-
“Sizinle Yollarımızı Ayırıyoruz”Uyanış!—2010 | Temmuz
-
-
“Sizinle Yollarımızı Ayırıyoruz”
ŞİRKET yönetimi ona Muhteşem Fırat diyordu.a Orada çalıştığı altı yıl boyunca yaptığı yeniliklerle şirkete bir servet kazandırmıştı. Bir gün şirketteki genel müdürlerden birinin odasına çağırıldığında Fırat, maaşının arttığını ya da terfi ettiğini düşündü. Ancak, genel müdür, “Sizinle yollarımızı ayırıyoruz” dedi.
Fırat kulaklarına inanamamıştı. “İyi para kazanıyordum ve yaptığım işten zevk alıyordum fakat bir anda her şey alt üst oldu” diyor. Olanları eşi Aslı’ya anlattığında o da şaşkına döndü. Aslı, “Sanki kanım çekiliyormuş gibi hissettim ve ‘şimdi ne yapacağız’ diye düşündüm” diyor.
Fırat’ın başına gelenleri dünyada milyonlarca insan yaşıyor. Örneğin, aşağıdaki grafikte bazı ülkelerdeki işsiz sayısı veriliyor. Türkiye’de 2008 yılında, İstatistik Kurumu’nun bildirdiği rakamlara göre bu sayı 2.611.000 idi. Ancak olayın, istatistiklerin ifade edemediği başka bir yönü de var; işsizliğin yarattığı etki duygusal açıdan ezicidir. Peru’dan göç eden ve 18 yıl New York’ta büyük bir otelde çalıştıktan sonra işten çıkarılan Raúl’ün durumunu düşünelim. Onun iş bulma çabaları hiçbir sonuç vermedi. “Neredeyse 30 yıldır ailemin geçimini ben sağlıyordum, şimdi ise kendimi işe yaramaz hissediyorum” diyor.
Raúl’ün yaşadıkları işsiz olan insanların iyi bildiği bir gerçeği gösteriyor: İşini kaybetmek kişide maddi kaygıdan daha fazla sıkıntıya neden oluyor. Çoğunlukla kişi duygusal açıdan derin yaralar alıyor. Rana, kocası Metin’in üç yıldır işsiz olmasından nasıl etkilendiğini şöyle dile getiriyor: “Kendimi değersiz hissetmeye başladım. Eğer elinde avcunda bir şey yoksa insanlar sana bir hiç gibi davranıyor ve çok geçmeden sen de kendini onların gördüğü gibi görüyorsun.”
Yaşanan duygusal sıkıntı yetmezmiş gibi, işsizler ordusuna katılan her kişi az parayla geçinmenin zorluğuyla da karşı karşıya kalıyor. Fırat şöyle diyor: “Paramız varken harcamalardan kısmayı hiç düşünmemiştik. Fakat işimiz olmadığı halde aynı masrafların devam etmesi bize yaşamımızı sadeleştirmekten başka seçenek bırakmıyor.”
-
-
“Yarın İçin Kaygı Çekmeyin”Uyanış!—2010 | Temmuz
-
-
“Yarın İçin Kaygı Çekmeyin”
Rana artık dayanamayacağını hissediyordu. Kocası Metin’in üç yılı aşkın bir zamandır sürekli bir işi yoktu. Rana şöyle diyor: “İçimde fırtınalar kopuyordu. İleride ne olacağını bilmemek beni çok yıprattı.” Metin, temel ihtiyaçlarını her zaman karşılayabildiklerini söyleyerek eşini yatıştırmaya çalışıyordu. Rana ise, “Fakat hâlâ bir işin yok! Paraya ihtiyacımız var!” diyordu.
-
-
“Yarın İçin Kaygı Çekmeyin”Uyanış!—2010 | Temmuz
-
-
Kocası 12 yıldır işsiz olan Rüya şöyle diyor: “Duygular çok yoğun olduğunda olayları mantıklı düşünmek zordur. Fakat bunu yapmak zorundayız. Bu yüzden kendimi kontrol etmeye çalışıyorum. En çok korktuğum şeyler başımıza hiç gelmedi; o zaman kaygı çekmenin bir yararı olmadığını fark ettim. Sadece şimdiki sorunlarımızı düşünmek stresten kurtulmamızı sağladı.”
-
-
“Yarın İçin Kaygı Çekmeyin”Uyanış!—2010 | Temmuz
-
-
Rana durumuyla ilgili gerçekçi bir bakış açısına sahip olduktan sonra elindekiyle yetinmeyi öğrendi. O şöyle diyor: “Hiçbir zaman borç yüzünden elektriğimiz ve doğalgazımız kesilmedi ya da sokakta yaşamak zorunda kalmadık. Asıl sorun, bu şekilde yaşamaya alışmamış olmamızdı; ayrıca eskisi gibi yaşama yönündeki gerçekçi olmayan arzularım üzüntümü daha da artırıyordu.”
Rana içinde bulunduğu durum nedeniyle değil, kendi bakış açısı nedeniyle yaşadıklarının dayanılmaz göründüğünü kısa zamanda fark etti. Şöyle diyor: “Nasıl bir yaşam istediğimi düşünüp durmaktansa gerçeklerle yüzleşmek zorundaydım. Tanrı’nın bizim için her gün sağladıklarıyla yetinmeyi öğrendiğim anda çok daha mutlu oldum.”
-
-
“Yarın İçin Kaygı Çekmeyin”Uyanış!—2010 | Temmuz
-
-
Kocası işsiz kaldıktan sonra Rana çocuklarına şöyle dedi: “Birçok baba böyle bir durumda ailesini terk etti. Fakat babanız sizin yanınızda. Onun sizi ne kadar çok sevdiğini ve yaşadığınız sorunlarda size nasıl yardım ettiğini biliyorsunuz. Ondan daha iyi bir baba olamaz!”
-
-
Parayı İdareli KullanmakUyanış!—2010 | Temmuz
-
-
Raúl işini kaybettiğinde eşi Bertha alışveriş yöntemini değiştirdi. Şöyle söylüyor: “Artık marketlerdeki ucuzluk günlerini ve bir ürün fiyatına iki ürün alabileceğim promosyonları kolluyordum.”
-
-
Parayı İdareli KullanmakUyanış!—2010 | Temmuz
-
-
Fırat şöyle diyor: “Bir bütçe yapmak zorundaydık, dolayısıyla ay başında yapmamız gereken ödemeleri ve ay boyunca elimizde tutmamız gereken parayı bir yere yazdım.” Eşi Aslı da şunları ekliyor: “Markete gittiğimde tam olarak ne kadar harcayabileceğimi biliyordum. Bazen çocuklar ya da ev için bir şey almam gerektiğinde bütçemize bakıp, ‘Bunu alamayacağım, o yüzden gelecek aya kadar beklemeliyim’ diye düşünürdüm. Gerçekten harcamalarınızla ilgili kayıt tutmak bu işin sırrıdır!”
-
-
Parayı İdareli KullanmakUyanış!—2010 | Temmuz
-
-
Gereksiz harcamalarınızı nasıl kısabileceğinizi düşünün. Örneğin Aslı şöyle diyor: “İki arabamız vardı fakat hemen birini sattık ve hepimiz diğeriyle idare ettik. Benzinden tasarruf etmek için, arabayla her çıktığımızda mümkün olduğunca çok iş halletmeye çalıştık. Yalnızca ihtiyacımız olan şeylere para harcamaya başladık.”
-