Watchtower ONLINE KÜTÜPHANE
Watchtower
ONLINE KÜTÜPHANE
Türkçe
  • KUTSAL KİTAP
  • YAYINLAR
  • İBADETLER
  • Doğruluk Uğruna Zulüm Görmek
    Gözcü Kulesi—2003 | 1 Ekim
    • Doğruluk Uğruna Zulüm Görmek

      “Ne mutlu doğruluk uğruna zulüm görenlere!”—MATTA 5:10, YÇ.

      1. İsa Pontius Pilatus’un karşısına neden çıktı ve orada ne söyledi?

      ‘BEN bunun için doğdum, hakikate şahitlik etmek için dünyaya geldim.’ (Yuhanna 18:37) İsa bu sözleri, Roma’nın Yahudiye Valisi Pontius Pilatus’un karşısına çıktığında söyledi. İsa oraya kendi isteğiyle ya da Pilatus’un çağrısı üzerine gelmemişti. Yahudi din adamları onun ölüm cezasını gerektiren bir suç işlediğini iddia ediyorlardı ve bu asılsız suçlama nedeniyle oraya getirilmişti.—Yuhanna 18:29-31.

      2. İsa nasıl davrandı; sonuç ne oldu?

      2 İsa, Pilatus’un onu serbest bırakmaya da öldürtmeye de yetkisi olduğunu çok iyi biliyordu. (Yuhanna 19:10) Ama bunu bilmesi, onu Pilatus’a Gökteki Krallık hakkında cesaretle konuşmaktan alıkoymadı. İsa, hayatı tehlikede olduğu halde, o bölgenin en yüksek hükümet yetkilisine şahitlik etmek için önüne çıkan bu fırsatı kaçırmadı. Şahitliğine rağmen idama mahkûm edildi ve bir işkence direği üzerinde büyük acılar çekerek şehit oldu.—Matta 27:24-26; Markos 15:15; Luka 23:24, 25; Yuhanna 19:13-16.

      Şahit mi, Şehit mi?

      3. Mukaddes Kitap devirlerinde “şehit” sözcüğünün Yunanca karşılığı ne anlamda kullanıldı; bugün hangi anlamda kullanılıyor?

      3 Bugün birçok insan, şehit olmayı, fanatik ve bağnaz olmakla hemen hemen bir tutar. İnançları, özellikle dinsel inançları uğruna ölmeye hazır olanları çoğu kez terörist ya da en azından ‘toplum için tehlike’ sayar. Oysa din uğruna can verenleri belirten özgün Yunanca terim mar’tys (Arapça “şehit”), “şahit” ya da “tanık” anlamına gelir. Şahit, bir duruşmada, inandığı gerçeği anlatan kişidir. Söz konusu terim Mukaddes Kitapta çoğu kez bu özgün anlamıyla kullanılır. Ancak sonraları bu terim, “kutsal saydığı değerlere tanıklık etme ülküsüyle can veren kişi” ya da inançları uğrunda ölerek onlara tanıklık, şahitlik eden kişi anlamında kullanılmaya başlandı.

      4. İsa özellikle hangi anlamda şehitti?

      4 İsa özellikle sözcüğün özgün anlamında şehitti. Pilatus’a, hakikate şahitlik etmek için dünyaya geldiğini söyledi. İsa’nın şahitliğine insanların gösterdiği tepkiler farklı farklıydı. Halktan bazıları görüp işittiklerinden derinden etkilenip İsa’ya iman etti. (Yuhanna 2:23; 8:30) Ama insan kitlelerinin çoğunun ve özellikle din adamlarının tepkisi çok olumsuz oldu. İsa kendisine iman etmeyen kardeşlerine işaret ederek “dünya sizden nefret edemez; fakat benden nefret eder; çünkü dünya hakkında, işleri kötü olduğuna ben şehadet [şahitlik] ediyorum” dedi. (Yuhanna 7:7) İsa hakikate şahitlik ettiğinden kendi milletinin liderlerinin gazabına uğradı ve bu onun ölümüne yol açtı. Gerçekten de o “sadık ve hakikî şahit”ti (mar’tys).—Vahiy 3:14.

      ‘Sizden Nefret Edilecek’

      5. İsa hizmetinin başlarında zulüm konusunda ne dedi?

      5 Şiddetli zulüm gören sadece İsa değildi. O, aynı şeyleri yaşayacakları konusunda takipçilerini uyardı. Hizmetinin başlarında, Dağdaki Vaazında dinleyicilerine, “ne mutlu doğruluk uğruna zulüm görenlere! Çünkü Göklerin Egemenliği onlarındır. Benim yüzümden insanlar size sövüp zulmettikleri, yalan yere size karşı her türlü kötü sözü söyledikleri zaman ne mutlu size! Sevinin, sevinçle coşun! Çünkü göklerdeki ödülünüz büyüktür. Sizden önce yaşayan peygamberlere de böyle zulmettiler” dedi.—Matta 5:10-12, YÇ.

      6. İsa 12 resulünü gönderirken onlara neler dedi?

      6 Daha sonra İsa 12 resulünü gönderirken onlara şunları dedi: “İnsanlardan sakının; çünkü onlar sizi meclislere verecekler, ve havralarında sizi dövecekler; evet, onlara ve Milletlere şehadet [şahitlik] için benim yüzümden valilerin ve kıralların önüne götürüleceksiniz.” Ne var ki, öğrencilerine zulmedecek olanlar sadece din adamları değildi. İsa sözüne şöyle devam etti: “Kardeş kardeşi, ve baba çocuğunu ölüme teslim edecek, ve çocuklar ana babalarına karşı kalkacaklar, ve onları öldüreceklerdir. Ve benim ismimden ötürü herkes sizden nefret edecekler. Fakat sona kadar dayanan, kurtulacak olan odur.” (Matta 10:17, 18, 21, 22) İsa’nın birinci yüzyıldaki takipçilerinin yaşadıkları, bu sözlerin doğruluğuna tanıklık eder.

      Sadakatle Dayanan Biri

      7. İstefanos’un şehit edilmesine ne yol açtı?

      7 İsa’nın ölümünden kısa bir zaman sonra, İstefanos hakikate şahitlik ettiği için öldürülenlerin ilki oldu. “İstefanos inayet ve kudretle dolu olarak kavm arasında büyük hârikalar ve alâmetler yapıyordu.” Düşmanları “onun sözündeki hikmet ve Ruha karşı koyamıyorlardı.” (Resullerin İşleri 6:8, 10) Kıskançlıktan çıldırmış bir halde İstefanos’u tutup Yahudi yüksek mahkemesi Sanhedrin’in önüne çıkardılar. İstefanos orada kendisini asılsız yere suçlayanlar karşısında etkili bir şahitlikte bulundu. Ama buna rağmen, sonunda düşmanları bu sadık şahidi öldürdüler.—Resullerin İşleri 7:59, 60.

      8. Yeruşalim’deki öğrenciler, İstefanos’un öldürülmesinden sonra karşılaştıkları zulüm dalgasına ne tepki gösterdiler?

      8 İstefanos’un öldürülmesinden sonra, Yeruşalim’deki cemaate karşı büyük bir zulüm başlatıldı; resuller dışında herkes Yahudiye ve Samiriye bölgelerinin her yanına dağıldı. (Resullerin İşleri 8:1) Acaba zulüm dalgası şahitlik işini durdurdu mu? Tam tersine, kayıt bize dağılanların gittikleri yerlerde iyi haberi duyurarak dolaştıklarını söylüyor. (Resullerin İşleri 8:4) Onlar, insanlardan önce Tanrı’nın sözünü dinlemek gerektiğini söyleyen resul Petrus’un duygularını paylaşıyorlardı. (Resullerin İşleri 5:29) O sadık ve cesur öğrenciler, zulüm gördükleri ve ilerde daha da büyük sıkıntılarla karşılaşacaklarını bildikleri halde hakikate şahitlik etme işine sımsıkı bağlıydılar.—Resullerin İşleri 11:19-21.

      9. İsa’nın takipçilerine yapılan zulüm nasıl devam etti?

      9 Gerçekten de, çekilen sıkıntılar hafiflemedi. Önce, İstefanos’un taşlanmasına onaylayarak tanık olan ve Efendimizin öğrencilerini hâlâ kudurmuşçasına tehdit edip canlarına kasteden Saul’un başkâhine gittiğini görüyoruz. Saul, “erkek olsun kadın olsun, bu Yoldan olanları bulursa, bağlı olarak Yeruşalime getirebilsin diye” Şam’daki havralara vermek üzere başkâhinden mektuplar istedi. (Resullerin İşleri 9:1, 2) Sonra, MS yaklaşık 44’te Kral Herodes cemaattekilerin bazılarına eziyet etmeye başladı. Hatta Yuhanna’nın kardeşi Yakub’u kılıçla öldürttü.—Resullerin İşleri 12:1, 2.

      10. Resullerin İşleri ve Vahiy kitaplarında zulüm konusunda neler anlatılıyor?

      10 Resullerin İşleri kitabının geri kalan kısmı, bir zamanlar kendisi de İsa’nın takipçilerine eziyet ettiği halde sonradan resul olan ve MS yaklaşık 65’te muhtemelen Roma İmparatoru Neron’un emriyle şehit edilen Pavlus gibi sadık kimselerin katlandıkları zulümleri, yaşadıkları zorlukları ve hapsedilme olaylarını anlatan kayıtlarla doludur. (II. Korintoslular 11:23-27; II. Timoteos 4:6-8) Birinci yüzyılın sonlarına doğru yazılan Vahiy kitabında ise yaşlı resul Yuhanna’nın, Tanrı hakkında konuştuğu ve İsa’ya şahitlik ettiği için mahkûmların gönderildiği Patmos Adası’nda sürgünde olduğunu okuyoruz. Vahiy kitabında ayrıca Bergama’da öldürülen ‘sadık şahit Antipas’tan da söz ediliyor.—Vahiy 1:9; 2:13.

      11. İsa’nın ilk takipçilerinin başlarından geçenler, onun zulümle ilgili sözlerinin doğruluğunu nasıl kanıtladı?

      11 Bütün bu olaylar, İsa’nın, öğrencilerine söylediği şu sözlerin doğruluğunu kanıtladı: “Bana eza ettilerse, size de eza edecekler.” (Yuhanna 15:20) İsa’nın ilk sadık takipçileri, efendilerinden aldıkları görevi –işkence edilerek, vahşi hayvanların önüne atılarak ya da başka bir şekilde öldürülerek– yerine getirmeye hazırdılar. Çünkü İsa “Yeruşalimde, bütün Yahudiyede, Samiriyede ve dünyanın en uzak yerine kadar şahitlerim olacaksınız” demişti.—Resullerin İşleri 1:8.

      12. İsa’nın takipçilerine eziyet edilmesi neden geçmişte kalan bir mesele değildir?

      12 İsa’nın takipçilerine sadece geçmişte eziyet edildiğini sananlar tamamen yanılıyorlar. Birçok sıkıntıya katlanmış olduğunu okuduğumuz Pavlus, Mesih İsa yolunda Tanrı’ya bağlı bir yaşam sürmek isteyenlerin hepsinin zulüm göreceğini yazdı. (II. Timoteos 3:12) Petrus da zulüm konusunda “bunun için çağırıldınız; zira Mesih dahi kendi izleri ardınca gidesiniz diye, size bir örnek bırakarak sizin için elem çekti” dedi. (I. Petrus 2:21) Yehova’nın toplumuna gösterilen nefret ve düşmanlık bu ortamın ‘son günlerine’ dek devam edecekti. (II. Timoteos 3:1) Çağımızda da hem diktatörlükle idare edilen yerlerde hem de demokratik ülkelerde, kısacası yeryüzünün her köşesinde farklı zamanlarda Yehova’nın Şahitleri gerek toplu halde gerekse de bireysel olarak zulüm görmüştür.

      Nefret ve Zulmün Nedeni

      13. Yehova’nın bugünkü hizmetçileri zulüm konusunda neyi akıllarında tutmalıdırlar?

      13 Bugün birçoğumuz vaaz etme işimizi ve ibadetlerimizi oldukça özgür ve rahat olarak yapıyorsak da, Mukaddes Kitabın dünya sahnesinin değiştiğini hatırlattığını unutmamalıyız. (I. Korintoslular 7:31) Her şey öylesine hızla değişebiliyor ki, zihinsel, duygusal ve ruhsal yönden hazırlıklı değilsek, kolayca tökezleyebiliriz. Öyleyse, korunabilmek için ne yapmalıyız? Korunabilmenin etkili bir yolu, İsa’nın barışsever ve kanunlara uyan takipçilerinin zulüm ve nefret görmesinin nedenini iyice anlayıp bunu akılda tutmaktır.

      14. Petrus, İsa’nın takipçilerine hangi nedenden dolayı zulmedildiğine işaret etti?

      14 Resul Petrus, Roma İmparatorluğu’nun her yerinde İsa’nın takipçilerinin zulüm görüp sınavlardan geçtiği MS yaklaşık 62-64’te yazdığı birinci mektubunda, bu konu üzerinde açıklamada bulundu. Sevgili kardeşlerine, onlar için bir sınav olan ateşli sıkıntılar karşısında, bütün bunlar garip bir şeymiş gibi şaşırmamalarını söyledi. Aklından geçenleri açıklayarak, onlara içlerinden hiç kimsenin, katil, hırsız, suçlu ya da başkalarının işine burnunu sokan biri olarak sıkıntı çekmemesini, fakat Mesih’in takipçisi olduğundan sıkıntı çekerse hiç utanmamasını, bu adı taşıyarak Tanrı’yı yüceltmeye devam etmesini söyledi. Petrus kötü bir iş yaptıklarından değil, İsa’nın takipçisi olduklarından dolayı sıkıntı çektiklerine işaret etti. Eğer onlar çevrelerindeki insanların içinde bulunduğu sefahat batağına batmış olsalardı, o insanlarca hoş karşılanıp kucaklanırlardı. Oysa Mesih’in takipçileri olarak üstlerine düşeni yapmaya çalıştıklarından zulüm görüyorlardı. İsa’nın bugünkü gerçek takipçileri için de durum aynıdır.—I. Petrus 4:4, 12, 15, 16.

      15. Bugün insanların Yehova’nın Şahitlerine davranış tarzında hangi çelişki var?

      15 Yehova’nın Şahitleri, dünyanın birçok yerinde, bölge ibadetlerinde ve yapı projelerinde gösterdikleri birlik ve işbirliği, ayrıca dürüstlükleri ve çalışkanlıkları, örnek ahlaksal davranışları ve aile yaşamları, hatta düzgün görünümleri ve terbiyeli davranışları nedeniyle açıkça övülmektedirler.a Öte yandan, bu makalenin yazıldığı sırada, en az 28 ülkede onların faaliyeti ya tamamen yasaklanmış ya da kısıtlanmıştır. Birçok Şahit imanı nedeniyle fiziksel eziyet görmekte ve zarara uğratılmaktadır. Yehova’nın Şahitleri bir yandan örnek davranışları nedeniyle övülürken, diğer yandan da zulüm görüyor. Neden böyle bir çelişki var? Ayrıca Tanrı onların zulüm görmesine neden izin veriyor?

      16. Tanrı’nın, Kendi toplumunun zulüm görmesine izin vermesinin en önemli sebebi nedir?

      16 Her şeyden önce, Süleymanın Meselleri 27:11’deki şu sözler hep aklımızda olmalı: “Oğlum, hikmetli ol, ve yüreğimi sevindir, ta ki, beni ayıplıyana cevap vereyim.” Evet bu sözlerden, bir evrensel egemenlik davasının söz konusu olduğunu ve bu davanın çağlardır sürdüğünü anlayabiliriz. Yehova’ya bütünlüklerini ispatlayan kişilerin yüzyıllardır ortaya koyduğu sayısız kanıta rağmen, Şeytan, doğru bir adam olan Eyub’un zamanında yaptığı gibi, Yehova’ya meydan okumaktan vazgeçmedi. (Eyub 1:9-11; 2:4, 5) İddiasını kanıtlamaya uğraşan Şeytan’ın bu yöndeki son çabasını daha da çılgınca göstereceğine kuşku yok. Gökte sarsılmaz biçimde kurulmuş olan Tanrı’nın Krallığının, dünyanın her yerinde sadık tebaaları ve temsilcileri var. Acaba bu kimseler her tür güçlük ve sıkıntı karşısında Tanrı’ya sadık kalacaklar mı? Bu, Yehova’nın her hizmetçisinin şahsen yanıtlaması gereken bir soru.—Vahiy 12:12, 17.

      17. İsa “bu size tanıklık etme fırsatı olacak” sözüyle ne demek istiyordu?

      17 İsa, bu ortam sona ererken gelişecek olayları öğrencilerine anlatırken, Yehova’nın, Kendi hizmetçilerinin başına zulüm gelmesine izin vermesinin bir başka nedenini belirtti. Şunları dedi: “Benim adımdan ötürü kralların, valilerin önüne çıkarılacaksınız. Bu size tanıklık etme fırsatı olacak.” (Matta 24:3, 9; Luka 21:12, 13, YÇ) İsa Pontius Pilatus’un ve Herodes’in önüne çıkarıldı ve onlara şahitlikte bulundu. Resul Pavlus da kralların ve valilerin önüne çıkarıldı. Rab İsa Mesih tarafından yönlendirilen Pavlus’un “davamı Kaysere arzediyorum” demekteki amacı, o günün en güçlü yöneticisine şahitlikte bulunmaktı. (Resullerin İşleri 23:11; 25:8-12) Aynı şekilde bugün de kardeşlerimizin yaşadığı zorluklar çoğu kez hem hükümet yetkililerine hem de halka iyi bir şahitlikte bulunulmasına yol açıyor.b

      18, 19. (a) Sınavlarla karşılaşmanın bize nasıl yararı olabilir? (b) Sonraki makalede hangi soruları ele alacağız?

      18 Sonuç olarak, hayatta sınavlar ve sıkıntılarla karşılaşmanın bize şahsen yararı olabilir. Nasıl? İsa’nın öğrencisi Yakub, iman kardeşlerine, yaşadıkları çeşitli sınavları tam bir sevinçle karşılamalarını, çünkü bildikleri gibi, bu şekilde sınanmış imanlarının tahammül oluşturduğunu hatırlattı. Evet, zulüm, imanımızın arınmasına ve tahammül gücümüzün artmasına neden olabilir. Bu nedenle, zulüm görme korkusuna kapılmayalım ya da zulümden kaçmak veya kurtulmak için Kutsal Yazılara aykırı yollara başvurmayalım. Bunun yerine, Yakub’un tembih ettiği gibi, tahammülün kendi işini tamamlamasına izin verelim; böylece hiçbir eksiği olmayan, tam ve her yönden sağlam kişiler olalım.—Yakub 1:2-4.

      19 Tanrı’nın Sözü, O’nun sadık hizmetçilerine neden eziyet edildiğini ve Tanrı’nın buna neden izin verdiğini anlamamıza yardım ediyor. Ama bunların nedenlerini anlamamız, zulmü daha kolay katlanılır bir duruma getirmez. Zulme dayanma gücünü bize ne verebilir? Zulüm karşısında neler yapabiliriz? Bu önemli soruları sonraki makalede ele alacağız.

      [Dipnotlar]

      a Kule dergisinin, 15 Aralık 1995 tarihli sayısının 27-29. sayfalarına; 15 Mayıs 1994 tarihli sayısının 16, 17. sayfalarına ve Awake! dergisinin 22 Aralık 1993 tarihli sayısının 6-13. sayfalarına bakın.

      b Mayıs 2003 tarihli Uyan! dergisinin 19-27. sayfalarına bakın.

  • Zorluklara Dayanmak Yehova’ya Övgü Getirir
    Gözcü Kulesi—2003 | 1 Ekim
    • Zorluklara Dayanmak Yehova’ya Övgü Getirir

      “İyilik edip acı çektiğinizde dayanırsanız, Tanrı’yı hoşnut edersiniz.”—I. PETRUS 2:20, YÇ.

      1. İsa’nın gerçek takipçileri vakflarına uygun yaşamaya çalıştıklarına göre, yanıtlanması gereken soru nedir?

      İSA’NIN TAKİPÇİLERİ kendilerini Yehova’ya vakfeder ve O’nun isteğini yerine getirmeyi arzularlar. Vakflarına uygun yaşamaya çalıştıklarından, Büyük Örnekleri İsa Mesih’in izinden gidebilmek ve hakikate şahitlik edebilmek için ellerinden geleni yaparlar. (Matta 16:24; Yuhanna 18:37; I. Petrus 2:21) Fakat, İsa ve diğer sadık kişiler imanları uğrunda can vermiş ve şehit edilmişlerdi. Acaba bu, İsa’nın tüm takipçilerinin imanları uğrunda şehit edilmeyi beklemeleri gerektiğini mi gösterir?

      2. İsa’nın takipçilerinin zorluklar ve sıkıntılar konusundaki görüşü nedir?

      2 İsa’nın takipçileri olarak bizler imanımız uğrunda mutlaka ölmeye değil, ölene dek sadık kalmaya teşvik ediliyoruz. (II. Timoteos 4:7; Vahiy 2:10) Bunun anlamı şudur: Biz imanımız uğrunda sıkıntı görmeye ve gerekirse ölmeye hazırsak da, eziyet çekmek ve öldürülmek istemiyoruz. Eziyet çekmekten keyif duymuyor, canımızın yakılmasından ve alçaltılmaktan zevk almıyoruz. Fakat zorluklarla ve zulümle karşılaşmayı beklememiz gerektiğine göre, böyle durumlarla karşılaştığımızda nasıl davranacağımızı önceden dikkatle düşünmeliyiz.

      Deneme Karşısında Sadık Kalmak

      3. Zulüm karşısında gösterilen davranış konusunda Mukaddes Kitaptan hangi örnekleri verebilirsiniz? (Yan sayfadaki “Zulüm Karşısında Nasıl Davrandılar?” başlıklı çerçeveye bakın.)

      3 Mukaddes Kitapta, Tanrı’nın geçmişteki hizmetçilerinin hayatlarını tehdit eden durumlarla karşılaştıklarında nasıl davrandıklarını gösteren birçok kayıt buluyoruz. Onların duruma göre farklı şekillerde davranmış olmaları, bize aynı zorluklarla karşılaştığımızda yol gösterici bir örnek oluyor. “Zulüm Karşısında Nasıl Davrandılar?” başlıklı çerçeveye bakarak bunlardan nasıl ders alabileceğimizi görelim.

      4. İsa ve Tanrı’nın diğer sadık hizmetçilerinin denemeler karşısındaki davranış tarzı hakkında ne denebilir?

      4 İsa ve Tanrı’nın diğer sadık hizmetçileri zulüm karşısında duruma göre farklı şekillerde davrandılarsa da, onların gereksiz yere hayatlarını tehlikeye atmadıkları kesindir. Tehlikeli durumlarda kaldıklarında yürekli, ama yine de tedbirliydiler. (Matta 10:16, 23) Amaçları vaaz etme işini yürütmek ve Yehova’ya karşı bütünlüklerini korumaktı. Onların değişik durumlardaki davranış tarzı, günümüzde zorluklarla ve zulümle karşılaşan İsa’nın takipçilerine örnek oluyor.

      5. Malavi’de 1960’larda nasıl bir zulüm yaşandı; oradaki Şahitler ne yaptılar?

      5 Çağımızda, Yehova’nın toplumu savaşlar, yasaklamalar ve doğrudan kendilerine yöneltilen zulüm yüzünden sık sık çok zor durumlarda kalmış ve yoksunluk çekmiştir. Örneğin, 1960’larda Yehova’nın Şahitleri Malavi’de korkunç bir zulüm gördü. İbadet salonları, evleri, yiyecekleri, işyerleri, kısacası neleri varsa hepsi harap edildi. Dövüldüler ve başka korkunç olaylar yaşadılar. O durum karşısında kardeşlerimiz ne yaptı? Binlercesi köylerinden kaçmak zorunda kaldı. Birçokları çalılık arazilere saklandı, bazılarıysa komşu ülke Mozambik’e kaçıp bir süre kendi ülkesinden uzakta sürgünde yaşadı. Birçok sadık kardeş hayatını kaybettiğinden, bazı kardeşlerin bu koşullar altında tehlikeli bölgeden kaçmayı yeğlemesinin makul bir davranış olduğu görüldü. Onlar tehlikeli bölgeden kaçmakla İsa ve Pavlus’un yönlendirici örneğini izlemiş oldular.

      6. Malavili Şahitler şiddetli zulme rağmen ne yapmaktan vazgeçmediler?

      6 Malavili kardeşler uzaklara kaçmak ve saklanarak yaşamak zorunda kaldılarsa da, Tanrı’nın kendilerini yönlendirmesini istediler ve buna uygun davranarak faaliyetlerini gizli de olsa ellerinden geldiğince sürdürdüler. Sonuç neydi? Malavi’de 1967’de, Şahitlerin faaliyetinin yasaklanmasından hemen önce, müjdeci doruğu 18.519’du. Oysa 1972 öncesinde, yasaklama hâlâ sürdüğü ve çok kişi Mozambik’e kaçtığı halde 23.398 kişilik yeni bir müjdeci doruğu rapor edilmişti. O kardeşler tarla hizmetinde ayda ortalama 16 saatten fazla çalışıyorlardı. Hiç kuşkusuz onların davranışları Yehova’ya övgü getirdi ve Yehova da o çok zor günlerde bu sadık kardeşleri destekledi.a

      7, 8. Muhalefet büyük sorunlar yarattığı halde, bazıları hangi nedenlerle kaçmamaya karar veriyor?

      7 Diğer yandan, muhalefetin büyük sorunlar yarattığı başka ülkelerde, bazı kardeşler uzaklara kaçabilecek durumda oldukları halde, ülkelerinden ayrılmamaya karar verebilirler. Başka bir yere gitmek belki bazı sorunları halledebilir, ama muhtemelen başka sorunlar yaratır. Örneğin, yaşadıkları yerden ayrılanlar ruhen yalnız kalmayıp kardeşlerle bağlantılarını koruyabilecekler mi? Belki daha zengin ya da çok daha iyi maddi olanaklar sunan bir ülkede hayatlarını yeniden kurma mücadelesi verirken, alıştıkları ruhi faaliyetlerini sürdürebilecekler mi?—I. Timoteos 6:9.

      8 Bazı Şahitler, kardeşlerinin ruhi refahından endişe duyduğundan, bulunduğu yeri terk etmemeyi yeğliyor. Kendi yurdunda vaaz etmeye ve iman kardeşlerine cesaret kaynağı olmaya devam edebilmek için yerinden ayrılmamaya ve zulme göğüs germeye karar veriyor. (Filipililer 1:14) Bu kararı veren bazılarının, ülkelerinde hukuksal zaferlerin kazanılmasında payı oluyor.b

      9. Bir kimse zulüm karşısında bulunduğu yerde kalmaya veya başka yere gitmeye karar verirken hangi etkenleri göz önünde tutmalıdır?

      9 Bulunduğumuz yerde kalmak veya başka yere gitmek tamamen kişisel kararımıza kalmış bir meseledir. Böyle kararları vermeden önce mutlaka ve ciddiyetle Yehova’dan bizi yönlendirmesini istemeliyiz. Karar verirken, resul Pavlus’un şu sözleri aklımızda bulunmalı: “Her birimiz kendisi hakkında Allaha hesap verecektir.” (Romalılar 14:12) Daha önce de gördüğümüz gibi, Yehova’nın isteği, koşullar ne olursa olsun her hizmetçisinin sadık kalmasıdır. Hizmetçilerinin kimisi şimdi zorluklar ve zulümle yüz yüze bulunuyor; kimisiyse belki ileride böyle bir durumla karşılaşacak. Hepimiz şu veya bu şekilde deneneceğiz; kimse bundan muaf kalacağını sanmasın. (Yuhanna 15:19, 20) Yehova’nın vakfolmuş hizmetçileri olarak bizler, O’nun isminin kutsanması ve egemenlik hakkının doğrulanmasıyla ilgili evrensel davadan kaçamayız.—Hezekiel 38:23; Matta 6:9, 10.

      “Kimseye Kötülüğe Karşı Kötülük Etmeyin”

      10. Baskı ve muhalefet karşısındaki davranış tarzı konusunda İsa ve resulleri hangi yönlendirici örneği bıraktılar?

      10 İsa ve resullerinin baskı altındaki davranış tarzından öğrenebileceğimiz başka önemli bir ilke, bize zulmedenlere asla misilleme yapmamaktır. Mukaddes Kitabın hiçbir yerinde, İsa veya takipçilerinin kendilerine eziyet edenlerle savaşabilmek amacıyla bir direniş harekâtı örgütlediklerini veya kaba kuvvete başvurduklarını gösteren bir kayda rastlamayız. Tam tersine, resul Pavlus İsa’nın takipçilerine şu öğütleri verdi: “Kimseye kötülüğe karşı kötülük etmeyin”, “ey sevgililer, kendiniz için öç almayın, fakat Allahın gazabına yer verin; çünkü yazılmıştır: ‘Rab diyor: Öç benimdir, karşılığını ben vereceğim.’ Ayrıca, “kötülüğe yenilme, fakat kötülüğü iyilikle yen” diyor.—Romalılar 12:17-21; Mezmur 37:1-4; Süleymanın Meselleri 20:22.

      11. Bir tarihçi, İsa’nın ilk takipçilerinin devlete karşı tutumu hakkında neler diyor?

      11 İsa’nın ilk takipçileri yukarıdaki öğütlere önem verdiler. Tarihçi Cecil J. Cadoux, The Early Church and the World (İlk Cemaat ve Dünya) adlı kitabında, MS 30-70 yılları arasındaki dönemde İsa’nın takipçilerinin devlete karşı tutumunu anlatıyor. Şunları yazıyor: “O dönemde yaşayan İsa’nın takipçilerinin, kendilerine yöneltilen zulme güç kullanarak karşılık vermek üzere herhangi bir hamlede bulunduklarını gösteren hiçbir kesin kanıta sahip değiliz. Onların zulüm karşısında en aşırı davranışları, yöneticilerini kuvvetle kınamak ya da kaçarak onları şaşırtmaktı. Normal tepkileri ise, devletin Mesih’in emirlerine ters düştüğüne inandıkları emirlerine uymayı ölçülü, fakat kesin bir dille reddetmekten öte geçmiyordu.”

      12. Sıkıntıya katlanmak, misilleme yapmaktan neden daha iyidir?

      12 Acaba pasif görünen böyle bir davranış aslında akıllıca bir davranış mıdır? Bu şekilde davrananlar, kendilerini ortadan kaldırmaya niyetli olanlar için kolay lokma olmazlar mı? İnsanın kendini savunması daha akıllıca bir davranış değil midir? İnsanın bakış açısından böyle görünebilir. Oysa Yehova’nın hizmetçileri olarak bizler, her konuda O’nun gösterdiği yolu izlemenin en doğru davranış olduğuna inanıyoruz. Petrus’un, iyi olanı yaparken sıkıntı çekmemizin Tanrı’yı memnun ettiğini belirten sözlerini aklımızda tutuyoruz. (I. Petrus 2:20, YÇ) Yehova’nın durumun çok iyi farkında olduğuna ve buna sonsuza dek izin vermeyeceğine inanıyoruz. Bundan nasıl emin olabiliyoruz? Yehova Babil’deki tutsak kavmine şunu demişti: “Size dokunan gözbebeğime dokunmuş olur.” (Zekarya 2:8, YÇ) Bir kimse gözbebeğine dokunulmasına ne kadar süre izin verir? Yehova zamanı gelince bizi kurtaracak. Bundan şüphemiz olmamalı.—II. Selânikliler 1:5-8.

      13. İsa düşmanlarının kendisini tutuklamasına neden karşı çıkmadı?

      13 Bu konuda İsa’nın bıraktığı örneğe de dikkat edebiliriz. İsa’nın Getsemani bahçesinde düşmanları tarafından tutuklanmasına izin vermesinin nedeni, kendisini savunamayacak durumda olması değildi. Öğrencilerine şunları demişti: “Ben Babama rica edemez miyim sanırsın? o da bana on iki lejiyondan fazla melekleri şu anda eriştirir. Böyle olması gerektir, diyen yazılar o vakit nasıl yerine gelirdi?” (Matta 26:53, 54) İsa için, Yehova’nın isteğinin yerine gelmesi, eziyet çekmesi anlamına da gelse, en önemli meseleydi. Davud’un, mezmurunda kendisi hakkında söylediği şu sözlere tamamen güveniyordu: “Sen canımı ölüler diyarına terketmezsin; mukaddesini çürüme görmeğe bırakmazsın.” (Mezmur 16:10) Yıllar sonra, resul Pavlus, İsa’nın, önüne konulan sevinç uğruna, utancı hiçe sayarak işkence direğine dayandığını ve Tanrı’nın tahtının sağında oturduğunu söyledi.—İbraniler 12:2.

      Yehova’nın İsminin Kutsanmasından Doğan Sevinç

      14. İsa’yı yaşadığı bütün zorluklarda ayakta tutan neyin sevinciydi?

      14 İsa’yı akla gelebilecek en ağır denemede ayakta tutan neyin sevinciydi? Şeytan’ın ilk hedefi, Tanrı’nın tüm hizmetçileri içinden kuşkusuz sevgili Oğlu İsa’ydı. Bu nedenle, İsa’nın deneme altında bütünlüğünü koruması, Yehova’nın, Şeytan’ın meydan okumasına vereceği en büyük cevaptı. (Süleymanın Meselleri 27:11) İsa diriltildiğinde, kusursuz bir insan olarak Yehova’nın egemenlik hakkının doğrulanması ve isminin kutsanmasında üstüne düşen rolü başardığını anladı. Onun o zaman hissettiği sevinci ve doyumu hayal edebiliyor musunuz? Üstelik, Tanrı’nın tahtının sağında oturmak da İsa için şüphesiz muazzam bir onur ve en büyük sevinç kaynağıdır.—Mezmur 110:1, 2; I. Timoteos 6:15, 16.

      15, 16. Sachsenhausen’daki Şahitler hangi şeytani zulme katlandılar; onlara dayanma gücünü veren neydi?

      15 İsa’yı örnek alıp zorluklara ve zulme katlanarak Yehova’nın isminin kutsanmasında paylarının olması, onun takipçileri için de bir sevinçtir. Bu konuda bir örnek, kötü bir ünü olan Sachsenhausen toplama kampında eziyet gören ve II. Dünya Savaşı bittiğinde yaptıkları korkunç ölüm yürüyüşünde hayatta kalan Şahitlerin yaşadığı deneyimdir. O yürüyüş sırasında binlerce tutuklu ya hastalık ve açlıktan öldü ya da yol kenarında SS muhafızları tarafından gaddarca öldürüldü. Bu yürüyüşe katılan 230 Şahidin hepsi, birbirlerine sımsıkı sarıldıklarından ve hayatlarını tehlikeye atarak birbirlerine yardım ettiklerinden, hayatta kaldı.

      16 O Şahitlere böylesine şeytani bir zulme dayanma gücünü veren neydi? Onlar güvenliğe kavuşur kavuşmaz Yehova’ya sevinçlerini ve şükranlarını, “Mecklenburg’da Schwerin yakınlarındaki bir ormanda toplanan altı ulustan 230 Yehova’nın Şahidinin kararı” başlıklı bir belgeyle ifade ettiler. Bu belgede şunlar yazıyordu: “Uzun ve zorlu bir deneme dönemi geride kaldı ve hayatta kalanlarımız, ateşli bir fırından, ateşin kokusu üzerlerine sinmeden çıktı. (Daniel 3:27’ye bakın.) Yehova’nın verdiği güç ve kuvvetle doluyuz ve Tanrısal işi destekleme arzusuyla Kraldan gelecek yeni emirleri özlemle bekliyoruz.”c

      17. Tanrı’nın toplumu bugün ne tür denemelerle karşılaşıyor?

      17 Henüz kanımız akana kadar direnmiş olmasak da, o 230 sadık Şahit gibi bizim de imanımız denenebilir. (İbraniler 12:4) Çünkü deneme çeşitli şekillerde gelebilir. Bir gencin, sınıf arkadaşlarına alay konusu olması ya da yaşıtlarından ahlaksızlık veya başka kötülükler yapması yönünde baskı görmesi de bir denemedir. Üstelik, bir kimsenin kandan çekinmeye, sadece Rabde olan biriyle evlenmeye ya da bölünmüş bir evde çocuklarını imanda yetiştirmeye kararlı olması da bazen üzerinde şiddetli baskı hissetmesiyle ve zorluklar yaşamasıyla sonuçlanabilir.—Resullerin İşleri 15:29; I. Korintoslular 7:39; Efesoslular 6:4; I. Petrus 3:1, 2.

      18. En olağanüstü sınavlarda bile dayanabileceğimiz konusunda hangi güvenceye sahibiz?

      18 Ne tür bir deneme yaşarsak yaşayalım, biz Yehova’ya ve Gökteki Krallığına öncelik verdiğimiz için eziyet gördüğümüzü biliyor ve O’nun işini yapmaktan büyük onur ve sevinç duyuyoruz. Petrus’un, “Mesih’in adından ötürü hakarete uğrarsanız, ne mutlu size! Çünkü Tanrı’nın yüce Ruhu üzerinizde bulunuyor” sözleri bize cesaret veriyor. (I. Petrus 4:14, YÇ) Tanrı’nın ruhunun verdiği güçle, Yehova’yı yüceltip O’na övgü getirmek üzere en zor sınavlara dayanabilecek güce sahibiz.—II. Korintoslular 4:7; Efesoslular 3:16; Filipililer 4:13.

      [Dipnotlar]

      a 1960’lardaki olaylar, Malavi’deki Şahitlerin otuz yılı aşkın bir süre boyunca katlanmak zorunda kaldığı korkunç ve ölümcül zulüm dalgasının sadece başlangıcıydı. Olayların bütününü, Yehova’nın Şahitlerinin 1999 Yıllığının 171-212. sayfalarında (İngilizce) okuyabilirsiniz.

      b Gözcü Kulesi’nin 1 Nisan 2003 tarihli sayısının 11-14. sayfalarındaki “Ermenistan’da Yüksek Mahkeme Gerçek Tapınmayı Destekliyor” başlıklı makaleye bakın.

      c Bu kararın tam metnini, Yehova’nın Şahitlerinin 1974 Yıllığının 208, 209. sayfalarında (İngilizce) bulabilirsiniz. Ölüm yürüyüşünde hayatta kalan birinin kendi ağzından anlattıklarını, 1 Ocak 1998 tarihli Kule dergisinin 25-29. sayfalarında okuyabilirsiniz.

  • Zorluklara Dayanmak Yehova’ya Övgü Getirir
    Gözcü Kulesi—2003 | 1 Ekim
    • [Sayfa 15’teki çerçeve/resimler]

      Zulüm Karşısında Nasıl Davrandılar?

      • Herodes’in askerleri Beytlehem’e iki yaşında ve daha küçük erkek çocukları öldürmeye gelmeden önce, bir meleğin yönlendirmesiyle Yusuf ve Meryem, bebek İsa’yı alıp Mısır’a kaçtılar.—Matta 2:13-16.

      • İsa’nın düşmanları, hizmeti sırasında yaptığı etkili şahitlikten ötürü onu defalarca öldürmeye çalıştılar. Fakat İsa her defasında onlardan kurtuldu.—Matta 21:45, 46; Luka 4:28-30; Yuhanna 8:57-59.

      • Askerler ve görevliler Getsemani bahçesine İsa’yı yakalamaya geldiklerinde, o iki kez “benim” diyerek, kendisini açıkça tanıttı. Hatta öğrencilerinin direnişte bulunmasını engelleyerek ayaktakımının kendisini götürmesine izin verdi.—Yuhanna 18:3-12.

      • Yeruşalim’de, Petrus ve diğerleri tutuklandılar, kamçılandılar ve İsa hakkında konuşmaları yasaklandı. Ama serbest bırakılır bırakılmaz, her gün mabette ve evden eve sözü öğretmeye ve İsa Mesih hakkındaki iyi haberi bildirmeye yılmadan devam ettiler.—Resullerin İşleri 5:40-42.

      • Sonradan resul Pavlus olan Saul, Şam’da Yahudiler’in kendisini öldürmek için kurdukları komployu öğrenince, kardeşlerin gece onu şehrin duvarındaki bir delikten küfe içinde aşağı sarkıtmaları sonucu kaçtı.—Resullerin İşleri 9:22-25.

      • Yıllar sonra Pavlus, Vali Festus ve Kral Agrippa kendisinde ölümü ya da zincire vurulmayı hak edecek bir suç bulmamalarına rağmen, davasını Kayser’e sunmak istedi.—Resullerin İşleri 25:10-12, 24-27; 26:30-32

Türkçe Yayınlar (1974-2026)
Oturumu Kapat
Oturum Aç
  • Türkçe
  • Paylaş
  • Tercihler
  • Copyright © 2025 Watch Tower Bible and Tract Society of PA
  • Kullanım Şartları
  • Gizlilik İlkesi
  • Privacy Settings
  • JW.ORG
  • Oturum Aç
Paylaş