-
Egzotik Bir Bahçeyi ZiyaretUyanış!—2000 | Nisan
-
-
benzeri ikliminde yetiştirmenin getirdiği zevkli uğraş nedeniyle.
Özel ağaçlarımdan biri, Afrika’nın doğu kıyısı açıklarında bulunan Madagaskar’dan geliyor. Bu palmiyenin adı Bismarkia nobilis. Bu ağacı neden seviyorum biliyor musunuz? Mor-mavi rengi, ender bir bitki olması ve yaprağının şekli nedeniyle. Her bir yaprağının ağırlığı 9 kilogram civarındadır ve bu özelliğiyle dünyanın en büyük palmiyelerinden biridir.
Sevdiğim bir diğer palmiye de, balıkkuyruğu palmiyesidir (Caryota obtusa). Hindistan’ın güney kesimindeki dağlık bölgelerden, Myanmar ve Sri Lanka’dan gelir. Benimki ise burada, San Diego’da nispeten soğuk geçen kışlara rağmen büyüyor. Aslında burada palmiye yetiştirmenin zorluklarıyla uğraşmayı seviyorum. İşte bu nedenle de bahçeme Borneo’dan bir ağaç getirdiğimde büyük bir keyif duydum. Bu ağaç Arenga undulatifolia’dır. Bu ağacın enli ve belirgin biçimde dalgalı yaprakları vardır.
Geçenlerde yeni bir ağaç daha geldi. Fransa’nın Güney Pasifik’teki denizaşırı topraklarından, Yeni Kaledonya’dan Burretiokentia hapala adlı palmiye. Şimdilik iyi büyüyor. Bu listeye benim için çok özel olan başka ağaçlar da ekleyebilirim. Örneğin Hawaii’den, sarı-yeşil yelpaze yapraklı, lulu palmiyesi olarak da bilinen Pritchardia hildebrandii. Güneşi sever ve kesinlikle egzotik bir ağaçtır.
İnsanın gözünü korkutan palmiye Trithrinax acanthacoma ya da dikenli lif palmiyesidir. Gövdesinde iğnemsi dikenleri olan bu palmiye sanki “Çok yaklaşma!” der gibidir.
Bir süre önce sikas (yalancısagupalmiyesi) yetiştirmeye başladım. Palmiyeyle akrabalığı olmamasına rağmen, sikas görünüş olarak palmiyeye benzer ancak çok daha küçüktür. En sevdiklerimden biri olan Encephalartos gratus’un sanki havaya fırlayacakmış gibi duran şaşırtıcı yaprakları vardır. Bu herkesin dikkatini çeker. Tohum zarfları, ya da kozalakları olağanüstü büyüktür ve bitkinin yan tarafından çıkar. Ananasa ya da çam kozalağına benzerler.
Palmiyelerim insanların ilgisini çekiyor mu dersiniz? Kesinlikle evet! Durup hayran hayran bitkilerime bakan insanları sık sık görüyorum. Evin önündeki kaldırımdan bakınca, aşağı doğru uzanan yamaçta olağandışı tropikal bir bahçe görebilirler. Mart 1997’de bahçem, Uluslararası Palmiye Derneği Güney California Şubesi’nin ziyaretçilere açtığı üç bahçeden biriydi. Bu bahçeden “çok çeşitli ve dekoratif palmiyelerin bir araya getirildiği dikkate değer bir açık hava dersliği” olarak söz edildi. Bu bahçe gerek benim için gerekse de başkaları için ne yönlerden bir nimet oldu dersiniz?
Bahçem Bir Şahitlikte Bulunuyor
Yehova’nın Şahitleriyle yaptığım Mukaddes Kitabı tetkiki sonucunda, 1991’de kendimi Tanrı’ya vakfettim. Şimdi öğretmenlikten emekli oldum, fakat cemaatte bir ihtiyar ve öncü vaiz olarak oldukça meşgulüm. Bahçemdeki çeşitli ağaç ve bitkilerin sergilediği muhteşem tasarımı anlatırken, bunları insanlarda Yaratıcı’ya karşı hayranlık uyandırmak üzere kullanmak çok güzel. Kimi zaman palmiye ya da hurma ağaçlarına Mukaddes Kitap’ta da değinildiğine dikkat çekerek konuyu Tanrı’ya getiriyorum. (Hâkimler 4:5; Mezmur 92:12) Bu bahçe Tanrı’ya yaklaşmama ve itaatli insanlığı bir cennette yaşatmakla ilgili amacını anlamama kesinlikle yardım etti. Unutulmamalı ki, başlangıçtaki Aden Cenneti de muhteşem bir bahçe ya da parktı.—Tekvin 2:8.
Mukaddes Kitap peygamberliğine göre, Yehova şu anda dünyayı harap edenleri harap ettiğinde yeryüzü yeniden bu Cennet koşullarına kavuşacak. (Vahiy 11:18; 16:14, 16) O zaman hepimiz bu dünyanın cennete dönüştürülmesine katkıda bulunabileceğiz. Bu gerçekleşene dek, benim bahçem Yaratıcı’ya hamt etmeye devam edecek.
-
-
Amarant Azteklerden Kalma Bir YiyecekUyanış!—2000 | Nisan
-
-
Amarant Azteklerden Kalma Bir Yiyecek
MEKSİKA pazarlarındaki rengârenk tezgâhlarda, İspanyolca adı “sevinç” ya da “mutluluk” anlamına gelen alegría adlı besleyici şekerleme bol miktarda bulunur. Horozibiğigiller familyasından, parlak kırmızı çiçekli tropikal bir bitki olan amarant’ın tohumlarından yapılan bu şekerlemeler bal katılarak yapılır ve bazen ceviz, çamfıstığı ve kuru üzümle süslenir. Amarant tohumlarının ezilmesi ya da öğütülmesiyle elde edilen un da ekmek ve kek yapımında kullanılabilir.
Aztekler tortilla ve tamale yapmak için amarant unu kullanırlardı. Ayrıca, dinsel törenlerinde de amarant’ın önemli bir yeri vardı. México kentinde yayımlanan The News şöyle diyor: “Aztekler, yaptıkları törenlerden birinde tutsaklarının ve [öldürdükleri] düşmanlarının kanına bir parça amarant ekmeği banıp yerlerdi.” Bir başka âdetleri de amarant tohumunu mısır ve bal ile karıştırıp bu karışımdan küçük putlar ve tanrılar yapmaktı. Bu putlar daha sonra Katoliklerin Komünyon ayinini andıran bir törende yenirdi.
Bu iki uygulama da İspanyol fatih Hernán Cortés’i öfkelendirdi ve amarant yetiştirmek ya da kullanmak onun emriyle yasaklandı. Bu emre aykırı davranma cüretini gösteren biri ya öldürülür ya da suç işlemekte kullandığı eli kesilirdi. Bu yüzden o sıralarda Meksika’nın en önemli ürünlerinden biri hemen hemen ortadan kalkmıştı.
Ancak, amarant hayatta kalmayı başardı ve nasıl olduysa oldu, Orta Amerika’dan Himalayalar’a göç etti. Geçen yüzyılda Çin, Hindistan, Nepal, Pakistan ve Tibet’teki dağ kabilelerinin temel gıda maddelerinden biri haline geldi.
Meksika’da da araştırmacılar, inek sütüyle aynı besleyici değere sahip olan amarant sütü üretmek üzere bir süredir bu tohumun proteinini ayırmaya çalışıyorlar. Bunun, ekonomik nedenlerle yumurta, süt, balık ya da kırmızı et gibi gıda maddeleri alamayanların yiyecek ve içeceklerine katılarak kullanılması hedefleniyor.
Fırtınalı tarihine rağmen amarant, çok yönlü ve besleyici bir gıda olarak bugün hâlâ birçok insan tarafından zevkle kullanılıyor.
-
-
İnternet’in Tehlikelerinden Nasıl Sakınabilirim?Uyanış!—2000 | Nisan
-
-
Gençler Soruyor . . .
İnternet’in Tehlikelerinden Nasıl Sakınabilirim?
DÜNYANIN en büyük kütüphanesinde olduğunu düşün. Çevrende her çeşit ve hemen hemen her konuda kitap, gazete, katalog, fotoğraf ve kayıt var. En yeni bilgilerle geçmiş yüzyıllara ait yayınların çoğu parmaklarının ucunda.
Evet, İnternet böyle bir bilgi yığınını parmaklarının ucuna getirir. Bu sayede, insan bilgisayarın başına oturup, dünyanın her yerindeki bilgisayarlar ve bilgisayar kullanıcılarıyla bilgi alışverişinde bulunabilir.a İnternet, kullanıcılarının ürünlerini satmalarına, alışveriş yapmalarına, bankacılık işlemleri gerçekleştirmelerine, sohbet etmelerine, en son müzik kayıtlarını dinlemelerine olanak sağlar; ayrıca tüm bunlar evin rahat ortamında yapılır.
O halde, bazı uzmanların tahminine göre bu yılın sonunda 320 milyondan fazla insanın İnternet kullanacak olması şaşılacak bir şey değil! İnternet kullanımı dünyanın pek çok bölgesinde olağan hale gelmektedir. Bunun kullanımını hararetle destekleyen okullar ve kütüphanelerle birlikte, milyonlarca genç için İnternet’e girme olanağı doğmuştur. Amerika Birleşik Devletleri’nde 12 ila 19 yaşlarındaki gençlerin yaklaşık yüzde 65’i on-line hizmetleri zaten önceden kullanmış durumdadır ya da İnternet abonesidir.
İnternet uygun şekilde kullanıldığında, hava durumu, seyahat ve diğer konularda yararlı bir bilgi kaynağı olabilir. İnternet yoluyla kitaplar, araba yedek parçaları ve başka şeyler satın alabilirsin. Birçokları onu okul ödevleri için kullanıyor.
İnternet yararlı olabilirse de, görevlilerin ya da başka gözlemcilerin olmadığı bir kütüphaneye de benzeyebilir. İnsan ona göz atarken, çevrede kendisini gözleyen kimse yokmuş gibi hissedebilir. Bu İnternet’i kullanmanın en büyük tehlikelerinden biridir. Neden? Çünkü sayısız Web sitesi ahlaksal açıdan bozuk ve ruhi açıdan yıkıcı malzeme içeriyor. Bu yüzden, İnternet, İsa’nın genç Takipçilerini ayartıcı koşullarla yüz yüze getirebilir. Ne de olsa, insanlar doğal olarak meraklıdır ve İblis Şeytan bu eğilimi çok uzun zamandır sömürmektedir. Şeytan kesinlikle Havva’nın merakını kullanarak onu “kurnazlığı ile aldattı.”—II. Korintoslular 11:3.
İsa’nın genç bir Takipçisi de, eğer ruhi durumunu korumaya kararlı değilse, aynı şekilde zararlı bilgiyle kolayca ayartılabilir. Better Homes and Gardens adlı dergide yer alan bir makalede şunlar açıklandı: “İnternet, zeki ve öncü kişilerin en yeni bilgileri pazarladığı heyecan verici bir alandır; fakat sübyancılar, dolandırıcılar, yobazlar ve başka kötü karakterli kişiler de siberuzayda gezinmektedir.”
Hakanb isimli bir genç şöyle dedi: “Bazı Web siteleri şoke edici! Hiçbir uyarı olmadan birdenbire karşınıza çıkabilirler.” O şunları ekledi: “Sizi tuzağa düşürmeye çalışıyorlar. Sizi fark ettirmeden kandırmaya çalışıyorlar; sadece paranızı almak için.” İsa’nın Takipçisi Can isimli genç şunu kabul etti: “Uygun olmayan bir malzemeye bir kere bakmaya başladığınızda, durmak zordur; bu öylesine bağımlılık yaratan bir şey ki!” İsa’nın Takipçisi bazı gençler, sık sık zararlı Web sitelerine bağlandılar ve bu onların daha ciddi sorunlar yaşamalarına yol açtı. Hatta bazıları Yehova ile olan ilişkilerine bile zarar verdi. Kişi bundan nasıl sakınabilir?
“Boş Şeye Bakmak”
Bazen Web sitesinin adresi, sitenin içindeki malzemenin uygunsuz olduğunu açıkça ortaya koyar.c Süleymanın Meselleri 22:3 şöyle uyarıyor: “Basiretli adam şerri görüp gizlenir; bön [tecrübesiz] adamlar ise, ileri geçip zarar görürler.”
Ancak daha yaygın olan sorun, insanların uygunsuz bir siteye tamamen beklenmedik bir şekilde, kaza sonucu girmesidir. Giriş sayfası, seni siteye girmek ve aynı siteye tekrar tekrar dönme tuzağına düşürmek için dikkatlice düzenlenmiş tüyler ürperten resimler içerebilir.d
Kevin, arkadaşlarından birinin başına gelenleri şöyle anlattı: “Yapacak bir işi yoktu ve meraklıydı. Pornografik görüntüleri izlemeyi kısa sürede alışkanlık haline getirdi.” Neyse ki, İsa’nın Takipçisi bu genç, bir ihtiyarı aradı ve ondan yardım aldı.
Karşına birdenbire böyle bir site çıkarsa ne yapacağına karar verdin mi? İsa’nın bir Takipçisinin ne yapması gerektiği çok açıktır: Siteden anında çıkmak ya da İnternet tarayıcıyı hemen kapatmak! Şöyle dua eden mezmur yazarı gibi ol: “Boş şeye bakmaktan gözlerimi çevir.” (Mezmur 119:37; ayrıca Eyub 31:1 ile karşılaştır.) Unutma ki, hiç kimse bizi gözlemiyorsa bile, gözlenmiyor değiliz! Mukaddes Kitap bize şunu hatırlatır: “Kendisine hesap vereceğimiz Tanrı’nın gözleri önünde her şey çıplak ve açıktır.”—İbraniler 4:13, Müjde.
Ana-babanla ya da İsa’nın başka olgun Takipçileriyle konuşmak, zararlı sitelere tekrar girmemek üzere kararlılığını güçlendirebilir. Her şey bir yana, eğer bir bataklığa düşseydin, yardım çağırmadan önce boğazına kadar batıncaya dek mücadele eder miydin?
On-Line İlişkiler İçin Ne Denebilir?
Chat (Sohbet), dünyanın her tarafındaki İnternet kullanıcılarının birbiriyle anında iletişim kurmasını sağlıyor. İş dünyasında bu yol, on-line konferanslar ve müşteri hizmetleri sağlamak için kullanılıyor. Bazı chat odaları, kullanıcıların araba tamiri ya da bilgisayar programcılığı gibi teknik konular üzerine bilgi alışverişinde bulunmalarını sağlar. Bazı chat türleri, arkadaşların ve aile üyelerinin uzak mesafe telefon görüşmesi ücreti ödemeye gerek kalmadan özel olarak iletişim kurmalarını sağlıyor. Bu aracı kullanmak için geçerli nedenler olsa bile, bunun herhangi bir tehlikesi var mı?
Chat odaları konusunda gerçekten dikkatli olmak gerekir; çünkü bunlar belirli tehlikeler yaratabilir. Yazar Leah Rozen şu gözlemde bulundu: “Teknoloji gençleri, ülke çapında hatta dünya çapında tanımadıkları kişilerle on-line sohbet etmek için saatler harcıyorlar. Ne yazık ki, bazı gençlerin İnternet üzerinden konuştuğu bu yabancılardan bazıları, çocuklarla randevulaşmak isteyen cinsel sapıklar olabilir.” Popular Mechanics dergisinde çıkan bir makale herkese açık chat odalarını kullanırken “çok çok dikkatli olmalısınız” diyerek uyardı. Bir yabancıya adını veya adresini vermek ciddi bir soruna davetiye çıkarmak anlamına gelebilir. Neden kendini böyle bir tehlikeye atasın?
Bununla birlikte, daha sinsi bir tehlike ise Mukaddes Kitap ilkelerine saygı göstermeyen yabancılarla uygunsuz arkadaşlığa girmenin ardında yatıyor.e Araştırmacılar, gençlerin chat odalarındaki sohbetlerinin çoğunlukla cinsel konular üzerinde odaklandığını söylüyorlar. Bu yüzden Mukaddes Kitabın I. Korintoslular 15:33’te verilen öğüdü yerindedir: ‘Aldanmayın, kötü arkadaşlıklar yararlı alışkanlıkları bozar.’ Bilgisayar bağlantısı yoluyla kurulan kötü ilişkiler tehlikelidir. Tanrı’dan korkan bir genç, kendisini umursamaz bir tavırla bu tür risklere sokmalı mıdır?
Korunma Yolları
İnternet, ortaya koyduğu tehlikeler göz önüne alınarak dikkatli bir şekilde kullanılmalı. Örneğin, bazı aileler bilgisayarı, oturma odası gibi herkesin girip çıktığı bir yere koydular. Aileler ayrıca İnternet’in sadece diğerleri evdeyken kullanılabileceği yönünde bir kural koyabilirler. Eğer ana-baban bu tür kısıtlamalar koyarsa onlarla işbirliği yap. (Süleymanın Meselleri 1:8) Belirgin kurallar, onların sevgilerinin bir kanıtıdır.
Eğer ödevin için İnternet’i kullanman gerekiyorsa, bağlantı kurulu halde ne kadar zaman harcadığını kontrol etmeye ne dersin? Zamanın dolduğunu sana hatırlatması için bir çalar saat kullanarak ne kadar saat harcayacağını önceden kararlaştırmaya çalış. Tom şunu önerdi: “Önceden plan yapın, ne aradığınızı tam olarak bilin ve yaptığınız plana sıkıca bağlı kalın; diğer şeyler ne kadar ilginç görünürse görünsün!”
Ayrıca, E-mail kullanma konusunda da dikkatli olmak gereklidir. İsa’nın Takipçisi gençler, özellikle gönderilen bilginin çoğu saçma ve asılsızsa, çok miktarda E-mail okumaya dalmamaya dikkat ederler. E-mail’in aşırı kullanımı ödevler ve ruhi faaliyetler için gereken değerli vakti çarçur edebilir.
Kral Süleyman şöyle dedi: “Çok kitaplar yapmanın sonu yoktur; ve çok okumak beden yorgunluğudur.” (Vaiz 12:12) Bu sözler İnternet için de söylenebilir. Konuları ve sayıları araştırmaya, Mukaddes Kitabı kişisel olarak incelemeyi ve İsa’nın Takipçilerine özgü hizmete katılmayı engelleyecek kadar dalma. (Matta 24:14; Yuhanna 17:3; Efesoslular 5:15, 16) Ayrıca şunu da unutma ki, bilgisayarla iletişim kurmanın uygun bir yeri varsa da, İsa’nın Takipçisi kardeşlerle yüz yüze iletişim kurmanın yerini hiçbir şey tutamaz. Böylece, eğer gerçekten İnternet’i kullanman gerekiyorsa, bunu hikmetli bir şekilde yapmak üzere ciddi şekilde kararlı ol. Tehlikeli sitelerden sakın ve İnternet’e bağlandıktan sonra çok fazla vakit harcama! “Yüreğini koru” ve asla İnternet’in kölesi durumuna düşme!—Süleymanın Meselleri 4:23.
[Dipnotlar]
a 8 Kasım 1997 tarihli Uyan! dergisinde çıkan “Internet Size Göre mi?” başlıklı makalelere bak.
b Bazı isimler değiştirilmiştir.
c Web-sitesi adresi, Web sitesine girmek için kullanılan karakterler dizisidir. Kimi zaman adresler, sitenin amacını belli eden sözcükler içerir.
d Giriş sayfası, elektronik olarak bir mağazanın vitrini gibidir. Bir sitenin neler sunduğunu, onu kimin yarattığını ve benzer şeyler gösterir.
e Bu tür tehlikeler, İsa’nın iyi niyetli Takipçileri tarafından, ruhi konular hakkında sohbet etmek amacıyla kurulan herkese açık chat odalarında da ortaya çıkabilir. Dürüst olmayan insanlar ve irtidat etmiş kişiler bazen bu sohbetlere katıldılar ve Mukaddes Kitaba dayanmayan görüşlerini sinsice diğerlerine kabul ettirmeye çalıştılar.
[Sayfa 20’deki pasaj]
“Bazı Web siteleri şoke edici! Hiçbir uyarı olmadan birdenbire karşınıza çıkabilirler”
[Sayfa 21’deki resim]
Bazı aileler bilgisayarı herkesin girip çıktığı bir yere koydular
-