarlar mabedin tam ortasında kurban olarak sunulabilecek hayvanlar ve kuşlar satıyordu. Sadık Yahudi tapıcılardan çok yüksek fiyatlar alıyorlardı. İsa öfkelenerek, harekete geçti. İplerden bir kamçı yaparak satıcıları dışarı kovdu. Sarrafların masalarını devirerek paralarını döktü. Güvercin satanlara şöyle emretti: “Bunları buradan kaldırın.” İsa’nın öğrencileri onun böyle hararetli davrandığını görünce Tanrı’nın Oğlu hakkındaki şu peygamberliği hatırladılar: “Senin evinin gayreti beni yiyecek.” (Yuhanna 2:13-17; Mezmur 69:9) Biz de dünyevi eğilimlerin tapınmamızı kirletmesine izin vermemek için gayretle çalışmalıyız.
7. (a) Nikodimos’u, Mesih’i ziyaret etmeye yönelten neydi? (b) İsa’nın Samiriyeli bir kadına şahitlik etmesinden hangi dersi alabiliriz?
7 İsa Yeruşalim’deyken göze çarpar alametler yapmış ve birçok insan ona iman etmişti. Sanhedrin, yani Yahudi yüksek mahkemesi üyesi Nikodimos bile İsa’dan etkilenmiş ve bir gece daha fazla bilgi almak için yanına gelmişti. O sırada İsa ve öğrencileri “Yahudiye diyarı”ndaydı; vaaz etmek ve öğrenciler yapmak amacıyla yaklaşık sekiz ay orada kaldılar. Ancak, Vaftizci Yahya’nın hapsedilmesinin ardından Galile’ye gitmek üzere Yahudiye’den ayrıldılar. Samiriye bölgesinden geçerken İsa Samiriyeli bir kadına tam bir şahitlikte bulunma fırsatını değerlendirdi. Böylece birçok Samiriyeli ona iman etti. Biz de onun gibi Gökteki Krallık hakkında konuşma fırsatlarını değerlendirmek üzere uyanık olalım.—Yuhanna 2:23; 3:1-22; 4:1-42; Markos 1:14.
Galile’de Geniş Çaplı Bir Öğretim
8. İsa Galile’de hangi işe başladı?
8 İsa’nın öleceği “saat” gelmeden önce, semavi Babasının hizmetinde yapacak çok işi vardı. İsa Galile’de, Yahudiye ve Yeruşalim’de olduğundan daha çok hizmet etti. “İsa, havralarında öğreterek ve melekûtun müjdesini vâzedip, halk arasındaki her türlü hastalığı ve her türlü zayıflığı iyi ederek, bütün Galilede dolaşıyordu.” (Matta 4:23) İsa’nın, “Tövbe edin, çünkü göklerin melekûtu yakındır” sözleri bütün bölgede duyulmuştu. (Matta 4:17) Birkaç ay sonra, Vaftizci Yahya’nın iki öğrencisi İsa hakkında kaynağından haber almak için geldiğinde onlara şöyle dedi: “Gidin, gördüğünüz ve işittiğiniz şeyleri Yahyaya bildirin; körlerin gözleri açılıyor, topallar yürüyor, cüzamlılar temizleniyor, sağırlar işitiyor, ölüler kıyam ediyorlar, fakirlere iyi haber vâzolunuyor. Ve kim bende sürçmezse, mutludur.”—Luka 7:22, 23.
9. Kalabalıklar neden Mesih İsa’ya geliyordu; bundan hangi dersi alabiliriz?
9 ‘İsa’yla ilgili olumlu sözler çevredeki bütün bölgeye yayıldı’ ve Galile’den, Dekapolis’ten, Yeruşalim’den, Yahudiye’den ve Erden’in diğer yakasından büyük kalabalıklar ona geliyordu. (Luka 4:14, 15; Matta 4:24, 25) Ona yalnızca mucizevi iyileştirme gücü için değil, aynı zamanda muhteşem öğretileri nedeniyle de geliyorlardı. Onun mesajı etkili ve teşvik ediciydi. (Matta 5:1–7:27) İsa’nın sözleri “lâtif” ve hoştu. (Luka 4:22) “Halk onun öğretişine çok şaştı,” çünkü Kutsal Yazıları kullanarak, yetki sahibi biri olarak konuşuyordu. (Matta 7:28, 29; Luka 4:32) Kim böyle bir adamdan etkilenmez ki? Biz de dürüst yürekli kişilerin hakikate gelmesine yardım etmek amacıyla öğretme becerimizi geliştirelim.
10. Nasıra halkı İsa’yı neden öldürmeye çalıştı; bunu neden yapamadılar?
10 Bununla birlikte, İsa’yı dinleyen herkes bu sözleri kabul etmeye hazır değildi. Daha kutsal hizmetinin başlarında, kendi şehri olan Nasıra’nın havrasında öğretim verirken onu öldürme girişiminde bulundular. Halk onun “lâtif sözlerine” şaşmış olsa da mucize görmek istiyordu. Fakat İsa orada birçok kudretli işler yapmak yerine, onların bencilliğini ve iman eksikliğini açığa vurdu. Havradakiler öfkeyle dolarak İsa’yı yakalayıp, baş aşağı atmak üzere yüksek bir yere, bir tepenin kenarına götürdüler. Fakat ellerinden kurtulup güvenlik içinde oradan uzaklaştı. Onun öleceği “saat” henüz gelmemişti.—Luka 4:16-30.
11. (a) Bazı dinsel liderler neden İsa’yı dinlemeye geldi? (b) İsa neden Sebti bozmakla suçlandı?
11 Çoğunlukla İsa’nın vaaz ettiği yerlerde yazıcılar, Ferisiler, Sadukiler ve diğer dinsel liderler bulunurdu. Onlardan çoğu dinleyip öğrenmek için değil, yanlışlar bulup onu tuzağa düşürmek için orada olurdu. (Matta 12:38; 16:1; Luka 5:17; 6:1, 2) Örneğin, İsa MS 31 yılının Fısıh zamanında Yeruşalim’i ziyaret ettiğinde, 38 yıldır hasta olan bir adamı iyileştirdi. Yahudi dinsel liderler onu Sebti bozmakla suçladı. Şöyle yanıt verdi: “Babam şimdiye kadar işlemektedir; ben de işliyorum.” Yahudiler onu, Tanrı’ya Baba diye hitap edip O’nun Oğlu olduğunu iddia ettiği için, bu kez de küfretmekle suçladı. Onlar İsa’yı öldürmek istiyordu, fakat o ve öğrencileri Galile’ye gitmek üzere Yeruşalim’den ayrıldı. Benzer şekilde, biz de gücümüzü Gökteki Krallığı vaaz etme ve öğrenciler yapma işine adarken muhalif olanlarla gereksiz yere karşı karşıya gelmekten kaçınırsak iyi ederiz.—Yuhanna 5:1-18; 6:1.
12. İsa Galile bölgesinde ne kadar geniş çapta çalıştı?
12 Daha sonraki yaklaşık bir buçuk yıl boyunca İsa hizmetinin çoğunu Galile ile sınırladı ve Yeruşalim’e sadece Yahudilerin yıllık üç bayramına katılmak için gitti. Toplam olarak Galile’de üç vaizlik turu gerçekleştirdi: ilki 4 yeni öğrencisiyle, ikincisi 12 resulle ve son olarak da eğitilmiş resullerin gönderilmesiyle daha geniş çaplı olarak. Galile’de hakikat konusunda çok geniş çaplı bir şahitlik yapıldı!—Matta 4:18-25; Luka 8:1-3; 9:1-6.
Yahudiye ve Perea’da Cesur Bir Şahitlik
13, 14. (a) Hangi fırsatta Yahudiler İsa’yı yakalamaya çalıştı? (b) İsa’yı tutuklamakla görevli adamlar bunu neden yapamadılar?
13 MS 32 yılının sonbaharıydı ve İsa’nın öleceği “saat” henüz gelmemişti. Çardaklar Bayramı yakındı. İsa’nın üvey kardeşleri ona şöyle diyordu: “Buradan çıkıp Yahudiyeye git.” Onlar İsa’nın mucizeler yapma gücünü Yeruşalim’deki bayrama katılan herkese göstermesini istiyorlardı. Fakat İsa tehlikenin farkındaydı. Bu yüzden kardeşlerine şöyle dedi: “Ben bu bayrama daha çıkmam; çünkü benim vaktim daha tamam olmamıştır.”—Yuhanna 7:1-8.
14 İsa bir süre Galile’de bekledikten sonra, Yeruşalim’e “açıkça değil, fakat gizlice imiş gibi çıktı.” Yahudiler gerçekten de bayramda onu arıyarak “O nerede?” diyorlardı. Bayramın yarısı geçtiğinde, İsa mabede gidip cesaretle öğretmeye başladı. Belki de onu hapsetmek ya da öldürmek için yakalamaya çalıştılar. Fakat bunu başaramadılar, çünkü “onun saati henüz gelmemişti.” O zaman birçok kişi ona iman etti. Hatta Ferisilerin onu yakalamak için görevlendirdiği adamlar bile elleri boş dönüp şöyle dedi: “Kimse asla böyle söylememiştir.”—Yuhanna 7:9-14, 30-46.
15. Yahudiler neden İsa’yı taşlamak istedi; İsa bundan sonra hangi vaaz etme faaliyetini başlattı?
15 İsa bayram sırasında mabette Babası hakkında öğretim verirken de, Yahudi muhalifleriyle arasındaki çekişme devam etti. Bayramın son günü, İsa’nın insan öncesi varlığı hakkında söylediklerine öfkelenen Yahudiler onu taşlamak istediler. Fakat o gizlendi ve zarar görmeden kurtuldu. (Yuhanna 8:12-59) İsa Yeruşalim’in dışında kalarak Yahudiye’de yoğun bir şahitlik kampanyası başlattı. Öğrencilerinden 70’ini seçti ve onlara talimatlar verdikten sonra o bölgede çalışmaları için ikişer ikişer gönderdi. İleride İsa ve resullerinin gitmeyi planladığı her yere ve şehre önden gideceklerdi.—Luka 10:1-24.
16. Takdis Bayramı sırasında İsa hangi tehlikeden kurtuldu; bir kez daha hangi işe döndü?
16 MS 32 yılının kışıydı ve İsa’nın öleceği “saat” giderek yaklaşıyordu. Takdis Bayramı için Yeruşalim’e gelmişti. Yahudiler hâlâ onu öldürmeye çalışıyordu. İsa mabedin eyvanında dolaşırken onun etrafına toplandılar. Onu yine küfretmekle suçlayıp, taşlayarak öldürmek istediler. Fakat İsa önceki seferlerde olduğu gibi onlardan kaçtı. Kısa süre sonra, öğretim vermek üzere yola koyuldu; bu kez Yahudiye’den Erden’in karşısına geçerek, Perea bölgesinde şehir şehir, köy köy dolaştı. Birçok kişi ona iman etti. Fakat sevgili dostu Lazar’la ilgili bir haber nedeniyle Yahudiye’ye geri döndü.—Luka 13:33; Yuhanna 10:20-42.
17. (a) İsa Perea’da vaaz ederken hangi acil mesajı aldı? (b) İsa’nın, yapması gerekenlerin amacını ve olayların zamanlamasını bildiğini gösteren nedir?
17 Bu acil mesaj Yahudiye’nin Beytanya köyünde oturan Lazar’ın kız kardeşleri Marta ve Meryem’den geliyordu. Haberi getiren şunu bildirdi: “Ya Rab, işte, sevdiğin hastadır.” İsa şöyle cevap verdi: “Bu hastalık ölüm için değil, fakat Allahın Oğlu bununla taziz olunsun, diye Allahın izzeti içindir.” Bu amacı yerine getirmek için İsa bulunduğu yerde kasten iki gün daha kaldı. Sonra öğrencilerine, “Yine Yahudiyeye gidelim” dedi. Buna inanamayarak şöyle dediler: “Rabbi, şimdi Yahudiler seni taşlamağa uğraşıyorlardı; yine oraya mı gidiyorsun?” Fakat İsa yeryüzündeki hizmeti için Tanrı’nın ayırdığı zaman olan “gündüz” vaktinden kalan kısmın kısa olduğunun farkındaydı. Neyi, neden yapması gerektiğini tam olarak biliyordu.—Yuhanna 11:1-10.
Kimsenin Görmezden Gelemeyeceği Bir Mucize
18. İsa Beytanya’ya geldiğinde oradaki durum nasıldı; onun gelmesinden sonra neler oldu?
18 Beytanya’da İsa’yı ilk karşılayan Marta oldu; ve ona şöyle dedi: “Ya Rab, eğer burada olsaydın, kardeşim ölmezdi.” Meryem ve evlerine gelmiş olanlar onun arkasından geldi. Hepsi ağlıyordu. İsa “Onu nereye koydunuz?” diye sordu. Ona: “Ya Rab, gel de bak” dediler. Kabre, yani önünde taş olan bir mağaraya geldiklerinde İsa “Taşı kaldırın” dedi. Marta, İsa’nın yapmayı düşündüğü şeyi anlamayarak şöyle karşı çıktı: “Ya Rab, artık kokmuştur, çünkü dört günlüktür.” Fakat İsa şöyle sordu: “Sana: Eğer iman edersen, Allahın izzetini göreceksin, demedim mi?”—Yuhanna 11:17-40.
19. İsa Lazar’ı diriltmeden önce neden yüksek sesle dua etti?
19 Lazar’ın kabrinin girişini kapatan taş kaldırılırken İsa yüksek sesle dua etti, böylece insanlar az sonra yapılacak olan şeyin Tanrı’nın gücüyle başarıldığını bilecekti. Daha sonra yüksek sesle “Lazar, dışarı gel!” diye bağırdı. Lazar da ayakları ve elleri hâlâ sargılarla bağlı ve yüzü bir bezle kaplı şekilde dışarı çıktı. İsa şöyle dedi: “Onu çözün, ve bırakın gitsin.”—Yuhanna 11:41-44.
20. İsa’nın Lazar’ı dirilttiğini görenler nasıl tepki gösterdi?
20 Marta ile Meryem’i teselli etmek için gelmiş Yahudilerden birçoğu bu mucizeyi gördüklerinde İsa’ya iman etti. Bazıları da Ferisilere neler olduğunu anlatmaya gitti. Onların tepkisi ne oldu? Onlar başkâhinlerle ve Sanhedrin’in diğer üyeleriyle birlikte hemen acil bir toplantı yaptı. Panik içinde şöyle yakındılar: “Ne yapıyoruz? çünkü bu adam bir çok alâmetler yapıyor. Böylece onu bırakırsak, herkes ona iman edecek; Romalılar da gelip hem yerimizi, hem de milletimizi kaldıracaklar.” Fakat Başkâhin Kayafa onlara şöyle dedi: “Bütün millet helâk olmasın diye kavm uğruna bir adamın ölmesi bizim için hayırlı olduğunu düşünmüyorsunuz.” Bu nedenle, o günden itibaren İsa’yı öldürmek için öğütleştiler.—Yuhanna 11:45-53.
21. Lazar’ın diriltilişiyle ilgili mucize neyin başlangıcıydı?
21 Böylece, İsa Beytanya’ya gelişini ertelemekle, kimsenin görmezden gelemeyeceği bir mucize gerçekleştirebildi. İsa, Tanrı’nın verdiği güçle dört gündür ölü olan bir adamı diriltti. Prestij sahibi Sanhedrin bile olayı dikkate almak zorunda kaldı ve Mucize Yapan bu adama ölüm cezası verdi! Bu nedenle bu mucize İsa’nın kutsal hizmetinde önemli bir dönüm noktasının başlangıcını oluşturdu: ‘saatin henüz gelmediği’ dönemden ‘saatin geldiği’ zamana bir geçiş.
-
-
“Saat Geldi”Gözcü Kulesi—2000 | 15 Eylül
-
-
“Saat Geldi”
“Bu dünyadan Babaya göçecek saati geldi.”—Yuhanna 13:1.
1. MS 33 yılının Fıshı yaklaşırken Yeruşalim hangi söylentilerle çalkalanıyordu; neden?
İSA MS 29 yılında vaftiz edildiğinde, onu ölüm, diriltilme ve izzetlendirilme “saati”ne götürecek yolun başındaydı. Şimdiyse MS 33 yılının ilkbaharı gelmişti. Yahudi yüksek mahkemesi Sanhedrin’de, İsa’yı öldürme konusunun görüşülmesinin üstünden ancak birkaç hafta geçmişti. Büyük olasılıkla İsa’ya yakınlık duyan ve Sanhedrin’in bir üyesi olan Nikodimos aracılığı ile onların planını öğrenen İsa, Yeruşalim’i terk ederek Erden Nehri’nin karşı yakasına geçti. Fısıh Bayramı yaklaştığından ülkenin her yerinden insanlar Yeruşalim’e gitmişti ve şehir İsa hakkındaki söylentilerle çalkalanıyordu. Herkes birbirine şöyle soruyordu: “Ne sanırsınız? bayrama gelmiyecek mi?” Başkâhinler ve Ferisiler de İsa’yı görenlerin, yerini bildirmesi için emir vererek heyecanı artırdılar.—Yuhanna 11:47-57.
2. Meryem’in hangi hareketi tartışmaya yol açtı; İsa’nın onu destekleyen cevabı kendi “saati”nin bilincinde oluşuyla ilgili neyi gösterdi?
2 Fısıh’tan altı gün önce, 8 Nisan’da İsa yine Yeruşalim dolaylarına geldi. Yeruşalim’den üç kilometre uzaklıkta, sevgili dostları Marta, Meryem ve Lazar’ın yaşadığı Beytanya kentine gelmişti. Cuma akşamıydı ve İsa, Sebt gününü orada geçirmişti. Ertesi akşam Meryem’in değerli ve kokulu bir yağla ona hizmet ettiğini gören öğrencileri buna karşı çıkmıştı. İsa şöyle cevap verdi: “Kadını bırak, bunu benim gömüleceğim gün için saklasın. Çünkü fakirler her vakit sizinle beraberdir; fakat ben her vakit sizinle beraber değilim.” (Yuhanna 12:1-8; Matta 26:6-13) İsa “bu dünyadan Babaya göçecek saati geldiğini” biliyordu. (Yuhanna 13:1) Beş gün sonra “bir çokları için canını fidye” verecekti. (Markos 10:45) Bundan sonra İsa’nın yaptığı ve öğrettiği her şeye bir acillik duygusu hâkimdi. Bu ortamın sonunu hevesle bekleyen bizler için ne muhteşem bir örnek! Hemen ertesi gün İsa’nın neler yaşadığına bir bakalım.
İsa’nın Zaferle Geldiği Gün
3. (a) İsa 9 Nisan Pazar günü Yeruşalim’e nasıl girdi; onun çevresindeki çoğu insan bunu nasıl karşıladı? (b) İsa, kalabalıktan yakınan Ferisilere nasıl cevap verdi?
3 İsa 9 Nisan Pazar günü Yeruşalim’e zaferle girdi. Zekarya 9:9’un gerçekleşmesi olarak şehre bir sıpa üzerinde yaklaşırken etrafına toplanmış olan insanların çoğu elbiselerini ve bazıları da kestiği ağaç dallarını yollara serdi. “Rabbin ismile gelen Kıral mubarek olsun” diye bağırdılar. Kalabalığın içindeki bazı Ferisiler İsa’dan öğrencilerini azarlamasını istedi. Fakat İsa şöyle karşılık verdi: “Size derim ki, eğer bunlar susarlarsa, taşlar bağıracaktır.”—Luka 19:38-40; Matta 21:6-9.
4. İsa Yeruşalim’e girerken şehir neden ayağa kalktı?
4 Kalabalığın içindeki birçok kişi daha birkaç hafta önce İsa’nın Lazar’ı dirilttiğini görmüştü. Bu kişiler başkalarına o mucizeyi anlatıyordu. Böylece İsa Yeruşalim’e girerken bütün şehir ayağa kalkmıştı. İnsanlar “Bu kimdir?” diye soruyordu. Kalabalıklar “Galilenin Nâsıra şehrinden İsa peygamber budur” diyorlardı. Olanları gören Ferisiler şöyle yakınıyordu: “Dünya onun ardınca gitti.”—Matta 21:10, 11; Yuhanna 12:17-19.
5. İsa mabede gittiğinde neler oldu?
5 Büyük Öğretmen İsa, Yeruşalim’e geldiğinde öğretim vermek üzere âdet edindiği gibi mabede gitti. Orada körler ve sakatlar ona geldi, İsa da onları iyileştirdi. Başkâhinler ve yazıcılar bunu gördüğünde ve mabette çocukların “Davud oğluna Osanna” diye bağırdığını duyunca çok kızdılar. Şöyle dediler: “Bunların ne söylediğini işitiyor musun?” İsa “Evet” dedi. “‘Küçük çocukların ve emzikte olanların ağzından hamdi ikmal ettin,’ sözünü hiç okumadınız mı?” İsa öğretmeye devam ederken, mabette olanları da dikkatle izliyordu.—Matta 21:15, 16; Markos 11:11.
6. İsa’nın yaklaşımı eskisine göre ne açıdan farklıydı; neden?
6 İsa’nın yaklaşımı, altı ay öncekinden ne kadar farklıydı! O zaman Çardaklar Bayramına, “açıkça değil, fakat gizlice imiş gibi” çıkmıştı. (Yuhanna 7:10) Yaşamı tehdit altındaysa güvenli şekilde oradan uzaklaşmak için her zaman tedbirli davranırdı. Fakat bu kez, kendisini tutuklama emri çıkmış bir şehre gizlenmeden giriyordu. Aynı zamanda Mesih olduğunu açıkça bildirmek de İsa’nın âdeti değildi. (İşaya 42:2; Markos 1:40-44) Kendisi hakkında ağızdan ağıza dolaşan çarpıtılmış haberler veya şaşaalı bir tanıtım istemiyordu. Bu kez ise kalabalıklar onu açıkça Kral ve Kurtarıcı, yani Mesih olarak selamlıyor ve İsa da dinsel liderlerin onları susturma isteklerine karşı çıkıyordu. Bu değişikliğin nedeni neydi? Çünkü İsa’nın hemen ertesi gün bildirdiği gibi ‘İnsanoğlunun taziz olunacağı saat gelmişti.’—Yuhanna 12:23.
Cesur Eylemler ve Yaşam Kurtaran Öğretim
7, 8. İsa’nın 10 Nisan MS 33’teki davranış tarzı MS 30 yılının Fısıh’ında yaptıklarını nasıl anımsattı?
7 İsa 10 Nisan Pazartesi günü mabede geldiğinde, önceki günün öğleden sonrasında gördüğü şeylerle ilgili harekete geçti. “Mabette olan satıcıları ve alıcıları dışarı atmağa başladı, ve sarrafların masalarını, ve güvercin satanların iskemlelerini devirdi.” Yanlış davranan bu kişileri mahkûm ederek şunu vurguladı: “Bütün milletler için benim evime dua evi denilecek, diye yazılmış değil midir? fakat siz onu ‘haydut ini’ ettiniz.”—Markos 11:15-17.
8 İsa’nın bu davranış tarzı, üç yıl önce MS 30 yılının Fısıh’ında mabedi ziyaret ettiğinde yaptıklarını anımsatıyordu. Fakat bu kez onların yanlışını daha sert bir şekilde açığa vurmuştu. Bu kez mabetteki tüccarlara “haydut” diye hitap ediyordu. (Luka 19:45, 46; Yuhanna 2:13-16) Bu doğruydu, çünkü onlar insanların kurban sunmak üzere almak zorunda olduğu hayvanları çok yüksek fiyatlara satıyorlardı. Başkâhinler, yazıcılar ve halkın ileri gelenleri İsa’nın yaptıklarını duyunca yine onu öldürmenin yollarını aramaya başladılar. Fakat İsa’dan nasıl kurtulacaklarını bilmiyorlardı; çünkü bütün halk onun öğretişine hayran kalmıştı ve onu dinlemek için yanından ayrılmıyorlardı.—Markos 11:18; Luka 19:47, 48.
9. İsa hangi dersi verdi ve mabette kendisini dinleyenlere hangi çağrıda bulundu?
9 İsa mabette öğretim vermeye devam ederken şunu bildiriyordu: “İnsanoğlunun taziz olunacağı saat geldi.” Evet, insan olarak sadece birkaç günlük ömrü kaldığını biliyordu. Tıpkı bir buğday tanesinin mahsul vermesi için ölmesi gerektiği gibi, kendisinin de başkalarının sonsuz yaşam kazanmasına aracı olabilmek için ölmesi gerektiğini söyleyerek bir benzetme yaptıktan sonra dinleyicilerine şu çağrıda bulundu: “Bir adam bana hizmet edecekse, ardımca gelsin; ben nerede olursam hizmetçim de orada olacaktır; bir kimse bana hizmet ederse, Baba onu saydırır.”—Yuhanna 12:23-26.
10. İsa kendisini bekleyen ıstırap verici ölümü hakkında neler hissetti?
10 Yalnızca dört gün sonra gerçekleşecek ıstırap verici ölümünü düşünerek İsa şöyle dedi: “Şimdi canım çok sıkılmaktadır; ve ne diyeyim? Ey Baba, beni bu saatten kurtar mı?” Fakat İsa’yı bekleyen olaylar kaçınılmazdı. Şöyle dedi: “Fakat bunun için bu saate geldim.” Gerçekten de, İsa Tanrı’nın tüm düzenlemeleriyle aynı görüşteydi. Kurban niteliğindeki ölümüne kadar Tanrısal iradenin hareketlerini yönlendirmesi konusunda kararlıydı. (Yuhanna 12:27) Tanrısal iradeye tam anlamıyla tabi olmak konusunda bizim için çok güzel bir örnek bıraktı.
11. İsa gökten bir ses duymuş olan kalabalığa hangi öğretimi verdi?
11 Ölümünün, Babasının adı üzerindeki etkisi konusunda çok kaygı duyan İsa şöyle dua etti: “Ey Baba, ismini taziz eyle.” Bunun üzerine göklerden bir ses şunları bildirerek mabette toplanmış olan kalabalığı şaşkınlık içinde bıraktı: “Hem taziz ettim, hem de taziz edeceğim.” Büyük Öğretmen bu fırsatı değerlendirerek kalabalığa bu sesin neden işitildiğini, ölümünün sonuçlarının neler olacağını ve onların neden iman göstermeleri gerektiğini anlattı. (Yuhanna 12:28-36) Son iki gün İsa için kuşkusuz faaliyet dolu günlerdi. Fakat çok önemli bir gün henüz gelmemişti.
Kötülükleri Açığa Vurma Günü
12. Dinsel liderler 11 Nisan Salı günü İsa’yı nasıl tuzağa düşürmeye çalıştı; sonuç ne oldu?
12 İsa 11 Nisan Salı günü öğretim vermek için yine mabede gitti. Çevresine düşman bir dinleyici kitlesi toplanmıştı. İsa’nın bir gün önce yaptığı işlere değinerek başkâhinler ve kavmin ihtiyarları şöyle sordu: “Bu şeyleri ne salâhiyetle yapıyorsun? ve sana bu salâhiyeti kim verdi?” Usta Öğretmen verdiği cevapla onları şaşırttı, ikisi bağ ve diğeri bir düğünle ilgili üç etkili örnekleme kullanarak düşmanlarının ne kadar kötü olduğunu açığa vurdu. Dinsel liderler bunları duyunca çok kızıp onu yakalamak istedi. Fakat İsa’yı bir peygamber olarak kabul eden halktan korkuyorlardı. Bu yüzden tutuklayabilmelerine neden olabilecek bir şey söylemesi için onu tuzağa düşürmeye çalışıyorlardı. İsa’nın verdiği cevaplar onları susturdu.—Matta 21:23–22:46.
13. İsa kendisini dinleyenlere yazıcılar ve Ferisilerle ilgili hangi öğüdü verdi?
13 Yazıcılar ve Ferisiler Tanrı’nın Kanununu öğrettiklerini iddia ediyordu, bu yüzden İsa kendisini dinleyenleri şöyle teşvik etti: “Size söyledikleri bütün şeyleri yapın, ve tutun; fakat onların işlerine göre yapmayın; çünkü söylerler, ve yapmazlar.” (Matta 23:1-3) Onların kötülüğünü çok etkili şekilde açığa vurdu. Fakat İsa bu kadarla yetinmedi. Mabetteki son gününde, onların kötülüğünü açığa vuran noktaları birbiri ardına cesaretle sıraladı.
14, 15. İsa yazıcıları ve Ferisileri nasıl sert sözlerle kınadı?
14 İsa altı kez şöyle dedi: “Vay başınıza, yazıcılar ve Ferisiler, ikiyüzlüler!” Onlar gerçekten böyleydi, çünkü İsa’nın da açıkladığı gibi onlar Göklerin Krallığını insanların yüzüne kapatarak içeri girmelerine izin vermiyorlardı. Bu ikiyüzlüler bir kişiyi Yahudiliğe çevirmek için denizi ve karayı dolaşırlar, fakat bu o kişinin sonsuza dek yok edilişine neden olurdu. Onlar ondalığı ödemek konusuna büyük özen gösterirken, “şeriatin daha ağır işlerini, adaleti, merhameti, ve imanı” önemsemiyordu. Aslında ‘bardağın ve çanağın dışını temizlerken, onların içi soygunculuk ve taşkınlıkla doluydu’, yani içlerindeki çürüklük ve bozukluk dıştan yansıttıkları dindarlık kisvesi altına gizlenmişti. Üstelik, onlar peygamberler için türbeler yapmaya istekliydi ve kendi hayır işlerine dikkat çekmek için onları süslerlerdi, fakat “peygamberleri öldürenlerin oğulları” idiler.—Matta 23:13-15, 23-31.
15 Muhaliflerinin ruhi değerlerden yoksun olmasını kınayan İsa şöyle dedi: “Kör kılavuzlar, vay başınıza!” Onlar ahlaksal yönden kördü, çünkü mabedin bir tapınma yeri olarak taşıdığı ruhi değerden çok, oradaki altınlara dikkat ediyorlardı. Devamen İsa onları şiddetle kınayan en güçlü sözleri söyleyerek şöyle dedi: “Siz, ey yılanlar, siz, ey engerekler nesli! cehennem hükmünden nasıl kaçacaksınız?” Evet, İsa onlara kötü yollarında gitmeye devam ettikleri için sonsuz yok oluşla karşılaşacaklarını söylüyordu. (Matta 23:16-22, 33) Sahte dini açığa vurmayı gerektirse bile, biz de Gökteki Krallığın mesajını cesaretle bildirelim.
16. Zeytinlik Dağı’nda otururken İsa öğrencilerine hangi önemli peygamberliği bildirdi?
16 İsa daha sonra mabetten ayrıldı. Öğleden sonra, günbatımı yaklaşırken o ve resulleri Zeytinlik Dağı’na tırmandı. Orada otururken İsa mabedin yıkılışı ve kendi hazır bulunuşu ile bu ortamın sona erişinin alameti hakkında peygamberlikte bulundu. Peygamberlik niteliğindeki bu sözlerin anlamı günlerimize kadar uzanır. O akşam İsa ayrıca öğrencilerine şunları söyledi: “İki gün sonra Fısıh bayramı olduğunu bilirsiniz, ve İnsanoğlu haça gerilmek üzre ele verilecektir.”—Matta 24:1-14; 26:1, 2.
İsa ‘Kendininkileri Sona Kadar Sevdi’
17. (a) İsa 14 Nisan’daki Fısıh sırasında onikilere hangi dersi verdi? (b) Yahuda İskariyot’u oradan gönderdikten sonra İsa hangi anma kutlamasını başlattı?
17 İsa, sonraki iki gün, yani 12 ve 13 Nisanda mabette görünmedi. Dinsel liderler onu öldürmeye çalışıyordu ve resulleriyle birlikte Fısıh’ı kutlamasını hiçbir şeyin engellemesini istemiyordu. Perşembe günü güneşin batmasıyla 14 Nisan, yani İsa’nın insan olarak yeryüzündeki son günü başladı. O akşam İsa ve resulleri, Yeruşalim’de Fısıh kutlaması için hazırlanmış olan bir evde toplanmıştı. Birlikte Fısıh’ı kutlarken İsa onikilerin ayaklarını yıkayarak onlara alçakgönüllülükle ilgili güzel bir ders verdi. Musa Kanunu’na göre sadece bir kölenin ücreti olan 30 parça gümüş karşılığında Efendisini ele vermek için anlaşan Yahuda İskariyot oradan ayrıldıktan sonra İsa ölümünün anılması olacak kutlamayı başlattı.—Çıkış 21:32; Matta 26:14, 15, 26-29; Yuhanna 13:2-30.
18. İsa 11 sadık resulüne sevgiyle başka hangi öğretimi de verdi; onları yakındaki ayrılışına nasıl hazırlıyordu?
18 Kutlamanın başlatılmasından sonra resuller arasında kimin en büyük olduğu konusunda ateşli bir tartışma başladı. İsa onları azarlamak yerine başkalarına hizmet etmenin değerini sabırla öğretti. Geçirdiği denemelerde yanında olmalarını takdir ederek onlarla krallıkla ilgili kişisel bir ahit yaptı. (Luka 22:24-30) Tıpkı kendisinin onları sevdiği gibi, onların da birbirini sevmesini emretti. (Yuhanna 13:34) İsa biraz daha bu odada kalarak sevgiyle onları yakındaki ayrılışına hazırlıyordu. Onlara dostluğu hakkında güvence verdi, iman göstermeleri için teşvik etti ve mukaddes ruhun onlara yardım edeceğini vaat etti. (Yuhanna 14:1-17; 15:15) O evden çıkmadan önce Babasına şöyle yalvardı: “Ey Baba, saat geldi; Oğlunu taziz eyle ki, Oğul seni taziz etsin.” Gerçekten de İsa, resulleri kendi ayrılışına hazırladı ve kesinlikle ‘kendininkileri sona kadar sevdi.’—Yuhanna 13:1; 17:1.
19. İsa, Getsemani bahçesinde neden şiddetli ıstırap çekti?
19 İsa ve 11 sadık resulü Getsemani bahçesine vardığında saat gece yarısını bir hayli geçmiş olabilir. Oraya genellikle resulleriyle birlikte giderdi. (Yuhanna 18:1, 2) İsa birkaç saat sonra sanki aşağılık bir suçluymuş gibi öldürülecekti. Önceden tahmin edebildiği bu tecrübeyi ve Babasının adına getirebileceği lekeyi düşünmenin ıstırabı öyle yoğundu ki, dua ederken teri kan damlaları halinde yere düştü. (Luka 22:41-44) İsa resullerine “saat geldi” dedi. “İşte, beni ele veren yaklaştı.” O daha konuşurken Yahuda İskariyot yaklaştı; yanındaki kalabalığın ellerinde meşaleler, fenerler ve silahlar vardı. İsa’yı tutuklamak için gelmişlerdi. O karşı koymadı. Şu açıklamayı yaptı: “Böyle olması gerektir, diyen yazılar o vakit nasıl yerine gelirdi?”—Markos 14:41-43; Matta 26:48-54.
İnsanoğlu İzzetlendirildi!
20. (a) İsa tutuklandıktan sonra hangi zalimce davranışlara maruz kaldı? (b) Ölmeden hemen önce İsa neden “tamam oldu” diye haykırdı?
20 İsa tutuklandıktan sonra, yalancı şahitler tarafından suçlandı, önyargılı yargıçlar tarafından suçlu bulundu, Pontius Pilatus tarafından mahkûm edildi, kâhinler ve halk tarafından alaya alındı ve askerlerden işkence gördü. (Markos 14:53-65; 15:1, 15; Yuhanna 19:1-3) Cuma günü öğle vakti, İsa bir işkence direğine çivilendi; vücudunun ağırlığıyla elleri ve ayaklarındaki yaralar yırtıldıkça dayanılmaz acılar çekiyordu. (Yuhanna 19:17, 18) Öğleden sonra saat üç gibi şöyle haykırdı: “Tamam oldu”! Evet, yeryüzüne yapmak için geldiği her şeyi tamamlamıştı. Ruhunu Tanrı’ya teslim ederek başını eğdi ve öldü. (Yuhanna 19:28, 30; Matta 27:45, 46; Luka 23:46) Üçüncü günde Yehova Oğlunu diriltti. (Markos 16:1-6) Diriltilmesinden kırk gün sonra İsa göğe çıkarak izzetlendirildi.—Yuhanna 17:5; Resullerin İşleri 1:3, 9-12; Filipililer 2:8-11.
-