Watchtower ONLINE KÜTÜPHANE
Watchtower
ONLINE KÜTÜPHANE
Türkçe
  • KUTSAL KİTAP
  • YAYINLAR
  • İBADETLER
  • Üzgün Tutsaklara Umut Mesajı
    İşaya’nın Peygamberliği: Tüm İnsanlık İçin Işık II
    • [Sayfa 239’daki resim]

      İsa halklara ‘önder ve komutan’ olduğunu gösterdi

  • Üzgün Tutsaklara Umut Mesajı
    İşaya’nın Peygamberliği: Tüm İnsanlık İçin Işık II
    • On Altıncı Bölüm

      Üzgün Tutsaklara Umut Mesajı

      İşaya 55:1-13

      1. Babil’deki Yahudi sürgünlerin durumunu anlatın.

      YAHUDA tarihinin karanlık bir dönemiydi. Tanrı’ya ahitle bağlı kavim yurdundan koparılıp alınmıştı ve şimdi Babil’de esarette çürümekteydi. Bununla birlikte, onlara günlük işlerini sürdürürken bir derece özgürlük tanınmış olduğu da inkâr edilemez. (Yeremya 29:4-7) Bazıları mesleki beceriler edinmiş ya da ticari işlere girişmişti.a (Nehemya 3:8, 31, 32) Buna rağmen, Yahudi tutsaklar için yaşam hiç de kolay değildi. Hem bedenen hem de ruhen esaretteydiler. Bunun nasıl olduğunu görelim.

      2, 3. Sürgün yaşamı Yahudiler’in Yehova’ya tapınmasını nasıl etkilemişti?

      2 Babil orduları MÖ 607’de Yeruşalim’i yıktığında, sadece bir milleti mahvetmekle kalmamış, hakiki tapınmaya da darbe indirmişti. Yehova’nın mabedini yıkıp yağmalamış, Levi sıptından bazılarını tutsak alıp bazılarını da öldürerek kâhinlik düzenlemesini felce uğratmıştı. Yahudiler’in, bir tapınma evi, sunak ve örgütlü bir kâhinler topluluğu olmaksızın hakiki Tanrı’ya Kanunda belirlendiği şekilde kurban sunmaları olanaksızdı.

      3 Sadık Yahudiler sünnet uygulamasını sürdürerek ve Kanunu ellerinden geldiğince tutarak dinsel kimliklerini hâlâ koruyabiliyorlardı. Örneğin, yasaklanan yiyeceklere el sürmüyor ve Sebti tutabiliyorlardı. Ama bunları efendilerinin alaylarını göze alarak yapıyorlardı; çünkü Babilliler Yahudiler’in dinsel âdetlerini akılsızlık olarak görüyordu. Sürgünlerin ne denli üzgün olduğu Mezmur yazarının şu sözlerinden anlaşılabilir: “Babil ırmakları kenarında, orada oturduk, ve Sionu andıkça ağladık. İçindeki söğütler üzerine çenklerimizi astık. Çünkü orada bizi sürgün edenler bizden teraneler, ve bize azap (alay) edenler bizden şenlik istediler: Sion teranelerinden birini bize okuyun, dediler.”—Mezmur 137:1-3.

      4. Yahudiler’in kurtuluşu başka milletlerden beklemeleri neden boşuna olacaktı, yardımı kimden bekleyebilirlerdi?

      4 Acaba onlar rahat yüzü görmek için kime başvurabilirlerdi? Kurtuluşları nereden gelecekti? Kuşkusuz, çevrelerindeki milletlerin birinden değil. Onların hepsi de Babil orduları karşısında güçsüz kalmıştı; birçoğuysa zaten Yahudiler’in düşmanıydı. Ama durum umutsuz değildi. Özgür bir kavimken başkaldırdıkları Yehova, şimdi sürgünde olmalarına rağmen onlara merhametle yüreklendirici bir çağrıda bulunuyordu.

      “Sulara Gelin”

      5. “Sulara gelin” sözlerinin anlamı nedir?

      5 Yehova ileride Babil’de tutsak edilecek Yahudiler’e İşaya aracılığıyla şöyle sesleniyor: “Ey sizler, her susıyan, ve parası olmıyan, sulara gelin; gelin satın alın, ve yiyin; gelin de, parasız ve bedelsiz şarap ve süt alın.” (İşaya 55:1) Bu sözler zengin bir simgesel anlatım içeriyor. Örneğin, “sulara gelin” çağrısını ele alalım. Su olmazsa yaşam da olmaz. Biz insanlar bu değerli sıvı olmadan ancak bir hafta kadar hayatta kalabiliriz. Öyleyse Yehova’nın, söylediği sözlerin Yahudi tutsakları etkilemesi için suyu simge olarak kullanması gayet yerindedir. Tanrı’nın mesajı onları sıcak bir günde içilen soğuk su gibi canlandıracaktı. Hakikat ve doğruluktan yana susuzluklarını gidererek morallerini yükseltecekti. Ve onlara esaretten kurtuluş umudunu aşılayacaktı. Ne var ki, Yahudi sürgünlerin bundan yararlanabilmeleri için, Tanrı’nın mesajını içercesine benimsemeleri, tüm dikkatlerini bu mesaja vererek ona uygun davranmaları gerekecekti.

      6. Yahudiler “şarap ve süt” aldıkları takdirde bundan nasıl yarar göreceklerdi?

      6 Yehova “şarap ve süt” de sunuyor. Süt genç bedenlere kuvvet verir, çocukların gelişmesine katkıda bulunur. Benzer şekilde, Yehova’nın sözleri de kavmini ruhen kuvvetlendirip Kendisiyle ilişkilerini pekiştirmelerine yardımcı olur. Acaba şarap için ne denebilir? Şarap çoğunlukla şenliklerde kullanılır. Mukaddes Kitap şarapla refah ve sevinç arasında ilişki kurar. (Mezmur 104:15) Yehova ‘şarap alın’ diyerek kavmine, hakiki tapınmaya bütün benlikleriyle döndükleri takdirde bunun onları “ancak sevinçli” kılacağına ilişkin güvence veriyordu.—Tesniye 16:15; Mezmur 19:8; Süleymanın Meselleri 10:22.

      7. Yehova’nın sürgünlere gösterdiği merhamet neden olağanüstüdür; bundan O’nun hakkında ne öğreniyoruz?

      7 Yehova Yahudi sürgünlere böyle ruhen canlandırıcı yardımlar sunarak ne büyük merhamet gösteriyor! Yahudiler’in dikbaşlılık ve isyanla dolu geçmişlerini anımsayacak olursak, Yehova’nın onlara gösterdiği merhametin ne denli olağanüstü olduğunu daha iyi anlarız. Yehova onlara hak ettikleri için merhamet göstermiyordu. Mezmur yazarı Davud yüzyıllar önce şunu yazmıştı: “RAB rahîmdir [merhametlidir] ve rauftur [bağışlayıcıdır], çok sabırlıdır ve inayeti çoktur. Daima azarlamaz; ebediyen öfke tutmaz.” (Mezmur 103:8, 9) Yehova kavmini dışlamak yerine, onlarla barışmak üzere ilk adımı Kendisi atıyor. Gerçekten de O ‘merhametten hoşlanan’ bir Tanrı’dır.—Mika 7:18.

      Yanlış Yere Bağlanan Güven

      8. Yahudiler’in birçoğu neye bel bağladı; hangi uyarıya rağmen bunu yaptı?

      8 O zamana dek birçok Yahudi Yehova’nın kendilerini kurtaracağına tam güvenmemişti. Örneğin, Yeruşalim düşmeden önce, onun yöneticileri güçlü devletlerden destek geleceği umuduyla, hem Mısır hem de Babil ile fahişelik ettiler. (Hezekiel 16:26-29; 23:14) Yeremya onları yerinde olarak şöyle uyarmıştı: “İnsana güvenen, ve beşeri kendisine bazu edinen, ve yüreği RABDEN ayrılan adam lânetlidir.” (Yeremya 17:5) Oysa, Tanrı’nın kavminin yaptığı tam buydu!

      9. Birçok Yahudi ihtimal nasıl ‘parayı ekmek olmayan şeye veriyordu’?

      9 Artık onlar bir zamanlar güvendikleri milletlerden birine kölelik ediyorlardı. Bundan ders aldılar mı? Yehova’nın “niçin parayı ekmek olmıyan şeye, ve emeğinizi doyurmıyan şeye veriyorsunuz?” diye sormasından da anlaşıldığı gibi, birçoğu ders almadı. (İşaya 55:2a) Tutsak Yahudiler Yehova’dan başkasına güveniyorlarsa, ‘parayı ekmek olmayan şeye veriyorlardı.’ Onların, tutsaklarını asla yurtlarına salıvermeme politikası güden Babil’den kurtulamayacakları kesindi. Aslında yayılmacılığı, ticari zihniyeti ve sahte tapınmasıyla Babil’in Yahudi sürgünlere sunabileceği hiçbir şey yoktu.

      10. (a) Yehova, sürgündeki Yahudiler’i sözünü dinlerlerse nasıl ödüllendirecekti? (b) Yehova Davud’la hangi ahdi yapmıştı?

      10 Yehova kavmine şu ricada bulunuyor: “Beni iyi dinleyin, ve iyi olan şeyi yiyin, ve semiz şey ile canınız lezzet bulsun. Kulağınızı iğin ve bana gelin; işitin, ve canınız yaşıyacak; ve Davuda olan emin merhametleri [söz verdiğim kalıcı iyilikleri içeren, YÇ], ebedî ahdi sizinle keseceğim.” (İşaya 55:2b, 3) Ruhen kötü beslenen bu kavim için tek ümit Yehova’ydı. O İşaya aracılığıyla artık ileride olacaklar hakkında konuşmaktaydı. Hayatları bu mesajı dinlemelerine bağlıydı; çünkü Tanrı bu sayede ‘canlarının yaşayacağını’ söylüyor. Acaba Yehova’nın Kendisini dinleyenlerle yapacağı ‘ebedi ahit’ nedir? Bu, O’nun ‘Davud’a söz verdiği kalıcı iyilikleri’ ya da vefalı sevgisini içeren bir ahittir. Yüzyıllar önce, Yehova Davud’a tahtının ‘ebediyen sabit olacağını’ vaat etmişti. (II. Samuel 7:16) Dolayısıyla, burada söz edilen ‘ebedi ahit’ yönetimle ilgilidir.

      Ebedi Bir Krallığa Kalıcı Mirasçı

      11. Tanrı’nın Davud’a verdiği vaadin gerçekleşmesi Babil’deki sürgünlere neden gerçekdışı görünebilirdi?

      11 Yahudi sürgünlere, Davud soyunun elinde bulunacak bir yönetim fikrinin gerçekdışı görünebileceğini kabul etmeliyiz. Çünkü onlar hem ülkelerini hem de millet olarak varlıklarını yitirmişlerdi. Ancak bu geçici bir durumdu. Yehova Davud’la yaptığı ahdi unutmamıştı. İnsani açıdan ne kadar gerçekdışı görünse de, Tanrı’nın Davud soyuna ebedi bir Krallık verme amacı mutlaka gerçekleşecekti. Nasıl ve ne zaman? Yehova MÖ 537’de kavmini Babil esaretinden kurtarıp yurduna döndürdü. Acaba bu durum ebediyen kalıcı bir krallığın kurulmasıyla sonuçlandı mı? Hayır, onlar başka bir pagan imparatorluğun, Med ve Perslerin boyunduruğu altında yaşamaya devam ettiler. Milletlere kendi yönetimlerini sürdürmeleri için ‘tayin edilmiş zamanlar’ henüz dolmamıştı. (Luka 21:24) İsrail’de bir kral olmadığından, Yehova’nın Davud’a verdiği vaat yüzyıllar boyu gerçekleşmeden kalacaktı.

      12. Yehova Davud’la yaptığı Krallık ahdini gerçekleştirme yönünde hangi adımı attı?

      12 Yehova, İsrailoğulları’nın Babil esaretinden kurtulmasından 500 yılı aşkın bir süre sonra, ilkdoğan Oğlunun, ilk yarattığı varlığın yaşamını gökteki görkemli konumundan Yahudi bakire Meryem’in rahmine naklettiğinde, Krallık ahdini gerçekleştirme yönünde büyük bir adım attı. (Koloseliler 1:15-17) Yehova’nın meleği, Meryem’e bu olayı bildirirken şunları dedi: “O büyük olacak, ona Yüce Allahın Oğlu denecek; Rab Allah ona babası Davudun tahtını verecek; Yakubun evi üzerinde ebediyen saltanat sürecek; ve onun melekûtuna [krallığına] hiç son olmıyacaktır.” (Luka 1:32, 33) Böylece, Davud’un kraliyet soyundan gelen İsa krallık hakkını miras aldı. Tahta geçtikten sonra “ebede kadar” saltanat sürecekti. (İşaya 9:7; Daniel 7:14) Böylece, Yehova’nın yüzyıllar önce Kral Davud’a kalıcı bir mirasçı konusunda verdiği vaadin gerçekleşmesi için artık yol açılmıştı.

      ‘Halklara Komutan’

      13. İsa hem yerdeki hizmeti sırasında, hem de göğe gitmesinden sonra nasıl ‘halklara şahit’ oldu?

      13 Bu müstakbel kral ne yapacaktı? Yehova, “işte, ben onu şahit olarak ümmetlere, reis ve emîr olarak ümmetlere verdim” diyor. (İşaya 55:4) İsa büyüyünce, Yehova’nın yerdeki temsilcisi, “ümmetler” ya da halklara Tanrı’nın şahidi oldu. Yerdeki yaşamı sırasında, hizmetini “İsrail evinin kaybolmuş koyunları” üzerinde odakladı. Ancak, göğe gitmesinden kısa bir süre önce takipçilerine, “bu nedenle gidin, bütün ulusları öğrencilerim olarak yetiştirin. . . . . İşte ben, dünyanın sonuna dek her an sizinle birlikteyim” dedi. (Matta 10:5, 6; 15:24; 28:19, 20, Müjde) Böylece zamanla Gökteki Krallık mesajı Yahudi olmayanlara da verildi ve onlardan bazısı Davud’la yapılan ahdin gerçekleşmesinde rol oynadı. (Resullerin İşleri 13:46) Bu yolla İsa ölümü, diriltilmesi ve göğe gitmesinden sonra da halklara “şahit” olmaya devam etti.

      14, 15. (a) İsa bir ‘önder ve komutan’ olduğunu nasıl gösterdi? (b) İsa’nın birinci yüzyıldaki takipçileri hangi ümide sahiptiler?

      14 İsa “reis ve emîr”, ya da başka bir tercümeye göre, ‘önder ve komutan’ da oldu. Bu tanıma uygun olarak, yerdeyken ‘reislik’ sorumluluklarını tam anlamıyla kabullendi ve büyük toplulukları kendine çekerek, onlara hakikat sözünü öğreterek, kendisini izleyenlerin elde edeceği yararları göstererek her yönden önderlik etti. (Matta 4:24; 7:28, 29; 11:5) Öğrencilerini etkili biçimde eğiterek onları önlerindeki vaaz etme faaliyetine hazırladı. (Luka 10:1-12; Resullerin İşleri 1:8; Koloseliler 1:23) Sadece üç buçuk yıl içinde, çeşitli ırklardan gelen binlerce kişinin birleştiği uluslararası bir cemaatin temelini attı. Böyle muazzam bir görevi ancak gerçek bir ‘önder ve komutan’ başarabilirdi.b

Türkçe Yayınlar (1974-2026)
Oturumu Kapat
Oturum Aç
  • Türkçe
  • Paylaş
  • Tercihler
  • Copyright © 2025 Watch Tower Bible and Tract Society of PA
  • Kullanım Şartları
  • Gizlilik İlkesi
  • Privacy Settings
  • JW.ORG
  • Oturum Aç
Paylaş