Watchtower ONLINE KÜTÜPHANE
Watchtower
ONLINE KÜTÜPHANE
Türkçe
  • KUTSAL KİTAP
  • YAYINLAR
  • İBADETLER
  • Övgünün Öneminin Farkında Olun
    Gözcü Kulesi—2007 | 1 Eylül
    • Övgünün Öneminin Farkında Olun

      PATRONUNUN kendisini pek övmemesinden şikâyet eden biriyle hiç karşılaştınız mı? Sizin de aynı sebepten şikâyet ettiğiniz oldu mu? Ya da bir gençseniz, ana babanız veya öğretmeniniz için aynı şeyleri söylediniz mi?

      Bu şikâyetlerden bazıları muhtemelen yerindedir. Ancak Alman bir araştırmacıya göre çalışanlar bu yüzden şikâyet ettiklerinde onları üzen şey patronları tarafından yeterince övülmemelerinden çok, yeterince kişisel ilgi görmemeleridir. Durum ne olursa olsun bir şeylerin eksik olduğu kesin. Doyum veren ilişkilere sahip olabilmek için hem övülmek hem de kişisel ilgi görmek çok önemlidir.

      Tapınma konusunda da aynı şey geçerlidir. İsa’nın takipçilerinin cemaatine, bireylerin birbirini övdüğü, sıcak duygular beslediği ve kişisel ilgi gösterdiği bir atmosfer hâkim olmalı. Cemaatteki bireyler Mukaddes Kitabın rehberliğine uyarak bu güzel atmosferi oluşturur ve korurlar. Cemaatimiz ne kadar sevgi dolu olursa olsun daha da gelişmek her zaman mümkündür. Bunu akılda tutarak, şu üç kişinin başkalarını övmek konusundaki güzel örneğini ele alalım: Tanrı’nın İsa’dan önce yaşamış hizmetçisi Elihu, elçi Pavlus ve bizzat İsa Mesih.

      Nezaketle ve Saygıyla Öğüt Vermek

      Muhtemelen İbrahim’in uzaktan akrabası olan Elihu’nun, Eyub’un Tanrı’yla ilişkisi hakkında dengeli bir görüşe sahip olmasına büyük yardımı oldu. Elihu nazik ve saygılıydı. Konuşma sırasının kendisine gelmesini sabırla bekledi. Eyub’un sözde arkadaşları onun sırf hatalarına dikkat çekerken, Elihu öğüt vermenin yanı sıra Eyub’u doğru davranışlarından ötürü övdü. Bunu yaparken samimiydi ve diğerlerinden farklı davranıp Eyub’a adıyla hitap ederek onunla bir dost olarak ilgilendiğini gösterdi. Nazikçe şöyle dedi: “Ey Eyub, [lütfen, YÇ] sözümü dinle, ve bütün sözlerime kulak ver.” O, kendini Eyub’un yerine koyarak saygıyla şöyle dedi: “İşte, ben de senin gibi Allahın kuluyum; ben de balçıktan teşkil olundum.” Sonra da şu sözlerle onu övdü: “Eğer söyliyeceğin varsa, bana cevap ver; söyle, çünkü seni haklı çıkarmak isterim [senin doğru biri olman beni sevindirir, NW]” (Eyub 33:1, 6, 32).

      Başkalarına nazik ve saygılı davranmak onları övmenin bir yoludur. Böyle davrandığımızda aslında karşımızdaki kişiye şöyle demiş oluyoruz: ‘Seni ilgi ve saygı görmeye değer buluyorum.’ Böylece samimiyetimizi belli ederiz ve ona olan kişisel ilgimizi göstermiş oluruz.

      Nazik olmak sadece görgü kurallarına uymaktan fazlasını içerir. Başkalarının yüreğine erişebilmek için, nezaketimiz içten olmalı ve yürekten gelmelidir. Samimi sevgimizin ve ilgimizin bir ifadesi olmalıdır.

  • Övgünün Öneminin Farkında Olun
    Gözcü Kulesi—2007 | 1 Eylül
    • İsa’nın Başkalarını Övmek Konusundaki Mükemmel Örneği

      İsa başkalarını övdü. Örneğin diriltildikten ve göğe çıktıktan sonra, Tanrı’nın yönlendirmesiyle Anadolu’daki yedi cemaatle elçi Yuhanna aracılığıyla konuştuğunda, övülmeyi hak edenleri övmekten geri durmadı. Efesos, Bergama ve Tiyatira’daki cemaatlerle konuşurken şu ifadeleri kullandı: “Senin işlerini, emeğini, tahammülünü, kötü adamlara dayanamadığını . . . . biliyorum”; “Benim adıma bağlı kalıyorsun. . . . . Bana olan imanını inkâr etmedin”; “Senin işlerini, sevgini, imanını, hizmetini, tahammülünü ve son işlerinin öncekilerden kat kat fazla olduğunu biliyorum.” Ciddi öğütlere ihtiyacı olan Sardes’teki cemaatte bile İsa övülmeyi hak eden kişilere dikkat etti. O şöyle dedi: “Sardes’te giysilerini kirletmemiş olan birkaç kişi var. Onlar beyazlar içinde benimle birlikte yürüyecekler, çünkü buna layıklar” (Vahiy 2:2, 13, 19; 3:4). İsa ne güzel bir örnek bıraktı!

      Biz de İsa’yı örnek alarak birkaç kişinin hatası yüzünden o gruptaki herkesi mahkûm etmemeliyiz ya da gerekli öğüdü verirken onları uygun şekilde övmeyi ihmal etmemeliyiz. Fakat başkalarını sadece öğüt vereceğimiz zaman översek, övgü sözlerimizin bazen kulak arkası edilebileceğini de akılda tutmalıyız. Başkalarını övmek konusunda mümkün olduğunca cömert olun! O zaman başka bir seferinde öğüt vermeniz gerektiğinde öğüdünüz çok daha kolay kabul edilecektir.

      Başkalarını Uygun Şekilde Öven İhtiyarlar

      Şu anda bir Avrupa ülkesinde Yehova’nın Şahitlerinin bürosunda hizmet eden Cornelia isimli İsa’nın takipçisi bir kadına, 1970’li yılların başında bir gezici gözetmen kişisel incelemesinin ve dergileri okuma alışkanlığının ne durumda olduğunu sormuş. O, “biraz utandım” diyor ve biradere dergilerdeki tüm makaleleri okuyamadığını itiraf ettiğini söylüyor. Şöyle anlatıyor: “Bu yüzden beni eleştirmek yerine, elimden geldiği kadarını okuduğum için beni övdü. Onun beni övmesinden o kadar etkilendim ki, o zamandan beri dergilerdeki tüm makaleleri okumayı kendime hedef edindim.”

      Avrupa’daki bir büroda hizmet eden Ray öncülük hizmetinin ilk gününü anımsıyor. Cemaatindeki başkanlık eden gözetmenin, işi, aile yükümlülükleri ve cemaatte birçok sorumluluğu olmasına rağmen, o akşam salona girer girmez doğrudan Ray’in yanına gelmiş ve “Öncülüğünün ilk günü nasıl geçti?” diye sormuş. Ray, aradan neredeyse 60 yıl geçmesine rağmen bu ihtiyarın düşünceli davranışını hâlâ hatırlıyor.

      Bu iki tecrübenin de gösterdiği gibi, mekanik sözlerden ibaret olan bir övgü ya da anlamsız bir pohpohlama değil, başkalarının yaptığı şeyler hakkında sevgi dolu ve samimi bir takdir sözü harikalar yaratabilir. Cemaatte iman kardeşlerimizi övmek için sayısız nedene sahibiz. Yehova’ya hizmet etme arzuları, iyi hazırlanmış cevapları, konuşmalar yapabilmek veya söyleşi ya da gösterilere katılabilmek için sahne korkusunu yenmek konusunda gösterdikleri ilerleme, insanlara iyi haberi duyurma ve öğretim verme gayretleri, Krallıkla ilgili uğraşlara ve ruhi hedeflere öncelik verme uğraşları nedeniyle onları övebiliriz. Başkalarını övdüğümüzde bol bol nimete sahip oluruz. Bu bizi mutlu eder ve olumlu bir bakış açısı edinmemize yardımcı olur (Elçiler 20:35).

      Cemaat ihtiyarları cemaati iyi işlerinden dolayı övmelidir. Öğüt vermeleri gerektiğinde de bunu sevgiyle yaparlar. Diğer taraftan başkalarından mükemmellik beklemekten ve mükemmel olmayan herhangi bir şeyi ciddi bir zayıflık olarak görmekten kaçınırlar.

      Elihu’nun saygı ve nezaketini, Pavlus’un duyarlı yaklaşımını, İsa’nın da sevgi dolu ilgisini örnek alan ihtiyarlar, kardeşleri için gerçek bir teşvik kaynağı olacaklar. Övgü başkalarının iyi yönlerini ortaya çıkarır ve neşeli, uyumlu ilişkiler meydana getirir. İsa, vaftizinde gökteki Babası “Sen benim sevgili oğlumsun, senden memnunum” sözleriyle onu övdüğünde ne büyük sevinç duymuş olmalı! (Markos 1:11). Bizler de samimi ve anlamlı övgülerle kardeşlerimizin yüreğini sevindirelim.

Türkçe Yayınlar (1974-2026)
Oturumu Kapat
Oturum Aç
  • Türkçe
  • Paylaş
  • Tercihler
  • Copyright © 2025 Watch Tower Bible and Tract Society of PA
  • Kullanım Şartları
  • Gizlilik İlkesi
  • Privacy Settings
  • JW.ORG
  • Oturum Aç
Paylaş