Watchtower ONLINE KÜTÜPHANE
Watchtower
ONLINE KÜTÜPHANE
Türkçe
  • KUTSAL KİTAP
  • YAYINLAR
  • İBADETLER
  • Mukaddes Kitaba Dayalı Yanıtlar
    Vaizlik Eğitim İbadetinden Yararlanın
    • 18. BÖLÜM

      Mukaddes Kitaba Dayalı Yanıtlar

      Ne yapmalısınız?

      Soruları yanıtlarken, kişisel görüşünüzü söylemek yerine Mukaddes Kitabı temel alın.

      Neden Önemlidir?

      Görevimiz ‘sözü vaaz etmektir’. İsa şu sözleriyle bize örnek oldu: “Ben . . . . kendiliğimden söylemem.”—II. Tim. 4:2; Yuhn. 14:10.

      İNANÇLARIMIZ, yaşam tarzımız, güncel olaylara bakış açımız, geleceğe ilişkin ümidimiz hakkındaki sorulara yanıt verirken Mukaddes Kitabı kullanmaya çalışırız. Neden böyle yapıyoruz? Çünkü o Tanrı’nın Sözüdür. Biz inançlarımızı Mukaddes Kitaptan aldık. Yaşam tarzımızı Mukaddes Kitaba dayandırdık. Dünya olaylarıyla ilgili görüşümüzü o şekillendiriyor. Gelecekle ilgili ümidimiz Mukaddes Kitapta ilhamla yazılmış vaatlere sıkıca bağlıdır.—II. Tim. 3:16, 17.

      İsmimizin getirdiği sorumluluğun çok iyi farkındayız. Biz Yehova’nın Şahitleriyiz. (İş. 43:12) Dolayısıyla soruları insan felsefesine değil, Yehova’nın ilhamla yazdırdığı Sözünde söylediklerine dayanarak yanıtlıyoruz. Gerçi bireyler olarak çeşitli konularda kişisel görüşlerimiz var; yine de, Tanrı’nın Sözünün hakikat olduğuna kesin olarak ikna olduğumuzdan, onun görüşlerimizi şekillendirmesine izin veriyoruz. Elbette, Mukaddes Kitap bize birçok konuda kişisel tercih hakkı tanır. Kendi tercihlerimizi başkalarına kabul ettirmektense Kutsal Yazılarda ortaya konulan ilkeleri öğretmek, böylece dinleyicilerimize bize de tanınan seçme özgürlüğünü kullanma fırsatını tanımak istiyoruz. Resul Pavlus gibi ‘imanla olan itaati’ teşvik etmek istiyoruz.—Rom. 16:26.

      İsa Mesih Vahiy 3:14’te “sadık ve hakiki şahit” olarak tanımlanır. O soruları nasıl yanıtladı ve karşı karşıya kaldığı durumları nasıl ele aldı? Bazen insanları düşündürecek örnekler kullanarak. Bazen kendisine sorular yöneltene, bir ayetten ne anladığını sorarak. Sık sık da ayetleri alıntılayarak, farklı sözlerle ifade ederek ya da onlara değinmelerde bulunarak. (Mat. 4:3-10; 12:1-8; Luka 10:25-28; 17:32) İlk yüzyılda Kutsal Yazıları içeren tomarlar genellikle havralarda korunurdu. İsa’nın kendine ait tomarları olduğuna ilişkin bir kanıt bulunmamaktadır; yine de Kutsal Yazıları iyi biliyor ve insanlara öğretirken ona sık sık değiniyordu. (Luka 24:27, 44-47) Öğrettiklerinin kaynağının kendisi olmadığını yerinde olarak söyleyebildi. Babasından duyduklarını söylüyordu.—Yuhn. 8:26.

      Arzumuz İsa Mesih’in örneğini izlemektir. Biz İsa gibi, Tanrı konuşurken işitmedik. Fakat Mukaddes Kitap Tanrı’nın Sözüdür. Yanıtlarımızda temel olarak onu kullandığımızda dikkati kendimize çekmekten kaçınmış oluruz. Kusurlu bir insanın görüşlerini dile getirmektense hakikatin ne olduğu hakkında sözü Tanrı’ya bırakmakta kesinlikle kararlı olduğumuzu gösteririz.—Yuhn. 7:18; Rom. 3:4.

      Elbette, arzumuz yalnızca Mukaddes Kitabı kullanmak değil, bunu bizi dinleyenin en fazla yararına olacak şekilde yapmaktır. Onun açık bir zihinle dinlemesini istiyoruz. Mukaddes Kitabın düşüncelerini ortaya koymak için, kişinin tutumuna bağlı olarak şöyle söyleyebilirsiniz: “Sizce de gerçekten önemli olan Tanrı’nın söyledikleri değil mi?” Ya da şöyle diyebilirsiniz: “Mukaddes Kitapta bu sorunun ele alındığını biliyor muydunuz?” Mukaddes Kitaba saygısı olmayan biriyle konuşuyorsanız, farklı bir giriş deneyebilirsiniz. Şöyle söyleyebilirsiniz: “İzin verirseniz, eski çağda yaşamış bir peygamberin şu sözlerini sizinle paylaşmak istiyorum.” Ya da şöyle diyebilirsiniz: “Tarihte en geniş çapta dağıtılmış kitap şöyle diyor . . . ”

      Bazı durumlarda bir ayeti farklı sözlerle dile getirmeyi tercih edebilirsiniz. Yine de, mümkünse Mukaddes Kitabı açıp okumak en iyisidir. Eğer uygunsa, kişiye ayeti kendi Mukaddes Kitabından gösterin. Mukaddes Kitabı doğrudan kullanmak genellikle insanlar üzerinde güçlü bir etki bırakır.—İbr. 4:12.

      Cemaatteki ihtiyarlar soruları yanıtlarken Mukaddes Kitabı kullanma konusunda özel bir sorumluluğa sahiptir. İhtiyar olarak hizmet etmek için gereken niteliklerden biri, söz konusu biraderin “talime (öğretme sanatına) göre sadık kelâmı sıkı tutan” olmasıdır. (Titus 1:9) Cemaatin bir bireyi, bir ihtiyarın kendisine verdiği öğütten sonra yaşamında ciddi bir karar alabilir. Bu öğüdün sağlam bir şekilde Kutsal Yazılara dayanması ne kadar önemlidir! Bir ihtiyarın bu konudaki örneği başka birçok kişinin öğretme tarzı üzerinde etkili olabilir.

      NASIL USTALAŞILIR?

      • Mukaddes Kitabı her gün okuyun. İyi bir kişisel inceleme programınız olsun.

      • Cemaat ibadetlerinde verdiğiniz cevaplara ayetleri de dahil etmeyi alışkanlık haline getirin.

      • Sorularla ya da farklı durumlarla karşılaştığınızda, karşılık vermeden ya da bir karar almadan önce kendinize daima ‘Mukaddes Kitap ne diyor?’ diye sorun.

      • Mukaddes Kitabın bir konuda ne dediğini bilmiyorsanız, tahminde bulunmayın ya da kişisel görüşünüzü belirtmeyin. Araştırma yapmayı önerin.

      ALIŞTIRMA: (1) Tarla hizmetinde, (2) yakın zamanda haberlerde geçen bir konu hakkında, (3) çok rağbet gören bir etkinliğe katılmakla ilgili, size sorulan bir ya da iki soruyu bir yere yazın. Her biri için, yanıtlarken kullanılabilecek en az bir ayet seçin.

  • Mukaddes Kitabı Kullanmaya Teşvik
    Vaizlik Eğitim İbadetinden Yararlanın
    • 19. BÖLÜM

      Mukaddes Kitabı Kullanmaya Teşvik

      Ne yapmalısınız?

      Dinleyicilerinizi ayetler okunurken Mukaddes Kitaptan izlemeye teşvik edin.

      Neden Önemlidir?

      Kişinin ayetleri, özellikle kendi Mukaddes Kitabından, kendi gözleriyle görmesi, onun üzerinde çok daha derin bir etki bırakır.

      HERKESİN dikkatini Tanrı’nın Sözü olan Mukaddes Kitaba yöneltmek istiyoruz. Vaaz ettiğimiz mesajın temelini bu kutsal yazılar oluşturur ve biz söylediklerimizin kendi fikrimiz olmadığını, Tanrı’dan kaynaklandığını insanların fark etmesini istiyoruz. Onların Mukaddes Kitaba güven geliştirmeye ihtiyaçları var.

      Tarla Hizmetinde. Tarla hizmetine hazırlık yaptığınız her zaman, dinlemeye istekli insanlarla paylaşabileceğiniz bir ya da birkaç ayet seçin. Mukaddes Kitaba dayalı yayınlarla ilgili nispeten kısa bir sunuş yapmayı planladığınızda bile, uygun bir ayet okumak genellikle yararlıdır. Koyun benzeri insanları yönlendirmekte Mukaddes Kitabın gücü bizim söyleyebileceğimiz herhangi bir şeyden daha büyüktür. Doğrudan Mukaddes Kitaptan okumanız mümkün değilse, alıntı yapmayı tercih edebilirsiniz. İlk yüzyılda, Kutsal Yazıları içeren tomarların kopyalarını elde etmek kolay değildi. Yine de, İsa ve resulleri Kutsal Yazılardan bol bol alıntı yaptılar. Biz de, ayetleri ezberlemek ve onları hizmetimizde uygun şekilde kullanmak için çaba harcamalıyız; bunu bazen yalnızca alıntı yaparak da başarabiliriz.

      Mukaddes Kitaptan okumanız mümkün olursa, kitabı ev sahibinin siz okurken izleyebileceği şekilde tutun. Eğer ev sahibi kendi kitabından takip ederse, okuduklarına daha olumlu bir karşılık verebilir.

      Ancak, bazı Mukaddes Kitap çevirmenlerinin Tanrı’nın Sözünü tercüme ederken oldukça serbest davrandıklarının da farkında olmalıyız. Onların çevirileri Mukaddes Kitabın orijinal dilindeki ifadeyle her bakımdan uyuşmayabilir. Bazı çağdaş çeviriler Tanrı’nın özel ismini çıkardılar, ölülerin durumuyla ilgili olarak ayetin orijinal dilde ifade ettiği anlamı belirsizleştirdiler ve Mukaddes Kitabın Tanrı’nın yeryüzüyle ilgili amacı hakkında söylediklerini örtülü bir şekilde aktardılar. Çeviride neler yapıldığını kişiye göstermek için kilit ayetleri farklı Mukaddes Kitap çevirilerinden ya da aynı dildeki daha eski çevirilerden karşılaştırmanız gerekebilir. Reasoning From the Scriptures adlı kitap, birçok konuda, sık kullanılan ayetlerde geçen kilit ifadelerin farklı çevirilerde nasıl kullanıldığıyla ilgili karşılaştırmalar sağlar. Bu bilgiler hakikati seven herkesin takdir edeceği gerçeklerdir.

      Cemaat İbadetlerinde. İbadetlerde herkes Mukaddes Kitaplarını kullanmaya teşvik edilmeli. Bu birçok yönden işe yarar. Dinleyicilerin dikkatini ele alınan konu üzerinde tutmaya yardım eder. Sözlü eğitime görsel bir etki katar. Ayrıca, Mukaddes Kitabın inançlarımızın kaynağı olduğu gerçeğinin yeni ilgililerin zihninde yer etmesini sağlar.

      Dinleyicilerinizin okuduğunuz ayetleri kendi kitaplarından gerçekten izleyip izlemeyecekleri büyük ölçüde sizin teşvikinize bağlıdır. En iyi yöntemlerden biri Mukaddes Kitabı kullanmaya doğrudan davet etmektir.

      Hangi ayetleri dinleyicilerin açmasını sağlayarak vurgulayacağınızın kararı konuşmacı olarak size kalmıştır. En iyisi ana noktalarınızı geliştirmenize yardım edecek ayetleri okumaktır. Sonra, vaktin elverdiği ölçüde, kanıtlamanızı destekleyecek birkaç ayet daha ekleyin.

      Tabii, yalnızca kitabı, babı ve ayeti belirtmek ya da dinleyicileri bir ayeti açmaya davet etmek genellikle yeterli değildir. Eğer bir ayeti okur ve dinleyicilere onu bulmaları için vakit bırakmadan diğerine geçerseniz, kısa sürede cesaretleri kırılacak ve artık Mukaddes Kitaptan takip etmekten vazgeçecekler. İyi gözlemci olun. Ayeti, dinleyicilerin çoğunluğu yerini bulduktan sonra okuyun.

      Her şeyi önceden düşünün. Ayetin yerini onu okumadan yeterli bir süre önce belirtin. Böylece, dinleyicilerin ayeti bulması için beklemekten kaynaklanan vakit kaybı en aza inecek. Gerçi dinleyicilere ayetleri bulmaları için zaman tanırsanız daha az malzeme ele alırsınız; ancak sağlanan yararlar buna değer.

      NASIL BAŞARILIR?

      • Ayeti Mukaddes Kitaptan okurken ev sahibine gösterin, ya da onu kendi kitabından izlemeye davet edin.

      • Cemaatte konuşma yaparken dinleyicileri kilit ayetlere bakmaya doğrudan davet edin, sonra da kitabı açmaları için yeterince zaman tanıyın.

      ALIŞTIRMALAR: Tekrar ziyarette şunları yapmaya çalışın: (1) Mukaddes Kitabınızı ev sahibinin eline verin, önceden yerini bulduğunuz bir ayeti okumak isteyip istemeyeceğini sorun. (2) Ev sahibine kendi Mukaddes Kitabını alıp bir kilit ayeti okumayı isteyip istemeyeceğini sorun.

  • Ayetlere Etkili Geçiş
    Vaizlik Eğitim İbadetinden Yararlanın
    • 20. BÖLÜM

      Ayetlere Etkili Geçiş

      Ne yapmalısınız?

      Bir ayeti okumadan önce dinleyicilerinizin zihnini hazırlayın.

      Neden Önemlidir?

      Ayete etkili bir giriş ya da geçiş yapmak, dinleyicilerin ayetteki sözlerin asıl önemini kavramasına yardım edebilir.

      CEMAAT ibadetlerindeki eğitimin temelini Kutsal Yazılar sağlar. Tarla hizmetinde söylediklerimizin de odak noktası Mukaddes Kitap ayetleridir. Bununla birlikte, ayetlerin yaptığımız müzakereye katkısı, bir ölçüde, kullandığımız giriş ya da geçiş sözlerinin etkililiğine bağlıdır.

      Yalnızca ayete değinip kişiyi sizinle birlikte okumaya davet etmekten daha fazlası gerekir. Bir ayeti okumaya geçerken iki hedefe ulaşmaya çalışın: (1) Merak uyandırın ve (2) dikkati ayetin kullanılma nedenine çekin. Bu hedeflere farklı yollarla erişilebilir.

      Bir Soru Sorun. Eğer yanıtı dinleyicileriniz için halen açık değilse, soru sormak en etkili yoldur. Soruyu insanları düşündürecek tarzda ifade etmeye çalışın. İsa böyle yaptı. Ferisiler mabette yanına gidip Kutsal Yazılarla ilgili anlayışını sınadıklarında İsa onlara şunu sordu: “Mesih hakkında ne düşünüyorsunuz? O kimin oğludur?” Onlar, “Davudun”, diye yanıt verdiler. O zaman İsa şunu sordu: “Öyle ise, Davud nasıl onu Ruh ile Rab diye çağırır”? Ve bu sorunun ardından Mezmur 110:1’i alıntıladı. Ferisiler sustular. Öte yandan, kalabalık İsa’yı zevkle dinliyordu.—Mat. 22:41-46.

      Tarla hizmetinde, ayete geçişi sağlamak üzere şu tür sorular kullanabilirsiniz: “Sizin de benim de birer özel ismimiz var. Peki Tanrı’nın özel bir ismi var mı? Yanıtı İşaya 12:2’de bulabiliriz.” “Bir gün tüm insanlık üzerinde tek bir yönetim olacak mı? Bu sorunun Daniel 2:44’te nasıl yanıtlandığına dikkat edin.” “Mukaddes Kitap gerçekten günümüz koşullarından söz eder mi? II. Timoteos 3:1-5’te söylenenleri, iyi bildiğiniz günümüz koşullarıyla karşılaştırın.” “Acıların ve ölümün sonu bir gün gelecek mi? Mukaddes Kitabın yanıtını Vahiy 21:4, 5’te bulabiliriz.”

      Bir konuşmada, ayetlere geçiş sağlayan soruları dikkatle kullanmanız dinleyicilerinizi önceden bildikleri ayetlere bile yeni bir bakış açısıyla bakmak üzere isteklendirebilir. Bunu yapacaklar mı? Bu, sorularınızın onları gerçekten ilgilendirip ilgilendirmediğine bağlı olabilir. Dinleyicilerinizin ilgilendiği bir konu bile olsa, daha önce defalarca duydukları ayetler okunurken zihinleri başka yere kayabilir. Bunu önlemek için, sunuşunuzu çekici kılmak amacıyla malzeme üzerinde yeterince düşünmelisiniz.

      Bir Sorun Ortaya Atın. Bir sorun ortaya atıp sonra dikkati onun çözümüyle ilgili bir ayete çekebilirsiniz. Dinleyicilerinizde ayetten alabileceklerinin ötesinde bir beklenti yaratmayın. Genellikle bir ayet yalnızca çözümün bir kısmını içerir. Bununla birlikte, dinleyicilerinizden, siz ayeti okurken durumla ilgili nasıl bir yönlendirme sağladığını düşünmelerini isteyebilirsiniz.

      Benzer şekilde, Tanrısal bağlılık yansıtan davranış tarzıyla ilgili bir ilke belirtebilir, sonra Mukaddes Kitaptan ona uymanın hikmetini anlatan bir kayıt kullanabilirsiniz. Bazı konuşmacılar, bir ayetin ele alınan konuyla ilgili iki (ya da daha fazla) belirgin nokta içermesi durumunda dinleyicilerinden bunlara dikkat etmesini ister. Eğer sorun belirli bir dinleyici kitlesi için fazla zor görünüyorsa, birkaç seçenek sunup onları düşündürerek sonra da ayeti okuyup konuya uygulayarak yanıtın ortaya çıkmasını sağlayabilirsiniz.

      Mukaddes Kitaba Yetkili Kaynak Olarak Başvurun. Konunuz hakkında ilgi uyandırdıysanız ve onun bazı yönleriyle ilgili bir ya da birkaç görüş belirttiyseniz, şöyle diyerek bir ayete basitçe geçiş yapabilirsiniz: “Tanrı’nın Sözünün bu konuda ne dediğine dikkat edin.” Böylece, okuyacağınız sözlerin yetkili bir kaynaktan geldiğini göstermiş olursunuz.

      Yehova, Mukaddes Kitabın çeşitli kısımlarını yazdırmak üzere Luka, Pavlus, Petrus, Yuhanna gibi kişileri kullandı. Fakat onlar yalnızca bu sözleri kaleme alan kişilerdi; eserin kaynağı Yehova’ydı. Özellikle Kutsal Yazıları incelememiş olan insanlarla konuşurken, ayetlere “Petrus şöyle yazdı” ya da “Pavlus şöyle dedi” gibi sözlerle giriş yapmak, onları Tanrı’nın Sözü olarak tanıtmakla aynı etkiyi göstermeyebilir. Yehova’nın Yeremya’ya, bazı durumlarda bildirilerine “RABBİN sözünü dinleyin” diyerek başlamasını emretmesi dikkate değer. (Yer. 7:2; 17:20; 19:3; 22:2) Ayetlere geçiş yaparken Yehova ismini kullansak da kullanmasak da, Mukaddes Kitapta yazılanların O’nun sözü olduğunu göstermeye çalışmalıyız.

      Bağlamı Hesaba Katın. Bir ayete hangi sözlerle geçeceğinize karar verirken bağlamın farkında olmalısınız. Bazı durumlarda doğrudan bağlamdan söz edeceksiniz; ancak, bağlam söyleyeceklerinizi farklı yönlerden etkileyebilir. Örneğin, Tanrı’dan korkan bir kişi olan Eyub’un sözleriyle, onun sahte tesellicilerinden birinin sözlerine yapacağınız giriş aynı olabilir mi? Resullerin İşleri kitabı Luka tarafından yazılmıştır; ancak o, Filipus, İstefanos, Pavlus, Petrus, Yakub ve meleklerin, ayrıca, İsa’nın takipçisi olmayan Gamaliel ve diğer Yahudilerin sözlerinden alıntı yaptı. Siz kullandığınız ayetteki sözleri kime atfedeceksiniz? Örneğin, tüm mezmurların Davud tarafından yazılıp bestelenmediğini ve Süleymanın Meselleri kitabındaki her şeyin Süleyman tarafından yazılmadığını unutmayın. Ayrıca, Mukaddes Kitap yazarının kime seslendiğini ve genel olarak ele alınan konuyu da bilmek yararlıdır.

      Aydınlatıcı Ek Bilgi Kullanın. Eğer Mukaddes Kitap kaydında anlatılan olayın geçtiği dönemdeki durumun sizin ele aldığınız durumun benzeri olduğunu gösterebilirseniz, bu özellikle etkili olur. Bazen de belirli bir ayeti anlamak için ek bilgi gereklidir. Örneğin, fidye üzerine bir konuşmada İbraniler 9:12, 24’ü kullanacaksanız, söz konusu ayetlerde toplanma çadırının en iç kısmının İsa’nın göğe çıktıktan sonra girdiği yeri betimlediği belirtildiğinden, ayetleri okumadan önce bununla ilgili kısa bir açıklama yapmayı gerekli görebilirsiniz. Fakat okuyacağınız ayetleri gölgeleyecek kadar fazla ek bilgi kullanmayın.

      Ayetlere geçiş tarzınızı geliştirmek amacıyla, deneyimli konuşmacıların yaptıklarını analiz edin. Kullandıkları farklı yöntemlere dikkat edin. Bu yöntemlerin etkililiğini irdeleyin. Kendi konuşmalarınızı hazırlarken, kilit ayetleri saptayın ve her bir ayetin neyi başarması gerektiğini özel olarak düşünün. Her biri için geçiş sözlerini en etkili şekilde planlayın. Sonra bu çalışmanızı kullandığınız tüm ayetleri kapsayacak kadar genişletin. Sunuşunuzun bu yönü geliştikçe, dikkati Tanrı’nın Sözü üzerinde daha fazla odaklayacaksınız.

      AYETLERE ETKİLİ GEÇİŞLER YAPMAK İÇİN

      • İlgi uyandıracak bir yöntem seçerken dinleyicilerinizin konu hakkında neler bildiğini ve ne düşündüğünü hesaba katın.

      • Her ayetle neyin başarılması gerektiğini bildiğinizden emin olun ve geçiş sözleriniz bunu yansıtsın.

      ALIŞTIRMA: Sahanızda etkili şekilde kullanabileceğinize inandığınız bir ayet seçin. (1) Ev sahibinde bekleyiş yaratmak için hangi soruyu ya da sorunu ortaya atacağınızı ve (2) dikkati ayeti okuma nedeniniz üzerinde nasıl odaklayacağınızı planlayın.

  • Ayetleri Uygun Vurguyla Okumak
    Vaizlik Eğitim İbadetinden Yararlanın
    • 21. BÖLÜM

      Ayetleri Uygun Vurguyla Okumak

      Ne yapmalısınız?

      Müzakerenizdeki düşünce akışına dikkat çeken sözcük ve ifadeleri vurgulayın. Uygun duygularla okuyun.

      Neden Önemlidir?

      Okunan ayetlerin tam etkisi uygun vurguyla ortaya çıkarılır.

      İSTER kürsüden ister kişisel olarak olsun, insanlarla Tanrı’nın amacı hakkında konuşurken, müzakereniz Tanrı’nın Sözü etrafında gelişmeli. Bu genellikle Mukaddes Kitaptan ayetler okumayı içerir ve bunun iyi bir şekilde yapılması gerekir.

      Uygun Vurgu Duygu İçerir. Ayetler duygulu şekilde okunmalı. Bazı örnekler ele alalım. Mezmur 37:11’i yüksek sesle okurken, sesiniz orada vaat edilen barışla ilgili mutlu bekleyişi ifade etmeli. Acı ve ölümün sona ermesi ile ilgili olarak Vahiy 21:4’ü okurken, sesiniz orada bildirilen harikulade kurtuluşa ilişkin sıcak takdirinizi yansıtmalı. Günah içindeki “Büyük Babil”den çıkma çağrısını içeren Vahiy 18:2, 4, 5 acillik yansıtan bir ses tonuyla okunmalı. Tabii, dile getirilen duygular yürekten hissedilmeli, fakat abartılı olmamalı. Duygularla ilgili doğru ölçüyü belirleyen, metnin kendisi ve kullanılış tarzıdır.

      Doğru Sözcükleri Vurgulayın. Ayetle ilgili açıklamanız onun yalnızca bir kısmı üzerinde gelişecekse, metni okurken o kısmı vurgulamalısınız. Örneğin, Matta 6:33’ü okurken, eğer ‘önce krallığı aramanın’ anlamını irdeleyecekseniz, başlıca vurguyu ‘O’nun adaleti’ ya da “bütün bu şeyler” ifadelerinde yapmamalısınız.

      Hizmet İbadetindeki bir konuşmada Matta 28:19’u okumayı planlamış olabilirsiniz. Hangi sözcükleri vurgulamalısınız? Kardeşleri ev Mukaddes Kitap tetkikleri başlatma konusunda gayretli olmaya teşvik etmek istiyorsanız “şakirt edin” kısmını vurgulayın. Eğer Mukaddes Kitaptaki hakikati bir göçmen topluluğuyla paylaşma sorumluluğu üzerinde konuşmayı planladıysanız ya da bazı müjdecileri daha fazla ihtiyaç olan yerlerde hizmet etmeye teşvik etmek istiyorsanız, “bütün milletleri” kısmını vurgulayabilirsiniz.

      Ayetler, sık sık bir soruyu yanıtlamak ya da başkalarının tartışmalı bir konu olarak gördüğü bir iddiayı desteklemek amacıyla kullanılır. Ayette dile getirilen her düşünce eşit ağırlıkta vurgulanırsa, dinleyicileriniz bağlantıyı göremeyebilirler. Nokta size göre açıkça ortada olabilirse de onlara göre böyle olmayabilir.

      Örneğin, Mukaddes Kitaptan Tanrısal ismi içeren İşaya 12:2’yi okurken, tüm vurguyu “kurtuluşumdur” kısmına yaparsanız, bize gayet açıkmış gibi görünen Tanrı’nın özel bir ismi olduğu gerçeğini ev sahibi kavramayabilir. “Yehova” ismini vurgulamalısınız. Ancak, aynı ayeti Yehova’nın kurtarıcı oluşuyla ilgili bir müzakerede kullanırsanız, başlıca vurguyu “kurtuluş” sözcüğüne yapmalısınız. Benzer şekilde, imana işlerin eşlik etmesinin önemini göstermek için Yakub 2:24’ü kullandığınızda, başlıca vurguyu “ameller” yerine “salih sayılır” ifadesinde yaparsanız sizi dinleyenlerden bazıları asıl noktayı kaçırabilir.

      Romalılar 15:7-13’te başka yararlı bir örnek bulabiliriz. Bu kayıt, resul Pavlus’un hem Yahudi kökenli hem de diğer milletlere mensup kişilerden oluşan bir cemaate yazdığı mektuptan bir bölümdür. Burada resul, Mesih’in hizmetinin yalnızca sünnetli Yahudilerin yararına değil, “Milletler merhameti için Allahı taziz etsinler” diye, milletlerden olanların da yararına olduğu görüşünü savunuyor. Sonra Pavlus dikkati milletlere tanınan fırsata çeken dört ayet alıntılıyor. Bu alıntılar Pavlus’un aklındaki noktayı vurgulayacak şekilde nasıl okunur? Vurgulanacak noktaları işaretleyecekseniz, 9. ayette “Milletler”, 10. ayette “Ey Milletler”, 11. ayette “ey bütün Milletler” ve “bütün ümmetler”, 12. ayette de “Milletler” sözcüklerinin altını çizebilirsiniz. Romalılar 15:7-13’ü bu vurguyla okumaya çalışın. Böyle yaptığınızda Pavlus’un müzakeresindeki düşünce akışı netleşir ve daha kolay kavranır.

      Vurgu Yöntemleri. Belirginleştirmek istediğiniz, düşünce taşıyan sözcükler çeşitli yollarla vurgulanabilir. Kullanacağınız yöntemler, ayete ve duruma uygun olmalı. Aşağıda bazı öneriler veriliyor.

      Ses vurgusu. Bu, düşünce taşıyan sözcükleri cümlenin diğer kısımlarından daha belirgin kılmaya yarayan herhangi bir ses değişikliğidir. Titremleme de denen bu vurgu şekli, ses kuvvetinde artma ya da azalma şeklinde bir değişiklikle başarılabilir. Birçok dilde ses perdesindeki değişiklik de vurguya katkıda bulunur. Ancak bazı dillerde bu, anlamı tümüyle değiştirebilir. Kilit ifadelerin daha yavaş söylenmesi onlara ağırlık katar. Ses vurgusunu belirli sözcükleri vurgulama aracı olarak kullanmanın uygun olmadığı dillerde, arzu edilen sonuca ulaşabilmek için o dildeki âdete uymak gerekir.

      Duraklama. Bu, ayetin kilit kısmı okunmadan önce ya da okunduktan sonra ya da hem önce hem sonra yapılabilir. Bir ana düşünceyi okumadan hemen önce duraklamak bekleyiş yaratır; sonra duraklamaksa bırakılan etkiyi derinleştirir. Bununla birlikte, çok fazla durak varsa hiçbir şey belirginleşmez.

      Tekrarlama. Belirli bir noktayı vurgulamak üzere sözlerinize ara verip sözcüğü ya da sözcük öbeğini tekrar okuyabilirsiniz. Sık tercih edilen bir yöntem ayeti okumayı tamamlayıp sonra kilit ifadeyi tekrarlamaktır.

      Jestler. Beden hareketleri ve yüz ifadeleri de genellikle bir sözcüğün ya da sözcük öbeğinin vurgulanmasına katkıda bulunabilir.

      Ses tonu. Bazı dillerde sözcükler bazen anlamlarını etkileyen ve ayırt edilmelerini sağlayan bir tonla okunabilir. Bu konuda da sağgörülü davranılmalı; özellikle alaylı ifadelerde dikkatli olunmalı.

      Ayeti Başkaları Okuduğunda. Ev sahibi bir ayet okuduğunda yanlış sözcükleri vurgulayabilir ya da hiç vurgu yapmayabilir. O zaman ne yapabilirsiniz? Genellikle en iyisi ayeti konuya uygularken anlamı netleştirmenizdir. Ayeti konuya uyguladıktan sonra Mukaddes Kitaptaki sözcüklerden o düşünceyi taşıyanlara doğrudan ve özel olarak dikkat çekebilirsiniz.

      VURGU KULLANMAKTA NASIL GELİŞİLEBİLİR?

      • Okumayı planladığınız bir ayetle ilgili kendinize şunu sorun: ‘Bu sözcükler hangi duyguları dile getiriyor? Onları nasıl aktarmalıyım?’

      • Kullanmayı tasarladığınız ayetleri analiz edin. Her biriyle ilgili kendinize şunu sorun: ‘Bu ayetin kullanılma amacı nedir? Bu amaca erişebilmek için hangi sözcükler vurgulanmalı?’

      ALIŞTIRMALAR: (1) Tarla hizmetinde kullanmayı planladığınız bir ayeti analiz edin. Onu uygun duygularla okumaya çalışın. Ayeti kullanma tarzınızı aklınızda tutarak yüksek sesle ve doğru sözcük(ler) üzerinde vurgu yaparak okuyun. (2) Şu sıralarda incelenen bir yayından, alıntı yapılmış ayetlerin bulunduğu bir paragraf seçin. Ayetlerin nasıl kullanıldığını analiz edin. Düşünce taşıyan sözcükleri işaretleyin. Tüm paragrafı ayetlere doğru vurgu yapacak şekilde yüksek sesle okuyun.

  • Ayetleri Doğru Uygulamak
    Vaizlik Eğitim İbadetinden Yararlanın
    • 22. BÖLÜM

      Ayetleri Doğru Uygulamak

      Ne yapmalısınız?

      Ayeti belirli bir yönden ele alıp konuya uyguladığınızda bunun bağlamla ve bir bütün olarak Mukaddes Kitapla uyumlu olmasına dikkat edin. Ayrıca bu uygulamanız “sadık ve basiretli köle”nin hazırladığı yayınlardaki bilgilerle de bağdaşmalı.

      Neden Önemlidir?

      Tanrı’nın Sözünü insanlara öğretmek ciddi bir iştir. Tanrı’nın iradesi insanların tam bir ‘hakikat bilgisine gelmeleridir.’ (I. Tim. 2:3, 4) Bu bize Tanrı’nın Sözünü doğru öğretme sorumluluğu yükler.

      İNSANLARA öğretirken, ayetleri Mukaddes Kitaptan okumak yeterli değildir. Resul Pavlus arkadaşı Timoteos’a şunları yazdı: “Hakikat sözünü doğrulukla kullanarak, kendini Allaha makbul ve utanılmaz bir işçi olarak takdim etmeğe gayret et.”—II. Tim. 2:15.

      Bu sözlere göre, ayetle ilgili açıklamalarımız Mukaddes Kitabın öğrettikleriyle uyumlu olmalıdır. Bu da yalnızca bize çekici gelen ifadeleri seçip kendi görüşlerimizi eklemek yerine bağlamı hesaba katmamızı gerektirir. Yehova, Yeremya peygamber aracılığıyla, O’nun ağzından konuştuğunu iddia eden fakat aslında “kendi yüreklerinin rüyetini” söyleyen peygamberlerle ilgili uyarıda bulunmuştu. (Yer. 23:16) Resul Pavlus İsa’nın takipçilerini Tanrı’nın Sözünü insan felsefeleriyle kirletmeye karşı uyararak şunları yazdı: “Utanç verici gizli yolları reddettik. Hileye başvurmayız, Tanrı’nın sözünü de çarpıtmayız.” O günlerde, dürüst olmayan şarap tacirleri daha çok para kazanmak için şaraplarını sulandırıp çoğaltırlardı. Biz Tanrı’nın Sözünü insan felsefesiyle karıştırarak bozmayız. Pavlus’un sözleriyle, “birçokları gibi, Tanrı’nın sözünü ticaret aracı yapanlar değiliz. Tanrı tarafından gönderilen ve Mesih’e ait olan kişiler olarak Tanrı’nın önünde içtenlikle konuşuyoruz.”—II. Kor. 2:17; 4:2, YÇ.

      Bazen bir ilkeyi vurgulamak üzere bir ayet alıntılayabilirsiniz. Mukaddes Kitap, çok çeşitli durumları ele alırken bize sağlıklı yönlendirme sağlayan ilkelerle doludur. (II. Tim. 3:16, 17) Ancak, ayeti konuya doğru şekilde uygulamaya ve sizin istediğiniz şeyi söylüyormuş izlenimi vererek yanlış kullanmamaya dikkat etmelisiniz. (Mezm. 91:11, 12; Mat. 4:5,  6) Uygulama Tanrı’nın amacıyla uyumlu ve Sözünün bütünüyle bağdaşır nitelikte olmalı.

      ‘Hakikat sözünü doğrulukla kullanmak’ Mukaddes Kitabın sözlerinin ruhunu kavramayı da içerir. O, başkalarını tehdit amacıyla kullanılan bir “sopa” değildir. İsa Mesih’e muhalefet eden din öğretmenleri Kutsal Yazılardan alıntılarda bulundular, fakat önemli konuları görmezlikten geldiler; bunlar arasında Tanrı’nın insanlardan talep ettiği adalet, merhamet ve iman vardı. (Mat. 22:23, 24; 23:23, 24) İsa Tanrı’nın Sözünü öğretirken Babasının kişiliğini yansıttı. Hakikat için duyduğu şevk, onu öğrettiği kişilere olan derin sevgisiyle birleşiyordu. Biz de İsa’nın örneğini izlemeye çalışmalıyız.—Mat. 11:28.

      Ayeti konuya doğru şekilde uyguladığımızdan nasıl emin olabiliriz? Mukaddes Kitabı düzenli okumak bu açıdan yararlıdır. Ayrıca, Yehova’nın sağladığı ‘sadık ve basiretli köle’yi de takdir etmemiz gerekir; bu, O’nun iman eden ev halkına ruhi gıdayı vermek üzere kullandığı, İsa’nın ruhla meshedilmiş takipçilerinden oluşan gruptur. (Mat. 24:45) Kişisel tetkikin yanı sıra cemaat ibadetlerinde düzenli olarak bulunmak ve onlara etkin şekilde katılmak da sadık ve basiretli köle sınıfı aracılığıyla sağlanan eğitimden yararlanmamıza yardım eder.

      Mukaddes Kitap Sohbet Konuları kitapçığını kullanmayı öğrenirseniz hizmetimizde sık kullandığımız yüzlerce ayetin doğru uygulanışıyla ilgili ihtiyacınız olan yönlendirme elinizin altında demektir. İyi bilinmeyen bir ayeti kullanmayı tasarlıyorsanız, haddinibilirlik niteliği sizi konuşurken hakikat sözünü doğru kullanabilmek üzere gereken araştırmayı yapmaya yöneltecek.—Sül. Mes. 11:2.

      Uygulama Net Olsun. İnsanlara öğretirken, ele aldığınız konuyla kullandığınız ayetler arasındaki bağlantıyı net olarak görmelerini sağlayın. Ayete bir soruyla geçiş yaptınızsa, dinleyicileriniz ayetin soruyu nasıl yanıtladığını anlamalı. Ayeti bir ifadeyi desteklemek için kullanıyorsanız, kişinin ayetin o noktayı nasıl kanıtladığını net olarak görmesini sağlayın.

      Vurguyla bile olsa, ayeti yalnızca okumak genellikle yeterli değildir. İnsanların genel olarak Mukaddes Kitaba aşina olmadığını ve büyük olasılıkla anlatmayı amaçladığınız noktayı yalnızca bir kez okuyarak kavrayamayacaklarını aklınızda tutun. Dikkati ayetin ele aldığınız konuya doğrudan uygulanan kısmına çekin.

      Bunun için genellikle ele alınan noktayla doğrudan ilgili kilit sözcükleri ayırmanız gerekir. En basit yöntem, düşünce taşıyan bu sözcükleri tekrar söylemektir. Bir kişiyle konuşuyorsanız, kilit sözcükleri saptamasına yardım edecek sorular sorabilirsiniz. Bazı konuşmacılar, bir gruba hitaben konuşurken amaçlarına ulaşmak için eşanlamlı sözcükler kullanmayı ya da düşünceyi farklı sözlerle tekrarlamayı tercih ediyorlar. Ancak, bu yolu tercih ettiğinizde dinleyicilerinizin ayetteki ifade tarzıyla ele alınan nokta arasındaki bağlantıyı gözden kaçırmamasına dikkat etmeniz gerekir.

      Kilit sözcükleri ayırmakla iyi bir temel attınız. Şimdi devam edin. Ayete geçiş yaparken onu kullanma nedeninizi net bir şekilde gösterdiniz mi? Gösterdinizse, vurguladığınız sözcüklerin dinleyicilerinizde bekleyiş yarattığınız noktayla nasıl bağlantılı olduğunu gösterin. Bu bağlantıyı net olarak belirtin. Ayete böyle açık bir giriş yapmadınızsa bile, sonunda sözlerinizi ayete bağlamalısınız.

      Ferisiler İsa’ya yanıtlanmasının zor olduğunu düşündükleri bir soru sordular: Bir erkek için “her sebeple karısını boşamak caiz midir?” İsa yanıtını Tekvin 2:24’e dayandırdı. İsa’nın, dikkati ayetin yalnızca bir kısmına çektiğine, sonra da onu konuya gereken şekilde uyguladığına dikkat edin. Adamla karısının “bir beden” olduğunu gösterdikten sonra sözlerini şöyle noktaladı: “İmdi Allahın birleştirdiğini insan ayırmasın.”—Mat. 19:3-6.

      Ayetin konuya uygulanışını net bir şekilde ortaya çıkarmak için ne kadar açıklama yapmalısınız? Dinleyicilerinizin kimlerden oluştuğu ve ele alınan noktanın önemi bunda belirleyici rol oynamalı. Hedefiniz basit ve doğrudan konuşmak olsun.

      Kutsal Yazılardan Nedenler Göstererek Düşündürün. Çağdaş bir çeviride, Resullerin İşleri 17:2, 3’te Pavlus’un Selanik’teki hizmeti sırasında insanların doğru düşünmelerine yardım etmek üzere onlara ‘Kutsal Yazılardan nedenler gösterdiği’ söyleniyor. Bu, Yehova’ya hizmet eden herkesin geliştirmeye çalışması gereken bir yetenektir. Örneğin, Pavlus, İsa’nın hayatı ve hizmetiyle ilgili gerçekleri anlattı ve bunların İbranice Kutsal Yazılarda önceden bildirildiğini göstererek sözlerine şöyle etkili bir kapanış yaptı: “Size ilân ettiğim bu İsa, Mesihtir.”

      Pavlus İbranilere yazarken İbranice Kutsal Yazılardan defalarca alıntı yaptı. Sık sık, bir noktayı vurgulamak ya da netleştirmek için tek bir sözcüğü ya da küçük bir söz öbeğini ayırıp onun önemini gösterdi. (İbr. 12:26, 27) İbraniler 3. baptaki kayıtta Mezmurlar 95:7-11’i alıntıladı. Konuyu çevresinde geliştirdiği üç noktaya dikkat edin: (1) yüreğe değinme (İbr. 3:8-12), (2) “Bugün” (İbr. 3:7, 13-15; 4:6-11) ve (3) “Rahatıma girmiyeceklerdir” ifadelerinin anlamı (İbr. 3:11, 18, 19; 4:1-11). Her ayeti konuya uygularken bu örneğe uymaya çalışın.

      Luka 10:25-37’deki kayıtta İsa’nın Kutsal Yazılara dayanarak nasıl etkili tarzda akıl yürüttüğüne bakın. Musa Kanunu konusunda uzman olan bir adam şunu sordu: “Ey Muallim, ebedî hayatı miras almak için ne yapayım?” İsa buna karşılık önce adamı konuyla ilgili görüşünü dile getirmeye davet etti, sonra da kendisi Tanrı’nın Sözünde belirtilenleri yapmanın önemini vurguladı. Adamın asıl noktayı kavramadığı ortaya çıkınca İsa ayetten tek bir sözcüğü, “komşu” sözcüğünü kapsamlı olarak ele aldı. Bu sözcüğü yalnızca tanımlamaktansa, adamın doğru sonuca kendisinin varmasına yardım edecek bir örnek kullandı.

      İsa’nın, soruları yanıtlarken, doğrudan, açık bir yanıt veren ayetleri alıntılamakla yetinmediği ortadadır. Ayette söylenenleri analiz edip soruya uyguladı.

      Sadukiler dirilme ümidinin doğruluğuna meydan okuduklarında İsa dikkati Çıkış 6:3’teki belirli bir noktaya çekti. Fakat ayeti alıntılamakla kalmadı. Dirilmenin Tanrı’nın amacının bir kısmı olduğunu net olarak göstermek üzere ayet üzerinde akıl yürüttü.—Mar. 12:24-27.

      Kutsal Yazılardan doğru ve etkili bir tarzda akıl yürütmede uzmanlaşmak usta bir öğretmen olmanıza katkıda bulunacak önemli bir etkendir.

      BU YETENEK NASIL GELİŞTİRİLİR?

      • Mukaddes Kitabı düzenli olarak okuyun. Gözcü Kulesi’ni dikkatle inceleyin ve ibadetlere iyi hazırlanın.

      • Kullanmayı tasarladığınız bir ayetteki sözcüklerin anlamını bildiğinizden emin olun. Ayetlerin ne söylediğini doğru anlamak için onları dikkatle okuyun.

      • Mukaddes Kitaba dayalı yayınlarımızı kullanarak araştırma yapmayı alışkanlık haline getirin.

      ALIŞTIRMA: II. Petrus 3:7’nin anlamı üzerinde akıl yürütün. Bu, yerin ateşle yok edileceğini kanıtlar mı? (“Yer”i tanımlarken “gökler”in de ne anlama geldiğini göz önünde tutun. “Yer”in mecazi anlamda kullanılabileceğini gösteren hangi ayetler var? 7. ayette bildirildiği gibi, aslında yok edilecek olan kimdir veya nedir? Bu, 5. ve 6. ayetlerde değinilen, Nuh’un günlerinde yaşananlarla nasıl bağdaşır?)

Türkçe Yayınlar (1974-2026)
Oturumu Kapat
Oturum Aç
  • Türkçe
  • Paylaş
  • Tercihler
  • Copyright © 2025 Watch Tower Bible and Tract Society of PA
  • Kullanım Şartları
  • Gizlilik İlkesi
  • Privacy Settings
  • JW.ORG
  • Oturum Aç
Paylaş