-
İsa’nın Sözleri Mutluluğunuzu ArtırırGözcü Kulesi—2009 | 15 Şubat
-
-
İsa’nın Sözleri Mutluluğunuzu Artırır
‘İsa dağa çıktı ve öğrencileri yanına geldi. O da [onlara] öğretti’ (MAT. 5:1, 2).
1, 2. (a) İsa Dağdaki Vaazını verirken ortam nasıldı? (b) İsa konuşmasının başında neler söyledi?
MİLATTAN SONRA 31 yılı. İsa Fıshı Yeruşalim’de kutlamak için Celile’deki vaizlik turuna kısa bir ara verir (Yuhn. 5:1). Celile’ye dönünce, 12 elçisini seçerken kendisine rehber olması için tüm gece Tanrı’ya dua eder. Ertesi gün hastaları iyileştirirken etrafına büyük bir kalabalık toplanır. Öğrencileriyle ve oradaki başka insanlarla birlikte dağın yamacına oturur ve onlara bazı şeyler öğretmeye başlar (Mat. 4:23–5:2; Luka 6:12-19).
2 İsa konuşmasına, yani Dağdaki Vaazına mutluluğun Tanrı’yla iyi bir ilişkiden kaynaklandığını söyleyerek başlar (Matta 5:1-12’yi okuyun). Mutluluk, ‘memnuniyet ile yaşamdan derin ve yoğun bir sevinç duymak arasında değişen çeşitli duygularla kendini gösteren iyi olma durumu’ olarak tanımlanır. İsa, takipçilerinin mutlu olmasının dokuz nedenini gösterir. Bu sözler yaklaşık 2.000 yıl önce olduğu kadar bugün de yararlıdır. Şimdi bunları tek tek ele alalım.
“Ruhi İhtiyacının Farkında Olanlar”
3. Ruhi ihtiyacımızın farkında olmamız ne anlama gelir?
3 “Ne mutlu ruhi ihtiyacının farkında olanlara, çünkü göklerin krallığı onlarındır” (Mat. 5:3). “Ruhi ihtiyacının farkında olanlar” Tanrı’nın rehberliğine ve merhametine muhtaç olduklarının farkındadır.
4, 5. (a) Ruhi ihtiyacının farkında olanlar neden mutludur? (b) Ruhi ihtiyacımızı nasıl karşılayabiliriz?
4 Ruhi ihtiyacının farkında olanlar mutludur çünkü “göklerin krallığı onlarındır.” İsa’yı Mesih olarak kabul etmek, ilk öğrencilerine Tanrı’nın gökteki Krallığında onunla birlikte hüküm sürme olanağı sundu (Luka 22:28-30). Ümidimiz ister Mesih’le birlikte gökte mirasçılar olmak, isterse de Krallığın yönetiminde yeryüzündeki cennette sonsuza dek yaşamak olsun, eğer ruhi ihtiyacımızın, başka sözlerle Tanrı’ya muhtaç olduğumuzun tam anlamıyla farkındaysak mutlu oluruz.
5 Herkes ruhi ihtiyacının farkında değildir, çünkü birçok kimsenin imanı eksiktir ve onlar kutsal şeylere karşı takdirsizdir (2. Sel. 3:1, 2; İbr. 12:16). Bize gelince, ruhi ihtiyacımızı karşılamak için yapabileceğimiz şeylerden bazıları Kutsal Kitabı dikkatle incelemek, öğrenci yetiştirme işinde gayretle çalışmak ve ibadetlere düzenli olarak katılmaktır (Mat. 28:19, 20; İbr. 10:23-25).
“Mutlu” Olan Yaslılar
6. “Yaslı olanlar” kimlerdir? Neden ‘mutludurlar’?
6 “Ne mutlu yaslı olanlara, çünkü onlar teselli edilecekler” (Mat. 5:4). “Yaslı olanlar” ve “ruhi ihtiyacının farkında olanlar” benzer yapıdaki kimselerdir. Onların yaslı olması durumlarından yakındıkları anlamına gelmez. Yaslıdırlar, çünkü insanların kusurlu olmasının yol açtığı koşullar nedeniyle ve kendileri günahkâr oldukları için üzülürler. Peki bu yaslı kişiler neden ‘mutludur’? Çünkü Tanrı’ya ve Mesih’e iman ediyorlar ve Tanrı’yla iyi bir ilişkiye sahip olmaları içlerini rahatlatıyor (Yuhn. 3:36).
7. Şeytan’ın dünyasına karşı ne hissetmeliyiz?
7 Şeytan’ın dünyasında yaygın olan adaletsizlik nedeniyle biz de yaslı mıyız? Bu dünyanın sunduklarına karşı gerçekten neler hissediyoruz? Elçi Yuhanna dünyadaki şeylerin, ‘bedenin arzusu, gözlerin arzusu ve gösteriş merakının’, Babadan olmadığını yazdı (1. Yuhn. 2:16). ‘Dünyanın ruhunun’, yani Tanrı’ya yabancılaşmış insan toplumuna hâkim olan baskın gücün Tanrı’yla ilişkimize zarar vermeye başladığını hissedersek ne yapmalıyız? İçtenlikle dua edelim, Tanrı’nın Sözünü inceleyelim ve ihtiyarlardan yardım isteyelim. Sıkıntımızın kaynağı ne olursa olsun, Yehova’ya yaklaştıkça ‘teselli bulacağız’ (1. Kor. 2:12; Mezm. 119:52; Yak. 5:14, 15).
“Ne Mutlu Yumuşak Başlı Olanlara”
8, 9. Yumuşak başlılık ne anlama gelir ve yumuşak başlılar neden mutludur?
8 “Ne mutlu yumuşak başlı olanlara, çünkü onlar yeryüzünü miras alacaklar” (Mat. 5:5). “Yumuşak başlılık” ya da alçakgönüllülük zayıflık belirtisi değildir veya sırf görünüşte şefkatli biri olmak anlamına gelmez (1. Tim. 6:11). Yumuşak başlı biriysek, Yehova’nın isteğini yaparak ve O’nun rehberliğini kabul ederek alçakgönüllülük göstereceğiz. Yumuşak başlılık iman kardeşlerimize ve başkalarına davranışlarımızda da belli olacaktır. Böyle alçakgönüllü bir tutum elçi Pavlus’un öğüdüyle uyumludur (Romalılar 12:17-19’u okuyun).
9 Yumuşak başlı olanlar neden mutludur? Kendisi de yumuşak başlı biri olan İsa, “çünkü onlar yeryüzünü miras alacaklar” dedi. O yeryüzünün Başmirasçısıdır (Mezm. 2:8; Mat. 11:29; İbr. 2:8, 9). ‘Mesih’le ortak mirasçılar’ olan yumuşak başlı kişiler de onunla birlikte yeryüzünü miras alacak (Rom. 8:16, 17). İsa’nın Krallığının yerdeki kısmında ise başka birçok yumuşak başlı kimse sonsuz yaşama kavuşacak (Mezm. 37:10, 11).
10. Yumuşak başlı olmamak cemaatteki sorumluluklarımızı ve başkalarıyla ilişkilerimizi nasıl etkileyebilir?
10 İsa gibi biz de yumuşak başlı olmalıyız. Fakat kavgacı biri olarak tanınıyorsak ne olacak? Böyle saldırgan ve düşmanca bir tutum insanların bizden uzaklaşmasına neden olabilir. Cemaatte sorumluluk almak isteyen bir biradersek, böyle bir tutum bizi yetersiz kılacaktır (1. Tim. 3:1, 3). Pavlus Titus’a, Girit’teki Hıristiyanlara ‘kavgacı değil makul olmalarını, herkese karşı yumuşak başlı davranmalarını’ hatırlatmaya devam etmesini söyledi (Tit. 3:1, 2). Böyle yumuşak başlı bir tutum başkaları için büyük nimettir!
“Doğruluğa” Aç Olanlar
11-13. (a) Doğruluğa aç ve susamış olmak ne anlama gelir? (b) Doğruluğa aç ve susamış olanlar nasıl “doyurulacak”?
11 “Ne mutlu doğruluğa aç ve susamış olanlara, çünkü onlar doyurulacaklar” (Mat. 5:6). İsa “doğruluk”tan söz ederken, Tanrı’nın isteğini ve emirlerini yerine getirerek doğru olanı yapma niteliğini kastediyordu. Mezmur yazarı, Tanrı’nın doğru hükümlerinin ‘özlemiyle yanıp tutuştuğunu’ söyledi (Mezm. 119:20). Biz de doğruluğa aç ve susamış mıyız, ona böylesine değer veriyor muyuz?
12 İsa doğruluğa aç ve susamış olanların mutlu olacağını, çünkü ‘doyurulacaklarını’, yani ihtiyaçlarının tam olarak karşılanacağını söyledi. Bu, MS 33 yılının Pentekost’undan sonra mümkün oldu, çünkü o zaman Yehova’nın kutsal ruhu “doğruluk hakkında . . . . ikna edici kanıtlar” vermeye başladı (Yuhn. 16:8). Kutsal ruhu aracılığıyla Tanrı, insanların “doğruluk yolunda terbiye etmek bakımından” yararlı olan Yunanca Kutsal Yazıları kaleme almalarını sağladı (2. Tim. 3:16). Tanrı’nın ruhu ‘gerçek doğruluğa uyan, Tanrı’nın isteğine göre yaratılmış yeni kişiliği giymemizi’ de mümkün kılar (Efes. 4:24). Tövbe edip İsa’nın kurban olarak sağladığı fidyeye dayanarak günahlarının bağışlanmasını isteyenlerin, Tanrı’nın önünde aklanmış bir duruma gelebileceğini bilmek rahatlatıcı değil mi? (Romalılar 3:23, 24’ü okuyun).
13 Yeryüzünde yaşama ümidine sahip biriysek doğruluğa duyduğumuz açlık ve susuzluk, ancak yeryüzünde adil koşulların hüküm sürdüğü sonsuz yaşama kavuşunca tam anlamıyla giderilecek. O zamana dek Yehova’nın standartlarına uygun yaşamaya kararlı olalım. İsa şöyle dedi: “Tanrı’nın krallığına ve O’nun istediği doğruluğa yaşamınızda daima ilk yeri verin” (Mat. 6:33). Bu sözleri uyguladığımızda Tanrısal hizmetle ilgili bol bol işimiz olacağından, doyum alacak ve mutlu olacağız (1. Kor. 15:58).
“Merhametli Olanlar” Neden Mutludur?
14, 15. (a) Nasıl merhamet gösterebiliriz? (b) “Merhametli olanlar” neden mutludur?
14 “Ne mutlu merhametli olanlara, çünkü onlar merhamet görecekler” (Mat. 5:7). ‘Merhametli olanları’ harekete geçiren, başkalarına şefkat duymaları ve acımalarıdır. İsa birçok kişiyi mucizevi şekilde sıkıntılarından kurtardı çünkü onlara acıyordu (Mat. 14:14). Yehova tövbe edenleri merhametle bağışladığı gibi insanlar da kendilerine karşı hata yapanları bağışladıklarında farklı bir yönden merhamet sergilemiş olurlar (Çık. 34:6, 7; Mezm. 103:10). Hem bu yolla hem de olumsuz koşullarda yaşayan insanları sözlerimiz ve davranışlarımızla rahatlatarak merhamet gösterebiliriz. Merhamet göstermenin başka güzel bir yolu, Kutsal Kitaptaki hakikatleri başkalarıyla paylaşmaktır. İsa kalabalığa acıdığı için “onlara pek çok şey öğretmeye başla[mıştı]” (Mar. 6:34).
15 İsa’nın şu sözlerine katılmak için geçerli nedenlerimiz var: “Ne mutlu merhametli olanlara, çünkü onlar merhamet görecekler.” Başkalarına merhametli davranırsak büyük ihtimalle onlar da bize öyle davranacak. Tanrı bize karşı olumsuz hüküm verecek olsa bile, başkalarına gösterdiğimiz merhamete bakarak bu kararını değiştirebilir (Yak. 2:13). Sadece merhametli olanların günahları bağışlanacak ve sadece onlar sonsuz yaşam alacak (Mat. 6:15).
“Temiz Yürekli Olanlar” Neden Mutludur?
16. “Temiz yürekli” olmak ne anlama gelir? Bu niteliği geliştirenler ne anlamda ‘Tanrı’yı görecek’?
16 “Ne mutlu temiz yürekli olanlara, çünkü onlar Tanrı’yı görecekler” (Mat. 5:8). “Temiz yürekli” biriysek neyi ve kimi sevdiğimizden, arzularımızdan ve davranışlarımızın ardındaki nedenlerden bu belli olacaktır. Böyle biriysek, ‘temiz yürekten kaynaklanan sevgi’ göstereceğiz (1. Tim. 1:5). İçimiz temiz olursa ‘Tanrı’yı göreceğiz.’ Bu Yehova’yı gerçek anlamda göreceğimiz anlamına gelmez, çünkü “insan [Tanrı’yı] görüp de yaşayamaz” (Çık. 33:20). Öte yandan İsa Tanrı’nın kişiliğini kusursuz şekilde yansıttığından şöyle diyebildi: “Beni görmüş olan Babamı da görmüş olur” (Yuhn. 14:7-9). Yehova’ya yeryüzünde tapınanlar olarak bizler O’nun bizim için yaptıklarını gözlemleyerek ‘Tanrı’yı görebiliriz’ (Eyüp 42:5). İsa’nın meshedilmiş takipçileri için bu sözler, ruhi yaşam için diriltilip gökteki Babalarını gerçekten gördüklerinde tam anlamıyla gerçekleşecek (1. Yuhn. 3:2).
17. Temiz yürekli olmak bizi nasıl etkiler?
17 Temiz bir yürek ahlaken ve ruhen lekesiz olduğundan Yehova’nın gözünde kirli olan şeyler üzerinde düşünmez (1. Tar. 28:9; İşa. 52:11). Temiz yürekliysek sözlerimiz ve davranışlarımız da temiz olacak ve Yehova’ya sunduğumuz hizmet ikiyüzlülükten uzak olacak.
“Barışçı Olanlar” Tanrı’nın Oğulları Olacak
18, 19. “Barışçı olanlar” nasıl davranışlar sergiler?
18 “Ne mutlu barışçı olanlara, çünkü onlara ‘Tanrı oğulları’ denecek” (Mat. 5:9). Bir insanın “barışçı” olup olmadığını gösteren, onun yaptığı ve yapmaktan kaçındığı şeylerdir. İsa’nın bu sözlerle kastettiği gibi biriysek, barışçı bir kişiliğimiz vardır ve ‘kötülüğe kötülükle karşılık vermeyiz.’ Tersine her zaman ‘başkalarının iyiliğine çalışırız’ (1. Sel. 5:15).
19 Matta 5:9’da “barışçı” olarak çevrilen Yunanca sözcük, kelime anlamıyla “barış için uğraşan” demektir. Barışçı kişiler arasında sayılmak istiyorsak barışa bizzat katkıda bulunmalıyız. Barışçı kimseler ‘yakın dostları ayıracak’ hiçbir şey yapmaz (Özd. 16:28). Barışçı insanlar olarak bizler, “herkesle barışık olmak” için olumlu adımlar atarız (İbr. 12:14).
20. Bugün “Tanrı oğulları” kimlerdir? İleride kimler de Tanrı’nın çocukları olacak?
20 Barışçı olanlar mutludur çünkü “onlara ‘Tanrı oğulları’ denecek.” Meshedilmiş sadık Hıristiyanlar Yehova tarafından evlat edinilmiştir ve “Tanrı oğulları”dır. Onlar Yehova’nın çocukları olarak şimdiden O’nunla iyi bir ilişki kurmuşlardır çünkü Mesih’e iman ederler ve “sevgi ve barış Tanrısı”na tüm yürekle tapınırlar (2. Kor. 13:11; Yuhn. 1:12). İsa’nın barışçı “başka koyunları” hakkında ne denebilir? İsa Binyıllık Hükümdarlığı sırasında onların “Sonsuzluk Babası” olacak. Fakat binyılın sonunda İsa Yehova’nın yönetimine boyun eğecek ve başka koyunlar da tam anlamıyla Tanrı’nın çocukları olacak (Yuhn. 10:16; İşa. 9:6; Rom. 8:21; 1. Kor. 15:27, 28).
21. “Ruhun rehberliğinde yaşıyorsak” nasıl davranacağız?
21 “Ruhun rehberliğinde yaşıyorsak” barışseverlik herkesin kolaylıkla gördüğü niteliklerimizden biri olacak. “Birbiriyle yarışan” ya da “birbirine . . . . meydan okuyan” kişiler olmayacağız (Gal. 5:22-26; Yeni Çeviri). Bunun yerine ‘herkesle barış içinde kalmak’ için uğraşacağız (Rom. 12:18).
Zulme Rağmen Mutlu!
22-24. (a) Doğruluk yolunda zulüm görenlerin sevinmesi için hangi nedenler var? (b) Sonraki iki inceleme makalesinde hangi konular ele alınacak?
22 “Ne mutlu doğruluk yolunda zulüm görenlere, çünkü göklerin krallığı onlarındır” (Mat. 5:10). İsa bu sözlerini açıklayarak şöyle dedi: “Benim yüzümden insanlar sizi kınadıkları, size zulmettikleri ve aleyhinizde her türlü yalanı söyledikleri zaman ne mutlu sizlere! Sevinin ve sevinçten sıçrayın, çünkü göklerdeki ödülünüz büyüktür. Onlar sizden önce peygamberlere de böyle zulmettiler” (Mat. 5:11, 12).
23 Tanrı’nın geçmişte yaşamış peygamberleri gibi İsa’nın takipçileri de kınanmayı, zulüm görmeyi ve aleyhlerinde her türlü yalanın söylenmesini, evet “doğruluk yolunda” tüm bunları yaşamayı bekliyor. Ancak bu sınavlara sadakatle dayanarak Yehova’yı memnun etmenin ve O’nu yüceltmenin getirdiği doyumu tadarız (1. Pet. 2:19-21). Sıkıntılar, şimdi ya da gelecekte Yehova’ya hizmet etmekten aldığımız sevinci yok edemez. Bunlar ne Mesih’le birlikte gökteki Krallıkta hüküm sürmenin mutluluğunu ne de yeryüzünde bu krallığın yönetimi altında sonsuz yaşam almanın verdiği sevinci gölgeleyemez. Bu nimetler Tanrı’nın desteğinin, iyiliğinin ve cömertliğinin kanıtlarıdır.
24 Dağdaki Vaazdan öğrenilecek daha çok şey var. Sonraki iki makalede bu vaazdan alabileceğimiz başka derslere değiniliyor. İsa’nın bu sözlerini yaşamımızda nasıl uygulayabileceğimizi görelim.
-
-
İsa’nın Sözleri Tutumunuzu EtkilesinGözcü Kulesi—2009 | 15 Şubat
-
-
İsa’nın Sözleri Tutumunuzu Etkilesin
“Tanrı’nın gönderdiği kişi Tanrı’nın sözlerini söyler” (YUHN. 3:34).
1, 2. (a) İsa’nın Dağdaki Vaazındaki sözler neye benzetilebilir? (b) Bu vaazın temelinin ‘Tanrı’nın sözlerine’ dayandığını neden söyleyebiliriz?
GÜNÜMÜZDE bilinen kesilmiş en büyük elmaslardan biri, 530 kırat değerindeki Afrika Yıldızı’dır. Bu gerçekten paha biçilmez bir mücevherdir! Ancak bundan daha değerli olan bir şey var: İsa’nın Dağdaki Vaazında bulunan ruhi hazine. Onun sözlerinin böylesine değerli olması şaşırtıcı değil, çünkü Mesih’in sözlerinin kaynağı Yehova’dır. Kutsal Kitap İsa hakkında şunları söyler: “Tanrı’nın gönderdiği kişi Tanrı’nın sözlerini söyler” (Yuhn. 3:34-36).
2 Dağdaki Vaaz yarım saatten kısa sürede yapılabilecek bir konuşma olsa da, İbranice Kutsal Yazıların sekiz kitabından 21 alıntı içeriyor. Dolayısıyla temeli sağlam şekilde ‘Tanrı’nın sözlerine’ dayalıdır. Şimdi Tanrı’nın sevgili Oğlunun olağanüstü vaazında bulunan değerli sözlerden bazılarını nasıl uygulayabileceğimizi ele alalım.
“Önce Kardeşinle Barış”
3. İsa öğrencilerini öfke hakkında uyardıktan sonra hangi öğüdü verdi?
3 İsa’nın takipçileri olarak bizler mutlu ve barışçı insanlarız, çünkü Tanrı bize ruhunu verdi ve bu ruhun meyvesini oluşturan nitelikler arasında sevinç ve barış vardır (Gal. 5:22, 23). İsa, öğrencilerinin sahip olduğu barış ve mutluluğu yitirmesini istemediğinden, onları uzun süren öfkenin ölümcül olabilecek sonuçlarına karşı uyardı (Matta 5:21, 22’yi okuyun). Sonra şöyle dedi: “Öyleyse, armağanını sunağa getirdiğinde, kardeşinin sana kırgın olduğu aklına gelirse, armağanını orada, sunağın önünde bırak, git önce kardeşinle barış ve sonra geri dönüp armağanını sun” (Mat. 5:23, 24).
4, 5. (a) İsa’nın Matta 5:23, 24’te değindiği “armağan” neye atfeder? (b) Bize kırılmış bir kardeşle barışmamız neden önemlidir?
4 İsa’nın sözünü ettiği “armağan” Yeruşalim’deki mabede getirilen sunulara atfediyordu. Örneğin, hayvan kurbanları önemliydi, çünkü o günlerde bunlar Yehova’ya sunulan tapınmanın önemli bir kısmıydı. Fakat İsa daha önemli bir şeyin altını çizdi: Tanrı’ya armağan sunmadan önce kırgın olan kardeşle barışmak.
5 İsa’nın “kardeşinle barış” sözlerinden hangi dersi çıkarabiliriz? Başkalarıyla ilişkimizin Yehova’yla ilişkimiz üzerinde doğrudan etkisi olduğu açıktır (1. Yuhn. 4:20). Gerçekten de geçmişte Tanrı’ya sunu sunanlar diğer insanlara iyi davranmıyorlarsa sunularının da bir anlamı olmazdı (Mika 6:6-8’i okuyun).
Alçakgönüllülüğün Önemi
6, 7. Kalbi kırılan bir kardeşimizle yeniden barış dolu bir ilişki kurmak için neden alçakgönüllü olmamız gerekir?
6 Kalbi kırılan bir kardeşimizle barışmak alçakgönüllülüğümüzü sınayabilir. Alçakgönüllü insanlar, hakları olarak gördükleri şeyleri kabul ettirmek için iman kardeşleriyle tartışmaz ya da onlarla bir mücadele içine girmezler. Bu, eski Korintos’taki Hıristiyanların yaşadıklarına benzeyen olumsuz olaylara yol açabilir. Elçi Pavlus orada meydana gelen durumdan söz ederken şu düşündürücü noktaya değindi: “Aslında aranızda davalar olması sizin için tam bir yenilgidir. Böyle davranacağınıza neden haksızlığa katlanmıyorsunuz? Dolandırılsanız bile neden bunu sineye çekmiyorsunuz?” (1. Kor. 6:7).
7 İsa kardeşimizi bizim haklı, onun haksız olduğuna ikna etmek üzere ona gitmemiz gerektiğini söylemedi. Amacımız yeniden barış dolu bir ilişki kurmak olmalı. Barışı sağlamak için duygularımızı dürüstçe ifade etmeliyiz. Ayrıca karşımızdaki kişinin de kalbinin kırıldığını hesaba katmalıyız. Ve hata bizdeyse, şüphesiz alçakgönüllü davranıp kardeşimizden özür dilemek isteyeceğiz.
“Sağ Gözün Seni Günaha Sokuyorsa”
8. İsa’nın Matta 5:29, 30’daki sözlerini özetleyin.
8 İsa Dağdaki Vaazında ahlaksal konularda sağlam öğütler verdi. Kusurlu bedenimizin bazı kısımlarının bizim üzerimizde tehlikeli bir etki yaratabileceğini biliyordu. Bu nedenle şöyle dedi: “Sağ gözün seni günaha sokuyorsa, onu çıkar at. Çünkü senin için organlarından birini kaybetmek bütün bedeninin Hinnom Vadisine atılmasından iyidir. Yine, sağ elin seni günaha sokuyorsa, onu kes at. Çünkü senin için bir organını kaybetmek bütün bedeninin Hinnom Vadisine gitmesinden iyidir” (Mat. 5:29, 30).
9. ‘Gözümüz’ ya da ‘elimiz’ bizi nasıl ‘günaha sokabilir’?
9 İsa’nın sözünü ettiği “göz”, dikkatimizi bir konu üzerinde toplama becerimizi, “el” ise elimizle yaptığımız şeyleri temsil eder. Dikkat etmezsek bedenin bu kısımları bizi ‘günaha sokabilir’ ve ‘Tanrı’nın yolunda yürümekten’ alıkoyabilir (Başl. 5:22; 6:9). Bu nedenle Yehova’ya itaatsizlik etme ayartmasıyla karşılaştığımızda ciddi adımlar atmalı, yani mecazi anlamda ‘gözümüzü çıkarmalı’ veya ‘elimizi kesmeliyiz.’
10, 11. Cinsel ahlaksızlıktan kaçınmamıza ne yardım edebilir?
10 Gözlerimizin ahlaksız şeylere odaklanmasına nasıl engel olabiliriz? Tanrı korkusuna sahip biri olan Eyüp, “Gözlerimle bir ahdim var benim, bir kıza nasıl göz diker bakarım?” dedi (Eyüp 31:1). Eyüp, Tanrı’nın ahlak kanunlarına bağlı kalmaya kararlı olan evli bir adamdı. Evli ya da bekâr olalım, biz de bu tutuma sahip olmalıyız. Cinsel ahlaksızlıktan kaçmak için Tanrı’nın kutsal ruhunun rehberliğine ihtiyacımız var; çünkü bu ruh, Tanrı’yı sevenlerin özdenetim geliştirmesini sağlar (Gal. 5:22-25).
11 Cinsel ahlaksızlıktan kaçınmak için kendimize şöyle sormalıyız: ‘Kitaplarda, televizyonda veya internette kolayca ulaşılabilen ahlaksız şeylere karşı gözlerimin bende istek uyandırmasına izin veriyor muyum?’ Ayrıca hepimiz İsa’nın öğrencisi olan Yakup’un şu sözlerini aklımızda tutalım: “Herkes kendi arzusu tarafından sürüklenip aldatılarak sınanır. Arzu gebe kaldığında günah doğurur; günah da sonunda ölüme yol açar” (Yak. 1:14, 15). Eğer hayatını Tanrı’ya adamış biri, karşı cinsten birine ahlaksızca niyetlerle ‘ısrarla bakıyorsa’ sanki gözünü çıkarıp atıyormuşçasına büyük değişiklikler yapmalıdır (Matta 5:27, 28’i okuyun).
12. Pavlus’un hangi öğüdü ahlaksız arzularla mücadele etmemize yardımcı olabilir?
12 Ellerimizi uygun olmayan şekilde kullanmamız Yehova’nın ahlaksal standartlarını ciddi şekilde çiğnememize neden olabileceğinden, ahlaken temiz kalmaya kesinlikle kararlı olmalıyız. Bunun için elçi Pavlus’un şu öğüdüne kulak vermeliyiz: “Uzuvlarınızda görülen eğilimleri; cinsel ahlaksızlığı, pisliği, cinsel tutkuyu, zararlı arzuları ve putperestlikle bir olan açgözlülüğü öldürün” (Kol. 3:5). “Öldürün” ifadesi, bedenimizin ahlaksız arzularıyla mücadele etmek için almamız gereken katı önlemleri vurgular.
13, 14. Ahlaksız düşünce ve davranışlardan kaçınmak neden yaşamsaldır?
13 Bir kimse hayatının kurtulması için bir kolunun ya da bacağının kesilmesine herhalde razı olur. Gözün ya da elin mecazi anlamda ‘çıkarılıp atılması’, Yehova’nın onayını kaybetmemize yol açabilecek ahlaksız düşünce ve davranışlardan kaçınmamız için yaşamsal önem taşıyor. Hinnom Vadisiyle temsil edilen sonsuz yok oluştan kurtulmanın tek yolu zihnen, ahlaken ve ruhen temiz kalmaktır.
14 Bizler günah ve kusurluluğu miras aldığımızdan, ahlaksal temizliği korumak için çaba harcamak zorundayız. Pavlus şöyle dedi: “Bedenimi yumruklayıp onu köle gibi hükmüm altına alıyorum ki, sözü başkalarına bildirdikten sonra kendim bir şekilde saf dışı kalmayayım” (1. Kor. 9:27). Bu nedenle İsa’nın ahlak konusundaki öğüdünü uygulamaya kararlı olalım ve onun kurban olarak sağladığı fidyeye takdir eksikliği yansıtan hiçbir davranışta bulunmayalım (Mat. 20:28; İbr. 6:4-6).
“Vermeyi Alışkanlık Edinin”
15, 16. (a) İsa cömert olmak konusunda nasıl bir örnek bıraktı? (b) İsa’nın Luka 6:38’deki sözleri ne anlama gelir?
15 İsa’nın sözleri ve kusursuz örneği bizi cömert bir tutum geliştirmeye teşvik eder. İsa kusurlu insanlığın yarar görmesi için yeryüzüne gelerek büyük bir cömertlik gösterdi (2. Korintoslular 8:9’u okuyun). O gökteki yüceltilmiş konumunu gönüllü olarak bırakıp bir insan olarak yeryüzüne geldi ve günahkâr insanlar için canını verdi. Bu insanlardan bazıları gökteki Krallıkta onunla birlikte hüküm sürme ayrıcalığına sahip olacaktı (Rom. 8:16, 17). Ayrıca İsa şu sözlerle bizi de cömert olmaya teşvik etti:
16 “Vermeyi alışkanlık edinin, insanlar da size verecektir. Dolu dolu ölçerek, ölçeği sallayıp bastırarak taşarcasına doldurup kucağınıza dökecekler. Hangi ölçekle ölçerseniz, aynı ölçekle alacaksınız” (Luka 6:38). ‘Kucağa dökmek’ ifadesi o zamanlar bazı satıcıların kullandığı pratik bir yönteme atfeder. Müşteri, aldığı şeyleri taşımak için kuşakla bağladığı bol üst giysisini yukarı doğru kıvırıp torba haline getirirdi ve satıcılar bu kıvrımı doldururdu. Bizim de yürekten gelen cömert davranışlarımız iyi bir karşılık bulabilir, yaptıklarımız belki de ihtiyacımız olduğu bir anda bize geri dönebilir (Vaiz 11:2).
17. (a) Yehova vermekle ilgili nasıl en büyük örnek oldu? (b) Hangi konuda verici olmamız bizi mutlu eder?
17 Yehova sevinçle veren kimseleri sever ve ödüllendirir. Biricik Oğlunu vererek bu konuda en büyük örneği bizzat O bıraktı; İsa’ya “iman eden hiç kimse yok olmasın, hepsi sonsuz yaşama sahip olsun diye bunu yaptı” (Yuhn. 3:16). Pavlus şöyle yazdı: “Esirgemeden eken bol bol biçer. Gönülsüzce ya da zorlamayla değil, herkes yüreğinde kararlaştırdığı gibi versin, çünkü Tanrı sevinçle vereni sever” (2. Kor. 9:6, 7). Hakiki tapınmayı desteklemek için zamanımızı, enerjimizi ve maddi kaynaklarımızı kullanmamız bize sevinç ve zengin nimetler getirir (Özdeyişler 19:17 ve Luka 16:9’u okuyun).
“Önünden Borazan Öttürme”
18. Hangi durum gökteki Babamızdan ‘karşılık almamızı’ engeller?
18 “İnsanlar görsün diye, doğruluğunuzu onların önünde sergilemekten sakının. Yoksa göklerdeki Babanızdan bir karşılık alamazsınız” (Mat. 6:1). İsa “doğruluk” derken Tanrı’nın isteğine uygun davranışlardan söz ediyordu. İsa bu sözlerle dinsel faaliyetlerin hiçbir zaman insanların önünde yapılmaması gerektiğini kastetmedi çünkü öğrencilerine ‘ışığınız insanların önünde parlasın’ demişti (Mat. 5:14-16). Öte yandan eğer sahnede rol yapan tiyatrocular gibi “insanlar görsün” ve takdir etsin diye bir şeyler yapıyorsak gökteki Babamızdan ‘karşılık alamayız.’ Böyle niyetlerle hareket ediyorsak Tanrı’yla yakın bir ilişkiye sahip olamaz ve Krallığın sonsuz nimetlerini tadamayız.
19, 20. (a) İsa, “sadaka verdiğin zaman önünden borazan öttürme” sözleriyle ne demek istedi? (b) Sol elimizin sağ elimizin yaptıklarını bilmemesini nasıl sağlayabiliriz?
19 Doğru tutuma sahipsek İsa’nın şu tembihine kulak vereceğiz: “Bu yüzden, sen sadaka verdiğin zaman önünden borazan öttürme. İkiyüzlüler insanların övgüsünü kazanmak için havralarda ve sokaklarda böyle yaparlar. Emin olun, onlar karşılıklarını tam olarak aldılar” (Mat. 6:2). Bildiğimiz gibi “sadaka”, muhtaç durumda olanlara yapılan bağıştır (İşaya 58:6, 7’yi okuyun). İsa ve elçileri de yoksullara yardım etmek için para biriktiriyorlardı (Yuhn. 12:5-8; 13:29). Tabii yoksullara yapılan yardım gerçek anlamda borazanla duyurulmazdı, anlaşılan İsa “sadaka” verdiğimiz zaman önümüzden ‘borazan öttürmememizi’ söylerken abartı sanatını kullandı. Biz bir iyilik yaptığımızda Yahudi Ferisiler gibi bunu herkese duyurmamalıyız. İsa onların ikiyüzlü olduğunu söyledi, çünkü yaptıkları bağışları “havralarda ve sokaklarda” herkese anlatırlardı. Bu ikiyüzlüler “karşılıklarını tam olarak aldılar.” Alacakları tüm karşılık insanlar tarafından övülmek ve muhtemelen havrada hahamlarla birlikte ilk sırada oturmaktı, çünkü Yehova onlara hiçbir şey vermeyecekti (Mat. 23:6). Peki Mesih’in takipçileri nasıl davranmalıydı? İsa hem onlara hem de bize şunları söyledi:
20 “Fakat sen sadaka verdiğin zaman sol elin sağ elinin ne yaptığını bilmesin. Verdiğin sadaka gizli kalsın. Gizli yerinden her şeyi gören Babamız da sana karşılığını verecektir” (Mat. 6:3, 4). Genellikle ellerimiz uyum içinde çalışır. Bu nedenle sol elin sağ elin yaptıklarını bilmemesi, başkalarına yaptığımız yardımları kimseye, hatta sağ elin sol ele yakın olduğu kadar bize yakın olanlara bile duyurmamamız gerektiğini gösterir.
21. “Gizli yerinden her şeyi gören” Tanrı’nın vereceği karşılık neleri içerir?
21 Yaptığımız yardımlarla övünmezsek sadakamız gizli kalacaktır. O zaman “gizli yerinden her şeyi gören” Babamız bize karşılığımızı verecektir. Göklerde oturan ve insanların göremediği Babamız, insanlık açısından bakıldığında “gizli yerindedir” (Yuhn. 1:18). Gizli yerinden her şeyi gören Yehova’nın vereceği karşılığın kapsamına bize kendisiyle yakın bir ilişki içinde olma olanağı tanıması, günahlarımızı bağışlaması ve sonsuz yaşam vermesi girer (Özd. 3:32; Yuhn. 17:3; Efes. 1:7). Bu, insanlardan övgü almaktan çok daha iyi bir karşılıktır!
Değer Verilmesi Gereken Sözler
22, 23. İsa’nın sözlerine neden değer vermeliyiz?
22 Dağdaki Vaaz birçok güzel yönü olan ruhi mücevherlerle doludur. Sıkıntılarla dolu bu dünyada bile bize sevinç verebilecek paha biçilmez sözler içerir. Evet İsa’nın sözlerine değer verip, bunların tutumumuzu ve yaşamımızı etkilemesine izin verirsek mutlu olacağız.
23 İsa’nın öğretilerini “duyan ve yapan” herkes nimetler elde edecek (Matta 7:24, 25’i okuyun). O halde İsa’nın öğüdüyle uyumlu yaşamaya kararlı olalım. Bu makale dizisinin son kısmında İsa’nın Dağdaki Vaazda söylediği başka sözler ele alınacak.
-
-
İsa’nın Sözleri Dualarınızı Etkiliyor mu?Gözcü Kulesi—2009 | 15 Şubat
-
-
İsa’nın Sözleri Dualarınızı Etkiliyor mu?
“İsa sözlerini bitirdiğinde, kalabalık onun öğretme tarzına hayran kalmıştı” (MAT. 7:28).
1, 2. İnsanlar neden İsa’nın öğretim tarzına hayran kaldı?
TANRI’NIN biricik Oğlu İsa Mesih’in sözlerini kabul etmeli ve yaşamımızda uygulamalıyız. Onun öğretimi kesinlikle benzersizdi. Bu nedenle Dağdaki Vaazı dinleyen insanlar onun öğretme tarzına hayran kaldı (Matta 7:28, 29’u okuyun).
2 Yehova’nın Oğlu, kusurlu insanların görüşlerine dayanan uzun konuşmalar yapan yazıcılar gibi öğretmiyordu. Mesih “yetki sahibi biri gibi öğretiyordu” çünkü sözlerinin Kaynağı Tanrı’ydı (Yuhn. 12:50). O halde İsa’nın Dağdaki Vaazında söylediği sonraki sözlerin dualarımızı nasıl etkileyebileceğini ve aslında etkilemesi gerektiğini görelim.
Asla İkiyüzlüler Gibi Dua Etmeyin
3. İsa’nın Matta 6:5’te kayıtlı sözlerinin ana noktası nedir?
3 Dua hakiki tapınmada önemli bir yere sahiptir ve biz Yehova’ya düzenli olarak dua etmeliyiz. Fakat İsa’nın Dağdaki Vaazında söyledikleri de bizim dualarımızı etkilemeli. O şöyle dedi: “Dua ettiğiniz zaman ikiyüzlüler gibi yapmayın; çünkü onlar insanlara görünebilmek için havralarda ve anayolların başlarında dikilerek dua etmeyi severler. Emin olun, onlar karşılıklarını tam olarak aldılar” (Mat. 6:5).
4-6. (a) Ferisiler neden “havralarda ve anayolların başlarında dikilerek” dua etmeyi severdi? (b) Bu ikiyüzlü kimseler ne anlamda “karşılıklarını tam olarak aldılar”?
4 İsa’nın öğrencileri dua ederken, kendini çok dürüst gören ve dindarlığı gösterişten ibaret olan Ferisiler gibi “ikiyüzlü” kimseleri örnek almamalıydı (Mat. 23:13-32). Bu ikiyüzlüler “havralarda ve anayolların başlarında dikilerek” dua etmeyi severlerdi. Neden? “İnsanlara görünebilmek için.” Birinci yüzyıldaki Yahudiler genellikle, mabette yakılan sunu sunulurken (sabah saat dokuz ve öğleden sonra üç sularında) cemaatçe dua ederdi. Yeruşalim’de oturanların birçoğu, mabedin avlularında tapınan toplulukla birlikte dua ederdi. Yeruşalim’in dışında yaşayan dindar Yahudiler de genellikle günde iki defa ‘havralarda dikilerek’ dua ederlerdi (Luka 18:11, 13 ile karşılaştırın).
5 İnsanların çoğu sözü edilen bu dualar sırasında mabetten veya havralardan uzakta olduklarından, herhalde o saatlerde bulundukları yerde dua ediyorlardı. Bazıları dua edilen saatlerde “anayolların başlarında” olmaktan hoşlanırdı. Onlar bunu, yolların kesiştiği bu noktalardan geçen insanlara ‘görünebilmek’ için yaparlardı. İkiyüzlü dindarlar, kendilerini görenlerden övgü almak amacıyla “gösteriş için uzun dualar ederler[di]” (Luka 20:47). Bizim tutumumuz böyle olmamalı.
6 İsa bu ikiyüzlü kimselerin ‘karşılıklarını tam olarak aldıklarını’ söyledi. Onlar başka insanlardan kabul görüp övgü almak istediler ve tek alacakları da buydu. Çünkü Yehova ikiyüzlü bir tutumla yaptıkları duaları yanıtlamayacaktı. Öte yandan İsa’nın bu konudaki sonraki sözlerinin de gösterdiği gibi Tanrı, İsa’nın gerçek takipçilerinin dualarını yanıtlayacaktı.
7. ‘Kendi odamıza çekilip’ dua etmemiz ne anlama gelir?
7 “Fakat sen dua ettiğin zaman kendi odana çekil ve kapını kapat. Gözlerden gizli olan Babana dua et, gizli şeyleri de gören Baban sana karşılığını verecektir” (Mat. 6:6). İsa, kişinin kendi odasında kapıyı kapatarak dua etmesini öğütlerken kimsenin cemaat adına dua edemeyeceğini söylemek istemedi. Onun bu öğüdü, topluluk önünde dua eden kişinin dikkati kendine çekip övgü toplama amacı gütmesinin yanlış olduğunu gösteriyordu. Eğer Tanrı’nın toplumu adına dua etme ayrıcalığına sahipsek bunu unutmamalıyız. Ayrıca İsa’nın dua hakkındaki diğer öğütlerine de uymalıyız.
8. Matta 6:7’ye göre, dua ederken hangi hatayı yapmaktan kaçınmalıyız?
8 “Dua ederken aynı sözleri tekrar tekrar söyleme. Diğer milletlerin insanları böyle yapıyor, çünkü onlar çok söz söyleyerek işitileceklerini sanıyorlar” (Mat. 6:7). Burada İsa dua ederken yapılabilecek başka bir hataya, tekrarlamalara değiniyor. O, dua ederken yürekten dileklerimizi ve şükranlarımızı asla tekrarlamamamız gerektiğini söylemek istemedi. Hatta ölümünden önceki gece Getsemani bahçesinde dua ederken kendisi de “aynı sözleri” tekrarladı (Mar. 14:32-39).
9, 10. Neden dua ederken aynı sözleri sürekli tekrarlamamalıyız?
9 “Diğer milletlerin insanları” gibi durmadan aynı sözleri kullanarak dua etmemiz yanlış olur. Onlar, içinde birçok gereksiz sözcüğün de olduğu ezberlenmiş ifadeleri “tekrar tekrar” söylüyor. Örneğin Baal’e tapınanların, “‘Ey Baal, bize cevap ver!’ diyerek sabahtan öğlene kadar” bu sahte tanrıya yakarmaları bir işe yaramamıştı (1. Kral. 18:26). Bugün milyonlarca insan, aynı sözleri tekrarlayarak uzun dualar edince “işitileceklerini sanıyor”, ama boşuna. Ancak İsa’nın sonraki sözleri “çok söz söyleyerek” yapılan uzun, tekrarlanan ifadelerden ibaret duaların Yehova için bir değeri olmadığını anlamamıza yardım eder.
10 “Dolayısıyla siz onlar gibi yapmayın, çünkü Babanız Tanrı, neye ihtiyacınız olduğunu daha siz Kendisinden dilemeden bilir” (Mat. 6:8). Birçok Yahudi din adamı dua ederken laf kalabalığı yaparak başka milletlerden olanlar gibi davranıyordu. Övgü, şükran ve dilekler içeren içten dualar hakiki tapınmanın önemli bir kısmıdır (Filip. 4:6). Fakat sanki Tanrı’ya ihtiyaçlarımızı hatırlatmamız gerekiyormuş gibi aynı şeyleri tekrar tekrar dile getirmemiz doğru olmaz. Dua ederken, ‘neye ihtiyacımız olduğunu daha biz Kendisinden dilemeden bilen’ Kişiye hitap ettiğimizi unutmamalıyız.
11. Topluluk önünde dua etme fırsatına sahipsek neyi aklımızda tutmalıyız?
11 İsa’nın kabul görmeyen dualar hakkında söyledikleri bize, Tanrı’nın şaşaalı ifadelerden, gereksiz yere uzatılan sözlerden etkilenmediğini hatırlatmalı. Ayrıca topluluk adına dua ederken bunu dinleyicileri etkileme fırsatı olarak da görmemeli ya da onların “Acaba daha ne kadar sürecek?” diye düşünmesine yol açmamalıyız. Duayı bir ilan yapma veya dinleyicilere öğüt verme fırsatı olarak kullanmak da İsa’nın Dağdaki Vaazındaki sözlerinin ruhuyla bağdaşmaz.
İsa Bize Dua Etmeyi Öğretti
12. “İsmin kutsal kılınsın” ricasının önemini nasıl açıklarsınız?
12 İsa olağanüstü dua ayrıcalığını yanlış amaçlarla kullanmak konusunda uyarıda bulunmakla kalmayıp öğrencilerine nasıl dua etmeleri gerektiğini de öğretti (Matta 6:9-13’ü okuyun). İsa’nın örnek duayı vermekteki amacı, onun ezberlenip tekrar tekrar söylenmesi değildi. Bu dua, nasıl dua edebileceğimiz konusunda bir örnek oluşturur. Örneğin İsa duaya başlarken söylediği şu sözlerle Tanrı’ya öncelik verdi: “Göklerdeki Babamız, ismin kutsal kılınsın” (Mat. 6:9). Yehova’ya “Babamız” diye hitap etmemiz yerindedir çünkü O, yeryüzünden çok uzakta, “göklerde” oturan Yaratıcımızdır (Tekr. 32:6; 2. Tar. 6:21; Elçi. 17:24, 28). “Babamız” diyerek çoğul bir ifade kullanılması bize, diğer iman kardeşlerimizin de Tanrı’yla yakın bir ilişkisi olduğunu hatırlatmalı. “İsmin kutsal kılınsın” sözleri, Yehova’nın Aden’deki isyandan bu yana ismine sürülen tüm lekeyi temizlemek üzere harekete geçmesini dilediğimizi ifade eder. Yehova bu duamıza yanıt olarak yeryüzünden kötülüğü kaldıracak ve böylece Kendi kutsallığını gösterecektir (Hez. 36:23).
13. (a) Dua ederken ifade ettiğimiz “Krallığın gelsin” dileği nasıl gerçekleşecek? (b) Tanrı’nın isteği yeryüzünde gerçekleştiğinde neler olacak?
13 “Krallığın gelsin. Gökte olduğu gibi yerde de Senin isteğin gerçekleşsin” (Mat. 6:10). Örnek duadaki bu dilekle bağlantılı olarak, “krallığın” Mesih’in ve yanında bulunan diriltilmiş “kutsal kullar”ın idaresindeki gökteki yönetim olduğunu unutmamalıyız (Dan. 7:13, 14, 18; İşa. 9:6, 7). Bu krallığın ‘gelmesi’ için dua etmek, onun Tanrısal yönetimin yeryüzündeki tüm düşmanlarına karşı harekete geçmesini dilemek anlamına geliyor. Bu çok yakında gerçekleşecek ve doğruluğun, barışın, bolluğun olduğu küresel bir cennetin yolu açılacak (Mezm. 72:1-15; Dan. 2:44; 2. Pet. 3:13). Yehova’nın isteği gökte gerçekleşiyor. Bunun yerde de gerçekleşmesini dilemek, Tanrı’nın dünyamızla ilgili amaçlarını da gerçekleştirmesini dilemek anlamına gelir. Bunun içinde, Tanrı’nın geçmişte olduğu gibi bugün de düşmanlarını yok etmesi vardır (Mezmur 83:1, 2, 13-18’i okuyun).
14. “Günlük ekmeğimizi” dilememiz neden yerindedir?
14 “Bugün bize günlük ekmeğimizi ver” (Mat. 6:11; Luka 11:3). Dualarımızda bunu rica ettiğimizde Tanrı’dan “günlük” ihtiyacımız olan yiyeceği sağlamasını dilemiş oluyoruz. Böylece, Yehova’nın günlük ihtiyaçlarımızı günbegün karşılayabileceğine güvendiğimizi göstermiş oluyoruz. Bu, ihtiyacın ötesindeki istekler için edilen bir dua değildir. Bu şekilde günlük ihtiyaçlarımızın karşılanmasını dilememiz Tanrı’nın İsrailoğullarına man hakkında “herkes her gün çıkıp kendi payını toplayacak” diye emretmesini aklımıza getirebilir (Çık. 16:4).
15. Yehova’nın bizi bağışlaması için biz ne yapmalıyız?
15 Örnek duadaki sonraki dilek, dikkatimizi yapmamız gereken bir şeye yöneltir. İsa şunları söyledi: “Bize karşı günah işleyenleri bağışladığımız gibi, Sen de bizim günahlarımızı bağışla” (Mat. 6:12). Ancak bize karşı günah işleyenleri ‘bağışladıysak’ Yehova’nın bizi bağışlamasını bekleyebiliriz (Matta 6:14, 15’i okuyun). Başkalarını gönülden bağışlamalıyız (Efes. 4:32; Kol. 3:13).
16. Ayartılmamak ve kötü olanın elinden kurtarılmakla ilgili dilekler ne anlama gelir?
16 “Ayartılmamıza izin verme, bizi kötü olanın elinden kurtar” (Mat. 6:13). İsa’nın örnek duasında yer alan birbiriyle bağlantılı bu iki dileği nasıl anlamalıyız? Kesin olan bir şey var ki Yehova bizi ayartıp günah işlememize neden olmaz (Yakup 1:13’ü okuyun). Asıl “ayartıcı”, “kötü olan”, yani Şeytan’dır (Mat. 4:3). Fakat Kutsal Kitap, Tanrı’nın yalnızca olmasına izin verdiği olaylardan Tanrı’nın yaptığı şeyler olarak söz edebilir (Rut 1:20, 21; Vaiz 11:5). Bu nedenle “ayartılmamıza izin verme” diye dua ettiğimizde, O’na itaatsizlik etmek üzere ayartmayla karşılaştığımız zaman pes etmemize izin vermemesini dilemiş oluruz. Son olarak, “bizi kötü olanın elinden kurtar” diye rica etmemiz, Yehova’dan Şeytan’ın bizi yenmesine izin vermemesini istemek anlamına gelir. Tanrı’nın ‘gücümüzün ötesinde denenmemize izin vermeyeceğine’ güvenebiliriz (1. Korintoslular 10:13’ü okuyun).
‘Dilemeye, Aramaya, Kapıyı Çalmaya Devam Edin’
17, 18. ‘Aramaya, dilemeye ve kapıyı çalmaya’ devam etmek ne anlama gelir?
17 Elçi Pavlus iman kardeşlerini şöyle uyardı: “Duayı hiç bırakmayın” (Rom. 12:12). İsa da şu sözleriyle bu noktayı önemle vurguladı: “Dilemeye devam edin, size verilecektir; aramaya devam edin, bulacaksınız; kapıyı çalmaya devam edin, size açılacaktır. Çünkü dileyen herkes alır, arayan herkes bulur ve kapıyı çalan herkese kapı açılır” (Mat. 7:7, 8). Tanrı’nın isteğiyle uyumlu olan her şeyi ‘dilemeye devam etmek’ uygundur. İsa’nın sözleriyle uyumlu olarak, elçi Yuhanna da şöyle yazdı: “Tanrı’nın, amacına uygun her dileğimizi dinleyeceğini bildiğimizden, O’nun önünde konuşma cesaretine sahibiz” (1. Yuhn. 5:14).
18 İsa’nın ‘dilemeye ve aramaya devam edin’ öğüdü içtenlikle, pes etmeden dua etmemiz gerektiğini gösterir. Ayrıca Krallığın sağlayacağı nimet ve ödüllerden pay almak için ‘kapıyı çalmaya devam etmemiz’ gerekir. Peki Tanrı’nın dualarımızı yanıtlayacağından emin olabilir miyiz? Evet, eğer Yehova’ya sadık kalırsak bundan emin olabiliriz, çünkü Mesih şöyle demişti: “Dileyen herkes alır, arayan herkes bulur ve kapıyı çalan herkese kapı açılır.” Yehova’nın kullarının yaşadığı birçok tecrübe, Tanrı’nın gerçekten “duayı dinleyen” Kişi olduğunu kanıtlar (Mezm. 65:2).
19, 20. İsa’nın Matta 7:9-11’deki sözleri ışığında, Yehova ne bakımdan sevgi dolu bir babaya benzer?
19 İsa, Tanrı’yı çocuklarına iyi şeyler veren sevgi dolu bir babaya benzetti. İsa Dağdaki Vaazını verirken orada olduğunuzu ve şu sözlerini dinlediğinizi gözünüzde canlandırın: “Hanginiz, oğlu kendisinden ekmek istediğinde ona taş verir? Ya da balık istediğinde yılan verir? Sizler kötü olduğunuz halde çocuklarınıza iyi armağanlar vermesini biliyorsanız, göklerdeki Babanız Kendisinden dileyenlere iyi şeyler vermesini çok daha iyi bilir!” (Mat. 7:9-11).
20 Bir baba miras aldığı günah nedeniyle nispeten “kötü” olduğu halde, çocuğuna doğal bir sevgi duyar. Çocuğunu kandırmaz, aksine ona “iyi armağanlar” vermeye çalışır. Bize bir baba gibi yaklaşan gökteki sevgi dolu Babamız da kutsal ruh gibi “iyi armağanlar” verir (Luka 11:13). Bu bizi ‘her iyi hediye ve her kusursuz armağanın’ Kaynağı olan Yehova’ya kabul edeceği şekilde hizmet etmek üzere güçlendirebilir (Yak. 1:17).
İsa’nın Sözlerinden Yararlanın
21, 22. (a) Dağdaki Vaazla ilgili hangi nokta dikkat çekicidir? (b) İsa’nın bu vaazda söyledikleri hakkında siz ne düşünüyorsunuz?
21 Dağdaki Vaaz gerçekten de dünyanın en etkileyici konuşmasıydı. Bu konuşma Tanrı hakkında öğrettikleriyle ve anlaşılır olmasıyla göze çarpar. Bu makale dizisinde ele alınan noktaların gösterdiği gibi Dağdaki Vaazda verilen öğütleri uygularsak büyük yarar görebiliriz. İsa’nın bu sözleri şimdi yaşamımızın kalitesini artırabilir ve bize mutlu bir geleceğe sahip olma ümidi verebilir.
22 Bu makalelerde İsa’nın Dağdaki Vaazında bulunan ruhi mücevherlerden sadece birkaçını ele aldık. O konuşmayı dinleyen herkesin “onun öğretme tarzına hayran” kalmasına şaşmamak gerek (Mat. 7:28). Büyük Öğretmen İsa Mesih’in bu ve diğer paha biçilmez sözlerini zihin ve yüreklerimize yerleştirdiğimizde, mutlaka biz de aynı şeyi hissedeceğiz.
-