Watchtower ONLINE KÜTÜPHANE
Watchtower
ONLINE KÜTÜPHANE
Türkçe
  • KUTSAL KİTAP
  • YAYINLAR
  • İBADETLER
  • 1 Neden Dua Etmeliyiz?
    Gözcü Kulesi—2010 | 1 Ekim
    • 1 Neden Dua Etmeliyiz?

      DUA, kimsenin yabancısı olmadığı ama herkesin aklında sorular uyandıran bir konudur. Bu dergide dua hakkında sıkça sorulan yedi soru ve bunların Kutsal Kitaba dayanan cevapları ele alınacak. Bu makalelerde anlatılanlar sayesinde dualarınızın daha etkili olmasını sağlayabilir ve eğer dua etmiyorsanız belki de dua etmeye başlayabilirsiniz.

      DÜNYANIN her yerinde, her kültürden ve dinden insan dua eder. İnsanlar yalnız başlarına ya da topluluklar halinde dua ederler. Camilerde, kiliselerde, havralarda, tapınaklarda ve türbelerde dua edilir. İnsanlar dua ederken seccade, tespih, dua kitapları, belirli duaların yazılı olduğu kartlar, dua çarkları ve ikonlar kullanırlar.

      Dua etmemiz, bizi yeryüzündeki diğer canlılardan ayıran bir özelliktir. Aslında hayvanlarla aramızda birçok benzerlik vardır. Onlar gibi gıdaya, havaya ve suya ihtiyacımız var. Biz de doğar, büyür ve ölürüz (Vaiz 3:19). Fakat sadece insanlar dua eder. Neden?

      Basitçe söylemek gerekirse buna ihtiyacımız olduğu için. Genel olarak dua, tapınılan sonsuz bir şey ya da varlıkla iletişim kurma yolu olarak görülür. Kutsal Kitap ruhi ihtiyaçları olan varlıklar olarak yaratıldığımızı gösterir (Vaiz 3:11). İsa peygamber “Ne mutlu ruhi ihtiyacının farkında olanlara” demişti (Matta 5:3).

      En sadesinden en görkemlisine bu kadar çok dini yapı olması ve insanlığın dua etmek için saatlerini ayırması insanın ‘ruhi ihtiyacından’ başka neyle açıklanabilir? Bazıları ruhi ihtiyaçlarını kendi başlarına karşılayabileceklerini düşünüyor ya da bunu başkalarının yapmasını bekliyor. Ne dersiniz, insanların bu konuda yapabilecekleri sınırlı değil mi? Aslına bakılırsa biz zayıfız, ölümlüyüz ve olayları her yönüyle göremiyoruz. Sadece daha hikmetli, daha güçlü ve sonsuza dek var olacak biri ruhi ihtiyaçlarımızı karşılayabilir. Peki bizi dua etmeye yönelten ruhi ihtiyaçlarımız nelerdir?

      Şimdiye kadar hiç çaresizlik içinde kalıp da, birinin size yol göstermesine ve öğüt vermesine ihtiyaç duydunuz mu? Ya da insanların cevap veremediği sorularınız oldu mu? Korkunç bir kayıp yaşadığınızda teselliye, kritik kararlar karşısında size akıl verecek birine veya suçluluk duyguları altında ezilirken bağışlanmaya ihtiyaç duyduğunuz oldu mu?

      Kutsal Kitaba göre bunların hepsi dua etmek için geçerli sebeplerdir. Kutsal Kitap bu konuda en güvenilir kaynaktır ve bu kitapta geçmişte yaşamış birçok sadık erkek ve kadının duaları kayıtlıdır. Bu kişiler teselli bulmak, rehberlik istemek, bağışlanmak ve yanıtlanması zor sorulara cevap almak için dua ettiler (Mezmur 23:3; 71:21; Daniel 9:4, 5, 19; Habakkuk 1:3).

      Bu dualar birbirinden çok farklı olsa da ortak bir yönleri vardı. Dua eden sadık kişiler bugünkü birçok insanın aksine dualarının işitilebilmesi için kime yönelmeleri gerektiğini biliyorlardı.

  • 2 Kime Dua Etmeliyiz?
    Gözcü Kulesi—2010 | 1 Ekim
    • 2 Kime Dua Etmeliyiz?

      BAZI insanlar kutsal sayılan kimselere, ermişlere, azizlere ya da belirli resim veya tasvirlerin önünde dua edildiğinde de Tanrı’nın dinlediğini düşünür. Bu fikir dinlerarası diyaloğu destekleyen, aralarındaki farklılıklara rağmen tüm dinlerin makbul olduğunu düşünen kişilere çekici geliyor. Peki bu gerçekten doğru mu?

      Kutsal Kitaba göre pek çok insan doğru kişiye dua etmiyor. Kutsal Kitabın yazıldığı devirlerde insanların putlara dua etmesi yaygındı. Fakat Tanrı halkını bunu yapmamaları konusunda defalarca uyarmıştı. Örneğin Kutsal Kitapta putlar hakkında “Kulakları var, duyamazlar” der (Mezmur 115:4-6). Bu sözlerin ne anlama geldiği çok açık. Bizi kesinlikle duymayacak bir puta neden dua edelim ki?

      Kutsal Kitapta canlı bir dille anlatılan bir olay bu konuyu aydınlatır. Gerçek Tanrı’nın peygamberi olan İlya sahte tanrı Baal’in peygamberlerine, kendi ilahlarına dua etmelerini söyleyerek meydan okudu, ardından da kendisi Tanrı’ya dua edecekti. İlya Tanrı’nın duayı cevaplayacağını, öte yandan sahte tanrının bunu yapamayacağını söyledi. Onun teklifini kabul eden Baal’in peygamberleri uzun ve hararetli şekilde dua ettiler, hatta avazları çıktığı kadar bağırdılar ama hepsi boşunaydı. Kaydın da söylediği gibi ne bir cevap, ne de onların yakarışlarına aldıran vardı (1. Krallar 18:29). Peki İlya dua ettiğinde ne oldu?

      İlya dua ettikten hemen sonra Tanrı onun kurbanını yakıp bitiren bir ateş göndererek duasını cevapladı. Bu iki dua arasında ne fark vardı? İlya’nın 1. Krallar 18:36, 37’de kayıtlı duasında çok önemli bir nokta vardı. Gerçi İlya’nın duası çok kısaydı, Kutsal Kitabın yazıldığı İbranicede bu dua yaklaşık 30 kelimeden ibaretti. Ama İlya bu kısacık duasında Tanrı’ya üç kez özel ismiyle, Yehova diye hitap etmişti.

      İsmi “sahip” ya da “efendi”anlamına gelen Baal, Kenanlıların ilahıydı ve her yörede farklı bir isimle tanınıyordu. Fakat Yehova ismi eşsizdir, tüm evrende sadece gerçek Tanrı’ya atfeder. Tanrı Kutsal Kitapta şöyle der: ‘Ben Yehova’yım. İsmim budur. Hakkım olan onuru bir başkasına bırakmayacağım’ (İşaya 42:8).

      İlya ve Baal’in peygamberleri aynı kişiye mi dua ediyordu? Hayır. Baal tapınması insanları alçaltıyordu çünkü tapınmada fahişelik yapılıyor, hatta insan kurban ediliyordu. Bunun tersine Yehova’nın istediği tapınma, halkını bu tür aşağılayıcı uygulamalardan kurtararak onurlandırıyordu. Bunu şöyle bir örnekle açıklayalım: Çok saygın bir arkadaşınıza mektup yollamak isteseydiniz, mektubu arkadaşınızın adını taşımayan ve onun karakteriyle tamamen zıt, korkunç bir namı olan birine gönderir miydiniz? Tabii ki hayır!

      Yehova’ya dua etmek, insanlığın yaratıcısı, dolayısıyla Babamız olan tek gerçek Tanrı’ya dua etmek demektir.a İşaya peygamber “Sen bizim Babamızsın ey Yehova” diye dua etmişti (İşaya 63:16). O halde İsa Mesih öğrencilerine söylediği şu sözlerle hepimizin yaratıcısı olan Tanrı’dan bahsediyordu: “Benim Babamın, sizin Babanızın, benim Tanrımın ve sizin Tanrınızın yanına çıkacağım” (Yuhanna 20:17). İsa tek gerçek Tanrı’ya dua etti ve öğrencilerine de bunu öğretti (Matta 6:9).

      Kutsal Kitap İsa’ya, Meryem’e, kutsal sayılan kişilere ya da meleklere dua edilmesi gerektiğini öğretir mi? Hayır, Kutsal Kitaba göre sadece Yehova Tanrı’ya dua edilmeli. Bunun iki nedeni var. İlk olarak dua, ibadetimizin bir kısmıdır ve Kutsal Kitap sadece Yehova’ya ibadet etmemiz gerektiğini söyler (Çıkış 20:5). İkincisi Kutsal Kitap “duayı dinleyen” ifadesini Yehova için kullanır (Mezmur 65:2). Tanrı başkalarına çeşitli konularda sorumluluk vermişse de duaları dinleme sorumluluğunu asla başkasına bırakmamıştır. Tanrı dualarımızı bizzat Kendisinin dinleyeceğine söz verir.

      Dolayısıyla dualarımızın Tanrı tarafından işitilmesini istiyorsak ‘Yehova’ya adıyla yakarmalıyız’ (Elçiler 2:21). Peki Tanrı kayıtsız şartsız tüm duaları dinler mi? Yoksa dualarımızın kabul edilmesi için dikkat etmemiz gereken başka noktalar da var mı?

      a Dua ederken bile Tanrı’nın özel ismini telaffuz etmenin uygun olmayacağı fikri bazı dinsel geleneklere dayanır. Ancak Kutsal Kitabın yazıldığı orijinal dillerde bu isim yaklaşık 7.000 kez geçer. Bu ismin geçtiği yerlerden bazıları Yehova’ya kulluk eden imanlı kişilerin duaları ve ilahileridir.

  • 3 Nasıl Dua Etmeliyiz?
    Gözcü Kulesi—2010 | 1 Ekim
    • 3 Nasıl Dua Etmeliyiz?

      DUA söz konusu olduğunda duanın fiziksel yönleri, yani duruş şekli, kullanılan kelimeler ve dua adabı konusunda bir dizi kural üzerinde duran sonu gelmeyen dinsel gelenekler vardır. Fakat Kutsal Kitap “Nasıl dua etmeliyiz?” sorusunu bir kural listesi vererek cevaplamaktansa meselenin çok daha önemli yönlerine dikkat çeker.

      Kutsal Kitap Tanrı’nın sadık kullarının birçok farklı yerde ve şekilde dua ettiğini anlatır. Onlar koşullara göre içlerinden ya da yüksek sesle dua ettiler. Bazıları gökyüzüne bakarak bazıları eğilerek dua etti. Çeşitli nesneler, tespihler veya dua kitapları kullanmadılar, içlerinden geldiği gibi kendi sözleriyle dua ettiler. Peki onların dualarının Tanrı tarafından işitilmesini sağlayan neydi?

      Önceki makalede de değinildiği gibi onlar sadece Yehova Tanrı’ya dua ettiler. Fakat başka önemli bir etken daha var. Kutsal Kitapta şöyle der: “Tanrı’nın, amacına uygun her dileğimizi dinleyeceğini bildiğimizden, O’nun önünde konuşma cesaretine sahibiz” (1. Yuhanna 5:14). Evet, dualarımız Tanrı’nın amacıyla uyumlu olmalı. Bu ne anlama gelir?

      Tanrı’nın amacıyla uyumlu dua etmek için O’nun amacının ne olduğunu bilmeliyiz. Kutsal Kitabı incelemek dualarımızın işitilmesinde önemli bir rol oynar. Peki Kutsal Kitabı çok iyi bilmiyorsak dualarımız işitilmez mi? Tabii ki işitilir. Fakat Tanrı, amacını öğrenmeye, anlamaya ve buna uygun yaşamaya çalışmamızı ister (Matta 7:21-23). Öyleyse öğrendiklerimizle uyumlu dua etmeliyiz.

      İsa peygamberin öğrettiği gibi, dualarımızın işitilebilmesi için Tanrı’nın amacıyla uyumlu ve imanla dua etmeliyiz

      Yehova ve amacı hakkında bilgi aldıkça imanımız güçlenir, bu da dua etmek konusunda başka önemli bir etkendir. İsa peygamber şöyle demişti: “İmanla dua edin, dilediğiniz her şeyi alırsınız” (Matta 21:22). İman etmek saf olmak değil, açık kanıtlarla desteklenen görülmeyen gerçeklere inanmak anlamına gelir (İbraniler 11:1). Yehova’yı göremesek de Kutsal Kitap O’nun gerçek ve güvenilir olduğunu, ayrıca imanla yapılan dualara cevap vermeye istekli olduğunu gösteren kanıtlarla doludur. Aynı zamanda O’ndan imanımızı artırmasını her zaman isteyebiliriz ve Yehova da ihtiyaçlarımızı karşılamaya hazırdır (Luka 17:5; Yakup 1:17).

      Dua etmek konusunda çok önemli bir nokta daha var. İsa “Benim aracılığım olmadan Babaya kimse gelemez” dedi (Yuhanna 14:6). İsa, Yehova’ya yaklaşmamızı sağlar. Bu nedenle öğrencilerine kendi adıyla dua etmelerini söyledi (Yuhanna 14:13; 15:16). Tabii ki bu İsa’ya dua etmemiz gerektiği anlamına gelmez. İsa hayatını fidye olarak vererek kutsal ve kusursuz Tanrımıza yaklaşmamızı sağladığı için onun adıyla dua ederiz.

      İsa’ya çok yakın olan öğrencileri ona ‘Efendim bize dua etmeyi öğret’ dediler (Luka 11:1). Tabii ki onların isteği buraya kadar incelediğimiz temel konularda bilgi almak değildi. Dualarının içeriğinin ne olması gerektiğini bilmek istiyorlardı, yani aslında ‘Neler hakkında dua etmeliyiz?’ diyorlardı.

  • 4 Neler Hakkında Dua Etmeliyiz?
    Gözcü Kulesi—2010 | 1 Ekim
    • 4 Neler Hakkında Dua Etmeliyiz?

      İNSANLAR belli duaları tekrar tekrar okur. Örneğin Hıristiyan Âlemi, İsa’nın örnek duasını sürekli tekrarlar. Rabbin Duası da dedikleri bu duanın amacı çok yanlış anlaşılmıştır. Milyonlarca insan her gün bu duayı hiç düşünmeden tekrarlar. Fakat İsa’nın böyle bir dua etmekteki amacı bu değildi. Nereden biliyoruz?

      İsa bu duadan hemen önce şöyle demişti: “Dua ederken aynı sözleri tekrar tekrar söyleme” (Matta 6:7). Dolayısıyla İsa ezberlenip tekrarlanması için bir kalıp dua öğretmiş olsaydı kendisiyle çelişmiş olurdu. Oysa İsa’nın amacı bize neler hakkında dua etmemiz gerektiğini öğretmek ve dualarımızda dile getirmemiz gereken en önemli konuları göstermekti. Şimdi onun sözlerine yakından bakalım. Bu dua Kutsal Kitapta, Matta 6:9-13’te kayıtlıdır.

      “Göklerdeki Babamız, ismin kutsal kılınsın.”

      Bu sözlerle İsa takipçilerine tüm duaların Yehova Tanrı’ya yöneltilmesi gerektiğini hatırlatıyordu. Peki Tanrı’nın özel isminin neden bu kadar önemli olduğunu ve bu ismin neden kutsal kılınması gerektiğini biliyor musunuz?

      İnsanlık tarihinin başlangıcından beri Tanrı hakkında yalanlar söylenerek O’nun kutsal ismine leke sürülüyor. Tanrı’nın düşmanı olan Şeytan O’nun, yarattığı varlıkları yönetme hakkı olmayan, yalancı ve bencil bir hükümdar olduğunu iddia etmektedir (Başlangıç 3:1-6). Birçok kimse cehennem öğretisi, evrim teorisi ve başka fikirlerle Tanrı’nın bizden uzak, zalim ve kindar olduğunu öğreterek veya bizi O’nun yarattığını tümden inkâr ederek Şeytan’ın bu iddiasını destekliyor (Vaiz 9:5, 10; Başlangıç 1:1). Bazıları da Yehova ismini Kutsal Kitap tercümelerinden çıkararak ve bu ismin kullanılmasını yasaklayarak Tanrı’nın ismine saygısızlık etmektedir.

      Kutsal Kitap Tanrı’nın, tüm bu haksızlıkları ortadan kaldıracağını söyler (Hezekiel 39:7). Tanrı’nın bizim tüm ihtiyaçlarımızı karşılaması ve sorunlarımıza çözüm getirmesi bununla yakından bağlantılıdır. Nasıl? İsa’nın duasındaki sözlerin devamı buna cevap verir.

      “Krallığın gelsin.”

      Günümüzde din adamları ya Tanrı’nın Krallığını hiç öğretmez ya da bu konuda çelişkili fikirleri vardır. Fakat o gün İsa’yı dinleyenler, onun neden söz ettiğini biliyorlardı. Peygamberler çok önceden Tanrı’nın seçtiği bir Kurtarıcının, Mesih’in dünyayı değiştirecek olan Tanrı’nın Gökteki Krallığını yöneteceğini bildirmişlerdi (İşaya 9:6, 7; Daniel 2:44). Bu Krallık Şeytan’ın tüm yalanlarını ortaya sererek Tanrı’nın ismini kutsal kılacak ve sonra Şeytan’ı yenip tüm işlerine son verecek. Ayrıca savaşları, hastalıkları, açlığı ve hatta ölümü ortadan kaldıracak (Mezmur 46:9; 72:12-16; İşaya 25:8; 33:24). Dolayısıyla Tanrı’nın Krallığının gelmesi için dua ettiğimizde tüm bu vaatlerin gerçekleşmesi için dua etmiş oluruz.

      “Gökte olduğu gibi yerde de Senin isteğin gerçekleşsin.”

      İsa’nın sözleri Tanrı’nın isteğinin O’nun meskeni olan gökte olduğu gibi kesinlikle yerde de gerçekleşeceğini gösterir. Gökte Tanrı’nın isteğinin yerine gelmesini hiçbir şey engelleyemedi; orada Tanrı’nın Mesih’i, Şeytan’la ve onu destekleyenlerle savaşıp onları yeryüzü dolaylarına attı (Vahiy 12:9-12). İsa’nın duasındaki ilk iki dilek gibi bu da en önemli konulara dikkatimizi vermemiz gerektiğini hatırlatır, başka sözlerle kendi isteğimize değil Tanrı’nın isteğine önem vermeliyiz. O’nun isteği her zaman tüm varlıkların yararınadır. Bu nedenle kusursuz biri olan İsa bile Tanrı’ya şöyle demişti: “Benim değil Senin isteğin yerine gelsin” (Luka 22:42).

      “Bugün bize günlük ekmeğimizi ver.”

      Bunların ardından İsa dualarımızda kişisel ihtiyaçlarımızdan da bahsedebileceğimizi gösterdi. Tanrı’ya günlük ihtiyaçlarımız için yakarmak yanlış değildir. Aslında bunu yaptığımızda Yehova’nın “herkese hayat, nefes ve her şeyi veren” Tanrımız olduğunu hatırlarız (Elçiler 17:25). Kutsal Kitap Tanrı’nın, çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamaya istekli olan sevgi dolu bir baba gibi olduğunu anlatır. Ancak iyi bir baba gibi O da çocukları kendilerine zarar verecek şeyler istediğinde bunları yapmaz.

      “Günahlarımızı bağışla.”

      Bağışlanmaya ihtiyacımız var mı? Evet. Bugün birçok insan günahkâr olduğumuzun ve günahın ciddiyetinin farkında değil. Fakat Kutsal Kitap yaşadığımız en büyük acıların kökeninde günah olduğunu gösterir, çünkü insanların ölmesinin temel nedeni herkesin günahkâr olmasıdır. Hepimiz doğuştan günahkâr olduğumuz için ancak Tanrı bizi bağışlarsa sonsuza dek yaşayabiliriz (Romalılar 3:23; 5:12; 6:23). Kutsal Kitapta bizi rahatlatan şu sözler yer alır: “Sen iyisin ey Yehova, bağışlamaya hazırsın” (Mezmur 86:5).

      “Bizi kötü olanın elinden kurtar.”

      Tanrı’nın korumasına gerçekten çok ihtiyacımız var. Birçok insan “kötü olanın”, yani Şeytan’ın var olmadığını düşünüyor. Fakat İsa Şeytan’ın gerçek biri olduğunu öğretti, hatta onun “bu dünyanın hükümdarı” olduğunu söyledi (Yuhanna 12:31; 16:11). Şeytan hükümdarı olduğu bu dünyayı yozlaştırdı, amacı sizi de yozlaştırmak ve size baba sevgisi gösteren Tanrı’yla yakın bir ilişki kurmanıza engel olmak (1. Petrus 5:8). Ancak tabii ki Tanrı Şeytan’dan çok daha güçlüdür ve Kendisini sevenleri korumayı gerçekten ister.

      İsa’nın örnek duasındaki ana noktaları kısaca ele aldığımız bu makalede dualarımıza konu edebileceğimiz her şeye değinilmedi. Kutsal Kitabın şu sözlerini unutmayalım: ‘Tanrı, amacına uygun her dileğimizi dinler’ (1. Yuhanna 5:14). Dolayısıyla Tanrı’nın dile getireceğiniz sıkıntıları önemsemeyeceğini düşünmeyin (1. Petrus 5:7).

      Peki ne zaman ve nerede dua ettiğimiz önemli mi? Şimdi bu konuyu ele alalım.

  • 5 Nerede ve Ne Zaman Dua Etmeliyiz?
    Gözcü Kulesi—2010 | 1 Ekim
    • 5 Nerede ve Ne Zaman Dua Etmeliyiz?

      SİZİN DE bildiğiniz gibi belli başlı birçok din, özel yerlerde ve günün belirli zamanlarında dua edilmesi gerektiğini öğretir. Peki Kutsal Kitaba göre sadece belirli yer ve zamanlarda mı dua etmeliyiz?

      Kutsal Kitap bazı durumlarda dua etmenin özellikle uygun olduğunu gösterir. Örneğin İsa peygamber öğrencileriyle birlikte yemek yemeden önce Tanrı’ya şükretmişti (Luka 22:17). Öğrencileri de ibadet etmek için toplandıklarında birlikte dua etmişlerdi. Bu şekilde havralarda ve Yeruşalim’deki mabette uzun zamandır süregelen bir geleneği devam ettirmiş oldular. Tanrı mabedin “tüm milletler için dua evi” olmasını amaçlamıştı (Markos 11:17).

      Günümüzde de Tanrı’nın kulları bir araya gelip dua ettiklerinde duaları etkili olabilir. Bir topluluk fikir birliği içindeyse ve Kutsal Yazılardaki ilkelerle uyumlu dualar ediyorsa Tanrı bundan hoşnut olur. Dua Tanrı’nın normalde yapmayacağı şeyleri yapmaya karar vermesini sağlayabilir (İbraniler 13:18, 19). Yehova’nın Şahitleri her ibadetlerinde dua ederler. Sizi, yakınınızdaki bir İbadet Salonuna davet ediyoruz, orada onların nasıl dua ettiklerini görebilirsiniz.

      Kutsal Kitap dua etmek için herhangi özel bir zaman ya da yer belirtmez. Kutsal Kitapta Tanrı’nın kullarının farklı zamanlarda ve farklı yerlerde dua ettiğini okuyoruz. İsa peygamber şöyle demişti: “Sen dua ettiğin zaman kendi odana çekil ve kapını kapat. Gözlerden gizli olan Babana dua et, gizli şeyleri de gören Baban sana karşılığını verecektir” (Matta 6:6).

      Her zaman her yerde dua edebiliriz

      Bu sözler sizi de dua etmeye teşvik etmiyor mu? Evrenin Egemenine her zaman, yalnız başınıza özel olarak dua edebilir ve O’nun sizi dikkate alacağına güvenebilirsiniz. Bu nedenle İsa dua etmek için sık sık yalnız kalma fırsatı yaratmaya çalışmıştı. Bir keresinde çok önemli bir karar vermeden önce bütün geceyi dua ederek geçirmiş, muhtemelen Tanrı’dan onu yönlendirmesini istemişti (Luka 6:12, 13).

      Kutsal Kitapta ciddi kararlarla ve yıldırıcı zorluklarla karşılaşan birçok kadın ve erkeğin duası kayıtlıdır. Onlar bazen içlerinden bazen yüksek sesle, bazen topluca bazen de yalnız başlarına dua ettiler. Önemli olan onların dua etmiş olmasıydı. Tanrı kullarına “Durmadan dua edin” der (1. Selanikliler 5:17). O, isteğini yapanları sonsuza dek dinlemeye hazırdır. Bu, Tanrı’nın sevgisinin bir göstergesi değil mi?

      Tabii ki günümüzün şüpheci dünyasında birçok kişi dua etmenin bir yararı olup olmadığını merak ediyor. Siz de ‘Dua etmenin gerçekten bana bir yararı olacak mı?’ diye soruyor olabilirsiniz.

  • 6 Dua Etmenin Yararı Nedir?
    Gözcü Kulesi—2010 | 1 Ekim
    • 6 Dua Etmenin Yararı Nedir?

      DUA ETMENİN bize gerçekten yararı olur mu? Kutsal Kitaba göre evet. Tanrı’ya sadık kimselerin duaları onlara gerçekten yardım eder (Luka 22:40; Yakup 5:13). Aslında dua ruhen, duygusal olarak ve hatta fiziksel olarak bize büyük yarar sağlar. Nasıl?

      Örneğin çocuğunuza hediye verildiğini düşünelim. Ona minnettarlık hissetmesinin yeterli olacağını mı yoksa minnettarlığını ifade etmeyi mi öğretirdiniz? Duygularımızı kelimelere döktüğümüzde bu duygular zihnimizde netleşir, hatta güçlenir. Tanrı’yla konuşurken de kesinlikle aynı şey geçerlidir. Şimdi bazı örnekler görelim.

      Minnettarlığımızı ifade ettiğimiz dualar. Hayatımızdaki güzel şeyler için gökteki Babamıza şükrettiğimizde sahip olduğumuz nimetler zihnimizde netleşir. Bunun sonucunda da daha minnettar biri oluruz, kendimizi daha mutlu hisseder, hayata daha olumlu bakabiliriz (Filipililer 4:6).

      Örnek: İsa peygamber dualarını dinlediği ve cevapladığı için Tanrı’ya şükretti (Yuhanna 11:41).

      Tanrı’nın bizi bağışlamasını dilediğimiz dualar. Bunu yaptığımızda vicdanımız günahın baskısına direnmek ve meselelere Tanrı’nın bakış açısından bakmak üzere güçlenecektir. Kişi işlediği günah hakkında Yehova’yla konuştuğunda yaptıklarını ve bunun O’nunla ilişkisini nasıl etkilediğini düşünme fırsatı bulur. Yürekten tövbe eden biri bu duasıyla uyumlu hareket etmeye başlayacaktır. Dua ederek suçluluk duygusunun getirdiği yükten de kurtulacaktır.

      Örnek: Davut peygamber duasında pişmanlık ve kederini ifade etti (Mezmur 51).

      Rehberlik ve hikmet istediğimiz dualar. Doğru kararlar verebilmek için Yehova Tanrı’dan bize rehber olmasını ve hikmet vermesini istememiz içten alçakgönüllülük göstermemize yardım eder. Bu isteğimiz bize sınırlarımız olduğunu hatırlatır ve gökteki Babamıza güvenimizi artırır (Özdeyişler 3:5, 6).

      Örnek: Kral Süleyman büyük bir halkı yönetmesi gerektiğinde alçakgönüllülükle Tanrı’dan ona rehber olmasını ve hikmet vermesini istemişti (1. Krallar 3:5-12).

      Kaygılarımızı dile getirdiğimiz dualar. Sıkıntılardan bunaldığımızda Tanrı’ya içimizi dökersek rahatlar ve kendimize güvenmektense O’na güvendiğimizi göstermiş oluruz (Mezmur 62:8).

      Örnek: Kral Asa güçlü bir düşmanla karşı karşıya geldiğinde Tanrı’ya dua etti (2. Tarihler 14:11).

      Başkalarının ihtiyaçları için yaptığımız dualar. Başkalarının ihtiyaçları için dua etmek bencillikten kaçınmamıza yardım eder; insanlara daha merhametli ve duygudaş oluruz.

      Örnek: İsa peygamber takipçileri için dua etti (Yuhanna 17:9-17).

      Tanrı’yı yücelttiğimiz dualar. Muhteşem işleri ve nitelikleri nedeniyle Yehova’yı yücelttiğimizde O’na olan saygımız ve hayranlığımız artar. Ayrıca böyle dualar bizi Tanrımıza yaklaştırabilir.

      Örnek: Davut peygamber, yarattığı şeyler nedeniyle Tanrı’yı içtenlikle yüceltti (Mezmur 8).

      Duanın getirdiği başka bir nimet de ‘Tanrı’nın, her düşünüşün çok üstünde olan barışıdır’ (Filipililer 4:7). Sıkıntılarla dolu bu dünyada huzur bulmak çok az insanın sahip olabileceği bir nimettir. Bu, fiziksel açıdan bile yarar sağlar (Özdeyişler 14:30). Tanrı’nın barışı da dahil dua etmenin nimetlerini tatmak için bizim çabalarımız yeterli olur mu, yoksa daha önemli bir şeye ihtiyacımız var mı?

      Dua bize fiziksel, duygusal ve hepsinden önemlisi ruhi açıdan birçok yarar sağlar

  • 7 Dualarımız Cevaplanacak mı?
    Gözcü Kulesi—2010 | 1 Ekim
    • 7 Dualarımız Cevaplanacak mı?

      BU SORUNUN cevabını herkes merak eder. Kutsal Kitap Yehova Tanrı’nın duaları dinlediğini gösterir. Fakat O’nun bizi dinleyip dinlememesi büyük oranda bize bağlıdır.

      İsa peygamber din adamlarının ikiyüzlülükle dua ettiklerini söyledi; onların tek amacı insanlara dindar olduklarını göstermekti. Böyle bir tutum sergileyenlerin ‘karşılıklarını tam olarak aldıklarını’, yani sadece istedikleri şeyi elde ettiklerini söyledi; fakat asıl ihtiyaçları olan şeyi başaramadılar, yani Tanrı onları dinlemedi (Matta 6:5). Günümüzde de birçokları Tanrı’nın istediği şekilde değil kendi istedikleri şekilde dua ediyor. Tanrı önceki makalelerde ele aldığımız Kutsal Kitaptaki ilkelere aldırmayanların duasını dinlemez.

      Ne dersiniz, Tanrı sizin dualarınızı işitip cevap verecek mi? Bu sorunun cevabı sizin ırkınıza, milliyetinize ya da sosyal durumunuza bağlı değildir. Kutsal Kitap şöyle der: “Tanrı taraf tutmuyor, her millette Kendisinden korkan ve doğruluktan ayrılmayan kişi O’nun gözünde makbuldür” (Elçiler 10:34, 35). Siz böyle biri misiniz? Tanrı’dan korkuyorsanız, yani O’na derin saygınız varsa ve O’nu üzmekten korkuyorsanız böyle birisiniz demektir. Ve doğruluktan ayrılmıyorsanız, yani sizin ya da başkalarının değil Tanrı’nın doğru olduğunu söylediği şeyleri yapıyorsanız O’nun gözünde makbulsünüz demektir. Tanrı’nın dualarınızı dinlemesini gerçekten istiyor musunuz? Kutsal Kitap bu isteğinizi gerçekleştirmenize yardım eder.a

      Herhalde birçok kişi Tanrı’nın dualarını bir mucize yaparak cevaplamasını ister. Fakat Kutsal Kitap devirlerinde bile Tanrı nadiren mucize yapardı. Bazen yüzyıllarca hiç mucize olmazdı. Dahası Kutsal Kitap mucize döneminin İsa’nın elçilerinin yaşadığı günlerden sonra bittiğini söyler (1. Korintoslular 13:8-10). Bu, Tanrı’nın bugün dualarımızı cevaplamayacağı anlamına mı gelir? Kesinlikle hayır! Şimdi Tanrı’nın nasıl cevap verdiğini görelim.

      Tanrı hikmet verir. Yehova gerçek hikmetin asıl kaynağıdır. O’nun kendisine yol göstermesini isteyenlere ve bu yolda yürümeye çalışanlara cömertçe hikmet verir (Yakup 1:5).

      Tanrı kutsal ruhunu verir ve bu ruh bize nimetler getirir. Kutsal ruh Tanrı’nın etkin kuvvetidir. Ondan daha büyük bir güç yoktur. Bu ruh imanımızı sınayan durumlara dayanmamıza yardım edebilir. Sıkıntılı dönemlerde sakin kalmamızı sağlayabilir. Ayrıca güzel ve değerli nitelikler geliştirmemize de yardım edebilir (Galatyalılar 5:22, 23). İsa, Tanrı’nın sadık kullarına bu armağanı cömertçe verdiğini söyledi (Luka 11:13).

      Tanrı’yı içtenlikle ararsak Kendisini bulmamıza yardım eder (Elçiler 17:26, 27). Dünyanın her yerinde hakikati samimiyetle arayan insanlar var. Onlar Tanrı’yı tanımak istiyor; O’nun ismini, yeryüzü ve insanlıkla ilgili amacını ve O’na nasıl yaklaşabileceklerini öğrenmek istiyorlar (Yakup 4:8). Yehova’nın Şahitleri sık sık böyle insanlarla karşılaşır ve onlara Kutsal Kitabın bu konularla ilgili söylediklerini anlatmaktan sevinç duyarlar.

      Bu dergiyi Tanrı’yı daha yakından tanımak istediğiniz için mi aldınız? Öyleyse Tanrı bu dergi aracılığıyla dualarınıza cevap veriyor olabilir.

      a Tanrı’nın bizi işitmesi için nasıl dua edebileceğimiz konusunda daha fazla bilgi almak için Yehova’nın Şahitleri tarafından yayımlanan Mukaddes Kitap Aslında Ne Öğretiyor? kitabının 17. bölümüne bakın.

Türkçe Yayınlar (1974-2026)
Oturumu Kapat
Oturum Aç
  • Türkçe
  • Paylaş
  • Tercihler
  • Copyright © 2025 Watch Tower Bible and Tract Society of PA
  • Kullanım Şartları
  • Gizlilik İlkesi
  • Privacy Settings
  • JW.ORG
  • Oturum Aç
Paylaş