-
“Sen Nereye Gidersen Oraya Gideceğim”İmanlarını Örnek Alın
-
-
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
“Sen Nereye Gidersen Oraya Gideceğim”
1, 2. (a) Rut ve Naomi’nin yolculuğunu ve nasıl bir acı içinde olduklarını anlatın. (b) Rut’un yolculuğu hangi açıdan Naomi’ninkinden farklıydı?
RUT ve Naomi, rüzgârlı Moab düzlükleri boyunca uzanan yolda yürüyordu. Bu uçsuz bucaksız topraklarda artık baş başaydılar. Güneşin giderek alçaldığını fark eden Rut, geceyi nerede geçireceklerini düşünerek kayınvalidesine baktı. Naomi’yi çok seviyordu ve onun ihtiyaçlarını karşılamak için ne gerekiyorsa yapmaya hazırdı.
2 Bu iki kadın da sevdiklerini kaybetmenin acısını yaşıyordu. Naomi’nin kocası yıllar önce ölmüştü, ancak şimdi başka bir acısı daha vardı. Kısa süre önce oğulları Kilyon’la Mahlon’u kaybetmişti. Rut da büyük keder içindeydi, çünkü Mahlon onun kocasıydı. Rut ve Naomi aynı yere, İsrail’deki Beytlehem kasabasına gidiyordu. Fakat bu yolculuk her biri için farklı bir anlam taşıyordu. Naomi evine dönüyor, Rut ise evini terk ediyordu. Akrabalarını, memleketini, geleneklerini ve tanrılarını geride bırakmış, belirsizliklerle dolu bir geleceğe doğru ilerliyordu (Rut 1:3-6’yı okuyun).
3. Hangi sorulara vereceğimiz cevaplar Rut’un imanını örnek almamıza yardım edecek?
3 Peki bu genç kadın neden böyle köklü bir değişiklik yapmaya karar vermişti? Hem yeni bir hayat kurmak hem de Naomi’yle ilgilenmek için gereken gücü nasıl bulacaktı? Bu soruların cevabını öğrenerek Moablı Rut’un imanını birçok yönden örnek alabileceğimizi göreceğiz (“Küçük Bir Şaheser” başlıklı çerçeveye de bakın). Ama önce, Rut ve Naomi’nin Beytlehem’e doğru bu uzun yolculuğa neden çıktıklarını öğrenelim.
Bir Aileyi Vuran Acılar
4, 5. (a) Naomi’nin ailesi neden Moab’a taşınmıştı? (b) Naomi Moab’da hangi zorluklarla karşılaştı?
4 Rut, küçük bir ülke olan Moab’da büyümüştü. Lût Gölü’nün doğusunda bulunan bu ülkenin neredeyse tamamı, yer yer ağaçlıklı yaylalardan ve onları birbirinden ayıran derin vadilerden oluşuyordu. “Moab toprakları” İsrail’de kıtlık yaşanırken bile çok verimliydi. Aslında Rut’un, Mahlon ve ailesiyle tanışmasına da kıtlık sebep olmuştu (Rut 1:1).
5 Naomi’nin kocası Elimelek, İsrail’i vuran kıtlık yüzünden eşi ve iki oğluyla birlikte memleketinden ayrılıp yabancı bir ülkeye, Moab’a yerleşmeye karar vermişti. Bu değişiklik ailedeki herkesin imanını sınamış olmalı, çünkü tüm İsrailoğulları Yehova Tanrı’nın seçtiği kutsal yerde düzenli olarak ibadet etmeliydi (Tekr. 16:16, 17). Tüm bu zorluklara rağmen imanını güçlü tutan Naomi, kocasının ölümüyle büyük bir yasa boğulsa da Tanrısına sadık kalmaya devam etti (Rut 1:2, 3).
6, 7. (a) Naomi, oğulları Moablı kadınlarla evlendiğinde neden kaygılanmış olabilir? (b) Naomi’nin gelinlerine davranış tarzı neden övgüye değer?
6 Daha sonra, oğullarının Moablı kadınlarla evlenmesi de muhtemelen Naomi’nin acısını artırdı (Rut 1:4). Atası İbrahim’in, oğlu İshak’a kendi halkından, Yehova’ya ibadet eden bir eş bulmak için ne kadar çok çaba harcadığını biliyordu (Başl. 24:3, 4). Bir süre sonra Musa’ya verilen Kanunda da, İsrailoğullarının başka uluslardan insanlarla evlenmeleri yasaklanmıştı. Böylece Tanrı’nın halkı putperestlik tuzağına düşmekten korunacaktı (Tekr. 7:3, 4).
7 Buna rağmen Mahlon ve Kilyon, Moablı kızlarla evlenmişti. Naomi hayal kırıklığına uğramış ya da oğulları için kaygılanmış olabilir; yine de gelinleri Rut ve Orpa’yla içtenlikle ilgilendiğini ve onlara sevgi gösterdiğini görüyoruz. Belki de onların bir gün kendisi gibi Yehova’ya ibadet edeceğini ümit ediyordu. Rut ve Orpa da Naomi’yi çok seviyordu. Bu iki genç kadın çocuk sahibi olmadan dul kalmıştı. Fakat Naomi’yle aralarındaki iyi ilişki, yaşadıkları bu zor günlere dayanmalarına yardım etti (Rut 1:5).
8. Hangi şey Rut’u Yehova’ya yaklaştırmış olabilir?
8 Peki Rut’un çocukluğundan beri öğrendiği dini inançları onun için teselli kaynağı oldu mu? Büyük ihtimalle hayır. Moablılar, başta Kemoş olmak üzere birçok tanrıya tapınıyordu (Say. 21:29). Görünen o ki, o dönemin diğer dinleri gibi Moablıların dininde de, çocuklar kurban ediliyor ve başka korkunç uygulamalar yer alıyordu. Öte yandan Rut, kocasından veya kayınvalidesinden İsrailoğullarının sevgi dolu ve merhametli Tanrısı Yehova hakkında çok şey öğrenmiş ve kendi tanrılarıyla Yehova arasındaki zıtlığı fark etmiş olmalı. Çünkü Yehova’nın halkı üzerindeki hâkimiyeti korkuya değil sevgiye dayalıydı (Tekrar 6:5’i okuyun). Rut ölüm acısını yaşarken herhalde Naomi’yle daha da yakınlaşmış ve onun Yehova hakkında anlattıklarını can kulağıyla dinlemişti. Böylece Mutlak Güce Sahip Tanrı’nın harika işlerini, ayrıca halkıyla nasıl sevgiyle ve merhametle ilgilendiğini öğrenmişti.
Rut zor zamanlarında hikmetli davranarak Naomi’ye yakın kaldı
9-11. (a) Naomi, Rut ve Orpa hangi kararı verdi? (b) Onların başına gelen olaylardan ne öğreniyoruz?
9 Naomi memleketinde neler olup bittiğini çok merak ediyordu. Bir gün, belki de gezgin bir tüccardan, İsrail’deki kıtlığın bittiğini öğrendi. Yehova tekrar Kendi halkıyla ilgilenmeye başlamıştı ve ismi “Ekmek Evi” anlamına gelen Beytlehem yeniden adına yaraşır bir şehir haline gelmişti. Bu haber üzerine Naomi eve dönmeye karar verdi (Rut 1:6).
10 Bu durumda Rut ve Orpa ne yapacaktı? (Rut 1:7). Naomi’yle dert ortağı olmaları aralarında güçlü bir bağ oluşturmuştu. Anlaşılan özellikle Rut, Naomi’nin sevgisini ve sarsılmaz imanını görünce kendini ona yakın hissetti. Sonuç olarak bu üç kadın birlikte Yahuda’ya doğru yola çıktı.
11 Rut’la ilgili kayıt, sadece kötülerin değil iyi ve dürüst insanların da acılar ve kayıplar yaşayabileceğini gösterir (Vaiz 9:2, 11). Ayrıca dayanılmaz bir acıyla boğuşurken başkalarından yardım almanın önemini de vurgular. Özellikle Naomi gibi Yehova Tanrı’ya sığınanlar bize teselli kaynağı olabilir (Özd. 17:17).
Rut’un Vefası
12, 13. Naomi, neden Rut ve Orpa’nın kendisiyle gelmek yerine evlerine dönmelerini istedi? Bu iki genç kadın nasıl tepki verdi?
12 Üç kadın Yahuda’ya giden yolda adım adım ilerlerken Naomi gelinleri için kaygılanmaya başladı. Onlar kendisine ve oğullarına büyük sevgi göstermişlerdi. Naomi bu genç kadınların derdine daha fazla dert katmak istemiyordu. Acaba gelinleri memleketlerini bırakıp kendisiyle Beytlehem’e gelirlerse onlar için bir şey yapabilecek miydi?
13 Sonunda Naomi, “Kızlarım, ikiniz de gidin, annenizin evine geri dönün” dedi. “Siz ölmüş kocalarınıza ve bana nasıl vefa gösterdiyseniz Yehova da size göstersin.” Ayrıca, Yehova’nın onları ödüllendirmesini, ikisinin de tekrar evlenerek yeni bir hayat kurmasını diledi. “Sonra onları öptü; hıçkırarak ağlamaya başladılar.” Rut ve Orpa’nın bu özverili ve şefkatli kadına neden böylesine bağlandığını anlamak hiç de zor değil. Naomi’nin teklifi üzerine her ikisi de, “Hayır, olmaz” diye ısrar etti ve “Sen halkına dönerken biz de yanında olacağız” dediler (Rut 1:8-10).
14, 15. (a) Orpa hangi kararı verdi? (b) Naomi, kendisini bırakması için Rut’u nasıl ikna etmeye çalıştı?
14 Ancak Naomi bu fikrinden kolay kolay vazgeçmeyecekti. Gelinleriyle açıkça konuştu. İsrail’de onlar için yapabileceği hiçbir şey yoktu. Ne kendisine bakacak bir kocası, ne de onlarla evlenebilecek oğulları vardı. Muhtemelen ileride de bu durum değişmeyecekti. Naomi, gelinlerine bakamayacak olmanın kendisini ne kadar üzdüğünü dile getirdi. Bu sözler üzerine Orpa kararını değiştirdi. Moab’da onu bekleyen bir annesi ve evi vardı. Gerçekten de orada, ailesinin yanında kalması daha mantıklı görünüyordu. Bu nedenle çok üzülerek de olsa kayınvalidesini öptü, onunla vedalaştı ve geri döndü (Rut 1:11-14).
15 Peki Rut ne yapacaktı? Naomi’nin sözleri Rut için de geçerliydi. Ancak kayıtta “Rut ise onun yanından ayrılmadı” diye okuyoruz. Naomi bunun üzerine ona şöyle dedi: “Bak, dul eltin kendi halkına ve tanrılarına geri dönüyor, sen de onunla git” (Rut 1:15). Naomi’nin bu sözü önemli bir ayrıntıya dikkat çeker. Orpa, sadece kendi halkına değil “tanrılarına” da geri dönmüştü. Kemoş’a ve diğer sahte tanrılara tapınmaktan memnundu. Acaba Rut da böyle mi düşünüyordu?
16-18. (a) Rut nasıl vefalı davrandı? (b) Vefa göstermek konusunda Rut’tan neler öğrenebiliriz? (İki kadını gösteren resme de bakın.)
16 O ıssız yolda yürürlerken Rut kayınvalidesinin yüzüne kararlı ve kendinden emin bir şekilde baktı. Yüreğinde Naomi’ye ve onun Tanrısı Yehova’ya karşı büyük bir sevgi vardı. Bu nedenle şunları dedi: “Seni terk etmemi, bırakıp gitmemi isteme. Sen nereye gidersen oraya gideceğim, nerede gecelersen orada geceleyeceğim. Senin halkın benim halkım, senin Tanrın benim Tanrım olacak. Senin öleceğin yerde öleceğim ve oraya gömüleceğim. Eğer ölümden başka bir şey beni senden ayıracak olursa, Yehova bana aynısını, hatta daha beterini yapsın” (Rut 1:16, 17).
“Senin halkın benim halkım, senin Tanrın benim Tanrım olacak”
17 Bunlar öyle dikkat çekici sözlerdir ki, üzerinden yaklaşık 3.000 yıl geçmesine rağmen hâlâ anılmaktadır. Bu sözler çok önemli bir niteliği mükemmel şekilde yansıtır: Vefa. Rut’un Naomi’ye vefası ve sevgisi çok güçlüydü; Naomi nereye giderse gitsin o da gidecekti. Sadece ölüm onları ayırabilirdi. Naomi’nin halkı onun halkı olacaktı. Evet, Rut Moab’daki her şeyini, tanrılarını bile bırakmaya hazırdı. Orpa’nın tersine, Naomi’ye “Senin Tanrın benim Tanrım olacak” diyerek Yehova’ya ibadet etmek istediğini içtenlikle dile getirdi.a
18 Böylece Beytlehem’e doğru yaptıkları yolculukta artık iki kişiydiler. Önlerinde uzun bir yol vardı, bir tahmine göre yolculukları bir hafta sürmüş olabilir. Bu kederli dönemde beraber olmak kuşkusuz her ikisinin de acısını biraz olsun hafifletmişti.
19. Sizce Rut’un vefasını ailemizde, dostluklarımızda ve cemaatte nasıl örnek alabiliriz?
19 Günümüz dünyasında birçok insan acılarla boğuşuyor. Kutsal Kitabın “çetin ve bunalımlı” olarak tarif ettiği bu dönemde her türlü kayba uğrayabilir ve sıkıntılar yaşayabiliriz (2. Tim. 3:1). Bu nedenle Rut’un sergilediği vefa niteliğini göstermek şimdi her zamankinden daha önemlidir. Sevginin sürekliliği anlamına gelen vefa, insanlar arasında sağlam bağlar oluşturur ve bu bağlar kolay kolay kopmaz. Vefa, kötülüğün giderek arttığı bu dünyada bizi olumlu yönde etkileme gücüne sahiptir. Eşimizle, ailemizle, dostlarımızla veya iman kardeşlerimizle ilişkilerimizde vefalı olmamız gerekir (1. Yuhanna 4:7, 8, 20’yi okuyun). Bu harika niteliği geliştirerek Rut’u örnek almış oluruz.
Beytlehem’de
20-22. (a) Naomi’nin Moab’daki yaşamı onu nasıl etkilemişti? (b) Naomi yaşadığı sıkıntılarla ilgili hangi yanlış bakış açısına sahipti? (Yakup 1:13’e de bakın.)
20 Tabii vefamızı sadece sözlerle ifade etmek yetmez, davranışlarımızla da kanıtlamamız gerekir. Rut’un önünde de hem Naomi’ye hem de Tanrısı olarak seçtiği Yehova’ya vefasını kanıtlamak için bir fırsat vardı.
21 Rut’la Naomi sonunda, Yeruşalim’in yaklaşık 10 kilometre güneyindeki Beytlehem’e vardı. Anlaşılan Naomi ve ailesi o yörede iyi tanınıyordu, çünkü onun Beytlehem’e döndüğü haberi hemen etrafa yayıldı. Kadınlar ona bakıp “Bu Naomi mi?” diyordu. Belli ki Moab’da geçen yıllar Naomi’yi çok değiştirmişti. Yüz ifadesi ve duruşu yaşadığı sıkıntıların ve kederin izlerini taşıyordu (Rut 1:19).
22 Naomi akrabalarına ve eski komşularına ne büyük acılar yaşadığını anlattı. Öyle ki artık isminin “Neşe” anlamına gelen Naomi değil, “Acı” anlamına gelen Mara olması gerektiğini söyledi. Kendisinden uzun yıllar önce yaşamış Eyüp peygamber gibi, o da yaşadığı sıkıntıların kaynağının Yehova Tanrı olduğunu sanıyordu (Rut 1:20, 21; Eyüp 2:10; 13:24-26).
23. (a) Rut hangi konuda düşünmeye başladı? (b) Musa Kanununda fakirler için hangi düzenleme vardı? (Dipnota da bakın.)
23 Naomi’yle Rut Beytlehem’de yeni bir hayat kurmaya çalışıyordu. Rut hem kendisinin hem de Naomi’nin ihtiyaçlarını nasıl karşılayabileceğini düşünmeye başladı. Sonra, Kanunda Yehova’nın sevgisini yansıtan özel bir düzenleme olduğunu öğrendi. Hasat zamanında yoksullar, tarlada orakçılardan geriye kalan başakları ve tarlanın kenarındaki ekinleri toplayabilirdib (Lev. 19:9, 10; Tekr. 24:19-21).
24, 25. (a) Rut, tesadüfen Boaz’ın tarlalarına girdiğinde ne yaptı? (b) Hasattan kalan ekinleri toplamak nasıl bir işti?
24 O sırada arpa hasadı dönemiydi, yani bugünkü takvime göre muhtemelen nisan ayıydı. Rut kimin tarlasında başak toplayabileceğine bakmak için tarlalara gitti. Tesadüfen, varlıklı bir toprak sahibi ve Naomi’nin kocası Elimelek’in akrabası olan Boaz isimli bir adamın tarlasına girdi. Kanuna göre kalan ürünleri toplamak Rut’un hakkı olsa da, o alçakgönüllü davranıp orakçıların başındaki genç adamdan izin istedi. Bu izni alınca da hemen çalışmaya başladı (Rut 1:22–2:3, 7).
25 Rut’u orakçıların arkasında çalışırken hayal edin: Orakçılar üzerinde çakmaktaşları bulunan oraklarını savurarak arpaları biçerken, Rut düşen ya da unutulan ekinleri eğilerek topluyor. Topladığı ekinleri demet haline getirerek bağlıyor ve onları daha sonra döveceği yere götürüp bırakıyor. Bu zahmetli ve yorucu iş öğlene doğru daha da zorlaşıyor. Ama Rut durmaksızın çalışıyor, sadece alnındaki teri silmek için ara sıra duruyor. Öğlen olunca da işçiler için hazırlanmış bir çardağın gölgesinde oturup mütevazı yemeğini yiyor.
Rut kendisinin ve Naomi’nin ihtiyaçlarını karşılamak için hor görülen, zor bir işte çalışmaya hazırdı
26, 27. Boaz nasıl biriydi ve Rut’a nasıl davrandı?
26 Daha sonra tarlaya Boaz geldi; o, Yehova’yı seven çok imanlı bir adamdı. Boaz, gündelikçi işçiler, yabancılar da dahil tarlasında çalışanların hepsini “Yehova sizinle olsun” diye selamladı. Onlar da “Yehova senden razı olsun” diye karşılık verdi. Rut herhalde fark edilmeyi beklemiyordu, fakat Boaz onu fark etti. Orakçılardan sorumlu genç adama onun kim olduğunu sordu ve onunla bir baba gibi ilgilendi (Rut 2:4-7).
27 Boaz Rut’a “kızım” diye hitap etti. Ürün toplamak için her zaman tarlasına gelebileceğini söyledi. Ayrıca işçiler onu rahatsız etmesin diye hizmetçi kızlarına yakın kalmasını öğütledi. Öğlen olunca ona yemesi için bir şeyler verdi (Rut 2:8, 9, 14’ü okuyun). Daha da önemlisi onu övdü ve yüreklendirdi. Bunu nasıl yaptı?
28, 29. (a) Rut’un nasıl bir namı vardı? (b) Rut gibi nasıl Yehova’nın kanatları altına sığınabilirsiniz?
28 Rut Boaz’a, bir yabancı olduğu halde kendisine neden iyilik yaptığını sordu. Boaz da, onun kayınvalidesi için yaptığı her şeyi duyduğunu söyledi. Naomi muhtemelen sevgili gelini Rut’u Beytlehem kadınlarına övmüştü ve bu övgüler Boaz’ın kulağına gelmişti. Boaz Rut’un artık Yehova’ya tapındığını da biliyordu, çünkü ona şöyle demişti: “Yehova bu yaptıklarını ödüllendirsin ve kanatları altına sığındığın İsrail’in Tanrısı Yehova’dan karşılığını dolu dolu alasın” (Rut 2:12).
29 Bu sözler Rut’a çok cesaret vermiş olmalı! Gerçekten de, bir yavru kuş nasıl annesinin kanatları altına sığınırsa Rut da Yehova’nın kanatları altına sığınmıştı. Rut Boaz’a kendisini böylesine yüreklendirdiği için teşekkür etti, sonra hava kararana kadar tarlada çalıştı (Rut 2:13, 17).
30, 31. Çalışma alışkanlıkları, takdirkâr ve vefalı olmak konusunda Rut’tan neler öğrenebiliriz?
30 İmanını işleriyle ortaya koyan Rut, bu zor dönemde ekonomik sorunlarla boğuşan herkes için harika bir örnektir. O, başkaları kendisine yardım etmek zorundaymış gibi düşünmedi; bu nedenle kendisine sunulan her şeyi minnettarlıkla karşıladı. Sevdiği birine bakmak için, başkalarının hor görebileceği zor bir işte uzun saatler çalışmaktan utanmadı. Güvende olmak için kimlerle çalışabileceği konusunda aldığı yerinde öğütleri takdirle kabul etti ve uyguladı. En önemlisi de, ancak gökteki Babası Yehova’ya sığınırsa gerçekten güvende olacağını asla unutmadı.
31 Rut’un vefasını, ayrıca alçakgönüllü, çalışkan ve takdirkâr tutumunu örnek alırsak bizim de örnek bir imanımız olacaktır. Peki Yehova, Rut ve Naomi’nin ihtiyaçlarını nasıl karşıladı? Sonraki bölümde bu sorunun cevabını alacağız.
a Yabancı halklardan kişiler genelde yalnızca bir unvan olan “Tanrı” kelimesini kullanırdı. Oysa Rut sadece bu unvanı değil, Yaratıcının özel ismi olan Yehova’yı da kullandı. Bir kaynakta şu sözler yer alır: “Kaydı bu şekilde kaleme alan kişi, bu yabancının artık gerçek Tanrı’ya ibadet ettiğini vurgular” (The Interpreter’s Bible).
b Bu çok farklı bir kanundu. Rut’un doğduğu ülkede kuşkusuz böyle bir düzenleme yoktu. O günlerde Ortadoğu’da dullara kötü davranılırdı. Bir başvuru kaynağı şöyle yazar: “Bir kadın kocası öldükten sonra normal şartlarda ancak oğullarının yardımıyla geçinebilirdi; oğlu yoksa hayatta kalmak için kendini köle olarak satmak ya da fuhuş yapmak zorunda kalabilirdi.”
-
-
“Değerli Bir Kadın”İmanlarını Örnek Alın
-
-
BEŞİNCİ BÖLÜM
“Değerli Bir Kadın”
1, 2. (a) Rut nasıl bir işle uğraşıyordu? (b) Tanrı’nın Kanunu ve halkı hakkında hangi olumlu şeyleri öğrenmişti?
RUT, gün boyunca toplayıp bir kenara yığdığı arpaların önünde diz çökmüş çalışıyordu. Beytlehem çevresindeki tarlalara karanlık çökmek üzereydi. Tarlalarda çalışan işçilerin çoğu yakınlardaki bir tepeye kurulmuş küçük şehre doğru yola çıkmıştı. Sabahtan beri dur durak bilmeden çalışan Rut’un herhalde artık dermanı kalmamıştı. Yine de küçük bir değnekle başaklara vurarak tanelerini ayırmaya devam ediyordu. Her şeye rağmen günü iyi geçmişti, hem de hiç beklemediği kadar.
2 Genç yaşında dul kalan bu kadın sonunda rahata erecek miydi? Bir önceki bölümde gördüğümüz gibi Rut, kayınvalidesi Naomi nereye giderse onunla gitmeye ve hayatını onunla geçirmeye karar vermişti. Ayrıca Naomi’nin Tanrısı Yehova’ya ibadet etmeye söz vermişti. Eşleri ölen bu iki yaslı kadın Beytlehem’e Moab’dan gelmişti. Moablı Rut kısa sürede, Yehova’nın halkına verdiği Kanunda yoksullar ve yabancılar için hem pratik hem de onurlarını gözeten bazı düzenlemeler olduğunu öğrenmişti. Şimdi de, Yehova’nın kanunlarını öğrenip onlara uymaya çalışan insanlar görüyor, onların iyiliği ve imanı yaralı yüreğine merhem oluyordu.
3, 4. (a) Boaz Rut’u nasıl teşvik etti? (b) Günümüzün zor ekonomik koşullarında Rut’un yaşadıkları bize nasıl yardım edebilir?
3 Bu kişilerden biri de, Rut’un başak topladığı tarlanın sahibi Boaz’dı. Rut’tan yaşça büyük ve zengin bir adam olan Boaz, o gün onunla bir baba gibi ilgilenmişti. Rut’un, yaşlı kayınvalidesine bakması ve gerçek Tanrı Yehova’nın kanatları altına sığınması Boaz’ı çok etkilemişti. Rut, Boaz’ın övgü dolu sözlerini düşündükçe yüzünde bir tebessüm beliriyordu (Rut 2:11-14’ü okuyun).
4 Bununla birlikte muhtemelen gelecekte kendisini nelerin beklediğini de düşünüyordu. Acaba kocasız, çocuksuz, yoksul ve yabancı bir kadın olarak ileride kendisinin ve Naomi’nin ihtiyaçlarını karşılayabilecek miydi? Başak toplayarak geçimlerini sağlayabilecek miydi? Peki yaşlandığında ona kim bakacaktı? Eğer Rut’un zihninden böyle sorular geçtiyse bu gayet normaldi. Bugünkü ekonomik koşulların yol açtığı zorluklar nedeniyle birçok kişi benzer kaygılarla mücadele ediyor. Rut’un imanının zorluklara dayanmasına nasıl yardım ettiğini öğrendikçe, onu birçok konuda örnek alabileceğimizi göreceğiz.
Bir Aileyi Aile Yapan Nedir?
5, 6. (a) Rut’un, Boaz’ın tarlasındaki ilk çalışma günü nasıl geçti? (b) Naomi Rut’u görünce nasıl tepki verdi?
5 Rut işini bitirdiğinde yaklaşık bir efa, yani 14 kilo kadar arpa topladığını gördü. Karanlık çökerken yükünü belki de bir bohçaya sarıp başında taşıyarak Beytlehem’e doğru yol almaya başladı (Rut 2:17).
6 Sevgili gelinini görünce mutlu olan Naomi, Rut’un onun tıka basa arpa dolu bohçasına baktığında çok şaşırmış olabilir. Rut, Boaz’ın işçilere verdiği yemekten artırdığını yanında getirdi ve bu basit yemeği birlikte yediler. Naomi şöyle sordu: “Bugün nerede çalıştın, nerede başak topladın? Seninle ilgilenen bereket görsün” (Rut 2:19). Dikkatli bir kadın olan Naomi, Rut’un ağır yükünü görünce birilerinin bu genç dula yardım ettiğini ve iyilik yaptığını anlamıştı.
7, 8. (a) Naomi’ye göre Boaz’ın yaptığı iyiliğin ardında aslında kim vardı? Neden? (b) Rut kayınvalidesine vefasını nasıl gösterdi?
7 Sonra sohbet etmeye başladılar. Rut, Naomi’ye Boaz’ın ne kadar iyiliksever biri olduğunu anlattı. Bundan etkilenen Naomi şöyle karşılık verdi: “Yaşayanlardan ve ölülerden vefalı sevgisini eksik etmeyen Yehova, ondan bereketini esirgemesin” (Rut 2:20). Naomi Boaz’ın yaptığı iyiliğin ardında, kullarına cömert olmayı öğreten ve yaptıkları iyiliklerin karşılığını vereceğini vaat eden Yehova’nın olduğunun farkındaydıa (Özdeyişler 19:17’yi okuyun).
8 Boaz Rut’a, tarlalarında çalışmasını ve genç hizmetçi kızlarıyla birlikte ekin toplamaya devam etmesini önermişti. Naomi, Rut’a bu teklifi kabul etmesini söyledi, böylece orakçılar onu rahatsız edemeyecekti. Rut Naomi’nin öğüdünü dinledi. “Bu arada kaynanasıyla birlikte oturmaya devam etti” (Rut 2:22, 23). Bu sözlerde Rut’un göze çarpar niteliği bir kez daha ortaya çıkıyor: Vefa. Onun bu davranışını düşünerek kendimize şöyle sorabiliriz: Aile bağlarına değer verdiğimi, sevdiklerimi vefayla destekleyerek ve ihtiyaç duyduklarında onlara yardım ederek gösteriyor muyum? Böyle vefalı bir sevgi Yehova’nın dikkatinden asla kaçmaz.
Rut ve Naomi gibi biz de ailemizin değerini bilmeliyiz
9. Rut ve Naomi’den aile hakkında neler öğrenebiliriz?
9 Peki Rut ve Naomi’ye gerçekten aile denebilir miydi? Bazı kültürlerde karı koca, çocuk, anneanne, babaanne ve dede gibi bireyler olmadan aile “gerçek” bir aile olarak görülmez. Fakat Rut ve Naomi’nin yaşadıkları bize şunu hatırlatıyor: Yehova’nın kulları iki kişi bile kalmış olsalar, birbirlerine yüreklerinde yer açar, iyilikle davranırlarsa, sıcak, sevgi dolu bir aile oluşturabilirler. Ailenizin değerini biliyor musunuz? İsa, takipçilerinden oluşan cemaatin hiç kimsesi olmayan kişiler için bile aile ortamı sağlayabileceğini söylemişti (Mar. 10:29, 30).
Rut ve Naomi birbirlerine destek oldu
“Bizim İçin Akrabalık Görevini Yapabilecek Biri”
10. Naomi Rut’a hangi konuda yardım etmek istiyordu?
10 Rut, nisan ayı civarındaki arpa hasadından, haziran ayı civarındaki buğday hasadına kadar Boaz’ın tarlalarında kalan ekinleri toplamaya devam etti. Haftalar geçtikçe Naomi çok sevdiği gelini için neler yapabileceğini şüphesiz daha çok düşünmeye başladı. Moab’da yaşarlarken Rut’un tekrar evlenmesine asla yardım edemeyeceğine inanıyordu (Rut 1:11-13). Ancak şimdi farklı düşünmeye başlamıştı. Rut’a şöyle dedi: “Kızım, sana rahat edeceğin bir yuva bulmak bana düşmez mi?” (Rut 3:1). O günlerde anne babaların çocukları için eş araması âdettendi. Rut da Naomi’nin öz kızı gibi olmuştu. Naomi, Rut’a ‘rahat edeceği bir yuva bulmak’ istiyordu. Başka sözlerle gelininin evlenerek güvenli ve korunaklı bir ortamda yaşamasını arzu ediyordu. Peki bu konuda ne yapabilirdi?
11, 12. (a) Naomi, Boaz için “akrabalık görevini yapabilecek biri” derken, Tanrı’nın Kanunundaki hangi sevgi dolu düzenlemeden bahsediyordu? (b) Rut, kayınvalidesinin öğüdüne nasıl karşılık verdi?
11 Rut, Boaz’dan ilk kez söz ettiğinde Naomi şöyle demişti: “O adam akrabamız olur. Bizim için akrabalık görevini yapabilecek biridir” (Rut 2:20). Naomi’nin bu sözü ne anlama geliyordu? Tanrı’nın verdiği Kanunda, yoksulluk ya da sevdiği birinin ölümü nedeniyle zor zamanlar geçirenler için sevgi dolu düzenlemeler vardı. O dönemde bir kadın dul kaldığında çocuğu yoksa, kocasının adı ve soyu artık devam edemeyeceğinden bu durum kadın için çok yıkıcı olurdu. Bununla birlikte Tanrı’nın Kanunu ölen adamın kardeşinin, dul kalan yengesiyle evlenmesine izin veriyordu. Bu sayede kadın, ölen kocasının adını devam ettirebilecek ve ailenin mal varlığına sahip çıkabilecek bir çocuk dünyaya getirebilirdib (Tekr. 25:5-7).
12 Naomi yaptığı planı Rut’a açıkladı. Kayınvalidesinin sözleri karşısında Rut’un nasıl şaşırdığını zihnimizde canlandırabiliriz. İsrailoğullarına verilen Kanun ve bu toplumdaki birçok âdet şüphesiz Rut için hâlâ çok yeniydi. Yine de Rut kayınvalidesine büyük saygı gösterdi ve onun ağzından çıkan her sözü dikkatle dinledi. Naomi’nin ona tavsiye ettiği şey garip, utanç verici, hatta küçük düşürücü gibi görülebilirse de, Rut onun öğüdünü kabul etti. Alçakgönüllülükle kayınvalidesine şöyle dedi: “Bütün dediklerini yapacağım” (Rut 3:5).
13. Büyüklerin öğütlerini dinlemek konusunda Rut’tan ne öğrenebiliriz? (Eyüp 12:12’ye de bakın.)
13 Gençler bazen kendilerinden yaşça büyük ya da tecrübeli kişilerin öğütlerini dinlemekte zorlanırlar. Karşılaştıkları zorlukları ve sorunları büyüklerin gerçekten anlamadığını düşünebilirler. Rut’un alçakgönüllülüğü, bizi çok seven ve bizim için en iyisini isteyen büyüklerimizi dinlemenin birçok nimetle sonuçlanabileceğini hatırlamamıza yardım eder (Mezmur 71:17, 18’i okuyun). Peki Naomi Rut’a hangi öğüdü verdi? Rut bu öğüdü dinlediği için gerçekten nimetler tattı mı?
Harman Yerinde
14. Harman yeri nasıl bir yerdi? Orada ne yapılırdı?
14 O akşam Rut harman yerine gitti. Genelde öğleden sonra ve akşamüzeri rüzgârın çok güçlü estiği bir yamaç ya da tepede bulunan harman yerinin düz ve sert bir zemini olurdu. Çiftçilerin ortak kullandığı harman yerinde işçiler tahıl tanelerini samandan ayırmak için yaba ya da kürekle harmanı havaya savururdu. Rüzgâr samanı alıp götürürken daha ağır olan tahıl taneleri yere düşerdi.
15, 16. (a) Akşam vakti harman yerindeki sahneyi anlatın. (b) Boaz ayakucunda Rut’un yattığını nasıl fark etti?
15 Artık akşam olmuştu; Rut dikkat çekmeden harman yerindeki işin yavaş yavaş sona erişini izliyordu. Boaz ise, harman savurma işini denetliyor, giderek büyüyen tahıl yığınlarına bakıyordu. İş bittikten sonra iştahla yemeğini yedi, ardından da yığınlardan birinin yanına uzandı. Anlaşılan bu, o dönemde yaygın bir âdetti; belki de, insanlar değerli hasadı hırsız ve yağmacılardan korumak için böyle yapıyorlardı. Rut, Boaz’ın yatmaya hazırlandığını gördü. Artık Naomi’nin tavsiyesini uygulama vakti gelmişti.
16 Kalbi küt küt atan Rut sessizce Boaz’a yaklaştı. Onun derin bir uykuda olduğunu anlayabiliyordu. Tam Naomi’nin söylediği gibi Boaz’ın ayaklarının üzerindeki örtüyü kaldırdı ve oraya uzanarak beklemeye başladı. Geçen zaman Rut’a asırlar gibi gelmiş olmalı. Sonunda, gece yarısı olduğunda Boaz kımıldanmaya başladı. Soğuktan titreyerek, herhalde ayaklarını tekrar örtmek için doğruldu. Ancak orada birinin olduğunu fark etti. Kutsal Kitap “[Boaz] baktı ki, ayaklarının dibinde bir kadın yatıyor!” der (Rut 3:8).
17. Rut’un davranışlarına cinsel imalar yüklemeye çalışanlar hangi iki basit gerçeği gözden kaçırıyor?
17 Kadına “Sen de kimsin?” diye sordu. Rut belki de sesi titreyerek “Ben hizmetçin Rut’um, hizmetçine kol kanat ger; çünkü sen bana akrabalık görevi yapabilecek birisin” dedi (Rut 3:9). Bazı çağdaş yorumcular, Rut’un söz ve davranışlarına cinsel imalar yüklemeye çalışıyor. Ancak onlar iki basit gerçeği gözden kaçırıyor. Birincisi, Rut yaşadığı dönemin örf ve âdetlerine göre davranıyordu; bu âdetlerin birçoğu bize çok yabancıdır. Bu nedenle Rut’un davranışlarını günümüzün yozlaşmış ahlak standartlarına göre değerlendirmek hata olur. İkinci olarak Boaz’ın verdiği tepki onun, Rut’un davranışlarını ahlaken temiz ve övülmeye değer bulduğunu net bir şekilde gösteriyor.
Rut, Boaz’ın yanına kendi çıkarlarını düşünmeden, temiz duygularla gitti
18. Boaz, Rut’u rahatlatmak için ne söyledi? Rut’un vefasıyla ilgili hangi iki örneğe değindi?
18 Boaz’ın nazik ve sakin ses tonu şüphesiz Rut’u rahatlattı. Boaz, “Yehova senden razı olsun kızım” dedi. “İlk yaptıklarından çok bu son yaptığınla vefanı gösterdin; çünkü yoksul olsun zengin olsun genç erkeklerin peşinden gitmedin” (Rut 3:10). Rut’un “ilk yaptıkları”, İsrail’e dönen Naomi’ye eşlik edip onunla ilgilenerek vefayla davranmasıydı. “Son yaptığı” ise o anki davranışıydı. Boaz, Rut gibi genç bir kadının evlenmek için zengin ya da fakir, çok daha genç birini kolaylıkla bulabileceğinin farkındaydı. Fakat Rut sadece Naomi için değil, Naomi’nin ölmüş olan kocası için de iyilik yapmak istiyordu; bu sayede kayınpederinin adı memleketinden silinip gitmeyecekti. Boaz’ın, bu genç kadının özverili davranışından böylesine etkilenmesinin nedenini anlamak hiç de zor değil.
19, 20. (a) Boaz neden Rut’la hemen evlenmedi? (b) Boaz, Rut’u ve onun namını düşündüğünü nasıl gösterdi?
19 Boaz sözlerine şöyle devam etti: “Hiç korkma kızım. İstediğin her şeyi yapacağım, çünkü bu şehirdeki herkes senin ne değerli bir kadın olduğunu biliyor” (Rut 3:11). Rut’la evlenme fikri Boaz’ın hoşuna gitmişti. Bu kadının kendisinden akrabalık görevini yapmasını istemesi belki de onu çok şaşırtmamıştı. Bununla birlikte Boaz doğruluğu seven bir adamdı, o sadece kendi tercihlerine göre hareket eden biri değildi. Rut’a, Naomi’nin ölen kocasının ailesinden, bu görevi yapabilecek daha yakın bir akrabası olduğunu söyledi. Boaz, Rut’un kocası olma fırsatını önce bu adama verecekti.
Rut başkalarına iyi ve saygılı davrandığı için “değerli bir kadın” olarak tanındı
20 Daha sonra Boaz, Rut’a tekrar yatmasını ve gece boyunca dinlenmesini söyledi. Rut sabaha karşı kimse görmeden oradan sessizce ayrılabilirdi. Boaz kendisinin ve Rut’un namını korumak istiyordu, çünkü insanlar onların ahlaksızlık yaptığını düşünebilirdi. Rut, ricasına böylesine nazik bir karşılık aldığı için belki de içi rahatlamış bir şekilde tekrar Boaz’ın ayakucunda yattı. Sonra gün henüz ağarmadan kalktı. Boaz cömertçe davranarak Rut’un pelerinini arpayla doldurdu ve Rut Beytlehem’e doğru yola çıktı (Rut 3:13-15’i okuyun).
21. (a) Hangi şey Rut’un “değerli bir kadın” olarak tanınmasına katkıda bulundu? (b) Onu nasıl örnek alabiliriz?
21 Boaz’ın sözleri üzerinde düşünmek Rut’u çok mutlu etmiş olmalı; o, yaşadığı şehirde “değerli bir kadın” olarak tanınıyordu. Rut’un, Yehova’yı tanımak ve O’na hizmet etmek üzere duyduğu arzunun bu nama sahip olmasında şüphesiz büyük payı vardı. Ayrıca Rut, kendisine çok yabancı olan örf ve âdetlere istekle uyarak, Naomi’ye ve onun halkına karşı çok iyi ve duyarlı davranmıştı. Biz de başkalarına ve onların yaşam tarzlarına, örf ve âdetlerine derin saygı duymaya çalışırsak Rut’un imanını örnek almış oluruz. Böylece harika bir nama sahip olabiliriz.
Rahat Edeceği Bir Yuva
22, 23. (a) Boaz’ın Rut’a verdiği hediyenin nasıl bir anlamı olabilir? (Dipnota bakın.) (b) Naomi, Rut’a ne yapmasını söyledi?
22 Rut eve geldiğinde Naomi, “Kızım, sen misin?” diye sordu. Naomi’nin bu soruyu sormasının nedeni belki hava karanlık olduğu için Rut’u tam olarak görememesiydi. Belki de onun hâlâ dul gelini mi, yoksa artık evlenmeyi ümit eden bir kadın mı olduğunu merak ediyordu. Rut kayınvalidesine hemen olan biteni anlattı. Aynı zamanda, Boaz’ın hediye olarak gönderdiği arpayı da verdic (Rut 3:16, 17).
23 Hikmetli bir kadın olan Naomi, Rut’a o gün başak toplamaya gitmeyip sessizce evde beklemesini söyledi. Ve şu sözleriyle onu rahatlattı: “Bu adam meseleyi bugün halletmeden rahat etmeyecek” (Rut 3:18).
24, 25. (a) Boaz kendi çıkarlarını düşünmeyen doğru bir adam olduğunu nasıl gösterdi? (b) Rut hangi nimetleri tattı?
24 Naomi Boaz’la ilgili sözlerinde kesinlikle haklıydı. Boaz şehir kapısına gitti; genelde şehrin ihtiyarları orada buluşurdu. Söz konusu yakın akraba geçene kadar bekledi. Boaz şahitlerin önünde adama, Rut’la evlenerek akrabalık görevini yapmasını teklif etti. Ancak adam, kendi mirasının tehlikeye girmesinden korktuğu için bunu kabul etmedi. Sonra Boaz, şehir kapısındaki şahitlerin önünde, Naomi’nin ölen kocası Elimelek’in tüm mal varlığını satın alarak ve Elimelek’in oğlu Mahlon’un dul kalan eşi Rut’la evlenerek akrabalık görevini yerine getireceğini söyledi. Bunu “ölmüş olan adamın adı kendi mirasıyla yaşasın” diye yapacağını dile getirdi (Rut 4:1-10). Boaz gerçekten de kendi çıkarlarını düşünmeyen doğru bir adamdı.
25 Boaz ve Rut evlendiler. Kutsal Yazılarda şöyle okuyoruz: “Yehova’nın lütfuyla kadın gebe kaldı ve bir oğul doğurdu.” Beytlehemli kadınlar Naomi’ye hayırdua ettiler ve Naomi’ye “yedi oğuldan daha hayırlı” olduğu için Rut’u övdüler. Yıllar sonra Rut’un oğlu, Kral Davut’un atası oldu (Rut 4:11-22). Davut da, İsa Mesih’in atalarından biriydi (Mat. 1:1).d
Yehova, Rut’u ödüllendirerek ona Mesih’in atalarından biri olma ayrıcalığını verdi
26. Rut ve Naomi hakkında öğrendiklerimiz bize hangi gerçeği hatırlatır?
26 Rut da Naomi gibi birçok nimet tattı. Naomi onun çocuğunu kendi çocuğu gibi gördü ve onu yetiştirirken Rut’a yardım etti. Bu iki kadının yaşamı şu gerçeği her zaman aklımızda tutmamıza yardım eder: İhtiyaçlarını karşılamak üzere alçakgönüllülükle çalışanların ve Tanrı’nın toplumuyla birlikte O’na vefayla hizmet edenlerin çabaları Yehova’nın gözünden asla kaçmaz. Yehova Tanrı, Boaz, Naomi ve Rut gibi sadık kullarını ödüllendirmeyi asla ihmal etmez.
a Naomi’nin de fark ettiği gibi Yehova’nın iyiliği sadece yaşayanları değil, ölüleri de kapsar. Naomi kocasını ve iki oğlunu kaybetmişti. Rut da kocasını kaybetmişti. Elbette bu erkekler, Rut ve Naomi için çok değerliydi. Dolayısıyla Rut ve Naomi’ye yapılan herhangi bir iyilik, aslında kocalarına da yapılmış oluyordu, çünkü kocaları yaşasaydı mutlaka eşlerinin ihtiyaçlarının karşılanmasını isterdi.
b Anlaşılan dul kalan bir kadınla evlenme hakkı, miras hakkı meselesinde olduğu gibi ölen adamın önce erkek kardeşlerinin, daha sonra en yakın erkek akrabalarınındı (Say. 27:5-11).
c Boaz, Rut’a “altı ölçek” arpa vermişti; bunun ağırlığı tam olarak bilinmemektedir. Boaz bu davranışıyla şunu ima etmiş olabilir: Nasıl altı çalışma gününün ardından Sebt günü dinlenmesi geliyorsa, Rut’un da bir dul olarak ağır koşullarda çalıştığı günlerin ardından, bir kocanın ve güvenli bir evin sağlayabileceği rahat bir yuvaya kavuşacağı günler yakındı. Öte yandan Rut daha fazlasını taşıyamayacağı için Boaz ona altı ölçek (belki de altı kürek dolusu) arpa vermiş olabilir.
-