Watchtower ONLINE KÜTÜPHANE
Watchtower
ONLINE KÜTÜPHANE
Türkçe
  • KUTSAL KİTAP
  • YAYINLAR
  • İBADETLER
  • “Ben Sizinle Beraberim”
    Gözcü Kulesi—2006 | 15 Nisan
    • “Ben Sizinle Beraberim”

      ‘Yehova’nın habercisi, kavma söyleyip dedi: Ben sizinle beraberim, Yehova’nın sözü’ (HAGGAY 1:13).

      1. İsa, hangi dönemlerle günlerimiz arasında paralellik kurdu?

      TARİHİN çok önemli bir döneminde yaşıyoruz. Gerçekleşen Mukaddes Kitap peygamberliğinin kanıtladığı gibi, 1914’ten beri “Efendimizin gününde” bulunuyoruz (Vahiy 1:10). Kişisel incelemelerinizden, İsa’nın, Krallık yetkisine sahip ‘İnsanoğlunun günlerini’, ‘Nuh’un günlerine’ ve ‘Lût’un günlerine’ benzettiğini biliyor olabilirsiniz (Luka 17:26, 28). Mukaddes Kitap, Nuh’un ve Lût’un günleriyle bizim günlerimiz arasında peygamberlik niteliğinde bir paralellik kurar. Ancak üzerinde ciddiyetle düşünmemiz gereken bunlara benzer başka paralel bir dönem daha var.

      2. Yehova, Haggay ve Zekarya’ya hangi görevi verdi?

      2 Şimdi İbrani peygamberler Haggay ve Zekarya’nın günlerindeki durumu düşünelim. Bu iki imanlı peygamber, Yehova’nın bugünkü toplumu için geçerli olduğu belli olan hangi mesajı verdi? Yahudiler, Babil’deki tutsaklıktan döndükten sonra ‘Yehova’nın habercileri’ Haggay ve Zekarya’ydı. Onlar İsrailoğullarına mabedin yeniden inşasını Tanrı’nın destekleyeceğine dair güvence vermekle görevlendirilmişlerdi (Haggay 1:13; Zekarya 4:8, 9). Haggay ve Zekarya’nın kitapları kısa olsalar da, “tümü Tanrı ilhamı” olan Kutsal Yazıların bir kısmıdır ve “öğretmek, yanlışı göstermek, düzeltmek ve doğruluk yolunda terbiye etmek bakımından yararlıdır” (2. Timoteos 3:16).

      Biz de Dikkat Etmeliyiz

      3, 4. Haggay ve Zekarya’nın mesajlarına neden biz de dikkat etmeliyiz?

      3 Elbette Haggay ve Zekarya’nın mesajları Yahudilere yararlı oldu ve ilettikleri peygamberlik sözlerinin o dönemde bir gerçekleşmesi oldu. Peki, bu iki kitaba bugün bizim de dikkat etmemiz gerektiğinden nasıl emin olabiliriz? İbraniler 12:26-29 ayetlerinde bir ipucu buluyoruz. Orada elçi Pavlus, Tanrı’nın ‘göklerle yeri sarsacağından’ söz eden Haggay 2:6’dan alıntı yaptı. Bu sarsma, sonunda ‘kırallıkların tahtını alt üst edecek ve milletlerin ülkelerinin kuvvetlerini harap edecekti’ (Haggay 2:22).

      4 Pavlus, Haggay’dan alıntı yaptıktan sonra “milletlerin ülkelerinin”, yani onların krallıklarının başına neler geleceğini söyledi ve İsa’nın meshedilmiş takipçilerinin alacağı sarsılmaz Krallığın üstünlüğünden söz etti (İbraniler 12:28). Bu sözlerden, İbraniler kitabı MS birinci yüzyılda yazıldığı sırada Haggay ve Zekarya’nın peygamberlik sözlerinin henüz gerçekleşmediğini anlayabiliriz. Mesih’in Kral olduğu Gökteki Krallıkta, İsa’yla birlikte mirasçılar olan meshedilmiş kişilerden artakalan bir grup bugün hâlâ yeryüzünde var. Dolayısıyla Haggay ve Zekarya kitapları zamanımız için önemli olmalıdır.

      5, 6. Haggay ve Zekarya hangi olaylardan sonra görevlendirildi?

      5 Ezra kitabı o sırada var olan tarihsel ortamı biraz anlatır. MÖ 537’de Yahudiler Babil’deki tutsaklıktan döndükten sonra, Vali Zerubbabel ve Başkâhin Yeşu (veya Yeşua) MÖ 536’da yeni mabedin temelinin atılmasının gözetimini üstlendiler (Ezra 3:8-13; 5:1). Bu olay büyük sevince yol açsa da çok geçmeden Yahudiler korkmaya başladılar. Ezra 4:4’e göre düşmanlar, yani “memleketin kavmı Yahuda kavmının ellerini gevşettiler, ve bina ederken onlara sıkıntı verdiler.” Bu düşmanlar, özellikle de Samiriyeliler, Yahudilere karşı sahte suçlamalarda bulundular ve Pers kralını etkileyerek mabedin inşa işinin durdurulması için emir çıkartmasını sağladılar (Ezra 4:10-21).

      6 Mabedin inşası için başlangıçta duyulan heyecan zamanla azaldı. Yahudiler kendi işlerine daldılar. Ancak MÖ 520’de, yani mabedin temelinin atılmasından 16 yıl sonra, Yehova halkın harekete geçip mabetteki işe kaldıkları yerden devam etmelerini sağlamak için Haggay ile Zekarya’yı görevlendirdi (Haggay 1:1; Zekarya 1:1). Tanrı’nın habercileriyle güçlenen ve O’nun kendilerini desteklediğini net şekilde gören Yahudiler, mabet işine kaldıkları yerden devam ettiler ve inşaatı MÖ 515’te bitirdiler (Ezra 6:14, 15).

      7. Peygamberlerin günlerindeki durum ile günümüz arasında hangi paralellik var?

      7 Tüm bunların bizim için önemini biliyor musunuz? ‘Krallık hakkındaki bu iyi haberin’ duyurulmasıyla ilgili bir işimiz var (Matta 24:14). I. Dünya Savaşı’ndan sonra bu işe özel bir önem verildi. Geçmişte Yahudiler Babil’deki esaretten kurtarıldığı gibi, Yehova’nın çağımızdaki toplumu da sahte din dünya imparatorluğu olan Büyük Babil’e esaretten kurtarıldı. Tanrı’nın meshettiği kişiler kendilerini iyi haberi duyurma, öğretme ve insanları hakiki tapınmaya yöneltme işine adadılar. Bu iş bugün her zamankinden daha büyük çapta devam ediyor. Belki siz de bu işe katılıyorsunuz. Bu kötü ortamın sonu hemen önümüzde olduğundan, iyi haberin duyurulma zamanı şimdidir! Tanrı’nın emri olan bu iş, Yehova “büyük sıkıntı” sırasında dünyadaki olaylara müdahale edene kadar devam edecek (Matta 24:21). Bu müdahale kötülüğü ortadan kaldıracak ve yeryüzüne hakiki tapınmanın hâkim olmasını mümkün kılacak.

      8. Yehova’nın işimizi desteklediğinden nasıl emin olabiliriz?

      8 Bu işe canla başla katılırken, Haggay ve Zekarya’nın peygamberlik sözlerinin gösterdiği gibi, Yehova’nın bizi koruyacağından ve destekleyeceğinden emin olabiliriz. Bazıları Tanrı’nın hizmetçilerini veya O’nun verdiği işi durdurmaya çalıştıysa da, hiçbir yönetim duyuru işinin ilerlemesine engel olamadı. I. Dünya Savaşı’ndan günümüze dek Yehova’nın bu duyuru işini artışlarla nasıl desteklediğini bir düşünün. Ancak hâlâ yapacak çok iş var.

      9. Geçmişteki hangi duruma dikkat etmeliyiz, neden?

      9 Haggay ve Zekarya’dan öğrendiklerimiz, iyi haberi duyurma ve öğretme emrine itaat etmeye bizi nasıl daha çok teşvik edebilir? Şimdi Kutsal Yazıların bu iki kitabından alabileceğimiz bazı derslere bakalım. Örneğin memleketlerine geri dönen Yahudilerin sorumlu olduğu mabedin inşa işiyle ilgili birkaç ayrıntıyı ele alalım. Söylendiği gibi, Babil’den Yeruşalim’e dönen Yahudiler mabetteki işlerine devam etmediler. Temel atıldıktan sonra gevşediler. Onlarda hangi yanlış bakış açısı gelişmişti? Biz bundan hangi dersi alabiliriz?

      Doğru Görüş Edinmeliyiz

      10. Yahudiler hangi yanlış görüşü geliştirdi? Bunun sonucu ne oldu?

      10 Memleketlerine dönen Yahudiler “vakit gelmedi” diyordu (Haggay 1:2). Oysa mabedi inşa etmeye başladıklarında, yani MÖ 536’da temeli atarken, “vakit gelmedi” demiyorlardı. Ancak çok geçmeden, komşu ulusların muhalefetinin ve devletin müdahalesinin kendilerini etkilemesine izin verdiler. Yahudiler kendi evlerine ve rahatlarına daha çok önem vermeye başladılar. Yehova kaliteli ahşap kaplamalı evleri ile yarım kalmış mabet arasındaki zıtlığa dikkat çekerek, “Bu ev harapken sizin için kaplamalı evlerinizde oturmak vakti mi?” diye sordu (Haggay 1:4).

      11. Yehova neden Haggay’ın zamanındaki Yahudilere öğüt vermeyi gerekli gördü?

      11 Evet, Yahudilerin öncelikleri değişmişti. Yehova’nın toplumu, O’nun mabedin yeniden inşa edilmesiyle ilgili amacına yaşamlarında ilk yeri vermek yerine, kendilerine ve evlerine odaklanmışlardı. Tanrı’nın tapınma evindeki iş ihmal edilmişti. Yehova’nın Haggay 1:5’teki sözleri Yahudileri ‘yollarını iyi düşünmeye’ teşvik etti. Yehova onlardan durup ne yaptıklarını düşünmelerini ve mabedin inşasına yaşamlarında ilk yeri vermemekten nasıl etkilendiklerini anlamalarını istiyordu.

      12, 13. Haggay 1:6 Yahudilerin durumunu nasıl anlatıyor? Bu ayetin anlamı nedir?

      12 Tahmin edebileceğiniz gibi, yanlış öncelikleri Yahudileri kişisel olarak etkilemişti. Haggay 1:6’da Tanrı’nın görüşünü nasıl ifade ettiğine bakalım: “Çok ektiniz, fakat eve az getirdiniz; yiyorsunuz, ve doymıyorsunuz; içiyorsunuz, ve kanmıyorsunuz; giyiniyorsunuz, fakat ısınan yok; ücret alan da delik kese için ücret alıyor.”

      13 Yahudiler, Tanrı’nın kendilerine verdiği topraklardaydılar, ancak toprak onların istediği gibi ürün vermiyordu. Yehova önceden uyardığı gibi elini üzerlerinden çekmişti (Tesniye 28:38-48). Yahudiler tohum ekiyor ancak Yehova’nın desteği olmadan yeterli ürün alamıyor, karınlarını doyuramıyorlardı. O’nun bereketi olmadan kendilerini sıcak tutacak giysilere sahip olamıyorlardı. Hatta kazandıkları parayı sanki delik deşik bir keseye koyuyorlar, çalışmalarının hiçbir yararını görmüyorlardı. Ya “içiyorsunuz, ve kanmıyorsunuz (“neşelenemiyorsunuz”, YÇ)” sözünün anlamı nedir? Bu ifade sarhoş olmanın Tanrı’nın bereketinin işareti olduğu anlamına gelemez; çünkü Tanrı sarhoşluğu mahkûm eder (1. Samuel 25:36; Süleyman’ın Meselleri 23:29-35). Tersine, Tanrı’nın Yahudileri desteklemediğini gösteren başka bir örnektir. Üretebildikleri tüm şarap sınırlı olacaktı, ‘neşelenmeye’, sarhoş olmaya bile yetmeyecekti.

      14, 15. Haggay 1:6’dan hangi dersi alıyoruz?

      14 Tüm bu sözlerden öğrenmemiz gereken, evimizin nasıl görünmesi gerektiği değildir. Sürgünden uzun süre önce Amos peygamber İsrail’deki zenginleri ‘fildişinden evleri’ ve ‘fildişi yatakları’ için azarlamıştı (Amos 3:15; 6:4). Onların gösterişli evleri ve süslü mobilyaları yok oldu. Düşman fatihler tarafından yağmalandı. Ancak yıllar sonra, 70 yıllık sürgünün ardından Yehova’nın toplumundan birçok kişi bundan ders almadı. Ya biz? Her birimizin kendisine şöyle sorması uygun olur: ‘Dürüst olmak gerekirse, evime ve evimin dekorasyonuna ne kadar önem veriyorum? Yıllarımı alabilecek, belki de ruhi yaşamımın önemli yönlerine yer bırakmayacak olsa da, kariyer yapmak için ek eğitim planlarım var mı?’ (Luka 12:20, 21; 1. Timoteos 6:17-19).

      15 Haggay 1:6’da okuduklarımız bize, yaşamımızda Tanrı’nın desteğine ihtiyacımız olduğunu fark ettirmeli. O Yahudiler Tanrı’nın desteğinden yoksundu ve bundan zarar gördüler. Maddi şeylerimiz ister çok ister az olsun, eğer Yehova’nın bereketine sahip değilsek kesinlikle bundan ruhen zarar görürüz (Matta 25:34-40; 2. Korintoslular 9:8-12). Peki Yehova’nın bereketine nasıl sahip olabiliriz?

      Yehova Ruhu Aracılığıyla Yardım Eder

      16-18. Yazıldığı dönemde Zekarya 4:6’nın anlamı neydi?

      16 Haggay’ın çağdaşı peygamber Zekarya’ya, Yehova’nın o zamanki vefalı kişileri harekete geçirmek ve desteklemek için kullandığı araç üzerinde durması ilham edildi. Bu, sizin de O’nun bereketine nasıl sahip olabileceğinizi gösterir. Şöyle okuyoruz: “Kudretle değil, kuvvetle değil, ancak benim Ruhumla, orduların RABBİ diyor” (Zekarya 4:6). Bu ayetin alıntılandığını sık sık duymuş olabilirsiniz; peki acaba bu sözler Haggay ve Zekarya’nın günlerindeki Yahudiler için ne anlama geldi? Dolayısıyla sizin için önemi nedir?

      17 Hatırlarsanız Haggay ve Zekarya’nın kaleme aldığı Tanrı ilhamı sözlerin geçmişte muazzam bir etkisi oldu. Bu iki peygamberin sözleri imanlı Yahudileri canlandırdı. Haggay peygamberlik görevine MÖ 520’nin altıncı ayında, Zekarya aynı yılın sekizinci ayında başladı (Zekarya 1:1). Haggay 2:18’den görebileceğiniz gibi, temeli atılmış mabedin inşa işi dokuzuncu ayda yeniden yoğun bir şekilde başladı. Yani Yahudiler harekete geçti ve Yehova’nın desteğine güvenerek O’na itaat ettiler. Zekarya 4:6’daki sözler Tanrı’nın desteğini anlatır.

      18 MÖ 537’de Yahudiler yurtlarına döndüklerinde hiçbir askeri güçleri yoktu. Yine de Yehova onları korumuş ve Babil’den dönüş yolculuklarında rehberleri olmuştu. Ayrıca dönüşlerinden kısa süre sonra mabedin inşasına başladıklarında, ruhuyla olayları yönlendirmişti. Onlar işe tüm yürekleriyle yeniden başlar başlamaz, Yehova onları kutsal ruhu aracılığıyla destekleyecekti.

      19. Tanrı’nın ruhu hangi güçlü etkinin üstesinden geldi?

      19 Zekarya gördüğü sekiz görüntü sayesinde, Yehova’nın mabet işini sonuna kadar sadakatle sürdüren toplumunu destekleyeceğinden emin oldu. Üçüncü bölümde kayıtlı olan dördüncü görüntü, Yahudilerin mabet inşasını tamamlama çabalarına Şeytan’ın yoğun biçimde muhalefet ettiğini gösteriyor (Zekarya 3:1). Şeytan, Başkâhin Yeşu’nun yeni bir mabette halk adına hizmet ettiğini görmekten asla memnun olmayacaktı. İblis, Yahudileri mabedin inşasından alıkoymak için çok çabalasa da, mabet tamamlana dek engelleri kaldırmakta ve Yahudileri işlerine devam etmeleri için güçlendirmekte Yehova’nın ruhu büyük rol oynayacaktı.

      20. Kutsal ruh, Yahudilerin Tanrı’nın isteğini gerçekleştirmesine nasıl yardım etti?

      20 Görünürde, işi engelleme yetkisine sahip devlet memurlarından kaynaklanan dağ gibi bir muhalefet engeli vardı. Ancak Yehova, görünürdeki bu “dağ”ın ortadan kaldırılıp “ova” olacağını vaat etti (Zekarya 4:7). Ve sözünü tuttu! Kral I. Darius bir araştırma yaptı ve Koreş’in Yahudilere mabedi yeniden inşa etme yetkisi veren kararnamesini buldu. Böylece Darius yasağı kaldırdı ve inşa işinin masraflarına katkıda bulunmak için hazineden Yahudilere para verilmesini emretti. Her şey tersine dönmüş oldu! Tanrı’nın ruhu bunda bir rol oynadı mı? Evet, bundan kesinlikle emin olabiliriz. Mabet MÖ 515’te, I. Darius’un hükümdarlığının altıncı yılında tamamlandı (Ezra 6:1, 15).

      21. (a) Geçmişte Tanrı, ‘değerli şeylerin gelmesi’ için milletleri nasıl ‘sarstı’? (b) Bu çağımızda nasıl gerçekleşiyor?

      21 Haggay 2:5’te peygamber, Yahudilere Tanrı’nın onlarla Sina Dağı’nda, ‘bütün dağ çok titrerken’ yaptığı ahdi hatırlattı (Çıkış 19:18). Yehova, 6. ve 7. ayette mecazi bir dille anlatıldığı gibi Haggay ve Zekarya’nın günlerinde başka bir sarsıntıya neden olacaktı. Pers İmparatorluğu istikrarını kaybedecek, fakat mabetteki iş ilerleyecek ve tamamlanacaktı. Yahudi olmayanlar, yani “bütün milletlerin değerli şeyleri”, sonunda bu tapınma yerinde Yahudilerle beraber Tanrı’yı yüceltecekti. Bu sözlerin daha kapsamlı bir gerçekleşmesi olarak, Tanrı günümüzde duyuru faaliyetimizle ‘milletleri sarsıyor’ ve “bütün milletlerin değerli şeyleri” gelip İsa’nın meshedilmiş takipçilerinin artakalanıyla beraber Tanrı’ya tapınıyor. Gerçekten de meshedilmişler ve başka koyunlar şimdi Yehova’nın evini birlikte “izzetle” dolduruyorlar. Yehova’nın bu gerçek hizmetçileri, O’nun başka bir anlamda ‘gökleri ve yeri sarsacağı’ zamanı imanla bekliyorlar. O sarsıntının amacı milletlerin krallıklarının gücünü alt üst etmek ve harap etmek olacak (Haggay 2:22).

      22. Milletler nasıl ‘sarsılıyor’? Bunun şu anki ve gelecekteki sonuçları nelerdir?

      22 Bu sözler bize ‘göklerle yer, ve denizle kara’ ile betimlenen farklı alanlarda meydana gelen sarsıntıyı hatırlatıyor. Bu sarsıntının bir yönü İblis Şeytan ve cinlerinin yeryüzü dolaylarına atılmasıdır (Vahiy 12:7-12). Ayrıca Tanrı’nın meshedilmiş hizmetçilerinin önderlik ettiği duyuru işinin de bu ortamın insan toplumunun farklı kesimlerini sarstığını kesin bir dille söyleyebiliriz (Vahiy 11:18). Buna karşın, tüm milletlerin değerli şeylerinden oluşan “büyük kalabalık” ruhi İsraille beraber Yehova’ya hizmet ediyor (Vahiy 7:9, 10). Büyük kalabalık, Tanrı’nın yakında Armagedon’da milletleri sarsacağını bildiren iyi haberi duyurma işinde İsa’nın meshedilmiş takipçileriyle beraber çalışıyor. Tanrı’nın yapacağı bu olay hakiki tapınmanın dünya çapında kusursuz bir duruma getirilmesine olanak sağlayacak.

  • “Elleriniz Kuvvetlensin”
    Gözcü Kulesi—2006 | 15 Nisan
    • “Elleriniz Kuvvetlensin”

      “Elleriniz kuvvetlensin, siz ki, bu sözleri bu günlerde peygamberlerin ağzından işitmektesiniz” (ZEKARYA 8:9).

      1, 2. Haggay ve Zekarya kitaplarına neden önem vermeliyiz?

      HAGGAY ve Zekarya’nın peygamberlik sözleri yaklaşık 2.500 yıl önce kaydedildi, ancak yaşamınız için gerçekten çok önemlidirler. Kutsal Yazıların bu iki kitapta bulunan kayıtları sadece tarihsel olayları anlatmaz. Onlar ‘bizim eğitilmemiz için önceden yazılmış olan her şeyin’ bir kısmıdır (Romalılar 15:4). Bu kitaplarda okuduklarımızın çoğu, 1914’te Gökteki Krallık kurulduktan sonra meydana gelen gerçek olayları aklımıza getiriyor.

      2 Elçi Pavlus, Tanrı’nın toplumunun uzun zaman önce yaşadığı olaylar ve koşullar hakkında şöyle dedi: “Bunlar ders alınsın diye onların başına geldi ve ortamların sonunun eşiğinde olan bizlere uyarı olarak yazıldı” (1. Korintoslular 10:11). Dolayısıyla ‘Haggay ve Zekarya kitaplarının günümüz için değeri nedir?’ diye merak edebilirsiniz.

      3. Haggay ve Zekarya neye odaklandı?

      3 Yahudiler Babil’deki tutsaklıktan kurtulduktan sonra Tanrı’nın kendilerine verdiği topraklara geri döndüler. Önceki makalede söz edildiği gibi Haggay ve Zekarya’nın peygamberlikleri o dönemi kapsar. Bu iki peygamber mabedin yeniden inşasına odaklandılar. Yahudiler MÖ 536’da mabedin temelini attılar. Bazı yaşlı Yahudiler geçmişi düşünse de, halkın çoğu “sevinçle bağırdı.” Ancak aslında zamanımızda bundan çok daha önemli bir şey oldu. Ne bakımdan? (Ezra 3:3-13).

      4. Birinci Dünya Savaşı’ndan kısa süre sonra ne oldu?

      4 Yehova’nın meshedilmiş hizmetçileri I. Dünya Savaşı’ndan kısa süre sonra Büyük Babil’e tutsaklıktan kurtuldular. Bu, Yehova’nın desteğinin başlıca göstergelerinden biriydi. Bundan önce, din adamları ve onların siyasal arkadaşları Mukaddes Kitap Tetkikçilerinin halka yönelik iyi haberi duyurma ve öğretme işine son vermiş gibi görünüyordu (Ezra 4:8, 13, 21-24). Ancak Yehova Tanrı, duyuru ve öğrenci yetiştirme işinin önündeki engelleri kaldırdı. Krallık işi 1919’dan sonraki yıllarda ilerledi ve hiçbir şey bu ilerlemeyi durduramadı.

      5, 6. Zekarya 4:7, hangi büyük gerçekleşmeye işaret ediyor?

      5 Yehova, zamanımızdaki itaatli hizmetçilerinin sürdürdüğü duyuru ve öğretim işini desteklemeye devam edecek; bundan emin olabiliriz. Zekarya 4:7’de “Lûtuf, ona lûtuf olsun, diye bağırışlar arasında çatının taşını o çıkaracak” diye okuyoruz. Bu sözler zamanımızdaki hangi büyük gerçekleşmeye işaret ediyor?

      6 Mabedin çatısına ait taşın yerine çıkarılıp konulmasıyla mabedin inşasının tamamlanacağını anlatan Zekarya 4:7, Ulu Rab Yehova’ya sunulan hakiki tapınmanın ruhi mabedin yeryüzündeki avlusunda kusursuz duruma getirileceği zamana işaret ediyor. Bu mabet, Yehova’nın, Mesih İsa’nın günahları örten fidyesine dayanarak Kendisine tapınmamız amacıyla yaptığı bir düzenlemedir. Bu büyük ruhi mabedin MS birinci yüzyıldan beri var olduğu doğrudur. Ancak yeryüzündeki avlusunda hakiki tapınma henüz kusursuz duruma getirilmedi. Yehova’ya tapınan milyonlarca kişi şimdi bu ruhi mabedin yeryüzündeki avlusunda hizmet ediyor. Onlar ve diriltilecek olan sayısız insan, İsa Mesih’in Bin Yıllık Hükümdarlığı sırasında kusursuzluğa eriştirilecek. Bin yılın sonunda yalnızca Tanrı’nın gerçek hizmetçileri temizlenmiş yeryüzünde bırakılacak.

      7. İsa günümüzde hakiki tapınmayı kusursuz duruma getirmekte nasıl bir rol oynuyor? Bu neden bizi teşvik etmeli?

      7 Vali Zerubbabel ve Başkâhin Yeşu mabedin MÖ 515’te tamamlanışına tanık oldu. Zekarya 6:12, 13 İsa’nın hakiki tapınmayı kusursuz duruma getirmekte benzer bir rol oynayacağını bildiriyor. Şöyle okuyoruz: “Orduların RABBİ şöyle söyliyip diyor: İşte, adı Filiz olan adam; ve o durduğu yerden filizlenecek; ve RABBİN mabedini yapacaktır; evet, . . . . haşmet onun üzerinde olacak, ve oturacak, ve tahtı üzerinde saltanat sürecek; ve tahtı üzerinde kâhin olacak.” Şu an gökte olan ve Davud’un kraliyet soyunun filizlenmesini sağlayan İsa’nın, ruhi mabetteki Krallık işini bizzat desteklediğini düşününce, sizce herhangi biri bu işin ilerleyişine engel olabilir mi? Kesinlikle hayır! Bunu bilmek bizi günlük kaygılara dalmadan hizmetimizi sürdürmeye teşvik etmeli, değil mi?

      Öncelikler

      8. Ruhi mabetteki işe neden yaşamımızda ilk yeri vermeliyiz?

      8 Yehova’nın desteğine ve bereketine sahip olabilmek için, yaşamımızda ilk yeri ruhi mabetteki işe vermeliyiz. “Vakit gelmedi” diyen Yahudilerin tersine, biz “son günlerde” yaşadığımızı unutmamalıyız. (Haggay 1:2; 2. Timoteos 3:1). İsa vefalı takipçilerinin Krallığın iyi haberini duyuracağını ve öğrenci yetiştireceğini önceden söylemişti. İyi haberi duyurma ayrıcalığımızı ihmal etmemeye dikkat etmeliyiz. Dünyanın muhalefeti nedeniyle geçici olarak duran iyi haberi duyurma ve öğretme işi 1919’da tekrar başladı. Gerçi bu iş henüz tamamlanmadı, fakat mutlaka tamamlanacak; bundan emin olabilirsiniz!

      9, 10. Yehova’nın bereketi neye bağlıdır? Bunun bizim için anlamı nedir?

      9 Bu işe ne ölçüde ciddiyetle katılırsak, hem toplum hem de bireyler olarak o ölçüde bereketleniriz. Yehova’nın güvence veren vaadine dikkat edin. Yahudiler tüm yürekle tapınmaya tekrar başlayıp temeli atılmış mabedin inşa işine devam ettiğinde, Yehova “bugünden size bereket vereceğim” dedi (Haggay 2:19). O’nun onayına eskisi gibi sahip olmaktan yarar göreceklerdi. Şimdi Yehova’nın vaadindeki şu bereketleri düşünelim: “Selâmet tohumu olacak; asma meyvasını verecek, ve toprak mahsulünü verecek, ve gökler çiğini verecek; ve bunların hepsini bu kavmın bakiyesine miras olarak vereceğim” (Zekarya 8:9-13).

      10 Yehova’nın bize verdiği işi gayretle ve mutlu bir yürekle yaptığımızda, o Yahudiler gibi biz de ruhen ve maddi olarak bereketleneceğiz. Bu bereketler kendi aramızda barışı, ruhi güvenliği, refahı ve büyümeyi kapsar. Ancak, Yehova’nın bize bereketler vermeye devam etmesi, ruhi mabetteki işi O’nun istediği şekilde yapmamıza bağlıdır.

      11. Kendimizi nasıl gözden geçirebiliriz?

      11 Şimdi ‘yollarımızı iyi düşünme’ zamanıdır (Haggay 1:5, 7). Yaşamdaki önceliklerimizi gözden geçirmek için zaman ayırmalıyız. Bugün Yehova’nın bereketi, O’nun ismini ne ölçüde yücelttiğimize ve ruhi mabedindeki işi ne ölçüde ilerlettiğimize bağlıdır. Kendinize şöyle sorabilirsiniz: ‘Önceliklerim değişti mi? Yehova için, O’nun hakikati için ve işi için gayretim vaftiz edildiğim zamana göre ne durumda? Rahat yaşam merakı, Yehova’ya ve Krallığına gösterdiğim ilgiyi etkiliyor mu? İnsan korkusu, yani başkalarının ne düşüneceği endişesi, beni bir şekilde engelliyor mu?’ (Vahiy 2:2-4).

      12. Haggay 1:6, 9’da Yahudilerin ne durumda olduğu gösteriliyor?

      12 Tanrı’nın ismini yüceltme işini ihmal ettiğimiz için O’nun zengin bereketlerini bizden esirgemesini istemeyiz. Haggay 1:9’da [YÇ] memleketlerine dönen Yahudilerin iyi bir başlangıç yaptıktan sonra ‘hepsinin kendi evleriyle uğraştığını’ okuyoruz. Onlar günlük ihtiyaçları ve yaşam tarzlarıyla aşırı meşgul olmuşlardı. Bunun sonucunda ‘eve az getiriyorlardı’, iyi yiyecek, içecek ve sıcak tutacak giysileri yetersizdi (Haggay 1:6). Yehova bereketini çekmişti. Biz bundan bir ders alabilir miyiz?

      13, 14. Haggay 1:6, 9’dan aldığımız dersin bizim için anlamı nedir? Bu neden önemlidir?

      13 Tanrı’nın bereketini görmek için, O’na tapınmamızı ihmal etme pahasına kendi uğraşlarımıza dalmaktan kaçınmamız gerekmez mi? Zenginlik peşinde koşmak, kolay yoldan çok para kazanma planları, bu ortamda arzu edilen bir kariyer amaçlı yükseköğretim hedefi ve kişinin potansiyelini ortaya çıkarmak için yapılan kurslar bu uğraşlar arasındadır.

      14 Bu tür şeyler özünde günah olmayabilir. Ancak sonsuz yaşamla karşılaştırınca bunların “ölü işlerden” başka bir şey olmadığını anlayabilirsiniz (İbraniler 9:14). Hangi anlamda? Bunlar ruhen ölü, boş ve verimsiz işlerdir. Israrla sürdürülürse, ruhi ölüme yol açabilir. Elçilerin günlerindeki bazı meshedilmiş kişilerin başına bu geldi (Filipililer 3:17-19). Bizim zamanımızdaki bazı kişilerin başına da aynı şey geldi. Belki siz de ruhi faaliyetlerden ve cemaatten yavaş yavaş uzaklaşmış, şu an Yehova’nın hizmetine dönme eğilimi göstermeyen bazı kişiler tanıyor olabilirsiniz. Böyle kişilerin Yehova’ya döneceğini ümit ediyoruz, fakat “ölü işler” peşinde koşmak Yehova’nın onayını ve bereketini kaybetmekle sonuçlanabilir. Bunun ne kadar üzücü olacağını tahmin edebilirsiniz. Kişi, Tanrı’nın ruhunun sağladığı sevinç ve barıştan yoksun kalacaktır. Ayrıca, İsa’nın takipçileri arasındaki sıcak kardeşlikten de yararlanamamanın ne büyük bir kayıp olacağını düşünün! (Galatyalılar 1:6; 5:7, 13, 22-24).

      15. Haggay 2:14 tapınmamızın ciddiyeti hakkında ne gösteriyor?

      15 Bu çok ciddi bir konudur. Haggay 2:14’te, mecazi ya da gerçek anlamda kendi evlerini kaplamak için Tanrı’nın tapınma evini ihmal eden Yahudiler hakkında Yehova’nın ne düşündüğüne dikkat edin. “Bu kavm böyledir, ve benim önümde bu millet böyledir, RABBİN sözü; ve ellerinin her işi böyledir; ve orada takdim ettikleri şey murdardır.” İsteksiz Yahudiler hakiki tapınmayı ihmal ettikleri sürece, Yeruşalim’deki geçici sunakta göstermelik olarak ne sunarlarsa sunsunlar kabul edilmeyecekti (Ezra 3:3).

      Yehova Destekleyeceğine Dair Güvence Veriyor

      16. Yahudiler, Zekarya’ya verilen görüntülere dayanarak hangi şeyden emin olabilirlerdi?

      16 Tanrı’nın mabedinin inşasında çalışan itaatli Yahudiler, O’nun desteğinden emin olabilirlerdi; Tanrı, Zekarya’nın aldığı sekiz görüntü aracılığıyla bunu göstermişti. İlk görüntü, Yahudiler yapmaları gereken işe itaatle devam ettikleri sürece, mabedin tamamlanacağına, Yeruşalim ve Yahuda’nın refah içinde olacağına dair güvence verdi (Zekarya 1:8-17). İkinci görüntü, hakiki tapınmaya muhalefet eden tüm yönetimlerin son bulacağını vaat etti (Zekarya 1:18-21). Diğer görüntüler, inşa işinin Tanrı tarafından korunacağına, birçok milletten insanın Yehova’nın tamamlanan tapınma evine akın edeceğine, gerçek barış ve güvenliğe, Tanrı’nın verdiği işin önündeki dağ gibi görünen engellerin kaldırılacağına, kötülüğün ortadan kalkacağına ve meleklerin gözetim ve koruma sağlayacağına dair güvence verdi (Zekarya 2:5, 11; 3:10; 4:7; 5:6-11; 6:1-8). Tanrı’nın desteğine dair bu güvencelere sahip itaatli kişilerin neden yaşam tarzlarını düzeltip, dikkatlerini Tanrı’nın verdiği işe odakladıklarını anlayabilirsiniz. Tanrı onları bu işe katılmaları için özgür kılmıştır.

      17. Sahip olduğumuz güvenceyi düşününce kendimize neler sormalıyız?

      17 Benzer şekilde, hakiki tapınmanın kesinlikle zafer kazanacağına dair sahip olduğumuz güvence, bizi harekete geçirmeli ve Yehova’nın tapınma evi hakkında ciddiyetle düşünmeye yöneltmeli. Kendinize şöyle sorun: ‘Gökteki Krallığın iyi haberini duyurma ve öğrenci yetiştirme işini yapma zamanının şimdi olduğuna inanıyorsam, hedeflerim ve yaşam tarzım bu inancımla uyumlu mu? Tanrı’nın peygamberlik Sözünü incelemek, derin düşünmek ve hem iman kardeşlerimle hem de karşılaştığım başka kişilerle onun hakkında konuşmak için yeterince zaman ayırıyor muyum?’

      18. Zekarya’nın 14. bölümüne göre önümüzde hangi olaylar var?

      18 Zekarya, Armagedon savaşından önce meydana gelecek Büyük Babil’in yıkımına değindi. Şöyle okuyoruz: “RABBİN bildiği bir gün olacak; gündüz de olmıyacak; gece de olmıyacak; ve vaki olacak ki, akşamlayın ışık olacak.” Evet, Yehova’nın günü yeryüzündeki düşmanları için gerçekten de karanlık, umutsuz bir gün olacak! Fakat bu gün Yehova’nın imanlı hizmetçileri için hiç bitmeyen bir ışık ve onay anlamına gelecek. Zekarya yeni dünyadaki her şeyin nasıl Yehova’nın kutsallığını ilan edeceğini de tarif etti. Tanrı’nın büyük ruhi mabedindeki hakiki tapınma, yeryüzündeki tek tapınma şekli olacak (Zekarya 14:7, 16-19). Olağanüstü bir güvence, değil mi? Önceden söylenenlerin gerçekleştiğini ve Yehova’nın egemenliğinin zaferini göreceğiz. Yehova’nın günü gerçekten eşsiz olacak!

      Kalıcı Nimetler

      19, 20. Sizce Zekarya 14:8, 9 neden teşvik edicidir?

      19 Bu muazzam olayın ardından Şeytan ve cinleri faaliyetsiz kalacakları dipsiz derinliklere hapsedilecek (Vahiy 20:1-3, 7). Sonra Mesih’in Bin Yıllık Hükümdarlığı boyunca insanlık sayısız nimetler alacak. Zekarya 14:8, 9 şöyle der: “O günde vaki olacak ki, Yeruşalimden diri sular çıkacak; onların yarısı şark denizine, yarısı garp denizine akacak; yazın da kışın da böyle olacak. Ve bütün dünya üzerinde RAB kıral olacak; o gün RAB bir, ve ismi bir olacak.”

      20 Yehova’dan gelen ve tüm insanlığın sonsuz yaşam alabilmek için ihtiyaç duyduğu nimetleri simgeleyen “diri sular” veya “hayat suyu ırmağı”, başında Mesih’in bulunduğu Krallığın tahtından devamlı akacak (Vahiy 22:1, 2). Yehova’ya tapınan kişilerden oluşan büyük bir kalabalık Armagedon’da sağ kalacak ve Âdem’den kaynaklanan ölüme mahkûmiyetten kurtarılacak. Ölmüş kişiler bile dirilme sayesinde bu yararları tadacak. Böylece yeryüzünde Yehova’nın yönetiminin yeni bir dönemi başlayacak. Dünyadaki tüm insanlar Yehova’yı Evrensel Egemen, tapınılmayı hak eden tek Kişi olarak kabul edecek.

      21. Neye kararlı olmalıyız?

      21 Haggay ve Zekarya’nın önceden bildirdiği ve gerçekleşen her şeyi düşününce, Tanrı’nın, ruhi mabedinin yeryüzündeki avlusunda yapmamız için verdiği işi ilerletmek için geçerli nedenlere sahip olduğumuzu söyleyebiliriz. Hakiki tapınma kusursuz duruma getirilinceye kadar hepimiz Gökteki Krallığa yaşamımızda ilk yeri verelim. Zekarya 8:9 bizi şöyle teşvik ediyor: “Elleriniz kuvvetlensin, siz ki, bu sözleri bu günlerde peygamberlerin ağzından işitmektesiniz.”

Türkçe Yayınlar (1974-2026)
Oturumu Kapat
Oturum Aç
  • Türkçe
  • Paylaş
  • Tercihler
  • Copyright © 2025 Watch Tower Bible and Tract Society of PA
  • Kullanım Şartları
  • Gizlilik İlkesi
  • Privacy Settings
  • JW.ORG
  • Oturum Aç
Paylaş