Watchtower ONLINE KÜTÜPHANE
Watchtower
ONLINE KÜTÜPHANE
Türkçe
  • KUTSAL KİTAP
  • YAYINLAR
  • İBADETLER
  • ‘Çok Değerli Bir İnciyi Bulmak’
    Gözcü Kulesi—2005 | 1 Şubat
    • ‘Çok Değerli Bir İnciyi Bulmak’

      “Göklerin krallığı insanların ulaşmaya çabaladığı bir hedeftir ve zorlu bir mücadele verenler onu ele geçiriyor” (MATTA 11:12).

      1, 2. (a) İsa Gökteki Krallıkla ilgili örneklemelerinin birinde insanların değerli bir şey karşısında ender olarak gösterdikleri hangi nitelikten söz etti? (b) İsa çok değerli inci örneklemesinde neler söyledi?

      ELDE etmek için uğruna her şeyinizi feda edecek kadar değer verdiğiniz bir şey var mı? İnsanlar para, ün, güç ya da mevki gibi bazı hedeflere kendilerini adadıklarını söyleseler de, uğruna her şeyden vazgeçecekleri değerli bir şeyle karşılaşma olasılıkları pek yoktur. İsa Mesih, Tanrı’nın Gökteki Krallığıyla ilgili düşündürücü mesellerinin birinde insanların değerli bir şey karşısında ender olarak gösterdikleri bu güzel nitelikten söz etti.

      2 İsa’nın yalnızca öğrencilerine anlattığı bu mesel, genelde ‘çok değerli inci meseli’ ya da örneklemesi olarak bilinir. İsa bu meseli anlatırken şöyle söyledi: “Göklerin krallığı güzel inciler arayan gezgin bir tacire benzer. Adam çok değerli bir inci bulunca hemen gidip varını yoğunu sattı ve o inciyi satın aldı” (Matta 13:36, 45, 46). İsa kendisini dinleyenlerin bu örneklemeden hangi dersi almasını istedi? İsa’nın sözlerinden biz nasıl yararlanabiliriz?

      Çok Değerli İnciler

      3. Eski zamanlarda güzel inciler neden çok değerliydi?

      3 Eski zamanlardan beri incilere süs eşyası olarak değer verilmiştir. Bir kaynak, Romalı bilgin Yaşlı Plinius’a göre incilerin “tüm değerli şeyler arasında ilk sırada” yer aldığını bildiriyor. Altın, gümüş veya birçok değerli taştan farklı olarak, inciler canlı varlıklar tarafından üretilir. Belirli istiridye türlerinin, yabancı maddeleri –örneğin küçük taş parçalarını– sedef olarak bilinen bir salgıyla katmanlar halinde sararak parlak incilere dönüştürdüğü iyi bilinir. Eski zamanlarda en güzel incilerin elde edildiği başlıca yerler Kızıldeniz, Basra Körfezi ve İsrail’den çok uzak olan Hint Okyanusu’ydu. İsa, kuşkusuz bu nedenle “güzel inciler arayan gezgin bir tacir”den söz etmişti. Gerçekten değerli inciler bulmak için, muazzam bir çaba harcamak gerekirdi.

      4. İsa’nın gezgin tacirle ilgili meselinin ana noktası nedir?

      4 Güzel inciler eski devirlerden beri çok yüksek fiyatlara satılıyor olmasına rağmen, incilerin maddi değerinin İsa’nın meselindeki ana nokta olmadığı görülüyor. Bu meselde İsa Tanrı’nın Krallığını sadece çok değerli bir inciye benzetmekle kalmadı; “güzel inciler arayan gezgin bir tacire” ve tacirin inciyi bulduğunda verdiği karşılığa da dikkat çekti. Sıradan bir dükkân sahibinden farklı olarak, gezgin bir inci taciri ya da satıcısı, herhalde inci ticareti konusunda uzmandı. Böyle bir kişi keskin gözlere ve bir inciyi olağanüstü kılan estetik nitelikleri ve incelikleri ayırt etme yetisine sahipti. Hakiki inciyi görür görmez tanıyacak biriydi; onu daha düşük değerde veya sahte bir inciyle kandırmak mümkün değildi.

      5, 6. (a) İsa’nın meselindeki tacirle ilgili özellikle dikkate değer olan nedir? (b) Gizli hazineyle ilgili mesel gezgin tacirle ilgili hangi şeyi ortaya çıkarıyor?

      5 Söz konusu tacirle ilgili dikkate değer başka bir şey daha var. Sıradan bir tacir öncelikle incinin piyasa değerini hesaplar; böylece inciden kazanç sağlayabilmek için ne kadar para ödemesi gerektiğini bilir. Aynı zamanda hemen satabilmek için böyle bir inciye talep olup olmadığını da düşünebilir. Başka sözlerle, bu inciye sahip olmakla değil, onu çabucak elden çıkarıp kazanç sağlamakla ilgilenir. Fakat İsa’nın meselindeki tacirin düşüncesi farklıdır. O maddi bir çıkarla ilgilenmiyordu. Aslında, aramakta olduğu şeyi elde edebilmek için “varını yoğunu,” belki de her şeyini feda etmeye hazırdı.

      6 Çoğu tacir için, İsa’nın meselindeki adamın yaptığı herhalde akılsızcaydı. Kurnaz bir iş adamı böyle riskli bir girişimde bulunmayı düşünmezdi. Ancak İsa’nın meselindeki tüccarın farklı değer yargıları vardı. Onun ödülü herhangi bir maddi kazanç elde etmek değil, eşsiz değerde bir şeye sahip olmanın getirdiği sevinç ve doyumdu. Bu nokta İsa’nın verdiği benzer bir örneklemede netlik kazanıyor. İsa o örneklemede şöyle demişti: “Göklerin krallığı tarlada saklı bir hazineye benzer. Bir adam onu buldu ve sakladı; sonra büyük bir sevinçle gidip varını yoğunu sattı ve o tarlayı satın aldı” (Matta 13:44). Evet, hazineyi bulup ona sahip olmanın verdiği sevinç bu adamı sahip olduğu her şeyden vazgeçirmeye yetmişti. Günümüzde de böyle insanlar var mı? Böyle bir fedakârlığa değecek bir hazine var mı?

      Gökteki Krallığın Büyük Değerini Takdir Edenler

      7. İsa Gökteki Krallığın çok değerli olduğunu içtenlikle takdir ettiğini nasıl gösterdi?

      7 İsa meselini anlatırken “göklerin krallığı” hakkında konuşmuştu. O, bu Krallığın çok değerli olduğunu elbette takdir ediyordu. İncil kayıtları bu gerçeğe güçlü bir tanıklıkta bulunur. MS 29’daki vaftizinden sonra, İsa “şu sözleri duyurmaya başladı: ‘Tövbe edin, çünkü göklerin krallığı yaklaştı.’” Üç buçuk yıl boyunca kalabalıklara Gökteki Krallığı öğretti. İsrail’i baştan başa “şehir şehir, köy köy dolaşmaya başladı; Tanrı’nın krallığını müjdeliyor ve duyuruyordu” (Matta 4:17; Luka 8:1).

      8. İsa Gökteki Krallığın neler başaracağını göstermek için ne yaptı?

      8 İsa tüm İsrail’de mucizeler yaparak, örneğin hastaları iyileştirerek, açları doyurarak, doğa olaylarını kontrol altına alarak, hatta ölüleri dirilterek, Tanrı’nın Gökteki Krallığının neler başaracağını da gösterdi (Matta 14:14-21; Markos 4:37-39; Luka 7:11-17). Sonuçta, işkence direğinde bir şehit olarak ölüp yaşamını vererek Tanrı’ya ve Gökteki Krallığa vefasını kanıtladı. O gezgin tacirin “çok değerli bir inci” için her şeyini vermeye hazır olduğu gibi, İsa da Gökteki Krallık için yaşamını verdi (Yuhanna 18:37).

      9. İsa’nın ilk öğrencileri değerli bir şey karşısında ender görülen hangi niteliğe sahip olduklarını gösterdiler?

      9 İsa yaşamı boyunca tüm dikkatini Gökteki Krallığa vermekle kalmadı, aynı zamanda takipçilerinden oluşan küçük bir grubu da bir araya getirdi. Bu kişiler de Gökteki Krallığın çok değerli olduğunu içtenlikle takdir ediyordu. Onlardan biri olan Andreas, başlangıçta Vaftizci Yahya’nın öğrencisiydi. Yahya’nın İsa için “Tanrı Kuzusu” diyerek yaptığı tanıklığı işiten Andreas ile Vaftizci Yahya’nın başka bir öğrencisi (büyük ihtimalle bu öğrenci Zebedi’nin oğullarından Yuhanna’dır) hemen İsa’nın ardından gidip ona iman ettiler. Fakat her şey bununla bitmedi. Andreas derhal kardeşi Simun’a giderek “biz Mesih’i bulduk” dedi. Kısa süre sonra Simun (Kifas veya Petrus olarak tanındı), Filipus ve arkadaşı Natanael de İsa’yı Mesih olarak kabul ettiler. Yürekten etkilenen Natanael, İsa’ya “sen Tanrı’nın Oğlusun, sen İsrail’in Kralısın” dedi (Yuhanna 1:35-49).

      Harekete Geçtiler

      10. Öğrencileriyle ilk karşılaşmasından bir süre sonra İsa gelip onları çağırdığında, bu çağrıya nasıl karşılık verdiler?

      10 Andreas, Petrus, Yuhanna ve diğerlerinin Mesih’i bulduklarında duydukları heyecan ile gezgin tacirin çok değerli inciyi bulduğunda duyduğu heyecan arasında benzerlik kurulabilir. Onlar şimdi ne yapacaklardı? İncil kayıtları İsa’yla ilk karşılaşmalarından hemen sonra ne yaptıkları konusunda fazla bir şey anlatmıyor. Anlaşılan, onların çoğu günlük olağan yaşamlarına dönmüştü. Yaklaşık altı ay ila bir yıl sonra İsa, balıkçılık yaptıkları Celile Denizi kıyısında Andreas, Petrus, Yuhanna ve Yuhanna’nın kardeşi Yakub’la yeniden karşılaştı.a İsa onları görünce “Ardımdan gelin, bundan sonra balık değil, insan yakalayacaksınız” dedi. Onların bu çağrıya nasıl karşılık verdiği Matta’nın, Petrus ve Andreas’la ilgili yazdıklarından görülüyor: “Onlar da hemen ağları bırakıp onun peşinden gittiler.” Yakub ve Yuhanna’yla ilgili olarak da “Hemen tekneyi ve babalarını bırakıp onun ardından gittiler” diye okuyoruz. Ek olarak Luka’nın kaydında “her şeyi bırakıp İsa’nın ardından gittiler” diye belirtiliyor (Matta 4:18-22; Luka 5:1-11).

      11. Öğrencilerinin İsa’nın çağrısına hemen karşılık vermesinin sebebi büyük olasılıkla nedir?

      11 Acaba öğrencilerinin İsa’ya hemen olumlu karşılık vermeleri anlık bir karar mıydı? Kesinlikle hayır! Onlar İsa’yla ilk karşılaşmalarından sonra ailece yaptıkları balıkçılık işine dönmüş olsalar da, o sırada görüp duydukları şeylerin onların yüreklerini ve zihinlerini derinden etkilediğine kuşku yok. Aradan geçen yaklaşık bir yıl onlara bu konular üzerinde bol bol düşünme fırsatı vermişti. Artık karar verme zamanı gelmişti. Acaba onlar İsa’nın meselinde söz ettiği gezgin tacir gibi davranacaklar mıydı? Bu tacir, paha biçilmez inciyi bulunca onu satın almak için gereken her şeyi “hemen gidip” yapacak kadar derinden etkilenmişti. Evet onlar da böyle davranacaklardı. Gördükleri ve duydukları yüreklerini derinden etkilemişti. Harekete geçme vaktinin geldiğini fark etmişlerdi. Bu nedenle, kaydın bildirdiği gibi, tereddüt etmeden her şeyden vazgeçtiler ve İsa’nın takipçisi oldular.

      12, 13. (a) İsa’nın çağrısını duyan birçok kişi nasıl karşılık verdi? (b) İsa sadık öğrencileri hakkında ne dedi; bu sözlerle ne kastediliyor?

      12 Bu sadık kişiler İncil kayıtlarında sözü edilen diğer bazı kişilerden gerçekten çok farklıydı. Bu kişilerden birçoğu İsa’nın mucizeleri sayesinde iyileşmiş veya karnını doyurmuş, fakat daha sonra günlük işlerini yapmaya devam etmişti (Luka 17:17, 18; Yuhanna 6:26). Hatta bazıları, İsa kendilerini takipçisi olmaya çağırdığında mazeretler ileri sürmüştü (Luka 9:59-62). Böyle kimselerin tersine, İsa kendisine sadık kalanlar hakkında sonradan şöyle dedi: “Vaftizci Yahya’nın zamanından şimdiye kadar göklerin krallığı insanların ulaşmaya çabaladığı bir hedeftir ve zorlu bir mücadele verenler onu ele geçiriyor” (Matta 11:12).

      13 Mukaddes Kitap bilgini Heinrich Meyer bu ayet hakkında şunları söylüyor: “Mesih’in yaklaşan krallığı için hevesle gösterilen yoğun çaba ve uğraş bu şekilde tanımlanıyor. . . . . Krallığa duyulan ilgi kişiyi (artık sakin ve umutlu bir bekleyişle değil) hevesle gayrete getiriyor.” Gezgin tacirin yaptığı gibi, bu az sayıda kişi gerçekten değerli olan şeyi hemen fark etti ve Gökteki Krallık uğruna her şeylerinden isteyerek vazgeçti (Matta 19:27, 28; Filipililer 3:8).

      Başkaları da Aramaya Katıldı

      14. İsa elçilerini Gökteki Krallığı duyurma işine nasıl hazırladı; sonuç ne oldu?

      14 İsa hizmetine devam ederken, Gökteki Krallık hedefine ulaşabilmeleri için başkalarına eğitim verdi ve yardım etti. Önce öğrencilerinden 12’sini seçti ve onları elçiler olarak atadı. Kendi adına gönderdiği bu kişilere hizmetlerini nasıl yerine getirmeleri gerektiğine dair ayrıntılı talimatlar verdi ve önlerine çıkacak zorluklar ve sıkıntılar hakkında uyardı (Matta 10:1-42; Luka 6:12-16). Sonraki iki yıllık dönemde tüm İsrail’de yapılan duyuru amaçlı turlarda öğrencileri İsa’ya eşlik ettiler, onunla yakın bir ilişkiye sahip oldular. Onun sözlerini işittiler, mucizelerine tanık oldular ve bıraktığı örneği gördüler (Matta 13:16, 17). Gezgin tacirin etkilendiği gibi, tüm bunlar onları kuşkusuz öylesine derinden etkiledi ki, Gökteki Krallık uğruna gayretle ve tüm benlikleriyle çalıştılar.

      15. İsa, takipçilerine asıl ne için sevinmeleri gerektiğini söyledi?

      15 İsa 12 elçiden başka “yetmiş kişi daha tayin etti ve onları kendisinin gideceği her şehre ve her yere, önü sıra ikişer ikişer gönderdi.” Onlara ileride karşılaşacakları denemelerden ve zorluklardan söz etti ve insanlara “Tanrı’nın krallığı yaklaştı” demeleri için eğitim verdi (Luka 10:1-12). Gönderdiği 70’ler çok sevinerek döndüler ve İsa’ya faaliyetleriyle ilgili rapor verirken “Efendimiz, senin isminle cinler bile bize boyun eğiyor” dediler. Ancak İsa’nın, Gökteki Krallık için gösterdikleri gayret nedeniyle ileride daha büyük bir sevinç yaşayacaklarını açıklamasına şaşırmış olabilirler. Çünkü İsa onlara şöyle demişti: “Ruhlar size boyun eğiyor diye sevinmeyin, isimleriniz göklerde yazıldığı için sevinin” (Luka 10:17, 20).

      16, 17. (a) İsa sadık elçileriyle birlikte olduğu son akşam onlara ne söyledi? (b) İsa’nın sözleri elçilerine hangi sevinci ve güvenceyi verdi?

      16 İsa, elçileriyle birlikte olduğu son akşam, MS 14 Nisan 33 günü akşamı Efendimizin Akşam Yemeği olarak bilinen düzenlemeyi başlattı ve onlara bu olayın anılmasını emretti. O akşam İsa, yanında kalan 11 elçiye şunları söyledi: “Yaşadığım sınavlarda yanımda kalanlar sizlersiniz. Babam benimle bir krallık için ahit yaptığı gibi, ben de sizlerle bir ahit yapıyorum ki, krallığımda, soframda yiyip içesiniz ve tahta oturup İsrail’in on iki kabilesine hükmedesiniz” (Luka 22:19, 20, 28-30).

      17 Elçiler İsa’dan bu sözleri duyduklarında yürekleri gerçekten sevinçle ve mutlulukla dolmuş olmalı. Onlara, bir insanın sahip olabileceği en büyük onur ve ayrıcalık veriliyordu (Matta 7:13, 14; 1. Petrus 2:9). Gezgin tacir gibi, onlar da İsa’nın ardından giderek Gökteki Krallık uğruna çok şeyden vazgeçmişlerdi. O zamana kadar yaptıkları fedakârlıkların boşa gitmediğine dair artık güvenceleri vardı.

      18. İsa’nın 11 elçisi dışında sonunda kimler de Gökteki Krallığın nimetlerinden yararlanıyor?

      18 Gökteki Krallığın nimetlerinden yararlanacak olanlar, sadece o akşam İsa’yla birlikte olan elçiler değildi. Yehova’nın isteği görkemli Gökteki Krallıkta İsa’yla birlikte hüküm sürecek toplam 144.000 kişinin Krallık ahdine dahil olmasıydı. Ayrıca elçi Yuhanna, kimsenin sayamayacağı bir büyük kalabalığın tahtın ve Kuzunun önünde durup “Kurtuluşu tahtta oturan Tanrımıza ve Kuzuya borçluyuz” diye haykırdığı bir görüntü gördü. Bu kişiler Krallığın yeryüzündeki vatandaşlarıdırb (Vahiy 7:9, 10; 14:1, 4).

      19, 20. (a) Her milletten insan için hangi fırsat var? (b) Sonraki makalede hangi soru ele alınacak?

      19 İsa göğe çıkmadan kısa bir süre önce sadık takipçilerine şöyle emretti: “Siz gidin bütün milletlerden insanları öğrencim olarak yetiştirin; onları Babanın, Oğlun ve kutsal ruhun adıyla vaftiz edin. Size emrettiğim her şeye uymalarını onlara öğretin. Ben bu ortamın sonuna kadar, her zaman sizin yanınızda olacağım” (Matta 28:19, 20). Böylece, her milletten insan İsa Mesih’in öğrencisi olacaktı. Gezgin tacirin güzel incilere sahip olmak için çok uğraştığı gibi, bu öğrenciler de, ister gökte, ister yerde yaşama ümidine sahip olsunlar, Gökteki Krallığa çok değer verip var güçleriyle uğraşacaklardı.

      20 İsa’nın sözleri öğrenci yetiştirme işinin “bu ortamın sonuna kadar” devam edeceğini gösteriyordu. O halde günümüzde, gezgin tacir gibi, Tanrı’nın Gökteki Krallığı uğruna her şeyini isteyerek veren kimseler hâlâ var mı? Bu soru sonraki makalede ele alınacak.

      [Dipnotlar]

      a Zebedi’nin oğlu Yuhanna, İsa’yla ilk karşılaşmasından sonra onun ardından gitmiş ve yaptığı bazı şeylere tanık olmuş olabilir. Belki de Yuhanna bu nedenle, kendi yazdığı İncil kaydında olayları o denli canlı şekilde kaleme alabildi (Yuhanna, bölüm 2-5). Yine de o, İsa’nın çağrısından bir süre önce ailece yaptıkları balıkçılık işine geri dönmüştü.

      b Daha ayrıntılı bilgi almak için Yehova’nın Şahitlerinin inancını yansıtan bir yayın olan Sonsuz Yaşama Götüren Bilgi kitabının 10. bölümüne bakın.

  • Günümüzde ‘Çok Değerli İnciyi’ Bulmak
    Gözcü Kulesi—2005 | 1 Şubat
    • Günümüzde ‘Çok Değerli İnciyi’ Bulmak

      “Krallık hakkındaki bu iyi haber, dünyanın her yerinde . . . . şahitlik amacıyla duyurulacak” (MATTA 24:14).

      1, 2. (a) İsa’nın zamanında Yahudiler Tanrı’nın Krallığı hakkında ne düşünüyordu? (b) İsa Krallık hakkındaki anlayışı düzeltmek üzere ne yaptı; sonuç ne oldu?

      İSA yeryüzüne geldiğinde, Tanrı’nın Krallığı o zamanki Yahudilerin yakından ilgilendiği bir konuydu (Matta 3:1, 2; 4:23-25; Yuhanna 1:49). Buna rağmen, önceleri onların çoğu hem bu Krallığın yetki alanını ve gücünü tam olarak kavrayamadılar, hem de onun gökte bir yönetim olacağını anlamadılar (Yuhanna 3:1-5). Hatta İsa’nın takipçilerinden bazıları da Tanrı’nın Gökteki Krallığının ne olduğunu veya yönetimde Mesih’le birlikte görev almanın getireceği nimetlere erişmek üzere neler yapmaları gerektiğini tam olarak anlamamışlardı (Matta 20:20-22; Luka 19:11; Elçilerin İşleri 1:6).

      2 Bu yüzden İsa, öğrencilerine sabırla birçok ders verdi. Bunlardan biri çok değerli inciyle ilgili bir meseldi. Önceki makalede ele alınan bu meselde Tanrı’nın Gökteki Krallığı uğruna canla başla çalışmanın önemine dikkat çekildi (Matta 6:33; 13:45, 46; Luka 13:23, 24). Bu mesel İsa’nın öğrencilerini derinden etkilemiş olmalı, çünkü onlar kısa süre sonra Krallıkla ilgili iyi haberi yeryüzünün en uzak kısımlarına kadar yorulmadan ve cesaretle duyurdular. Elçilerin İşleri kitabı bu gerçek hakkında pek çok kanıt sunar (Elçilerin İşleri 1:8; Koloseliler 1:23).

      3. İsa günümüzle ilgili olarak, Tanrı’nın Gökteki Krallığı hakkında ne dedi?

      3 Acaba günümüzde durum nasıl? Bu Krallığın yönetimindeki bir yeryüzü cennetinin getireceği nimetler milyonlarca kişiye duyuruluyor. İsa “ortamın sonu”yla ilgili büyük peygamberliğini anlatırken özellikle şöyle dedi: “Krallık hakkındaki bu iyi haber, dünyanın her yerinde bütün milletlere şahitlik amacıyla duyurulacak ve son o zaman gelecek” (Matta 24:3, 14; Markos 13:10). Aynı zamanda bu muazzam görevin, korkunç engellere ve zorluklara, hatta zulme rağmen, yerine getirileceğini de anlattı. Bununla birlikte şu güvenceyi de verdi: “Kim sona kadar dayanırsa kurtulacak” (Matta 24:9-13). Tüm bunlar, İsa’nın meselindeki gezgin tacirin gösterdiği türden bir özveriyi ve bağlılığı gerektirir. Günümüzde Gökteki Krallık uğruna böyle bir iman ve gayret gösterecek insanlar var mı?

      Hakikati Bulmanın Verdiği Sevinç

      4. Günümüzde Gökteki Krallık hakikatinin insanlar üzerinde nasıl bir etkisi var?

      4 İsa’nın meselindeki tacir “çok değerli bir inci” bulduğunu anladığında çok sevinmişti. Bu sevinç onu inciyi elde etmek üzere elinden gelen her şeyi yapmaya yöneltmişti (İbraniler 12:1). Benzer şekilde, günümüzde de Tanrı ve Gökteki Krallığıyla ilgili hakikat insanlara çekici geliyor ve onları harekete geçiriyor. Bu, A. H. Macmillan biraderin sözlerini aklımıza getiriyor. Tanrı ve insanlıkla ilgili amacı hakkında yaptığı kişisel araştırmayı içeren kitabında şunları yazdı: “Benim bulduğumu her yıl binlerce insan hâlâ arıyor. Onlar tıpkı sizin ve benim gibi insanlar, onların arasında her milletten, ırktan, yaşam tarzından ve yaştan insan var. Hakikat insan ayırmaz, her tür insana çekici gelir” (Faith on the March).

      5. Acaba 2004 hizmet yılı raporunda hangi güzel sonuçlar görülüyor?

      5 Bu sözlerin doğruluğu, her yıl yüz binlerce dürüst yürekli insanın Tanrı’nın Krallığıyla ilgili iyi haberden etkilenerek, yaşamlarını Yehova’ya ve O’nun isteğini yerine getirmeye adamasından görülüyor. Eylül 2003 ile Ağustos 2004 arasındaki süreyi kapsayan 2004 hizmet yılı bu konuda bir istisna değildir. Bu 12 ayda 262.416 kişi kendilerini Yehova’ya adadıklarını suda vaftiz edilerek açıkça sembolize ettiler. Bununla ilgili düzenleme dünyanın 235 yerinde gerçekleşti. Bu sahalarda Yehova’nın Şahitleri her yaşam tarzı, millet, kabile ve dilden insanın Tanrı’nın Sözünden hayat veren hakikati alması için, her hafta 6.085.387 kişiyle Mukaddes Kitabı tetkik etti (Vahiy 7:9).

      6. Uzun yıllar boyunca görülen artışı nasıl açıklarsınız?

      6 Bunlar nasıl başarılıyor? Yehova’nın, doğru tutuma sahip olan bu kimseleri Kendisine çektiğine kuşku yok (Yuhanna 6:65; Elçilerin İşleri 13:48). Fakat Gökteki Krallık uğruna canla başla çalışanların gösterdiği özveri ruhu ve bitmez tükenmez çabalar küçümsenmemeli. Macmillan birader 79 yaşındayken şunları yazdı: “İnsanlığın hastalık ve ölümden kurtulacağı vaadini ilk öğrendiğimden bu yana Mukaddes Kitabın mesajıyla ilgili ümidim hiç azalmadı. Mutlak Güce Sahip Tanrı Yehova ve O’nun insanlıkla ilgili güzel amacıyla ilgili benim gibi bilgi sahibi olmak isteyen başka insanlara yardım edebilmek için Mukaddes Kitabın öğrettiği şeyler hakkında daha fazla bilgi almaya hemen o an karar verdim.”

      7. Mukaddes Kitap hakikatini bulanların duyduğu sevinci ve şevki örnekleyen bir tecrübe anlatın.

      7 Bu istekli tutum günümüzde Yehova’nın Şahitlerinin arasında da görülüyor. Viyana’dan (Avusturya) Daniela’nın örneğini ele alalım. O şöyle dedi: “Çocukluğumdan beri Tanrı en iyi dostum oldu. O’nun ismini her zaman bilmek istedim; çünkü ‘Tanrı’ sözcüğü benim için hiçbir kişilik özelliği taşımıyordu. Fakat 17 yaşıma kadar, yani Yehova’nın Şahitleri kapımıza gelene kadar beklemek zorunda kaldım. Onlar Tanrı hakkında bilmek istediğim her şeyi anlattılar. Nihayet hakikati bulmuştum; bu harikaydı! Öylesine heyecanlandım ki hakikati herkese duyurmaya başladım.” Daniela’nın coşkulu yaklaşımı kısa süre sonra okul arkadaşlarının alaylarına yol açtı. Sözlerine şöyle devam ediyor: “Mukaddes Kitap peygamberliklerinin yerine gelmekte olduğunu sanki gözlerimle görüyordum. Çünkü İsa’nın, kendi isminden ötürü takipçilerinden nefret edileceğini ve zulüm göreceklerini söylediğini öğrenmiştim. Çok mutluydum fakat şaşırmıştım.” Kısa süre sonra, Daniela yaşamını Yehova’ya adadı, vaftiz edildi ve görevli vaiz olarak hizmet etme hedefine doğru ilerlemeye başladı. Evlendikten sonra kocası Helmut’la birlikte Viyana’daki Afrikalı, Çinli, Filipinli ve Hintli insanlara iyi haberi duyurmaya başladı. Daniela ve Helmut şimdi güneybatı Afrika’da görevli vaiz olarak hizmet ediyor.

      Onlar Vazgeçmiyorlar

      8. Birçokları Tanrı’ya duydukları sevgiyi ve Krallığına olan vefalarını hangi sevinç verici yolla gösteriyorlar?

      8 Gerçekten de, günümüzde Yehova’nın toplumunun Tanrı’ya duyduğu sevgiyi ve Krallığına olan vefasını gösterme yollarından biri görevli vaizlik hizmetidir. İsa’nın meselindeki tacir gibi, bu hizmeti yapanlar da Gökteki Krallık uğruna uzak yerlere yolculuk etmeye gönüllüler. Tabii onlar bu yolculuğu Krallığın iyi haberini bulmak amacıyla yapmıyorlar; bu haberi yeryüzünün uzak köşelerindeki insanlara götürüyorlar, onlara hakikati öğretiyorlar ve İsa Mesih’in öğrencileri olmalarına yardım ediyorlar (Matta 28:19, 20). Birçok ülkede olağanüstü sıkıntılara dayanmak zorunda kalıyorlar. Fakat onların tahammülü bol bol ödüllendiriliyor.

      9, 10. Görevli vaizler uzak yerlerde, örneğin Orta Afrika Cumhuriyeti’nde hangi güzel tecrübeleri yaşıyorlar?

      9 Örneğin Orta Afrika Cumhuriyeti’nde, geçen yıl Efendimizin Ölümünün Anılmasına 16.184 kişi katıldı. Bu, o ülkedeki müjdeci sayısının yaklaşık yedi katıdır. Ülkenin birçok kısmında elektrik olmadığından, insanlar günlük işlerini genelde açık havada, bir ağaç gölgesinde yaparlar. Bu nedenle, doğal olarak görevli vaizler de duyuru işini aynı şekilde yapıyorlar: Açık havada, bir ağacın gölgesinde Mukaddes Kitap tetkikleri idare ediyorlar. Evlerin dışı daha aydınlık ve serin olmakla birlikte, bir avantajı daha var. Bu ülkedeki insanlar Mukaddes Kitabı içtenlikle takdir ediyorlar, onlar için dinsel konulardan söz etmek sıradan bir sohbettir; tıpkı başka kültürlerde spordan ya da hava durumundan konuşmak gibi. Çoğu kez yoldan geçenler ne yapıldığını fark ediyor ve bir şey söylemeden tetkike katılıyorlar.

      10 Görevli vaiz olan bir birader açık havada Mukaddes Kitap tetkiki idare ederken, evi yolun karşı tarafında olan bir genç adam yanına geldi ve Şahitler kendisini ziyaret etmediğinden, evine gelip kendisiyle birlikte Mukaddes Kitabı incelemesi gerektiğini söyledi. Görevli vaiz böyle bir teklifi elbette sevinçle kabul etti; bu genç adam hızlı bir ilerleme gösterdi. Bu ülkede polis yoldan geçen Şahitleri sık sık durduruyor. Bunu, para cezası kesmek için değil, Watchtower ve Awake! dergilerinin son sayılarını istemek veya özellikle hoşuna giden bir makale için teşekkür etmek üzere yapıyor.

      11. Uzun süredir görevli vaizlik yapanlar denemelere rağmen hizmetleri hakkında ne düşünüyor?

      11 Görevli vaizlik hizmetine 40 ila 50 yıl önce başlayan birçok kişi tarlada hâlâ sadık bir şekilde hizmet ediyor. Hepimiz için gerçekten güzel bir iman ve sebat örneği. Bir çift 42 yılı aşkın bir süre üç ülkede görevli vaiz olarak hizmet etti. Birader, “Zorluklar oldu. Örneğin 35 yıl boyunca sıtmayla mücadele ettik. Fakat, görevli vaiz olma kararımızdan asla pişmanlık duymadık” diyor. Eşi de şunları ekliyor: “Minnettar olmak için her zaman pek çok neden var. Tarla hizmeti çok sevinç verici, Mukaddes Kitap tetkikleri başlatmak kolay. İnceleme yapan kişilerin ibadetlere geldiğini gördüğünüzde ve onları tanıdığınızda, sanki her zaman bir araya gelen bir aile gibi oluyorsunuz.”

      “Her Şeyi Değersiz” Görüyorlar

      12. Gökteki Krallığın değerinin gerçekten takdir edildiği nasıl ifade ediliyor?

      12 Gezgin tacir çok değerli bir inci bulduğunda, “hemen gidip varını yoğunu sattı ve o inciyi satın aldı” (Matta 13:46). Değerli görülen şeylerden vazgeçmeye istekli olmak, Gökteki Krallığa gerçekten değer verenlerin tipik özelliklerindendir. Pavlus, Gökteki Krallığın görkeminde Mesih’le birlikte pay sahibi olma ayrıcalığına sahip olacak biri olarak şöyle dedi: “Efendim Mesih İsa’yla ilgili bilginin üstün değeri karşısında gerçekten her şeyi değersiz görüyorum. Onun uğrunda her şeyi kaybetmeyi kabullendim ve hepsini süprüntü sayıyorum, yeter ki Mesih’i kazanayım” (Filipililer 3:8).

      13. Çek Cumhuriyeti’nde bir kişi Gökteki Krallığa duyduğu sevgiyi nasıl gösterdi?

      13 Benzer şekilde, günümüzde de birçok kişi Gökteki Krallığın nimetlerini elde etmek için yaşamlarında isteyerek büyük değişiklikler yapıyorlar. Örneğin, Çek Cumhuriyeti’nde bir okulun müdürü olan 60 yaşındaki bir adamın eline Ekim 2003’te tesadüfen bir kitap geçti. Bu, Mukaddes Kitabı incelemeye yardımcı bir yayın olan Sonsuz Yaşama Götüren Bilgi kitabıydı. Kitabı okuduktan sonra Mukaddes Kitabı incelemek üzere yöresindeki Yehova’nın Şahitleriyle hemen temasa geçti. Ruhi açıdan iyi bir ilerleme gösterdi ve kısa sürede tüm ibadetlere katılmaya başladı. Acaba onun belediye başkanı seçilme ve bir senatör olarak seçim yarışına girme planlarına ne oldu? O farklı bir yarış olan yaşam koşusunu, yani Gökteki Krallığın bir müjdecisi olarak hizmet etmeyi seçti. “Okuldaki öğrencilerime Mukaddes Kitaba dayalı çok sayıda yayın verebiliyordum” diyor. O, kendini Yehova’ya adadığını Temmuz 2004’te yapılan bir bölge ibadetinde suda vaftiz edilerek birçok kişinin önünde gösterdi.

      14. (a) Gökteki Krallığın iyi haberi milyonlarca insanda ne yapma isteği uyandırdı? (b) Her birimiz kendimize hangi düşündürücü soruları sorabiliriz?

      14 Benzer şekilde, dünya çapında milyonlarca başka kişi de Gökteki Krallığın iyi haberine olumlu karşılık verdi. Onlar bu kötü dünyadan çıktılar, eski kişiliklerini ve arkadaşlarını bıraktılar, dünyevi uğraşlarından vazgeçtiler (Yuhanna 15:19; Efesoslular 4:22-24; Yakub 4:4; 1. Yuhanna 2:15-17). Tanrı’nın Gökteki Krallığının getireceği nimetlere şimdiki ortamın sunabileceği herhangi bir şeyden çok daha fazla değer verdikleri için tüm bunları yaptılar. Siz de Gökteki Krallığın iyi haberiyle ilgili aynı şeyleri hissediyor musunuz? O sizde de yaşam tarzınızı, değer yargılarınızı ve hedeflerinizi Yehova’nın talepleriyle uyumlu hale getirmek üzere gerekli değişiklikleri yapma isteği uyandırıyor mu? Böyle yapmanız sonuçta size hem şimdi, hem de gelecekte zengin nimetler getirecek.

      Hasat Sona Eriyor

      15. Kutsal Yazılardaki peygamberlikte son günlerde Tanrı’nın toplumunun ne yapacağı bildirildi?

      15 Mezmur yazarı “Senin kudretin gününde kavmın . . . . gönüllü kurbanlardır” diye yazdı. Kendini gönüllü olarak sunanların arasında ‘çiy gibi’ olan gençler ile “müjdeci kadınlar” da var (Mezmur 68:11; 110:3). Yehova’nın toplumunun –erkek, kadın, genç ve yaşlı– bu son günlerde gösterdiği gayret ve özverinin sonucu ne oldu?

      16. Tanrı’nın hizmetçilerinin, başkalarının Gökteki Krallık hakkında bilgi almasına yardım etme hedefine nasıl ulaştığına ilişkin bir örnek verin.

      16 Hindistan’da bir öncü (tamgün hizmet eden bir Şahit) o ülkedeki iki milyondan fazla işitme engellinin Gökteki Krallık hakkında bilgi edinmesine nasıl yardım edilebileceğini merak ediyordu (İşaya 35:5). İşaret dilini öğrenmek için Bangalore’de bir kursa kaydolmaya karar verdi. Orada Gökteki Krallıkla ilgili ümidi birçok işitme engelliyle paylaşabildi ve Mukaddes Kitap tetkik grupları oluştu. Birkaç hafta içinde 15 civarında insan ibadetlere gelmeye başladı. Daha sonra bu öncü bir düğünde Kalküta şehrinden gelen işitme engelli genç bir adamla tanıştı. Bu gencin birçok sorusu vardı ve Yehova hakkında daha fazla bilgi almakla içtenlikle ilgileniyordu. Ancak bir sorun vardı. Bu genç üniversiteye başlamak üzere yaklaşık 1.600 kilometre uzaktaki Kalküta’ya dönmeliydi ve orada işaret dilini bilen Şahit yoktu. Bu yüzden, babasının Bangalore’deki okula gitmesine izin vermesi için büyük çaba harcadı ve babasını razı etti. Böylece Mukaddes Kitap tetkikine devam edebildi. Ruhi açıdan güzel bir ilerleme gösterdi; yaklaşık bir yıl sonra yaşamını Yehova’ya adadı. Sonuçta bu genç, birçok işitme engelliyle birlikte Mukaddes Kitabı inceledi; onlardan biri çocukluk arkadaşıydı. Şimdi Hindistan’daki büro, öncülerin işaret dilini öğrenip bu sahadakilere yardım etmesi için bir düzenleme yapıyor.

      17. Sayfa 19 ila 22’deki 2004 hizmet yılı raporunda sizi özellikle teşvik eden noktaları anlatın.

      17 Bu derginin 19 ila 22. sayfalarında Yehova’nın Şahitlerinin 2004 hizmet yılındaki tarla hizmetiyle ilgili dünya çapındaki raporu bulacaksınız. Biraz vakit ayırıp bu raporu inceleyin ve günümüzde Yehova’nın dünya çapındaki toplumunun tüm dikkatini “çok değerli bir inci”yi bulmaya verdiğini gösteren kanıtları kendiniz görün.

      ‘Tanrı’nın Krallığına İlk Yeri Verin’

      18. İsa gezgin tacirle ilgili meselde hangi konuda bilgi vermedi; neden?

      18 Gezgin tacirle ilgili meseli tekrar ele aldığımızda, İsa’nın, tacirin varını yoğunu sattıktan sonra geçimini nasıl sağladığına dair hiçbir şey söylemediğini fark ediyoruz. Bazıları mantıken şöyle sorabilir: ‘Bu tacirin hiçbir şeyi kalmadığına göre, şimdi nasıl yiyecek, giyecek ve barınak bulacak? Bu değerli incinin ona ne faydası olacak?’ Bunlar insani görüş açısından mantıklı sorulardır. Fakat İsa öğrencilerini “Tanrı’nın krallığına ve O’nun istediği doğruluğa yaşamınızda daima ilk yeri verin; o zaman tüm bu şeyler de size verilecektir” diyerek teşvik etmemiş miydi? (Matta 6:31-33). Meseldeki ana nokta, Tanrı’ya bağlılığın ve Gökteki Krallık için gayretin tüm benlikle gösterilmesi gerektiğidir. Biz bundan bir ders alıyor muyuz?

      19. İsa’nın çok değerli inciyle ilgili meselinden hangi önemli dersi alabiliriz?

      19 İster bu olağanüstü iyi haberi yeni öğrenmiş olalım, ister uzun süredir Gökteki Krallık uğruna çaba harcıyor ve başkalarına onun nimetlerini bildiriyor olalım, tüm ilgimizi ve dikkatimizi Gökteki Krallığa vermeye devam etmeliyiz. Sıkıntılı bir dönemde yaşıyoruz; ancak hedefimizin, tacirin bulduğu inci gibi, gerçek ve eşsiz olduğuna inanmak için sağlam nedenlerimiz var. Dünya olayları ve gerçekleşen Mukaddes Kitap peygamberlikleri bu “ortamın sonu”nda yaşadığımıza dair inandırıcı kanıtlar sunuyor (Matta 24:3). Biz de gezgin tacir gibi, Tanrı’nın Gökteki Krallığı için tüm benliğimizle gayret edelim ve iyi haberi duyurma ayrıcalığından dolayı sevinç duyalım (Mezmur 9:1, 2).

Türkçe Yayınlar (1974-2026)
Oturumu Kapat
Oturum Aç
  • Türkçe
  • Paylaş
  • Tercihler
  • Copyright © 2025 Watch Tower Bible and Tract Society of PA
  • Kullanım Şartları
  • Gizlilik İlkesi
  • Privacy Settings
  • JW.ORG
  • Oturum Aç
Paylaş