-
Tanrı’nın Dinlenme Günü Nedir?Gözcü Kulesi—2011 | 15 Temmuz
-
-
“Benzer Bir İtaatsizlik Yolu Tutup” Günaha Düşmeyin
6. Kimlerin örneği bizim için uyarıcı niteliktedir ve onların yaşadıklarından ne ders alabiliriz?
6 Tanrı, amacını Âdem ve Havva’ya açıkça anlattı, fakat onlar bu amaca uygun davranmadı. Âdem ve Havva itaatsizlik eden ilk insanlardı; ancak o dönemden itibaren milyonlarca kişi daha itaatsizlik etti. Tanrı’nın seçilmiş toplumu, yani İsrail ulusu bile itaatsizlik yolunu izledi. Pavlus, birinci yüzyıldaki Hıristiyanlar da eski İsrailoğullarıyla aynı tuzağa düşebileceği için onları şöyle uyardı: “Bizler bu dinlenme gününe girmek için elimizden geleni yapalım ve kimse benzer bir itaatsizlik yolu tutup günaha düşmesin diye dikkat edelim” (İbr. 4:11). Pavlus’un itaatsizlikle, Tanrı’nın dinlenme gününe girememek arasında bağlantı kurduğuna dikkat edin. Bu bizim için ne anlama gelir? Herhangi bir şekilde Tanrı’nın amacına aykırı davranmamız, bizim de Tanrı’nın dinlenme gününe girmemizi engelleyebilir mi? Bu sorunun cevabı bizim için çok önemlidir ve daha sonra bunu ayrıntılı olarak ele alacağız. Şimdi ise, İsrailoğullarının kötü örneğini inceleyerek, Tanrı’nın dinlenme gününe girmekle ilgili başka neler öğrenebileceğimizi görelim.
“Dinlenme Günüme Onlar Girmeyecek”
7. Yehova’nın İsrailoğullarını Mısırlıların elinden kurtarmaktaki amacı neydi? Onlardan ne bekleniyordu?
7 MÖ 1513’te Yehova İsrailoğullarıyla ilgili amacını kulu Musa’ya açıkladı. Şöyle dedi: “Onları Mısırlıların elinden kurtaracağım, o memleketten [Mısır’dan] çıkarıp güzel ve ferah bir diyara, süt ve bal akan bir diyara . . . . götüreceğim” (Çık. 3:8). Yehova’nın, ataları İbrahim’e vaat ettiği gibi, İsrailoğullarını ‘Mısırlıların elinden kurtarmaktaki’ amacı onları Kendi toplumu yaparak onurlandırmaktı (Başl. 22:17). Tanrı İsrailoğullarına Kendisiyle barış içinde olmalarını sağlayacak bir kanun sistemi verdi (İşa. 48:17, 18). Onlara şöyle dedi: “Sözüme tam olarak itaat eder ve [Kanunda belirtilen] ahdime bağlı kalırsanız, tüm halklar arasında siz Benim özel halkım olursunuz; çünkü tüm yeryüzü Benimdir” (Çık. 19:5, 6). Dolayısıyla İsrailoğullarının Tanrı’yla özel bir ilişkiye sahip olmaları O’nun sözüne itaat etmelerine bağlıydı.
8. İsrailoğulları Tanrı’ya itaat etselerdi yaşamları nasıl olacaktı?
8 İsrailoğulları Tanrı’nın sözüne itaat etmiş olsalardı hayatları nasıl olurdu bir düşünün! Yehova onları ödüllendirecek, tarlaları, bağları ve sürüleri bol bol bereketlenecekti. Düşmanları, onların üzerinde sürekli bir hâkimiyet kuramayacaktı (1. Krallar 10:23-27’yi okuyun). Mesih ortaya çıktığında İsrail ulusunu büyük ihtimalle iyi durumda bulacaktı; onlar Roma yönetimi altında ezilen değil, bağımsız bir millet olacaklardı. Etraflarındaki milletler için örnek bir krallık olacaklar ve bu da, gerçek Tanrı’ya itaat etmenin ruhi ve maddi açıdan nimetlerle sonuçlandığının sağlam bir kanıtı olacaktı.
9, 10. (a) İsrailoğullarının Mısır’a dönmek istemeleri neden ciddi bir hataydı? (b) İsrailoğullarının Mısır’a geri dönmesi tapınmalarını nasıl etkileyecekti?
9 İsrailoğullarının önünde harika bir fırsat vardı: Yehova amacını onlar aracılığıyla gerçekleştirecekti; böylece sadece kendileri değil yeryüzündeki tüm milletler de nimetler elde edecekti! (Başl. 22:18). Ancak teokratik yönetimle idare edilen örnek bir krallık olmak, bir toplum olarak bu isyankâr nesil için çok da önemli değildi. Hatta onlar Mısır’a geri dönmeyi bile istediler! (Sayılar 14:2-4’ü okuyun). Fakat Mısır’a geri dönmeleri, Tanrı’nın onları örnek bir krallık yapmakla ilgili amacının gerçekleşmesini sağlayabilir miydi? Tabii ki hayır. Aslında İsrailoğulları o putperest milletin denetimi altına girip tekrar esir olsalardı hiçbir zaman Musa Kanununun gereklerini yapamayacaklar ve günahlarının bağışlanması için Yehova’nın yaptığı düzenlemeden yararlanamayacaklardı. Onlar sadece kendilerini düşünüyor, Tanrı’nın amacıyla ilgilenmiyorlardı. Yehova haklı olarak bu isyankâr nesil hakkında şöyle dedi: “O nesilden usandım ve ‘Yürekleri her zaman sapıyor, yolumu bir türlü anlamıyorlar’ dedim. Sonunda öfkelendim ve ‘Dinlenme günüme onlar girmeyecek’ diye yemin ettim” (İbr. 3:10, 11; Mezm. 95:10, 11).
10 Dik başlı İsrailoğulları Mısır’a dönmeyi istemekle, kendilerine verilen ruhi nimetlere değer vermediklerini göstermiş oldular. Onlar Mısır’daki pırasaları, soğanları ve sarmısakları ruhi nimetlere tercih ettiler (Say. 11:5). Takdirsiz Esav gibi bu isyankâr millet de, lezzetli bir yemek uğruna değerli ruhi mirasından vazgeçmeye hazırdı (Başl. 25:30-32; İbr. 12:16).
11. Musa’nın zamanındaki İsrailoğullarının sadakatsizliği Tanrı’nın amacını değiştirdi mi?
11 Mısır’dan çıkan neslin sadakatsizliğine rağmen Yehova amacını gerçekleştirmek üzere sabırla “hep çalıştı” ve adım adım gerçekleşen amacı için İsrailoğullarının sonraki neslini kullandı. Bu yeni neslin fertleri atalarından daha itaatliydi. Yehova’nın emrine uyarak Vaat Edilmiş Topraklara girdiler ve orayı ele geçirdiler. Yeşu 24:31’de şöyle okuyoruz: “İsrail, Yeşu’nun zamanında ve Yeşu’dan sonra yaşayan ihtiyarlar döneminde Yehova’ya kulluk etmeye devam etti. Bu ihtiyarlar Yehova’nın İsrail için yaptıklarının tümünü iyi bilen kişilerdi.”
12. Bugün Tanrı’nın dinlenme gününe girmenin mümkün olduğunu nereden biliyoruz?
12 Ancak zamanla bu itaatli neslin tümü öldü ve onların ardından “Yehova’yı tanımayan, O’nun İsrail için yaptıklarını bilmeyen bir nesil” ortaya çıktı. Sonuç olarak “İsrailoğulları Yehova’nın gözünde kötü olanı yaptılar ve Baallere tapındılar” (Hâk. 2:10, 11). İtaatsizliklerinden dolayı Tanrı’yla ilişkileri bozuldu. Dolayısıyla Vaat Edilmiş Topraklar onlar için bir “dinlenme yeri” olmadı. Pavlus ilerki bir zaman hakkında şöyle yazdı: “Eğer Yeşu [İsrailoğullarını] bir dinlenme yerine götürmüş olsaydı, Tanrı artık başka bir günden söz etmezdi. O halde Tanrı’nın toplumu için hâlâ bir Sebt günü dinlenmesi söz konusudur” (İbr. 4:8, 9). Pavlus’un söz ettiği “Tanrı’nın toplumu” Hıristiyanlardı. Bu, Hıristiyanların Tanrı’nın dinlenme gününe girebilecekleri anlamına mı gelir? Kesinlikle öyle, Yahudi kökenli olsun olmasın tüm gerçek Hıristiyanlar girebilir!
Bazıları Tanrı’nın Dinlenme Gününe Giremedi
13, 14. (a) Musa’nın zamanında İsrailoğulları, Tanrı’nın dinlenme gününe girmek için ne yapmalıydı? (b) Pavlus’un zamanındaki Hıristiyanlar, Tanrı’nın dinlenme gününe girmek için ne yapmalıydı?
13 İbrani Hıristiyanlardan bazıları Tanrı’nın adım adım yerine gelen amacına aykırı davrandıkları için Pavlus onları uyarma gereği duydu (İbraniler 4:1’i okuyun). Peki, onlar bunu nasıl yapıyordu? İlginçtir ki Musa Kanununu uygulayarak Tanrı’nın amacına aykırı davranıyorlardı. Yaklaşık 1.500 yıl boyunca, Tanrı’nın amacıyla uyumlu yaşamak isteyen her İsraillinin Kanuna uyması gerekiyordu. Fakat İsa’nın ölümüyle Kanun yürürlükten kaldırıldı. Bazı Hıristiyanlar bunu anlamakta zorlandılar ve Kanunun bazı kurallarını uygulamakta direttiler.b
14 Pavlus Kanunu uygulamakta ısrarlı olan Hıristiyanlara İsa’nın başkâhinliğinin, yeni ahdin ve ruhi mabedin, bu düzenlemelerin Hıristiyanlık öncesi örneklerinden çok daha üstün olduğunu açıkladı (İbr. 7:26-28; 8:7-10; 9:11, 12). Dolayısıyla büyük ihtimalle Kanundaki haftalık Sebt günü düzenlemesini düşünerek, Yehova’nın dinlenme gününe girme ayrıcalığı hakkında şöyle yazdı: “Tanrı’nın toplumu için hâlâ bir Sebt günü dinlenmesi söz konusudur. Çünkü Tanrı işleriyle uğraşmayı bıraktığı gibi, Tanrı’nın dinlenme gününe giren kişi de kendi işleriyle uğraşmayı bırakmıştır” (İbr. 4:8-10). Bu İbrani Hıristiyanlar Yehova’nın onayını Musa Kanununa dayanan işler yaparak kazanabileceklerini düşünmeyi bırakmalıydılar. MS 33 yılının Pentekost gününden itibaren, Tanrı’nın onayını kazananlar İsa Mesih’e iman ettiklerini gösterenlerdir.
15. Tanrı’nın dinlenme gününe girmek için itaatin şart olduğunu nereden biliyoruz?
15 Musa’nın zamanında İsrailoğullarının Vaat Edilmiş Topraklara girememesinin nedeni neydi? İtaatsizlik. Peki, Pavlus’un zamanında bazı Hıristiyanların Tanrı’nın dinlenme gününe girememesinin nedeni neydi? Yine aynı neden: İtaatsizlik. Onlar Kanunun amacına ulaştığını ve Yehova’nın, toplumundan artık O’na farklı bir şekilde ibadet etmesini istediğini kabul etmediler.
Bugün Tanrı’nın Dinlenme Gününe Nasıl Girebiliriz?
16, 17. (a) Bugün Tanrı’nın dinlenme gününe girmek ne anlama gelir? (b) Sonraki makalede neyi ele alacağız?
16 Bugün herhalde kurtuluş için Musa Kanununa uymak gerektiği konusunda ısrar edecek Hıristiyan yoktur. Pavlus’un Efesoslulara ilhamla yazdığı şu sözler gayet açıktır: “Gerçekten de, bu lütuf sayesinde, imanınızdan ötürü kurtuldunuz; ancak bunu kendiniz elde etmediniz, onu size armağan eden Tanrı’ya borçlusunuz. Evet, kimseye övünme nedeni olmasın diye, kurtuluşunuz işlere bağlı değildir” (Efes. 2:8, 9). O halde Hıristiyanlar için Tanrı’nın dinlenme gününe girmek ne anlama gelir? Yehova yedinci günü, yani dinlenme gününü yeryüzüyle ilgili amacını görkemli şekilde yerine getirmek için ayırdı. Yehova’ya itaat eder ve teşkilatı aracılığıyla bize bildirdiği, adım adım gerçekleşen amacına uygun davranırsak Yehova’nın dinlenme gününe girebiliriz.
17 Öte yandan sadık ve sağgörülü hizmetkâr aracılığıyla aldığımız Kutsal Kitaba dayanan öğütleri hafife alır, bağımsız bir yol izlersek Tanrı’nın amacına aykırı hareket etmiş oluruz. Bu, Yehova’yla aramızdaki barış dolu ilişkiyi tehlikeye atar. Sonraki makalede Tanrı’nın toplumuna itaatli olup olmadıklarını gösterme fırsatı veren bazı durumları ele alacağız. Bu durumlarda vereceğimiz kararlar Tanrı’nın dinlenme gününe girip girmediğimizi gösterecektir.
-
-
Tanrı’nın Dinlenme Gününe Girdiniz mi?Gözcü Kulesi—2011 | 15 Temmuz
-
-
Tanrı’nın Dinlenme Gününe Girdiniz mi?
“Tanrı’nın sözü canlıdır ve güçlüdür” (İBR. 4:12).
1. Bugün Tanrı’nın dinlenme gününe nasıl girebiliriz? Fakat bunu yapmak neden zor olabilir?
ÖNCEKİ makalede Tanrı’nın dinlenme gününe girebilmek için O’nun amacına uygun davranmamız gerektiğini görmüştük. Tabii bunu söylemek kolay ama yapmak zor olabilir. Örneğin yapmaktan zevk aldığımız bir şeyi Yehova’nın onaylamadığını öğrendiğimizde genelde ilk tepkimiz karşı çıkmak olur. Böyle bir tepki gösteriyorsak, “itaate hazır” olmak konusunda gelişmemiz gerekiyor demektir (Yak. 3:17). Bu makalede, gerçekten ne durumda olduğumuzu, yani her zaman itaate hazır olup olmadığımızı gösteren bazı durumlar ele alacağız.
2, 3. Yehova’yı memnun etmek için ne yapmaya devam etmeliyiz?
2 Kutsal Kitaptan, yaşamınızdaki herhangi bir şeyi değiştirmeniz gerektiğini öğrendiğinizde itaat etmeye hazır mısınız? Şunu düşünün: Kutsal Yazılar Tanrı’nın, tüm ‘milletlerin değerli şeylerini’ teşkilatına toplamak istediğini söyler (Hag. 2:7). Bu sözler, Tanrı’nın değerli olanları seçtiğini gösterir; onları seçmesinin nedeni bu kişilerin doğruluğu sevmesidir. Fakat tabii ki Kutsal Kitabı ilk incelemeye başladığımızda birçoğumuz Yehova’nın istediği gibi kişiler değildik. Ancak Yehova’ya ve İsa’ya duyduğumuz sevgi bizi, O’nu tam anlamıyla memnun edebilmek için tutumumuzda ve alışkanlıklarımızda önemli değişiklikler yapmaya zorladı. Sonunda dua ederek Yehova’dan yardım istedikten ve değişiklikler yapmak için çaba gösterdikten sonra o unutulmaz gün geldi ve vaftiz edildik (Koloseliler 1:9, 10’u okuyun).
3 Ancak kusurluluğumuza karşı verdiğimiz mücadele vaftiz edilmemizle sona ermedi. Bu mücadele hâlâ devam ediyor ve kusurlu olduğumuz sürece de devam edecek. Fakat pes etmez ve Tanrı’nın gözünde daha da değerli hale gelmeye kararlı olursak Yehova çabalarımızı ödüllendirecektir.
Öğüt Almamız Gerektiğinde
4. Yehova hangi üç yolla bize öğüt verebilir?
4 Zayıflıklarımız konusunda bir şeyler yapmak için öncelikle bunların neler olduğunu tespit etmemiz gerekir. Vicdan muhasebesi yapmamıza yol açan bir konuşma ya da yayınlarımızda çıkan düşündürücü bir makale, ciddi bir zayıflığımızı ortaya çıkarabilir. Öte yandan bazen bir konuşma yapıldığında asıl noktayı kaçırabilir veya yayınlarımızdaki bir öğüdün bize hitap ettiğini fark etmeyebiliriz; böyle durumlarda Yehova hatamızı göstermek için bir iman kardeşimizi kullanabilir (Galatyalılar 6:1’i okuyun).
5. Biri bizi düzelttiğinde bazen ne tür tepkiler gösterebiliriz ve ihtiyarlar neden bize yardım etmeye devam etmelidir?
5 Bir öğüt ne kadar nazikçe ve sevgiyle verilirse verilsin, kusurlu birinden öğüt almak kolay değildir. Fakat, Galatyalılar 6:1’in de gösterdiği gibi, Yehova ruhi yeterliğe sahip olanlara, yani ihtiyarlara bizi düzeltmeye ‘çalışmalarını’, ancak bunu “yumuşak bir tutumla” yapmalarını emreder. Eğer ihtiyarların bizi düzeltme çabalarına olumlu karşılık verirsek, Tanrı’nın gözünde daha da değerli bir duruma geleceğiz. İlginçtir ki dualarımızda Yehova’yla konuşurken kusurlu olduğumuzu çok rahat bir şekilde kabul ederiz. Bununla birlikte, başkası bizi yanlış bir davranışımızdan ötürü uyardığında kendimizi haklı çıkarmaya çalışırız, sorunu hafife alırız ve öğüdü veren kişinin bunu hangi niyetle yaptığını sorgular ya da öğüdün veriliş tarzını eleştiririz (2. Kral. 5:11). Ayrıca verilen öğüt özellikle hassas bir konuyla ilgiliyse örneğin, ailemizden birinin davranışları, giyim kuşamımız, kişisel temizliğimiz veya Yehova’nın nefret ettiği fakat bizim zevk aldığımız bir konuyla ilgiliyse, oldukça olumsuz bir tepki verebiliriz; öyle ki bu tepki karşımızdakini üzebilir, hatta bizi bile şaşırtabilir! Fakat sakinleştikten sonra genelde öğüdün aslında yerinde olduğunu kabul ederiz.
6. Tanrı’nın sözü “yürekteki niyetleri ve düşünceleri” nasıl ortaya serer?
6 Bu makalenin tema ayeti bize Tanrı’nın sözünün “güçlü” olduğunu hatırlatıyor. Evet, Tanrı’nın sözünün yaşamları değiştirme gücü vardır. Tanrı’nın sözü, vaftizimizden önce olduğu gibi bu adımı attıktan sonra da gereken değişiklikleri yapmamıza yardım eder. Pavlus İbranilere mektubunda Tanrı’nın sözünün aynı zamanda ‘canla ruhu, eklemlerle iliği ayıracak kadar derine inerek yürekteki niyetleri ve düşünceleri ortaya serecek güçte’ olduğunu yazdı (İbr. 4:12). Başka sözlerle, Tanrı’nın bizimle ilgili amacının ne olduğunu tam olarak anladığımızda buna verdiğimiz karşılık, yüreğimizin derinliklerinde ne olduğunu ortaya çıkarır. Acaba bazen dışardan görünüşümüzle (“can”la), gerçekte nasıl biri olduğumuz (“ruh”) arasında fark oluyor mu? (Matta 23:27, 28’i okuyun). Şimdi birkaç farklı durumu ele alacağız; bunları ele alırken ‘Ben olsaydım ne yapardım?’ diye düşünün.
Yehova’nın Teşkilatına Ayak Uydurun
7, 8. (a) Yahudi kökenli Hıristiyanlardan bazılarının Musa Kanunundaki bazı kurallara sıkıca bağlı kalmasının nedeni ne olabilir? (b) Onlar neden Yehova’nın adım adım gerçekleşen amacına uygun davranmıyordu?
7 Özdeyişler 4:18’deki şu sözleri çoğumuz ezbere biliriz: “Doğruların yolu ise gün ışığına benzer; tan ışığı gibi gitgide parlayıp tam aydınlığa erişir.” Bu, zaman içinde Tanrı’nın amacıyla ilgili anlayışımızın gelişeceği ve O’nu daha da memnun edecek kişiler haline geleceğimiz anlamına gelir.
8 Önceki makalede gördüğümüz gibi İsa’nın ölümünden sonra, Yahudi kökenli Hıristiyanlardan birçoğu için Musa Kanununu bırakmak çok zordu (Elçi. 21:20). Pavlus Hıristiyanların artık Kanunun hükmü altında olmadığını ustaca anlattı; buna rağmen onlardan bazıları Pavlus’un Tanrı ilhamıyla yürüttüğü mantığı reddettiler (Kol. 2:13-15). Belki de Kanunun en azından bazı kısımlarını uygulamaya devam ederlerse, Yahudi dinine sıkıca bağlı olanların zulmünden kurtulabileceklerini düşündüler. Her ne düşünmüş olurlarsa olsunlar Pavlus İbrani Hıristiyanlara yazmıştı ve onlara Tanrı’nın zamanla gerçekleşen amacına uygun davranmayı reddettikleri sürece Tanrı’nın dinlenme gününe giremeyeceklerini açıkça söyledia (İbr. 4:1, 2, 6; İbraniler 4:11’i okuyun). Yehova’nın onayını kazanmak için O’nun, toplumundan artık Kendisine farklı bir şekilde ibadet etmesini istediğini anlamalıydılar.
9. Kutsal Yazılarla ilgili herhangi bir konuda anlayışımız değiştiğinde tutumumuz ne olmalı?
9 Günümüzde Kutsal Kitaptaki bazı öğretilerle ilgili anlayışımızda zaman zaman değişiklikler oluyor. Bu bizi huzursuz etmemeli, aksine sadık ve sağgörülü hizmetkâra olan güvenimizi pekiştirmelidir. “Hizmetkâr” grubunu temsil edenler hakikatle ilgili bir konudaki görüşümüzün netleştirilmesi ya da düzeltilmesi gerektiğini fark ederlerse bu düzeltmeyi yapmaktan çekinmezler. Bu grup, değişen bir anlayış yüzünden eleştirilme kaygısı taşımaz; onlar için önemli olan Tanrı’nın zamanla gerçekleşen amacına uygun davranmaktır. Kutsal Yazılarla ilgili anlayışımızda bir değişiklik olduğunda sizin tepkiniz ne oluyor? (Luka 5:39’u okuyun).
10, 11. Bazıları iyi haberi duyurmanın farklı yöntemleri açıklandığında nasıl bir tepki gösterdi, biz bundan ne ders çıkarabiliriz?
10 Şimdi başka bir örneği ele alalım. 19. yüzyılın sonlarında ve 20. yüzyılın başlarında, çok iyi konuşmalar yapan bazı Mukaddes Kitap Tetkikçileri iyi haberi duyurma görevini yerine getirmenin en iyi yolunun, güzel konuşmalar yapmak olduğunu düşündüler. Topluluk önünde konuşmak onlara büyük zevk veriyordu ve konuşmalarından ötürü dinleyiciler tarafından yüceltilmek bazılarının çok hoşuna gidiyordu. Ancak daha sonra Yehova’nın, toplumundan duyuru işini birçok farklı yolla yapmasını istediği net olarak anlaşıldı. Bunların arasında evden eve hizmeti de vardı. Bazı başarılı konuşmacılar yeni bir şey denemeyi kesinlikle reddettiler. Onlar görünüşte ruhi düşünüşlüydüler. Tanrı’ya bağlı kişiler gibi görünüyorlardı. Fakat Tanrı’nın, duyuru işiyle ilgili isteği net olarak anlaşıldığında buna verdikleri karşılık onların gerçek düşüncelerini, niyetlerini ve güdülerini ortaya çıkardı. Acaba Yehova onlar hakkında ne hissetti? Onları desteklemedi. Onlar Yehova’nın teşkilatını terk ettiler (Mat. 10:1-6; Elçi. 5:42; 20:20).
11 Tabii iyi haberi insanlara farklı yollarla duyurmak teşkilata vefalı kalan kişiler için de kolay olmadı. Özellikle başlarda bu birçoğuna çok zor geldi. Ama onlar itaatli davrandılar. Zamanla kaygılarının üstesinden geldiler ve Yehova onları bol bol ödüllendirdi. Duyuru işini yaparken farklı yollar denemeye teşvik edildiğinizde bu rahatınızı bozsa bile, bunu yapıyor musunuz? Yeni bir yöntem önerildiğinde, denemeye istekli misiniz?
Sevdiğimiz Biri Yehova’yı Terk Ettiğinde
12, 13. (a) Yehova neden tövbe etmeyen günahkârların cemaatten çıkarılmasını istiyor? (b) İsa’nın takipçisi bazı anne babalar hangi sınavla karşılaşıyorlar ve bunu böylesine zor hale getiren nedir?
12 Kuşkusuz hepimiz Tanrı’yı memnun etmek için fiziksel, ahlaksal ve ruhi açıdan temiz olmamız gerektiğini kabul ederiz (Titus 2:14’ü okuyun). Fakat bu konudaki vefamızı acı bir şekilde sınayan durumlarla karşılaşabiliriz. Örneğin İsa’nın takipçisi örnek bir çiftin tek çocuğunun hakikati bıraktığını düşünelim. Diyelim ki çocukları Yehova’yla ve Yehova’ya bağlı anne babasıyla ilişkisini önemsemeyip ‘bir süre günahın sefasını sürmeyi’ tercih ediyor ve cemaatten çıkarılıyor (İbr. 11:25).
13 Anne baba altüst oluyor! Ancak tabii ki Kutsal Kitabın cemaatten çıkarılan biriyle ilgili şu sözlerini de biliyorlar: “Kardeş olarak bilindiği halde cinsel ahlaksızlık yapan ya da açgözlü, putperest, sövücü, içkici ya da gaspçı olan kişiyle görüşmeyi kesin; böyle biriyle yemek bile yemeyin” (1. Kor. 5:11, 13). Ayrıca bu ayetle söz edilen kişinin onlarla aynı evde yaşamayan aile fertlerini de içerdiğinin farkındalar. Fakat oğullarını çok seviyorlar! Hissettikleri yoğun duygular şöyle bir mantık yürütmelerine neden olabilir: ‘Oğlumuzla ilişkimizi böylesine sınırlarsak onun Yehova’ya dönmesine nasıl yardım edebiliriz? Onunla düzenli olarak görüşmeyi sürdürürsek daha faydalı olmaz mıyız?’b
14, 15. Çocukları cemaatten çıkarılan anne babaların vermesi gereken asıl karar nedir?
14 Böyle bir durumla karşılaşan anne babaların acısını yüreğimizde hissediyoruz. Fakat bu, çocuğun kendi seçimidir ve o, anne babası ve iman kardeşleriyle sıcak ilişkisini sürdürmek yerine İsa’nın takipçilerine yakışmayan yaşam tarzını sürdürmeyi seçmiştir. Dolayısıyla anne babanın yapabileceği bir şey yoktur. Şüphesiz bu durumdaki anne babalar kendilerini çok çaresiz hissederler!
15 Peki bu kardeşlerimiz ne yapacaklar? Yehova’nın açık talimatına uyacaklar mı? Yoksa cemaatten çıkarılan çocuklarıyla eskisi gibi görüşebileceklerini ve bunu “gerekli aile meselesi” adı altında yapabileceklerini mi düşünecekler? Karar verirken, yapacakları hakkında Yehova’nın ne hissedeceğini hesaba katmalılar. O’nun amacı teşkilatı temiz tutmak ve suç işleyen kişinin mümkünse aklının başına gelmesine yardım etmektir. İsa’nın takipçisi anne babalar nasıl bu amaca uygun davranabilirler?
16, 17. Harun’un yaşadıklarından ne öğrenebiliriz?
16 Musa’nın ağabeyi Harun iki oğluyla ilgili zor bir durumla karşı karşıya kalmıştı. Oğulları Nadab ve Abihu, Yehova’nın huzurunda kurallara aykırı bir ateş sunduklarında ve Yehova onları öldürdüğünde Harun’un neler hissetmiş olabileceğini bir düşünün! Tabii ki Nadab ve Abihu öldüğü için artık anne babalarının onlarla bir iletişimi olamazdı. Yine de Yehova, Harun ve diğer oğullarından başka bir şey istedi. Onlara şu talimatı verdi: “Saçlarınızı dağınık bırakmayın, [yas tutup] giysilerinizi yırtmayın ki, ölmeyesiniz ve Tanrı tüm halka öfkelenmesin” (Lev. 10:1-6). Mesaj açıktır. Yehova’ya duyduğumuz sevgi, O’na sadık olmayan aile fertlerine duyduğumuz sevgiden daha güçlü olmalıdır.
17 Yehova günümüzde, kanunlarını çiğneyenleri anında cezalandırmıyor. Yanlış davranışlarından tövbe etmeleri için, sevgisinden dolayı onlara bir fırsat veriyor. Ancak tövbe etmeyen bir günahkârın anne babası, cemaatten çıkarılmış çocuklarıyla gereksiz yere görüşerek Yehova’yı sürekli sınarsa Yehova ne hisseder?
18, 19. Yehova’nın cemaatten çıkarılmayla ilgili talimatlarına uygun davranan aile fertleri hangi nimetleri elde edebilir?
18 Geçmişte cemaatten çıkarılan birçok kişi, arkadaşlarının ve aile fertlerinin kararlı tavrının akıllarının başına gelmesine yardım ettiğini söylüyor. Bir cemaatin ihtiyarları, genç bir kadının cemaate geri alınmasını tavsiye ederken, onun tekrar temiz bir yaşam sürmeye başlamasının nedenlerinden birinin “ağabeyinin cemaatten çıkarılma düzenlemesine gösterdiği saygı” olduğunu yazdı. Genç kadın, ağabeyinin “Kutsal Yazılardaki rehberliğe vefayla bağlı kalmasının, geri dönmek istemesini sağladığını” söyledi.
19 Bundan hangi dersi çıkarabiliriz? Kusurlu yüreğimiz bazen Kutsal Yazılardaki öğütlere aykırı davranma eğiliminde olabilir; bu eğilimle mücadele etmeliyiz. Yehova’nın yapmamızı söylediği şeyin bizim için her zaman en iyisi olduğuna kesinlikle ikna olmalıyız.
‘Tanrı’nın Sözü Güçlüdür’
20. İbraniler 4:12’deki sözleri hangi iki şekilde anlayabiliriz? (Dipnota bakın.)
20 Pavlus ‘Tanrı’nın sözü güçlüdür’ diye yazdığında Tanrı’nın yazılı Sözü olan Kutsal Kitaptan söz etmiyordu.c Ayetin bağlamı onun, Tanrı’nın vaatlerinden söz ettiğini gösterir. Pavlus’un vurguladığı nokta, Tanrı’nın bir vaatte bulunup daha sonra bu vaadi unutmayacağıydı. Yehova İşaya peygambere yazdırdığı şu sözlerle bunu doğruladı: “Ağzımdan çıkan sözüm . . . . sonuca ulaşmadan Bana dönmez. . . . . Ne söylediysem mutlaka yerine getirir” (İşa. 55:11). Dolayısıyla işler istediğimiz kadar hızlı ilerlemediğinde sabırsızlanmamıza gerek yoktur. Şundan emin olabiliriz ki Yehova amacını gerçekleştirmek için ‘hep çalışıyor’ (Yuhn. 5:17).
21. İbraniler 4:12 büyük kalabalığa dahil olan yaşlı kişilere nasıl cesaret veriyor?
21 ‘Büyük kalabalığa’ dahil olan yaşlı kişiler Yehova’ya yıllardır sadakatle hizmet ediyor (Vah. 7:9). Onların birçoğu bu ortamda yaşlanmayı hiç beklemiyordu. Buna rağmen cesaretsizliğe kapılmadılar (Mezm. 92:14). Onlar Tanrı’nın vaadinin canlı olduğunu ve Yehova’nın bu vaadi gerçekleştirmek için çalışmaya devam ettiğini biliyorlar. Tanrı’nın amacı Kendisi için çok önemli olduğundan bunun bizim için de çok önemli olduğunu gösterdiğimizde O çok mutlu olur. Bu yedinci günde, yani dinlenme gününde hiçbir şey Yehova’yı amacını yerine getirmekten alıkoyamaz. Ve O, toplumunun bir grup olarak amacına uygun davranacağını biliyor. Peki sizin için ne denebilir? Siz Tanrı’nın dinlenme gününe girdiniz mi?
[Dipnotlar]
a Yahudi din adamlarının birçoğu Musa Kanununu titizlikle uyguluyordu, fakat Mesih geldiğinde O’nu kabul etmek istemediler. Onlar Tanrı’nın adım adım gerçekleşen amacına ayak uydurmadılar.
c Bugün Yehova bizimle yazılı Sözü aracılığıyla konuşuyor; bu Söz yaşamımızı etkileme gücüne sahiptir. Dolayısıyla Pavlus’un İbraniler 4:12’deki sözleri Kutsal Kitap için de geçerlidir.
-