Watchtower ONLINE KÜTÜPHANE
Watchtower
ONLINE KÜTÜPHANE
Türkçe
  • KUTSAL KİTAP
  • YAYINLAR
  • İBADETLER
  • Ani Bir Trajedi Yaşandığında
    Gözcü Kulesi—2005 | 1 Mayıs
    • Ani Bir Trajedi Yaşandığında

      İKİ BUÇUK yaşındaki Owen evlerinin banyosunda oynuyordu. Ana babasının onun ulaşamayacağını düşündükleri ecza dolabına ulaşmayı başardı. Dolapta bulduğu şişelerden biri dikkatini çekti. Şişenin kapağını açıp içindekini içti. İşte o an olan oldu.

      Şişenin içinde çok kuvvetli bir asit vardı! Ne yazık ki küçük Owen öldü. Ana babası yıkılmıştı. Babası Percy, üyesi olduğu kiliseden teselli bulmaya çalıştı. “Oğlum neden öldü?” diye sordu. Papaz “Tanrı gökte küçük bir melek daha istedi” diye cevap verdi. Üzüntüden kahrolmuş yaslı anne baba bunun hiç de adil olmadığını düşündü. Tanrı böyle bir felaketin olmasını gerçekten amaçlamış olabilir miydi? Hayal kırıklığına uğrayan Percy kilisesiyle ilişkisini kesmeye karar verdi.

      Percy olanları düşündükçe ‘benim küçük oğlum hâlâ acı çekiyor mu? Onu tekrar görebilecek miyiz?’ diye merak ediyordu.

      Belki siz de ölünce insana neler olduğunu ve ölen sevdiklerinizle gelecekte yeniden bir araya gelmenizin mümkün olup olmayacağını merak etmişsinizdir. Tanrı’nın Sözü olan Mukaddes Kitap bu sorulara ışık tutar. Mukaddes Kitabın sayfalarında, benzer bir trajedi yaşamış herkes için teselli edici net cevaplar bulunur. Daha da önemlisi bu kitap, Tanrı’nın vaat ettiği görkemli bir ümidi, dirilme ümidini bildirir.

      Bu harika ümit hakkında daha fazla şey öğrenmek için lütfen sonraki makaleyi okuyun.

  • Dirilme Muhteşem Bir Ümit
    Gözcü Kulesi—2005 | 1 Mayıs
    • Dirilme Muhteşem Bir Ümit

      DİRİLME inancı oldukça yaygındır. İslamiyet’in kutsal kitabı olan Kuran’ın bir suresinin tümü dirilmeden bahseder. Kıyâmet Sûresinde şunlar kayıtlıdır: “Kıyamet gününe yemin ederim. . . . . İnsan, kemiklerini bir araya toplayamayacağımızı mı sanır? . . . . ‘Kıyamet günü ne zamanmış?’ diye sorar. . . . . Peki (bunları yapan) Allah’ın ölüleri diriltmeye gücü yetmez mi?” (Kıyâmet Sûresi (75): 1-6, 40; Türkiye Diyanet Vakfı, İkinci Baskı).

      AnaBritannica Zerdüşt dini hakkında “son evrede Ehrimen [kötülük tanrısı] yok edilecek, dünya kusursuz biçimde yeniden kurulacak ve bu yeni dünyaya yerleşen iyiler sonsuz bir mutluluk içinde yaşayacaktır” diye yazıyor. “Zerdüşt dininin sonraki dönemlerinde ise bir diriliş öğretisi ortaya çıkmıştır . . . . Buna göre, ölülerin dirilmesi ve dünyanın yenilenmesiyle Bilge Tanrı’nın yandaşlarına son vaadi de gerçekleşmiş olacaktır.”

      Başka bir ansiklopedi dirilmeyi “ölülerin bedenen dirilip dünyada yaşamaya devam etmesi” olarak tanımlar. Aynı kaynak, Musevilikte kabul gören ölümsüz ruh inancının ikilem yarattığını söylüyor. Ansiklopedi şunu kabul ediyor: “Temel olarak bu ikisi, yani dirilme ve canın ölümsüzlüğü çelişkili öğretilerdir” (Encyclopaedia Judaica).

      Hinduizm insanın devamlı ölüp yeniden doğduğunu, yani ruhgöçünü öğretir. Eğer bu doğruysa insan ölümden sonra da yaşamaya devam ediyor olmalıdır. Hinduların kutsal kitabı şöyle der: “Tüm bedeni dolduran [can] yok edilemez. Ölümsüz canı kimse yok edemez” (Bhagavadgita).

      Budacılık ölümsüz bir canın varlığını reddetmesi bakımından Hinduizmden ayrılır. Yine de bugün Uzakdoğu’daki birçok Budacı ruhgöçüne inanır.a

      Dirilme Öğretisi Hakkında Karmaşa

      Hıristiyan Âleminde düzenlenen cenaze törenlerinde hem canın ölmezliğinden hem de dirilmeden söz edilir. Örneğin, Anglikan din adamları genellikle şu sözleri tekrarlar: “Merhamet dolu Yüce Tanrı sevgili kardeşimizi yanına almayı istediği için ruhu aramızdan ayrılıyor. Bu nedenle onu toprağa veriyoruz. Toprak toprağa, kül küle, toz toza döner. Efendimiz İsa Mesih aracılığıyla sonsuz yaşam için kesin bir Dirilme ümidimiz var” (The Book of Common Prayer).

      Bu sözler bir kişide Mukaddes Kitabın dirilmeyi veya canın ölümsüzlüğünü öğretip öğretmediği hakkında merak uyandırabilir. Ancak Fransız Profesör Oscar Cullman’ın, kitabında yaptığı yoruma dikkat edin: “Ölülerden dirilmeye dair Hıristiyan inancıyla, bir Yunan inancı olan canın ölmezliği arasında kesin bir fark var. Daha sonra Hıristiyan Âlemi, her ne kadar bu iki inanç arasında bir bağ kurduysa ve bugün orta halli bir Hıristiyan bunları tamamıyla birbirine karıştırıyorsa da, benim ve bilim adamlarının çoğunluğunun gerçek olarak gördükleri şeyi gizlemeye gerek görmüyorum. . . . . Yeni Ahdin tüm hayatı ve fikrinde tamamıyla dirilme imanı hâkimdir. . . . . Tam anlamıyla ölmüş olan insanın tümü, Tanrı’nın yeni bir yaratma hareketiyle tekrar hayata getiriliyor” (Immortality of the Soul or Resurrection of the Dead? [Canın Ölmezliği mi yoksa Ölülerden Dirilme mi?]).

      Öyleyse ölüm ve dirilme konusunda insanların zihninin karışmış olması şaşılacak bir şey değildir. Bu karışıklığı çözmek için, insanın Yaratıcısı Yehova Tanrı’nın açıkladığı hakikatleri anlatan Mukaddes Kitaba bakmamız gerekiyor. Mukaddes Kitapta kayıtlı dirilme olayları vardır. Şimdi bunlardan dördünü inceleyip dirilme hakkında neler öğrettiklerine bir bakalım.

      “Kadınlar Dirilme Yoluyla Ölülerine Kavuştular”

      Elçi Pavlus, İsa’nın takipçisi olmuş Yahudilere yazdığı mektupta, imanlı kadınların ‘dirilme yoluyla ölülerine kavuştuklarını’ söyledi (İbraniler 11:35). Bu kadınlardan biri Akdeniz kıyısında, Sayda yakınlarında bir Fenike şehri olan Sarepta’da (Tsarefat) yaşıyordu. Dul bir kadındı. Peygamber İlya’ya konukseverlik göstermiş, korkunç bir kıtlık zamanında bile ona yiyecek vermişti. Ne yazık ki oğlu hastalanıp öldü. İlya çocuğu hemen çatı katındaki odasına götürdü ve çocuğu hayata döndürmesi için Yehova’ya yalvardı. Bir mucize oldu ve “çocuk dirildi.” İlya çocuğu annesine verip “Bak, oğlun sağ” dedi. Kadın nasıl karşılık verdi? Mutluluk içinde “Şimdi bildim ki, sen bir Allah adamısın, ve senin ağzında RABBİN sözü haktır” dedi (1. Krallar 17:22-24).

      Sarepta’nın 100 kilometre kadar güneyinde, İlya’nın ardılı olan peygamber Elişa’nın ihtiyaçlarını karşılayan cömert bir çift yaşıyordu. Kadın, memleketi Şunem’de tanınan biriydi. O ve kocası, Elişa’nın kalması için evlerinin çatı katında küçük bir oda yapmaya karar verdiler. Çocukları olmamasından kaynaklanan üzüntüleri, bir erkek çocuk sahibi olmalarıyla sevince dönüştü. Çocuk büyüdüğünde, tarlada orakçılara ve babasına eşlik ediyordu. Bir gün korkunç bir olay oldu. Çocuk acı içinde kıvranarak başının ağrıdığını söyledi. Uşaklardan biri onu aceleyle eve, annesinin yanına götürdü. Çocuk annesinin dizlerinde öldü. Üzüntüden perişan olan anne, Elişa’dan yardım istemeye karar verdi. Bir uşakla birlikte, Elişa’nın kaldığı yere, kuzeybatıdaki Karmel Dağı’na gitti.

      Bunun üzerine peygamber, uşağı Gehazi’yi önden gönderdi. Gehazi oraya varınca çocuğun gerçekten ölmüş olduğunu gördü. Onun arkasından giden Elişa ve kadın Şunem’e vardıklarında neler oldu? 2. Krallar 4:32-37’de şöyle anlatılıyor: “Elişa eve girdi, ve işte, çocuk ölmüştü, ve onun yatağı üzerine yatırılmıştı. Ve girip kapıyı kendi üzerlerine kapadı, ve RABBE yalvardı. Ve çıkıp çocuğun üzerine yattı, ve ağzını onun ağzı üzerine, ve gözlerini onun gözleri üzerine, ve avuçlarını onun avuçları üzerine koydu ve üzerine uzandı: ve çocuğun bedeni ısındı. Ve döndü, ve evde bir bu yana, bir o yana yürüdü, ve yukarı çıkıp onun üzerine uzandı ve çocuk yedi kere aksırdı, ve çocuk gözlerini açtı. Ve Gehaziyi çağırıp dedi: O Şunemli kadını çağır. Ve onu çağırdı. Ve kadın onun yanına geldi. Ve Elişa: Al oğlunu, dedi. Ve kadın gelip onun ayaklarına düştü, ve yere kadar iğildi; ve oğlunu alıp çıktı.”

      Sarepta’daki kadın gibi Şunemli kadın da tüm bunların Yehova’nın gücüyle olduğunu biliyordu. Her ikisi de Tanrı’nın, çok sevdikleri evlatlarını hayata döndürmesinden dolayı büyük mutluluk yaşadılar.

      İsa’nın Zamanında Gerçekleşen Dirilme Olayları

      Bu olaylardan yaklaşık 900 yıl sonra Şunem’in biraz kuzeyinde, Nain kentinin dışında bir dirilme oldu. İsa Mesih ve öğrencileri Kefernahum’dan dönüşte kentin kapısına yaklaşırken bir cenazeye rastladılar. İsa biricik oğlunu kaybeden dul kadını gördü ve ona ağlamamasını söyledi. Hekim Luka daha sonra neler olduğunu şöyle anlatıyor: “Yaklaşıp sedyeye dokundu ve sedyeyi taşıyanlar durdu. İsa ‘Ey genç, sana diyorum, kalk!’ dedi. Ölen genç doğrulup oturdu ve konuşmaya başladı. İsa onu annesine verdi” (Luka 7:14, 15). Bu mucizeye tanık olanlar Tanrı’yı yücelttiler. Bu dirilme olayıyla ilgili haberler Yahuda’ya ve çevre bölgelere yayıldı. İlginç olarak, Vaftizci Yahya’nın öğrencileri de olanları duydu ve bu mucizeyi Yahya’ya anlattı. O da öğrencilerini, İsa’yı bulmaları ve ona beklenen Mesih olup olmadığını sormaları için gönderdi. İsa onlara “Gidin, gördüklerinizi ve işittiklerinizi Yahya’ya anlatın: Körlerin gözleri açılıyor, topallar yürüyor, cüzamlılar arınıyor, sağırlar duyuyor, ölüler diriltiliyor ve yoksullara iyi haber bildiriliyor” dedi (Luka 7:22).

      İsa’nın en iyi bilinen diriltme mucizesi, yakın arkadaşı Lazar’ı diriltmesidir. Bu olayda Lazar’ın ölümüyle, İsa’nın cenaze evine gitmesi arasında epey zaman geçmişti. İsa nihayet Beytanya’ya vardığında Lazar öleli dört gün olmuştu. İsa mezarın girişindeki taşı kaldırmalarını söyleyince Meryem “Efendim bugün dördüncü gün, artık kokmuş olmalı” diyerek karşı çıktı (Yuhanna 11:39). Ama Lazar’ın bedenindeki çürüme, diriltilmesini engellemedi. İsa’nın emriyle, “Ölü de, ayaklarında ve ellerindeki sargılarla dışarı çıktı.” İsa’ya düşman olan kişilerin sonraki davranışları, diriltilenin gerçekten Lazar olduğunu kanıtlıyor (Yuhanna 11:43, 44; 12:1, 9-11).

      Bu dirilme kayıtlarından ne anlıyoruz? Bu insanların her biri yine aynı kişi olarak hayata döndü. Hepsi de en yakın akrabaları tarafından bile tanındılar. İçlerinden hiçbiri ölü durumda geçirdikleri kısa zamanda neler olduğundan bahsetmedi. Hiçbiri öbür dünya diye bir yere gittiğinden söz etmedi. Anlaşılan hepsi de sağlıklı bir şekilde hayata geri döndü. Bu durum onlar için, İsa’nın belirttiği gibi kısa bir süre uyuyup uyanmak gibiydi (Yuhanna 11:11). Yine de bir süre sonra yeniden öldüler.

      Şahane Bir Ümit: Sevilen Kişilerle Yeniden Bir Arada

      Önceki makalede bahsedilen Owen’ın trajik ölümünden kısa bir süre sonra, babası bir komşusunu ziyarete gitti. Masanın üzerinde Yehova’nın Şahitleri tarafından düzenlenen umumi konuşma hakkında bir el ilanı vardı. Konuşmanın “Ölüler Nerede Bulunuyor?” başlığı adamın dikkatini çekti. Bu tam da onun kafasındaki soruydu. Konuşmayı dinlemeye gitti ve Mukaddes Kitaptan gerçek bir teselli buldu. Ölülerin acı çekmediğini öğrendi. Onlar cehennem ateşinde işkence çekmiyor ya da melek olmak üzere Tanrı’nın yanına alınmıyorlar. Bunun yerine, Owen da dahil tüm ölüler dirilme zamanını bekliyorlar; bu süre içinde de mezardalar (Vaiz 9:5, 10; Hezekiel 18:4).

      Böyle bir felaket sizin ailenizde de yaşandı mı? Siz de Owen’ın babası gibi ölmüş olan sevdiklerinizin şu anda nerede olduklarını, onları yeniden görmenizin mümkün olup olmadığını merak ediyor musunuz? O halde sizi Mukaddes Kitabın bu konuda öğrettiği diğer şeyler üzerinde düşünmeye davet ediyoruz. Belki şu sorular sizin de aklınıza takılmıştır: ‘Dirilme ne zaman olacak? Bu düzenlemeden kimler yararlanacak?’ Bu ve benzeri soruların cevabını öğrenmek için lütfen sonraki makaleleri okuyun.

      [Dipnot]

      a Yehova’nın Şahitleri tarafından yayımlanan Mankind’s Search for God kitabının 150-154. sayfalarına bakın.

  • Dirilme: Bizi Yakından İlgilendiren Bir Öğreti
    Gözcü Kulesi—2005 | 1 Mayıs
    • Dirilme: Bizi Yakından İlgilendiren Bir Öğreti

      “Tanrı huzurunda ümidim şudur ki, gün gelecek doğru olanlar da olmayanlar da diriltilecektir” (ELÇİLERİN İŞLERİ 24:15).

      1. Dirilme konusu Sanhedrin’de nasıl önemli bir mesele haline geldi?

      ELÇİ PAVLUS MS 56’da, üçüncü vaizlik turunun sonunda Yeruşalim’deydi. Romalılar tarafından tutuklandıktan sonra, Yahudi yüksek mahkemesi Sanhedrin’e çıkmasına izin verilmişti (Elçilerin İşleri 22:29, 30). Pavlus bu mahkemenin üyelerine bakarken onlardan bazılarının Saduki, bazılarının da Ferisi olduğunu fark etti. Bu iki grup arasında bir konuda büyük bir anlaşmazlık vardı. Sadukiler dirilmeye inanmazken, Ferisiler inanıyordu. Pavlus bu konudaki inancından söz ederken şöyle dedi: “Efendiler, kardeşler, ben Ferisiyim, bir Ferisi evladıyım. Şu anda dirilme ümidi hakkında yargılanıyorum.” Onun bu sözleri mahkemede karışıklığa yol açtı (Elçilerin İşleri 23:6-9).

      2. Pavlus dirilmeye olan imanını savunmaya neden hazırdı?

      2 Bu olaydan yıllar önce Pavlus Şam’a yolculuk ederken, İsa’nın sesini işittiği bir görüntü görmüştü. Hatta İsa’ya “Ne yapmalıyım Efendim?” diye sormuştu. İsa şöyle cevap vermişti: “Kalk, Şam’a git; senin için belirlenen görevler sana orada söylenecek.” Pavlus Şam’a geldiğinde, İsa’nın yardımsever bir öğrencisi olan Hananya onu buldu ve “Atalarımızın Tanrısı, Kendisinin isteğini öğrenmen, o doğru Kişiyi [diriltilmiş İsa’yı] görmen ve sesini duyman için seni seçti” dedi (Elçilerin İşleri 22:6-16). Bu nedenle, Pavlus’un dirilmeye olan imanını savunmaya hazır olmasına şaşmamalı (1. Petrus 3:15).

      Dirilme Ümidi Herkese Duyuruluyor

      3, 4. Pavlus dirilme öğretisini vefayla desteklediğini nasıl gösterdi; ondan hangi dersi alabiliriz?

      3 Sonra Pavlus, Vali Feliks’in önüne çıktı. O sırada, “bir hatip” olan ve Yahudilerin Pavlus’a açtığı davayı sunan Tertullus onu bir mezhebin lideri olmakla ve ayaklanma çıkarmakla suçladı. Pavlus açıksözlülükle şöyle cevap verdi: “Size şunu itiraf edeyim ki, ben atalarımın Tanrısına onların ‘mezhep’ dediği yolla ibadet ediyorum.” Ardından asıl konuya gelerek “kendileri gibi benim de Tanrı huzurunda ümidim şudur ki, gün gelecek doğru olanlar da olmayanlar da diriltilecektir” dedi (Elçilerin İşleri 23:23, 24; 24:1-8, 14, 15).

      4 Yaklaşık iki yıl sonra, Feliks’in ardılı Porkius Festus, mahpus Pavlus’un sorgulamasına katılmak üzere Kral Herodes Agrippa’yı davet etti. Festus, Pavlus’u suçlayanların, ‘ölmüş İsa’nın yaşadığını’ iddia ettiği için onunla tartıştıklarını anlattı. Pavlus kendini savunurken “Tanrı’nın ölüleri diriltmesi neden sizlere inanılmaz geliyor?” diye sordu. Sonra şunları söyledi: “Tanrı’nın yardımına sahip olduğumdan, büyüğünden küçüğüne dek bütün insanlara da iyi haberi açıklamaya hâlâ devam ediyorum. Fakat, Peygamberlerin ve Musa’nın kitaplarında olacağı bildirilenler dışında bir şey söylemiyorum. Bunlar, Mesih’in acı çekeceğine ve ölüp diriltilen ilk kişi olarak hem bu halka hem de diğer milletlere ışık yayacağına ilişkin sözlerdir” (Elçilerin İşleri 24:27; 25:13-22; 26:8, 22, 23). Gerçekten de Pavlus dirilme öğretisini vefayla desteklemişti. Onun gibi biz de, bir dirilmenin olacağını güvenle duyurabiliriz. Peki nasıl bir tepki beklemeliyiz? Büyük ihtimalle Pavlus’un gördüğü gibi bir tepki.

      5, 6. (a) Elçilerin dirilme öğretisini savunmaları ne tür tepkilere yol açtı? (b) Dirilme ümidimizi açıklarken önemli olan nedir?

      5 Pavlus daha önce ikinci vaizlik turu sırasında (MS yaklaşık 49-52) Atina’ya geldiğinde neler olduğunu ele alalım. O, farklı ilahlara inanan insanları ikna etmeye çalıştı ve onları Tanrı’nın, atadığı kişi aracılığıyla dünyayı adaletle yargılama amacına dikkat etmeye teşvik etti. Sözünü ettiği kişi İsa’dan başkası değildi. Pavlus, Tanrı’nın İsa’yı dirilterek bunun bir güvencesini verdiğini anlattı. İnsanların tepkisi ne oldu? Şöyle okuyoruz: “Dirilmeyle ilgili sözleri duyunca kimi alay etmeye başladı, kimi de ‘Seni bu konuda başka zaman da dinleriz’ dedi” (Elçilerin İşleri 17:29-32).

      6 Bu tepkinin aynısını, MS 33 yılındaki Pentekost bayramından kısa bir süre sonra Petrus ve Yuhanna da görmüştü. Meydana gelen tartışmada Sadukiler yine büyük rol oynamıştı. Elçilerin İşleri 4:1-4 olanları şöyle anlatıyor: “O ikisi halkla konuşurken, yüksek kâhinler, mabet bekçilerinin komutanı ve Sadukiler çıkageldiler. Petrus ve Yuhanna’nın halka Tanrı’nın sözünü öğretmesine ve İsa’yı örnek göstererek dirilmeyi açıkça bildirmesine çok kızmışlardı.” Fakat başkaları olumlu karşılık vermişti. “Elçilerin konuşmasını dinleyenlerden birçoğu iman etmiş, iman eden erkeklerin sayısı beş bine yaklaşmıştı.” Görüldüğü gibi, başkalarına dirilme ümidimiz hakkında konuştuğumuzda çok farklı tepkiler alabiliriz. Bu nedenle, bu öğretiye olan imanımızı güçlendirmemiz çok önemlidir.

      İman ve Dirilme

      7, 8. (a) Birinci yüzyılda Korintos cemaatine yazılan mektupta gösterildiği gibi, iman nasıl boş olabilir? (b) Dirilme ümidiyle ilgili doğru bir anlayış İsa’nın hakiki takipçilerini nasıl farklı kılar?

      7 MS birinci yüzyılda İsa’nın takipçisi olanların hepsi dirilme ümidini kolayca kabul etmedi. Bu konuda zorlananlardan bazıları Korintos cemaatindeydi. Pavlus onlara şöyle yazdı: “Kendi aldığım ve size de aktardığım en önemli şeylerden biri şudur: Kutsal Yazılara göre Mesih bizim günahlarımız için öldü ve gömüldü. Evet o, Kutsal Yazılara göre üçüncü günde diriltildi.” Ardından Pavlus diriltilmiş İsa’nın “beş yüzü aşkın kardeşe göründü”ğünü belirterek bu gerçeği doğruladı ve görgü şahitlerinden çoğunun hayatta olduğunu sözlerine ekledi (1. Korintoslular 15:3-8). Ayrıca şöyle bir muhakeme de yürüttü: “Eğer Mesih’in ölüyken diriltildiği duyuruluyorsa, nasıl oluyor da aranızdan bazıları ‘dirilme yoktur’ diyor? Gerçekten dirilme yoksa Mesih de dirilmemiştir. Mesih dirilmemişse, elbette yaptığımız duyuru da boş, imanımız da boştur” (1. Korintoslular 15:12-14).

      8 Evet, dirilme öğretisi öyle temel bir öğretidir ki, eğer dirilme gerçek olarak kabul edilmezse İsa’nın takipçilerinin imanı boştur. Gerçekten de, dirilme konusunda doğru bir anlayış İsa’nın hakiki takipçilerini sahtelerinden ayırır (Tekvin 3:4; Hezekiel 18:4). Bu nedenle Pavlus, dirilme öğretisini hakiki dinin “ilk öğrenilenleri” arasında sayıyor. Dolayısıyla biz “hızla olgunluğa doğru” ilerlemeye kararlı olalım. Pavlus “Tanrı izin verirse” bunu yapabileceğimizi belirterek bizi teşvik ediyor (İbraniler 6:1-3).

      Dirilme Ümidi

      9, 10. Mukaddes Kitaba göre “dirilme” terimi ne anlama gelir?

      9 Dirilmeye olan imanımızı daha da güçlendirebilmek için şu soruları ele alalım: Mukaddes Kitaba göre “dirilme” teriminin anlamı nedir? Dirilme öğretisi Yehova’nın sevgisini nasıl yüceltiyor? Bu soruların yanıtlarını bulmak hem bizi Tanrı’ya yaklaştıracak hem de başkalarına dirilme hakkında bilgi vermemize yardım edecek (2. Timoteos 2:2; Yakub 4:8).

      10 “Dirilme” terimi, kelime anlamı “yeniden ayağa kalkma” olan bir Yunanca sözcüğün tercümesidir. Bu ifade neleri içerir? Mukaddes Kitaba göre, dirilme ümidi ölen birinin yeniden yaşayabileceğine inanmaktır. Üstelik Mukaddes Kitap ölen kişinin yeryüzünde veya gökte yaşama ümidine sahip olmasına bağlı olarak, bir insan ya da ruh olarak diriltileceğini de gösteriyor. Yehova’nın bu şahane dirilme ümidini vererek gösterdiği sevgiye, hikmete ve güce hayran kalıyoruz.

      11. Tanrı’nın meshedilmiş hizmetçileri nasıl bir dirilme ümidine sahipler?

      11 İsa ve meshedilmiş kardeşlerinin diriltilmeleri gökte hizmet etmelerini mümkün kılan ruhi bir varlık olmalarını sağlar (1. Korintoslular 15:35-38, 42-53). Onlar, yeryüzüne cennet koşulları getirecek Mesihi Krallığın yöneticileri olarak birlikte hizmet edecekler. Başkâhin İsa’nın yönetiminde meshedilmişler kraliyet kâhinliği oluştururlar. Onlar adil yeni dünyada tüm insanların Mesih’in fidyesinden yararlanmasını sağlayacak (İbraniler 7:25, 26; 9:24; 1. Petrus 2:9; Vahiy 22:1, 2). Bu arada, meshedilmişlerden hâlâ yeryüzünde hayatta olanlar Tanrı’ya makbul durumda kalmak istiyorlar. Onlar öldüklerinde gökte ölümsüz ruhlar olarak diriltilerek ‘karşılıklarını’ alacaklar (2. Korintoslular 5:1-3, 6-8, 10; 1. Korintoslular 15:51, 52; Vahiy 14:13). Pavlus, “Onunkine benzer bir ölümü tadarak Mesih’le birleştiysek, onunkine benzer bir dirilmeyi tadarak onunla birleşmemiz de kesindir” diye yazdı (Romalılar 6:5). Yeryüzünde tekrar insan olarak yaşamak üzere diriltileceklere ne olacak? Dirilme ümidi onları Tanrı’ya nasıl yaklaştırabilir? İbrahim’in örneğinden çok şey öğrenebiliriz.

      Dirilme ve Yehova’yla Dostluk

      12, 13. İbrahim dirilmeye inanmak için hangi güçlü nedene sahipti?

      12 “Yehova’nın dostu” olarak adlandırılan İbrahim olağanüstü imanlı biriydi (Yakub 2:23). Pavlus, İbraniler kitabının 11. bölümünde kayıtlı olan sadık erkek ve kadınları sıralarken İbrahim’in imanından üç kez söz etti (İbraniler 11:8, 9, 17). Üçüncü kez söz edişinde, İbrahim’in Tanrı’ya itaat edip oğlu İshak’ı kurban olarak sunmaya hazırlanırken gösterdiği imana dikkat çeker. İbrahim, İshak aracılığıyla gelecek bir soy vaadi konusunda Yehova’nın güvence verdiğine ikna olmuştu. İshak kurban olarak ölse bile, İbrahim “Tanrı’nın onu diriltebileceğini düşündü.”

      13 Olaylar geliştikçe Yehova, İbrahim’in imanının çok güçlü olduğunu gördü ve oğlunun yerine kurban olarak bir hayvanın sunulmasını sağladı. Yine de, İshak’ın başına gelenler dirilmeyle ilgili temsili bir olaydı. Pavlus bu konuda şöyle dedi: “[İbrahim] başka bir olayın temsili olarak gerçekten oğlunu ölümden geri aldı” (İbraniler 11:19). Üstelik, İbrahim dirilmeye inanmak için zaten güçlü bir nedene sahipti. Çünkü o ve karısı Sara çok yaşlıyken Yehova İbrahim’in üreme gücünü canlandırıp oğulları İshak’ın doğumunu mümkün kılmıştı (Tekvin 18:10-14; 21:1-3; Romalılar 4:19-21).

      14. (a) İbraniler 11:9, 10’a göre İbrahim neyi bekliyordu? (b) İbrahim’in yeni dünyada Gökteki Krallığın nimetlerinden yararlanması için ne olmalıdır? (c) Gökteki Krallığın nimetlerinden nasıl yararlanabiliriz?

      14 Pavlus, İbrahim’i “kurucusu ve yapıcısı Tanrı olan, temelleri gerçek şehri” bekleyerek çadırda oturan ve gurbet hayatı yaşayan biri olarak tarif etti (İbraniler 11:9, 10). Bu şehir, Tanrı’nın mabedinin bulunduğu Yeruşalim gibi gerçek bir şehir değil, simgesel bir şehirdi. İsa Mesih ve onunla birlikte hüküm sürecek 144.000 kişiden oluşan Tanrı’nın Gökteki Krallığıydı. Gökteki görkemli konumlarındaki 144.000’lerden “kutsal şehir Yeni Yeruşalim” ve Mesih’in “gelin”i olarak da söz edilir (Vahiy 21:2). Yehova 1914’te İsa’yı Gökteki Krallığın Mesihi Kralı olarak tahta geçirdi ve ona düşmanlarının ortasında hüküm sürmesini emretti (Mezmur 110:1, 2; Vahiy 11:15). “Yehova’nın dostu” olan İbrahim’in bu Krallığın nimetlerinden yararlanabilmesi için tekrar yaşaması gerekir. Benzer şekilde, bizim de Gökteki Krallığın nimetlerinden yararlanmamız için Tanrı’nın yeni dünyasında hayatta olmamız gerekir. Bunun için ya Armagedon’da sağ kalan büyük kalabalığın üyelerinden biri ya da diriltilenlerden biri olmalıyız (Vahiy 7:9, 14). Öyleyse dirilme ümidinin temeli nedir?

      Dirilme Ümidinin Temeli: Tanrı’nın Sevgisi

      15, 16. (a) Mukaddes Kitaptaki ilk peygamberlik dirilme ümidimiz için nasıl temel oluşturur? (b) Dirilmeye olan imanımız bizi Yehova’ya nasıl yaklaştırır?

      15 Sevgi dolu gökteki Babamızla yakın ilişkimiz, İbrahim’inkine benzer güçlü imanımız ve Tanrı’nın emirlerine itaatimiz Yehova’nın bizi aklamasını ve dostları olarak görmesini mümkün kılar. Bu sayede, Gökteki Krallık yönetiminin başaracaklarından yararlanma fırsatımız olur. Gerçekten de Tanrı’nın Sözünde kayıtlı ilk peygamberlik olan Tekvin 3:15’teki sözler dirilme ümidi ve Tanrı’yla dostluk için temel oluşturur. Bu peygamberlik hem Şeytan’ın başının ezileceğini, hem de Tanrı’nın kadınının Soyunun topuğunun yaralanacağını bildirir. Topuğun yaralanması İsa’nın direk üzerinde ölümünün mecazi bir anlatımıydı. Onun üçüncü günde diriltilmesi bu topuk yarasını iyileştirdi ve “ölüm silahlarının sahibi İblis”e karşı kararlılıkla harekete geçmesini mümkün kıldı (İbraniler 2:14).

      16 Pavlus “Tanrı bize olan sevgisini şöyle gösteriyor: Biz henüz günahkârken Mesih bizim için ölmüştür” diyerek hatırlatmada bulunuyor (Romalılar 5:8). Bu lütfa duyduğumuz minnettarlık bizi gerçekten hem İsa’ya hem de sevgi dolu gökteki Babamıza yaklaştırıyor (2. Korintoslular 5:14, 15).

      17. (a) Eyub hangi ümitten söz etti? (b) Eyub 14:15 Yehova hakkında ne gösteriyor; bu bize ne hissettiriyor?

      17 İsa’dan önceki devirlerde yaşamış imanlı bir adam olan Eyub da dirilmeyi özlemle bekliyordu. O, Şeytan’ın yaptıkları yüzünden çok acı çekti. Dirilmeden hiç söz etmeyen sahte dostlarından farklı olarak, Eyub bu ümitle teselli buldu ve “İnsan ölürse dirilir mi?” diye sordu. Sorusuna kendi cevap vererek “Nöbetim savuluncıya kadar, bütün savaşım günlerinde beklerdim” dedi. Tanrısı Yehova’ya hitap ederken şunu kabul etti: “Sen çağırırdın, ben de sana cevap verirdim.” Eyub sevgi dolu Yaratıcımızın duyguları hakkında şuna dikkat çekti: “Ellerinin işini özlerdin” (Eyub 14:14, 15). Evet, Yehova sadık hizmetçilerinin dirilmede hayata döneceği zamanı sabırsızlıkla bekliyor. Kusurlu olduğumuz halde bize gösterdiği sevgi ve lütuf üzerinde derin düşünürsek, bu bizi O’na gerçekten yaklaştırır (Romalılar 5:21; Yakub 4:8).

      18, 19. (a) Daniel yeniden yaşamak üzere hangi ümide sahiptir? (b) Sonraki makalede neyi ele alacağız?

      18 Tanrı’nın meleği tarafından ‘çok sevilmiş adam’ olarak adlandırılan peygamber Daniel uzun yaşamı boyunca sadakatle hizmet etti (Daniel 10:11, 19). Sürgüne gönderildiği MÖ 617’den ölümüne kadar, yani Pers kralı Koreş’in saltanatının üçüncü yılı olan MÖ 536’da bir görüntü gördükten bir süre sonraya kadar, Yehova’ya olan sadakatini korudu (Daniel 1:1; 10:1). Daniel, Koreş’in (Kyros) saltanatının üçüncü yılında, büyük sıkıntı sona erene kadar dünya sahnesinde yer alacak dünya güçlerinin seyriyle ilgili bir görüntü görmüştü (Daniel 11:1–12:13). Görüntüyü tam olarak anlayamadıysa da, onu veren haberci meleğe “Efendim, bunun en sonu ne olacak?” diye sormuştu. Melek verdiği yanıtta ‘anlayışlı olanların anlayacağı’ “sonun vaktine” dikkat çekmişti. Daniel’in ümidi neydi? Melek şöyle cevap verdi: “Rahata varacaksın, ve günlerin sonunda kendi nasibine kalkacaksın” (Daniel 12:8-10, 13). Daniel, Mesih’in Bin Yıllık Hükümdarlığında “doğruların dirilmesinde” hayat alacak (Luka 14:14).

      19 Sonun vaktinin bitiminde yaşıyoruz ve Mesih’in Bin Yıllık Hükümdarlığının başlangıcına hakikate ilk iman ettiğimiz günlerden daha yakınız. Bu nedenle kendimize şöyle sormalıyız: “İbrahim, Eyub, Daniel ve diğer sadık erkek ve kadınlarla birlikte yeni dünyada olacak mıyım?” Eğer Yehova’ya yakın kalır ve emirlerine itaat edersek orada olacağız. Sonraki makalede, kimlerin diriltileceğini saptayabilmek için dirilme ümidini daha ayrıntılı olarak ele alacağız.

  • Kimler Diriltilecek?
    Gözcü Kulesi—2005 | 1 Mayıs
    • Kimler Diriltilecek?

      “Buna hayret etmeyin, çünkü mezarlarda olan herkesin onun sesini işitip çıkacağı zaman geliyor” (YUHANNA 5:28, 29).

      1. Musa yanan çalıda hangi olağanüstü sözleri duydu; daha sonra kim bunlara dikkat çekti?

      ÜÇ BİN BEŞ YÜZ yıldan daha uzun bir zaman önce olağanüstü bir şey oldu. Musa, kayınpederi Yetro’nun koyunlarını güdüyordu. Horeb Dağı yakınlarında, Yehova’nın meleği Musa’ya bir çalının ortasında ateş alevinde göründü. Çıkış kaydı onun ‘çalının ateşle yandığını’ gördüğünü, ancak ‘çalının tükenmediğini’ belirtiyor. Sonra Musa çalıdan gelen bir sesin kendisine seslendiğini duydu. Ses “Ben babanın Allahı, İbrahimin Allahı, İshakın Allahı, ve Yakubun Allahıyım” diyordu (Çıkış 3:1-6). Yıllar sonra MS birinci yüzyılda Tanrı’nın Oğlu İsa aynı sözlere dikkat çekti.

      2, 3. (a) İbrahim, İshak ve Yakub’u hangi ödül bekliyor? (b) Hangi sorular doğuyor?

      2 İsa dirilmeye inanmayan Sadukilerle konuşurken şöyle demişti: “Hatta Musa da çalıyla ilgili kayıtta Yehova’ya ‘İbrahim’in Tanrısı, İshak’ın Tanrısı ve Yakub’un Tanrısı’ diyerek, ölülerin dirileceğini göstermişti. O, ölülerin değil yaşayanların Tanrısıdır, çünkü onların hepsi O’nun gözünde yaşamaktadırlar” (Luka 20:27, 37, 38). İsa bu sözleriyle şunu doğruluyordu: Tanrı’nın bakış açısına göre, uzun süre önce ölmüş olan İbrahim, İshak ve Yakub, O’nun hafızasında hâlâ canlıydı. Eyub gibi, onlar da ‘savaşlarının,’ yani ölüm uykularının sona ermesini bekliyorlar (Eyub 14:14). Onlar Tanrı’nın yeni dünyasında diriltilecekler.

      3 Peki, insanlık tarihi boyunca ölmüş milyarlarca kişi ne olacak? Onlar da dirilecek mi? Bu soruya tatmin edici bir cevap almak için önce insanların öldüklerinde nereye gittiğini Tanrı’nın Sözünden öğrenelim.

      Ölüler Nerede?

      4. (a) İnsanlar öldüklerinde nereye gidiyorlar? (b) Şeol nedir?

      4 Mukaddes Kitap ölülerin ‘bir şey bilmediğini’ belirtir. Ölen kişi ne cehennem ateşinde işkence görür, ne de acı çekerek arafta bekler; sadece toprağa döner. Bu nedenle, Tanrı’nın Sözü yaşayanlara şunu öğütlüyor: “İşlemek için elinin bulduğu her ne ise, onu kuvvetinle işle; çünkü gitmekte olduğun ölüler diyarında [Şeol’de] iş ve düşünce, bilgi ve hikmet yoktur” (Vaiz 9:5, 10; Tekvin 3:19). İbranice Şeol sözcüğü Kitabı Mukaddes’te “ölüler diyarı” olarak tercüme edilmiştir. Birçok din ölülerin yaşamaya devam ettiğini öğretir, fakat Tanrı’nın ilham edilmiş Sözünün gösterdiği gibi ölüler diyarındakiler sadece ölüdür ve bir şey bilmezler. Ölüler diyarı insanlığın ortak mezarıdır.

      5, 6. Yakub öldüğünde nereye gitti; orada kimlere ‘katıldı’?

      5 Mukaddes Kitapta “ölüler diyarı” ifadesinin ilk kez Tekvin 37:35’te geçtiğini görüyoruz. Ata Yakub sevgili oğlu Yusuf’un sözde ölüm haberini aldıktan sonra, teselli edilmek istemeyerek şöyle dedi: “Oğlumun yanına, ölüler diyarına yas tutarak ineceğim.” Yakub oğlunun öldüğüne inandığından, ölmek ve ölüler diyarında olmak istedi. Sonraki yıllarda kıtlık olduğunda, Yakub’un büyük oğullarından dokuzu en küçük kardeşleri Benyamin’i de yanlarına alarak yardım bulmak için Mısır’a inmek istedi. Fakat Yakub onların bu isteğini reddedip şöyle dedi: “Benim oğlum sizinle beraber inmiyecektir; çünkü kardeşi öldü, ve yalnız bu kaldı; eğer gideceğiniz yolda kendisine bir zarar değerse, o vakit benim ak saçımı ölüler diyarına kederle indireceksiniz” (Tekvin 42:36, 38). Bu iki ayet, bir tür ölüm sonrası yaşamla değil, ölümle ve ölüler diyarıyla ilgilidir.

      6 Tekvin kaydı Yusuf’un Mısır’da gıda işlerinden sorumlu bakan olduğunu gösterir. Sonuçta, Yakub Mısır’a gidebildi ve orada Yusuf’la yeniden bir araya gelme sevincini yaşadı. Bu olaydan sonra Yakub çok ilerlemiş bir yaşta –147 yaşında– ölene dek o ülkede yaşadı. Ölmek üzereyken oğullarına cenazesini Kenan ülkesine götürüp Makpela mağarasına gömmelerini vasiyet etti, oğulları da bu vasiyeti yerine getirdiler (Tekvin 47:28; 49:29-31; 50:12, 13). Böylece Yakub babası İshak ile büyükbabası İbrahim’in bulunduğu yere gitti.

      ‘Atalarına Katıldı’

      7, 8. (a) İbrahim öldüğünde nereye gitti? Açıklayın. (b) Ölen başka insanların ölüler diyarına gittiğini gösteren nedir?

      7 Daha önce Yehova, İbrahim’le yaptığı ahdi yinelediğinde ve onun soyunun çoğalacağını vaat ettiğinde, İbrahim’in başına neler geleceğini de bildirmişti. Yehova “Sen atalarına selâmetle gideceksin; ve güzel ihtiyarlıkta gömüleceksin” demişti (Tekvin 15:15). Gerçekten de İbrahim’in başına tam olarak bu geldi. Tekvin 25:8 şöyle der: “İbrahim kocamış ve günlere doymuş olarak güzel ihtiyarlıkta son soluğu verip öldü, ve kavmına [atalarına, YÇ] katıldı.” İbrahim’in ataları kimdi? Tekvin 11:10-26 ayetleri Nuh’un oğlu Sam’dan başlayarak İbrahim’in atalarını sıralar. Dolayısıyla, İbrahim öldüğünde zaten ölüler diyarında uyumakta olan bu kişilere katılmıştı.

      8 “Kavmına katıldı” ifadesi İbranice Kutsal Yazılarda sıkça geçer. Bu nedenle, İbrahim’in oğlu İsmail’in ve Musa’nın ağabeyi Harun’un öldüklerinde ölüler diyarına gittikleri ve dirilmeyi bekledikleri sonucuna varmak makuldür (Tekvin 25:17; Sayılar 20:23-29). Bununla uyumlu olarak, her ne kadar kimse mezarının yerini bilmese de, Musa da ölüler diyarına gitti (Sayılar 27:13; Tesniye 34:5, 6). Benzer şekilde, Musa’nın ardından İsrail’in önderi olan Yeşu öldüğünde de, kavmindeki “bütün o nesil” gibi ölüler diyarına gitti (Hâkimler 2:8-10).

      9. (a) Mukaddes Kitap İbranice “Şeol” sözcüğü ile Yunanca “Hades” sözcüğünün aynı şeyi ifade ettiğini nasıl gösterir? (b) Şeol’de veya Hades’te olanlar neyi bekliyor?

      9 Yüzyıllar sonra Davud, İsrail’in 12 kabilesinin kralı oldu. Öldüğünde “ataları ile uyudu” (1. Krallar 2:10). Acaba o da ölüler diyarında mıydı? MS 33 yılı Pentekost gününde elçi Petrus’un, Davud’un ölümünden söz ederken Mezmur 16:10’daki şu sözleri alıntılaması ilginçtir: “Canımı ölüler diyarına [Şeol’e] terketmezsin.” Petrus, Davud’un hâlâ mezarında olduğunu söyledikten sonra bu sözlerin İsa’nın üzerinde gerçekleştiğini açıkladı. Davud’un “Mesih’in diriltileceğini, yani ölüler diyarında [Hades] bırakılmayacağını ve bedeninin çürümeyeceğini önceden görerek bildirdi”ğini söyleyip, “İşte bu adam İsa’ydı; Tanrı onu diriltti ve hepimiz bunun şahitleriyiz” dedi (Elçilerin İşleri 2:29-32). Burada Petrus İbranice “Şeol” sözcüğünün Yunanca karşılığı olan “Hades”i kullandı. O nedenle, Hades’te olduğu söylenenlerle Şeol’de olduğu söylenenler aynı durumdadırlar. Onlar uyuyorlar ve dirilmeyi bekliyorlar.

      Ölüler Diyarında Doğru Olmayan Kimseler de Var mı?

      10, 11. Doğru olmayan kimselerin öldüklerinde ölüler diyarına gittiğini neden söyleyebiliriz?

      10 Musa İsrail ulusunun Mısır’dan çıkmasına önderlik ettikten sonra, çölde isyan patlak verdi. Musa halka, isyanın elebaşılarından –Korah, Datan ve Abiram’dan– uzak kalmalarını söyledi. Çünkü bu elebaşılar feci bir şekilde öleceklerdi. Musa şöyle dedi: “Eğer bu adamlar herkesin öldüğü gibi ölürlerse, yahut herkesin yoklanmasına göre yoklanırlarsa, o halde RAB beni göndermemiştir. Fakat RAB yeni bir şey yaparsa, ve yer ağzını açar, onları ve onlara ait olan her şeyi yutarsa, ve ölüler diyarına diri diri inerlerse, o zaman bu adamların RABBİ tahkir ettiklerini anlıyacaksınız” (Sayılar 16:29, 30). Böylece, hem ‘yerin ağzını açıp onları yutmasıyla’ hem de Korah ve yanındaki 250 Levilinin durumunda olduğu gibi, ateşin yok etmesiyle tüm isyanlar ölüler diyarında (Şeol veya Hades) sona erdi (Sayılar 26:10).

      11 Kral Davud’u lanetleyen Şimei’nin cezasını Davud’un ardılı Süleyman verdi. Davud “onu suçsuz tutma, çünkü sen hikmetli adamsın; ve ona yapacağını bilirsin, ve sen onun ağarmış başını kanla ölüler diyarına indirirsin” diye emretmişti. Süleyman’ın emrini Benaya yerine getirdi (1. Krallar 2:8, 9, 44-46). Benaya tarafından öldürülen başka bir kişi de İsrail’in eski ordu komutanı Yoab’dı. Onun ağarmış saçları “ölüler diyarına selâmetle” inmedi (1. Krallar 2:5, 6, 28-34). Bu iki örnek Davud’un ilhamla söylediği şu ilahinin doğruluğunu kanıtlıyor: “Kötüler ölüler diyarına döneceklerdir, Allahı unutan bütün milletler de” (Mezmur 9:17).

      12. Ahitofel kimdi; öldüğünde nereye gitti?

      12 Ahitofel, Davud’un özel danışmanıydı. Onun tavsiyelerine sanki Yehova’dan geliyormuş gibi değer veriliyordu (2. Samuel 16:23). Ne yazık ki, bu güvenilir hizmetçi hainlik edip Davud’un oğlu Abşalom’un önderliğindeki bir isyana katıldı. Anlaşıldığına göre, Davud şunları yazdığında bu hainliği ima ediyordu: “Bana sitem eden düşman değildi; yoksa ben katlanırdım; bana karşı kibirlenen hasım değildi; yoksa ondan gizlenirdim.” Davud sözlerine şöyle devam etti: “Ölüm onlara ansızın gelsin, ölüler diyarına diri insinler; çünkü şer onların evlerinde, içlerindedir” (Mezmur 55:12-15). Ahitofel ve arkadaşları öldüklerinde ölüler diyarına gittiler.

      Hinnom Vadisinde Kimler Var?

      13. Yahuda neden ‘yıkıma giden adam’ diye adlandırıldı?

      13 Davud’un durumunu, büyük Davud olan İsa’nın yaşadıklarıyla karşılaştıralım. Mesih’in 12 elçisinden biri olan Yahuda İskariyot, Ahitofel gibi hainlik etti. Yahuda’nın haince hareketi Ahitofel’inkinden çok daha vahimdi. O, Tanrı’nın biricik Oğluna karşı harekete geçmişti. İsa yeryüzündeki hizmetinin sonlarında yaptığı bir duada takipçileri hakkında şöyle dedi: “Ben onlarla birlikteyken, bana verdiğin Kendi adın uğruna onları gözettim. Onları korudum ve yıkıma giden o adam dışında hiçbirinin sonu yıkım olmadı; o da kutsal yazı yerine gelsin diye oldu” (Yuhanna 17:12). İsa burada Yahuda’dan ‘yıkıma giden adam’ diye söz ederken, Yahuda öldüğünde onun için bir dirilme ümidinin olmayacağına işaret ediyordu. O, Tanrı’nın hafızasında yaşamayacaktı. Çünkü ölüler diyarına değil, Hinnom Vadisine (Gehenna) gitmişti. Acaba Hinnom Vadisi neyi temsil eder?

      14. Hinnom Vadisi neyi temsil eder?

      14 İsa, kendi zamanındaki dinsel liderleri mahkûm etmişti; çünkü onlar kendilerine inananları “Hinnom Vadisine atılacak hale” getiriyorlardı (Matta 23:15). O dönemde halk Hinnom Vadisini çok iyi biliyordu. Orası çöplerin boşaltıldığı bir alan olarak kullanılıyordu ve gömülmeye layık görülmeyen, idam edilmiş mahkûmların cesetleri atılıyordu. Dağdaki Vaazında İsa da Hinnom Vadisinden söz etmişti (Matta 5:29, 30). Onu dinleyenler bu ifadenin simgesel anlamını net olarak anlamıştı. Hinnom Vadisi, dirilme ümidi olmaksızın tamamen yok olmayı temsil ediyordu. İsa’nın günlerinde yaşamış Yahuda İskariyot’tan başka, öldüğünde ölüler diyarı yerine Hinnom Vadisine gidenler oldu mu?

      15, 16. Kimler öldüğünde Hinnom Vadisine gitti; neden?

      15 İlk insanlar Âdem ve Havva kusursuz şekilde yaratıldılar. Ancak kasten günah işlediler. Onlar ya sonsuz yaşamı ya da ölümü seçeceklerdi. Tanrı’ya itaatsizlik edip Şeytan’ın tarafına geçtiler. Bu nedenle, öldüklerinde Mesih’in fidyesinden yararlanma ümitleri yoktu. Onlar Hinnom Vadisi’ne gittiler.

      16 Âdem’in ilk doğan oğlu Kain, erkek kardeşi Habil’i öldürdü ve bu olaydan sonra bir kaçak olarak yaşadı. Elçi Yuhanna onu “kötünün soyundan” olan diye tanımladı (1. Yuhanna 3:12). Bu nedenle, ana babası gibi Kain’in de öldüğünde Hinnom Vadisi’ne gittiği sonucunu çıkarmak makuldür (Matta 23:33, 35). Doğru biri olan Habil’inkinden ne kadar farklı bir durum! Pavlus bunu şöyle açıkladı: “İman sayesinde Habil, Tanrı’ya Kain’inkinden daha değerli bir kurban sundu. İmanı sayesinde, doğru bir insan olduğu kendisine gösterildi; çünkü sunduğu armağanlarla ilgili Tanrı tanıklık etti. Habil ölmüş olduğu halde, bu sayede hâlâ konuşur” (İbraniler 11:4). Evet, Habil şu anda ölüler diyarında ve dirilmeyi bekliyor.

      “Birinci” Dirilme ve “Daha İyi” Bir Dirilme

      17. (a) ‘Sonun vaktinde’ kimler ölüler diyarına gidiyor? (b) Ölüler diyarı ve Hinnom Vadisinde olanlara ne olacak?

      17 Bu bilgileri okuyanlar ‘sonun vaktinde’ ölenlerin durumunu merak edebilir (Daniel 8:19). Vahiy kitabının altıncı bölümü o dönemde ortaya çıkacak dört atlının koşusunu anlatır. Bu atlıların sonuncusunun adının Ölüm olması ve arkasından ölüler diyarının (Hades) gelmesi ilginçtir. Bir önceki atlının betimlediği olaylar nedeniyle hayatını vakitsiz kaybedenler ölüler diyarına gidiyor ve Tanrı’nın yeni dünyasında dirilmeyi bekliyorlar (Vahiy 6:8). O halde, ölüler diyarında ve Hinnom Vadisinde olanlara ne olacak? Ölüler diyarında olanlar dirilecek, fakat Hinnom Vadisinde olanlar sonsuza dek yok olacak.

      18. “Birinci dirilmede” yer alanların ümidi nedir?

      18 Elçi Yuhanna şöyle yazdı: “Birinci dirilmede yeri olan herkes mutlu ve kutsaldır. Onlar üzerinde ikinci ölümün hâkimiyeti yoktur. Tanrı’nın ve Mesih’in kâhinleri olacaklar ve Mesih’le birlikte bin yıl kral olarak hüküm sürecekler.” Mesih’le birlikte hüküm sürecek olanlar “birinci dirilmede” yer alıyor. Acaba insanlığın geri kalanı için nasıl bir ümit var? (Vahiy 20:6).

      19. Bazıları “daha iyi bir dirilme”den nasıl yararlanıyor?

      19 Tanrı’nın hizmetçileri İlya ve Elişa’nın zamanından beri dirilme mucizesiyle hayata dönenler oldu. Pavlus “Kadınlar dirilme yoluyla ölülerine kavuştular, bazılarıysa daha iyi bir dirilmeye erişebilmek üzere, bir bedel karşılığı kurtulmayı kabul etmeyerek işkence gördüler” dedi. Evet, sadakatlerini kararlılıkla koruyan bu kişiler sadece birkaç yıl daha yaşayıp ölümle sona erecek bir hayatı değil, sonsuz yaşam ümidini sunacak bir dirilmeyi özlemle bekliyorlar. Bu gerçekten “daha iyi bir dirilme” olacak (İbraniler 11:35).

      20. Sonraki makalede hangi konu ele alınacak?

      20 Yehova bu kötü ortama son vermeden önce sadık bir şekilde ölürsek, sonsuz yaşam anlamındaki “daha iyi bir dirilme” için kesin ümidimiz olur. İsa şunu vaat etti: “Buna hayret etmeyin, çünkü mezarlarda olan herkesin onun sesini işitip çıkacağı zaman geliyor” (Yuhanna 5:28, 29). Sonraki makale dirilmenin amacını ayrıntılarıyla ele alacak ve dirilme ümidinin bütünlüğümüzü korumamızda bizi nasıl güçlendirdiğini ve özveri ruhunu geliştirmemize nasıl yardım ettiğini gösterecek.

  • Dirilme Ümidi Sizin İçin Ne Anlama Geliyor?
    Gözcü Kulesi—2005 | 1 Mayıs
    • Dirilme Ümidi Sizin İçin Ne Anlama Geliyor?

      “Elini açarsın, ve her yaşıyanı dileğine göre doyurursun” (MEZMUR 145:16).

      1-3. Bazılarının gelecekle ilgili nasıl bir ümidi var? Örnekleyin.

      DOKUZ yaşındaki Christopher ve erkek kardeşi, o sabahı teyzesi, eniştesi ve iki kuzeniyle birlikte Manchester (İngiltere) yakınlarında iyi haberi evden eve duyurarak geçirdi. Awake! dergisi daha sonra olanları şöyle anlattı: “Öğleden sonra, deniz kenarındaki bir dinlence merkezi olan Blackpool’e turistik yerleri görmek için gittiler. Otobanda meydana gelen kazada olay yerinde hemen ölen 12 kişinin arasında bu 6 kişi de vardı. Polis bu kazayı ‘tam bir katliam’ olarak tanımladı.”

      2 Bu feci olaydan bir akşam önce Christopher’ın ailesi Cemaat Kitap Tetkikine katılmıştı. Orada ölüm konusu konuşulmuştu. Babası “Christopher her zaman çok düşünceli bir çocuktu” dedi. “O akşam yeni dünya ve gelecekle ilgili ümidinden açıkça söz etti. Sohbet sırasında birden şöyle dedi: ‘Yehova’nın bir Şahidi olmanın yararı, ölüm acı verse de, bir gün yeryüzünde birbirimizi yeniden göreceğimizi bilmemizdir.’ Orada bulunan hiçbirimiz bu sözlerin bu kadar akılda kalacağını düşünmemiştik.”a

      3 Yıllar önce 1940’ta, Avusturyalı bir Şahit olan Franz, Yehova’ya vefasızlık etmeyi reddettiği için giyotinle idam edilmeyi bekliyordu. Franz, Berlin’deki bir tutukevinden annesine şunları yazdı: “Bildiğim kadarıyla, [istedikleri] yemini etseydim, ölüm hükmünü hak eden bir günah işlemiş olacaktım. Bu kabul edemeyeceğim bir şeydi. Çünkü o zaman dirilemeyecektim. . . . . Şimdi ise sevgili anneciğim ve tüm kardeşlerim, aldığım cezayı bana bugün söylediler; hiç korkmadım. Ölüm cezasına çarptırılmışım, yarın sabah idam edileceğim. Geçmişteki İsa’nın tüm gerçek takipçileri gibi, ben de Tanrı’dan güç alıyorum. . . . . Ölüme kadar kararlılığınızı korursanız, dirilmede yeniden görüşeceğiz. . . . . Tekrar görüşene kadar hoşça kalın.”b

      4. Anlatılan tecrübeler sizi nasıl etkiledi; şimdi hangi konuyu ele alacağız?

      4 Dirilme ümidi Christopher ve Franz için çok şey ifade ediyordu. Bu ümit onlar için gerçekti. Bu kayıtlar kuşkusuz bizi de etkiliyor. Yehova’ya duyduğumuz sevgi ve takdiri artırmak ve dirilme ümidimizi güçlendirmek için, neden bir dirilme olacağını ve bunun bizi kişisel olarak nasıl etkilemesi gerektiğini ele alalım.

      Yeryüzündeki Dirilmeyle İlgili Görüntü

      5, 6. Yuhanna tarafından Vahiy 20:12, 13’te kaydedilen görüntüde neler açıklanıyor?

      5 Elçi Yuhanna, Mesih İsa’nın Binyıllık Hükümdarlığı sırasındaki olaylarla ilgili bir görüntüde yeryüzünde dirilme olacağını gördü. O şöyle dedi: “Ölüleri gördüm, küçükler de büyükler de oradaydılar . . . . . Deniz kendisinde bulunan ölüleri geri verdi. Ölüm ve ölüler diyarı da kendilerinde bulunan ölüleri geri verdiler” (Vahiy 20:12, 13). Toplumsal statüleri ne olursa olsun, ister “büyük” ister “küçük,” insanlığın ortak mezarı olan ölüler diyarında bulunan herkes tekrar yaşama dönecek. Denizde hayatını kaybedenler de o dönemde dirilecek. Bu şahane olay Yehova’nın amacının kapsamındadır.

      6 Mesih, binyıllık hükümdarlığına başladığında Şeytan’ı bağlayıp dipsiz uçuruma atacak. Bu dönemde Şeytan faaliyetsiz olacağından, dirilenlerin ve büyük sıkıntıda sağ kalanların hiçbiri onun tarafından saptırılmayacak (Vahiy 20:1-3). Bu bin yıl size uzun gelebilir; fakat Yehova’nın gözünde bin yıl, “bir gün” gibidir (2. Petrus 3:8).

      7. Mesih’in Binyıllık Hükümdarlığında insanlar neye dayanarak yargılanacak?

      7 Bu görüntüye göre, Mesih’in Binyıllık Hükümdarlığı bir yargılama zamanı olacak. Elçi Yuhanna şöyle yazdı: “Tahtın önünde duran ölüleri gördüm, küçükler de büyükler de oradaydılar; kitaplar açıldı. Fakat başka bir kitap daha açıldı; bu hayat kitabıydı. Ölüler bu kitaplarda yazılanlara göre, kendi yaptıklarına bakılarak yargılandılar. . . . . Hepsi yaptıklarına göre tek tek yargılandı” (Vahiy 20:12, 13). Kişinin ölmeden önce yaptıklarının veya yapmadıklarının, bu yargılama için bir dayanak oluşturmadığına dikkat edin (Romalılar 6:7). Bu yargılama gelecekte açılacak “kitaplar”la bağlantılıdır. Bir kimsenin bu kitapların içeriğini öğrendikten sonra yaptıkları, adının “hayat kitabı”na yazılıp yazılmamasına bir dayanak oluşturacak.

      ‘Yaşam İçin Dirilme’ veya ‘Hüküm İçin Dirilme’

      8. Dirilenleri bekleyen iki olası sonuç nedir?

      8 Yuhanna’nın gördüğü görüntünün başlangıcında, İsa “ölümün ve ölüler diyarının anahtarları”nın sahibi olarak tanımlanır (Vahiy 1:18). O, “hayatın Öncüsü”dür ve kendisine “ölüleri ve dirileri” yargılama yetkisi verilmiştir (Elçilerin İşleri 3:15; 2. Timoteos 4:1). Peki bunu nasıl yapacak? Ölüm uykusunda olanları dirilterek. İsa iyi haberi duyurduğu kalabalıklara “Buna hayret etmeyin” dedi. “Çünkü mezarlarda olan herkesin onun sesini işitip çıkacağı zaman geliyor; o zaman, iyi işler yapanlar yaşam için, kötü işler yapanlar da hüküm için dirilmiş olacaklar” (Yuhanna 5:28-30). O halde eski devirlerde yaşamış sadık erkek ve kadınları nasıl bir gelecek bekliyor?

      9. (a) Dirilenler kuşkusuz neyi öğrenecek? (b) Hangi muazzam eğitim işi yapılacak?

      9 Eskiden yaşamış bu sadık kişiler diriltildiklerinde, güvendikleri vaatlerin artık bir gerçek olduğunu öğrenecekler. Mukaddes Kitabın ilk peygamberliği olan Tekvin 3:15’teki Tanrı’nın kadınının Soyunun kimliğini öğrenmek çok ilgilerini çekecek. Onlar, bu vaat edilen Mesih’in, yani İsa’nın ölüme kadar sadık kalıp yaşamını fidye olarak verdiğini işittiklerinde çok mutlu olacaklar (Matta 20:28). Dirilenleri karşılayacak olanlar, onların, bu fidye düzenlemesinin Yehova’nın lütfunun ve merhametinin bir ifadesi olduğunu anlamalarına yardım etmekten büyük sevinç duyacaklar. Dirilenler, Tanrı’nın Gökteki Krallığının Yehova’nın yeryüzüyle ilgili amacını yerine getirirken neleri başardığını öğrendiklerinde, kuşkusuz yüreklerinden Yehova’yı yücelten ifadeler taşacak. Gökteki sevgi dolu Babalarına ve Oğluna vefalarını göstermek üzere bol bol fırsatları olacak. Mezarlarından çıkıp hayata dönen milyarlarca kişinin Tanrı’nın fidye düzenlemesini kabul etmeye de ihtiyacı olacak. Yaşayan herkes, onlara bilgi vermeye yönelik muazzam eğitim işine katılmaktan zevk duyacak.

      10, 11. (a) Binyıllık dönem yeryüzündeki herkese hangi fırsatları sunacak? (b) Bu bizi nasıl etkilemeli?

      10 İbrahim dirildiğinde, özlemle beklediği ‘şehrin’ yönetiminde gerçek yaşamı tatmaktan büyük bir mutluluk duyacak (İbraniler 11:10). Sadık Eyub kendi yaşam tarzının, bütünlük denemeleriyle karşılaşan Yehova’nın başka hizmetçilerini güçlendirdiğini öğrendiğinde ne kadar sevinecek! Daniel ilhamla yazdığı peygamberliklerin nasıl yerine geldiğini öğrenmeyi çok isteyecek.

      11 Gerçekten de, ister dirilerek ister büyük sıkıntıda sağ kalarak olsun, adil yeni dünyada hayat alacak herkesin, Yehova’nın yeryüzüyle ve üzerinde yaşayanlarla ilgili amacı hakkında öğrenecekleri çok şey olacak. Sonsuza dek yaşama ve Yehova’yı ebediyen yüceltme ümidi Binyıllık eğitim programını mutlaka zevkli kılacak. Bununla birlikte, kitapların içeriğini öğrenirken kişisel olarak yaptıklarımız en önemli şey olacak. Acaba öğrendiklerimizi uygulayacak mıyız? Şeytan’ın dikkatimizi hakikatten uzaklaştırma amaçlı son girişimine karşı koymamızda bizi güçlendirecek yaşamsal bilgi üzerinde derin düşünecek ve onu uygulayacak mıyız?

      12. Herkesin hem eğitim programına hem de yeryüzünü cennete çevirme işine tam anlamıyla katılmasına ne yardım edecek?

      12 Mesih’in fidyesi sayesinde elde edilebilen muhteşem nimetler unutulmamalı. Dirilmede yeniden hayat alanlarda, şu an var olan hastalıklardan ve sakatlıklardan hiçbiri olmayacak (İşaya 33:24). Sağlam bir beden ve kusursuz bir sağlık ümidi yeni dünyada yaşayacak herkesin, yaşam yolunda dirilmiş milyarlarca kişiyi eğitme programına tam anlamıyla katılmasını mümkün kılacak. Yeni dünyada yaşayanlar yeryüzünde şimdiye kadar girişilmemiş, en büyük değişim işine, tüm gezegeni Yehova’yı yücelten bir cennete çevirme işine de katılacaklar.

      13, 14. Şeytan’ın son bir deneme için serbest bırakılmasının amacı nedir; bizi bekleyen olası sonuçlar nelerdir?

      13 Şeytan son bir deneme için uçurumdan serbest bırakıldığında, insanları bir kez daha saptırmaya çalışacak. Vahiy 20:7-9’a göre Şeytan’ın kötü etkisi altında olan ‘saptırılmış milletler’ ya da insan grupları yargılanıp yıkım cezasına çarptırılacaklar: ‘Gökten ateş yağacak ve onları yakıp yok edecek.’ Bu yıkım Binyıllık dönemde dirilen kimselerin başına gelirse, onlar mahkûmiyet hükmü için dirilmiş olacaklar. Bunun tersine, dirilip bütünlüğünü koruyanlar sonsuz yaşam ödülünü alacaklar. Gerçekten de, onların dirilmesi ‘yaşam için dirilme’ olacak (Yuhanna 5:29).

      14 Dirilme ümidi bizi şimdi bile nasıl teselli edebilir? Daha da önemlisi, gelecekte onun nimetlerinden yararlanmak için ne yapmalıyız?

      Şimdi Alınacak Dersler

      15. Dirilme inancı bize şimdiden nasıl yardım edebilir?

      15 Yakın zamanlarda sevdiğiniz birini kaybetmiş ve bu acı kaybın yol açtığı büyük değişiklikle mücadele ediyor olabilirsiniz. Dirilme ümidi, hakikati bilmeyenlerin sahip olmadığı bir iç huzuru ve güç kazanmanıza yardım eder. Pavlus, Selaniklileri “ümidi olmayan diğer insanlar gibi üzülmemeniz için, ölüm uykusunda olanlar hakkında bilgisiz kalmanızı istemiyoruz” diye teselli etmişti (1. Selanikliler 4:13). Kendinizi yeni dünyada, dirilmeye tanık olurken düşünebiliyor musunuz? Eğer bunu yapabiliyorsanız, sevdiklerinizle tekrar karşılaşma ümidi üzerinde derin düşünerek şimdiden teselli bulabilirsiniz.

      16. Dirilme sırasında muhtemelen neler hissedeceksiniz?

      16 Âdem’in isyanının yol açtığı fiziksel sorunlar nedeniyle, şu anda sağlık sorununuz olabilir. Bu sıkıntılı durumun, yeni dünyada dirilmek ve enerji dolu sağlam bir vücutla tekrar hayata dönmekle ilgili sevinçli ümidinizi unutturmasına izin vermeyin. O zaman gözlerinizi açıp, dirilmenizden duydukları sevinci sizinle paylaşmaya istekli, mutlu yüzleri gördüğünüzde Tanrı’ya bu lütfu için kuşkusuz şükredeceksiniz.

      17, 18. Unutmamamız gereken iki önemli ders nedir?

      17 Bu arada, unutmamamız gereken iki dersi ele alalım: Birinci ders, şimdi Yehova’ya tüm benlikle hizmet etmenin önemidir. Efendimiz Mesih İsa’yı örnek alırken, özverili yaşamımız Yehova’ya ve komşularımıza duyduğumuz sevgiyi gösterir. Muhalefet ya da zulüm, işimizi veya özgürlüğümüzü kaybetmemize yol açsa da, ne tür denemeyle karşılaşırsak karşılaşalım, imanımızı korumaya kararlıyız. Bize karşı koyanlar ölümle tehdit etse de, dirilme ümidi bizi teselli eder ve Yehova ile O’nun Krallığına vefalı kalmamız için bizi güçlendirir. Evet, Gökteki Krallığı duyurma ve öğrenci yetiştirme işinde gösterdiğimiz gayret, bize, Yehova’nın doğru kimseler için hazırladığı sonsuz nimetlerle ilgili ümit verir.

      18 İkinci ders, kusurluluğun neden olduğu ayartmalara nasıl karşılık verdiğimizle bağlantılıdır. Dirilme ümidiyle ilgili bilgimiz ve Yehova’nın lütfuna duyduğumuz minnettarlık imanımızı koruma yönündeki kararlılığımızı güçlendirir. Elçi Yuhanna şöyle uyardı: “Dünyayı da, dünyadaki şeyleri de sevmeyin. Dünyayı sevende Babamızın sevgisi yoktur. Çünkü dünyadaki her şey –bedenin arzusu, gözlerin arzusu ve gösteriş merakı– Babadan değil dünyadan kaynaklanır. Üstelik bu dünya arzularıyla birlikte geçip gidiyor, fakat Tanrı’nın isteğini yerine getiren sonsuza dek kalacak” (1. Yuhanna 2:15-17). “Gerçek yaşam”la karşılaştırdığımızda, dünyanın maddecilik konusundaki çekiciliği pek ilgimizi çekmeyecek (1. Timoteos 6:17-19). Ahlaksızlık tuzağıyla karşılaştığımızda kararlı bir şekilde karşı koyacağız. Şunu fark ediyoruz: Yehova’yı sürekli mutsuz eden bir yaşam tarzımız varsa ve Armagedon’dan önce ölürsek, Yehova bizi, dirilme ümidi olmayanlarla bir tutabilir.

      19. Unutmamamız gereken eşsiz imtiyaz nedir?

      19 Her şeyden önce, Yehova’nın yüreğini şimdi ve sonsuza dek sevindirmenin eşsiz bir imtiyaz olduğunu unutmamalıyız (Süleyman’ın Meselleri 27:11). Ölene kadar sadık kalmamız veya bu kötü ortam sona erinceye dek sadakatimizi korumaya devam etmemiz, evrensel egemenlik davasında kimin tarafında olduğumuzu Yehova’ya gösterecek. O halde, ister büyük sıkıntıda sağ kalarak, ister mucizevi bir dirilmeyle olsun, yeryüzü cennetinde yaşamak gerçekten büyük bir sevinç olacak.

      İsteklerimiz Yerine Geliyor

      20, 21. Dirilmeyle ilgili sorularımızın hepsi yanıtlanmamış olsa da, sadık kalmamıza ne yardım edecek? Açıklayın.

      20 Dirilmeyle ilgili yaptığımız incelemede şu gibi sorular yanıtsız kaldı: Öldüğünde evli olanlar için Yehova nasıl bir düzenleme yapacak? (Luka 20:34, 35). İnsanlar öldükleri yerde mi diriltilecek? Dirilenler ailelerine yakın yerlerde mi hayat alacak? Dirilmeyle ilgili düzenlemeler konusunda yanıtsız kalan başka sorular da var. Yine de, Yeremya’nın şu sözlerini aklımızda tutmalıyız: “Onu bekliyenlere, onu arıyan cana, RAB iyidir. Ümit etmek, ve RABBİN kurtarışını susarak beklemek iyidir” (Yeremya’nın Mersiyeleri 3:25, 26). Yehova’nın uygun gördüğü zamanda tüm sorularımız bizi tam anlamıyla tatmin edecek şekilde yanıtlanacak. Bundan neden emin olabiliriz?

      21 Mezmur yazarının, Yehova’ya hitaben ilhamla söylediği şu sözleri düşünün: “Elini açarsın, ve her yaşıyanı dileğine göre doyurursun” (Mezmur 145:16). Yaşımız ilerledikçe isteklerimiz de değişir. Çocukken istediklerimizi bugün istemeyiz. Yaşamla ilgili bakış açımızı deneyimlerimizin yanı sıra ümitlerimiz de etkiler. Bununla birlikte, amacı doğrultusunda olduğu sürece, Yehova yeni dünyada her isteğimizi kesinlikle yerine getirecek.

      22. Yehova’yı yüceltmek için hangi geçerli nedenlerimiz var?

      22 Şimdi her birimiz için en önemli konu sadık kalmaktır. Kutsal Yazılar “Kâhyada aranan özellik, sadık biri olmasıdır” der (1. Korintoslular 4:2). Bizler Tanrı’nın Gökteki Krallığının görkemli iyi haberinin kâhyalarıyız. Bu iyi haberi herkese duyurma işinde gösterdiğimiz gayret, hayata götüren yolda kalmamıza yardım eder. Hepimizin beklenmedik zamanda beklenmedik olaylarla karşılaşabileceğimiz gerçeğini asla görmezden gelmemeliyiz (Vaiz 9:11). Yaşamdaki belirsizliklerin yol açtığı gereksiz kaygıları azaltmak için, görkemli dirilme ümidine sımsıkı yapışın. Mesih’in Binyıllık Hükümdarlığı başlamadan önce hayatınızı kaybedeceğinizi düşünüyorsanız, rahatlayacağınız bir dönemin kesinlikle geleceğini bilerek teselli bulabilirsiniz. Yehova’nın belirlediği zamanda, Eyub’un Yaratıcısına söylediği şu sözleri tekrarlayabileceksiniz: “Sen çağırırdın, ben de sana cevap verirdim.” Hafızasındaki herkesi diriltmeyi özlemle bekleyen Yehova’yı yüceltin! (Eyub 14:15).

      [Dipnotlar]

      a Yehova’nın Şahitleri tarafından yayımlanan 8 Temmuz 1988 tarihli Awake! dergisinin 10. sayfasına bakın.

      b Yehova’nın Şahitleri tarafından yayımlanan Jehovah’s Witnesses—Proclaimers of God’s Kingdom kitabı, sayfa 662.

Türkçe Yayınlar (1974-2026)
Oturumu Kapat
Oturum Aç
  • Türkçe
  • Paylaş
  • Tercihler
  • Copyright © 2025 Watch Tower Bible and Tract Society of PA
  • Kullanım Şartları
  • Gizlilik İlkesi
  • Privacy Settings
  • JW.ORG
  • Oturum Aç
Paylaş