Watchtower ONLINE KÜTÜPHANE
Watchtower
ONLINE KÜTÜPHANE
Türkçe
  • KUTSAL KİTAP
  • YAYINLAR
  • İBADETLER
  • Pak Tapınmadan Yana Tavır Aldı
    İmanlarını Örnek Alın
    • İlya peygamber

      ONUNCU BÖLÜM

      Pak Tapınmadan Yana Tavır Aldı

      1, 2. (a) İlya’nın halkı ne durumdaydı? (b) İlya Karmel Dağı’nda kimlerle karşı karşıya geldi?

      İLYA, Karmel Dağı’nın yamacına ağır adımlarla tırmanan kalabalığa bakıyordu. Bu insanların açlık ve sefalet içinde olduğu alacakaranlıkta bile fark edilebiliyordu. Üç buçuk yıldır süren kuraklığın etkisi her hallerinden belliydi.

      2 Kalabalığın arasında kasıla kasıla yürüyen 450 Baal peygamberi de vardı; bu kibirli adamlar, Yehova’nın peygamberi İlya’ya karşı nefret doluydu. Kraliçe İzebel Yehova’nın birçok hizmetçisini öldürtmüştü; fakat İlya Baal tapınmasına karşı tavrını kararlılıkla koruyordu. Peki daha ne kadar dayanabilecekti? Belki de Baal rahipleri, tek başına kalan bu adamın korkup kendilerine karşı koyamayacağını düşünüyordu (1. Kral. 18:4, 19, 20). Baal rahiplerine kraliyet arabasıyla Kral Ahab da eşlik ediyordu. O da İlya’yı hiç sevmiyordu.

      3, 4. (a) İlya neden korkmuş olabilir? (b) Hangi soruları ele alacağız?

      3 İlya o gün daha önce hiç görmediği olağanüstü şeyler yaşayacaktı. İyiyle kötü arasında, dünyada o ana dek görülen en çarpıcı mücadeleye tanık olacaktı. Acaba o günün ilk saatlerinde İlya neler hissetti? “Bizim gibi, duygulara sahip bir insan” olduğu için belki de korkuyordu (Yakup 5:17’yi okuyun). Onun ne hissettiğini tam olarak bilmesek de şundan emin olabiliriz: İlya, imansız insanların, hakikat yolundan sapmış bir kralın ve ölüm saçan rahiplerin arasında yapayalnızdı (1. Kral. 18:22).

      4 Peki eski İsrail’deki bu krize ne sebep olmuştu? Bu kayıt sizi neden ilgilendiriyor? Şimdi İlya’nın imanını nasıl örnek alabileceğimizi ve bugün bunun bize hangi yönden yarar sağlayabileceğini görelim.

      Uzun Zamandır Süren Bir Mücadele

      5, 6. (a) İsrailoğulları hangi iki tapınma arasında gidip geliyordu? (b) Kral Ahab Yehova’yı nasıl öfkelendirdi?

      5 İlya hayatının büyük bir kısmında, hakiki tapınmanın bir kenara itilmesini, ayaklar altında çiğnenmesini çaresizce izledi. İsrailoğulları uzun zamandır Yehova’ya sunulan hakiki tapınmayla, etraftaki milletlerin tanrılarına sunulan sahte tapınma arasında gidip geliyordu. İlya’nın zamanında ise putperestlik çok daha yaygın bir hale gelmişti.

      6 Kral Ahab Yehova’yı çok öfkelendirmişti. Çünkü Sayda kralının kızı İzebel’le evlenmişti. İzebel İsrail diyarında Baal tapınmasını yaymak ve Yehova’ya sunulan tapınmayı ortadan kaldırmak istiyordu. Çok geçmeden kocasını parmağında oynatmaya başladı. Ahab, Baal için bir tapınak ve sunak inşa etti; böylece bu sahte tanrıya tapınmada başı çekmiş oldu (1. Kral. 16:30-33).

      7. (a) Baal tapınmasını bu kadar tiksindirici yapan neydi? (b) İlya’nın günlerindeki kıtlığı düşündüğümüzde, Kutsal Kitapta herhangi bir çelişki olmadığından neden emin olabiliriz? (Çerçeveye değinin.)

      7 Baal tapınmasını bu kadar tiksindirici yapan neydi? İsrail’i yoldan çıkararak birçok kişinin hakiki tapınmadan uzaklaşmasına neden olmuştu. Aynı zamanda iğrenç ve acımasız bir dindi. Seks âlemleri, tapınak oğlanları ve fahişeleriyle cinsel ahlaksızlık yapılması, hatta çocukların kurban edilmesi bu dinin uygulamaları arasındaydı. Bu yüzden Yehova, İlya aracılığıyla Ahab’a bir kuraklık olacağını söyledi. Bu kuraklık İlya’nın bildireceği zamana kadar devam edecekti (1. Kral. 17:1). Aradan birkaç yıl geçtikten sonra İlya tekrar Ahab’ı görmeye gitti. Ona halkı ve Baal’in peygamberlerini Karmel Dağı’na toplamasını söyledi.a

      Baal tapınmasının en belirgin özelliklerinin insanlar arasında hâlâ çok yaygın olduğu söylenebilir

      8. Baal tapınmasıyla hakiki tapınma arasındaki mücadele bizim için ne anlama geliyor?

      8 Peki hakiki tapınmayla sahte tapınma arasındaki bu mücadele bizim için ne anlama geliyor? Bazıları artık çevremizde Baal’e adanmış tapınaklar ve sunaklar bulunmadığından Baal tapınmasıyla ilgili geçmişte yaşananların günümüzde bir önem taşımadığını düşünebilir. Fakat bu kayıtta yazılanlar sadece tarihsel bilgilerden ibaret değildir (Rom. 15:4). “Baal” kelimesi “sahip” ya da “efendi” anlamına gelir. Yehova, toplumunun “baal”, yani “sahip” olarak Kendisini seçmelerini istiyordu (İşa. 54:5). İnsanların hâlâ Mutlak Güce Sahip Tanrı yerine çeşitli efendilere hizmet ettiğini herhalde hepimiz görüyoruz. Aslında insanlar para, kariyer, eğlence ve seks peşinde koştuğunda ya da Yehova yerine başka herhangi bir tanrıya tapındığında, kendilerine bir efendi seçmiş oluyorlar (Mat. 6:24; Romalılar 6:16’yı okuyun). Bu nedenle Baal tapınmasının en belirgin özelliklerinin insanlar arasında hâlâ çok yaygın olduğu söylenebilir. Yehova ve Baal’le ilgili bu mücadele üzerinde düşünmek kime hizmet edeceğimiz konusunda doğru bir seçim yapmamıza yardım edebilir.

      “Daha Ne Kadar İki Tarafa Yalpalayacaksınız?”

      9. (a) Karmel Dağı, Baal tapınmasının sahteliğini gözler önüne sermek için neden uygun bir yerdi? (Dipnota da bakın.) (b) İlya İsrail halkına ne dedi?

      9 Karmel Dağı’nın tepelerinden bakıldığında, aşağıdaki Kişon Vadisi’nden Büyük Deniz’e (Akdeniz) ve kuzey ufkundaki Lübnan Dağları’na kadar harika bir manzara vardı.b Fakat olayların doruk noktasına ulaşacağı o gün, hava aydınlandıkça durumun korkunçluğu daha da net görülebiliyordu. Yehova’nın, İbrahim’in çocuklarına verdiği bu verimli topraklar artık çöl gibiydi. Güneşin acımasızca kavurduğu bu topraklar, Tanrı’nın toplumunun akılsızlığı yüzünden harap olmuş bir diyar haline gelmişti. Kalabalık toplanınca İlya halkın önünde durup “Daha ne kadar iki tarafa yalpalayacaksınız?” diye sordu; “Eğer Tanrı Yehova ise O’nun peşinden gidin, Baal ise onun peşinden gidin” (1. Kral. 18:21).

      10. (a) İlya’nın zamanında halk nasıl ‘iki tarafa yalpaladı’? (b) Onlar hangi temel gerçeği unuttu?

      10 Peki, İlya ‘iki tarafa yalpalamak’ ifadesiyle ne demek istemişti? Oradaki insanlar, Yehova’yla Baal arasında bir seçim yapmaları gerektiğinin farkında değildi. Onlar her ikisine de tapınabileceklerini düşünüyordu. Bir yandan tiksindirici ayinlerle Baal’i yatıştırmaya çalışıyor bir yandan da Yehova Tanrı’dan iyilik bekliyorlardı. Belki de Baal’in, ürünlerini ve hayvanlarını çoğaltacağını, “İsrail ordusunun Tanrısı” Yehova’nın da savaşta kendilerini koruyacağını düşündüler (1. Sam. 17:45). İsrailoğulları, bugün hâlâ birçok kişinin fark etmediği şu temel gerçeği unuttular: Yehova Kendisinden başka kimseye tapınılmasını kabul etmez. Yehova Tanrı tam bağlılık talep eder ve buna layıktır. Kendisine sunulan tapınmaya farklı inançlara ait uygulamaların karışması Yehova için kabul edilemez, hatta iğrençtir! (Çıkış 20:5’i okuyun).

      11. Sizce İlya’nın Karmel Dağı’ndaki konuşması önceliklerimizi ve tapınmamızı gözden geçirmemize nasıl yardım edebilir?

      11 Evet, İsrailoğulları aynı anda iki yolu birden izlemeye çalışan biri gibi yalpalıyorlardı. Bugün de birçok insan benzer bir hata yapıyor. Onlar Tanrı’yı bir kenara iterek, başka ‘baallerin’ hayatlarına girmesine izin veriyor. İlya’nın iki tarafa yalpalamak konusundaki açık uyarısı, nelere öncelik verdiğimizi ve nasıl ibadet ettiğimizi gözden geçirmemize yardım edebilir.

      Gerçek Tanrı’nın Kim Olduğu Kanıtlanıyor

      12, 13. (a) İlya nasıl bir teklifte bulundu? (b) İlya gibi Yehova’ya güvendiğimizi nasıl gösterebiliriz?

      12 İlya bir teklifte bulundu. Yapılacak şey çok basitti. Baal rahipleri bir sunak yapıp kestikleri kurbanı üzerine koyacaklardı, sonra da ateşi yakması için tanrıları Baal’e dua edeceklerdi. Aynı şeyi İlya da yapacaktı. O şöyle dedi: “Hangisi ateşle cevap verirse gerçek Tanrı odur.” İlya gerçek Tanrı’nın kim olduğunu çok iyi biliyordu. İmanı o kadar güçlüydü ki, önceliği Baal rahiplerine vermekten çekinmedi. Böylece onlar kurban edecekleri boğayı seçtiler ve Baal’e yakardılar (1. Kral. 18:24, 25).c

      13 Artık mucizelerin olduğu bir dönemde yaşamıyoruz. Ancak Yehova değişmedi. Tıpkı İlya gibi biz de O’na güvenebiliriz. Örneğin, insanlar Kutsal Kitabın öğretileriyle hemfikir olmadığında ve kendi fikirlerini dile getirdiğinde bu bizi korkutmamalı. İlya gibi biz de meseleyi çözmek için kendimize değil, gerçek Tanrı Yehova’ya güvenmeliyiz. Bunun için de meseleleri ‘düzeltmek bakımından yararlı’ olan Sözünden yardım almalıyız (2. Tim. 3:16).

      İlya, Baal tapınmasının sahte ve gülünç olduğunun farkındaydı; Tanrı’nın halkının da bu hilekârlığı görmesini istedi

      14. İlya, Baal peygamberleriyle nasıl alay etti? Neden?

      14 Baal peygamberleri kurbanlarını sunağa koydular ve tanrılarına yalvarmaya başladılar. “Ey Baal, bize cevap ver!” diye tekrar tekrar yakardılar. Dakikalarca, hatta saatlerce bunu yapmaya devam ettiler. Kutsal Kitap şöyle diyor: “Fakat ne bir ses vardı ne de bir cevap.” Öğlen olunca İlya onlarla alay etmeye başladı. Baal’in belki cevap veremeyecek kadar meşgul olduğunu, ihtiyaç gidermek için helaya gittiğini ya da uyuduğu için birilerinin onu uyandırması gerektiğini söyledi. İlya bu şarlatanlara ısrarla “Avazınız çıktığı kadar bağırın” dedi. Belli ki o Baal tapınmasının sahte ve gülünç olduğunun farkındaydı; Tanrı’nın halkının da bu hilekârlığı görmesini istedi (1. Kral. 18:26, 27).

      15. Baal rahiplerinin durumu, Yehova’dan başka bir efendi seçmenin akılsızlık olduğunu nasıl gösteriyor?

      15 Bunun üzerine Baal rahipleri iyice kendilerini kaybederek “avazları çıktığı kadar bağırdılar; kanlarını akıtıncaya dek âdetlerine göre kendilerini hançerlerle ve mızraklarla yaraladılar.” Fakat hepsi boşunaydı! “Hâlâ ne bir ses vardı ne de bir cevap; aldıran yoktu” (1. Kral. 18:28, 29). Gerçekte Baal diye biri yoktu. Bu sahte tanrı, Şeytan’ın insanları Yehova’dan uzaklaştırmak amacıyla kullandığı bir yemdi. Gerçek şu ki, Yehova’dan başka bir efendi seçmek hayal kırıklığı, hatta utançla sonuçlanır (Mezmur 25:3; 115:4-8’i okuyun).

      Gerçek Tanrı Cevap Veriyor

      16. (a) İlya’nın Yehova’nın Karmel Dağı’ndaki sunağını onarması İsrailoğullarına neyi hatırlatmış olabilir? (b) İlya, Tanrısına duyduğu güveni nasıl gösterdi?

      16 Akşama doğru sıra İlya’ya geldi. İlya, büyük ihtimalle pak tapınmanın düşmanları tarafından yerle bir edilen Yehova’nın sunağını onardı. Bunun için 12 taş kullandı. Bu taşlar, 12 kabileye verilen Kanunun 10 kabilelik İsrail krallığı için de hâlâ geçerli olduğunu birçok kişiye hatırlatmış olabilir. İlya daha sonra kurbanı sunağın üzerine koydu ve üzerine bol bol su dökülmesini söyledi; su büyük ihtimalle Akdeniz’den getirilmişti. Hatta sunağın çevresine bir hendek açtırdı ve sunağa dökülen sular hendeği doldurdu. İlya, Tanrısına o kadar güveniyordu ki Baal’in peygamberlerine her türlü avantajı sunarken, adeta Yehova’nın cephesinden işi zorlaştırıyordu (1. Kral. 18:30-35).

      Duasından anlaşıldığı gibi, İlya halkın ‘yüreğinin Yehova’ya döndüğünü’ görmek istiyordu, çünkü Yehova onlarla hâlâ ilgileniyordu

      17. (a) İlya’nın duası, öncelikleri hakkında ne gösteriyor? (b) Dua ederken onu nasıl örnek alabiliriz?

      17 Her şey hazır olduğunda İlya dua etti. Duasındaki basit ama anlamlı sözlerden, önceliklerinin neler olduğunu açıkça görülüyordu. İlk olarak o, İsrail’de Baal’in değil, Yehova’nın Tanrı olduğunu herkesin anlamasını istedi. İkincisi, kendisinin Yehova’nın sadece bir hizmetçisi olduğunu, bu nedenle tüm onur ve övgülerin Tanrı’ya verilmesi gerektiğini gösterdi. Son olarak İlya, halkın ‘yüreğinin Yehova’ya döndüğünü’ görmeyi arzuladı, çünkü Yehova onlarla hâlâ ilgileniyordu (1. Kral. 18:36, 37). Sadakatsizliklerinin neden olduğu tüm felaketlere rağmen onları seviyordu. Bizim de dualarımız, Tanrı’nın isminin yüceltilmesini arzu ettiğimizi, alçakgönüllü kişiler olduğumuzu ve yardıma ihtiyacı olanlara şefkat duyduğumuzu gösteriyor mu?

      18, 19. (a) Yehova İlya’nın duasını nasıl cevapladı? (b) İlya halka ne yapmalarını söyledi? (c) Baal rahipleri neden merhamet görmeyi hak etmiyordu?

      18 Orada bulunan kalabalık, İlya’nın duasından önce belki de Baal gibi Yehova hakkında söylenenlerin de boşa çıkıp çıkmayacağını merak etti. Fakat duadan sonra bunu düşünmeye fırsatları bile olmadı. Kayıt şöyle diyor: “Bunun üzerine Yehova’nın ateşi indi; alevler yakılan sunuyu, odunları, taşları, toprağı yedi ve hendekteki suyu yalayıp yuttu” (1. Kral. 18:38). Yehova onlara muhteşem bir cevap vermişti! Peki halk ne tepki gösterdi?

      Baal peygamberleri bakarken gökten inen ateş İlya’nın kurbanını yakıp bitiriyor

      “Bunun üzerine Yehova’nın ateşi indi”

      19 Halk hep bir ağızdan “Gerçek Tanrı Yehova! Gerçek Tanrı Yehova!” diye bağırdı (1. Kral. 18:39). Sonunda gerçeği görmüşlerdi. Fakat henüz imanlarını göstermemişlerdi. Çünkü Yehova’nın bir duaya cevap olarak gökten ateş yağdırdığını gördükten sonra, O’nun gerçek Tanrı olduğunu kabul etmek imanın bir kanıtı değildir. Bu nedenle İlya onlardan imanlarını farklı bir şekilde göstermelerini istedi; yıllar önce yapmaları gereken bir şeyi, Yehova’nın Kanununa itaat etmelerini talep etti. Çünkü Tanrı’nın Kanunu sahte peygamberlerin ve putperestlerin öldürülmesi gerektiğini söylüyordu (Tekr. 13:5-9). Bu Baal rahipleri Yehova’nın düşmanlarıydı ve O’nun amaçlarına kasıtlı olarak karşı çıkıyorlardı. Acaba onlar merhamet görmeyi hak ediyor muydu? Bu rahipler canlı canlı yakılarak Baal’e kurban edilen tüm o masum çocuklara merhamet etmişler miydi? (Özdeyişler 21:13’ü okuyun; Yer. 19:5). Bu adamlar merhamet görmeyi hiç de hak etmiyorlardı. İlya rahiplerin öldürülmesini emretti ve infazları gerçekleştirildi (1. Kral. 18:40).

      20. Günümüzdeki eleştirmenlerin, İlya’nın davranışını kınaması neden yersizdir?

      20 Günümüzde eleştirmenler, İlya’nın Baal rahiplerini öldürmesini kınıyor. Bazı insanlar da, fanatik dindarların başka dinden olanlara uygulanan şiddeti haklı göstermek için bu olayı bahane etmesinden korkuyor. Ve üzücüdür ki, bugün çok sayıda şiddet yanlısı fanatik dindar var. Fakat İlya böyle biri değildi; Yehova adına hareket ederek, O’nun adil bir hükmünü infaz etti. Oysa bugün gerçek Hıristiyanlar İlya’nınki gibi bir role sahip olmadıklarını bilirler. Onlar, Mesih’in Petrus’a söylediği sözlerin ardında yatan ve tüm Hıristiyanlar için geçerli olan ilkeye uyarlar: “Kılıcını yerine koy, çünkü kılıç tutanların hepsi kılıçla yok olacak” (Mat. 26:52). Gelecekte adaleti sağlayabilecek tek Kişi Yehova’dır. O bunun için oğlu İsa Mesih’i kullanacak.

      21. İlya, bugün gerçek Hıristiyanlar için neden güzel bir örnektir?

      21 İsa’nın gerçek bir takipçisinin sorumluluğu, imanını ortaya koyan bir yaşam sürmektir (Yuhn. 3:16). Bunu yapmanın bir yolu İlya gibi sadık kişileri örnek almaktır. O yalnızca Yehova’ya tapındı ve başkalarını da aynısını yapmaya teşvik etti. Şeytan’ın insanları Yehova’dan uzaklaştırmak için kullandığı bir dinin sahteliğini cesaretle ortaya çıkardı. Ve meseleleri çözerken kendi yeteneklerine güvenip kendi isteklerine göre hareket etmektense Yehova’ya güvendi. Evet, İlya pak tapınmadan yana tavır aldı. Hepimiz onun imanını örnek alalım.

      İlya’nın Zamanındaki Kuraklık Ne Kadar Sürdü?

      Yehova’nın peygamberi İlya, Kral Ahab’a uzun zamandır devam eden kuraklığın yakında sona ereceğini bildirdi. İlya bu sözleri “üçüncü yılda” söyledi. Anlaşılan bu süre, İlya’nın bir kuraklık olacağını ilk bildirdiği zamandan itibaren hesaplandı (1. Kral. 18:1). Yehova, İlya aracılığıyla yağmur yağdıracağını söyledikten kısa süre sonra dediğini yaptı. Bazıları, kuraklığın üçüncü yılın içinde bir zamanda bittiğini, dolayısıyla üç yıldan daha kısa sürdüğünü düşünebilir. Oysa hem İsa hem de Yakup bu kuraklığın “üç yıl altı ay” sürdüğünü söyler (Luka 4:25; Yak. 5:17). Bu bir çelişki midir?

      Aslında değil. Çünkü eski İsrail’de yılın kurak dönemi oldukça uzun sürerdi; neredeyse altı ayı bulurdu. İlya, Ahab’a bir kuraklık olacağını söylemeye gittiğinde anlaşılan bu dönem zaten her zamankinden uzun ve çetin geçiyordu. Aslında kuraklık yaklaşık altı ay önce başlamıştı. Dolayısıyla İlya kuraklığın biteceğini “üçüncü yılda” bildirdiğinde, kuraklık neredeyse üç buçuk yıldır devam ediyordu. İlya halkı Karmel Dağı’na topladığında, “üç yıl altı ay” süren dönem tamamlanmıştı.

      O halde İlya’nın, krala yaptığı ilk ziyaretin zamanlamasını düşünün. İnsanlar Baal’in “bulutlara binen”, yani yağmur yağdırıp kurak döneme son veren bir tanrı olduğuna inanıyorlardı. Kurak dönem normalden daha uzun sürdüğü zaman insanlar muhtemelen şöyle düşünürdü: ‘Baal nerede? Ne zaman yağmur yağdıracak?’ İlya’nın, ‘ben emretmedikçe toprağa ne çiy düşecek ne de yağmur yağacak’ sözleri, Baal’e tapınanları alt üst etmiş olmalı (1. Kral. 17:1).

      a “İlya’nın Zamanındaki Kuraklık Ne Kadar Sürdü?” başlıklı çerçeveye bakın.

      b Denizden Karmel Dağı’nın yamaçlarına doğru esen rüzgârlar, nem getirerek bol bol yağmura ve çiye neden olur. Bu nedenle Karmel Dağı genelde yemyeşildir. Baal’in yağmur getirdiğine inanıldığından, bu dağın Baal tapınması için önemli bir yer olduğu anlaşılıyor. Bu yüzden, verimsiz ve kurak hale gelen Karmel, Baal tapınmasının sahteliğini gözler önüne sermek için çok uygun bir yerdi.

      c İlginçtir ki İlya onlara “boğayı yakmayın” demişti. Bazı bilginlere göre bu putperestler, bazen altında gizli deliği olan sunaklar kullanarak kurbanın doğaüstü yollarla alev almış gibi görünmesini sağlıyorlardı.

  • Uyanık Kalıp Bekledi
    İmanlarını Örnek Alın
    • İlya peygamber

      ON BİRİNCİ BÖLÜM

      Uyanık Kalıp Bekledi

      1, 2. (a) İlya’yı bekleyen zor iş neydi? (b) İlya ve Ahab birbirlerinden nasıl farklıydı?

      İLYA gökteki Babasına dua etmek için yalnız kalmak istiyordu. Fakat etraftaki kalabalık, az önce onun duası sonucunda gökten ateş indiğini görmüş ve İlya’nın gerçek bir peygamber olduğunu anlamıştı; bu nedenle belki de birçoğu onun gözüne girmeye çalışıyordu. İlya, Karmel Dağı’nın tepelerine çıkıp Yehova Tanrı’ya özel olarak dua etmeden önce zor bir işi halletmek zorundaydı. Kral Ahab’la konuşması gerekiyordu.

      2 İlya ve Ahab birbirlerinden tamamen farklıydı. Kral Ahab şatafatlı giysiler giyen, kibirli, zayıf karakterli ve Yehova’ya isyan etmiş biriydi. İlya ise, hayvan derisinden veya deve ya da keçi kılından yapılmış, peygamberlere özgü sade bir giysi giyerdi. Sadık ve imanlı olan bu adam aynı zamanda çok cesurdu. O gün sona ermek üzereydi ve gün içinde olanlar, her ikisinin de kişiliği hakkında çok şey göstermişti.

      3, 4. (a) Ahab ve Baal’e tapınan diğer kişiler için neden kötü bir gündü? (b) Hangi soruları ele alacağız?

      3 Başta Ahab olmak üzere Baal’e tapınan herkes için kötü bir gündü. On kabilelik İsrail krallığının Ahab ve eşi İzebel’in önderliğinde benimsediği putperest tapınma korkunç bir darbe almıştı. Baal’in sahteliği gözler önüne serilmişti. Baal peygamberlerinin yalvarıp yakarmasına, dans etmesine ve âdetleri gereği kendilerini yaralamasına rağmen bu ilah basit bir ateş bile yakamamıştı. Baal, ölüm cezasını fazlasıyla hak eden 450 adamı kurtaramamıştı. Bu sahte tanrının başarısız olduğu başka bir konu daha vardı ve çok yakında bu da ortaya çıkacaktı. Baal’in peygamberleri, memleketi kasıp kavuran kuraklığı sona erdirmesi için üç yıldan uzun süredir tanrılarına yalvarıyordu, fakat Baal bunu başaramamıştı. Yakında Yehova kuraklığa son vererek gerçek Tanrı olduğunu gösterecekti (1. Kral. 16:30–17:1; 18:1-40).

      4 Peki Yehova ne zaman harekete geçecekti? İlya o zamana kadar ne yapacaktı? Bu sadık adamdan biz neler öğrenebiliriz? Şimdi, kaydı inceleyerek bu soruların cevabını alalım (1. Krallar 18:41-46’yı okuyun).

      Dua Ederek Yehova’yı Bekledi

      5. İlya Ahab’a ne yapmasını söyledi? Ahab o gün olanlardan ders almış mıydı?

      5 İlya Ahab’a şöyle dedi: “Git; ye, iç; çünkü sağanak yağmur sesi var.” Bu kötü kral o gün olanlardan ders almış mıydı? Kayıt bu konuda açık bir bilgi vermez, bununla birlikte kralın tövbe ettiğine dair en ufak bir ipucu bile görmüyoruz. Ahab’ın Yehova’ya yaklaşmak ve bağışlanmak için İlya’dan yardım istediğini gösteren herhangi bir kayıt da yok. Kutsal Kitap sadece kralın ‘yiyip içmek için oradan ayrıldığını’ söylüyor (1. Kral. 18:41, 42). Peki İlya için ne denebilir?

      6, 7. İlya ne için dua etti? Neden?

      6 “İlya da Karmel’in tepesine çıktı, yere çömeldi ve başını dizlerinin arasına aldı.” Ahab karnını doyurmaya gittiğinde, İlya bu fırsattan yararlanarak çok sevdiği gökteki Babasına dua etti. Onun hal ve tavırlarının ne kadar alçakgönüllü bir tutum yansıttığına dikkat edin. İlya yere kapanmış, başını, yüzü dizlerine değecek kadar eğmişti. Peki o ne yapıyordu? Bunu tahmin etmek zor değil, çünkü Yakup 5:18’de İlya’nın kuraklığın bitmesi için dua ettiğini görüyoruz. Peygamber, Karmel Dağı’nın tepesindeyken de muhtemelen bunun için dua ediyordu.

      İlya dua ederek yere kapanıyor

      İlya’nın duaları Tanrı’nın isteğinin yerine gelmesini çok istediğini gösteriyordu

      7 Daha önce Yehova “toprağa yağmur yağdıracağım” demişti (1. Kral. 18:1). Dolayısıyla İlya Yehova’nın isteğinin gerçekleşmesi için dua etti. Bundan yaklaşık bin yıl sonra İsa da öğrencilerine aynı şey için dua etmeyi öğretti (Mat. 6:9, 10).

      8. İlya’dan dua konusunda ne öğrenebiliriz?

      8 İlya’dan dua konusunda çok şey öğrenebiliriz. Onun en büyük arzusu, Yehova’nın amacının yerine gelmesiydi. Dua ettiğimizde “Tanrı’nın, amacına uygun her dileğimizi dinleyeceğini” aklımızda tutalım (1. Yuhn. 5:14). O halde Tanrı’nın kabul edeceği şekilde dua etmek için O’nun amacının ne olduğunu bilmemiz gerekir. Bunun için de Kutsal Kitabı incelemeyi günlük yaşamımızın bir parçası haline getirmeliyiz. Şüphesiz İlya halkın büyük sıkıntılar çektiğini gördüğü için de memleketindeki kuraklığın bitmesini istiyordu. Ayrıca Yehova’nın o gün yaptığı mucizeyi gördükten sonra herhalde yüreği minnettarlıkla dolmuştu. Biz de dua ederken, hem başkalarının iyiliğini istediğimizi hem de Tanrı’ya yürekten minnettar olduğumuzu gösterelim (2. Korintoslular 1:11 ve Filipililer 4:6’yı okuyun).

      Yehova’ya Güvendi ve Uyanık Kaldı

      9. (a) İlya hizmetkârına ne yapmasını söyledi? (b) Onu hangi iki yönden örnek alabiliriz?

      9 İlya, Yehova’nın kuraklığa son vermek için harekete geçeceğinden emindi, fakat bunun zamanını bilmiyordu. Peki bu arada neler yaptı? “Hizmetkârına ‘Lütfen git deniz tarafına bak’ dedi. O da gidip baktı ve ‘Bir şey yok’ dedi. İlya onu aynı sözlerle yedi kez gönderdi” (1. Kral. 18:43). İlya iki yönden bize örnek oldu. Birincisi, Yehova’ya büyük bir güven duydu. İkincisi ise her zaman uyanık kaldı.

      İlya, Yehova’nın harekete geçeceğine dair bir kanıt görmeye can atıyordu

      10, 11. (a) İlya Yehova’nın sözüne tam olarak güvendiğini nasıl gösterdi? (b) Biz nasıl Yehova’ya böyle güçlü bir güven duyabiliriz?

      10 İlya, Yehova’nın söylediklerine güveniyordu, bu nedenle O’nun harekete geçeceğine dair bir kanıt görmeye can atıyordu. Hizmetkârını, ufukta yağmurun yağacağını gösteren herhangi bir işaret olup olmadığına bakması için yüksek bir yere gönderdi. Hizmetkâr olumsuz bir haberle geri dönüp “Bir şey yok” dedi. Ufukta bir şey görünmüyordu, belli ki gökyüzü bulutsuzdu. Bu kayıtta ilginç bir şey dikkatinizi çekti mi? Hatırlarsanız İlya Kral Ahab’a “Sağanak yağmur sesi var” demişti. Peki ortada yağmur bulutları bile yokken İlya nasıl bu sözleri söyleyebildi?

      11 Yehova bir vaatte bulunmuştu. İlya, peygamberi ve temsilcisi olduğu Tanrı’nın, vaadini gerçekleştireceğinden emindi. Buna o kadar güveniyordu ki yağmurun sesini duyar gibiydi. Bu olay belki de size Musa hakkında söylenen şu sözleri hatırlattı: “Görünmeyen Kişiyi görüyormuş gibi kararlılığını korudu.” Tanrı sizin için de bu kadar gerçek mi? Yehova’ya ve vaatlerine böyle bir iman geliştirmemiz için pek çok nedenimiz var (İbr. 11:1, 27).

      12. (a) İlya uyanık kaldığını nasıl gösterdi? (b) Ufukta küçük bir bulut olduğunu öğrendiğinde nasıl tepki verdi?

      12 Şimdi de İlya’nın nasıl uyanık kaldığına bakalım. O, ufukta yağmur bulutu olup olmadığına bakması için hizmetkârını sadece bir iki defa değil, tam yedi kez gönderdi. Hizmetkâr belki de gidip gelmekten bıktı, fakat İlya bir işaret görmeyi çok istiyordu ve pes etmedi. Nihayet yedinci gidişinin ardından hizmetkâr şunları söyledi: “İşte! Denizden avuç kadar küçük bir bulut yükseliyor.” Onu, kolunu ileri uzatıp eliyle küçük bulutu ölçerken gözünüzde canlandırabiliyor musunuz? Büyük Deniz’in ufkunda beliren bu küçük bulut hizmetkâr için belki de bir şey ifade etmiyordu. Fakat İlya için çok önemliydi. “O zaman İlya hizmetkârına ‘Gidip Ahab’a şunu söyle’ dedi, ‘Arabanı hazırla! Aşağı in de sağanağa yakalanma!’” (1. Kral. 18:44).

      13, 14. (a) Uyanık kalmak konusunda İlya’yı nasıl örnek alabiliriz? (b) Hizmetimizin aciliyetini fark etmek için hangi nedenlerimiz var?

      13 İlya başka bir konuda daha örnektir. O, kuraklığın bitmesini beklemişti. Bugün biz de, Tanrı’nın amacını gerçekleştirmek üzere olduğu bir dönemde yaşıyoruz ve bu yozlaşmış ortamın sonunu bekliyoruz (1. Yuhn. 2:17). Yehova Tanrı harekete geçene kadar İlya gibi uyanık kalmalıyız. Tanrı’nın oğlu İsa, takipçilerini şöyle uyardı: “Uyanık kalın, çünkü Efendinizin hangi gün geleceğini bilmiyorsunuz” (Mat. 24:42). İsa, sonun geleceği zamanla ilgili takipçilerinin hiçbir bilgiye sahip olmayacağını mı kastetti? Hayır, aslında son yaklaşırken dünyanın nasıl bir durumda olacağını uzun uzun anlattı. Hepimiz bu ortamın sonuyla ilgili ayrıntılı alametin nasıl gerçekleştiğini görebiliriz (Matta 24:3-7’yi okuyun).

      Küçücük bir bulut Yehova’nın harekete geçmek üzere olduğu konusunda İlya’yı ikna etmeye yetmişti. Son günlerin alameti de, acilen harekete geçmek için yeterince nedenimiz olduğunu gösterir

      14 Bu alametin her kısmı Yehova’nın vaadinin gerçekleşeceğine dair güçlü, ikna edici kanıtlar sunar. Bu kanıtlar Yehova’ya sunduğumuz hizmetin ne kadar acil olduğunu fark edip buna göre yaşamamız için yeterli değil mi? Ufukta görünen küçücük bir bulut Yehova’nın harekete geçmek üzere olduğu konusunda İlya’yı ikna etmeye yetmişti. Peki bu imanlı adamın güveni boşa çıktı mı?

      Yehova Kurtarır ve Nimetler Verir

      15, 16. (a) Olaylar nasıl hızla gelişti? (b) İlya Ahab’la ilgili neyi merak etmiş olabilir?

      15 Kayıt şöyle der: “O sırada gökyüzünü kara bulutlar kapladı, rüzgâr çıktı ve şiddetli bir yağmur başladı. Ahab arabasına binip Yizreel’e doğru yola koyuldu” (1. Kral. 18:45). Olaylar çok hızlı gelişti. İlya’nın hizmetkârı mesajı Ahab’a götürürken, o küçük bulut tüm gökyüzünü kaplayan kapkara yağmur bulutlarına dönüştü. Şiddetli bir rüzgâr çıktı. Üç buçuk yılın ardından nihayet İsrail topraklarına yağmur yağıyordu. Susuzluktan çatlamış topraklar suya doydu. Yağmur şiddetini artırdıkça, Kişon Irmağı’nın suları yükseldi ve Baal peygamberlerinin kanı sularla birlikte akıp gitti. Böylece Yehova, asi İsrailoğullarına iğrenç Baal tapınmasının izlerini memleketten tümüyle silmeleri için bir fırsat vermiş oldu.

      Şiddetli yağmurun başlamasıyla İlya peygamber ve İsrailoğulları seviniyor

      “Şiddetli bir yağmur başladı”

      16 Kuşkusuz Yehova gibi İlya da Baal tapınmasının İsrail’den kaldırılmasını istiyordu. Ayrıca Ahab’ın bu olaylar karşısında nasıl bir tepki vereceğini merak etmiş olabilir. Ahab tövbe edip Baal tapınmasını bırakacak mıydı? Aslında o gün olanlardan sonra, bu değişikliği yapması için çok nedeni vardı. Tabii o an Ahab’ın zihninden neler geçtiğini bilemeyiz. Kayıt sadece, “Ahab arabasına binip Yizreel’e doğru yola koyuldu” diyor. Kral olanlardan ders aldı mı? Yaşamında değişiklikler yapmaya karar verdi mi? Sonraki gelişmelerden kralın bunu yapmadığını anlıyoruz. Fakat hem Ahab hem de İlya için gün henüz sona ermemişti.

      17, 18. (a) Yizreel’e giderken İlya neler yaşadı? (b) İlya’nın, Karmel’den Yizreel’e koşması neden sıra dışı bir durumdu? (Dipnota da bakın.)

      17 Yehova’nın peygamberi, Ahab’ın gittiği yöne doğru yola çıktı. Giderek kararan yağışlı havada uzun bir yolculuk yapması gerekiyordu. Fakat sonra sıra dışı bir şey oldu.

      18 İlya “giysisinin eteklerini toplayıp kuşağına soktu ve Yizreel’e kadar Ahab’ın önü sıra koştu; çünkü Yehova’nın eli onun üzerindeydi” (1. Kral. 18:46). Belli ki Yehova mucizevi şekilde İlya’yı destekliyordu. Yizreel 30 kilometre uzaktaydı, İlya da genç değildi.a Rahat hareket edebilmek için uzun giysisinin eteklerini toplayıp kuşağına sokarak çamurlu yollarda koşan İlya’yı gözünüzde canlandırın. Öyle hızlı koşuyordu ki kralın arabasına yetişti, hatta onu geçip geride bıraktı.

      19. (a) Tanrı’nın İlya’ya verdiği enerji ve güç, gelecekle ilgili hangi peygamberlik sözlerini aklımıza getirebilir? (b) İlya Yizreel’e doğru koşarken hangi şeyden emindi?

      19 İlya’nın bu yaşadıkları ona çok heyecan vermiş olmalı. Belki gençliğinde bile sahip olmadığı bir güce, dinçliğe ve enerjiye sahip olmak onun için harika bir deneyimdi. Bu olay, sadık kişilerin cennet yeryüzünde kusursuz bir sağlığa ve dinçliğe kavuşacağını bildiren peygamberlik sözlerini aklımıza getirebilir (İşaya 35:6’yı okuyun; Luka 23:43). İlya, o çamurlu yolda koşarken şüphesiz tek gerçek Tanrı Yehova’nın onayına sahip olduğundan emindi.

      20. Yehova’nın vereceği nimetlerden nasıl faydalanabiliriz?

      20 Yehova bize nimetler vermeyi çok ister. Her birimiz bu nimetlerden faydalanabilmek için elimizden geleni yapalım; bu her çabaya değer. İlya gibi biz de uyanık kalmalı, içinde bulunduğumuz tehlikeli ve kritik dönemde Yehova’nın harekete geçmek üzere olduğunu gösteren sağlam kanıtları dikkatle değerlendirmeliyiz. “Güvenilir Tanrı” Yehova’nın vaatlerinin gerçekleşeceğinden emin olmak için bizim de sayısız nedenimiz var (Mezm. 31:5).

      a İlya’nın yaşlı olduğu sonucuna varabiliriz, çünkü Yehova bundan kısa bir süre sonra İlya’ya Elişa’yı eğitme görevi verdi. Elişa ‘İlya’nın ellerine su döken’ kişi olarak tanındı (2. Kral. 3:11). Anlaşılan o, İlya’nın hizmetkârı olarak ihtiyaçlarıyla ilgilenmeye başladı.

Türkçe Yayınlar (1974-2026)
Oturumu Kapat
Oturum Aç
  • Türkçe
  • Paylaş
  • Tercihler
  • Copyright © 2025 Watch Tower Bible and Tract Society of PA
  • Kullanım Şartları
  • Gizlilik İlkesi
  • Privacy Settings
  • JW.ORG
  • Oturum Aç
Paylaş