Watchtower ONLINE KÜTÜPHANE
Watchtower
ONLINE KÜTÜPHANE
Türkçe
  • KUTSAL KİTAP
  • YAYINLAR
  • İBADETLER
  • Bu Çalkantılı Dönemde Tanrı’yla Yürüyün
    Gözcü Kulesi—2005 | 1 Eylül
    • Bu Çalkantılı Dönemde Tanrı’yla Yürüyün

      “Hanok Allah ile yürüdü; ve gözden kayboldu; çünkü onu Allah aldı” (TEKVİN 5:24).

      1. Yaşadığımız dönemi bu kadar zorlaştıran bazı etkenler nelerdir?

      ÇALKANTILI bir dönem! Bu ifade, Gökteki Krallığın 1914’te kuruluşundan beri insanlığın içinde bulunduğu kargaşa ve şiddet yıllarını çok iyi tanımlıyor. İnsanlık bu süre boyunca “son günler” diye adlandırılan dönemde bulunmaktadır. Kıtlıklar, hastalıklar, depremler ve savaşlar gibi felaketler insanlara daha önce hiç görülmemiş boyutta sıkıntı veriyor (2. Timoteos 3:1; Vahiy 6:1-8). Yehova’ya tapınanlar bu sıkıntılardan muaf değildir. Hepimiz yaşadığımız bu dönemin zorluklarıyla ve belirsizlikleriyle az ya da çok mücadele etmek zorundayız. Yaşamı zorlaştıran etkenler arasında ekonomik baskılar, siyasal kargaşa, suçlar ve hastalıklar da var.

      2. Yehova’nın hizmetçileri hangi zorluklarla karşılaşıyor?

      2 Ayrıca Şeytan, “Tanrı’nın emirlerine uyup İsa’ya şahitlik etme işini sürdürenlerle” savaşmaya devam ederken, Yehova’nın birçok hizmetçisi şiddetli zulüm dalgalarına göğüs geriyor (Vahiy 12:17). Hepimiz zulüm görmesek de, İsa’nın tüm gerçek takipçileri İblis Şeytan’la ve onun insanlar arasında yarattığı ruhla mücadele etmelidir (Efesoslular 2:2; 6:12). O ruhtan etkilenmemek için devamlı tetikte olmamız gerekir. Çünkü pak tapınmaya ilgi göstermeyen kişilerle mecburen birlikte olduğumuz için, işte, okulda ve başka yerlerde o ruha maruz kalıyoruz.

      Milletlerin Yolundan Gitmeyin, Tanrı’yla Yürüyün

      3, 4. İsa’nın takipçileri dünyadan ne yönden farklıdır?

      3 Birinci yüzyıldaki İsa’nın takipçileri de bu dünyanın ruhuna sürekli karşı koymalıydı. Bu onları cemaatin dışındakilerden çok farklı kılıyordu. Pavlus bu farkı şöyle anlattı: “Size Efendimizin adıyla söylüyorum, artık kendi boş düşüncelerine göre yaşayan milletlerin yolundan gitmeyin. Onlar bilgisizlikten kurtulmak istemediklerinden ve yürekleri nasırlaşmış olduğundan zihnen karanlıkta olup Tanrı’nın sunduğu yaşama yabancılaşmışlardır. Her türlü ahlak duygusundan sıyrılıp, doyumsuzca her tür pisliği yapmak üzere edepsizliğe dalmışlardır” (Efesoslular 4:17-19).

      4 Bu sözler, hem Pavlus’un hem de bizim zamanımızdaki dünyanın ruhi ve ahlaksal koyu karanlığını ne kadar net tarif ediyor, değil mi? İsa’nın takipçileri birinci yüzyılda olduğu gibi bugün de ‘milletlerin yolundan gitmiyor.’ Tersine, onlar Tanrı’yla yürüme ayrıcalığına sahipler. Tabii bazıları, ‘Aşağı konumda ve kusurlu insanların Yehova’yla yürümesi nasıl mümkün olabilir?’ diye soruyor. Ancak Mukaddes Kitap bunun mümkün olduğunu gösterir. Üstelik Yehova insanlardan bunu bekliyor. MÖ sekizinci yüzyılda Mika peygamber Tanrı ilhamı olan şu sözleri yazdı: “Hak olanı yapmak, ve merhameti sevmek, ve Allahınla alçak gönüllü olarak yürümekten başka RAB senden ne ister?” (Mika 6:8).

      Nasıl ve Neden Tanrı’yla Yürüyelim?

      5. Kusurlu bir insan Tanrı’yla nasıl yürüyebilir?

      5 Mutlak güce sahip görünmez Tanrı’yla nasıl yürüyebiliriz? O’nunla gerçek anlamda yürüyemeyeceğimiz açıktır. Mukaddes Kitapta “yürümek” ifadesi “belirli bir davranış tarzı izlemek” anlamına gelebilir.a Buna göre, Tanrı’yla yürüyen kişi, O’nun istediği ve memnun olduğu bir yaşam sürer. Böyle bir yaşam tarzı bizi çevremizdeki insanların çoğundan farklı kılar. Ancak İsa’nın bir takipçisi için tek doğru seçim budur. Neden? Bunun birçok nedeni var.

      6, 7. Tanrı’yla yürümek neden en iyi seçimdir?

      6 Yehova öncelikle Yaratıcımız, yaşamın kaynağı ve yaşamımızı sürdürebilmek için ihtiyaç duyduğumuz her şeyi veren kişidir (Vahiy 4:11). Dolayısıyla bize nasıl yürümemiz gerektiğini söyleme hakkı yalnızca O’na aittir. Ayrıca Tanrı’yla yürümek olabilecek en iyi yaşam tarzıdır. Yehova, Kendisiyle yürüyenlerin günahlarının bağışlanmasını mümkün kılıyor ve onlara sonsuz yaşam ümidi veriyor. Gökteki sevgi dolu Babamız, kusurluluklarına ve Şeytan’ın kontrolündeki bir dünyada yaşamalarına rağmen Kendisiyle yürüyenlerin şimdiden başarılı bir yaşam sürmelerine yardım edecek hikmetli öğütler de veriyor (Yuhanna 3:16; 2. Timoteos 3:15, 16; 1. Yuhanna 1:8; 2:25; 5:19). Tanrı’yla yürümemiz için bir başka neden de, bu isteğimizin cemaatin barışına ve birliğine katkıda bulunmasıdır (Koloseliler 3:15, 16).

      7 Düşünmemiz gereken son ve en önemli nokta da şudur: Tanrı’yla yürüdüğümüzde, Âden bahçesinde ortaya çıkan büyük davada, egemenlik davasında, kimin tarafında olduğumuzu gösteririz (Tekvin 3:1-6). Yaşam tarzımızla, tamamen Yehova’nın tarafında olduğumuzu gösteririz ve yalnız O’nun haklı Egemen olduğunu korkusuzca duyururuz (Mezmur 83:18). Bu şekilde, Tanrı’nın isminin kutsal kılınması ve isteğinin gerçekleşmesi için yaptığımız duayla uyumlu davranmış oluruz (Matta 6:9, 10). Tanrı’yla yürümeyi seçenler çok hikmetli davranmış olurlar. Onlar doğru yolda olduklarından emin olabilirler; çünkü Yehova “tek hikmet sahibi” kişidir ve asla hata yapmaz (Romalılar 16:27).

      8. Hanok’un ve Nuh’un yaşadığı dönemler bizim dönemimize ne bakımdan benziyordu?

      8 Peki yaşadığımız dönem bu kadar çalkantılıyken ve çoğu insan Yehova’ya hizmet etmekle ilgilenmezken, İsa’nın takipçilerine yakışır bir yaşam sürmek nasıl mümkün olabilir? Eskiden çok zor dönemlerde sadık kalmış imanlı insanların yaşamı üzerinde düşündüğümüzde bu sorunun yanıtını bulabiliriz. Bu sadık kişilerden ikisi Hanok ve Nuh’tur. Her ikisi de bizimkine çok benzeyen dönemlerde yaşadılar. Kötülük çok yaygındı. Nuh’un zamanında dünya şiddet ve ahlaksızlıkla doluydu. Ancak Hanok ve Nuh yaşadıkları dönemin ruhuna direndiler ve Yehova’yla yürüdüler. Bunu nasıl başardılar? Bu soruyu cevaplamak için bu makalede Hanok’un, gelecek makalede de Nuh’un örneğini ele alacağız.

      Hanok Çalkantılı Bir Dönemde Tanrı’yla Yürüdü

      9. Hanok hakkında neler biliyoruz?

      9 Hanok, Kutsal Yazılarda Tanrı’yla yürüdüğü söylenen ilk kişidir. Mukaddes Kitap kaydı “Metuşelahın babası olduktan sonra, Hanok . . . . Allah ile yürüdü” der (Tekvin 5:22). Hanok 365 yıl yaşadı. Bizim yaşam süremizle karşılaştırınca bu süre uzun sayılır; ancak, o dönemde yaşayanların ömrünün 800 ila 900 yıl olduğunu düşünürsek bu süre kısaydı. Kayıt şöyledir: “Hanok Allah ile yürüdü; ve gözden kayboldu; çünkü onu Allah aldı” (Tekvin 5:24). Belli ki Yehova, düşmanlarının Hanok’a zarar vermesine fırsat tanımadan onu almış ve ölüler diyarına koymuştu (İbraniler 11:5, 13). Mukaddes Kitapta bu kısa ayetler dışında Hanok’tan çok az yerde söz edilir. Sahip olduğumuz bilgiye ve ipuçlarına dayanarak, Hanok’un çalkantılı bir dönemde yaşadığını söyleyebiliriz.

      10, 11. (a) Âdem ile Havva’nın isyanından sonra yozlaşma nasıl yayıldı? (b) Hanok peygamberlik niteliğindeki hangi mesajı duyurdu? İnsanlardan nasıl karşılık gördü?

      10 Örneğin Âdem’in günahından sonra insan ailesinin ne kadar çabuk yozlaştığını düşünelim. Mukaddes Kitap bize Âdem’in ilk oğlu Kain’in, kardeşi Habil’i öldürdüğünü anlatır; böylece Kain cinayet işleyen ilk insan oldu (Tekvin 4:8-10). Habil’in korkunç ölümünden sonra Âdem ile Havva’nın başka bir oğulları daha oldu, bu çocuğa Şit adını verdiler. Onun hakkında şöyle okuyoruz: “Şitin, onun da bir oğlu doğdu; ve onun adını Enoş koydu. RABBİN ismini o zaman çağırmağa başladılar” (Tekvin 4:25, 26). Ne yazık ki, Yehova’nın ismini putperest amaçlarla kullanmaya başladılar.b Enoş’un doğumundan yıllar sonra Kain’in torunlarından Lamek, iki karısına bir şarkı besteledi. Şarkısında, kendisini yaralayan genç bir adamı öldürdüğünü söyledi. Ayrıca “Eğer Kainin yedi kere öcü alınacaksa, Lamekin de yetmiş yedi kere alınacaktır” diye uyardı (Tekvin 4:10, 19, 23, 24).

      11 Bu kısa bilgilerin gösterdiği gibi, Şeytan’ın Aden bahçesinde başlattığı yozlaşma, Âdem’in torunları arasında kötülüğün kısa sürede yayılmasına yol açtı. Hanok, öyle bir dünyada, ilham ettiği sözler bugün de etkili olan Yehova’nın bir peygamberiydi. Yahuda’da Hanok’un şu peygamberliğini okuyoruz: “Herkese karşı hükmünü infaz etmek ve pervasızca yaptıkları bütün kötü işlerden dolayı tüm kötüleri ve Kendisine karşı söyledikleri tüm ağır sözlerden dolayı Tanrı korkusu olmayan tüm günahkârları mahkûm etmek için, işte, Yehova on binlerce kutsal meleğiyle geldi” (Yahuda 14, 15). Bu sözler Armagedon’da tam olarak gerçekleşmiş olacak (Vahiy 16:14, 16). Hanok’un yaşadığı dönemde, onun peygamberliğini kızgınlıkla karşılamış ‘Tanrı korkusu olmayan günahkârların’ sayısının epey fazla olduğundan emin olabiliriz. Yehova’nın, peygamberini onların elinden alması çok sevgi dolu bir davranıştı!

      Tanrı’yla Yürümesi İçin Hanok’a Güç Veren Neydi?

      12. Hanok’u çağdaşlarından farklı kılan neydi?

      12 Aden bahçesinde Âdem ile Havva Şeytan’ı dinlediler ve Âdem Yehova’ya isyan etti (Tekvin 3:1-6). Fakat oğulları Habil farklı bir yol seçti ve Yehova ondan memnun oldu (Tekvin 4:3, 4). Ne yazık ki Âdem’in soyunun büyük kısmı Habil gibi değildi. Ancak yüzlerce yıl sonra doğan Hanok, Habil gibi biriydi. Acaba Âdem’in tüm diğer torunları ile Hanok arasındaki fark neydi? Elçi Pavlus bu soruyu şöyle yanıtlıyor: “İman sayesinde Hanok, ölümü görmemesi için alınıp götürüldü; hiçbir yerde bulunamadı, çünkü bulunduğu yerden onu Tanrı almıştı; ayrıca alınıp götürülmesinden önce Tanrı’yı hoşnut eden biri olduğu kendisine gösterildi” (İbraniler 11:5). Hanok, imanlarıyla harika bir şekilde örnek olan, İsa’dan önce yaşamış büyük “şahitler bulutu”nun bir kısmıydı (İbraniler 12:1). Hanok’un, 365 yıllık ömrü boyunca –yani çoğumuzun ömründen kat kat uzun bir süre– doğru tutumunu sürdürmesini sağlayan etken, imanıydı.

      13. Hanok’un nasıl bir imanı vardı?

      13 Pavlus, Hanok’un ve diğer şahitlerin imanını şöyle tarif etti: “İman, ümit edilen şeylerle ilgili güvenceli bir bekleyiş, görülmeyen gerçeklere dair kanıtların açıkça görülmesidir” (İbraniler 11:1). Evet, iman, ümit ettiğimiz şeylerin gerçekleşeceğine dair emin, güvencelere dayalı bir bekleyiştir. Bu bekleyiş öyle kesindir ki, yaşamdaki önceliklerimizi etkiler. Yaşadığı dünya Tanrı’yla yürümese de Hanok böyle bir iman sayesinde Tanrı’yla yürüyebildi.

      14. Hanok’un imanı büyük ihtimalle hangi tam bilgiye dayalıydı?

      14 Gerçek imanın temelinde tam bilgi vardır. Hanok neler biliyordu? (Romalılar 10:14, 17; 1. Timoteos 2:4). Aden’de olanları mutlaka biliyordu. İnsanlara yasaklanmış olsa da belki o dönemde hâlâ var olan Aden bahçesinde nasıl bir hayat olduğunu da duymuştu (Tekvin 3:23, 24). Ayrıca Tanrı’nın amacını biliyordu; Tanrı Âdem’in soyunun dünyayı doldurmasını ve tüm gezegeni o ilk Cennete dönüştürmesini amaçlamıştı (Tekvin 1:28). Yehova, Şeytan’ın başını ezecek ve aldatmacasının etkilerini giderecek bir Soy ortaya çıkaracağını vaat etmişti. Hanok bu vaade de kesinlikle çok değer veriyordu (Tekvin 3:15). Zaten bizzat kendisinin Tanrı ilhamıyla dile getirdiği ve Yahuda kitabında kayıtlı peygamberlik, Şeytan’ın soyunun yok edilişiyle ilgiliydi. Hanok imanlı biri olduğundan, onun Yehova’ya ‘Kendisini ciddiyetle arayanları ödüllendiren’ Kişi olarak tapındığını biliyoruz (İbraniler 11:6). Dolayısıyla, Hanok şu an bizim sahip olduğumuz tüm bilgiye sahip olmasa da, sağlam bir imanın temelini oluşturacak kadar bilgiye sahipti. Yaşadığı çalkantılı dönemde böyle bir iman sayesinde sadık kaldı.

      Hanok’u Örnek Alalım

      15, 16. Hanok’un yaşamını nasıl örnek alabiliriz?

      15 Biz de Hanok gibi bu çalkantılı dönemde Yehova’yı memnun etmek istediğimizden onu örnek almalıyız. Yehova ve amacı hakkında tam bilgi almalı ve buna devam etmeliyiz. Fakat bu yeterli değildir. Tam bilginin yaşamımızı yönlendirmesine izin vermeliyiz (Mezmur 119:101; 2. Petrus 1:19). Tanrı’nın düşünüşü bize rehber olmalı. Her düşüncemizle, her davranışımızla daima O’nu memnun etmeye çalışmalıyız.

      16 Hanok’un yaşadığı dönemde başka kimlerin Yehova’ya hizmet ettiğini bilmiyoruz; belli ki, o ya tek başınaydı ya da çok küçük bir azınlığın içindeydi. Biz de dünyada çok küçük bir azınlığız ama bu cesaretimizi kırmıyor. Her kim bize karşı olursa olsun, Yehova bizi destekliyor (Romalılar 8:31). Hanok Tanrı korkusu olmayan kişilerin yaklaşan sonunu cesurca duyurdu. Biz de ‘krallık hakkındaki bu iyi haberi’ alaylara, muhalefete ve zulme rağmen duyururken cesur davranıyoruz (Matta 24:14). Hanok çağdaşları kadar uzun yaşamadı. O, dünyaya ümit bağlamamıştı. Dikkatini çok daha üstün bir şey üzerinde toplamıştı (İbraniler 11:10, 35). Biz de dikkatimizi Yehova’nın amacının gerçekleşmesi üzerinde toplamalıyız. Böylece, dünyadan yararlanırken ölçüyü kaçırmayız (1. Korintoslular 7:31). Bunun yerine, gücümüzü ve olanaklarımızı en başta Yehova’nın hizmetinde kullanırız.

      17. Biz Hanok’un sahip olmadığı hangi bilgiye sahibiz? Öyleyse ne yapmalıyız?

      17 Hanok, Yehova’nın vaat ettiği Soyun, O’nun belirlediği zamanda ortaya çıkacağına iman ediyordu. O Soyun, yani İsa Mesih’in ortaya çıkıp fidyeyi sağlamasının ve hem bizim için hem de Hanok gibi eskiden yaşamış sadık şahitler için sonsuz yaşamı miras alma yolunu açmasının üzerinden neredeyse 2.000 yıl geçti. Bugün Tanrı’nın Gökteki Krallığının Kralı olan o Soy, Şeytan’ı gökten yere attı. Bunun yol açtığı sıkıntıyı çevremizde görebiliyoruz (Vahiy 12:12). Evet, biz Hanok’un sahip olduğundan çok daha fazla bilgiye ulaşabiliriz. Öyleyse onunki gibi güçlü bir imanımız olsun. Tanrı’nın vaatlerinin gerçekleşeceğine güvenimiz, yaptığımız her şeyi etkilesin. Çalkantılı bir dönemde yaşasak da, Hanok gibi biz de Tanrı’yla yürüyelim.

      [Dipnotlar]

      a Yehova’nın Şahitlerinin inancını yansıtan bir yayın olan Insight on the Scriptures’ın 1. cildinin 220. sayfasındaki 6. paragrafa bakın.

      b Enoş’un yaşadığı dönemden önce Yehova Âdem’le konuşmuştu. Habil, Yehova’nın memnun olduğu bir sunu vermişti. Hatta Kain kıskançlıktan kaynaklanan öfkesi yüzünden cinayet işlemeden önce, Tanrı onunla bile iletişim kurmuştu. Dolayısıyla ‘RABBİN isminin çağrılmaya başlanması’ pak tapınmayla değil, farklı bir şeyle ilgili olmalı.

  • Biz Daima Tanrımız Yehova’nın İsmiyle Yürüyeceğiz
    Gözcü Kulesi—2005 | 1 Eylül
    • Biz Daima Tanrımız Yehova’nın İsmiyle Yürüyeceğiz

      “Biz de daima ve ebediyen Allahımız RABBİN ismile yürürüz” (MİKA 4:5).

      1. Nuh’un yaşadığı dönemde insanlar ahlaksal bakımdan ne durumdaydı? Nuh ne bakımdan farklıydı?

      MUKADDES KİTAPTA Tanrı’yla yürüdüğü söylenen ilk kişi Hanok’tur. İkinci kişi ise Nuh’tur. Onun hakkında şöyle okuyoruz: “Nuh sadık adamdı, ve kendi devirlerinde kâmildi; Nuh Allah ile yürüdü” (Tekvin 6:9). Nuh’un yaşadığı dönemde insanlık genel olarak artık pak tapınmadan sapmıştı. Sadakatsiz meleklerin kadınlarla doğaya aykırı ilişkileri sonucunda durum daha da kötüleşmişti. Bunun sonucunda Nefilim denen bir soy meydana gelmişti; onlar o devrin ‘zorbaları, şöhretli adamlarıydı.’ Dolayısıyla o dönemde dünyanın zorbalıkla dolmuş olmasına şaşmamak gerek (Tekvin 6:2, 4, 11). Fakat Nuh yaşadığı dönemin insanları arasında kusursuz biriydi ve ‘doğruluk habercisiydi’ (2. Petrus 2:5). Tanrı ona yaşamın sürmesi için bir gemi inşa etmesini emrettiğinde Nuh itaat edip “Allahın kendisine emrettiği her şeye göre yaptı”, tam söylediği gibi yaptı (Tekvin 6:22). Gerçekten de Nuh Tanrı ile yürüdü.

      2, 3. Nuh bugün bizim için hangi güzel örneği bıraktı?

      2 Pavlus imanlı şahitler listesine Nuh’u da katarak şöyle yazdı: “İman sayesinde Nuh, henüz görülmeyen şeylerle ilgili Tanrısal uyarıyı aldıktan sonra Tanrı korkusuyla davrandı ve ev halkının kurtulması için bir gemi yaptı; bu imanıyla dünyayı mahkûm etti ve imanla gelen doğruluğun mirasçılarından oldu” (İbraniler 11:7). Ne harika bir örnek! Nuh, Yehova’nın sözlerinin gerçekleşeceğinden emin olduğundan zamanını, enerjisini ve olanaklarını Tanrı’nın emirlerini yerine getirmek için kullandı. Benzer şekilde bugün de birçok kişi bu dünyanın sunduğu fırsatlara sırt çevirip zamanlarını, enerjilerini ve olanaklarını Yehova’nın emirlerine uymak için kullanıyor. Onların dikkate değer imanı hem kendilerinin hem de diğerlerinin kurtuluşuyla sonuçlanacak (Luka 16:9; 1. Timoteos 4:16).

      3 İman etmek, önceki makalede ele aldığımız Hanok için olduğu kadar, onun torununun oğlu olan Nuh ve ailesi için de zor olmalıydı. Hanok’un yaşadığı dönemde olduğu gibi Nuh’un döneminde de Yehova’nın gerçek hizmetçileri çok küçük bir azınlıktı; sadece sekiz kişi imanlıydı ve Tufan’da sağ kaldı. Nuh şiddet dolu ve ahlaksız bir dünyada doğruluk habercisi oldu. Üstelik o ve ailesi, küresel bir tufana hazırlık olarak devasa bir ahşap gemi inşa ediyordu; ancak daha önce kimse böyle bir tufan görmemişti. Onları izleyenlere bu oldukça garip gelmiş olabilir.

      4. İsa, Nuh’un çağdaşlarının hangi yanlışı üzerinde durdu?

      4 İsa’nın, Nuh’un yaşadığı döneme değinirken o insanların zorbalığından, sahte dininden ya da ahlaksızlığından söz etmemiş olması ilginçtir; oysa tüm bunlar çok ciddi suçlardı. İsa’nın üzerinde durduğu yanlış, insanların uyarıya kulak vermeyi reddetmesiydi. İsa onlar için “Nuh’un gemiye girdiği güne kadar, insanlar yer, içer ve evlenirlerdi” dedi. Yemek, içmek ve evlenmenin nesi yanlıştı? O insanlar “normal” bir hayat sürüyordu! Ancak bir tufan olacaktı ve Nuh doğruluk habercisiydi. Nuh’un sözleri ve davranışları o insanlar için bir uyarı olmalıydı. Fakat onlar “Tufan gelinceye ve hepsini silip süpürünceye kadar, hiçbir şeyi umursamadılar” (Matta 24:38, 39).

      5. Nuh ve ailesinin hangi niteliklere ihtiyacı vardı?

      5 O dönemi düşününce Nuh’un ne kadar hikmetli bir yaşam sürmüş olduğunu görüyoruz. Ancak, Tufan’dan önce herkesten farklı olmak cesaret istiyordu. Nuh ve ailesi, o kocaman gemiyi inşa edip, çeşitli hayvanlarla doldurabilmek için güçlü bir inanç duymalıydı. O itaatli kişilerden bazıları zaman zaman daha az göze batmayı ve “normal” bir hayat sürmeyi istedi mi? Böyle düşünceler zihinlerinden geçmiş olsa bile, sadakatlerini bozmadılar. Nuh imanı sayesinde, çok uzun bir süre sonra gelen Tufan’da sağ kaldı. Aslında onun dayandığı süre, herhangi birimizin bu ortama dayanmak zorunda olacağı süreden daha uzundu. Ancak Yehova, “normal” hayatlarına devam eden ve yaşadıkları dönemin önemini umursamayan tüm o insanlara hükmünü infaz etti.

      Şiddet Tekrar İnsanlığın Başına Bela

      6. Tufan’dan sonra hangi durum hâlâ sürüyordu?

      6 Tufan suları çekildikten sonra insanlık yeni bir başlangıç yaptı. Ancak hâlâ kusurluydular ve ‘insanın yüreğinin eğilimi’ hâlâ “gençliğinden beri kötü”ydü (Tekvin 8:21). Bunun yanı sıra, cinler artık insan bedeni alamasalar da hâlâ çok faaldiler. Tanrı’dan korkmaz insanlık dünyasının “kötü olanın elinde” bulunduğu kısa sürede görüldü. Bugün olduğu gibi Tanrı’nın gerçek hizmetçilerinin “İblis’in sinsi oyunları”yla mücadele etmesi gerekiyordu (1. Yuhanna 5:19; Efesoslular 6:11, 12).

      7. Tufandan sonra, dünyada şiddet nasıl arttı?

      7 Tufandan sonra, en azından Nimrod’un döneminden itibaren, dünya tekrar şiddete sahne oldu. Zamanla, artan nüfus ve teknolojik ilerlemeler sonucunda, şiddet giderek arttı. Eskiden insanlar kılıç, mızrak, ok, yay ve at arabalarıyla savaşırlardı. Daha sonraları top tüfek, 20. yüzyılın başlarında da son derece gelişmiş ağır silahlar ortaya çıktı. I. Dünya Savaşı’nda tanklar, savaş uçakları, denizaltılar ve zehirli gazlar gibi daha korkutucu silahlarla tanıştık. O savaşta milyonlarca insan bu silahlar yüzünden hayatını kaybetti. Bu beklenmedik bir sonuç muydu? Hayır.

      8. Vahiy 6:1-4 nasıl gerçekleşiyor?

      8 İsa 1914 yılında Tanrı’nın Krallığının Kralı olarak gökte tahta oturdu ve “Efendimizin günü” başladı (Vahiy 1:10). Vahiy kitabında kayıtlı görüntüde İsa, beyaz ata binmiş galip bir Kral olarak görülür. Onu izleyen atlıların her biri, insanlığın başındaki farklı bir belayı simgeler. İçlerinden biri kızıl bir ata binmiştir ve ona “yeryüzündekiler birbirini boğazlasın diye dünyadan barışı kaldırma yetkisi ve büyük bir kılıç” verilmiştir (Vahiy 6:1-4). Bu at ve binicisi savaşı; büyük kılıç ise güçlü silahların kullanıldığı modern savaşların daha önce görülmemiş yıkım gücünü simgeliyor. Söz konusu silahlar arasında bugün her biri onbinlerce insanı öldürebilecek güçte nükleer silahlar, bu silahları binlerce kilometre uzaktaki hedeflerine ulaştırabilecek roketler, son derece gelişmiş kimyasal ve biyolojik kitle imha silahları var.

      Biz Yehova’nın Uyarılarına Kulak Veriyoruz

      9. Yaşadığımız dönem Tufan’dan önceki dünyaya hangi yönlerden benziyor?

      9 Nuh’un yaşadığı dönemde, Nefilim adı verilen bozuk neslin etkisi altındaki kötü insanların yol açtığı aşırı şiddet yüzünden Yehova insanlığı yok etti. Ya bizim yaşadığımız dönem? Dünya o zamankinden daha mı az şiddet dolu? Kesinlikle hayır! Üstelik Nuh’un zamanında olduğu gibi bugün de insanlar günlük faaliyetlerine devam ediyor, “normal” bir hayat sürmeye çalışıyor, uyarılara kulak vermeyi reddediyorlar (Luka 17:26, 27). Öyleyse Yehova’nın insanlığı tekrar yok edeceğinden kuşku duymamız için geçerli bir sebep var mı? Hayır, yok.

      10. (a) Mukaddes Kitaptaki peygamberliklerde hangi uyarı defalarca tekrarlanır? (b) Bugün tek hikmetli yaşam tarzı hangisidir?

      10 Tufan’dan yüzlerce yıl önce, Hanok bizim zamanımızda gerçekleşecek yıkım hakkında peygamberlikte bulunmuştu (Yahuda 14, 15). İsa da yaklaşan “büyük sıkıntı”dan söz etti (Matta 24:21). Ayrıca başka peygamberler bu dönem hakkında uyarılarda bulundu (Hezekiel 38:18-23; Daniel 12:1; Yoel 2:31, 32). Vahiy kitabında, o son yıkım çok canlı bir şekilde anlatılır (Vahiy 19:11-21). Biz bireyler olarak Nuh’u örnek alıyoruz ve doğruluk habercileri olarak faaliz. Yehova’nın uyarılarına kulak veriyoruz ve komşularımızın da aynısını yapmalarına sevgiyle yardım ediyoruz. Dolayısıyla biz de Nuh gibi Tanrı’yla yürüyoruz. Yaşamak isteyen kişilerin Tanrı’yla yürümeye devam etmeleri gerçekten çok önemlidir. Her gün karşılaştığımız baskılara rağmen bunu nasıl yapabiliriz? Tanrı’nın, amacını gerçekleştireceğine güçlü bir iman geliştirmeliyiz (İbraniler 11:6).

      Bu Çalkantılı Dönemde Tanrı’yla Yürümeye Devam Edelim

      11. İsa’nın birinci yüzyıldaki takipçilerini hangi açıdan örnek alıyoruz?

      11 Birinci yüzyılda İsa’nın meshedilmiş takipçileri için “Bu Yol’dan olan kadın ve erkekler” diye söz ediliyordu (Elçilerin İşleri 9:2). Onların tüm yaşamının odak noktası Yehova’ya ve İsa Mesih’e olan imanlarıydı. Efendilerinin izinden gidiyorlardı. Bugün de İsa’nın sadık takipçileri aynısını yapıyorlar.

      12. İsa bir kalabalığı mucizevi şekilde doyurduğunda ne oldu?

      12 İmanın önemi İsa’nın hizmeti sırasında gerçekleşen bir olayda açıkça görülür. Bir keresinde İsa 5.000 kişilik bir kalabalığı mucizevi bir şekilde doyurdu. İnsanlar hayrete düştüler ve çok sevindiler. Ancak sonra ne olduğuna dikkat edelim. Şöyle okuyoruz: “İnsanlar onun yaptığı bu mucizeleri görünce, ‘Dünyaya gelecek peygamber gerçekten de budur’ demeye başladılar. İsa, halkın kendisini tutup kral yapmaya niyetli olduğunu anladığından, yine oradan ayrılıp tek başına dağa çekildi” (Yuhanna 6:10-15). O gece İsa başka bir yere gitti. İsa’nın kral olmayı reddedişi büyük ihtimalle birçoklarını hayal kırıklığına uğrattı. Çünkü kral olabilecek hikmete ve insanların fiziksel ihtiyaçlarını karşılayabilecek güce sahip olduğunu göstermişti. Ancak Kral olması için Yehova’nın saptadığı zaman henüz gelmemişti. Üstelik İsa’nın Krallığı yerde değil gökte olacaktı.

      13, 14. Birçok kişi hangi görüşe sahipti? Onların imanı nasıl sınandı?

      13 Ne var ki kalabalıklar İsa’yı kararlılıkla takip ettiler ve Yuhanna’nın dediği gibi onu “gölün karşı kıyısında” buldular. İsa kendisini kral yapmaya çalıştıklarında oradan ayrılmıştı; neden buna rağmen onu takip ettiler? Birçoğu, Musa’nın zamanında Yehova’nın çölde halkın maddi ihtiyaçlarını karşılamak için yaptığı düzenlemelerden açık açık söz ederek maddeci görüşlerini ortaya koydular. İsa’nın kendilerine yiyecek sağlamaya devam etmesi gerektiğini ima ediyorlardı. Yanlış niyetlerini fark eden İsa, onlara düşünüş tarzlarını düzeltmelerine yardım edecek ruhi hakikatleri öğretmeye başladı (Yuhanna 6:17, 24, 25, 30, 31, 35-40). Bunun üzerine bazıları söylendiler. Özellikle de İsa şu örneği verdiğinde hoşnutsuzluklarını dile getirdiler: “İnsanoğlunun bedeninden yiyip kanından içmedikçe yaşama sahip olamazsınız. Benim bedenimden yiyip kanımdan içenin sonsuz yaşamı olur ve ben onu son günde diriltirim” (Yuhanna 6:53, 54).

      14 İsa’nın kullandığı örnekler çoğu zaman insanların Tanrı’yla yürümeyi gerçekten isteyip istemediklerini ortaya çıkarırdı. Bu sefer verdiği örnek de farklı değildi. Güçlü tepkilere yol açtı. Şöyle okuyoruz: “Öğrencilerinden birçoğu bunları işitince, ‘Bunlar çok ağır sözler; kim kabul edebilir?’ diye konuştular.” Bunun üzerine İsa sözlerindeki ruhi anlamı görmeleri gerektiğini söyledi. Şöyle dedi: “Yaşam veren ruhtur; bedenin hiçbir yararı yoktur. Size söylediğim sözler ruhtur ve yaşamdır.” Yine de birçok kişi onu dinlemek istemedi. Kayıt şöyle devam ediyor: “Bundan dolayı, öğrencilerinden birçoğu onu bırakıp eski hayatlarına geri döndüler ve artık onunla dolaşmaz oldular” (Yuhanna 6:60, 63, 66).

      15. İsa’nın öğrencilerinden bazıları hangi doğru görüşe sahipti?

      15 Fakat İsa’nın tüm takipçileri böyle karşılık vermedi. Vefalı öğrencilerin İsa’nın sözlerini tam anlamadığı doğrudur; ancak onların güvenleri sarsılmadı. O vefalı kişilerden biri olan Petrus, İsa’yı terk etmeyen tüm öğrenciler adına “Efendimiz biz kime gidelim? Sonsuz yaşamın sözleri sende” dedi (Yuhanna 6:68). Ne harika bir tutum ve ne harika bir örnek.

      16. Nasıl sınanabiliriz? Hangi doğru görüşü geliştirmeliyiz?

      16 Bugün biz de o ilk öğrenciler gibi sınanabiliriz. Örneğin, Yehova’nın vaatleri istediğimiz kadar çabuk gerçekleşmediğinde hayal kırıklığına uğrayabiliriz. Kutsal Yazıların yayınlarımızdaki açıklamalarını anlamanın zor olduğunu düşünebiliriz. Bir iman kardeşimizin davranışı bizi hayal kırıklığına uğratabilir. Bu veya benzeri nedenler yüzünden Tanrı’yla yürümeyi bırakmamız doğru olur mu? Kesinlikle hayır! İsa’yı terk eden öğrenciler maddeci düşünce tarzlarını ortaya koydular. Biz aynı hataya düşmeyelim.

      ‘Geri Çekilenlerden Değiliz’

      17. Tanrı’yla yürümeye devam etmek için nasıl yardım alabiliriz?

      17 Elçi Pavlus “Kutsal Yazıların tümü Tanrı ilhamıdır” diye yazdı (2. Timoteos 3:16). Mukaddes Kitapta Yehova bize açıkça “Yol budur, bu yolda yürüyün” diyor (İşaya 30:21). Tanrı’nın Sözüne itaat etmek ‘yolumuza çok dikkat etmemize’ yardım eder (Efesoslular 5:15). Mukaddes Kitabı incelemek ve öğrendiklerimiz üzerinde derin düşünmek ‘hakikat yolunda yürümemizi’ sağlar (3. Yuhanna 3). İsa’nın dediği gibi “Yaşam veren ruhtur; bedenin hiçbir yararı yoktur.” Adımlarımızı doğrultacak tek güvenilir rehberlik, Yehova’nın Sözü, ruhu ve teşkilatından gelen ruhi rehberliktir.

      18. (a) Bazıları hangi akılsızca tutumu geliştiriyor? (b) Nasıl bir iman geliştirmeliyiz?

      18 Günümüzde maddeci düşünüş tarzı veya gerçekleşmemiş beklentiler yüzünden hoşnutsuz olanlar çoğu zaman kendilerini bu dünyanın sunduğu şeylere verirler. Acillik duygularını kaybettiklerinden ‘uyanık kalmaya’ gerek görmezler ve yaşamlarında ilk yeri Gökteki Krallığa vermek yerine bencil hedefler peşinde koşmayı tercih ederler (Matta 24:42). Böyle bir yol izlemek çok akılsızcadır. Elçi Pavlus’un şu sözlerine dikkat edelim: “Bizler geri çekilip yok olacaklardan değil, iman edip canları korunacak olanlardanız” (İbraniler 10:39). Hanok ve Nuh gibi biz de çalkantılı bir dönemde yaşıyoruz, fakat onlar gibi biz de Tanrı’yla yürüme ayrıcalığına sahibiz. Dolayısıyla güvenceli bir bekleyişe de sahibiz. Gerçekten de, Tanrı’nın vaatlerinin gerçekleşeceğini, kötülüğün ortadan kaldırılacağını ve adil bir yeni dünyanın kurulacağını görmeyi bekliyoruz. Ne harika bir ümit!

      19. Mika, Tanrı’nın gerçek hizmetçilerinin izlediği yolu nasıl tarif ediyor?

      19 Mika peygamber ilhamla yazdığı kitabında, dünyanın milletlerinin ‘kendi ilâhının ismiyle yürüdüğünü’ söyledi. Sonra kendisi ve Tanrı’ya sadık diğer kişiler adına “Biz de daima ve ebediyen Allahımız RABBİN ismile yürürüz” dedi (Mika 4:5). Eğer siz de Mika gibi kararlıysanız, yaşadığınız dönem ne kadar çalkantılı olursa olsun Yehova’ya yakın kalın (Yakub 4:8). Şimdi ve sonsuza dek Tanrımız Yehova’yla yürümek her birimizin en içten arzusu olsun.

Türkçe Yayınlar (1974-2026)
Oturumu Kapat
Oturum Aç
  • Türkçe
  • Paylaş
  • Tercihler
  • Copyright © 2025 Watch Tower Bible and Tract Society of PA
  • Kullanım Şartları
  • Gizlilik İlkesi
  • Privacy Settings
  • JW.ORG
  • Oturum Aç
Paylaş