-
Yumuşak Başlılık—İsa’nın Takipçileri İçin Çok Önemli Bir NitelikGözcü Kulesi—2003 | 1 Nisan
-
-
Yumuşak Başlılık—İsa’nın Takipçileri İçin Çok Önemli Bir Nitelik
“Hilmi [yumuşak başlılığı] . . . . giyinin.”—KOLOSELİLER 3:13, 14.
1. Yumuşak başlılığı göze çarpar bir nitelik yapan nedir?
HAVA yumuşak olduğu zaman, insana her şey daha hoş ve zevkli gelir. Bir insan da yumuşak başlı olduğu zaman onunla birlikte olmak zevktir. Öte yandan hikmetli kral Süleyman, “yumuşak dil kemiği kırar” demişti. (Süleymanın Meselleri 25:15) Bu bağlamda yumuşak huyluluk veya yumuşak başlılık, gücün ve cana yakınlığın birleşimi olan göze çarpar bir niteliktir.
2, 3. Yumuşak başlılık ile mukaddes ruh arasında nasıl bir bağlantı var ve bu makalede neleri ele alacağız?
2 Resul Pavlus hilmi, yani yumuşak başlılığı, Galatyalılar 5:22, 23’te kayıtlı olan “ruhun semeresi” arasında saymaktadır. Kitabı Mukaddes’te “hilim” olarak çevrilen Yunanca kelime Mukaddes Kitabın başka çevirilerinde “yumuşak huyluluk” ya da “yumuşak başlılık” olarak çevrilmiştir. Aslında, çoğu dilde bu Yunanca kelime için tam bir karşılık bulmak zordur, çünkü orijinal ifadede söz konusu olan, dıştan görülen bir “yumuşak huyluluk” ya da “yumuşak başlılık” değil, içten gelen bir yumuşak başlılık ya da inceliktir; kişinin davranış tarzı değil, zihin ve yürek tutumudur.
3 Şimdi, yumuşak başlı olmanın ne demek olduğunu ve değerini tam olarak anlamamıza yardımcı olması için Mukaddes Kitapta geçen dört örneği ele alalım. (Romalılar 15:4) Bu şekilde, bu niteliğin ne demek olduğunu öğrenmekle kalmayacağız, aynı zamanda bunu nasıl geliştirip, davranışlarımızla nasıl gösterebileceğimizi öğreneceğiz.
“Tanrı’nın Gözünde Çok Değerlidir”
4. Yehova’nın yumuşak başlılığa değer verdiğini nereden biliyoruz?
4 Yumuşak başlılık, Tanrı’nın ruhunun bir meyvesi olduğuna göre, bu niteliğin Tanrı’nın muhteşem kişiliğiyle yakından bağlantılı olması gerektiğini düşünmek çok mantıklıdır. Resul Petrus, “sakin ve yumuşak bir ruhun . . . . Tanrı’nın gözünde çok değerli” olduğunu yazdı. (I. Petrus 3:4, YÇ) Aslında yumuşak başlılık, Yehova’nın gösterdiği bir niteliktir ve Kendisi buna çok değer verir. Gerçekten de, sadece bunu bilmek bile Tanrı’nın tüm hizmetçilerinin yumuşak başlı olmaları için yeterli bir nedendir. Fakat, evrende en büyük yetkiye ve mutlak güce sahip Tanrı, yumuşak başlı olduğunu nasıl gösterir?
5. Yehova’nın yumuşak başlı olması sayesinde, gelecekle ilgili hangi ümide sahibiz?
5 Tanrı ilk insan çifti Âdem ve Havva’ya iyilik ve kötülüğü bilme ağacından yememeleri için açık bir emir verdiğinde, onlar kasıtlı olarak bu emre itaatsizlik ettiler. (Tekvin 2:16, 17) Onların bilerek itaatsizlik etmeleri, kendileri ve gelecekteki nesiller için günah, ölüm ve Tanrı’ya yabancılaşmayla sonuçlandı. (Romalılar 5:12) Yehova bu hükmü vermekte tamamen haklı olduğu halde, insan ailesini hiçbir şekilde ıslah edilemez ya da kurtarılamaz diye düşünüp terk etmedi. (Mezmur 130:3) Tam tersine, Yehova aşırı titiz ya da talepkâr olmak istememesinden ve lütfundan ötürü –bu tutum yumuşak başlılığın bir göstergesidir– günahkâr insanlığın Kendisine gelip, onayını kazanabilmesi için bir aracı sağladı. Evet, Yehova Oğlu İsa Mesih’i fidye olarak vererek, Kendisinin yüce tahtına korkmadan yaklaşmamızı mümkün kılmaktadır.—Romalılar 6:23; İbraniler 4:14-16; I. Yuhanna 4:9, 10, 18.
6. Tanrı’nın yumuşak başlı oluşu Kain’e karşı davranışlarında nasıl açıkça görülüyordu?
6 Yehova’nın yumuşak başlılığı, İsa’nın yeryüzüne gelişinden çok önce, Âdem’in çocukları olan Kain ve Habil O’na kurbanlar sunduğunda açıkça görülmüştü. Yehova, onların yüreklerinin durumunu ayırt ederek Kain’in sunduğu kurbanı reddedip, Habil’e ve onun sunduğu kurbana “baktı.” Tanrı’nın, sadık Habil’i ve kurbanını onaylaması, Kain’de ters tepki yarattı. Mukaddes Kitapta “Kain çok öfkelendi, ve çehresini astı” deniyor. Yehova nasıl tepki gösterdi? Kain’in kötü tavrı karşısında Kendisini aşağılanmış mı hissetti? Hayır. Yumuşak başlı bir tavırla, neden bu kadar kızgın olduğunu sordu. Hatta Yehova, Kain’in ‘yükseltilmek’ için ne yapması gerektiğini açıkladı. (Tekvin 4:3-7) Yehova gerçekten de yumuşak başlılık niteliğini kusursuz bir şekilde ortaya koymaktadır.—Çıkış 34:6.
Yumuşak Başlılık—Çekici ve Rahatlatıcı
7, 8. (a) Yehova Tanrı’nın yumuşak başlı olduğunu nasıl anlayabiliriz? (b) Matta 11:27-29 ayetindeki sözler Yehova ve İsa hakkında neyi ortaya koyuyor?
7 Yehova’nın eşsiz niteliklerini kavrayabilmenin en iyi yollarından biri İsa Mesih’in yaşamını ve hizmetini incelemektir. (Yuhanna 1:18; 14:6-9) İsa, vaaz etme kampanyasının ikinci yılında Galile’deyken Horazin, Beytsayda, Kefernahum ve çevresinde pek çok mucizeler yaptı. Fakat kibirli ve ilgisiz olan çoğu insan ona inanmak istemedi. İsa nasıl tepki gösterdi? O, imansızlıklarının sonuçlarını ciddi şekilde onlara hatırlattıysa da, sıradan insanların (İbranice amhaarets) acınacak ruhi durumları karşısında üzülmüştü.—Matta 9:35, 36; 11:20-24.
8 İsa’nın daha sonraki hareketleri onun Babasını tam olarak tanıdığını ve O’nu örnek aldığını ortaya koydu. İsa halktan olan insanlara şu sıcak çağrıyı yaptı: “Ey bütün yorgunlar ve yükleri ağır olanlar, bana gelin, ve size ben rahat veririm. Boyunduruğumu takının, ve benden öğrenin; zira ben halim [yumuşak başlı] ve alçak gönüllüyüm; ve canlarınıza rahat bulursunuz.” Bu sözler, aşağılanmış ve ezilmiş kişilere mutlaka büyük bir rahatlama sağlamıştı. Aynı sözler bizler için de rahatlatıcıdır. Eğer yumuşak başlılık niteliğini samimiyetle giyersek o zaman “Oğul’un O’nu [Babayı] tanıtmak istediği kişilerden” olacağız.—Matta 11:27-29, YÇ.
9. Hangi nitelik yumuşak başlı olmakla bağlantılıdır ve İsa bu konuda nasıl iyi bir örnekti?
9 Yumuşak başlılıkla çok yakından ilişkili olan bir nitelik de ‘alçakgönüllülüktür.’ Fakat gurur, kişinin kendisini yüceltmesine ve sık sık insanın başkalarına sert ve duyarsızca davranmasına yol açabilir. (Süleymanın Meselleri 16:18, 19) İsa, yeryüzündeki hizmeti boyunca alçakgönüllülük gösterdi. Ölümünden altı gün önce Yeruşalim’e girerken Yahudilerin Kralı olarak coşkuyla karşılanınca bile, bu dünyanın hükümdarlarından çok farklı davrandı. O, Zekarya’nın Mesihle ilgili şu peygamberliğini gerçekleştirdi: “İşte, Kıralın, alçak gönüllü, bir eşek üzerine, evet, eşek yavrusu sıpa üzerine binmiş, sana geliyor.” (Matta 21:5; Zekarya 9:9) Sadık peygamber Daniel’in gördüğü bir rüyette, Yehova hükmetme yetkisini Oğluna vermişti. Ancak Daniel daha önceki bir peygamberlikte, İsa’yı “insanların en aşağısı” olarak tanımladı. Anlaşıldığı gibi aslında yumuşak başlı ve alçakgönüllü olmak birbiriyle yakından bağlantılıdır.—Daniel 4:17; 7:13, 14.
10. Mesih’in gösterdiği bir nitelik olan yumuşak başlılık neden zayıflık anlamına gelmez?
10 Yehova ve İsa’nın, yumuşak başlılık gibi harika bir nitelik göstermeleri onlara yaklaşmamıza yardım eder. (Yakub 4:8) Tabii ki, yumuşak başlı olmak kişinin güçsüz olduğu anlamına gelmez. Mutlak Güce Sahip Tanrı Yehova’nın dinamik enerjisinin ve gücünün muazzam büyüklüğünü görüyoruz. O, haksızlık karşısında büyük bir öfke duyar. (İşaya 30:27; 40:26) İsa da benzer şekilde, İblis Şeytan’ın saldırısı karşısında uzlaşmamak için kesin bir kararlılık gösterdi. O dönemde yaşayan dinsel liderlerin yasadışı ticari uygulamalarını kesinlikle hoş görmedi. (Matta 4:1-11; 21:12, 13; Yuhanna 2:13-17) Ama öğrencilerinin hatalarıyla ilgili meselelerde yumuşak başlılığını korudu ve onların zayıflıklarına sabırla katlandı. (Matta 20:20-28) Bir Mukaddes Kitap bilgini yumuşak başlılığı şöyle açıkladı: “Uysallığın ardında çelik gibi bir yürek gizlidir.” O halde hepimiz İsa’yı takip ederek yumuşak başlı olalım.
Yaşadığı Dönemin En Alçakgönüllüsü
11, 12. Yetişme tarzı göz önüne alındığında Musa’nın yumuşak başlı olmasını göze çarpar kılan nedir?
11 Ele alacağımız üçüncü örnek Musa’dır. Mukaddes Kitap onun “yer yüzündeki bütün adamlardan ziyade alçak gönüllü” veya başka çağdaş bir çeviriye göre “yumuşak başlı” olduğunu açıklar. (Sayılar 12:3) Bu açıklama Tanrısal ilhamla yazılmıştı. Musa’nın göze çarpar bir niteliği olan yumuşak başlılığı, Yehova’nın yönlendirmesini kabul etmesini sağladı.
12 Musa alışılmamış bir şekilde yetiştirildi. Yehova, sadık bir İbrani ana babanın oğlu olan Musa’nın haince bir katliam döneminde hayatta kalmasını sağladı. Yaşamının ilk yıllarında Musa’ya annesi baktı ve onu gerçek Tanrı Yehova hakkında dikkatle eğitti. Musa daha sonra evinden ayrılmak zorunda kaldı ve çok farklı bir çevrede yaşamaya başladı. İsa’nın ilk takipçilerinden olan şehit İstefanos şunları söyledi: “Musa Mısırlıların her hikmetinde öğretilip sözlerinde ve işlerinde kudretli idi.” (Resullerin İşleri 7:22) Firavun’un, kölelerin başında duran adamlarının, kardeşlerine haksız şekilde davrandığını gördüğü zaman Musa’nın imanı ön plana çıktı. Bir Mısırlı gözleri önünde bir İbraniye vurunca Musa Mısırlı adamı öldürdü ve bunun için Mısır’dan Midyan diyarına kaçmak zorunda kaldı.—Çıkış 1:15, 16; 2:1-15; İbraniler 11:24, 25.
13. Midyan’da geçirdiği 40 yılın Musa’nın üzerinde nasıl bir etkisi oldu?
13 Musa, 40 yaşında yaşamını çölde sürdürmeliydi. Midyan’da Reuel’in yedi kızıyla tanıştı ve babalarının büyük sürüsü için su çekmelerine yardım etti. Genç kadınlar eve döndüklerinde Reuel’e sevinçle, ‘Mısırlı bir adamın’ sorun çıkaran çobanlardan kendilerini nasıl kurtardığını anlattılar. Reuel’in daveti üzerine Musa o aileyle birlikte yaşadı. Geçirdiği sıkıntılı dönemler yüzünden içerlemedi ve bu sıkıntılar yeni bir çevrede sürdürdüğü yaşam tarzına alışma çabalarını engellemedi. Yehova’nın isteğini yerine getirme arzusu asla sarsılmadı. Reuel’in koyunlarıyla ilgilendiği, Tsippora’yla evlendiği, oğullarını yetiştirdiği 40 yıl içinde Musa kendisini tanıtan niteliği geliştirdi. Evet, Musa sıkıntılara katlanarak yumuşak başlılığı öğrendi.—Çıkış 2:16-22; Resullerin İşleri 7:29, 30.
14. Musa’nın İsrailoğullarına liderlik ettiği bir sırada onun yumuşak başlılığını ortaya koyan bir olayı anlatın.
14 Yehova onu İsrail milletinin lideri olarak tayin ettikten sonra da Musa yumuşak başlı tutumunu sürdürdü. Bir keresinde, genç bir adam Musa’ya Eldad ve Medad’ın kampta peygamber gibi davrandıklarını söyledi; oysa Yehova Musa’nın yardımcıları olarak hizmet edecek olan 70 ihtiyarın üzerine ruhunu döktüğünde bu kişiler orada değildi. Yeşu şöyle dedi: “Efendim Musa, onları menet.” Musa yumuşak başlı bir tavırla şöyle yanıtladı: “Sen benim için mi kıskanıyorsun? keşke RABBİN bütün kavmı peygamber olsa idi, RAB onların üzerine Ruhunu koysa idi!” (Sayılar 11:26-29) Yumuşak başlı bir tutum bu gergin durumu yatıştırmaya yardım etti.
15. Musa kusurlu olmasına rağmen, neden iyi bir örnektir?
15 Ancak, bir keresinde Musa’nın yumuşak başlı bir tutum gösteremediği anlaşılıyor. Kadeş yakınlarındaki Meriba’da, mucizeler Tanrısı Yehova’yı yüceltmedi. (Sayılar 20:1, 9-13) Ancak Musa kusurlu olsa da, sarsılmayan imanı tüm yaşamının temelini oluşturdu ve böylece onun göze çarpar yumuşak başlılığı bugün bizlere de çekici geliyor.—İbraniler 11:23-28.
Kabalık ve Yumuşak Başlılık Arasındaki Zıtlık
16, 17. Nabal ve Abigail’le ilgili kayıttan hangi dersi çıkarıyoruz?
16 Davud’un zamanında, Tanrı’nın peygamberi Samuel’in ölümünden sonra yaşanan bir olay bizim için uyarıcı bir örnektir. Bu olay Nabal ve onun karısı Abigail’le ilgilidir. Bu iki kişi arasında gerçekten çok büyük bir zıtlık vardı. Abigail ‘anlayışlıydı’, fakat kocası “kaba ve işlerinde kötü idi.” Nabal, Davud’un adamlarının yiyecek isteklerini kaba bir şekilde reddetmişti; oysa onlar Nabal’ın, büyük sürülerini hırsızlara karşı korumasına yardım etmişti. Yerinde olarak öfkelenen Davud ve adamları kılıçlarını kuşandılar ve Nabal’la dövüşmek üzere yola çıktılar.—I. Samuel 25:2-13.
17 Abigail olanları duyunca hemen ekmek, şarap, et, kuru üzüm ve incir hazırlayıp, Davud’u karşılamaya çıktı. Ona şöyle yalvardı: “Günah benim üzerimde, efendim, benim üzerimde olsun; ve bırak, cariyen sana söylesin, ve cariyenin sözlerini dinle.” Abigail’in yumuşak başlı yalvarışı sonucunda Davud’un yüreği yumuşadı. Davud, Abigail’in açıklamalarını dinledikten sonra şöyle dedi: “İsrailin Allahı RAB mubarek olsun ki, bugün beni karşılamağa seni gönderdi; ve anlayışın mubarek olsun, ve sen mubarek olasın; kana girmekten, . . . . beni bugün sen alıkoydun.” (I. Samuel 25:18, 24, 32, 33) Nabal’ın kabalığı sonunda ölümüne yol açtı. Abigail’in güzel nitelikleri de, ona Davud’un karısı olma sevincini yaşattı. Onun yumuşak başlı tutumu bugün Yehova’ya hizmet eden herkese örnek olmaktadır.—I. Samuel 25:36-42.
Her Zaman Yumuşak Başlı Olun
18, 19. (a) Yumuşak başlılığı giydiğimizde hangi değişiklikler açıkça görülür? (b) Kendimizi etkili şekilde sınamamıza ne yardım edebilir?
18 O halde yumuşak başlı olmak çok gerekli bir niteliktir. Sadece kibar bir tutumdan daha fazlasını gerektirir; başkalarını rahatlatan bir mizacın çekici bir özelliğidir. Geçmişte kaba konuşmaya ve haşin davranmaya alışmış olabiliriz. Ancak Mukaddes Kitap hakikatini öğrenince değiştik ve daha iyi kişiler olduk. Pavlus iman kardeşlerini şöyle teşvik ederken bu değişimden söz ediyordu: “Merhamet yüreğini, iyiliği, alçak gönüllülüğü, hilmi [yumuşak başlılığı], tahammülü, . . . . giyin.” (Koloseliler 3:13, 14) Mukaddes Kitap bu değişimi, kurt, pars, aslan, ayı ve kobra gibi saldırgan vahşi hayvanların, kuzu, oğlak ve buzağı gibi sakin uysal hayvanlara dönüşmesine benzetiyor. (İşaya 11:6-9; 65:25) Bu tür değişimler o kadar şaşırtıcı oluyor ki, bunları görenler hayrete düşüyor. Tabii, biz bu değişimin nedenini Tanrı’nın ruhunun işlemesine bağlıyoruz, çünkü yumuşak başlılık, bu ruhun gerçekten göze çarpar bir meyvesidir.
19 Peki bu, gerekli değişiklikleri bir kere yaptıktan ve kendimizi Yehova’ya vakfettikten sonra artık yumuşak başlılığı daha da geliştirmemize gerek kalmadığı anlamına mı gelir? Kesinlikle hayır. Örneğin, yeni kıyafetlerimizin temiz ve düzenli görünmesi için onların bakımını sürekli yapmalıyız. Tanrı’nın Sözünü dikkatle incelemek ve içerdiği örnekler üzerinde derin düşünmek, kendimize her zamankinden farklı ve objektif bir şekilde bakmamıza yardım eder. Bir ayna görevi olan Tanrı’nın ilham edilmiş Sözü, sizinle ilgili neler yansıtıyor?—Yakub 1:23-25.
20. Yumuşak başlı olmak konusunda nasıl başarılı olabiliriz?
20 İnsanların değişik kişilik özellikleri olduğundan, mizaçları da değişiklik gösterir. Tanrı’nın hizmetçilerinden bazılarının yumuşak başlı olması diğerlerine göre daha kolaydır. Yine de, İsa’nın tüm takipçilerinin, yumuşak başlılık da dahil Tanrı’nın ruhunun tüm meyvelerini geliştirmeleri gerekir. Pavlus sevgi dolu bir şekilde Timoteos’u şöyle teşvik etti: “Salâhın, takvanın, imanın, sevginin, sabrın, hilmin [yumuşak başlılığın] ardınca koş.” (I. Timoteos 6:11) “Ardınca koş” ifadesi bu konuda çaba gerektiğini gösteriyor. Bir Mukaddes Kitap tercümesi bu sözleri bu nitelikleri göstermekte ‘kararlı ol’ diye tercüme ediyor. (New Testament in Modern English, J. B. Phillips) Eğer Tanrı’nın Sözündeki harika örnekler üzerinde derin düşünürseniz, bunlar sanki vücudunuza nakledilmiş gibi sizin bir parçanız haline gelebilir. Sizi şekillendirip, size rehberlik ederler.—Yakub 1:21.
21. (a) Neden yumuşak başlılığın ‘ardınca koşmalıyız’? (b) Gelecek makalede neyi ele alacağız?
21 Başkalarına karşı davranış tarzımız bu konuda ne kadar başarılı olduğumuzu gösterir. İsa’nın öğrencisi Yakub şunları söyledi: “Aranızda hikmetli ve anlayışlı olan kimdir? iyi yaşayışla kendi işlerini hikmet hilminde göstersin.” (Yakub 3:13) Mesih’in gösterdiği bu niteliği evde, tarla hizmetimizde ve cemaatte nasıl gösterebiliriz? Sonraki makale bu konuda yararlı bir rehberlik sağlayacak.
-
-
Tüm İnsanlara Karşı Yumuşak Başlı DavranınGözcü Kulesi—2003 | 1 Nisan
-
-
Tüm İnsanlara Karşı Yumuşak Başlı Davranın
“Bütün insanlara tam hilim [yumuşak başlılık] göstererek mülâyim olmağı onlara ihtar et.”—TİTUS 3:1, 2.
1. Yumuşak başlı olmak neden her zaman kolay değildir?
RESUL Pavlus, “ben Mesihe uyduğum gibi, siz de bana uyun” diye yazdı. (I. Korintoslular 11:1) Bugün Tanrı’nın tüm hizmetçileri bu tembihi uygulamak için çok gayret ediyor. Bunun kolay olmadığını kabul etmek gerekir, çünkü ilk ana babamızdan, Mesih’in örneğiyle bağdaşmayan bencil arzuları ve kişilik özelliklerini miras aldık. (Romalılar 3:23; 7:21-25) Yine de yumuşak başlı davranmak söz konusu olduğunda çaba sarf edersek hepimiz başarılı olabiliriz. Fakat sadece kendi irade gücümüze güvenemeyiz. Peki başka neler gerekir?
2. “Bütün insanlara karşı” nasıl “tam” anlamıyla yumuşak başlı olabiliriz?
2 Tanrısal bir nitelik olan yumuşak başlılık, mukaddes ruhun bir meyvesidir. Tanrı’nın faal kuvvetinin yönlendirmesine ne kadar çok uyarsak, ruhun semeresi bizde o kadar kolay fark edilecektir. Sadece o zaman herkese karşı “tam hilim” gösterebilir, yani tam anlamıyla yumuşak başlı olabiliriz. (Titus 3:2) Şimdi bu konuda İsa’yı nasıl örnek alabileceğimizi ve bizimle ilişki içinde olan kişilerin ‘rahat bulmalarını’ nasıl sağlayabileceğimizi inceleyelim.—Matta 11:29; Galatyalılar 5:22, 23.
Ailede
3. Ailedeki hangi durum bu dünyanın ruhunu yansıtmaktadır?
3 Yumuşak başlı bir tutumu gerektiren bir alan, ailedir. Dünya Sağlık Örgütü’nün tahminine göre, aile içindeki şiddet kadınların sağlığı açısından trafik kazaları ve sıtmanın oluşturduğu toplam riskten daha büyük bir risk oluşturuyor. Örneğin, Londra’da (İngiltere) polise bildirilen suçların dörtte biri aile içinde yaşanan şiddet olaylarıdır. Polisler, sık sık duygularını “bağıra çağıra ve kötü bir dille” ifade eden insanlarla karşılaşıyorlar. Daha da kötüsü, bazı çiftler ‘kötülükle beraber acılığın,’ diğer bir deyişle kindarlığın ilişkilerini etkilemesine izin verdiler. Tüm bunlar ne yazık ki, “bu dünyanın ruhunu” yansıtmaktadır ve İsa’nın takipçisi ailelerde bu tür şeylere yer yoktur.—Efesoslular 4:31; I. Korintoslular 2:12.
4. Yumuşak başlı bir tutumun ailede nasıl bir etkisi olabilir?
4 Bu dünyanın ruhunu yansıtan eğilimlere karşı koyabilmek için Tanrı’nın ruhuna ihtiyacımız var. Çünkü “Rabbin Ruhu nerede ise, hürriyet oradadır.” (II. Korintoslular 3:17) Sevgi, lütuf, özdenetim ve tahammül kusurlu eşler arasındaki uyumu ve birliği güçlendirir. (Efesoslular 5:33) Yumuşak başlı bir tutum havayı yumuşatır ve birçok aileyi yıkan çekişme ve kavgalara tamamen zıt olan hoş bir ortam oluşturur. Bir insanın ne söylediği önemlidir, ama kişinin kendisini ifade etme şekli, sözlerin ardındaki ruhu ortaya koyar. Yumuşak başlı bir şekilde ifade edilen kaygılar ve sorunlar gerginlikleri azaltır. Hikmetli Kral Süleyman şöyle yazdı: “Yumuşak cevap gazabı yatıştırır; fakat sert söz öfkeyi kışkırtır.”—Süleymanın Meselleri 15:1.
5. Dinsel açıdan bölünmüş olan bir evde yumuşak başlı bir tutum nasıl yararlı olabilir?
5 Yumuşak başlı bir tutum özellikle dinsel açıdan bölünmüş ailelerde önemlidir. Bu nitelikle beraber, iyi davranışlar, “karşı koyanları” kazanmamıza yardım eder. Petrus İsa’nın takipçisi kadınlara şu öğüdü verdi: “Kocalarınıza tâbi olun, ta ki bazıları kelâma itaat etmezlerse, korku içinde iffetli yaşayışınızı görerek, karılarının yaşayışı ile sözsüz kazanılsınlar. Sizin süsünüz dışardan, saç örme ve altınlar takma ve esvaplar giyinme değil, fakat Allah indinde çok kıymetli olan halim ve sakin ruhun fena bulmaz süsü, yüreğin gizli insanı olsun.”—I. Petrus 3:1-4.
6. Yumuşak başlı olmak, ana babalarla çocuklar arasındaki bağları nasıl güçlendirir?
6 Özellikle Yehova’ya karşı sevgi eksikliği varsa, ana babalarla çocuklar arasındaki ilişki gerginleşebilir. Ancak İsa’yı takip eden tüm ailelerin yumuşak başlı olmaları gerekir. Pavlus babalara şu öğüdü verdi: “Çocuklarınızı incitmeyin, fakat onları Rabbin terbiye ve nasihatile yetiştirin.” (Efesoslular 6:4) Eğer evde hâkim olan nitelik yumuşak başlılıksa, ana babayla çocuklar arasındaki yakın bağlar daha da güçlenecektir. Beş çocuklu bir ailede büyüyen Dean babasıyla ilgili şunları söyledi: “Babam yumuşak başlı bir insandı. Ben ergenlik çağındayken bile onunla tartıştığımızı hiç hatırlamıyorum. Her zaman çok yumuşaktı; sinirli olduğu zaman bile. Bazen ceza olarak beni bir süreliğine odama gönderirdi ya da sevdiğim bazı şeyleri yapmama izin vermezdi; ama onunla hiçbir zaman tartışmadık. O sadece babamız değildi. Aynı zamanda dostumuzdu ve biz onu hiç hayal kırıklığına uğratmak istemezdik.” Yumuşak başlı bir tutum gerçekten de ana babalarla çocuklar arasındaki bağların güçlendirilmesine yardım eder.
Tarla Hizmetimizde
7, 8. Tarla hizmetinde yumuşak başlı olmak neden çok önemlidir?
7 Yumuşak başlı bir tutumun gerekli olduğu diğer bir alan, tarla hizmetimizdir. Gökteki Krallığın iyi haberini başkalarıyla paylaştığımızda, farklı mizaçta insanlarla karşılaşıyoruz. Bazıları, kendilerine götürdüğümüz ümit mesajını memnuniyetle dinliyor. Bazıları da çeşitli nedenlerle olumsuz bir tepki gösteriyor. İşte böyle bir durumda, dünyanın en uzak yerlerine kadar şahitler olma görevimizi yerine getirmemiz için yumuşak başlı olmamız hizmetimizde bize önemli ölçüde yardım ediyor.—Resullerin İşleri 1:8; II. Timoteos 4:5.
8 Resul Petrus şöyle yazdı: “Mesihi Rab olarak yüreklerinizde takdis edin; iyi vicdanınız olup sizde olan ümit hakkında sizden her sebep sorana, hilim [yumuşak başlı bir tutum] ve korku ile cevap vermeğe daima hazır olun.” (I. Petrus 3:15) Bizler Mesih’i Büyük Örneğimiz olarak kabul ettiğimizden, sert bir şekilde konuşan kişilere şahitlikte bulunurken yumuşak başlı olmaya ve saygı göstermeye özel olarak dikkat ederiz. Bu davranış tarzı çoğu zaman çarpıcı sonuçlar doğurmaktadır.
9, 10. Tarla hizmetinde yumuşak başlı olmanın değerini gösteren bir tecrübe anlatın.
9 Evlerinin kapısı çalınınca karısı kapıyı açtığında Keith arka tarafta duruyordu. Keith’in karısı gelen kişinin Yehova’nın bir Şahidi olduğunu öğrenince sinirli bir şekilde, Şahitleri çocuklara gaddarca davranmakla suçladı. Birader sakinliğini korudu. Yumuşak bir şekilde şöyle karşılık verdi: “Böyle düşünmenize üzüldüm. Size Yehova’nın Şahitlerinin nelere inandığını anlatmama izin verir misiniz?” O ana kadar sohbeti dinleyen Keith, biradere gitmesini söylemek üzere kapıya çıktı.
10 Daha sonra bu çift konuklarına böyle sert davrandıkları için pişmanlık duymaya başladı. Biraderin yumuşak başlı tutumu onları etkilemişti. Bir hafta sonra biraderin onları tekrar ziyaret etmesine şaşırmışlardı ve bu sefer Keith ile karısı onun Kutsal Yazılara dayanan inancını açıklamasına fırsat verdiler. Onlar daha sonra şöyle dediler: “Sonraki iki yıl boyunca diğer Şahitlerin anlattıklarını birçok defa dinledik.” Onlar Mukaddes Kitabı incelemeyi kabul ettiler ve sonunda Yehova’ya kendilerini vakfetmelerinin simgesi olarak ikisi de vaftiz edildi. Böyle bir sonuç Keith ve karısını ilk olarak ziyaret eden Şahit için ne büyük sevinç olmalı, değil mi? Şahit bu çiftle birkaç yıl sonra karşılaştığında onların artık ruhi kardeşleri olduğunu gördü. Evet yumuşak başlı bir tutum başarı getirir.
11. Yumuşak başlı bir tutum birinin hakikati kabul etmesini nasıl kolaylaştırabilir?
11 Harold’ın bir asker olarak yaşadıkları sert biri olmasına ve Tanrı’nın varlığından kuşku duymasına yol açmıştı. Kendi sorunları yetmezmiş gibi, Harold sarhoş bir sürücünün yol açtığı trafik kazası yüzünden sakat kaldı. Yehova’nın Şahitleri kapısına gittiklerinde Harold onlardan bir daha gelmemelerini istemişti. Fakat bir gün Bill isimli bir Şahit, Harold’ın evinin iki ev yanında oturan, ilgi gösteren birini ziyaret etmek istedi. Bill, yanlışlıkla Harold’ın kapısını çaldı. İki değnekle yürüyen Harold kapıyı açtığı zaman Bill hemen özür diledi ve aslında amacının yakınlardaki başka bir evi ziyaret etmek olduğunu açıkladı. Harold nasıl tepki gösterdi? Harold’ın televizyonda, Şahitlerin yeni bir İbadet Salonunu çok kısa sürede inşa etmek üzere birlikte çalıştıklarını gösteren haberi izlediğini Bill bilmiyordu. Bu kadar çok insanın uyum içinde çalıştıklarını görmek Harold’ı etkilemişti ve bu onun Şahitlere karşı olan tutumunu değiştirmişti. Bill’in nazik bir şekilde özür dilemesinden ve yumuşak başlı tutumundan etkilenen Harold, Şahitlerin kendisini ziyaret etmelerini kabul etti. Mukaddes Kitabı inceledi, ilerledi ve Yehova’nın vaftiz edilmiş bir hizmetçisi oldu.
Cemaatte
12. Cemaatin üyelerinin bu dünyaya ait hangi özelliklere karşı koymaları gerekir?
12 Yumuşak başlı bir tutumun çok önemli olduğu üçüncü bir alan cemaattir. Kavga etmek günümüz toplumunda yaygındır. Yaşama insana özgü bir bakış açısından bakan kişiler arasında anlaşmazlıklar, tartışmalar ve atışmalar olağan şeylerdir. Bu tür dünyevi özellikler ara sıra sinsice cemaatin içine sızıyor ve kendilerini çekişmeler ve ağız kavgalarıyla gösteriyorlar. Sorumlu kardeşler, böyle durumları ele almak zorunda kaldıklarında üzülürler. Yine de, Yehova’ya ve kardeşlerine duydukları sevgi, onları hata yapanları kazanmak için gayret etmeye iter.—Galatyalılar 5:25, 26.
13, 14. ‘Karşı duranları yumuşaklıkla ıslah etmenin’ sonucu ne olabilir?
13 Birinci yüzyılda, Pavlus ve arkadaşı Timoteos cemaatteki bazı kişilerin yol açtığı zorluklarla karşılaştılar. Pavlus, Timoteos’u “şerefsiz iş için” olan kaplara benzeyen kardeşlere karşı dikkatli olması için uyarmıştı. Pavlus şunları söyledi: “Rabbin kuluna kavga lâzım değildir; fakat herkese karşı mülâyim [uysal], öğretmeğe hazır, tahammül eden, karşı duranları hilimle [yumuşak başlılıkla] ıslâh edici olmalıdır.” Kışkırtıldığımız zamanlarda bile yumuşak başlı tutumumuzu koruduğumuzda, karşı koyan kişiler yaptıkları eleştiriyi çoğu zaman tekrar gözden geçirirler. Buna karşılık Yehova, tıpkı Pavlus’un daha sonra yazdığı gibi “hakikat bilgisi için . . . . onlara tövbe ihsan eder.” (II. Timoteos 2:20, 21, 24, 25) Pavlus’un uysal olup tahammül etmekle, yumuşak başlı olmak arasında bağlantı kurduğuna dikkat edin.
14 Pavlus vaaz ettiği şeyleri uyguladı. Korintos cemaatindeki “en faik [üstün] resuller” konusunu ele alırken kardeşlerine şöyle dedi: “Aranızda hazır iken hakir, fakat gaip iken size karşı cesur olan Pavlus, ben kendim, Mesihin hilmi ve lûtufkârlığı ile sizden rica ediyorum.” (II. Korintoslular 10:1; 11:5) Pavlus gerçekten Mesih’i örnek aldı. Bu kardeşlere ricasını “Mesihin hilmi” yani yumuşak başlı tutumuyla yaptığına dikkat edin. Böylece despotça bir tutumdan kaçınmış oldu. Onun teşviki hiç şüphesiz olumlu karşılık vermeye hazır kişilere çekici gelmişti. O, cemaatteki gergin ilişkileri rahatlatıp, barış ve birliğin oluşması için temel attı. Bu, hepimizin örnek almak üzere gayret edebileceği bir davranış tarzı değil mi? Özellikle ihtiyarlar Mesih’in ve Pavlus’un davranış tarzlarını örnek almalıdırlar.
15. Öğüt verirken yumuşak başlı olmak neden önemlidir?
15 Başkalarına yardım etme sorumluluğu tabii ki, sadece cemaatin huzuru ve birliği tehlike altına girdiği zamanlarla sınırlı değildir. İlişkiler gerginleşmeden çok önce kardeşlerin sevgi dolu rehberliğe ihtiyaçları vardır. Pavlus şöyle teşvik etti: “Kardeşler, siz ki, ruhanîsiniz, eğer bir adam bir suçta tutulursa, böyle birini . . . . ıslah edin.” Peki bu nasıl yapılmalıydı? “Hilim ruhu ile ıslah edin; sen de imtihan olunmıyasın diye, kendini sakın.” (Galatyalılar 6:1) “Hilim ruhu” ya da yumuşak başlı bir tutum göstermek her zaman kolay değildir, çünkü tayin edilmiş erkekler de dahil İsa’nın tüm takipçileri günahkâr eğilimlerin etkisindedirler. Ancak öğüt veren kişinin yumuşak başlı olması, hata yapan kişinin gerekli düzeltmeyi yapmasına yardım eder.
16, 17. Öğüdü uygulamakta isteksizlik gösterilmesini önlemek için ne yararlı olabilir?
16 “Islah edin” diye çevrilen kelime orijinal Yunancada kırık kemiklerin eski konumlarına getirilmesi ya da düzeltilmesi anlamına da gelebilir ve bu acı veren bir yöntemdir. Kırık kemikleri düzeltecek olan doktor, hastasını rahatlatmak üzere bu yöntemin yararları hakkında olumlu şekilde konuşur. Onun sakin tavrı rahatlatıcıdır. Önceden söylenen birkaç söz tedavinin en rahatsızlık verecek kısmındaki acıyı hafifletmeye yardım eder. Benzer şekilde ruhi açıdan bir düzeltme de acı verebilir. Fakat yumuşak başlı bir tutum onun kabul edilmesini kolaylaştıracaktır; böylece ilişkiler onarılacak ve hata yapan kişi, izlediği yolu değiştirmek üzere yardım görecektir. Başlangıçta öğüde karşı çıkıldığında bile, öğüt veren kişinin yumuşak başlı tutumu, Kutsal Yazılara dayanan sağlam öğüdü izlemek konusundaki bir isteksizliği ortadan kaldırabilir.—Süleymanın Meselleri 25:15.
17 Başkalarına kendilerini düzeltmeleri için yardım ederken, öğüdün eleştiri olarak algılanması tehlikesi her zaman vardır. Bir yazar bu konuda şunları söyledi: “En çok başkalarını tedip ederken, gereksiz yere kendini üstün görme tehlikesi vardır, bu nedenle böyle durumlarda yumuşak başlı tutuma daha fazla ihtiyaç vardır.” Alçakgönüllülükten doğan yumuşak başlı tutumu geliştirmek, İsa’nın öğüt veren takipçisine bu tehlikenin önüne geçmekte yardımcı olacaktır.
“Bütün İnsanlara”
18, 19. (a) İsa’nın takipçileri dünyevi yetkililere karşı davranışlarında yumuşak başlı olmakta neden zorlanabilirler? (b) İsa’nın takipçilerinin yetkili kişilere karşı yumuşak başlı olmalarına neler yardım edecektir ve bunun olası sonucu nedir?
18 Birçok kişinin yumuşak başlı olmakta zorlandığı bir alan, dünyevi yetkililerle olan ilişkilerdir. Yetkili konumda olan bazı kişilerin kaba ve halden anlamayan bir tarzda davrandığını kabul etmek gerekir. (Vaiz 4:1; 8:9) Bununla birlikte, Yehova’ya olan sevgimiz O’nun yüce otoritesini kabul etmemize ve böylece hükümet yetkililerine buna göre sınırlı şekilde boyun eğmemize yardım edecektir, çünkü onlara yetki verilmiştir. (Romalılar 13:1, 4; I. Timoteos 2:1, 2) Yüksek konumda olan kişiler Yehova’ya olan tapınmamızın önemli bir kısmı olan vaaz faaliyetimizi kısıtlamaya çalışsalar bile, bizler hamt kurbanları sunmak üzere hâlâ açık olan yolları seve seve ararız.—İbraniler 13:15.
19 Hiçbir koşul altında düşmanca davranmayız. Doğruluk ilkelerimiz konusunda asla uzlaşmamakla birlikte, makul olmaya gayret ederiz. Bu şekilde kardeşlerimiz dünya çapında 234 ülkede hizmetlerini yerine getirmekte başarı elde etmektedir. Biz Pavlus’un şu öğüdünü uygularız: ‘Reislere ve hükûmetlere tâbi olun, itaat edin, her iyi iş için hazır olun, kimseye küfretmeyin, kavgacı olmayın, bütün insanlara tam hilim [yumuşak başlılık] gösterin.’—Titus 3:1, 2.
20. Yumuşak başlı olanlar için hangi ödüller var?
20 Yumuşak başlı olanları bol bol nimetler beklemektedir. İsa şöyle dedi: “Ne mutlu halim [yumuşak başlı] olanlara; çünkü onlar yeri miras alacaklar.” (Matta 5:5) Mesih’in ruhla meshedilmiş takipçilerinin yumuşak başlı olmaya devam etmeleri, onların mutluluğunu ve Gökteki Krallığın yönetimindeki yeryüzü üzerinde hüküm sürme ayrıcalıklarını güvence altına alır. ‘Başka koyunlardan’ olan “büyük kalabalık” da, yumuşak başlı olmaya devam edecek ve yeryüzündeki Cennette yaşamayı özlemle bekleyecek. (Vahiy 7:9; Yuhanna 10:16; Mezmur 37:11) Gelecekte bizi gerçekten harika şeyler bekliyor. O halde, Pavlus’un, İsa’nın Efesos’taki takipçilerine yaptığı şu hatırlatmayı asla göz ardı etmeyelim: “Bu nedenle, Rab’bin uğruna tutuklu olan ben, aldığınız çağrıya yaraşır biçimde yaşamanızı rica ederim. Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, . . . . olun.”—Efesoslular 4:1-3, YÇ.
-