-
‘İsrail Evini Bina Eden’ İki Mutsuz Kız KardeşGözcü Kulesi—2007 | 1 Ekim
-
-
Rahel’in Çocukları
O günlerde kısırlık bela olarak görülüyordu. Tanrı İbrahim’e, İshak’a ve Yakub’a, tüm ailelerin nimetler elde etmesini sağlayacak bir ‘zürriyete’ sahip olacaklarını vaat etmişti (Tekvin 26:4; 28:14). Yine de Rahel’in hiç çocuğu yoktu. Yakub sadece Tanrı’nın, Rahel’e oğullar verebileceğini ve bu nimetlerde pay sahibi olmasını sağlayabileceğini düşünüyordu. Ancak Rahel sabırsızdı. Şöyle dedi: “İşte, cariyem Bilha, onun yanına gir; ta ki, dizlerimin üzerinde doğursun da, ondan çocuklarım olsun” (Tekvin 30:2, 3).
Rahel’in tutumunu kavramak bizim için zor olabilir. Ancak Ortadoğu’da bulunan eski evlilik sözleşmeleri, kısır bir kadının mirasçıya sahip olmak için bir cariyeyi kocasına vermesinin yaygın bir âdet olduğunu gösteriyora (Tekvin 16:1-3). Bazı durumlarda cariyenin çocukları, adamın karısının çocukları olarak görülürdü.
Bilha’nın oğlu olunca Rahel sevinçle şöyle dedi: “Allah davamı gördü, ve sesimi de işitip bana bir oğul verdi.” O, çocuğa ‘Hâkim’ anlamına gelen Dan ismini koydu. O da içinde bulunduğu güç durum hakkında Tanrı’ya dua etmişti. Bilha’nın ikinci oğlu doğunca, Rahel “Kızkardeşimle gayet büyük güreşler yaptım, hem de yendim” diyerek çocuğa “Güreşim” anlamına gelen Naftali adını koydu. Bu isimler birbirine rakip iki kadın arasındaki çekişmeye işaret etmektedir (Tekvin 30:5-8).
Rahel Bilha’yı Yakub’a vererek muhtemelen dualarıyla uyumlu davrandığını düşündü, fakat Tanrı’nın, onun çocuk sahibi olmasını sağlama yolu bu değildi. Bundan bir ders çıkarabiliriz. Yehova’dan bir şey dilediğimizde sabırsız olmamalıyız. O, ummadığımız yollarla ve en beklemediğimiz anda dualarımızı cevaplayabilir.
-
-
‘İsrail Evini Bina Eden’ İki Mutsuz Kız KardeşGözcü Kulesi—2007 | 1 Ekim
-
-
a Irak’ın Nuzi kentinde bulunan böyle bir sözleşmede şöyle yazıyor: “Kelim-ninu, Şennima ile evlendirildi. . . . . Kelim-ninu [çocuklar] doğurmazsa, Lullu diyarından bir kadın [cariye] alıp Şennima’ya karı olarak verecek.”
-