-
Gizemli Güçler İnsanlara Neden Çekici Geliyor?Uyanış!—2011 | Şubat
-
-
Gizemli Güçler İnsanlara Neden Çekici Geliyor?
BU SORUNUN cevabı büyük ölçüde kişinin yaşadığı yere, dini inancına ve yetiştiği kültüre bağlı olabilir. Sizin yaşadığınız yörede insanlar neden gizemli güçlerin çekiciliğine kapılıyor? Aşağıdaki noktalardan biri bunun nedeni olabilir.
● Merak İnsan, doğası gereği meraklıdır ve gizemli görünen şeyler her zaman ilgisini çekmiştir. Bu yüzden de bazıları doğaüstü güçlerin kaynağını bilmek ister. Örneğin biri, sırf denemek için Quija tahtası kullanabilir ya da doğru çıkıp çıkmayacağını görmek için yıldız falını okuyabilir. Bazıları da bir ruh çağırma seansına katılabilir ya da medyumlara danışabilir.
● Eğlence Eğlence dünyasına baktığımızda, son yıllarda gizemli şeyleri ve eski pagan inanışlarını konu alan kitaplarda, filmlerde ya da bilgisayar oyunlarında büyük bir patlama olduğu görülüyor. Üstelik bunların bazılarında şiddet ve cinsellik açıkça sergileniyor.
● Gelecek kaygısı Kutsal Kitapta yüzyıllar öncesinden şu sözler kaydedildi: “Son günlerde çetin ve bunalımlı bir dönem gelecek” (2. Timoteos 3:1). Gerçekten de zor bir dönemde yaşıyoruz; birçok insan kendilerine yol göstermesi için astrologlara, kehanette bulunanlara, falcılara ve medyumlara danışıyor. Bir medyum, mesleğinin “ekonomik krizden etkilenmeyen birkaç sektörden biri” olduğunu belirtiyor ve şöyle ekliyor: “İnsanlar genellikle hallerinden memnunken size gelmezler.” Kanada’daki bir falcı ise şunları söylüyor: “Büyük işadamları tarafından artık sık sık aranıyorum; ya ofislerindeki özel telefonlardan arıyorlar ya da kalabalık bir odada cep telefonlarından arayıp fısıldayarak konuşuyorlar.” Sonra şunları ekliyor: “Bu insanlar eskiden medyumlara danışmayı şüpheyle karşılayan ya da buna pek yanaşmayan kişilerdi.”
● Hastalık Bazı ülkelerde ciddi sağlık sorunları olan kişiler çoğu kez doktorlardan ümidi kesip gizli güçler yoluyla şifa verenlere yöneliyorlar. İnsanlar hastalıklarının nazar ya da büyüden kaynaklanabileceğini düşünüyor. Hastanın dostları ya da yakınları büyüyü bozmak için kurşun döktürüyor, bir büyücüden yardım istiyor ve bazen bunun karşılığında büyük ücretler ödeyebiliyor.
● Korunma ve şans umudu Türkiye de dahil olmak üzere birçok Ortadoğu ülkesinde, belirli günlerde binlerce kişi türbeleri ziyaret ediyor. İnsanlar orada iş, ev, araba, çocuk sahibi olmak için adaklar adıyor. Birçok kişi kendilerini, ailelerini ya da sahip oldukları şeyleri koruyacağına inandığı için nazar boncuğu veya muska takıyor. Dünyanın başka yerlerinde ise, insanlar ölülerin ruhlarının medyumlar aracılığıyla kendilerine şans getirebileceğine inanarak mezarları ziyaret ediyorlar.
● Çocukları tehlikelerden korumak Papua Yeni Gine’de yaşayan birçok anne yeni doğan çocuğuyla gece dışarı çıkmaz; kötü ruhların bebeğe zarar vermesinden korkar. Uganda’da ise anneler bebeklerini koruması için el ya da ayak bileklerine ipten bileklikler takarlar; bunlara bazen boncuk ya da çeşitli kabuklar da dizilmiş olabilir.
● Sevilen birinin ölümü Ünlü Sherlock Holmes hikâyelerinin yazarı, İngiliz Sir Arthur Conan Doyle oğlunu, erkek kardeşini, kayınbiraderini ve bir yeğenini I. Dünya Savaşında kaybetti. Doyle ve karısı perişan ve umutsuz bir şekilde, ölmüş olan oğullarıyla konuşmak için seanslara katıldılar. Bugün de birçok insan ölmüş yakınlarıyla iletişim kurmak için medyumlara başvuruyor. Bazı ülkelerde hem geleneksel inançlar hem de “Hıristiyan” kiliseler, öfkeli ruhların ölüme yol açtığını öğretiyor. Böyle ülkelerde insanlar, yaşadıkları toplulukta ardı ardına görülen ölüm belasını savmak için pahalı ayinler yapıyorlar.
● Ölülerden korkmak Ölümle ve ölülerle ilgili inanışlar tüm insanlığı etkilemektedir. Birçok ülkede insanlar ölüleri yatıştırmak ya da onlara sevgilerini “kanıtlamak” amacıyla, bedenlerinde yara açmak da dahil çeşitli törelere uyuyorlar. Pasifik Adaları’nda yaşayan bazı halklarda dul kalmış erkek ve kadınlar siyah giysiler giymek zorundadır; bunun yanı sıra ölen eşin sevdiği yiyeceklerden uzak durarak aylarca bir evde kapalı kalarak yas tutmaları gerekir. Bu âdete uyan insanlar depresyona girebiliyor, aç kalıp hastalanıyor, hatta ölebiliyorlar.
İnsanları gizemli güçlere çeken pek çok etken olduğu açıkça görülüyor. O halde, bu tür öğretilerin asıl kaynağını anlamamız çok önemlidir! Bu konudaki gerçekleri önümüze serebilecek bir kitap var; bu, Kutsal Kitaptır. Şimdi onun gizemli güçler konusunda ne dediğine bakalım.
-
-
Gizemli Güçlerin Ardında Kim Var?Uyanış!—2011 | Şubat
-
-
Gizemli Güçlerin Ardında Kim Var?
ACABA gizemli güçlerin ardında Tanrı’nın olması mümkün mü? Kutsal Kitap Yaratıcımız hakkında şunu söyler: “Tanrı ışıktır ve O’nda karanlıktan eser yoktur” (1. Yuhanna 1:5). Bu mecazi anlamda da doğrudur. Tanrı’nın karanlıkla ilgisi olmadığına göre, işin içinde sinsi bir güç mü var?
Gizemli güçlere dayalı uygulamaların en önde gelen türleri kehanette bulunma ve ruhçuluktur; astroloji, nümeroloji (rakamların gizli gücü olduğu görüşü), falcılık, büyücülük, “ölülerle” iletişim kurma ve büyü bozma gibi yöntemler bu kapsama girer. Tüm bu şeylerin çok eski bir geçmişi vardır; çoğunun kökeni, kalıntıları bugünkü Irak topraklarında olan eski Babil’e dayanır (İşaya 47:1, 12, 13). Ruhçuluk ve kehanet oradan tüm eski dünyaya yayılmış, pek çok kültüre ve uygarlığa yerleşmiştir.
Şimdi, eski çağda, Makedonya’nın Filipi kentinde yaşanan bir olayı düşünelim. İsa peygamberin takipçilerinden elçi Pavlus ve hekim Luka, bu kentte doğaüstü güçleri olan bir kızla karşılaştı. Luka bu olayı Kutsal Kitaba kaydetti; kızdaki gizli güçlerin kaynağına nasıl değindiğine dikkat edin: “Kendisinde bir ruh, bir fal cini olan hizmetçi kız karşımıza çıktı. Kehanetlerde bulunan bu kız efendilerine büyük kazanç sağlıyordu” (Elçiler 16:16-18).
Evet, bu kızdaki güçlerin kaynağı gerçek Tanrı, yani Yehova değil, kötü bir ruh, başka sözlerle bir cindi. Bu yüzden Pavlus ve arkadaşları onu dinlemek istemedi. Belki cinlerin ne tür varlıklar olduğunu ve nereden geldiğini merak ediyor olabilirsiniz. Bu konuda da Kutsal Kitabın verdiği cevaplara bakalım.
Cinler Ne Tür Varlıklardır?
Yehova Tanrı insanları yaratmadan uzun zaman önce, gökte çok sayıda ruhi varlık yarattı (Eyüp 38:4, 7). İnsanlar gibi onlar da düşünme yetisine ve özgür iradeye sahip varlıklardır; uzun bir süre hepsi Tanrı’ya vefalı olarak yaşadılar. Ancak bu mutlu tablo beklenmedik şekilde bozuldu. Nasıl mı?
Tanrı insanı yarattıktan sonra, ruhi varlıklardan biri, hakkı olmayan bir şeye göz dikti: kendisine tapınılmasını istedi. Bu kötü melek, ilk kadın Havva’yı Yaratıcısına itaatsizlik etmesi için kandırdı ve bu amaçla bir yılanı kullandı; bir kuklacının, elindeki kuklayı konuşturduğu gibi yılanı konuşturdu (Başlangıç 3:1-6). Kutsal Kitap bu asi meleği “eski yılan, İblis ve Şeytan” olarak adlandırır (Vahiy 12:9). İsa peygamber de onu “katil” olarak adlandırır ve şunları ekler: “Hakikat yolunda kalmadı. . . . . Yalan söylediği zaman, karakterine uygun davranır; çünkü hem yalancıdır, hem de yalanın babasıdır” (Yuhanna 8:44).
Zaman içinde, başka melekler de isyan eden Şeytan’a katıldı (Başlangıç 6:1, 2). Onlardan “günah işlemiş melekler” ve “asıl konumlarını korumayıp ait oldukları mekânı [gökteki yerlerini] terk eden melekler” olarak söz edildi (2. Petrus 2:4; Yahuda 6). Bu melekler sonradan cinler olarak adlandırıldı (Yakup 2:19). Onlar olabildiğince çok sayıda insanı Tanrı’ya doğru şekilde tapınmaktan alıkoymaya kararlıdır; örneğin Kutsal Kitabın yazıldığı dönemde İsrailoğullarından birçoğunu saptırmışlardı (Tekrar 32:16, 17). Geçmişte olduğu gibi bugün de Şeytan ve cinleri din konusunda zekice yalanlar söylemeye devam ediyor (2. Korintoslular 11:14, 15).
Kendinizi Koruyun!
Her ne kadar bu kötü ruhlar insanüstü güçlere sahipse de, Tanrı’nın yardımıyla ‘onlara karşı tavır alabilir’ ve üstün gelebiliriz (1. Petrus 5:9). Fakat Tanrı’dan yardım alabilmek için O’nun taleplerini öğrenmeli ve bunlara uygun davranmalıyız. Pavlus kendi dönemindeki imanlı kişilere şunları yazdı: “Sizin için durmadan dua ediyoruz. Diliyoruz ki, eksiksiz bir hikmete ve ruhun verdiği anlayışa sahip olarak, Tanrı’nın isteği hakkında tam bilgiyle dolun. Yehova’nın hizmetçilerine yaraşır bir yaşam sürdürerek, O’nu tam anlamıyla hoşnut . . . . edin” (Koloseliler 1:9, 10).
Pavlus’un söz ettiği ‘tam bilgiyi’ edinenler arasında, o dönemde Efesos kentinde yaşayan ve büyücülükle uğraşmış çok sayıda kişi de vardı. Gerçeği öğrenmenin onları nasıl etkilediğine dikkat edin. Kutsal Kitap şöyle anlatıyor: “Büyücülük yapanların birçoğu kitaplarını toplayıp herkesin önünde yaktılar.” Bu kitaplar “elli bin gümüş” değerindeydi ki, bu hiç de azımsanacak bir miktar değildi (Elçiler 19:17-19). Bu cesur davranış bizim yararımız için Kutsal Kitaba kaydedildi (2. Timoteos 3:16).
Korunmanıza Yardım Edecek İlkeler
Kendimizi cinlerden koruyabilmek için yapabileceğimiz başka şeyler de var. Aşağıda Kutsal Kitaptan bazı yol gösterici ilkeler veriliyor.
“Duyduğunuz her vahye inanmayın. Fakat Tanrı’dan olup olmadıklarını anlamak üzere vahiyleri sınayın” (1. Yuhanna 4:1). Astrologların, falcıların, medyumların ve büyücülerin söylediği bazı şeyler doğru olabilir. Örneğin, Filipi kentindeki olayda, cinlerin etkisindeki kızın Pavlus ve arkadaşlarıyla ilgili söylediği şu sözler doğruydu: “Bu adamlar Yüceler Yücesi Tanrı’nın kullarıdır, size kurtuluş yolunu ilan ediyorlar” (Elçiler 16:17). Buna rağmen, Pavlus ve arkadaşları onun kendilerine eşlik etmesini istemedi. Aksine Pavlus, kötü ruha kızdan çıkmasını emretti. Siz de dini konularda söylenenlerin doğru olup olmadığını saptamak için onları Kutsal Kitabın söyledikleriyle karşılaştırın (Elçiler 17:11).
“Tanrı’ya boyun eğin, fakat İblis’e karşı koyun, sizden kaçacaktır” (Yakup 4:7). Cinler Tanrı’ya düşman olduğu gibi size de düşmandır. Onların karanlık işlerini merak bile etmeyin. Bunun yerine, Tanrı’nın sevgi dolu emirlerine uyarak O’na boyun eğin; O’nun emirleri ağır değildir (1. Yuhanna 5:3). Tanrı, eski İsrailoğullarına şöyle söylemişti: “Aranızda . . . . kehanette bulunan, büyücü, falcı ya da sihirbaz, insanı büyüyle bağlayan, medyum, bilici ya da ölülere danışan bulunmayacak. Çünkü bunları yapan herkes Yehova için iğrençtir” (Tekrar 18:10-12). Tanrı’nın görüşü değişmedi (Galatyalılar 5:19, 20).
“[Yehova’nın kullarını] etkileyecek bir büyü yoktur” (Sayılar 23:23). Tanrı’yı memnun etmek isteyen birinin cinlerden korkması gerekmez. Aslında Tanrı’nın muazzam gücüyle kendilerini er geç yok edeceğini bilen bu kötü ruhlar, O’nun önünde “korkudan titriyorlar” (Yakup 2:19). Tanrı “Kendisine tüm yürekle bağlı olanlar uğrunda gücünü” gösterir ve “doğru insanın sarsılmasına asla izin vermez” (2. Tarihler 16:9; Mezmur 55:22).
“Yaşayanlar öleceklerinin farkındadır; ölüler ise hiçbir şeyin farkında değildir” (Vaiz 9:5). Tanrı’nın yazılı Sözü ölülerin hiçbir şey yapamayacaklarını öğretir; onlar sadece ölüdür! Onlardan korkmaya gerek yoktur, çünkü kimseye zarar veremezler (İşaya 26:14). Cinler insanları kandırmak için bazen kendilerini ölülerin ruhları olarak tanıtır; “iyi bir insan” olarak hatırlanan birinin “ruhunun” onu çağıran kişilerde çok farklı bir izlenim uyandırmasının nedeni bu olabilir.
“‘Yehova’nın sofrasına’ katılırken cinlerin sofrasına da katılamazsınız” (1. Korintoslular 10:21, 22). Yehova Tanrı’yı gerçekten seven herkes gizemli güçlerle ilgili uygulamalara ve inanışlara dayanan ya da bunları destekleyen kitaplardan, filmlerden ve bilgisayar oyunlarından uzak durmalıdır.a Kutsal Kitabın Mezmur 101:3 ayeti “Adi şeyi gözümün önünde tutmam” der. Üstelik genellikle bu tür eğlenceler ‘Yehova’yı sevenlerin’ reddetmesi gereken şiddeti ve ahlaksızlığı da över (Mezmur 97:10).
Cinler her zaman asıl kimliklerini insanlardan gizlemeye çalışmıştır. Ancak bunu tam olarak başaramadılar. Yehova Tanrı Kutsal Kitap aracılığıyla, onların insanlığın düşmanı olan kötü niyetli yalancılar olduğunu göstererek gerçek yüzlerini açığa vurdu. Gerçekten de onlar Yaratıcımız Yehova Tanrı’yla büyük bir tezat oluşturuyorlar! Sonraki makalede ele alınacağı gibi O bizi seviyor, bize her zaman gerçeği söylüyor ve sonsuza dek mutlu yaşamamızı istiyor (Yuhanna 3:16; 17:17).
[Dipnot]
a Kişilerin dinsel geçmişine ve olgunluğuna bağlı olarak vicdanlarının duyarlılığı da farklıdır. Önemli olan kişinin Tanrı’nın önünde rahat bir vicdanı koruması ve aile üyeleri de dahil, başkalarının vicdanını rahatsız edecek bir şey yapmamasıdır. Romalılar 14:10, 12’de şöyle yazar: “Hepimiz Tanrı’nın hüküm kürsüsü önünde duracağız.”
-
-
Rehberlik ve Ümit İçin Güvenilir Bir KaynakUyanış!—2011 | Şubat
-
-
Rehberlik ve Ümit İçin Güvenilir Bir Kaynak
CİNLERİN tersine Yehova Tanrı’nın hikmeti ve gücü sınırsızdır. O ayrıca sevginin ta kendisidir (1. Yuhanna 4:8). Tanrı hiçbir karşılık beklemeden her zaman iyiliğimize olan öğütler verir çünkü O bizim için en iyisini ister. O’nun bu yaklaşımı falcı ve medyumlarınkinden ne kadar farklıdır! Tanrı manevi ihtiyaçlarımızı karşılama konusunda şöyle diyor: “Siz susayanlar! Gelin, su alın. Siz parası olmayanlar! Gelin, alın da yiyin. Evet, gelin, . . . . parasız, bedelsiz alın. Neden ekmek olmayan şey için para ödeyip duruyor, doyurmayan şey için didiniyorsunuz? Beni dikkatle dinleyin ki iyi olanı yiyip, nefis yiyeceklerden lezzet alabilesiniz” (İşaya 55:1, 2).
Sevgi dolu Yaratıcımız ilham yoluyla Kutsal Kitabı yazdırarak bize ümit, yaşamda bir amaç ve doğru ilkeler sağladı; ayrıca O’nunla ilişkimizi korumanın yolunu da gösterdi. Yandaki soruları ve bunlarla ilgili Kutsal Kitap ayetlerini gözden geçirmeyi yararlı bulabilirsiniz.
[Sayfa 7’deki çerçeve]
● Gerçek anlamda iç huzuruna nasıl sahip olabilirim? Kutsal Kitapta şunlar yazılıdır: “Kendi yararına olanı sana öğreten, gitmen gereken yolda seni yürüten Tanrın Yehova Benim. Keşke emirlerime dikkat etseydin. O zaman barışın [huzurun] ırmak gibi, doğruluğun denizin dalgaları gibi olurdu” (İşaya 48:17, 18).
● Kötülük her zaman var olacak mı? “Yeryüzünde doğru insanlar yaşayacak, orada ancak temiz insanlar kalacak. Kötülere gelince, onlar yeryüzünden silinecek, hainler dünyadan sökülüp atılacak” (Özdeyişler 2:21, 22). Evet, hem kötü insanlar hem de kötü melekler tamamen ortadan kaldırılacaklar (Vahiy 20:10, 14).
● Hastalık ve sıkıntılar bir gün sona erecek mi? “İşte, Tanrı’nın çadırı insanlarladır. Kendisi onlarla birlikte oturacak, O’nun toplumu olacaklar. Tanrı da onlarla olacak. Gözlerinden bütün gözyaşlarını silecek. Artık ölüm olmayacak, artık matem, feryat ve acı da olmayacak. Önceki şeyler geçti” (Vahiy 21:3, 4).
Cinlerin aksine, Tanrı asla yalan söylemez. Aslında O ‘yalan söyleyemez’ (Titus 1:2). Sonraki makalenin de göstereceği gibi, O’nun öğrettiği hakikat insanı hem özgür kılar hem de yaşam verir (Yuhanna 8:32; 17:3).
-
-
Hakikat Onları Özgür KıldıUyanış!—2011 | Şubat
-
-
Hakikat Onları Özgür Kıldı
İSA MESİH kendisini dinleyen bir topluluğa şöyle dedi: “Siz hakikati bileceksiniz ve hakikat sizi özgür kılacak” (Yuhanna 8:32). Aşağıdaki örneklerin gösterdiği gibi, bu özgürlük gizemli güçlerin ardındaki cinlerden, yalancılardan ve sahtekârlardan kurtulmayı da içerir (Yuhanna 8:44).
Burada anlatılan her bir örnek, Kutsal Kitaptaki hakikatin insanları özgür kılma gücünü açıkça ortaya koyuyor. İnsana gerçek özgürlük veren tek şey budur. Siz de Kutsal Kitabı inceleyip hakikati öğrenmek ister misiniz? Bunu yaparsanız pişman olmazsınız.
[Sayfa 8’deki çerçeve/resim]
Resimler canlandırmadır
● Susanna Brezilya’da yaşayan bir rahibeydi. Kendi dini inancına göre, doğaüstü güçlere başvurarak insanlara yardım etmek istiyordu. Ayrıca “ölmüş olan annesiyle konuşmaktan” da hoşlanıyordu. Bununla birlikte, bir süre sonra “annesi” ona kendini öldürüp ruhlar âlemine yanına gelmesi için ısrar etmeye başladı. Bu Susanna’ya acı veriyor ve geceleri kâbus görmesine neden oluyordu. Sonra Susanna ile kocası Yehova’nın Şahitleriyle Kutsal Kitabı incelemeye başladı. ‘İblis’e karşı koymak’ için zorlu bir mücadele vermeleri gerekti fakat sonunda İblis ‘onlardan kaçtı’ (Yakup 4:7). Artık onlar huzur içinde ve Susanna geceleri kâbus görmüyor. Şunları söylüyor: “Yehova’ya birçok şey için şükrediyorum, fakat en çok bizi ruhi karanlıktan kurtardığı için O’na minnettarım.”
[Sayfa 8’deki çerçeve/resim]
● Timothy Batı Afrika’da yaşıyor; o sağır ve dilsiz.a Gittiği doktorlar durumuna çare bulamadığı için, mucize yoluyla şifa dağıtanlara başvurdu, fakat bir sonuç alamadı. “Kandırılmak çok ağırıma gitmişti” diyor. Daha sonra Timothy Yehova’nın Şahitleriyle Kutsal Kitabı incelediğinde Tanrı’nın tüm hastalıkları ve fiziksel engelleri ortadan kaldıracağını öğrendi. O şöyle söylüyor: “Tanrı’nın kuracağı yeni dünyada ‘sağırların kulakları duyacak. . . . . Dilsizlerin dilinden sevinç çığlıkları dökülecek’ sözlerinin gerçekleşeceği günü hevesle bekliyorum” (İşaya 35:1-6). Bu arada Timothy, işitme engelli başka insanların Kutsal Kitaptaki hakikati öğrenmesi için, taşınabilir bir DVD oynatıcı kullanarak iyi haberi duyuruyor ve onların da gerçek özgürlüğe kavuşmasına yardım ediyor.
[Dipnot]
a Bazı isimler değiştirilmiştir.
[Sayfa 9’daki çerçeve/resim]
● Evelyn Estonya’da yaşıyor. O, gizemli güçlerle ilgili faaliyetlere kendini iyice kaptırmıştı. İsa’nın yaptığı gibi insanları iyileştirmek istiyordu. Özellikle kronik bir hastalığı olan annesine yardım etmek istiyordu. Bu nedenle, ciddi hastalıkları teşhis etmek ve tedavi edebilmek için sarkaç kullanmayı öğrendi. Fakat daha sonra, Kutsal Kitabı incelemeye başladı. Sonuç ne oldu? Şöyle söylüyor: “Nasıl kandırılmış olduğumu anladım. Bu yüzden de ruhçulukla ilgili bütün kitaplarımı ve sarkaçları yaktım.” Evelyn şimdi Kutsal Kitabın insanları özgür kılan hakikatlerini başkalarına öğretiyor.
[Sayfa 9’daki çerçeve/resim]
● Mary insanların genelde ölülerden korktuğu bir yer olan Papua Yeni Gine adalarından birinde yetişmişti. Köylerinde ne zaman biri ölse Mary başkasının yatağının altında uyurdu, çünkü eğer yalnız olursa ölmüş olan kişinin ruhunun ona zarar vereceğinden korkardı. Daha sonra Kutsal Kitaptan ölülerin uykuda olduğunu, cennet bir yeryüzünde yaşamak için mezarlarında diriltilmeyi beklediklerini öğrendi (Luka 23:43; Yuhanna 11:11-14). O artık ölülerden korkmuyor.
[Sayfa 9’daki çerçeve/resim]
● Alicia Amerika Birleşik Devletleri’nde Yehova’nın Şahidi olan bir anne babanın çocuğu olarak büyümüştü, ancak gizemli güçlerle ilgili kitap ve filmlere merakı vardı. Daha sonra, öğrenmiş olduğu hakikatleri ciddiyetle düşünmeye başladı. Aslında ‘Yehova’nın sofrasına katılırken cinlerin sofrasına da katılmaya’ çalıştığını fark ederek yaşamında değişiklikler yaptı (1. Korintoslular 10:21). Şimdi Tanrı’nın önünde rahat bir vicdana sahip.
-