-
“Gurbette Misafir” Olduğumuzu UnutmayalımGözcü Kulesi—2012 | 15 Aralık
-
-
“Gurbette Misafir” Olduğumuzu Unutmayalım
“Gurbette misafir ve yabancı olarak yaşayan sizlerin, beden arzularından kaçınmanızı rica ediyorum” (1. PET. 2:11).
1, 2. Petrus “seçilmiş kimseler” ifadesiyle kimleri kastetti? Onlardan neden “gurbette misafir” olarak söz etti?
İSA’NIN göğe çıkmasından yaklaşık 30 yıl sonra elçi Petrus, “Pontus, Galatya, Kapadokya, Asya ve Bitinya eyaletlerine dağılmış, gurbet hayatı yaşayan seçilmiş kimselere” hitaben bir mektup yazdı (1. Pet. 1:1). Petrus’un bu mektupta söz ettiği “seçilmiş kimseler”, kendisi gibi ruhla meshedilmiş, ‘yeniden doğmuş’ ve Mesih’le birlikte gökte hüküm sürmek üzere ‘yaşayan bir ümide kavuşmuş’ kişilerdi (1. Petrus 1:3, 4’ü okuyun). Peki elçi Petrus, bu seçilmiş kişilerden daha sonra neden “gurbette misafir ve yabancı” diye söz etti? (1. Pet. 2:11). Günlerimizde sadece 650 Şahitten 1’inin sembollerden aldığını düşünecek olursak, bu sözler bizim için ne anlama gelir?
2 Birinci yüzyılda yaşayan meshedilmiş kişiler için “gurbette misafir” ifadesinin kullanılması yerindeydi. Ne de olsa onlar yeryüzünde tekrar yaşamayacaktı. Kendisi de meshedilmiş ‘küçük sürüden’ olan elçi Pavlus şunları açıkladı: “Bize gelince, bizim vatanımız göklerdedir ve oradan bir kurtarıcının, Efendimiz İsa Mesih’in gelmesini özlemle bekliyoruz” (Luka 12:32; Filip. 3:20). Meshedilmişlerin ‘vatanı göklerde’ olduğundan, onlar yerdeki yaşamları sona erdiğinde gökte, ölümsüz bir yaşama kavuşur (Filipililer 1:21-23’ü okuyun). Bu nedenle, Şeytan’ın yönetimindeki bu dünyada onların gerçek anlamda “gurbette misafir” olduğu söylenebilir.
3. “Başka koyunlar” hakkında hangi soru ortaya çıkıyor?
3 Peki “başka koyunlar” hakkında ne denebilir? (Yuhn. 10:16). Kutsal Kitap onların cennet yeryüzünde sonsuza dek yaşayacaklarını söyler. Bu, yeryüzünde kalıcı bir yaşamları olacağı anlamına gelir. Fakat onlar da şimdi bir bakıma gurbette yaşıyor. Peki hangi anlamda?
‘TÜM YARATILANLAR İNLİYOR’
4. Dünya liderleri hangi konuda çaresiz durumda?
4 Yehova bu kötü sistemin var olmasına izin verdiği sürece, tüm insanlar Şeytan’ın isyanının yol açtığı acıları çekmeye devam edecek. Romalılar 8:22’de şunları okuyoruz: “Tüm yaratılanların şimdiye dek hep birlikte inleyip acı çektiğini biliyoruz.” Dünya liderleri, bilim insanları ve yardım kuruluşları içtenlikle çaba harcasalar da bu acıları engellemek konusunda ellerinden bir şey gelmiyor.
5. Milyonlarca kişi 1914’ten beri hangi adımı atıyor? Neden?
5 Bu nedenle milyonlarca kişi 1914’ten beri, Tanrı’nın Krallığının kralı olarak hüküm süren İsa Mesih’in yönetimi altında yaşamayı seçiyor. Onlar Şeytan’ın dünyasının bir kısmı olmak istemiyor. Bu kötü sistemi desteklemeyi reddediyorlar. Bunun yerine yaşamlarını ve olanaklarını Tanrı’nın Krallığını desteklemek ve O’na hizmet etmek için kullanıyorlar (Rom. 14:7, 8).
6. Yehova’nın Şahitleri hangi anlamda yabancı gibidir?
6 Evet, 200’den fazla ülkede yaşayan Yehova’nın Şahitleri yasalara saygılı vatandaşlardır. Fakat nerede yaşarlarsa yaşasınlar aslında hepsi yabancı gibidir. Siyasi ve sosyal sorunlarla ilgili meselelerde tarafsızlıklarını kesin olarak korurlar. Şimdiden, kendilerini Tanrı’nın hazırlayacağı yeni dünyanın vatandaşları olarak görürler. Bu kusurlu sistemde gurbette misafir olarak geçirdikleri günlerin çok yakında sona ereceğini bilmek onlara sevinç verir.
7. Tanrı’nın vefalı kulları ne zaman yeryüzünün kalıcı sakinleri olacaklar?
7 Mesih yakında Şeytan’ın kötü dünyasını yok etmek üzere yetkisini kullanacak. Onun kusursuz yönetimi günahı ve acıyı tüm yeryüzünden silecek. Yehova’nın haklı egemenliğine karşı isyanın görünür ve görünmez tüm sonuçlarını ortadan kaldıracak. Tanrı’nın vefalı kulları cennet yeryüzünün kalıcı sakinleri olacak (Vahiy 21:1-5’i okuyun). İşte o zaman, yaratılanlar tam anlamıyla ‘yozlaşmanın kölesi olmaktan kurtarılacak ve Tanrı çocuklarının görkemli özgürlüğüne kavuşacak’ (Rom. 8:21).
İSA’NIN TAKİPÇİLERİNDEN NE BEKLENİYOR?
8, 9. ‘Beden arzularından kaçınmak’ ne anlama gelir?
8 Petrus, İsa’nın takipçilerinden ne beklendiğini şu sözlerle açıkladı:“Sevgili kardeşlerim, gurbette misafir ve yabancı olarak yaşayan sizlerin, beden arzularından kaçınmanızı rica ediyorum. Çünkü canınıza karşı savaşanlar bu arzulardır” (1. Pet. 2:11). Bu öğüt öncelikle İsa’nın meshedilmiş takipçilerine verilmiş olsa da başka koyunlar için de geçerlidir.
9 Bazı arzularımızı Yaratıcının isteğine uygun şekilde karşılamamız yanlış değildir. Aslında bunlar yaşama zevk katar. Örneğin, güzel şeyler yiyip içmek, canlandırıcı faaliyetlere katılmak ve yapıcı dostluklar kurmak doğal arzulardır. Bir kişinin eşine karşı cinsel arzu duyması da doğal ve yerindedir (1. Kor. 7:3-5). Bununla birlikte, Petrus’un değindiği “beden arzuları” ‘canımıza karşı savaşan’ arzulardır. Bazı Kutsal Kitap çevirilerinde bu ifadenin anlamını daha açık şekilde vurgulamak için “bedensel tutkular” (Müjde) ya da “günahkâr arzular” (New International Version) gibi ifadeler kullanılır. Açıkça gördüğümüz gibi, Yehova’nın amacıyla çelişen ve Tanrı’yla ilişkimize zarar verebilecek her insani arzu denetim altında tutulmalıdır. Aksi halde, hayatımız tehlikeye girebilir.
10. İsa’nın takipçilerini bu dünyanın bir kısmı haline getirmek için Şeytan’ın kullandığı bazı tuzaklar nelerdir?
10 Şeytan amacı, bu dünyada “gurbette misafir” olarak yaşama kararlılığımızı zayıflatmaktır. Maddeciliğin göz alıcı cazibesi, ahlaksızlığın aldatıcılığı, toplumda önemli biri olmanın çekiciliği, “önce ben” düşüncesi ve milliyetçiliğin insanı saran etkisi; bunların hepsinin Şeytan’ın tuzakları olduğunu gözden kaçırmamalıyız. Bu olumsuz beden arzularının bizi etkilemesine izin vermemeye kararlı olursak, Şeytan’ın dünyasının bir kısmı olmak istemediğimizi açıkça ortaya koyarız. Ayrıca bu kötü dünyada sadece misafir olduğumuzu göstermiş oluruz. Bizim asıl isteğimiz ve hedefimiz bu dünyanın değil, Tanrı’nın yeni dünyasının kalıcı sakinleri olmaktır.
İYİ YAŞAYIŞI SÜRDÜRMEK
11, 12. Bazen yabancılar hakkında nasıl düşünülebilir? Bazı kişiler Yehova’nın Şahitleri hakkında nasıl konuşabilir?
11 Petrus “gurbette misafir” olan İsa’nın takipçilerinden beklenenleri açıklamaya devam etti ve 12. ayette şöyle dedi: “Dünyadaki milletler arasında iyi yaşayışınızı sürdürün ki, sizi kötülük yapmakla suçladıkları konularda iyi davranışlarınızı görerek, denetleme gününde Tanrı’yı yüceltsinler.” Yabancılar, yani kendi memleketinden uzakta gurbet hayatı yaşayanlar bazen eleştirilir. Çevrelerindeki insanlardan farklı oldukları için bazıları onların kötü olduğunu bile düşünebilir. Konuşmaları, davranışları, giyimleri, hatta bakışları bile başkalarından farklı olabilir. Fakat bu kişiler iyi davranışlarda bulunduklarında onlar hakkındaki olumsuz yorumların yersiz olduğu anlaşılır.
12 Benzer şekilde İsa’nın gerçek takipçileri de giyim kuşamlarıyla, sohbet ya da eğlence alanlarındaki seçimleriyle çevrelerindeki çoğu insandan farklıdır. Bu farklılıklar bazen yanlış bilgilendirilmiş kişilerin onlar hakkında olumsuz düşünmesine neden olabilir. Öte yandan, onları gözlemleyen başka kişiler, iyi yaşamları nedeniyle övgü dolu sözler söyleyebilir.
13, 14. Hikmet nasıl “kendi işleriyle haklı çıkar”? Örnek verin.
13 Evet, bir kişinin iyi yaşayışı kendisiyle ilgili haksız eleştirilere bir yanıt oluşturabilir. Tanrı’ya kusursuz şekilde sadık kalan tek insan İsa’ydı, fakat o bile haksız yere suçlandı. Bazıları ona, “Obur ve şaraba düşkün adam, vergi tahsildarlarının ve günahkârların dostu” dedi. Fakat İsa, Tanrı’ya hizmet ederken sürdürdüğü hikmetli yaşam tarzıyla, böyle biri olmadığını kanıtladı. Şöyle dedi: “Hikmet kendi işleriyle haklı çıkar” (Mat. 11:19). Bugün de durum aynıdır. Örneğin, Selters’deki (Almanya) Beytel binalarının çevresinde yaşayan bazı kişiler, orada hizmet eden kardeşlerimizin tuhaf insanlar olduğunu düşünüyor. Fakat belediye başkanı kardeşlerimiz hakkında şu olumlu sözleri söyledi: “Orada hizmet eden Şahitlerin kendilerine özgü bir yaşam tarzı var, fakat bu yaşam tarzıyla toplumdaki başka kişileri hiçbir zaman rahatsız etmiyorlar.”
14 Yakın zamanda Moskova’daki (Rusya) Yehova’nın Şahitleri de benzer bir durum yaşadı. Onlar bazı haksız suçlamalara uğramıştı. Strazburg’daki (Fransa) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 2010 yılının Haziran ayında şöyle bir karar aldı: “Mahkeme başvuru sahiplerinin din özgürlüğüne ve dernek kurma hakkına yapılan müdahaleyi haklı bulmamıştır. Yerel mahkemeler, başvuru sahibi topluluğun aileleri parçalama, intihara teşvik, yani tıbbi tedaviyi reddetme gibi eylemlerden suçlu olduğuna dair ‘yerinde ve yeterli’ kanıtlar sunamamıştır.” Dolayısıyla, “yerel mahkemelerin katı kanunlara dayanarak verdikleri hükümlerin, hangi yasal amaçla olursa olsun orantısız ve aşırı ağır olduğuna” karar verildi.
OTORİTEYE BOYUN EĞMEK
15. İsa’nın dünya çapındaki takipçileri Kutsal Kitaptaki hangi ilkeyi uygular?
15 Moskova’daki Yehova’nın Şahitleri, dünya çapındaki diğer kardeşleri gibi, İsa’nın takipçilerinden beklenen başka bir talebi daha yerine getiriyor. Petrus bu konuda şöyle yazmıştı: “Efendimizin hakkı için, insan yapısı her idari düzene boyun eğin. Gerek başınızdaki bir krala, gerek . . . . valilere, böyle davranın” (1. Pet. 2:13, 14). İsa’nın takipçileri bu kötü dünyanın bir kısmı olmasalar da, Pavlus’un söylediği gibi ‘vicdanlarından ötürü’ baştaki yetkililere istekle boyun eğerler (Romalılar 13:1, 5-7’yi okuyun).
16, 17. (a) Yönetime isyan eden kişiler olmadığımız neden söylenebilir? (b) Bazı siyasi liderler neyi kabul ediyor?
16 Yehova’nın Şahitlerinin bu sistemde “gurbette misafir” olarak yaşaması, devlet yönetimine karşı yapılan sessiz bir eylem değildir. Onlar siyasi ve sosyal meseleler hakkında başkalarının kararlarına karşı çıkmaz ya da onları eleştirmezler. Bazı dini grupların tersine Yehova’nın Şahitleri politikaya karışmazlar. Siyasi liderlerin halkı yönetme şeklini değiştirmeye kalkışmazlar. Şahitlerin toplum düzenini bozmaya çalıştığı ya da halkı devlete karşı isyana sürüklediği yönündeki iddiaların hiçbir temeli yoktur!
17 İsa’nın takipçileri, Kutsal Kitaptaki “krala saygı duyun” öğüdüyle uyumlu davranarak yönetimdeki yetkililere itaat eder, konumları nedeniyle onlara gereken saygı ve itibarı gösterirler (1. Pet. 2:17). Bazen yetkililer Yehova’nın Şahitlerinin tehlikeli insanlar olduklarını düşünmek için herhangi bir neden olmadığını kabul ediyor. Örneğin Alman siyasetçi Steffen Reiche şöyle dedi: “Yehova’nın Şahitlerinin kamplarda ve hapishanelerde sergilediği tutum, demokratik yapıdaki devletlerin varlığını sürdürebilmesi için bugün de gerekli olan çok önemli nitelikler içerir. Onlar SS görevlileri karşısında kararlı tavırlarını korudular ve diğer mahkûmlara insanca davrandılar. Yabancılara ve siyasi ya da ideolojik görüşleri farklı olan kişilere karşı artan şiddet hareketleri düşünüldüğünde, bu nitelikler ülkemizdeki her vatandaşın sahip olması gereken niteliklerdir.”
SEVGİ GÖSTERMEK
18. (a) Bütün kardeşler topluluğunu sevmemiz neden doğaldır? (b) Çevremizdeki insanlar Yehova’nın Şahitleri hakkında neyi fark ediyor?
18 Petrus şunları yazdı: “Bütün kardeşler topluluğunu sevin, Tanrı’dan korkun” (1. Pet. 2:17). Yehova’nın Şahitleri Tanrı’yı üzmekten korkarlar. Bu sağlıklı korku, Tanrı’nın isteğini yapmak üzere Şahitleri teşvik eden başka bir etkendir. Onlar dünya çapında aynı hedefe sahip kardeşler topluluğunun bir kısmı olarak, Yehova’ya hizmet etmekten mutluluk duyar. Bu nedenle, onların ‘bütün kardeşler topluluğunu sevmelerinden’ daha doğal bir şey olamaz. Bugünün bencil dünyasında eşine çok nadir rastlanan bu kardeş sevgisi, Şahit olmayan kişileri bazen şaşırtabilir. Örneğin, seyahat şirketinde çalışan bir tur rehberi 2009’da Almanya’da düzenlenen bir uluslararası ibadette Şahitlerin yabancı delegelere gösterdikleri sevgi ve yardımseverlik karşısında hayrete düştü. Rehber olarak çalıştığı yıllar içinde böyle bir şeye daha önce hiç rastlamadığını söyledi. Şahitlerden biri bu rehberle ilgili şunu belirtti: “Bizim hakkımızdaki fikirlerini dile getirirken ne kadar etkilendiği ve şaşırdığı sesinden belli oluyordu.” Siz de katıldığınız büyük ibadetlerde insanların Şahitler hakkında böyle sözler söylediğine tanık oldunuz mu?
19. Hangi konuda kararlı olmalıyız? Neden?
19 Gördüğümüz gibi, Yehova’nın Şahitleri Şeytan’ın bu sisteminde gerçek anlamda “gurbette misafir” olduklarını birçok yolla gösterirler. Böyle bir yaşam sürmeye kararlı olan ve bundan sevinç duyan Şahitler, çok yakında Tanrı’nın yeni dünyasının kalıcı sakinleri olmayı ümit ediyor. Siz de sağlam temellere dayanan böyle bir ümide sahip misiniz?
-
-
“Yabancılar” Hakiki Tapınmada BirleşiyorGözcü Kulesi—2012 | 15 Aralık
-
-
“Yabancılar” Hakiki Tapınmada Birleşiyor
“Yabancılar sizin çiftçileriniz, bağcılarınız olacak. Sizler Yehova’nın kâhinleri olarak adlandırılacaksınız” (İŞA. 61:5, 6).
1. Bazı insanların yabancılar hakkındaki görüşü nedir? Bu görüş gerçeklerle neden uyuşmaz?
ÖNCEKİ makalede gördüğümüz gibi bazı insanlar yabancıları küçümser, hor görür hatta onlara kötü davranır. Fakat bir kişiye başka milletten olduğu için böyle davranmak saygısızlıktır. Aslında bunu yapan biri gerçekleri göremiyor demektir. Bir kaynak şöyle diyor: “Irkları farklı olsa da Kutsal Kitabın dediği gibi tüm insanlar kardeştir” (The Races of Mankind). Kardeşler birbirinden oldukça farklı olabilir, fakat bu onların kardeş olduğu gerçeğini değiştirmez.
2, 3. Yehova’nın yabancılarla ilgili görüşü nedir?
2 Nerede yaşıyor olursak olalım, çevremizde mutlaka yabancılar vardır. Kanun Ahdi aracılığıyla Yehova Tanrı’yla özel bir ilişkiye sahip olan eski İsrailoğulları arasında da başka milletlerden insanlar yaşıyordu. İsrailoğullarından olmayan bu kişiler sınırlı haklara sahip olsa da, halk onlara saygılı davranmalı ve haksızlık etmemeliydi. Biz de böyle davranmalıyız. İsa’nın gerçek takipçileri arasında ayrımcılığa ve önyargıya yer yoktur. Elçi Petrus bu konuda şöyle dedi: “Şunu kesinlikle anlıyorum ki, Tanrı taraf tutmuyor, her millette Kendisinden korkan ve doğruluktan ayrılmayan kişi O’nun gözünde makbuldür” (Elçi. 10:34, 35).
3 Yehova yabancıların eski İsrail toplumuyla birlikte yaşamasına izin vermişti ve bu yabancılar onlara yakın olmaktan yarar görmüştü. Elçi Pavlus yıllar sonra söylediği şu sözlerle Yehova’nın görüşünü ortaya koydu: “Tanrı yalnızca Yahudilerin Tanrısı mı? Diğer milletlerden insanların da Tanrısı değil mi?” (Rom. 3:29; Yoel 2:32).
4. “Tanrı’nın İsraili”nde kimsenin yabancı olmadığı neden söylenebilir?
4 Yeni ahit sayesinde, Tanrı’yla özel bir ilişkiye sahip olan eski İsrail milletinin yerini İsa’nın meshedilmiş takipçileri aldı. Bu nedenle onlara “Tanrı’nın İsraili” dendi (Gal. 6:16). Pavlus’un açıkladığı gibi bu yeni millette “Yunanlı ya da Yahudi, sünnetli ya da sünnetsiz, yabancı, İskit, köle veya özgür ayrımı yoktur; Mesih her şeydir ve hepsindedir” (Kol. 3:11). Dolayısıyla İsa’nın meshedilmiş takipçilerinin cemaatinde aslında yabancı yoktu.
5, 6. (a) İşaya 61:5, 6 ayetiyle ilgili hangi soru ortaya çıkabilir? (b) İşaya’nın söz ettiği “Yehova’nın kâhinleri” ve “yabancılar” kimlerdir? (c) Bu iki grubun ortak özelliği nedir?
5 Öte yandan, bazı kişiler İşaya’nın 61. bölümüne dikkat çekebilir. Orada kayıtlı peygamberlik sözleri, günlerimizde İsa’nın takipçilerinin cemaatinde gerçekleşiyor. 6. ayet “Yehova’nın kâhinleri” olarak hizmet eden kişilerden söz eder. Fakat 5. ayet bu ‘kâhinlerle’ işbirliği yapan ve birlikte çalışan kişilerden “yabancılar” olarak söz eder. Bu sözler nasıl anlaşılmalı?
6 “Yehova’nın kâhinleri”, “birinci dirilmede yeri olan” ve “Mesih’le birlikte bin yıl kral olarak hüküm sürecek” meshedilmiş Hıristiyanlardır (Vah. 20:6). Bu grubun yanı sıra, bir de İsa’nın yeryüzünde yaşamayı ümit eden sadık takipçileri var. Bu kişiler, her ne kadar gökte yaşamayı ümit eden meshedilmişlerle birlikte çalışıp onlarla yakın ilişki içinde olsalar da mecazi anlamda ‘yabancıdırlar.’ Onlar “Yehova’nın kâhinleri”ni büyük bir sevinçle destekler; sanki ‘çiftçileri’ ve ‘bağcılarıymış’ gibi onlarla birlikte hizmet ederler. İyi haberi duyurarak ve dünya çapında yürütülen öğretim işine katılarak, meshedilmişlerin Tanrı’nın ismini yüceltmesine yardım ederler. Gerçekten de hem meshedilmişler hem de “başka koyunlar”, Tanrı’ya sonsuza dek hizmet etmek isteyen doğru yürekli kişileri buluyor ve öğrendiklerini uygulamak konusunda onlara sevgiyle yardım ediyorlar (Yuhn. 10:16).
İBRAHİM GİBİ “GURBET HAYATI” YAŞAYANLAR
7. İsa’nın günümüzdeki takipçileri ne bakımdan eski devirlerde yaşamış İbrahim’e ve diğer sadık kişilere benzer?
7 Önceki makalede ele alındığı gibi, İsa’nın gerçek takipçileri Şeytan’ın bu kötü dünyasında gurbette misafir ve yabancı gibi yaşarlar. Onlar bu bakımdan, eski devirlerde yaşamış İbrahim’e ve diğer sadık kişilere benzer. Kutsal Kitap İbrahim’in “o topraklarda yabancı ve gurbette” olduğunu söyler (İbr. 11:13). Ümidimiz ister yerde ister gökte yaşamak olsun, bizim de İbrahim gibi Yehova ile yakın bir ilişkiye sahip olma ayrıcalığımız var. Yakup şöyle yazmıştı: “İbrahim Yehova’ya iman etti ve doğru bir kişi sayıldı . . . . Böylece ona ‘Yehova’nın dostu’ dendi” (Yak. 2:23).
8. İbrahim’e hangi vaat verilmişti? O, bu vaadin gerçekleşmesiyle ilgili ne düşündü?
8 Tanrı’nın İbrahim’e verdiği vaade göre onun soyu aracılığıyla sadece bir millet değil, yeryüzündeki tüm milletler nimetler elde edecekti (Başlangıç 22:15-18’i okuyun). İbrahim bu vaadin gerçekleştiğini görmese de, Yehova’ya güvenini hiç kaybetmedi. Ömrünün yarısından fazlasını ailesiyle diyar diyar göç ederek geçirdi. Bu süre içinde İbrahim Yehova’yla dostluğunu korudu.
9, 10. (a) İbrahim’i hangi açılardan örnek alabiliriz? (b) İnsanlara hangi daveti ulaştırıyoruz?
9 Ümidinin gerçekleşmesi için ne kadar beklemesi gerektiğini bilmediği halde İbrahim’in Yehova’ya bağlılığı sarsılmadı ve sevgisi azalmadı. O gurbette misafir olduğunu asla unutmadı ve gittiği herhangi bir yere kalıcı olarak yerleşmeyi hiç düşünmedi (İbr. 11:14, 15). Biz de İbrahim gibi basit bir yaşam sürelim ve mal mülk, ün ya da kariyer edinme peşinde koşmayalım. Çok yakında yok olacak bu sistemde, insanların deyimiyle “normal” bir yaşam sürmeye neden gayret edelim ki? Geçici olan bir şeye sımsıkı bağlanmaya çalışmak anlamsız olmaz mı? İbrahim gibi biz de çok daha iyi bir gelecek bekliyoruz. Ümidimizin gerçekleşmesini sabırla ve güvenle beklemeye hazırız (Romalılar 8:25’i okuyun).
10 Yehova tüm milletlerden insanları İbrahim’in soyu aracılığıyla nimetler elde etmeleri için davet etmeyi sürdürüyor. Bu daveti insanlara ulaştırmak amacıyla “Yehova’nın kâhinleri”, başka koyunlardan oluşan “yabancılar”la birlikte, tüm dünyada 600’den fazla dilde bir duyuru faaliyeti sürdürüyor.
SINIRLARIN ÖTESİNE BAKIN
11. Süleyman tüm milletlerden insanlar hakkında ne söyledi?
11 Süleyman, MÖ 1026’da mabedi hizmete açarken Yehova’nın İbrahim’e yaptığı vaade uygun olarak, tüm milletlerden insanların Yehova’yı yücelteceğini söyledi. O içtenlikle şöyle dua etti: “Halkın İsrail’den olmayan ve Senin isminden ötürü uzak bir memleketten gelen yabancı da, gelip bu eve doğru dua ederse (çünkü büyük ismini, uzattığın elini ve kolunun kuvvetini duyacaklar), göklerden, kalıcı meskeninden işit ve o yabancının tüm dileklerini yerine getir; böylece yeryüzündeki tüm milletler Senin ismini bilsin, halkın İsrail gibi Senden korksun” (1. Kral. 8:41-43).
12. Yehova’nın Şahitleri yaşadıkları ülkelerde neden yabancı gibidir?
12 Yabancı sözcüğü temel anlamda, kendi memleketinden farklı bir ülkede yaşayan ya da orayı ziyaret eden kişi anlamına gelir. Bu tanım, Yehova’nın Şahitlerini çok iyi anlatıyor. Onlar öncelikle gökte hüküm süren Tanrı’nın Krallığına bağlılık duyar. Bu nedenle, içinde bulundukları toplum onları garip kişiler olarak görse de, siyasi meselelerde kesinlikle tarafsız kalırlar.
13. (a) Bir kişinin “yabancı” olarak görülmesinin nedeni ne olabilir? (b) Yehova’nın tüm insanlarla ilgili başlangıçtaki amacı neydi?
13 Yabancılar genelde kendilerine özgü belli başlı özellikleriyle tanınırlar. Bu özellikler arasında dilleri, gelenekleri, fiziksel görünüşleri hatta giyim tarzları sayılabilir. Ancak milliyetleri ne olursa olsun, diğer insanlarla aralarındaki ortak özellikler saydığımız bu farklılıklardan daha önemlidir. Aslında bir kişinin yabancı olarak görülmesinin nedeni onun sadece bazı yönlerden farklı olmasıdır. Kişinin bizden farklı yönlerinin ötesine bakmayı başarırsak, o kişi artık bizim için bir yabancı olmaz. Eğer tüm insanlar sadece tek bir yönetim altında yaşıyor olsaydı, siyasi anlamda kimse yabancı sayılmazdı. Aslında Yehova’nın başlangıçtaki amacı, yarattığı tüm insanların tek bir aile olarak tek bir yönetim altında birlik içinde yaşamasıydı. Şu anki sistemde dünyadaki herhangi bir yönetimin bunu başarması mümkün mü?
14, 15. Yehova’nın Şahitleri bir grup olarak neyi başarmıştır?
14 Böyle bencil ve milliyetçi bir dünyada, sınırların ötesine bakabilen kişiler olduğunu görmek çok sevindirici! Elbette önyargıları yenmek kolay değildir, fakat bunu başaran kişiler var. Örneğin, CNN televizyon kanalının kurucusu Ted Turner çeşitli milletlerden yetenekli insanlarla yaptığı çalışmalara değinerek şöyle diyor: “Bu insanlarla tanışmak inanılmaz bir deneyimdi. Zaman içinde onları ‘yabancı’ olarak değil, benim gibi bu gezegende yaşayan insanlar olarak gördüm. Giderek ‘yabancı’ sözcüğünün küçük düşürücü olduğunu düşünmeye başladım. CNN’de hem yayın sırasında hem de işyerindeki sohbetlerde bu sözcüğün kullanılmaması için kural koydum.”
15 Tüm dünyada sadece Yehova’nın Şahitleri bir grup olarak Tanrı’nın düşünüş tarzını benimsemiştir. Onlar tüm milletlerden insanları Yehova’nın gördüğü gibi görmeyi öğrenerek zihinsel ve duygusal açıdan milliyetçilik engelini aşıyorlar. Başka milletlerden insanlara karşı davranışlarında güvensizlik, kuşku, hatta nefret duyguları yansıtmak yerine, bu insanların çeşitli özelliklere ve yeteneklere sahip olduklarını görmekten sevinç duyarlar. Yehova’nın Şahitlerinin bunu nasıl başarabildiğini hiç düşündünüz mü? Başkalarıyla ilişkilerinizde bu size nasıl yarar sağladı?
KİMSENİN “YABANCI” OLMAYACAĞI BİR DÜNYA
16, 17. Vahiy 16:16 ve Daniel 2:44 ayetlerindeki sözler gerçekleştiğinde neler yaşanacak?
16 Çok yakında yeryüzündeki tüm milletler, İsa Mesih ve gökteki ordusuna karşı toplanıp Tanrı’nın yönetimine karşı savaşacak. Bu savaş Kutsal Kitapta “Armagedon” olarak adlandırılır (Vah. 16:14, 16; 19:11-16). Daniel peygamber 2.500 yıldan fazla bir zaman önce, Tanrı’nın amacına ters düşen tüm insan yönetimlerinin başına gelecekleri bildirerek şöyle yazdı: “Bu kralların zamanında, göklerin Tanrısı asla yıkılmayacak bir krallık kuracak. O krallık başka bir halkın eline geçmeyecek. Bütün bu krallıkları ezip sona erdirecek ve kendisi sonsuza dek duracak” (Dan. 2:44).
17 Bu sözler gerçekleştiğinde neler yaşayacağınızı hiç düşündünüz mü? Bugün insanları birbirine yabancı yapan ulusal sınırlar artık olmayacak. Fiziksel görünüş konusunda olabilecek her türlü farklılık ise Tanrı’nın yarattığı şeylerde var olan harika çeşitliliğin bir örneği olacak. Böyle heyecan verici bir ümide sahip olmak, hepimizi Yaratıcımız Yehova Tanrı’yı yüceltmek için elimizden geleni yapmaya teşvik etmeli.
Ulusal sınırların ortadan kalktığı ve kimsenin “yabancı” olmadığı bir zamanın gelmesini özlemle bekliyor musunuz?
18. Hangi gelişmeler Yehova’nın Şahitlerinin başka insanları “yabancı” olarak görmediğini ortaya koyuyor?
18 Tüm dünyada böyle bir değişikliğin olacağına inanmak sadece bir hayal mi? Hayır. Aslında buna inanmak gayet mantıklıdır. İnsanları milliyetine göre sınıflandırmayan Yehova’nın Şahitleri, bugün bile kimseyi “yabancı” olarak görmez. Örneğin bir süre önce, gözetim işini kolaylaştırmak ve duyuru faaliyetini daha etkili şekilde yürütmek için bazı küçük Bürolar birleştirildi (Mat. 24:14). Bu birleşme kararları, yasaların izin verdiği ölçüde milli farklılıklar gözetilmeden verildi. Bu da, Yehova’nın kral olarak atadığı İsa Mesih’in insanları birbirinden ayıran tüm sınırları ortadan kaldırabildiğinin görünür bir kanıtıdır. Yakında İsa ‘son zaferini’ de tamamlayacak (Vah. 6:2).
19. Hakikatin temiz dili neyi başarıyor?
19 Farklı milletlerden gelen, dolayısıyla da birçok farklı dil konuşan Şahitler hakikatin temiz dilini kullanmaya ve korumaya özen gösterirler. Bu sayede aralarında bozulması imkânsız bir bağ oluşur (Tsefanya 3:9’u okuyun). Şahitlerin oluşturduğu uluslararası aile, her ne kadar Şeytan’ın kötü sisteminin içinde bulunsa da onun bir kısmı değildir. Bu ailede şimdiden görülen birlik, yeni dünyada kimsenin yabancı olmayacağının bir kanıtıdır. O zaman yeryüzündeki herkes, daha önce değinilen şu sözlerin doğruluğunu kendi gözleriyle görecek: “Irkları farklı olsa da Kutsal Kitabın dediği gibi tüm insanlar kardeştir.”
-