Watchtower ONLINE KÜTÜPHANE
Watchtower
ONLINE KÜTÜPHANE
Türkçe
  • KUTSAL KİTAP
  • YAYINLAR
  • İBADETLER
  • ‘Hiçbir Şeyi Söylenerek Yapmayın’
    Gözcü Kulesi—2006 | 15 Temmuz
    • ‘Hiçbir Şeyi Söylenerek Yapmayın’

      “Hiçbir şeyi söylenerek . . . . yapmayın” (FİLİPİLİLER 2:14).

      1, 2. Elçi Pavlus, Filipi ve Korintos’taki Hıristiyanlara hangi öğüdü verdi, neden?

      ELÇİ PAVLUS, Tanrı ilhamıyla Filipi’deki Hıristiyan cemaatine yazdığı mektupta oradakileri övdü. Onları cömert ve gayretli tutumlarından dolayı övdü ve iyi işlerinden ne kadar sevinç duyduğunu ifade etti. Ancak Pavlus onlara ‘hiçbir şeyi söylenerek yapmamalarını’ hatırlattı (Filipililer 2:14). Elçi neden bu uyarıyı yaptı?

      2 Pavlus söylenmenin nereye varacağını biliyordu. Birkaç yıl önce Korintos’taki cemaate, söylenmenin tehlikeli olabileceğini hatırlatmıştı. Pavlus İsrailoğullarının çöldeyken Yehova’yı defalarca öfkelendirdiğine dikkat çekti. Bunu nasıl yapmışlardı? Zararlı arzulara kapılarak, putperestlik ve cinsel ahlaksızlık yaparak, Yehova’yı sınayarak ve söylenerek. Pavlus Korintosluları bu örneklerden ders almaya teşvik etti. Şöyle yazdı: “Söylenmeyelim; onlardan bazıları söylendiler, sonları yok edicinin elinden oldu” (1. Korintoslular 10:6-11).

      3. Söylenme konusu bugün bizi neden ilgilendiriyor?

      3 Yehova’nın bugünkü hizmetçileri olarak biz de Filipi cemaatindekine benzer bir ruh sergiliyoruz. İyi işlerde gayretliyiz ve aramızda sevgi var (Yuhanna 13:34, 35). Ancak söylenmenin geçmişte Tanrı’nın toplumunun içinde yol açtığı zararı düşününce, ‘hiçbir şeyi söylenerek yapmayın’ öğüdüne kulak vermek için geçerli nedenlere sahip olduğumuzu söyleyebiliriz. Önce, söylenme konusunda Kutsal Yazılarda sözü edilen örneklere bakalım. Sonra, söylenmenin bugün yol açabileceği zararı önlemek için yapabileceğimiz bazı şeyleri ele alacağız.

      Kötü Bir Cemaat Yehova’ya Karşı Söyleniyor

      4. İsrailoğulları çölde nasıl söylendiler?

      4 ‘Söylenmek, mırıldanmak, yakınmak, şikâyet etmek veya homurdanmak’ anlamına gelen İbranice sözcük, Mukaddes Kitapta, İsrail’in çölde geçirdiği 40 yıl sırasında meydana gelen olaylar anlatılırken kullanılır. Bazen İsrailoğulları durumlarından hoşnutsuz oluyor ve bunu söylenerek dile getiriyorlardı. Örneğin, Mısır’daki kölelikten kurtarıldıktan sadece birkaç hafta sonra “İsrail oğullarının bütün cemaati, çölde Musaya karşı ve Haruna karşı söylendiler.” Onlar yiyecek konusunda yakınıp “Keşke Mısır diyarında et kazanları başında oturduğumuz zaman, doyuncıya kadar ekmek yerken RABBİN elile ölse idik; çünkü bütün bu cemaati açlıkla öldürmek için bizi bu çöle çıkardınız” dediler (Çıkış 16:1-3).

      5. İsrailoğulları şikâyet ettiklerinde aslında kime karşı söylenmişlerdi?

      5 Aslında Yehova onlara çölde ihtiyaçları olan her şeyi vermiş, sevgiyle yiyecek ve su sağlamıştı. İsrail halkı kesinlikle çölde açlıktan ölmek gibi bir tehlikeyle karşı karşıya değildi. Ancak onlar hoşnutsuzluk ruhuyla sıkıntılarını abarttılar ve söylenmeye başladılar. Musa ve Harun’dan yakınsalar da, Yehova’nın gözünde onların hoşnutsuzluğunun asıl hedefi bizzat Kendisiydi. Musa, İsrailoğullarına “Kendisine karşı söylenmelerinizi RAB işitiyor; ve biz neyiz? söylenmeleriniz bize karşı değil fakat RABBE karşıdır” dedi (Çıkış 16:4-8).

      6, 7. Sayılar 14:1-3’te gösterildiği gibi İsrailoğullarının tutumu nasıl değişti?

      6 Çok geçmeden İsrailoğulları tekrar söylendiler. Musa, Vaat Edilmiş Topraklar hakkında bilgi toplamaları için 12 adam göndermişti. İçlerinden 10’u kötü haber getirdi. Sonuç ne oldu? “Bütün İsrail oğulları Musaya karşı ve Haruna karşı söylendiler; ve bütün cemaat onlara dediler: Keşke Mısır diyarında ölse idik! yahut keşke bu çölde ölse idik! Ve kılıçla düşelim diye RAB niçin bizi bu diyara [Kenan’a] götürüyor? Kadınlarımız ve çocuklarımız ganimet olacaklar; Mısıra dönmek bizim için daha iyi değil mi?” (Sayılar 14:1-3).

      7 İsrail’in tutumu nasıl da değişmişti! Başlangıçta Mısır’dan ve Kızıldeniz’den kurtarıldıkları için hissettikleri minnettarlık, içlerinde Yehova’ya ilahi söyleme isteği uyandırmıştı (Çıkış 15:1-21). Ancak çölün sıkıntılı koşulları ve Kenanlılardan korkuları karşısında minnettarlığın yerini hoşnutsuzluk aldı. Onlar özgürlükleri için Tanrı’ya teşekkür etmek yerine, yanlış bir bakış açısıyla durumlarını yoksunluk olarak algılayıp O’nu suçladılar. Dolayısıyla söylenmeleri, Yehova’nın sağladığı nimetlere takdirlerinin eksik olduğunu gösteriyordu. Yehova’nın “bana karşı söylenen bu kötü cemaate ne vakte kadar dayanacağım?” demesi şaşırtıcı değildi (Sayılar 14:27; 21:5).

      Birinci Yüzyılda Söylenen Kişiler

      8, 9. Söylenme konusunda Yunanca Kutsal Yazılarda kayıtlı örneklere değinin.

      8 Söylenme konusunda az önce ele aldığımız örnekler, hoşnutsuzluklarını açıkça ifade edenlerle ilgiliydi. Oysa İsa Mesih MS 32’deki Çardaklar Bayramı için Yeruşalim’deyken “onun hakkında halk arasında bir sürü fısıltı dolaşıyordu” (Yuhanna 7:12, 13, 32). Onun hakkında aralarında konuşuyorlardı; bazıları onun iyi bir adam olduğunu, diğerleriyse tam tersini söylüyordu.

      9 Başka bir defasında İsa ve öğrencileri Levi’nin, yani vergi tahsildarı Matta’nın evinde misafirdi. “Ferisiler ve onlardan olan yazıcılar, İsa’nın öğrencilerine söylenerek, ‘Neden vergi tahsildarlarıyla ve günahkârlarla yiyip içiyorsunuz?’ dediler” (Luka 5:27-30). Bir süre sonra da Celile’de “‘Gökten gelen ekmek benim’ dediği için Yahudiler [İsa’nın] aleyhinde söylenmeye başladılar.” İsa’nın takipçilerinden bazıları bile onun sözlerinden rahatsız oldular ve söylenmeye başladılar (Yuhanna 6:41, 60, 61).

      10, 11. Yunanca konuşan Yahudiler neden yakındı? Cemaat ihtiyarları bu şikâyetin ele alınma tarzını nasıl örnek alabilirler?

      10 Diğer yandan, MS 33 yılındaki Pentekost’tan kısa süre sonra meydana gelen bir olayda, yakınmanın olumlu bir sonucu da görüldü. İsrail’in dışından gelen yeni iman etmiş birçok öğrenci, o sırada Yahudiye’deki iman kardeşlerinden konukseverlik görüyorlardı; fakat eldekini paylaşma konusunda sorunlar çıktı. Kayıt şöyle diyor: “Öğrencilerin sayısının arttığı o günlerde, Yunanca konuşan Yahudiler arasında, İbranice konuşan Yahudilerle ilgili yakınmalar oldu. Çünkü günlük yiyecek dağıtımında kendi dulları ihmal edilmişti” (Elçiler 6:1).

      11 Fakat, yakınan bu kişiler çöldeki İsrailoğulları gibi değillerdi. Yunanca konuşan Yahudiler, kendi durumlarıyla ilgili hoşnutsuzluklarını bencilce ifade etmedi. Onlar, bazı dulların ihtiyaçlarının karşılanmadığına dikkat çektiler. Üstelik bu kişiler sorun çıkarmadı ve Yehova’dan yakınmadılar. Şikâyetlerini elçilere ilettiler; elçiler de haklı bir şikâyet söz konusu olduğu için duruma anında müdahale edilmesini sağladılar. Elçiler bugünkü cemaat ihtiyarları için ne kadar iyi bir örnek oldular! Bu ruhi çobanlar ‘fakirin feryadına kulaklarını kapatmamaya’ dikkat ederler (Süleyman’ın Meselleri 21:13; Elçiler 6:2-6).

      Söylenmenin Kemirici Etkisine Karşı Dikkatli Olun

      12, 13. (a) Söylenmenin etkilerini bir örnekle açıklayın. (b) Hangi etkenler birinin söylenmesine yol açabilir?

      12 Kutsal Yazılardan ele aldığımız örneklerin çoğu, söylenmenin geçmişte Tanrı’nın toplumuna çok zarar verdiğini gösteriyor. O nedenle söylenmenin bugün yol açabileceği kemirici etki hakkında ciddi ciddi düşünmeliyiz. Bir örnek bu konuyu anlamamıza yardım edebilir. Birçok metal türü doğal olarak paslanabilir. Eğer paslanmanın ilk belirtileri göz ardı edilirse, metal kullanılamayacak duruma gelebilir. Sayısız otomobil, mekanik bir bozukluk nedeniyle değil, metal kısımları güvenliği tehlikeye sokacak kadar paslandığı için hurdaya çıkıyor. Bu örnek ile söylenmek arasında nasıl bir bağlantı var?

      13 Bazı metallerin paslanabilmesi gibi, kusurlu insanlar da yakınmaya eğilimlidir. Bu eğilimin her tür belirtisine karşı tetikte olmalıyız. Nem ve tuzlu hava paslanmayı nasıl hızlandırırsa, sıkıntılar da bizi söylenmeye daha eğilimli yapar. Stres, küçük bir rahatsızlığı büyük bir şikâyete dönüştürebilir. Bu ortamın son günlerindeki koşullar kötüleştikçe, yakınmaya neden olabilecek şeyler de büyük ihtimalle artacak (2. Timoteos 3:1-5). Dolayısıyla Yehova’nın bir hizmetçisi bir başkasına karşı söylenmeye başlayabilir. Bunun nedeni, diğerinin zayıflıklarından, yeteneklerinden veya hizmet ayrıcalıklarından hoşnutsuzluk gibi küçük bir mesele olabilir.

      14, 15. Yakınma eğilimini neden kontrol altına almalıyız?

      14 Memnuniyetsizliğimizin nedeni ne olursa olsun, kontrol altına almazsak yakınma eğilimi bizde hoşnutsuzluk ruhuna yol açabilir ve söylenmeyi alışkanlık haline getirebiliriz. Evet, söylenmenin ruhen kemirici etkisi bizi tamamen bozabilir. İsrailoğulları çöldeki yaşamları hakkında söylendiklerinde, Yehova’yı suçlayacak kadar ileri gitmişlerdi (Çıkış 16:8). Biz asla bunu yapmayalım!

      15 Metalin paslanma olasılığı, pas önleyici boya sürülerek ve zarar görmüş noktalar hemen elden geçirilerek azaltılabilir. Benzer şekilde, eğer kendimizde bir yakınma eğilimi fark edersek dua edip vakit geçirmeden harekete geçerek kontrol altına alabiliriz. Peki bunu nasıl yapabiliriz?

      Olayları Yehova’nın Bakış Açısından Görün

      16. Yakınma eğilimi nasıl yenilebilir?

      16 Söylenmek, zihnimizi kendimiz ve sıkıntılarımız üzerinde odaklar, Yehova’nın Şahitleri olarak tattığımız nimetleri göz ardı etmemize neden olur. Böyle bir eğilimi yenmek için, bu nimetler her zaman zihnimizdeki en önemli şey olmalı. Örneğin her birimiz Yehova’nın özel ismini taşıma ayrıcalığına sahibiz; bu harika bir onurdur (İşaya 43:10). O’nunla yakın bir ilişki geliştirebiliriz ve “duayı işiten” Kişiyle her zaman konuşabiliriz (Mezmur 65:2; Yakub 4:8). Evrensel egemenlik davasını kavradığımız için yaşamımızın gerçek bir anlamı var. Tanrı’ya sadık kalmanın bizim için bir ayrıcalık olduğunu unutmayalım (Süleyman’ın Meselleri 27:11). Krallık hakkındaki iyi haberi duyurma işine düzenli olarak katılabiliriz (Matta 24:14). İsa Mesih’in fidyesine iman sayesinde rahat bir vicdanımız olabilir (Yuhanna 3:16). Evet, nelere dayanmak zorunda olursak olalım bu nimetleri tadıyoruz.

      17. Yakınmak için geçerli bir nedenimiz olsa bile, meseleleri neden Yehova’nın bakış açısından görmeye çalışmalıyız?

      17 Olayları kendi bakış açımızdan değil, Yehova’nın bakış açısından görmeye çalışalım. Mezmur yazarı Davud “Ya RAB, yollarını bana bildir; tariklerini [yollarını] bana öğret” demişti (Mezmur 25:4). Yakınmak için geçerli bir nedenimiz varsa, bu Yehova’nın dikkatinden kaçmaz. O, isterse meseleyi hemen düzeltebilir. Peki neden bazen sıkıntıların sürmesine izin veriyor? Bunun nedeni, sabır, iman ve tahammül gibi iyi nitelikleri geliştirmemize yardım etmek olabilir (Yakub 1:2-4).

      18, 19. Sorunlara yakınmadan tahammül etmemizin ne gibi etkileri olabileceğini örnekleyin.

      18 Sorunlara yakınmadan tahammül etmemiz, kişiliğimizi geliştirmemize yardım etmekle kalmaz, davranışlarımızı izleyenleri de etkileyebilir. 2003 yılında Yehova’nın Şahitlerinden bir grup, bir büyük ibadete katılmak için otobüsle Almanya’dan Macaristan’a gitti. Otobüsün sürücüsü Şahit değildi ve on gün boyunca Yehova’nın Şahitleriyle birlikte olmayı pek istemiyordu. Ancak seyahatin sonunda fikrini tamamen değiştirdi. Neden?

      19 Seyahat sırasında birkaç sorun çıktı. Fakat Şahitler hiç yakınmadılar. Sürücü, Şahitlerin o zamana dek beraber olduğu en iyi yolcu grubu olduğunu söyledi! Hatta, bir dahaki sefer Şahitler kapısına geldiğinde onları içeri davet edeceğine ve söylediklerini dikkatle dinleyeceğine söz verdi. Yolcular ‘hiçbir şeyi söylenerek yapmadıkları’ için ne kadar iyi bir izlenim bırakmış oldular, değil mi?

      Bağışlamak Birliği Güçlendirir

      20. Neden birbirimizi bağışlamalıyız?

      20 Ya bir iman kardeşimizden yakınmak için nedenimiz varsa? Eğer mesele ciddiyse, İsa’nın Matta 18:15-17’de kayıtlı sözlerindeki ilkeyi uygulamalıyız. Ancak çoğu şikâyet önemsiz olduğundan, bu her zaman gerekli değildir. Acaba bu durumu bağışlayıcılık niteliğini göstermek için bir fırsat olarak göremez miyiz? Pavlus şöyle yazmıştı: “İçinizden birinin diğerinden yakınmak için bir nedeni olsa bile, birbirinize katlanmaya ve birbirinizi gönülden bağışlamaya devam edin. Yehova sizi gönülden bağışladığı gibi, siz de bağışlayın. Ancak tüm bunların üstüne sevgiyi giyin; çünkü sevgi, birliğin kusursuz bağıdır” (Koloseliler 3:13, 14). Biz de bağışlamaya istekli miyiz? Yehova’nın bizden yakınmak için hiç mi nedeni yok? Yine de O tekrar tekrar şefkat gösteriyor ve bizi bağışlıyor.

      21. Söylenmek çevremizdekileri nasıl etkileyebilir?

      21 Nasıl bir şikâyetimiz olursa olsun söylenmek sorunları çözmez. “Söylenmek” anlamındaki İbranice sözcük “homurdanmak” anlamına da geliyor. Herhalde devamlı homurdanan birinin yanında kendimizi pek rahat hissetmeyiz ve ondan uzak kalmaya çalışırız. Söylenir ya da homurdanırsak, aynı rahatsızlığı çevremizdekiler de hissedebilir. Hatta öyle rahatsız olabilirler ki, bizden uzak durmak isteyebilirler! Homurdanmak dikkat çekebilir, fakat kimseye çekici gelmez.

      22. Bir genç kız Yehova’nın Şahitleri hakkında ne dedi?

      22 Bağışlayıcı bir tutum birliği güçlendirir; Yehova’nın toplumunda birliğe çok değer verilir (Mezmur 133:1-3). Bir Avrupa ülkesinde 17 yaşında Katolik bir genç kız, Yehova’nın Şahitlerinin bürosuna bir mektup yazarak onları ne kadar takdir ettiğini söyledi. Şöyle yazdı: “Siz, üyeleri nefret, açgözlülük, hoşgörüsüzlük, bencillik veya ayrılıklarla bölünmemiş, bildiğim tek teşkilatsınız.”

      23. Gelecek makalede hangi konuyu ele alacağız?

      23 Gerçek Tanrı Yehova’ya tapınan kişiler olarak sahip olduğumuz ruhi nimetlere takdirimiz, birliğimizi güçlendirmemize ve kişisel meselelerde başkalarına karşı söylenmekten kaçınmamıza yardımcı olacak. Gelecek makale, Tanrısal niteliklerin bizi söylenmenin daha tehlikeli bir türünden, Yehova’nın teşkilatının yeryüzündeki kısmına karşı söylenmekten nasıl alıkoyacağını gösterecek.

  • Dikkatinizi Yehova’nın Teşkilatının İyiliği Üzerinde Toplayın
    Gözcü Kulesi—2006 | 15 Temmuz
    • Dikkatinizi Yehova’nın Teşkilatının İyiliği Üzerinde Toplayın

      “Evinin . . . . iyiliği ile doyarız” (MEZMUR 65:4).

      1, 2. (a) Mabetle ilgili düzenlemelerin Tanrı’nın toplumu üzerinde nasıl etkisi olacaktı? (b) Davud mabedin inşasını nasıl destekledi?

      ESKİ İSRAİL kralı Davud, İbranice Kutsal Yazılarda en göze çarpan kişilerden biridir. Bu çoban, müzisyen, peygamber ve kral, Yehova Tanrı’ya tamamen güvendi. Davud’un Yehova’ya derin bağlılığı, onda Tanrı’ya bir ev inşa etme isteği uyandırdı. Bu ev, yani mabet, İsrail’de hakiki tapınmanın merkezi olacaktı. Davud, mabetle ilgili düzenlemelerin Tanrı’nın toplumuna sevinç vereceğini ve yararlı olacağını biliyordu. O nedenle Yehova’ya şöyle dedi: “Ne mutludur o adam ki, senin avlularında otursun diye Sen onu seçtin ve yaklaştırdın! Evinin, mukaddes mabedinin, iyiliği ile doyarız” (Mezmur 65:4).

      2 Yehova, evinin inşasından Davud’un sorumlu olmasına izin vermedi. Bu ayrıcalığı onun oğlu Süleyman’a verecekti. Davud, tüm yüreğiyle istediği bu ayrıcalık başkasına verildiği için söylenmedi. Onun için en önemli olan, mabedin inşa edilmesiydi. Davud, Yehova’dan aldığı mimari planları Süleyman’a vererek projeyi tüm yüreğiyle destekledi. Ayrıca binlerce Levili arasında iş bölümü yaptı ve mabedin inşasında kullanılması için büyük miktarda altın ve gümüş bağışladı (1. Tarihler 17:1, 4, 11, 12; 23:3-6; 28:11, 12; 29:1-5).

      3. Tanrı’nın hizmetçileri hakiki tapınma için yapılan düzenlemelere karşı nasıl bir tutuma sahiptir?

      3 Sadık İsrailoğulları Tanrı’nın evindeki hakiki tapınma için yapılan düzenlemeleri destekledi. Benzer şekilde, Yehova’nın bugünkü hizmetçileri olarak biz de O’nun teşkilatının yeryüzündeki kısmında sunulan tapınma için yapılan düzenlemeleri destekliyoruz. Böylece Davud’la aynı tutuma sahip olduğumuzu gösteriyoruz. Biz şikâyetçi bir tutuma sahip değiliz. Dikkatimizi Tanrı’nın teşkilatının iyiliği üzerinde topluyoruz. Gerçekten minnettar olabileceğimiz birçok iyi şey üzerinde hiç düşündünüz mü? Şimdi bunların birkaçına bakalım.

      Önderlik Edenler İçin Minnettarız

      4, 5. (a) “Sadık ve sağgörülü hizmetkâr” görevini nasıl yerine getiriyor? (b) Bazı Şahitler aldıkları ruhi yiyecekler hakkında ne düşünüyor?

      4 İsa Mesih’in, yeryüzündeki mallarının başına tayin ettiği “sadık ve sağgörülü hizmetkâr” için gerçekten de minnettarız. İsa’nın ruhla meshedilmiş takipçilerinden oluşan hizmetkâr sınıfı, iyi haberi duyurma işine önderlik eder, ibadetler düzenler ve 400’den fazla dilde Mukaddes Kitaba dayalı yayınlar hazırlar. Dünyanın dört bir yanında milyonlarca insan, ‘vaktinde sağlanan bu ruhi yiyecekleri’ minnettarlıkla alır (Matta 24:45-47). Bu konuda söylenmek için gerçekten de hiçbir neden yok.

      5 Elfi isimli yaşlı bir Yehova’nın Şahidi, hizmetkâr sınıfının yayınlarındaki Kutsal Yazılardan öğütleri uygulamanın kendisine teselli ve destek sağladığını yaşamında yıllarca gördü. Elfi derin bir takdirle “Yehova’nın teşkilatı olmasa ne yapardım?” diye yazdı. Peter ve Irmgard da yıllarca Yehova’ya hizmet ettiler. Irmgard “Yehova’nın sevgi ve ilgi dolu teşkilatının” hazırladığı tüm yayınlar için minnettar olduğunu söylüyor. Bunların içinde, görme ya da işitme bozukluğu olan kişiler gibi özel ihtiyaçları olanlar için hazırlanmış yayınlar da var.

      6, 7. (a) Cemaatlerin faaliyetlerinin dünya çapındaki gözetimi nasıl yürütülüyor? (b) Yehova’nın teşkilatının yeryüzündeki kısmı hakkında bazıları neler söyledi?

      6 ‘Sadık hizmetkâr’, Yehova’nın Şahitlerinin Yönetim Kurulu tarafından temsil edilir. Yönetim Kurulu, Yehova’nın Şahitlerinin Brooklyn’deki (New York) dünya merkez bürolarında hizmet eden, ruhla meshedilmiş erkeklerden oluşan küçük bir gruptur. Yönetim Kurulu, Yehova’nın tecrübeli hizmetçilerini, dünya çapında 98.000’den fazla cemaatin faaliyetinin gözetimiyle ilgilenen bürolara tayin eder. Bu cemaatlerde, Mukaddes Kitaptaki talepleri karşılayan erkekler ihtiyar ve hizmet görevlisi olarak tayin edilir (1. Timoteos 3:1-9, 12, 13). İhtiyarlar kendilerine emanet edilen Tanrı’nın sürüsüne önderlik eder ve onları sevgiyle güderler. Bu sürünün içinde yer almak ve “bütün kardeşler topluluğu” içindeki sevgi ve birliği tatmak gerçekten büyük bir nimettir! (1. Petrus 2:17; 5:2, 3).

      7 Kişiler yakınmak yerine ihtiyarlardan aldıkları sevgi dolu ruhi rehberliğe takdirlerini sık sık dile getirirler. Örneğin İsa’nın takipçisi bir eş olan 30 yaşlarındaki Birgit’i ele alalım. Ergenlik çağındayken kötü arkadaşları olmuştu ve bir hata yapmak üzereydi. Fakat ihtiyarların Mukaddes Kitaptan verdiği net öğüt ve iman kardeşlerinin desteği, büyük olasılıkla zarar göreceği bir durumdan kurtulmasına yardım etti. Birgit şu an kendini nasıl hissediyor? “Yehova’nın harika teşkilatına hâlâ ait olduğum için büyük minnettarlık duyuyorum” diyor. Andreas isimli 17 yaşındaki genç de şöyle diyor: “Bu gerçekten Yehova’nın teşkilatı, dünyadaki en iyi teşkilat.” Yehova’nın teşkilatının yeryüzündeki kısmının iyiliğine minnettar olmamız gerekmez mi?

      Önderlik Edenler Kusurludur

      8, 9. Davud’un döneminde yaşayan bazı kişiler nasıl davrandı? Bu davranışlara Davud’un tepkisi ne oldu?

      8 Elbette hakiki tapınmaya önderlik etmek üzere tayin edilen kişiler kusurludur. Hepsi hatalar yapar ve bazılarının kontrol altına almak için çok çalıştıkları zayıflıkları hâlâ var. Bu bizi rahatsız mı etmeli? Hayır. Eski İsrail’de büyük sorumluluklar verilen kişiler bile ciddi hatalar yaptılar. Örneğin, gençken Davud’dan, kendini huzursuz hisseden Kral Saul’u sakinleştirmek için müzisyen olarak hizmet etmesi istenmişti. Saul sonradan Davud’u öldürmeye çalıştı ve sonunda Davud hayatta kalmak için kaçmak zorunda kaldı (1. Samuel 16:14-23; 18:10-12; 19:18; 20:32, 33; 22:1-5).

      9 Başka İsrailoğulları da hainlik etti. Örneğin Davud’un komutanı Yoab, Saul’un akrabası Abner’i öldürdü. Abşalom krallık için babası Davud’a komplo kurdu. Ayrıca güvendiği danışmanı Ahitofel, Davud’a ihanet etti (2. Samuel 3:22-30; 15:1-17, 31; 16:15, 21). Yine de Davud ne kızgın bir şikayetçi oldu, ne de hakiki tapınmaya sırt çevirdi. Aslında tam tersi oldu. Sıkıntılar Davud’un Yehova’ya sarılmasına ve Saul yüzünden kaçtığı sırada sahip olduğu harika tutumu korumasına neden oldu. O zamanlar Davud, mezmurunda şöyle demişti: “Bana acı, ey Allah, bana acı; çünkü canım sana sığındı; ve belâlar geçinciye kadar, Senin kanatlarının gölgesine sığınırım” (Mezmur 57:1).

      10, 11. Gertrud hemşire gençken ne yaşadı? İman kardeşlerinin kusurları hakkında ne dedi?

      10 Bugün bizim Tanrı’nın teşkilatında hainlikten yakınmak için bir nedenimiz yok. Ne Yehova, ne melekleri, ne de ruhi çobanlar cemaatte hain, kötü kişilerin bulunmasına göz yumarlar. Ancak hepimiz insanların kusurluluğuyla karşılaşıyoruz; ya kendimizin ya da Tanrı’nın diğer hizmetçilerinin kusurlarıyla.

      11 Uzun zamandır Yehova’ya hizmet eden Gertrud, gençken iftiraya uğramıştı; onun Gökteki Krallığı tam gün duyuran biri değil, dolandırıcı olduğu iddia edilmişti. Gertrud buna nasıl tepki verdi? Bu muamele hakkında söylendi mi? Hayır. 2003 yılında 91 yaşında ölmeden kısa süre önce yaşamı hakkında şöyle dedi: “Bu ve sonraki yaşadıklarım bana, bireylerin yaptığı hatalara rağmen bu büyük işi Yehova’nın yönlendirdiğini ve bu işte biz kusurlu insanları kullandığını öğretti.” Gertrud Tanrı’nın diğer hizmetçilerinin kusurlarıyla karşılaştığında Yehova’ya içtenlikle dua etti.

      12. (a) Birinci yüzyıldaki cemaatte bazıları nasıl kötü örnek oldular? (b) Biz düşüncelerimizi neye odaklamalıyız?

      12 İsa’nın en vefalı ve en imanlı takipçileri bile kusurlu olduğundan, cemaatte hizmet konumuna tayin edilmiş bir kişi hata yaptığında ‘hiçbir şeyi söylenerek yapmayalım’ (Filipililer 2:14). Birinci yüzyıldaki cemaatte bulunan bazılarının kötü örneğini izlememiz çok üzücü olur! Öğrenci Yahuda’ya göre o zamanki sahte öğretmenler ‘otoriteyi hiçe sayıyor ve Tanrı’nın onurlandırdığı kişiler hakkında aşağılayıcı şekilde konuşuyorlardı.’ Ayrıca bu kötü kişiler ‘durmadan söyleniyor, durumlarından yakınıyordu’ (Yahuda 8, 16). Durmadan söylenen, yakınan o kişiler gibi olmayalım ve düşüncelerimizi ‘sadık hizmetkâr’ aracılığıyla sahip olduğumuz harika şeylere odaklayalım. Yehova’nın teşkilatının iyiliğini takdir edelim ve ‘hiçbir şeyi söylenerek yapmayalım.’

      “Bunlar Çok Ağır Sözler”

      13. Bazıları İsa Mesih’in bazı öğretilerine nasıl tepki verdiler?

      13 Birinci yüzyılda, bazıları cemaatte tayin edilmiş hizmetçilere, bazıları da İsa’nın öğretilerine karşı söylendi. Yuhanna 6:48-69’daki kayıtta geçtiği gibi, İsa “benim bedenimden yiyip kanımdan içenin sonsuz yaşamı olur” demişti. Bu sözleri duyan “öğrencilerinden birçoğu . . . . ‘Bunlar çok ağır sözler; kim kabul edebilir?’ diye konuştular.” İsa ‘öğrencilerinin bu konuda söylendiğinin’ farkındaydı. Hatta onlardan “birçoğu onu bırakıp eski hayatlarına geri döndüler ve artık onunla dolaşmaz oldular.” Fakat her öğrenci söylenmedi. İsa 12 elçisine “Yoksa siz de mi gitmek istiyorsunuz?” diye sorduğunda, elçi Petrus “Efendimiz biz kime gidelim? Sonsuz yaşamın sözleri sende. Şuna inandık ve öğrendik ki, Tanrı’nın gönderdiği Kutsal Kişi sensin” diye cevap verdi.

      14, 15. (a) Neden küçük bir grup, Hıristiyan öğretisinin bazı yönlerinden rahatsız oluyor? (b) Emanuel’in örneğinden ne öğrenebiliriz?

      14 Çağımızda, Tanrı’nın toplumu içinde küçük bir grup, Hıristiyan öğretisinin bazı yönlerinden rahatsız oldu ve Yehova’nın teşkilatının yeryüzündeki kısmına karşı söylendi. Bu neden oldu? Çoğu zaman bu tür söylenmelerin nedeni, Tanrı’nın olayları ele alış tarzını tam anlayamamaktır. Yaratıcı, hakikati toplumuna adım adım açıklar. Dolayısıyla Kutsal Yazılarla ilgili anlayışımız zaman zaman düzeltilmelidir. Yehova’nın toplumunun büyük kısmı, böyle düzeltmeler olduğunda sevinç duyar. Az sayıda kişi “pek çok salih” olur ve değişikliklere kızar (Vaiz 7:16). Gurur bir etken olabilir ve bazıları bağımsız düşünme tuzağına düşer. Nedeni ne olursa olsun, böyle söylenmeler tehlikelidir; çünkü bunlar dünyaya ve dünyanın yollarına geri dönmemize neden olabilir.

      15 Örneğin Emanuel, ‘sadık ve sağgörülü hizmetkârın’ yayınlarında okuduğu bazı şeylerde kusur bulan bir Şahitti (Matta 24:45). Yayınlarımızı okumayı bıraktı ve sonunda cemaatinin ihtiyarlarına artık Yehova’nın bir Şahidi olmak istemediğini söyledi. Ne var ki kısa süre sonra Emanuel Yehova’nın teşkilatının öğretilerinin gerçekten doğru olduğunu anladı. Şahitlerle temas kurdu, hatasını kabul etti ve Yehova’nın bir Şahidi olarak cemaate geri alındı. Böylece eskisi gibi mutlu biri oldu.

      16. Bazı öğretiler hakkındaki şüphelerimizi yenmemize ne yardım edebilir?

      16 Ya biz Yehova’nın toplumunun bazı öğretileri hakkındaki şüphelerimiz nedeniyle söylenme ayartmasıyla karşı karşıya kalırsak? Sabırsız olmayalım. ‘Sadık hizmetkâr’ ilerde sorularımızı cevaplayacak ve şüphelerimizi giderecek bilgiler yayımlayabilir. Cemaat ihtiyarlarından yardım istemek hikmetlilik olur (Yahuda 22, 23). Dua, kişisel inceleme ve ruhi düşünüşlü iman kardeşlerimizin arkadaşlığı da şüphelerden kurtulmamıza yardım edebilir ve Yehova’nın iletişim kanalı aracılığıyla öğrendiğimiz iman güçlendirici Mukaddes Kitap hakikatlerine takdirimizi derinleştirebilir.

      Olumlu Tutumu Koruyun

      17, 18. Söylenmek yerine hangi tutumu sergilemeliyiz, neden?

      17 Kabul etmek gerekir ki, kusurlu insanlar günah işleme eğilimini miras almıştır ve bazıları gereksiz şikâyetleri dile getirmeye daha eğilimli olabilir (Tekvin 8:21; Romalılar 5:12). Fakat söylenmeyi alışkanlık haline getirirsek Yehova Tanrı’yla ilişkimizi tehlikeye atarız. Bu nedenle her tür söylenme eğilimini kontrol altına almalıyız.

      18 Cemaatteki meseleler hakkında söylenmek yerine olumlu bir tutumu korumalı ve bizi meşgul, sevinçli, inancına bağlı, dengeli ve imanda sağlam tutacak bir yaşam sürmeliyiz (1. Korintoslular 15:58; Titus 2:1-5). Teşkilatındaki her şey Yehova’nın kontrolündedir ve tıpkı birinci yüzyılda olduğu gibi İsa her cemaatteki gelişmelerin farkındadır (Vahiy 1:10, 11). Yehova’yı ve cemaatin başı olan Mesih’i sabırla bekleyelim. Düzeltilmesi gereken meseleleri ele almak için sorumlu çobanlar kullanılabilir (Mezmur 43:5; Koloseliler 1:18; Titus 1:5).

      19. Gökteki Krallık insanlıkla ilgili her şeyin tüm kontrolünü ele alana dek neye dikkat etmeliyiz?

      19 Yakında bu kötü ortam sona erecek ve insanlıkla ilgili her şeyin tüm kontrolünü Mesih’in yönetimindeki Tanrı’nın Krallığı alacak. O zamana kadar her birimizin olumlu tutumu koruması gerçekten çok önemlidir! Bu, iman kardeşlerimizin hatalarına odaklanmak yerine erdemlerini görmemize yardım edecek. Onların kişiliklerinin iyi yönlerine dikkat etmek bizi mutlu edecek. Söylenerek duygusal yönden tükenmek yerine, cesaret bulacağız ve ruhen güçleneceğiz.

      20. Olumlu bir tutum hangi nimetleri tatmamızı sağlar?

      20 Olumlu bir tutum, Yehova’nın teşkilatının yeryüzündeki kısmına dahil olduğumuz için tattığımız birçok nimeti akılda tutmamızı da sağlar. Bu teşkilat dünyada evrenin Egemenine vefalı olan tek teşkilattır. Bu gerçek hakkında ve tek Tanrı Yehova’ya tapınma ayrıcalığınız konusunda ne düşünüyorsunuz? Sizin tutumunuz da şöyle diyen Davud’unki gibi olsun: “Ey sen duayı işiten, bütün beşer sana gelecek. Ne mutludur o adam ki, senin avlularında otursun diye Sen onu seçtin ve yaklaştırdın! Evinin, mukaddes mabedinin, iyiliği ile doyarız” (Mezmur 65:2, 4).

Türkçe Yayınlar (1974-2026)
Oturumu Kapat
Oturum Aç
  • Türkçe
  • Paylaş
  • Tercihler
  • Copyright © 2025 Watch Tower Bible and Tract Society of PA
  • Kullanım Şartları
  • Gizlilik İlkesi
  • Privacy Settings
  • JW.ORG
  • Oturum Aç
Paylaş