Watchtower ONLINE KÜTÜPHANE
Watchtower
ONLINE KÜTÜPHANE
Türkçe
  • KUTSAL KİTAP
  • YAYINLAR
  • İBADETLER
  • Annen ve Baban
    Gençler Soruyor: Sorular ve Pratik Cevaplar, 2. Kitap
    • 6. KISIM

      Annen ve Baban

      Annenle baban ergenlik çağının yarattığı fiziksel ve duygusal değişim karmaşasından çıkalı çok oldu. Dolayısıyla deneyim avantajına sahipler. Mantıken bu karmaşık dönemde sana en iyi onlar rehber olmalı. Ancak bazen anne babalar çözümden çok sorunun bir parçasıymış gibi görünür. Örneğin aşağıdaki durumlardan birini yaşıyor olabilirsin:

      ❏ Annemle babam yaptığım hiçbir şeyi beğenmiyor.

      ❏ Babam (ya da annem) uyuşturucu veya alkol bağımlısı.

      ❏ Annemle babam hep tartışıyor.

      ❏ Annemle babam ayrı yaşıyor.

      21-25. Bölümler bu ve benzeri sorunlarla başa çıkmana yardım edecek.

  • Eleştirildiğimde Ne Yapabilirim?
    Gençler Soruyor: Sorular ve Pratik Cevaplar, 2. Kitap
    • 21. BÖLÜM

      Eleştirildiğimde Ne Yapabilirim?

      “Annem dedektif gibiydi. Her zaman bir hatamı arardı. Ben evde yapmam gereken işleri daha bitiremeden yaptıklarımı inceler, eksiklerimi bulmaya çalışırdı” (Craig).

      “Annemle babam her zaman bana vaaz verecek bir konu bulurdu. Okul, ev, cemaat . . . . Hayatımı bir türlü düzene sokamadığımı söylerlerdi. Beni hiç rahat bırakmıyorlardı” (James).

      SANA da yaptığın hiçbir şey anne babanı hoşnut etmeye yetmiyormuş gibi geliyor mu? Her hareketin büyüteç altındaymış gibi mi hissediyorsun? Sanki sürekli izleniyor ve inceleniyor ama bir türlü sınavı geçemiyor musun?

      Aşağıdaki sözlerden hangisini en sık duyuyorsun?

      ❏ Odan hep darmadağınık.

      ❏ Çok fazla televizyon izliyorsun.

      ❏ Çok geç yatıyorsun.

      ❏ Seni hep ben mi uyandıracağım?

      Aşağıdaki satıra anne babanın seni en çok sıkan hatırlatma veya eleştirisini yaz.

      ․․․․․

      Emir ve eleştirilerin sinirini bozabileceği doğru. Ama bir de şöyle düşün: Annen baban hiç öğüt vermeseydi ya da seni terbiye etmeseydi, seninle ilgilenmediklerini düşünmez miydin? (İbraniler 12:8). Terbiye, anne babanın sevgisinin kanıtıdır. Kutsal Kitap bir babanın, “hoşnut olduğu oğluna” yanlışını göstereceğini söyler (Özdeyişler 3:12).

      Öyleyse anne baban seninle yanlışını gösterecek kadar ilgilendiği için minnettar olabilirsin. Sonuçta gençsin ve onlardan daha deneyimsizsin. Er geç düzeltilmeye ihtiyacın olacak. Sana yol gösteren biri olmazsa kolayca ‘gençlik arzularına’ yenilebilirsin (2. Timoteos 2:22).

      Ama İnsan Üzülüyor!

      Elbette “terbiye o anda insana sevindirici değil üzücü gelir” (İbraniler 12:11). Özellikle de gençken böyledir. Fakat bu çok doğal. Kişiliğin henüz gelişme aşamasında. Hâlâ büyüyorsun ve kim olduğunu keşfediyorsun. Bu yüzden dikkatle düşünülmüş ve nazikçe ifade edilmiş olsa bile, eleştiriler seni kızdırabilir.

      Böyle hissetmen normal, çünkü başkalarının senin hakkındaki sözleri kendine verdiğin değeri kolayca etkileyebilir. Özellikle de annenle babanın görüşü kendine verdiğin değeri büyük oranda etkiler. Dolayısıyla annen ya da baban sana hatanı gösterdiğinde ya da bir şeyi yapma tarzını beğenmediğinde bu seni yıkabilir.

      Peki annen baban birkaç hatana dikkat çekti diye, yaptığın hiçbir şeyin yeterince iyi olmadığını ya da hiçbir şeyi beceremediğini mi düşünmelisin? Hayır. Tüm insanlar kusursuzluktan çok uzak (Vaiz 7:20). Ve hata yapmak öğrenme sürecinin bir parçası (Eyüp 6:24). Peki annen ya da baban sen hata yaptığında çok şey söylüyor ama doğru bir şey yaptığında pek bir şey söylemiyorsa? Bu seni üzebilir. Yine de hiçbir şey beceremediğin anlamına gelmez.

      Neden Eleştiriyorlar?

      Bazen annen ya da baban sen büyük bir hata yaptığın için değil de kendi morali bozuk olduğu için fazla eleştirici olabilir. Annen acaba zor bir gün mü geçirdi? Bir hastalıkla mı mücadele ediyor? O zaman odan pırıl pırıl değilse buna her zamankinden daha çabuk kızabilir. Baban ailenizin ekonomik sorunları yüzünden sinirli ya da gergin mi? O zaman “kılıç saplar gibi düşüncesizce” konuşabilir (Özdeyişler 12:18). Tabii ki böyle haksız eleştiriler sinir bozucudur. Fakat uğradığın haksızlık üzerinde durmaktansa, ki bu seni daha fazla üzmekten başka işe yaramaz, anne babanın hatalarını görmezden gelmeye çalış. Unutma, “Hepimiz birçok kez hata yaparız. Konuşurken hataya düşmeyen kimse . . . . kusursuz biridir” (Yakup 3:2).

      Kusurlu insanlar olarak annen baban da kendilerini yetersiz hissedebilir. Aslında sen hata yaptığında onlar bunun kendi hatalarından kaynaklandığını düşünebilir. Örneğin bir anne, kötü karne getirdiği için kızına kızabilir. Fakat aslında “Ben iyi bir anne değilim, kızımı başarılı olması için motive edemiyorum” diye düşünüyor olabilir.

      Eleştirildiğinde Serinkanlı Kal

      Eleştirinin sebebi ne olursa olsun önemli olan bununla nasıl baş edeceğindir. Öncelikle, hemen parlamamaya dikkat et. Özdeyişler 17:27 şöyle der: “Bilgili kişi dilini tutar; ayırt edici insan serinkanlıdır.” Eleştirildiğinde nasıl “serinkanlı” kalabilirsin? Aşağıdaki yöntemleri dene:

      Dinle. Hemen davranışlarını haklı çıkarmaya çalışmak ya da suçsuz olduğunu söylemek yerine, duygularını kontrol altında tutmaya çalış ve anne babanın söyleyeceklerini dinle. İsa’nın öğrencisi Yakup Hıristiyanlara ‘dinlemeye hevesli olmalarını, fakat konuşmakta ve gazaplanmakta acele etmemelerini’ söyledi (Yakup 1:19). Annen ya da baban konuşurken öfkeyle onun sözünü kesersen kendisini dinlemediğini düşünecek. Bu da onu sinirlendirecek ve kesinlikle daha az değil, daha çok öğüt verecek.

      Düşün. Bazen anne babanın pek de nazik bir şekilde öğüt vermediğini düşünebilirsin. O zaman seninle konuşma tarzları yerine ne söylediklerine odaklan. Kendine şöyle sor: “Bu eleştirinin hangi kısmını doğru buluyorum? Anne babam daha önce de bu konuda şikâyet ettiler mi? İstediklerini yaparsam ne kaybederim?” Unutma ki şu an durum nasıl görünürse görünsün onlar seni sevdikleri için eleştiriyorlar. Eğer gerçekten sevmeselerdi seni terbiye etmeye hiç çalışmazlardı (Özdeyişler 13:24).

      Anladığını belli et. Eğer anne babanın öğüdünü kendi sözlerinle, saygılı biçimde tekrarlarsan, onları dinlediğini anlamalarını sağlarsın. Örneğin annen ya da baban şöyle diyebilir: “Odan hep darmadağınık. Toplamazsan sana dışarı çıkmak yasak!” Oysa sana göre odan gayet iyi durumda. Tabii bunu dile getirmen pek işe yaramayacaktır. Meseleyi onun açısından görmeye çalış. Alaycı olmadan şöyle bir şey söylemek daha iyi olur: “Haklısın anne. Odam biraz karışık. Şimdi mi yoksa yemekten sonra mı toplayayım?” Anne babanın eleştirisini bu şekilde kabul ettiğinde büyük ihtimalle ortam yumuşayacaktır. Tabii onların dediğini yapman da gerekir (Efesoslular 6:1).

      Bekle. Eğer anne babanın kızdığı konuda bir mazeretin varsa, önce senden istediklerini yap, mazeretini sonra söyle. Kutsal Kitap “Dilini tutan sağgörülü davranır” der (Özdeyişler 10:19). Anne baban kendilerini gerçekten dinlediğini gördüğünde seni daha kolay dinleyecektir.

      Sayılan adımlardan hangisi üzerinde daha çok çalışman gerektiğini yaz. ․․․․․

      Çabalarının Karşılığını Alacaksın

      Altın bulmak için biraz zahmet çekmeye razı olur muydun? Kutsal Kitap hikmetin herhangi bir hazineden çok daha değerli olduğunu söyler (Özdeyişler 3:13, 14). Nasıl hikmetli olabilirsin? Özdeyişler 19:20’de “Öğüt dinle, verilen terbiyeyi benimse ki, ileride hikmetli olasın” der. Öğüt ve terbiye ilk başta hoş gelmeyebilir. Fakat herhangi bir eleştirideki hikmet ‘taneciklerini’ bulup onları uygularsan, altınlardan daha değerli bir hazine kazanırsın.

      Kabul etmek gerekir ki, eleştiri hayatın bir parçasıdır. Şimdiden anne babanın ve öğretmenlerinin eleştirilerine dayanmak zorunda kalıyorsun. Gelecekte de işverenlerinle ve başka kişilerle geçinmen gerekecek. Eleştiriyle başa çıkmayı evde öğrenirsen, başarılı bir öğrenci, değerli bir çalışan ve genel olarak kendine daha güvenen biri olursun. Herhalde bu sonuçları elde edebilmek için biraz eleştiriye katlanmaya değer, değil mi?

      GELECEK BÖLÜMÜMÜZDE

      Evdeki kurallar seni bunaltıyor mu? Sahip olduğun özgürlükle nasıl yetinebileceğini ve hatta daha fazlasını nasıl kazanabileceğini öğrenmek ister misin?

      KİLİT AYETLER

      “Hikmetli kişi dinler ve daha çok şey öğrenir” (Özdeyişler 1:5).

      BİR ÖNERİ

      Anne baban sana yanlışını gösterdiğinde bunu daha kolay kabul edebilmek için

      ● Eleştiriyle birlikte aldığın her övgünün değerini bil.

      ● Bir sorunu veya senden ne beklendiğini tam anlamadıysan açıklamalarını rica et.

      BİLİYOR MUSUN . . . ?

      Kendi anne babasından yeterince sevgi ve anlayış görmemiş kişiler, çocuklarına sevgiyle davranmakta zorlanabilir.

      HAREKET PLANI!

      Annem babam beni gelecek sefer eleştirdiğinde yapacaklarım: ․․․․․

      Anne babamın beni çok fazla eleştirdiğini hissettiğimde yapacaklarım: ․․․․․

      Bu konuda anneme ya da babama sormak istediklerim: ․․․․․

      NE DERSİN?

      ● Neden eleştirilmeyi kabul etmek sana zor gelebilir?

      ● Annen baban ne gibi şeyler yüzünden seni eleştiriyor olabilir?

      ● Aldığın herhangi bir öğütten nasıl en iyi şekilde yararlanabilirsin?

      [Sayfa 177’deki pasaj]

      “Hayatım boyunca annem bağırdı ben de ona karşılık verdim. Ama şimdi Tanrı’nın Sözünde yazanları uygulamaya çalışıyorum. Ve bu işe yarıyor. Annemin tutumu değişmeye başladı. Kutsal Kitapta yazanları uyguladıkça onu daha iyi anlamaya başladım. Aramız artık daha iyi” (Meral).

      [Sayfa 180’deki resim]

      Herhangi bir eleştirideki hikmet taneciklerini bulursan, altınlardan daha değerli bir hazine kazanırsın

  • Neden Bu Kadar Çok Kural Var?
    Gençler Soruyor: Sorular ve Pratik Cevaplar, 2. Kitap
    • 22. BÖLÜM

      Neden Bu Kadar Çok Kural Var?

      Evinizdeki kurallardan bazılarını yaz. ․․․․․

      Annenle babanın bazı kurallarla sana haksızlık ettiğini mi düşünüyorsun?

      ❏ Evet ❏ Hayır

      Uymakta en çok zorlandığın kural hangisi? ․․․․․

      ANNENLE baban evde birtakım kurallar koyar. Bunlar ödevlerin, evdeki görevlerin ve akşam saat kaçta evde olman gerektiği gibi konularla ilgili olabilir. Ayrıca telefonu, televizyonu ve bilgisayarı kullanmana da belli sınırlar koyabilirler. Bazı kurallar evle sınırlı kalmaz, okuldaki davranışlarını ve arkadaş seçimini de etkileyebilir.

      Kendini bu kurallar arasında sıkışıp kalmış mı hissediyorsun? Aşağıda sözleri alıntılanan gençlerle aynı şeyleri hissediyor olabilirsin.

      “Başkalarından daha erken saatte eve dönmek zorunda kalmak beni deli ediyordu” (Ali).

      “İnsanın cep telefonu görüşmelerinin kontrol edilmesi korkunç bir şey. Bana çocukmuşum gibi davranıyorlar!” (Elizabeth).

      “Annemle babamın sosyal hayatımı mahvetmek istediğini düşünüyordum, sanki hiç arkadaşım olmasın istiyorlardı” (Nicole).

      Gençler sık sık anne babalarının kurallarını çiğnese de, çoğu genç ailede karmaşanın önlenmesi için bazı kurallara ihtiyaç olduğunu kabul ediyor. Peki madem kurallar gerekli, neden bazıları bu kadar sinir bozucu?

      “Artık Çocuk Değilim!”

      Belki kurallardan rahatsız olmanın nedeni, sana çocukmuşsun gibi davranıldığını hissetmendir. İçinden “Artık çocuk değilim!” diye bağırmak gelebilir. Tabii annenle baban seni korumak ve yetişkin olduğunda taşıyacağın sorumluluklara hazırlamak için o kuralların çok önemli olduğunu düşünüyor olmalı.

      Evinizdeki kurallar sana artık yaşına uygun değilmiş gibi gelebilir. Tıpkı Brielle isimli kız gibi sen de kendini kısıtlanmış hissedebilirsin. O annesiyle babası hakkında şöyle diyor: “Benim yaşımda olmanın nasıl bir duygu olduğunu sanki tamamen unutmuşlar. Kendi fikrimin olmasını, seçim yapmamı, yetişkin olmamı istemiyorlar.” Allison da benzer şeyler hissediyor: “Annemle babam artık 10 yaşında olmadığımı anlamıyorlar galiba. 18 yaşındayım ve bana daha çok güvenmeleri gerek!”

      Özellikle de kardeşlerine daha hoşgörülü davranıldığını düşünüyorsan evdeki kurallara uymak daha zor gelebilir. Örneğin ergenlik çağını hatırlayan Matthew isimli genç, kız kardeşi ve kuzenleri hakkında “Kızların yaptığı her şey yanlarına kâr kalırdı” diyor.

      Kurallar Olmasaydı

      Anne babanın kontrolünde olmayan bir yaşam istemen gayet normal. Fakat onların kısıtlamaları olmasaydı gerçekten daha mutlu olur muydun? Gece istediği kadar dışarıda kalabilen, ne isterse giyebilen, istediği zaman istediği yere arkadaşlarıyla gidebilen yaşıtın gençler tanıyor olmalısın. Belki onların anne babası çocuklarının ne yaptığını fark edemeyecek kadar meşgul. Sebep ne olursa olsun, Kutsal Kitap bu şekilde çocuk yetiştirmenin başarılı sonuç vermeyeceğini gösterir (Özdeyişler 29:15). Bugün dünyada gördüğün sevgisizliğe büyük ölçüde bencil insanlar neden oluyor; onlardan birçoğu kural ve kısıtlamaların olmadığı evlerde yetişti (2. Timoteos 3:1-5).

      Canının istediğini yapmasına izin verilen gençlere imrenmektense, annenle babanın kurallarını sana sevgilerinin ve ilgilerinin kanıtı olarak görmeye çalış. Onlar makul sınırlar koymakla Yehova Tanrı’yı örnek almış oluyorlar. Yehova halkına şöyle demişti: “Sana anlayış vereceğim . . . . Gideceğin yolda seni eğiteceğim. Sana öğüt vereceğim, gözüm üzerinde olacak” (Mezmur 32:8).

      Ancak zaman zaman anne babanın koyduğu kurallardan bunalabilirsin. Bu durumda ne yapacaksın?

      İletişim Kur

      Daha çok özgürlük istiyorsan ya da anne babanın koyduğu sınırlamalara duyduğun öfkeyi azaltmaya çalışıyorsan, en iyi çözüm iletişimdir. Bazıları “Ama onlarla konuşmayı denedim, işe yaramadı!” diyebilir. Sen de böyle hissediyorsan kendine “İletişim konusunda nasıl daha başarılı olabilirim?” diye sor. İletişim, (1) başkalarının seni anlamasına ve (2) isteğinin neden reddedildiğini anlamana yardım edebilen çok önemli bir araçtır. Eğer sana bir yetişkin gibi davranılmasını istiyorsan, bir yetişkin gibi iletişim kurmayı öğrenmelisin. Bunu nasıl yapabilirsin?

      Duygularını kontrol altında tutmayı öğren. İletişim için özdenetim gerekir. Kutsal Kitap şöyle der: “Akılsız kişi öfkesini ortaya döker, hikmetli kişi ise sakinliğini sonuna kadar korur” (Özdeyişler 29:11). Öyleyse huysuzluk etme, somurtma ve çocuk gibi bağırıp çağırma. Anne baban bir şeye izin vermediğinde içinden kapıları çarpmak ya da onlara küsmek gelebilir. Ancak böyle yapman büyük ihtimalle daha çok özgürlüğe değil, daha çok kurala neden olur.

      Anne babanın bakış açısını anlamaya çalış. Genç bir Şahit olan ve annesiyle yaşayan Tracy şöyle diyor: “Kendime ‘Annemin bu kuralları koymaktaki amacı ne?’ diye soruyorum.” Tracy hangi sonuca varıyor? “O sadece benim daha iyi bir insan olmama yardım etmeye çalışıyor” diyor (Özdeyişler 3:1, 2). Sen de annene ve babana böyle duygudaşlık gösterirsen onlarla daha iyi iletişim kurabilirsin.

      Diyelim anne baban senin bir eğlenceye gitmeni istemiyor. Onlarla tartışmak yerine “Olgun ve güvenilir bir arkadaşımın benimle gelmesine ne dersiniz?” diye sorabilirsin. Yine de izin vermeyebilirler. Fakat onların neden kaygılandığını anlarsan, kabul edebilecekleri bir öneride bulunabilirsin.

      Anne babanın güvenini kazan. Bankaya borcu olan birini düşün. Eğer ödemelerini düzenli yaparsa bankanın güvenini kazanır, hatta banka ileride ona daha çok kredi verir. Evdeki durum da buna benzer. Anne babana itaat ‘borcun’ var, yani onların sözünü dinlemelisin. Eğer küçük meselelerde bile güvenilir olduğunu ispatlarsan, büyük ihtimalle sana ileride daha çok güveneceklerdir. Tabii onları sürekli hayal kırıklığına uğratıyorsan, “kredini azalttıklarında”, hatta sana “kredi vermek istemediklerinde” buna şaşırmamalısın.

      Bir Kuralı Çiğnediğinde

      Büyük olasılıkla er ya da geç bir kuralı çiğneyeceksin; ya ev işlerini aksatacaksın, ya telefonda çok uzun konuşacaksın, ya da evde olman gereken saati kaçıracaksın (Mezmur 130:3). O zaman annenle babana hesap vermen gerekecek. Durumun daha kötü bir hal almasına nasıl engel olabilirsin?

      Doğruyu söyle. Hikâyeler uydurma. Eğer böyle yaparsan bu sadece onların kalan güvenini de sarsar. Dürüst ol ve durumu ayrıntılarıyla anlat (Özdeyişler 28:13). Olanları haklı çıkarmaya ya da hafifletmeye çalışmaktan sakın. Ve hiç unutma, “Yumuşak cevap gazabı yatıştırır” (Özdeyişler 15:1).

      Özür dile. Yol açtığın endişe, hayal kırıklığı ya da fazladan iş yüzünden duyduğun pişmanlığı dile getirmen yerinde olur ve alacağın cezayı hafifletebilir. Tabii üzüntün samimi olmalı.

      Sonuçları kabul et (Galatyalılar 6:7). Özellikle de sana haksızlık yapıldığını düşünüyorsan, ilk tepkin cezaya itiraz etmek olabilir. Ancak davranışlarının sorumluluğunu üstlenmek olgunluk işaretidir. Annenle babanın güvenini tekrar kazanmaya çalışmak yapabileceğin en iyi şey olacaktır.

      Yukarıdaki üç noktadan en çok hangisinde kendini geliştirmen gerekiyor? ․․․․․

      Unutma, anne babanın senin davranışlarını makul ölçüde kontrol altında tutma sorumluluğu var. Bu nedenle Kutsal Kitap ‘babanın buyruğundan’ ve “annenin öğrettiği kanundan” söz eder (Özdeyişler 6:20). Fakat evdeki kuralların hayatını mahvedeceğini düşünme. Tam tersine, Yehova annenle babanın yetkisine boyun eğersen sonuçta ‘işinin iyi gideceğini’ söylüyor (Efesoslular 6:1-3).

      BU KONUDA DAHA FAZLA BİLGİ İÇİN 1. KİTABIN 3. BÖLÜMÜNÜ OKU

      GELECEK BÖLÜMÜMÜZDE

      Annen ya da baban uyuşturucu veya alkol bağımlısı mı? Bu durumla nasıl başa çıkabilirsin?

      KİLİT AYETLER

      “Annene ve babana saygılı ol . . . . Böylece işin iyi gider” (Efesoslular 6:2, 3).

      BİR ÖNERİ

      Annenle babanın sana daha fazla özgürlük vermesini istiyorsan önce koydukları kurallara uyarak güvenlerini kazan. Uzun süre söz dinlediğini görürlerse, isteklerini daha kolay kabul edebilirler.

      BİLİYOR MUSUN . . . ?

      Araştırmalara göre, anne babaları sevgiyle kurallar koyan gençlerin diğer gençlere oranla okulda başarılı olma, başkalarıyla iyi geçinme ve mutlu olma olasılığı daha yüksek.

      HAREKET PLANI!

      Eğer bir kuralı çiğnersem söyleyeceklerim: ․․․․․

      Anne babamın güvenini kazanmak için yapabileceklerim: ․․․․․

      Bu konuda anneme ya da babama sormak istediklerim: ․․․․․

      NE DERSİN?

      ● Anne baban neden bazen seni aşırı koruyormuş gibi görünebilir?

      ● Neden bazen kısıtlamalara aşırı tepki veriyorsun?

      ● Anne babanla nasıl daha iyi iletişim kurabilirsin?

      [Sayfa 183’teki pasaj]

      “Gençken her şeyi bildiğini sanırsın. Bu yüzden annen baban kurallar koyduğunda onlara kolayca kızabilirsin. Fakat o kurallar aslında senin iyiliğin için” (Melek).

      [Sayfa 186’daki çerçeve]

      Gerçekten Ayrımcılık mı Yapıyorlar?

      Hiç merak ettin mi, anne babalar neden tüm çocuklarına eşit davranmaz? Sen de böyle soruyorsan şu gerçeği düşün: Eşit davranmak her zaman adil değildir, adil davranmak da her zaman eşit davranmak anlamına gelmez. Önemli olan şu: Senin ihtiyaçların ihmal ediliyor mu? Örneğin anne baban onların tavsiyesine, yardımına ya da desteğine ihtiyacın olduğunda yanındalar mı? Eğer yanındaysalar gerçekten haksızlığa uğradığını söyleyebilir misin? Senin ve kardeşlerinin farklı farklı ihtiyaçları var, dolayısıyla annen ve baban hepinize her zaman aynı şekilde davranamaz. Şimdi 18 yaşında olan Beth bu durumu sonunda anladı. Şöyle diyor: “Erkek kardeşim ve ben iki farklı insanız ve ihtiyacımız olan davranış tarzı farklı. Geriye dönüp bakınca, küçükken bunu nasıl görememişim hayret ediyorum.”

      [Sayfa 189’daki çerçeve/resim]

      Kişisel Analiz

      Anne Babanla Konuş

      Önceki iki bölümde anne babanın eleştirileriyle ve evdeki kurallarla nasıl yaşayabileceğin ele alındı. Peki ya onların bu alanların birinde veya her ikisinde de fazla sert olduğunu düşünüyorsan? Onlara bu konuyu nasıl açacaksın?

      ● Kendini rahat hissettiğin ve anne babanın fazla meşgul olmadığı bir zaman seç.

      ● İçten konuş ama duygularına fazla kapılma. Anne babana saygılı ol.

      Anne babanın fazla eleştirici olduğunu düşünüyorsan şöyle diyebilirsin: “Doğru olanı yapmak için çok uğraşıyorum ama sürekli eleştirildiğimi hissettiğimde her şey daha da zorlaşıyor. Bu konuyu konuşabilir miyiz?”

      Sen bu konuda söze nasıl başlardın? Aşağıdaki satıra yaz.

      ․․․․․

      ✔ BİR ÖNERİ: Söze başlamak için 21. Bölümü kullan. Anne baban seninle birlikte o bölümde sunulan bilgiler hakkında konuşmak isteyebilir.

      Anne babanın sana yeterince özgürlük tanımadığını düşünüyorsan şöyle diyebilirsin: “Daha çok özgürlük kazanabilmek için, sorumluluk sahibi olduğumu göstermek istiyorum. Sizce hangi konuda gelişmeliyim?”

      Sen bu konuda söze nasıl başlardın? Aşağıdaki satıra yaz.

      ․․․․․

      ✔ BİR ÖNERİ: 1. Kitabın 3. Bölümünü gözden geçir. O bölümün başlığı “Nasıl Daha Fazla Özgürlük Elde Edebilirim?” Sonra, okuduklarınla ilgili soruların varsa yaz.

      [Sayfa 184, 185’teki resim]

      Anne babanın kurallarına uyman bankaya borcunu ödemek gibidir; bunu ne kadar yaparsan o kadar kredi, yani güven kazanırsın

  • Babam Uyuşturucu Veya Alkol Bağımlısıysa Ne Yapabilirim?
    Gençler Soruyor: Sorular ve Pratik Cevaplar, 2. Kitap
    • 23. BÖLÜM

      Babam Uyuşturucu Veya Alkol Bağımlısıysa Ne Yapabilirim?

      “Babam kamyoneti tamir etmeye gittiğini söylemişti, fakat bütün gün ondan haber alamadık. Annem onu aradı ama telefona cevap vermedi. Çok geçmeden annem evden çıkmaya hazırlandı, kaygısı yüzünden okunuyordu. ‘Gidip babana bir bakayım’ dedi.

      Sonra annem eve tek başına döndü. ‘Babam orada değildi, değil mi?’ diye sordum. ‘Evet, yoktu’ dedi.

      O anda babamın eski numaralarına başladığını anladım. Tıpkı geçen seferki gibiydi. Evet, babam uyuşturucu bağımlısı. Babam eve geldiğinde annemin de benim de sinirlerimiz altüst olmuştu. Ertesi gün onun yüzüne bile bakmadım, bu yüzden kendimi berbat hissediyorum” (Karen, 14 yaşında).

      MİLYONLARCA genç her gün uyuşturucu veya alkol bağımlısı bir babayla yaşamanın getirdiği karmaşık duygulara katlanmak zorunda.a Senin babanın da böyle bir bağımlılığı varsa, onun yüzünden utanabilir, üzülebilir, hatta öfkelenebilirsin.

      Örneğin Mary’nin babası başkalarının yanında iyi biri gibi görünürdü. Fakat aslında gizli bir alkolikti, evdeyken ailesine küfreder, onlara çok kötü davranırdı. Mary o zamanları acıyla hatırlayarak “İnsanlar bize gelip ne kadar şanslı olduğumuzu, harika bir babamızın olduğunu söylerdi” diyor.b

      Baban uyuşturucu veya alkol bağımlısıysa ne yapabilirsin?

      Bağımlılığın Ardında Ne Var?

      Her şeyden önce, babanın sorunu hakkında biraz bilgi almak sana yardımcı olacaktır. Özdeyişler 1:5 “Anlayışlı adam sağlam rehberlik arayan kişidir” der. Dolayısıyla bağımlılığın ne olduğunu, kimlerin, neden alkole veya uyuşturucuya bağımlı hale geldiğini öğrenmen yararlı olur.

      Örneğin, alkolik sadece ara sıra aşırı içki içen biri değildir. Tam tersine, alkolizm kronik bir hastalıktır. Alkolik kişi alkolden başka bir şey düşünmez, hatta bu takıntı halini alır. İçmeye bir kez başladıktan sonra kendini durduramaz. Bağımlılığı ailesine, işine ve sağlığına zarar veren ciddi sorunlara yol açar.

      Bazı insanların alkol bağımlılığına genetik yatkınlığı olabileceği gibi, işin içinde duygusal etkenlerin de olduğu görülüyor. Aslında birçok alkoliğin genelde kendisiyle ilgili olumsuz duyguları vardır (Özdeyişler 14:13). Bazılarının kendi anne babaları da alkolikti. Böyle kişiler için içki, çocukken aldıkları duygusal yaraların acısını bastırma yolu olabilir. Uyuşturucu bağımlısı kişiler için de aynı şeyler söz konusu olabilir.

      Elbette içki içmek ya da uyuşturucu kullanmak kişinin sorunlarını kötüleştirmekten başka bir işe yaramaz; düşünce tarzı ve duyguları daha da zarar görür. Bu nedenle babanın bağımlılığından kurtulabilmek için bir uzmandan ciddi yardım alması gerekebilir.

      Beklentilerin Gerçekçi Olsun

      Babanın bu kadar utanç verici davranmasının nedenini anlaman tabii ki sorunu ortadan kaldırmaz. Yine de bağımlılık konusunu biraz daha iyi anlamak, bir noktaya kadar ona anlayış göstermene yardımcı olabilir.

      Örneğin babanın bacağı kırılsa, seninle top oynamasını bekleyebilir misin? Ya bu sakatlığa kendi akılsızca davranışının neden olduğunu bilseydin? Mutlaka kızardın. Yine de, kırık iyileşene kadar seninle top oynayamayacağını kabul ederdin. Bunu anlamak beklentilerinde gerçekçi olmana yardım ederdi.

      Benzer şekilde, alkolik ya da uyuşturucu bağımlısı bir baba da duygusal ve ruhsal olarak sağlıklı değildir. Evet, bu “sakatlığa” kendisi yol açmıştır ve babanın akılsızca davranmasına haklı olarak kızabilirsin. Ancak, bağımlılığından kurtulmak için kendisi yardım isteyene dek seninle gereği gibi ilgilenemeyecektir. Bu bağımlılığı bir sakatlık gibi düşünmen beklentilerinde gerçekçi olmana yardım edebilir.

      Yapabileceklerin

      Şunu kabul etmelisin ki, baban yaşamını düzeltene dek onun davranışının sonuçlarıyla yaşamak zorundasın. Fakat bu konuda yapabileceğin bazı şeyler var.

      Sorumluluğu üstlenme. Babanın bağımlılığından sadece ve sadece kendisi sorumludur. Galatyalılar 6:5 “Herkes kendi sorumluluğunu taşıyacak” der. Öyleyse babanı iyileştirmek senin sorumluluğun değil. Onu bağımlılığının sonuçlarından korumakla da yükümlü değilsin. Örneğin babanın işverenine onun için yalan söylemene, yerde sızıp kaldığı zaman onu yatağına götürmene gerek yok.

      Onu yardım istemeye teşvik et. Belki de onun en büyük sorunu bir sorunu olduğunu kabul etmemektir. Ayık ve sakin olduğunda, annen ve büyük kardeşlerin ona davranışının aileyi ne kadar etkilediğini ve bu konuda ne yapması gerektiğini söyleyebilir.

      Ayrıca baban şu soruların cevaplarını yazarsa bundan yarar görebilir: İçmeye veya uyuşturucu kullanmaya devam edersem bana ve aileme ne olacak? Alışkanlığımı bırakırsam ne olacak? Yardım almak için ne yapmalıyım?

      Tehlike hissettiğinde oradan ayrıl. Özdeyişler 17:14 “Kavga patlak vermeden oradan uzaklaş” der. Tartışmaya girerek kendini riske atma. Mümkünse odana ya da bir arkadaşının evine git. Baban şiddete başvuracakmış gibi görünüyorsa birilerinden yardım istemen gerekebilir.

      Duyguların yüzünden kendini suçlama. Bazı gençler bu durumdaki babalarına kızdıkları için kendini suçlu hissediyor. Baban, ihtiyaç duyduğun sevgi ve desteği bağımlılığı yüzünden sana gösteremiyorsa bir ölçüde kızman son derece doğaldır. Evet, Kutsal Kitaba göre annene ve babana saygılı olmakla yükümlü olduğun doğru (Efesoslular 6:2, 3). Fakat ‘saygılı olmak,’ tıpkı bir polis memuruna veya hâkime davranacağın gibi, annenin ya da babanın yetkisini kabul etmen anlamına gelir. Saygı göstermek onun bağımlılığını onayladığın anlamına gelmez (Romalılar 12:9). Babanın bağımlılığından iğrendiğin için kötü biri de olmazsın; sonuçta madde bağımlılığı gerçekten iğrenç bir şeydir! (Özdeyişler 23:29-35).

      Yapıcı arkadaşlar edin. Evdeki ortam sürekli fırtınalı olduğunda normal bir hayatın nasıl olduğunu unutabilirsin. O nedenle Tanrı’yla ilişkisi iyi ve duygusal açıdan sağlıklı kişilerle arkadaşlık etmen önemli. Cemaatteki kişiler seni hem teşvik edebilir ve destek olabilirler, hem de ara sıra evdeki stresten kurtulmanı sağlayabilirler (Özdeyişler 17:17). Cemaatteki ailelerle zaman geçirmen aile yaşamıyla ilgili sağlıklı bir görüş edinmene yardımcı olabilir ve evde edindiğin çarpık izlenimleri düzeltebilir.

      Kendin için yardım iste. Güvendiğin olgun bir yetişkinle duygularını paylaşman gerçekten yararlı olur. Cemaatteki ihtiyarlar ihtiyacın olduğunda yardıma hazırdır. Kutsal Kitap bu erkeklerin “yele karşı sığınak, yağmur fırtınasına karşı korunak, çorak memlekette akarsu, sıcaktan kavrulan topraklarda büyük kaya gölgesi gibi” olduğunu söyler (İşaya 32:2). O yüzden içini dökmekten veya ne yapacağını bilmediğinde onlarla konuşmaktan korkma ve utanma.

      Yukarıdaki altı adımdan ilk önce hangisini uygulamaya çalışacağını yaz. ․․․․․

      Evdeki durumu değiştirmen mümkün olmayabilir, ama bu durumun senin üzerindeki etkisini değiştirebilirsin. Babanın davranışlarını kontrol altında tutmaya çalışmaktansa, kontrol edebileceğin kişiye, yani kendine odaklan. Elçi Pavlus “Her biriniz . . . . kurtuluşa erişmeye çalışın” diye yazdı (Filipililer 2:12). Bunu yapman iyimserliğini korumana yardım edebilir ve hatta babanın bağımlılığından kurtulmak için yardım istemesini bile sağlayabilir.

      GELECEK BÖLÜMÜMÜZDE

      Anne baban sürekli tartışıyorsa, bunun yol açtığı duygusal karmaşayla nasıl baş edebilirsin?

      [Dipnotlar]

      a Bu bölümde ele alınan ilkeler babalar için olduğu kadar anneler içinde geçerlidir.

      b Sana kötü davranan alkolik bir baban varsa yardım istemelisin. Güvendiğin bir yetişkine durumu anlat. Yehova’nın Şahidiysen bir ihtiyarla ya da cemaatteki olgun biriyle konuşabilirsin.

      KİLİT AYETLER

      “İnsanın sağgörüsü öfkesini dizginler” (Özdeyişler 19:11).

      BİR ÖNERİ

      Babandan değil, onun yanlış davranışından nefret etmen gerekir (Özdeyişler 8:13; Yahuda 23).

      BİLİYOR MUSUN . . . ?

      Kutsal Kitapta ‘saygılı olmak’ birçok kez sadece otoriteyi kabul etmek anlamına gelir (Efesoslular 6:1, 2). Dolayısıyla annene ya da babana saygılı olmak için onun davranış tarzını her zaman onaylaman gerekmez.

      HAREKET PLANI!

      Babam sözlü veya fiziksel saldırıda bulunuyorsa yapacaklarım: ․․․․․

      Onu yardım istemeye teşvik etmek için yapabileceklerim: ․․․․․

      Bu konuda anneme ya da babama sormak istediklerim: ․․․․․

      NE DERSİN?

      ● Bazı insanlar neden alkol ya da uyuşturucu bağımlısı oluyor?

      ● Babanın bağımlılığından neden sen sorumlu değilsin?

      ● İçinde bulunduğun durumda neler senin kontrolünde? Bunu nasıl yapabilirsin?

      [Sayfa 192’deki pasaj]

      “Biliyorum, belki annemle babam utanç verici şekilde davranmaya devam edecek. Fakat Yehova’ya güvenirsem O’nun bana dayanma gücü vereceğini de biliyorum” (Maxwell).

      [Sayfa 198’deki çerçeve]

      Annen ya da Baban Yehova’ya Tapınmayı Bırakırsa

      Annen ya da baban Kutsal Kitabın standartlarına göre yaşamayı bırakırsa, hatta artık Yehova’nın Şahidi olmak istemediğini açıklarsa ne yapabilirsin?

      ● Yehova’nın onun davranışından seni sorumlu tutmadığını bil. Kutsal Kitap “Her birimiz Tanrı’ya kendi adımıza hesap vereceğiz” der (Romalılar 14:12).

      ● Kendini daha iyi koşullardaki başka gençlerle karşılaştırmaktan kaçın (Galatyalılar 5:26). Babası tarafından terk edilen bir genç şöyle diyor: “Böyle düşünceler üzerinde durmaktansa, dikkatini durumun üstesinden nasıl gelebileceğin üzerinde toplaman daha yararlı olur.”

      ● Doğru davranmayan anne veya babana saygı göstermeye devam et. Senden istediği şeyler Tanrı’nın ilkeleriyle çelişmiyorsa onun sözünü dinle. Yehova’nın çocuklara verdiği “annene ve babana saygılı ol” emri, o anne veya babanın hakikatte olup olmamasına bağlı değildir (Efesoslular 6:1-3). Yaptıkları hatalara rağmen anne babana saygılı olup sözlerini dinlediğinde Yehova’ya sevgini kanıtlamış olursun (1. Yuhanna 5:3).

      ● Cemaate yakın ol. Orada büyük ruhi bir ailenin sağladığı teselliyi bulabilirsin (Markos 10:30). Davut isimli bir genç, babası Yehova’ya hizmet etmeyi bıraktığı için cemaattekilerin kendisinden ve ailesinden uzak durmasından korkuyordu. Fakat korkularının boşuna olduğunu gördü. Şöyle diyor: “Bizi dışlamadılar. Bu, cemaatin bizimle gerçekten ilgilendiğini görmemi sağladı.”

      [Sayfa 194’teki resim]

      Babanın bağımlılığını bir sakatlık olarak görmen beklentilerinde gerçekçi olmana yardım edebilir

  • Onun Gibi Olabilirsin: Hizkiya
    Gençler Soruyor: Sorular ve Pratik Cevaplar, 2. Kitap
    • Onun Gibi Olabilirsin: Hizkiya

      Hizkiya yaşamında bir dönüm noktasındaydı. 25 yaşındaydı ve Yahuda kralı olmuştu. Nasıl bir kral olacaktı? Babası Kral Ahaz’ın kötü örneğinin kendisini etkilemesine izin verecek miydi? Ahaz Tanrı’ya isyan etmiş, ölene dek de tövbe etmemişti. Putperestliği desteklemiş, hatta Hizkiya’nın en az bir kardeşini put sunağında yakmıştı (2. Tarihler 28:1-4). Ancak Hizkiya babasının ikiyüzlü tutumunun kendisini hakiki tapınmadan uzaklaştırmasına izin vermedi; ayrıca babasının hatalarını tekrarlamaya mahkûm olduğunu da düşünmedi. Hizkiya bunun yerine “Yehova’ya bağlı kaldı” (2. Krallar 18:6).

      Annen ya da baban hakiki tapınmayı küçümsüyor mu? Sana kötü davranıyor mu? Ya da bir bağımlılığı var mı? Eğer öyleyse, şunu bil ki onun hatalarını tekrarlamaya mahkûm değilsin! Hizkiya, ailesinin üzücü geçmişinin kendi hayatını mahvetmesine izin vermedi. Hatta o öyle iyi bir kral oldu ki, “Bütün Yahuda kralları içinde, kendisinden öncekiler arasında da, onun gibisi yoktu” (2. Krallar 18:5). Hizkiya gibi senin de, ailenin yarattığı zor koşullara rağmen başarılı bir hayatın olabilir. Nasıl? ‘Yehova’ya bağlı kalarak.’

  • Annemle Babam Tartışırsa Ne Yapmalıyım?
    Gençler Soruyor: Sorular ve Pratik Cevaplar, 2. Kitap
    • 24. BÖLÜM

      Annemle Babam Tartışırsa Ne Yapmalıyım?

      Annenle baban hiç senin önünde tartışıyor mu? Eğer öyleyse en çok hangi konu yüzünden tartıştıklarını işaretle.

      ❏ Para

      ❏ Ev işleri

      ❏ Akrabalar

      ❏ Sen

      Anne babana tartışmalarının senin üzerindeki etkisi hakkında neler söylemek isterdin? Düşüncelerini aşağıya yaz.

      ․․․․․

      ANNENLE baban tartıştığında bundan etkilenmemen mümkün değil. Çünkü onları seviyorsun ve onların desteğine ihtiyacın var. Dolayısıyla, tartışmaları sana çok acı verebilir. Sen de Marie gibi düşünüyor olabilirsin: “Annemle babam birbirlerine saygısızca davrandığında onlara saygı duymakta zorlanıyorum.”

      Anne baban tartıştığında onların hiç de düşündüğün kadar mükemmel olmadığını görürsün. Bu acı gerçeği fark etmek sende çeşitli korkular uyandırabilir. Eğer sık sık ve şiddetli şekilde tartışıyorlarsa, evliliklerinin biteceğinden korkabilirsin. Marie şöyle diyor: “Annemlerin tartıştığını duyduğumda boşanacaklarını ve ikisinden birini seçmek zorunda kalacağımı düşünüyorum. Kardeşlerimden ayrılmaktan da korkuyorum.”

      Anne babalar neden tartışır? Evde bir tartışma çıktığında ne yapmalısın?

      Neden Tartışıyorlar?

      Annenle baban birbirlerinin kusurlarına genelde sevgiyle katlanıyor olabilir (Efesoslular 4:2). Fakat Kutsal Kitap “Hepsi günah işledi ve hiç kimse Tanrı’nın yüceliğini yansıtamadı” der (Romalılar 3:23). Anne baban kusursuz değil. O nedenle, hoşnutsuzlukları artıp arada bir tartışma şeklinde kendini gösterirse şaşırma.

      ‘Çetin ve bunalımlı bir dönemde’ yaşadığımızı da unutma (2. Timoteos 3:1). Geçinmeye ve faturaları ödemeye çalışmanın ve işyerindeki ortamla mücadele etmenin yarattığı baskılar evlilikte büyük gerginlik yaratabilir. Ayrıca hem annen hem de baban çalışıyorsa, ev işlerini kimin yapacağı bir tartışma konusu olabilir.

      Merak etme, annenle baban bazen tartışıyorsa bu mutlaka evliliklerinin kötü gittiği anlamına gelmez. Bazı konularda farklı görüşleri olsa da büyük ihtimalle hâlâ birbirlerini seviyorlar.

      Bunu şöyle örnekleyebiliriz: Hiç arkadaşlarınla bir film izlerken onlardan farklı düşündüğün oldu mu? Bu olabilir. Birbirine yakın insanlar bile bazen olaylara farklı bakabilir. Annenle baban için de bu geçerli. Belki ikisi de ailenizin ekonomik durumu için kaygılanıyor, fakat bütçe konusunda farklı görüşleri var. Ya da ikisi de aileniz için bir tatil planlamak istiyor, fakat dinlenme konusundaki bakış açıları farklı. Veya ikisi de senin okulda başarılı olmanı istiyor, ancak seni en iyi nasıl motive edecekleri konusunda farklı fikirleri var.

      Demek ki uyumlu olmak tek tip olmak değildir. Birbirini seven iki kişi bazen meselelere farklı açılardan bakabilir. Tabii annenle babanın tartıştığını duymak seni yine de üzer. Bu duruma dayanmana yardım edecek neler yapabilir veya söyleyebilirsin?

      Ne Yapmalı?

      Saygılı ol. Anne baban sürekli tartışıyorsa onlara kolayca kızabilirsin. Ne de olsa onların sana örnek olması gerekiyor, senin onlara değil. Fakat annene ya da babana saygısızca davranman sadece ailede gerginliğin artmasına yol açar. Daha da önemlisi Yehova Tanrı, senin için kolay olmadığında bile, anne babana saygılı olmanı ve onların sözünü dinlemeni emrediyor (Çıkış 20:12; Özdeyişler 30:17).

      Peki ya annenle baban doğrudan seni etkileyen bir konuda tartışırsa? Diyelim onlardan biri Yehova’nın Şahidi, diğeri değil. Evde dinsel konularda bazı anlaşmazlıklar çıkabilir ve senin doğru olanı yapmak üzere annen ya da babandan Şahit olan hangisiyse onunla birlikte hareket etmen gerekebilir (Matta 10:34-37). Bunu her zaman “yumuşak başlı bir tutumla ve derin saygıyla” yap. Böyle davranman Şahit olmayan babanı ya da anneni bir gün kazanmanıza yardım edebilir (1. Petrus 3:15).

      Tarafsız kal. Eğer annen ya da baban seninle doğrudan ilgisi olmayan konularda kendi tarafını tutman için baskı yaparsa ne olacak? Tarafsız kalmaya çalış. Belki nazikçe şöyle bir şey diyerek kendini olayın dışında tutabilirsin: “Bakın, ikinizi de çok seviyorum. Fakat benden taraf tutmamı istemeyin. Bu sizin meseleniz, nasıl çözeceğinizi siz daha iyi bilirsiniz.”

      Duygularını dile getir. Anne babana tartışmalarının seni nasıl etkilediğini söyle. Seni dinleyeceklerini düşündüğün bir zamanı seç. Sonra saygıyla, tartışmalarının seni nasıl üzdüğünü, kızdırdığını, hatta korkuttuğunu anlat (Özdeyişler 15:23; Koloseliler 4:6).

      Ne Yapmamalı?

      Evlilik danışmanı rolü oynama. Bir genç olarak anne babanın anlaşmazlıklarını çözebilecek durumda değilsin. Bunu şöyle örnekleyelim: Diyelim küçük bir uçakta yolculuk ederken pilotla yardımcı pilotun tartıştığını duyuyorsun. Mutlaka endişelenirsin. Fakat pilotlara uçağı nasıl kullanmaları gerektiğini söylemeye, hatta kontrolü ele geçirmeye kalkarsan neler olur?

      Benzer şekilde, anne babanın evlilik sorunlarına karışarak “kontrolü ele geçirmeye” çalışman da herhalde işleri sadece daha da kötüleştirecektir. Kutsal Kitap “Haddini bilmezlikten yalnızca kavga çıkar; birbirine danışanlar ise hikmeti bulur” der (Özdeyişler 13:10). Anne baban baş başa, ‘birbirlerine danışarak’ sorunlarını daha iyi çözebilirler (Özdeyişler 25:9).

      Karışma. İki kişinin tartışması zaten yeterince moral bozucudur. Üçüncü bir kişiye ne gerek var? İçinden tartışmaya karışmak gelse de, anne babanın anlaşmazlığını çözmek senin değil onların sorumluluğu. O nedenle bu tür kişisel meselelerde Kutsal Kitabın ‘Başkasının işine karışmayın’ öğüdünü uygulamak için çaba göster (1. Selanikliler 4:11). Tartışmaya karışmamaya kararlı ol.

      Anne babanı birbirine düşürme. Bazı gençler resmen anne babalarını birbirlerine düşürerek onların tartışmasına neden oluyor. Anneleri bir şeye “Hayır” dediğinde onlar “Evet” cevabını koparmak için babalarına gidip duygusal baskı yapıyorlar. Anne babanı sinsice yönlendirmek sana biraz özgürlük kazandırabilir, fakat bu uzun vadede sadece ailedeki gerginliğin sürmesine neden olur.

      Onların davranışlarının senin davranışlarını etkilemesine izin verme. Peter isimli genç, evde kötü davranan babasına İsa’nın takipçilerine yakışmayan şekilde karşılık verdiğini fark etti. Şöyle diyor: “Onu üzmek istiyordum. Anneme, bana ve kız kardeşime davranış tarzı yüzünden ona çok kızgındım.” Ne var ki çok geçmeden Peter davranışlarının sonuçlarına katlanmak zorunda kaldı. Bundan ne ders çıkıyor? Kötü davranman evde yaşadığın sorunları kötüleştirmekten başka bir işe yaramaz (Galatyalılar 6:7).

      Bu bölümde ele alınan noktalardan en çok hangisi üzerinde çalışman gerektiğini yaz. ․․․․․

      Anne babanın tartışmasına engel olamazsın. Fakat şundan emin ol, Yehova onların tartışmalarının sende yarattığı kaygıyla başa çıkmana yardım edebilir (Filipililer 4:6, 7; 1. Petrus 5:7).

      Yukarıdaki önerileri uygulamak için elinden geleni yap. Zamanla annen ve baban aralarındaki sorunları çözmek için ciddi çaba harcayabilir. Hatta belki bir gün tartışmayı bırakabilirler bile.

      GELECEK BÖLÜMÜMÜZDE

      Annen ya da baban olmadan yaşamanın zorluklarıyla nasıl mücadele edebilirsin?

      KİLİT AYETLER

      “Sözleriniz her zaman . . . . hoş ve çekici olsun” (Koloseliler 4:6).

      BİR ÖNERİ

      Annen baban sık sık ve şiddetli şekilde tartışıyorsa saygılı bir tutumla yardım istemelerini öner.

      BİLİYOR MUSUN . . . ?

      İnsanlar birbirini sevse de bazen tartışabilirler.

      HAREKET PLANI!

      Annemle babam tartışmaya başladığında yapacaklarım: ․․․․․

      Annem ya da babam kendi tarafını tutmamı isterse söyleyeceklerim: ․․․․․

      Bu konuda anneme ya da babama sormak istediklerim: ․․․․․

      NE DERSİN?

      ● Neden bazı anne babalar tartışır?

      ● Anne babanın sorunlarından neden sen sorumlu değilsin?

      ● Anne babanın davranışlarından ne öğrenebilirsin?

      [Sayfa 201’deki pasaj]

      “Anne babamın mükemmel olmadığını ve onların da benim gibi sıkıntılar yaşadığını fark etmek, tartışmalarına dayanmama yardım etti” (Kathy).

      [Sayfa 206, 207’deki çerçeve/resimler]

      Ya Ayrılırlarsa?

      Annenle baban ayrılırsa, için kan ağlasa bile nasıl doğru şekilde davranabilirsin? Aşağıdaki önerilere bir bak.

      ● Gerçekçi olmayan beklentilere kapılma. Aklına gelen ilk şey onları tekrar bir araya getirmeye çalışmak olabilir. Aysun isimli genç kız şunları hatırlıyor: “Annemle babam ayrıldıktan sonra bile bazen hep birlikte bir yerlere giderdik. Kız kardeşimle ‘Hadi biz öne geçelim, onlar baş başa kalsın’ diye fısıldaşırdık. Ama anlaşılan bu pek işe yaramadı. Çünkü yeniden bir araya gelmediler.”

      Özdeyişler 13:12 şöyle der: “Ertelenen beklentiler yüreği hasta eder.” Gereksiz yere üzülmemek için, anne babanı yönlendiremeyeceğini unutma. Onların ayrılmasına sen neden olmadın, dolayısıyla araya girip evliliklerini de sen kurtaramazsın (Özdeyişler 26:17).

      ● Nefret etme. Annene ya da babana veya ikisine birden öfke ve nefret beslemek sana kalıcı zararlar verebilir. Tom 12 yaşındayken hissettiği duyguları şöyle anlatıyor: “Babama gerçekten öfke duymaya başlamıştım. ‘Nefret’ sözcüğünü kullanmak istemiyorum ama korkunç bir kızgınlık duyuyordum. Madem bizi seviyordu, neden terk etti anlayamıyordum.”

      Bir çift ayrıldığında çoğu zaman tüm suç sadece bir tarafta olmaz. Aslında büyük ihtimalle annenle baban sana evlilikleri veya ayrılıkları hakkında her şeyi anlatmamıştır; hatta kendileri bile bunu tam anlayamıyor olabilirler. O nedenle, tüm gerçekleri bilmeden bir yargıda bulunma (Özdeyişler 18:13). Evet, öfkelenmemek kolay değil ve bir süre karmaşık duygular hissetmen gayet doğal. Fakat öfke ve intikam duyguları beslemek kişiliğine yavaş yavaş zarar verebilir. Kutsal Kitabın “Kızgınlığı bırak, hiddetten vazgeç” demesi çok yerindedir (Mezmur 37:8).

      ● Gerçekçi ol. Bazı gençler evden ayrılan anne veya babadan nefret etmek yerine, tam ters yönde bir aşırılığa kaçıp ona hayranlık duyuyor. Örneğin bir gencin babası alkolikti ve kadın düşkünüydü. Ailesini defalarca terk etti ve sonunda karısından boşandı. Ancak bu genç o zamanlar nedense babasına adeta taptığını hatırlıyor.

      Gençlerin böyle mantıksızca hayranlık duyması sık rastlanan bir durum. Bir ülkede boşanmış çiftlerin çocuklarının yaklaşık yüzde 90’ı anneleriyle yaşıyor ve babalarını ziyarete gidiyor. Dolayısıyla çocuğun günlük bakımından –ve tabii ki terbiyesinden de– genelde anne sorumlu oluyor. Boşanmanın ardından, nafaka alsa bile annenin ekonomik durumu genelde kötüleşiyor. Babanın ekonomik durumu ise iyileşebiliyor. Sonuç: Babaya ziyaretler hediye ve eğlence, anneyle hayat ise kuruşları bile hesaplamak ve kurallar anlamına geliyor. Ne yazık ki bu durumdaki bazı gençler, imanda olmayan daha zengin ve hoşgörülü babalarıyla yaşamak için İsa’nın takipçisi olan annelerini bıraktılar (Özdeyişler 19:4).

      Eğer böyle bir tercihte bulunmayı düşünüyorsan, önceliklerini gözden geçir. Unutma, ahlaksal rehberliğe ve terbiyeye ihtiyacın var. Annenin ya da babanın verebileceği başka hiçbir şey senin karakterini ve yaşam kaliteni daha köklü biçimde etkileyemez (Özdeyişler 4:13).

      [Sayfa 202, 203’teki resim]

      Anne babasına sorunlarını nasıl çözmeleri gerektiğini söyleyen bir genç, pilotlara uçağı nasıl kullanmaları gerektiğini söyleyen bir yolcuya benzer

  • Annem ya da Babam Olmadan Mutlu Olabilir miyim?
    Gençler Soruyor: Sorular ve Pratik Cevaplar, 2. Kitap
    • 25. BÖLÜM

      Annem ya da Babam Olmadan Mutlu Olabilir miyim?

      “Anne babası birlikte olan çocukların kendi odaları var ve yeni giysiler alabiliyorlar. Fakat benim kendime ait bir odam yok, ayrıca hoşuma giden bir giysiyi çok nadiren alabiliyorum; annem bunlara parasının yetmediğini söylüyor. O işteyken bütün ev işlerini benim yapmam gerekiyor. Kendimi hizmetçi gibi hissediyorum. Çocukluğumu yaşayamıyorum” (Shalonda, 13 yaşında).

      ŞÜPHESİZ ideal olanı anneyle babanın bir arada olduğu bir yuvadır. Anne ve baba birlikte olduğunda genelde çocuklara daha iyi rehberlik, koruma ve duygusal destek sağlayabilir. Kutsal Kitap “İki kişi bir kişiden iyidir, çünkü emeklerinin karşılığı güzel olur” der (Vaiz 4:9).

      Fakat anne ile babanın birlikte olduğu aileler o kadar azaldı ki, bu aile tipi neredeyse yok olmak üzere. Örneğin ABD’deki çocukların yarıdan fazlası, 18 yaşına gelmeden önce bir süre sadece annesi ya da babasıyla yaşayacak.

      Annelerin tek başına çocuk yetiştirmesi çok yaygın olsa da, bu durumdaki bazı gençler koşullarından utanıyor.a Bazıları da yaşamda karşılaştıkları baskı ve sorunlardan bunalıyor. Eğer sen de baban olmadan yaşıyorsan ne tür baskılarla karşılaşıyorsun? Seni en çok sıkan meseleyi yaz.

      ․․․․․

      Baba sevgisinden ve ilgisinden mahrum kaldığın için mutsuzluğa mı mahkûmsun? Hiç de değil! Mutlu ya da mutsuz olman büyük oranda duruma bakış açına bağlıdır. Özdeyişler 15:15 şöyle der: “Mazlumun her günü kötüdür; fakat neşeli yürek sürekli ziyafettedir.” Bu özdeyişin de gösterdiği gibi insanın ruh hali koşullardan çok tutumuna bağlıdır. Zor koşullara rağmen ‘yüreğinin neşeli’ olması için neler yapabilirsin?

      Olumsuz Sözlerden Etkilenme

      Öncelikle, başkalarının düşüncesiz sözlerinin sende olumsuz duygular uyandırmasına izin vermemeye çalış. Örneğin bazı öğretmenler babasız yaşayan öğrencilere göze çarpar şekilde duyarsız davranıyor. Bazı öğretmenler de her davranış sorununu evde bir babanın olmamasına bağlıyor. Fakat kendine şöyle sor: “Bu yorumları yapan insanlar beni ve ailemi gerçekten tanıyor mu? Yoksa sadece başkalarından babasız aileler hakkında duyduklarını mı tekrarlıyorlar?”

      “Yetim” ifadesinin Kutsal Yazılarda defalarca geçmesi dikkate değer. Bu sözcük hiçbir zaman aşağılayıcı bir anlamda kullanılmaz. Aslında Yehova, “yetim” sözcüğünün geçtiği bu kayıtların hemen hepsinde annesiz ya da babasız büyümüş çocuklarla özel olarak ilgilendiğini gösterir.b

      Bunun yanında bazı iyi niyetli kişiler de seninle konuşurken aşırı hassas davranabilirler. Örneğin seni üzmekten ya da mahcup etmekten korkup “baba”, “evlilik”, “boşanma” ya da “ölüm” gibi sözcükleri kullanmaktan kaçınabilirler. Böyle yapmaları seni rahatsız ediyor mu? Öyleyse onları kırmadan kaygılarının yersiz olduğunu göster. 14 yaşındaki Tony gerçek babasını hiç tanımadı. O bazı kişilerin belli sözcükleri kullanmamaya çalıştıklarını söylüyor. Ancak Tony onlarla konuşurken bilerek o sözcükleri kullanıyor. “Durumumdan utanmadığımı anlamalarını istiyorum” diyor.

      “Keşke” Deme

      Annen baban boşandıysa ya da ikisinden biri öldüyse üzülmen ve eksiklik hissetmen çok doğal. Fakat eninde sonunda durumunu kabullenmen gerek. Kutsal Kitapta şu öğüt bulunur: “‘Neden eski günler daha iyiydi?’ deme” (Vaiz 7:10). Sara 10 yaşındayken anne babası boşandı; o şu an 13 yaşında ve şöyle diyor: “Durumunu kafana takma, ‘keşke’lerle kendini üzme, sorunlarının annenle yaşamandan kaynaklandığını veya anne babası birlikte olan çocukların rahat bir hayat yaşadığını düşünme.” Bu doğru bir öğüt. Çünkü ideal olduğu düşünülen aileler bile sorunlardan uzak değil.

      Aslında aileni bir kürek takımına benzetebilirsin. İdeal olan, takımın eksiksiz olmasıdır. Annenin yalnız olduğu ailelerde takımdan bir kişi eksiktir ve takımdaki diğer kişiler biraz daha çok çalışmalıdır. Bu, ailenin başarısız olacağı anlamına mı gelir? Hayır! Takımın geri kalanı işbirliği yaptığı sürece sandal batmaz ve hedefine ulaşır.

      Payına Düşeni Yapıyor musun?

      Ailendeki herkesle işbirliği içinde payına düşeni yerine getirmek için tam olarak neler yapabilirsin? Şu üç öneriyi düşün:

      Tutumlu olmayı öğren. Babanın olmadığı ailelerde para konusu özellikle önemlidir. Bu konuda ne yapabilirsin? Daha önce bahsettiğimiz Tony şöyle diyor: “Okuldaki çocuklar anne babalarından markalı ayakkabı ve giysiler almalarını istiyor. Bunlar olmazsa okula gitmeyeceklerini söylüyorlar. Benim son moda kıyafetlerim yok ama düzgün ve temiz giyiniyorum, ayrıca giysilerime iyi bakıyorum. Annem elinden gelen her şeyi yapıyor, hayatı onun için daha da zorlaştırmak istemiyorum.” Biraz çabayla, şunları söyleyen elçi Pavlus gibi olabilirsin: “Her koşulda elimdekiyle yetinmeyi öğrendim” (Filipililer 4:11, 12).

      Tutumlu olmanın başka bir yolu israftan kaçınmaktır (Yuhanna 6:12). Rodney şöyle diyor: “Evdeki eşyalarımızı kırmamaya ve kaybetmemeye dikkat ediyorum. Çünkü tamir etmek ya da yenisini almak için para gerekiyor. Kullanılmayan elektrikli cihazları ve ışıkları kapatmaya dikkat ediyorum. Böylece elektrik masrafımız azalıyor.”

      Düşünceli ol. Çocuklarını tek başına yetiştiren birçok anne, çocuklar evdeki kuralları çiğnediğinde ceza vermeye veya ev işlerinde onlardan yardım istemeye çekiniyor. Neden? Çünkü bazıları, çocuklarının hayatını kolaylaştırarak babanın yokluğunu telafi etmesi gerektiğini düşünüyor. Belki “Çocuklarımın eğlenceden mahrum kalmasını istemiyorum” diye düşünüyorlar.

      Annenin bu suçluluk duygusundan yararlanmak aklından geçebilir. Fakat bunu yapman onun yükünü ağırlaştırmaktan başka bir işe yaramaz. Bunun yerine düşünceli davranıp ona yardım edemez misin? Tony’nin ne yaptığına bak: “Annem hastanede çalıştığı için iş kıyafetinin ütülü olması gerekiyor; ben de annem için giysisini ütülüyorum” diyor. Ama bu kadın işi değil mi? Tony “Bazıları öyle düşünüyor” diyor. “Ne olursa olsun, bu annemin işini kolaylaştırıyor, bu yüzden ben de yapıyorum.”

      Minnettarlığını göster. Ev işlerine yardım etmenin yanı sıra, minnettarlığını basit yollarla göstermen de anneni çok mutlu edebilir. Çocuklarını tek başına yetiştiren bir anne şöyle anlatıyor: “Genelde stresli bir iş günü yüzünden eve üzgün ya da gergin geldiğimde, bir de bakarım ki kızım sofrayı kurmuş, yemeği hazırlamaya başlamış. Oğlum da gelip bana sıkı sıkı sarılır.” Çocuklarının böyle düşünceli davranışları bu anneyi nasıl etkiliyor? O “Moralim tamamen düzelir” diyor.

      Yukarıdaki üç noktadan en çok hangisinde gelişmelisin? ․․․․․

      Babanın olmadığı bir ailede yaşamak sana şefkat, özveri ve güvenilirlik gibi nitelikleri geliştirme fırsatı verir. Ayrıca İsa “Vermek almaktan daha büyük mutluluktur” demişti (Elçiler 20:35). Tek başına mücadele veren annene yardım ederek özveride bulunursan sen de çok mutlu olursun.

      Elbette babanın yanınızda olmasını dilediğin zamanlar olacak. Fakat içinde bulunduğun durumda elinden gelenin en iyisini yapmayı öğrenebilirsin. Nia isimli kız bunu öğrendi. O şöyle diyor: “Babam öldükten sonra birisi bana ‘Hayatın kendi ellerinde’ demişti. Bu sözler hiç aklımdan çıkmadı. Bu sayede koşullarımın kurbanı olmak zorunda olmadığımı hatırladım.” Sen de hayatına benzer bir açıdan bakabilirsin. Unutma, seni mutlu ya da mutsuz eden şey koşulların değil, onları nasıl gördüğün ve nasıl tepki verdiğindir.

      BU KONUDA DAHA FAZLA BİLGİ İÇİN 1. KİTABIN 4. BÖLÜMÜNÜ OKU

      [Dipnotlar]

      a Bu bölümde daha çok çocuklarını tek başına yetiştiren annelerden söz edilse de, ele alınan ilkeler sadece babanın olduğu aileler için de geçerlidir.

      b Örneğin Kanunun Tekrarı 24:19-21 ile Mezmur 68:5’e bak.

      KİLİT AYETLER

      “Sadece kendinizle ilgilenmeyin, başkalarıyla da ilgilenmeye dikkat edin” (Filipililer 2:4).

      BİR ÖNERİ

      Taşıyabileceğinden daha çok sorumluluğun olduğunu hissediyorsan, annene nazikçe aşağıdaki fikirleri denemesini önerebilirsin:

      ● Evdeki her bireyin yapması gereken ev işlerini listelemek.

      ● Gerektiğinde ev işlerini bunları yapabilecek aile bireylerine yeniden paylaştırmak.

      BİLİYOR MUSUN . . . ?

      Evde sorumluluklar üstlenmen, anne babası birlikte olan ve genelde daha az sorumluluğu olan gençlerden daha çabuk olgunlaşmana yardım edebilir.

      HAREKET PLANI!

      Olumsuz duygularımla baş etmek için yapacaklarım: ․․․․․

      Çevremdeki insanlar fazla hassas davrandığında söyleyeceklerim: ․․․․․

      Bu konuda anneme ya da babama sormak istediklerim: ․․․․․

      NE DERSİN?

      ● Neden bazı insanlar annesiyle yaşayan çocuklara önyargılı davranıyor?

      ● Annen ev işlerinde senden yardım istemeye neden çekiniyor olabilir?

      ● Annene takdirini nasıl gösterebilirsin?

      [Sayfa 211’deki pasaj]

      “Bizimkiler boşandıktan sonra annemle gerçek anlamda konuşabilmeye başladık ve çok iyi bir ilişkimiz oldu” (Melani).

      [Sayfa 210, 211’deki resim]

      Babanın olmadığı bir aile, tek elemanı eksik bir kürek takımına benzer. Takımın geri kalanı biraz daha fazla çalışmak zorundadır, fakat herkes işbirliği yaparsa başarılı olabilirler

  • Notlarım: Annen ve Baban
    Gençler Soruyor: Sorular ve Pratik Cevaplar, 2. Kitap
    • 6. KISIM

      Notlarım: Annen ve Baban

      Evde yaşadığın en büyük zorluğu ve bu konuda neden zorlandığını yaz.

      ․․․․․

      Bu kısmı okuduktan sonra, az önce yazdığın sorunla nasıl baş etmeyi düşünüyorsun?

      ․․․․․

Türkçe Yayınlar (1974-2026)
Oturumu Kapat
Oturum Aç
  • Türkçe
  • Paylaş
  • Tercihler
  • Copyright © 2025 Watch Tower Bible and Tract Society of PA
  • Kullanım Şartları
  • Gizlilik İlkesi
  • Privacy Settings
  • JW.ORG
  • Oturum Aç
Paylaş